Milli Piyango kazananları belli oldu! İşte numaralar

0

Her sene sonunda Milli Piyango İdaresi tarafından düzenlenen büyük çekiliş bu yıl da tüm heyecanıyla gerçekleştirildi. 400 milyon TL‘lik büyük ikramiye de dahil olmak üzere kazanan şanslı bilet numaraları belli oldu. Peki Milli Piyango sonuçları nasıl kontrol edilir?

Milli Piyango sonuçları (2024) – Nasıl kontrol edilir?

Milli Piyango kazanıp kazanmadığınızı öğrenmek için öncelikle buraya tıklayarak ilgili sayfaya ulaşmalısınız. Ardından web sayfasındaki metin kutusuna bilet seri numarasını yazabilir ve sonra “Sorgula” butonuna tıklayarak ne kadar kazandığınızı öğrenebilirsiniz.

Milli Piyango sonuçları (2023) - Kontrol etme

Milli Piyango çekilişinde en büyük ödül 400 milyon TL olarak belirlendi. Ardından 40 milyon TL, 4 milyon TL, 1 milyon TL, 750 bin TL, 75 bin TL, 30 bin TL, 15 bin TL ile birlikte son rakamlara göre ikramiyeler de veriliyor. Toplamda ise 2 milyar 355 milyon 650 bin TL ikramiye dağıtılması planlanıyor.

400 milyon TL ikramiye kazanan numara

3550054

40 milyon TL ikramiye kazanan numara

13672246815815

4 milyon TL ikramiye kazanan numara

0848964096253719329512691904324680856634696396573831579090442109727348

1 milyon TL ikramiye kazanan numara

1769438289680829986423029102315528834121183969282398757246879915695873
6117541683530769619267596019811556985187858642107871323990483479997275

750 bin TL ikramiye kazanan numara

0007938002985400638290318598055583205885490889011096241309672282104829
2190004299325732481603285995439038952360595779431584650959108896407601
6427047643045567853177202227730060091140749118547942767195380649582819

75 bin TL ikramiye kazanan numara

0172010046940904921520498495058093006747240682952070453307274350883826
0935982094961811157961123327127662215463791674044216097823847942405512
2635412264217827636132936992293749629391233067549328030433311533420780
3433228358357836580433747336376968137739763776015403571642356264239921
4276506430503846555714672061470231947035684772475520979453977695479142
5517962583148659146196081563615342064103796418512690966569226657076766
7192692723228472733657293639730944974661127636839779659578267597974888
8164082853221085534118563303873225988828058960803906189093047799615564

30 bin TL ikramiye kazanan numara

0154299018206902133200217568022759903161320365301042287104247600449885
0461294048614404953760558231057942610563361221863140115615116091547716
1616690180884718196181941009205891221228782153714218428222421672456745
2541051263084727599442835846303915130514183107020312544232534393294540
3296083374630837881454020124403164841415834318188433008343438324365029
4466668460575046210344928706509013151543775169579520386352685525292276
5375262543499755543205775689593986859673646192507641635165341406635333
6644484690653769786017063541708887972629227525140756128676317547699870
7725693787066280014418068975808598781008008296193831778583354768349070
8643995883824092125889236182923711492465259252935932193393609119532085

15 bin TL ikramiye kazanan numara

0069127007764600837680179851035869304217050483846051370405256150546215
0619375062530207728100860362087374009063250970346100676311886851201514
1204439125524414806281498995162670316911691691513170517517414971748878
1945447196052019960862022997214523421743352241927231278424486832450721
2485194251175626570692700212274126528307892844616286372729018492932109
2991996310001631058363185117320613133467083376115338171834125993520753
3530458355507635768723724774375401737753433777120380361938251823961177
3979739405541241009264277673448072844975754568709472390548080964830412
4845941487199349797555043916512825751620255176248518886452409005352872
5539705558258456355835642223565173756943715821607592352959475315963767
5988384599357260858716225852630981163151036392885640749965001526556767
6571994657317566017056653654672367368276826834503683482370485977238081
7295019736777073783487381263742727675877457734799778982978077007960932
7975273799606880442078076264808456880891648093468811556981711398249220
8325726834423383923458425181844472984811298509499854254485523238600134
8605991860630886316488706984874029587553468841791886732089007818945769
9153871930583093076349318549933455593998029407890948709396949749882236

Son 6 rakamına göre 8 bin TL ikramiye kazanan numaralar

007418011199075280076361076655078807092650096648100728102459
109639110056112388117394138290152891182947186505198469216636
227827233329246797251955274929280448304311311352316620352133
361921364618365753368105370504384953417699429354452686459298
480799505180516329517361520923541313556952572727572972589865
606080611720627870667289668449672103690765690985693550703251
739479764294778656779895785199801686802640807403811890828838
833301862806871078881463911892959099961243970191984051999934

Son 5 rakamına göre 5 bin TL ikramiye kazanan numaralar

00175011690183105017051030723210273115881303515536
17700183422072821226214092312823469236152935933600
35275372613822538615408454310744450472014832351169
51789525385465155189579915807558371622866325366446
67474696526971770317704527225374479815588270783758
85508855318633488315887389083193354964559832998772

Son 4 rakamına göre 3 bin TL ikramiye kazanan numaralar

0287040205690816091109171283132720612369
3301361939454012447045294863489750115169
5209530553805645660367807080712873598503
8518884589219030917993189590965696959813

Son 3 rakamına göre 1.200 TL ikramiye kazanan numaralar

030196296308316367464520599650
720752772804816880912970971974

Son 2 rakamına göre 800 TL ikramiye kazanan numaralar

02124648576172——-——-——-

Son 1 rakamına göre 400 TL Amorti ikramiyesi kazanan numaralar

Güncelleniyor…

400.000 TL Teselli ikramiyesi kazanan numaralar

Güncelleniyor…

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Türkiye’nin siber güvenlik zirvesi başlıyor!

“Siber dünya var oldukça, siber güvenlik de var olacaktır” gerçeğinden hareketle Türkiye’nin siber güvenlik sorunlarını araştıran, çözüm yollarını tartışan ve risk analizlerini yapan e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi, 18 Ocak 2024 tarihinde İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde (İstanbul) “Siber Güvenlikte Kariyer” ana konusuyla; sektörün istihdam ile ilgili mevcut uygulamalarını ve sorunlarını masaya yatıracak. Panellere paralel olarak yapılacak olan CTF (Capture The Flag / Bayrağı Yakala) ile de sektörün nitelikli elemanları keşfetmesi ve istihdamı için katkı verilecek. Zirvenin amacı; bu alanda çalışan tüm paydaşları (iş arayanlar, eleman sağlayanlar, eleman arayanlar, üniversiteler, medya, STK’lar ve kamu otoritesi) bir araya getirmek ve olası problemleri öngörerek önleyici tedbirleri alma noktasında erken davranmak.

e-Safe kurucusu ve başkanı Musa Sava
e-Safe kurucusu ve başkanı Musa Sava

e-Safe kurucusu ve başkanı Musa Savaş, siber güvenliği madalyonun iki yüzüne benzetiyor. Siyahla beyaz netliğinde olmayan gri bölgelerin iyi yönetilmesinin önemine değinen Savaş, özellikle gençlerin, en delikanlı dönemlerinde zaman zaman heyecan, macera gibi dürtülerle yeteneklerini küçük kabahatlere evirme risklerine vurgu yaparak; “Böyle yetenekli gençleri bulmamız, onlarla sağlıklı iletişim kurarak cezalandırmamamız önemli. Onlara tavsiye vermek yerine onların önerilerini ve tavsiyelerini dinleyerek, onların gelişimlerini destekleyerek kazanmamız gerekiyor. Zira küresel anlamda çok karmaşık bir siber savaş var ve bizim de bu siber savaşta her yeteneğe ihtiyacımız var.”

