Musk, OpenAI ve ve Sam Altman’a dava açtı

0

Elon Musk, kâr amacı gütmeyen yapay zeka misyonuna ‘ihanet’ ettikleri gerekçesiyle OpenAI ve Sam Altman’a dava açtı. Elon Musk, ChatGPT yapımcılarının, insanlığa fayda sağlayacak yapay zeka geliştirme misyonu yerine kâr amacı gütmeden orijinal sözleşmesel anlaşmalarını ihlal ettiklerini iddia ederek OpenAI’yi, kurucu ortakları Sam Altman ve Greg Brockman’ı ve bağlı kuruluşlarını dava etti.

Musk OpenAI ve ve Sam Altman ile karşı karşıya

OpenAI’nin kurucu ortağı ve erken destekçisi olan Musk, Altman ve Brockman’ın 2015’te, Google’ın rekabetçi tehdidine karşı koymaya odaklanan kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olacağına dair vaatlerle kendisini bu girişimi kurmaya ve finanse etmeye ikna ettiğini iddia ediyor. Dava, kuruluş anlaşmasının OpenAI’ın teknolojisini halka “serbestçe” sunmasını gerektirdiğini iddia ediyor.

San Francisco’daki bir mahkemede açılan davada, dünyanın en değerli yapay zeka girişimi olan OpenAI’nin, dünyanın en değerli şirketi Microsoft ile ortaklık kurduktan sonra, AGI araştırmalarını ticarileştirmeye odaklanan kar amacı güden bir modele geçtiği belirtiliyor. Microsoft, girişime yaklaşık 13 milyar dolar yatırım yaptı.

Davada: “Ancak gerçekte OpenAI, Inc. dünyanın en büyük teknoloji şirketi Microsoft’un kapalı kaynaklı fiili bir yan kuruluşuna dönüştürüldü. Yeni yönetim kurulu altında, sadece geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda insanlığın yararına olmaktan ziyade Microsoft için karı maksimize etmek için bir AGI’yi rafine ediyor. Bu, Kuruluş Anlaşması’na açık bir ihanetti” ifadeleri yer aldı.

Dava, Musk’ın geçen yıl OpenAI’nin önceliklerindeki değişime ilişkin endişelerini dile getirmesinin ardından açıldı. Yasal şikayete göre Musk, 2016 ile Eylül 2020 arasında kâr amacı gütmeyen kuruluşa 44 milyon dolardan fazla bağışta bulundu. Davaya göre ilk birkaç yıl boyunca OpenAI’ye en büyük katkıyı yapan kişi oydu. 2018’de OpenAI’nin yönetim kurulundan ayrılan Musk’a, girişimin kâr amacı güden kolunda bir hisse teklif edildi ancak daha önce ilkeli bir duruş sergilediği için bunu kabul etmeyi reddetti.

Musk’ın sahibi olduğu sosyal ağ X, geçen yıl ChatGPT’ye rakip olarak Grok’u piyasaya sürdü. Altman, geçmişte Musk’ın Microsoft ile yakın bağları da dahil olmak üzere bazı endişelerine de değindi. Altman: “Bu adamı seviyorum. Bence bu konuda tamamen yanılıyor. Ne isterse söyleyebilir ama ben yaptığımız şeyden gurur duyuyorum ve dünyaya olumlu bir katkıda bulunacağımızı düşünüyorum ve bunların hepsinin üstünde kalmaya çalışıyorum” dedi.

NIST yapay zeka güvenliği için platform yayınladı!

0

NIST, yapay zeka güvenliği testleri için açık kaynaklı platform yayınladı. Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST), makine öğrenimi (ML) modellerinin çeşitli saldırı türlerine karşı dayanıklılığını test etmek için yeni bir açık kaynaklı yazılım aracı yayınladı. Dioptra olarak bilinen araç NIST’in yeni yapay zeka kılavuzuyla birlikte yayınlandı ve Başkan Joe Biden’ın Yapay Zekanın Güvenli, Emniyetli ve Güvenilir Gelişimine İlişkin Yürütme Emri’nin imzalanmasının 270. günü dolayısıyla duyuruldu.

NIST yapay zeka güvenliği

GitHub’da bulunan Dioptra aracı, NIST’in AI model testlerine yardımcı olması yönündeki yürütme emri gereksinimini karşılayacak ve ayrıca NIST’in AI Risk Yönetim Çerçevesi’nin “ölçüm” işlevini destekleyecek. NIST sözcüsüÇ “Dioptra’nın açık kaynaklı geliştirilmesi 2022’de başladı, ancak geçen Cuma, 26 Temmuz’a kadar alfa ‘ön sürüm’ durumundaydı. Alfa sürümünden yeni olan temel özellikler arasında yeni bir web tabanlı ön uç, kullanıcı kimlik doğrulaması ve bir deneyin tüm unsurlarının köken takibi yer alıyor, bu da sonuçların yeniden üretilebilirliğini ve doğrulanmasını sağlıyor” dedi.

NIST’in önceki araştırmaları, makine öğrenimi algoritmalarına karşı üç ana saldırı kategorisi belirlemişti: kaçınma, zehirleme ve kehanet. NIST’e göre, kaçınma saldırıları, veri girişini manipüle ederek (örneğin, gürültü ekleyerek) yanlış bir model yanıtı tetiklemeyi, zehirleme saldırıları, eğitim verilerini değiştirerek modelin doğruluğunu engellemeyi ve yanlış ilişkilere yol açmayı, oracle saldırıları ise eğitim veri kümesi veya parametreleri hakkında bilgi edinmek için modeli “tersine mühendislik” etmeyi amaçlar. Dioptra aracı başlangıçta görüntü sınıflandırma modellerine yönelik saldırıları ölçmek için oluşturulmuştu ancak konuşma tanıma modelleri gibi diğer ML uygulamalarını test etmek için de uyarlanabilirdi.

Ücretsiz platform, kullanıcıların belirtilen üç kategorideki saldırıların model performansını ne ölçüde etkileyeceğini belirlemelerine olanak tanır ve ayrıca veri temizleme veya daha sağlam eğitim yöntemleri gibi çeşitli savunmaların kullanımını ölçmek için de kullanılabilir.

Açık kaynaklı test ortamı, farklı modeller, eğitim veri kümeleri, saldırı taktikleri ve savunmalar gibi farklı faktör kombinasyonlarıyla denemeyi destekleyecek şekilde modüler bir tasarıma sahip.

NASA görevi gerçekleştiren ISS yolcusu uzay gemisi sorunlarla karşı karşıya!

NASA görevini gerçekleştiren Northrop Grumman’ın Cygnus kargo gemisi, SpaceX’in Falcon 9 roketiyle 4 Ağustos’ta Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri İstasyonu’ndan fırlatıldı. Bu fırlatma, Northrop Grumman’ın Antares roketi için yeni bir motor geliştirilirken planladığı üç Falcon 9 fırlatmasından ikincisiydi.

