Akıllı soğutma ile enerji tasarrufu

0

Akıllı soğutma enerji tasarrufu alanında önemli bir adım oluyor. Perakendede enerji maliyetlerinin yüzde 50’sini ortam ve gıda soğutma oluşturuyor.

Enerji tüketimi şu anda perakende, gıda hizmeti ve market işletmelerine her yıl 41 milyar dolardan fazlaya mal oluyor. Üstelik bu maliyetlerin yüzde 50’sinden fazlasını ortam ve gıda soğutma oluşturuyor. Facilio’nun platformu bu zorluğu ele alıyor ve şirketleri enerji ve bakım maliyetleri, servis çağrıları ve soğutucu sızıntı oranları konusunda kurtarmayı hedefliyor.

Facilio ayrıca ABD merkezli IoT çözümleri sağlayıcısı Tutenlabs ile ülke genelinde 10.000’den fazla perakende satış sitesini 7/24 tahmine dayalı varlık izleme ve merkezi tedarikçi yönetim sistemleri dahil olmak üzere çözümlerle dijitalleştirmek ve otomatikleştirmek için ortaklık kurdu.

Enerji maliyetlerine yenilikçi çözüm

Facilio‘nun CEO’su Prabhu Ramachandran: “Bağlantılı Perakende çözümümüz, perakende operasyonlarını çevik, bağlantılı ve deneyim odaklı hale getirmeyi amaçlıyor. Tuten Labs gibi lider bir çözüm sağlayıcıyla iş ortaklığı yapmak, bulut tabanlı portföy performans yönetimi çözümleri sunmamıza yardımcı olacak” diyor.

Facilio’ya göre Connected Soğutma Çözümü adlı platform, kullanıcılara yüzde 20’ye varan enerji tasarrufu sağlayabiliyor.  Platform, bakkal, market ve süpermarket operatörleri dahil olmak üzere gıda ve perakende sektöründe birincil uygulamalara sahip.

Facilio’nun CPO’su Raj Subramanian: ” Bağlantılı Soğutma çözümümüz, perakendecilerin soğutma sistemlerinin kontrolünü ele almalarına yardımcı olarak, tüm tesislerde varlıklarının performansına ilişkin gerçek zamanlı görünürlük sağlayarak, bilinçli kararlar vermelerine ve maliyetleri düşürmelerine olanak tanıyor” diyor.

Meta da 2023 seçimlerine hazırlanıyor

0

Meta, Türkiye Genel Seçimleri için Seçim Operasyon merkezini devreye sokuyor ve dijital okuryazarlığı artırmak ve seçimlerle ilgili çevrimiçi yayılan asılsız bilgilerin önüne geçebilmek için eğitim programları başlatıyor.

Instagram ve Facebook’un sahibi Meta, 14 Mayıs’ta düzenlenecek genel seçimlerin güvenli ve emniyetli bir şekilde yapılmasını sağlamak için yanlış bilginin yayılmasını azaltmak ve zararlı içerikleri kaldırmak için teknoloji ve insan kaynaklarına yatırım yaptığını duyurdu. Seçim yaklaştıkça, potansiyel tehditleri gerçek zamanlı olarak belirlemek ve daha hızlı aksiyon alabilmek için Seçim Operasyonları Merkezini devreye sokan Meta, Türkiye’deki dijital okuryazarlığı artırmak ve seçimlerle ilgili çevrimiçi yayılan asılsız bilgilerin önüne geçebilmek için eğitim programları başlattığını belirtti. 

Zararlı içeriklerin ve asılsız bilginin önüne nasıl geçilecek?

Meta’nın Topluluk Standartları, halihazırda Facebook ve Instagram’daki taciz, şiddete teşvik, etnik köken veya din temelli saldırıları yasaklayan politikalarının yanı sıra seçimlerle ilgili birçok alanı da kapsıyor. Meta, bu kuralları ihlal eden içerikleri tespit ettiğinde platformlarından kaldırıyor. Seçim günü yaklaştıkça bu tür içeriklerin herkes için daha kritik bir konumda olduğunun altını çizen firma, Topluluk Standartları sistemini desteklemek amacıyla, potansiyel tehditleri gerçek zamanlı olarak tespit edebilmek ve daha hızlı aksiyon alabilmek için Türkiye Seçim Operasyon Merkezini etkinleştirme kararı aldı. 

Meta’nın algoritması, belirli durumlarda, oy vermeyi engellemeyi amaçlayan asılsız bilgi ve haberleri Facebook ve Instagram’dan tamamen kaldırıyor. Diğer tüm asılsız bilgi türleri için de, daha az insanın görmesi adına içeriğin yayılmasını yavaşlatıyor ve insanları yetkili kaynaklardaki bilgilere yönlendirmeye odaklanıyor. Meta, bunu en doğru şekilde yapabilmek için aralarında Doğruluk Payı ve Teyit’in de olduğu, 90’ın üzerinde bağımsız üçüncü taraf doğrulama kuruluşu ile birlikte çalışıyor. Bu kuruluşlardan aldığı destek ile kullanıcıları haber ve bilgilerin doğruluğunu teyit etmek için teşvik ediyor. Aynı zamanda kuruluşların içeriğin asılsız olduğuna dair hazırladığı makaleye yönlendiren uyarı etiketleri ekliyor. 

Meta, aynı zamanda WhatsApp’ta, insanlara şüpheli veya yanlış gibi görünen bir mesaj geldiğinde, onları içeriğin doğruluğunu teyit etmek adına doğrulama kuruluşları ile bu bilgileri tekrar kontrol etmeye teşvik ediyor. Geçtiğimiz sene WhatsApp’ta bir kez iletilen herhangi bir mesajın, bir seferde yalnızca bir gruba iletilebileceğini duyuran Meta, 2020’de aynı özelliği iletilme oranı yüksek olan mesajlar için kullanıma sunduğunda gönderilen bu mesajların sayısında yüzde 70’in üzerinde bir oranda azalma gördüğünü belirtiyor.

Bunların yanı sıra Meta, Bilgi Üniversitesi, MediaWise ve Habitat Derneği de dahil olmak üzere akademik, medya ve kar amacı gütmeyen kuruluşlarla iş birliği yaparak asılsız bilgileri tespit etmeye odaklanan ve Türkiye’de dijital okuryazarlığı geliştirmeyi amaçlayan programlar başlattı. 

Meta, platformlarındaki siyasi reklamlar konusunda nasıl adımlar atıyor? 

Meta platformlarında sosyal meselelerle, seçimlerle veya siyasetle ilgili reklamlar yayınlamak isteyen reklam verenlerin, kim olduklarını ve hangi ülkede yaşadıklarını kanıtlamak için bir doğrulama sürecinden geçmeleri gerekiyor. Şirketin şeffaflık ilkelerine paralel olarak paylaşımların üzerine reklamverenin kim olduğunu gösteren etiketler ekleniyor. Ayrıca, insanların uygulamalarında daha az reklam görmeyi seçebilmeleri için yeni kontroller de ekleyen Meta, kullanıcılara etiketlenmiş reklamları görmeme seçeneği sunuyor.

