LinkedIn Çin versiyonunu piyasadan çekiyor

0

LinkedIn Çin için özel olarak geliştirdiği InCareer uygulamasını geri çekiyor. LinkedIn gerekçe olarak sert rekabeti gösterdi.

LinkedIn, dünya çapında 716 işçiyi işten çıkarıyor ve yerel Çin uygulaması InCareer’i, sert rekabet ve olumsuz makro rüzgarları gerekçe göstererek kullanımdan kaldırıyor.

InCareer için yolun sonu

Microsoft’un sahibi olduğu popüler iş sosyal ağ platformu LinkedIn, Çin’e özgü iş uygulaması InCareer’i sonlandıracak ve dünya çapında 716 çalışanını işten çıkaracak. Bu hareket, LinkedIn’in dünya çapındaki yaklaşık 19.000 çalışanının yaklaşık yüzde 3,5′ini etkileyecek. LinkedIn, yerelleştirilmiş LinkedIn ürününü Çin’de kullanımdan kaldırdıktan sonra Aralık 2021′de InCareer’ı piyasaya sürdü.

Şirket, son çeyrekte gelirini yıldan yıla yüzde 8 artırdı, ancak CEO Ryan Roslansky, çalışanlara gönderdiği bir notta “giderleri yönetme” gereğini vurguladı. InCareer, LinkedIn’in yerelleştirilmiş Çince uygulamasının yerini alacak şekilde 2021′de etkili bir şekilde kullanıma sunuldu.

LinkedIn CEO’su Ryan Roslansky, mesajında, “InCareer, Çin merkezli güçlü ekibimiz sayesinde geçen yıl bir miktar başarı elde etse de, aynı zamanda şiddetli rekabet ve zorlu bir makroekonomik iklimle karşı karşıya kaldı” dedi.

LinkedIn, Çin’deki Öğrenme, Pazarlama ve Yetenek işlerini yürütmeye devam edecek. Ancak Roslansky, şirketin önümüzdeki yıl “masrafları yönetmeye” devam edeceğinin sinyalini vererek, daha fazla maliyet kesintisi veya işten çıkarmanın masada olabileceğini öne sürdü.

Çin, genellikle pazar payını ele geçirmek için yerel rakiplerle mücadele eden ABD merkezli teknoloji şirketleri için verimli bir pazar. Bir InCareer sayfasına göre, Çin’deki toplam InCareer ve LinkedIn kullanıcı sayısı 57 milyondan fazlaydı. Karşılaştırıldığında, yerel rakip Zhaopin, Baidu’dan 320 milyondan fazla profesyonel kullanıcı ve kurumsal kullanıcı talep etti.

Yeni çalışma modeline uygun yeni bir ofis modeli: U-House

0

Unilever Türkiye, çalışma alanlarında yeni bir amaca duyulan ihtiyaçtan yola çıkarak hibrit çalışma modeline uyumlu yeni ofisini tanıttı

Unilever Türkiye Ülke Başkanı ve Unilever Orta Doğu ve Türkiye Kişisel Bakım Genel Müdürü Mustafa Seçkin, örnek teşkil edecek bu yeni modelle çalışanların ofise “rezervasyon sistemi” ile giriş yaptıklarını ifade ederek, “işin etrafında bir hayat yerine, hayatın etrafında bir iş” anlayışını benimsediklerini kaydetti.

Son birkaç yılda iş hayatında çalışma modelleri ve çalışanların beklentilerinde ortaya çıkan değişim; buna ayak uyduran şirketlere rekabet avantajı sağlıyor. Unilever Türkiye Ülke Başkanı ve Unilever Orta Doğu ve Türkiye Kişisel Bakım Genel Müdürü Mustafa Seçkin de pandemiden sonra benimsedikleri hibrit çalışma modeliyle uyumlu yeni ofisleri U-House’u ve çalışan beklentilerinin karşılanması adına atılan adımları anlattı.

Bu hibrit modelden en iyi şekilde yararlanmak için tüm çalışanlarının, gün içerisinde ofiste geçirdiği süreye bakılmaksızın, en azından haftada bir kez U-House’a giriş yapmasını önerdiklerini ifade eden Seçkin, çalışanlarına ev ortamıyla yarışan bir konfor sunduklarını kaydetti. Seçkin, U-House’un çalışma modeline uygun olarak ofiste aşırı yoğunluğa sebebiyet vermemek ve aynı zamanda gelenlerin hizmetlerden en üst düzeyde yararlanmalarını sağlamak adına “rezervasyon sistemi” uygulandığını söyledi. Buna göre çalışanlardan ofise gelecekleri günü bir gün önceden sisteme girmelerini istediklerini dile getiren Seçkin, şunları söyledi;

Dünya’daki diğer Unilever ofislerine örnek gösterilen bir ofis modeli

Yeni çalışma modeline uygun yeni bir ofis modeli: U-House

“Bu bildirimi yapmayanlara da ofiste çalışma imkânı sağlanırken, bildirim yapanların otopark kullanımında önceliklendirilmesi söz konusu oluyor. U-House aynı zamanda Unilever’in ‘2.0’ uygulamaları arasında yer alıyor. Covid-19 sonrası global anlamda ortaya konan yönergelerin da önüne geçen, dünyadaki diğer Unilever ofislerine örnek gösterilen bir ofis modeli uygulanıyor. Yeni çalışma modelinin ve U-House yemek düzeninin gıda israfını azaltması kapsamında da sürdürülebilirliğe farklı açılardan faydası oldu. Ayrıca U-House, sahip olduğu ‘biyofilik dizayn’ ile doğayı içerisinde barındıran bir yapı haline geldi. İçindeki yeşil alanlar arttı, bu yeşil alanlar da ağırlıkla canlı bitkilerden oluştu.”

400 bluetooth alıcısıyla, sesli betimleme uygulaması

Yeni çalışma modeline uygun yeni bir ofis modeli: U-House

Unilever’de eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık gündemleri çerçevesinde çalışan / çalışacak görme engelli bireyler için özel bir uygulama bulunduğunu ifade eden Seçkin, “U-House katlarında yönlendirici işaretlerimiz yok. Çünkü görme engelli çalışanlarımızın telefonlarına yükleyecekleri bir uygulama ile rehber işaretlerimiz her an ellerinin altında. Bina boyunca yerleştirdiğimiz 400 bluetooth alıcısıyla, ofisin her köşesini deneyimleyebilecekleri sesli betimleme sistemlerimiz var. Tekerlekli sandalye kullanan çalışanlarımız için yükseklik ayarlı masalarla daha kapsayıcı bir çalışma ortamı yarattık. Ayrıca, masaların yüksekliğini istedikleri gibi ayarlamak isteyen çalışanlarımız da bu masalardan faydalanabilirler” diye konuştu.

Seçkin, U-House’un kapsayıcılık, yeşil ofis gibi temel kriterlerden ödün verilmeksizin oluşturulduğunun, ofisi küçültmenin sağladığı tasarrufun da çalışanlara ev rahatlığı sağlamak için kullanıldığının da altını çizdi.

Yurt dışına ücretsiz para transferi çok yakında

0

Türkiye’nin en hızlı büyüyen fintechlerinden Ozan Elektronik Para, ürün ve çözümleri ile kullanıcılarının hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. Ozan SuperApp ile hem EFT hem de Ozan hesapları arasındaki transferler 7/24 ücretsiz yapılabiliyor.

Finansal işlemleri her yerde herkes için erişilebilir ve kullanışlı hale getirme misyonuyla hareket eden Ozan Elektronik Para, günlük hayatı kolaylaştıran finansal çözümleri ile öne çıkmaya devam ediyor. Son olarak Ozan SuperApp ile hayata geçirilen 7/24 ücretsiz para transferi hizmeti ile kullanıcılar ister kendi hesaplarına ister başka banka hesaplarına, isterlerse de Ozan hesapları arasında para transferini 7/24 ücretsiz olarak gerçekleştirebiliyor.

Ozan elektronik para’dan 7/24 ücretsiz para transferi başladı

Sundukları öncü finansal çözümlerle kullanıcıların hayatlarını kolaylaştırmaya devam ettiklerini belirten Ozan Elektronik Para CEO’su Ömer Suner, “Ücretsiz para transferi hizmetimiz ile artık kullanıcılarımız hiçbir ücret ödemeden para transferlerini dilekledikleri an gerçekleştirebiliyor. Önümüzdeki dönemde Ozan SuperApp ile yurt dışına para transferi özelliğini de kullanıcılarımızla buluşturacağız” dedi.

