Son dönemlerde teknoloji ve elektrikli otomobil üretim alanında büyük atılımlar yapan Türkiye; özellikle savunma sanayi, otomobil ve yüksek teknoloji üretiminde liderliğe oynamak istiyor. Bu kapsamda bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HIT-30: Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nı duyurarak, Türkiye’nin geleceğine damga vuracak stratejik bir adım attı. İşte detaylar…
Yerli batarya üretimi için 4.5 milyar dolarlık teşvik verilecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz saatlerde Türkiye’nin gelişen teknoloji alt yapısı ve sanayisi için büyük önem arz eden HIT-30: Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nı duyurdu. Bu paket kapsamında büyük üreticilerin Türkiye’ye fabrika kurmaları ve Ar&Ge alanında önemli çalışmaları ülkemiz içerisinde yapmaları hedefleniyor.
Bir hayalimiz gerçek oluyor! Türkiye'ye çip fabrikası kurulması için en büyük destek duyuruldu. Sadece çip fabrikası değil; elektrikli otomobil, batarya, enerji, sağlık gibi alanlar için yapılan planı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın @mfatihkacir ile sıcağı sıcağına konuştuk. pic.twitter.com/TZ4wmHVwjh
Bu paket kapsamında şüphesiz en çok Türkiye’ye davet edilmek istenen markalar elektrikli otomobil üreticileri oldu. Geçtiğimiz günlerde Manisa’ya yapacağı 1 milyar dolarlık fabrika yatırımı ile gündeme oturan MG’nin arkasından hem Avrupalı hem Asyalı diğer elektrikli otomobil üreticilerinin de Türkiye’ye çekilmesi hedefleniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladığı paket ile birlikte elektrikli otomobil üreticilerine 5 milyar dolarlık teşvikin yanı sıra yerli batarya üretimi için de toplamda 4,5 milyar dolarlık bir teşvik paketi duyurdu. Teşviklerle birlikte yıllık en az 1 milyon dolarlık batarya üretimi ve 2030 yılına kadar 80 GWh’lik kapasite inşa edilerek bölgesel bir üretim üssü olmak isteniyor.
Bu hedef doğrultusunda Türkiye’ye gelecek olan markalar hem ülke ekonomisi için büyük bir döviz kaynağı olacak hem de büyük oranda istihdam sağlanacak. Tüm bunların yanında yerli otomobil markamız Togg ile birlikte diğer üreticiler için rekabet ortamı sağlanacak bu da kullanıcılar için sürekli daha yeni ve daha iyi otomobillere daha uygun fiyatlara ulaşma imkanı sunacak.
Buna ek olarak bir de çip üretimi için verilecek teşvikler açıklandı. Buna göre Türkiye’de çip üretimi yapacak tesisler şu imkanlardan yararlanabilecek;
The Peninsula Istanbul’da düzenlenen Amazon Türkiye “Entegratör Gelişim Programı” buluşmasında programa dahil olan tüm entegratörler bir araya geldi. Etkinlikte Amazon Türkiye’nin yapay zekâ ve bulut tabanlı çözümleri ve hizmetlerinin e-ticarete katkıları hakkında bilgiler de paylaşıldı. Buluşma kapsamında ayrıca performans kriterlerini karşılayarak ödül almaya hak kazanan 7 entegratör firmaya da rozet ve ödülleri takdim edildi.
Amazon Türkiye, satış ortaklarının operasyonel süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla geçen yıl aralık ayında 10 entegratör firmanın katılımıyla başlattığı “Amazon Entegratör Gelişim Programı”nı yeni iş ortakları ile daha da büyüttü. Programın birinci yılının tamamlanması nedeniyle Amazon yetkilileri, entegratör firmalarının temsilcileri ve sektör profesyonelleri The Peninsula İstanbul’da bir araya geldi.
Programın kapsamının genişletildiğinin duyurulduğu etkinlikte, Türkiye’nin önde gelen yeni entegratörlerinin sisteme dahil edilmesiyle iş birliği yapılan entegratör sayısının yükseltildiği paylaşıldı. Etkinlik kapsamında programın güncellenen yapısı tanıtılırken, 2025 yılı boyunca elde edilen başarılar, operasyonel kazanımlar ve iş birliği adımları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Ekonomist Atilla Yeşilada, konuşmasında önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisi ve e-ticaret özelinde KOBİ’ler için öne çıkan fırsat ve risklere değindi, entegrasyon ve e-ticaret alanında faaliyet gösteren şirketlerin başarılı olabilmesi için değerlendirmelerde bulundu.
Etkinlikte, performans kriterlerini ödül kazanmaya hak kazanan 7 entegratör firmaya da rozet ve ödülleri Amazon Türkiye Satış Ortağı Başarısı Yöneticisi Pelin Özdil ve Amazon Türkiye Pazaryeri Genel Müdürü Ediz Habip tarafından takdim edildi. 2025 yılında programda yer alan Birfatura, Entegra, Kobimaster Prapazar, Sentos, Ticimax ve Yengeç, yıl boyunca sağladıkları katkılar ve gösterdikleri performans doğrultusunda ödüllerle takdir edildi.
Etkinlik, hem entegrasyon topluluğunu aynı çatı altında buluşturan yapısıyla hem de sunulan yol haritası ve paylaşılan içgörülerle ekosistemin gelişimine yönelik güçlü bir etki yarattı. Katılımcılar, programın yeni dönem hedeflerinin entegrasyon süreçlerinde daha yüksek standartlara ulaşılması adına önemli bir adım olduğunu vurguladı.
Amazon Türkiye Entegratör Gelişim Programı kapsamında entegratörler; ürün listeleme, fiyatlandırma, stok ve sipariş yönetimi, kargo ve fatura, FBA ve Seller Flex süreçleri ile satıcı memnuniyeti gibi kriterler üzerinden düzenli olarak takip ediliyor. Elde edilen performans verileri doğrultusunda, entegratörlerin satıcılara sunduğu entegrasyon deneyimi değerlendirilerek “Altın”, “Gümüş” ve “Bronz” rozetlerle derecelendiriliyorlar. Bu rozet sistemi sayesinde satıcılar, işlerini emanet edecekleri yazılım firmalarını güvenle seçebiliyorlar. Programın kapsamının genişlemesiyle birlikte, Amazon Türkiye mağazasında satış yapan işletmelere hizmet veren entegratörlerin; daha güvenilir, daha hızlı ve daha ölçeklenebilir entegrasyon çözümleri sunması hedefleniyor.
2025 itibarıyla, internet trafiğinin büyük bir kısmı video içeriklerden oluşuyor; YouTube, TikTok, Instagram Reels ve Netflix gibi mecralar günlük milyarlarca saatlik izlenme sağlıyor. Ancak izleyicilerin beklentisi sadece içerik bolluğu değil — yüksek kaliteli video deneyimi.
Bu talep, içerik üreticileri, medya şirketleri ve bireysel kullanıcılar için video iyileştirme teknolojilerini stratejik bir öncelik haline getiriyor. Bu bağlamda AI destekli video iyileştirme araçları, yalnızca bir “güzel özellik” olmaktan çıkıp zorunlu teknolojilere dönüşüyor. Bu makalede, özellikle EaseMate Yapay Zeka Video İyileştirici çerçevesinden yapay zeka video geliştirme teknolojisinin nasıl çalıştığını, hangi senaryolarda kullanıldığını ve bu alandaki güncel trendlerle nereye evrildiğini ele alacağız.