Meta, tüm siyasi ve seçime dayalı reklamları, yedi yıl boyunca Reklam Kütüphanesinde barındırıyor; insanlar buradan hangi reklamların yayında olduğunu, hedeflemeyle ilgili bilgileri ve bunlara ne kadar harcama yapıldığını öğrenebiliyor. Meta’nın Türkiye Genel Seçimlerine yönelik çalışmalarıyla ilgili detaylı bilgi için Meta Haber Merkezini ziyaret edebilirsiniz. 

Kaspersky, sürdürülebilirlik raporunu yayınladı

Kaspersky, yayınladığı ilk sürdürülebilirlik raporunda karbon ayak izini azaltmak, cinsiyet ayrımını daraltmak ve toplumu siber güvenliğin temel kuralları hakkında eğitmek için hayata geçirdiği proje ve girişimleri açıkladı

Kaspersky Sürdürülebilirlik Raporu 5 temel alana odaklanıyor: Güvenli siber dünya, etik ve şeffaf yaklaşım, geleceğin teknolojisi, insanlara güç aşılamak ve daha güvenli gezegen. Kaspersky, yayınladığı ilk sürdürülebilirlik raporunda karbon ayak izini azaltmak, cinsiyet ayrımını daraltmak ve toplumu siber güvenliğin temel kuralları hakkında eğitmek için hayata geçirdiği proje ve girişimleri açıkladı. GRI ve SASB uluslararası standartlarına uygun olarak yayınlanan rapor, şirketin 2021 ve 2022’nin ilk altı ayındaki sürdürülebilirliğe dair gelişim sonuçlarına odaklanıyor.

Güvenli ve sürdürülebilir bir dijital dünya inşa etmek, çeyrek asırdır Kaspersky‘nin ana hedefini oluşturuyor. Şirket aynı zamanda daha güvenli bir yarının daha sürdürülebilir olmasını sağlamak için sosyal açıdan önemli faaliyetleri sürekli olarak hayata geçirip uzun vadede olumlu bir değişim yaratmaya odaklanıyor. Şirketin yeni yayınladığı sürdürülebilirlik raporu, sürdürülebilir kalkınmanın beş temel alanına odaklanıyor: Daha güvenli siber dünya, etik ve şeffaf yaklaşım, geleceğin teknolojisi, insanlara güç aşılamak ve daha güvenli gezegen.

Kaspersky Sürdürülebilirlik Lideri Maria Losyukova, şunları söylüyor: “Sürdürülebilirlik stratejimizi uygulamak, dünyayı daha iyi hale getirmek için çabalayan bir şirket olarak bizim ayrılmaz bir parçamızı oluşturuyor. Kaspersky, bu misyonu yerine getirmenin ilk adımını öncelikle Siber Bağışıklık yaklaşımıyla dijital dünyayı tehditlere karşı daha dirençli hale getirmekte görüyor. Bununla birlikte sosyal sorumluluk sahibi küresel bir şirket olarak karbon ayak izimizi azaltmak, siber güvenliğin temellerini yaygınlaştırmak ve siber bilgi eksikliğiyle mücadele etmek, cinsiyet uçurumunu daraltmak ve siber güvenlikte şeffaflığa öncülük etmek gibi zorluklarla mücadele etme ihtiyacını görmezden gelemeyiz. Bu noktada iş dünyasının sürdürülebilir bir gündem oluşturmaya katkısının çok önemli olduğuna, çabalarımızı birleştirerek gelecek nesiller için daha iyi bir yarın sağlayabileceğimize inanıyoruz.” dedi.

Çevre üzerindeki olumsuz etkinin azaltılması için sürdürülebilirlik önemli

Kaspersky, sektörün artan bir biçimde Elektronik Yazılım Dağıtımını (Electronic Software Distribution- ESD) benimseme eğilimini destekliyor. Şirket, buna bağlı olarak somut ürün üretimini yarıya indirdi ve çevre üzerindeki etkisi daha az olan dijital satışlara yöneldi. Buna ek olarak daha bilinçli iş gezisi organizasyon süreci uygulayarak ve toplam gezi sayısını azaltarak, 2019-2021 yılları arasında hava emisyonu miktarını %81 oranında azalttı. Ayrıca şirket, veri merkezlerinin enerji tasarrufuna önem veriyor ve ekipmanlarında yalnızca modern güç tüketim cihazları ve güç kaynağı teknolojileri kullanıyor. Kaspersky farklı iş birimlerinde çevre sorunlarına karşı daha sorumlu bir yaklaşım geliştirmeye odaklanan bir dizi şirket içi girişime de sahip. Bunlar arasında karbon ayak izini en aza indirmeye yardımcı olan eğitim faaliyetleri düzenlemek, pazarlama materyallerini daha sürdürülebilir olanlarla değiştirmek, çevre açısında daha etkin ofis altyapıları kurmak ve evsel işleme tabi olmayan atıkları ayrıştırmayı amaçlayan çalışanlara yönelik geri dönüşüm faaliyetleri yer alıyor.

Çalışanlarla sosyal sorumluluk faaliyetlerine katılımına destek veriyor

Şirketin en değerli varlığının çalışanları olduğunun farkında olan Kaspersky, ekibinin gelişmesi için mümkün olan en iyi koşulları sağlamaya odaklanıyor. Kurum içindeki çalışan memnuniyetini ölçen Employee Net Promoter Score® (eNPS) ölçüm skorları 2022 yılında daha da yükselerek toplamda %53’e ulaştı. Raporlama döneminde şirket, çalışanlarına yönelik şirket içi kurslara dair portföyünü sürekli genişleterek 100’den fazla mesleki gelişim kursu sundu. Çalışanların %40’ından fazlası en az bir kursa katılarak bu fırsatı değerlendirdi. Ayrıca Kaspersky çalışanlarının bağış toplama, ücretsiz çalışma, kan bağışı ve spor faaliyetleri gibi sosyal sorumluluk faaliyetlerine katılmalarını sağlayan çeşitliliği yüksek bir kurumsal gönüllülük programına sahip.

Ayrıca şirket, çeşitliliğe dayalı işgücünü teşvik etmek ve cinsiyetler arası dengesizliği azaltmak için çalışmaya devam ediyor. Şirket çalışanlarının %26’sı kadınlardan oluşuyor ve bunların %17’si Ar-Ge biriminde çalışıyor. Bu oran, sektörün geri kalanındaki istihdam dağılımına paralel bir görünüm sergiliyor. Şirketin bu konudaki hedefi ise kadınlara BT alanında kariyer yapmaları için daha fazla ilham vermek. Ayrıca Kaspersky, dünya çapında 100’den fazla üniversiteyle ortaklığı olan şirketin eğitim bölümü Kaspersky.Academy’deki gelişimi sürdürerek yeni yeteneklerin yetiştirilmesine yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra 2018’den bu yana dünyanın dört bir yanından 6 binden fazla öğrencinin katıldığı siber güvenlik projelerine odaklı öğrenciler arası bir yarışma olan Secur’IT Cup’ı düzenlemeye devam ediyor.