Falcon 9 ilk aşamayı başarıyla gerçekleştirdi ve adını Challenger kazasında hayatını kaybeden NASA astronotu Francis R “Dick” Scobee’den alan mürettebatsız yük gemisi Cygnus yörüngeye yerleştirildi.

Ancak, fırlatmadan sonra bazı aksaklıklar yaşandı. NASA’ya göre, “Hedeflenen İrtifa Yanması” olarak adlandırılan ilk yanma, “yanma sıralamasına geç katılım” nedeniyle kaçırıldı. Bu yanma 50 dakika sonrasına yeniden planlandı ancak motor ateşlendikten kısa bir süre sonra “başlangıç basıncının hafif düşük olması” nedeniyle iptal edildi.

NASA, yaptığı açıklamada motorun kendisinde şu an için herhangi bir sorun belirtisi olmadığını belirtti. Bu durum, sorunun motorla ilgili sensörlerde ya da yanmaları kontrol eden yazılımda olabileceğini düşündürüyor.

Görev, ISS’e 3,7 ton mürettebat malzemesi, ekipman ve bilimsel deneyler taşıma amacıyla planlanmıştı. 3 Ağustos’ta yapılması planlanıp zaten hava koşulları nedeniyle ertelenmiş olan fırlatmadan sonra uzay aracı, şu anda güvenli bir irtifada ve güneş panelleri açık durumda bulunuyor.

Orijinal plana göre, uzay aracı 6 Ağustos Salı günü ISS astronotları tarafından yakalanacak ve Unity modülünün Dünya’ya bakan portuna yerleştirilecekti. Ancak bu durum, Northrop Grumman mühendislerinin yeni bir yanma ve yörünge planı hazırlayabilmesine bağlı.

Kargo gemisi, ISS’te uzun süre kalan Starliner mürettebatı için bazı ekstra malzemeler de taşıyor. Ancak, Starliner ekibinin Crew Dragon dönüş görevi sırasında giyeceği olası giysiler bu kargoda yer almıyor.

Mobil cihaz bağımlılığı ile mücadele yöntemleri ve dijital detoks

0

Günümüz dijital çağında, hem kişisel hem de profesyonel ortamlarda teknolojininkullanımı, kaygı ve depresyon gibi birçok klinik durumun gelişimine yol açtı. Sosyal ağ siteleri de dahil olmak üzere birden fazla uygulamayı destekleyen akıllı telefonların daha fazla kullanılması, stres oluşumuna katkıda bulunuyor. Dijital detoks müdahalesi, teknolojinin olumsuz etkilerini hafifletmeye odaklanıyor.

Mobil cihaz bağımlılığı ile mücadele

Bilgi teknolojisinin kullanımındaki sürekli artışın toplum üzerinde büyük bir etkisi var. Birden fazla meslekle ilişkili bireyler çalışma saatlerinin çoğunda dijital cihazlara maruz kalıyor. Ayrıca, dijital eğlence uygulamaları boş zamanlarının önemli bir kısmını ele geçiriyor. Bu uygulama dünya çapında yaygın bir olgu. Çalışmalar, bilgi teknolojisinin açık kullanımı “her gün bilgisayar teknolojisiyle çalışmanın neden olduğu stres veya psikosomatik hastalık” şeklinde tanımlıyor. Bu da teknostres ifadesiyle öne çıkıyor.

Uzaktan çalışma fırsatları, birçok bireyin işe gidip gelmeye daha az zaman harcamasına ve daha üretken olmasına yardımcı oldu. Ancak, uzaktan çalışma aynı zamanda bilgi teknolojisinin kullanımını artırdı. Bu da teknostres geliştirme riskini artırdı.

 Akıllı telefonlar modern toplumun bir parçası haline geldi. Akıllı telefonların kullanımındaki artış hem olumlu hem de olumsuz sonuçlara neden oluyor. Bu cihaz kullanıcının telefon görüşmeleri yapmasına, e-posta/metin mesajı gönderip almasına, video/fotoğraf çekmesine, web sitelerinde gezinmesine, imkan tanıyor. Bu nedenle akıllı telefonlar, iletişimden gerektiğinde bilgi edinmeye kadar geniş kapsamlı uygulamalara sahip birden fazla özellik sağlıyor.

Akıllı telefonların tüm olumlu faydalarına rağmen, zihinsel sağlığı olumsuz etkileyen önemli bir faktör. Yüksek akıllı telefon kullanımı, depresyon, anksiyete ve “FOMO” isimli dijital kaçırma korkusuna neden oluyor. Dahası, öz saygıyı da azaltır ve kötü uyku, azalmış fiziksel aktiviteler, yeme bozukluklarına neden oluyor. Hareketsiz davranış gibi sağlıksız yaşam uygulamalarını teşvik ediyor.

Özellikle genç nesil arasında sosyal medya uygulamaları, kullanıcının önemli miktarda zamanını tüketiyor. Akıllı telefon kullanıcılarının kullanımına sunulan uygulamalarla karşılaştırıldığında, sosyal medya uygulamaları düşük yaşam memnuniyetine yol açıyor. Bu nedenle Mobil cihaz bağımlılığı ve dijital detoks konusunda çeşitli yöntemleri değerlendirmemiz gerekiyor.

OpenAI, ChatGPT ürünü metinleri tespit eden araç geliştirdi!

Wall Street Journalın haberine göre, OpenAI tarafından geliştirilen bu araç büyük ölçüde doğru sonuçlar verse de, bazı endişeler nedeniyle yayına alınması ertelendi.

OpenAI, bu suistimal tespit aracının hazır olduğunu, ancak kullanıma sunulup sunulmaması konusunda tartışmaların sürdüğünü belirtti. Şirket, metinlerin suistimal edilmesini önlemek için “metin damgalama” yöntemini geliştirdiğini ancak bu yöntemin bazı zayıf yönlerinin olduğunu kabul etti.

OpenAI tarafından yapılan açıklamada, metin damgalamanın yanı sıra, sınıflandırıcılar ve metaveriler gibi diğer çözümlerin de araştırıldığı belirtildi. Metin damgalamanın bazı durumlarda yüksek doğrulukla çalıştığı, ancak yeniden yazma, farklı dillerde çeviri yapma ya da özel karakterlerin metne eklenip ardından çıkarılması gibi manipülasyonlara karşı zayıf kaldığı ifade edildi.

Şirket, bu yöntemin ayrıca bazı grupları orantısız bir şekilde etkileyebileceği ve yapay zekanın yazı aracı olarak kullanımını damgalayabileceği endişesini dile getirdi. Özellikle İngilizce’yi ana dil olarak konuşmayanlar için bu durumun sorun yaratabileceği vurgulandı.

