Ne kadar reklam! O kadar ekmek!

1

Önceki yazımda, ucuz web sayfaları ile yüksek performans bekleyen yöneticileri eleştirmiş, 100 liraya sözde web sayfası yapan arkadaşlara az da olsa sitem etmiştim. Ufak tefek tepkiler almadı değilim, örneğin;

“Ya bizim firmamızın bütçesi bu!”

“100 liralık sayfada aynı işi görecek!, 1.000 liralık sayfada!”

Güzel tepkiler aslında, bunları okudukça konunun üzerine daha fazla gidesim gelmiyor değil. Vasat bir iş yapmaktansa, hiç yapmamak daha doğru geliyor bana.

Ancak durum bir tek web sayfaları ile sınırlı değil. İşim gereği, çevremdeki reklamlara çok dikkat ediyorum. Daha çok işim online reklamcılık olsa da, basılı medyadaki reklamları da takip ediyorum. Özellikle billboardlarda yayınlanan reklamlar beni bazen adeta çıldırtıyor.

Neden?

Bir iş seyahatim esnasında karşılaştığım billboard reklamından bahsetmek istiyorum. Devasa büyüklükte önemli bir noktada billboard kiralanmış. Büyük bir uçak resmi, bildiğiniz yolcu uçağı, ufak puntolarla yazılmış bazı cümleler. İlk baktığımda bir havayolu şirketi veya seyahat acentesi reklamına benzettiğim ancak yaklaştıkça evrim geçiren bir uygulama. Adeta karınca duası tarzındaki cümlede şu yazıyordu “Bu Ekmek Sizi Uçuracak!”. Yahu! Ne alakası var? Kim buldu bu reklamı? Bir ekmek fırınısın ve bu tarz bir reklam çıkıyorsun. Üstelik bütçem yetmedi deme hakkın yok çünkü kiraladığın nokta ve boyut oldukça pahalı. Nasıl bir ekmek satıyorsun, içinde ne var da uçuruyor, nasıl bir reklamcılıktır anlam veremedim. Firma sahibi görmüş müdür? Bilinmez.

Peki, ne yapmalıyız? Nasıl yapmalıyız?

Ufak tefek tüyolar lazım sanırım. Öncelikle, reklamınızı basan firmalara 50 lira karşılığında “hadi reklamı da sen tasarlayıver” demeyelim. Online reklamcılıktaki billboardlarınız banner tasarımlarınız olduğu için, mümkünse konuyu bu işin profesyonellerine bırakalım. Tabi ki yine bütçe denilecek, çok para isteniyor denilecek ancak unutmayın ki reklama harcamadığınız para size kötü imaj ve dönüşüm oranı düşük bir reklam olarak geri dönecektir.

Bütçeniz elverişli ise ve bir anda agresif reklamcılıkla ortalığı yıkmak istiyorsanız önemli sayfalarda homepage takeover reklamları yaparak markanıza katkı sağlayabilirsiniz. Önceki yazılarımda sosyal medya ve Google reklamcılığı konularının çok fazla üzerinde durduğum için tekrarlama gereği duymuyorum.

Önemli bir konuda aslında reklam malzemesi üretmek. Bu konuda çalışan çok ciddi firmalar var. Bazen markanızı tanıtmak için reklam malzemesi üretmek zorunda kalırsınız. Çünkü sunduğunuz hizmet veya sattığınız ürün piyasada çok fazla bulunan bir ürün veya hizmettir. Bu yüzden profesyonel ajanslar ürünlerinize veya hizmetlerinize bir reklam malzemesi bulup, diğerlerinden farklı hale getirmeye çalışırlar. Tabi ki bu uçuran ekmek gibi basit bir konuda değil.

Ucuza satmak her zaman istenilen etkiyi vermeyebilir.

Reklam malzemesi üretmek başlı başına bir meslek gibidir. Ayakkabı satan bir e-ticaret sitesine sahipseniz, rakiplerinizden sizi ayıran bir özellik bulmalısınız veya yaratmalısınız ki müşteriler sizi tercih etsin. Genelde bu tip durumlarda site sahipleri kampanyalardan destek almakta. 100 liralık bir ürünü rakiplerden 5 lira ucuza satarak müşteri çekmeye çalışmakta. Ancak, ucuza satmak her zaman istenilen etkiyi vermeyebilir. Bunun yerine, satın alma işlemlerini kolaylaştırmak, müşteri hizmetleri konusunda çok daha farklı yöntemler uygulamak, müşteriye kendini özel hissettirmek daha faydalı olabilir. Özellikle müşterinin kendini özel hissetmesi konusuna takılmanızı öneriyorum. Çünkü, kendini alışveriş yaparken farklı hisseden kişi markanızı benimser. Bunu uygulamanın bir çok yöntemi bulunuyor. Müşterinin doğum gününde ufak hediyeler göndermek, kendisine özel kampanyalar üretmek, seçtiği ürün tarzına göre yönlendirmeler yapmak gibi…

Özetlemek gerekirse, reklama para harcarken eğer profesyonel bir ajans ile çalışıyorsanız giden paralara üzülmeyin. Basılı medya olsun, görüntülü medya olsun, online mecralar olsun buralarda markanıza ait bir reklam verirken çok dikkatli olmalısınız. Her reklam faaliyeti bir risktir. Sadece bu riski göze alan firmalar pazarda tutunabilir. Reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığı ile yola çıkan bir reklam veren iseniz, bence hiç reklam vermeseniz markanıza daha faydalı olacaktır.

Kişisel bir tavsiye, yıllardır oyun sektörüne damga vuran FIFA serisinin son oyunu FIFA 15’in televizyon reklamını izlemenizi tavsiye ederim. Uzun süre hatırlayacağınızı düşündüğüm bir çalışma olmuş. İyi bir reklam nasıl yapılır konusunda fikir verebilecek nitelikte.

Berkun Meral

2008 yılında Google teknolojilerine olan merakım sayesinde dijital pazarlama konularında kendimi geliştirmeye başladım. Tabi o zamanlar Google Ads diye bir şey pek yoktu :)

2012 yılında ajans olarak Google Partner ünvanını aldım, o günden bu yana hemen hemen tüm dijital pazarlama çözümü sunan firmalar ile çalışıyorum.

Ekibim ile birlikte yarattığımız dijital pazarlama başarılarımız Google’da başarı hikayesi olarak yayınlandı, elbette bize yetmedi, yeni başarılar yolda :)

Bilginin paylaştıkça güzel olduğu konusunda hemfikirim, bu sebepten dijital pazarlama teknolojileri ve dijital dünyadaki tecrübelerim hakkında köşe yazılarımla bildiklerimi anlatıyorum.

Yorumlar

  1. ‘ Ne kadar şeffaflık o kadar başarı’ desek doğru olur.

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>