Yapay zeka çalışmaları için endişe artıyor

Elon Musk yapay zeka çalışmaları için 6 ay boyunca durudurulması yönünde bir çağrıya çıktı. Bu çağrıya önde gelen isimler imza attı.

Elon Musk ve binden fazla katılımcı, güçlü yapay zeka sistemleri oluşturma sürecimizi yavaşlatmazsak bu risklerin çok yakın olduğuna inandıklarını belirten açık bir mektup imzalamak için bir araya geldi.

Stability AI CEO’su Emad Mostaque, Alphabet’in sahip olduğu DeepMind araştırmacıları ve yapay zeka uzmanları Yoshua Begio ve Stuart Russell’ın da dahil olduğu destekçiler, büyük ölçüde Musk Vakfı tarafından finanse edilen Future of Life Institute ile birleşiyor. Grup, tüm “dev yapay zeka deneylerinde” altı aylık bir duraklama çağrısı yapıyor.

6 ay boyunca çalışmaların durdurulması isteniyor

Mektupta, “Güçlü yapay zeka sistemleri, yalnızca etkilerinin olumlu olacağından ve risklerinin yönetilebilir olacağından emin olduğumuzda geliştirilmelidir. Toplum, toplum üzerinde potansiyel olarak yıkıcı etkileri olan diğer teknolojilere ara verdi. Bunu burada yapabiliriz” dedi.

Yapay zekanın “Dünyadaki yaşam tarihinde derin bir değişikliği” temsil edebileceğini söyleyen mektubun destekçileri, şu anda bu potansiyele uyan bir planlama ve yönetim düzeyi olmadığını, özellikle de yapay zeka laboratuvarları “dış-dışı” olmaya devam ederken söylüyor.

Yapay zeka sistemleri genel görevlerde insan yeteneklerine ayak uydurabilir hale geldikçe, mektupta makinelerin bilgi kanallarını propaganda ile doldurmasına, işleri otomatikleştirmesine, insan olmayan zihinleri geliştirmesine izin verip vermememizle ilgili bir dizi “yapmalı mıyız” sorusu soruluyor.

Ancak, beklendiği gibi, herkes aynı fikirde değil. OpenAI CEO’su Sam Altman mektubu imzalamadı ve Umea Üniversitesi’nden yapay zeka araştırmacısı Johanna Bjorklund yapay zeka endişesinin tamamen boş olduğunu söyledi.

Seçim sürecinde dezenformasyonla mücadele için TikTok’tan yeni adımlar

0

Türkiye’de milyonlarca insan 14 Mayıs’ta gerçekleşecek genel ve cumhurbaşkanı seçimlerinde oylarını kullanmaya hazırlanırken TikTok, seçim sürecinde topluluğunun doğru ve teyitli bilgilere erişimi için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.

TikTok Türkiye ve Levant Bölgesi Kamu Politikaları Yöneticisi ve TikTok Türkiye sözcüsü Emir Gelen, TikTok’un aslında siyasi tartışmaları ve siyasi içerikleri merkezine alan bir uygulama olmadığını belirterek şu ifadeleri kullanıyor: “TikTok’u hiç bir zaman siyaseti, siyasi tartışmaları, toplumu etkileyecek sosyal ve siyasal gelişmeleri, sıcak haberleri merkezine alan bir platform olarak konumlar ndırmadık. Ancak geldiğimiz noktada Türkiye’de milyonlarca insanın TikTok’ta seçimler hakkında içerik ürettiği de bir gerçek. Dolayısıyla TikTok’u herkes için güvenli bir yer olarak muhafaza etmek için çalışmaya devam ediyoruz. Bu güvenlik taahhüdümüzün bir dayanağı olan Topluluk Kurallarımıza uygun tüm içeriklere platformumuzda memnuniyetle yer verdik, vermeye de devam edeceğiz.”

TikTok’un dezenformasyon ve mezenformasyonla mücadeleye yönelik çalışmaları

Sektörde sıkça duyduğumuz dezenformasyon (yanlış bilgi) ve mezenformasyonun (bilinçli olarak yayılan yanlış bilgi) sosyal ağların ve basın organlarının mücadele etmek zorunda olduğu yeni bir sorun olmadığını vurgulayan Emir Gelen sözlerine şöyle devam etti: “Dezenformasyon ve mezenformasyon yeni bir sorun değil ancak internet kullanımında dünya genelinde yaşanan büyük artış eski bir sorunu farklı bir şekilde yeniden önümüze sürmüş durumda. Mezenformasyonun halk sağlığına, seçim süreçlerine, gerçeklere ve bilime olan güveni azaltma üzerindeki etkisinin farkındayız. Bu konudaki kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz” 

TikTok’ta, mezenformasyon ve dezenformasyonun yayılmasını tespit etmeyi ve sınırlandırmayı içeren Topluluk Kurallarını uygulamak için yapay zeka ve dünya genelinde 40 binden fazla güvenlik uzmanı birlikte çalışıyor. 

Gelen konuya ilişkin şu yorumda bulundu: “Bağlam ve doğruluk kontrolü (teyit), dezenformasyon politikalarını tutarlı ve doğru bir şekilde uygulamak için kritik önem taşıyor. Bu nedenle TikTok, potansiyel yanlış bilgileri tespit etmeye yardımcı olmak için makine öğrenimi başta olmak üzere her türlü teknolojik imkanı kullansa da bugünkü yaklaşım nihai olarak moderasyon ekibinin yanlış bilgi ihlallerini değerlendirmesi, onaylaması ve kaldırması üzerine kurulu.”

TikTok tüm bilgi doğrulama kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde

Öte yandan TikTok’un yanlış bilgiyle mücadele için gelişmiş eğitim, uzmanlık ve araçlara sahip dezenformasyon moderatörleri var. Bu ekibe ek olarak TikTok geçtimiz yıl uluslararası alanda da tanınan doğruluk kontrol organizasyonu Teyit.org‘la iş birliğine gitmişti. Bu iş birliğini Dogrulukpayi.com ve Dogrula.org ile yapılan ortaklıklar takip etti. 

Bu işbirlikleriyle birlikte TikTok, Uluslararası Doğruluk Kontrol Ağı IFCN (International Fast-Checking Network) çatısı altındaki tüm yerel doğruluk kontrol kuruluşlarıyla iş birliği yapan ilk platform oldu. TikTok dezenformasyonla mücadeleye ne kadar önem verdiğini yürüttüğü iş birliklerini genişleterek göstermeye devam edecek.

Yanlış bilgilendirme toplum için kritik öneme sahip

TikTok, dezenformasyon ve mezenformasyonun toplumun geneli üzerindeki etkisini daha iyi anlamak için Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) ile iş birliği yaparak Türkiye’de Dijital Okuryazarlık başlıklı bir rapor yayınladı.

