Bill Gates, yapay zekanın çocuklara 18 ay içinde okumayı öğreteceğini söylüyor!

0

Yapay zeka çocuklarınıza öğretmeye ve notlarını yükseltmeye yardımcı olabiliyor. Yapay zeka sohbet robotlarının çocukların okumayı öğrenmelerine ve 18 ay içinde yazma becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmak için yolda olduğunu söyleyen milyarder Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates bu durumun nasıl olacağını açıklıyor.

Yapay zeka sohbet robotlarının insan benzeri dili tanıma ve yeniden yaratıyor

Gates, Salı günü San Diego’daki ASU+GSV Zirvesi’nde yaptığı açılış konuşmasında, “Yapay zeka, herhangi bir insanın yapabileceği kadar iyi bir öğretmen olmak için bu yeteneğe ulaşacak,” dedi. OpenAI’nin ChatGPT’si ve Google’ın Bard’ı gibi yapay zeka sohbet robotları son birkaç ayda hızla gelişti ve artık belirli standartlaştırılmış testlerde insan düzeyindeki zekayla rekabet edebiliyor. Bu büyüme, hem teknolojinin potansiyeline ilişkin heyecanı hem de olası olumsuz sonuçlara ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.

Kont Gates kampındaki insanlardan etkilendi. Bugünün sohbet robotlarının “okuma ve yazma konusunda inanılmaz bir akıcılığı” var, bu da yakında öğrencilere teknolojinin daha önce hiç olmadığı şekillerde kendi okuma ve yazma becerilerini geliştirmeyi öğretmelerine yardımcı olacak, dedi. Gates, ”İlk başta, okuma araştırma asistanı olmanın ve size yazma konusunda geri bildirim vermenin okumaya nasıl yardımcı olduğunu görünce çok şaşıracağız” dedi. Gates, tarihsel olarak, yazma becerilerini öğretmenin bir bilgisayar için inanılmaz derecede zor bir görev olduğunu kanıtladı. Öğretmenler denemeler hakkında geri bildirimde bulunurken, anlatı yapısı ve düzyazının netliği gibi özellikleri ararlar – geliştiricilerin kodda kopyalaması “zor” olan “yüksek bilişsel egzersiz” dedi.

Ancak destekçiler, yapay zeka sohbet robotlarının insan benzeri dili tanıma ve yeniden yaratma yeteneğinin bu dinamiği değiştirdiğini söylüyor. New York Times teknoloji köşe yazarı Kevin Roose, geçen ay AI’nın çevrimiçi stil kılavuzlarında hızlı arama yapma yeteneğini kullanarak yazısını geliştirmek için ChatGPT programlarını zaten kullandığını söylüyor.

Bazı akademisyenler , chatbot’ların metin parçalarını özetleme ve geri bildirimde bulunma ve hatta tam makaleler yazma yeteneklerinden etkilendiklerini söylüyor.

Ancak aynı akademisyenler, teknolojinin henüz tam olarak oluşmadığı ve istemeden de olsa önemli hatalara veya yanlış bilgilere yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Gates, AI teknolojisinin öğrencileri daha iyi motive etmek için insan dilini okuma ve yeniden yaratma konusunda gelişmesi gerektiğini söylüyor.

Sohbet robotlarının matematikten önce okuma ve yazmada başarılı olacağı fikri biraz şaşırtıcı olabilir: Cebir ve matematik genellikle yapay zeka teknolojisini geliştirmek için kullanılıyor.

Ancak uzmanlar, büyük veri kümeleri üzerinde eğitilen sohbet robotlarının genellikle matematiksel hesaplamalarla mücadele ettiğini belirtiyor. Chatbot’un üzerinde eğitildiği veri kümelerinde zaten çözülmüş bir matematik denklemi varsa, size yanıtı sağlayabilir. 

Gates, Microsoft AI geliştiricilerine düzenli olarak sohbet robotlarının neden görece basit hesaplamalar yapamadığını ve hatta bazı sayıları çarpamadığını sorduğunu söyledi.  Biraz zaman alabilir, ancak Gates, teknolojinin muhtemelen iki yıl içinde gelişeceğinden emin, dedi. Ardından, başka türlü karşılayamayacak geniş bir öğrenci kitlesine özel ders verilmesine yardımcı olabilir .

13 milyonu aşkın kimlik doğrulama

0

DDTECH, telekomünikasyon sektöründe Turkcell ve Vodafone firmalarına, kimlik doğrulama ve belge imzalama süreçlerinde hizmet veriyor. DDTECH’in geliştirdiği standart kart okuyucu ile kimlik doğrulama hizmeti aracılığıyla, iki firmanın 81 ildeki mağazalarında bugüne kadar 13 milyonu aşkın kimlik doğrulama gerçekleştirildi.

DDTECH, geliştirdiği ürün ve hizmetlerle ülke genelinde milyonlarca kimlik doğrulama işleminin gerçekleştirilmesine aracılık ediyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) 2021’de yayınladığı mevzuatla Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartlarının içinde bulunan sertifika aracılığıyla belge imzalamayı olanaklı hale getirdi. DDTECH CEO’su Gökhan Tahtacı, bu kapsamda kimlik doğrulama ve belge imzalama süreçlerindeki regülasyonlara uygun şekilde geliştirdikleri standart kart okuyucu ile çözümlerinin bugün pek çok sektörde, önde gelen firmalar tarafından kullanıldığını vurguladı.

Telekom pazarı 81 ildeki binlerce mağazası ile kullanımda

Tahtacı, geliştirdikleri kimlik doğrulama hizmetinin bugün telekomünikasyon sektörünün iki büyük firması olan Turkcell ve Vodafone tarafından, Türkiye’nin 81 ilindeki binlerce mağazada kullanıldığını belirtti. Tahtacı, iki operatörün mağazalarında gerçekleştirdiği aktivasyon, devir gibi abonelik işlemleri kapsamında standart kart okuyucularla 13 milyonu aşkın kimlik doğrulama işlemi gerçekleştirildiğini söyledi. Gökhan Tahtacı, sundukları hizmet sayesinde kimlik sahteciliğinin önüne geçerken abonelik işlemlerindeki belge imzalama süreçlerinin de çok daha kolay ve güvenli şekilde gerçekleştirmesini sağladıklarını ifade etti.


Sadece PIN kodunu girmek yeterli

TÜBİTAK BİLGEM iş birliği ile doküman yönetim sistemlerine entegre olarak çalışan kart okuyucular hem kimlik doğrulama hem de belge imzalama süreçlerinin tamamen kağıtsız şekilde yürütülmesine imkân tanıyor. Kullanıcılar, Turkcell ya da Vodafone mağazalarında gittikleri zaman, abonelik işlemlerinde gereken belge onaylarını DDTECH’in geliştirdiği kart okuyucular aracılığıyla imza atmadan, sadece e-Devlet’ten öğrenebilecekleri T.C. kimlik kartlarının PIN kodunu tuşlayarak yapabiliyor. DDTECH’in kart okuyucuları bugün telekomünikasyon dışında finans, sağlık, enerji gibi sektörlerin de
kullanımına uygun.

Çok sesli yeni bir sosyal medya platformu

0

Karma Türkiye, gelişen teknoloji ve içerik anlayışına farklı bir heyecan kazandırarak yeni nesil yayıncılığa çok sesli bir platform sunmayı hedefliyor. Karma Türkiye binlerce podcast ve sesli içeriğin yanı sıra, interaktif radyo yayınları da yapıyor. Sosyal özellikleri ile öne çıkan platformda; kullanıcılar chat yapabiliyor, yeni arkadaş edinebiliyor, arkadaşları ile takipleşip mesajlaşabiliyor; üreticiler ise onaylı artist profil özelliği ile beraber farklı avantajlardan faydalanıyor. Hem içerik üreticisine hem de kullanıcılarına bambaşka bir deneyimle beraber kazanç yolları da sunuyor.

Karma Türkiye çok sesli yeni bir dünya sunuyor

Gelişen teknoloji ve içerik anlayışına farklı bir heyecan kazandırarak yeni nesil yayıncılığa çok sesli bir platform olarak öncülük eden platform, pod yayıncıları, radyo programcıları, seslendirmenler ve yazarlara içerik üretebilmenin kolay halini sunuyor. İçerik üreten herkes; platformda yer alan “Başvuru” butonu sayesinde podcast kaydetmek, içerik yazmak, seslendirme yapmak için tek tıkla başvuru yapabiliyor. Başvurunun ardından onaylanan içerik üreticileri için sanatçı profilleri oluşturuluyor ve yayınlanan içerikler sanatçıların onaylı profillerinde yerini alıyor. Karma Türkiye’yi tüm platformlardan ayıran “Paylaştıkça Kazan” özelliği ile kullanıcı, kişiye özel referans kodunu paylaşarak arkadaşını platforma kazandırdıkça parapuan biriktiriyor; biriktirdiği parapuanlarla ise sürpriz hediyelerden ve avantajlardan yararlanıyor. Böylece her kullanıcı, paylaştıkça kazandıran bir sisteme dahil oluyor. Dört ayda büyük bir başarıya imza atarak 150 binden fazla tekil stream dinleyiciye ulaşan Karma Türkiye, 270 bin dakika podcast ve sesli içerik dinlenme ile 568 bin sayfa görüntülenme, 2 milyonun üzerinde platform içi kullanıcı etkileşimi elde etti. 2019 yılında RTÜK lisansını alarak online radyo platformuyla sektörde yerini alan Karma Türkiye, 2022 Mayıs ayında kitle fonlamaya çıktı. 2022 Haziran ayında tamamlanan 1,5 milyon TL’lik kitle fonlama sürecinin ardından; yeni arayüzü ve
benzeri henüz geliştirilmemiş olan özellikleriyle 21 Ekim 2022 tarihinde tüm mobil mağazalarda yayınlandı. Platformun tüm özelliklerinin kullanılabildiği 15 Kasım tarihinde hayata geçen ayrı bir web site sürümü de bulunuyor.

4 Ayda 270 Bin Dakika Dinlenme


Yerli bir sesli sosyal medya platformu olma yolunda ilerlediklerinin altını çizen Karma Türkiye Kurucu Ortağı ve CEO’su Dilruba Özcan, “Dört ay gibi kısa bir sürede büyük bir başarı elde ederek organik büyüme ile 5000 üyeye ulaştık. Aynı dönemde 150 binden fazla tekil stream dinleyici ve 29 bin yeni kullanıcı elde ettik. Ayrıca bu süre içinde 270 bin dakika podcast ve sesli içerik dinlenme ile 568 bin sayfa görüntülenmeye ve 2 milyonun üzerinde platform içi kullanıcı etkileşimine ulaştık. Girişimler arasında da önemli bir yer edinen platformumuz ile MWC Barcelona fuarında katılımcılarımızla tanıştık. Karma Türkiye, Bilgiyi Ticarileştirme Derneği (BTM) desteğiyle Türkiye’yi temsil eden 3 girişim ve projeden biri olduk. Kısa sürede elde ettiğimiz başarımızda deneyimli ekibimizin etkisi büyük. Platformumuzun CTO’su Reha Özcan 15 yıllık yayıncılık ve prodüksiyon deneyimlerini Karma Türkiye çatısı altında sürdürüyor. Yazılım ekibimizin liderliğini ise yine proje ortaklarından AppLogist kurucuları Utku Ertürk ve Zekai Turan yapıyor. 100’den fazla içerik oluşturucu, 8 kişilik tam zamanlı ve 6 kişilik yazılım ekibi, yüzlerce içerik üreticisi ile kuruluşumuzdan bu yana yüksek istihdamla ilerleyişimizi sürdürüyoruz” dedi.

