USOM’dan ilk açıklama geldi! Sosyal medya platformlarına neden erişilemiyor?

Geçtiğimiz dakikalardan itibaren Türkiye ile birlikte birçok ülkede internete erişim konusunda güçlük yaşanıyor. Google, YouTube, Instagram, Facebook, Threads ve WhatsApp gibi sosyal medya platformları bir yana VALORANT ve Türk Telekom’un da çöktüğü belirtiliyor. Bu bağlamda kullanıcılar, “İnternet çöktü mü?”, “Türk Telekom çöktü mü?” ve “WhatsApp çöktü mü?” şeklinde aramalar yapmaya başladı.

Popüler platformlara neler oluyor? İnternet çöktü mü?

Geçtiğimiz dakikalardan itibaren kullanıcılar tarafından yapılan şikayetlere göre popüler web platformlarına erişilemiyor, erişilebilse bile bağlanma konusunda güçlük yaşanıyor. Üstelik bu bağlantı probleminin sadece Türkiye’de yaşanmadığı görülüyor. Öyle ki Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve Japonya gibi ülkelerden de şikayetler geliyor.

Popüler platformlara neler oluyor? İnternet çöktü mü?

Popüler platformların hizmet durumlarını gösteren Downdetector’e göre Instagram, Facebook, Türk Telekom, YouTube, VALORANT, Facebook Messenger, Discord, Google, Turkcell, WhatsApp, Google Play, TikTok, Gmail, X (Twitter) ve Reddit gibi dünyanın en popüler platformlarına erişim sağlanamıyor.

Tüm platformların neden aynı anda çöktüğü şimdilik bilinmiyor. Zira daha önce buna benzer bir durum ile çok az karşılaşıldı. Sorun dünya genelinde yaşandığı için şirketlerden veya resmi bir kurum tarafından açıklama yapılması bekleniyor. Bu açıklama gelene kadar bağlantı sorununun nedeni hakkında bir şey söylemek güç.

GÜNCELLEME: Sorun düzelmeye başladı

Aktarılan bilgilere göre erişim problemi yavaştan düzeliyor. Bu bağlamda kullanıcılar tarafından gelen şikayetlerin sayısı da azalıyor.

Popüler platformlara neler oluyor? İnternet çöktü mü?
Popüler platformlara neler oluyor? İnternet çöktü mü?
Popüler platformlara neler oluyor? İnternet çöktü mü?
Popüler platformlara neler oluyor? İnternet çöktü mü?

Açıklama geldi

Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, resmi X (Twitter) hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) tarafından yapılan incelemeler sonucunda hizmet kesintisinin global kaynaklı olduğunu tespit ettiklerini ifade etti.

Instagram ve Facebook çöktü!

Dünyanın en popüler sosyal medya platformlarından InstagramFacebook ve Threads‘e geçtiğimiz dakikalardan itibaren erişim sorunu yaşanıyor. Bunun üzerine kullanıcılar, Instagram ve diğer platformlar için “neden açılmıyor, çöktü mü?” şeklinde aramalar yapmaya başladı.

Instagram, Facebook ve Threads’e erişim sorunu yaşanıyor

Bazı Instagram, Facebook ve Threads kullanıcıları, ana sayfada akışın yenilenemediğini ve paylaşım yapılamadığına dair geri bildirimlerde bulunmaya başladı. Erişim probleminin dünya genelinde yaşandığı görülüyor.

Instagram, Facebook ve Threads'e erişim sorunu yaşanıyor

Kullanıcılar, bu sorunu fark ettikleri anda web sitelerin ve hizmetlerin durumu hakkında gerçek zamanlı bilgi sağlayan çevrim içi bir platform olan Downdetector‘a akın etmeye başladı. Burada Instagram için dünya genelinde erişim sorunları yaşandığını görebilmek mümkün.

Instagram’ın sahibi Meta’dan erişim sorunları ile ilgili bir açıklama gelmedi. Milyonlarca kullanıcının yaşadığı bu sorunun kısa süre içerisinde çözülmesi bekleniyor.

Xiaomi güncellemesi telefonları bozuyor!

Her yıl Android ve iOS dünyasının heyecanla beklediği yeni versiyonlarıyla dikkat çeken teknoloji devi Xiaomi, Xiaomi güncellemesi telefonları! MIUI güncellemesiyle beklenmedik bir sorunla karşı karşıya kaldı. Kullanıcıların cihazlarını etkileyen güncelleme nedeniyle şirket, artan şikayetlerin ardından güncellemeyi geçici olarak durdurdu.

Xiaomi, son MIUI güncellemesiyle ilgili gelen şikayetlere hızlı bir yanıt vererek güncellemeyi geçici olarak durdurdu. Kullanıcıların yaşadığı sorunlar arasında telefonların aniden yeniden başlatılması, takılma ve kullanılamaz hale gelme gibi ciddi sıkıntılar bulunuyor. Resmi açıklamada, güncellemenin neden olduğu “bootloop” sorununa dikkat çekilerek, etkilenen kullanıcılara en yakın destek kanalından yardım almaları öneriliyor.

Xiaomi güncellemesi

Güncellemenin getirdiği sorunun kaynağı, Sistem Kullanıcı Arayüzü Eklentisi adlı sistem uygulamasındaki bir güncelleme. İronik bir şekilde, bu güncelleme aslında HyperOS işletim sistemini kullanan cihazlar için tasarlanmıştı, ancak yanlışlıkla MIUI telefonlara gönderildi. Bu hata, cihazların sürekli olarak yeniden başlatılmasına ve kullanılamaz hale gelmesine yol açtı.

Xiaomi, sorunun “az sayıda” cihazı etkilediğini belirtse de, kesin rakamları paylaşmadı. Şirket, bu tür sorunlarla daha önce de karşılaşmış olmasına rağmen, kullanıcıları benzer durumları yaşamamak için otomatik güncellemeleri dikkatlice kontrol etmeye ve gerekirse devre dışı bırakmaya teşvik ediyor.

Kullanıcılar, benzer sorunlardan kaçınmak ve güvenli bir kullanım sağlamak adına otomatik güncellemeleri kontrol etmeli ve gerektiğinde manuel olarak güncelleme yapmalıdır. Xiaomi ise sorunu çözmek ve güncellemeyi tekrar dağıtmadan önce güvenlik önlemlerini güçlendirmek adına çalışmalarını sürdürüyor.

Teknoloji dünyasında sürekli güncellenen yazılımlarla birlikte kullanıcılar, yaşanan bu tür sorunlara karşı dikkatli olmalı ve şirketlerin sağladığı çözüm yollarını takip etmelidir. Xiaomi, bu olaydan ders çıkartarak kullanıcı deneyimini güçlendirmek adına çalışmalarına devam ediyor.

DeFacto’da üst düzey atama!

0

Global moda markası DeFacto, kurumsal fonksiyonlarını ve organizasyonlarını sürekli geliştirme vizyonu ile hareket ederek yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Perakende sektöründeki 15 yıla yakın kariyeri boyunca birçok üst düzey yöneticilik görevini yürüten ve DeFacto’da 2 yılı aşkın süredir Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev alan Çağrı Emre Korkmaz, DeFacto Tedarik Zinciri ve Yurt Dışı Operasyon Faaliyetlerinden Sorumlu Genel Müdür oldu. 