Şubat ayında ülkemizde yaşanan deprem felaketi nedeniyle duyurusu ertelenen rapor, insanların yüzde 63’ünün internetteki bilgilerin çoğunun gerçeği yansıtmadığını düşündüğünü ortaya koydu.

Rapora göre ayrıca: 

– İnsanların yüzde 59’u güvenilir bir uluslararası veya ulusal kurum tarafından paylaşılan bilgileri dikkate alıyor; 

– İnsanların yüzde 52’si arkadaşlar ve aile tarafından paylaşıldığında bilgi kaynaklarının güvenilir olduğuna inanıyor

– İnsanların yüzde 71’iyse anonim hesapları ciddiye almıyor ancak bu eğilim 18-24 yaş grubunda yüzde 61,5’e kadar düşüyor.

Emir Gelen rapora ilişkin şu çarpıcı noktayı vurguluyor: “Araştırmanın son bulgusu önemli bir soruyu gündeme getiriyor; Neden gençler anonim kaynaklardan gelen bilgilere itibar etmeye ya da en azından bunları dikkate almaya daha meyilli? İşte bu noktada sorumluluk bizim gibi platformlara düşüyor. Politikalarımızı güçlendirmeye ve uygulamaya devam ederken şeffaf olmaya çalışıyor ve bu zorluğun üstesinden gelmek için uzmanlarla iş birliği yapıyoruz.”

Eğitimin önemi

TikTok’taki gibi büyük toplulukları bir araya getiren platformların toplumda kritik bir rol oynadığını belirten Gelen, bu zorlukların tek başına ele alınamayacağını vurguladı: 

“EDAM tarafından hazırlanan rapor, dijital teknoloji hayatın ayrılmaz bir parçası olmaya devam ettikçe dijital okuryazarlık eğitiminin rolünün kritik olacağı sonucuna varıyor. Örgün eğitimin tüm kademelerinde dijital okuryazarlık eğitiminin, bireylerin dijital dünyada daha güvenli ve etkili bir şekilde varlık göstermeleri için ihtiyaç duyduğu beceri ve bilgiyle donatılmasına yardımcı olacağına inanıyoruz”

EDAM Direktörü Sinan Ülgen de rapora ilişkin şu ifadeleri kullandı;”TikTok’un desteğiyle EDAM tarafından hazırlanan raporumuz, Türkiye’de dijital okuryazarlığa dair somut tespitlerde bulunuyor. 14 Mayıs’ta ülkemizde yapılacak seçimlerde seçmenlerin  demokrasiyle yönetilen bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de, bilgiye dayalı bir enformasyon eko-sistemine güvenmeleri kritik önemde. Bu bağlamda da dijital okuryazarlık büyük önem taşıyor. Dijital okuryazarlığın güçlendirilmesi demokrasinin daha iyi işleyişine katkı yapacağı kuşkusuzdur. Tam da bu nedenle raporumuzda özellikle dezenformasyon ile mücadele açısından dijital okuryazarlığın önemini vurguluyor ve bu alanda Türkiye’de atılması gereken adımlara dair bazı somut önerilere yer veriyoruz.”

Gelen, dijital okuryazarlık eğitiminin, günümüz ekonomisinde başarılı olmak için herkesin eşit fırsatlara sahip olmasını sağlamak açısından da kritik öneme sahip olduğunu ve bireylerin girişimcilik, yenilikçilik ve dijital vatandaşlık becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabileceğini söylüyor. TikTok, kullanıcılarına eriştiği ilk günden bu yana eğlenceli içeriklerin merkezi oldu. Kullanıcıların yaratıcılıklarını ifade ettiği eğlenceli içerikler üretirken, dünyada olup bitenlere, sıcak gelişmelere ve toplumsal olaylara kayıtsız kalması beklenemez. Üretilen tüm içerikleri Topluluk Kuralları süzgecinden geçiren Tiktok, bu bilinçle platformu her geçen gün daha güvenli kılmak için çalışmaya devam edecek.   

Airbus kuantum bilişim odaklı çalışıyor

Airbus kuantum bilişim odaklı çalışmalara ağırlık veriyor. Bu çalışmalarla zaman ve maliyet tasarrufu hedefleniyor.

Q2B konferansında konuşan Airbus merkezi araştırma ve teknolojiden sorumlu başkan yardımcısı Isabell Gradert’e göre, kuantum hesaplama havacılık için bir sonraki oyun değiştiricilerden biri olabilir.

Airbus belki de en çok ikonik A380 de dahil olmak üzere yolcu uçaklarıyla tanınıyor. Ancak aynı zamanda gözlem, telekomünikasyon ve navigasyon uyduları da dahil olmak üzere Avrupa’nın en büyük askeri uçak ve uzay aracı üreticilerinden biri. Airbus kuantum bilişim ile zaman ve maliyet tasarrufu sağlayacak.

Q2B konferansından notlar

Gradert’e göre şirketin bugün ürettiği çözümler, onu hem fiziksel hem de dijital olarak sürdürülebilir, daha güvenli ve daha iyi bağlantılı bir havacılık geleceğine doğru kritik bir yola soktu ve kuantum bu hedefe ulaşmada rol oynuyor.

Gradert: “Mühendisler olarak, mevcut teknolojileri kullanarak ve aynı zamanda yeni ortaya çıkan teknolojilerden yararlanarak geleceğin teknolojisini geliştirmek için tasarım yapmaya başladık. Kuantumu gelişmekte olan en umut verici teknolojilerden biri olarak görüyoruz” dedi.

Gradert, Airbus’ın üç kuantum sütununun hepsinde net kullanım örnekleri gördüğünü söyledi: bilgi işlem, iletişim ve kuantum algılama. Gradert, “Mühendisler, bir uçağın yakın düzende uçan 10.000 mekanik parça olduğunu söylerdi. Bugün havacılık, mekanik parçalarının toplamından çok daha fazlası. Basit bir iş dünyasından dünyanın en zengin ve en çok veriye bağımlı sektörlerinden birine dönüştü” dedi.

Gmail reklam stratejisini değiştiriyor

Google reklam stratejisini agresif yönde değiştiriyor. Gmail kullanıcılara artık daha fazla reklam gösterecek.

Reklamlar, Google’ın işinin merkezi bir parçası ve çoğu durumda şirketin ürünlerinin ücretsiz olarak sunulmasında kullanılıyor. Buna, birçok kişi için daha fazla reklam göstermeye başlayan Gmail de dahildir.

