Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 231

ABD’nin En Büyük Kripto Borsası Şokta: Siber Saldırının Maliyeti 400 Milyon Doları Bulabilir!

ABD’nin en büyük kripto para borsası Coinbase, büyük bir siber saldırıya uğradı. Şirket, saldırının maliyetinin 180 milyon ile 400 milyon dolar arasında olacağını duyurdu. Hackerlar, bazı müşterilerin isim, adres ve e-posta gibi verilerini çaldı. Ancak, giriş bilgileri veya şifreler ele geçirilmedi. Coinbase, 20 milyon dolarlık fidye talebini reddetti ve bunun yerine bilgi sağlayanlara aynı miktarda ödül vaat etti.

Saldırganlar, yurtdışında destek rollerinde çalışan birden fazla sözleşmeli çalışana ve personele ödeme yaptı. Bu kişiler, şirketin iç sistemlerinden bilgi topladı. Coinbase, ilgili çalışanları derhal işten çıkardı. Şirket, “Suç faaliyetlerini finanse etmek yerine, olayı araştırdık, kontrollerimizi güçlendirdik ve etkilenen müşterileri tazmin edeceğiz,” açıklamasını yaptı.

Kripto endüstrisi için tarihi bir an

Coinbase, 11 Mayıs’ta bilinmeyen bir tehdit aktöründen bir e-posta aldı. E-posta, bazı müşteri hesapları ve iç belgeler hakkında bilgi sahibi olduklarını iddia ediyordu. Bu açıklama, Coinbase’in S&P 500 endeksine katılmaya hazırlandığı günlere denk geldi. Kripto endüstrisi için bu, tarihi bir an olarak görülüyor.

Kripto sektörü, güvenlik sorunlarıyla mücadele etmeye devam ediyor. Şubat ayında, dünyanın ikinci büyük kripto borsası Bybit, 1.5 milyar dolarlık dijital token çalındığını duyurdu. Bu olay, tarihin en büyük kripto soygunu olarak adlandırıldı. Blockchain analiz firması Chainalysis’in raporuna göre, 2024’te kripto platformlarından çalınan fonlar 2.2 milyar doları buldu. Bu, üst üste dördüncü yılda 1 milyar doları aşan hırsızlıklar anlamına geliyor.

Coinbase, kolluk kuvvetleriyle iş birliği yapıyor ve fidye ödemeyi reddediyor. Şirket, müşterilerini dolandırıcılık yoluyla para gönderenleri telafi edeceğini taahhüt etti. Kripto dünyasında güvenlik’in önemi bir kez daha gündeme geldi. Coinbase’in bu krizi nasıl yöneteceği, sektörün geleceği için belirleyici olacak.

Siber saldırı, kripto borsalarının kırılganlığını ortaya koydu. Yatırımcılar, güvenlik önlemlerinin artırılmasını talep ediyor. Coinbase, ödül programıyla hackerları yakalamayı hedefliyor. Kripto endüstrisi, bu tür olaylarla mücadele için daha sıkı düzenlemeler bekliyor.

Çelik ve Betona Veda! Süper Ahşap Dönemi Başlıyor

İnşaat dünyasında yeni bir çağ başlıyor. Araştırmacılar, “süper ahşap” adını verdikleri devrim niteliğinde bir malzeme geliştirdi. Bu yeni malzeme, çelik ve beton kadar sağlam, ancak çok daha çevreci.

Maryland Üniversitesi’ndeki bilim insanları, ahşabın yapısal gücünü artırmak için özel bir işlem uyguladı. Bu işlem sayesinde, ahşap çeliğe yakın bir dayanıklılığa ulaştı. Üstelik üretimi sırasında çok daha az karbon salımı gerçekleşiyor.

Süper ahşap, geleneksel inşaat malzemelerine çevre dostu bir alternatif sunuyor. Çelik ve beton, dünyanın karbon salımında büyük paya sahip. Özellikle beton üretimi, toplam küresel emisyonların %8’ini oluşturuyor. Yeni malzeme ise karbon salımını önemli ölçüde azaltma potansiyeli taşıyor.

Ahşap, liflerinden arındırılıyor ve reçineyle yeniden güçlendiriliyor. Bu süreç sonunda ortaya çıkan “süperwood”, sadece güçlü değil, aynı zamanda hafif ve dayanıklı.

Yapılan testlerde, bu yeni ahşap türü çeliğin gücüne yaklaşan performans sergiledi. Ayrıca çok daha düşük enerjiyle üretilebiliyor.

Süper ahşap karbon ayak izini azaltmak için büyük bir adım olabilir

Araştırmacılar, süper ahşabın gökdelenler, köprüler ve altyapı projelerinde rahatlıkla kullanılabileceğini belirtiyor. İnşaat sektöründe bu malzemenin yaygınlaşması, karbon ayak izini azaltmak için büyük bir adım olabilir.

Bu buluş, hem çevrecilere hem de inşaat mühendislerine umut veriyor. Özellikle sürdürülebilir şehirler kurmak isteyen ülkeler, süper ahşap teknolojisine yoğun ilgi gösteriyor.

Ağaçlardan elde edilen bu dayanıklı yapı malzemesi, aynı zamanda yenilenebilir kaynaklardan üretildiği için doğaya zarar vermiyor.

Maryland Üniversitesi’nden Dr. Liangbing Hu, “Gelecekte çelik yerine bu malzemeyi gökdelenlerde görmek mümkün” diyor.

Süper ahşap, sadece yapısal bir dönüşüm değil; aynı zamanda gezegenin geleceği için bir kurtuluş anlamına geliyor.

Uzmanlar, bu buluşun yeşil dönüşümde kilit rol oynayacağını vurguluyor.

Tırnak Selfiesiyle Sağlık Devrimi: Anemiye Karşı Yeni Yapay Zeka Uygulaması!

Chapman Üniversitesi’nden bilim insanları, tırnak fotoğrafı ile anemi tespiti yapabilen bir mobil uygulama geliştirdi. Bu yapay zeka destekli uygulama, kullanıcıların tırnaklarının fotoğrafını analiz ederek hemoglobin seviyelerini belirliyor. Geleneksel kan testlerine alternatif olarak, hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm sunuyor.

Chapman Üniversitesi’nden Çığır Açan Teknoloji: Tırnak Fotoğrafıyla Anemi Tespiti

Chapman Üniversitesi tarafından geliştirilen Uygulama, 200.000’den fazla kullanıcı tarafından 1,4 milyondan fazla testte kullanıldı. Araştırmalar, uygulamanın %89 duyarlılık ve %93 özgüllük ile laboratuvar testleri kadar doğru sonuçlar verdiğini gösteriyor.

Özellikle kronik anemi hastaları için uygulama, kişiselleştirilmiş izleme imkanı sunuyor. Bu sayede, kullanıcılar hemoglobin seviyelerini evde takip edebiliyor ve gerektiğinde sağlık profesyonellerine danışabiliyor.

Chapman Üniversitesi'nden Çığır Açan Teknoloji: Tırnak Fotoğrafıyla Anemi Tespiti

Chapman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Dr. L. Andrew Lyon, “Bu teknoloji, sağlık hizmetlerine erişimi olmayan bölgelerde bile anemi taramasını mümkün kılıyor,” dedi.

