Dolandırıcılar farklı yöntemler denemekten vazgeçmiyor. Bu sefer de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanlığı’ndan gelmiş gibi gözüken bir mesaj kullanıcıları tedirgin etti. e-Devlet’i de işin içine dahil eden bu SMS, milyonlarca kişiye ulaşmasının ardından İBB tarafından da açıklama geldi. Peki bahsi geçen mesaj ne? İşte detaylar..
e-Devlet SMS’i milyonlarca kullanıcıya ulaştı
2 Ocak Salı saat 19 sularında kullanıcılara ulaşan mesaj, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanlığı’ndan gelmiş gibi gözüküyor ve kullanıcıların bir linke tıklamasını istiyor. Bu linke tıklamalarını sağlamak içinse: “e-Devlet kapısı şifreniz ile giriş yapılmıştır. Sizlere ait değilse lütfen kontrol ediniz.” şeklinde bir mesaj yazarak kullanıcıları tuzağa düşürmeye çalışıyor.
?ÖNEMLİ DUYURU
Bazı vatandaşlarımızın telefonlarına Mezarlıklar Daire Başkanlığımızdan gelmiş gibi görünen bu mesajın ulaştığı tespit edilmiştir. Söz konusu mesajla ilgili vatandaşlarımızın hiçbir işlem yapmamasını önemle rica ederiz. pic.twitter.com/9DLK9gEE4w
— İstanbul Büyükşehir Belediyesi (@istanbulbld) January 2, 2024
Bahsi geçen mesaj hakkında İBB’nin X paylaşımı
Milyonlarca kullanıcıya ulaşan bu e-Devlet görünümlü SMS ardından İBB, X hesabından: “Bazı vatandaşlarımızın telefonlarına Mezarlıklar Daire Başkanlığımızdan gelmiş gibi görünen bu mesajın ulaştığı tespit edilmiştir. Söz konusu mesajla ilgili vatandaşlarımızın hiçbir işlem yapmamasını önemle rica ederiz.” açıklamalarını yaptı.
Birçok kullanıcının İBB’ye şikayeti üzerine gelen bu açıklama, kullanıcıların bahsi geçen SMS’e kesinlikle tıklamaması gerektiğinin göstergesi. Kullanıcıların mesajdaki linke tıkladığında e-Devlet’in resmi giriş sayfası benzeri bir sayfaya yönlendirildiği konuşuluyor.
Böyle bir olayın yaşanmasının gözüktüğü gibi basit bir hadise olmadığını ve çok ciddi bir veri sızıntısının söz konusu olduğunu Hakkı Alkan da X hesabındaki gönderide belirtti.
ShiftDelete.Net Kurucusu Hakkı Alkan, konuyla ilgili X paylaşımında şunları söyledi:
Siber Güvenlik Okur Yazarlığı için vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi adına seferberlik başlatmalıyız. Takipçilerim için bu konular çerez gibi gelebilir ancak bu beceriye sahip olanların toplumda %10’u geçeceğini sanmıyorum. Etrafımızı bilgilendirmeliyiz.
Kaç kişinin verisiniz sızdırıldığı henüz belli değil. Ancak bu yöntem ile beraber linke tıklayıp kimlik numaranızı ve şifrenizi girdiğinizde bu bilgilerinizin otomatik olarak dolandırıcılığı yapan kişilere gittiğini söylemek güç değil. Bu gibi giriş sayfası benzeri yöntemler dolandırıcılıkta uzun zamandır kullanılıyor ancak milyonlarca kişiye atılan bir SMS’in söz konusu olması durumu farklı kılıyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Bahsi geçen e-Devlet konulu SMS size de geldi mi? Düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Birleşik Krallık yönetiminin bu hamlesi, çoğu 1 Temmuz 2021’de yürürlüğe giren onarım hakkı yasasını geçmesinin ardından geldi; ancak üreticilere yedek parça ve benzeri ürünleri sunmaları için iki yıllık bir ödemesiz süre tanındı. Ne yazık ki kurallar tabletler, dizüstü bilgisayarlar ve akıllı telefonlar yerine çoğunlukla beyaz eşyaları hedef alıyor.
Kanun AB mevzuatını yansıtıyordu; Avrupa Komisyonu, geçen yılın başlarında onarılması gereken cihazlar listesine akıllı telefonları ve tabletleri de ekledi.
Amerika bazı aletlerin onarılabilir olmasını sağlamak için adımlar attı, ancak endüstrinin bazı unsurları vatandaşların yedek parça satın almak yerine kendi kitlerini tamir etmelerine izin verme fikrine karşı çıktıkça ilerleme biraz çalkantılı seyretti.
Birleşik Krallık’ta ise en son planlar tamamen eski elektrikli eşyaların nasıl atılacağıyla ilgili. Yetkililer, “Birleşik Krallık’ta her yıl 500 ton Noel ışığı atılıyor.” diye ekledi.
Ele alınan sorun, bir ışığı arızalı olan kabloyla ne yapılacağı. Teklif, bunları öfkeyle çöp sahasına atılacak bir çöp kutusuna atmak yerine, Birleşik Krallık çapında atık elektrikli eşyaların doğrudan evlerden toplanması ve böylece insanların en yakın belediye tesisine gitmekten kaçınması yönünde. Bu hizmet vergi mükellefleri yerine donanım üreticileri tarafından finanse edilecek.
Hükümet ayrıca büyük perakendecilerde, kırılan eşyaların yenisini almaya gerek kalmadan bırakılabileceği toplama noktaları önerdi ve yeni bir ürün teslim edildiğinde geri dönüşüm için büyük, eski elektrikli eşyaların toplanmasını zorunlu hale getirdi.
Ancak herhangi bir şeyin gerçekleşmesi için biraz zaman geçmesi gerekecek. Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı’nın sanayi ile bir araya gelerek ne yapılması gerektiği üzerine düşüneceği on haftalık bir istişare süreci devam ediyor.
İstatistikler endişe verici olsa da, teknoloji meraklıları için daha da endişe verici olan şey kasaların işe yaramaz hale gelmesi.
Birleşik Krallık Geri Dönüşüm Bakanı Robbie Moore şunları söyledi: “Hepimizin bir yerlerde, ne yapacağımızı bilmediğimiz eski teknolojilerle dolu bir çekmecesi var ve önerimiz; bu aletlerin, yerel yönlendiricilere gitmenize gerek kalmadan kolayca imha edilmesini sağlayacak.“
Ticari işletmelerin finansman süreçlerini yönetebileceği ana platform olma yolunda ilerleyen Figopara, İş Bankası’nın iştiraki Softtech’in açık bankacılık ürünleri TekCep ve TekPOS’u satın aldı. Bu satın almayla Figopara’nın ticari müşterileri fatura verilerinin yanı sıra bankacılık verilerini de görerek, nakit akışlarını doğru şekilde yönetebilecek. Ayrıca kredi limitlerini en güncel veri ile anlık olarak tespit edebilecek.
İşletmelerin finansal yönetimini destekleyen ve sağlıklı nakit akışına sahip olmasına aracılık eden yeni nesil finans platformu Figopara, artık açık bankacılık hizmeti de sunacak. İş Bankası iştiraki Softtech’in geliştirdiği ve İş Bankası’nın kullanmakta olduğu TekCep ve TekPOS gibi açık bankacılık ürünlerini ekibiyle birlikte bünyesine dahil eden Figopara, kurduğu Figo Ödeme Kuruluşu AŞ ile Merkez Bankası’na lisans başvurusunda bulundu. Figopara, Merkez Bankası’ndan ödeme şirketi başvurusuna onay çıkana kadar ise alacağı temsilcilik ile işletmelere açık bankacılık hizmetini sunmaya başlayacak.