Ani Mobil uygulaması yayında

0

Anadolu Kültür tarafından Ani Arkeolojik Alanı’nı tüm boyutlarıyla tanıtmak üzere hazırlanan mobil uygulama Mayıs 2023 itibariyle yayına geçti.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani kenti, Anadolu’nun orta çağından kalma çok katmanlı, zengin bir kültürel mirası simgeliyor. Kars’ın merkezine 48 kilometre uzaklıkta, Arpaçay vadisi yakınında bulunan ve yaz-kış ziyaretçi akınına uğrayan Ani Arkeolojik Alanı’nı hikâyesiyle birlikte tanımak ve deneyimlemek isteyen herkes uygulamayı App Store ve Play Store’dan ücretsiz indirebiliyor. 

Ani Mobil Uygulaması bir sanal rehber olma özelliği taşıyor ve bulunduğunuz her yerden, dilediğiniz zaman bu eşsiz kültürel hazineye kolayca erişim sağlıyor. Anadolu Kültür projeyi, 2016 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Ani Arkeolojik Alanı’nı ve yakın çevresini daha geniş ölçekte tanıtmak, alana dair bilimsel bilgiye erişimi modern iletişim teknolojileriyle kolaylaştırmak amacıyla tasarlayıp hayata geçirdi. 

Dört yıllık bir zaman diliminde ortaya çıkan çalışma, Portekiz merkezli Calouste Gulbenkian Vakfı ve ABD merkezli Dünya Anıtlar Fonu (World Monuments Fund) tarafından desteklendi. Türkiye, Ermenistan, Avrupa ve ABD’den çok sayıda uzman, arkeologlar, sanat tarihçileri, mimarlar ve fotoğrafçılar Erivan, Kars ve İstanbul’da düzenlenen çalıştaylarda bir araya gelerek, katılımcı ve kapsayıcı bir yöntemle Ani Mobil Uygulaması’nı ürettiler. 

Üç dil, dört rota

Üç dilde hazırlanan uygulama, Ani ve çevresine ait bilgileri, “Tarihçe”, “Mimari”, “Sanat Tarihi” ve “Koruma Çalışmaları” başlıkları altında kullanıcıya sunuyor. Farklı yapıların Ani içindeki konumları temel alınarak oluşturulan 4 ana rota ise Ani Arkeolojik Alanı’nı belli temalar üzerinden ziyaret etme ve deneyimleme olanağı sağlıyor. Kullanıcılar tercih ettikleri yapıları seçerek kendi güzergâhlarını da oluşturabiliyor.

Tarihi ve mimari metinlerin daha rahat anlaşılması için mimari terimlerin anlamlarını içeren bir sözlük, daha kapsamlı araştırmalara ışık tutacak bir kaynakça ve Ani konusunda bilgisini ölçmek isteyen kullanıcılar için hazırlanan mini test bölümü de sunulan içerikler arasında yer alıyor. Sanal rehber ayrıca ziyaret saatleri, ulaşım, erişebilirlik gibi pratik bilgileri de içeriyor. 

Seslendirmeler ise gezi deneyimine farklı bir boyut daha katıyor ve yine üç dilde, Türkçe, Ermenice, İngilizce olarak dinlenebiliyor. Ani’nin çok katmanlı tarihini, Türkçede Mahir Günşiray, Şenay Gürler, Tilbe Saran ve Görkem Yeltan, Ermenicede Dr. Elmon Hançer, İngilizcede ise Dr. Christina Maranci, Veronica Kalas ve Robert Dulgarian seslendirdi.

Ani Mobil (Android)

Ani Mobil (iOS)

Ani, bugün Türkiye ve Ermenistan’ı ayıran Arpaçay’ın sağ kıyısında, üçgen bir plato üzerinde yer alıyor. Bu efsanevi kentin hikâyesi yüzyıllar öncesine, Doğu’yu Batı ile buluşturan kervan yollarına uzanıyor, 11. yüzyılda Ermeni krallığı Bagratunilere başkent olduktan sonra zenginlik ve görkeminin zirvesine varıyor. Ani, o tarihe dek tarımsal üretime dayalı kırsal nüfustan ibaret Anadolu coğrafyasında ticaret ve zanaat merkezli “kentsel kültür”e geçişi temsil ediyor. Orta çağ mimarlık tarihinin en önemli anıtlarından biri olan ünlü çifte surlarıyla bilinen Ani şehrinin anıtsal yapıları yüzyıllar boyunca Bizanslılardan Ermeni krallıklarına, Sasanilerden Şeddadilere çeşitli kültürlere ve çalkantılı bir tarihe tanıklık ediyor. Halk arasında “Bin bir kiliseli şehir”, “40 kapılı şehir” olarak da adlandırılan Ani Arkeolojik Alanı ve çevresi 2012’de UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edildi ve 2016’da Dünya Mirası olarak tescillendi. 

Getir, staj programını yeniledi

0

Getir’in, üniversite öğrencilerine yönelik yenilenen staj programı GetirRise’a başvurular başladı. Öğrencilerin farklı alanlardaki gelişimine odaklanan program, eş zamanlı olarak 360 derecelik bir çalışan deneyimi sunuyor.

Hızlı teslimat sektörünün öncüsü Getir’in, üniversite öğrencilerinin yetkinlik ve gelişimlerine odaklanan uzun süreli yenilikçi staj programı GetirRise’a başvurular açıldı. Dijitalleşen dünyada kariyerlerine, hızlı teslimat sektörünün yaratıcısı Getir gibi bir teknoloji şirketinde başlamaları için tasarlanan GetirRise, üniversite öğrencilerinin yepyeni donanımlar kazanarak büyüme yolculuklarına katkı sağlamak üzere hazırlandı. Üniversitelerin 3 ve 4’üncü sınıflarının yanı sıra yüksek lisans programlarında kayıtlı öğrencilerin de başvurabileceği GetirRise, teorik ve pratik eğitimlerin birleştiği, saha ziyaretlerinin, departmanlar arası geçişlerin yer aldığı deneyime dayalı bir gelişim sürecini kapsıyor. 360 derece çalışan deneyimi sunan bu staj programı ile öğrenciler, dünyada bir ilki Türkiye’de başlatarak, market ürünlerini dakikalar içinde kullanıcılarla buluşturan Getir’in kültürünü, çalışma biçimini ve farklı ekipleri deneyimlerken, staj programı sonunda Getir’de çalışma fırsatı yakalayabiliyor.

Getir’den yenilenen staj programı: GetirRise

Getir İnsan Departmanı’ndan Sorumlu Başkan Yardımcısı Başak Evrim Daltaban “Yenilikçi bir şirket olarak, yeni nesil yeteneklerin öğrenmeleri, gelişmeleri ve geleceğimize katkıda bulunmaları için onlara fırsatlar yaratmaktan heyecan duyuyoruz. Tasarladığımız GetirRise staj programıyla sunduğumuz dinamik öğrenme ortamı, her öğrencinin yetenekleri ve kabiliyetlerine dayalı kişiselleştirilmiş bir gelişim yolculuğu sunuyor. Programa başvururken departman tercihi yapan stajyerlerimizin Teknoloji, Data, Ürün, Tedarik Zinciri, Pazarlama, Finans, Operasyon, Transformasyon ve İnsan gibi departmanlardan hangisinde görev alacağı eğitim ve yetkinliklerinin yanı sıra Getir’in ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Ayrıca stajyerlerimiz program boyunca departmanlar arası rotasyonlarla farklı ekiplerin çalışma dinamiğini deneyimliyor. GetirRise programına dahil olan tüm stajyerler de tüm Getirliler gibi projelerde aktif rol ve sorumluluk üstleniyorlar” diyerek program için düşüncelerini dile getirdi.

GetirRise öğretici ve fırsatlarla dolu bir süreç sunuyor

Yöneticileriyle yaptıkları performans değerlendirmeleri ve geri bildirim görüşmeleri ile yetkinliklerini geliştirecek GetirRise stajyerleri, programı başarıyla tamamladıktan sonra Getir’den tam zamanlı iş teklifi alma fırsatı da yakalıyor. Üniversite 3. ve 4.sınıf öğrencilerinin yanı sıra yüksek lisans öğrencilerinin katılabileceği GetirRise’a, mayıs ayı itibarıyla Getir’in Linkedin hesabı üzerinden başvuru yapılabiliyor.

Otomotiv markalarının yeni ücretlendirme stratejisi

Otomotiv markaları ek özellikler ile ücret talep etme konusunda yarışa girdi. Üstelik aylık ve yıllık ödeme seçenekleri ile kullanıcıları tutmaya çalışıyorlar.

Şirket, ısıtmalı koltuklar, uzun far asistanı veya ısıtmalı direksiyon simidi gibi isteğe bağlı özellikler için bazı ülkelerdeki müşterilerden daha fazla para almak istedi. Bu nedenle onlar için aylık ücret almaya karar verdi. Özellikle bu, BMW hayranlarını Apple CarPlay’i kullanmak için ödeme yapmaya ikna etmeye yönelik başarısız bir girişimden sadece birkaç yıl sonra yapıldı.