Türkiye’de dijital dönüşüm, video tabanlı içerik tüketiminde benzersiz bir patlamaya yol açtı. Dijital Ajans’ın 2024 raporuna göre, Türk internet kullanıcılarının %83’ü her gün video içerik izliyor ve bu oran Avrupa ortalamasının üzerinde seyrediyor. TikTok, YouTube ve Instagram Reels’in Türkiye’deki fenomenleşmesi, hem içerik üreticilerini hem de tüketicileri görsel kalite konusunda daha seçici hale getirdi.
Türkiye’ye Özgü Zorluklar:
Düşük bant genişliği alanlarında bile yüksek kalite beklentisi
Farklı cihaz ve internet hızlarına uyum sağlama ihtiyacı
Yerel içerik üreticilerinin sınırlı bütçelerle rekabet etme çabası
Arşivdeki eski Türkçe video içeriklerinin modern platformlara uyarlanması
İşte bu zorlu koşullarda, EaseMate Yapay Zeka Video İyileştirici gibi çözümler, Türkiye dijital ekosisteminde önemli bir boşluğu dolduruyor. Peki bu teknoloji Türk kullanıcılarına ne gibi somut faydalar sunuyor?
Yapay Zeka Tabanlı Video İyileştirme: Temel Kavramlar
1. AI Video Enhancement Nedir?
Yapay zeka video iyileştirme, düşük kaliteli videoların görsel bütünlüğünü yeniden inşa etmek için makine öğrenimi ve derin öğrenme modellerinden yararlanan gelişmiş bir teknik olarak tanımlanabilir. Bu teknoloji yalnızca çözünürlüğü artırmakla kalmaz; renk doğruluğunu güçlendirir, bulanıklığı giderir ve görüntüdeki bozulmaları otomatik olarak tespit ederek düzeltir. Geleneksel video düzenlemedeki manuel ve zaman alıcı müdahalelerin aksine, AI modelleri büyük veri kümeleri üzerinden öğrendikleri örüntüler sayesinde görüntüyü kare kare analiz eder ve eksik veya zayıf görünen detayları tahmin ederek tamamlar. Böylece video, insan müdahalesi olmaksızın birkaç saniye içinde daha net, daha dengeli ve daha profesyonel bir görünüme kavuşabilir.
2. Nasıl Çalışır?
Bu sistemlerin çalışma prensibi, derin sinir ağlarının videodaki her kareyi yüksek doğrulukla anlamlandırmasına dayanır. Model, milyonlarca referans görüntü ve video üzerinden eğitildiği için düşük çözünürlüklü ya da bozulmuş bölgeleri tanır ve bunları yüksek çözünürlüklü karşılıklarıyla eşleştirerek yeniden üretir. Super-resolution yöntemleri, videoyu ölçeklendirirken yalnızca piksel sayısını artırmakla kalmaz; kayıp detayları tahmin ederek doğal bir keskinlik sağlar. Aynı zamanda gürültü azaltma ve keskinleştirme katmanları, karedeki parazitleri temizleyip daha net konturlar oluşturur. Tüm bu süreç, estetik algıyı da hesaba katan bütüncül bir modelleme yaklaşımıyla ilerler; sonuç olarak video hem teknik hem görsel açıdan iyileştirilmiş bir formda yeniden ortaya çıkar.
EaseMate AI Video Enhancer: Teknoloji ve Uygulama
EaseMate gibi araçlar, açıklanan yapay zeka tekniklerini pratik bir arayüzle birleştirirken aynı zamanda ücretsiz AI video geliştirici çevrimiçi çözümler arasında öne çıkan bir erişim kolaylığı sunar. Teknik ayrıntılar genellikle:
Derin öğrenme tabanlı görsel modelleme
GPU hızlandırmalı işleme
Kullanıcı girdisine göre özelleştirilebilir parametreler
şeklinde öne çıkar.
Bu tür yapay zeka modelleri, yalnızca teknik olarak güçlü olmakla kalmaz, aynı zamanda farklı kullanım senaryolarına adapte olabilir.
Kullanım Senaryoları: Nerede İşe Yarıyor?
Aşağıda AI video enhancement’in gerçek hayatta hangi alanlarda fark yarattığını görüyoruz:
🎥 1. Arşiv Video Restorasyonu
Eski aile videoları, tarihi kayıtlar ya da düşük çözünürlüklü medya arşivleri, yapay zeka sayesinde tekrar hayat bulabiliyor. Bu, belgesel yapımcıları ve tarih meraklıları için devrim niteliğinde.
📱 2. İçerik Üreticiler için Hızlı Düzenleme
YouTube ve sosyal medya prodüktörleri için her video profesyonel ekipmanla çekilmez. Bu durumda AI video iyileştirme, mobil çekimleri bile profesyonel sonuçlara yaklaştırır.
🛍️ 3. E-Ticaret ve Pazarlama Videoları
Ürün videoları ne kadar net ve profesyonel görünürse, o kadar müşterinin dikkatini çeker. AI destekli iyileştirme bu videolarda kaliteyi büyük ölçüde artırabilir.
🎮 4. Oyun ve E-Spor İçerikleri
Oyun videoları bazen kare düşüşleri ve düşük çözünürlükle yüklenir. AI ile iyileştirme, izleme deneyimini optimize eder ve içeriklerin daha akıcı görünmesini sağlar.
Sonuç
EaseMate Yapay Zeka Video İyileştirici, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olma potansiyeli taşıyor. Türk içerik üreticilerine, küresel pazarda rekabet edebilecekleri teknik altyapıyı sunarken, aynı zamanda yerel kültürel değerleri korumalarına da olanak sağlıyor.
Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, dijital içerik tüketiminde dünya liderliğine oynuyor. Bu potansiyelin tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için, hem teknik altyapının hem de içerik kalitesinin aynı hızda gelişmesi gerekiyor. EaseMate gibi araçlar, bu denklemin önemli bir parçası olarak, Türkiye’nin dijital hikayesini görsel açıdan da zenginleştiriyor.
ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Facebook’un ana şirketi Meta Platforms’u Instagram ve WhatsApp’ı satın alarak yasadışı bir tekel oluşturmakla suçlayan davasını yeniden canlandırmaya çalışıyor.
Meta antitröst davası ağır bir faturaya neden olabilir
Bu dava, Başkan Donald Trump’ın ilk döneminde başlattığı Büyük Teknoloji şirketlerine yönelik baskının bir parçası. FTC sözcüsü Joe Simonson geçen yıl davayı reddeden bir karara rağmen, “pozisyonumuz değişmedi” dedi. Simonson: “Meta, Instagram ve WhatsApp’ı satın alarak tekel karşıtı yasalarımızı ihlal etti. Sonuç olarak, Amerikalı tüketiciler Meta’nın tekelinden zarar gördü” dedi.
Facebook, Instagram’ı 2012’de ve WhatsApp’ı 2014’te satın aldı. FTC o zamanlar anlaşmaları engellemeye çalışmadı, ancak 2020’de Meta’nın (o zamanlar Facebook olarak biliniyordu) arkadaşlar ve aileyle içerik paylaşmak için kullanılan ABD platformlarında tekel oluşturduğu iddiasıyla dava açtı.