5G-Advanced nedir?

0

5G-Advanced, 5G teknolojisinde bir sonraki evrimsel adım. Bu teknoloji, salt bağlantı sağlamanın ötesine geçip 5G’nin olanaklarını yeni ve gelişmiş bir seviyeye taşıyacak ve dikey (vertical) sektörler için daha geniş kullanım imkanları sağlayacak. Gelişmiş mobilite ve yüksek güvenirliğe sahip ileri uygulamaları desteklemesi yanında, ağ performansını yükseltecek olan yapay zeka (Artificial Intelligence -AI) ve makine öğrenimi (Machine Learning -ML) başlıklarını da destekleyecek. Ayrıca spektral verimlilik ve enerji tasarrufunda daha fazla iyileştirme sağlayacak.

5G ağlarının kurulma hızı -ilk aşamalarında bile- 4G/LTE ağlarını geride bıraktı. İlk LTE lansmanından iki yıl sonra, 60 tane şebekede 25 milyon abonelik vardı. Buna karşılık, ilk 5G lansmanından iki yıl sonra 155 şebekede 340 milyon abonelik gerçekleşti. GSMA Intelligence (Bağımsız mobil endüstri medya kuruluşu), 5G bağlantılarının 2022’nin sonuna kadar dünya çapında 692 milyon aboneye ulaşacağını tahmin etmişti.

Gerçekten de Güney Kore ve ABD gibi bazı pazarlarda 5G şimdiden nüfusun yüzde 80’inden fazlasını kapsıyor. Nokia ticari 5G hizmetlerini başlatan ülkelerin büyük çoğunluğuna 5G ağları sunarak bu gelişmelerde önemli bir rol oynuyor. Standartlar kuruluşu 3GPP, geliştiricilerin şebekelere yeni işlevler uygulamalarına yardımcı olmak için tamamen yeni bir hücresel sistemi tanıtan ‘Sürüm 15’te (Release 15) dünyanın ilk 5G Yeni Radyo (NR) çözümünü standartlaştırdı.

Üç alanda önemli iyileştirmeler

Gelişmiş mobil geniş bant (eMBB), ultra güvenilir düşük gecikme süreli iletişim (URLLC) ve büyük makine tipi iletişim (mMTC). Sürüm 15, 4G’ye bağımlı olarak çalışan (Non-Standalone-NSA) 5G teknolojisinin temelini oluşturdu, ancak bunlar, uçtan uca hizmetlerin sağlanması için hâlâ 4G LTE altyapısına dayanıyordu. Gerçekten de birçok operatör, özünde daha önceki LTE hizmetlerine benzeyen gelişmiş eMBB veya Sabit Kablosuz Erişim (FWA) teknolojisine sahip ticari 5G hizmetleri başlattı. Bununla birlikte Güney Kore gibi bazı daha gelişmiş pazarlardaki operatörler, cloud gaming, Artırılmış Gerçeklik (AR), Sanal Gerçeklik (VR) ve 4K video gibi 5G’nin daha gelişmiş yeteneklerini kullanan yenilikçi tüketici kullanım alanlarının geliştirilmesine odaklandı. Amaç aboneleri 5G planlarını benimsemeye teşvik etmek idi. Sürüm 15 ayrıca, NSA’in bir sonraki adımı olan SA mimariye öncülük etti, ona yol açtı. SA mimarinin farkı şu; 5G Yeni Radyo’yu bağımsız bir santral/çekirdek (core) sistemine bağlıyor. Bu santral/çekirdek sistemi opsiyonel bulut-tabanlı ağ işlevlerine sahip bir yapı. 3GPP, sürüm 15’den sonra 16 ve 17’yi üretti. Bu yeni sürümlerin geliştirdiği konular şunlar: Zamana duyarlı iletişimi (TSC) desteklemek için yenilikler, 5G eko-sisteminin daha fazla genişletilmesi, geliştirilmiş MIMO, küçük veri iletimi (SDT), kullanıcı ekipmanı (UE) enerjisi, endüstriyel IoT (I-IoT), ve daha birçok geliştirme. Diğer alanlar arasında dilimleme (slicing), uç bilgi işlem (edge computing) ve Karasal Olmayan Ağlar (NTN) desteği yer alıyor. Bu alanlar, mobil operatörler için madencilik, ulaşım gibi endüstriyel ortamlarda hizmet sunmanın yanı sıra kurumsal müşterilere operasyonlarını ve süreçlerini dijitalleştirme fırsatı sundu. Endüstri 4.0, üretkenliği ve üretimi artırmak için 5G hizmetlerinden gerçekten yararlanan ilk sektörlerden biridir. Örneğin, belirli kullanım durumları için 5G, gelişmiş video analizi veya kameralı güvenlik sistemleri gibi bir dizi kullanım durumuna yüksek kaliteli video akışları, canlı mobil video
yakalama ve çoklu video akışlarından beslemeler sunar.

5G-Advanced dönemi

5G-Advanced, 5G’yi en eksiksiz ve en zengin özelliklerine doğru geliştirmeye hazırlanıyor. Genişletilmiş gerçeklik (XR) özelliklerine dayalı sürükleyici bir kullanıcı deneyimi ile daha talepkar uygulamalar ve her zamankinden daha geniş bir kullanım durumu yelpazesi için bir temel oluşturacak. Ayrıca, gelişmiş performans, ağ optimizasyonu ve enerji verimliliği için RAN, Çekirdek ve ağ yönetimi katmanı genelinde AI ve ML geliştirmeleri sunacak. Tamamen geriye doğru uyumlu olacak, bu nedenle eski 5G cihazlarına hizmet verme yeteneği de dahil olmak üzere mevcut 5G NR Sürümleri 15-17 ile birlikte var olabilecek.

5G-Advanced’in Dört Boyutu

Nokia, 5G-Advanced yeterliliklerini mobil operatörlerin ağlarını temel ve belirli şekillerde dönüştürebilmesinin bir yolu olarak görüyor. Nokia deneyim, genişleme, arttırma ve operasyonel mükemmellik olmak üzere dört boyutu dikkate alarak; müşterilerini ağ gereksinimleri, kurulum senaryoları ve kullanım durumlarına dair her türlü kombinasyonda destekleyecek.

  • Deneyim: 5G-Advanced, insanlar ve makineler için gelişmiş bir deneyim sunacak. Bu özellik kümesi, yukarı yönlü (uplink) bağlantıdaki verimi artırmaya, hizmet kesinti süresini azaltmaya ve üstün dijital deneyimler sağlamaya odaklanır. Fiziksel ve sanal dünyanın kaynaşacağı XR, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) kullanımı sayesinde sürükleyici deneyimler mümkün olacak. 
  • Genişleme: 5G-Advanced, geleneksel iletişimin ötesinde yeni hizmetler sağlayacak. 5G-Advanced, hem iç hem de dış mekanlarda sürekli olarak 10 cm’nin altında doğrulukla gelişmiş konumlandırma ve bir hizmet olarak zaman senkronizasyonu sunarak akıllı elektrik şebekesi kontrolü, endüstriyel otomasyon ve gerçek zamanlı finansal işlemler gibi çok çeşitli kullanım durumları için değerli avantajlar sunacak. Bu navigasyonu geliştirecek ve lojistik sistemleri daha verimli hale getirecek. 
  • Arttırma: 5G-Advanced, bağlanabilirliğin kapsamını genişletecek ve bağlantıları yeni pazar segmentlerinin kullanımına sunacaktır. Bu segmentlerin bir bölümü şöyledir: Gelişmiş kapsama alanı, geliştirilmiş düşük maliyetli kitlesel IoT, karasal olmayan ağlar (NTN) ve dronlar için daha fazla destek amaçlı yenilikler. Bu, geniş bant bağlantısını kırsal ve yetersiz hizmet alan coğrafyalara genişleterek insanlara ekonomik fırsatlara erişim ve mobil bağlantının sağladığı avantajlar sunarak dijital uçurumun kapatılmasına da yardımcı olacaktır. Aynı zamanda sürücüsüz arabaların, otonom robotların ve endüstriyel otomasyon sistemlerinin işleyişi için de temel olacak.
  • Mükemmellik: 5G-Advanced, AI/ML etkinleştiricilerinin kademeli olarak tanıtılması, kablolu ve kablosuz yakınsama, iyileştirilmiş esneklik ve enerji verimliliği iyileştirmeleri ile 5G platformunu ve işleyişini iyileştirmeyi ve optimize etmeyi amaçlayan operasyonel mükemmellik tarafından desteklenecektir. Bu operasyonel geliştirmeler, uygun bir operasyonel masrafla verimli ağ operasyonu sağlayacaktır.