Bu riskler göz önüne alındığında, OpenAI, metin doğrulama araçlarının kullanımına yönelik kararını erteledi. Şirket, önceliğini sesli ve görsel içerikler için doğrulama araçlarının geliştirilmesine verdiğini açıkladı. OpenAI sözcüsü, “metin damgalamanın karmaşık bir konu olduğunu” ve bu araçların yalnızca OpenAI değil, daha geniş bir ekosistem üzerinde de etkisi olacağını belirtti.

Bu açıklamalar, eğitim kurumlarının öğrencilerin yapay zekayı suistimal etme potansiyeline karşı artan kaygıları arasında geldi. OpenAI, kullanıcıların bu yeni teknolojilere nasıl erişip kullanacağını dikkatle incelemeye devam edeceğini bildirdi.

CoFlow Jet gemilerin yakıt tüketimini %90 azaltıyor!

CoFlow Jet, kargo gemilerinin dizele olan bağımlılığını azaltmak ve yakıt tüketiminde yüzde 90’a varan tasarrufsağlamak amacıyla yenilikçi bir tahrik türü geliştirdi. Bu girişim, gemilerin güvertelerine monte edilecek dev silindirlerüzerinde çalışıyor. Silindirler, havayı emerek, basınçlandırarak ve farklı bir yöne doğru fırlatarak itme gücü oluşturuyor.

Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan iklim krizi, araştırmacıları daha verimli ve sürdürülebilir çözümler aramaya itiyor. CoFlow Jet’in geliştirdiği bu sistem, kargo gemilerinin yakıt tüketiminde yüzde 90’a varan tasarrufsağlayarak denizcilik sektöründe büyük bir değişim yaratabilir. Bu yenilik, eski teknolojilerin modernize edilmesiyle ortaya çıkıyor.

Silindir yelkenler geliyor

Son yıllarda kargo gemileri için çeşitli yelken sistemleri tasarlandı ancak çoğu limanlar için uygun değildi ve hareketli parçaları bulunuyordu. CoFlow Jet’in silindirleri ise alçalabilir yapıda olacak ve hareketli parçaları bulunmayacak. Bu sayede köprülerin altından geçiş veya limanlara giriş-çıkış sırasında herhangi bir sorun yaşanmıyor. Ayrıca bu yelkenler mevcut gemilere de kolaylıkla takılabiliyor.

Çevre dostu ve verimli

CoFlow Jet’in en büyük avantajı, çevre dostu olması. Denizcilik sektörü, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 3’ünden sorumlu. Silindir yelkenler, bu sektörü karbondan arındırmada önemli bir rol oynayabilir. Şirket, sistemlerinin şu anda az sayıda kargo gemisinde kullanılan rüzgar destekli tahrik ünitelerinden çok daha verimli olacağını belirtiyor.

Şu an tasarım ve simülasyon aşamasında olan CoFlow Jet, belirli nakliye rotalarında yüzde 50 ila 90 arasında yakıt tasarrufu öngörüyor. Bu yeni tahrik türü, denizcilik sektöründe sürdürülebilirlik adına büyük bir adım olabilir.

Batarya geri dönüşümü için yeni bir yöntem bulundu!

0

Araştırmacılar pil atığını hızla 2.500 Kelvin’e kadar ısıtarak farklı manyetik kabuklara ve kararlı çekirdeklere sahip yapılara dönüştürdüler. Yöntem, batarya malzemelerinin düşük maliyetle düzgün bir şekilde ayrıştırılmasına ve geri dönüştürülmesine yardımcı olacak.

Batarya geri dönüşümü için yüksek sıcaklıklarda çalışıldı

Yöntem aynı zamanda elektrikli araçların daha çevreci bir şekilde üretilmesine katkıda bulunacak ve lityum-iyon pillerin verimli bir şekilde geri dönüştürülmesine yönelik çevre sorununu çözecek. Rice Üniversitesi’nde T.T. ve W.F. Chao Kimya Profesörü ve malzeme bilimi ve nano mühendislik profesörü James Tour liderliğindeki araştırma ekibi, manyetik özelliklerin kullanılmış pil malzemelerinin ayrılmasını ve saflaştırılmasını kolaylaştırabileceğini öne sürdü.

Özellikle elektrikli araçlarda batarya kullanımının artmasıyla birlikte, sürdürülebilir geri dönüşüm yöntemlerinin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmakta. Batarya geri dönüşüm teknikleri, enerji depolama cihazlarının pahalı ve çevresel etkileri olan enerji yoğun termal veya kimyasal işlemlerle elementel formlarına ayrıştırılmasını içeriyordu. Bu çalışmada araştırmacılar, orta derecede dirençli bir malzemeyi hızla ısıtmak ve başka maddelere dönüştürmek için içinden akım geçirmeyi içeren solventsiz flaş Joule ısıtma (FJH) yöntemini kullandılar.

Araştırmacılar FJH kullanarak pil atığını saniyeler içinde 2.500 Kelvin’e kadar ısıtarak manyetik kabuklar ve kararlı çekirdek yapıları ile benzersiz özellikler oluşturdu. RICE araştırmacılarına göre, manyetik ayırma etkili bir saflaştırma sağladı. Yöntemleri, pil yapısının değeri korunarak yüzde 98’lik yüksek bir pil metali geri kazanım verimi ile sonuçlandı.

İşlem sırasında, tipik olarak elektrikli araçlarda kullanılan ve yüksek finansal, çevresel ve sosyal maliyetlerle ilişkilendirilen kobalt bazlı pil katotları, beklenmedik bir şekilde dış spinel kobalt oksit katmanlarında manyetizma göstererek kolay ayrılmaya izin verdi.

Nature Communication dergisinde yayınlanan araştırma, atık katotlardan taze katotları geri kazanmak için manyetik ayırma ile birleştirilen yöntemi ve ardından katı hal yeniden litifikasyonunu sundu. Tüm süreç flaş geri dönüşüm olarak adlandırılıyor. FJH sonrasında katotlar, hiyerarşik özelliklere sahip sağlam çekirdek yapıları ortaya çıkararak yeni katotlara dönüştürülmelerinin fizibilitesine işaret etmektedir. Yeniden oluşturulmuş katotlar ayrıca LIB’lerde kullanılmış ve yeni ticari muadilleriyle karşılaştırılabilir iyi elektrokimyasal performans göstermiştir.

Ulaştırma Bakanı’ndan Instagram açıklaması!

0

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bugün Instagram yetkilileri ile yapılan görüşmede istenilen sonuca varılmadığını söyledi. Ayrıca “Bugün bir gelişme beklemiyoruz” dedi. Yani bugün Instagram açılmayacak.

Instagram henüz açılmıyor!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından 48 saatten uzun bir süredir erişime kapatılan Instagram’a yönelik yasağın ne zaman kaldırılacağı merakla bekleniyor. Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen Kabine Toplantısı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtladı ve “Tam istediğimiz sonucu almış değiliz, takip ediyoruz, aktif olarak görüşüyoruz. Bugün bir ilerleme olacağını düşünmüyoruz.” dedi.