Birçok özelliğin araçlarda dahili olması gerekiyor

Üreticiler bunu karlılıklarını iyileştirmenin harika bir yolu olarak görse de tüketiciler, araçlarını satın aldıkları sırada zaten mevcut olan özellikler için daha fazla ödeme yapma fikrinden tam olarak heyecan duymuyor. Mercedes gibi şirketler, bir yazılım güncellemesi olan EQ lüks elektrikli araçlarının “tam performansını” ortaya çıkarmak için yılda 1.200 dolar isteyecek kadar ileri gitti.

Görünüşe göre Mercedes alıcıları, maliyeti 100.000 doları aşan bir arabada küçük bir iyileştirme için fazladan ödeme yapmak için acele etmiyorlar. Yine de şirket pes etmiyor ve bunun yerine sözde “Hızlanma Artışı” özelliği için fiyatlandırma yapısını ayarlamayı seçti.

AWD EQE 350 sedan sahipleri ve daha fazla güç ve hız isteyen SUV kardeşi için, fiyatlandırma artık 60 beygir gücü için ayda 60 dolar veya yıllık 600 dolar ödeme yapabilirsiniz. Daha pahalı olan AWD EQS 450, ek 80 beygir gücü elde etmek için ayda 90 dolar veya yılda 900 dolar talep ediyor. Mercedes, özelliğin kalıcı olarak kilidini açmak için EQE sahiplerine bir kerelik 1.950 dolar ve EQS sahiplerine 2.950 dolar ödeme imkanı sunuyor.

AutoPacific’in yakın tarihli bir anketi, tüketicilerin çoğunluğunun ekstralar için abonelik ücreti ödemeye istekli olmadığını doğruluyor. 2022’de, Cox Automotive tarafından yapılan bir araştırma, bazı kişilerin makul fiyatlara (ayda 20 ila 25 dolar) sahip olmaları durumunda araç performans özellikleri için ödeme yapacaklarını ortaya çıkardı. Ancak, ankete katılanların yüzde 92’si ısıtmalı ve soğutmalı koltuklar gibi özelliklerin otomobilin satın alma fiyatına dahil edilmesi gerektiğini düşünüyor. Bununla birlikte, General Motors, Stellantis ve Ford gibi şirketler, araba yazılımı ve aboneliğe dayalı özelliklerin 2030 yılına kadar 20 milyar doların üzerinde yıllık gelir elde edebileceğine inanıyor.

Penta Teknoloji cirosunu yüzde 84 artırdı

Dünyanın önde gelen teknoloji markalarını Türkiye ile buluşturan Penta Teknoloji, 2023 yılının ilk üç aylık döneminde konsolide cirosunu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 84 artırarak 3,6 milyar TL’ye ulaştırdı. 

Bilgisayar, yazılım, baskı çözümleri, sunucu, veri depolama ve ağ ürünleri başta olmak üzere 30 yılı aşkın süredir dünyanın önde gelen teknoloji markalarını ve bilgi teknolojileri ürünlerini tüketicilerle buluşturan Penta Teknoloji, 2023 ilk çeyrek finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) duyurdu. Penta Teknoloji’nin yılın ilk üç ayında konsolide cirosu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 84 artışla 3,6 milyar TL oldu. Aynı dönemde brüt kârını 254,7 milyon TL’ye yükselten Penta Teknoloji’nin FAVÖK’ü yüzde 56 artışla 169,3 milyon TL, FAVÖK marjı ise yüzde 4,7 olarak gerçekleşti. İlk çeyrekte 82,3 milyon TL konsolide net kâr elde eden Penta Teknoloji, 2023 yılına güçlü bir başlangıç yapmış oldu. 

İş ortaklarımıza katma değer sağlamaya devam ediyoruz 

Bilişim sektöründe pazar büyüklüğü ve kârlılık açısından büyümeye devam ettiklerini belirten Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal şunları söyledi: “Faaliyet gösterdiğimiz teknoloji ürünleri pazarında büyüme ivmesi devam ediyor. Farklı sektörlerdeki şirketlerin dijital dönüşüm yatırımları ve bireysel müşteri segmentindeki talep artışı sayesinde Penta Teknoloji olarak bizler de sektörde istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz. Finansal anlamda güçlü bir başlangıç yaptığımız  2023 yılında, sahip olduğumuz teknolojik altyapı ve katma değerli hizmetlerimizle iş ortaklarımızı daha verimli, kârlı ve rekabetçi hale getirecek çözümler üretmeye devam edeceğiz.”

Yapay zekalı hamburgerler geliyor

0

Wendy yapay zeka çalışmalarını bir adım ileri taşıyabilmek için Google Cloud ile birlikte çalışıyor. Wendy’nin araç servis hizmetine giren bazı müşteriler, yakında yeni bir yapay zeka (AI) teknolojisi görecekler.

Bu, şirketin Google Cloud‘dan üretken yapay zeka teknolojisini oradaki bir konuma eklemesinin ardından, Wendy’nin Columbus, Ohio bölgesindeki müşterilere gösterilecek. Yapılan bir basın açıklamasına göre, şirkete ait bu restoran, pilot uygulamanın bir parçası olarak Haziran ayında yapay zeka chatbot’u kullanacak. Wendy’s’e göre, testin yakında gerçekleştirileceği restoranda yapay zeka müşterilerle sohbet edecek, sipariş üzerine yapılan istekleri anlama ve sık sorulan sorulara yanıtlar üretecek.

Üretken yapay zeka odaklı çalışılıyor

Wendy’nin CEO’su Todd Penegor: “Google Cloud’un üretken yapay zeka teknolojisi, müşterilerimiz için gerçekten farklı, daha hızlı ve sorunsuz bir deneyim sunmamız için büyük bir fırsat yaratıyor ve çalışanlarımızın harika yemekler yapmaya ve hayranlarla tekrar tekrar gelmelerini sağlayacak ilişkiler kurmaya odaklanmaya devam etmelerini sağlıyor” dedi.

Benzer şekilde CKE Restaurant Holdings, yapay zekayı markalarının arabaya servis siparişlerine entegre etme çabalarının bir parçası olarak birkaç ortaklık açıkladı. Valyant AI, OpenCity ve Presto Automation şirketle çalışıyor. Fast-food zincirine göre, Wendy’nin yapay zekayı Ohio restoranına dahil etmesi, şirketin Google Cloud ile halihazırda sahip olduğu ortaklığın genişletilmesine işaret edecek.

CEO Sundar Pichai, teknoloji devinin son kazanç çağrısında, “İnsanlara, işletmelere ve topluma yapay zeka ile tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olmaktan heyecan duyuyoruz” dedi.

HUAWEI’nin yeni amiral gemisi ürünleri tanıtıldı

0

HUAWEI, Avrupa piyasasına yeni ve son teknoloji amiral gemisi ürünlerini tanıttı. Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen lansman etkinliğinde şirket, HUAWEI P60 Pro ve HUAWEI Mate X3 olmak üzere iki yeni nesil amiral gemisi akıllı telefonun yanı sıra giyilebilir cihazlardan PC’lere kadar diğer üst düzey ürünleri de içeren yeni üst düzey cihazlarını tanıttı. HUAWEI P60 Pro, DXOMARK sıralama tarihinde en yüksek puana sahip 1 numaralı fotoğraf akıllı telefonu oldu.

Yeni lansmanlarla HUAWEI, tüketici elektroniği pazarındaki liderliğini teyit ederken, sürekli inovasyon ve dijital dünyayı dünyadaki her kişiye, aileye ve kuruluşa ulaştırma konusundaki kararlılığını sürdürüyor. HUAWEI, daha yenilikçi ürünler yaratmak için durmaksızın teknolojik ilerlemelere odaklanarak araştırma, geliştirme ve inovasyona yoğun yatırım yapmaya devam ediyor. Şirketin Avrupa’da Almanya, Fransa, İngiltere, İsveç, Belçika ve Polonya dahil olmak üzere 20 araştırma merkezi bulunuyor. HUAWEI aynı zamanda Avrupa Patent Ofisi’ndeki (EPO) en önemli patent başvuru sahibi: Şirket, bir önceki yıla göre %27’den fazla bir artışla 4.505 patent başvurusunda bulundu.