5G-Advanced’teki önemli geliştirmeler

  • XR (AR, VR, oyun): 5G-Advanced, VR ve sürükleyici AR uygulamalarının ve bulut oyun deneyiminin erişimini genişleterek günümüzün XR deneyimini geliştirecek. 5G-Advanced, kullanıcılara hareket halindeyken üstün bir XR deneyimi sunacak ve gerçekten yüksek veri hızlı bir deneyim sağlayacak. Bunu sağlamak için keskin sınırları olan gecikme kısıtlamaları ile yüksek veri hızlarının yanı sıra yüksek derecede uygulama farkındalığı gerekir. Bu gelişmiş uygulama farkındalığı, XR işleme yükünü cihazdan ağa taşımaya yardımcı olarak kullanıcı ekipmanının maliyetini, boyutunu ve gücünü azaltır. Daha eski hantal cihazlar, her yerde XR kullanım durumlarını mümkün kılacak çok daha küçük cep boyutlu modellerle değiştirilecek. Bu, kullanıcılara uzak bir ortamda olduklarına dair gerçek bir algı verebilir ve fiziksel olarak nerede olurlarsa olsunlar, bu tür ortamlarda verimli bir şekilde etkileşime girmelerine izin verebilir.
  • Gelişmiş kapsama alanı ve MIMO performansı: 5G-Advanced, canlı yüksek-kaliteli video akışı gibi güçlü bir yukarı yönlü (uplink) bağlantı gerektiren uygulamalardaki büyümeyi de hedefleyecektir.  5G-Advanced’ın yeniliklerle 5G’ye kıyasla yüzde 20 daha yüksek veri hızları sunması bekleniyor. Ayrıca yukarı yönlü bağlantı gecikmelerini de düşürmesi hedeflenmektedir. Bir XR dünyasında iyi bir son kullanıcı deneyimi için ön koşul, XR uygulamaları genellikle yüksek düzeyde yanıt veren (responsive) çift yönlü iletişim gerektirdiğinden, her iki bağlantı yönünde de düşük gecikmelere sahip olmamızdır. Uplink kapsama iyileştirmeleri de 5G-Advanced’in bir parçasıdır. 
  • GSM-R’dan 5G’ye geçiş: 5G-Advanced’i demiryolları ve kamu hizmetlerinden kamu güvenliğine kadar sektörler genelinde belirli özel dikey kullanım durumlarına genişletmek, NR’yi 5MHz’in altındaki özel spektrum bant genişliklerinde dağıtma becerisini gerektirir. 5G’yi tahsis edilen spektrum bant genişliğine uyarlayarak, yeni nesil akıllı şebekeleri bağlayarak ve ultra bağlantılı ve duyarlı mavi ışık hizmetlerini güçlendirerek demiryolları için yeni nesil sinyalizasyon ve iletişim sağlamak örneklerden biridir. Avrupa’da, Geleceğin Demiryolu Mobil İletişim Sistemi’nde (FRMCS) GSM-R’ın yerini almak üzere 5G NR kullanmasına karar verildi.
  • Akıllı telefonların ötesine geçmek: 5G-Advanced ayrıca, 5G’nin kapsama alanından ve verimli bağlantısından yararlanan yeni cihaz türleri çağını da başlatacak. Akıllı telefonların yanı sıra muazzam performansının ve esnekliğinin her yönünü uygulamaya ihtiyaç duymayan cihazların yanı sıra çok sayıda yeni tam özellikli cihaz türü göreceğiz. Bu aynı zamanda önemli ölçüde daha düşük cihaz maliyetleri sağlar. Bu cihazlara “Azaltılmış Yetenek” veya RedCap cihazları denir ve endüstriyel kalite kontrol, süreç izleme veya algılama ve varlık takibi için video gözetimi gibi kullanım durumları için idealdir. Bu sayede, aynı zamanda uzun ömürlü pillere sahip olan, küçük form faktörlü akıllı giyilebilir elektronikler tasarlanabilir. Endüstriyel süreç izleme ve kalite kontrol senaryolarında, ağ performansını desteklemek için küçük veri paketlerinin sık işlemleri verimli bir şekilde iletilebilir. Ayrıca, İnsansız Hava Araçları (İHA’lar) veya dronlar gibi tam kapasiteli cihazların kullanımının, arama kurtarmadan paket teslimine ve havadan görüntülemeye kadar uzanan uygulamalarla artması bekleniyor. Sadece dronlar değil, aynı zamanda otonom araçlar, robotlar ve Otomatik Kara Araçları (AGV’ler), baz istasyonlarıyla güvenli iletişim sağlamak için özel olarak tasarlanmış 5G Gelişmiş ağlarla gelişecek.
  • Doğru konumlandırma: 5G-Advanced ayrıca, hem iç hem de dış mekan senaryoları için görüş hattı olmayan yolların yanı sıra santimetre düzeyinde doğruluk tanımlama dahil olmak üzere hücresel tabanlı konumlandırma açısından geliştirmeler sunacaktır. İç mekanlarda, dış mekan küresel navigasyon uydu sistemlerinin (GNSS) tamamlayıcısı olarak çalışacak ve bu nedenle endüstriyel otomasyon veya lojistik için binalarda veya otomotiv veya kamu güvenliği için tünellerde kullanılabilir. Doğru konumlandırma ve RedCap sayesinde varlık (asset) takibi için 5G bağlantılı etiketler uygulanabilir. Bir gün, bu etiketler çevrelerinden enerji bile toplayabilirler.
  • Esnek zamanlama: 5G, endüstriyel otomasyondan gerçek zamanlı finansal işlemlere ve akıllı şebekelere kadar her şeyi destekleyen Evrensel Zaman Koordineli (UTC) veya iyi tanımlanmış herhangi bir zaman alanına senkronizasyon sağlamak için GNSS/GPS’ye uygulanabilir bir alternatif veya tamamlayıcı haline geliyor. Günümüzün akıllı şebekesinde elektrik çok yönlü olarak akmaktadır. Bu nedenle, dengesizlikleri önlemek için son derece doğru, eş zamanlı ve sürekli izleme gereklidir ve bu da son derece doğru mikro ve milisaniye düzeyinde zaman bilgisi gerektirir.
  • Ağ operasyon verimliliği: 5G-Advanced, performansı, otomasyonu ve enerji verimliliğini artıracak olan RAN, çekirdek ve ağ yönetimi etki alanlarında yeni AI ve ML teknolojilerini tanıtacaktır. Buna daha verimli veri toplama, AI/ML model eğitimi ve AI/ML aracıları arasında model alışverişi için çözümler ve ayrıca 5G-Advanced radyo performansını daha da artırmak için hava arayüzünde AI/ML’nin ilk kez tanıtılması dahildir. Hücresel trafiğin üstel büyümesiyle, yeni enerji tasarrufu özelliklerinin uygulanmasıyla enerji verimliliği 5G-Advanced’de ele alınmaya devam edilmelidir. Trafik değişimlerini tahmin etmek ve trafik talepleri doğrultusunda enerji tasarrufu elde etmek için yapay zeka ve makine öğrenimi ile desteklenen iyi tasarlanmış standartlar ile olağanüstü uygulamanın bir kombinasyonuna ihtiyaç duyacaktır. Ek olarak, operasyonel yenilikler dilimleme (slicing) geliştirme ve Wi-Fi gibi 3GPP dışı erişim teknolojilerinin entegrasyonunu ele alıyor.
  • Gelişmiş yan bağlantı: 5G-Advanced, kullanıcılar veya kullanıcılar ile altyapı arasındaki doğrudan iletişimi geliştirmeye devam ediyor. Yan bağlantı geliştirmeleri, kullanıcıların diğer kullanıcılar aracılığıyla ağlardan bilgi almasına olanak tanıyan cihazdan cihaza (UE’den UE’ye) geçişi destekleyen mekanizmalar içerecektir.
  • Gelişmiş mobilite: 5G-Advanced, sağlamlıktan ödün vermeden devir teslimler sırasında neredeyse sıfır hizmet kesintisi süresini hedefleyecektir. Bu, XR, I-IoT veya URLLC gibi gecikme açısından kritik hizmetlere sahip hareket halindeki cihazlar için hayati önem taşır.

Yazar:
Erensoy Bilgin / Nokia Türkiye Ülke Müdürü

Avrupa Birliği ChatGPT’yi soruşturma kararı verdi

0

Avrupa Veri Koruma Kurulu (EDPB), bir dizi Avrupalı gizlilik gözlemcisinin teknolojinin AB’nin Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) ile uyumlu olup olmadığı konusunda endişelerini dile getirmesinin ardından ChatGPT’yi araştırmak üzere özel bir görev gücü kurmayı planlıyor.

Avrupa’nın ulusal gizlilik düzenleyicileri Perşembe günü yaptıkları açıklamada, kararın İtalyan veri koruma otoritesinin ChatGPT hizmetiyle ilgili olarak OpenAI’ye karşı yürüttüğü son yaptırım eylemi hakkındaki tartışmaların ardından geldiğini söyledi.

EDPB, web sitesinde yayınladığı bir açıklamada, görev gücünün “işbirliğini teşvik etmeyi ve veri koruma yetkilileri tarafından yürütülen olası yaptırım eylemleri hakkında bilgi alışverişinde bulunmayı” amaçladığını söyledi.

Geçtiğimiz ay, İtalya’nın veri gizliliği düzenleyicisi, chatbot’un kişisel verileri toplaması ve depolamasıyla ilgili gizlilik ihlalleri iddiaları nedeniyle ChatGPT’ye karşı geçici bir yasak yayınladı. İtalya’nın kişisel verilerin korunması garantörü, AB gizlilik yasalarına uymadığı sürece ChatGPT’nin ana firması OpenAI tarafından İtalyan kullanıcıların verilerinin işlenmesinin geçici olarak durdurulmasını emretti.

OpenAI’nin uyması gereken kurallar

Avrupa Birliği ChatGPT'yi soruşturma kararı verdi

Hizmetin eski haline getirilmesi için İtalyan garantör, OpenAI’nin uyması gereken veri koruma gerekliliklerinin bir listesini çıkardı: ChatGPT’nin verileri nasıl işlediğine dair daha fazla şeffaflık, kullanıcı olmayanların verilerinin işlenmesinden vazgeçme hakkı ve hizmete kaydolmak için bir yaş sınırı sistemi.

Yasağın ardından OpenAI CEO’su Sam Altman bir tweet attı: “Elbette İtalyan hükümetine saygı duyuyoruz ve İtalya’da ChatGPT sunmayı durdurduk (ancak tüm gizlilik yasalarına uyduğumuzu düşünüyoruz).”

ChatGPT tartışması EDPB’nin gündemine, konunun EDPB’nin genel kurul toplantısına dahil edilmesini isteyen İspanyol Veri Koruma Ajansı’nın (AEPD) talebi üzerine eklendi. O tarihten bu yana AEPD, OpenAI hakkında olası bir mevzuat ihlali nedeniyle soruşturma başlattığını ve komitedeki Avrupalı meslektaşlarıyla koordinasyon içinde olacağını duyurdu.

Avrupa’nın başka bir yerinde, Fransız gizlilik gözlemcisi CNIL’in de sohbet robotuna karşı, biri Fransa’nın alt meclisi olan Ulusal Asamble’nin Côtes d’Armor bölgesini temsil eden üyesi Eric Botheral tarafından yapılan beş şikayeti soruşturduğu bildiriliyor.

Endişelere rağmen, Fransa Dijital Bakanı Jean-Noël Barrot, La Tribune’e verdiği bir röportajda ChatGPT’nin gizlilik yasalarına saygı göstermediğini düşünse de, sonuçta yasaklanmasına karşı çıktı.

OPenAI yorum taleplerine yanıt vermedi.

5 kat daha hızlı şarj!

0

Skywell’i Üreten Teknoloji Firması Skyworth 4C süper hızlı şarj teknolojisini dünyaya tanıttı

Uluslararası Şangay Otomobil Fuarı’na katılan Çin’in en büyük teknoloji firmalarından Skywell’in üreticisi Skyworth, teknolojik donanımlarla ürettiği Skywell model elektrikli araçların dolum süresini minimuma indiren 800V+4C süper hızlı şarj teknolojisini tanıttı. Araçları 0’dan yüzde 80 doluluğa 7,5 dakikada ulaştıran 4C süper hızlı şarj teknolojisi, Skywell’ler ile fosil yakıtlı otomobiller arasındaki dolum süresi farkını neredeyse ortadan kaldırıyor. 

Elektrikli araç endüstrisinin gelişimine liderlik etme misyonuyla hareket eden Çin merkezli Skywell’i üreten teknoloji şirketi Skyworth, geliştirdiği süper hızlı şarj teknolojisiyle, 2023’ün en büyük otomobil fuarı olan Şangay Uluslararası Otomobil Fuarı’ndaki yerini aldı. Özellikle elektrikli otomotiv sektörünün rekabet sahası haline gelen fuarda 800V+4C süper hızlı şarj teknolojisini tanıtan Skyworth, Skywell ürünlerinde yeni bir teknoloji sunarak sektörün en büyük sorunu olarak gösterilen uzun süren şarj dolum problemini ortadan kaldırıyor. 

Günümüz teknolojisine göre 5 kat daha hızlı şarj etme imkânı sağlıyor

Ulu Motor distribütörlüğünde Türkiye ve Avrupa’da satışa sunulan 642 kilometre menzilli Skywell araçlarını şarj ederken 0’dan yüzde 80 doluluk oranına ulaşmasını 7,5 dakikaya düşüren Skyworth, fosil yakıtlı araçlar ile elektrikli araçların dolum süresi arasındaki farkı neredeyse sıfıra indiriyor. Günümüz teknolojisiyle yüzde 30’dan yüzde 80 doluluk oranına yaklaşık 40 dakikada ulaşabilen Skywell ET5 modeli, yeni 4C süper hızlı şarj teknolojisi sayesinde sadece 7,5 dakikada 500 kilometre menzil yapacak kadar dolum gerçekleştirebilecek. Böylece araçlar, mevcut duruma göre 5 kat daha hızlı şarj edilebilecek. 

