Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Güney Koreli teknoloji şirketleri yapay zekanın dengesini test ediyor

0

Samsung Electronics ve SK Hynix, yüz milyarlarca dolarlık yatırımlarla yapay zeka patlamasına şimdiye kadarki en büyük bahislerden birini oynuyor. Ancak planlanan kapasite artışı, yapay zeka harcamaları yavaşlarsa acı bir hesaplaşma korkusunu körüklüyor.

Teknoloji devleri, bellek endüstrisindeki on yıllarca süren acı verici iniş çıkış döngülerinin şekillendirdiği, daha önce kısıtlı olan kapasite genişletme yaklaşımından belirgin bir sapma göstererek, hükümetin yarı iletken hamlesine destek verdikten sonra Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung’dan övgü ve derin bir saygı duruşu aldı.

Güney Koreli teknoloji şirketleri için yeni test

Plan kapsamında hükümet, Güney Kore’nin bellek çip üretim kapasitesini beş yıl içinde ikiye katlayabileceğini umuyor. Samsung ve SK Hynix ayrıca mevcut Yongin yarı iletken kümesindeki fabrikaların inşasını hızlandırarak 7-12 yıllık süreleri kısaltacak ve ek kapasiteyi daha erken devreye alacak.

Dünyanın en büyük iki bellek çip üreticisi, daha önce açıklanan projelerin yanı sıra ülkenin güneybatısında 800 trilyon wonluk yeni bir çip kümesini de kapsayan toplam 3.200 trilyon won (2,07 trilyon dolar) yatırım sözü verdi. Güney Kore, gelişmiş yapay zeka işlemcileri için gerekli olan yüksek bant genişliğine sahip bellek (HBM) çiplerinde Samsung Electronics ve SK Hynix’in hakim konumunun etkisiyle, küresel yapay zeka yatırımlarındaki artıştan büyük kazanç sağlayan ülke olarak ortaya çıkıyor. SK Hynix ve Samsung Electronics hisseleri bu yıl sırasıyla %307 ve %179 oranında yükseldi.

Bu açıklama, yapay zeka hiperskalacılarından Apple gibi elektronik üreticilerine kadar uzanan müşterilerin, küresel bir kıtlık ortamında daha fazla bellek çipi talep ettiği bir dönemde geldi. Ancak analistler, çip fabrikalarının inşa edilmesi ve üretimlerinin artırılmasının yıllar aldığını, yani yeni kapasitenin büyük bir kısmının önümüzdeki on yıla kadar gelmeyeceğini belirtiyor.

Morningstar analisti Jing Jie Yu: “Bellek fiyatlandırmasının arz ve talebe bağlı kalacağını ve önümüzdeki on yılda hızlanan sermaye harcamalarının uzun vadede arz fazlası riskini daha da artıracağını görüyoruz” dedi. Yu, bellek çip patlamasının, yapay zeka hiperskal şirketlerinin mevcut hızda genişlemeye devam edip etmeyeceğine bağlı olduğunu da ekledi. Seul Ulusal Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Profesör Lee Jong-ho ise yatırımların çok hızlı bir şekilde yapılmış gibi göründüğünü söyledi.

Hepsiburada’da CEO Koltuğuna Ender Özgün Oturdu

0

Türkiye e-ticaret pazarının öncü platformlarından Hepsiburada, 29 Aralık 2025 tarihinde duyurduğu planlı yönetim değişikliği sürecini resmen tamamlıyor. Bu kapsamda, şirketi bir süredir başarıyla yöneten Nilhan Onal Gökçetekin, 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla görevinden ayrılıyor. Şirketin büyüme stratejileri doğrultusunda bayrağı devralan deneyimli isim Ender Özgün, Hepsiburada CEO’su olarak genel yönetimden sorumlu olurken, lojistik operasyonlarının başına ise sektörün yakından tanıdığı bir isim olan Hakan Karadoğan geçiyor. Bu stratejik atamalar, e-ticaretin iki ana kolu olan platform yönetimi ve lojistik kabiliyetlerinin birbirinden ayrılarak daha odaklı bir şekilde büyümesini hedefliyor.

  • Yönetim Değişimi: 1 Temmuz 2026 itibarıyla Ender Özgün Hepsiburada CEO’su, Hakan Karadoğan ise Hepsiburada Lojistik CEO’su olarak görevlerine başlıyor.
  • Şirket İçi Liderlik: Yeni dönemde şirket içi yetkinliğe odaklanan Hepsiburada, daha önce grup başkanlığı ve üst düzey yöneticilik yapmış isimlere terfi vererek sürekliliği hedefliyor.
  • Odaklı Büyüme: Yönetim yapısı, temel e-ticaret platformu ile lojistik ağının ayrı uzmanlıklarla yönetilmesini öngören yeni bir stratejiye göre dizayn ediliyor.

Stratejik Dönüşüm ve Yeni Liderlik Vizyonu

Hepsiburada, sektördeki rekabetin arttığı ve dijital dönüşümün hız kazandığı bu süreçte, operasyonel çevikliğini artırmak için liderlik kadrosunu yeniden yapılandırıyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mikheil Lomtadze, yapılan değişikliğin Hepsiburada’nın gelecekteki başarısı için planlı bir adım olduğunu vurguluyor. Lomtadze, Nilhan Onal Gökçetekin’e bugüne kadarki katkıları ve finansal disiplini güçlendiren çalışmaları için teşekkür ederken, yeni liderlerin şirket bünyesinde yetişmiş olmasının sağladığı avantajlara dikkat çekiyor.

Yeni yapılanmayla birlikte Ender Özgün ve Hakan Karadoğan, doğrudan Yönetim Kurulu Başkanı Mikheil Lomtadze ve Yönetim Kurulu’na raporlama yapacak. Bu yapı, hem genel stratejinin bütünlüğünü korumayı hem de lojistik gibi kritik bir operasyonel ayağın özel bir odak noktası haline gelmesini sağlıyor.

Deneyimli İsimlerin Kariyer Yolculuğu

Hepsiburada’nın yeni dönemindeki liderleri, sektördeki derin tecrübeleriyle dikkat çekiyor. Özellikle şirket kültürünü yakından tanıyan isimlerin göreve getirilmesi, geçiş sürecindeki pürüzlerin en aza indirilmesini amaçlıyor.