Sabancı Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünden mezun olan Korkmaz, profesyonel iş hayatına 2011 yılında BSH Türkiye’de başladı. Korkmaz, sırasıyla Trendyol Grup’ta 7 yıl ve İsveçli moda markası NA-KD.com’da 5 yıl olmak üzere üst düzey pozisyonlarda görev yaptı.

DeFacto bünyesindeki kariyerine Kasım 2021’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak başlayan Korkmaz, strateji ve dönüşüm, şirket kültürü, merkezi planlama, bilgi teknolojileri gibi mevcut sorumluluk alanlarının yanında tedarik zinciri ve yurt dışı operasyon faaliyetlerini yürüterek liderlik yetenekleri ve deneyimi ile şirketin başarısını sürdürülebilir kılma misyonunu üstlenecek.

Versuni Üst Yönetiminde Görev Değişikliği!

0

Philips, Saeco ve Gaggia gibi ikonik ev aletleri markalarının çatı şirketi olan Versuni, üst yönetim kadrosunda değişiklik yapma kararı aldı. Bu doğrultuda, Versuni Orta Doğu, Türkiye, Rusya ve Afrika Bölgesi  Pazarlama Direktörü Esin Karadede, 1 Mart 2024 tarihi itibariyle Versuni Türkiye Genel Müdürü pozisyonuna atandı.

2005 yılında Sabancı Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun olduktan sonra kariyerine hızlı tüketim sektöründe başlayan Esin Karadede, son 12 yıldır Philips Ev Aletlerinin Türkiye pazarında sağlam ve sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmasında önemli  rol oynadı. Çok sayıda stratejik projeye liderlik eden, Esin Karadede, geliştirdiği inovatif büyüme odaklı yaklaşımlarla başta Altın Lider ve CMO ödülleri olmak üzere birçok ulusal iş ödülünün de sahibi oldu.

2021 yılından bu yana Versuni’de Orta Doğu, Türkiye, Rusya ve Afrika Bölgesi Kıdemli Pazarlama Direktörü olarak çalışan Esin Karadede; 1 Mart tarihi itibariyle Versuni Türkiye Genel Müdürü olarak görevine devam edecek.  

Red Bull, dünyanın en hızlı çekim yapan drone’unu piyasaya sürdü!

Red Bull aracı, saatte 357 km’ye varan azami hızlarıyla tüm tur boyunca Formula 1 sürücüsü Max Verstappen’e ayak uydurmayı başardı; bu hız ve sürede ilk başarılı kameralı drone uçuşuna imza attı, aynı zamanda yüksek çözünürlüklü bir video yakaladı. 

Baştan sona, bir F1 arabasının dört saniyelik 0-300 km/h hızlanmasından iki kat daha hızlı hızlanabilen ve yaklaşık 413 km/h azami hıza sahip drone’u yaratmak yaklaşık bir yıl zaman aldı.

Silverstone Pisti’nde tam bir tur atmak için Verstappen’in yepyeni Oracle Red Bull Racing RB20’sini takip etmesini izleyin:

Eczacıbaşı Evital’de üst düzey atama!

Sağlığını tek noktadan kolayca yönetmek isteyenlere yenilikçi çözümler sunan Eczacıbaşı Evital’de önemli bir atama gerçekleşti. Bu kapsamda Evital artık Genel Müdür Berk Boyacıgil liderliğinde faaliyetlerini sürdürecek. Boyacıgil, bundan sonraki süreçte evital’in farklı dikeylerdeki büyüme stratejilerine öncülük edecek.

Lisans eğitimini 2014 yılında Saint Mary’s Üniversitesi Ticaret Bölümü’nde tamamlayan Berk Boyacıgil, iş yaşamına Kanada’da başladı. 2015-2017 yılları arasında Delta Hotels by Marriot’ta Banket Satış Müdürü, 2015-2019 arasında MaidMe’de Kurucu & CEO, 2019-2020 yıllarında ise Hipicon.com’da Genel Müdür olarak görev aldı. Ardından 2020-2021 yıllarında Lidyana’da CEO, 2021-2024 yılları arasında Modanisa’da sırasıyla Bölge Satış Direktörü & Ticari Mükemmellik Bölüm Başkanı ve son olarak Pazarlama ve Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev aldı. Berk Boyacıgil, şubat ayı itibarıyla Eczacıbaşı Evital Genel Müdürlük görevini üstlendi. 

Bifrost truva atı yazılımı Linux’ta VMware etki alanını taklit ediyor!

İlk olarak yirmi yıl önce tespit edilen Bifrost, dolaşımdaki en uzun süreli RAT tehditlerinden biridir. Kullanıcılara kötü niyetli e-posta ekleri veya yük bırakan siteler aracılığıyla bulaşır ve ardından ana bilgisayardan hassas bilgiler toplar. Palo Alto Networks’ün Unit 42 araştırmacıları, son zamanlarda Bitfrost’un faaliyetlerinde bir artış gözlemlediklerini ve bunun da yeni, daha gizli bir varyantı ortaya çıkaran bir araştırma yapmalarına yol açtığını bildirdi.

Unit 42 araştırmacıları tarafından en son Bitfrost örneklerinin analizi, kötü amaçlı yazılımın operasyonel ve kaçınma yeteneklerini geliştiren birkaç ilginç güncellemeyi ortaya çıkardı. İlk olarak, kötü amaçlı yazılımın bağlandığı komuta ve kontrol (C2) sunucusu, meşru bir VMware etki alanına benzeyen ve inceleme sırasında kolayca gözden kaçmasını sağlayan “download.vmfare” etki alanını kullanıyor.

Aldatıcı alan adı, Tayvan merkezli bir genel DNS çözümleyicisi üzerinden dolaşıma giriyor ve bu da izleme ve engellemeyi zorlaştırıyor. Kötü amaçlı yazılımın teknik tarafında, ikili dosyalar herhangi bir hata ayıklama bilgisi veya sembol tablosu olmadan soyulmuş biçimde derlenir ve bu da analizini zorlaştırmakta. Bitfrost, kurbanın ana bilgisayar adını, IP adresini ve işlem kimliklerini toplar, ardından iletimden önce RC4 şifrelemesini kullanarak güvenli hale getirir ve ardından yeni oluşturulan bir TCP soketi aracılığıyla C2’ye sızdırıyor.

Unit 42’nin raporunda vurgulanan bir diğer yeni bulgu ise Bitfrost’un ARM versiyonunun, yazıda analiz edilen x86 örnekleriyle aynı işlevselliğe sahip olması. Bu yapıların ortaya çıkması, saldırganların hedef kapsamlarını artık çeşitli ortamlarda giderek yaygınlaşan ARM tabanlı mimarilere genişletme niyetinde olduklarını gösteriyor.

Bifrost aslında sofistike bir tehdit ya da en yaygın dağıtılan kötü amaçlı yazılım parçalarından biri olmasa da, Unit 42 ekibi tarafından yapılan keşifler daha dikkatli olunmasını gerektiriyor. RAT’ın arkasındaki geliştiriciler açıkça onu daha geniş bir sistem mimarisi dizisini hedef alabilen daha gizli bir tehdit haline getirmeyi amaçlıyorlar.

Linux ve açık kaynaklı (veya kısmen açık kaynaklı) işletim sistemleri ve mimarilere yönelik artışlar dikkat çekici. Kısa süre önce yine GNU C Kütüphanesi’nde yerel yetki artırımı (LPE) güvenlik açığından yararlanan saldırganların Linux dağıtımlarında root erişimi elde edebildikleri saptanmıştı.