Mcdodo’dan acil durum şarj kiti

0

Acil durumlarda hayat kurtaran fonksiyonlara sahip olan akıllı telefonların en kötü yanı; teknolojinin gelişmesine rağmen hala düşük kullanım süreleri. Mcdodo, sınırlı pil gücüne sahip bu cihazların yolculuk, afet, kaza gibi acil durumlarda tamamen dolu şarj halinde olması için markanın en çok tercih edilen ürünlerini uygun fiyat avantajıyla bir acil durum kitinde bir araya getirdi

Hızlı şarj uzmanı Mcdodo, ürün portföyüne mobil hayatı kolaylaştıran ve iletişimi sürdürülebilir kılan ürünler eklemeye devam ederken, her geçen gün artan kesintisiz ve uzun süreli şarj beklentisine de inovatif çözümler sunuyor.   Özellikle MagSafe şarj cihazlarıyla; hafif, taşınabilir ve hızlı şarjla ilgili tüm beklentileri karşılayan marka; akıllı telefonların artık sadece günlük iletişim aracı olmadığını, afet ve acil durumlar için hayatta kalma fonksiyonu taşıdığını dikkate alarak, gündüz MagSafe teknolojili ve sürekli yanınızda taşıyabileceğiniz hafiflikte powerbank’ler ve şarj cihazları kullanabilir, geceleri ise telefonu güvenle şarjda tutabileceğiniz power off kablolar sunuyor.

Her Durum İçin Şarjınız Hep Yanınızda

Mcdodo’nun en hızlı sürede dolan ve daha uzun süreler dayanan mobil cihaz şarjları için tasarlanan ürünleri, afet ve acil durumlar için tasarlanan şarj kitinde bir araya geldi. Markanın en çok tercih edilen ürünlerinden olan 36W Type-C ve USB Girişli Araç Şarjı, 3 in 1 Hızlı Şarj Kablosu, 22.5W 10000 mAh Kablolu Göstergeli Powerbank ve 20W Type-C ve USB Girişli Hızlı Şarj Adaptörü 1.999,90 TL yerine 1.699,90 TL fiyatla sunuluyor.

Apple, sağlığa odaklanan bir günlük uygulaması üzerinde çalışıyor

Jurassic adı verilen bu uygulamanın, Apple’ın sağlık sektörüne genişleme isteğini yansıttığı söyleniyor.

Bu uygulama, hayatınızdaki aktiviteleri takip eden bir şeyler olabilir, tipik gününüzün nasıl geçtiğini, nereye gittiğinizi, kimlerle etkileşimde bulunduğunuzu ve standart rutinden ne zaman sapmalar yaptığınızı analiz edebilir. Hatta bir “Bütün Gün İnsan Keşfi” özelliği kullanarak, meslektaşlarınızla ve arkadaşlarınız arasındaki farkı bile belirlemeye çalışabilir. Bu, diğer bireylere olan yakınlığınızı algılayarak çalışabilir, ancak onların da bir iPhone ve uygulamaya ihtiyaç duyup duymayacağı açık değil.

Apple’ın toplayabileceği kapsamlı bilgiler tamamen yeni olmasa da, topladığı verileri kullanarak ilgili günlük konuları öneren bir kişiselleştirme özelliği ile oldukça açık olabilir. Temelde, iPhone’unuzu bir koşuya çıkarırsanız, egzersiz hakkında yazmayı önerir gibi görünüyor. Tüm veriler sadece cihazda saklanabilir ve günlük önerileri otomatik olarak dört hafta sonra silinebilir.

Eğer Apple bir günlük uygulaması çıkarırsa, Day One ile doğrudan rekabete girebilir. Duygu ve etkinlik takipçisi, on yılı aşkın süredir 200.000 premium aboneye ulaşarak büyük ölçüde Apple’ın yardımıyla büyüdü. 2014 yılında Apple Design Ödülü aldı ve tekrar tekrar App Store promosyonları kazandı. Kurucusu Paul Mayne, Apple’ın desteğinin yaklaşık üç yıl önce belirgin şekilde azaldığını, bu nedenle benzer bir uygulama yapmakta olduğunu düşündüğünü söyledi. Apple, daha önce popüler uygulamaların kendi sürümlerini yaratmakla (Sherlocking) veya şirketlerle toplantılar yapıp onların fikrine benzer bir şey üretmeye başlamakla suçlanmıştı.

Nedir bu Fintech?

Fintech yada Fintek son dönemlerde öne çıkan, yurtiçinde ve yurtdışında yatırımcılar tarafından da dikkatle değerlendirilen, büyük iş birlikleri, yeni yatırımlar ile ilgi çeken en önemli alanlardan bir tanesidir.

Peki nedir bu Fintek? Fintek, finansal teknolojileri ‘in kısaltması olarak kullanılıyor. Kelime tanımına baktığımızda ilk akla gelen finansal alanda geliştirilen teknolojiler yaklaşımı çok da yanlış değildir. Fakat bu alanda başarılı olmak için yeterli de değil.

Para kullanımı ile ilgili ihtiyaçlar, para kullanımı ile ilgili yeni çözümleri de beraberinde getiriyor. Lidyalılardan bugüne kadar çok hızlıca paranın yolculuğuna baktığımızda paranın kullanım şeklinin bir çok kez şekil değiştiğini görüyoruz. Dijitalleşen dünyada, fiziksel para kullanımı artık yerini dijital para kullanımına bırakmaya başlıyor.

Günlük yaşantımızda paranın hareketliliğine baktığımızda bir çok önemli nokta belirleyebiliriz. Paramızı dijital dünyada güvenli bir yüklemeye ve saklamaya ihtiyacımız var. Yüklediğimiz parayı birine göndermeye ve nadiren de olsa dijitalden parayı fiziksele çevirmeye ihtiyacımız oluyor.

Alışveriş yaptığımız sırada paramızı harcamaya ihtiyacımız var ve bu harcama sırasında da fiziksel para kullanımı deneyimimizden daha hızlı, iyi, kişiselleşmiş, faydalar elde ettiğimiz bir alışeriş deneyimini artık arıyoruz.

online alışveriş

Paramız bittiğinde alışveriş yapabilmeye devam etmek istiyoruz. Tam alışveriş sırasında paramız yokken kasada kalmak istemiyoruz, çok hızlı kullanılabilen kredi seçeneklerine ihtiyaç duyuyoruz. Bu kredilerin hızlı kullanılabilen, kolay geri ödenebilen bir şekilde hayatımızın içerisinde sürtünmesiz bir şekilde yer almasını istiyoruz.

Ticaret yapıyorsak müşterilerde dijital dünyada çok hızlı, kolay ödemelerini alabilmeyi istiyoruz. Ticari olarak kullandığımız bankaların dijital şubeleriyle tek tek uğraşmak yerine tek bir yerden tüm banka hareketlerini yapabilmeyi istiyoruz.

Özetle bireysel yada ticari yaşantımızın her noktasında para ile ilgili konuların sürtünmesiz bir şekilde yer almasını, ihtiyaçlarımıza yönelik çözümlerin çok hızlı ve kolay erişilebilir olmasını istiyoruz.

Fintek şirketleri çözüm üretiyor

Fintek şirketleri bireylerin yada kurumların tüm bu noktalarda çözüm üreten şirketler olduğunu söyleyebiliriz. Bunu başarabilmeleri için finansal dinamikleri çok iyi bilmeleri ve teknoloji ile fark yaratan çözümler geliştirebiliyor olmaları gerekiyor.

Her ülkenin kendi regülasyonuna uyum sağlayan, global finans otoriteleri ile koordineli bir şekilde çalışan, güvenlir, esnek, hızlı çözümler geliştirmek teknoloji yönetimi açısından büyük zorluklar barındırıyor. Dikey uzmanlıklara sahip olmak ve küçük noktalarda fark yaratarak bu küçük farklılıklarla büyük sonuçlar yaratabilmek gerekiyor.

Finansal bir alanda çözüm geliştirildiği için finans dünyası dinamikerine çok hakim olmak ve aynı teknoloji tarafında olduğu gibi finans tarafında da küçük farklılıklarala büyük sonuçlar yaratabilmek gerekiyor.

Fintek şirketlerinin başarılı olabilmeleri için çok iyi bir finans şirketi aynı zamanda da çok iyi bir teknoloji şirketi olmaları gerekiyor. Finans ve teknoloji alanlarındaki derin tecrübeleri bir araya getirip küçük farklılıklar yaratıp, bu küçük farklılıklarla büyük kitlelere fayda sağlayan çözüler oluşturabilmeyi hedefliyorlar.

Başarılı fintek şirketlerinin dikkat çekmesinin sebebi de bundan kaynaklanmaktadır. İki dikeyde derin uzmanlıkları barındırarak, çok hızlı giderek, büyük yenilikler hayata geçirebiliyorlar. Bunu yapmayı başaran ekipler sahip oldukları tecrübe, bilgi ve çözüm üretebilme yetenekleri ile sadece bulundukları ülkede değil tüm dünyada yenilikçi çözümler geliştirebilmeyi başarabilmektedirler.

Ülkemizde bir çok başarılı Fintek olduğunu görüyoruz, bazıları da Türkiye’de yarattıkları başarıları yurtdışına taşımaya çalışıyor. Türk Fintek şirketleri sahip oldukları bilgi, birikim, çözüm üretebilme yetenekleri ile dünyada adlarını çok daha fazla duyurmaya başlayacaklar.


Bahadır Aktan
ParamTech Genel Müdürü

Akademik hayatına Elektrik-Elektronik Mühendisliği ile başlayan Bahadır Aktan, Mühendislik Yönetimi yüksek lisansı ve daha sonrasında Harvard Business School’daki üst düzey yöneticiler için Yıkıcı İnovasyon ve Strateji eğitimini alarak yüksek öğrenimini tamamladı.

Profesyonel hayatına ise telekomünikasyon sektöründe başlayan Aktan; Ericsson, Huawei ve Turkcell’de çalıştı. Turkcell sonrası Opet, Pegasus ve N11’de teknoloji dönüşümlerini yönetti, yerel ve global başarıya dönüşmüş birçok projeye liderlik etti. Son olarak Getir’in teknoloji ekibinde grup şirketlerinden sorumlu üst düzey yönetici olarak çalışan Aktan, 18 Nisan 2022’de Param’ın Group CTO rolü ile Türkiye’nin en büyük finans ve teknoloji grubu olan Param’ın teknoloji liderliğini üstlendi. Param, Finrota, ParamUK, Kredim gibi önemli markaların teknolojilerine yön verirken ParamTech şirketinin de Genel Müdürlüğünü üstlenmektedir. Aktan, ParamTech şirketi ile sadece Param grubuna değil tüm fintek sektörüne öncülük eden teknoloji geliştirmelerine yön vererek sektörün gelişmesini sağlayan bir çok önemli projeye de liderlik etmektedir. 

Teknoloji devi Oracle’dan yapay zeka odaklı çalışan deneyimi platformu!

0

Teknoloji devi Oracle, firmaların yetenekleri çekme, elde tutma ve geliştirme süreçlerini daha iyi desteklemelerine yardımcı olmak için son güncellemede yapay zekanın gücünden yararlanıyor

Çalışan deneyimini geliştirmek için yeni bir çözüm

Oracle, Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir yazılım şirketidir. Şirket, 1977 yılında Larry Ellison, Bob Miner ve Ed Oates tarafından kurulmuştur. Oracle, özellikle veri yönetimi, iş zekası ve bulut bilişim gibi alanlarda yazılım üretimi yapmaktadır. Oracle, kurumsal düzeyde veri tabanı yönetimi ve uygulama geliştirme yazılımları ile bilinir. Veri tabanı yönetimi ürünleri arasında Oracle Database, MySQL ve Berkeley DB gibi ürünler yer alır. Ayrıca, Oracle aynı zamanda yazılım uygulamaları için bir platform olan Java’yı da geliştirmektedir. Oracle, Fortune 500 listesinde yer alan en büyük şirketlerden biridir ve dünya genelinde milyarlarca dolarlık bir gelire sahiptir. Şirketin müşteri portföyü arasında büyük şirketler, hükümet kurumları ve finansal kuruluşlar yer almaktadır.