P Serisi HUAWEI P60 Pro ile geri döndü

HUAWEI P60 Pro

En üst düzey fotoğrafçılık deneyimi için teknolojik atılımlarıyla HUAWEI P Serisi, 15 milyondan fazla Avrupalı kullanıcı için fotoğrafçılık inovasyonu ve olağanüstü tasarımla eşanlamlı. Yıllar boyunca HUAWEI P serisinin gelişmiş fotoğrafçılık özellikleri, birçok meraklıya bir sonraki fotoğrafçılık ustaları olma imkanı verdi.

HUAWEI Next Image Awards 2022 Kazananı Costin Mocan, “Üst düzey, küçük ama güçlü HUAWEI akıllı telefon kameraları sayesinde, her kullanıcı hayatının profesyonel bir fotoğrafçısı olabilir ve önemli anların fotoğraflarını en iyi kalitede paylaşabilir. Altı yıldan uzun bir süredir HUAWEI cep telefonları kullanıyorum ve görüntüleme yeteneklerine, tasarımlarına ve sorunsuz ve kalıcı kullanıcı deneyimlerine hayranım. P Serisi akıllı telefonumu kullanarak etkileyici duyguları ve deneyimleri yakalayabildim. Ve şimdi yeni HUAWEI P60 Pro, muhteşem fotoğrafçılık özelliği ile dijital görüntülemeyi tekrar profesyonel bir seviyeye taşıyor ve fotoğraf sanatını yeniden tanımlıyor” açıklamasında bulundu.

HUAWEI P60 Pro, DXOMARK sıralama tarihinde en yüksek puana sahip 1 numaralı akıllı telefon oldu. HUAWEI P60 Pro, 156 puanlık olağanüstü puanıyla, üstün genel performansı ve fotoğrafçılık özellikleriyle öne çıkıyor ve şu anda piyasada bulunan en gelişmiş fotoğrafçılık akıllı telefonu haline geliyor. Prestijli portal, en yeni Huawei amiral gemisinin hem teknik hem de fotoğrafçılık yeteneklerini çok övdü.

Yeni amiral gemisi akıllı telefon, optik sistemler ve estetik tasarım açısından P Serisi’nin mirasını devralıyor. Cihaz tümüyle yenilenmiş bir optik sisteme sahip ve sektörde Çoklu Lens Gruplu Ultra Aydınlatmalı Telefoto Kamera ile donatılmış ilk cihaz olma özelliğini taşıyor. Akıllı telefon doğadan ilham alıyor ve arka panellerinde sektörün ilk İnci Doku Tasarımı ile modern estetiği yeniden yorumluyor. Rococo Pearl, aydınlatıcı ve parlak bir etki yaratmak için doğal mineral inci tozunu akıllı telefona dahil ederek benzersiz bir doğal doku elde ediyor. HUAWEI P60 Pro, dayanıklılığı ile de öne çıkıyor. HUAWEI’ye özgü dayanıklı Kunlun Glass panelli yeni Quad-Curve Display’i benimsiyor, bu da dayanıklılığı önemli ölçüde geliştiriyor ve düşme direncini artırıyor.

HUAWEI Mate X3: üstün deneyimlerle çığır açan katlanabilir yenilikler 

HUAWEI Mate X3

HUAWEI, katlanabilir akıllı cep telefonları pazarında bir teknoloji lideri ve en yeni HUAWEI Mate X3, katlanabilir akıllı telefonlarda yeni bir çağın önünü açıyor. HUAWEI Mate X3, Dünyanın En İnce ve En Hafif Büyük Ekranlı Katlanabilir Akıllı Telefonu olup, iç ve dış ekranlar, yeni nesil çok boyutlu menteşe ve görüntüleme sistemi gibi tüm alanlarda geliştirildi.

HUAWEI akıllı telefonlarda her zaman olduğu gibi HUAWEI P60 Pro ve HUAWEI Mate X3, kutudan tam kapsamlı işlevsel uygulamalarla çıkıyor. AppGallery, aylık 580 milyon aktif kullanıcıyı bir araya getiriyor ve şimdi akıllı arama ve çeşitli hizmet yetenekleri ile onlara en sevdikleri uygulamaları bulmaları ve deneyimlemeleri için daha fazla seçenek sunuyor. Sektör ortaklarıyla verimli iş birliklerine bir örnek de küresel mesajlaşma uygulaması Viber ile yapılan iş birliği. Dünya çapında bir milyardan fazla insanı birbirine bağlayan güvenli, özel, eğlenceli bir mesajlaşma ve arama uygulaması olan Viber, AppGallery’ye en yeni katılan büyük markalardan biri.

HUAWEI Mate X3, 69.999 TL fiyat etiketiyle HUAWEI Online Mağaza üzerinden Siyah ve Koyu Yeşil renk seçenekleri ile ön satışa sunuluyor. Satın alan tüketiciler, 9999 TL değerinde Watch Buds, Akıllı Tartı 3 ve 66W Super charger hediye hediye ediliyor.

HUAWEI WATCH 4 Serisi: daha sağlıklı bir yaşam için bileğe bir dokunuş 

HUAWEI WATCH 4

HUAWEI, kapsamlı akıllı giyilebilir cihazlar paketinde bulunan 24 saat sağlık izleme özelliği ile fiziksel refahı teşvik etmeye devam ediyor. HUAWEI WATCH 4 Serisi, HUAWEI WATCH 4 ve HUAWEI WATCH 4 Pro’yu içeren, her ikisi de WATCH Serisi’nin teknolojisini ve yenilikçiliğini miras alan, ancak sağlık yönetimine daha da odaklanan yeni bir akıllı giyilebilir cihaz serisi. HUAWEI’nin tek dokunuşla, çok noktalı sağlık takibi sayesinde, kişinin sağlığına dikkat etmesi artık bileğe bir dokunuş kadar kolay.

Birçok Olimpiyat ve Dünya Şampiyonası’nda altın madalya kazanan atlet ve küresel ikon Sir Mo Farah, Huawei ile ortaklığına 2021 yılında çok beğenilen WATCH GT 3 ile başladı ve saatlerimiz o zamandan beri sıkı antrenmanlarının ve sağlıklı yaşam tarzının ayrılmaz bir parçası haline geldi. 

Mo Farah, “Huawei’in akıllı saat serisini seviyorum. İster hafif WATCH GT Runner’ın süper hassas GPS’i ister yeni WATCH Ultimate’ın muhteşem lüks tasarımı olsun, her birinin sunduğu benzersiz bir şey var. Ne yaparsam yapayım veya nereye gidersem gideyim, ihtiyaçlarımı mükemmel bir şekilde karşılayacak doğru cihazı alabilirim. Yeni HUAWEI WATCH 4 de bir başka kazanan. Birinci sınıf titanyum kaplamaya bayılıyorum ve ekran bu dünyanın dışında! Çoğu insan benim ve koçumun sadece koşu kabiliyetimi takip etmekle ilgilendiğimizi düşünse de aslında genel sağlık ölçümleri performans seviyelerimin nerede olduğunu analiz etmeye yardımcı olmak için gerçekten önemli. WATCH 4’ün tek tuşla sağlık fonksiyonu, tüm bu bilgileri almayı gerçekten çok kolaylaştıracak. Buna bayıldım!” açıklamasında bulundu.

HUAWEI Watch 4, kısa bir süre içinde Huawei Türkiye Online Mağazası’nda ön satışa sunulacak.

Profesyonel ve ev ofis kullanımı için yeni nesil PC’ler

HUAWEI ayrıca, estetiği, yenilikleri ve zekayı bir araya getiren ve inanılmaz derecede hafif ve kullanışlı bir mobil form sunan ultra ince, hafif bir dizüstü bilgisayar olan yeni HUAWEI MateBook X Pro’yu ve kullanıcılara ilhamlarını genişletmek ve üretkenliği optimize etmek için sorunsuz bir yol sunan güçlü 13. Nesil Intel Core işlemciye sahip 2,5K geniş ekranlı bir dizüstü bilgisayar olan HUAWEI MateBook 16s’i de tanıttı.

5 girişime 4,5 milyon dolar yatırım!

50’den fazla ülkeye yapay zekâ tabanlı görüntü tanıma teknolojileri ve perakende analitiği hizmetleri sunan REM People, aldığı yatırımla hedef büyüttü. Yapay zekâ temelli bir perakende teknoloji merkezine dönüşmeyi hedefleyen REM People, birlikte çalışabileceği 5 teknoloji girişimine 4.5 milyon dolarlık fon ayırdı.

50’den fazla ülkeye yapay zekâ tabanlı görüntü tanıma teknolojileri ve perakende analitiği hizmetleri sunan REM People, yapay zekâ temelli bir perakende teknoloji merkezi olma hedefiyle büyüyor. REM People, bu hedefle bu yıl birlikte çalışabileceği 5 teknoloji girişimine 4.5 milyon dolar yatırım yapmayı planlıyor.