Kurum, rekabeti yeniden sağlamak için Meta’yı Instagram ve WhatsApp’ı yeniden yapılandırmaya veya satmaya zorlamaya çalıştı ve şirketin yeni ortaya çıkan rakipleri ortadan kaldırmak için milyarlarca dolar harcadığını söyledi.
Washington’daki ABD Bölge Yargıcı James Boasberg, Kasım ayında şirketin TikTok’tan gelen rekabet nedeniyle şu anda tekel konumunda olmadığına karar verdi. Meta sözcüsü Andy Stone, Salı günü sosyal medya sitesi X’te yaptığı bir paylaşımda: “Bölge Mahkemesinin bu konuda FTC’nin argümanlarını reddetme kararı doğrudur ve karşı karşıya olduğumuz şiddetli rekabeti kabul etmektedir. Meta, Amerika’da yenilik yapmaya ve yatırım yapmaya odaklanmaya devam edecektir” dedi.
Çinli robotik firması UBTech yaptığı açıklamada, dünyanın en büyük uçak üreticisi Airbus ile havacılık üretiminde kullanılmak üzere robot tedarik etme konusunda bir anlaşma imzaladığını duyurdu. UBTech, Airbus’ın zaten UBTech’in en yeni endüstriyel insansı robotu Walker S2’yi satın aldığını belirterek, “iki tarafın gelecekte havacılık üretim senaryolarında insansı robotların uygulamasını birlikte genişleteceğini” ekledi.
UBTech robot kullanımı için Airbus ile birlikte hareket edecek
Airbus yaptığı açıklamada, UBTech ile işbirliğinin erken konsept test aşamasında olduğunu söyledi. İnsan hareketine ve davranışına yakından benzeyecek şekilde tasarlanan insansı robotlar, ABD ile yaşanan ticari sürtüşmeler, nüfus azalması ve yavaşlayan büyüme gibi acil sorunlara çözüm arayan Pekin için giderek daha önemli hale geldi.
Son yıllarda, Çinli insansı robotlar, takla atmak, yarı maraton koşmak ve hatta futbol oynamak da dahil olmak üzere artan çeviklik gösterileri sergiledi. UBTech ve Airbus’ın ortaklığı, UBTech’in geçen yıl ABD’li yarı iletken üreticisi Texas Instruments ile imzaladığı anlaşmanın ardından geldi.
UBTech’in açıklamasına göre, 2025 yılında insansı robot siparişlerinin toplam değeri 1,4 milyar yuanı aştı. Şirketin endüstriyel insansı robot üretim kapasitesinin ise 2026 yılında 10.000 adedi geçmesi bekleniyor.
Tayvanlı silikon gofret üreticisi GlobalWafers, müşteri taahhütlerine bağlı olarak ABD’nin Teksas eyaletindeki tesisinin ikinci aşama genişletme çalışmalarına hazırlanıyor. Geçen yılın Mayıs ayında GlobalWafers, Teksas’ta 3,5 milyar dolarlık yeni bir gofret tesisi açtıktan sonra, ABD’deki artan müşteri talebini karşılamak için 4 milyar dolarlık ek yatırım yapacağını açıklamıştı. Mevcut tesis, GlobalWafers’ın en gelişmiş, tamamen entegre 300 mm (12 inç) silikon gofret tesisi olup, ABD’de yirmi yıldan fazla bir süredir inşa edilen türünün ilk örneğidir ve şu anda ülkedeki tek gelişmiş gofret üretim tesisidir.
Silikon gofret üreticisi GlobalWafers’tan yeni hamle
Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Doris Hsu, Tayvan’ın kuzeyindeki Hsinchu şehrinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “(ABD’deki) ek yatırım konusunda müşterilerimizden talepler almaya başladık,” dedi. Hsu: “Birinci aşamanın yeterli olmayabileceğini düşünüyoruz, çünkü birinci aşama sadece bir müşteriye değil, birden fazla müşteriye hizmet veriyor ve bunların her biri kapasitenin artırılmasını istediklerini belirtti” dedi.
Şirket, müşteriler hazır olduğunda ve taahhütler üzerinde anlaşmaya varıldığında üretimin başlama süresini kısaltabilmek için önceden hazırlık yapıyor ve fabrika tasarımını gerçekleştiriyor, diye ekledi. GlobalWafers, Arizona’daki fabrikalarına 165 milyar dolar yatırım yapan dünyanın en büyük sözleşmeli çip üreticisi TSMC’nin tedarikçisidir.
Amerika Birleşik Devletleri ve Tayvan geçen hafta, Tayvanlı şirketlerin Amerika Birleşik Devletleri’nde yarı iletken, enerji ve yapay zeka üretimini artırmak için 250 milyar dolar yatırım yapacağı ve Tayvan’ın ülkeye ihracatına uygulanan gümrük vergisinin %20’den %15’e düşürüleceği bir ticaret anlaşmasına vardı.
Hsu, anlaşmayla ilgili olarak, “Amerika Birleşik Devletleri’nin yerel tedarik zincirlerinin dayanıklılığına büyük önem verdiği ve yerel tedarikin kurulmasını teşvik etmek için bir dizi önlem almaya istekli olduğu açıktır. Bu yönelim beklentilerimizle uyumludur” dedi.
GlobalWafers’ın dokuz ülkede 18 üretim ve operasyon tesisi bulunmaktadır. ABD’de Teksas ve Missouri’de üretim tesisleri vardır. Silikon levhalar, çip üretiminde kritik bileşenlerdir ve daha büyük levhalar, levha başına daha fazla çip üretilmesine olanak sağlayarak maliyet tasarrufu sağladığı için gelişmiş çip üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Fransız BT grubu Atos yaptığı açıklamada, 31 Aralık’ta sona eren çeyrekte sözleşme kayıplarının devam etmesi nedeniyle, kendi öngörülerine paralel olarak yıllık gelirde keskin bir düşüş beklediğini söyledi.
Atos yıllık geliri için beklenmedik senaryo
Atos, 2025 yılında grup gelirinin 8 milyar euroya (9.4 milyar dolar) düşmesinin tahmin edildiğini ve bunun şirketin daha önceki tahminleriyle örtüştüğünü belirtti. CEO Philippe Salle, basın toplantısında bunun %13,8’lik organik bir düşüş anlamına geldiğini söyledi.
Bir zamanlar Avrupa teknoloji sektörünün gözbebeği olan Atos, derin bir borç yeniden yapılandırmasından çıktı ve yıllarca süren ve neredeyse mali çöküşe sürükleyen aksiliklerin ardından yatırımcı güvenini yeniden inşa etmeye çalışıyor.
Şirket, varlık satışları ve işten çıkarmalar yoluyla bir yeniden yapılanma yürütüyor ve zirve noktasında 10 milyar eurodan fazla değer biçilen grubu, bu değerin onda birine, yani 1 milyar euroya kadar küçültüyor.