Kullanıcıların güvenini korumak

Ürünler, şirket içi iş süreçleri açısından maksimum şeffaflık sağlamak amacıyla dijital güvenliğin hayati bir unsurunu oluşturuyor. Kaspersky, kullanıcılarının yer aldığı her ülkede çalışan eğitimi ve veri işlemenin standartlaştırılmasını kapsayan, kullanıcı veri gizliliğine yönelik kapsamlı bir yaklaşım izliyor. Şirket, 2019’dan bu yana her yıl veri yönetimi sistemlerini ISO/IEC 27001 uluslararası standardına göre sertifikalandırarak yüksek koruma seviyelerinin onaylanmasını sağlıyor.

Kaspersky, bu dönemde Küresel Şeffaflık Girişimi adı altında şeffaflık odağında ek çaba göstermeye devam etti ve raporlama sürecinde üç yeni şeffaflık merkezi daha açtı. Müşteriler bu merkezlerde şirketin kaynak kodlarını inceleyebiliyor. Kaspersky ayrıca APAC, Latin Amerika ve Orta Doğu’daki kullanıcılar için siber tehditle ilgili veri işleme süreçlerini İsviçre’ye taşıdı. Şirket 2018’den bu yana İsviçre’de bir veri altyapısı oluşturmak için toplam 5,6 milyon dolar yatırım yaptı.

Güvenli yarınlar için mücadeleye devam

Kaspersky, uluslararası kolluk kuvvetleri ve hükümetler arası kuruluşlarla iş birliği yaparak siber suçlara karşı küresel mücadeleye sürekli olarak katkıda bulunuyor. Raporlama döneminde Kaspersky, dünyanın dört bir yanındaki paydaşlarıyla birlikte yaklaşık 30 ortak siber güvenlik etkinliğine katıldı ve tehdit istihbarat bilgilerini ve teknik uzmanlığını paylaşarak yüksek profilli bir siber suç çetelerinin çökertilmesine yardımcı oldu. Kaspersky ayrıca ihtiyaç sahiplerini eğitmek ve korumak için sürekli çalışarak, yaşlı nesli eğitmeyi amaçlayan TRAPEZE ve aile içi şiddet mağduru kadınlar için Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen DeStalk gibi özel eğitim kursları geliştirdi.

Google tasarruf için kemer sıkacak

0

Google tasarruf amacıyla personellere yönelik yaptığı yan hak giderlerinde kesintiye gidecek. Google kafeterya ve elektronik cihaz gibi maliyetleri kısacak.

Google’ın finans şefi Ruth Porat, şirket çapında bir e-postayla çalışan hizmetlerinde yapılan kesintileri duyurdu. Porat, kesintilerin tasarruf sağlamayı amaçlayan büyük, çok yıllı çabaların bir parçası olduğunu yazdı.

Alphabet’in en son mali yıldaki geliri, bir önceki yıla kıyasla 257.6 milyar dolardan 282.8 milyar dolara ulaştı. Ancak bu, tüm çalışanlarının şirketin snack barlarından veya bazıları ortadan kaldırılan “mikro mutfaklardan” yararlanmaya devam edeceği anlamına gelmiyor. Firma ayrıca daha az yoğun günlerde kafeteryaları kapatacak. Google tasarruf sağlayarak personellerin çalışmasının sürdürebilirliğini hedefliyor.

Temel ofis malzemelerin de bile tasarruf edilecek

WSJ, daha fazla tasarruf etmek için Google’ın ekiplerin yazılım ve ekipman sağlayıcıları gibi düşük maliyetli dış hizmet sağlayıcıları seçmesine yardımcı olacak dahili bir araç sunacağını iddia etti. Bununla birlikte masaüstü PC’ler ve monitörler için yenileme hızı gibi, çalışanların dizüstü bilgisayarlarını değiştirmeleri arasındaki süre de uzatılıyor. Zımba teli ve bant gibi temel ofis malzemeleri bile maliyetten tasarruf etmek için kısıtlanıyor.

Ayrıca mühendislik görevlerinde çalışmayan ve yeni bir dizüstü bilgisayara ihtiyaç duyan Google çalışanlarına varsayılan olarak bir Chromebook veriliyor. Porat, Google’ın bu yılki amacının “geliştirilmiş hız ve verimlilik yoluyla kalıcı tasarruf sağlamak” olduğunu belirtiyor.

Alphabet, pandemi sırasında gereğinden fazla işe almanın ve mevcut sallantılı küresel ekonominin sonucu olarak 12.000 kişinin işten çıkarıldığını duyurmuştu. Google işten çıkarmalar ve maliyet kesintileri ile ekonomik olarak sürdürülebilirlik sağlamaya çalışıyor. Google’ın yapacağı yeni düzenlemelerin çalışan memnuiyeti konusunda nasıl bir etki yaratacağını da zaman içerisinde göreceğiz.

Azerbaycan’a Türkiye’den çoklu bulut servisi

0


Türkiye’nin ilk ve lider yerel bulut hizmeti sağlayıcısı Bulutistan, 2015 yılından bu yana geliştirdiği ürün ve hizmetlerle hem Türkiye’de hem de 60’dan fazla ülkede hizmet sunuyor. Globalleşme hedefiyle yurt dışı ağını genişletmeye devam eden Bulutistan, ödüllü inovatif çözümleriyle Azerbaycan’ın ilk Türk çoklu bulut servis sağlayıcısı oldu.

Deloitte’un “Fast 50” listesine giren ve çok sayıda başarı ödülüne sahip olan Bulutistan, globalleşme hedefi doğrultusunda yurt dışı açılımlarına devam ediyor. Türkiye dışında 60’tan fazla ülkede bulut hizmeti sunan Bulutistan, Azerbaycan’ın ilk çoklu bulut servis sağlayıcısı oldu. Kendi yazılımlarını ve çözümlerini üreten, güçlü Ar-Ge donanımına sahip bir şirket olarak büyüyen Bulutistan; Equinix Küresel Bağlantı Ağı’na (Cloud Exchange) Türkiye’den entegre olan ilk şirket olarak bilişim ihracatını arttırmayı sürdürüyor. Kullanıcılarına hiper ölçekteki bulut servis sağlayıcılarının sunduğu birinci sınıf hizmet kalitesini sunan Bulutistan, sahip olduğu küresel sertifikalarla da bu konumunu sağlamlaştırıyor. 

Azerbaycan ile birlikte tüm komşu ülkelerine hizmet vermeyi hedefliyor

Türkiye’de yüzde 50 gibi bir pazar payı penetrasyonuna sahip olan Bulutistan’ın Global Genel Müdürü Önder Şahin, Azerbaycan ile Türkiye arasında kurulan bu iş birliğinin know-how paylaşımı açısından oldukça değerli olduğuna dikkat çekerek, “Azerbaycan Cumhuriyeti Dijital Kalkınma ve Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren dijital çözüm sağlayıcısı AzInTelecom LLC ile 11 Ağustos 2022 tarihinde stratejik bir iş birliğine imza attık. Bu ortaklık ile Azerbaycan başta olmak üzere tüm komşu ülkelerine bulut sistemi konusunda katkı sağlamayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Bu iş birliği çerçevesinde Bulutistan ile Azln Telecom ortak bulut yatırımlarını tüm pazara sunacak.