2015 yılında perakende ve teknoloji tecrübesine sahip tekno-girişimciler tarafından kurulan REM People, yıllar içinde gelişerek yapay zekâ destekli omni-kanal perakende analitiği ve 6 adımda satış verimliliği çözümleri sunan yeni nesil perakende analitiği şirketi haline geldi. Tamamen Türk mühendislerin geliştirdiği yazılımla alanında lider markalara hizmet veren REM People, global bir lider olmak için hedef büyüttü. REM People, aldığı yatırımdan sonra girişim ekosistemini destekleyecek bir planı hayata geçiriyor. Bu yıl yapay zekâ temelli bir perakende teknoloji merkezi olmayı hedefleyen şirket birlikte çalışabileceği 5 teknoloji girişimine 4.5 milyon dolar yatırım yapmak üzere fon ayırdı.

12 milyon dolar yatırım almıştı

İlk zamanlar perakendenin fiziksel dünyasına yönelik ölçümleme, teknoloji ve perakende analitiği hizmetleri sunduklarını belirten REM People’ın CEO’su Bülent Peker, ilerleyen yıllarda basılı mecralar ve dijital kanalları da kapsamına alarak faaliyet alanını genişlettiklerini söyledi. Bugün gelinen noktada REM People’ın yeni nesil bir perakende analitiği şirketi olarak çalıştığını vurgulayan Peker, söz konusu başarılarıyla global yatırımcıların da ilgisini çekerek bu yılın başında ABD merkezli yatırım şirketi Ethos Asset Management’tan 12 milyon dolarlık yatırım aldığını anlattı.

Perakendenin yeni teknoloji ‘hub’ı 

Dünyanın ve Türkiye’nin zor zamanlardan geçtiği bu dönemde 12 milyon dolarlık yatırım alan REM People, üç aşamadan oluşan ve ABD’li yatırımcısı Ethos Asset Management tarafından da desteklenen büyüme planına göre bir perakende teknoloji merkezine dönüşecek. Büyüme planımız doğrultusunda REM People, yapay zekâ temelli bütünleşik çözümler sunan bir merkez olacak. Bir taraftan kendi alanındaki global yayılımını, Ar-Ge ve yeni ürün çalışmalarını hızlandırırken diğer taraftan, birlikte tamamlayıcı çözümler sunabileceği bazı start-up ve teknoloji girişimlerine de yatırım yapacak. REM People CEO’su Bülent Peker, “Bu hedefle görüştüğümüz erken aşama teknoloji girişimlerinden 4 ya da 5’ine, 2023 yılı içerisinde yaklaşık 4.5 milyon dolar yatırım yapacağız. Böylece REM People 2035 vizyonu kapsamında büyüme planı adım adım devreye alınacak” dedi. 

Hedef 2030’da bölgesel liderlik

REM People 2015 yılında İstanbul’da başladığı yolculuğuna 2018 yılında Dubai (BAE), 2022 yılında ise Londra (BK) bölge ofislerini açarak devam etti. REM People’ın 2023 yılındaki ilk ve en önemli hedefi ise Singapur, ABD, Danimarka, Suudi Arabistan ve Nijerya’da bölge ofislerini devreye alarak hizmet coğrafyasını genişletmek olacak. 2027 yılının sonuna kadar ise 25 ülkede 28 bölge ofisiyle çalışmalarını sürdürecek. REM People, 2030 yılında Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) Bölgesi’nin en büyük ve lider perakende analitiği şirketi olacak. Türk mühendislerinin geliştirdiği yazılıma farklı kültürden çalışanları da dahil ederek hedefine emin adımlarla ilerleyecek.

Kurumsal yapay zeka platformu Watsonx tanıtıldı

0

IBM kurumsal yapay zeka platformu Watsonx’u tanıttı. Platform, işletmelerin yapay zeka çalışmalarını artırmasını sağlayacak.

IBM, işletmelerin gelişmiş yapay zeka kullanımını güvenilir veri, hız ve yönetişimle hızlandırmasını sağlamayı amaçlayan yeni, kurumsal odaklı bir yapay zeka ve veri platformunu piyasaya sürüyor.

Watsonx üç ana bileşenden oluşuyor

Watsonx adlı yeni platform, IBM CEO’su Arvind Krishna tarafından IBM’in bugün Orlando’da başlayan yıllık üç günlük Think konferansında tanıtıldı. Watsonx üç ana bileşenden oluşuyor:

  • Watsonx.ai, yapay zeka oluşturucuların geleneksel makine öğrenimini ve temel modellerle desteklenen yeni üretken yapay zeka yeteneklerini eğitmesini, test etmesini, ayarlamasını ve devreye almasını hedefliyor.
  • Yönetilen veriler ve yapay zeka iş yükleri için optimize edilmiş bir veri deposu olan Watsonx.data, verilere erişmek ve paylaşmak için yönetişim, sorgulama ve açık veri biçimleriyle destekleniyor.
  • Watsonx.governance, güvenilir yapay zeka iş akışlarını etkinleştirmek için bir araç seti sunuyor.

IBM‘e göre, ilk iki bileşenin Temmuz ayında hazır olması ve yönetişimin bunu yılın ilerleyen zamanlarında gerçekleştirmesi bekleniyor. IBM, Krishna’nın “makine öğrenimi, derin öğrenme ve temel modelleri içerecek, veri ve yapay zeka için çığır açan bir platform” olarak adlandırdığı watsonx’a ek olarak, hizmet olarak GPU’yu da tanıttı. Bu hizmet, bulut karbon emisyonlarını ölçmek, izlemek ve raporlamaya yardımcı olmak için bir yapay zeka kontrol paneli ile yapay zeka yoğun iş yüklerini desteklemek üzere tasarlandı.

Krisha, Watsonx’in Red Hat OpenShift üzerine kurulduğuna dikkat çekti ve geliştiricilerin yeni platformu nasıl kullanabileceklerine dair kısa bir kullanım durumu sunmak için Red Hat Ansible Automation’da ürün pazarlama müdürü Kaete Piccirilli’yi sahneye çıkardı. Piccirilli: “Kullanım durumları, hayal edebileceğiniz kadar sonsuz” dedi.

Microsoft Teams’e animasyonlu arka planlar geliyor

0

Microsoft, Microsoft Teams’de bulunan arka planları yeniliyor ve yeni animasyonlu sürümler ekliyor. Arkanızdaki dağınık odayı pastoral bir manzarayla değiştirmek için yeni seçeneklerle birlikte, 2020’de kullanıma sunulan orijinal koleksiyondan bu yana Teams’deki sanal arka planlara yönelik en büyük güncelleme geliyor.

Başlangıçta, bunlar yeni durağan görüntülerden oluşan geniş bir koleksiyon olacak ve bunu Haziran ayında bazı animasyonlu sürümler izliyor. Microsoft bugün yeni hareketsiz arka plan görüntüleri hakkında bazı ayrıntılar paylaşıyor, ancak görünüşe göre bu animasyonlu arka planların yıllardır rakip Zoom’da bulunanlarla karşılaştırmasını görmek için önümüzdeki ayı beklememiz gerekiyor.

Microsoft tasarım ekibi bugün yeni bir blog gönderisinde “Yepyeni görüntüler içeren Teams için yeniden tasarlanan görsel kitaplık, bunları kullanan kişileri ve en iyi nasıl çalıştıklarını temsil etmek için özenle tasarlandı” belirti. “Belirli görsellerin popülaritesine baktığımızda, müşterilerin eğlenceli ve yaratıcı sahnelerde gösterilmek konusunda, ortak çalışma alanı, ofis veya ev gibi gerçekçi alanlarda resmedildikleri kadar hevesli olduklarını fark ettik.”açıkladı.

Yeni arka planlardan bazıları renklerle öne çıkıyor.

Artık ahşap ve ışığa odaklananlar, çağdaş geçmişlere sahip olanlar ve renkli bulutlar veya dağlar da dahil olmak üzere altı Microsoft Teams arka planı kategorisi var. Erişilebilir olacak şekilde tasarlanmış ve otizm ölçeğindeki insanların desenlerden ve malzemelerden nasıl etkilenebileceğini karşılayan arka planlar bile vardır. Bunlar, görme, işitme, akıl sağlığı ve daha fazlasına da odaklanan daha geniş bir “aidiyet” kategorisinin parçasıdır.

Yeni arka planlar, Microsoft Teams’in aylık 300 milyon aktif kullanıcısı için bugün kullanıma sunulmaya başlayacak.

Wozniak yapay zeka konusunda endişeli

0

Apple’ın kurucu ortağı Steve Wozniak, yapay zekanın “kötü aktörler” tarafından kullanılabileceği ve dolandırıcılık ve yanlış bilgilerin tespit edilmesini zorlaştırabileceği konusunda uyardı.