TOGG’a bankacılık uygulaması geliyor!

Akbank’ın inovasyon ve girişimcilik odaklı çalışmalarını koordine eden Akbank LAB’in yenilenen merkezi, Girişimcilik Haftası kapsamında Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce’nin ev sahipliğinde düzenlenen basın toplantısıyla açıldı.  

Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce ile Akbank LAB’in yeni dönem planlarını ve hayata geçirdiği inovasyon çözümlerini konuştuk.

Yenilenen Akbank LAB’in Akbank’ın geleceğin çözümlerini sunma misyonunu güçlendireceğini vurgulayan Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce; “Amacımız Akbank’ı yenilikçi teknoloji ve finans girişimlerinin ilk tercihi ve en güvenilir çözüm ortağı yapmak. Dolayısıyla bu yenilemeyi Akbank kültürü ve gelişim stratejisinin bir sonucu olarak görüyoruz. Akbank LAB; 2024 yılında, finansal teknolojilerin geliştirilmesi, en yeni dijital çözümlerin araştırılması, geleceğin öncü teknolojileriyle deneyimlerin paylaşılması ve yenilikçi iş modellerinin geliştirilmesi gibi faaliyetlerini çok güçlü bir şekilde sürdürecek” dedi.

Venture Client modeli ürün geliştirme süreçlerini hızlandırıyor

Burcu Civelek Yüce; “Akbank LAB küresel trendler ve ihtiyaçlar odağında 2016’dan bu yana, açık inovasyon ve kurum içi girişimcilik üzerine odaklanarak faaliyetlerini yürütüyor. Her yıl 1.000’e yakın ekosistem oyuncusuyla iletişim halindeyiz ve sadece 2023’te 700’den fazla teknoloji girişimiyle görüşmeler gerçekleştirdik. Akbank LAB, ‘Venture Client’ modelini benimseyerek ürün geliştirme süreçlerini hızlandırıyor. Bugüne kadar farklı ülkelerden teknoloji girişimleriyle 40’a yakın inovasyon projesi gerçekleştirdik. Bu projelerden 16’sı başarıyla sonuçlandı ve ölçeklendirildi.  Şu anda 4 projemiz de bu kapsamda sırada bekliyor. Önümüzdeki dönemde açık inovasyon iş ortaklıklarımızı güçlendirerek ilklerin öncüsü olmaya devam edeceğiz. Hedefimiz, gelecek 3 yılda imza attığımız inovasyon projesi sayısını iki katına çıkarmak” dedi.

Akbank+ programı girişimcilik potansiyelini ortaya çıkarıyor

“Venture Builder” alanına taşınan Akbank+ programı ile banka içinden çıkan girişimlere yatırım yaptıklarını belirten Burcu Civelek Yüce; “Girişimlerle yapılan iş birlikleri, yürütülen projeler ve açık inovasyon programlarıyla kurum kültürümüzü desteklerken, kendi girişimlerini kurmak isteyen Akbanklıları cesaretlendirmek ve Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine sunduğumuz katkıyı güçlendirmek amacıyla yatırımlar yapıyoruz. Bu kapsamda başlattığımız Akbank+ ilk yılında, toplamda 1 milyon dolar yatırımla iki farklı etki girişimini girişimcilik ekosistemine kazandırdı. Akbanklılara tam zamanlı olarak girişim fikirleri üzerinde çalışma imkanı sunan ve bu yönüyle alanında ilk olan programımızın ikinci döneminde, 15 Akbanklı, 5 farklı iş fikri üzerinde çalışıyor” dedi.

Akbank Ventures 100 milyon dolar sermayeyle yola çıkıyor

Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce, Akbank’ın uluslararası kurumsal girişim sermayesi kolu olan Akbank Ventures hakkında da bilgiler verdi. Akbank Ventures’ın 100 milyon dolarlık sermayesiyle yola çıktığını açıklayan Yüce; “Akbank Ventures ile özel girişim sermayesi, risk sermayesi fonları ve girişimlere doğrudan ve ortak yatırım fırsatlarını değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda Akbank Ventures BV, 2023 yılı içerisinde global ölçekte önde gelen bir özel sermaye fonuna ve fintek odaklı bir diğer özel sermaye fonuna taahhüt sağladı. Bu yatırımlar, Akbank’ın teknoloji ve girişimcilik alanındaki mevcut çalışmalarını destekleyen, stratejik önemi olan yatırımlar konumunda. Küresel yatırımlarla Akbank Ventures, Akbank’ın uluslararası kapsayıcılığını da artıracak” dedi.

Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce
Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce

Akbank LAB’in gelecek dönem hedeflerinden de bahseden Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce, blok zincir teknolojisi ve üretken yapay zeka alanları üzerinde özellikle yoğunlaşacaklarını paylaştı: “Blok zinciri uygulamalarında Türkiye’nin öncü bankalarından biri olarak, regülasyonlara uyumlu adımlar atıyor ve geleceğin finans endüstrisindeki dönüşümünü destekliyoruz. Akbank olarak, akıllı sözleşmeler ve tokenizasyon gibi blok zincirinin yapı taşlarına odaklanarak, finansal varlıkların dijitalleşmesini ve daha etkin yönetimini sağlayacak projeler üzerinde çalışıyoruz. Öte yandan üretken yapay zeka projelerine de büyük önem veriyoruz. İç süreçlerimizi hızlandırmaya yönelik çalışmalarımızın yanı sıra müşteri deneyimini zenginleştiren çözümler geliştiriyoruz. Yeni nesil teknolojiler alanında yürüttüğümüz çalışmalar ve desteklediğimiz güçlü ekosistemle, insan odaklı bir dönüşüme imza atmaya devam edeceğiz” dedi.

Yandex Reklam Ağı, yapay zekâ desteğiyle hedefe ulaştırıyor

Küresel bir IT şirketi olan Yandex’e bağlı olan Yandex Reklam Ağı, etkili pazarlama, ürün tanıtımı ve performans analizi için bir dizi araç sunuyor. Yapay zekâ destekli hedefleme konusundaki uzmanlığıysa, DeFacto’nun reklam başarısında kritik bir rol oynadı.  Türkiye’nin giyim ve aksesuar markaları arasında öne çıkan DeFacto, 2023’te Yandex Reklam Ağı’ya olan iş birliğini Türkiye ve Mısır’daki Ecomm+ kampanyalarını da kapsayacak şekilde genişletti ve esnek e-ticaret büyüme stratejisiyle geçen yıl büyük bir sıçrama gerçekleştirdi.

İstanbul’da 2005 yılında kurulan DeFacto, 500’den fazla mağazanın yanı sıra Almanya, Sırbıstan, Fas, Mısır ve Gürcistan’ı kapsayan 100’den fazla ülkedeki çevrimiçi varlığıyla Türkiye’nin en büyük moda şirketlerinden biri haline geldi. DeFacto BEBEK, DeFacto FIT, DeFacto MODEST, DeFacto PLUS gibi koleksiyon seçenekleri sunan DeFacto, uluslararası e-ticaret stratejisinin bir parçası olarak 2021 yılında Yandex Reklam Ağı’yla çalışmaya başladı. Bu iş birliği, başlangıçta Türkiye, Rusya, Beyaz Rusya, Kazakistan ve Mısır gibi ana pazarlarda Marka Arama kampanyalarına odaklandı. Amaç, hedefe yönelik pazarlama stratejileriyle hedef kitleyi genişleterek satışları artırmaktı. 2023’te ise DeFacto’nun Yandex Reklam Ağı’ya olan iş birliği Türkiye ve Mısır’daki Ecomm+ kampanyalarını da kapsayacak şekilde genişledi ve dikkate değer verimli sonuçlar alındı.