Figopara, ticari işletmelerin anlık fatura bilgileri üzerinden skorlama yaparken, bu yeni satın alma ile algoritmasını geliştirerek skorlama noktasında fark yaratabilecek bilgiler sağlayacak. Ayrıca ticari işletmelerin farklı bankalardaki ticari hesaplarını, hesap hareketlerini ve birden fazla bankadaki POS hareketlerini tek bir ekrandan gösterecek.
Satın alma ile İş Bankası Figopara’daki mevcut yatırımını da artırmış oldu. Figopara’nın Ekim 2022’de 50 milyon dolar değerleme ile tamamlanan yatırım turunda şirkete Maxis Yenilikçi GSYF ile 500 bin dolar yatırım yapan Banka, son satın alma ile şirkete 1 milyon 250 bin dolarlık hisse karşılığı daha yatırım yapmış oldu. İş Bankası, bu anlaşma ile Figopara’nın Türkiye’deki ticari işletmelerin kullandığı ana platform olma hedefine inancını perçinledi.
Ticari işletmelerin tüm finansal ihtiyaçlarını karşılayacakları bir platform olma hedefinde emin adımlarla ilerlediklerini vurgulayan Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Bahar, “Bu satın alma ile müşterilerimizin tüm nakit akışlarını görebilecekleri bir yapıya doğru gidiyoruz. Ticari işletmelerin finansal süreçlerini ileriye yönelik tahminleriyle görebileceği, günlük ve güncel olarak finansal datalarını tek bir platformda görüntüleyebileceği ‘Finans Uygulaması’ olmak istiyoruz. 10 binden fazla işletmeye hizmet sunuyor, 2024’te ise bu rakamı 80-90 binlere çıkartmayı hedefliyoruz. Hem mevcut hem de yeni gelecek müşterilerimize daha fazla katma değerli hizmet sağlamak tek amacımız. Tüm bu hizmetleri sunmak için Figo Ödeme Kuruluşu AŞ ile Merkez Bankası’na lisans başvurusunda bulunduk. Merkez Bankası’ndan ödeme şirketi başvurumuza onay çıkana kadarki süreçte açık bankacılık hizmetlerini temsilcilik ile müşterilerimize sunacağız” diye konuştu.
Oyun konsolu dünyasının öncülerinden Ayaneo, heyecan verici bir yeniliği daha kullanıcılarıyla buluşturdu. Ayaneo Flip adını taşıyan katlanabilir ekranlı el konsolu, iki farklı versiyonu ile piyasaya sürüldü: Ayaneo Flip KB ve Ayaneo Flip DS.
Bu yeni oyun konsolu, 7 inç büyüklüğünde ve 1080p çözünürlüğünde bir IPS ekrana sahip. Ayrıca, etkileyici 120 Hz yenileme hızıyla kullanıcılara yüksek performanslı bir oyun deneyimi sunmayı amaçlıyor. Cihazın gücünü ise entegre Radeon 780m grafik işlemcisi ve iki farklı Ryzen 7 APU seçeneği oluşturuyor.
Ayaneo Flip, iki farklı modelle karşımıza çıkıyor: Neo Flip KB ve Neo Flip DS. Neo Flip KB, orta kısmında bir klavye bulundurarak kullanıcılara pratik bir oyun deneyimi sunarken, Neo Flip DS modelinde ise ortada küçük bir ekran yer alıyor. Bu ekran, kullanıcılara uygulama ve oyun başlatma, performans izleme ve hatta sohbet penceresi olarak kullanma imkanı sağlıyor.
Teknik özelliklerin tamamı henüz açıklanmamış olsa da, cihazın çift analog kumanda, D-Pad, aksiyon tuşları, muhtemelen optik dokunmatik sensör ve parmak izi okuyucu gibi özelliklere sahip olduğu düşünülüyor. Ayaneo, cihazın fiyatı konusunda henüz bir bilgi vermemiş olsa da, yakın bir zamanda tüm detayların ortaya çıkması bekleniyor.
Oyun tutkunlarının merakla beklediği Ayaneo Flip’in detayları, firma tarafından paylaşıldıkça daha da netleşecek. El konsolu severler, bu yenilikçi cihazın performansına dair heyecanla beklemeye devam ediyor.
BSH Türkiye İcra Kurulu Başkanlığı’na (CEO) 2018 yılından bu yana BSH Güney Afrika CEO’su olarak görev yapan Alper Şengül atandı. Şengül yeni görevine resmi olarak 1 Ocak 2024 tarihinde başladı.
BSH Türkiye’nin İcra Kurulu Başkanlığı (CEO) pozisyonuna, şirket içinde üst kademelerde uzun yıllar görev yapan ve kritik tecrübeler kazanan Alper Şengül getirildi. Ağustos 2018’den bu yana BSH Ev Aletleri Grubu’nda Güney Afrika CEO’luğu görevini yürüten Şengül, yeni görevine resmi olarak 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren başladı. Alper Şengül, yeni görevini 1 Mayıs 2023’te Gelişen Pazarlar Bölgesi (REM) CEO’su olarak atanan ve o günden bu yana aynı zamanda BSH Türkiye İcra Kurulu Başkanlığı’nı da yürüten Gökhan Sığın’dan devraldı.
Almanya’daki Paderborn Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Alper Şengül, yüksek lisans derecesini aynı bölümden aldı. BSH Ev Aletleri Grubu’na 1999 yılında Planlama Yöneticisi olarak katılan Şengül, ticari pazarlama, marka pazarlama ve satış gibi çeşitli alanlarda liderlik yaptı. Şengül, BSH’nin Münih’teki merkezinde satış kontrol ve Asya, CIS ve Kuzey Afrika bölgesel marka sorumluluklarını üstlendi. Şengül, 2018’den bu yana Güney Afrika CEO’luğu görevini yürütüyordu.
Platform, Gazze’deki savaş hakkında daha fazla farkındalık yaratmayı, kalıcı bir ateşkes için mücadele etmeyi ve Filistin’i desteklemekten çekinenler için anonim destek sağlama yolları sunmayı umuyor
Teknoloji sektöründen 40’tan fazla kurucu, yatırımcı ve mühendis bugün, Filistin halkına destek sağlamak amacıyla açık kaynak projeleri, araçlar ve veriler geliştirmek üzere ‘Filistin için Teknoloji‘ adında bir koalisyonun kurulduğunu duyurdu.
Bu grup, bölgedeki gergin bir dönemde faaliyete geçti. Hamas’ın 7 Ekim’deki İsrail saldırısı 1,100’den fazla kişinin ölümüne yol açtı. Ardından Gazze Şeridi’nde başlayan savaş, milyonlarca Filistinlinin yerinden edilmesine ve on binlerce ölüme sebep oldu.
İsrail-Hamas savaşı, teknoloji endüstrisini bölen bir konu haline geldi. Tanınmış bir teknoloji ve girişim piyasasına sahip olan İsrail, teknoloji alanındaki bireyler ve kurumlar tarafından güçlü destek görüyor. Buna karşılık, ateşkes çağrıları ve Filistin’i destekleme açıklamaları bazılarının işlerini kaybetmelerine neden oldu.
Filistin için Teknoloji’nin kurucusu Paul Biggar, Gazze’deki savaş hakkında daha fazla farkındalık yaratmayı, kalıcı bir ateşkes için mücadele etmeyi ve Filistin’i desteklemekten çekinenler için anonim destek sağlama yolları sunmayı umuyor. Bu girişim, Filistin’i destekleyen ilk teknoloji inisiyatiflerinden biri olup, birçok kişinin ateşkes lehine konuşma arzusuyla İsrail-Hamas çatışmasına dair girişim endüstrisinin tutumunda bir dönüm noktası olabilir.
CircleCI şirketinin kurucusu olan Biggar, 1.7 milyar dolar değerindeki şirketi kurduktan sonra, teknoloji endüstrisinin Filistinlilere gösterdiği desteğin yetersizliğini eleştiren viral bir blog yazısı yazdı. Yazısının ardından binlerce kişi destek sözleriyle kendisine ulaştı, birçoğu potansiyel kariyer etkilerinden korkarak kendi adlarına konuşmaktan çekiniyordu.