Gmail’den yeni detaylar

Gmail, yıllardır reklamlar gösteriyor. Google, reklamları on yıl önce mobil uygulamalara getirdi ve o zamandan beri, zaman zaman yeni yerleşimler ve görünümlerle gelişerek devam etti. Ancak geçtiğimiz birkaç gün içinde, Google’ın Gmail’de hem mobil cihazlarda hem de web’de kaç reklam gösterildiği konusunda kadranı çevirdiği görülüyor.

Mobil cihazlardan başlayarak, Google’ın artık gelen kutunuzun “Güncellemeler” filtresinde reklam gösterdiğini gözlemledik. Bu otomatik filtre, siparişler, belirli promosyonlar, fatura ekstreleri ve daha fazlasıyla ilgili e-postaları yakalamak için tasarlanmış durumda.

Artık Gmail, tıpkı diğer sekmelerde olduğu gibi “Güncellemeler” sekmesinin üst kısmında iki reklam göstermeye başlıyor. Gmail’in masaüstündeki reklamlarını Gmail sekmeleri altındaki e-posta listesi boyunca karıştırmaya başladığı da görülüyor.

Gelen kutusu listelerindeki reklamların yerleşimini değiştirmek için herhangi bir yeni ayar yok gibi görünüyor. Bunun Google’ın tüm kullanıcılara sunduğu bir değişiklik olup olmadığı da net değil. Her halükarda, ezici görüş değişimle ilgili olumsuz görünüyor.

Google, yaptığı bir açıklamada, asla reklamlar için Gmail verilerini satmadığını veya Gmail verilerini kullanmadığını ve Workspace hesapları için reklamların etkinleştirilmediğini yineliyor. Ancak şirket bu yeni yerleşimler ve biçimlerle “denemeler yaptığını” söylüyor .

Kripto madenciliği için vergi geliyor

Biden yönetimi kripto madenciliği için vergi getiriyor. Yeni vergilendirmeyle madenciler yüzde 30 daha fazla ödeme yapacak.

Biden yönetimi, kripto para madenciliği operasyonlarının kullandığı elektriğe yüzde 30 vergi getirmek istiyor. Yönetim bu teklifi 2024 mali yılı bütçesine dahil etti. Vergilendirme, Dijital Varlık Madenciliği Enerjisi veya DAME tüketim vergisi olarak uygulanacak.

Çevre kirliliği ve yüksek enerji fiyatları dahil olmak üzere “başkalarına yükledikleri tam maliyeti” ödemedikleri için kripto madencilik şirketlerini vergilendirmek istediğini açıkladı.

Yüzde 30’luk tüketim vergisi alınacak

Beyaz Saray, kripto madenciliğinin “çevre üzerinde olumsuz etkileri” olduğunu ve yarattığı kirliliğin “orantısız bir şekilde düşük gelirli mahallelere ve beyaz olmayan topluluklara düştüğünü” belirtti. Operasyonların “genellikle değişken güç tüketiminin” çevrelerindeki insanlar için elektrik fiyatlarını artırabileceğini ve hizmet kesintilerine neden olabileceğini de sözlerine ekledi. Ayrıca, yerel enerji şirketleri, hizmetlerini daha istikrarlı hale getirmek için ekipmanlarını yükseltmeye karar verirlerse risk alıyorlar, çünkü madenciler yurt dışında bile başka bir yere kolayca taşınabiliyor.

Kripto para madenciliği sürecinin büyük miktarda elektrik tükettiği bir sır değil. Nisan ayında New York Times, ABD’de tespit ettiği 34 büyük ölçekli Bitcoin madencisinin kullandığı gücü detaylandıran bir rapor yayınladı. Görünüşe göre, sadece bu 34 operasyon, ülkedeki üç milyon hane ile aynı miktarda elektriği kullanıyor. Times, Bitcoin madenciliğinin çoğunun Çin’de 2021 yılına kadar yapıldığını ve ülkenin yasakladığını ve ABD’yi yeni lider yaptığını açıkladı. Önceki raporlar, yalnızca Bitcoin ile ilgili elektrik tüketiminin, Arjantin, Norveç ve Hollanda da dahil olmak üzere bazı ülkelerden daha fazla olduğunu tahmin ediyordu.

GM otonom sürüş verilerini açıkladı

GM otonom sürüş verileriyle ilgili detaylı bir analiz açıkladı. Cruise, sürüş güvenliği konusunda geçer not aldı.

Cruise, güvenlik sicilinin bazı ayrıntılı analizlerini yaptı. Cruise’un güvenlik ve sistemlerden sorumlu başkan yardımcısı Louise Zhang’a göre, analiz sonuçlarında gurur duyulacak çok şey var. Analiz sonuçlarına göre GM otonom sürüş konusunda önemli bir seviyeye ulaştı.

Cruise karıştığı kazalarda çoğunlukla haklıydı

Zhang: “Karşılaştırılabilir bir sürüş ortamında insan sürücülerle kıyaslandığında, otonom araçlar genel olarak yüzde 54 daha az çarpışmaya, birincil katkı olarak yüzde 92 daha az çarpışmaya ve anlamlı yaralanma riski taşıyan yüzde 73 daha az çarpışmaya dahil oldu. Otonom araçlarımız karşılaştığı çarpışmaların çoğu düşük hızlarda meydana geldi ve otonom araçlarımızın sürüş davranışından kaynaklanmadı” dedi.

Cruise şu anda San Francisco’da ticari sürücüsüz taksiler işletiyor ve yakın zamanda Phoenix, Arizona ve Austin, Texas’a genişledi. Lidar, radar ve kameraları kapsayan teknolojisiyle modifiye edilmiş Chevrolet Bolt araçlarını kullanıyor ve aynı zamanda amaca yönelik direksiyon simidi olmayan bir otonom araç.

Cruise’un ilk 1.6 milyon km boyunca karşılaştığı yalnızca 36 çarpışma kaydedildi ve bunların %94’ü diğer taraflara atfedilerek araştırmada detaylandırıldı. Her ikisi de bu yılın başlarında meydana gelen bunlardan sadece ikisinde bir Cruise sürücüsüz taksi birincil katkı olarak kabul edildi. İlkinde, Cruise aracı bir minibüsün sağa döndüğünü fark edemedi. Diğeri ise kendi kendine giden bir taksinin, bir ticari kamyonun bulunduğu bir şeride birleşmek için yeterli alan bırakmadığını gördü.

Discord kullanıcı adı değişikliği yaptı

0

Discord kullanıcı adı değişikliği anlaşmazlığa neden oldu. Kullanıcılar adları rezerve etmek için yarışa girdi.

Milyonlarca Discord kullanıcısı eski dört haneli ekli adlarına veda etmek zorunda kalacak. Bu durum, herkesin platform çapında yeni bir ortak tanıtıcı kullanmasını gerektiriyor. Discord için bu, ana akım sosyal ağ sözleşmelerine doğru bir hareket. Yine de bazı kullanıcılar için bu, Discord’un temellerinde bir değişiklik.