Ender Özgün: Pazarlamadan Zirveye

Ender Özgün, Mayıs 2023’ten bu yana Hepsiburada bünyesinde Ticari Grup Başkanı olarak görev yapıyor. Daha öncesinde ise şirketin Pazarlama Grup Başkanı olarak kritik projelere imza atan Özgün, Vodafone Türkiye’de dijital dönüşüm ve büyüme stratejilerinde üst düzey roller üstlendi. Kariyerine Procter & Gamble’da marka yönetimi ile başlayan Özgün, Boğaziçi Üniversitesi Endüstri ve İnşaat Mühendisliği mezunu. Eğitimini Bahçeşehir Üniversitesi’nde Marka Yönetimi ve Pazarlama Stratejileri üzerine yaptığı yüksek lisansla destekleyen Özgün, Hepsiburada’nın sürdürülebilir büyüme hedeflerine liderlik edecek.

Hakan Karadoğan: Lojistikte Uzman İsim

Mart 2024’ten bu yana Hepsiburada Lojistik tarafında operasyonları yürüten Hakan Karadoğan, lojistik dünyasının deneyimli profesyonellerinden biri. Hepsiburada’ya katılmadan önce Amazon Türkiye’nin operasyonel süreçlerini kuran ekipte yer alan ve Amazon Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapan Karadoğan, yirmi yılı aşkın yönetim tecrübesine sahip. General Electric gibi dünya devlerinde mühendislik ve tedarik zinciri alanlarında üst düzey görevlerde bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu Karadoğan, Hepsiburada’nın teslimat hızı ve hizmet kalitesini daha da yukarılara taşımayı hedefliyor.

E-Ticarette Yeni Bir Sayfa

Yeni CEO Ender Özgün, şirketin güvenilir markasını daha ileriye taşımaya odaklanacağını belirtirken, Hakan Karadoğan da lojistiğin e-ticaret deneyimindeki kritik rolünün altını çiziyor. Hepsiburada, bu yeni yönetim yapısıyla hem satıcılarına hem de milyonlarca kullanıcısına daha optimize, hızlı ve sürdürülebilir bir alışveriş ekosistemi sunmayı amaçlıyor. Türkiye’nin teknoloji odaklı perakende vizyonunda, önümüzdeki dönemde bu ayrışan liderlik yapısının etkilerinin nasıl sonuçlar vereceği merakla bekleniyor.

Yapay Zeka Destekli Lojistik Girişimi Derya, 1,1 Milyon Dolar Yatırım Aldı

0

Yük taşımacılığı sektörünü uçtan uca dijitalleştirmeyi hedefleyen ve Türk kuruculara sahip ABD merkezli lojistik girişimi Derya, önemli bir yatırım turunu başarıyla tamamladı. Şirket, yapay zeka tabanlı operasyonel altyapısını güçlendirmek ve yeni ticaret koridorlarına açılmak amacıyla gerçekleştirdiği yatırım turunda toplam 1,1 milyon dolar fon elde etti. Bu yatırım; Y Combinator, Türkiye’nin köklü girişim sermayesi fonlarından 212 ve Ubicloud Kurucu Ortağı Umur Çubukçu gibi güçlü isimlerin katılımıyla gerçekleşti.

Yatırımın Öne Çıkan Detayları

  • Güçlü Yatırımcı Desteği: Yatırım turuna dünyanın en prestijli hızlandırma programı Y Combinator ile birlikte, Türkiye ekosisteminin öncülerinden 212 ve Umur Çubukçu liderlik etti.
  • Operasyonel Dönüşüm: Derya, manuel süreçlerle yönetilen lojistik sektörünü otomatize ederek, geleneksel yöntemlerle iki günde sonuçlanan eşleşmeleri yapay zeka motoru sayesinde dakikalar seviyesine indiriyor.
  • Stratejik Büyüme Hedefi: Elde edilen sermaye; lojistik finansmanı, veri işleme kapasitesinin artırılması ve operasyonların uluslararası yeni pazarlara genişletilmesi için kullanılacak.

Lojistikte Manuel Süreçlere Yapay Zeka Dokunuşu

Küresel lojistik ve yük taşımacılığı sektörü, uzun yıllardır manuel iş akışları, evrak yoğunluğu ve buna bağlı hatalar ile anılıyor. Derya, tam da bu noktada devreye girerek belgeleme, tedarikçi nitelendirme, sevkiyat takibi ve uyumluluk süreçlerini tek bir merkezde birleştiren bütüncül bir yapay zeka motoru sunuyor.

Geleneksel nakliye ofislerinin yoğun operasyon yükü altında zaman kaybettiği süreçleri optimize eden bu platform, veri temelli yapısı sayesinde verimliliği en üst seviyeye taşıyor. Sistemin temel amacı, lojistik operasyonlarını kopuk süreçler bütünü olmaktan çıkarıp, birbirine bağlı ve gerçek zamanlı takip edilebilir tek bir akışa dönüştürmek.

“Veri Temelli Lojistik Altyapısı İnşa Ediyoruz”

Derya Kurucu Ortağı ve CEO’su Oğuzhan Karaca, platformun vizyonunu şu sözlerle açıklıyor: “Biz Derya’da lojistik operasyonları ayrı süreçler olarak değil, bütüncül bir iş akışı olarak görüyoruz. Geliştirdiğimiz yapay zeka altyapısı, tedarikçi bulmaktan müşteri eşleştirmesine ve yük takibine kadar tüm adımları veri temelli sistemimizde bir araya getiriyor. Amacımız, parçalı operasyonları tek bir akışta birleştirmeye devam ederek doğru eşleşmeleri düşük maliyetle gerçek zamanlı yapmak.”

212’den Derya’ya Tam Destek

Yatırım turuna katılan 212’nin Bölgesel Fon Ortağı Kıvanç Aydın ise Derya’nın sektördeki konumuna dair şu değerlendirmeleri paylaşıyor: “Derya, yük taşımacılığını yapay zeka ile yeniden tasarlıyor. Oğuzhan ve Mert, sahadaki verimsizlikleri analiz ederek Derya’yı yalnızca bir yazılım ürünü değil, bir operasyon altyapısı olarak konumlandırıyor. Türkiye’den çıkan kurucuların global ölçekte lider şirketler kurabileceğine inanıyoruz ve bu yolculukta Derya’nın yanında olmaktan heyecan duyuyoruz.”

Derya, aldığı bu yeni yatırımla birlikte uluslararası lojistik pazarında rekabet gücünü artırmayı ve yeni nesil bir lojistik altyapı sağlayıcısı olarak konumunu sağlamlaştırmayı hedefliyor.

Huawei’den Mobil Ağlarda Yapay Zeka Devrimi: 5G-A ve Geleceğin Altyapısı

0

Huawei, gerçekleştirdiği son etkinlikte mobil ağ teknolojilerinin geleceğini şekillendirecek stratejik vizyonunu ve yeni nesil çözümlerini ortaya koyuyor. Şirket; 5G-A (5.5G) teknolojisinin yüksek uplink kapasitesi, yapay zeka entegre ağ mimarileri ve operatörler için yeni gelir modelleri üzerinde durarak telekomünikasyon sektörünün önümüzdeki 10 yıllık büyüme haritasını çiziyor. Veri trafiğinin yapay zeka ajanları ile değiştiği bu dönemde Huawei, ultra geniş bant ağların kritik önemine vurgu yapıyor.