Makine Öğrenimi ile fark yarattı

Yandex Reklam Ağı’nın güçlü Ecomm+ dinamik banner reklam çözümü, potansiyel müşterilere ulaşmak için makine öğrenimini kullanıyor. Bu, hem ürünle ilgilenen ancak henüz satın alma yapmamış olanları hem de geçmiş çevrimiçi etkinliklerine dayanarak ilgilenebilecekleri kişileri hedefliyor. Hedef ülkelerde etkileyici kitle alanı, özel trafik kaynakları, e-ticaret verilerine dayalı makine öğrenimi algoritmaları, şeffaf sonuçlar ve sonuç başına ödeme gibi avantajlarıyla Yandex Reklam Ağı, sektörde yükselen bir büyüme garanti eden nadir çözümlerden birisi.

Kampanya gelirlerinde artış

DeFacto, 2023’te Yandex Reklam Ağı’nın hem Arama Markası hem de Ecomm+ kampanyalarını kapsayan 13.92’lik ortalama reklam harcama getirisi (ROAS) sağladı. Kara Cuma ve kış tatili satışlarının öne çıktığı yılın son 3 ayında Defacto, özellikle Yandex Reklam Ağı Ecomm+ kampanyalarıyla dikkat çekici sonuçlar elde etti; gelirde yüzde 116 artış, eylem başına maliyette yüzde 49 düşüş ve dönemsel olarak ROAS’da yüzde 626 artış sağladı.

Yenilikçi reklam format uygulaması

Küresel bir IT şirketi olan Yandex’e bağlı olan Yandex Reklam Ağı, oyun, gayrimenkul gibi birçok farklı alana özel çözümleri bulunuyor. Yandex Reklam Ağı, etkili pazarlama, ürün tanıtımı ve performans analizi için bir dizi araç sunuyor. Yapay zekâ destekli hedefleme konusundaki uzmanlığıysa, DeFacto’nun reklam başarısında kritik bir rol oynadı.  E-ticaret reklamcılığında yeni teknolojilerin önemine dikkat çeken DeFacto’dan Sorumlu Yandex Reklamları Hesap Yöneticisi Elvira Bagautdinova, “Ekibimiz, Defacto ile birlikte iddialı hedefler belirledi ve bunları gerçekleştirdiğimizi söylemekten gurur duyuyorum. Yenilikçi reklam formatlarının uygulanması sayesinde başarıya ulaştık. Bunlar, hedef kitlenin ilgisini ve kampanyamızın etkisini artırdı. Standart çözümlerle sınırlı kalmadık, her zaman Yandex’in sunduğu en son teknolojilere dayanarak bir adım öne çıktık” dedi.

DeFacto ile ortaklıklarının herhangi bir iş birliğinden öteye geçtiğini dile getiren Bagautdinova, sözlerini şöyle sürdürdü: “Müşterimizle aramızdaki açık, üretken ve keyifli iletişim onların ihtiyaçlarını da anlamamızı ve pazar değişikliklerine hızlıca tepki vermemizi sağladı. Geçen yıl, zorluklarla ve başarılarla dolu bir yıldı ve DeFacto ile başarılı iş birliğimizin iyi tanımlanmış hedefler, yenilikçi çözümler ve güçlü bir ekip çalışmasıyla nasıl etkileyici sonuçlara ulaşılabileceğine dair parlak bir örnek oluşturduğuna inanıyorum.”

Yandex Hakkında

Yandex, makine öğrenimi ile desteklenen akıllı ürünler ve hizmetler geliştiren bir teknoloji şirketidir. Şirket, tüketicilere ve işletmelere çevrimiçi ve çevrimdışı dünyada daha iyi yol almalarında yardımcı olmayı amaçlamaktadır. 1997 yılından bu yana, dünya standartlarında yerelde ilgili aramalar ve navigasyon ürünleri sunmanın yanı sıra, mobilite, e-ticaret, çevrimiçi eğlence, bulut bilişim ve diğer pazarlara da yayılmıştır ve dünya genelinde milyonlarca tüketiciye hizmet etmektedir.

Almanya’daki en büyük siber suç pazarı polis tarafından çökertildi

Crimemarket olarak bilinen bu platform, ülkedeki en büyük siber suç pazarı ve yasadışı uyuşturucu, narkotik ve siber suç hizmetlerinin ticaretinin yapıldığı bir merkez olmasının yanı sıra, çeşitli suçların işlenmesine yönelik eğitimlere/rehberlere de ev sahipliği yapıyordu. Polis operasyonunda siber suç örgütünün kullandığı web sitelerine el konulurken aralarında operatörlerinden birinin de bulunduğu altı kişi tutuklandı.

Operasyonun uzun süreli bir kanıt toplama ve soruşturma süreci arkasından geldiği açıklanıyor. Yapılan duyuruda, “Almanya’nın dört bir yanındaki ve yurtdışındaki müfettişler, uyumlu bir kampanyayla Perşembe akşamı internette Almanca konuşulan en büyük suç ticareti platformuna karşı harekete geçti” denildi.

Operasyon kapsamında 29 Şubat 2024 akşamı ülke genelinde eş zamanlı olarak 102 arama emri uygulandı. Basın açıklamasında, siber suç operasyonu kapsamında öncelikle Kuzey Ren-Vestfalya’ya odaklanıldığı ve burada aralarında baş şüpheli olarak görülen 23 yaşındaki bir erkeğin de bulunduğu üç kişinin tutuklandığı belirtildi. Diğer eyaletlerde de üç kişi daha tutuklandı.

Açıklamada “Polis, özellikle cep telefonları, IT cihazları ve veri taşıyıcıları olmak üzere çok sayıda kanıt ele geçirdi. Kuzey Ren-Vestfalya’daki memurlar 21 vakada 1 kilogram esrar ve çeşitli yasadışı uyuşturucu – uyarıcı tabletler de dahil olmak üzere çok sayıda yasa dışı madde madde ele geçirdi. Toplamda yaklaşık 600.000 avro nakit para ve taşınabilir mal varlığına el konuldu” deniliyor ve ekleniyor: “Diğer federal eyaletlerde polis tarafından başlatılan operasyonlarda toplam üç kişi daha tutuklandı.”

Alman polisi ilgili siber suç operasyonunun sadece Crimemarket platformunun işletmecilerini değil aynı zamanda kullanıcılarını da hedef aldığını ve soruşturmanın devam ettiğini söylüyor. Kullanıcı raporlarına göre, siber suç piyasası bu hafta başında erişilebilirlik sorunları yaşamaya başlamıştı. Aralıklı kesintinin, platformun bir ödeme aklama hizmeti sağlayıcısı olarak kullandığı ChipMixer baskınından kaynaklandığı söylentileri ortaya çıkmıştı.

Polis açıklamasıyla birlikte, siteye erişim sorunlarının gerçekten de kolluk kuvvetlerinden kaynaklandığı ve teknik bir sorunla ilgili olmadığı anlaşıldı. İlginç bir şekilde, sitenin ana sayfası erişilebilir durumda, ancak alan adındaki başka herhangi bir sayfayı ziyaret etmeye çalıştığınızda el koyma bildirimi görüntüleniyor.