Steve Jobs ile birlikte Apple’ın kurucu ortaklarından biri olan ve şirketin ilk bilgisayarını icat eden Wozniak, yapay zeka içeriğinin açıkça etiketlenmesi gerektiğini söyledi ve sektör için düzenleme çağrısında bulundu.

Yapay zeka tehlikeye neden oluyor

Silikon Vadisi girişimcisi, Mart ayında Tesla CEO’su Elon Musk ile birlikte güçlü AI sistemlerinin geliştirilmesinde altı aylık bir duraklama çağrısı yapan bir mektup imzalayan 1.800’den fazla kişi arasında yer aldı. Mektubu imzalayan bazı kişilerin daha sonra sahte olduğu ortaya çıktı ve diğerleri desteklerinden vazgeçti.

Wozniak, yapay zekanın faydalarından ve tehlikelerinden bahsetti. Wozniak: “Yapay zeka o kadar zeki ki kötü oyunculara, kim oldukları konusunda sizi kandırmak isteyenlere açık” dedi.

Yapay zeka, normalde insan zekası gerektiren görevleri yapabilen bilgisayar sistemlerini ifade ediyor. Bunlardan biri olan, Musk’ın kurucu ortağı olduğu ve artık Microsoft tarafından desteklenen OpenAI şirketi tarafından geliştirilen GPT-4, insan gibi sohbet edebiliyor, şarkılar yazabiliyor ve uzun belgeleri özetleyebiliyor.

Wozniak, yapay zekanın duygudan yoksun olduğu için insanların yerini alacağına inanmıyor. Ancak ChatGPT gibi programların “kulağa çok zekice gelen” metinler oluşturabileceği için bunun kötü oyuncuları daha ikna edici hale getireceği konusunda uyardı

Steve Wozniak Kimdir?

Steve Wozniak, tam adıyla Stephen Gary Wozniak, Amerikalı mühendis, mucit ve programcıdır. En bilinen başarısı, Apple Inc.’in eş kurucusu olarak Steve Jobs ile birlikte 1976 yılında şirketi kurmasıdır. Wozniak, Apple I ve Apple II kişisel bilgisayarlarının tasarımcısı ve geliştiricisi olarak büyük başarı elde etti. Bu bilgisayarlar, kişisel bilgisayar devriminin önemli yapı taşları olarak kabul edilir.

Wozniak, teknoloji ve bilgisayar endüstrisine önemli katkılarda bulunarak, birçok ödül ve onur kazandı. Ayrıca, eğitime ve teknolojiye erişim konularında çalışan çeşitli hayır kurumları ve organizasyonlarla da bağlantılıdır.

Wozniak’ın mühendislik ve girişimcilik becerileriyle Steve Jobs’un iş ve pazarlama vizyonu, Apple’ı küresel bir teknoloji devi haline getiren başarılı bir ortaklık oluşturdu. Bugün, Wozniak endüstri ve eğitim alanlarında etkin bir konuşmacı ve danışman olarak hizmet vermeye devam etmektedir.

Turkcell’den yeni nesil Wi-Fi geliyor!

0

Wi-Fi 7 teknolojisi; Wi-Fi 5 teknolojisinden 13 kat, Wi-Fi 6’dan ise yaklaşık 5 kat daha yüksek hızlar deneyimlemeye imkân veriyor

Evlerdeki ve ofislerdeki internet erişim deneyimini en üst seviyeye çıkaracak yeni nesil Wi-Fi teknolojisinin Turkcell şebekesindeki ilk denemeleri başarıyla tamamlandı. Pandemi döneminde hayata geçirip Türkiye’de hanelerde ilk kez kullanıma sunduğu Wi-Fi 6 teknolojisiyle evlerdeki internet erişiminde yeni bir dönem başlatan Turkcell, dünyada 2024’te standartlaşması beklenen Wi-Fi 7 teknolojisini de devreye almaya hazırlanıyor. Öncü teknolojik altyapısının sağladığı avantajla Turkcell, Wi-Fi 7 sayesinde müşterilerinin daha yüksek hız ve performans beklentilerini karşılamayı hedefliyor.

Turkcell, evlerdeki ve ofislerdeki kablosuz ağ ile internet erişim deneyimini en üst seviyeye taşımak amacıyla, yeni nesil Wi-Fi erişim teknolojisi Wi-Fi 7’nin ilk testlerini şebekesi üzerinde başarıyla tamamladı. Kovid-19 salgını döneminde Türkiye’deki ilk Wi-Fi 6 lansmanını gerçekleştirerek, o dönem hızla artan internet kullanım ihtiyacı sırasında müşterilerinin yüksek hız ve performans beklentilerini karşılayan Turkcell, dijitalleşmedeki öncülüğünü sürdürüyor.

Turkcell, testlerini gerçekleştirdiği Wi-Fi 7 teknolojisi sayesinde internet kullanıcılarına daha yüksek hız ve daha düşük veri iletim gecikme süresiyle daha yüksek bir kullanıcı deneyimi sunmaya hazırlanıyor. Bu teknolojinin sağladığı avantajla Turkcell, ev ve ofis içerisinde kullanılabilecek yeni nesil servisleri de hayata geçirmeyi planlıyor.

Kablosuz internet erişimiyle birlikte dijitalleşmenin hızı da katlanarak artacak

Yeni nesil internet erişim teknolojisinin hayata katacağı kolaylıklara değinen Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin şunları söyledi: “Yeni nesil Wi-Fi 7 teknolojisi, mevcut kablosuz ağ altyapılarında ayrı ayrı kullanılabilen 2.4 GHz, 5 GHz ve 6 GHz gibi frekans bantlarının aynı anda kullanılabilmesine imkân sağlıyor. Çoklu Bağlantılı Çalıştırma (MLO) olarak adlandırılan bu özellik sayesinde internet kullanıcılarına, tek bir otoban yerine aynı anda üç otoban gibi geniş kullanım alanı ve yüksek hız imkânı sunuyor. Bunun yanında desteklemiş olduğu ekstra modülasyon teknolojileri ile 46 Gbps hızlarına çıkılabiliyor. Bu hızlarla birlikte Wi-Fi 7 teknolojisi; halihazırda şebekelerde yaygın olarak kullanılan Wi-Fi 5 teknolojisinden 13 kat ve birkaç yıl önce sunulan Wi-Fi 6’dan ise yaklaşık 5 kat daha yüksek hızlar deneyimlemeye imkân veriyor. Bu sayede internet erişiminin hızı artarken, dijitalleşmenin hızı da katlanarak artmış olacak. Bunun yanında veri güvenliğinin giderek daha önemli hale geldiği günümüzde, Wi-Fi 7 teknolojisi artırılmış güvenlik özellikleri yönüyle de önem taşıyor.”

Oyunlarda 100 kata kadar iyileştirilmiş düşük gecikme

Dijital oyunlarda kritik olan düşük gecikme konusunda da Wi-Fi 7 teknolojisinin mevcuttan 100 kata kadar iyileşme sunduğuna dikkat çeken Gediz Sezgin, “Tüm bunlarla birlikte sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) ve metaverse gibi yeni teknolojilerin olduğu dijital dünyanın da kapılarını aralıyor. Turkcell olarak yaptığımız çalışmalarda Wi-Fi 7 teknolojisinde 8 Gbps üstü hızlara ulaştık. Bu sonuçlar bizlere ev içerisinde halihazırda kablo üzerinden verilebilen hızların, artık kablosuz olarak da verebilmesinin kolaylaşacağını gösteriyor” dedi.

Wi-Fi 7, artırılmış güvenlik ve yüksek performans sunacak

IEEE 802.11be standardında geliştirilen son nesil Wi-Fi teknolojisi olan Wi-Fi 7; sunduğu yüksek hız ve performansın ötesinde azaltılmış gecikme süresi ve artırılmış güvenlik özellikleriyle öne çıkıyor. Wi-Fi 7, 4K ve 8K kalitesinde videolar ile AR, VR ve e-oyun gibi düşük gecikme talebi fazla olan uygulamalar için geliştirilmiş anahtar bir teknoloji olarak öngörülüyor. Yeni nesil Wi-Fi’nin bu özellikleriyle e-oyun alanına da katkı sağlayacağı öngörülüyor. Wi-Fi 7 teknolojisinin 2024 yılına kadar standartlaşması bekleniyor.

Western Digital itiraf etti!

0

Western Digital bu yılın Mart ayında oldukça ciddi bir güvenlik ihlali yaşadı. Şirketin My Cloud hizmetini bir haftadan uzun bir süre boyunca manuel olarak askıya alması ve bu sırada müşterilerin uzak dosyalarına tüm erişimini kaybetmesi yeterince ciddi olduğunun anlıyoruz. 