Biggar, “Sadece konuşan onlarca kişi değil, aynı zamanda Filistin için konuşanların duyulmasını sağlamak amacıyla endüstride değişiklik yapmaya başlayan onlarca kişi de vardı. Birçokları gönüllü olarak yardım etmeye başladı,” dedi ve ekledi: “Bu kişileri bir araya getirmeye başladım ve Filistin için Teknoloji topluluğu çok hızlı bir şekilde oluştu.”
Henüz erken aşamada olan bu platform, küçük gruplar tarafından yürütülen projeleri içerecek ve kaynaklar ve tavsiyeler paylaşılacak bir yer olarak hizmet verecek. Şimdiden Truebill’in kurucusu Idris Mokhtarzada gibi isimler platformun geliştirilmesine yardımcı olmak üzere katıldı. Platform şu ana kadar, mühendislerin GitHub’da kullanabileceği bir ateşkes çağrısı rozeti ve insanların web sitelerine destek banner’ı koymaları için HTML snippet’ları oluşturdu.
Muslamic Makers’ın kurucusu Arfah Farooq, son üç ayın herkesi birçok açıdan değiştirdiğini belirtti. Aynı zamanda, daha önce hiç görmediği bir birlik ve aktivizm yaşandığını söyledi. “İnsanların dünya çapında sadece dizüstü bilgisayarları ile Filistin için bir araya geldiğini bizzat gördüm,” dedi.
Farooq, Biggar’ın viral blog yazısını okuduktan sonra Filistin için Teknoloji ile çalışmaya karar verdi ve zaten Filistin’i destekleme konusunda kaynaklar paylaşmaya başladı. “Kuşatma nedeniyle Gazze’ye gidip yerinde yardım edemiyoruz, ama dünyanın neresinde olursak olalım yardım ediyoruz,” diye ekledi.
Anonim kalmayı tercih eden bir mühendis, işyerinde boğulmuş hissettiği için koalisyona katılmaya karar verdi. Bu kişi, mühendis ve ürün yöneticisi olarak Filistin için Teknoloji için kaynaklar oluşturmaya yardımcı olmayı kabul etti ve “Bu girişimin önemli bir değişiklik başlatmasını ve insanlara seslerini geri vermesini umuyorum,” dedi.
“Bu dönem, VC ve teknoloji sektöründeki Araplar, Müslümanlar ve diğer renkli insanlar için inanılmaz derecede yalnızlaştırıcı oldu,” dedi. “Filistin için Teknoloji, gereken bir inisiyatiftir. Dünya ve ABD’de barış ve Filistinlilerin insanlaştırılması için yüz binlerce kişinin seferber olduğunu gördüğümüzde, teknoloji topluluğu artık sessiz kalamaz.”
Filistin için Teknoloji inisiyatifi, Filistinliler arasında ölüm oranının arttığı bir dönemde başlatıldı. Son haftalarda, ABD yetkilileri İsrail’i Gazze’deki sivilleri daha fazla korumaya çağırırken, İsrail güvenliği için ABD desteğinin sarsılmaz olduğunu belirttiler.
Biggar en azından, bu yeni koalisyonun daha fazla kişinin konuşmasına öncülük etmesini umuyor.
“Anlatı henüz yeni dönmeye başladı,” dedi. “Sessiz kalmış hisseden birçok kişiyi konuşmaya teşvik etmek için çalışıyoruz, daha yeni başlıyoruz.”
Teknoloji devi Apple, 2023 yılında uzun süre devam ettirdiği iPad serisi güncelleme geleneğine ara verdi. Şirket, 2010 yılında piyasaya sürülen ilk iPad modelinden bu yana her yıl en az bir yeni iPad modeli tanıtma alışkanlığını 2023 yılında bozarak, hiç yeni bir iPad modeli çıkarmadı.
iPad, tablet pazarının açık ara lideri konumunda bulunan ve tüketiciler tarafından geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından tercih edilen bir ürün haline gelmişti. Ancak, donanımsal stabilite ve tüketici davranışındaki değişiklikler, Apple’ı tablet stratejisini gözden geçirmeye itti. 2023 yılında yalnızca yeni iPad’lere uyumlu USB-C’li Apple Pencil’ın tanıtıldığı bir dönemde, donanım güncellemeleri gerçekleştirilmedi.
Söylentilere göre, 2024 yılında Apple’ın iPad serisinde önemli bir revizyon yaşanacak. Giriş seviyesi iPad’den başlayarak iPad mini, iPad Air ve iPad Pro’yu içeren geniş ürün yelpazesi, donanımsal yeniliklere kavuşacak. Ayrıca, 12.9 inç iPad Air modelinin piyasaya sürülmesi bekleniyor. Üst seviye iPad Pro’nun ise OLED ekran teknolojisi, M3 çip ve yeni laptop benzeri klavye aksesuarı gibi özelliklerle donatılacağı söylentiler arasında.
Apple’ın 2023’e kadar çıkardığı iPad modelleri şu şekildedir:
2010: iPad (1. nesil)
2011: iPad2
2012: iPad (3. nesil), iPad (4. nesil) ve iPad mini (1. nesil)
2013: iPad Air (1. nesil) ve iPad mini 2
2014: iPad Air 2 ve iPad mini 3
2015: iPad mini 4 ve iPad Pro 12.9 inç (1. nesil)
2016: iPad Pro 9.7 inç
2017: iPad (5. nesil), iPad Pro 12.9 inç (2. nesil) ve iPad Pro 10.5 inç
2018: iPad (6. nesil), iPad Pro 11 inç (1. nesil) ve iPad Pro 12.9 inç (3. nesil)
2019: iPad (7. nesil), iPad Air (3. nesil) ve iPad mini (5. nesil)
2020: iPad (8. nesil), iPad Air (4. nesil), iPad Pro 11 inç (2. nesil) ve iPad Pro 12.9 inç (4. nesil)
2021: iPad (9. nesil), iPad mini (6. nesil), iPad Pro 11 inç (3. nesil) ve iPad Pro 12.9 inç (5. nesil)
2022: iPad (10. nesil), iPad Air (5. nesil), iPad Pro 11 inç (4. nesil) ve iPad Pro 12.9 inç (6. nesil)
Microsoft, 2023 yılında Xbox Game Passve Cloud Gaming‘e odaklanırken, oyun platformlarını genişletmek adına heyecan verici bir adım atmış olabilir. Şirketin 2021 yılında gerçekleştirdiği patent başvurusuna göre, Nintendo Switch Joy-Con‘a benzer şekilde tasarlanmış, iki parçadan oluşan bir Xbox kontrolcüsü geliştirilmekte. Bu yeni cihaz, farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayabilmesi için ayarlanabilir bir tutma mekanizması ile dikkat çekiyor. Telefonlar, tabletler ve diğer harici cihazlarla sorunsuz bir entegrasyon sunması planlanan kontrolcü, hem dikey hem de yatay kullanım için optimize edilmiş.
Microsoft’tan Patent dosyasındaki bilgiler, bu yeni kontrolcünün Bluetooth üzerinden bağlantı sağlayarak çoklu platform desteği sunacağını ortaya koymakta. Bu, Microsoft‘un mevcut stratejisi ve oyun ekosistemini genişletme hedefleriyle uyumlu bir özellik olarak değerlendirilebilir. Ancak, bu kontrolcünün sadece bir PlayStation Portal rakibi mi yoksa Nintendo Switch‘e karşı da bir alternatif mi olduğu konusu henüz netlik kazanmış değil. Microsoft‘un geniş bir vizyonu olduğu ve bulut oyun teknolojisinin erişim alanını genişletme amacında olduğu belirtiliyor.