Uygulama, aynı zamanda ABD genelinde anemi yaygınlığını haritalandırmak için coğrafi konum verilerini kullanarak ilk ilçe düzeyinde anemi haritasını oluşturdu.

Bu yenilikçi yaklaşım, dünya genelinde 2 milyardan fazla insanı etkileyen anemi hastalığının erken teşhisi ve yönetimi için umut vadediyor.

Apple ve Alibaba arasındaki ortaklık Washington’da endişe yarattı!

The New York Times’ın haberine göre, Apple’ın Alibaba ile olan gizli ortaklığı, özellikle kullanıcı verilerinin güvenliği ve Çin’in yapay zekâ kapasitesine olası katkılar nedeniyle Washington’da tepki topluyor.

Apple, Çin’de alternatif arayışına girdi

Apple, geçtiğimiz günlerde duyurduğu Apple Intelligence sistemiyle ChatGPT’yi kullanıcılarına sunmak için OpenAI ile ortaklık kurmuştu. Ancak OpenAI’nın Çin’de faaliyet gösterememesi, Apple’ı yerli ortaklar aramaya itti. Şirketin bir süredir Baidu, Tencent ve DeepSeek ile görüştüğü biliniyordu, fakat son olarak Alibaba’nın Qwen isimli açık kaynaklı yapay zekâ modeliyle iş birliği yapma kararı aldığı bildiriliyor.

Apple henüz bu ortaklığı resmi olarak açıklamasa da Alibaba yönetimi, kamuoyuna çeşitli sinyaller verdi. Bu durum, Beyaz Saray ve Temsilciler Meclisi Çin Komitesi’nin dikkatini çekti. Yetkililer, Apple doğrudan görüşerek anlaşmanın detaylarını ve Çin yasalarına uyum kapsamında hangi taahhütlerin verildiğini sorguladı.

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi üyesi Raja Krishnamoorthi, bu ortaklığı “son derece rahatsız edici” olarak nitelendirdi. Apple’ın, Çin Komünist Partisi’ne yakın bir şirketle iş birliği yapmasının ulusal güvenlik riskleri oluşturabileceğine dikkat çeken Krishnamoorthi, TikTok’a yönelik yasak girişimlerine benzer kaygıların yeniden gündeme geldiğini ifade etti.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi bünyesindeki Wadhwani AI Merkezi Direktörü Greg Allen ise “ABD, Çin ile bir yapay zekâ yarışında ve Amerikan şirketlerinin Çinli firmalara hız kazandırmasını istemiyoruz.” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Gizli kaynaklara göre, ABD Savunma Bakanlığı ve istihbarat birimleri, Alibaba’nın Çin ordusuyla olan bağlantılarını araştırıyor. Hükümetin, Alibaba’yı ve benzer yapay zekâ firmalarını Amerikan şirketleriyle iş yapmasını yasaklayan bir kara listeye alma ihtimali de değerlendiriliyor.

Apple, Apple Intelligence’ın Çin’de ne zaman kullanıma sunulacağına dair bir takvim açıklamadı. Ancak iPhone satışlarındaki düşüş ve Eylül ayında tanıtılması beklenen yeni nesil iPhone’lar göz önüne alındığında, bu tartışmalar Apple’ın Çin stratejisinde belirleyici olabilir.

Firecrawl, yapay zekâ araçları işe alacak!

Şubat ayında yaptığı ilk denemeden sonuç alamayan Firecrawl, bu kez üç farklı pozisyon için yalnızca yapay zekâ ajanlarının başvurabileceği iş ilanları yayınladı ve bu işe toplam 1 milyon dolarlık bütçe ayırdığını duyurdu.

Firecrawl kurucusu Caleb Peffer’ın duyurduğu bilgilere göre, ilanlar yayınlandıktan sonraki ilk hafta içerisinde yaklaşık 50 yapay zekâ ajanı başvuruda bulundu. Ancak bu rakam, şirketin aradığı çalışan seviyesinde yetenekli bir yapay zekâyı bulması için yeterli değil.

Firecrawl’un ilk pozisyonu, SEO uyumlu blog yazıları ve ürün kullanım rehberleri üretecek bir içerik üretim ajanı. Bu yapay zekânın sadece içerik oluşturmakla kalmayıp, etkileşim verilerini analiz ederek içerik stratejisini kendiliğinden geliştirmesi bekleniyor. İlan, “hiç uyumayan ve sürekli üretim yapan bir ajan” arıyor. Maaş ise aylık 5.000 dolar.

İkinci pozisyon, müşteri destek mühendisi olarak görev yapacak bir yapay zekâ ajanına ayrılmış. Bu ajan, gelen destek taleplerine iki dakika içinde yanıt verecek bir sistem kuracak ve gerektiğinde insan müdahalesine başvuracak. Daha önce müşteri desteği sunma deneyimine sahip olması tercih edilen bu ajana da aynı maaş teklif ediliyor.

Üçüncü pozisyon ise GitHub üzerinde gelen sorunları önceliklendirecek, TypeScript ve Go dillerinde kod yazacak ve belgeler oluşturacak bir junior geliştirici ajan için. Bu pozisyondaki maaş da yine 5.000 dolar.

Ancak burada ilginç bir detay var: Firecrawl aslında yalnızca yapay zekâları değil, bu ajanları geliştiren insanları da işe almak istiyor. Yani ayrılan 1 milyon dolarlık bütçe, hem yapay zekâ çalışanlara hem de onları tasarlayıp yöneten geliştiricilere gidebilir. Bu kişiler ister tam zamanlı, ister proje bazlı olarak şirkette yer alabilir.

Fintech entegrasyonları

Peffer’a göre, yapay zekâ hâlâ insanları tamamen ikame edebilecek seviyede değil. Ancak gelecek vizyonları, her yazılım geliştiricinin kendi AI ajan ordusunu yöneteceği bir dünyaya dayanıyor. Peffer, “Biz, bu ajanları geliştiren ve yöneten insanlarla çalışmak istiyoruz” diyor.

Firecrawl’un bu iddialı girişimi, Silikon Vadisi’nde giderek yayılan bir trendin parçası. Y Combinator iş ilanlarında, sadece ajan geliştiricilere değil, doğrudan yapay zekâ çalışanlara da açılmış çok sayıda pozisyon yer alıyor. Bu da akıllara şu soruyu getiriyor: Bu yapay zekâlar gerçekten insan çalışanların yerini alabilecek mi? İşte asıl milyon dolarlık soru bu.

OpenAI, Abu Dabi’de Monako’dan Daha Büyük Bir Yapay Zeka Veri Merkezi Kuruyor

OpenAI, küresel yapay zeka altyapısında dev bir adım atarak, Abu Dabi’de Monako’dan daha büyük, 5 gigawatt’lık devasa bir veri merkezi kampüsünün ana kiracısı olacak. 10 mil karelik alanda, beş nükleer reaktörün gücüne eşdeğer enerji tüketen bu tesis, küresel yapay zeka yarışında çığır açabilir.