Değişikliğe neden gerek duyuldu?

Discord, tarihsel olarak kullanıcı adlarını sayısal bir son ek sistemiyle ele almıştı. “Ayırıcı” olarak bilinen dört basamaklı bir kod ekleyerek yinelenen adlara izin verdi. (TheVerge#1234 gibi) Ancak bu konuda, yön değiştirdiğini ve Twitter tarzı “@”ile benzersiz tanımlayıcılara doğru ilerlediğini duyurdu.

Kurucu ortak ve CTO Stanislav Vishnevskiy, değişikliğin bazı insanlar için “zor” olacağını kabul etti. Aancak ayrımcı unsurların çok kafa karıştırıcı olduğunu söyledi. Kullanıcıların yüzde 40’ından fazlasının ayırt edici numaralarını bilmediğini, bunun da tüm arkadaşlık isteklerinin “neredeyse yarısının”büyük ölçüde yanlış yazılan sayılar nedeniyle insanları doğru kişiye bağlamada başarısız olmasına yol açtığını belirtti.

Reddit’te Vishnevskiy, Discord’un kullanıcıların benzersiz olmayan ayrı bir görünen ad belirlemesine izin verdiği için yeni tanıtıcıların arayüzde bile görünmeyeceğini savundu. Değişiklik sırasında, Discord kullanıcıları belirsizlik ve kıyasıya rekabetle dolu bir süreçten geçmek zorunda kalacak. Kullanıcıların, “birkaç ay” boyunca tüm kullanıcılara sunulacak olan yeni bir kullanıcı adı seçme sırasının kendilerine gelmesi için uygulama içi bir istem beklemesi gerekecek.

Slack, otomasyon verimliliği araştırmasını yayınladı

Slack otomasyon verimliliği araştırması ile çalışan optimizasyonuna dikkat çekti. Otomasyon ile her yıl 1 aylık tasarruf sağlanabilir.

Yeni araştırmaya göre, üretici yapay zeka araçlarını benimseyen şirketlerdeki personelin daha yüksek üretkenlik düzeyleri bildirme olasılığı yüzde 90 daha fazla.

Slack‘in dünya çapında 18 binden fazla masa başı çalışanıyla anket yaptığı Çalışma Durumu raporu, personelin işyerlerinde benimsenen üretken yapay zeka araçlarına giderek daha açık olduğunu ortaya koydu.

Her çalışanı yılda bir aylık işten kurtulabilir

Yanıt verenlerin dörtte üçünden fazlası (yüzde 77), harcama raporu onayları gibi rutin görevleri otomatikleştirebilmenin üretkenliklerini önemli ölçüde artıracağını söyledi.  Çalışma, şu anda işyerinde otomasyon kullananların haftada ortalama 3.6 saat tasarruf ettiklerini tahmin ettiğini ortaya koydu. Rapora göre bu, otomasyon sayesinde artan üretkenlik nedeniyle her yıl yaklaşık bir aya denk geliyor.

Salesforce başkanı ve insan kaynakları sorumlusu Brent Hyder, çalışmanın üretken yapay zeka araçlarının kullanımı ve günlük görevlerin otomasyonu için personel arasında artan isteğin altını çizdiğini söyledi. Hyder: “İş yeri sürekli gelişiyor ve hiçbir zaman son birkaç yılda olduğu kadar gelişmedi. Şirketler bugün üretkenliği artırmak için çalışan deneyimini yeniden düşünmelidir. Esneklik, otomasyon ve yapay zeka gibi yeni çalışma yöntemlerini ve işbirliği araçlarını benimseyen kuruluşlar, çalışanlarının daha büyük başarı elde etmesine yardımcı olacaktır” dedi.

Slack GPT, kullanıcılara üretken yapay zeka uygulama entegrasyonlarını kullanma yeteneğinin yanı sıra Customer 360 ve Data Cloud işlevlerinden güvenli müşteri veri içgörülerine erişme şansı dahil olmak üzere yerel yapay zeka özellikleri sağlayacak.

Tim Cook yapay zeka çalışmalarına odaklanıyor

0

Tim Cook yapay zeka çalışmalarına odaklanarak, Apple’ın ürünlerinde yapay zeka çözümlerini daha fazla kullanacak.

Tim Cook, Apple’ın yapay zekayı ürünlerinde daha yoğun şekilde kullanmayı planladığını açıkladı. Ancak teknolojiyle ilgili hala “düzenlenmesi gereken sorunlar” olduğunu düşündüğünü söyledi.

Cook:,”potansiyelin kesinlikle çok ilginç” olduğunu ve Apple’ın yapay zekayı bazı ürünlerine entegre ettiğini ve aynısını gelecek ürünlerle yapacağını söyledi. Apple’ın kazanç görüşmesi sırasında “Yapay zekayı çok büyük görüyoruz” dedi. Bu sonuçlar, iPhone satışlarında sürpriz bir sıçrama olduğunu ve Apple’ın hizmet işinde, Mac satışlarındaki düşüşün dengelenmesine yardımcı olan güçlü büyümenin devam ettiğini gösterdi.

Cook yol planını çizdi    

Bu sonuçlar açıklandıktan sonra Cook’a yapay zeka hakkında ne düşündüğü ve şirketin onu nerede kullanmayı planladığı soruldu. Şirketin “ürün yol haritalarını” açıklamayacağını ancak bunun Apple için önemli bir odak noktası olduğunu söyledi ve düşme algılama gibi halihazırda bu tür sistemler üzerine kurulu ürünlere işaret etti.

Tim Cook: “Bu tür şeylere nasıl yaklaştığınız konusunda kasıtlı ve düşünceli olmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir dizi farklı yerde konuşulduğu gibi, sıralanması gereken bir dizi konu var. Ancak potansiyel kesinlikle çok ilginç” dedi.

Apple henüz, ChatGPT gibi metin sistemlerine veya Midjourney gibi görüntü oluşturma araçlarına güç veren üretken yapay zeka türü üzerine inşa edilmiş herhangi bir ürünü henüz piyasaya sürmedi. Cook’a özellikle bu teknoloji sorulmuş olsa da, bu soruya değinmedi. The Information’da yayınlanan yakın tarihli bir rapor, Siri’deki görece ilerleme eksikliğinin Apple’ın yapay zekadan en iyi şekilde yararlanamadığının kanıtı olduğunu iddia etti.

Google geçiş anahtarları şifrelerin yerini alacak

Google geçiş anahtarları kullanımını yaygınlaştırıyor. Yeni yöntem, parolaların yerini alacak gibi görünüyor.