Oracle, Fusion Cloud Human Capital Management (HCM) çözümünü daha da geliştirerek çalışan deneyimi platformu Oracle ME’ye yapay zeka odaklı önemli bir güncelleme getirdiğini duyurdu. Oracle Grow olarak adlandırılan yeni bileşen, çalışanlar için öğrenme hedefleri ile beceri ve kariyer geliştirme fırsatlarını bir dizi başka özellikle harmanlayan daha kişiselleştirilmiş bir deneyim yaratmak üzere tasarlandı.

Oracle, çalışan deneyimini geliştirerek ve insanların tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olacak daha iyi işaretler ve sinyaller sağlayarak, şirketlerin yöneticilerini, bireysel çalışanların büyüme isteklerinin ve ihtiyaçlarının iş profesyonelleriyle uyumlu kalmasını daha kolay ve etkili bir şekilde sağlamaları için güçlendirebileceklerini umuyor. Oracle’da uygulama geliştirmeden sorumlu başkan yardımcısı Steve Miranda’ya göre, kuruluşlar daha azıyla daha fazlasını yapma baskısı altında olmaya devam ediyor ve bu da mevcut çalışanlara şirket içi kariyer hareketliliği ve yeni ve değişen sorumluluklara uyum sağlama ve bunları benimseme konusunda yardımcı olma ihtiyacına daha fazla vurgu yapıyor.

“Bir ya da iki yıl önce bazı sektörlerde durum çok farklıydı. İşgücüne çok yüksek bir talep vardı. Kuruluşlar bize dışarıdan kaynak bulmanın çok zor olduğunu söylüyorlardı, bu nedenle şirket içindeki insanların daha uzun süre kalmalarını nasıl sağlayabileceklerini – çünkü çok fazla yıpranma yaşıyorlardı – ve ayrıca kritik pozisyonlar için şirket içinden nasıl kaynak bulabileceklerini soruyorlardı” dedi.

“Bazı sektörlerde, özellikle de yüksek teknolojide, işgücü piyasası değişmeye başlıyor. Birdenbire insanları elde tutmakta zorlanmak değil, işe alımların dondurulması vb. nedenlerle başka kimseyi işe alamamak söz konusu olmaya başladı. Çalışanların hala yapmaları gereken kritik görevler var – ve bu kritik görevleri yerine getirecek yetenek eksikliği devam ediyor – peki şimdi dışarıdan bakmaya veya harcamalarınızı daha da artırmaya gerek kalmadan şirket içinde sahip olduğunuz becerileri nasıl öğrenebilir ve bu kişileri bu rollere geçmeleri için nasıl eğitebilirsiniz?”

Oracle Grow’u kullanan şirketler ve işgücü, aşağıdakileri içeren bir dizi yetenekten yararlanacak

  • Yapay zeka odaklı insan verilerini alan ve bunları büyümek ve gelişmek isteyenler için anlamlı içgörülere dönüştüren birleşik bir büyüme deneyimi.
  • Şirket içi kariyer hareketi fırsatlarına ve oraya ulaşmak için gereken becerilere daha parlak bir ışık tutmak için kariyer yolu rehberliği.
  • Bireysel istekleri alan ve ısmarlama gelişim yolculuklarının küratörlüğünü destekleyen ve ilerlemek için rehberlik ve kaynakları bir araya getirmeye yardımcı olan kişiselleştirilmiş gelişim oynatma listeleri.
  • Sayısız öğrenme gereksinimi ve stiline hitap eden bölgeselleştirilmiş gelişim tercihleri.
  • Liderliğin ekipler ve departmanlar arası beceri boşluklarını izlemesini sağlayan gelişmiş bir ekip beceri merkezi.

Ventana Research’te HCM teknolojisinden sorumlu başkan yardımcısı ve araştırma direktörü olan Quincy Valencia, “Bugün pazarda var olan en büyük zorluklardan bazıları doğru çalışanlara sahip olmak, onların katılımını sağlamak ve onlara büyümek ve başarılı olmak için ihtiyaç duydukları araçları sağlamakla ilgili” dedi.

“Oracle Grow gibi bunu gerçekten kişisel bir şekilde sunan çözümler sürdürülebilir şirket içi yetenek gelişiminin anahtarı olacaktır. Sadece çalışanların bireysel düzeyde başarılı olmalarına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda işletmelere değişmeyen tek şeyin değişim olduğu bir zamanda başarılı olma becerisi ve uyum yeteneği de kazandırabilir.”

BuzzFeed News Kapanıyor, Şirket 180 Çalışanını İşten Çıkarıyor!

0

CEO Jonah Peretti’nin Perşembe günü şirket çalışanlarına gönderdiği bir nota göre BuzzFeed, kâr edemediği için BuzzFeed News’i kapatıyor. Dijital yayıncı, BuzzFeed News ve diğer bölümlerdeki çalışanlarının %15’ini ya da yaklaşık 180 kişiyi işten çıkarıyor.

CEO Peretti’nin Sözleri

Peretti’nin notuna göre, BuzzFeed bundan böyle haber çalışmalarını 2020 yılında Verizon’dan satın aldığı HuffPost gibi tek bir kârlı haber kuruluşunda yoğunlaştıracak. Şirketin amiral gemisi BuzzFeed.com sitesi ise yerinde kalacak.

Peretti, “İşten çıkarmalar neredeyse her bölümde gerçekleşirken, şirketin artık BuzzFeed News’i bağımsız bir kuruluş olarak finanse etmeye devam edemeyeceğine karar verdik” diye yazdı. BuzzFeed News 2012 yılında o zamanki genel yayın yönetmeni Ben Smith’in yönetiminde yayın hayatına başlamıştı. Peretti notunda, “BuzzFeed News’e aşırı yatırım yapma kararı aldım çünkü çalışmalarını ve misyonlarını çok seviyorum. Bu, büyük platformların sosyal medya için özel olarak tasarlanmış birinci sınıf, ücretsiz gazeteciliği desteklemek için gereken dağıtım veya mali desteği sağlamayacağını kabul etmemi yavaşlattı.” Peretti’ye göre HuffPost, BuzzFeed News’e kıyasla “sosyal platformlara daha az bağımlı olan, son derece ilgili ve sadık bir kitleye sahip, kârlı bir marka”.

Peretti ayrıca, “müşterilere, yalnızca BuzzFeed, Complex, HuffPost, Tasty ve First We Feast’te gerçekleşebilecek yaratıcılar, yapay zeka ve kültürel anlar şeklinde daha fazla yenilik getireceğiz” diye yazdı. Bir BuzzFeed sözcüsüne göre, hiçbir işin yerini yapay zeka almıyor. Şirket kısa süre önce testler de dahil olmak üzere bazı içeriklerin oluşturulmasına yardımcı olması için yapay zekayı kullanmaya başladı ve Peretti teknolojinin “ana işimizin bir parçası” haline geleceğini söyledi.

BuzzFeed News’in kapatılmasının yanı sıra, gelirler müdürü Edgar Hernandez ve COO Christian Baesler de şirketten ayrılıyor. BuzzFeed başkanı Marcela Martin, derhal geçerli olmak üzere tüm gelir fonksiyonlarının sorumluluğunu üstlenecek. Bir BuzzFeed temsilcisine göre, BuzzFeedNews.com’un geleceğiyle ilgili tartışmalar devam ediyor, ancak BuzzFeed News’in tüm çalışmaları korunacak ve BuzzFeed ağı içinde erişilebilir olacak. Şirket ayrıca BuzzFeed News ekibinin şu anda üzerinde çalıştığı tüm hikayelerin BuzzFeed mülklerinde de yayınlanmasını ve tanıtılmasını sağlamak için çalışıyor.

Temsilci, BuzzFeed.com ve HuffPost’un, kapsamı genişletmek istedikleri alanlarla eşleştirmek için bir dizi BuzzFeed News gazetecisine rol teklif edeceğini de sözlerine ekledi. Haziran 2022’de BuzzFeed News’in genel yayın yönetmeni olan Karolina Waclawiak attığı bir tweet’te şunları yazdı: “@BuzzFeedNews’e liderlik etmek benim için bir onur ve ayrıcalıktı. Kariyerimin 7+ yılını gazetecilikteki en yetenekli ve cömert insanlarla birlikte çalışarak geçirdim. Kültürü değiştirdik. Yasaları değiştirdik. Hepsini işe alın.”

Waclawiak ayrıca BuzzFeed News çalışanlarına gönderdiği notun bir bölümünü de paylaştı: “Son 8 aydır gelirlerimizi başarılı bir şekilde çeşitlendiriyorduk – ancak bu, şirket içindeki daha büyük mali zorlukların ve Facebook gibi sosyal platformlardaki para kazanma değişikliklerinin üstesinden gelmek için yeterli değildi. Bunun için çok üzgünüm. Sizin için şu anda olanlardan daha fazlasını istedim. Siz daha iyisini hak ediyorsunuz. Bu şirketin çok daha önce BuzzFeed News etrafında bir iş kurmaması için hiçbir neden yoktu.”

Sözlerine şöyle devam etti: “BuzzFeed News için bu sonucun önlenebilir olduğuna inanmakla birlikte, bu durum bugün gazeteciliğin karşı karşıya olduğu daha büyük bir krizin göstergesidir. Sürdürülebilir bir haber işine sahip olmanın tek yolunun gazeteciliği bir ödeme duvarının arkasına koymak gibi görünmesi son derece endişe verici. Bunun anlamı, sadece ödeme gücü olan insanların yüksek kaliteli bilgiye erişebileceği, diğer herkesin ise sosyal platformlarda yaygın olarak paylaşılan yanlış bilgileri ayrıştırmak zorunda kalacağıdır. Bunun sonuçları korkunç olacaktır.”

Microsoft Twitter’ı terk etti, Elon Musk dava açmakla tehdit ediyor!

0

Twitter CEO’su Elon Musk, Twitter verilerini izinsiz kullanmakla suçlayarak yazılım devi Microsoft’u dava etmekle tehdit etti.

Microsoft Elon Musk’ı kızdırdı.

Microsoft geçtiğimiz günlerde Twitter’ın artık reklam planlama hizmetine dahil edilmeyeceğini duyurdu. Şirketin, reklamverenlerin sosyal medyada reklam vermek için kullandığı Smart Campaigns hizmeti, Twitter’ın daha önce ücretsiz olan API’si için ödeme yapmayı reddetti. Bu karar, Microsoft’un Twitter’ın verilerini yasadışı olarak kullandığını iddia eden ve Microsoft’a dava açmayı düşünen Twitter’ın sahibi Elon Musk tarafından iyi karşılanmadı.

Microsoft yayınladığı bir bildiriyle “25 Nisan 2023’ten itibaren Çoklu Platformlu Akıllı Kampanyaların artık Twitter’ı desteklemeyeceğini” duyurdu. Bu, insanların sosyal yönetim aracı aracılığıyla Twitter hesaplarına erişemeyecekleri; taslak veya Tweet oluşturamayacakları ve yönetemeyecekleri; geçmiş Tweetleri ve etkileşimi görüntüleyemeyecekleri ve Tweetleri planlayamayacakları anlamına geliyor. Ancak Microsoft, Facebook, Instagram ve LinkedIn gibi diğer sosyal medya kanallarının kullanılmaya devam edeceğini söyledi.