OpenAI’nin Ocak ayında SoftBank ve Oracle ile duyurduğu Stargate girişiminin bir parçası olan bu proje, Abu Dabi merkezli teknoloji devi G42 ile ortaklaşa geliştiriliyor. BAE kampüsü, OpenAI veya rakiplerinin duyurduğu mevcut tesisleri gölgede bırakarak, şimdiye kadarki en büyük yapay zeka altyapı projelerinden biri olmaya hazırlanıyor. Veri merkezini en son teknoloji bilgisayar çipleri ile donatma hedefi, BAE’yi küresel bir yapay zeka merkezi haline getirebilir.

OpenAI’nin BAE ile derin bağları, 2023’te G42 ile kurulan ortaklığa ve OpenAI’nin büyük hissedarı Microsoft’un Emirlik firmasına yaptığı 1,5 milyar dolarlık yatırıma dayanıyor. Proje, BAE kraliyet ailesiyle bağlantılı bir yatırım aracı olan MGX’in OpenAI’nin Stargate vizyonuna katkısıyla, BAE’nin geniş yapay zeka hedefleriyle de uyumlu. Ancak, G42’nin Huawei gibi Çinli kuruluşlarla geçmişteki bağları, bazı ABD’li yetkililer tarafından ABD teknolojisi güvenliği için potansiyel risk olarak işaret edilmişti.

Bir endüstri analisti, “Bu, BAE ve küresel yapay zeka için sismik bir hamle,” diyerek projenin jeopolitik etkilerine dikkat çekti. Sosyal medyada kullanıcılar, kampüsü bir “veri ülkesi” olarak nitelendiriyor ve yapay zeka yarışında cesur bir adım olarak görüyor. Ancak, çöldeki bu enerji yoğun tesisin çevresel etkileri konusunda sorular devam ediyor.

ABD Ticaret Bakanlığı, veri merkezlerinin Amerikan şirketleri tarafından işletileceğini ve bölgede “Amerikan yönetimli bulut hizmetleri” sunulacağını vurgulayarak güvenlik endişelerine karşı sıkı denetim sinyali verdi. Nvidia, Cisco ve Oracle da projeyi destekliyor; Nvidia, en yeni Blackwell GB300 çiplerini tedarik ederek BAE’nin yapay zeka ekosistemindeki rolünü güçlendiriyor.

BAE, kampüsün ilk 1 gigawatt’lık aşamasında temel atarken, dünya yapay zeka altyapısında yeni bir sayfanın açılışını izliyor; bu, teknoloji, jeopolitik ve küresel güç dengesini yeniden şekillendirebilir. OpenAI, yorum taleplerine henüz yanıt vermedi, ancak resmi bir duyuru yakında gelebilir.

xAI, Grok’un sistem komutlarını kamuoyuna sundu!

Bu karar, Grok’un sosyal medya platformu X üzerinden “beyaz soykırımı” gibi tartışmalı ve izinsiz paylaşımlarda bulunmasının ardından alındı. xAI, bu beklenmeyen çıkışların sistem komutlarında yapılan yetkisiz bir değişiklik nedeniyle yaşandığını ifade etti.

Sistem komutları, bir yapay zekâya kullanıcı mesajlarından önce verilen, yanıtları yönlendirmek için kullanılan temel talimat setleridir. Bu komutlar genellikle şirketler tarafından gizli tutulur. Ancak xAI, bu şeffaflık adımıyla Grok’un nasıl yönlendirildiğini açıklamayı seçen nadir şirketler arasında yer aldı. Grok’un sistem komutları artık GitHub üzerinden kamuya açık şekilde paylaşılacak.

Yayınlanan sistem komutları, Grok’un nasıl bir karaktere sahip olması gerektiğine dair net bir çerçeve çiziyor. Örneğin, aşırı derecede şüpheci olması gerektiği belirtilen Grok, ana akım otoriteleri ya da medyayı körü körüne takip etmeyecek şekilde programlanmış. Komutlarda ayrıca Grok’un verdiği yanıtların onun kendi görüşleri olmadığının altı çiziliyor: “Yanıtlarınız sizin inançlarınızı yansıtmaz.”

X platformunda kullanıcıların Explain this Post (Bu Gönderiyi Açıkla) seçeneğini kullandığı senaryolarda Grok’tan ana akım anlatıları sorgulayabilecek, doğru ve temelli içgörüler sunması bekleniyor. Ayrıca, Grok’un platforma “Twitter” değil “X” olarak atıfta bulunması, paylaşımlara da “tweet” yerine “X post” demesi talimatlar arasında yer alıyor.

X kullanıcılarının Grok AI

xAI ve Anthropic farklı yollar izliyor

xAI’in bu yaklaşımı, yapay zekâ güvenliği konusunda daha temkinli bir çizgi izleyen Anthropic’in Claude adlı sohbet botunun sistem komutlarıyla belirgin bir şekilde ayrışıyor. Claude’un komutlarında güvenlik, etik ve kullanıcı sağlığı ön planda tutuluyor. Claude, örneğin bağımlılık, yeme bozuklukları ya da negatif iç konuşma gibi zararlı davranışları teşvik eden içeriklerden kaçınmak üzere programlanmış durumda.

Grok’un şüpheci ve ana akım karşıtı karakteri, bazı kullanıcılar için çekici olsa da, son yaşanan olay platformun güvenilirliği açısından ciddi bir uyarı niteliğinde. xAI’nın bu sistemi şeffaflaştırma kararı, hem kamuoyunun güvenini yeniden kazanmak hem de olası yeni krizleri önlemek amacı taşıyor.

Yapay zekâ modellerinin nasıl eğitildiği ve yönlendirildiği giderek daha fazla tartışma konusu haline gelirken, xAI’nın bu hamlesi sektörde daha fazla şeffaflık çağrılarını da tetikleyebilir. Ancak sistem komutlarının kamusal hale gelmesi, aynı zamanda kötü niyetli kullanıcılar tarafından yapılacak prompt injection saldırılarına da açık kapı bırakabilir.

Hangi ChatGPT modeli hangi amaç için kullanılmalı?

OpenAI, ChatGPT Enterprise kullanıcıları için farklı modellerin kullanım alanlarını ve sınırlarını açıklayan kapsamlı bir kılavuz yayınladı. Bu kılavuz, işletmelerin ihtiyaçlarına en uygun modeli seçmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. İşte GPT-4o, GPT-4, OpenAI o1, o1-mini ve o3-mini modellerinin hangi görevlerde öne çıktığına dair detaylar.

GPT-4o: Çok Yönlü ve Güçlü Performans
OpenAI’nin amiral gemisi modeli GPT-4o, metin, görsel ve ses gibi birden fazla veri türüyle gerçek zamanlı olarak akıl yürütme yeteneğiyle öne çıkıyor. Günlük işler, veri analizi, dosya yükleme ve yaratıcı görevler için ideal olan bu model, ChatGPT Free, Plus, Pro, Team ve Enterprise planlarında kullanılabiliyor. Özellikle görsel görevler, çok dilli metin işleme ve karmaşık veri setleriyle çalışma gibi alanlarda yüksek performans sunuyor. Ancak, yoğun kullanım dönemlerinde Plus kullanıcıları için 3 saatte 80 mesaj, GPT-4 kullanıcıları için ise 40 mesaj sınırı bulunuyor. Enterprise planında ise sınırsız ve yüksek hızlı erişim sağlanıyor.