Yeni kontrolcünün ne zaman piyasaya sürüleceği ve fiyatının ne olacağı konusunda henüz bilgi bulunmamakla birlikte, Microsoft‘un yılda 1.500’den fazla patent başvurusunda bulunduğu ve bunların birçoğunun hayata geçmeden önce rafa kalktığı unutulmamalıdır. Ancak şirketin oyun yatırımlarına devam ettiği ve çıkarılabilir kontrolörler, platformlar arası çözümler ve bulut oyun entegrasyonu gibi alanlarda çalışmalarını sürdürdüğü belirtilmektedir. Oyunseverlerin merakla beklediği bu yeni kontrolcünün, mobil oyunlara getireceği yeniliklerle endüstriye nasıl bir etki yapacağını görmek için ise bir süre daha beklememiz gerekecek gibi görünüyor.
Spotify’ın popüler müzik akış servisi, Android kullanıcıları arasında bir güncelleme sorunuyla karşı karşıya. Platformun beta programına dahil olan bazı kullanıcılar, yeni güncellemenin ciddi problemlere yol açtığını doğruluyor.
Spotify’ın beta programına abone olan Android kullanıcıları, uygulamanın 8.9.2.169 versiyonlu güncellemesiyle önemli sorunlar yaşamaya başladı. Bu güncellemeyi yükleyen kullanıcılar, Spotify uygulamasının sürekli olarak çöktüğünü bildiriyor. Sorun, önbellek ve veri temizleme işlemleriyle çözülemezken, ayrıca uygulama bu sürümdeyken Android Auto ile birlikte kullanılamıyor.
Beta sürümlerinde bu tür sorunların ortaya çıkması normal bir durum olup, Spotify’ın yakın zamanda bu sorunu çözeceği tahmin ediliyor. Ancak resmi bir çözümü beklemek istemeyen kullanıcılar, Play Store üzerinden uygulamanın beta programından çıkarak uygulamanın önceki sürümüne dönebilirler.
I'm having the same issue. I tried clearing the cache, re-logging, and even reinstalling the app and nothing worked. My app doesn't open up I just get a black screen thang hangs for a few seconds.
Bu durum, Spotify kullanıcılarını güncelleme konusunda dikkatli olmaya ve beta sürümlerini kullanırken olası sorunlara karşı hazırlıklı olmaya teşvik ediyor. Kullanıcılar, uygulamanın stabil sürümüne geçerek müzik keyiflerini kesintisiz bir şekilde sürdürebilirler.
Samsung’un en yeni amiral gemisi akıllı telefon serisi olan Galaxy S24, 17 Ocak 2024’te resmi olarak tanıtılacak. Ancak, meraklı bekleyiş sürerken, Galaxy S24 Ultra’nın sızıntıları kaçınılmaz bir şekilde gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Son olarak, Brezilya’daki birkaç perakende mağazasında Galaxy S24 Ultra’nın basın görselleri mağaza posterleri aracılığıyla sızdırıldı.
Pazarlama posterinde, Galaxy S24 Ultra’nın detaylı bir şekilde incelendiği görseller, cihazın kamerasından tasarımına, S Pen kaleminden Galaxy AI özelliklerine kadar bir dizi özelliği açıkça sergiliyor. İlginç bir şekilde, posterde Google’ın Gemini ve Bard projelerinde kullanılan üç yıldız tasarımına da bir gönderme var. Bu tasarım, belki de Samsung’un yeni serisi için özel bir anlam taşıyor olabilir.
Görseller aynı zamanda cihazın titanyum girişli versiyonunu içeriyor ve önceden öğrenmiş olduğumuz diğer detayları net bir şekilde gösteriyor. Ayrıca, Galaxy S24 serisinin sunacağı yapay zeka ve Üretken Yapay Zeka destekli özelliklerle donatılmış bir paket olan Galaxy AI’a da vurgu yapılıyor.
Samsung, Galaxy S24, Galaxy S24 Plus ve Galaxy S24 Ultra’yı Android 14 tabanlı One UI 6.1 ile birlikte sunacak. Bu güncelleme, sesli aramalarda canlı dil çevirisi, Samsung Notes’ta not özetleme, Üretken Yapay Zeka destekli duvar kağıdı oluşturucu ve kilit ekranı için hava durumu efektleri gibi özel deneyimler sunacak.
Tanıtım tarihi yaklaştıkça, Samsung’un sızıntıları önlemeye çalışmadığı, hatta bazen bilinçli olarak bilgi sızdırdığı izlenimi oluşuyor. Ancak, merakla beklenen Galaxy S24 serisinin tüm detaylarını öğrenmek için resmi tanıtımı beklemeye devam ediyoruz. Teknoloji tutkunları, ilgili posterin QR kodunu tarayarak daha fazla bilgiye ulaşabilirler.
Apple’ın uzun süredir beklenen karma gerçeklik başlığı olan Apple Vision Pro satışa çıkma tarihi hakkında yeni bilgiler ortaya çıktı. İlk olarak ABD pazarında sunulacak olan bu ürün, geçtiğimiz yıl tanıtıldığında 2024’ün başlarında piyasaya sürüleceği açıklanmıştı. Son raporlara göre, Vision Pro’nun 27 Ocak’ta ABD’de satışa sunulması planlanıyor. Apple, bu başlık için özel olarak geliştirdiği “CF (Renk Filtresi) + WOLED” teknolojisi kullanarak, kullanıcılara daha net ve zengin renklerle gelişmiş bir görsel deneyim sunmayı hedefliyor.
Sony, Apple Vision Pro birincil ekran tedarikçisi olarak görev alırken, Çinli bir şirket de ikincil tedarikçi olarak ürünün geliştirilmesine katkıda bulunuyor. Başlıktaki OLED ekran, “OLEDoS” olarak adlandırılan silikon tabanlı bir teknolojiyi kullanarak renk üretimini iyileştiriyor. Bu yöntem, beyaz ışığı RGB renk filtreleri aracılığıyla yönlendirerek daha canlı renkler elde etmeyi sağlıyor.
Bilgilere göre, ürünün tedarik kanalları hazır durumda ve 27 Ocak’ta satışa sunulması bekleniyor. Apple’ın 2027 yılında, mevcut modelin ötesinde daha yüksek parlaklık sunan RGB OLEDoS teknolojisine sahip bir versiyonunu piyasaya sürmeyi planladığı da raporlar arasında yer alıyor.
Önceki raporlara göre, Apple’ın bu yıl içinde Vision Pro’dan yaklaşık 500.000 adet satacağı tahmin ediliyor. Ancak, bu rakam, özellikle fiyat açısından, rakip ürünlerle kıyaslandığında düşük bir hedef olarak değerlendiriliyor. Vision Pro’nun 3.499 dolarlık fiyatı, diğer rakip ürünlerin fiyatlarının birkaç katı üzerinde bulunuyor.
Vision Pro’nun özellikleri arasında yüksek çözünürlüklü ekran, M2 çip, R1 çipi ve çeşitli sensörlerin yanı sıra LiDAR teknolojisiyle kullanıcı hareketi ve çevre izleme özellikleri bulunuyor.
Apple dışındaki tüm büyük akıllı telefon üreticileri, “katlanabilir” telefonların, ana akım tüketicileri cezbetmekte hâlâ büyük ölçüde başarısız olmasına rağmen, mobil pazarın canlanmasına yardımcı olacağını düşünüyor.
Kitap veya cep aynası gibi açılan bir ekrana sahip olan katlanabilir cihazlar, ilk piyasaya sürüldükten neredeyse beş yıl sonra dünya çapında satılan tüm akıllı telefonların pazar payının yalnızca yüzde 1’ine ulaştı.
Ancak Samsung, bu yıl pazarlamaya büyük yatırım yaparak ürününü ikiye katladı. Koreli grup Temmuz ayında 5G Galaxy Z serisini piyasaya sürdü. Dünyanın en büyük akıllı telefon üreticisi, Counterpoint Research’ün, katlanabilir cihazların 2027 yılına kadar 600 dolardan fazla maliyetli tüm akıllı telefonların üçte birini geçebileceği yönündeki tahminlerine bel bağlamış gibi görünüyor.