Kesintisiz veri ulaşılabilirliği için 3 ana hizmet sunuyoruz

Bulutistan’ın hizmetleri arasında yer alan Public Cloud, Private Cloud ve Hybrit Cloud ürünlerinin müşteriler açısından büyük bir önem arz ettiğine dikkat çeken Şahin; “Private Cloud hizmeti, müşterilerimizi özel bir güvenlik duvarı arkasında özel bir WLAN (yerel ağ) içinde ve dedike (özel çalışan) kaynaklardan bulut hizmeti alması olarak tanımlanabilir. Bu izole yapı sayesinde müşterilerimizin dışarıdan veya veri merkezi içinden gelebilecek saldırı riski minimize ediliyor. Hybrid Cloud hizmetini ise genel bulut platformlarını özel bulut veya şirket içi sunucularla birleştirerek iş yükünün iki bulut arasında hızlı bir şekilde aktarılmasını sağlayan ve birden çok bulut ürününün avantajlarından aynı anda yararlanmanıza izin veren entegre bir çözüm olarak tanımlayabiliriz. Verilerin güvenliği konusunda nispeten biraz daha geleneksel olan şirketler Private Cloud’u, abulut teknolojisini artık iyiden iyiye özümsemiş olan müşteriler ise Public Cloud hizmetini tercih ediyorlar” açıklamasında bulundu. 

Azerbaycan’ın dijital ekonomiye geçişini destekleyeceğiz

Azerbaycan’ın yatırım için dünyada en cazip ülkelerden biri haline geldiğini belirten Bulutistan Azerbaycan Ülke Müdürü Samir Nuriyev, ekonomik istikrarın yanı sıra uygun iş-yatırım ortamının da yabancı yatırımcıları Azerbaycan’a çektiğini belirtti. Bulutistan olarak, bölgenin bilgi işlem, bulut hizmetlerine hızlı ve güvenilir erişim gibi taleplerine sessiz kalmadıklarının altını çizen Nuriyev, “Bu yatırım Azerbaycan genelinde özel sektör, müşterilerin ve ortakların dijital dönüşümünü hızlandırmakta çok önemli bir rol oynayacak. Uyarlanabilir, erişilebilir, ölçeklenebilir ve dayanıklı çözümlerimiz sayesinde yerel şirketler için en uygun çözümü sunuyoruz. Stratejik önceliğimiz ortaklarımızla birlikte bölgedeki yerel zorluklara çözüm geliştirmek ve bu yola AzInTelecom LLC ile çıkmaktan gurur duyuyoruz” diye konuştu.

Help Steps, Dünya turuna çıkıyor

Adımları bağışa çeviren ilk sağlık uygulaması Help Steps, geçen ay başladığı fon toplama sürecini başarıyla tamamladı

Kitlesel fonlama şirketi Fonangels’la fon turuna çıkan Help Steps global büyüme planları için start verdi. Yaklaşık 9 milyon TL fonla buluşan Help Steps’in ilk hedefi ise İngiltere pazarında büyümek.

Geçtiğimiz ay kitlesel fonlama şirketi Fonangels’la başlattığı kampanyayı, 9 milyon TL’ye yakın fon toplayarak başarıyla tamamlayan ve global büyüme planlarını hayata geçirmeye hazırlanan Help Steps, ilk etapta İngiltere pazarında büyümeyi hedefliyor. Bu amaçla, Birleşik Krallık’ta ve Avrupa’da spor kulüpleri ve STK’larla proje geliştirmeye başlayan Help Steps, İngiltere’nin ardından ABD ve Avrupa ülkelerinde büyümeyi planlıyor.  

Gözde Venedik / Help Steps Kurucu Ortağı ve CEO

Help Steps Kurucu Ortağı ve CEO’su Gözde Venedik, “Fonangels’taki yatırım turumuzu 8 milyon 867 bin TL toplayarak başarıyla tamamladık. Kampanyaya 61’i nitelikli yatırımcı olmak üzere 749 kişi yatırım yaptı. Fonlamanın son haftasında 2 Milyon TL’lik yatırımıyla global spor & teknoloji yatırımları ile bilinen Ertan Can Yazıcı’nın liderlik ettiği ve aralarında Milli Futbolcumuz Berkan İsmail Kutlu’nun da bulunduğu global yatırım grubu ile İsviçre merkezli Impacters Club yatırım grubu fonlamayı tamamladı.

Uygulamanın globale açılımı için hazırlıklarını yürüttüğümüz projeleri başlatacağız. İlk pazarımız Birleşik Krallık olacak. Sonrasında Avrupa’dayız. Avrupa’da futbol kulüpleriyle işbirliklerimiz var, yakında duyuracağız. Pazardaki güçlü sivil toplum kuruluşu ve diğer spor kulüpleriyle görüşmelerimiz devam ediyor” diyor ve ekliyor:

“Yatırımın ana amacı, gideceğimiz yeni ülkelerde etkili pazarlama yapabilmek. İngiltere’de ofis ve ekip istihdamı, yeni geliştirilecek ürün gamına sermaye olarak kullanacağız. Londra’da yeni kurulan bir teknoparkta şube açmak üzere anlaştık. Aldığımız yatırımı Avrupa’daki büyümemize kullanacağız. Globale açılmak ve unicorn olmak her girişimcinin hayalidir. Projenin gelişimine ve büyümesine baktıkça bu konudaki umudum da giderek artıyor. Amacım, bir sosyal girişimin de unicorn olabileceğini kanıtlamak. Avrupa’nın ardından hedefimiz, Amerika pazarına girmek.” 

Adımları bağışa nasıl çeviriyor? 

Adımları bağışa çeviren ilk sağlık uygulaması Help Steps ile milyonlarca kişi sadece gün içinde adım atarak ihtiyaç sahiplerinin hayatına dokundu. Akıllı telefona sahip herkesin hiç herhangi bir ücret ödemeden istediği kampanyayı destekleyebildiği, 1.6 milyondan fazla kullanıcıya sahip olan Help Steps ile şimdiye kadar 10 bin kez dünya turuna denk gelen 200 milyar adım atıldı; geliri ise sivil toplum kuruluşları, spor kulüpleri ve bireysel yararlanıcılara bağışlandı.

Nasıl kullanılıyor?

Help Steps uygulamasını, Google Play’den ve App Store’dan ücretsiz olarak uygulamayı indiren kullanıcılar cep telefonları cebindeyken tüm gün her zamanki gibi yürüyor, bisiklete biniyor veya koşuyor. Bu adımlar aynı zamanda bir adımsayar olan Help Steps uygulamasında birikiyor. Ardından akşam saat 24.00 olmadan kullanıcılar uygulamaya girip ‘Adımlarımı HS’ye çevir’ butonuna basıyor ve kısa bir reklam izliyor. Adımları HS puanına dönüşen kullanıcılar bu puanları isterse biriktiriyor ya da ihtiyaç sahibi bireysel yararlanıcılara, sivil toplum kuruluşlarına veya spor kulüplerine bu uygulama üzerinden bağışlıyor.  