Google gibi şirketler, kullanıcı güvenliği için çok fazla potansiyel güvenlik açığı oluşturan şifrelerden artık sıkıldı. Herkes bunun bir sorun olduğunu biliyor. Geçiş anahtarları bu konuda yenilik getiriyor.

Temel olarak geçiş anahtarı, bir kullanıcıyı ve hesabını tanımlamak için kullanılan benzersiz bir anahtardır. Cihazlar arasında kolayca ve güvenli bir şekilde paylaşılmak üzere tasarlanmış bir oturum açma paketi olarak görev yapar. Geçiş anahtarları şu anda WebAuthn standardı ile oluşturulmaktadır ve açık anahtarlı şifreleme kullanmakta.

Bir kullanıcı geçiş anahtarı teknolojisiyle ilk kez oturum açtığında, teknoloji bir anahtar çifti oluştururyo. Anahtarlardan biri cihazınızda özel olarak bulunur ve başka hiçbir şeyle paylaşılmaz. Diğer anahtar bir hizmetin sunucularında bekler. İki anahtar eşleştiğinde, oturum açma bilgileri paylaşılır. Kullanıcılar, anahtarın kilidini açmak ve paylaşmak için Android telefonlarının yerleşik biyometrisini veya diğer kimlik doğrulamasını kullanabilir.

Geçiş anahtarları bazı yenilikler getiriyor. Birincisi, hiçbir şey hatırlamanıza gerek yok. Geçiş anahtarları, parolalara kıyasla çok uzun dizilerdir ve bu onlara sağlam güvenlik sağlar. Ancak manuel olarak yazılmak üzere tasarlanmamıştır. Bunun yerine, cihazınız ve web sunucusu geçiş anahtarı çiftini güvende tutar ve gerektiğinde hızlı bir anlaşma ile eşleştirir. Ardından, kimlik doğrulama cihazınızda oturum açmak için biyometri veya benzer bir güvenlik kullanabilirsiniz. İkincisi, geçiş anahtarları, bilgisayar korsanlığı girişimlerine karşı doğal olarak dirençli. Özel anahtarınız cihazınızda güvenli bir şekilde saklanır ve hiçbir şeyle paylaşılmaz. Bunun yerine sunucu, yalnızca özel anahtarın doğru şekilde çözebileceği bir sorgulama dizisi sağlar ve döndürülen diziyi kabul eder. Özel anahtar ele geçirilemez. Teorik olarak, sunuculardaki ortak anahtarlar saldırıya uğrayabilir ancak bilgisayar korsanları bunları herhangi bir şeyi tanımlamak veya hesaplara giriş yapmak için kullanamaz.

Google 2022 yılında geçiş anahtarları eklemişti

Google, geliştiriciler için geçiş anahtarı desteğini geçen yıl ekledi ve 2022’nin sonuna kadar tüm kullanıcılara sundu. Google Chrome, Google Password Manager gibi mevcut araçları kullanarak Android, Windows 11 ve macOS’ta geçiş anahtarlarını destekliyor.

Google, Mayıs 2023’te kişisel Google hesapları için geçiş anahtarlarını duyurarak programı genişletti. Workspace kullanıcıları, yakın gelecekte geçiş anahtarlarına erişebilecek. İşlem şu anda kaydolma aşamasında. Bu nedenle şimdilik parolaları ve 2AD’yi kullanmaya devam edebilirsiniz.

Avrupa, Starlink rakibi projeye başlıyor

Avrupa Starlink rakibi başlayacak. AB tarafında Deutsche Telekom, Hispasat gibi şirketlerin katılımıyla yeni bir konsorsiyum oluşturuldu.

Avrupa uydu şirketlerinden oluşan bir konsorsiyum, küresel iletişim sağlamak için önerilen bir uydu takımyıldızı için teklif vermeyi planladığını duyurdu. Böyle bir takımyıldızı, Avrupa Birliği’ne SpaceX’in Starlink‘in sunduğuna benzer şekilde alçak Dünya yörüngesinden bağlantı sağlayacak.

Airbus Defence and Space, Eutelsat, SES ve Thales Alenia Space gibi büyük oyuncuların yer aldığı teklif, Avrupa Birliği’nin askeri hizmetler de dahil olmak üzere devlet hizmetleri için güvenli iletişim sağlamak üzere egemen bir takımyıldızın inşasına yönelik yardım talebine yanıt olarak geldi. Avrupa Starlink konusunda böylelikle yeni bir rakip çıkarmış olacak.

Konsorsiyum detayları netleşti

Avrupa Birliği Komiseri Thierry Breton, kıtanın bu takımyıldıza ilişkin planlarını geçtiğimiz Kasım ayında açıkladı. Avrupa Birliği, Avrupa Uzay Ajansı ve özel yatırımlardan beklenen ek katkılarla birlikte 2.4 milyar euro sağlayacak.

Breton o sırada “Avrupa’nın gerçek bir uzay gücü olarak rolünü artırıyor. Açık bir hırs ve yön duygusuyla” dedi. Deutsche Telekom, Hispasat, OHB, Orange, Hisdesat ve Telespazio’nun da yer aldığı ortaklık, çok yörüngeli bir mimariye dayalı son teknoloji bir uydu takımyıldızı oluşturmayı amaçlayacak. Yerleşik endüstri oyuncuları ile çok ağır olmasına rağmen, ortaklık, Avrupa uzay sektöründeki girişimleri koalisyona katılmaya teşvik edeceğini söyledi.

Şu anda Avrupa, bu takımyıldızın maliyetinin yaklaşık 6 milyar euro olduğunu tahmin ediyor ve 2027 yılına kadar küresel kapsama sağlamaya hazır olmasını istiyor. Gereken koordinasyon miktarı göz önüne alındığında, bu projenin hem bütçesi hem de zaman çizelgesi iddialı. Ayrıca Avrupa’nın Ariane 6 roketinin 2020’lerin ortalarından itibaren yüzlerce uyduyu alçak Dünya yörüngesine sokmak için yedek fırlatma kapasitesine sahip olma ihtimali. Ariane 6 roketi en erken 2024’e kadar çıkış yapmayacak.

Microsoft Edge’i zorlamaya devam ediyor

Microsoft, Edge kullanımını konusunda kullanıcıları varsayılan ayarları değiştirerek, pek kabul edilebilir olmayan bir şekilde zorluyor

Yaklaşık 1.4 milyar Windows PC’de önceden yüklenmiş olarak gelen varsayılan web tarayıcısı Microsoft Edge oldukça iyi bir performans göteriyor. Son birkaç yılda Microsoft, Chrome ile rekabet edebilmek için özelliklerini genişletmeye çok fazla zaman ve para harcadı. Ancak Microsoft, kullanıcılarını birinci taraf tarayıcısına zorlamak için Windows yayıncısı olarak konumunu kötüye kullanıyor.