BTK’nın 2 Ağustos tarihli kararıyla Instagram’a erişim engeli, “uyuşturucuya yönlendirme“, “çocuğa karşı cinsel istismar“, “intihara sevk etme“, “Atatürk aleyhine işlenen suçlar“, “yağma ve nitelikli yağma“, “soykırım suçu“, “devlete karşı savaşa tahrik” gibi “katalog suçlar” kapsamında yapılan şikayetler üzerine getirilmişti.

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Hüseyin Yayman da konuya ilişkin yaptığı açıklamada Meta’nın, uluslararası dijital şirketlerin ülkelerin hukukunu, yönetim yapılarını, moral ve ahlak değerlerini yok sayan uygulamalarını kabul etmediklerini vurgulayarak Instagram’ın çifte standartlı tavrından vazgeçmesini beklediklerini ifade etmişti.

Instagram yasağının ne zaman kaldırılacağı henüz belirsizliğini korurken, Bakan Uraloğlu’nun açıklamaları, Instagram yetkilileriyle yapılan görüşmelerin devam ettiğini ve yasağın kaldırılması için çalışmaların sürdüğünü gösteriyor. Ancak, Bakan’ın “bugün bir gelişme beklemiyoruz” ifadesi, yasağın kısa vadede kalkmayabileceği sinyalini veriyor.

Neuralink denemeleri bu sefer başarılı oldu!

0

Neuralink denemeleri devam ederken ikinci hastayla başarı elde etti. Beyin çipinin yerleştirilmesiyle çalışmalar devam ediyor.

Musk, Neuralink’in ikinci deneme hastasına beyin çipi yerleştirdiğini söyledi. Neuralink’in sahibi Elon Musk, felçli hastalara yalnızca düşünerek dijital cihazları kullanma yeteneği kazandırmak için tasarlanan cihazını ikinci bir hastaya başarıyla yerleştirdiğini açıkladı.

Neuralink, omurilik yaralanması olan insanlara yardım etmeyi amaçlayan cihazını test etme sürecinde. Cihaz, ilk hastanın video oyunları oynamasına, internette gezinmesine, sosyal medyada paylaşım yapmasına ve dizüstü bilgisayarında imleci hareket ettirmesine olanak sağladı.

Musk, geç saatlerde yayınlanan ve sekiz saatten uzun süren bir podcast sırasında yaptığı yorumlarda, ikinci katılımcı hakkında, kişinin dalış kazasında felç geçiren ilk hastaya benzer bir omurilik yaralanması geçirdiğini söylemenin ötesinde çok az ayrıntı verdi. Musk, ikinci hastanın beynindeki implantın 400 elektrotunun çalıştığını söyledi. Neuralink, web sitesinde implantının 1.024 elektrot kullandığını belirtiyor.

Musk, podcast sunucusu Lex Fridman’a “Bunu bozmak istemiyorum ama ikinci implantla çok iyi gidiyor gibi görünüyor. Çok fazla sinyal var, çok fazla elektrot var. Çok iyi çalışıyor” dedi. Musk, Neuralink’in ikinci hastanın ameliyatını ne zaman gerçekleştirdiğini açıklamadı. Musk, Neuralink’in klinik denemelerinin bir parçası olarak bu yıl sekiz hastaya daha implant sağlamasını beklediğini söyledi. Podcast’te ilk hasta olan Noland Arbaugh’nun yanı sıra üç Neuralink yöneticisiyle röportaj yapıldı ve implantın ve robot liderliğindeki cerrahinin nasıl çalıştığına dair detaylar verildi.

Arbaugh Ocak ayında implantını almadan önce, ağzında bir çubuk kullanarak bir tablet cihazının ekranına dokunarak bir bilgisayar kullanıyordu. Arbaugh, implantla artık sadece bilgisayar ekranında ne olmasını istediğini düşünebildiğini ve cihazın bunu gerçekleştirdiğini söyledi. Cihazın kendisine bir nebze bağımsızlık kazandırdığını ve bakıcılara olan bağımlılığını azalttığını söyledi.

Arbaugh, implantının minik telleri geri çekildiğinde ameliyatından sonra ilk olarak sorunlarla karşılaştı ve bunun sonucunda beyin sinyallerini ölçebilen elektrotlarda keskin bir azalma meydana geldi.

Çip tedariki paravan şirketlerle yapılıyor!

0

ABD, Çin’in en son çipleri edinmesini engellemek için sert yaptırımlar uyguluyor. çünkü bunların silah sistemlerinde kullanılmasından korkuyor. Yine de birçok Çinli şirket, Nvidia ve diğer önemli teknoloji şirketleri bu sıkı ihracat kontrollerine uymasına rağmen, gelişmiş ABD donanımlarını edinmeyi başardı. Raporlara göre, yaptırımlardan kaçınmak için Çin’in en son hilesi, gelişmiş donanım ticareti yapmak için yeni bir şirket kurmak ve onu kırbaçlanana kadar işletmek.

Çip tedariki paravan şirketlerin omzunda

New York Times, birkaç yüz GPU’dan 103 milyon dolarlık bir işlem değerine kadar değişen anlaşmaları gözlemlediğini bildirdİ. Alıcılar arasında devlete ait veya devlete bağlı şirketler ve Çin savunma sanayisiyle çalışan yaptırımlı şirketler yer alıyordu. Üreticilerin bu ürünleri doğrudan Çin pazarına sattığına dair bir kanıt olmasa da, herhangi bir şirketin tüm dağıtım zincirinin örümcek ağını tam olarak kontrol etmesi imkansız. Bir kuruluş, yakın müşterilerini ve hatta belki de ikincil alıcılarını izleyebilse de, ürünlerin hareketlerini son kullanıcılara ulaşana kadar takip etmek sadece zaman alıcı olmakla kalmaz, aynı zamanda maliyet açısından da engelleyici olur. Ayrıca meşru müşterileri bile uzaklaştırabilir.

ABD yetkililerinin karşılaştığı bir diğer sorun ise Amerikan yasak çekici üzerine inmeden önce bir şirket kurup gelişmiş çipler edinmenin ne kadar kolay olduğu. Örneğin, ABD, Çin ordusunun bir müşteri olduğu kanıtlandıktan sonra Sugon’un Nvidia’nın çiplerini edinmesini yasakladı. Daha sonra şirketin eski yöneticilerinden bazıları Nettrix adında yeni bir şirket kurdu ve altı ay içinde, yapay zeka sunucularının en büyük Çin üreticilerinden biri oldu.

Şirket çok yeni olduğu için ABD muhtemelen onu inceleme ve geçmişini kontrol etme şansına sahip olmadı. Bu arada, Nvidia, Intel ve Microsoft herhangi bir Amerikan yasasını ihlal etmeden onunla iş yapmaya çoktan başladı. Belki de Beyaz Saray’ın ticarete yönelik Çin arka kapılarını önemli ölçüde azaltmasının tek olası yolu, yalnızca lisanslı beyaz listeli alıcıların bu çipleri yasal olarak satın alabilmesini sağlamak. Ancak sektördeki birçok kişi, Amerikan şirketlerine yarardan çok zarar verdiğini iddia ederek, giderek sıkılaşan yasaklara karşı lobi faaliyetleri yürütüyor. Böylelikle çip tedariki paravan şriketler sübvanse edilirken, kalıcı çözüm için de çalışılıyor.