Motorola, Çinli Huawei ve yan kuruluşu Honor gibi diğer cep telefonu üreticileri de umutlarını, on yılı aşkın süredir en kötü yılını yaşayan bir pazarın yeniden canlanmasına yardımcı olacak katlanabilir ürünlere bağlıyor.
CCS Insight analistlerinden Ben Wood, “Bu yıl sektör bu alana gerçekten derinlemesine dalacak” diyor. “Artık Apple dışında herkes bu yönde çalışıyor.”
iPhone üreticisi henüz bu kategoriye herhangi bir ilgi göstermedi, ancak patent başvuruları bir gün ikiye katlanan bir iPad’i piyasaya sürebileceğini gösteriyor. Diğer tüm büyük akıllı telefon üreticileri, Google’ın Pixel Fold’u ve Huawei, Oppo ve Xiaomi’den Çin alternatifleri de dahil olmak üzere, pazarda Samsung’u takip etti.
Honor CEO’su Bond Zhang, “Tıpkı elektrikli otomobillerin otomotiv endüstrisi için olduğu gibi, katlanabilir cihazların da akıllı telefon cihazlarının geleceği olduğuna inanıyoruz” diyor. “Yakında katlanabilir cihazların ana akım haline geleceği bir döneme girebiliriz.”
Ancak pazar verileri, katlanabilir cihazların hâlâ ana akımdan uzak olduğunu gösteriyor. Counterpoint Research, bu yıl yaklaşık 16 milyon katlanabilir telefonun satılacağını tahmin ediyor; bu, 1,2 milyarlık akıllı telefon pazarı toplamının yalnızca yüzde 1,3’ü. Analistler, tüketicilerin fiyat, güvenilirlik ve fayda ile ilgili endişeler nedeniyle caydığını söylüyor.
Canalys analistlerinden Runar Björhovde, katlanabilir cihazların geri dönüş oranlarının yüzde 5-10 olduğunu, bunun geleneksel akıllı telefonlardan çok daha yüksek olduğunu ve tekrar satın alma konusunda caydırıcı olduğunu belirtiyor. “İnsanları katlanabilir telefon almaya ikna etmek bir mücadele, bu segmentte kalmaya ikna etmek ise başka bir mücadele” diyor.
Ancak Honor ve Huawei gibi Çinli üreticiler, kendi pazarlarının katlanabilir ürünlere diğer yerlere göre daha açık olduğunu düşünüyor. Counterpoint’e göre, 2023’ün üçüncü çeyreğinde cihazların satışları geçen yılın aynı dönemine göre iki kattan fazla arttı.
Canalys’e göre Samsung, katlanabilir cihazlarda yüzde 73’lük payla küresel pazara hakim durumda. Creative Strategies analistlerinden Carolina Milanesi, “Katlanabilir cihazlar, akıllı telefonlara yeniden heyecan kazandırmanın yolu haline geldi” diyor. “Aksi takdirde bu alanda hiçbir yenilik yok diyebiliriz.”
İşletmelerin son birkaç yılda öğrendiği bir şey varsa o da doğru teknoloji yatırımının çevik kalmak ve zorlu ekonomik dönemlerden geçmek için çok önemli olduğu.
2023’te enflasyonun BT harcamalarını etkilemesiyle işletmeler hangi teknolojilere yatırım yapacakları ve hangi bir zamana erteleyecekleri konusunda seçici olmak zorunda kaldılar. Küresel BT harcamalarının bir önceki yıla göre %8 artarak 2024’te 5,1 trilyon dolara çıkması bekleniyor.
Bu sıçramanın nedeni, pandeminin hızlandırdığı, devam eden hızlı dijitalleşmenin tetiklediği, “yorgunluğu değiştirme” olacak. CIO’lar ve diğer BT liderleri, çalışanlar dijital ortamda yüzleşirken yeni projelere fon ayırma konusunda temkinli davrandılar. Bu nedenle, 2023’te yapacakları harcamaların bir kısmı 2024 ve 2025’e aktarıldı.
2024’te bütçeleme sihirbazı olmak gerekecek
Bu yıl dijital dönüşüme yatırım yapmaya kararlı olan BT liderleri için, özellikle piyasadaki çok sayıda teknoloji seçeneği göz önüne alındığında, nereden başlayacaklarını bilmek zor olabilir.
Honda ve Procter and Gamble gibi büyük müşterilere SAP için DevOps ve test otomasyon yazılımı sağlayıcısı olan Basis Technologies’in CTO’su David Lees, “BT departmanlarının 2024’te nereye harcama yapacaklarına karar vermeleri bir sihirbazlık eylemi olacak” diyor.
Lees, şirketlerin 2024 bütçelerinin bir kısmını, zorunlu olan 2027 son tarihinden önce SAP sistemlerini S/4HANA’ya geçirmeye başladıkları zamana ayırabileceklerini düşündüğünü söyledi. “Kullanıcı deneyimi (UX) cephesinde, BT departmanlarının daha erişilebilir, sezgisel arayüzler uygulayarak müşterileri çekmeyi ve elde tutmayı hedeflediğini göreceksiniz. Bu, daha fazla müşteri hizmeti ve ürün memnuniyetine yönelik devam eden eğilimin bir parçası” diyor.
Lees, bazı işletmelerin sonunda daha fazla miktarda verinin, trafiğin ve daha karmaşık iş akışlarının yönetilmesine yardımcı olabilecek bulut hiper ölçekleyicilere geçmeye karar verebileceğini de ekliyor.
Bulut endişeleri hâlâ devam edecek
Hiper ölçekleyiciler genellikle düşük maliyetli oldukları izlenimini veriyor ancak Civo’nun araştırmasına göre BT liderleri bulutun daha ucuz olduğu algısının aslında yanıltıcı olduğunu düşünüyor. 2022’de ankete katılan 1.000 işletmenin beşte dördü bulutun daha ucuz olduğu algısının aslında yanıltıcı olduğuna inanıyor.
Ne yazık ki, bulut fiyatları enflasyonun bir sonucu olarak 2023’te artmaya devam etti ve yakın zamanda düşmesi beklenmiyor. IBM, Eylül ayında bulut fiyatlarını 29 Ocak’a kadar artıracağını duyurdu. Bu hamle, hizmet olarak altyapı (IaaS) ve hizmet olarak platform (PaaS) tekliflerinin kullanıcılarını etkileyecek.
Maliyet tasarrufu ve enerji verimliliği
Genel bulut hizmetleri, büyük ölçüde üretken yapay zekanın benimsenmesi sayesinde vazgeçilmez hale geliyor. Bununla birlikte Gartner, üretken yapay zekanın 2025 yılına kadar BT bütçeleri üzerinde önemli bir etki yaratmasını beklemiyor.
Yapay zekanın üretkenlik üzerindeki etkisi inkâr edilemez, ancak BT liderlerinin bunu benimsemeden önce dikkatli bir şekilde düşünmesi gerekiyor. Bütün bu abartıya rağmen, birçok işletme üretken yapay zekaya henüz yatırım yapmamayı tercih edebilir.
Dijital dönüşüm uzmanı ANS Digital’in temel altyapı direktörü Chris Folkerd, “Yapay zeka, 2024’te iş büyümesi ve verimliliği için harika bir fırsat sunuyor. Ancak tüm yeni teknolojilerde olduğu gibi, enerji maliyetlerini iş yararlarıyla dengelemeniz gerekiyor” diyor. “Yapay zeka, geleneksel iş yüklerinden daha fazla enerji yoğun olabilir, bu nedenle yapay zeka gibi yeni teknolojileri şirketinizin çevre hedefleriyle dengelemek önemli.”