Almanya polisi geçtiğimiz aylarda da Avusturya polisi ile işbirliği içinde gerçekleştirilen bir operasyonda korsan IPTV ağına büyük bir darbe indirmişti.

Cruise, çarptığı kadından sonra yarı yarıya değer kaybetti!

Kadın başlangıçta başka bir şeritte çarpıp kaçan bir sürücü tarafından devrildi ve bu çarpma onu Cruise otonom aracının önüne attı. O da, kadına çarptı ve ardından onu tekerleklerin altına sürükledi.

Şirket çalışanlarına bir e-postada bildirildiğine göre, şirketin üçüncü bir tarafça tahmin edilen dahili hisse başına fiyatının geçen çeyrekte 24,27 $ iken artık 11,80 $. Cruise’un idari sorumlusu Craig Glidden, Reuters tarafından görülen e-postada “Bu tahminin daha önce gördüğümüzden çok daha düşük olduğunu ve her birimiz için gerçek hayatta etkileri olduğunu göz ardı edemeyiz.” dedi.

Cruise, 2021’de Microsoft, Walmart ve önde gelen yatırımcılardan 8 milyar dolar yatırım topladıktan sonra değeri 30 milyar dolar gibi muazzam bir değere ulaştı. Ancak zamanla otonom otomobillere yönelik heyecan bir miktar söndü ve Cruise’un Ekim ayındaki felaketi onun değerlemesini düşürdü. 

Şirket, kadının ağır şekilde yaralanmasına neden olan olayın ardından, ABD genelindeki tüm filolarını karaya çekti.

Kaliforniya Kamu Hizmetleri Komisyonu, Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi, Adalet Bakanlığı ve Menkul Kıymetler Borsası Komisyonu’ndan yetkililer kazayla ilgili soruşturma başlattı. 

Otonom araç teknolojileri her geçen daha da artan bir hızla gelişiyor. Bunda, yapay zeka teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin ve edinilen tecrübelerin de kaçınılmaz bir katkısı var. Ancak edinilen her tecrübe olumlu olmuyor.

Otonom araçlar, Cruise örneğinde de olduğu gibi birçok kazaya karıştı. Bu kazalar, insanların güvenlik endişelerine kapılmasını ve düzenleyicilerin düğmeye basmalarını beraberinde getirdi. Yaşanan düşüşlerin, gelecek olan sıkı düzenlemelerle ne yönde seyredeceğini yakın gelecekte göreceğiz.

Katar, yeni girişimler için 100 milyon dolarlık fon yaratıyor!

Program, Katar Kalkınma Bankası (QDB) tarafından yönetilen 100 milyon dolarlık bir fon tarafından destekleniyor.

QDB yaptığı açıklamada, programın Katar’da varlık kurmak isteyen erken aşamadaki girişimler için 500.000 $’a kadar, Orta Doğu ülkesindeki faaliyetlerini genişletmek isteyen büyüme aşamasındaki şirketler için ise 5 milyon $’a kadar finansman sunacağını açıkladı. 

Ayrıca kalkınma bankası, finansal desteğin yanı sıra portföy girişimlerine pazarlara ve uzmanlığa erişim sağlayacağının altını çizdi. Web sitesinde belirtildiği gibi program, fintech, temiz teknoloji, tarım teknolojisi, B2B SaaS, sağlık teknolojisi, pazar yerleri, proptech, AI & ML ve robotik dahil olmak üzere 15’ten fazla sektördeki girişimleri hedefliyor.

QDB CEO’su Sayın Abdulrahman Hesham Al Sowaidi, “QDB, Katar’ı, stratejik önemi nedeniyle başta teknoloji sektörü olmak üzere çeşitli sektörlerdeki startuplar için önemli bir merkez olarak konumlandırma çabalarını yoğunlaştırıyor.” dedi. 

Al Sowaidi, “Bu çabalar aracılığıyla, girişimcilik ekosistemimizi desteklemek, yenilikçiliği teşvik etmek ve sürdürülebilir ve iş dostu bir ekonomiye katkıda bulunmak amacıyla tüm alanlarda teknolojinin benimsenmesini hızlandırmak için çeşitli alanlardaki yetenekleri çekmeyi ve elde tutmayı hedefliyoruz.” dedi.

Katar’ın başlangıç ​​programı, Abu Dabi’nin egemen varlık fonlarından biri olan ADQ tarafından desteklenen 300 milyon dolarlık bir erken aşama fonunu (Alpha Wave Incubation) yöneten ABD merkezli Alpha Wave Global gibi girişim firmaları tarafından kullanılan modellerle uyumlu. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) genelinde benzer girişim fonları, bölge dışından gelen girişimlerin, finansman ve ek iş karşılığında kendi bölgelerinde (ODKA ve Körfez İşbirliği Konseyi’ndeki operasyonların genişletilmesi için üs görevi gören) “ikinci” bir genel merkez veya ofis kurmasını şart koşuyor.

Çoğu risk sermayesi ekosistemi gibi, bu gereksinimlerin birçoğu; özellikle Körfez’deki egemen servet fonları olan sınırlı ortaklar tarafından, bu risk sermayesi şirketlerine dayatılıyor. Geçen hafta, Katar’ın egemen servet fonu uluslararası ve bölgesel risk sermayesi fonlarına adanmış 1 milyar dolarlık bir risk sermayesi fonu ortaya çıkardı.

Katar için fonu ve başlangıç programını başlatmak, komşuları Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile rekabet edecek şekilde teknoloji ekosistemini geliştirmek için hayati bir adımı simgeliyor.

Aciliyet açık, çünkü yükselen pazar veri takipçisi Magnitt’in verilerine göre, Katar geçen yıl MENA bölgesindeki anlaşmaların sadece %6’sını temsil etti ve girişim sermayesi yatırımları 2023’te sadece 43 milyon Katar riyaline (~11 milyon dolar) ulaştı. Buna karşılık, Suudi Arabistan bölgenin anlaşmalarının %52’sini oluştururken, Birleşik Arap Emirlikleri anlaşma hacmi açısından baskın konumda.

Bununla birlikte; daha fazla rekabet, bölgenin avantajına katkıda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl, MENA bölgesi risk sermayesi faaliyetlerinde küresel ortalamanın %42’sine kıyasla %23’lük bir düşüş yaşadı. 

Bu çerçevede Katar’ın, egemen varlık fonu ve kalkınma bankası öncülüğünde risk sermayesine yönelik artan katılımı, geçen yıl yeni kurulan girişimleri destekleyen yatırımcıların %55’inin yerel olduğu daha geniş bir bölge için umut verici bir görünüm sunuyor.

Linux Vakfı Tazama lansmanı duyurusunu yaptı!

Linux Foundation Charities, Bill & Melinda Gates Vakfı’nın desteğiyle, gerçek zamanlı dolandırıcılığın önlenmesine yönelik çığır açan bir açık kaynaklı yazılım çözümü olan Tazama’nın lansmanını duyuyor. Bu lansman, dijital ödemelerde dolandırıcılık yönetimini geliştirmeye adanmış ilk açık kaynak platformunun tanıtılmasıyla dijital finansal hizmetlerin evriminde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.