GPT-4: Yaratıcılık ve İleri Düzey Akıl Yürütme
GPT-4, özellikle yaratıcı içerik üretimi ve karmaşık problem çözme gerektiren görevler için tercih ediliyor. ChatGPT Plus, Team ve Enterprise kullanıcıları bu modeli kullanarak DALL·E 3 ile görsel üretim de yapabiliyor. GPT-4, veri analizi veya dosya yükleme gibi araçları desteklemese de, metin tabanlı ileri düzey akıl yürütme görevlerinde güçlü bir seçenek. Kullanım sınırı, Plus kullanıcıları için 3 saatte 40 mesaj olarak belirlenmiş.

OpenAI o1: Karmaşık Problem Çözme ve Strateji Geliştirme
OpenAI o1, kodlama, matematik, bilim, görsel algı ve strateji geliştirme gibi karmaşık görevler için tasarlanmış en güçlü akıl yürütme modeli. Özellikle çok yönlü analiz gerektiren ve cevabı hemen belli olmayan sorgular için ideal. Dış uzmanların değerlendirmelerine göre, o1, zorlu gerçek dünya görevlerinde önceki modellere kıyasla %20 daha az hata yapıyor. Programlama, iş danışmanlığı ve yaratıcı fikir geliştirme gibi alanlarda güçlü bir düşünce ortağı olarak öne çıkıyor. Ancak, bu model veri analizi veya dosya yükleme gibi gelişmiş araçları desteklemiyor. Plus, Team ve Enterprise kullanıcıları için haftada 50 mesaj sınırı bulunuyor; Pro planında ise neredeyse sınırsız erişim sunuluyor.

OpenAI o1-mini: Hızlı ve Maliyet Etkin Çözümler
o1-mini, kodlama ve STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) odaklı görevler için optimize edilmiş, daha hızlı ve maliyet etkin bir model. Geniş dünya bilgisi gerektirmeyen görevlerde, bağlamın tamamen prompt içinde sağlandığı durumlarda etkili. Özellikle karmaşık kod yazma ve hata ayıklama gibi işlerde başarılı. Plus, Team ve Enterprise kullanıcıları için günde 50 mesaj sınırı mevcut; Pro planında ise kullanım neredeyse sınırsız.

OpenAI o3-mini: Günlük Görevler için Hızlı Çözüm
o3-mini, günlük görevler için tasarlanmış, hızlı ve etkili bir model. Tüm planlarda, hatta ChatGPT Free planında bile kullanılabilen bu model, basit sorgular ve hızlı yanıt gerektiren işler için uygun. Plus, Team ve Enterprise kullanıcıları için günde 150 mesaj, yüksek öncelikli kullanım için ise 50 mesaj sınırı bulunuyor. o3-mini, geniş bağlam gerektirmeyen, doğrudan ve hızlı çözümler sunmak isteyenler için ideal.

Hangi Modeli Seçmeli?

OpenAI, kullanım senaryolarına göre model seçimi için şu önerilerde bulunuyor:

  • Görsel analiz, veri işleme veya çok dilli görevler için GPT-4o’yu tercih edin.
  • Yaratıcı yazım veya derinlemesine metin analizi için GPT-4’ü kullanın.
  • Karmaşık STEM problemleri veya strateji geliştirme için OpenAI o1’e yönelin.
  • Hızlı, maliyet etkin kodlama çözümleri için o1-mini’yi seçin.
  • Basit, günlük görevler için o3-mini yeterli olacaktır.

ChatGPT Enterprise, işletmelere esneklik sunarken, model seçimi kullanım amacı ve performans ihtiyaçlarına göre yapılmalı.

Apple ve Epic Games arasındaki Fortnite krizi tırmanıyor!

Epic Games, Apple’ın hem Amerika Birleşik Devletleri’nde hem de Avrupa Birliği’nde Fortnite uygulamasının App Store’a geri dönüşünü engellediğini açıkladı. Şirket, bu durumun Fortnite’ın iOS platformunda dünya genelinde geçici olarak çevrimdışı kalmasına neden olabileceğini belirtti.

Geçtiğimiz aylarda Epic Games, Apple’a karşı açtığı davada önemli bir zafer elde etmişti. Karar sonucunda Apple, ABD App Store’unda üçüncü taraf ödeme sistemlerine izin vermek zorunda kaldı. Bu kazanımın ardından Epic, 9 Mayıs 2025 tarihinde Fortnite’ı ABD App Store’una yeniden sunmak için başvuruda bulundu. Ancak Apple, bu başvuruyu bir hafta boyunca yanıtlamadı.

Epic Games CEO’su Tim Sweeney, bu gecikmenin oyunun tüm platformlarda aynı anda güncellenmesi gerekliliğini sekteye uğrattığını belirterek, ilk başvurularını geri çektiklerini ve yeni içeriklerle 14 Mayıs’ta yeniden gönderdiklerini söyledi.

Epic Games’in açıklamaları sosyal medyada geniş yankı bulurken, Apple cephesinden gelen resmi açıklamada ise iddialar reddedildi. Apple sözcüsü, Epic Games’in son güncellemeyi AB’deki kullanıcıları etkilemeyecek şekilde yeniden sunmasını talep ettiklerini belirtti.

Buna karşın Fortnite’ın resmi X (eski adıyla Twitter) hesabından yapılan açıklamada, Apple’ın son gönderimi doğrudan engellediği ve bu nedenle iOS’ta Fortnite’ın dünya genelinde kullanılamayacağı duyuruldu.

Gelişmeler, Apple ve Epic Games arasındaki mücadelenin yalnızca mahkeme salonlarında değil, mobil uygulama ekosisteminde de sürdüğünü gösteriyor. Oyun devinin kararlı tutumu ve Apple’ın katı uygulama politikaları, bu çatışmayı önümüzdeki dönemde daha da karmaşık hale getirebilir. Özellikle AB’deki Dijital Pazarlar Yasası gibi yeni düzenlemeler, bu sürecin seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.

Tesla yönetim kuruluna yeni bir isim katılıyor!

Hartung, aynı zamanda Tesla bünyesinde denetim komitesinde de görev alacak. Bu atama, şirketin düşen satışlar, azalan kârlılık ve CEO Elon Musk’ın farklı alanlara odaklandığına dair artan endişelerle mücadele ettiği bir döneme denk geldi.

Hartung, son 20 yılı aşkın süredir Chipotle’de üst düzey görevlerde bulunmuş ve pandemi sürecinde şirketin finansal istikrarını sağlamadaki rolüyle öne çıkmıştı. Hartung’un katılımıyla Tesla’nın yönetim kurulu üye sayısı dokuza yükselmiş olacak.

Tesla hisseleri 2025 yılı itibarıyla %14 oranında düşerken, şirketin uzun vadeli stratejisi ve liderlik yapısı kamuoyunda sorgulanmaya başlandı. Elon Musk’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın oluşturduğu Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) adı verilen yapılanmada üstlendiği liderlik rolü, şirkete olan ilgisinin azaldığı yönünde eleştiriler doğurmuştu. Musk, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, bu göreve ayırdığı zamanı Mayıs sonu itibarıyla önemli ölçüde azaltacağını belirtmişti.