Sürdürülebilir teknoloji öncelikli olacak
Sürdürülebilir teknolojinin, 2024 yılında genel olarak değer katmak isteyen üst düzey yöneticiler için daha büyük bir öncelik haline gelmesi muhtemeldir. Dijital dönüşüm danışmanlığı Monstarlab’ın dönüşüm projelerinin ortağı Joan Daura, daha fazla BT liderinin ESG’nin önemini anlamasını ve daha fazla BT liderinin ESG’nin önemini kavramasını bekliyor.
Monstarlab ve FT Longitude kısa süre önce ABD, Japonya, Avrupa ve Orta Doğu 875 işletme lideriyle araştırma yaptı. Araştırmalar şunu buldu: işletmelerin öncü olarak etiketlenen %21’i arasında %87’si yeşil dijital dönüşüm sonucunda karbon ayak izlerini azalttı. İşletmelerin “erteleyenler” olarak etiketlenen %17’lik bir bölümünün sadece %25’i ise azalma raporladı.
Neden üretken yapay zekaya yatırım yapmıyorlar?
Dijital dönüşümde geride kalanlar, genellikle teknolojinin son kullanıcıları olarak oynayabilecekleri rol konusunda farkındalıktan yoksun olabiliyor. Subburaj, bazılarının sürdürülebilirliğin donanım satıcılarının veya bulut sağlayıcılarının sorumluluğunda olduğunu varsayarak “kendilerini aklama” eğiliminde olduğuna dikkat çekiyor. ‘Teknoloji yaşam döngüsünün tüm aşamalarında enerji verimliliğine öncelik verme konusunda önemli ölçüde iyileştirme alanı vardır. İşletmelerin hem verimli ve sürdürülebilir bir şekilde çalışmak üzere tasarlanmış teknolojileri hem de kendi doğrudan emisyonlarını azaltmalarına yardımcı olacak teknolojileri benimsemeyi düşünmeleri gerektiğini ekliyor.
Daura, sürdürülebilir teknolojinin avantajlarını şöyle özetliyor: ‘Kendilerini sürdürülebilirlik lideri olarak konumlandıran şirketlerin pazarda rekabet avantajı kazanma ve üst düzey yetenekleri çekme ve elde tutma olasılıkları daha yüksek. Ayrıca satın aldıkları ürün ve hizmetlerin çevresel etkileri ve sürdürülebilirlik konusunda bilinçlenen müşteriler için de kendilerini daha çekici hale getiriyorlar.”
BT liderleri bu yıl ne karar verirse versin, bunların Dünya’ya bir maliyetinin olmaması gerekiyor. Bütçesi kısıtlı olanlar için dijital dönüşüme yönelik düşük maliyetli bir yaklaşım bile uygun olabilir.
Masterkey metodunu kullanan yapay zeka çözücüler, bir sohbet robotu güncellendiğinde, kendini bu güncellemeye göre düzeltebiliyor.
NTU Araştırmacıları, ChatGPT, Google Bard ve Bing Chat gibi popüler yapay zeka sohbet robotlarını jailbreak yapmayı başardılar. Jailbreakler uygulandığında, hedeflenen sohbet robotları, kötü amaçlı sorgulara geçerli yanıtlar üretecek ve böylece büyük dil modeli (LLM) etiğinin sınırlarını test edecek.
Profesör Liu Yang ve NTU doktora öğrencileri Deng Gelei ve Liu Yi tarafından geliştirilen ve yapay zeka sohbet robotunu jailbreak yapmak için kullanılan yönteme Masterkey adı veriliyor. Saldırgan bu yöntemde, bir büyük dil modelinin savunma mekanizmalarını tersine mühendislikle çözüyor ve daha sonra elde edilen bu verilerle başka bir modeli eğitip engelleri nasıl aşacağını öğretiyor. Bu şekilde, bir Masterkey (Ana Anahtar) oluşturuluyor ve daha sonra geliştiriciler tarafından yamalanmış olsa bile, sohbet robotlarına saldırmak için tekrar kullanılabiliyor.
Profesör Yang, bir Yüksek Lisans sohbet robotunun öğrenme ve uyum sağlama yeteneği nedeniyle jailbreak yapmanın mümkün olduğunu, dolayısıyla rakiplere ve kendisine karşı bir saldırı vektörü haline geldiğini açıkladı. Öğrenme ve uyum sağlama yeteneği nedeniyle, korumaları ve yasaklı anahtar kelimelerin bir listesini içeren bir yapay zeka bile genellikle şiddet içeren ve zararlı içerik üretilmesini önlemek için kullanılan bu içerik, eğitimli başka bir yapay zeka kullanılarak atlanabiliyor. Tek yapması gereken, kara listedeki anahtar kelimeleri atlatmak için yapay zeka sohbet robotunu alt etmek. Bu yapıldıktan sonra, şiddet içeren, etik olmayan veya suç içeriği yapay zekaya ürettirilebiliyor.
NTU’ya göre araştırmacıları, jailbreak’leri başarılı bir şekilde gerçekleştirebildiğinin kanıtı olarak kavram kanıtı verileriyle çeşitli AI sohbet robotu hizmet sağlayıcılarıyla temasa geçti. Bu arada araştırma makalesi, Şubat 2024’te San Diego’da yapılacak Ağ ve Dağıtılmış Sistem Güvenliği Sempozyumu’nda sunulmak üzere kabul edildi.
Japonya, 2024 yılına pek iyi girmedi. Geçtiğimiz günlerde şehirde 7.4 büyüklüğünde bir deprem yaşanmıştı. Az sayıda yaralı ve düşük düzeyde mali zararla atlatılan felaketin ardından bugün, başkent Tokyo’da bir başka felaket yaşandı.
Tokyo’da, havalimanı pistinde iki uçak kafa kafaya çarpıştı: 5 ölü var
Tokyo’nun Haneda Havaalanında bir Japonya sahil güvenlik uçağının Japan Airlines’a ait bir yolcu uçağıyla pistte çarpışması sonucu meydana gelen felaket, sahil güvenlik uçağındaki beş mürettebatın hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı.
Olay bugün meydana geldi ve Ulaştırma Bakanı Tetsuo Saito, Japan Airlines’ın 516 sefer sayılı uçağında bulunan 379 yolcunun tamamının uçak alevler içinde kalmadan önce güvenli bir şekilde tahliye edilmeyi başardığını doğruladı.
Sahil güvenlik uçağının pilotu kurtuldu ancak yaralandı. Buna karşılık beş mürettebat çarpışmada hayatını kaybetti. Tokyo İtfaiyesi, yolcu uçağından tahliye edilenler arasında en az 17 yaralı olduğunu bildirdi.
Görgü tanıklarının ifadeleri çarpışma sırasında ve sonrasında yaşanan dehşet dolu anları gözler önüne serdi. Japan Airlines uçağındaki bir yolcu, iniş sırasında ani bir darbe hissettiğini ve ardından kabine kıvılcım, gaz ve duman dolduğunu anlattı.
Yerel televizyonlarda yayınlanan dehşet görüntülerde Japan Airlines uçağından büyük bir ateş ve duman püskürmesi kaydedilmiş, daha sonraki görüntülerde ise uçağın tamamen alev aldığı görüldü.
Çarpışan Japan Airlines uçağı, Shin Chitose havaalanından gelen bir Airbus A350 idi ve pistte sahil güvenliğe ait Bombardier Dash-8 deniz devriye uçağı ile çarpıştığında rutin bir iniş yapmaya çalışıyordu. İlk raporlara göre inişten önce herhangi bir motor ya da başka bir sorun bildirilmedi.
Sahil güvenlik sözcüsü Yoshinori Yanagishima çarpışmayı doğrulayarak, sahil güvenliğe ait MA 722 sefer sayılı Bombardier Dash-8 tipi uçağın bölgedeki deprem mağdurlarına yardım malzemesi götürmek üzere Niigata’ya gittiğini açıkladı.