Linux Vakfı Tazama konusunda iddialı

Tazama, küresel olarak finansal izleme ve uyumluluğa nasıl yaklaşıldığı konusunda önemli bir değişimi temsil ediyor. Şimdiye kadar finans sektörü, özellikle gelişmekte olan ekonomilerde pek çok kişi için erişimi ve uyarlanabilirliği sınırlı olan özel ve genellikle maliyetli çözümlerle boğuşuyordu. Bu zorluk , 2022’de çevrimiçi dolandırıcılık nedeniyle yaklaşık 1 trilyon doların kaybedildiğini bildiren  Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı tarafından da vurgulanıyor. Tazama, dolandırıcılıkla mücadeleye yardımcı olabilecek gelişmiş finansal izleme araçlarına erişimi demokratikleştiren güçlü, ölçeklenebilir ve uygun maliyetli bir alternatif sunarak bu statükoya meydan okuyor.

Tazama, dolandırıcılık tespiti, AML Uyumluluğu ve dijital finansal işlemlerin uygun maliyetli izlenmesi dahil olmak üzere hükümetin, sivil toplumun, son kullanıcıların, endüstri kuruluşlarının ve finansal hizmetler sektörünün temel endişelerini ele almaktadır. Çözümün mimarisi, dünya çapındaki hükümetlerin öncelikleriyle uyumlu olarak veri egemenliğini, gizliliği ve şeffaflığı vurguluyor. Projenin işleyişini ve işlevini destekleyecek olan LF Charities’in ev sahipliği yaptığı Tazama, özellikle ulusal ödeme anahtarları gibi kritik altyapılarda açık kaynak çözümlerinin ölçeklenebilirliğini ve sağlamlığını sergiliyor.

BankservAfrica, IPSL, JoPACC ve BCEAO dahil olmak üzere birçok kuruluş Tazama ile sinerji araştırıyor. Sinerjiler arasında Tazama’nın çözüm etkinliğinin, ölçeklenebilirliğinin ve gerçek dünya senaryolarına uyarlanabilirliğinin değerlendirilmesi yer alıyor. Tazama’nın çeşitli sektörlerdeki Dijital Finansal Hizmet Sağlayıcılarının (DFSP’ler) çeşitli ihtiyaçlarını karşılamasını ve aşmasını sağlıyor.

Linux Vakfı İcra Direktörü Jim Zemlin, “Finansal teknolojideki inovasyon kritik önem taşıyor ve Tazama bu evrimin ön saflarında yer alıyor” dedi.

Ödeme Sistemleri Direktör Yardımcısı Kosta Peric: “Bu öncü açık kaynak platformu, dolandırıcılık tespiti ve uyumluluk gibi kritik zorlukların üstesinden gelmeye yardımcı oluyor ve başta düşük gelirli ülkelerde olmak üzere herkese hizmet veren yenilikçi, kapsayıcı finansal çözümlerin önünü açıyor” dedi.

Tazama, merkez bankalarını, düzenleyicileri, mobil ödeme sağlayıcılarını, sistem entegratörlerini, kuruluşları ve bireyleri katılmaya ve katılmaya davet ediyor.

AWS nükleer destekli veri merkezi satın alıyor

0

AWS, 2.5 gigawatt’lık bir nükleer enerji santralinin yanına inşa edilen bir veri merkezi için 650 milyon dolar kaybetti. Ancak bu, gelecekte artan enerji taleplerine ayak uydurmak için halen yeterli olmayabilir. AWS’nin satın alınması, Pensilvanya’daki 2.5 gigawatt’lık bir nükleer enerji santralinin yanındaki veri merkezi kompleksini devralmasını sağlayacak.

AWS nükleer alanında atıyor

Amazon Web Services (AWS), ABD merkezli bir elektrik sağlayıcısıyla yapılan multi milyon dolarlık bir anlaşmanın parçası olarak nükleer enerjiyle çalışan bir veri merkezi kampüsü satın alma planlarını duyurdu. Bulut devi, Talen Energy ile yapılan 650 milyon dolarlık anlaşmanın bir parçası olarak Pensilvanya’daki 2.5 gigawatt’lık Susquehanna nükleer enerji santralinin yanında bulunan Cumulus veri merkezi kompleksini satın alacağını doğruladı. Talen, anlaşmanın AWS’nin hem veri merkezi tesisine hem de bitişikteki nükleer istasyonun güç altyapısına erişim sağlayacağını söyledi.

Şirket, Talen Energy’nin AWS’ye sahadan enerjiye doğrudan erişim sağlayacağını ve bulut sağlayıcının önümüzdeki yıllarda 960 megawatt’a kadar gücün emrinde olmasını beklediğini doğruladı. Duyuru, Amazon’un enerji kaynaklarını çeşitlendirmeyi ve karbon emisyonlarını azaltmayı amaçlayan bir dizi hamlenin sonuncusu.

Şubat ayında şirket, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanmak için Oregon merkezli rüzgar santrali sağlayıcısı Avangrid ile bir anlaşma imzaladı. 40 rüzgar türbininin yer aldığı tesis, 90 megawatt’a kadar enerji sağlama kapasitesine sahip. Amazon, 2023 yılı boyunca yenilenebilir enerji yatırımlarını artırdı; şirket istatistikleri, Amazon’un dünya çapında temiz enerji kaynaklarının en büyük kurumsal alıcısı olduğunu ve 100’den fazla güneş ve rüzgar enerjisi projesine yatırım yaptığını gösteriyor. Yenilenebilir enerji finansmanındaki bu artış, şirketin 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma çabalarının temel bir parçasını oluşturuyor.

AWS, nükleer enerjinin veri merkezi operasyonlarını destekleme potansiyelini keşfetme konusunda da yalnız değil. 2022’de Microsoft , çalışır durumda bir nükleer füzyon tesisi inşa etme sözleşmesinin bir parçası olarak ABD merkezli Helion Energy ile bir enerji satın alma anlaşmasını açıkladı. Geçen yılın eylül ayındaki basında çıkan haberlerde, teknoloji devinin nükleer enerji stratejisine liderlik edecek bir ana program yöneticisini işe aldığı ileri sürülmüştü. Firma tarafından yapılan bir iş ilanı, “küresel büyüme için nükleer enerji altyapısının tüm yönlerine yönelik proje girişimlerine liderlik edecek” birini aradığını söyledi.

Lenovo, cihazlarının kullanım döngülerini uzatıyor!

Lenovo, müşterilerin yenilenmiş cihazları dağıtmalarını sağlayarak bilgisayar yaşam döngülerini uzatmalarına ve sürdürülebilirliği artırmalarına yardımcı olmayı amaçlayan yeni bir planın lansmanını duyurdu.

Lenovo Sertifikalı Yenilenmiş olarak adlandırılan girişim, bilgisayarların atılmak yerine “farklı bilgi işlem ihtiyaçları” için yeniden kullanılmasını sağlayarak bilgisayarların hızlı geri dönüşünü ve kısa yaşam döngülerini önleyecek. 

Şirketin şemasının bir parçası olarak, cihaz üreticisi ayrıca Lenovo Truscale Cihaz Hizmeti (DaaS) müşterilerinin, genel cihaz döngüselliğini iyileştirerek IT emisyonlarında azalmayı hedeflemelerinin de mümkün olacağını açıkladı.