Dünyanın en akıllı şehirleri hangileri?

0

Nisan ayında yayınlanan 2024 Akıllı Şehir Endeksi’ne göre, Avrupa ve Asya’daki akıllı şehirler küresel ölçekte ivme kazanırken, Kuzey Amerika’daki şehirler geriledi. Listedeki ilk 10 akıllı şehrin 7’si Avrupa’da yer alıyor.

Dünyanın en akıllı şehirleri listesi

Bu yılki endeks, Güney Kore’nin Seul kentinde bulunan Dünya Akıllı Sürdürülebilir Şehirler Örgütü (WeGO) işbirliğiyle IMD Dünya Rekabet Merkezi’nin Akıllı Şehir Gözlemevi tarafından hazırlandı. Rapor, araştırmacılar tarafından analiz edilen veriler ve her şehirdeki 120 sakinin anket yanıtlarına göre dünya çapında 142 akıllı şehri sıralıyor. Çalışma, bir şehirdeki altyapı ve teknolojinin şehrin performansını ve sakinlerinin yaşam kalitesini nasıl etkilediğine dair genel bir bakış sunuyor.

IMD’ye göre akıllı şehir, “vatandaşları için kentleşmenin faydalarını artırmak ve eksikliklerini azaltmak amacıyla teknolojiyi kullanan bir kentsel ortam” olarak tanımlanıyor. Listede iyi performans gösteren şehirler, aynı zamanda vatandaşlarının genel yaşam kalitesini artıran girişimler de geliştirdiler.

Raporda, “Bu tür girişimler, örneğin yeşil alanların geliştirilmesine ve kültürel etkinlikler ile sosyal bağların kurulması için fırsatların genişletilmesine odaklanıyor .” ifadelerine yer verildi.

Raporda, “Bu önde gelen şehirlerin çoğunda, bu tür çabalar, yetenekleri çekmek ve elde tutmak, seçici bir şekilde yatırımı teşvik etmek [örneğin sürdürülebilirlik yanlısı] ve coğrafi eşitsizlikler ve kapsayıcılık konusunda uzun süredir devam eden sorunları ele almak için yenilikçi stratejilerle birleştirildi” denildi.

İşte 2024 Akıllı Şehir Endeksi’ne göre en iyi 10 akıllı şehir.

  • Zürih, İsviçre
  • Oslo, Norveç
  • Canberra, Avustralya
  • Cenevre, İsviçre
  • Singapur
  • Kopenhag, Danimarka
  • Lozan, İsviçre
  • Londra, Ingiltere
  • Helsinki, Finlandiya
  • Abu Dhabi, Birleşik Arap Emirlikleri

Dikkat çeken nokta ise endeksin 2019’daki başlangıcından bu yana ilk kez ilk 20’de Kuzey Amerika şehirlerinin yer almaması. Raporda, “Üç yıllık hareketli ortalamalar kullanıldığında (yani bir şehrin 2021-24 dönemindeki ortalama sıralamasının 2020-23 dönemindeki sıralamayla karşılaştırılması) önemli sayıda ABD şehrinin gerilediği görülüyor.” ifadelerine yer verildi.

Microsoft, AI yatırımlarından beklentilerini uzun vadeye yaydı!

Microsoft tarafından bu hafta açıklanan çeyrek ve yıllık finansal sonuçlarda, ikinci çeyrekte gelir %15 artarak 64,7 milyar dolara çıktı. Cihaz geliri çeyrekte %11 düşerken Windows geliri ise %7 arttı ve Intelligent Cloud %19 artarak 28,5 milyar dolara çıktı.

Yıllık bazda gelirler %16 artışla 245,1 milyar dolara çıktı ve net gelir 88 milyar dolar olarak kaydedildi.

Microsoft CEO’su Satya Nadella, “Bu mali yıldaki güçlü performansımız hem yenilikçiliğimizin hem de müşterilerin Microsoft’a duyduğu güvenin göstergesidir.” dedi. Şirketin dördüncü çeyrekteki sermaye harcamaları %77,6 artışla 19 milyar dolara yükseldi, büyük kısmı AI ve bulut teknolojilerine yapıldı.

Microsoft’un mali işlerden sorumlu başkanı Amy Hood, bu yüksek yatırımın AI işini geliştirmek için gerekli olduğunu ancak “15 yıl ve sonra paraya dönüştürüleceğini” belirtti. Microsoft Azure’un yıllık büyümesi %29 olarak gerçekleşti ve Akıllı Bulut gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre 28,5 milyar dolardan 36,8 milyar dolara çıktı.

Yapay zeka bilgisayarlar

Ancak, bu olumlu sonuçlar bazı yatırımcı beklentilerini karşılamadı ve AI harcamalarının getirisinin uzun sürede ortaya çıkabileceği vurgulandı. Yatırımcılar, yüksek harcamaların hızlı bir şekilde olumlu sonuç vermesini bekliyor.

Diğer teknoloji devleri de benzer şekilde yüksek AI harcamalarına devam ediyor. Google, ikinci çeyrekte AI ile ilgili harcamalarının beklentilerin üzerinde 13 milyar dolara çıktığını açıkladı. Meta, AI kullanımı sayesinde dijital reklam gelirlerinde %22 artış sağladı. Amazon ise, ilk yarıda 30 milyar dolardan fazla harcama yaptığını ve bu yatırımların AI ve bulut hizmetlerine yönelik olduğunu belirtti.

Starlink, Türkiye faaliyetlerini durduruyor!

Elon Musk’ın uydu internet hizmeti şirketi Starlink, dünyayı bir ağ gibi sarmaya devam ediyor ve Tonga’nın da sisteme dahil olmasıyla hizmet verdiği ülke sayısı 102’ye ulaştı. Ancak bir süredir merakla beklenen Türkiye girişi, lisans başvurusunun sonuçlanmaması ve şirketin agresif büyüme stratejisini askıya alması nedeniyle süresiz olarak ertelendi.

Starlink’in resmi internet sitesinde daha önce 2024 olarak belirtilen Türkiye açılış tarihi şimdilerde “pending regulatory approval” (yönetmelik onayı bekleniyor) ibaresine yerini bırakmıştı. Ancak son gelen bilgilere göre Starlink, Elon Musk’ın lisans başvurusu zor olan pazarlara girmeme kararı doğrultusunda Türkiye pazarına giriş planlarını askıya aldı.