Cisco’dan yeni sürdürülebilirlik inovasyonu

Cisco’nun iş birliği platformu Webex’te sunulan ve sektörde bir ilk olan Karbon Emisyonu Analizleri, karbon ayak izlerini takip etmelerini ve azaltmalarını sağlayarak, kurum ve şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı oluyor.

Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da gerçekleşen Cisco Live etkinliğinde Cisco, kurumların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yönelik eyleme geçirilebilir bilgiler sunan Webex Control Hub’daki Karbon Emisyonu Öngörüleri’ni duyurdu. İş birliği sektöründe türünün ilk örneği olan bu çözüm, Webex cihazlarının enerji tüketimini ve kullanımını optimize etmek için kapsam 2 emisyon raporlaması ve önerileri sunuyor.

Bu inovasyon, Cisco’nun 2040 yılına kadar net sıfır sera gazı emisyonuna ulaşma ve ürünlerini sürdürülebilirlik önceliğiyle yenileme yönündeki taahhüdünün de bir parçası. Gartner’a göre, CEO’lar geçtiğimiz yıl ilk kez çevresel sürdürülebilirliği 10 stratejik iş önceliği arasında saydı. 2022 ve 2023 yıllarında yeni veya geliştirilmiş ürünlere yatırım yapmayı planlayan CEO’ların %80’i, çevresel sürdürülebilirliği, işlevsel performans ve genel kalitenin hemen ardından üçüncü en büyük itici güç olarak gösterdi. Sürdürülebilirlik aynı zamanda CEO’lar için rekabette ayrıştırıcı bir unsur olarak görülüyor ve  marka güveni ile aynı seviyede önemli bulunuyor.

Sıfır emisyon hedefine destek

Cisco Türkiye Genel Müdürü Didem Duru konuyla ilgili olarak şöyle dedi: “Dijitalleşme diğer sektörleri daha sürdürülebilir hale getirirken, teknoloji sektörü de kendi karbon ayak izini kontrol etmelidir. Ancak bu şekilde topluma ve çevreye duyarlı, aynı zamanda dijital bir gelecek sunulabilir. Sürdürülebilirlik günümüzde, Türkiye’deki kurum ve şirketler için en önemli önceliklerden biri. Cisco olarak, sıfır emisyon hedefimize ulaşmaya ve müşterilerimizin sürdürülebilir bir gelecek yolculuğunu desteklemeye kararlıyız. Türünün ilk örneği olan Webex Karbon Emisyonu Analizleri de bu taahhüdümüzün bir yansımasıdır.”

Karbon Emisyonu Analizleri şirketler için önemli

Cisco iş birliği cihazlarından kaynaklanan tahmini enerji kullanımını ve ilgili karbondioksit eşdeğeri (CO2e) emisyonlarını raporlamak. Hesaplamalar, ABD Çevre Koruma Ajansı gibi tanınmış devlet kurumlarının formüllerine dayanmaktadır. Sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik ilerlemeyi takip etmek için zaman içindeki emisyon eğilimlerini görmek. Yöneticilere enerji kullanımlarını azaltmak için Webex’in “ofis saatleri” gibi özellikleri etkinleştirmeleri konusunda rehberlik etmek.Carbon Emissions Insights, Webex Control Hub’da mevcut olacak ve BT yöneticileri için varsayılan olarak etkinleştirilecek. Bu veriler ayrıca müşteri sürdürülebilirlik raporlama araçlarına entegrasyon için bir API aracılığıyla dışa aktarılabilecek. Karbon Emisyonu Analizleri bu yazdan itibaren kullanıma sunulacak.

Cisco’nun hedefi, 2025 yılına kadar yeni Cisco ürünlerinin ve ambalajlarının %100’ünün Döngüsel Tasarım İlkeleri’ni içermesi. Cisco aynı zamanda, müşterilerini, iş ortaklarını ve çalışanlarını, Cisco’nun iade edilen end-of-use donanımlarının %99,9’unun yeniden kullanıldığı ve geri dönüştürüldüğü Geri Alma ve Yeniden Kullanma Programı’na katılmaya teşvik ediyor. 

Plastik kullanımını 3.75 milyon dolar azaltacak 

Cisco’nun bu alandaki taahhüdünün en önemli örneği, yılda yaklaşım 200 bin dolar değerindeki ambalaj malzemesinden tasarruf etmek için geçen yıl %100 geri dönüştürülebilir ambalaj malzemesiyle piyasaya sürülen Cisco Room Bar’dır. Buna ek olarak, 2025’ten itibaren Cisco IP Phone 8800 serisi, işlenmemiş plastik kullanımını yılda 3.75 milyon dolardan fazla azaltacak olan yüzde 100 Tüketici Sonrası Geri Dönüştürülmüş (PCR) reçineden yapılmış modeller içerecek.

Trump NFT’lerinin fiyatları yükseldi

ABD Başkanı Donald Trump, ülke içinde zor zamanlar geçirse de birkaç ay önce piyasaya sürdüğü NFT koleksiyonuna gelen talep yükselişe geçti.

Trump’ın NFT ticaret kartlarının ilk çıkışlarında sıcak karşılanmadı ve eleştirmenler, zaten sönmüş bir teknoloji balonundan yararlanmaya çalıştığı için eski cumhurbaşkanı ile alay edilmesine sebep oldu. Ancak, eski başkanın yasal sorunları arttıkça ve Salı günü New York adliyesinde 34 ağır suçlamada suçsuz olduğunu kabul etmesine yol açarken inanılması zor bir durum gerçekleşti ve NFT’lerinin değerinde keskin bir artış görüldü.

NFT Price Floor’a göre başlangıçta 0,095 Ether’e satılan NFT’ler şimdi 0,485 Ether’e yükseldi. Mevcut işlem fiyatı, NFT’lerin 14 Şubat’ta Trump’ın Mar A Largo’da bulunan “Gizli” olarak işaretlenmiş klasörlere hitap ettiği sırada gördüğü artışın hâlâ altında. Trump, o sırada, tatil yerinde gizli işaretler bulunan klasörler tuttuğunu ancak bunların boş olduğunu söyledi.

19 Mart’ta tutuklanmasının yakın olduğunu iddia ettikten sonra fiyatlar yeniden yükseldi. 30 Mart’ta iddianameye ilişkin haberin ardından bir kez daha yükseldiler. Taban fiyat son 24 saatte %4,26 arttı. Genel olarak, Salı öğleden sonra, yine NFT Fiyat Tabanına göre, NFT’ler darphane fiyatlarından %880’lik bir artış gördü. Bu arada CryptoSlam, son 24 saatte Trump NFT satışlarının %424’ten fazla arttığını , toplamın 70.000 doları aştığını ve bazı satıcıların %200’ün üzerinde kar marjı gördüğünü bildiriyor.