Dava tehdidi, Microsoft’un Twitter’ın API ücretlerini ödemeyi reddettiği için Twitter’ı kurumsal reklam platformundan çıkarma planına yanıt olarak geldi.

Microsoft’un Twitter’ı reklam platformundan çıkarma planları internette tweetlendiğinde, Musk yasal işlem tehdidiyle yanıt verdi.

“Twitter verilerini kullanarak yasadışı eğitim verdiler. Dava zamanı,” diye cevap verdi Twitter CEO’su.

Elon Musk Microsoft’a başka alanlarda da meydan okudu. Geçtiğimiz hafta Financial Times, Musk’ın Microsoft’un büyük ölçüde desteklediği OpenAI’ye rakip olacak bir yapay zeka start-up’ı kurmayı planladığını bildirdi.

Musk’ın yasal tehdidi, milyarderin yanıltıcı açıklamalar yapmak ve komplo teorilerini desteklemek de dahil olmak üzere platformdaki düzensiz davranışının tipik bir örneğidir ve platformun birçok kişi tarafından güvenilmez olarak görülmesine neden olmuştur.

Microsoft’un kararı Twitter için daha kötü bir zamanda gelemezdi zira platform, markalarının giderek daha faşizan bir platform olarak görülen bir platformla ilişkilendirilmesinden duydukları endişe nedeniyle reklamverenlerin kaçışına sahne oluyor.

Güneş ile bir saatte ne kadar enerji üretilebilir?

ÜÇAY Grup bünyesinde faaliyet gösteren AR-GE Merkezi, 22 Nisan Dünya Günü dolayısıyla tüm dünyayı etkisi altına alan iklim krizi ile mücadelede güneş enerjisi yatırımlarının önemine dikkat çekti.

Üçay Grup AR-GE Direktörü Volkan Demir, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ile birlikte yürüttükleri TÜBİTAK onaylı AR-GE çalışmalarından biri olan “Pv panellerin maksimum verimde çalışması için IOT tabanlı optimize edici (optimizer) sistemin geliştirilmesi” projesi ile güneş panellerinin maksimum verimlilikte çalışmasını sağlayarak, enerji üretimini optimize ettiklerini açıkladı. İklim krizi, kutuplardan tropik bölgelere kadar dünyamızın her yerini tehdit ediyor. Su kaynakları tükeniyor, aşırı hava olaylarının sıklığı artıyor, ormanlar yanıyor ve yaşanan tüm bu doğal afetler, dünyanın farklı bölgelerinde birçok insanın hayatına mâl oluyor.


Hükümetler, şirketler ve topluluklar harekete geçmek için bir araya geliyor, çeşitli aksiyonlar alınıyor; ancak daha fazlasını yapmak ve daha hızlı aksiyon almak gerekiyor. En önemlisi, iklim değişikliğinin en büyük nedeni olan fosil yakıtları kullanmaktan vazgeçip, biran önce temiz enerjiye geçilmesi gerekiyor.

Dünyamızı karbondan arındırmak için en ideal çözüm

22 Nisan Dünya Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Üçay Grup AR-GE Direktörü Volkan Demir, elektrik üretiminde güneş enerjisinin önemine dikkat çekti, Dünya genelinde ki karbon emisyonlarının yüzde 75’ini; kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtlar oluşturuyor. Bu durumla mücadele etmek yani dünyamızı karbondan arındırmak ve ekosistemi korumak için en ideal çözüm güneş enerjisidir. Çünkü güneş enerjisi, yenilenebilir bir enerji kaynağıdır ve bir saatte dünyanın ihtiyacından daha fazla enerji üretebilecek kapasitededir. Fosil yakıtlar gibi çevreye zararlı emisyonlar üretmez. Bu nedenle güneş enerjisi santralleri, doğal kaynakların korunmasına katkıda bulunur. Ayrıca güneş enerjisi santralleri, elektrik üretimi için kullanılan fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltarak, ülkelerin enerji maliyetlerini de düşürüyor. Böylece ülkelerin enerjide dışa bağımlılığını da azaltarak, enerji güvenliğinin artmasına yardımcı oluyor. Güneş enerjisi santralleri, uzun vadede ekonomik faydalar da sağlıyor. Güneş enerjisi, ücretsiz bir enerji kaynağı olduğu için, güneş enerjisi santrallerinin işletme maliyetleri, diğer enerji kaynaklarına kıyasla daha düşük oluyor. Sonuç olarak, güneş enerjisi santralleri; sürdürülebilir, temiz, sınırsız ve ekonomik bir enerji kaynağıdır. Güneş enerjisi santrallerinin dünya genelinde yaygınlaşması, küresel iklim değişikliği ile mücadelede, doğal kaynakların korunmasında ve enerji güvenliğinin sağlanmasında önemli rol oynuyor.” dedi.

Optimizer projesi, enerji üretiminde verimliliği artırıyor

Volkan Demir, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ile birlikte EVREKAA Ar-Ge Merkezi’nde yürüttükleri TÜBİTAK onaylı AR-GE çalışmalarından biri olan “Pv panellerin maksimum verimde çalışması için IOT tabanlı optimize edici (optimizer) sistemin geliştirilmesi” projesi hakkında da önemli bilgiler paylaştı,“Optimizer sistemini, güneş enerjisi santrallerinde verimliliği ve enerji üretimini artırmak amacıyla tasarladık. Günümüzde kullanılan sistemlerden farklı algoritmaların ve haberleşme protokollerinin kullanıldığı sistem, IOT tabanlı bir yazılım ve donanım ürünüdür. Optimizer, güneş enerji santrallerinde kullanılan çeşitli bileşenlerin performansını izleyerek, tesisin enerji üretim verimliliğini artırmak için gerekli durumlarda operatörü uyarıyor ve otomatik olarak ayarlamalar yapıyor. Bu bileşenler arasında; güneş panelleri, invertörler, güneş izleme sistemleri yer alıyor.

Yapılan yatırımdan maksimum fayda sağlanması hedefleniyor

Özellikle güneş panellerinin performansı; sıcaklık ve ışık düzeyi ile panel arızaları gibi faktörlerden etkilenebiliyor. Optimizer, bu faktörleri izleyip, güneş panellerinin maksimum verimlilikte çalışmasını sağlayacak sistemsel önlemler alıyor ve gerekli bilgilendirmeleri yapıyor. Bu sayede enerji üretiminin optimize edilmesine destek oluyor. Kısacası yapılan yatırımdan maksimum fayda sağlanması noktasında önemli rol oynuyor” diyerek sözlerini tamamladı. 

Bu iPhone ayarı sayesinde hırsızlar hesabınızı ele geçiriyor!

0

Hırsızların iPhone ve parolanızı ele geçirmesi nadir bir olasılık gibi görünse de, son zamanlarda yavaş yavaş bir trend haline geliyor. İşin kötüsü, bazı önlemler almadığınız takdirde, Apple ID hesabınız neredeyse hiçbir şekilde geri alınamayacak şekilde kilitli kalabilir.

“Kurtarma Anahtarı” Tehlikesi

Eğer bir iPhone kullanıcısıysanız, muhtemelen kaybolması ya da çalınması durumunda ne yapacağınızı pek düşünmemişsinizdir. Şirketin sizden ücret almasına izin verdiğiniz sürece içinizi rahatlatmak için tasarlanmış bir hizmet olan AppleCare+ için düzenli olarak ödeme yapıyor da olabilirsiniz.

Ancak son zamanlarda ABD ve diğer ülkelerde iPhone hırsızlıklarında yaşanan artış, geçen yıl en çok satan 10 akıllı telefondan sekizini oluşturan Apple cihazlarının kamuya açık alanlarda kullanıldığında ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu ortaya koydu. Hırsızlar son zamanlarda, cihazınızın kilidini açmak için kullandığınız şifrenin, diğer tüm güvenlik önlemlerini geçersiz kılmak için kullanabilecekleri en güçlü araç olduğunu ve şifreyi ele geçirdiklerinde onları durdurmak için yapabileceğiniz çok az şey olduğunu öğrendiler.

Wall Street Journal’da yayınlanan bir rapor, Ekim ayından bu yana Apple hesabına erişimi engellenen bir iPhone kullanıcısı olan Greg Frasca örneğine dikkat çekiyor. Hırsızlar, 46 yaşındaki adamın iPhone 14 Pro’sunu Chicago’daki bir barda, parolasını kullandığını gördükten sonra çaldılar. Bu sayede Apple ID parolasını değiştirebildiler ve “kurtarma anahtarı” olarak bilinen az bilinen bir güvenlik özelliğini etkinleştirdiler.
Kurtarma anahtarı, Cupertino devinin 2020 yılında bilgisayar korsanlarına karşı ek bir güvenlik katmanı olarak sunduğu isteğe bağlı bir özelliktir. Esasen, Apple Kimliği parolanızı sıfırlamalarını önlemek için kullanabileceğiniz rastgele oluşturulmuş 28 karakter uzunluğunda bir koddur. Sorun şu ki, ilgili ayar diğer birçok ayarın altında gömülü ve söz konusu kurtarma anahtarını kaybetmek sizi Apple Kimliğinize bağlı tüm cihazlardan kilitleyebilir, bu yüzden çok az kişi bunu kullanıyor.

Kuşkusuz bu, Face ID veya Touch ID herhangi bir nedenle çalışmayı reddettiğinde hırsızların kurbanın parolasını girmesini ezberlemeyi veya kaydetmeyi başardığı bir uç durumdur. Yine de, hırsızlar sizi hesabınızdan kilitledikten sonra Apple’ı hesabınıza geri girmenize izin vermeye ikna etme süreci, en iyi ihtimalle Apple’ın merkezine şahsen gitmeyi veya 10.000 dolarlık bir çek yazmayı gerektiriyor. Bu da şanslıysanız mümkün, çünkü çoğu durumda şirket size yalnızca kurtarma anahtarını vermeniz halinde yardımcı olacaktır.

Peki bunun başınıza gelmesini önlemek için ne yapabilirsiniz?

Öncelikle, yalnızca Face ID/Touch ID kullanmayı deneyebilir ve parolanızı herkese açık yerlerde girmekten kaçınabilir ya da hırsızların hatırlama olasılığını azaltmak için özel bir alfanümerik kod kullanabilirsiniz. Bunu Ayarlar -> Face ID ve Parola (iPhone SE/8/eski modellerde Touch ID ve Parola) -> Parolayı Değiştir altında yapabilirsiniz.

Başka bir yol da normalde ebeveyn kontrolü için kullanılan Ekran Süresi özelliğini kullanmaktır. Ayarlar -> Ekran Süresi -> Ekran Süresi Parolasını Kullan bölümüne gidin ve telefon parolanız olarak kullandığınızdan farklı bir anahtar ayarlayın. Ardından aynı ayarlar sayfasındaki İçerik ve Gizlilik Kısıtlamaları’na gidin ve üstteki geçişi kullanarak etkinleştirin. Son olarak, listeyi aşağı kaydırarak “Değişikliklere İzin Ver” kategorisine gelin ve Hesap Değişiklikleri için “İzin Verme” seçeneğini seçin.

Titiz olmak istiyorsanız, Ayarlar -> adınız -> Parola ve Güvenlik -> Hesap Kurtarma bölümüne giderek ve kurtarma yardımına ihtiyaç duymanız halinde yardımcı olmasını istediğiniz bir kişiyi ekleyerek bir kurtarma kişisi de ayarlayabilirsiniz. Önemli dosyalarınızı düzenli olarak çevrimdışı yedekleme alışkanlığı edinmeniz de iyi olacaktır.