Salle yaptığı açıklamada: “Müşteri güveninin yavaş yavaş geri döndüğünü görüyoruz, belki de düşündüğümden daha yavaş bir şekilde” dedi. Atos, İskandinavya ve Latin Amerika’daki varlıklarını elden çıkarma işlemlerini tamamladıktan sonra, 2026 yılında yaklaşık 10 ülkeden daha çıkmayı bekliyor. Şirket, 2025 yılı karlılık hedefini aşmayı bekliyor ve 2026 yılına ilişkin beklentilerini, kesinleşmiş yıllık sonuçlarıyla birlikte 6 Mart’ta yayınlayacağını belirtti.
Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı bir öneriyle Avrupa’daki telekom operatörleri, radyo spektrumunu sınırsız süreyle kullanmalarına izin verilmesiyle büyük bir destek alacaklar. Ancak büyük teknoloji şirketlerinin geniş bant internetin yaygınlaştırılması maliyetine katkıda bulunmaları gerektiği yönündeki talepleri dikkate alınmadı.
Avrupa telekom şirketleri için kritik süreç
Komisyonun Dijital Ağlar Yasası olarak bilinen önerisi, telekom kurallarının yeniden düzenlenmesinin bir parçası olup, uygulanabilmesi için önümüzdeki aylarda AB ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanması gerekecek. AB yürütme organı, operatörlere daha uzun spektrum lisansları verilmesinin ve lisansların varsayılan olarak yenilenebilir hale getirilmesinin, blok genelinde öngörülebilirliği ve tutarlılığı artıracağını belirtti. Şu anda radyo spektrum lisansları en az 20 yıl süreyle veriliyor.
Amaç, 27 ülkeden oluşan Avrupa Birliği genelinde 2030 ile 2035 yılları arasında tam fiber kapsama alanı oluşturmak. Komisyonun üst düzey bir yetkilisi, spektrumun sınırsız lisanslanmasının telekomünikasyon sektörüne yatırım yapmaya değer olduğunun açık bir işareti olduğunu söyledi.
AB teknoloji sorumlusu Henna Virkkunen yaptığı açıklamada: “Yüksek performanslı, dayanıklı dijital altyapı, Avrupa’nın inovasyon, rekabet gücü ve dijital egemenlikteki liderliğini güçlendirmek için elzemdir. Amacımız, yeni teknolojilerin kolayca erişilebilir, uygun fiyatlı ve insanlara fayda sağlayan adil, güvenilir kurallara dayalı olduğu bir dijital ortamdır” dedi.
Deutsche Telekom, Orange ve Telefonica Telecom Italia, internet trafiğinin büyük bir bölümünü oluşturdukları için büyük teknoloji şirketlerinin ağ ücreti ödemesi gerektiğini uzun zamandır savunuyor ve Komisyona bir emir çıkarması için lobi faaliyetinde bulunuyorlardı. Ancak iddiaları doğrulayan Dijital Ağlar Yasası, ücret zorunluluğu yerine, telekomünikasyon sağlayıcıları ile Google, Netflix ve Meta Platforms gibi teknoloji devleri arasında dijital altyapının kurulum maliyeti konusunda gönüllü bir işbirliği mekanizması önerdi.
OpenAI yaptığı açıklamada, popüler chatbot ChatGPT’de yetişkin içeriğine izin vermeye hazırlanırken, bir hesabın muhtemelen bir reşit olmayan kişiye ait olup olmadığını belirlemek için yaş tahmin özelliğini küresel olarak kullanıma sunacağını söyledi.
ChatGPT yaş tahmin ile daha güvenli hale geliyor
OpenAI yaptığı açıklamada: “Yaş tahmin modeli bir hesabın 18 yaşın altındaki birine ait olabileceğini tahmin ettiğinde, ChatGPT hassas içeriğe maruz kalmayı azaltmak için tasarlanmış ek korumaları otomatik olarak uygular” dedi.
18 yaş altı deneyimine yanlışlıkla yerleştirilen kullanıcılar, kimlik doğrulama hizmeti Persona aracılığıyla bir selfie göndererek tam erişime geri dönecekler. AB’de bu özellik önümüzdeki haftalarda kullanıma sunulacak.
OpenAI’ın uygulama CEO’su Fidji Simo, Aralık ayında, CEO Sam Altman’ın yaşlarını doğrulayan kullanıcılar için yetişkin içeriğine izin verme hakkındaki yorumlarının ardından, “yetişkin modunun” 2026 yılının ilk çeyreğinde ChatGPT’de kullanıma sunulmasını beklediğini söylemişti.
ChatGPT’nin haftalık 800 milyon aktif kullanıcısı bulunuyor. OpenAI geçen hafta, gelir elde etme çabalarını artırmak amacıyla bazı ABD’li kullanıcılara chatbot’ta reklam göstermeye başlayacağını söyledi.
Microsoft destekli OpenAI’ın yıllık geliri, 2024’teki 6 milyar dolardan 2025’te 20 milyar doları aştı; finans sorumlusu Sarah Friar Pazar günü yaptığı açıklamada, büyümenin bilgi işlem kapasitesindeki genişlemeyle yakından paralel olduğunu belirtti.
Brezilya Merkez Bankası, sorunlu banka Banco Master’ın bir iştiraki olan Will Financeira SA’nın tasfiyesine karar verdi. Bu karar, holdinge bağlı likidite sorunu yaşayan kurumlarla ilgili son sert adımlardan biri oldu.
Brezilya Merkez Bankası beklenmedik bir karar aldı
Bu hamle, Mastercard’ın (MA.N), ödeme düzenlemesi kapsamındaki ödeme planlarına uymadığı gerekçesiyle Will Bank kartlarını ağından askıya aldığını açıklamasından bir gün sonra geldi. Merkez bankası yaptığı açıklamada Will’in tasfiyesinin, firmanın kötüleşen mali durumu, iflası ve Kasım ayında tasfiye edilen Banco Master’ın kontrolüyle ilgili çıkar çatışmalarından kaynaklandığını belirtti.
Büyük miktarda kısa vadeli yükümlülük ve likidite sorunu yaşayan varlıklarla karakterize edilen ciddi bir krizin ortasında, Master grubu geçen yıldan beri ödeme düzenleme gereksinimlerini karşılamak için Mastercard tarafından teminat olarak bloke edilen fonlarla karşı karşıya kalmıştı.
Merkez bankası geçen yılın sonlarında, Will’i Master ile birlikte tasfiye etmeme kararı almıştı – bu, faaliyetleri fiilen kapatacak daha sert bir önlem olurdu – ve birimin işleyişini koruyacak bir çözümün “somut olasılığını” gerekçe göstermişti.
Master’ın kapanmasından bir gün önce, 17 Kasım’da merkez bankası yetkilileriyle yapılan bir toplantıda, kontrol sahibi hissedar Daniel Vorcaro, ertesi gün Will Financeira’yı satmak için bir anlaşma imzalayacağını söylemişti, ancak bu gerçekleşmedi. Düzenleyici kurum, piyasa çözümü girişimlerinin başarısız olmasının ardından tasfiyenin “kaçınılmaz” hale geldiğini söyledi.
Orta ölçekli bir kredi kuruluşu olan Master, merkez bankasının ciddi bir likidite krizi, keskin finansal bozulma ve ciddi kural ihlalleri olarak tanımladığı durumun yanı sıra, var olmayan kredi menkul kıymetlerinin alım satımını içeren iddia edilen dolandırıcılıkla ilgili federal polis soruşturması sırasında tasfiye edildi.