Varsayılan ayarlara müdahale ediliyor

Mayın ayında bazı Windows kullanıcıları Chrome‘u her açtıklarında Windows varsayılan uygulama ayarları penceresinin de açıldığını fark etti. Bazıları, Chrome varsayılan olarak ayarlandığı sürece, tarayıcıda bir bağlantıya her tıkladıklarında pencerenin açılacağını bildirdi. Sorun, özellikle Windows Enterprise kullanıcıları için yaygın görünüyordu. Görünüşe göre, Nisan ayında yayınlanan ve Google’ın geçen yıl tanıttığı bir özellik olan Chrome’un varsayılan tarayıcıyı tek tıklamayla değiştirme seçeneğini bozan KB5025221 Windows güncellemesiyle ilgili bir sorun yaşandıı. Gizmodo, yalnızca Chrome yürütülebilir dosyasının adını değiştirmenin sorunu önlemek için yeterli olduğunu bildiriyor ve bu da Microsoft’un güncellemesinin özellikle Chrome’un varsayılan düğme davranışını hedeflediğini gösteriyor.

Ancak bu hikayenin sonu değil. Microsoft, Outlook ve Teams’in masaüstü sürümlerine yönelik yeni bir güncellemenin, başka bir tarayıcıya atanmışlarsa kullanıcının varsayılan ayarlarını yok sayarak, bağlantıları Edge tarayıcısında açılmaya zorlayacağını duyurdu.

Edge’i bu şekilde agresif taktiklerle kullanıcılara zorlamak Microsoft için yeni bir şey değil. Aslında, beş yıl önce varsayılan Posta programıyla tam olarak aynı taktiği denedi. Uygulamalar için Ayarlar menüsü, varsayılan tarayıcıyı ilk kez değiştirdiğinizde halen Edge’i denemeniz için ısrar ediyor ve Başlat menüsünden web aramaları yapmak, Edge değilse varsayılan tarayıcı ayarınızı yok sayacak.

Wi-Fi uygulamaları ile sorununuzu çözebilirsiniz

Uygulama mağazalarında yer alan çeşitli Wi-Fi uygulamaları ile bağlantı sorununuzu çözebilirsiniz. Bu yazımızda en iyilerini derledik.

İnternet sorunları yaşıyorsanız, bunun birkaç nedeni olabilir. Yönlendiriciniz veya modeminiz arızalı olabilir, ISS’niz o sırada bakım yapıyor olabilir veya telefonunuzdan bilgisayarınıza kadar her şey arızalı olabilir.

Bant genişliğinizi dolduran, internetinizi çalan biri bile olabilir. Bunu göz önünde bulundurarak, Wi-Fi sorunlarını kullanışlı uygulamalarla gidermenin yollarını burada bulabilirsiniz.

Wi-Fi sorunlarını gidermenize yardımcı olabilecek uygulamalar

Wi-Fi analizör uygulamaları, sinyalinizin ne kadar güçlü olduğunu, ağınızın ne kadar sıkışık olduğunu ve çevrenizdeki kullanılabilir ağları gösteren çok önemli sorun giderme araçları. Bu, bağlantınızı güçlendirmek veya yeniden çalışır duruma getirmek için herhangi bir olası sorunu tam olarak belirlemenize olanak tanıyor.

Opensignal

iOS ve Android için Opensignal, kontrol etmeniz gereken kapsamın haritasını çıkarmanıza yardımcı olabilecek yüzlerce baz istasyonu içeren devasa bir veri tabanında çalışıyor. Güçlü bir bağlantı için evinizdeki en iyi noktayı analiz etmek ve kablosuz bağlantınız ve çevrenizdekiler hakkında bilgi edinmek için kullanabilirsiniz.

WiFi Analyzer

Bu uygulama, ne tür bir sinyal aldığınızın ve etrafınızdakilerin basit bir görsel sunumunu sağlayan renkli grafiklere sahip.

2.4G ve 5G bağlantıları arasında geçiş yapabilir ve çevrimiçi kullanmak istediğiniz tamamen yeni cihazlar kurabilirsiniz. Bu, mevcut Wi-Fi ayarlarınızı silerken ve yaygın bir sorun giderme adımı olan modeminizi ve yönlendiricinizi yeniden başlattıktan sonra baştan başlarken yardımcı oluyor.

Broadcom VMware anlaşması kabul edilecek mi?

Broadcom VMware anlaşması için AB düzenleyicilerini ikna etmeye çalışıyor. 61 milyar dolarlık anlaşma için CEO Tan ifade verecek.

Yonga üreticisi Broadcom‘un İcra Kurulu Başkanı Hock Tan, AB antitröst uygulayıcılarını VMware için önerdiği 61 milyar dolarlık teklifin rekabet yanlısı olduğuna ikna etmeye çalışacak.

Anlaşma rekabete aykırı değerlendiriliyor

Tan, yanında yöneticileri ve avukatlarıyla birlikte, teknoloji sektörü tarihindeki en büyük bağlantılardan biri hakkında kapalı bir duruşma için Brüksel’e geldi. Tan, argümanlarını, aralarında birleşmelerden sorumlu genel müdür yardımcısı Guillaume Loriot’un da bulunduğu üst düzey Avrupa Komisyonu yetkililerine ve bunların ulusal rekabet ajanslarından muadillerine ve AB yürütmesinden avukatlara sunacak.

VMware Başkanı Sumit Dhawan duruşmaya uzaktan katılacak. Duruşmada başka üçüncü kişi bulunmayacak. Broadcom’un duruşma talebi, Nisan ayında Komisyon’un anlaşmanın VMware’in yazılımıyla birlikte çalışan belirli donanım bileşenleri için pazardaki rekabeti kısıtlayabileceği konusunda uyarmasının ardından geldi.

Şirket, düzenleyicilerin Amazon, Microsoft ve Google’ın bulut bilişim pazarındaki varlığını güçlü rekabetin kanıtı olarak değerlendireceğini umduğunu söyledi.

Broadcom’un sözlü duruşmanın ardından önümüzdeki günlerde çareler sunması bekleniyor. AB’nin karar vermesi için son tarih 21 Haziran, tavizler verildikten sonra bu süre uzatılacak.

AB ile ABD arasındaki gerginlik göz önüne bulundurulduğunda, anlaşmanın onay alıp almayacağı konusunda birçok soru işareti bulunuyor. Eğer anlaşmaya izin verilirse bu diğer şirketler için de önemli bir örnek olabilir. 21 Haziran’da süreç bizler için daha netleşmiş olacak.