Bu kararın ardında yeni Starship roketinin fırlatılmasına kadar Starlink’in fiyatlarının birçok pazarda rekabetçi olmaması ve şirketin agresif büyüme planlarını ertelemesi yatıyor. Starship’in başarılı bir şekilde fırlatılması Starlink uydularının daha düşük maliyetle uzaya gönderilmesini sağlayacak ve şirketin fiyatlarını düşürmesine olanak tanıyacak.

Nisan ayında Starlink Türkiye CEO’su Kemal Geçer’in görevinden ayrılması da Türkiye operasyonlarının belirsizliğini artırmıştı. Ancak bu ayrılığın sızıntıların aksine regülasyonlarla ilgili belirsizliklerden değil, Geçer’in ailevi sebeplerden dolayı ABD’ye taşınmak istememesinden kaynaklandığı öğrenildi.

Nintendo Switch Satışları Yeni Nesil Beklentisiyle Düşüşte!

Nintendo, yeni konsol beklentisi nedeniyle mevcut Nintendo Switch ekosistemindeki satışların yavaşladığını duyurdu. Şirket, son çeyrekte gelirlerinde yüzde 50 civarında bir düşüş yaşadı. Bu durum, Nintendo Switch’in önceki yıllarda en çok satanlar listesinde üst sıralarda yer almasına rağmen, yeni konsol beklentisiyle tüketicilerin harcamalarını kestiğini gösteriyor.

Nintendo’nun finansal raporuna göre, firmanın net kârı 545 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ancak, satışlar tahminlerin üzerinde olmasına rağmen, net gelirlerde yıl bazında yüzde 50’lik bir azalma yaşandı. Bu dönemde Nintendo Switch, 2.1 milyon adet satıldı ve geçen yıla kıyasla yüzde 46.3’lük bir düşüş gösterdi. Yazılım satışları da 30.64 milyon adede gerileyerek, yıl bazında yüzde 41.3’lük bir düşüş yaşadı.

Geçtiğimiz yıl, Nintendo’nun The Legend of Zelda: Tears of the Kingdom ve The Super Mario Bros. Movie gibi büyük yapımları, şirketin finansal performansını olumlu yönde etkilemişti. Ancak, bu yıl Nintendo, yeni konsol Nintendo Switch 2’ye odaklanarak büyük oyun projelerini ertelemeyi tercih etti. Bu stratejik değişiklik, firmanın mevcut finansal tablosunun inişli çıkışlı bir seyir izlemesine neden oldu.

Tüketicilerin yeni konsol beklentisiyle harcamalarını kısması, Nintendo’nun mevcut konsol ekosisteminde bir yavaşlamaya yol açtı. Nintendo Switch 2’nin çıkış tarihi yaklaştıkça, firmanın satış ve gelirlerinde yaşanan dalgalanmaların devam etmesi bekleniyor. Şirketin yeni konsol stratejisi ve büyük yapımların piyasaya sürülme zamanları, gelecekteki finansal performansında belirleyici rol oynayacak.

Lityum-iyon pillerin rakibi piyasaya çıktı!

0

Dünyanın ilk 18650 Potasyum-iyon pili piyasaya çıktı, lityum hücrelerin yerini alabilir. En yaygın kullanılan ve tasarlanan hücre formatı olan 18650 formatı, mevcut cihazlar ve uygulamalarla uyumluluk sağlıyor.

18650 Potasyum-iyon pili

Group1, kayda değer bir gelişmeyle, yaygın olarak kullanılan 18650 silindirik form faktörü içinde tasarlanan dünyanın ilk Potasyum-iyon pilini piyasaya sürdü. Group1 İcra Kurulu Başkanı Alexander Girau, “Dünyanın ilk 18650 Potasyum-iyon pilini tanıtmaktan heyecan duyuyoruz” dedi. 18650 potasyum-iyon pil, daha yaygın olan lityum iyonlarının aksine, şarj taşıyıcısı olarak potasyum iyonlarını kullanan bir şarj edilebilir pil kategorisini temsil ediyor.

Bu pil türü, 18 mm çap ve 65 mm uzunluk ile yaygın olarak kullanılan 18650 lityum-iyon pil ile aynı form faktörüne sahip. Bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Beyond Lithium Konferansı’nda tanıtılan bu gelişme, geleneksel lityum-iyon pillerin yerine sürdürülebilir ve ekonomik olarak uygulanabilir yeni bir çağ başlatma potansiyeline sahip.

Yeni geliştirilen Potasyum-iyon bataryanın özellikle dikkate değer bir özelliği etkileyici performansı. Kapsamlı testler, bataryanın sadece ön beklentileri karşılamakla kalmayıp aştığını da gösterdi. Batarya, kapasitesinde kayda değer bir düşüş olmadan önce çok sayıda şarj ve deşarj döngüsüne dayanma kabiliyetini gösteren olağanüstü döngü ömrü sergiledi.

Bu özellik, akünün uzun ömürlülüğünün kritik öneme sahip olduğu elektrikli araçlar da dahil olmak üzere çeşitli uygulamalar için hayati önem taşımakta. Ayrıca, Potasyum-iyon batarya güçlü deşarj performansı sergileyerek gerektiğinde etkili bir şekilde güç sağlama kapasitesini garanti ediyor. Akü 3,7V nominal voltajda çalışır, böylece çağdaş elektronik cihazlar ve sistemlerle uyumluluğu garanti ediyor. Bu yüksek enerji yoğunluğu, bataryanın kütlesine oranla önemli miktarda enerji depolayabildiğini göstermektedir. Şirket, “üstün çevrim ömrü ve mükemmel deşarj kabiliyeti” sunduğunu belirtti.

Bu da Potasyum-iyon bataryayı elektrikli araçlar ve taşınabilir elektronik cihazlar gibi yüksek performanslı mobilite uygulamaları için uygun bir alternatif haline getiriyor. Pilin 18650 formatında üretilmesi kararının stratejik bir karar olması da ilginç. En yaygın kullanılan ve tasarlanan hücre formatı olan 18650, Potasyum-iyon pilin mevcut cihazlara ve uygulamalara sorunsuz bir şekilde entegre edilebilmesini sağlayarak maliyetli yeniden tasarım ihtiyacını ortadan kaldırıyor.

OPPO ve Ericsson 5G için anlaştı!

0

OPPO, Ericsson ile küresel patent çapraz lisanslama, teknik iş birliği, pazar genişletme ve diğer iş birliklerini kapsayan Global 5G Patent Çapraz Lisanslama ve İşbirliği İçin Küresel İş Birliği Anlaşması imzaladı.