Firma, Lenovo Truscale Daas’ın “sonuca dayalı bir tüketim” modeli olduğunu, bunun da işletmelerin hizmetleri verimli bir şekilde yönetmesine ve tek bir kaynaktan israfı azaltmasına yardımcı olabileceği anlamına geldiğini söyledi.

Lenovo Dijital İşyeri Çözümleri Sunan Geliştirme lideri Anupam Garg, “TruScale DaaS avantajlarını Lenovo Sertifikalı Yenilenmiş gibi seçenekleri içerecek şekilde genişletmekten ve BT döngüselliğini müşteriler için daha ulaşılabilir hale getirmeye yardımcı olmaktan heyecan duyuyoruz.” dedi.

Lenovo sürdürülebilirlik çabalarında yalnız değil

Lenovo’nun bu hamlesi, büyük üreticiler arasında cihaz sürdürülebilirliğine daha fazla odaklanıldığı bir dönemde geldi. 

Ocak ayında Logitech, mevcut video işbirliği cihazlarından beşinin, karbon ayak izini azaltmak amacıyla geri dönüştürülmüş plastiklerle yeniden tasarlandığını duyurdu.

Logitech’in baş işletme sorumlusu Prakash Arunkundrum, bu hamleyi firmanın iklim konusunda daha bilinçli müşteriler bulma çabasına bağladı.

Lenovo da benzer şekilde “BT yaşam döngüsünün her aşamasında döngüsel uygulamaları uygulamaya” kararlı. Firma, birçoğu giderek daha fazla çevre bilincine sahip olan kurumsal müşteriler için bunu önemli bir farklılaştırıcı unsur olarak özellikle vurguladı.

Nash Squared CEO’su Bev White, üreticilerin ve sağlayıcıların müşteri taleplerine doğrudan yanıt olarak sürdürülebilirlik seçeneklerini artırdıklarını söyledi. 

White, “Teknoloji liderlerinin daha sürdürülebilir bir gelecek için taahhüt etmeleri gereken teknolojiyi kullanmanın yenilikçi yollarını bulmaları gerekecek, zira mucize bir çözüm ufukta görünmüyor” dedi.

White, “Mevcut ekonomik durum yardımcı olmayabilir, ancak Net Sıfır’ı ‘kurumsal yönetim’ gündeminden çıkarıp sahadaki fiili çalışma uygulamalarına ve operasyonlara taşımamız gerekiyor.” diye ekledi.

Lenovo 360 Circle topluluğu aracılığıyla firma, kanal ortaklarına yakından dikkat ederek onların döngüsel ekonomi yol haritasına dahil edilmesini sağlayacak. 

Firmaya göre, Lenovo Sertifikalı Yenilenmiş PC’ler aynı zamanda kapsamlı veri temizleme işleminin yanı sıra Lenovo’nun kalite, güvenlik ve performans standartlarını karşılamak için uzman testlerinden de geçiyor.

Lenovo Küresel Sürdürülebilirlik Hizmetleri İcra Direktörü Claudia Contreras, “Çevresel sürdürülebilirlik, her sektördeki her büyüklükteki işletmenin önde gelen endişesidir.” dedi.  

Sertifikalı Yenilenmiş, e-atığı azaltmaya yardımcı olacak, cihazlara yeni bir hayat verecek ve döngüsel ekonomiye olumlu katkıda bulunacak.” diye ekledi. 

White, “Teknoloji ve telekomünikasyon gibi sektörlerde faaliyet gösteren kuruluşların, gezegeni etkileyen duman ve kimyasalları yaratanların yalnızca belirli sektörler olduğu yönündeki görüşlerini değiştirmeleri gerekiyor.” dedi. 

Baidu, ABD ambargolarına rağmen yapay zekadan vazgeçmiyor!

BD ambargolarının yarattığı zorluklara karşı önlemler alan Çin’in önde gelen arama motoru şirketi Baidu, yapay zekâ teknolojilerindeki liderliğini sürdürmek ve yabancı yongalara olan erişim zorluklarına çözüm bulmak için yerli çözümlere odaklanıyor. Bu adım, Nvidia’nın tarihi rekorlara imza atarak en değerli firma olma yolunda ilerlemesine karşın, Çin’deki yapay zekâ yarışından kopmamak için atılmış bir adım olarak dikkat çekiyor.

Baidu’nun CEO’su Robin Li, mali dönem toplantısında yaptığı açıklamada, en yeni yonga teknolojilerine olan erişiminin ambargolar nedeniyle kısıtlandığını belirtti. Ancak Li, Çin’de üretilen milli teknolojilerin uzun vadede yeterli olduğunu vurgulayarak, ERNIE adlı makine öğrenme yöntemlerinin bölgedeki en iyilerden biri olduğunu ifade etti. Firmanın mevcut teknolojileri ile ERNIE’nin bir veya iki yıl daha geliştirilebileceği belirtiliyor.

Baidu, yeni dönemde Nvidia ile rekabet etmek adına yerli yapay zekâ çözümleri üzerinde çalışıyor. Kunlun adlı alt firması, yakın gelecekte Kunlun K200 işlemcisini kullanıma sunmayı planlıyor. Ayrıca, Huawei, BirenTech, Tencent gibi yerli oyuncular da yapay zekâ yongaları için çalışmalara hız vermiş durumda. Henüz Nvidia seviyesinde olmasalar da, orta seviye görevleri başarıyla yerine getirebiliyorlar.

Baidu’nun bu stratejik hamlesi, yerli teknolojiye odaklanarak yapay zekâ alanındaki liderliğini sürdürme amacını güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır. Çinli teknoloji firmalarının bir araya gelerek ulusal çapta güçlü bir yapay zekâ ekosistemi oluşturma çabaları, sektördeki rekabeti artırarak ülkenin teknolojik bağımsızlığını güçlendirmeye yönelik önemli bir adım.

Apple otomobil projesi başarısızlık mı, know-how edinme mi?

Apple gizemli otonom elektrikli otomobiliyle Tesla’ya rakip olma ve otomotiv endüstrisine girme planlarını rafa kaldırdı. Teknoloji devi bunun yerine odağını son dönemde giderek daha da popüler olan üretken yapay zekâ dünyasına kaydırdı. Şirketin Tesla ve Ford gibi sektör liderlerinden bazı önde gelen yöneticileri işe aldığı biliniyor. Projenin sona ermesi bazı Apple çalışanlarının iş kaybına uğramasına neden olurken, bazıları da şirket içinde bölüm değiştirdi.

Apple için otonom elektrikli araç projesi olan ve Titan Projesi olarak adlandırılan projenin 2014’ten beri üzerinde çalışıldığı bildirilmişti. Apple’ın çeşitli pazarları altüst etme geçmişi göz önüne alındığında, Tesla ve diğerleri için sert bir rekabet yaratabilirdi. Şirket bunu iPod, iPhone, Apple Watch ve son olarak AirPods ile yaptı. Apple ayrıca Vision Pro ile VR alanında da ses getirdi ve bu alanda bir çılgınlık yaşandığı aşikâr ama bu pazarda taşları yerinden oynatan bir etki mi yoksa saman alevi mi karar vermek zor.