  • 5G-A Dönüşümü Hız Kazanıyor: Dünya genelinde 5G-A kullanıcı sayısı 100 milyonu aşarken, Huawei bu teknolojiyi standart bir operasyonel parça haline getirmeyi amaçlıyor.
  • Yapay Zeka Destekli Ağ Mimarisi: Şirket, token tabanlı hizmetler ve yapay zeka ajanlarının artan veri trafiği talebini karşılamak için yüksek güvenilirlik ve düşük gecikme sunan ağ mimarileri geliştiriyor.
  • Yüksek Uplink Kapasitesi Şart: Yapay zeka destekli gözlükler gibi yeni nesil cihazların gerektirdiği 20 Mbps ve üzeri uplink hızları, operatörlerin altyapı stratejilerinin merkezinde yer alıyor.

Mobil Ağların Geleceği: 5G-A ve Yapay Zeka Uyumu

Huawei Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı David Wang, yaptığı açılış konuşmasında mobil teknolojilerin son 40 yıllık evrimini ve yapay zekanın bu sürece etkisini detaylandırıyor. Wang, her yeni nesil mobil ağın spektral verimlilik ve performans sınırlarını daha ileri taşıdığını, ağ mimarisinin ise zamanla çok daha yalın ve yönetilebilir bir hale geldiğini belirtiyor.

Günümüzde yapay zekanın mobil ağlara entegrasyonu, sadece bir hız artışı değil, aynı zamanda servislerin ve uygulama senaryolarının radikal bir şekilde değişmesi anlamına geliyor. Huawei, bu dönüşümü sadece bir teknolojik geçiş olarak değil, operatörlerin ağ yeteneklerini ticari değere dönüştürebilecekleri bir fırsat dönemi olarak görüyor.

Token Ekonomisi ve Yüksek Bant Genişliği İhtiyacı

Yapay zeka ajanlarının ve token tabanlı hizmetlerin yaygınlaşması, ağ trafiğinde alışılagelmişin dışında bir artışa neden oluyor. Özellikle gerçek zamanlı ve çok modlu verilerin işlendiği yapay zeka uygulamaları, ağın sadece indirme (download) değil, yükleme (uplink) kapasitesine de odaklanmasını zorunlu kılıyor.

Örneğin, gelişmiş yapay zeka destekli akıllı gözlüklerin kusursuz çalışabilmesi için 20 Mbps gibi yüksek bir sürekli uplink hızına ihtiyaç duyuluyor. Huawei, bu tür zorlayıcı gereksinimleri karşılamak adına “yüksek güvenilirlik ve düşük gecikme” prensibiyle çalışan ultra geniş bant ağ çözümlerini ön plana çıkarıyor. Operatörler, bu altyapıyı kurarak gelecekteki token ekonomisinden pay almayı hedefliyor.

Operatörler İçin Yeni Gelir Modelleri

Huawei’nin stratejisinde sadece altyapı kurulumu yok; aynı zamanda bu altyapının nasıl kazanca dönüştürüleceği de büyük önem taşıyor. Şirket, Çin’deki üç büyük operatör ile yaptığı iş birlikleri üzerinden başarılı deneyim modellerini tüm dünyaya yaymayı hedefliyor.

5G-A teknolojisinin mevcut kullanıcı operasyonlarına entegre edilmesi, operatörlerin orta ve üst segmentteki kullanıcıları elde tutma oranlarını artırıyor. Bu strateji ile kullanıcı başına elde edilen gelirin (ARPU) yükseltilmesi ve telekomünikasyon sektöründe sürdürülebilir bir büyüme yakalanması amaçlanıyor. Huawei, yapay zeka destekli iş dönüşümü sayesinde operatörlerin dijital çağın gerekliliklerine uyum sağlamasını kolaylaştırıyor.

Özetle, mobil ağların artık bir “taşıyıcı” olmaktan çıkıp, yapay zeka servislerinin doğrudan bir bileşeni haline geldiği yeni bir döneme giriyoruz. Huawei’nin odaklandığı 5G-A ve yapay zeka iş birliği, önümüzdeki yıllarda hayatımızın her alanında daha hızlı ve akıllı bağlantı çözümleri görmemizi sağlıyor.

Meta Gemini modelleri için kısıtlama aldı

0

Google, sosyal medya şirketi Meta’nın rakip teknoloji grubu Google’ın sağlayabileceğinden daha fazla işlem gücü talep etmesinin ardından, Meta’nın Gemini yapay zeka modellerini kullanımına sınırlamalar getirdi.

Meta Gemini modelleri için kısıtlamaya uğradı

Alphabet’e ait Google’ın Mart ayı civarında Meta’ya, şirketin satın almak istediği Gemini kapasitesinin tamamını karşılayamayacağı bildirildi. Bu eksikliğin Meta’nın bazı dahili yapay zeka projelerini aksattığı ve geciktirdiği belirtildi.

Rapora göre, diğer bazı Google müşterileri de daha az ölçüde olsa da etkilendi. FT, Meta’nın Google’ın modellerine olan olağanüstü yüksek talebi nedeniyle özellikle etkilendiğini söyledi. FT raporuna göre, kısıtlamalar nedeniyle Meta, yapay zeka kullanımını ölçen birimler olan yapay zeka token’larını daha verimli kullanmaları için personeli teşvik etti.

Şirketler çiplere ve veri merkezlerine milyarlarca dolar harcamaya devam etse de, yapay zeka hizmetlerine yönelik artan talebi karşılayacak yeterli işlem gücünü sağlamakta hâlâ zorlanıyorlar. Google Cloud’un geliri Mart ayında sona eren ilk çeyrekte 20 milyar dolara ulaştı, ancak CEO Sundar Pichai, işlem gücü kısıtlamalarının daha yüksek bir büyümeyi engellediğini ve bulut biriminin sipariş birikiminin çeyrekten çeyreğe neredeyse ikiye katlanmasına katkıda bulunduğunu söyledi.

ABD Fable 5 modeli üretimine izin verebilir

0

Trump yönetimi Anthropic’in Fable 5 modeline erişimini geri yüklemesine izin vermeye yakın. Anthropic, hükümetin 12 Haziran tarihli ihracat kontrol emrinin ardından en gelişmiş yapay zeka modelleri olan Mythos 5 ve Fable 5’i tüm kullanıcılar için aniden devre dışı bırakmıştı.