Bu anlamda siber güvenlik sektöründeki İK yönetiminin ele avuca sığmayan gençlere dönük olarak kurgulanması gerektiğini ifade eden Savaş; “Burada cephede bize karşı savaşma riski olan her yeteneğin bizim için savaşmasını sağlamamız gerekiyor. Elbette bir yandan da kurumsal kadroları yetiştirerek bu gençlerin anlayabilen, onlarla iletişim kurabilen orta ve üst kademe yöneticilerin hazır olması önemli. Bu nedenle İK meselesinde atılacak tüm adımlar Türkiye’nin daha güvenli bir gelecek kurması için önemli” diyor.

18 Ocak’ta gerçekleştirilecek zirvede, Siber güvenlikte eğitim nasıl olmalıdır; Siber Güvenlikte işe alım süreçleri ve kariyer; Siber güvenlikte kariyere kamu ve özel sektör yaklaşımı ana konuları ele alınacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu’nun yanı sıra zirveye, sektörde faaliyet gösteren firmalardan,

CEO, CTO, CIO, CISO, CSO, IT Profesyonelleri, İnsan Kaynakları Uzmanları, Hukukçular, Bilişim Uzmanları, Bilişim Sistemleri Yöneticileri, kamu kurumları ve ilgili birim yetkilileri, kolluk kuvvetleri, Siber Güvenlik Uzmanları, Adli Bilimler alanında çalışan uzmanlar, medya, üniversiteler ve siber güvenlik alanında çalışan profesyoneller de katılacaklar.  

Çinli casus balon, iletişim için ABD’li bir sağlayıcı kullanmış!

Değerlendirmeye göre casus balon, navigasyonuyla ilgili olarak Çin’den veri göndermek ve almak için ABD merkezli bir şirkete bağlandı. Yetkililer, bağlantının balonun kısa süreler boyunca patlama iletimleri veya yüksek bant genişlikli veri koleksiyonları göndermesine izin verdiğini söyledi.

Birden fazla mevcut ve eski ABD yetkilisine göre Biden yönetimi, ABD üzerindeyken bu konuda istihbarat toplamak için federal Dış İstihbarat Gözetim Mahkemesi’nden son derece gizli bir mahkeme emri istedi. Mahkemenin nasıl karar verdiği açıklanmadı.

Yetkililer, böyle bir mahkeme emrinin, Amerikan internet servis sağlayıcısı aracılığıyla gönderilen iletişimler de dahil olmak üzere, ABD istihbarat teşkilatlarının ABD üzerinden uçarken ve Çin’e mesaj gönderip aldığı balon üzerinde elektronik gözetim yapmasına izin vereceğini söyledi.

Şirket, Çin balonunun ağını kullandığını reddetti, kendi soruşturmasına ve ABD’li yetkililerle yaptığı tartışmalara dayandığını söyledi.

Washington’daki Çin Büyükelçiliği sözcüsü Liu Pengyu, bunun yanlışlıkla Amerikan hava sahasına sürüklenen bir hava balonu olduğunu, casus balon olmadığını söyledi.

Liu, yaptığı açıklamada, “Daha önce de açıkça belirttiğimiz gibi, meteorolojik araştırmalar için kullanılan zeplin, westerlies ve sınırlı kendi kendini yönlendirme kapasitesi nedeniyle istemeden ABD’ye sürüklendi.” dedi. “Gerçekler açık.”

Çin istihbarat yetkilileri, birden fazla eski ABD yetkilisine göre, geçmişte çeşitli ülkelerde, genellikle yedek iletişim ağları olarak ticari olarak mevcut hizmet sağlayıcıları gizlice kullandılar. Yetkililer, güvenli bir şekilde iletişim kurabilmeleri için sık sık şifreli ağlar veya güçlü güvenlik protokollerine sahip ağlar aradıklarını söyledi.

Daha önce bildirilmemiş olan ABD’nin balon iletişimini izleme çabası, Biden yönetimi yetkililerinin cihazdan ABD üzerinden uçarken sahip olduğundan daha fazla istihbarat almaları konusunda ısrar etmelerinin bir nedeni olabilir.

Üst düzey yönetim yetkilileri, ABD’nin balon için öngörülen uçuş yolunu yakından takip ettikleri için yerdeki hassas siteleri koruyabildiğini söyledi. ABD ordusu hassas ekipmanı taşıdı veya gizledi, böylece balon tepedeyken görüntü veya video toplayamadı.

Balon 4 Şubat’ta düşürüldükten sonra NORAD komutanı Glen VanHerck, gazetecilere ABD askeri ve istihbarat topluluğunun balonun istihbarat toplama yeteneğine karşı korunmak için kapsamlı adımlar attığını söyledi.

VanHerck bir brifingde, “Herhangi bir istihbarat toplanmasını önlemek için maksimum önlem aldık.” dedi. “Böylelikle balon Amerika Birleşik Devletleri’nden geçerken maksimum koruyucu önlemler alabiliriz.

Bu ayki özel bir röportajda VanHerck, ABD ile birlikte çalıştığını söyledi. VanHerck, “Füze alanlarımızdaki uçaklar, balistik füzeler olsun, yetenekleri ortadan kaldırmak için harekete geçtik.” dedi. “Potansiyel olarak toplanabilecek acil durum eylem mesajlarının emisyonumuzu sınırladık.

Acil durum eylem mesajları veya EAM, ABD liderlerinin dünyanın dört bir yanındaki stratejik güçlerle nasıl iletişim kurduğudur. Son derece gizli olan mesajlar, bir nükleer savaş durumunda müdahale seçenekleri üzerinde nükleer-capable kuvvetlerin yönlendirilmesini içerebilir.

Üst düzey bir savunma yetkilisi, ”EAM, nükleer komuta ve kontrol iletişimini korumak, ABD için kritik öneme sahip.” dedi.

Balon düşürüldükten sonra, üst düzey bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Çin tarafından gözetim için kullanıldığını ve sinyal istihbaratı toplayabilen ekipmanla yüklendiğini söyledi.

Yetkili, balonun büyük olasılıkla iletişimi toplayabilen ve coğrafi olarak konumlandırabilen bir dizi de dahil olmak üzere birden fazla antene sahip olduğunu söyledi. Yetkili, istihbarat toplama sensörlerini çalıştırmak için yeterli güç üreten muazzam güneş panelleri tarafından da güçlendirildiğini söyledi.

Birden fazla ABD yetkilisine göre, balon düşürüldükten sonra inceleme yapan FBI adli tıp ekibi, taşıdığı ekipman hakkında gizli bir rapor tamamladı. Bulguları gizli kalıyor ve geniş çapta bilgilendirilme yapılmadı.

Togg ve Tesla vergisi ne kadar?

0

Motorlu Taşıtlar Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Özel Tüketim Vergisi Türkiye’de tüm otomobil sahipleri tarafından ödeniyor. Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) aracı satın alırken ödediğiniz vergiler. Ancak Motorlu Taşıtlar Vergisi otomobile sahip olduğunuz her yıl düzenli olarak ödediğiniz bir vergi. Peki Türkiye’de elektrikli otomobillerin vergilendirmesi nasıl yapılıyor? Togg veya Tesla satın almak için ne kadar vergi ödemeniz gerekiyor? İşte konuyla ilgili detaylar…

Togg ve Tesla vergi miktarı ne kadar? İşte elektrikli otomobillerin vergileri!