Apple’a gelince, şirket rapora tipik bir yanıt vererek, kullanıcılara güvenliklerine yönelik her saldırıyı “ne kadar nadir olursa olsun çok ciddiye aldığını” ve “bunun gibi ortaya çıkan tehditlere karşı her zaman ek korumalar araştırdığını” garanti etti.

LinkedIn ve Uber gibi diğer şirketler halihazırda kimliğinizi doğrulamak için diğer şeylerin yanı sıra hesap kurtarmaya yardımcı olabilecek ek yollar kullanmaktadır, ancak bunlar mükemmel olmaktan uzaktır. Bununla birlikte, teknoloji endüstrisi henüz yüz tanıma veya hesabınızı korumak için devlet tarafından verilen bir kimlik gerektirme gibi şeylerle gizliliğinizi ihlal etmeden kolaylık ve güvenliği dengelemenin harika bir yolunu bulamadı.

Rus siber saldırganları ulusal güvenliğe yönelik tehdit oluşturuyor!

Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), Rus siber saldırganlarının İngiltere ve Batılı hükümetlerin kritik altyapısına yönelik bir saldırı gerçekleştirme amacıyla faaliyet gösterdiğini bildirdi. İşte NCSC’nin bu konuyla ilgili açıklamasının detayları.

Saldırganlar 2020 ABD seçim saldırılarından da sorumlu olabilir!

NCSC, söz konusu saldırı grubunun, “NOBELIUM” adlı bir grup tarafından yönetildiğini açıkladı. NCSC, “NOBELIUM”un 2020 yılında ABD seçimlerine yönelik bir siber saldırı gerçekleştirdiğine inanılan “Cozy Bear” adlı bir siber saldırı grubuyla aynı kişilerden oluştuğuna inanıyor. “NOBELIUM”, özellikle Batılı hükümetlere yönelik siber casusluk faaliyetleri yürüten bir grup olarak bilinmektedir.

Bu yıl Belfast’ta düzenlenen yıllık CYBERUK konferansının açılışıyla eş zamanlı olarak yapılan uyarıda, son 18 ay içinde Rusya’ya bağlı “yeni bir siber saldırgan sınıfının” ortaya çıktığı belirtildi.Bu “yeni düşman sınıfının” bir parçası olarak belirli bir grup tanımlanmadı, ancak bugün CYBERUK’un açılış konuşmasını yapacak olan Şansölye Oliver Dowden bunları “Wagner benzeri gruplar” olarak nitelendirdi. NCSC bu grupların devlet destekli olmadığını söyledi. Bu da nispeten daha az donanımlı oldukları ama aynı zamanda diplomasi tarafından operasyonel olarak daha az kısıtlandıkları ve dolayısıyla “daha az öngörülebilir” oldukları anlamına geliyor.

“Bu grupların, özellikle de sistemler yeterince korunmuyorsa, böyle bir etki yaratmak için fırsat kollamalarını bekliyoruz.”

Ortaya çıkan grupların kısa vadede kendi başlarına kasıtlı ve başarılı bir şekilde yıkıcı bir saldırı gerçekleştirebilecek kadar güçlü oldukları düşünülmüyor. Bununla birlikte, kendilerine yardım edilmesi halinde, belki de Rus devlet destekli hackerların kendilerine ödünç verilmesi halinde, daha zarar verici saldırıların gerçekleştirilebileceği öne sürülmektedir. NCSC ayrıca bu grupların zaman içinde daha da güçlenebileceği ve yeteneklerinin daha da gelişerek sonunda yıkıcı olmaktan çıkıp yıkıcı hale gelebileceği konusunda da uyarıda bulundu.

Dowden’ın konuşmasında Birleşik Krallık’ın “bozma ya da yok etme” güdüsünü benimseyen Rusya’ya bağlı aktörler için birincil hedef haline geldiğini söylemesi bekleniyor. Dowden, “Bu tehdidi açıklamak hafife aldığımız bir şey değil” diyecek. “Ancak bu şirketlerin karşı karşıya oldukları mevcut riski anlamalarını ve kendilerini ve ülkelerini savunmak için harekete geçmelerini istiyorsak bunun gerekli olduğuna inanıyoruz.”

Rusya’nın bilgisayar korsanlarını barındırma geçmişi

Uzun zamandır Rusya’nın siber suçlular için bir ‘güvenli liman’ görevi gördüğüne ve yargılanma korkusu olmadan faaliyet göstermelerine olanak sağladığına inanılıyor. Geçmişte Rusya’nın siber suçlulara hapishane ile askerlik arasında bir seçenek sunduğu, suç gelirleri yerine ülke için hackleme teklif ettiği iddia edilmişti. Bugüne kadar faaliyet göstermiş en başarılı fidye yazılım organizasyonlarının büyük bir kısmı Rusya’ya bağlanmıştır. Devlet kontrolünde olmasalar da, genellikle Rus çıkarlarına karşı çıkan kuruluşları hedef alırlar. ABD ve Birleşik Krallık rutin olarak dünyada fidye yazılımları tarafından en çok saldırıya uğrayan bölgeler arasındadır. LockBit, REvil, DarkSide ve Conti ülke ile ilişkili en yüksek profilli fidye yazılımı çeteleri arasındadır. Fidye yazılımlarının dışında, Rusya bağlantılı en önde gelen yıkıcı siber suç gruplarından biri de Killnet’tir. NCSC, DDoS saldırılarını Batılı kuruluşlara karşı kullanılan en yaygın yıkıcı tekniklerden biri olarak tanımladı ve bu tür saldırılar Killnet tarafından yoğun bir şekilde kullanılıyor. Siber güvenlik araştırmacılarına göre, Killnet’in birincil aracı DDoS’tur ve geçmişte Eurovision Şarkı Yarışması’nın oylama sistemleri ve Avrupa Parlamentosu gibi kurbanlara karşı bu saldırıları kullandığı gözlemlenmiştir.

Ayrıca daha önce İtalya’ya ‘savaş ilan etmiş’ ve kamu hizmeti şirketleri gibi CNI’lara ve İtalyan kimliğine sahip diğerlerine saldırı sözü vermişti. Killnet, Nisan 2022’de Rusya’ya bağlı en tehditkar siber düşmanların vurgulandığı Beş Göz tavsiyesinde de diğerlerinin yanı sıra özel olarak adlandırılmıştı. İstihbarat ittifakı o dönemde CNI’ın saldırılar karşısında özellikle risk altında olduğunun düşünüldüğünü belirtmişti.

Rusya’nın geçmişte kritik ulusal altyapıyı hedef alması

CYBERUK 2022’de NCSC, Ukrayna’da faaliyet gösteren uydu tabanlı internet sağlayıcısı Viasat’a yapılan saldırıların Rus devlet destekli bilgisayar korsanları tarafından gerçekleştirildiğini resmen açıkladı. Saldırılar, ülkenin Ukrayna’yı işgal etmesinden bir saat önce gerçekleşti. Viasat önemli bir kesinti yaşadı ve wiper zararlı yazılımının kullanıldığı saldırıların etkileri ülke dışında da hissedildi, örneğin diğer Avrupa ülkelerindeki rüzgar çiftliklerini etkiledi. Devlet tarafından sipariş edildiğine inanılmasa da, Darkside’ın Colonial Pipeline’a yönelik fidye yazılımı saldırısının tarihteki en yıkıcı siber saldırılardan biri olduğuna inanılıyor.

ABD ayrıca geçtiğimiz yıl Rus hükümetinin dört üyesini dünya çapında CNI’ya yönelik iki saldırıda rol aldıkları iddiasıyla suçladı. Bunlardan ilki Suudi Arabistan’daki bir petrokimya tesisine yapılan meşhur saldırıydı. Rus hükümetinin tesiste patlamaya neden olabilecek kötü amaçlı yazılım geliştirdiğine inanılıyor. İddianamelerde ABD merkezli CNI’a yönelik ayrı bir saldırıya da atıfta bulunuldu, ancak saldırı uzun uzadıya detaylandırılmadı.

Birleşik Krallık hükümetinin Rus siber tehdidine yanıtı

Dowden’ın konuşması, Rusya’dan gelen bu yüksek tehdidin bir sonucu olarak siber savunmalarını güçlendirmeye odaklanmaları için iş dünyasına ülke çapında bir çağrıda bulunacak. Dowden ayrıca 2025 yılına kadar CNI kuruluşları için güvenlik hedefleri belirlemeye ve hepsini siber dayanıklılık düzenlemelerine uygun hale getirmeye yönelik yeni planlarını ve hükümetin kritik BT sistemlerinin korunmasına yönelik yeni yöntemleri de açıklayacak.

“Bunlar ülkemizin çalışmasını sağlamakla görevli şirketler. Işıkları açık tutmakla yükümlüler,” diyecek Dowden. “Ortak refahımız onların kendi güvenliklerini ciddiye almalarına bağlıdır.

“Her gece arka kapısını suçlulara açık bırakan bir tuğla ve harç işletmesi ayakta kalamaz. Aynı şekilde günümüz dünyasında işletmeler dijital arka kapılarını siber dolandırıcılara ve bilgisayar korsanlarına açık bırakmayı göze alamazlar.”

NCSC, CNI kuruluşlarına gelecekteki saldırılara karşı riski yönetmek için “şimdi harekete geçmelerini” tavsiye etti. Kuruluşların siber dayanıklılıklarını değerlendirmelerine yardımcı olacak çeşitli çevrimiçi rehberlik belgelerine ve siber tehdit arttığında operasyonel olarak nasıl değişeceklerine işaret etti.

Eski Apple çalışanları yapay zeka destekli giyilebilir bir aygıt tanıttı!

Teknoloji devi Apple’da çalışan eski çalışanlar tarafından kurulan Humane, son teknoloji giyilebilir teknolojiler alanında yeni bir cihaz tanıttı. Yapay zeka ve projektör teknolojisi kullanarak, yeni cihaz kullanıcılara üstün bir deneyim sunuyor. İşte Humane’nin yeni giyilebilir cihazı hakkında daha fazla bilgi.

Akıllı saat işlevli bir projeksiyon cihazı!

Humane, yeni giyilebilir cihazı, hem akıllı saat hem de akıllı bileklik işlevleriyle birlikte gelen bir projeksiyon cihazı ile donattı. Cihazın yüzeyinde yer alan dokunmatik yüzeyler, kullanıcılara kolayca erişilebilir kontroller sunuyor. Ayrıca, cihazın yapay zeka özellikleri, kullanıcılara kişiselleştirilmiş öneriler sunarak, hayatlarını daha da kolaylaştırıyor.

Humane’ın kurucuları arasında Imran Chaudhri, Bethany Bongiorno, ve Josh Jewett gibi eski Apple çalışanları bulunmaktadır. Humane’nin yeni giyilebilir cihazı, her türlü görev için tasarlandı. Cihaz, projeksiyon özelliği sayesinde kullanıcıların ellerini kullanmadan herhangi bir yüzeye dokunmadan yazı yazmalarına, çalışmalarını sunmalarına ve hatta bir film izlemelerine olanak tanıyor. Ayrıca, cihaz, kullanıcıların daha önce yaptıkları görevleri otomatik olarak tanımlayarak, onlara daha fazla verimlilik sağlıyor.

Giyilebilir teknolojide yapay zeka etkisi

Chaudhri sunum sırasında küçük cihazı cebinde taşıdı ve sanki akıllı bir hoparlörmüş gibi uzaktan komutlar verdi. Yalnızca tam olarak çalışması için bir akıllı telefona ya da başka bir cihaza bağlanması gerekmiyor. Görünüşe göre, bilgilerini aldığı bulut hizmetlerine erişimi var.
Temel olarak Humane’in aygıtı, telefon çağrılarını kabul edebilen veya reddedebilen, sizin için e-postaları ve bildirimleri toplayabilen, metinleri çevirebilen, size gerekli bilgileri verebilen vb. akıllı bir asistan.