Trump’ın NFT’lerinin yeniden satışından herhangi bir telif ücretini doğrudan alıp almadığı belli değil, ancak ilk satışlarından tahmini 4,45 milyon doları cebe indirdi. Bununla birlikte, kartlar için Trump’ın imajını lisanslayan (ve rapor edilen yeniden satış gelirlerinin bir yüzdesini alan) şirket olan NFT INT LLC, gizemli bir şeydir.

Geçen Aralık ayında, The New York Times’tan Ken Bensinger, şirketin eski Trump danışmanı Nick Luna ve şu anki Trump avukatı John Marion tarafından kurulduğuna dair tweet attı ve posta adresinin West Palm Beach’teki Trump International Golf Club ile aynı olduğunu kaydetti. NFT’lere yenilenen ilgiyi yönlendiren kişilerin, Trump’a yöneltilen suçlamaların gösterisine çekilen koleksiyonerler mi, yoksa onu suçlayanlardan bağımsız olarak onu destekleme ve putlaştırma eğilimi gösteren hevesli destekçileri mi olduğunu kesin olarak belirlemek zor.

Kesin olan şu ki, Trump Salı günü iş kayıtlarını tahrif etmekten 34 ağır suçtan suçsuz olduğunu kabul etti ve bu da onu bir suçlamayla karşı karşıya kalan ilk eski ABD başkanı yaptı. Suçlamaların tümü, 2016 yılında yetişkin sinema oyuncusu Stormy Daniels’a bir ilişki olduğunu iddia ettiği şeyi gizlemek için yapılan sus ödemelerinden kaynaklanıyor. New York’taki savcıların duruşmayı Ocak ayında başlatmak istedikleri bildirilirken, Trump’ın savunma ekibi baharda bir dava için bastırıyor.

GNÇYTNK’te yeni dönem başvuruları başladı

0

Turkcell’in gençlere tam zamanlı çalışma fırsatı sunduğu inovatif yeni mezun işe alım programı GNÇYTNK’te yeni dönem başvuruları başladı.

Türkiye’nin nitelikli iş gücüne ve eğitime katkıda bulunmayı sürdüren Turkcell’in yeni mezun işe alım programı ‘GNÇYTNK 2023’ün başvuruları başladı. Bu yıl sekizincisi düzenlenen program sayesinde gençler, Turkcell Akademi tarafından hazırlanan gelişim rehberliği ile kariyerlerine başlangıç yaparken, tam zamanlı çalışma şansı yakalayarak iş hayatına ilk adımlarını Turkcell ile atacak. Adaylar başvurularını 23 Nisan’a kadar Turkcell’in kariyer sayfasından yapabilecek.

Turkcell’in gençlere tam zamanlı çalışma fırsatı sunduğu inovatif yeni mezun işe alım programı GNÇYTNK’te yeni dönem başvuruları başladı. Bu yıl sekizincisi düzenlenecek programda gençleri uçtan uca deneyimleyecekleri ve eğlenerek başvuru aşamalarını tamamlayacakları bir süreç bekliyor.

Başvuru aşamasında adaylar; online olarak deneyimleyecekleri mobil oyun, genel yetenek değerlendirmesi, İngilizce, grup vaka çalışmaları ve panel mülakatları gibi farklı aşamalardan geçecek. GNÇYTNK adayları, eğlenirken öğrenmelerini de amaçlayan süreçte Turkcell Akademi eğitimleriyle de kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak bir deneyim yaşayacak. Adaylar, Turkcell’in liderleri ile bir araya gelerek sektörü ve gelecek trendlerini tartışacak. Süreç boyunca adaylar kişisel gelişimden teknolojiye, iş hayatına hazırlıktan motivasyona kadar farklı alanlarda kendilerini geliştirme fırsatı bulacak. Tüm aşamaları tamamlayan adaylar arasından seçilecek olan GNÇYTNK’ler Turkcell’de tam zamanlı bir işe sahip olma şansını yakalayacak ve Turkcell Akademi tarafından hazırlanan dinamik bir oryantasyon programına da dahil olma fırsatı elde edecek.

Geleceğe yön verecekler

Binlerce gencin hayatına dokunan Turkcell’in Türkiye’nin en kapsamlı işe alım programını yürüttüğünü belirten Turkcell İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Çakmak, “Bugüne kadar gençler arasında büyük ilgiyle karşılanan GNÇYTNK programımızla; teknolojinin geleceğine yön verecek, hayallerinin peşinden koşacak genç yetenekleri Turkcell bünyesine katmayı, sunduğumuz eğitim ve gelişim imkânlarıyla onların kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı hedefliyoruz. Turkcell olarak GNÇYTNK programımızla sadece teknolojinin geleceğine değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceği olan gençlerimize de yatırım yapıyoruz. Gençler, çevik ve esnek çalışma prensipleriyle sürekli gelişmeyi mümkün kılan bir çalışma ortamında sınırlarını aşıyor. GNÇYTNK sadece Turkcell’e değil, Türkiye’nin genç istihdamına da önemli katkı sağlıyor. GelenekselleşenGNÇYTNK programımızla bugüne kadar binin üzerine genci istihdam ettik. Turkcell olarak ülkemizin gücüne ve geleceğine inanıyoruz” dedi.

Son başvuru tarihi: 23 Nisan

GNÇYTNK programına; 1995 yılı ve sonrasında doğan lisans son sınıf, yüksek lisans veya doktora öğrencisi, yeni mezun veya en fazla 1 yıl tecrübeli adaylar kariyerim.turkcell.com.tr/genc-yetenek sayfasından başvurabilecek. Programın son başvuru tarihi: 23 Nisan 2023.

Yapay zeka interneti daha iyi hale getirebilir

Wikipedia Kurucusu Jimmy Wales, yapay zekanın interneti daha iyi Hale getirebileceğine inandığını söyledi

Wikipedia‘nın kurucusu olan Jimmy Wales, son zamanlarda yaptığı bir açıklamada, üretken yapay zekanın (AI) interneti daha iyi bir yer haline getirebileceğine inandığını söyledi. Wales, özellikle doğal dil işleme konusunda yüksek başarı oranlarına sahip olan GPT-3 gibi üretken yapay zeka sistemlerine işaret etti.

ChatGPT Wikipedia makalesi yazacak!

ChatGPT benzeri sohbet robotları bir gün Wikipedia makalelerinin tamamını yazabilir. Ancak bu gelecek hala çok uzakta. İşbirlikçi ansiklopedinin ve kar amacı gütmeyen Wikimedia kuruluşunun kurucusu Jimmy “Jimbo” Wales, yakın zamanda yayınlanan bir röportajında bu konuyu ele aldı ve makine öğrenimi tabanlı sohbet robotlarının Wikipedia’yı büyük ölçüde geliştirmeye yardımcı olabilecek umut verici bir teknoloji olduğunu belirtti.