Hartung’un şirketin yönetim kuruluna katılması, yalnızca finansal uzmanlığıyla değil, aynı zamanda şirketin daha disiplinli ve sürdürülebilir bir yönetime geçiş çabası açısından da önemli. İlginç bir not olarak, Hartung’un damadı Tesla’da servis teknisyeni olarak görev yapıyor. Ayrıca, Elon Musk’ın kardeşi Kimbal Musk da Tesla yönetim kurulunda yer alıyor ve 2013-2019 yılları arasında Chipotle yönetiminde görev almıştı.

Yeni Tesla projeleri yolda

Tesla, Hartung’un yönetim kurulu üyeliğini sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımla duyurdu. Hartung, halihazırda Portillo’s, The Honest Company ve Zocdoc gibi şirketlerin yönetim kurullarında da görev yapıyor.

Şirketin önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projeler arasında Los Angeles’ta yedi yıldır üzerinde çalışılan retro-fütüristik temalı Tesla Diner konsepti de yer alıyor. Hartung’un bu tür yenilikçi projelerde nasıl bir katkı sunacağı ise merakla bekleniyor.

BAE merkezli şirket, İtalya’da yapay zeka üssü kuracak!

Colosseum adı verilen bu proje, önümüzdeki beş yıl içinde 1 milyar dolarlık yatırım ile hayata geçirilecek. Projede, yapay zeka donanımlarında kendini ispat etmiş olan donanım devi Nvidia’nın gelişmiş teknolojileri kullanılacak.

Anlaşma, Şubat ayında düzenlenen BAE-İtalya zirvesinde açıklanan ve BAE’nin İtalya’ya 40 milyar dolarlık yatırım yapmayı taahhüt ettiği kapsamlı ekonomik iş birliğinin bir parçası. İtalya Başbakanı Giorgia Meloninin de destekleri ile söz konusu süper bilgisayarın Avrupa’daki en büyük yapay zeka altyapısı olması hedefleniyor.

G42, projenin ilk aşamasında ana finansör olarak öne çıkarken, Abu Dabi’nin egemen varlık fonu Mubadala, BAE kraliyet ailesi ve ABD merkezli özel sermaye şirketi Silver Lake’in de şirkette hissedar olduğu biliniyor. Bu geniş yatırımcı yapısı, projenin küresel ölçekte ne denli önemsendiğinin bir göstergesi.

İtalya’nın güneyinde yeni bir yapay zeka üssü kurulacak

İtalyan Sanayi Bakanı Adolfo Urso, Milano’daki Investopia konferansında yaptığı açıklamada, Colosseum projesiyle İtalya’da önemli bir yapay zeka merkezinin kurulacağını duyurdu. Merkezin güneydoğudaki Apulia bölgesinde kurulması güçlü bir olasılık olarak değerlendiriliyor.

Yapay zeka artık stratejik bir oyuncu

Bu yatırımla, yalnızca Avrupa’nın en büyük yapay zeka süper bilgisayarı kurulmakla kalınmayacak; aynı zamanda İtalya’da teknoloji ve veri analizine dayalı yeni bir ekonomik ekosistem oluşacak. Uzmanlar, projenin İtalya’nın dijital dönüşüm sürecine büyük katkı sunacağını ve ülkenin Avrupa’daki teknoloji rekabetinde daha iddialı hale geleceğini belirtiyor.

BAE’nin teknoloji odaklı dış yatırımlarına bir yenisini ekleyen bu hamle, aynı zamanda küresel ölçekte yapay zekâ alanında jeopolitik iş birliklerinin artarak süreceğine işaret ediyor.

Nvidia, Çin’deki AR-GE merkezi hakkında önemli açıklamalarda bulundu!

Şirket, buradaki operasyonun medya raporlarında iddia edildiği gibi GPU tasarımlarının Çin’e aktarılması anlamına gelmediğini net bir şekilde ifade etti. Nvidia sözcüsü, verdiği demeçte “İhracat kontrollerine uyum sağlamak amacıyla Çin’e herhangi bir GPU tasarımı göndermiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Söz konusu iddialar, Nvidia’nın Şanghay’da yeni bir araştırma ve geliştirme merkezi kurduğu yönündeki Financial Times haberiyle gündeme gelmişti. Haberde, Nvidia CEO’su Jensen Huang’un geçtiğimiz ay Şanghay Belediye Başkanı Gong Zheng ile olası yeni merkez hakkında görüştüğü belirtilmişti.

Ancak Nvidia’ya yakın bir kaynak, yaptığı açıklamada, yeni ofis alanının mevcut çalışanlar için kiralandığını ve buraya herhangi bir fikrî mülkiyet ya da tasarım gönderilmediğini vurguladı. Kaynağa göre bu adım, şirketin Çin’deki uzun süredir devam eden faaliyetlerinin bir devamı niteliğinde.

Nvidia, 2022’den bu yana ABD’nin ileri teknoloji çiplerinin Çin’e ihracatını sınırlayan kararlarından ciddi şekilde etkilendi. Bu düzenlemeler, yapay zekâ teknolojilerinin askeri kullanım potansiyeli taşıdığı gerekçesiyle sertleştirildi. Geçtiğimiz hafta ise Trump yönetimi, Biden döneminde uygulanan mevcut kuralları daha sade hale getirerek Amerikan inovasyonunu teşvik edecek ve yapay zekâ alanındaki küresel üstünlüğü koruyacak yeni bir düzenlemeye geçileceğini duyurdu.

Nvidia, Çin pazarındaki satışlardan kaynaklanan 5,5 milyar dolarlık bir zararı geçen ay açıklamıştı. Bu zararın büyük bölümü, H20 model çiplerin Çin ve benzeri ülkelere satışındaki sıkıntılardan kaynaklandı.

CEO Jensen Huang, Çin pazarının şirket için ne denli önemli olduğuna daha önce defalarca dikkat çekmişti. Çin’in önümüzdeki 2-3 yıl içinde 50 milyar dolarlık bir yapay zekâ pazarına dönüşebileceğini belirten Huang, bu pazardan dışlanmanın muazzam bir kayıp olacağını ifade etti. Ancak Huang, aynı röportajda, “Devlet politikalarına uyum sağlamak ve ülkemizin çıkarlarını gözetmek önceliğimizdir.” diyerek denge politikası izlemeye devam edeceklerini vurguladı.

ABD, yapay zekâ çiplerinin kaçakçılığını önlemeye çalışıyor!

Chip Security Act (Çip Güvenlik Yasası) adı verilen tasarı, Nvidia gibi üreticilere, yapay zeka çipleri ihraç edilmeden önce konumlarını doğrulayacak bir teknoloji eklemeyi zorunlu kılmayı hedefliyor.

Tasarı, özellikle ABD ihracat kontrolüne tabi yapay zekâ çiplerinin Çin’e yasa dışı şekilde ulaştığı yönündeki haberlerin ardından hazırlandı. ABD’li yetkililer, farklı başkanlık dönemlerinde bu tür teknolojilerin Çin’e ihracatını kısıtlamaya çalışsa da, Reuters ve diğer medya kuruluşları, bu çiplerin bir şekilde Çin’e ulaşmaya devam ettiğini ortaya koydu.