ABD Fable 5 modeli için izin vermeye yakın

Yönetimin Fable 5 üzerindeki kısıtlamaları önümüzdeki hafta kaldırılabilir. Taraflar arasındaki görüşmelerin hafta sonu boyunca devam etmesi ve Anthropic’in Fable erişimini yakında geri yüklemeyi beklediği belirtildi.

Anthropic yaptığı açıklamada, ABD hükümetinin, iki hafta önce ulusal güvenlik riskleri nedeniyle erişimi askıya alma emrini kısmen geri alarak, Claude Mythos 5 yapay zeka modelini bazı “güvenilir” ABD kuruluşlarına sunmasına izin verdiğini söyledi.

Hükümet ayrıca Anthropic’in Fable’ı da yakında yayınlamasına izin verme yönünde ilerliyor, ancak bir zaman çizelgesi belirsiz. Hem Fable 5 hem de Mythos aynı temel yapay zeka modelini kullanıyor. Ancak Fable 5 kamu kullanımına geniş çapta açık olacak şekilde tasarlanırken, Mythos için bazı güvenlik önlemleri kaldırılmış durumda.

Firmus Technologies, Nvidia ile yapay zeka anlaşması yaptı

0

Avustralyalı yapay zeka altyapı şirketi Firmus Technologies yaptığı açıklamada, gelişmekte olan yapay zeka firmalarına daha uygun maliyetli bilgi işlem gücüne erişim sağlamak amacıyla Nvidia Corp ile stratejik bir ortaklık anlaşması imzaladığını belirtti.

Firmus Technologies Nvidia anlaşmasını duyurdu

Firmus, anlaşmanın Nvidia altyapısını satın almayı ve diğerlerinin yanı sıra “Yapay Zeka Yerlisi” müşterilere Nvidia destekli bulut hizmetleri satmayı içerdiğini, bu anlaşmanın ABD borsasında işlem gören çip devine ürün geliri ve bulut gelirinden pay kazandıracağını söyledi.

Anlaşma, 2027’nin ilk çeyreğinden 2028’in başına kadar Endonezya’nın Batam kentinde bulunacak 170.000 Grafik İşlem Birimi (GPU) teslimatını kapsayacak. Firmus, müşteri taahhütlerine bağlı olarak anlaşmanın ilk altı yılında 30 milyar dolara kadar gelir elde etmeyi beklediğini söyledi.

Avustralya merkezli şirket, anlaşmanın daha küçük ve gelişmekte olan yapay zeka firmalarının teknolojinin altyapısına erişimini kolaylaştıracağını belirtti. Firmus’un eş CEO’su Tim Rosenfield verdiği demeçte: “Büyük şirketlerin, yüksek kredi notları sayesinde sahip oldukları maliyet avantajları ile yeni yükselen şirketler arasındaki farkı nasıl kapatacağımızı bulmak için çalıştık. Bu, rekabet ortamını biraz daha dengelemek ve yeni gelenlere büyük şirketlerle rekabet etme şansı vermek için gerçekten önemli bir yol.” dedi.

Firmus’a göre, Nvidia, Firmus’un önceki sermaye artırımlarına katılarak Avustralyalı şirketin yatırımcılarından biri oldu. Firmus, Nisan ayında önceki altı ayda 1.35 milyar dolar topladığını ve bunun sonucunda 5.5 milyar dolarlık bir piyasa değerine ulaştığını açıklamıştı.

Akıllı teknoloji sıcak hava uyarısı yapıyor

0

Bir sosyal hizmet uzmanı ekibi, kalp atış hızını, uyku düzenini izleyen ve acil durumlarda yardım çağırmasına olanak tanıyan elektronik bir bileklik aracılığıyla onu uzaktan takip ediyor. Cihaz, geçen yıl Roma belediyesi tarafından AB’nin COVID sonrası fonlarıyla başlatılan ve şu anda yaklaşık 700 kişiyi kapsayan 400 milyon avroluk (456 milyon dolar) yaşlılara yönelik destek programının bir parçası.

Akıllı teknoloji sıcak hava için koruma sağlıyor

Yerel yetkililer, özellikle Avrupa’da devam eden ve Roma’da sıcaklıkların 30 derecenin üzerine çıktığı ölümcül sıcak hava dalgasının ortasında, cihazı önemli bir sağlık önleme aracı olarak övüyor.

Klinik psikolog Piera Pomente: “Bileklik, özellikle kan basınçları düştüğü, kalp atış hızları normalden biraz daha düşük olduğu için yaşlı insanlar için bu sıcak dönemde çok önemli, gerçekten acı çekiyorlar” dedi. Saat gibi takılan siyah plastik bileklik, yaşlı bir kullanıcı olan Gazzella’nın hareketlerini, İtalyan başkentinin doğu eteklerindeki evinin içinde ve dışında sürekli olarak izlerken kazara düşmeleri algılayabilen hareket sensörleri içeriyor. Seksen yaşındaki kadın, dairesinde dolaşırken, torunlarının fotoğraflarını gösterirken, espresso kahve hazırlarken ve yerel bir topluluk grubuyla birlikte bir önceki gün İkinci Dünya Savaşı sığınağına yaptığı ziyaretten bahsederken oldukça dinç görünüyordu.

Psikolog Pomente, yerel eczanede bileklik programı için bir destek masası koordine ediyor; burada ekibiyle birlikte katılım başvurularını işliyor ve abonelerin verilerini bir bilgisayar ekranı aracılığıyla izliyor. Bileklik ücretsiz, ancak bazıları gizlilik endişeleri nedeniyle çekinceler taşıyor. Pomente, eczanede başlangıçta katılan 70 kişiden sadece yaklaşık 45’inin devam ettiğini söyledi ve onları geri kazanmayı umduğunu ekledi.

Avustralya sosyal medya önlemlerini sıkılaştırıyor

0

Avustralya, çığır açan sosyal medya yasağını uygulamayan teknoloji şirketlerine uygulayabileceği azami cezayı ikiye katlayacağını açıkladı; zira yasağın gençler arasında kullanım üzerinde çok az etkisi olduğuna dair kanıtlar artıyor. Hükümet ayrıca, internet düzenleyicisi eSafety Komiseri’nin bilgi toplama yetkilerini güçlendirecek ve sosyal medya şirketlerini 16 yaş altı kişilerin hesap açmasını engellemek için ne yaptıklarına dair kanıt sunmaya zorlamasına izin verecek.