Brüksel tarafından yayınlanan bir taslak öneriye göre, AB, kritik sektörlerdeki yüksek riskli tedarikçilerden gelen bileşen ve ekipmanların aşamalı olarak kaldırılmasını planlıyor. Bu hamle, etkilenen şirketler arasında yer alması beklenen Çinli Huawei tarafından eleştirildi.
Avrupa Komisyonu tarafından AB Siber Güvenlik Yasası’nda yapılan revizyonlarda belirtilen önlemler, siber ve fidye yazılımı saldırılarındaki artışın ve yabancı müdahale, casusluk ve Avrupa’nın AB dışı teknoloji tedarikçilerine bağımlılığı konusundaki artan endişelerin ardından geldi. 27 üyeli bloğun yürütme organı olan Komisyon, herhangi bir şirket veya ülke adı vermedi.
Yüksek riskli teknolojiler için Çin teknolojilerinden uzaklaşılıyor
Bununla birlikte, Avrupa, Çin teknolojisine yönelik denetimini sıkılaştırıyor. Almanya yakın zamanda Pekin’e yönelik ticaret politikasını yeniden değerlendirmek üzere bir uzman komisyonu atadı ve gelecekteki 6G telekom ağlarında Çin bileşenlerinin kullanımını yasakladı.
ABD, 2022’de Huawei ve Çinli rakibi ZTE’den yeni telekom ekipmanlarının onaylanmasını yasakladı ve Avrupalı müttefiklerini de aynı şeyi yapmaya çağırdı. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo Jiakun yaptığı açıklamada: “Çinli şirketler uzun zamandır Avrupa’da yasalara ve düzenlemelere uygun olarak faaliyet göstermekte ve Avrupa’nın ulusal güvenliğini hiçbir zaman tehlikeye atmamıştır” dedi. AB’yi “korumacılığın yanlış yolunda daha fazla ilerlemekten” kaçınmaya çağırdı.
AB teknoloji sorumlusu Henna Virkkunen yaptığı açıklamada: “Yeni Siber Güvenlik Paketi ile, kritik (bilgi ve iletişim teknolojisi) tedarik zincirlerimizi daha iyi korumak ve siber saldırılarla kararlı bir şekilde mücadele etmek için gerekli araçlara sahip olacağız” dedi.
Huawei sözcüsü: “Gerçek kanıtlar ve teknik standartlardan ziyade menşe ülkesine dayalı olarak AB dışı tedarikçileri sınırlamayı veya dışlamayı öngören bir yasa tasarısı, AB’nin adalet, ayrımcılık yapmama ve orantılılık gibi temel yasal ilkelerini ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO) yükümlülüklerini ihlal etmektedir. Yasama sürecinin sonraki gelişmelerini yakından takip edeceğiz ve meşru çıkarlarımızı korumak için tüm haklarımızı saklı tutuyoruz” dedi.
Yeni önlemler, Komisyon tarafından belirlenen 18 kilit sektörü kapsayacak. Bunlar arasında tespit ekipmanları, bağlantılı ve otomatik araçlar, elektrik tedarik ve depolama sistemleri, su tedarik sistemleri ve insansız hava araçları ve insansız hava aracı karşıtı sistemler yer alıyor. Bulut hizmetleri, tıbbi cihazlar, gözetim ekipmanları, uzay hizmetleri ve yarı iletkenler de kritik olarak sınıflandırılıyor.
AB, sabotaj veya casusluk endişeleri nedeniyle Huawei gibi yüksek riskli tedarikçilerin kullanımını kısıtlamak için 2020 yılında bir 5G güvenlik “araç kutusu” kabul etti. Bazı ülkeler, yüksek değiştirme maliyeti nedeniyle bu tür ekipmanları henüz kaldırmadı. Önerilere göre, mobil operatörler, yüksek riskli tedarikçi listesinin yayınlanmasından itibaren 36 ay içinde kilit bileşenleri aşamalı olarak kaldıracaklar. Fiber optik ve denizaltı kabloları da dahil olmak üzere sabit ağlar ve uydu ağları için aşamalı kaldırma süreleri daha sonra açıklanacak.
Virkkunen: “Bu, Avrupa teknolojik egemenliğimizi güvence altına almak ve herkes için daha fazla güvenlik sağlamak adına önemli bir adımdır” dedi. Siber güvenlik riski oluşturduğu düşünülen ülkelerden tedarikçilere yönelik kısıtlamalar, Komisyon veya en az üç AB ülkesi tarafından başlatılan resmi bir risk değerlendirmesinin ardından yürürlüğe girecektir. Herhangi bir önlem, piyasa analizi ve etki değerlendirmelerine dayanacaktır.
OpenAI, küresel hükümetleri daha fazla veri merkezi kurmaya ve eğitim, sağlık ve afet hazırlığı gibi alanlarda yapay zekanın daha fazla kullanımını teşvik etmeye ikna etme çabalarını genişletiyor. Şirket, OpenAI for Countries (Ülkeler için OpenAI) adlı girişimin, ürünlerinin erişimini genişleteceğini ve yapay zeka teknolojisine geniş erişime sahip ülkeler ile henüz kapasiteye sahip olmayan ülkeler arasındaki uçurumu kapatmaya yardımcı olacağını söyledi.
OpenAI günlük yaşamda AI çözümlerini daha etkili uygulayacak
OpenAI ayrıca, araçlarının daha derin kullanımını teşvik etmeyi umuyor ve yapay zeka sistemlerinin birçok insanın fark ettiğinden daha karmaşık görevleri yerine getirebildiğini ekliyor. Şirket paylaşılan bir raporda: “Çoğu ülke hala günümüz yapay zeka sistemlerinin mümkün kıldığı şeylerin çok gerisinde faaliyet gösteriyor” dedi.
OpenAI, uluslararası girişimi geçen yıl başlattı ve Aralık ayında projeyi denetlemek üzere eski İngiliz maliye bakanı George Osborne’u atadı. Osborne ve OpenAI küresel ilişkiler sorumlusu Chris Lehane, bu hafta Davos’ta hükümet yetkililerine projeyi sunuyor. Bu girişim, ChatGPT’nin yaratıcısı OpenAI’yi modern yapay zeka patlamasının ön saflarında sağlamlaştırmaya yardımcı olan daha geniş bir stratejinin parçasıdır. Şirketin son değeri 500 milyar dolardı ve 1 trilyon dolara kadar çıkabilecek bir halka arzı araştırıyor. Örneğin Estonya, OpenAI’nin eğitim aracı ChatGPT Edu’yu ülke genelindeki ortaokullara entegre ediyor. Norveç ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde OpenAI, veri merkezleri kurmak ve ilk müşterileri olmak için diğer şirketlerle çalışıyor.
OpenAI yöneticileri, afet planlaması gibi diğer alanlarda da hükümetlerle çalışmayı umduklarını söyledi. Güney Kore’de OpenAI, iklim değişikliğinin yol açtığı su sorunlarına karşı gerçek zamanlı bir su felaketi uyarı ve savunma sistemi kurmak için hükümetin su idaresiyle bir anlaşma yapmayı araştırıyor. OpenAI raporunda, tipik “güçlü kullanıcı”nın – veya %95’lik dilimdeki kullanıcıların – OpenAI’nin gelişmiş akıl yürütme yeteneklerine tipik bir kullanıcıdan yedi kat daha sık başvurduğunu belirtti. Ülkeler arasında da büyük boşluklar var. Örneğin, yapay zeka araçlarına geniş erişime sahip Singapur’da, insanların kodlama hakkında ortalamanın üç katından fazla mesaj gönderdiği belirtildi.