Tasarıya öncülük eden Cumhuriyetçi Temsilci Bill Huizenga, yaptığı açıklamada, “ABD’nin teknolojik üstünlüğünü koruyabilmesi için ihracat kontrollerinin aşılmasını engelleyecek önlemler almamız şart. Bu çiplerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesini önlemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Tasarı, eski fizikçi olan Demokrat Temsilci Bill Foster tarafından destekleniyor. Foster, geçmişte kendi çiplerini tasarlamış bir bilim insanı olarak, bu tür güvenlik önlemlerinin teknik olarak mümkün olduğunu vurguladı.

Yasa teklifinin zamanlaması da dikkat çekici. Eski Başkan Donald Trump, selefi Joe Biden döneminde çıkarılan ve gelişmiş yapay zekâ çiplerinin küresel dolaşımını sınırlayan düzenlemeyi geri çekti. Ancak yeni bir düzenleme henüz açıklanmadı. Aynı hafta içinde Trump’ın Ortadoğu’ya yaptığı ziyarette, çeşitli ülkelere yapay zekâ çiplerinin gönderilmesini içeren yeni ticaret anlaşmaları duyurması ise ABD iç siyasetinde eleştirileri beraberinde getirdi.

Tasarıya destek veren isimler arasında Çin’e yönelik özel komitede yer alan Cumhuriyetçi John Moolenaar ve Demokrat Raja Krishnamoorthinin yanı sıra; Demokrat Ted Lieu, Cumhuriyetçi Rick Crawford, Demokrat Josh Gottheimer ve Cumhuriyetçi Darin LaHood gibi önemli temsilciler bulunuyor.

Yeni yasa teklifinin, ABD’nin ulusal güvenlik stratejileri kapsamında yapay zekâ teknolojilerinin nasıl denetlenmesi gerektiğine dair önemli bir tartışmayı yeniden alevlendirmesi bekleniyor.

Tarımsal güneş panelleri kurak bölgelerde avantaj sağlıyor

Yeni bir araştırma, tarımsal panellerinde kurak bölgelerde daha fazla avantaj sağladığını buldu. Fransa’da yapılan yeni bir araştırmada, İspanya ve Hollanda’daki tarımsal güneş enerjisi sistemlerinin performansı karşılaştırıldı ve yüksek güneş radyasyonu seviyelerine sahip kurak bir bölge olan İspanya’nın, bol yağış ve düşük güneş radyasyonu ile karakterize edilen ikincisine kıyasla teknik açıdan daha fazla avantaj sağladığı sonucuna varıldı.

Tarımsal güneş panelleri teknik kolaylık sağlıyor

Fransa’daki Sorbonne Üniversitesi liderliğindeki bir grup araştırmacı, İber Yarımadası ve Hollanda üzerinde üç farklı iklimde (kuru, nemli ve klimatolojik) tarımsal güneş enerjisi sistemlerinin performansını analiz etti ve İspanya gibi kurak bölgelerin, bol yağış ve düşük güneş radyasyonu ile karakterize edilen kuzey ve orta Avrupa bölgelerine kıyasla daha fazla teknik avantaj sunduğunu buldu.

Bilim insanları, Institut Pierre Simon Laplace tarafından oluşturulan Organize Carbon and Hydrology In Dynamic Ecosystems (ORCHIDEE) kara yüzeyi modelini kullanarak farklı tarımsal voltaik sistem yapılandırmalarının bir dizi simülasyonunu gerçekleştirdi. Model, karasal su, karbon ve enerji dengelerini ölçmek için süreçleri içerir ve arazi örtüsü değişiklikleri, yangın, mahsul sulama ve orman/otlak yönetimi gibi antropojenik müdahaleleri dikkate alır.

Analiz iki farklı ürün türünü ele aldı ve net birincil üretim (NPP) gibi değerleri hesaba kattı), su kullanım verimliliği (WUE)), ve PV güç verimi. İki ürün türü, buğday, pirinç ve soya fasulyesi gibi diğerlerinin yanı sıra C3 bitkileri ve mısır ve şeker kamışı gibi C4 bitkileri olarak etiketlendi. İlk tür, ılımlı sıcaklıklara ve düşük ışık yoğunluğuna sahip bölgelerde yaygınken, ikinci tür yüksek sıcaklıklar ve kuru koşullar için daha uygundur.

Yapılan analizler, İspanya’da simüle edilen tarımsal-voltaik sistemlerin daha yüksek ürün verimliliği, daha verimli bir fenolojik döngü ve daha verimli su ve arazi kullanımı sağlayabileceğini, güneş panellerinin oluşturduğu gölgelemenin özellikle kuraklık veya çok kurak yıllarda ürünler için uygun bir mikro iklim yaratabileceğini gösterdi.

Microsoft işten çıkarma yapacak

0

Teknoloji devi Microsoft, yapay zekaya ağırlık verip yönetimi basitleştirirken, iki yıldan uzun süredir gerçekleştirdiği en büyük işten çıkarma dalgasıyla küresel iş gücünün yaklaşık %3’üne denk gelen yaklaşık 6.000 kişiyi işten çıkarıyor.

Microsoft işten çıkarma için aksiyon alacak

Bu hareket, Ocak ayındaki daha küçük bir performansa dayalı işten çıkarma turunun ardından geldi ve pandemi yıllarındaki agresif işe alımlardan bir değişimi işaret ediyor. En çok etkilenenler, Microsoft’un 228.000 kişilik güçlü iş gücünün yarısından fazlasını oluşturan ABD’deki çalışanlar olacak.

Washington’da yoğun olarak yoğunlaşan kesintiler, güçlü son kazançlara rağmen geldi ve mali sıkıntıdan ziyade stratejik bir yeniden yapılanmaya işaret ediyor. Sadece Microsoft’un Redmond merkezinden 1.985 çalışan işten çıkarıldı. Bunlardan yaklaşık 1.500’ü yerinde çalışırken, 475’i uzaktan çalışıyordu, Washington eyalet yetkililerine sunulan bir bildiriye göre. Resmi olarak son istihdam günleri Temmuz olarak planlanıyor.

Teknoloji devi, işten çıkarmaların tüm seviyeleri, ekipleri ve coğrafyaları kapsayacağını, ancak öncelikle yönetim rollerini hedef alacağını ve LinkedIn ve Xbox dahil olmak üzere işletmenin tüm alanlarını etkileyeceğini söyledi.

Associated Press’in aktardığına göre, işyeri inceleme sitesi Glassdoor’un baş ekonomisti Daniel Zhao: “Sanırım birçok kişi işten çıkarmaların, zor durumda olan şirketlerin kendilerini kurtarmak için yapmak zorunda olduğu bir şey olduğu anlayışına sahip. Bu, işten çıkarmaların bir nedeni ama tek neden değil. Büyük teknoloji şirketleri, stratejilerini yeniden düzenlerken ve pandemi sonrası ilk yıllarda uyguladıkları daha agresif işe alımlardan vazgeçerken iş güçlerini azalttılar” dedi.