ChatGPT ve diğer aşırı abartılmış yapay zeka algoritmaları, insanların sorularını istatistiksel olarak yanıtlamak için devasa bir metin veritabanı oluşturmak üzere tüm interneti araştırıyor. Veritabanının önemsiz olmayan bir kısmı, en çok alıntı yapılan çevrimiçi kaynaklardan biri olan Wikipedia’dan geliyor. Gelecekte yapay zekanın platformdaki bilgilerin çoğunu yazacağı bir rol değişimi yaşayabiliriz.

Wales bu geleceğin hala uzakta olduğunu düşünüyor ve “ne kadar uzakta olduğumuzu” tahmin edemiyor. Wales, yaptığı testlerin chatbot işini hala etkileyen birçok kusuru vurgulamasına rağmen, sadece birkaç yıl önce düşünebileceğinden kesinlikle daha yakın olduğumuzu söyledi.

ChatGPT uydurma bilgiler verebiliyor.

Wales özellikle “yalan söyleme” olarak adlandırdığı halüsinasyon sorunu konusunda endişeli. ChatGPT, Wikipedia için uygun olmayan “gerçekleri” uydurma eğiliminde. ChatGPT yanlış ya da uydurma bilgiler verebiliyor, insanları önceden öldürebiliyor ya da çelişkili gerçekler içeren istemlere mutlak bir güvenle yanıt verebiliyor. Ancak doğru eğitilmiş bir yapay zeka, henüz ele alınmamış bilgi boşluklarını tespit ederek yeni fikirler ve içerik sağlayabilir. Wales, yapay zekanın Wikipedia girişlerinin sayısını üç katına çıkarması halinde ansiklopedinin işletme maliyetlerinin yılda sadece 1.250 dolar artacağını tahmin ediyor.

SpaceX’in yeni nesil Starlink uyduları uzaydan düşmeye başladı

Elon Musk’ın yükseltilmiş Starlink internet uydularının ilk partisi, geçen ay lansmanından kısa bir süre sonra sorunlar yaşadı. SpaceX’in 21’i fırlatmasının üzerinden bir aydan biraz fazla zaman geçti. Yeni nesil Starlink uydularının mini versiyonları görünüşe göre biri artık yörüngeye tutunamıyor.

HEO Robotics, fırlatıldıktan kısa bir süre sonra yörüngedeki bir Starlink V2 Mini uydusunun bu görüntüsünü yakaladı.
HEO Robotics, fırlatıldıktan kısa bir süre sonra yörüngedeki bir Starlink V2 Mini uydusunun bu görüntüsünü yakaladı.

SpaceX’in yeni nesil Starlink uydularının 21 mini versiyonunu fırlatmasının üzerinden bir aydan biraz fazla zaman geçti , ancak görünüşe göre o küçük adamlardan biri artık yörüngeye tutunamıyor. SpaceX’in internet uydularını takip eden Harvard-Smithsonian astrofizikçisi Jonathan McDowell’in tweet’ine göre, 30062 olarak belirlenen Starlink uydusu Pazartesi günü Kaliforniya kıyılarından 4:50 am ET’de Dünya atmosferine yeniden girdi . Uydu büyük olasılıkla yeniden girişi sırasında yandı.

McDowell, Twitter’da, Starlink V2 Mini’lerden üçünün belirlenmiş operasyonel yörüngelerine ulaşmak için irtifalarını yükseltirken, birinin kontrollü bir yörüngeden sapma manevrası yaptığını kaydetti. Uydunun yeniden girmeden önce yörüngeden çıkış yörüngesini kaydeden resmi olmayan SpaceX rehberi Starlink Insider da dahil olmak üzere diğer gözlemciler de piyasaya sürüldüklerinden beri V2 Mini’leri izliyorlar. Geçen ay, Starlink Insider , yakın zamanda fırlatılan uydu grubunun yükselmek yerine yavaşça düştüğünü ilk fark edenlerden biri oldu. SpaceX CEO’su Elon Musk ,V2 Mini’lerin durumuyla ilgili spekülasyonlara yanıt olarak, uyduların “bazı sorunlar yaşadığını” ve bazılarının yörüngeden çıkarılacağını, diğerlerinin ise hala test edileceğini açıklamak için Twitter’a gitti. Yakın zamanda yörüngeden çıkarılan V2 Mini, daha fazlasının ilki olabilir, ancak şu anda kesin olarak bilmiyoruz.

SpaceX, 27 Şubat’ta bir Falcon 9 roketinde 21 yeni nesil Starlink uydusu fırlattı. Üniteler, şirketin tam boyutlu yeni nesil Starlink uydularının minyatürleştirilmiş versiyonları olduğundan, şirket bunlara V2 Mini adını veriyor. V2 Mini’lerin amacı, SpaceX’in internet mega takımyıldızının kapasitesini artırmasına yardımcı olmak ve şirket tam boyutlu yeni nesil uydularını fırlatana kadar Starlink’in artan talebi için boşluğu doldurmaktır. Ancak bunu yapabilmek için SpaceX’in ağır yük Starship roketinin göklere çıktığını görmesi gerekiyor . Şirketin şu anda faaliyette olan Falcon 9 roketi, yeni nesil uyduları taşımak için tasarlanmamıştır ve bu da SpaceX’in küçültülmüş versiyonlarını yaratmasına neden olmuştur. SpaceX’in geçen ay ikinci bir V2 Mini grubu fırlatmayı planladığı bildirildi , ancak şirketin şu anda minyatür uydularında nerede durduğu belli değil.

Financell’den yeşil enerjiye finansman desteği

Finansman çözümleri ile erişilebilir tech-fin deneyimi sunan Financell, kullanıcılarının hayatını kolaylaştırmaya enerji alanında devam ediyor. Financell, yalın ve şeffaf kredilendirme sistemiyle teknolojik ürünlerle beraber artık yeşil enerjiyi de bütçeye uygun hale getiriyor.

Hızlı ve kolay ödeme çözümleri ile kullanıcılarına yeni nesil finansman desteği sunan Financell, güneş enerjisi projelerine finansman desteği vererek Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine yönelik çözümler sunmaya başladı. Yeşil enerjiye dönüşümü hedefleyen şirketler, gerekli yatırım için Financell’de faiz avantajları ve esnek ödeme planları ile 60 aya varan ödeme seçeneklerinden yararlanabilecek.

Financell,yüzde 100 yenilenebilir enerji ülkemizin ve grubumuzun önceliği

Türkiye’nin ilk ISO 50001 sertifikalı operatörü olan Turkcell, enerji tüketimini takip ediyor ve kapsamlı yenilenebilir enerji yatırımları gerçekleştiriyor. Turkcell, yüzde 100 yenilenebilir enerji tüketen ve yenilenebilir enerji üreten bir şirket olarak 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefi doğrultusunda çalışmalarını ve yatırımlarını sürdürüyor.