Elektronik bileşen üreticisi TE Connectivity, yapay zeka ile ilgili araç ve ürünlerine olan talebin artışına güvenerek, Çarşamba günü ikinci çeyrek karını Wall Street tahminlerinin üzerinde açıkladı. LSEG tarafından derlenen verilere göre şirket, ikinci çeyrekte hisse başına düzeltilmiş karı yaklaşık 2,65 dolar olarak tahmin ederken, analistlerin beklentisi hisse başına 2,63 dolardı.
TE Connectivity yapay zeka araçları ile yükselişte
Yapay zeka ile ilgili araç ve ürünlere yönelik artan küresel talep, veri merkezlerine ve ağ ekipmanlarına yapılan yatırımları artırarak TE gibi şirketlere fayda sağladı. Şirketin endüstriyel çözümler segmentindeki ilk çeyrek satışları, bir önceki yıla göre %38’den fazla arttı. Bu birim, fabrika otomasyonu için elektrik bağlantı sistemleri ve bileşenleri ile veri merkezlerinde kullanılan ekipmanlar üretiyor.
CEO Terrence Curtin verdiği bir röportajda, sipariş defterinde gördüğü trendlere atıfta bulunarak, şirketin endüstriyel segmentinin güçlü kalmasını beklediğini söyledi. Curtin, şirketin çeyrekte 5 milyar dolardan fazla sipariş kaydettiğini belirtti.
İrlanda’nın Galway kentinde bulunan şirket, araçlarda kullanılan terminaller, bağlantı sistemleri ve sensörler üreten ulaşım çözümleri segmentinde ilk çeyrek net satışlarında yıllık bazda %10’luk bir artış kaydetti. Curtin, TE’nin özellikle veri bağlantısının gerekli olduğu elektrikli araçlar olmak üzere Çin’deki güçlü otomotiv pazarından faydalandığını söyledi.
26 Aralık’ta sona eren ilk çeyrek için TE Connectivity, analistlerin hisse başına 2,55 dolarlık tahminlerini aşarak hisse başına 2,72 dolarlık düzeltilmiş kar açıkladı. Çeyrek gelirleri ise 4,53 milyar dolarlık tahminlere kıyasla 4,67 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Netflix’in eş CEO’ları, şirketin son kazanç raporunun ardından kendilerini alışılmadık bir konumda buldular: geri adım atmak zorunda kaldılar. Yayıncılık öncüsünün Warner Bros’un varlıklarına yaklaşık 83 milyar dolar yatırım yapma kararı, şirketin uzun süredir benimsediği “inşa et, satın alma” ilkesinden önemli bir sapmayı işaret ediyor.
Netflix üst yöneticileri Warner Bros teklifiyle ilgili düşüncelerini değiştirdi
Netflix, Warner Bros Discovery’nin varlıkları için teklif vermeden önce bile hisseler zaten baskı altındaydı. Netflix’in 5 Aralık’ta ilk teklifini yapmasından bu yana %15’ten fazla değer kaybeden hisse senedi, piyasa öncesi işlemlerde yaklaşık %8 düştü. Eş CEO’lar Ted Sarandos ve Greg Peters, hisse geri alımlarını askıya almalarına neden olan agresif hamlelerini açıklamak zorunda kaldılar.
Sarandos, Alphabet’in YouTube’u gibi teknoloji devlerinin televizyon izlemenin anlamını nasıl değiştirdiğini ve Netflix’in ayak uydurmak için strateji değiştirmek zorunda kaldığını belirtti. İkili, durum tespiti sürecine ilk başladıklarında Warner varlıkları için teklif vermeyi beklemediklerini söyledi.
Netflix, Warner Bros’un film ve televizyon stüdyoları, geniş içerik kütüphanesi ve “Game of Thrones” ve “Harry Potter” gibi büyük eğlence serileri için yaptığı 82,7 milyar dolarlık nakit teklifiyle Paramount Skydance’ın önünde kalmaya çalışıyor.
Peters: “Netflix tarihimizde sık sık bir sinema işletmesi kurmayı tartıştık, ancak diğer alanlara yatırım yapmakla meşguldük ve bu hiçbir zaman önceliğimiz olmadı. Ancak şimdi Warner Bros ile birlikte, harika filmlerle olgun, iyi yönetilen bir sinema işletmesi getiriyorlar ve bu eklemeden dolayı çok heyecanlıyız” dedi, Netflix’in daha önce sinemaların modası geçmiş bir model olduğu ve izleyicilerin evde kalıp yayın izlemeyi tercih ettiği yönündeki görüşünün tam tersini yaparak. Peters: “Sonrası işin yayın tarafına, HBO’ya geliyoruz. İnanılmaz bir marka. Prestijli televizyonun neredeyse her şeyden daha iyi olduğunu söylüyor. Müşteriler bunu biliyor. Seviyorlar. Ne anlama geldiğini biliyorlar” dedi. Peters, Warner’ın televizyon stüdyosunun da sağlıklı bir işletme olduğunu ve Netflix’in kendi stüdyosunu tamamlayarak üretim kapasitesini genişlettiğini sözlerine ekledi.
Pahalı anlaşmanın baskısı altında kalan Netflix, genellikle en güçlü çeyreklerinden biri olan bu çeyrekte, beklentilerin altında bir gelir performansı sergiledi ve yeni yıl için de aynı derecede kasvetli beklentiler öngördü.
Meta Platforms’un yeni yapay zeka laboratuvarı, bu ay şirket içinde ilk yüksek profilli yapay zeka modellerini teslim ettiğini, şirketin baş teknoloji sorumlusu açıkladı. Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısının oturum aralarında düzenlenen basın brifinginde, CTO Andrew Bosworth, geçen yıl kurulan Meta Süper Zeka Laboratuvarları ekibi tarafından geliştirilen modellerin büyük umut vaat ettiğini söyledi.
Meta yapay zeka modelleri şirket çalışanları tarafından test ediliyor
Bosworth: “Çalışmaların üzerinden henüz altı ay geçti, hatta tam olarak bile değil” dedi. Ekibin yapay zeka modellerinin “çok iyi” olduğunu ekledi. Medya kuruluşları Aralık ayında Meta’nın Avocado kod adlı bir metin yapay zeka modeli ile birlikte görüntü ve video odaklı bir model üzerinde çalıştığını bildirmişti. Bosworth, hangi modellerin şirket içinde teslim edildiğini belirtmedi.
CEO Mark Zuckerberg’in yapay zeka liderliğini yeniden yapılandırmak, yeni bir laboratuvar kurmak ve şirketin son derece rekabetçi teknoloji alanında başarılı olabileceği umuduyla yüksek tekliflerle yetenekli kişileri bünyesine katmak için yaptığı hamlelerden bu yana Meta’nın çalışmaları yakından takip ediliyor.