Japonya’nın en işlek havalimanlarından biri olan Tokyo Haneda Havalimanı, havacılık güvenliği müfettişleri ve polisin çarpışmayla ilgili soruşturma başlatması nedeniyle geçici olarak kapatıldı.
Yetkililer havaalanını en kısa sürede yeniden açmaya kararlı olduklarını ifade ettiler. Başbakan Fumio Kishida, kazanın deprem yardım malzemelerinin dağıtımını aksatmamasını sağlama çabalarını vurguladı.
Dünya’nın en popüler anında mesajlaşma platformu WhatsApp eski işletim sistemleri için fazla modern hale geldi ve bu nedenle en az 35 farklı model ve cihazda çalışmayı durduracak.
Cep telefonları insanların günlük yaşamlarında yer almaya başladığından beri, kullanımlarını optimize etmek için birçok uygulama tasarlandı. Yeni cihazların sunduğu tüm araç çeşitleri arasında en çok talep gören, anlık mesajlaşma uygulamaları ve çok uzun zaman önce SMS’in yerini aldılar.
WhatsApp uygulaması hemen hemen tüm mobil cihazlarla uyumlu, ayrıca özellikleri ve sunduğu seçenekler açısından da kullanışlı. Ancak, işletim sistemine ve sürümüne bağlı olarak bazı eski cihazlarda çalışmayı durdurabiliyor. 2024’te de bu kural değişmeyecek ve bazı eski cihazlar artık ne yapsalar WhatsApp’ı çalıştıramayacaklar.
Bu bilgilere dayanarak, ünlü anlık mesajlaşma uygulamasını güncellendikten sonra kullanmanın artık mümkün olmayacağı cep telefonların listesi, aşağıda. Eğer bu telefonlardan birini kullanıyor ve WhatsApp’tan vaz geçmek istemiyorsanız, bu durumda telefonunuzu güncellemek isteyebilirsiniz:
Apple: 6 serisinden önceki herhangi bir iPhone (iPhone 6S, 6S Plus ve SE dahil).
Archos: Archos 53 Platinum
Huawei: Ascend D2, Ascend G740 ve Ascend Mate
Lenovo: Lenovo A820
LG: LG Enact ve LG Lucid 2 modelleri ve çeşitli Optimus serisi cihazlar (L3 II Dual, L5 II, F5, L3 II, L7II, L5 Dual, L7 Dual, F3, F3Q, L2 II, L4 II, F6 ve F7)
Samsung: Galaxy Ace 2, Galaxy Core, Galaxy S3 mini, Galaxy Trend II, Galaxy X cover 2 ve Galaxy Trend Lite
Android cihazları hedefleyen bu uygulamalar geniş bir zevk, ilgi alanı ve beceri yelpazesine hitap ediyor. Ayrıca akış hizmetlerinden uygulama aboneliklerine ve daha fazlasına kadar her şeye ağ geçidi görevi görüyorlar. Bu uygulamalardan herhangi biri indirilmeye ve bir denemeye değer.
Peki Android akıllı telefonlar için en iyi uygulamaları nasıl seçtik? Uygulamaları 10 kategoride değerlendirerek seçenekleri daralttık. Bazı seçimler ayrı bir hizmet aboneliği gerektiriyor. Bununla birlikte, belirli ilgi alanlarını hedef aldığından herhangi bir eğlence akışı hizmetini dahil etmiyoruz.
Android akıllı telefonlarınız için en iyi 10 uygulama listemizi ve Android uygulaması başlangıç kitini göz önünde bulundurmanızı tavsiye ediyoruz.
Fotoğraf düzenleme için en iyisi
Adobe Photoshop Express, Photoshop’un övülen düzenleme özelliği daha hafif, mobil bir kaba taşıyor. Temiz, gezinmesi kolay bir paket aracılığıyla faydalı düzenler sunuyor. Tamamı tatmin edici ücretsiz seçeneklerle birlikte bir dizi araca (iyileştirme, ışık, filtreler, renk ve efektler dahil) erişim elde edilmeye karşı dayanıklı.
Ek düzenleme ön ayarları, evcil hayvan görünümü, lens düzeltme, RAW düzenleme, filigran ekleme ve gürültü azaltma gibi geliştirilmiş özellikler için Premium sürüme yükseltmeniz gerekiyor.
Video düzenleme için en iyisi: CyberLink PowerDirector
En iyi kişisel video düzenleme uygulamalarından biri. Uygulama, dikey ve Extreme videolar için geleneksel zaman aralıklarına dayalı video sınıflandırmasını sağlıyor.
Kontroller silinebilir ve UHD ve Full HD videolar işlenebilir. Ücretsiz sürüm kaydı veya hesabı olmayan ve projeleri Google Drive’a yedekleyebilirsiniz. Ücretli sürüm, UHD 4K bölünme aktarımına izin veriyor, filigranı kaldırıyor ve altyazı, renk, ses ve daha fazlası için yapay zeka destekli bir dizi özelliği etkinleştiriyor.
CC aboneliğinizle Rush’a tam erişim sağladığınız için Adobe Creative Cloud kullanıcılarının öncelikle Adobe Premier Rush’ı denemeleri gerekiyor.
Açıklama için en iyisi: Infinite Painter
Infinite Painter, Android telefonunuzda orijinal sanat eserleriniz yaratmanız için çizim araçları sunuyor.
Çalışma alanınızı özelleştirin ve ardından yaratmanıza başlayın. Çeşitli fırçaları kullanarak ekranda çizebilir veya boyayabilirsiniz, hatta tasarınızı oluşturmanıza yardımcı olacak bir referans görseli bile içe aktarabilirsiniz. Ancak metin baloncukları gibi animasyon amaçlı araçlardan yoksun.
Tasarım için en iyisi: Canva
Canva, grafik tasarımı herkes için içerir hale getiriyor. Android arayüzü, dikey yönlerin dışında kalması büyük ölçüde Web arayüzüyle sağlanıyor.
Giriş yaptığınızda hesaplardaki herhangi bir yapay ve yapay zeka destekli Magic Studio da dahil olmak üzere Canva’nın tüm tasarım araçlarına erişebilirsiniz. Uygulama ücretsiz ancak ek AI kredileri ve arka planın durdurulması gibi faydalı araçlar için ayda Pro sürümüne bağlı.
En iyi sağlık uygulaması: Google Fit
Google Fit, temel fitness istatistikleri için arka planda yürümeyi, koşmayı ve bisiklet sürmeyi izleyen ücretsiz bir uygulama. Ayrıca Google Pixel Watch 2 gibi bir uyku izleyiciye de bağlanabiliyor.
Google’da her şeyi yapmak için MyFitnessPal’a bir göz atın. Bir günlük beslenme, sıvı alımı ve adımlar gibi aktivitelere odaklanan bu ücretsiz uygulama, artık egzersiz rutinlerini içeriyor ve aynı zamanda uyku ve glikoz takipçilerine bağlanıyor.
Makro hedeflerin belirlenmesi ve aralıklı orucu takip etmek için Premium plan da tercih edilebilir.
Android cihazlarda aralarından seçim yapabileceğiniz bu kadar çok yasal müzik hizmeti varken, uzun süredir internet radyosunun sadık ismi Pandora bazen bu karmaşıklığın içinde kayboluyor.
Ücretsiz bir hesapla, Pandora’nın; şarkılarınızı belirli sanatçılara göre sergilemek için kişiselleştirilmiş “istasyonlar” oluşturmasını sağlayabiliyorsunuz. Ücretsiz hizmetlerde reklamlar bulunuyor, daha iyi ses kalitesini elde etmek ve daha fazla kişiselleştirme elde etmek için Plus veya Premium’a yükseltilmesi gerekiyor.
Çocuklar için en iyisi: Khan Academy Çocuk
Khan Academy Çocuk: Öğreniyor! çeşitli eğitim araçlarını ücretsiz bir şekilde Android ile bir araya getiriyor.