Microsoft’un mali işler müdürü Amy Hood, geçen ay yaptığı bir kazanç görüşmesinde, yazılım devinin “daha az yöneticiyle katmanları azaltarak yüksek performanslı ekipler kurmaya ve çevikliğimizi artırmaya” odaklandığını söyledi. Microsoft’un Mart ayındaki çalışan sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 daha fazla olduğunu, ancak geçen yılın sonuna göre biraz daha düşük olduğunu söyledi.

Valve Steam Deck doğrulama programı yaptı

0

Valve, Steam Deck olmayan şeyler için bir Steam Deck Doğrulama programı yaptı. Daha fazla SteamOS cihazının olduğu bir gelecek planlıyor. Steam bu hafta, bir oyunun şirketin işletim sisteminde desteklendiği zamanı belirten bir uyumluluk derecesi sunacağını duyurdu. SteamOS Uyumluluk değerlendirmesinin “önümüzdeki birkaç hafta içinde” yayınlanması planlanıyor.

Valve Steam Deck için adım attı

Bu ölçüm, Steam Deck Doğrulama programının bir uzantısı. Bu değerlendirme süreci içindeki bir veri alt kümesine göre oyunlara bir onay işareti verecektir. Başka bir deyişle, oyun geliştiricileri Steam Deck Doğrulama’yı zaten tamamlıyorlarsa herhangi bir ek adım atmak zorunda kalmayacaklar. Oyuncu tarafında, uyumlu oyunlar Steam Deck dışındaki bir cihazda işletim sistemini çalıştırırken Steam Store ve Steam İstemcisi’nde görüntülendiğinde mavi bir onay işareti gösterecek.

Bu duyuru çoğunlukla geleceğe yönelik bir hamle. Şu anda, Lenovo Legion Go S, Steam Deck’in yanı sıra Valve’ın işletim sistemini resmi olarak çalıştıran tek el bilgisayarıdır. Ancak Lenovo bu yıl CES’te donanımın ikinci bir yinelemesini zaten ima ediyordu ve Valve’ın SteamOS platformlarının sayısının artması için planları olduğu açık. SteamOS gerçekten bağımsız bir hizmet olarak yükselişe geçerse taşınabilir oyun için manzara oldukça farklı görünmeye başlayabilir.

Lenovo, CES 2025’te bir yeni el bilgisayarı duyurmuştu. Lenovo’nun ikinci nesil el cihazının gerçek ilk bakıştan ziyade daha çok tasarım önizlemesi olması amaçlanıyor. Lenovo’nun, önceki modelde kullanılan çapraz şekilli bileşenin aksine yeni bir dairesel D-pad ile birlikte daha yuvarlak kavrama yerleri ve konik kenarlar da dahil olmak üzere taşınabilir cihazın ergonomisine ilişkin bazı küçük ayarlamalar yapmaya odaklandığı anlaşılıyor.

Databricks, milyar dolarlık bir satın alıma imza atıyor!

Databricks tarafından duyurulan hamle, şirketin yapay zekâ destekli çözümlerini daha da güçlendirme hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Neon, AWS’in Aurora Postgres hizmetine açık kaynaklı bir alternatif olarak geliştirildi. Şirketin sunduğu platform; otomatik ölçeklendirme, veritabanı klonlama, zaman içinde geri dönüş (point-in-time recovery) ve izolasyonlu test ortamları gibi özelliklerle öne çıkıyor. Bu sayede geliştiriciler, üretim ortamına geçmeden önce veritabanı değişikliklerini güvenle test edebiliyor.

Databricks CEO’su Ali Ghodsi, satın almayla ilgili yaptığı açıklamada, “Yapay zekâ temelli ve ajan odaklı uygulamaların çağı, veritabanlarından beklentileri tamamen değiştiriyor. Neon bunu kanıtlıyor: Platformda oluşturulan veritabanlarının %80’i insanlar tarafından değil, doğrudan yazılımlar yani yapay zekâ ajanları tarafından oluşturuluyor. Neon’u bünyemize katarak geliştiricilere, bu yeni dönemin hızına ve esnekliğine uygun, sunucusuz bir Postgres deneyimi sunacağız.” dedi.

Databricks, yapay zeka yarışını fırsata çevirmek istiyor

2021 yılında Nikita Shamgunov, Heikki Linnakangas ve Stas Kelvich tarafından kurulan Neon, şu ana kadar Microsoft’un girişim kolu M12, General Catalyst ve Menlo Ventures gibi yatırımcılardan toplamda yaklaşık 130 milyon dolar yatırım aldı. Platformu kullanmak isteyen geliştiriciler, ücretsiz planlara ek olarak kullandıkça öde modeliyle de hizmet alabiliyor.

Databricks, özellikle yapay zekâ alanındaki büyümeyi fırsata çevirmek için son yıllarda yatırım hamlelerini hızlandırmış durumda. Şirket, 2023 yılında yapay zekâ modeli eğitimi ve dağıtımı için kullanılan açık kaynak platformu MosaicML’i 1,3 milyar dolara, geçtiğimiz yıl ise veri yönetimi şirketi Tabular’ı yaklaşık 2 milyar dolara satın almıştı.

Yapay zeka artık stratejik bir oyuncu

Bu son Neon satın alması, Databricks’in AI ajanlarıyla çalışan geliştiriciler için eksiksiz bir altyapı sunma stratejisinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Şirket, bu teknolojiyle birlikte geliştiricilere hem sunucusuz, hem de açık kaynak temelli, dinamik olarak ölçeklenebilen bir veritabanı deneyimi sağlamayı hedefliyor.

Databricks’in 62 milyar dolarlık değerlemeye ulaşmasının ardından bu alandaki liderlik iddiasını güçlendirmek istediği açık. Neon’un teknolojisinin, AI ile çalışan uygulamalara entegre edilmesi, şirketin yapay zekâ destekli veri çözümlerinde hız ve verimliliği bir üst seviyeye taşıyacak gibi görünüyor.

EA, pandemiden sonra kalıcı hale gelen uzaktan çalışmaya sınırlama getiriyor!

Şirket CEO’su Andrew Wilson ve EA Entertainment & Technology Başkanı Laura Miele tarafından çalışanlara gönderilen e-postalara göre, şirket artık hibrit çalışma modeline geçiyor. Bu modele göre çalışanlar haftada en az üç gün ofiste olacak.

IGN ve Kotaku gibi kaynaklara göre, EA’nın yeni politikası lokasyon bazlı bir sistemle destekleniyor. Şirket, ofislerine yaklaşık 48 kilometre mesafede yaşayan çalışanlarını hibrit olarak sınıflandıracak. Bu mesafeden daha uzakta yaşayanlar ise ya tamamen uzaktan çalışmaya devam edecek ya da rollerine göre hibrit veya tamamen ofiste çalışmaları gerekecek.

Laura Miele’nin e-postasında yer alan bilgilere göre, EA’nın daha önce sunduğu offsite local (ofise yakın ama sürekli uzaktan çalışan) modeli tamamen kaldırılıyor. Bu geçiş süreci ise önümüzdeki 3 ila 24 ay arasında tamamlanacak. Ayrıca, uzaktan çalışma istisnaları ve gelecekte yapılacak uzaktan çalışan işe alımları CEO onayı gerektirecek.