Western Digital müşterilerine, Bleeping Computer aracılığıyla gönderilen e-postalara göre şirket, bilgisayar korsanlarının adları, telefon numaralarını, sevkıyat adreslerini ve fatura adreslerini, e-posta adreslerini ve kısmi kredi kartı numaralarını içeren bir müşteri veri tabanını elde edebildiğini söylüyor. Parola verileri de çalındı, ancak bu dosyalar şifrelendi, hashlendi ve “tuzlandı”, yani bu belirli dosyalar için tehlikenin özellikle düşük olduğu anlamına geliyor.

Veriler, My Cloud hizmetine değil, çoğunlukla Western Digital’in çevrimiçi mağazasına bağlı gibi görünüyor. Bu iki grup arasında bir miktar örtüşme olduğunu gösteriyor. Western Digital, çevrimiçi mağazasını şimdilik kapatıyor ve erişimin önümüzdeki hafta geri gelmesi bekleniyor.

Bleeping Computer’a göre, bilgisayar korsanları, muhtemelen fidye parası koparmak amacıyla, 28 Nisan gibi yakın bir tarihte Western Digital’in ağına en azından bir düzeyde erişimin olduğuna dair kanıt gösterdiler. Western Digital mağaza hesabı veya My Drive hesabı olan herkesin şifresini değiştirmesi öneriliyor.

İGA İstanbul Havalimanı web sitesini ve mobil uygulamasını yeniledi

Güçlü altyapısı, üstün teknolojisi ve sunduğu üst düzey yolculuk deneyimi ile dünyanın en önemli küresel aktarma merkezlerinden olan İGA İstanbul Havalimanı, www.istairport.com web sitesinin ve Istanbul Airport Mobil Uygulamasının tasarım ve altyapısını yeniledi. İGA İstanbul Havalimanı, yenilenen dijital kanalları ile kullanıcıların aradıklarına çok daha basit ve rahat erişebilecekleri bir arayüze geçmiş oldu.

Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı; bölgedeki en önemli aktarma merkezi olma özelliğini taşıyan İGA İstanbul Havalimanı, kurumsal hedefleri doğrultusunda kullanıcı ve ziyaretçilerine daha iyi hizmet verebilmek ve kurumsal yapısını dijital ortamda da en iyi şekilde yansıtmak için web sitesini ve mobil uygulamasını yeniledi. 

Sade ve kullanışlı bir tasarıma kavuşan www.istairport.com, oldukça açık ve kullanıcı dostu bir arayüze kavuştu. Şu anda alternatif 7 dil ile hizmet veren İstanbul Havalimanı’nın yeni web sitesi, yeni çizgi ve perspektifiyle özgün bir hale getirildi. Bu tasarım yaklaşımıyla, her yaştan kullanıcıya hitap eden doğru yönlendirmelerin sade bir görünümle buluştuğu modern, düzenlenebilir ve fütüristik bir çalışma olması hedeflendi. 

Bu noktada www.istairport.com ile;

  • Terminal giriş, pasaport ve iç hatlar kontrol bekleme bölgelerinin yoğunluk bilgilerini canlı olarak öğrenilmesi,
  • Otoparkların yoğunluğunu gösteren ‘Otopark Uygunluk’ bilgilerine erişim kolaylığı,
  • Otoparkta aracının yerini unutanlar için ‘Arabam Nerede’ özelliği,
  • Alışveriş, Yeme & İçme alanlarında yer alan tüm markalara ait detaylı bir filtreleme ve kategori sisteminin yanı sıra restoran, kafe ve mağazaların lokasyon bilgilerine 360 harita ve terminal haritası ile kolayca ulaşma imkânı sunuldu.

Dijital müşteri yolculuğuna temel oluşturacak uygulama deneyimini yenileme ve iyileştirme amacı ile Istanbul Airport Mobil Uygulaması da yeniden güncellendi. Tüm modüller yeniden düzenlenerek, yeni eklemeler ile ziyaretçilerin dijital seyahat deneyimini uçtan uca mobil uygulama üzerinde gerçekleştirilmek amacıyla iyileştirmelerin yapılması amaçlandı.

Bu noktada Istanbul Airport Mobil Uygulaması ile;

  • Profil oluşturma ekranı ile yeni dijital dünyadaki yenilikleri müşterilere sunuldu.
  • Ana sayfada kişiselleştirilmiş tasarım sağlanarak müşterilerin tüm fonksiyonlara erişimi kolaylaştı.
  • Keşfet ekranında müşterinin deneyimlemesi istenen alanların vurgulanarak pratik filtreleme imkânı getirildi.
  • Uçuşlar ekranında birden fazla uçuşu takip etme ve uçuş ile ilgili daha detaylı bilgilendirme yapılması ve yolculuk adımlarında sürekli yönlendirilmesi amaçlandı.
  • Kampanyalar ekranında kullanıcı alışkanlıklarına göre ilgili kampanyaların ön plana çıkarılması ve ziyaretçilerin İGA Pass’li olmaya yönlendirilmesi hedeflendi.
  • İGA Pass ekranında premium hissiyatı yaratan yeni tasarım ile paket ve hizmetlerin ayrı ayrı gösterimi, kalan hakların ve adetlerin detaylı gösterimi, satış artırıcı yönlendirmelere ilişkin bildirimlerin gösterimi amaçlandı.
  • Havalimanı kılavuzundaki tüm kategori yapısı korunarak görsel olarak daha kullanıcıya hitap eden bir versiyon haline dönüştürüldü ve kullanım kolaylığı ön plana çıkarıldı.
  • ‘Sevdiğini Takip Et’ fonksiyonu ile kişiler arasındaki etkileşimi artırmak için interaktif bir fonksiyon oluşturuldu ve yakın zamanda kullanıcı ile fonksiyonun buluşturulması için çalışmalara başlandı.

Binance’ın başı yine derde girebilir

Binance’in ABD Adalet Bakanlığı tarafından bir başka soruşturmayla daha karşı karşıya olduğu bildiriliyor ve bu kez Rusya’ya uygulanan yaptırımlara yönelik olası ihlallerle ilgili çıkan haberlere göre, kripto para birimi değişiminin Rus müşterilerin ülkenin finans kurumlarına yönelik ABD yaptırımlarını aşmanın bir yolu olarak para taşımasına izin verip vermediğini araştırıyor. Haber kuruluşlarının kaynakları ayrıca Binance’in, borsanın ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını atlatmak için para taşımak için kullanıldığına dair önceki iddialarla ilgili olarak DOJ ile uzlaşma olasılığını tartıştığını söylüyor.

ABD ve Avrupa Birliği, Ukrayna’nın işgalinin ardından Rus finans kuruluşlarına yaptırımlar uygulamıştı. Ukrayna Başbakan Yardımcısı Mykhailo Federov, büyük kripto borsalarından aynı anda tüm Rus ve Belarus hesaplarını dondurmalarını istedi, ancak Binance bunu reddeden şirketlerden biriydi . O zamanlar bir sözcü, insanların kripto para birimine erişimini tek taraflı olarak yasaklamanın “kriptonun var olma nedeni karşısında uçacağını” çünkü bunun sadece Rus oligarklarını değil, sıradan kullanıcıları etkileyeceğini söyledi.

DOJ, Binance’in Rus yaptırımlarıyla ilgili faaliyetlerini gerçekten araştırıyorsa, bu, borsanın uğraştığı soruşturmalardan yalnızca biri. DOJ ve Milli Gelir Servisi, Binance’in 2021’de kara para aklama planlarında kullanıldığına dair raporları incelemeye başladı. Ve bu yılın hemen başlarında, Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu  Binance’i ve kurucusu Changpeng Zhao’yu (yukarıdaki resimde) kullanmadıkları için suçladı. kullanıcılardan kimliklerini doğrulamalarını istemek, kayıtsız kripto türevleri sunmak ve ABD düzenlemelerinden kaçınmak için önlemler uygulamak. Binance o sırada bize suçlamaları “beklenmedik ve hayal kırıklığı yaratan” bulduğunu söylemişti.

Bloomberg’e yaptığı açıklamada şunları söyledi: “2021’de Binance, kurumsal yönetişim yapısını tamamen elden geçirmek için bir girişim başlattı; buna, Binance’in küresel olarak çalışma şeklini temelden değiştirmek için birinci sınıf deneyimli yöneticilerden oluşan bir kadro getirmek de dahil.” Sözcü, şirketin artık geleneksel bankalarda kullanılanlara benzer katı müşterini tanı protokollerini uyguladığını sürdürdü. “Politikamız” dediler, “çifte kayıtlara, anonim kimliklere ve belirsiz para kaynaklarına sıfır tolerans yaklaşımı uyguluyor” Rus kullanıcılar ABD yaptırımlarını çiğneyecek. 