Avustralya sosyal medya için daha katı kurallara geçiyor

Değişiklikler kapsamında, yasağı sistematik olarak uygulamama durumunda azami ceza 49.5 milyon Avustralya dolarından 99 milyon Avustralya dolarına (68 milyon ABD doları) yükseliyor. Hükümet, eSafety’nin beş platformun olası uyumsuzluğunu aktif olarak araştırdığını yineledi: Meta’nın Instagram ve Facebook’u, Google’ın YouTube’u, Snap’in Snapchat’i ve TikTok.

Avustralya’nın altı ay önce yürürlüğe koyduğu yasak, sosyal medyanın gençlerin zihinsel ve fiziksel sağlığı üzerindeki etkisine ilişkin endişeler nedeniyle birçok ülke tarafından yakından izleniyor ve taklit edilmeye çalışılıyor. İngiltere bu ay, oyun ve canlı yayın platformlarının da etkileneceği gerekçesiyle daha da ileri giden kısıtlamalar planladığını açıkladı.

Başbakan Anthony Albanese yaptığı açıklamada: “Sosyal medya minimum yaş sınırının getirilmesinden bu yana gördüğümüz küresel ivme ve konuşmadaki değişim beni cesaretlendiriyor, ancak büyük teknoloji şirketlerinin yasaya uymak için yeterince çaba göstermediği açık; sosyal medyada hala çok fazla çocuk var” dedi.

Açıklamada, yasağın yürürlüğe girmesinden bu yana 16 yaşın altındaki 5 milyondan fazla hesabın devre dışı bırakıldığı veya kısıtlandığı belirtildi. Ancak çok sayıda çalışma, teknoloji şirketleri tarafından uygulanan selfie çekme gibi yaş doğrulama mekanizmalarının çocuklar tarafından kolayca atlatıldığını ve birçok durumda çocuklardan yaşlarını kanıtlamalarının istenmediğini de göstermiştir.

İran bankacılık sistemi darbe aldı

0

İran’ın devlete ait bankacılık teknolojisi sağlayıcısı yaptığı açıklamada, siber saldırıların Bank Melli, Bank Saderat ve Bank Tejarat’taki kart tabanlı bankacılık hizmetlerini aksattığını belirtti. Şirket, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, yetkisiz erişimi önlemek için üç bankada da kartla ilgili tüm işlemlerin geçici olarak askıya alındığını ve siber güvenlik ekiplerinin normal operasyonları yeniden başlatmak için çalıştığını söyledi.

İran bankacılık sistemi için kesinti sorunu yaşandı

Şirketin halkla ilişkiler sorumlusu, ATM hizmetlerinin, satış noktası terminallerinin ve kart sistemlerine bağlı mobil uygulamaların etkilendiğini belirtti. İran bankacılık koordinasyon konseyi, Melli, Saderat, Tejarat ve İran İhracat Geliştirme Bankası da dahil olmak üzere büyük bankaların, 14 Haziran’da ortak bir iletişim altyapısını hedef alan bir siber saldırıdan sonra ilk kez bildirilen aksaklıklarla karşılaştığını söyledi.

İran devlet medyası, bu sorunların çözülmesinin birkaç gün sürdüğünü belirtti. Yetkililer, İran medyasının çözülmesinin birkaç gün sürdüğünü bildirdiği önceki olayın müşteri verilerini tehlikeye atmadığını söyledi. İran’ın son siber saldırıların arkasında kimin olduğunu düşündüğüne dair resmi bir açıklama yapılmadı.

İranlı yetkililer daha önce benzer olaylardan İsrail gibi düşman yabancı aktörleri sorumlu tutmuştu. İsrail ise bu iddialar hakkında daha önce herhangi bir yorumda bulunmamıştı.

Tesla denetimli otonom sürüş için onay aşamasında

0

Finlandiya Ulaştırma Otoritesi yaptığı açıklamada, ülkenin Tesla’nın otonom sürüş destek sistemini, Ekim ayında beklenen Avrupa Birliği genelindeki karardan daha erken onaylayabileceğini belirtti. Hollanda, Nisan ayında Tesla’nın Tam Otonom Sürüş (FSD) sistemine geçici onay veren ilk Avrupa ülkesi olmuştu; bu, üye devletlerin nitelikli çoğunluğu tarafından desteklenmesi halinde potansiyel bir AB genelinde yaygınlaştırmaya yönelik ilk adımdı. Estonya ve Belçika, araçların kendi kendine yönlendirmesine olanak tanıyan bu teknolojiye izin veren ülkeler arasında yer alıyor, ancak bazı düzenleyiciler bu konuda temkinli davrandılar.

Tesla denetimli otonom sürüş ağını genişletiyor

Finlandiya Ulaştırma ve İletişim Ajansı (Traficom) yaptığı açıklamada: “AB genelinde bir çözümün Ekim 2026’da beklenmesi mümkün. Ancak Traficom, değerlendirmenin kilit alanlarında gerekli ek bilgiler elde edilirse, yazdan sonra daha hızlı bir takvimle ilerlemeye hazırdır” dedi.

Açıklamada, sürücülerin kontrolü ne kadar hızlı yeniden ele geçirebildikleri, Finlandiya yollarında düşük görüş koşullarında sollama yapabildikleri ve komşu İsveç ve Norveç’in endişelerini dile getirdiği sistemin hız sapması özelliği değerlendirildiği belirtildi.

AB genelindeki komite oylamasının Ekim ayında yapılması ve bir sonraki üye devlet görüşmesinin 30 Haziran’da yapılması bekleniyor. Traficom, sistem hakkındaki genel görüşünün olumlu olduğunu söyledi.

Finlandiya’da yaklaşık 6.500 araç bu sistemle donatılmış durumda; bu da ülkenin 2,7 milyon binek aracının yaklaşık %0,24’üne denk geliyor. Tesla’nın FSD sistemi insan gözetimi gerektirdiğinden tamamen otonom olarak kabul edilmiyor, ancak Traficom, gerçek anlamda kendi kendine giden araçların 2028 gibi erken bir tarihte Finlandiya yollarında görünebileceğini söyledi.

Meta akıllı gözlükleri için beklenen duyuruyu yaptı

0

Meta, CEO Mark Zuckerberg’in giyilebilir teknolojilere yönelik hamlelerini sürdürdüğü bir dönemde, şirketin giriş seviyesi ikinci nesil Meta Ray-Ban gözlüklerinin fiyat etiketinden en az 80 dolar daha ucuz olan 299 dolarlık yeni bir akıllı gözlük seti duyurdu.