Öncelikle elektrikli otomobil sahip olmak isteyenlerin ödeyecekleri vergiler ile başlayalım. Otomobili satın alırken her T.C. vatandaşının ödediği KDV ve ÖTV vergilerini ödemeniz gerekiyor. Ayrıca otomobili satın almanız sonrasında kullandığınız her yıl düzenli olarak ödeyeceğiniz MTV bulunmakta.

Togg ve Tesla vergi  ne kadar? İşte elektrikli otomobillerin vergileri!

Otomobilinizin Türkiye’ye giriş yaptığı vergisiz fiyat üzerinden önce KDV hesabı yapılmakta. Ardından vergisiz fiyat ile KDV miktarı toplanarak KDV’li fiyat üzerinden ÖTV hesaplanmakta. Bu üç değerin toplanmasıyla birlikte elektrikli otomobilinizin fiyatı ortaya çıkmakta.

Burada bir dip not geçmemiz gerekiyor. Eğer satın aldığınız otomobil Çin’de üretiliyor veya Çin’den ülkemize giriş yapıyorsa Türkiye Cumhuriyeti bu otomobile ek olarak yüzde 40 vergi uygulanmakta.

Elektrikli Araçlarda ÖTV ve KDV Hesaplama

Silindir HacmiVergisiz Satış TutarıÖTVKDV
160 kW’ı geçmeyen700.000 TL’ye kadar%10%18
160 kW’ı geçmeyen700.000 TL üzeri%40%18
160 kW üzeri750.000 TL’ye kadar%50%18
160 kW üzeri750.000 TL üzeri%60%18

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Çin’den elektrikli otomobil ithalatındaki engel kalktı!

0

Ticaret Bakanlığı’nın Resmi Gazete’de yayınladığı yeni düzenlemeye göre ithalatta kendisi tarafından kurulmuş 7 coğrafi bölgede 20 servis kurulması kuralı sadece Karayolları Trafik Yönetmeliğinde tanımlanan M sınıfı ve üzerinde M sınıfı taşıt donanımlarını bulunduran L6 ve L7 sınıfı için geçerli olacak.

Çinli elektrikli otomobil üreticileri için engeller kalkıyor

Bugün yayınlanan yeni tebliğ ile 29 Kasım 2023 tarihli yayınlanan ve sektöre bomba gibi düşen tebliğ yürürlükten kaldırılmış oldu. Artık bu engel M sınıfı araç ithalatçıları için sorun olmaya başlayacak.

Gümrük Birliği ve STA dışında ülkelerden ithal edilecek elektrikli otomobiller için getirilen 20 servis kurma şartını içeren tebliğden vazgeçildi. Bu hamlenin ardından piyasanın düşüşe geçeceği öngörülüyor.

Zira Çinli otomobil üreticilerinden artık elektrikli araç ithal edilebilecek. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlaeda bizlerle paylaşmayı lütfen unutmayın.

Sosyal medyada yok oluyoruz! Araştırmacılar uyardı!

Isaiah Hug, popüler sosyal medya platformu Instagram’da gezinmek için günde yaklaşık iki saat harcıyor, ancak ana akışındaki son gönderisi bir yıldan fazla bir süre önceydi. Yalnızca zaman zaman 24 saat sonra kaybolan hikayeler yayınlıyor.

Carlsbad, Kaliforniya’da yaşayan 24 yaşındaki bir Deniz topçusu subayı, ”Hayatıma daha fazla etkileşim eklememe ve insanların kime oy verdiğim veya ne düşündüğüm hakkında kavga etmesine gerek yok.” diyor. Bire bir ve grup sohbetlerini tercih ediyor.

Milyarlarca insan aylık olarak sosyal medyaya erişiyor, ancak kullanıcılarla yapılan anketler ve veri analizi firmalarının araştırmalar; kullanıcıların daha az paylaşımda bulunduğunu ve daha pasif bir deneyimi tercih ettiğini söylüyor. Veri istihbaratı şirketi Morning Consult’ın Ekim ayında yayınladığı bir raporda, sosyal medya hesabı olan ABD’li yetişkin katılımcıların %61’i, yayınladıkları şey konusunda daha seçici hale geldiklerini söyledi.

Sebepler çeşitli: İnsanlar gördükleri içeriği kontrol edemediklerini hissettiklerini söylüyorlar. Hayatlarını çevrimiçi paylaşma konusunda daha koruyucu hale geldiler. Ayrıca sosyal medyanın eğlencesinin söndüğünü söylüyorlar.

Bu pusu zihniyet, X ve TikTok ile birlikte Meta Platforms’un Instagram ve Facebook’unda yaygın. Kullanıcıların yoğun kullanımı ve etkileşimi nedeniyle dünyanın en güçlü şirketlerinden ve platformlarından bazıları haline geldiler. Bu etkileşime yönelik herhangi bir tehdit, işleri için bir tehdit.

Şirketler cevap veriyor. Mesajlaşma ve etkileşimleri daha güvenli hale getirmek gibi daha özel kullanıcı deneyimlerine yatırım yapıyorlar. Ve insanları daha samimi bir kitleye göndermeye teşvik etmek; Instagram’ın yakın zamanda genişletilmiş Yakın Arkadaşlar özelliğinde olduğu gibi.

Chicago’da 27 yaşında bir ofis asistanı olan David Kennedy’nin dört farklı TikTok hesabı var: Üçü yayın, biri kaydırma için.

Kennedy, “Bazen biraz yalnız hissedebiliyor.” diyor. “Arkadaşlarınızın ne gönderdiğini görmüyorsanız, izole bir dünyada yaşıyormuşsunuz gibi geliyor.

Bu yaz ABD’de yapılan bir ankette, araştırma firması Gartner, katılımcıların yarısından fazlasının sosyal medyanın kalitesinin son beş yılda düştüğüne inandığını tespit etti. Daha da kötüleşmesinin nedenleri olarak yanlış bilgi, toksisite ve botların çoğalmasını gösterdiler

Gartner analisti Emily Weiss, ”Sosyal medya markalarına ne kadar az güvenirseniz, o kadar az iyi bir deneyim yaşarsınız.” diyor. Aradıkları topluluk orada olmadığı için kullanıcıların hayatları hakkında fikir veya fikir paylaşma olasılıklarının daha düşük olduğunu da ekliyor.

Bazı kullanıcılar, reklamların ve önerilen gönderilerin de uygulamaların sevincini emdiğini söylüyor.

Meta, içerik oluşturucuların daha fazla kişiye ulaşmasına yardımcı olmak için önerileri iyileştirmek için çalışmaya devam edeceğini söyleyerek kullanıcı şikayetlerine yanıt verdi. Şirket, önerilen gönderileri bir seferde 30 gün boyunca duraklatan bir erteleme düğmesi ve yalnızca insanların takip ettiği hesaplardan gelen gönderileri geçici olarak gösteren kronolojik beslemeler ekledi.

Kullanıcılar ayrıca çevrimiçi yayınladıkları şey konusunda daha seçici. Bağımsız Medya Psikolojisi Araştırma Merkezi direktörü Pamela Rutledge, İsrail-Hamas savaşı gibi son olayların, kullanıcıların misilleme ve yargı korkusuyla görüşlerini kamuoyuna paylaşmadan önce tereddüt ettiğini söylüyor.