Humane’nin yeni giyilebilir cihazı, son teknoloji özellikleriyle birlikte kullanıcılara üstün bir deneyim sunuyor. Yapay zeka ve projektör teknolojilerinin kullanımı sayesinde, cihaz, kullanıcıların hayatını daha kolay ve verimli hale getiriyor. Bu cihaz, gelecekte giyilebilir teknolojilerin nereye gidebileceğini gösteriyor ve gelecekte daha fazla yenilikçi cihazların piyasaya sürülmesini bekleyebiliriz.

Capita siber saldırıya uğradığını kabul etti, milyonlarca insanın verileri tehlike altında!

BT dış kaynak sağlayıcısı Capita, “siber olayın” bir veri ihlaliyle sonuçlandığını ve sunucu varlığının “yaklaşık %4’ünün” etkilendiğini kabul etti.

Siber saldırıyı “Black Basta” üstlendi!

Capita, Birleşik Krallık merkezli bir iş hizmetleri sağlayıcısıdır. Çeşitli sektörlere, özellikle de hükümet, sağlık, finans, perakende ve ulaştırma sektörlerine hizmet verir. Şirket, müşterilerine insan kaynakları, mali işler, çağrı merkezi yönetimi, iş süreçleri yönetimi, teknoloji çözümleri ve danışmanlık hizmetleri sunar. Capita, özellikle kamu hizmetlerine yönelik hizmetleriyle tanınır ve İngiltere hükümeti için birçok projede yer almıştır.

Capita, “şu anda sınırlı veri sızıntısı olduğuna dair bazı kanıtlar bulunduğunu” ve verilerin müşteri, tedarikçi veya iş arkadaşı verilerini “içerebileceğini” söyledi. Şirket, “siber olayın” esas olarak personelin Microsoft 365 ürünlerine erişimini etkilediğini, ancak bu erişimin artık geri yüklendiğini söyledi. Capita’nın müşteri hizmetlerinin çoğunluğu olaydan etkilenmedi ve çalışmaya devam etti ve Capita şu anda etkilenen neredeyse tüm müşteri hizmetlerini geri yükledi” dedi.

Capita, yapılan incelemelerin izinsiz girişin 22 Mart’ta başladığını ve 31 Mart’ta şirket tarafından “kesintiye uğratıldığını” gösterdiğini söyledi. O gün, Capita “bir BT sorunu” yaşadığını söyledi ancak 3 Nisan’a kadar bunu bir “siber olay” olarak tanımlamadı. Fidye yazılım grubu Black Basta saldırının sorumluluğunu üstlenerek internette bir dizi belge yayınladı, ancak Capita hala kamuya açık iletişimlerde grubun adını vermedi.

Saldırıdan Vodafone, Devlet daireleri ve İngiliz Ordusu etkilenmiş olabilir!

Bu haftanın başlarında Capita hissedarlara bir e-posta göndererek sızıntının gerçek olup olmadığını ve dosyaların gerçekten Capita’dan gelip gelmediğini araştırmaya devam ettiklerini açıkladı ve başka kaynaklardan ya da kamusal alandan gelmiş olabileceklerini öne sürdü.
Sızıntıda yer alan dosyalar, pasaport taramaları, iş başvuruları, bina kat planları, ‘gizli’ olarak işaretlenmiş belgeler ve “Capita Nuclear” ile ilgili dosyalar gibi hassas nitelikteydi.

Capita’nın müşteri listesinde, çağrı merkezlerinde kesintiler yaşanan O2 ve Vodafone gibi mobil operatörler; NHS; Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı gibi çeşitli devlet daireleri; ayrıca İngiliz Ordusu ve Kraliyet Donanması gibi Birleşik Krallık’taki önemli kuruluşlar yer alıyor. Sektör uzmanı Kevin Beaumont’a göre, kamuya açıklanmamış gibi görünen tehdit istihbaratı verileri, bu haftanın başlarında Capita’nın uç noktalarının, Capita’nın bir BT olayını duyurmasından bir hafta önce Qakbot kötü amaçlı yazılımı için izleme telemetrisinde bulunduğunu gösterdi.

Eğer doğruysa, bu veriler Capita’nın izinsiz girişin Mart ayında başladığını kabul ettiğini doğruluyor.

Black Basta bilinen bir fidye yazılım grubu olmasına rağmen, şu anda olayın grubun şifreleyicisini içerdiğine dair bir gösterge yok. Black Basta sofistike bir tehdit aktörü olarak kabul ediliyor ve genellikle çifte gasp taktikleri kullanarak faaliyet gösteriyor. Kroll‘a göre ilk olarak 2022’de keşfedilen Black Basta, veri çalmak ve fidye yazılımı yükünü sistemlere bulaştırmak amacıyla saldırılar düzenlemek için bir dizi benzersiz taktik kullanıyor.

Google, devasa San Jose kampüsünün inşaatını durduruyor

Google’ın uzun süredir planlanan 80 dönümlük San Jose kampüsü şimdilik beklemeye alınmış gibi görünüyor.

Alphabet, başlangıç yıkım aşamasının ardından Downtown West tesisinin inşaatını durdurdu. Şirket, Ocak ayındaki büyük ölçekli işten çıkarmaların bir parçası olarak kampüs geliştirme ekibini “boşalttığı” ve inşaatı ne zaman devam edebileceği konusunda müteahhitlere bilgi vermeden dondurduğu bildiriliyor.

Bir Google temsilcisi yaptığı açıklamada, şirketin ofis alanının işletmenin, hibrit çalışanların ve topluluğun “gelecekteki ihtiyaçlarını” yansıtmasını istediğini söyledi. Google, San Jose kampüsüyle “nasıl daha iyi ilerleyeceğini” belirlemeye çalışırken, sözcü San Jose’deki uzun vadeli gelişmeye “bağlı” olduğunu ekliyor.

Google, yıllarca Downtown West’in müzakerelerini ve tasarımını yürüttü ve 2021’de, Silikon Vadisi’nde 15.000 konut ünitesi, yerinden edilen işletmelere yardım gibi toplamda 200 milyon dolarlık topluluk desteği ve kampüsün yarısından fazlasını kamuya açık alanlara ayırma gibi tavizler vererek onay aldı. İnşaatın bu yılın ilerleyen dönemlerinde başlaması ve 10 ila 30 yıl sürmesi bekleniyordu. Eleştirmenler, ünlü işletmelerin ve simge yapıların ortadan kaldırılması veya taşınmasına karşı çıktılar, ancak şehir için potansiyel ekonomik kalkınma o kadar büyüktü ki, Vali Gavin Newsom, anlaşmanın COVID-19 pandemisinden kurtulmada önemli bir rol oynadığını öne sürdü.

Google, önceki yıllarda agresif bir şekilde işe aldı (% 20 büyüdü 2017’den beri), ancak bu yıl reklam ve bulut hizmeti müşterileri bütçelerini sıkılaştırırken 12.000 çalışanı işten çıkardı. Google ayrıca, çalışanların bir kısmını evde tutan hibrit bir çalışma stratejisi benimsiyor. Basitçe söylemek gerekirse, eskiden olduğu kadar ofise ihtiyaç yok.

Siber Suç Grupları işletmeleri taklit ediyor

0

Yeni bir araştırma, siber suç örgütlerinin faaliyetlerini sürdürürken işletmeleri taklit ettiklerini ve bu durumun çeşitli zorlukları beraberinde getirdiğini ortaya koyuyor.

Dünyanın önde gelen siber güvenlik şirketlerinden Trend Micro, siber suç gruplarının büyüdükçe nasıl şirketler gibi davranmaya başladıklarını, ancak bu durumun kendine has maliyetler ve zorluklarla birlikte geldiğini detaylandıran yeni çalışmasını kamuoyuyla paylaştı.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Trend Micro Tehdit İstihbaratından Sorumlu Başkan Yardımcısı Jon Clay, “Yeraltı suç dünyası hızla profesyonelleşiyor ve siber suç grupları, üyeleri ve gelirleri arttıkça bir işletme gibi hareket etmeye çalışıyor. Bu, karmaşıklığı artırıyor ve siber suç örgütlerinin yönetimini zorlaştırarak ofis politikalarının uygulanmasını gerektiriyor. Bu durum, siber suç örgütleri açısından performansın azalmasına ve güven sorunlarının oluşmasına neden oluyor. Bu çalışmamız, araştırmacıların karşı karşıya oldukları suç oluşumlarının boyutunu anlamalarının ne derece önemli olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Araştırmaya göre, tipik bir işletme, giderlerinin yüzde 80’ini maaş ödemelerine ayırırken bu oran suç örgütlerinde de benzer şekilde oldukça yüksek (yüzde 78). Diğer yaygın giderler arasında altyapı (sunucular/yönlendiriciler/VPN’ler), sanal makinler ve yazılım yer alıyor. Araştırma, Trend Micro’nun resmi kurumlar ve dahili verilerden toplanan örnekler kullanılarak büyüklüklerine göre üç türde kuruluşun genel hatlarını çiziyor.

Küçük ölçekli siber suç örgütleri

  • Genel olarak bir yönetim kademesinde 1 ila 5 personel bulunur ve yıllık cirosu 500 bin doların altındadır.
  • Üyeleri genellikle grup içinde birden fazla görev üstlenir. Bu görevlerinin yanı sıra ayrıca çeşitli günlük işleri de yürütür.
  • Suç örgütlerinin çoğunluğunu oluştururlar ve genellikle diğer suç örgütleriyle de ortaklık yaparlar.

Orta ölçekli suç örgütleri

  • Genel olarak iki yönetim kademesinden oluşur, çalışan sayısı 6 ila 49 arasındadır ve yıllık cirosu 50 milyon dolara kadardır.
  • Genellikle tek bir kişinin sorumlu olduğu piramit tarzı bir hiyerarşik yapıya sahiptir.

Büyük ölçekli suç örgütü

  • Genel olarak üç yönetim katmanından oluşur, çalışan sayısı 50’nin üzerindedir ve yıllık cirosu 50 milyon doların üzerindedir.
  • Nispeten çok sayıda alt yönetim ve yöneticiye sahiptir.
  • Etkili operasyonel güvenlik (OPSEC) uygulamalarına sahiptir ve diğer suç örgütleriyle iş birliği yapar.
  • Sorumluları deneyimli siber suçlulardır ve kısa dönemli yükleniciler dahil olmak üzere çok sayıda geliştirici, yönetici ve sızma test uzmanı istihdam eder. İşletmelere benzer departmanları (örneğin BT, İK) sahiptirler ve performans değerlendirmeleri gibi çalışanlara yönelik programlar yürütebilir.

Rapora göre, bir suç örgütünün büyüklüğünü ve karmaşıklığını bilmek, araştırmacılara ne tür verilerin aranacağı gibi kritik ipuçları sağlar.  Örneğin, büyük suç örgütleri çalışan listeleri, mali tablolar, şirket yönergeleri, eğitimler, birleşme ve satın alma belgeleri, çalışanların kripto cüzdan bilgileri ve paylaşılan takvimler gibi bilgileri toplar. Hedefli suç örgütlerinin büyüklüğünün bilinmesi, kanun uygulayıcıların maksimum etki için hangi grupların takip edilmesi gerektiğini daha iyi önceliklendirilmesine olanak tanır.