Meta akıllı gözlükleri 299 dolardan satışa çıktı

Meta Gözlükler yeni tasarımlarla geliyor ve Ray-Ban’in ana şirketi EssilorLuxottica ile ortaklaşa üretiliyor, ancak Ray-Ban veya Oakley markasını taşımıyor. Gözlük rekabeti kızışırken ve tüketiciler artırılmış gerçeklik cihazlarında daha fazla değer bulurken, Meta akıllı gözlüklerini tüketicilere agresif bir şekilde pazarlıyor. Akıllı gözlük pazarı hala küçük olsa da, Meta ve EssilorLuxottica, 2021’de piyasaya sürüldüklerinden beri milyonlarca adet satılan ve %80’in üzerinde olduğu tahmin edilen pazar payıyla bu pazara hakim durumda.

Meta Gözlüklerde ekran bulunmuyor, ancak kamera ve kişisel hoparlörler içeriyor. Kullanıcılar, çevrelerinde gördüklerini çevirmek veya anlamak için Meta’nın yapay zekasıyla konuşabilir veya çevrelerinin fotoğraflarını ve videolarını çekebilirler.

Meta yöneticileri, hafif akıllı gözlükleri, lenslerde bilgi işlem yeteneklerine sahip ekranlar içeren daha gelişmiş bir cihaza doğru atılmış bir adım olarak gördüklerini söylediler. Meta geçen yıl, 799 dolara satılan ve dahili bir ekrana sahip Ray-Ban Display gözlüklerini duyurmuştu.

Zuckerberg, 2021’de şirketin adını Facebook’tan Meta’ya değiştirmesinde kilit rol oynayan sanal gerçeklik başlıklarından ziyade akıllı gözlüklerde daha fazla başarı elde etti. Sanal gerçeklik, büyük ölçüde oyuncular için niş bir pazar olmaya devam ederken, Zuckerberg yapay zeka çağı için bir donanım platformuna sahip olmaya odaklanmış durumda. Bu arada, akıllı gözlük pazarındaki rekabet artıyor. Google geçen ay, Warby Parker ile ortaklık yaparak Gemini yapay zeka modelini kullanacak yeni bilgisayarlı gözlükler geliştirdiğini söyledi. Geçen hafta Snap, CEO Evan Spiegel’in akıllı telefonun halefi olarak konumlandırdığı 2.195 dolarlık bir çift akıllı gözlük olan Specs’i duyurdu.

iCloud davası İngiltere’de onay aldı

0

İngiltere’nin rekabet mahkemesi, tüketici grubu Which?’in yaptığı açıklamaya göre, Apple’ın iCloud depolama hizmetiyle ilgili 3 milyar sterlinlik (4 milyar dolar) davayı onayladı ve böylece on milyonlarca tüketicinin toplu davaya katılmasının önünü açtı.

iCloud davası için ceza çıkabilir

Rekabet Temyiz Mahkemesi, Haziran ayı başlarında, ABD’li teknoloji devi Apple’ın davanın bazı kısımlarını engelleme girişimini reddettikten sonra, Which?’in Apple kullanıcılarını temsil etmesine izin veren toplu bir dava emri vermişti.

Which?, Kasım 2024’te dava açtı ve Apple’ın iPhone ve diğer cihaz kullanıcılarını iCloud depolama hizmetine “tuzaklayarak” ve rakip bulut sağlayıcılarına geçme yeteneklerini sınırlayarak hakim konumunu kötüye kullandığını savunuyor.

Tüketici grubu, Apple’ın bunu, belirli dosyaların nasıl saklanabileceğini teknik olarak kısıtlayarak, iCloud’u iOS cihazlarına bağlayarak ve kullanıcıları kendi hizmetine yönlendirmek için uyarılar ve sistem tasarımı kullanarak, rekabeti zayıflatarak ve fiyatları yükselterek yaptığını söylüyor.

Which? CEO’su Anabel Hoult yaptığı açıklamada, “Which?, ne kadar güçlü olursa olsun hiçbir şirketin konumunu kötüye kullanmaktan kurtulamayacağını açıkça belirtmek istiyor” dedi. Yorum talebine yanıt olarak Apple, iddiaların asılsız olduğunu, hiçbir müşterinin iCloud hizmetini kullanmak zorunda olmadığını, alternatiflerin mevcut olduğunu ve mahkemenin orijinal kararına “şiddetle karşı çıktığını” ve temyize başvurmayı planladığını belirten önceki açıklamalarına işaret etti.

Dava, Kasım 2018 ile Haziran 2026 arasında hizmeti kullanan yaklaşık 40 milyon İngiliz iCloud kullanıcısı adına açılıyor. Which?, toplam tazminatın yaklaşık 3 milyar sterlin olduğunu ve davanın başarılı olması durumunda kişi başına 77 sterline kadar ödeme yapılabileceğini tahmin ediyor.

Dijital euro bağımsızlaşma çabalarına yardımcı oluyor

0

Avrupa Merkez Bankası (ECB) ilişkilerin gerginleştiği bir dönemde Euro Bölgesi’nin ABD kredi kartlarına olan bağımlılığını azaltmayı amaçlayan elektronik bir ödeme aracı olan dijital euro’nun lansmanı için önemli bir parlamento desteği sağladı.

Dijital euro bağımsızlaşma konusunda önemli bir temel oluşturuyor

Temelde merkez bankası tarafından garanti edilen ancak bankalar veya fintech şirketleri tarafından pazarlanan elektronik bir cüzdan olan dijital euro, tüm Euro Bölgesi sakinlerinin çevrimiçi ve şahsen ödeme yapmasına olanak tanıyacak. Altı yıldır üzerinde çalışılan ECB’nin dijital parası, Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönmesinden bu yana daha acil bir konu haline geldi; Trump, Avrupa Birliği gibi yerleşik ticaret ortaklarına bile gümrük vergileri uyguladı ve ABD’nin bir gün Visa ve Mastercard gibi ödeme ağları üzerindeki hakimiyetini bir silah olarak kullanabileceği korkusunu artırdı.

Avrupa Parlamentosu ekonomi komitesinin taslak kuralları onaylaması, ECB ile mevduat çıkışları ve gelir kayıpları konusunda endişe duyan ve projenin kapsamını sınırlamaya çalışan bankalar arasında üç yıl süren çekişmenin ardından geldi. Taslak düzenlemede: “Dijital euronun, Avrupa çapında bir ödeme aracı haline gelerek Avrupa dışı sağlayıcılara olan aşırı bağımlılığı azaltacak ve Birlik vatandaşlarına günlük işlemlerinde merkez bankası parasıyla ödeme yapma özgürlüğü vererek tek para birimini dijital çağa taşıyacaktır” deniliyor.