Daha az bölücü alanlarda bile, kullanıcılar tükendiklerini söylüyor.

Columbus, Ohio’da 31 yaşındaki bir eczacı olan Cassius Hudson, hayatından birkaç kez Snapchat, Facebook ve Instagram’da haftada birkaç kez yayınlardı. İnsanların internette havalı görünmek için gidecekleri uzunlukları gördükçe, yayınlamaya daha az ilgi duymaya başladı.

Hudson, “Belli bir şekilde yayınlamam ve bakmam gerektiğini hissettim ve ‘Bunu sevmiyorum’ gibiydim.” diyor. Bu günlerde kullandığı tek sosyal medya uygulaması, o ve arkadaşlarının doğrudan mesajlar yoluyla mem ve video alışverişi yaptığı Instagram.

Instagram başkanı Adam Mosseri, Temmuz ayında uygulamadaki kullanıcıların zamanlarının çoğunu DM’lerde geçirdiğini söyledi. Mosseri, podcast görünümünde “Tüm arkadaş paylaşımı bu yönde ilerliyor.” dedi. “DM’lerde, Hikayelerde paylaşılandan daha fazla fotoğraf ve video var ve Hikayelerde Feed’de olduğundan çok daha fazla paylaşılan var.”

Meta, tüm mesajlaşma hizmetlerinde varsayılan olarak uçtan uca şifrelemeyi etkinleştirme çabaları da dahil olmak üzere kaynaklarını mesajlaşmaya kaydırmaya başladı.

TikTok ayrıca, uygulamasının mesajlaşma kısmına daha fazla yatırım yapma belirtileri göstererek, kullanıcıları bir süredir mesaj göndermedikleri kişilerle sohbet etmeye itti.

Morning Consult medya ve eğlence analisti Kevin Tran, içerik oluşturucular ve hiper küratörlü içerikleri üzerindeki algoritmik spot ışığının bazı kullanıcıların güvensiz hissetmelerine ve kendi fotoğraflarını ve videolarını paylaşma olasılıklarının daha düşük olmasına neden olduğunu söylüyor. Buna karşılık, bazıları artık sosyal uygulamaları daha çok YouTube veya Netflix gibi eğlence kaynakları olarak düşünüyor.

Gartner, kullanıcıların %50’sinin önümüzdeki iki yıl içinde sosyal medya ile etkileşimlerini ya terk edeceğini ya da önemli ölçüde sınırlayacağını tahmin ediyor.

Morning Consult’ın raporuna göre, bir arkadaşınıza bir film veya TV şovu önerirken, insanlar bunu şahsen veya mesaj veya e-posta yoluyla daha sık yapıyor ve sosyal medyayı daha az kullanıyorlardı. Tran, görüşleri halka açık bir sosyal medya gönderisinde taşa yerleştirmek yerine sözlü olarak ifade etmenin daha kolay olduğunu söylüyor.

36 yaşındaki Shantae Mann, sık sık sosyal medya hesaplarını silmeyi düşünüyor, ancak tamamen sarsamıyor gibi görünüyor. Bu günlerde, Stewartstown, Pa.’daki okul terapisti gerçekten düzenli olarak paylaşım yapmaya ihtiyaç duymuyor. Sadece çocuklarının doğum günleri veya büyük bir gezi gibi belirli etkinlikler için paylaşımlar yapıyor.

Anları hatırlayabilmeniz için fotoğraflara sahip olmak güzel,” diyor, “ama benim için şu anda daha fazla gibi.

Bugüne kadar toplam kaç Togg T10X teslim edildi?

0

Yerli araç üreticisi Togg (Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu), T10X modeli ile elektrikli otomobil pazarındaki rekabeti artırmaya devam ediyor. Bu yılın başlarında kura ile belirlenen binlerce kişi için dağıtımlar aşamalı olarak devam ediyorken, aralık ayında kaç adet Togg satıldı? Detaylar haberimizde.

Togg T10X teslimatlarında yeni rekor!

Togg, geçtiğimiz mart ayında çekiliş yaptı. Mayıs ayı ile birlikte T10X’in teslimatlarına başladı. Her ay birkaç bin araç sahibini buluyorken, bu ilerleyiş aralık ayında rekor seviyeye ulaştı. Togg tarafından yapılan açıklama da, Aralık 2023’te 6.008​ T10X teslimatı yapıldığını görüyoruz. Önceki ayda 4.401 adet teslimat yapıldı.

Togg kaç adet satıldı

Togg T10X’in toplam teslimat sayısı, aralık ayında yapılan 6.008 teslimatla 19 bin 583’ye ulaştı. Bu da şirketin 20 bin teslimata yaklaştığını ortaya koydu.Teslimat sayısı, mayıs, haziran ve temmuz ayında 1.435, ağustosta 1.965, eylülde 2.204, ekimde ise 3.567 idi. Kasım ayındaki teslimat ile bir kez daha rekor kırılmıştı. 

Togg’un X(twitter) paylaşımı:

Türkiye’mize verdiğimiz sözü tuttuk Aralık ayında çekilişle T10X almaya hak kazanan 6.008 kullanıcımıza daha akıllı cihazlarını teslim ettik. Bugün itibarıyla 81 ilimizin tamamında, heyecanımızı paylaşan ve en başından beri desteğini esirgemeyen < 19 bin 583 > kullanıcımız T10X’lerine kavuştu. Söz verdiğimiz gibi yedek talihlilerimizin teslimatlarına da 2024 yılında hız kesmeden devam edeceğiz. Yollarda daha fazla karşılaşmak dileğiyle…

Togg kaç adet satıldı

Hangi ilde kaç adet Togg satıldı?

Togg’un paylaşımında, İstanbul’da 6 bin 870, Ankara’da 2 bin 636, Bursa’da 918, Kocaeli’de 871, Konya’da 693, İzmir’de 649, Antalya’da 574 adet aracın teslimatının yapıldığı görüldü.

Togg kaç adet satıldı

Togg, üretimlerin giderek artmasıyla önümüzdeki yıl kurasız olarak T10X satışına başlamayı amaçlıyor. Yerli elektrikli otomobili satın almak isteyen müşteriler, Trumore üzerinden sipariş vererek hızlı teslimata kavuşabilecek.

Togg T10X özellikleri

ÖzellikDeğer
Motor160 KW/ 320 KW
Beygir gücü218 HP/430 HP
Azami tork350 nm
0-100 hızlanma<7.6 sn/ <4.8 sn
Menzil314 km/ 523 km
Otonom sürüş2. seviye
Aks açıklığı2890 mm
Euro NCAP5 yıldız hedefleniyor
Motor seçenekleriArkadan itişli/ Dört çeker
Batarya seçenekleriStandart menzil (52,4 kWh) / Uzun menzil (88,5 kWh)
Elektrik tüketimiWLTP16,7 kWh/100 km – 16,9 kWh/100 km
ŞarjRapid şarj teknolojisi
2023’te 28 dakikada yüzde 20’den 80 dolum
2025‘te 8 dakikada yüzde 80 dolum

AI tarafından üretilen influencerlar sektörü ele geçiriyor!

Tamamen AI tarafından kurgulanmış olmasına rağmen, markalar, ürünlerini sosyal medyada tanıtması için yaklaşık 1.000 dolar ödedi.