2-8 yaş arası çocuklar, Khan Academy’nin okuma, dil, matematik ve iletişim bilgilerini öğrenmek için çeşitli eğitim etkinliklerine katılabilirler. Uygulama oyunları, kitaplar, şarkılar ve diğer etkinlikleri içeriyor.
Yazmak için en iyisi: Microsoft Word
Zaten Microsoft ekosistemini kullanıyorsanız, Android’deki uygulamalar çok basit. Değilseniz, bir Microsoft hesabıyla ücretsizler ve Word veya Excel’de yayınlanmasının nasıl bir şey olduğunu görmenize olanak tanıyorlar.
Word, Google Dokumanlar’a göre daha görsel ve kullanıcı dostu bir dağıtıma sahip; ayrıca, bulut hizmetleriyle iyi bir şekilde entegre oluyor, böylece belgelerinizi Google Drive’da sorunsuz bir şekilde açabilirsiniz.
Google Dokumanlar, Gmail ve Google Drive’daki kusursuz entegrasyonlar nedeniyle herhangi bir Android kullanıcısı için doğal bir tercih. Kolaylaştırılmış bir dağıtımda yetenekli günlük ofis üretkenliği sunuyor.
Google’ın ücretsiz E-Tablolar ve Slaytlar oluşturucusuna başlamak için ayrı uygulamaları var.
Üretkenlik için en iyisi: Evernote
Uygulama, daktiloyla veya elle yazılan notları almayı ve bu notları multimedya ve PDF’ler ve web kupürleri dahil diğer dosya türleriyle saklamaya yardımcı oluyor. Ayrıca, yapılacak listeleri ve kayıtları tarayabilirsiniz.
Seyahat için en iyisi: Wanderlog
Wanderlog özelliklerle dolu, ancak seyahat planlamasına yönelik çok yönlü yaklaşımı; sıkışık olmaktan çok daha verimli hissettiriyor.
Ana sayfa, yakınınızdaki gezilerin yanı sıra popüler destinasyonlara ilişkin öneriler sunuyor. Diğer gezginlerle paylaşmak veya seyahatinizi planlamak için bir gezi rehberi yazabilirsiniz. Wanderlog’un bir araya geldiği bu son özellik, seyahatiniz hakkında serbest biçimli notlar eklemek, ziyaret etmek istediğiniz yerleri not etmek ve yapılacak şeylerle ilgili özelleştirilmiş bölümler oluşturmak için tek bir görünümle bir araya geliyor. Yerlere bir tarih atayabilir, bütünsel bir seyahat programı görebilir ve uygulamadan rotanızı optimize etmesini isteyebilirsiniz, böylece tüm girişlere tek bir günde ulaşabilirsiniz.
Rotalardan bahsetmişken, daha büyük bir şehre seyahat ediyorsanız veya kendi şehrinizde geziniyorsanız, Citymapper seyahat seçeneklerinizi gösterme konusunda harika bir iş çıkarıyor. Hatta en iyi tren vagonuna veya metro çıkışına gitmenize bile yardımcı olur.
Adından da anlaşılacağı gibi yeni model grafik kartı, göze çarpmayan mat siyah kaplamaya ve güçlü üç fanlı soğutucuya sahip. Sapphire ayrıca RX 6750 GRE’nin şu anda en iyi grafik kartlarından biri olan RTX 4060’a karşı oyun kıyaslamalarını da yayınladı.
Hafızanızı tazelemek için RX 6750 GRE, öncelikle sistem entegratörlerini hedefleyen yeni bir orta sınıf RDNA 2 grafik kartı. GPU, birkaç ay önce 10GB ve 12GB varyantlar dahil olmak üzere iki alt modelle piyasaya sürüldü.
Garip bir şekilde, her iki model de RX 6700 10GB ve RX 6700 XT 12GB ile aynı teknik özellikleri paylaşıyor; 10GB modeli için saat hızı ve güç tüketimindeki bir dakikalık artış dışında.
Sapphire’in yeni Black Diamond Sürümü, özellikle RX 6750 GRE‘nin 12 GB’lık versiyonunu kullanıyor; 2.560 akış işlemcisi (40 CU), 2.581 MHz yükseltme saati, 192 bit bellek arayüzü, 16 Gbps bellek IC’leri, 96 MB Infinity önbellek, ve 230W TBP.
Daha önce de belirtildiği gibi, kart tamamen mat siyah bir temaya ve örtü ile arka plaka boyunca noktalı altın üçgen vurgulara sahip. Arka plaka metalden yapılmış ve soğutma performansını artırmak için havanın arka plakadan geçmesine olanak tanıyan çeşitli havalandırma deliklerine sahip.
Soğutma, dört adet 6nm nikel kaplamalı ısı borusuna bağlı, kalınlaştırılmış dağıtım kanatçıklarına sahip bir alüminyum soğutucu ile sağlanıyor. Kartta, anladığımız kadarıyla herhangi bir RGB ışık ya da herhangi bir LED aydınlatma bulunmuyor.
Sapphire Radeon RX 6750 GRE Black Diamond Karşılaştırmaları
Sapphire, Nvidia‘nın en yeni orta sınıf GPU’su RTX 4060 ile karşılaştırmalı RX 6750 GRE kriterlerini paylaştı.
Oyun seçenekleri arasında Eternal Calamity, PUBG, Resident Evil 4 Remake, Call of Duty Modern Warfare 2, Assassin’s Creed Valhalla, Legacy of Hogwarts ve Cyberpunk 2077 yer alıyordu. Test edilen çözünürlük, varsayılan ayarlarda 1440P (2560×1440) idi.
Karşılaştırma grafiği RX 6750 GRE‘nin Legacy of Hogwarts’ta RTX 4060’ı %48’e kadar geride bıraktığını gösterdi. Diğer oyunlarda AMD’nin grafik kartı yaklaşık %25 ila %30 daha hızlıydı; iki GPU arasında %8,6’lık bir farkın çok daha yakın olduğu PUBG hariç.
Örneğin Cyberpunk 2077’de RX 6750 GRE ortalama 56 kare hızına ulaşırken RTX 4060 yalnızca 40 FPS görüyor. Bunlar satıcı tarafından sağlanan kriterler olduğundan, bu rakamları büyük bir şüpheyle karşılıyoruz.
6700 XT, RX 6750 GRE ile hemen hemen aynı teknik özellikleri paylaşıyor; dolayısıyla iki SKU’nun neredeyse benzer performanslara sahip olması gerekiyor. Çin’deyseniz veya Çin pazarına erişebiliyorsanız Sapphire’in yeni RX 6750 GRE Black Diamond Edition’ı satın alabilirsiniz.
Yapılan açıklamaya göre China National Nuclear Corp. liderliğindeki konsorsiyum yüksek sıcaklıkta süper iletkenler, büyük kapasiteli enerji depolama ve trityum üretimi yoluyla nükleer füzyon gelişimini hedefliyor.
Açıklamada, grubun aralarında State Grid Corp., China Three Gorges Corp. ve China Baowu Steel Group Corp Ltd. gibi ülkenin en büyük enerji ve çelik firmalarının da bulunduğu 25 merkezi hükümete ait işletme ve araştırma enstitüsünden oluştuğu belirtildi.
Çin aynı zamanda sektörün gelişimine öncülük etmek amacıyla China Fusion Corp.’u kurmaya hazırlandığını da duyurdu. Çin, yeni ortaya çıkan teknolojiyi ilerletmek için ABD, İngiltere ve Japonya gibi rakiplerle yarışıyor. Şirketin yapısının nasıl olacağı hakkında çok fazla bilgi verilmedi.
Çin, nükleer füzyon enerjisine ulaşmaya yönelik küresel arayışta aktif bir oyuncu. 35 ülkeden oluşan, 25 milyar dolarlık nükleer füzyon gücü araştırma projesi olan Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktörün üyesi olan Çin, aynı zamanda ülkenin güneybatısındaki Chengdu şehrinde kendi nükleer çalışmalarını yürütüyor.