Nokia drone ağı ile hizmete başlıyor

Nokia drone ağı ile uçuş sürekliliği sağlayacak. Ağ; uzaktan denetim, arama kurtarma ve güvenlik görevleri için kullanılabilir.

Nokia, kamu güvenliği, akıllı şehir, inşaat, enerji ve savunma sektörlerinde inceleme ve güvenlik amaçları için Nokia Drone Network adlı yeni bir hücresel bağlantılı drone çözümünü piyasaya sürdü.

Şirkete göre ağ, “ilk müdahale ekipleri ve diğer profesyoneller için durumsal farkındalığı artırmak” için 4G ve 5G ağlarını kullanıyor. Nokia drone ağı ile akıllı şehirler için de temel oluşturacak.

Yeni nesil ağ

Araç paketi; Nokia dronları, bir bağlantı istasyonu, çift gimbal kamera ve Nokia’nın MX Industrial Edge (MXIE) platformundan yararlanan uç bulut işlemeyi içeriyor. Bağlantı istasyonu, 7/24 uzaktan drone operasyonları ve şarjının yanı sıra sensörler ve kameralar da dahil olmak üzere drone ve yük için harici tehlikelerden ve hava koşullarından koruma sağlıyor.

Nokia, droneların otonom tarifeli uçuşları yönetmek ve uzaktan yürütülen arama ve kurtarma görevlerini yürütmek ve ayrıca tehlikeli ortamlardaki hasarları değerlendirmek için programlanabileceğini söyledi. Nokia MXIE’den yararlanılarak dronlardan alınan veriler gerçek zamanlı olarak toplanabilir, saklanabilir ve işlenebilir.

Nokia’nın gömülü kablosuz çözümler başkanı Thomas Eder: “Misyonumuz, endüstriyel insansız hava aracı (UAV) pazarını yeniden şekillendirmek. Çok çeşitli endüstrilerde arama ve kurtarma, gözetleme ve diğer İHA operasyonlarına yardımcı olmak için gelişmiş durumsal farkındalık sağlamak. Nokia dronelarının üçüncü taraf uygulamalarla entegrasyonunu sağlayan benzersiz özellik seti, dronların dönüşümüne yardımcı olacak ve güvenilir 4G ve 5G uç bulut bağlantısından yararlanan uçan bir veri toplama platformu olarak kullanılmalarına olanak tanıyacak” dedi.

Nokia, şebekenin etkinliğini New York Güç Kurumu ile iletim hattı denetimi için kullandığı bir denemede zaten kanıtladı. Ağ, AB güvenlik gereksinimlerini karşıladığı anlamına gelen bir CE sertifikası aldı.

Google I/O 2023 için geri sayım başladı

Google I/O 2023 etkinliği, büyük bir beklentiyle geliyor. 10 Mayıs’taki etkinlik yazılım ve donanımda büyük yeniliklere ev sahipliği yapacak.

Google‘ın yıllık geliştirici konferansı 10 Mayıs’ta Mountain View’daki Shoreline Amphitheatre’da geri dönüyor. Açılış konuşması her zaman bilgi dolu olacak ve şirketin son bir yıldır üzerinde çalıştığı tüm farklı yazılım projelerini tanıtıcılacak. Google I/O 2023 yeni teknolojilerin çıkış noktası olacak.

Donanım ön plana çıkabilir

Etkinliğin ilk günü, Android 14 için gelmekte olan yeni özellikler için büyük bir vitrin olacak. Ayrıca yapay zeka konusunda da önemli açıklamalar gelecek. CEO Sundar Pichai, şirketin yapay zeka dünyasında liderliğini sürdürmeye devam ettiğini hiç şüphesiz savunacak. Etkinliktebüyük ölçüde mobil görüntüleme ve müşteri hizmetleri ile ilgilenme gibi pratik gerçek dünya uygulamalarına odaklanan yeni tanıtımlar bekleniyor.

Endüstri için genel olarak boş geçen bir yılın ardından, alışılmadık bir şekilde tüketici elektroniği odaklı bir açılış konuşması olacağına işaret eden söylentiler artıyor. Google sonbaharda bir amiral gemisi, ardından ilkbaharda ise bütçe dostu cihazı piyasaya sürüyor. İlki, en yeni mobil işletim sistemi ve birinci taraf silikon için ideal bir vitrin olacak şekilde tasarlanırken, ikincisi önceki sürümlerinden olabildiğince fazlasını korurken fiyat için bazı tavizler veriyor. Dolayısıyla Pixel 7a için önemli beklentiler bulunuyor.

Pixel tablet de etkinlikte beklenenler arasında yer alıyor. Google, cihazın varlığını geçen yılki etkinlikte doğrulamıştı. Android tablet yıllar içinde beklediği başarıyı yakalayamadı ve en çok merak uyandıran teknolojiler arasında yer alıyor. Google bu alanda önemli bir başarı yakalamayı hedefliyor.

Meta ChatGPT dolandırıcılıkları için uyarıyor

Meta ChatGPT dolandırıcılıkları için uyarılar bulunduran yeni bir rapor yayınladı. 10 çeşit kötü amaçlı yazılıma dikkat çekildi.

Meta tarafından yayınlanan yeni güvenlik raporunda, yalnızca Mart ayından bu yana, güvenlik analistlerinin özellikle çevrimiçi hesapları tehlikeye atmayı amaçlayan ChatGPT ve benzeri yapay zeka tabanlı araçlar gibi görünen yaklaşık 10 tür kötü amaçlı yazılım ortaya çıkardığını söyledi.

10 çeşit kötü amaçlı yazılım radarda

Meta’nın baş bilgi güvenliği sorumlusu Guy Rosen dolandırıcılıkların, örneğin ChatGPT ile ilgili araçlar sunan ve hatta bazı ChatGPT benzeri işlevler sunabilen web tarayıcısı uzantıları aracılığıyla iletilebileceğini yazdı. Ancak uzantılar, nihai olarak, kullanıcıları hassas bilgileri vermeleri veya kötü amaçlı yükleri kabul etmeleri için kandırmak üzere tasarlanmış durumda.

Meta’nın baş bilgi güvenliği yetkilisi, ekibinin kötü amaçlı yazılımların ChatGPT uygulamaları kılığına girdiğini gördüğünü ve tespit edilmesinin ardından tespit edilmekten kaçınmak amacıyla Google’ın yapay zeka destekli Bard aracı gibi diğer popüler ürünlere yöneldiğini söyledi.

Rosen, Meta’nın 1.000’den fazla benzersiz kötü amaçlı URL’yi tespit ettiğini ve uygulamalarında paylaşılmasını engellediğini ve kendi uygun önlemleri almalarını sağlamak için bunları kötü amaçlı yazılımın barındırıldığı şirketlere bildirdiğini söyledi.