Aitana, büyüyen 21 milyar dolarlık içerik oluşturucu ekonomisine giren yüzlerce dijital avatardan biri olan ve AI araçları kullanılarak oluşturulan bir “sanal influencer”.

Ortaya çıkmaları, insan influencerların gelirlerinin yamyamlaştırıldığı ve dijital rakiplerin tehdidi altında olduğu endişesine yol açtı. Bu endişe, daha yerleşik mesleklerdeki insanlar tarafından, geçim kaynaklarının üretken yapay zekadan tehdit altında olduğuna dair paylaşılıyor.

Ancak hiper gerçekçi yapay zeka kreasyonlarının arkasındakiler, bunların sadece aşırı şişirilmiş bir pazarı bozduğunu savunuyorlar.

Son birkaç yıldır, Kim Kardashian’ın Noonoouri ile makyaj hattı KKW Beauty ve Ayayi ile Louis Vuitton da dahil olmak üzere lüks markalar ve sanal etkileyiciler arasında yüksek profilli ortaklıklar var.

Sanal influencer Kuki’nin yer aldığı bir H&M reklamının Instagram analizi, geleneksel bir reklama kıyasla 11 kat daha fazla kişiye ulaştığını ve reklamı hatırlayan kişi başına maliyette yüzde 91’lik bir düşüşe neden olduğunu buldu.

Billion Dollar Boy’un küresel pazarlama ve inovasyon sorumlusu, Meta’nın yaratıcı inovasyon ekibinin eski başkanı Becky Owen, ”Bir insan etkileyicisinin yaptığı gibi satın almayı etkilemiyor, ancak marka için farkındalık, tercih edilebilirlik ve hatırlamayı teşvik ediyor.” dedi.

Markalar, maliyetleri düşürürken dikkat çekmenin yeni bir yolu olarak sanal etkileyicilerle etkileşim kurmakta hızlı davrandı.

Mintel’de medya ve teknoloji direktörü Rebecca McGrath, ”Etkileyicilerin kendilerinin sahte veya yüzeysel olmakla ilgili birçok olumsuz ilişkisi var, bu da insanların AI veya sanal etkileyicilerle değiştirilmesi kavramı hakkında daha az endişe duymalarına neden oluyor.” dedi.

McGrath, ”Bir marka için, potansiyel tartışmalarla, kendi talepleriyle, kendi fikirleriyle gelen gerçek bir kişiye karşı tam kontrole sahipler ” diye ekledi.

Bununla birlikte, insan influencerlar, sanal meslektaşlarının gerçek olmadıklarını açıklamak zorunda olduklarını iddia ediyor. 2 milyondan fazla takipçisi olan bir içerik oluşturucu olan Danae Mercer, ”Bu etkileyiciler hakkında beni korkutan şey, sahte olduklarını söylemenin ne kadar zor olduğu.” dedi.

Birleşik Krallık Reklam Standartları Ajansı, “bu alanda sanal etkileyicilerin yükselişinin kesinlikle farkında olduğunu“, ancak “AI tarafından üretildiklerini beyan etmeleri gereken bir kural olmadığını” söyledi.

Turkcell, Lifecell’i Fransızlara satıyor!

Turkcell sadece Lifecell’i değil, aynı zamanda bağlı kuruluşlarını da satıyor: Global Bilgi LLC (çağrı merkezi ağı) ve Ukrtauer LLC (telekom kuleleri). Satılan hisselerin nominal değeri Lifecell için 333,4 milyon dolar, Global Bilgi Ltd için 1,239 milyon dolar ve Ukrtauer Ltd. için 51,453 milyon dolar.

Varlıkların devri henüz tamamlanmadı. İşlemin değeri kapandığında belirlenecek.

Alıcı, milyarder Xavier Niel’e ait olan Fransız yatırım şirketi NJJ Capital. Fransa’da Free markası altında ve Polonya’da Play markası altında faaliyet gösteren Fransız internet servis sağlayıcısı ve mobil operatörü Iliad’ın kurucusu, ayrıca Le Monde gazetesinin ortak sahibi ve telekom operatörleri Monaco Telecom (Monaco), Salt Mobile (İsviçre) ve Eir’in (İrlanda) sahibi.

Telekom altyapısı özellikle savaş ve afet durumlarında önem kazanıyor. Elon Musk’ın sahibi olduğu Starlink uydu haberleşme sistemlerinin gelişimi ve sivil telekominikasyon sahasına girmeye yönelik girişimleri de bu pazarı oldukça etkiliyor. Yakın geçmişte Starlink’in sahibi olduğu teknolojilerin acil durumlarda akıllı telefonlara destek verebileceği ve kesintisiz iletişime katkıda bulunabileceği gündem olmuştu.

Turkcell satışının arka planında ne olduğu ve bizi sırada ne tür hamlelerin beklediği ile ilgili henüz net bir açıklama yok.

Turkcell’in, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yer alan duyurusunda devredilmesi planlanan bazı varlıklara ilişkin bilgi verildi.

Şirketimiz bağlı ortaklıklarından lifecell LLC, LLC Global Bilgi ve LLC Ukrtower hisselerinin tamamının, tüm hak ve borçları ile birlikte NJJ Capital’e devri için hisse devir sözleşmesi 29 Aralık 2023 tarihinde imzalanmıştır. Gelişmeler tam ve zamanında kamuya açıklanacaktır. Hisse devri konusunda taraflar arasındaki müzakerelerin sözleşmenin akdi ile sonuçlanmasına kadar işlemin belirsizlik taşımasından dolayı, yatırımcıların yanıltılmaması ve Şirketimizin pazarlık gücünün olumsuz yönde etkilenmemesi için Sermaye Piyasası Kurulu’nun Özel Durumlar Tebliği’nin 6’ncı maddesi kapsamında, 9 Mayıs 2023 ve 20 Aralık 2023 tarihli Yönetim Kurulu kararları ile söz konusu bilginin kamuya açıklanmasının ertelenmesine karar verilmiştir.

Mercedes-Benz, CES 2024’te dijital lüksün geleceğini tanımlayacak

2024 Tüketici Elektroniği Fuarı’nda sahne alacak olan Mercedes-Benz, en son araç teknolojisinin zirvesini sunmaya hazırlanıyor. Bu etkinlikte, yapay zeka destekli MBUX Sanal Asistanı ve heyecan verici yeni bir konsept otomobil olan Konsept CLA Sınıfı gibi yenilikçi özelliklerle dikkat çekecek.

Mercedes-Benz’in bu özel gösterisinde, araç içi ve ötesinde hiper-kişiselleştirilmiş ve sezgisel bir müşteri deneyimi sunma taahhüdü bulunuyor. MBUX Sanal Asistanı, Unity’nin yüksek çözünürlüklü oyun motoru grafikleriyle desteklenerek, ‘Hey Mercedes’ sesli asistanını görsel bir boyuta taşıyacak. Yapay zeka destekli bu özellik, MBUX’un akıllı sistemlerini tek bir entegre varlıkta birleştirerek, müşterilere doğal etkileşimle etkileyici bir deneyim sunacak.

Mercedes-Benz’in kendi geliştirdiği MB.OS İşletim Sistemi üzerinde çalışan MBUX Sanal Asistan, bir dizi dijital yeniliği beraberinde getirerek kullanıcılara daha da gelişmiş bir sürüş deneyimi sunacak. Bu ileri teknoloji, sadece araç içinde değil, aynı zamanda sürücünün dijital dünyayla olan etkileşimini de dönüştürecek.