Avrupa Parlamentosu’ndaki aşırı sağcı Egemen Milletler Avrupa Grubu’ndan Siegbert Frank Droese, grubunun öneriye karşı oy kullandığını ve bunun da Parlamento genel kurulunda ek bir oylamaya ihtiyaç duyulma olasılığını artırdığını söyledi. Genel kurulda bir itiraz olmazsa, milletvekilleri önümüzdeki ay AB hükümetlerinin Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonu ile müzakerelere başlamalı ve yıl sonuna kadar nihai onayı hedeflemeli. 2029’da tam lansmandan önce gelecek yılın ikinci yarısında başlayacak 12 aylık bir dijital euro pilot uygulaması planlayan Avrupa Merkez Bankası (ECB), Parlamentonun nihai pozisyonunu benimsemesini dört gözle beklediğini söyledi.

SoFi yapay zeka destekli alım satım hedefine yaklaşıyor

0

Finansal hizmetler firması SoFi yaptığı açıklamada, perakende yatırımcıların uzun zamandır Wall Street firmalarının tekelinde olan karmaşık işlem stratejilerini oluşturmalarına ve uygulamalarına yardımcı olan bir yapay zeka girişimi olan Composer’ı satın aldığını duyurdu.

Komisyonsuz işlem, bireysel yatırımcıların hisse senedi alıp satmasını kolaylaştırırken, karmaşık sistematik yatırım araçlarına erişim, son yıllarda bile büyük ölçüde hedge fonları ve kurumsal firmalar arasında yoğunlaşmış durumda kaldı.

SoFi yapay zeka destekli alım satım için anlaşma imzaladı

SoFi, yapay zekanın, küçük yatırımcıların çok az kodlama veya özel yapay zeka yönlendirme uzmanlığı olmadan karmaşık işlem stratejileri oluşturmalarına ve test etmelerine olanak tanıyarak bu açığı kapatmaya yardımcı olabileceğine inanıyor. CEO Anthony Noto verdiği demeçte: “Bir yatırım fikrini sade bir dille açıklayabiliyorsanız, artık onu oluşturabilir, test edebilir ve otomatikleştirebilirsiniz. Yapay zeka zaten yatırımın temel bir parçası ve tıpkı mobilin bankacılığın temel bir parçası haline gelmesi gibi, sektörü tamamen dönüştürecek” dedi.

SoFi, Composer’ı satın almasının ardından müşterilerin ayrıca binlerce topluluk tarafından oluşturulan stratejiye erişebileceklerini ve tek bir platformdan otomatik uygulama yapabileceklerini söyledi.  San Francisco merkezli fintech şirketi, Nisan ayında ilk çeyrekte üye sayısında %35’lik bir artışla rekor seviye olan 14.7 milyona ulaştığını bildirdi. Aynı dönemde düzeltilmiş geliri de %41 artarak rekor seviye olan 1.1 milyar dolara yükseldi.

Pandemi döneminde milyonlarca yeni müşteriyi finans piyasalarına getiren işlem patlamasının ardından, perakende yatırımcılara hizmet sunma rekabeti yoğunlaştı. Komisyonsuz işlemlerin artık yaygınlaşması ve ürün tekliflerinin giderek birbirine benzemesiyle, aracı kurumlar kalabalık bir pazarda öne çıkmak için kıyasıya bir mücadele veriyor.

Geçtiğimiz ay, Robinhood aracı kurumu, müşterilerinin özel işlem hesapları oluşturmasına ve platformu aracılığıyla kendi adlarına hisse senedi ticareti yapmak üzere yapay zeka ajanları kullanmasına izin vereceğini söyledi. Noto, müşterilerinin son dönemdeki borsa dalgalanmalarına nasıl tepki verdiğine değinerek: “Üyeler, piyasadan geri çekilmek yerine, oynaklık döneminde bile aktif kalıyor ve fırsatlar arıyor” dedi.

Fransız şirketler yapay zeka benimsemesinde hızlı davranıyor

0

Devlet destekli yatırım bankası Bpifrance’ın yaptığı bir araştırmaya göre, üretken yapay zekâ kullanımı Fransız orta ölçekli şirketleri arasında hızla yayılıyor, ancak çoğu henüz net verimlilik faydaları bildirmemiş durumda.

Bpifrance, yıllık Orta Ölçekli Şirketler (ETI) barometresinde, ankete katılan 534 şirket yöneticisinin %77’sinin firmalarının üretken yapay zekâ kullandığını, ancak kullananların yalnızca %17’sinin teknolojiden zaman tasarrufu sağladığını belirtti.

Fransız şirketler yapay zeka için hızlı hareket ediyor

Bulgular, birçok şirketin yeni araçları pratik verimlilik kazanımlarına dönüştürmekte hala zorlandığı için, benimsemenin ölçülebilir getirilerden daha hızlı ilerlediğini gösteriyor. Üretken yapay zekayı daha yoğun kullanan firmaların fayda bildirme olasılığı daha yüksekti; düzenli kullanıcıların %23’ü verimlilik artışı görürken, ara sıra kullananların sadece %12’si bu artışı gördü.

Firmaların yaklaşık %78’i, üretken yapay zekanın zaman içinde verimlilik üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmasını beklediklerini söyledi; bu oran bir önceki yıla göre 11 puan arttı. Üretken yapay zeka kullanımı, ticaret, ulaşım ve turizm sektörlerine kıyasla hizmet firmaları ve sanayi veya inşaat şirketlerinde daha yaygındı.

Talep, büyümenin önündeki en büyük engel olmaya devam etti; firmaların %55’i mevcut veya beklenen talep zayıflığının faaliyetleri olumsuz etkilediğini söyledi. 2026 nakit pozisyonu görünümü dengesi 2 puan düşerek -12’ye geriledi. Özellikle sanayi ve inşaat firmaları karamsar bir tablo çizdi.

DeepMind yapay zeka araştırma anlaşması imzaladı

0

Google DeepMind ve bağımsız film stüdyosu A24, yapay zekanın film yapımcılarını ve yaratıcı profesyonelleri nasıl destekleyebileceğini araştırmak üzere bir ortaklığa imza attıklarını açıkladılar. Şirketler, bu girişimin, sanatçıların yeni yaratıcı iş akışları ve teknikler geliştirmelerine yardımcı olmaya odaklanacağını ve gelecekteki araçların, onları kullanan yaratıcılar tarafından şekillendirilmesini sağlayacağını belirtti.

DeepMind yapay zeka araştırma işi için A24 ile anlaştı

A24, son yıllarda korku filmi “Backrooms”, Timothée Chalamet’in başrolünde oynadığı “Marty Supreme” ve Oscar ödüllü macera filmi “Everything Everywhere All at Once” gibi yapımlara imza attı. Anlaşma kapsamında, A24 ve Google DeepMind zaman içinde çeşitli araştırma ve geliştirme projelerinde iş birliği yapacak.