Meta, bu kötü niyetli kampanyaların nasıl çalıştığını vurgulamaya, tehdit göstergelerini şirketlerle paylaşmaya ve dolandırıcıların yeni taktiklerini ele almak için güncellenmiş korumalar sunmaya devam edeceğine söz verdi. Çabalarının bir kısmı, kötü amaçlı yazılımdan etkilenen işletmeler için yeni bir destek akışının başlatılmasını da içeriyor.

Wi-Fi modem konumu nasıl seçilir?

Kesintisiz ve güçlü ağ bağlanıtısı için Wi-Fi modemin konumu kritik önemdedir. Peki Wi-Fi modem konumu nasıl seçilir?

Evden çalışıyorsanız, akıllı ev aletlerini kurmaya çalışıyorsanız  veya  günün sonunda biraz Netflix ile rahatlamak istiyorsanız,  bu büyük bir baş ağrısı olabiliyor. Peki, hangi internet servis sağlayıcınız olursa olsun veya kaç cihaz bağlı olursa olsun,  Wi-Fi’niz her zaman kararsız görünüyorsa ne yapabilirsiniz?

Wi-Fi ağınızı optimize etmenin ve bu sorunları çözmenin kolay bir yolu var. Üstelik bu sadece birkaç dakika alıyor.

İnternet hızlarını belirleyen birçok faktör var. Evinizdeki genel kablosuz hızları ve kapsama alanını iyileştirmek için izleyebileceğiniz birkaç püf noktası veya yönerge  olsa da en önemli faktörlerden biri yönlendiricinizin konumu.

140 metrekare ve bundan daha küçük evler için tek bir kablosuz erişim noktası yeterli olmaktadır. Bununla birlikte, yönlendiriciniz birkaç yaşındaysa, 802.11ax veya Wi-Fi 6 destekli daha yeni bir modele yükseltmeyi düşünebilirsiniz. Bu, en yeni nesil Wi-Fi teknolojisidir ve size mümkün olan en yüksek kablosuz hızları ve en iyi genel kapsama alanını sağlamaktadır.

Daha büyük, çok katlı evler için tüm evde tutarlı bir kapsama alanı sunmak amacıyla bir ağ ağına geçiş yapmak düşünülebilir. Ana erişim noktası kurulduktan sonra, evinizin uzak bir köşesinde sağlam kablosuz kapsama alanı olmadığını fark ederseniz, o alana başka bir düğüm ekleyebilirsiniz.

Merkezi ve yüksek konum en önemlisi

Yeni bir eve veya daireye ilk taşındığınızda, modem genellikle evin uzak noktalarından birinde duvar boyunca kurulur. Her şeyi teknisyenin kurduğu yerde bırakmak cazip gelebilir. Ancak buranın yönlendiricinizi bulundurmak için en uygun yer olması pek olası değil. Yönlendiriciler sinyali her yöne gönderir, bu nedenle sinyal evinizin köşesinde bırakılırsa, kablosuz kapsama alanınızın önemli bir yüzdesi evinizin dışına gönderilir. Bu nedenle, sinyali optimize etmek için yönlendiriciyi merkezi bir konuma taşımak gerekmektedir.

Yönlendiriciler en güçlü sinyallerini aşağı doğru yayma eğilimindedir, bu nedenle kapsama alanını en üst düzeye çıkarmak için yönlendiriciyi mümkün olduğu kadar yükseğe monte etmek en iyisidir. Bir kitaplık üzerine yüksek bir yere koymayı veya duvara göze çarpmayacak bir yere monte etmeyi deneyin.

Diğer elektronik cihazlardan ve büyük metal nesnelerden uzak bir yer seçmeye çalışın. Yönlendiricinizin yakınında ne kadar çok duvar, büyük engel ve elektronik varsa, bir şeyin sinyale müdahale etme olasılığı o kadar yüksektir.

Yönlendiricinizde iki veya daha fazla anten varsa hepsini aynı yönde konumlandırmayın. Bunun yerine, onları birbirine dik yapın, yani birini yatay ve diğerini dikey olarak konumlandırın.

Windows 11 konuşma tanıma özelliğinde hata

Windows 11 konuşma tanıma özelliği bazı dillerde sorun yaşıyor. Özellikle Japonca ve Çince’de son güncellemeyle sorunlar oluştu.

Windows 11 sistemlerinizdeki uygulamalardan bazıları Japonca veya Çince dillerini kullanırken konuşma tanıma ve el yazısı gibi özelliklerle ilgili sorunlar yaşıyorsa, bunun nedeni muhtemelen işletim sistemindeki son güncellemeler.

KB5022913 sürümü soruna neden oldu

Microsoft’a göre, KB5022913 veya sonraki güncelleştirmeleri yükledikten sonra, bazı uygulamalar dilleri kullanırken konuşma tanıma, el yazısı ve anlamlı girişle ilgili “aralıklı” sorunlar yaşıyor.

Windows Health Dashboard’da yer alan bir notta Redmond: “Etkilenen uygulamalar bazen belirli kelimeleri tanıyamayabilir veya konuşma tanıma veya etkilenen giriş türlerinden herhangi bir girdi alamayabilir” dedi. Yalnızca Windows 11 sürüm 2H22 çalıştıran sistemleri etkileyen sorunlar, uygulamalar çevrimdışı konuşma tanıma kullandığında daha sık ortaya çıkma eğiliminde.

Geliştiricilere yönelik bir notta Microsoft, sorunun yalnızca Windows.Media.SpeechRecognition ile Konuşma Tanıma Dilbilgisi Spesifikasyonu (SRGS) kullanan yazılım programlarını kesintiye uğrattığını belirtti. Diğer konuşma tanıma uygulamaları ise bundan etkilenmiyor.

Microsoft, mühendislerinin gelecekteki bir sürümde eklenecek olan sorunu çözmek için çalıştıklarını söyledi. O zamana kadar yazılım devi, bir kullanıcı cihazını her yeniden başlattığında izlenmesi gereken yedi adımlı bir geçici çözümü paylaştı. Sorunlu uygulamayı kapatmak, Başlat düğmesi aracılığıyla Görev Yöneticisi’ni açmak ve “İşlemler” sekmesini ve ardından ada göre sıralanmış işlenenlerin bir listesini getirecek olan “Ad” sütununu seçmekle sorunun çözümüne başlayabilirsiniz. Bundan sonra, ctfrmon.exe’yi bulun ve seçin, “Görevi Sonlandır” düğmesine basın ve yeni bir ctfmon.exe örneğinin otomatik olarak başlatıldığını onaylayın. Daha sonra, etkilenen uygulamayı açın ve konuşma tanıma ile diğer giriş türlerini kullanmaya başlayın.