Şirket yetkilisi, “Mercedes-Benz, akıllı MBUX Sanal Asistan ile yapay zeka kullanarak dijital yolcu deneyimini baştan tanımlıyor. Sürüş tarzınıza ve ruh halinize duyarlı empatik özellikler içeren bu yenilikçi teknoloji, Mercedes-Benz’in kendi geliştirdiği MB.OS mimarisi ile birleşerek dijital lüksün geleceğini şekillendirecek” dedi.

Detaylı bilgilere ve etkinlikle ilgili güncellemelere Mercedes-Benz’in resmi web sitesinden bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Microsoft’un yapay zeka asistanı Copilot, iOS’a geldi

Microsoft’un popüler yapay zeka destekli asistanı Copilot, Android’den sonra şimdi iOS platformunda da kullanılabiliyor. Copilot, kullanıcılara geniş bir yelpazede hizmet sunarak, soruları yanıtlamaktan e-posta taslakları oluşturmaya, hikayeler yazmaktan metinleri özetlemeye kadar birçok görevde yardımcı oluyor.

Copilot, OpenAI’nin en yeni GPT-4 dil modeli üzerinde çalışması sayesinde, genellikle ücretli olan büyük dil modeline ücretsiz erişim sağlıyor. Bu, kullanıcıların yapay zeka destekli özelliklerden ücretsiz olarak faydalanmalarına olanak tanıyor.

iOS kullanıcıları artık Copilot’u kullanmak için Bing mobil uygulamasına ihtiyaç duymuyor. Microsoft, Android uygulamasından birkaç gün sonra iOS uygulamasını da ücretsiz olarak App Store’da sunmuştur.

Copilot aynı zamanda mobil cihazlarda kullanılabilen bir görüntü oluşturucu olarak da hizmet veriyor. OpenAI’nin DALL-E 3’ü üzerinde çalışan Copilot, kullanıcılara yapay zeka sanat eserleri oluşturma imkanı tanıyor.

Microsoft’un Copilot’u, GPT-4’ün gücünü DALL-E 3’ün yaratıcı yetenekleriyle birleştirerek tasarım iş akışlarını geliştirmenin yanı sıra kullanıcıların yaratıcılıklarını yeni zirvelere taşımayı hedefliyor.

Copilot ayrıca masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarda, hatta Edge tarayıcısı dışında bağımsız bir web hizmeti olarak da kullanılabiliyor. Microsoft, Copilot’u daha geniş kapsamlı ve kullanışlı hale getirmek adına sürekli olarak geliştirmeler yapmaya devam ediyor. Son iki hafta içinde şirket, Edge’deki Dev Tools’a Copilot’u eklemenin yanı sıra Microsoft 365 yol haritasındaki seçenekleri genişletmiş, bağımsız Android uygulamasını başlatmış ve Copilot Chat’i GitHub’da genel olarak kullanıma sunmuştur.

AIBI: Sanal evcil hayvanınız ve kişisel asistanınız şimdi daha da gelişmiş

Teknoloji alanındaki öncü firmalardan LivingAI, taşınabilir robot serisi AIBI‘nin yeni nesil versiyonunu tanıtarak dikkatleri üzerine çekti. Modern tasarımı ve gelişmiş özellikleriyle öne çıkan AIBI, sadece sanal evcil hayvan değil, aynı zamanda kişisel bir asistan olarak da görev yapıyor.

AIBI, sesli arayüzü sayesinde kullanıcısına hava durumu bilgisi verme, alarm ve hatırlatıcılar kurma gibi işlevler sunuyor. Dahili kamera ve radar teknolojileri sayesinde çevresini tanıma kabiliyetine sahip olan robot, sahibini özelleştirilmiş bir şekilde anlayabiliyor.

AIBI

Üç mikrofonla donatılmış olan AIBI, gelişmiş ses teknolojisi sayesinde kullanıcının komutlarını yüksek hassasiyetle algılayabiliyor. Bu sayede, robot sahibiyle etkileşim kurabiliyor, yerel komutları işleyebiliyor ve ChatGPT gibi yapay zeka algoritmalarını kullanarak karmaşık sorunlara çözüm bulabiliyor.

GPT özellikleri

AIBI, modern bir tamaGPT varyantı olarak tasarlandı. Sanal evcil hayvan görevlerini yerine getirme yetenekleriyle öne çıkan robot, besleme, uyutma ve üzgün olduğunda teselli etme gibi özellikleri içeriyor. Henüz fiyatı açıklanmamış olsa da, çok fonksiyonlu cihazların genellikle kullanıcılar arasında rağbet gördüğü göz önüne alındığında, AIBI‘nin popüler olması bekleniyor.

AIBI

LivingAI‘nin AIBI robotu, taşınabilir robotlar ve yapay zeka destekli asistanlar alanındaki geleceğe yönelik bir adımı temsil ediyor. Bu tür ürünlerin, kullanıcıların günlük yaşamlarını kolaylaştırma ve eğlenceli bir deneyim sunma amacını taşıdığı göz önüne alındığında, benzer teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde de artması bekleniyor.

LivingAI‘nin AIBI robotu, gelişmiş özellikleri ve ChatGPT entegrasyonu ile kullanıcıların dikkatini çekmeyi başarıyor. Bu tarz ürünlerin, yapay zeka teknolojisinin günlük yaşamımıza daha fazla entegre edilmesine öncülük etmesi bekleniyor.

Boeing 737 Max uçaklarında sorun tespit edildi!

ABD merkezli uçak üreticisi Boeing, 737 Max tipi uçaklarında rutin bakım sırasında tespit edilen somunu eksik bir cıvata nedeniyle uçakları kontrol etme kararı aldı. ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Boeing’in 737 Max uçaklarının uçuş kontrol sisteminde somunu eksik bir cıvata tespit ettiğini duyurdu.

Boeing, sorunlu uçağın incelemesi sırasında düzgün sıkılmamış bir cıvata daha buldu ve olası sorunları önlemek amacıyla piyasada bulunan 1.370’den fazla uçağın kontrol edilmesini talep etti. Şirket, 2017’den bu yana teslim edilen tüm uçakların inceleneceğini belirtti ve henüz teslim edilmemiş uçakların da kontrol edildiğini açıkladı.

Boeing 737 Max uçakları, daha önce Endonezya ve Etiyopya’da meydana gelen ölümcül kazalarla gündeme gelmişti. Bu kazaların ardından Boeing, Manevra Karakteristikleri Takviye Sistemi (MCAS) yazılımını güncelleyerek önlemler almıştı.

Uçak üreticisi, milyarlarca dolarlık zararın yanı sıra kazazede yakınları tarafından açılan davalarla da karşı karşıya kalmıştı. Boeing, güvenlik önlemlerini artırmak ve olası riskleri en aza indirmek adına bu kontrolleri gerçekleştirme kararı aldı.

Volkswagen, sodyum-iyon elektrikli araç piyasaya sürüyor

Alman otomotiv devi Volkswagen tarafından desteklenen Çinli üretici JAC Motors‘un markası Yiwei, elektrikli araç pazarında çığır açacak bir adım atmaya hazırlanıyor. Yiwei’nin, Volkswagen‘un da desteğiyle geliştirilen ilk sodyum-iyon pilli elektrikli aracı, 2023 yılında yollara çıkacak.