Küresel çapraz lisans, 5G dahil olmak üzere hücresel iletişim teknolojileriyle ilgili standarda esas patentleri (SEP’ler) kapsayan Global 5G Patent Çapraz Lisanslama ve iş birliği içeren Küresel İş Birliği Anlaşması’na ilişkin açıklama yapan OPPO Baş Fikri Mülkiyet Sorumlusu Feng Ying, “Ericsson ile küresel bir iş birliği anlaşmasına vardığımızı duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz. İki şirket arasındaki küresel patent çapraz lisansı, 5G dahil hücresel standart-önemli patentleri kapsamaktadır. Bu anlaşma, birbirimizin fikri mülkiyetini karşılıklı tanıma ve saygıyı yansıtmakta ve iş birliğimiz için sağlam bir temel oluşturmaktadır. OPPO her zaman fikri mülkiyeti saygıyla karşılamış, makul ücretleri savunmuş ve uzun vadeli sağlıklı bir fikri mülkiyet ekosisteminin kurulmasını desteklemiştir. Patentlerin değerine karşılıklı saygı ile lisans verenler ve lisans alanlar arasındaki fikri mülkiyet anlaşmazlıklarını dostane müzakere yoluyla çözmeyi amaçlıyoruz” dedi.

Ar-ge için uzun vadeli yatırımlar 

Yaklaşık 20 yıl önce kurulduğundan beri, araştırma ve geliştirmeye uzun vadeli yatırım yapmayı sürdüren OPPO, 30 Haziran 2024 verilerine göre, dünya çapında 103 binden fazla patent başvurusunda bulunarak, 57 binden fazla patent aldı ve tüm patent başvurularının %91’i faydalı model patentleri olmak üzere öne çıkan ürünler ortaya koydu. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü’ne (WIPO) göre OPPO, 2023 yılında Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) kapsamında yapılan patent başvurularında dünya çapında dokuzuncu sırada yer aldı ve üst üste beşinci yılını küresel ilk on içinde tamamladı.

5G’de SEP’te de üst sıralarda

5G standarda esas patentlerinin (SEP) önemli sahiplerinden biri ve akıllı cihaz yeniliğinde küresel bir lider olarak OPPO hem teknoloji standartlarının bir yenilikçisi hem de uygulayıcısı konumunda yer alıyor. Endüstri genelinde teknoloji standartlarının uygulanmasını aktif olarak teşvik eden OPPO, yine 30 Haziran 2024 verilerine göre, 40’tan fazla ülke ve bölgede 5G iletişim standartları için 6 bin 200’den fazla küresel patent ailesi başvurusunda bulundu ve Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü’ne (ETSI) 3 bin 700’den fazla 5G başvurusu ile 3. Nesil Ortaklık Projesi’ne (3GPP) 12 binden fazla standart belge sundu.

Çin Bilgi ve İletişim Teknolojileri Akademisi (CAICT) tarafından yayımlanan “Küresel 5G Standarda Esas Patentler ve Standart Teklifleri Çalışma Raporu (2023)” ve IPlytics tarafından Ekim 2023’te yayımlanan “Küresel 5G Standarda Esas Patent Gücü Raporu”na göre OPPO, 5G SEP gücü açısından dünya çapında üst sıralarda yer alıyor.

Uçan taksi üretim tesisi için hedef belli oldu!

0

Uçan taksi şirketi Archer Aviation, Georgia’daki üretim tesisini bu yılın sonundan önce tamamlama yolunda ilerliyor. Covington’daki 400.000 metrekarelik tesis, 650 Archer Midnight uçan araç üretme kapasitesine sahip olacak şekilde inşa ediliyor.

Uçan taksi üretim tesisi için geri sayım

Archer, Atlantic Aviation’ın DeKalb-Peachtree Belediye Havaalanı’ndaki yeni terminalinde hükümet yetkilileri için Midnight elektrikli hava aracını (EAV) tanıttı ve burada inşaat güncellemesini sağladı. Archer Midnight dört yolcu, bir pilot ve el bagajı taşıyabiliyor ve uçuşlar arasında 10 dakikalık pil şarj süresiyle yaklaşık 80 km’lik yolculukları hedefliyor.

Saatte 240 km hıza kadar çıkabilir ve arka arkaya uçuşlar için tasarlanmıştır. Diğer EAV’lerde olduğu gibi Archer Midnight da alçak irtifada uçan bir araçtır. Archer’ın CEO’su ve kurucusu Adam Goldstein: “Archer ve Stellantis ekiplerinin sıkı çalışmaları sayesinde, bu üretim tesisini yıl sonuna kadar tamamlama yolunda ilerliyoruz. Tamamlandığında, üretimi yılda 650 uçağa çıkarmaya odaklanacağız – hedefimiz eVTOL endüstrisinde ölçekli üretime ulaşan ilk şirket olmak” dedi.

Archer kısa süre önce Southwest Airlines ile Archer’ın Midnight eVTOL’ünü kullanarak Kaliforniya’da bir elektrikli hava taksi ağı oluşturmak üzere bir anlaşma imzaladı.

Hava taksileri, Southwest’in eyalet genelinde 14 havalimanında faaliyet gösterdiği Kaliforniya’da uçacak. Bu anlaşma, Southwest çalışanları ve sendikalarıyla ortaklık kurarak, yolculara bir yolculuğun ilk ve son millerinde yer alan EAV ile kapıdan kapıya bir yolculuk sağlamak için operasyonları içeriyor.

Archer kısa bir süre önce, Haziran ayında tamamlanan başarılı bir geçiş uçuş testiyle bağlantılı bir finansman anlaşmasının parçası olarak otomobil üreticisi ve destekçisi Stellantis’ten 55 milyon dolarlık bir yatırım aldı. Bu yılın başlarında Stellantis, 2023 yılında Archer’a yaptığı 110 milyon dolarlık yatırımın ardından 8 milyon değerinde Archer hissesi satın aldı.

Stellantis, uçan taksi şirketine stratejik ortak olduktan bir yıl sonra, 2021 yılında Archer’a yatırım yapmaya başladı. Archer, eVTOL’lerinin geliştirilmesine yardımcı olmak için Stellantis’in tedarik zinciri ve üretim varlıklarından yararlanıyor. Archer, San Francisco, Napa, San Jose, Oakland ve Livermore’daki kalkış ve iniş tesisleriyle San Francisco Körfezi bölgesindeki beş konumu birbirine bağlayan bir hava hareketliliği ağı oluşturmayı planladığını duyurmuştu.

Fast food’larda yapay zeka destekli sesli sipariş dönemi

0

Taco Bell Ülke çapındaki drive-thru’larda yapay zeka sesli siparişi yaygınlaştırıyor. Fast food zinciri, iki yıllık başarılı bir denemenin ardından yapay zeka ses teknolojisi ile müşteri deneyimini geliştirmeyi ve personelin iş yükünü hafifletmeyi hedefliyor.

Yapay zeka sesli sipariş pazarı

Taco Bell, yapay zeka destekli sesli sipariş teknolojisini ülke genelindeki arabalı servis noktalarında yaygınlaştırıyor. Fast food franchise’ı halihazırda ABD genelinde 100’den fazla Taco Bell’de Sesli Yapay Zeka teknolojilerini kullanıyor. Brands bu hafta bu sayının artacağını duyurdu.