ChatGPT saatte 15 dolar veriyor

0

OpenAI, ChatGPT’nin yazılarını iyileştirmek için saatte 15 dolara çalışacak insan arıyor

OpenAI, 400’den az tam zamanlı çalışanı olan bir şirket, ancak amacı en son yapay zeka araştırmalarını ilerletmek ve Google, Facebook ve diğerleri gibi teknoloji devlerininkilere rakip olacak yapay zeka araçları oluşturmak. Bu amaçla, ChatGPT’yi destekleyen teknolojiyi yaratan girişim, popüler sohbet robotunun doğruluğunu ve dolayısıyla kullanışlılığını artırmak için hiçbir fayda sağlamadan saatte 15 ABD doları ödenen binden fazla sözleşmeli çalışan kullanıyor.


Şimdiye kadar teknoloji haberlerinin en sıradan takipçileri bile ChatGPT’yi duymuştur. Bu, Microsoft ve OpenAI arasındaki bir işbirliğinin sonucudur ve milyonlarca tam zamanlı iş üzerinde yaratabileceği potansiyel olumsuz etkiyle ilgili endişelerin yanı sıra çok fazla coşku uyandırır. Ayrıca, çeşitli metin istemlerinden neler üretebileceğini görmek için onu kurcalayan ve dürten aylık 100 milyondan fazla kullanıcısı ile bugüne kadarki en hızlı büyüyen uygulamalardan biri olarak düşünebilirsiniz.


Beklediğiniz gibi, ChatGPT’nin arkasındaki büyük dil modelini eğitmek ve popüler hizmeti çalıştırmak kolay bir iş değildir. İki şirket, birim başına 10.000 ila 40.000 ABD Doları arasında değişen on binlerce Nvidia A100 ve H100 GPU’nun yanı sıra gelişmiş güç dağıtımı, ağ iletişimi ve soğutma ekipmanı kullanıyor. OpenAI ayrıca, GPT-4 gibi giderek daha karmaşık hale gelen yapay zeka modellerinin geliştirilmesinde esas olarak bir süper bilgisayar olan şeyi kullanan yüzlerce araştırmacı ve mühendis istihdam etmektedir.


Başka bir deyişle, AI tarafından desteklenen sohbet robotları pahalı bir uygulamadır. ChatGPT söz konusu olduğunda, yalnızca arkasındaki donanım altyapısını çalışır durumda tutmak günde 700.000 ABD doları kadar para gerektirir. Ve NBC News tarafından röportaj yapılan iki OpenAI yüklenicisine göre, ChatGPT’nin doğruluğunu ve çekiciliğini artırmak, ona kullanıcı girdisini nasıl analiz edeceğini ve çeşitli isteklere nasıl yanıt vereceğini öğretmeye yardımcı olan gizli bir işçi ordusu sayesinde mümkün.


Ne tür bir iş yaptıkları hakkında bir fikir edinmek için Google’ın reCAPTCHA hizmeti hakkında az bilinen bir gerçeği kullanacağız. Bazı web siteleri, ziyaret etmek istediğiniz sayfanın gerçek içeriğini yüklemeden önce robot olup olmadığınızı belirlemek için CAPTCHA testleri kullanır. reCAPTCHA söz konusu olduğunda bu test, bir görüntüden veya bir dizi görüntüden metin veya nesneleri doğru bir şekilde tanımanızı gerektirir.

Yüklenicilerin ChatGPT’yi geliştirmek için yaptığı işler daha karmaşıktır, ancak benzer şekilde chatbot’un sürekli başarısı için çok önemlidir. Böyle bir çalışan, Kansas City’de yaşayan 34 yaşındaki Alexej Savreux. Hiçbir şeyin yok.”
Ayrıca okuyun: Yapay zeka işinizi devralmak üzere olabilir mi?
OpenAI, ChatGPT gibi araçların çıktılarını iyileştirmek için gereken meşakkatli işi yapmaları için ABD, Latin Amerika ve Doğu Avrupa’dan 1.000’den fazla uzak yükleniciyi işe aldı. Savreux için ana çekicilik, onu evsizlikten kurtarmasına yardımcı olan “saatte 15 dolar ve üzeri” kazanmasıdır. Bilgisayar bilimi derecesine sahip Teksaslı bir üniversite mezunu olan Jatin Kumar için, bu durumu görmek harika bir fırsat gibi geliyor. üretici yapay zekalar gelişir ve kişisel olarak onları daha kullanışlı hale getirmeye katkıda bulunur.
Pek çok işi tehdit ettiği varsayılan bir teknoloji için, yapay zeka araçları, insan geri bildirim döngüsü yoluyla doğruluk ve güveni sağlamak için büyük bir iş gücüne ihtiyaç duyar; bu, Google’ın Bard konusunda başaramadığı bir şeydir. Ve bazı şirketler, çalışanlarının bir kısmını üretken yapay zekalarla değiştirmenin yollarını ararken, potansiyel veri sızıntılarına, görev açısından kritik projeler için sohbet robotlarına aşırı güvenmeye ve bu türden faydalı sonuçları sıkıştırmanın zorluğuna karşı temkinli davranan çok daha fazlası var. zamana duyarlı işler için araçlar.
İlgili bir haberde, OpenAI CEO’su Sam Altman, sahip olduğumuz teknolojinin henüz onu ne kadar büyük veya küçük olursa olsun teknoloji şirketleri için pratik hale getirecek kadar iyi olmadığı için uzaktan çalışma “deneyinin” sona erdiğini söylüyor. Bu tartışmalı görüş, teknoloji endüstrisindeki birkaç yönetici tarafından paylaşılıyor, ancak son araştırmalar, ofis işlerinde çalışan kişilerin çeşitli nedenlerle uzak veya hibrit düzenlemeleri tercih ettiğini gösteriyor.

Elon Musk’tan Twitter kıyımı

0

Elon Musk son paylaştığı tweet’inde Twitter platformundaki etkin olmayan hesapları temizleyeceğini ve bu durum uzun süredir bazı kullanıcıların uzun süredir ile bakılan bazı kullanıcı adlarını serbest bırakılacağını belirtti. Twitter yıllardır daha fazla kullanıcı adını tekrar rotasyona sokma sözü vermesine rağmen, bunu düzeltmek için henüz büyük ölçekli bir çaba göstermedi.

Musk’a göre şirketin “birkaç yıldır hiç etkinliği olmayan” hesapları temizlediğini söylerken, kullanıcı hesaplarında takipçi sayılarının düşmesi anlamına gelebileceği konusunda da uyarıyor. Twitter’ın bir sosyal ağ olarak ilk günlerinde büyük bir takipçi kitlesine sahip uzun süreli Twitter hesaplarında daha belirgin olabileceğini söyledi. Musk, “Bu nedenle muhtemelen takipçi sayısında düşüş göreceksiniz” dedi.

Musk, kullanıcı adının mevcudiyetiyle ilgili bir soruya yanıt olarak, bu düzenlemenin bir sonucu olarak birçok kullanıcı adının kullanılabilir hale gelmek üzere olduğunu da açıkladı. Bununla birlikte, kullanıcıların belirli bir adla yeni bir hesap oluşturmaya çalışmanın olağan yönteminin ötesinde bu kullanıcı adlarını nasıl elde edebileceklerini netleştirmedi.

Son aylarda Twitter, ek gelir elde etmek için istenen kullanıcı adlarını çevrimiçi açık artırmalar yoluyla satmayı düşünülüyor. Bu planın hala yürürlükte olup olmadığı veya öyleyse nasıl çalışacağı belli değil. Aralık 2022’de Musk, Twitter’ın “yakında” 1,5 milyar hesabın ad alanını boşaltmaya başlayacağını ve bu sürecin bir parçası olarak etkin olmayan hesapların silineceğini belirten bir tweet atmıştı.

Rekabet büyüyor

Musk’ın sosyal ağı devralmasından bu yana Twitter, açık kaynak platformu Mastodon, merkezi olmayan rakip Bluesky ve diğerlerinin yanı sıra T2 , nostr ve Post gibi diğer Twitter klonları dahil olmak üzere Twitter alternatiflerinin artan rekabetiyle karşı karşıya kaldı. Hiçbiri kendi başına “yeni Twitter” haline gelmemiş olsa da, her bir ağ binlerce Twitter kullanıcısını çekmeyi başardı; Mastodon şu anda sunucularında aylık 1,2 milyon aktif kullanıcıya ulaşıyor. Substack , Flipboard ve Artifact gibi diğer şirketler de dolaylı olarak Twitter ile rekabet edebilecek kendi tartışma özelliklerini başlattı.