Volkswagen Yiwei’nin sodyum-iyon pilli elektrikli aracı, Çin Bilimler Akademisi Fizik Enstitüsü’ne bağlı teknoloji şirketi HiNa Battery‘nin sodyum-iyon temelli hücrelerini içeriyor. Sodyum-iyon piller, lityum-iyon pillere göre daha düşük enerji yoğunluğuna sahip olsalar da, düşük sıcaklık performansı, yüksek şarj hızları, uzun ömür ve dayanıklılık gibi avantajlar sunmaktadır. JAC Motors‘a göre, sodyum-iyon piller aynı zamanda daha ekonomik hammaddeler kullanılarak üretildiği için elektrikli araç maliyetlerini düşürmekte ve sektörde rekabet avantajı sağlamaktadır.

Elektrikli araç teknolojisinin geleceğini şekillendirecek Volkswagen bir diğer önemli gelişme ise katı hal pilleri olarak öne çıkıyor. BMW, Ford, QuantumScape, Solid Power ve Samsung gibi önde gelen şirketler, lityum-iyon pillerin yerini alacak katı hal pil teknolojisi üzerinde yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Bu yeni nesil pil teknolojisi, daha güvenli, daha yüksek enerji depolama kapasitesine sahip ve uzun ömürlüdür. Katı hal pilleri, birim alanda daha fazla enerji depolayabilme özelliği ile 800 km gibi etkileyici menzilleri standart hale getirerek elektrikli otomobil pazarında devrim yaratması bekleniyor.

BMW, bu alandaki çalışmalarını daha da ileriye taşımak için Solid Power firmasıyla bir ortaklık kurdu. Ancak, bu ortaklığın meyvelerini toplamak zaman alacak. Solid Power‘ın katı hal pil örnekleri, BMW’ye 2023 içinde ulaşacak ve ilk katı hal piline sahip seri üretim BMW elektrikli aracı, 2030 yılına kadar bekleniyor.

Elektrikli araç teknolojisinin hızla evrim geçirdiği günümüzde, bu tür yenilikçi gelişmeler, sektörde sürdürülebilir ve rekabetçi bir gelecek için umut vadeden adımlar olarak karşımıza çıkıyor.

Philips solunum cihazları hastaları riske atıyor

0

Güçlü bir geri çağırma, solunum cihazları üreticisi Philips’i sarsıyor. Yapılan geri çağırma, yedek cihazların içinde bulunan “endişe verici” kimyasalların yeni bir alarmı tetiklemesiyle gerçekleşti.

2021 yılında, milyonlarca Philips solunum cihazının geri çağrılmasının ardından, kullanıcılar güvenli yedek makinelerin gelmesini beklerken soru işaretleriyle karşılaştı. Philips Respironics’in popüler uyku apnesi makineleri ve vantilatörleri, cihazlara yerleştirilen endüstriyel bir köpüğün zehirli partiküller ve dumanlar salabilme potansiyeline sahip olduğu ortaya çıkınca raflardan kaldırıldı.

Bu durum, birçok hastanın gece boyunca sağlıklı nefes almalarına yardımcı olan cihazların güvenlik riski altında olabileceği endişesi yaratmıştı.

ProPublica ve Pittsburgh Post-Gazette‘in elde ettiği bilgilere göre, Philips’in içsel testleri, kullanılan köpüğün formaldehit gibi kanserojen kimyasalları yaydığını ortaya koydu. Şirket, cihazların güvenli olduğunu iddia etse de iç kaynaklar, bilim insanlarının bu durum karşısında giderek daha fazla alarma geçtiğini gösteriyor.

Philips’in Pittsburgh’daki genel merkezindeki yöneticiler, kitlesel bir geri çağırma tehditi altında sessizce yeni bir krizi yönetmeye çalıştılar. Ancak elde edilen belgeler, şirketin bu yeni tehdidi ele alma konusunda içsel çatışmalar yaşadığını gösteriyor.

Ayrıca, Philips’in eski köpükle ilgili şikayetleri açıklamamış olması ve yeni malzemeyi kullanmaya karar vermeden önce kontrolsüz bir kurumsal gizlilik modeli benimsemesi de dikkat çekiyor.

Buna ek olarak, federal düzenleyicilerin iki yıldan uzun bir süre önce şirketi endişelendiren konuda uyardığı ancak şirketin bu bilgiyi kamuoyuyla paylaşmadığı ortaya çıktı. Bu süre zarfında, Philips dünya genelindeki müşterilere yeni malzemeli yedek makineler göndermeye devam etti.

Bu gelişmeler, Philips solunum cihazlarının güvenlik sorunlarına yönelik büyüyen endişeleri artırıyor ve kullanıcıları tedirgin ediyor. Federal düzenleyicilerin konuyla ilgili nasıl bir adım atacağı ise merak konusu olarak duruyor.

Wi-Fi 7, 2024’te geliyor: Daha hızlı, daha güvenilir

Wi-Fi teknolojisi, hayatımızın her alanında yaygın olarak kullanılırken, bazen hizmet kalitesi sorunlarına neden olabiliyor. Wi-Fi 7, bu alandaki sorunlara odaklanarak güvenilirlik ve performansı artırmayı hedefliyor. Carlos Cordeiro, Intel’in baş teknoloji sorumlusu, “Şimdi ne yapıyoruz?” sorusunu sorarak kablosuz bağlantının daha güvenilir hale gelmesi gerektiğini vurguluyor.

Wi-Fi 7’nin odak noktası, güvenilirliği artırmak ve gecikmeyi azaltmak üzerine kurulu. Yeni özellikler, endüstriyel otomasyon, robotik, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve oyun gibi uygulamalarda daha hızlı ve güvenilir kablosuz bağlantı sağlamayı amaçlıyor.

Wi-Fi 7’nin öne çıkan özelliği, çoklu bağlantı işlemleri (MLO) olarak adlandırılan bir teknoloji. MLO, cihazların veri akışını birden fazla frekans bandına yaymasına olanak tanır. Bu, güvenilirlik ve gecikme konularında önemli iyileştirmeler sağlar. Wi-Fi Alliance’ın başkanı ve CEO’su Kevin Robinson, MLO’nun Wi-Fi 7’nin öne çıkan özelliği olduğunu belirtiyor.

Wi-Fi 7 ayrıca kanal boyutunu artırarak daha yüksek veri transfer oranlarına olanak tanıyor. 320 MHz’ye kadar kanal genişliği, daha fazla veri aktarım kapasitesi sağlayarak kullanıcı deneyimini artırıyor.

Bu yeni özelliklerin etkili bir şekilde çalışabilmesi için Wi-Fi 7’nin sertifikasyon süreci devam ediyor. Wi-Fi Alliance, 2024’ün ilk çeyreğinde Wi-Fi 7 sertifikasını yayınlamayı planlıyor. Bu sertifikasyon, endüstri standardına uygunluğu ve güvenliği sağlamak adına önemli bir adım olacak.

Wi-Fi 7, kablosuz iletişimde güvenilirliği ve performansı artırarak, gelecekteki bağlantı ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verecek gibi görünüyor.

İnsan dışkısından jet yakıtı, karbon ayak izini %90 azaltabilir

Gloucestershire merkezli Firefly Green Fuels adlı yeni bir havacılık şirketi, tamamen İnsan dışkısından jet yakıtı başarıyla geliştirdi. Bu çevre dostu yakıt, laboratuvardaki kimyacılar tarafından atıkları gazyağına dönüştürerek üretildi.

Firefly Green Fuels CEO’su James Hygate, “Çok bol miktarda bulunan gerçekten düşük değerli bir hammadde bulmak istedik. Ve tabii ki kaka boldur.” açıklamasını yaparak, atık kaynakların kullanımının önemine vurgu yaptı.