Meta, Alphabet’in Google’ı ve diğer rakiplerinin dönüştürücü ve karlı yapay zekâ yarışında ivme kazandığı bir dönemde, Llama 4 modelinin performansı nedeniyle eleştirilerle karşı karşıya kalmıştı. Geliştirme döngüsü hakkında genel olarak konuşan Bosworth, “Yapay zeka için, modeli hem şirket içinde hem de tüketiciler tarafından kullanılabilir bir şekilde sunmak için, eğitim sonrası yapılacak çok fazla iş var” dedi. Ancak, Meta’nın 2025’teki büyük hamlelerinden olumlu sonuçlar almaya başladığını, bu yılı Meta için laboratuvarını, altyapısını ve tedarik gücünü inşa etme açısından “son derece kaotik bir yıl” olarak nitelendirdiğini söyledi.
Bosworth, 2026 ve 2027’de tüketici yapay zekâ trendlerinin güçleneceğini, çünkü son gelişmelerin “her gün ailenizle, çocuklarınızla sorduğunuz türden şeyleri” zaten yanıtlayan modeller sunduğunu, teknolojik gelişmelerin ise daha karmaşık sorgular için sonuçları iyileştirebileceğini belirtti. Bu nedenle önümüzdeki iki yılın tüketici ürünlerini piyasaya sürmek için önemli olduğunu söyledi.
Meta, yapay zeka özellikli Ray-Ban Display gözlüklerini pazarlıyor ve bu ayın başlarında ABD siparişlerini karşılamaya öncelik vermek için uluslararası genişlemesini durdurdu.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Florida Milletvekili Brian Mast, Başkan Donald Trump’ın Nvidia’nın güçlü H200 yapay zeka çiplerinin Çin’e sevkiyatına onay vermesinin ardından Aralık ayında “Yapay Zeka Gözetim Yasası”nı (AI Overwatch Act) sundu.
Bu yasa, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi ve Senato Bankacılık Komitesi’ne, gelişmiş yapay zeka çiplerinin Çin ve diğer düşman ülkelere ihracatı için verilen lisansları incelemek ve potansiyel olarak engellemek için 30 gün süre tanıyacak.
ABD Temsilciler Meclisi çip ihracatı için karar aşamasında
Mast, geçen hafta “Çin Komünist Partisi’ne Karşı Yapay Zeka Silahlanma Yarışını Kazanmak” başlıklı bir oturumda, yasanın “en gelişmiş yapay zeka çiplerimizin Çin ordusu tarafından kullanılamamasını” sağlayacağını söyledi. Geçen hafta Sacks, “Wall Street Mav” adlı bir X hesabından, yasa tasarısının Trump’ın otoritesini ve “Önce Amerika” stratejisini baltalamak için Trump karşıtları ve Başkanlar Barack Obama ve Joe Biden’ın eski çalışanları tarafından organize edildiğini iddia eden bir gönderiyi yeniden paylaştı. Gönderi, yapay zeka firması Anthropic’in CEO’su Dario Amodei’yi hedef alarak, konuyu desteklemek için eski Biden çalışanlarını işe aldığını iddia etti.
Bir Anthropic sözcüsü iddialar ve yasa tasarısı hakkında yorum yapmayı reddetti. Ancak Amodei, Çin’in H200 gibi gelişmiş çipler elde etmesini engelleme konusunda açık sözlüydü. Amodei, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda: “Bu çipleri göndermek büyük bir hata olurdu,” dedi. “Bence bu çılgınlık. Bu biraz Kuzey Kore’ye nükleer silah satmaya benziyor” dedi.
Muhafazakar aktivist Laura Loomer ve diğerleri de geçen hafta tasarıyı eleştirerek, “gözetim kılıfına bürünmüş Çin yanlısı sabotaj” olarak nitelendirdi. Mast eleştiriyi reddetti. Sacks’ın yorumuna cevap olarak: “Başkan, ASML’nin (ASML.AS) en gelişmiş çip üretim araçlarını Çin’e satmasını engellemek ve Nvidia Blackwell çiplerini yasaklamak konusunda son derece akıllıca davrandı.İsterseniz ona Çin’e H200 çipleri satmasını tavsiye edebilirsiniz, ben tam tersini tavsiye ediyorum” diye yazdı. Tasarı komiteden geçerse, hem Senato’nun tamamından hem de Temsilciler Meclisi’nden geçmesi ve ardından başkan tarafından imzalanması gerekiyor.
Intel hissedarları, CEO Lip-Bu Tan’ın vaat ettiği dönüşümün gerçekleştiğine ve hızlı veri merkezi kurulumlarının geleneksel sunucu çiplerine olan güçlü talebi körüklediğine inanarak, şirketin sonuçları konusunda uzun zamandır olmadığı kadar iyimserler.
Intel çip talebi artışıyla yükselişini sürdürüyor
Tan’ın geçen yıl gerçekleştirdiği bir dizi yüksek profilli yatırım, yıllarca süren yönetim hatalarının ardından 2024’te çöken hisseye yatırımcıların ilgisini çekti. Bu hatalar arasında, büyük rekabet kayıplarına ve binlerce işten çıkarmaya yol açan başarısız bir yapay zeka ürün yol haritası da yer alıyordu.
Intel hissesi 2025’te %84 oranında değer kazanarak, kıyaslama endeksi olan yarı iletken endeksinin %42’lik yükselişini çok geride bıraktı. Nvidia’dan 5 milyar dolarlık ve SoftBank’tan 2 milyar dolarlık yatırım, ABD hükümetinin şirketteki hissesiyle birlikte Intel’in bilançosunu güçlendirdi ve Tan’a şirketin üretim ve yapay zeka stratejisini yeniden şekillendirmeye başlama esnekliği sağladı.
Tan ayrıca şirketin çip üretim operasyonlarını elden geçirdi ve şişkin olduğunu söylediği yönetim yapısını sıkılaştırdı. Intel yatırımcısı Gabelli Funds’ın analisti Ryuta Makino: “Bence insanlar uzun zamandır şirket hakkında bu kadar iyimser hissetmemişti; kısa vadeli dinamikler çok iyi kurulmuş durumda. Buradaki en büyük Intel yükseliş senaryosu bu – bence 2026’da en az çift haneli bir sunucu CPU (merkezi işlem birimi) fiyat artışı olacak” dedi.
Son iki ayda en az 10 aracı kurum Intel için fiyat hedeflerini veya derecelendirmelerini yükseltti ve bu da şirketten daha yüksek beklentilere işaret ediyor. LSEG tarafından derlenen verilere göre, Intel’in Aralık ayında sona eren çeyrekte veri merkezi işinde %30’dan fazla bir artışla 4,43 milyar dolara ulaşması muhtemel.
Bu artış, büyük teknoloji şirketlerinin Intel’in geleneksel sunucu çipleri ve CPU’larının yanı sıra Nvidia gibi şirketlerin ürettiği grafik işlemcilerine ihtiyaç duyan gelişmiş veri merkezleri kurmasına bağlanabilir.
ABD’li doktorlar tarafından kullanılan araçlar geliştiren yapay zeka girişimi OpenEvidence, Nvidia ve Google Ventures destekli şirketin yaptığı açıklamaya göre, 12 milyar dolarlık bir değerlemeyle 250 milyon dolarlık yeni bir fonlama elde ederek değerini sadece üç ayda ikiye katladı.