EA Kurumsal İletişim Başkan Yardımcısı Justin Higgs, yaptığı açıklamada yeni sistemin ekipleri daha sık bir araya getirerek karar alma süreçlerini hızlandırmayı, iş verimliliğini artırmayı ve ekip içi bağı güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Hibrit pozisyonlarda çalışanların ofise dönüş zorunluluğu haftada en az üç gün olarak belirlendi, diğer pozisyonlar içinse bir miktar esneklik tanınacağı aktarıldı.

EA, yakın geçmişte çok sayıda personeli ile yollarını ayırdı

Bu karar, EA’nın son yıllarda yaptığı büyük çaplı işten çıkarmaların ardından geldi. Şirket, 2023 başında çalışanlarının yaklaşık yüzde 5’ini işten çıkarmıştı. 2024’ün başında BioWare stüdyosunda da önemli küçülmeler yaşanmış ve 300 ila 400 arası çalışanla yollar ayrılmıştı.

Yeni politika, EA’nın hem iş gücünü yeniden organize etmeyi hem de daha verimli ve hızlı çalışan bir kurumsal yapı oluşturmayı hedeflediğini gösteriyor. Ancak çalışanlar arasında, özellikle uzaktan çalışmaya alışmış olanlar için bu değişikliklerin ne kadar kabul göreceği ve motivasyon üzerindeki etkisi zamanla ortaya çıkacak.

YouTube, videoların en sevilen yerlerine reklam yerleştirecek!

YouTube tarafından Peak Points olarak adlandırılan bu yeni reklam formatı, platformun New York’ta düzenlenen Upfront sunumunda tanıtıldı.

Yeni sistem, Google’ın yapay zekâ modeli Gemini ile çalışıyor. AI, videolardaki kullanıcı etkileşiminin en yoğun olduğu veya izleyicilerin duygusal açıdan en çok bağlandığı anları tespit ediyor. Ardından, bu zirve noktaların hemen sonrasında reklam yerleştirilmesini öneriyor. Örneğin, bir evlilik teklifinin gerçekleştiği an ya da büyük bir sürprizin açığa çıktığı sahnenin hemen ardından bir reklam girebilir.

YouTube, sistemin büyük kolaylık sağladığını iddia ediyor

YouTube, bu stratejinin özellikle reklamverenler için büyük fayda sağlayacağını savunuyor. Duyguların doruğa çıktığı anlarda gösterilen reklamların daha fazla hatırlandığına dair pazarlama araştırmalarına dayanan bu sistem, duygu odaklı hedefleme yaklaşımını andırıyor.

Ancak kullanıcı deneyimi açısından bu hamlenin nasıl karşılanacağı belirsiz. Duygusal yoğunluğun yaşandığı anlarda araya giren reklamlar, izleyicinin videoya olan bağlılığını sekteye uğratabilir. Özellikle hikâyenin akışı içinde gelen bu tür kesintilerin izleyicide hayal kırıklığı yaratma ihtimali yüksek.

Alışveriş odaklı yeni format da tanıtıldı

YouTube, sadece Peak Points formatını tanıtmakla kalmadı; daha kullanıcı dostu bir reklam modelini de duyurdu. Yeni alışveriş özellikli reklam formatı sayesinde izleyiciler, izledikleri reklam sırasında ürünleri doğrudan inceleyip satın alabilecekler. Bu, kullanıcıların ilgilendikleri ürünlere daha kolay ulaşmasını sağlarken, reklamverenlere de doğrudan satış imkânı sunuyor.

YouTube’un bu hamleleri, hem reklam gelirlerini artırma hem de kullanıcı davranışlarını daha iyi analiz ederek hedefli reklam sunma çabasının bir parçası. Ancak bu yeniliklerin kullanıcı tepkisi üzerindeki etkisi, önümüzdeki dönemde netleşecek. Özellikle zirve anlarında gelen reklam uygulamasının kullanıcı sadakati ve izlenme süreleri üzerindeki etkisi dikkatle izlenecek.

Google, Android ve Chrome için yeni AI destekli erişilebilirlik özellikleri sunuyor!

Google tarafından duyurulan bu güncellemelerin en dikkat çekenleri, Android ekran okuyucusu olan TalkBack özelliğine gelen geliştirmeler. Artık kullanıcılar, cihaz ekranında yer alan içerikler ya da görseller hakkında doğrudan Gemini’ye sorular yöneltebiliyor.

Geçtiğimiz yıl, görme engelli ya da görme bozukluğu yaşayan kullanıcılar için Gemini desteğiyle görüntü açıklamaları sunmaya başlayan TalkBack, artık sadece görselleri açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda bu görseller hakkında kullanıcıların merak ettiklerini de yanıtlayabiliyor. Örneğin, bir arkadaşınız yeni gitarının fotoğrafını size gönderdiğinde, Gemini bu gitarın rengini, markasını ve varsa diğer detaylarını açıklayabiliyor. Üstelik sadece fotoğraflar değil, ekranın tamamı hakkında da bilgi almak mümkün. Örneğin, bir alışveriş uygulamasında gezerken ilgilendiğiniz bir ürünün malzemesini ya da indirim olup olmadığını sormak yeterli.

Google’ın erişilebilirlik yeniliklerinden bir diğeri de Android’in gerçek zamanlı altyazı hizmeti olan Expressive Captions (Duygusal Altyazılar) için geldi. Bu özellik artık sadece ne söylendiğini değil, nasıl söylendiğini de yansıtıyor. Yapay zekâ sayesinde, örneğin bir spikerin “harikaaaa bir atış” demesi, altyazıya da bu şekilde yansıtılıyor. Ayrıca, uzatmalı kelimeler de doğru biçimde altyazıya aktarılıyor. Bunun yanı sıra, ıslık çalma, boğaz temizleme gibi sesler için özel etiketlemeler de altyazılara eklendi.

Bu güncelleme, Android 15 ve üzeri sürümlerde ABD, İngiltere, Kanada ve Avustralya’da İngilizce olarak kullanıma sunulmaya başlandı.

Google’ın duyurduğu bir diğer yenilik ise Chrome tarayıcısı için. Artık Chrome, taratılmış PDF dosyalarını otomatik olarak tanıyıp içeriğini ekran okuyucularla erişilebilir hale getiriyor. Bu özellik, Optik Karakter Tanıma (OCR) teknolojisi sayesinde gerçekleşiyor. Kullanıcılar artık bu tür belgeler üzerinde metin seçebilir, kopyalayabilir ve arama yapabilir hale geliyor.

Ayrıca Android’deki Chrome tarayıcısında Sayfa Yakınlaştırma özelliği geliştirildi. Bu sayede yazı boyutunu büyütürken sayfa düzeni bozulmuyor. Kullanıcılar yakınlaştırma seviyesini kendileri ayarlayabiliyor ve bu tercihi ister tüm sayfalara, ister sadece belirli sitelere uygulayabiliyor. Özelliğe Chrome’un sağ üst köşesindeki üç noktalı menüden ulaşılabiliyor.

Google’ın bu adımları, yapay zekânın erişilebilirlik alanındaki potansiyelini somut uygulamalarla ortaya koyarken, dijital dünyayı herkes için daha kapsayıcı hale getirmeyi hedefliyor.