Uluslararası havacılık düzenleyicileri tarafından yapılan bağımsız testler, Firefly’ın yeni jet yakıtının standart fosil yakıtlarla neredeyse aynı performansı sunduğunu gösterdi. Ayrıca, Firefly’ın yakıtının yaşam döngüsü karbon etkisinin standart jet yakıtından %90 daha düşük olduğu belirlendi.

Firefly ekibi, yakıtın sürdürülebilirliğini incelemek için Cranfield Üniversitesi ile işbirliği yaparak, çevresel etkilerini detaylı bir şekilde analiz etti. Dr. Sergio Lima liderliğindeki ekip, kakadan enerji üreten bir süreç geliştirdi ve elde edilen biyo-yakıtın net sıfır karbona sahip olduğunu belirtti.

James Hygate, “İnsan dışkısından jet yakıtı Enerji kullanmak zorunda kaldık, ancak yakıtın yaşam döngüsüne bakıldığında, %90 tasarruf akıllara durgunluk veriyor. Evet, enerji kullanıyoruz, ancak fosil yakıtların üretimi ile karşılaştırıldığında çok daha düşük.” şeklinde açıklamada bulundu.

Dünya genelinde, uçakların karbon emisyonlarının yaklaşık %2’sini oluşturan havacılık sektörü, sürdürülebilir yakıtlara geçişle çevresel etkisini azaltmaya çalışıyor. Firefly Green Fuels, atık kaynakları kullanarak elde ettiği bu inovatif jet yakıtını küresel ölçekte yaymak amacıyla tam ölçekli bir gösterici fabrikası kurmak için fon topluyor.

Firefly Green Fuels, sürdürülebilir havacılık yakıtları konusundaki çabalarıyla dikkat çekerken, gelecekte havacılık sektörünün daha yeşil ve çevre dostu bir yöne evrilebileceğini gösteriyor.

Microsoft MSIX güvenlik açığı nedeniyle devre dışı bırakıldı

Microsoft, kötü amaçlı yazılım saldırılarına karşı alınan bir önlem olarak MSIX ms-appinstaller protokol işleyicisini devre dışı bırakma kararı aldı. Birden fazla mali amaçlı tehdit grubunun, Windows kullanıcılarına kötü amaçlı yazılımlar bulaştırmak için bu protokolü kötüye kullanmasının ardından, Microsoft güvenlik önlemlerini atlatmak için CVE-2021-43890 Windows AppX Installer sahteciliği güvenlik açığından yararlanan saldırıları engellemek amacıyla bu adımı attı.

Saldırganlar, Defender SmartScreen kimlik avı, kötü amaçlı yazılımdan koruma bileşeni ve kullanıcıları yürütülebilir dosya indirmelerine karşı uyaran yerleşik tarayıcı uyarıları gibi güvenlik önlemlerini atlatmak için çeşitli yöntemler kullanarak, kullanıcıları kötü amaçlı yazılımlardan koruyan önlemleri aşmayı başardılar. Microsoft Tehdit İstihbaratı, tehdit aktörlerinin MSIX uygulama paketlerini göndermek için popüler yazılımların kötü amaçlı reklamları ve Microsoft Teams kimlik avı mesajları gibi taktikleri kullandığını belirtiyor.

Microsoft MSIX

Özellikle Sangria Tempest (FIN7) gibi mali amaçlı bilgisayar korsanlığı gruplarının, ms-appinstaller URI şemasını kullanarak kötü amaçlı yazılım dağıttıkları gözlemlenmiştir. Bu grupların, önceki fidye yazılımı operasyonlarına katıldıktan sonra daha önce REvil ve Maze fidye yazılımlarıyla ilişkilendirildiği bilinmektedir.

Microsoft, bu tür saldırıları engellemek ve güvenlik açıklarını kapatmak için MSIX dosya formatını ve ms-appinstaller protokol işleyicisini kötüye kullanan yazılım kitlerini hizmet olarak satan siber suçluların faaliyetlerini de tespit etmiştir.

Microsoft, bu güvenlik sorunlarına çözüm olarak MSIX ms-appinstaller protokol işleyicisini devre dışı bırakmanın yanı sıra, yamalı App Installer sürüm 1.21.3421.0 veya üstünün yüklenmesini ve Grup İlkesi EnableMSAppInstallerProtocol’ü Devre Dışı olarak ayarlayarak protokolü devre dışı bırakmayı önermektedir. Bu adımlar, istismar girişimlerini engelleyerek Windows kullanıcılarını daha güvenli hale getirmeyi amaçlamaktadır.

Sosyal medya devleri çocuklardan 10,7 milyar dolar kazandı

Harvard Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen yeni bir analize göre, dünyanın en büyük sosyal medya platformları, 2022 yılında tamamı 17 yaş ve altındaki ABD’li kullanıcılardan toplamda 10,7 milyar dolar reklam geliri elde etti. Facebook, Instagram, TikTok, Snapchat, X ve YouTube gibi platformlardan gelen gelirin yaklaşık yüzde 20’si, yani 2,1 milyar dolar, 12 yaş ve altındaki çocuklardan kaynaklandı. Geriye kalan 8,6 milyar dolar ise 13 ila 17 yaş arasındaki kullanıcılardan geldi.

DailyMail’in haberine göre, bu çalışma, genç internet kullanıcılarını hedef alarak elde edilen reklam gelirini detaylı bir şekilde ortaya koyan ilk rapor olarak dikkat çekiyor. Ayrıca, sosyal medya kullanımının gençler arasında depresyon, anksiyete ve yeme bozuklukları gibi zihinsel sağlık sorunlarıyla ilişkilendirildiği çeşitli araştırmalara da değiniyor. Facebook’un eski çalışanları tarafından yapılan itiraflar da, platformun çocuklarda bağımlılık oluşturacak şekilde tasarlandığına dair çarpıcı bilgiler içeriyor.

Çalışma, Snapchat, TikTok ve YouTube’un reklam gelirlerinin yüzde 30 ila 40’ının 17 yaş altındaki çocuklardan geldiğini öne sürüyor. Instagram ise gençlerden elde ettiği reklam geliriyle (yaklaşık 4,5 milyar dolar), diğer platformları iki katından fazla bir gelir elde ederek listenin başında yer alıyor.

Ancak, söz konusu şirketlerin verilerini kamuya açıklamaması nedeniyle araştırmacılar, kamuoyu ve pazar araştırması yaparak 2022’deki reklam gelirlerini belirledi. Araştırmacılar, büyük teknoloji şirketlerinin hükümetlerin yasalarına direndiklerini ve kârlarını maksimize etmeye odaklandıklarını vurgulayarak, şirketlerin kendi kendilerini düzenleme konusundaki ısrarlarına dikkat çekiyorlar.

Çalışmanın detayları, bilimsel dergi PLoS One’da yayımlandı. Şu anda birçok ülkede sosyal medya ağlarının düzenlenmesine yönelik tartışmalar devam ediyor. Örneğin, ABD Kongresi’ne sunulan ‘Çocukların Çevrimiçi Güvenliği‘ yasa tasarısı, sosyal medya şirketlerinin 16 yaşın altındaki çocuklara ilişkin veri toplamasını engellemeyi amaçlıyor. Ancak, bu tür yasa tasarılarına karşı çıkanlar, sansürün artmasına ve çevrim içi özgürlüğün azalmasına yol açabileceği endişesini dile getiriyor.