Ne olursa olsun, Apple girdiği her pazarda kendisinden söz ettirmeyi başarmış bir firma. Buna karşın her projenin nihai ürüne dönüşmediği ve şirket için heyecan verici bir başarı olmadığını hatırlamakta fayda var. Titan Projesi’nden önce, gün ışığını göremeyen birçok Apple girişimi oldu. İşte piyasaya çıkmayan Apple projelerinin en dikkate değer örneklerinden bazıları

Vademecum

Apple, ilk iPad’i piyasaya sürmeden on buçuk yıldan daha uzun bir süre önce erken bir tablet prototipi geliştirmişti. 1994 yılında, projenin bazı ilk görüntüleri internette ortaya çıkmış ve bir ekran kalemi ve dahili kamera eklenmesini araştırdığını göstermişti.

Ancak eski Apple yöneticisi Dan Russell’ın 2018 tarihli bir blog yazısında belirttiği gibi, şirket o dönemde “tablet bilgisayar için bir pazar olmadığı” için projeyi sonlandırdı.

MessageSlate

Vademecum, Apple’ın başarısızlıkla sonuçlanan tek tablet tasarlama girişimi değildi. Şirket aşağı yukarı aynı dönemde MessageSlate (kod adı Senior) adında Newton OS tabanlı bir proje üzerinde de çalışıyordu. Cihaz için 1993 yılında bir ticari marka başvurusu yapıldı. Ancak Apple bunu bir kenara bıraktı ve MessageSlate prototipinin daha küçük bir versiyonu olan MessagePad’i yılın ilerleyen zamanlarında teslim etti.

PenLite

1992 yılında Apple başka bir tablet geliştiriyordu. PenLite, Apple’ın Macintosh işletim sisteminin PowerPC tabanlı bilgisayarlar için tasarlanmış ilk sürümü olan System 7.1’e dayanıyor gibi görünüyordu. Raporlar bir ekran kalemine ve 25MHz Motorola işlemciye sahip olacağını öne sürüyordu.

Vademecum’un aksine PenLite’ın kamerasız olarak geliştirildiği bildirilmişti. Apple nihayetinde bu projeyi de rafa kaldırdı. Daha sonraki cihazda olduğu gibi, şirket pazarın hazır olmadığına karar verdi.

AirPower

Her örnek uzak geçmişten gelmiyor. Apple’ın ilk kez 2017 yılında duyurduğu kablosuz şarj matının Qi standardını kullanarak aynı anda üç cihazı şarj etmesi bekleniyordu. Ancak şirket, “yüksek standartlarına” ulaşamadığını gerekçe göstererek projeyi 2019 yılında iptal etti.

Apple, 2020 yılında AirPower’ın yerine katlanabilir seyahat şarj cihazı MagSafe Duo’yu getirdi. Ancak AirPower matının aksine, MagSafe Duo yalnızca iki aygıtın aynı anda şarj edilmesini destekliyor: iPhone ve Apple Watch veya iPod.

Apple Televizyon

Apple’ın televizyonu (Apple TV ile karıştırılmamalıdır) uzun süredir söylentisi dolaşan ve gerçekleşmeyen projelere bir başka örnektir. Analistler ve yatırımcılar 2011 yılında şirketten tam teşekküllü ultra yüksek çözünürlüklü bir TV setinin gelmesini bekliyordu. Titan Projesi gibi, Apple da yıllar önce hurdaya çıkarıldığı bildirilen bu projenin varlığını hiçbir zaman kamuoyuna açıklamadı.

Sonuç olarak, teknoloji devinin başarı yakalayan ve pazarı değiştiren (veya yeni bir pazar geliştiren) pek çok ürünü olduğu gibi başarısız projeleri de olduğu görülüyor. Ancak analistler, yukarıda sıraladığımız sonlandırılmış projelerin bile Apple için değerli olduğu ve başka bir ürün için hazırlık ve know-how sağladığının altını çiziyorlar. Dolayısıyla otonom elektrikli araç projesi de şimdilik rafa kalkmış olsa da zaman içinde farklı bir ürüne ve/veya hizmete dönüşebilir gibi gözükmekte.  

iOS 17.4 yayınlandı! İşte tüm yenilikler

Apple, kendi ekosistemini büyük ölçüde değiştirecek iOS 17.4 ve iPadOS 17.4 güncellemelerini kullanıma sundu. Avrupa Birliği bölgesi için geçerli olacak bazı önemli yenilikler, App Store’un tekel olmasını engelliyor. Peki iOS 17.4 Türkiye’yi nasıl etkileyecek? İşte tüm yenilikler.

iOS 17.4 ile yeni ne var?

Avrupalı kullanıcılar için iOS 17.4 güncellemesi, iPhone’da alternatif uygulama mağazalarının, üçüncü taraf ödeme sistemlerinin ve alternatif tarayıcı motorları desteğinin önünü açıyor. Bu değişiklik sayesinde App Store dışından uygulama yüklemek mümkün olacak.

Kullanıcılar artık Apple’a ait olmayan uygulama mağazalarını keşfedebilecek ve daha açık bir ekosisteme geçiş yapacak. Ancak bu özelliklerin sadece AB için geçerli olacağını, yani ülkemizde App Store’un tek mağaza olmaya devam edeceğini hatırlatalım.

iOS 17.4’ün global çapta da bazı önemli yenilikleri bulunuyor. Apple, oyun uygulamalarında önemli geliştirmeler yaparak Xbox Cloud Gaming ve Nvidia GeForce NOW gibi hizmetleri serbest bıraktı. Ayrıca mini oyunlar, sohbet botları ve eklentiler artık uygulama içi satın alma sistemini kullanabilecek.

iOS 17.4 sürüm notları şu şekilde:

Emoji

  • Yeni mantar, anka kuşu, limon, kırık zincir ve sallanan kafa emojileri artık emoji klavyesinde mevcut
  • 18 kişi ve vücut emojisi, her iki yönde de yüzleşme seçeneği eklendi

Apple Podcast

  • Transkriptler, İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve Almanca dillerinde sesle senkronize olarak vurgulanan metinlerle bir bölümü takip etmenize olanak tanır
  • Bölüm metninin tamamı okunabilir, bir kelime veya ifade aranabilir, belirli bir noktadan oynatmak için dokunulabilir ve Metin Boyutu, Kontrastı Artır ve VoiceOver gibi erişilebilirlik özellikleriyle kullanılabilir

Ayrıca, iOS 17.4 çeşitli sorunları da ele alıyor. Kullanıcılar artık belirli şarkıları Apple Music Klasik dahil olmak üzere doğrudan Apple Music çalma listelerine ve kitaplıklarına ekleyebilecek. Siri, gelen mesajları desteklenen dillerde seslendirme becerisine sahip olacak.

Güncelleme ile pil sağlığında da büyük yenilikler yapıldı. Buna göre iPhone 15 ve iPhone 15 Pro kullanıcıları artık bataryanın döngü sayısını, üretim tarihini ve ilk kullanım tarihini görüntüleyebilecek.

iOS 17 uyumlu iPhone modelleri şu şekilde:

  • iPhone XR
  • iPhone XS
  • iPhone XS Max
  • iPhone 11
  • iPhone 11 Pro
  • iPhone 11 Pro Max
  • iPhone 12 mini
  • iPhone 12
  • iPhone 12 Pro
  • iPhone 12 Pro Max
  • iPhone 13 mini
  • iPhone 13
  • iPhone 13 Pro
  • iPhone 13 Pro Max
  • iPhone 14
  • iPhone 14 Plus
  • iPhone 14 Pro
  • iPhone 14 Pro Max
  • iPhone 15
  • iPhone 15 Plus
  • iPhone 15 Pro
  • iPhone 15 Pro Max

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.