Üretken yapay zeka yatırımlarındaki artış şimdiye kadar tüketici ve verimlilik yazılımlarına odaklanmış olsa da, OpenEvidence, hastanelerin ve doktorların hasta sonuçlarını etkileyebilecek klinik kararları desteklemek için yapay zekaya giderek daha fazla güvenmesiyle birlikte, uzmanlaşmış tıbbi uygulamalara doğru bir kaymayı vurguluyor.
Tıbbi yapay zeka girişimi sektörde büyüyen bir oyuncu haline geldi
Şirket, D Serisi turunun Thrive Capital ve DST Global tarafından ortaklaşa yönetildiğini ve OpenEvidence’ın toplam fonlamasının yaklaşık 700 milyon dolara ulaştığını belirtti. PitchBook verilerine göre, OpenEvidence Ekim ayında yaklaşık 200 milyon dolar topladığında 6 milyar dolar değerindeydi. Değerlemedeki bu sıçrama, gerçek dünyada benimsenmeyi gösterebilen sağlık odaklı yapay zeka şirketlerine yönelik artan yatırımcı ilgisinin altını çiziyor.
Daniel Nadler tarafından kurulan OpenEvidence, klinisyenlerin hakemli dergilerden ve klinik kılavuzlardan bilgileri hızlı bir şekilde bulmalarına ve sentezlemelerine yardımcı olan özel bir yapay zeka destekli tıbbi arama motoru geliştiriyor.
Şirket, platformunun Amerika Birleşik Devletleri’ndeki 10.000’den fazla hastane ve tıp merkezinde hekimlerin %40’ından fazlası tarafından günlük olarak kullanıldığını belirtti. Eğitim verilerini güvenilir tıbbi kaynaklarla sınırlayarak ve New England Journal of Medicine ve Amerikan Tıp Birliği gibi kuruluşlarla resmi ortaklıklar kurarak, şirket, sağlık sektöründe yapay zekanın benimsenmesinde engel teşkil eden doğruluk ve güven konusundaki endişeleri gidermeyi amaçlıyor.
OpenEvidence, Aralık ayında doğrulanmış ABD’li hekimlerden yaklaşık 18 milyon klinik konsültasyonu desteklediğini, bu rakamın bir yıl öncesine göre ayda yaklaşık 3 milyon konsültasyondan arttığını söyledi. Girişim şirketi, yeni sermayeyi araştırma ve geliştirmeye yatırım yapmak ve doktorların sorularını uzmanlaşmış tıbbi sistemlere yönlendiren yapay zeka mimarisini ölçeklendirmek için kullanacağını söyledi.
Bristol Myers Squibb yaptığı açıklamada, akciğer kanserinin erken teşhisini hızlandırmaya yardımcı olmak için teknoloji şirketinin yapay zeka destekli radyoloji platformunu kullanmak üzere Microsoft ile bir anlaşma imzaladığını belirtti.
Şirketler, bu iş birliğinin, ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) onaylı radyoloji yapay zeka algoritmalarını, akciğer hastalıklarını belirlemeye yardımcı olmak için röntgen ve BT görüntülerini analiz eden ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki hastaneler tarafından kullanılan Microsoft’un Hassas Görüntüleme Ağı (Precision Imaging Network) aracılığıyla kullanıma sunacağını söyledi.
Yapay zeka destekli akciğer kanseri tespiti mümkün mü?
Bristol Myers, bu araçların klinisyenlerin tespit edilmesi zor akciğer nodüllerini belirlemelerine ve bazı hastaları hastalığın daha erken aşamalarında teşhis etmelerine yardımcı olabileceğini belirtti.
İlaç üreticisi, ortaklığın temel amacının, Amerika Birleşik Devletleri genelindeki kırsal hastaneler ve toplum klinikleri de dahil olmak üzere, tıbbi hizmetlerden yeterince yararlanamayan topluluklarda erken teşhise erişimi genişletmek olduğunu söyledi.
Bristol Myers Squibb Dijital Sağlık Başkan Yardımcısı ve Başkanı Alexandra Goncalves: “Microsoft’un son derece ölçeklenebilir radyoloji çözümlerini Bristol’ün onkoloji ve ilaç dağıtımındaki derin uzmanlığıyla birleştirerek, klinisyenlerin küçük hücreli olmayan akciğer kanseri olan hastaları hızlı ve doğru bir şekilde belirlemelerine ve onları en uygun bakım yollarına ve hassas tedavilere yönlendirmelerine yardımcı olan benzersiz bir yapay zeka destekli iş akışı tasarladık” dedi.
İlaç şirketleri, Ar-Ge’yi hızlandırmak için giderek daha fazla yapay zekaya yöneliyor ve yeni modelleme araçlarının ve otomatik laboratuvarların tüm süreçlerinde verimliliği artırabileceğine inanıyor. Geçtiğimiz hafta AstraZeneca, onkoloji ilaç araştırmalarını hızlandırmak için Boston merkezli Modella AI’yı satın alma konusunda anlaştığını açıkladı.
Yatırım firması Seraphim Space’in yaptığı açıklamaya göre, savunma ile bağlantılı uydu sistemlerine yönelik hükümet harcamaları ve özel sektörün fırlatma kapasitesine yönelik bahisleri sayesinde, uzay teknolojisine yapılan küresel yatırımların 2026’da daha da artması bekleniyor.
Uzay sektörü yatırım toplayarak büyümesini hızlandıracak
Uzay altyapısı giderek stratejik bir ulusal öncelik olarak görülüyor ve ülkeler jeopolitik avantaj elde etmek için yatırımlar konusunda rekabet ediyor. Seraphim Space yatırım analisti Lucas Bishop: “Potansiyel bir SpaceX halka arzı, SpaceTech’i ana akım bir varlık sınıfı olarak daha da doğrulayan ve giderek büyüyen bir grup geç aşama SpaceTech şirketi için halka arzlara daha net bir yol açan güçlü bir katalizör görevi görebilir” dedi.
Seraphim Space verilerine göre, sektördeki yatırımlar 2025’te rekor seviyelere ulaştı ve özel yatırımlar %48 artarak 12.4 milyar dolara yükseldi. Bunun 3.8 milyar doları son çeyrekte gerçekleşti.
Finansman, 2021’de belirlenen önceki zirveyi aşarak sektörün 2022’deki düşüşünden tam bir toparlanma gösterdi ve daha geniş girişim sermayesi piyasasının üzerinde performans sergiledi. ABD, geçen yıl 7.3 milyar dolar veya küresel finansmanın yaklaşık %60’ı ile yatırımlara hakim oldu; bu durum, Pentagon’un Altın Kubbe girişimi gibi fırlatma hizmetlerine ve savunma ile ilgili programlara yapılan yoğun harcamalardan kaynaklandı.
ABD Başkanı Donald Trump, Aralık ayında uzayı temel ulusal güvenlik ve ekonomik öncelik olarak belirleyen bir başkanlık kararnamesi imzaladı; yatırımcılar bu hamlenin sektör için finansmanı artıracağını bekliyor. Sektör Avrupa’da daha mütevazı bir büyüme gösterirken, Asya’daki yatırımlar yüksek seviyede kaldı. Çin, yerli fırlatma ve uydu üretimini hızlandırarak yaklaşık 2 milyar dolar katkıda bulundu.