Wall Street Journal’ın konuyla ilgili bilgi sahibi kişilere atıfta bulunarak bildirdiğine göre, Alphabet’in Google’ı da bağımsız film stüdyosuna 75 milyon dolarlık bir yatırım yaptı. DeepMind yatırımın değeri hakkında yorum yapmadı.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak Reuters’e verdiği demeçte, A24’ün yeni iş akışlarının geliştirilmesinde aktif rol oynayacağını, film yapımcılarının ise tam yaratıcı kontrolü elinde tutacağını, ancak bu düzenlemenin fikri mülkiyet veya veri eğitimi anlaşması olmadığını belirtti. Kaynak, ortaklığın A24’e DeepMind’ın araştırmalarına, altyapısına ve küresel erişimine olanak sağlayacağını söyledi.

Tesla kazası için soruşturma başladı

0

ABD’li bir kurum, 19 Haziran’da Teksas’ın Katy kentinde bir eve çarpan ve 76 yaşındaki bir kadının ölümüne neden olan Tesla Model 3’ün karıştığı kazayı soruşturduğunu açıkladı. Kazada, aracın gelişmiş sürücü destek sistemi (ADS) kullandığı bildirildi.

Tesla kazası için kapsamlı aratırma yapılıyor

Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA), 2016’dan bu yana, Autopilot gibi gelişmiş sürücü destek sistemlerinin kullanıldığından şüphelenilen Tesla’larla ilgili yaklaşık 50 özel kaza soruşturması başlattı ve yaklaşık iki düzine ölüm bildirildi. Ayrıca, NHTSA Mart ayında, sistemin düşük görüş koşullarında sürücüleri tespit edemeyebileceği veya uyaramayabileceği endişesiyle, Tam Otonom Sürüş özelliğine sahip 3,2 milyon Tesla aracına yönelik soruşturmasını genişletti.

Tesla’nın otonom sürüş çalışmalarını yöneten Ashok Elluswamy, X kanalında yaptığı açıklamada, Teksas’taki ölümcül kazadan önce sürücünün aracın otomatik sistemini devre dışı bıraktığını söyledi. Elluswamy: “Bu olayda, sürücü, yerleşim bölgesinde gaz pedalına %100’e kadar basarak otonom sürüş sistemini manuel olarak devre dışı bıraktı. Kaza sırasında 73 mil/saat hıza ulaştılar ve kaza sonrasında bile gaz pedalına basmaya devam ettiler” dedi.

Harris County Şerif Ofisi yaptığı açıklamada, sürücünün kaza anında “otomatik sürüş destek sistemi devredeyken” aracı kullandığını bildirdiğini belirtti. Açıklamada, Tesla’nın “tuğla eve yüksek hızda girerek içeride bulunan M. Avila’ya çarptığı” eklendi.

Tesla CEO’su Elon Musk, olayın medyada yer alış biçimini sorgulayarak, X kanalında Business Insider’ın soruşturmayla ilgili haberinin “mantıklı olmadığını” söyledi. Ayrıca Tesla’nın Tam Otonom Sürüş sisteminin “mahalle sokaklarında yavaş sürdüğünü” ekledi. NHTSA, gelişmekte olan teknolojiler ve diğer potansiyel otomobil güvenliği sorunlarıyla ilgili olarak yılda genellikle 100’den fazla özel kaza soruşturması başlatır. Bu tür soruşturmalar daha önce hava yastıklarıyla ilgili güvenlik kurallarının geliştirilmesine yardımcı olmuştur.

Qualcomm çip girişimi Modular ile anlaşacak

0

Qualcomm, yapay zeka çip şirketi Modular Inc.’i yaklaşık 4 milyar dolar değerinde bir işlemle satın almak için ileri düzeyde görüşmeler yürütüyor. Bu anlaşma tamamlanırsa, Modular’ın sadece dokuz ay önce bir finansman turunda elde ettiği 1.6 milyar dolarlık değerlemeden önemli bir artışı işaret edecek.

Qualcomm çip girişimi Modular ile anlaşmaya çok yakın

Akıllı telefon çiplerinin küresel tedarikçisi olan Qualcomm, veri merkezi işlemcileri ve otonom araç çipleri gibi hızla büyüyen alanlara yönelerek, değişken cep telefonu pazarına olan bağımlılığını azaltmaya çalışıyor. Bloomberg’e göre, anlaşma önümüzdeki haftalarda açıklanabilir, ancak görüşmeler yine de başarısız olabilir veya ayrıntılar değişebilir.

2022’de kurulan Modular, Eylül ayındaki bir finansman turunda aldığı 250 milyon dolar da dahil olmak üzere bugüne kadar toplam 380 milyon dolar yatırım aldı. Ayrı bir anlaşmada ise Qualcomm, yapay zeka çip girişimi Tenstorrent’i 8 ila 10 milyar dolar karşılığında satın almak için görüşmelerde bulunuyor.

Tata Electronics siber saldırı açıklaması yaptı

Tata Electronics yaptığı açıklamada, araştırmacıların World Leaks adlı grubun, Hintli grubun müşterileri olan Apple ve Tesla’nın bileşen tasarım ve spesifikasyon belgelerini yayınladığını söylemesinin ardından, yakın zamanda bir “siber güvenlik olayı” tespit ettiklerini belirtti.

Tata Electronics siber saldırı için çıkan iddiaları doğruladı

Güvenlik araştırmacıları, fidye yazılımı grubunun karanlık ağda 200.000’den fazla dosya yayınladığını söyledi. Tata Electronics yaptığı açıklamada: “Birkaç hafta önce, Tata Electronics bazı sistemlerimizde bir siber güvenlik olayı tespit etti. Yanıt protokollerimiz derhal devreye alındı ​​ve olay, etkilenmeyen işletmelerimiz genelindeki operasyonlarımızı etkilemedi” dedi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Apple’ın ihlali araştırdığını ve “tam bir analiz yapıldığını” söyledi ve Tata’nın olayla ilgili bir fidye talebi aldığını ekledi. Bu ihlal, Apple’ın Hindistan’daki tedarik zinciri için son darbe oldu; burada Tata, iPhone parçaları üreten fabrikalarından birinin yakınındaki tarım arazilerinin kirlenmesi iddiasıyla inceleme altında bulunuyor.

Tata, Çin dışında Apple’ın en önemli üretim ortaklarından biri olarak ortaya çıkıyor; bu genişleme, Başbakan Narendra Modi’nin Hindistan’ı elektronik üretiminde bir güç merkezi haline getirme çabasının temel taşlarından biri.

Tata, geçen yıl İngiliz Jaguar Land Rover grubuna yönelik bir siber saldırıdan etkilenmiş ve altı haftalık bir üretim durmasına neden olmuştu.