İki yıldan uzun bir süredir test edilen yapay zeka sistemi, ekip üyelerinin iş yükünü hafifletmeyi, bekleme sürelerini azaltmaya ve sipariş doğruluğunu artırmaya odaklanmalarını sağlamayı amaçlıyor. Brands’in inovasyondan sorumlu başkanı Lawrence Kim: “Franchise alanlarımıza en son teknolojileri sunmak ve tüketici ve ekip üyesi deneyimini geliştirmek için yapay zeka yeteneklerimizi genişletiyor ve hızlandırıyoruz” dedi.

Taco Bell franchise’ları Voice AI’ın tasarımında söz sahibi olurken Yum! Brands sistemin hem ekip üyeleri hem de müşteriler için çalışmasını sağlamaya çalıştı.  Yapay zeka, Yum! Brands’in tescilli Poseidon satış noktası (POS) sistemine ve dijital menü panolarına bağlanarak sorunsuz sipariş deneyimlerine olanak tanıyor.

Taco Bell ile birlikte Yum! Brands, Avustralya’daki KFC restoranlarında uygulanan Voice AI sistemlerine müşterilerden ve personelden olumlu tepkiler geldiğini bildirdi. Dijital ve yapay zeka tekliflerini geliştirmek için Yum! Brands, gelişmiş sipariş deneyimlerini hızlandırmak için aktif olarak teknolojiler yaratıyor ve iş ortaklarıyla birlikte çalışıyor.

Taco Bell’in dijital ve teknoloji sorumlusu Dane Mathews: “Taco Bell’de inovasyon DNA’mıza işlemiş durumda ve Sesli Yapay Zekayı ekip üyelerinin ve tüketicilerin deneyimlerini iyileştirmenin bir aracı olarak görüyoruz. Yapay zekadan yararlanmak bize ekip üyelerimizin iş yükünü hafifletme olanağı sağlayarak onları ofis önü misafirperverliğine odaklanmaları için serbest bırakıyor. Ayrıca müşterilerimizle etkileşim kurmanın yeni ve anlamlı yollarını ortaya çıkarmamızı sağlıyor” dedi.

Bu genişleme, McDonald’s’ın kısa süre önce yapay zekalı sesli sipariş sistemini küçülttüğünü, IBM’den teknolojiyi bıraktığını ve yeni bir ortak aradığını duyurmasının ardından geldi.

VPN kullanırken dikkat!

0

Türkiye’de sosyal medya platformu Instagram’a BTK tarafından 2 Ağustos 2024 sabahı erişim engeli getirilmesi ile birlikte, bu servise erişim sağlamak için VPN kullanımına olan talepte büyük artış sağlanıyor. Yaklaşık 57 milyon kullanıcı ile Instagram’ı en çok kullanan 5. ülke olan Türkiye, VPN kullanımında da listede yukarılara doğru tırmanmaya başladı.

Kullanıcılar erişim engelini VPN (Sanal Özel Ağ) kullanarak aşmaya çalışırken aslında birçok güvenlik problemini sistemlerine davet ediyorlar. Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, VPN kullanırken dikkat edilmesi gereken noktaları açıkladı.

VPN protokolüne dikkat

VPN protokolü, VPN’in nasıl çalıştığını ve iletişim kurduğunu yöneten bir dizi kural ve standarttır. Farklı protokollerin farklı güvenlik, hız ve uyumluluk seviyeleri vardır. En popüler protokollerden bazıları IKEv2, L2TP/IPsec ve SSTP’dir. Her protokolün kendine özgü güçlü ve zayıf yönleri vardır ve bazıları belirli cihazlar veya platformlarla çalışmayabilir. İhtiyaçlarınız için en iyi güvenlik ve performans dengesini sunan bir protokol seçmelisiniz.

Ücretsiz VPN olmaz

Ücretsiz bir VPN kulağa hoş gelebilir ancak gerçek şu ki tüm şirketler maliyetlerini karşılamak için para kazanmak zorundadır. Bazı ücretsiz VPN’ler bunu reklamlarla, bazıları ise kullanıcılarının verilerini satarak yapar. Bazen ücretsiz, daha yavaş bağlantı hızı ve daha az özellik anlamına gelir. Bu nedenle VPN sağlayıcınızı doğru seçin. Yoksa verilerinizi satan bir şirkete hassas bilgilerinizi açabilirsiniz.

VPN sunucularının konumu ve itibarı önemli

VPN sunucusu, VPN kullanırken cihazınızın bağlandığı uzak konumdur. Sunucu, cihazınız ile internet arasında bir ağ geçidi görevi görür ve hızınızı, gecikmenizi ve içeriğe erişiminizi etkileyebilir. Birini seçmeden önce VPN sunucusunun konumunu, kapasitesini ve itibarını göz önünde bulundurmalısınız. Genellikle, sunucu fiziksel konumunuza ne kadar yakınsa, bağlantınız o kadar hızlı ve güvenilir olur. Ancak, coğrafi olarak kısıtlanmış içeriğe erişmek veya sansürden kaçınmak istiyorsanız, farklı bir ülke veya bölgedeki bir sunucuyu da seçmek isteyebilirsiniz.

Farklı VPN türleri bulunuyor

Site-to-site, istemci-sunucu ve peer-to-peer gibi farklı VPN türleri vardır. Her türün ihtiyaçlarınıza ve tercihlerinize bağlı olarak kendi avantajları ve dezavantajları vardır. Örneğin, site-to-site VPN’ler birden fazla konumu veya ağı bağlamak için uygundur, istemci-sunucu VPN’ler ise bireysel kullanıcılar için daha yaygındır. Peer-to-peer VPN’ler merkezi olmayan yapıdadır ve bant genişliğini ve kaynakları paylaşmak için diğer kullanıcılara güvenir. Her türün avantajlarını ve dezavantajlarını araştırmalı ve kullanım durumunuza hangisinin uyduğuna karar vermelisiniz.

VPN hangi özellikleri sunuyor?

Farklı VPN’ler, deneyiminizi ve güvenliğinizi artırabilecek farklı özellikler sunar. Aradığınız özelliklerden bazıları şifreleme, kill switch, DNS sızıntı koruması, bölünmüş tünelleme ve çoklu atlamadır. Şifreleme, verilerinizin herhangi birinin okumasını önlemek için karıştırılması işlemidir. Kill switch, VPN bağlantısı kesilirse cihazınızın internet bağlantısını otomatik olarak kesen bir özelliktir. DNS sızıntı koruması, DNS isteklerinizin İSS’nize veya üçüncü taraflara ifşa edilmesini engelleyen bir özelliktir. Bölünmüş tünelleme, hangi uygulamaların veya web sitelerinin VPN’i kullanacağını ve hangilerinin kullanmayacağını seçmenize olanak tanıyan bir özelliktir. Çoklu atlama, trafiğinizi ekstra güvenlik için iki veya daha fazla VPN sunucusu üzerinden yönlendiren bir özelliktir.