Financell Genel Müdürü Z. Korhan Bilek, “Gezegenimizin ve toplumumuzun geleceği için yenilenebilir enerji artık herkesin gündeminde. Grubumuzun bu alanda kapsamlı bir yol haritası var. Financell olarak biz de yeşil finansmanı odağımıza aldık. Güneş enerjisi baştan bir yatırım gerektiren, kurulum sonrasında çok düşük maliyetlerle üretim sağlayan bir iş modeline sahip. Yatırımın dönüş süresi 5 yılın altında ve sizi gelecekteki enerji fiyatlarının dalgalanmasından da koruyor. Güneş enerjisi projelerine finansman çözümlerimiz ile Solarex Enerji ve Teknoloji Fuarı’na katılıyoruz. Sağlayacağımız finansman destekleriyle, Turkcell’in teknolojisi ve gücü ile hem daha sürdürülebilir bir çevre sunmaya yardımcı olacak hem de GES projelerinin büyümesine katkı sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Türkiye’deki gençleri yazılım dünyasına kazandıracak

İtalyan kodlama eğitimi platformu Develhope Türkiye’de genç işsizliğini azaltmaya yardımcı olmak için yazılım geliştirme eğitimiyle yeni bir fırsat kapısı açıyor.

Genç işsizliği azaltma amacıyla yola çıkan Develhope, Türkiye’deki işsiz gençleri yazılım dünyasına kazandırmayı hedefliyor. Bugüne kadar 1200 kişiye kodlama eğitimi veren Develhope, iş bulana kadar öğrencilere ücretsiz eğitim imkânı sunuyor. Develhope CEO’su Massimiliano Costa, “Türkiye’deki genç işsizliğinin azaltılmasına destek olmak istiyoruz. Bunun için kendini geliştirmek isteyen gençleri Develhope programında görmek istiyoruz. Öğrencilerimizin yüzde 95’i eğitim sonunda iş sahibi oluyor” dedi. Costa ayrıca , deprem bölgesindeki 11 kentteki 10 gence burs vereceklerini açıkladı. 

Develhope, 2019 yılından bu yana teknoloji kariyerine başlamak isteyen gençlere, kişiselleştirilmiş bir kariyer hizmeti sunuyor. Eğitimin sonunda, öğrencilere özgeçmişlerini ve linkedIn profillerini oluşturma, iş görüşmeleri provalarının yapılması, görüşme aşamasında mentorluk ve danışmanlık konularında destek sunuluyor. Ayrıca öğrencilere koçluk hizmeti de veriliyor. Develhope CEO’su Massimiliano Costa, “Develhope gençlere programlamayı öğreterek genç işsizliğini azaltmak amacıyla kuruldu. Öğrencimiz profesyonel bir kariyere başlayana kadar kursun maliyeti Develhope tarafından karşılanıyor. Önce bir iş buluyorsunuz, sonra kurs için ödeme yapıyorsunuz. Bugüne kadar 1200 öğrenciyi eğittik. Kurslarımızı başarıyla tamamlayan öğrencilerin yüzde 90’ı kursun bitiminden sonraki 3 ay içinde iş buluyor. Türkiye’den gençleri de yazılım dünyasına kazandırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. 

Taksitli geri ödeme imkanı

Her ay 400 şirketin yeni yazılımcıları ekiplerine katmak için Develhope’u seçtiklerine dikkat çeken Costa, öğrencilerin, javascript programlamanın temellerini öğrenerek kurs aktivitelerini 3 hafta boyunca ücretsiz deneyebileceklerini belirtti. Costa, sözlerini şöyle sürdürdü:“Microsoft tarafından yapılan son araştırmaya göre, yazılım geliştirici rolü şu anda en çok talep gören meslek dalı. 2025 yılına kadar, yazılım geliştiricilere yönelik küresel talebin 98 milyon olacağı tahmin ediliyor. Develhope’a katılmak için lise diplomasına sahip olmak ve 18 yaşında olmak yetiyor. Eğitim süreci günlük ve haftalık aktivitelerden oluşuyor. Dersler 6 ay boyunca tamamen online olarak yapılıyor ve her ay birkaç kurs başlıyor. Kurslar kapsamında, Arka Uç Java, Tam Yığın Web ve Veri Uzmanı eğitimi veriliyor. 700 saatten fazla geliştirme deneyimi kazanan öğrencilerimiz bir iş bulup ardından kurs için taksitli ödeme yapabiliyorlar. Seçilen öğrencilerimiz için kursun maliyeti, Develhope Vakıfları ve ortak şirketleri tarafından sağlanan burslarla karşılanıyor. Ayrıca geri ödeme için öğrencilerimize özel finansman çözümleri sunuyoruz.”

Depremzede gençlere burs

Develhope, depremden etkilenen bölgelerden gelen işsiz gençlerin teknoloji eğitimini desteklemek adına 10 kişiye burs verecek. Adıyaman, Kilis, Osmaniye, Gaziantep, Malatya, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana ve Hatay’da yaşayan 18-30 yaş aralığındaki işsiz gençlerin 27 Nisan’a dek başvuruda bulunması gerekiyor. Kadınlara öncelik verilecek bursa başvuru için Develhope kayıt formunun doldurulması yeterli olacak. Kurslara kayıt için https://www.develhope.co/tr/sign-up/ adresi ziyaret edilebilir. 

Entegre bir IoT şirketi ortaya çıkıyor

Ericsson IoT varlıkları satışı için Aeris ile olan süreci tamamladı. Bu satışla birlikte entegre bir IoT şirketi ortaya çıkmış oldu.

Aeris, Bağlantılı Araç Bulutu işi dahil olmak üzere Ericsson’un IoT varlıklarının satın alımını tamamladı. Anlaşma kapsamında Ericsson, Aeris’te de küçük bir hisse satın aldı.

Birleşik işletmeler, en büyük IoT bağlantı yönetimi hizmet platformlarından birini oluşturuyor. Aeris CEO’su Marc Jones: “Yeni Aeris’i oluşturmak için Ericsson IoT ve Connected Vehicle işletmelerini entegre etmeyi dört gözle bekliyoruz. IoT alanına akıllı inovasyon getirme konusunda uzun bir geçmişe sahibiz ve şimdi bu inovasyonu dünya çapında IoT’yi basitleştirmek, güvence altına almak ve ölçeklendirmek isteyen işletmelere getirmek için ek yetenek, teknoloji ve ortaklıklara sahibiz” dedi.

Entegre IoT şirketi

“new Aeris” işinin sağlık hizmetleri, filo, kamu hizmetleri ve otomotiv dahil olmak üzere çok çeşitli sektörlerdeki müşterilere hizmet verecek. Şirketler yaptıkları açıklamada, işletmenin IoT teknolojilerinin benimsenmesini hızlandırmak amacıyla “on milyonlarca IoT cihazını güvenli bir şekilde bağlamak ve akıllı çözümler sağlamak” için çalışacağını söyledi.

Ericsson‘un iş alanı teknolojileri başkanı Asa Tamsons: “Ericsson, IoT işimizin Aeris’e devrini tamamlayarak parçalanmış IoT pazarında bir lider yarattı. Ortak yetenekler, dünya çapında IoT programlarını başlatmak ve yönetmek için benzeri görülmemiş bir ölçek, kararlılık, güvenilirlik ve güvenlik getiriyor” dedi.

Satın alma ilk olarak geçen yılın sonunda Aralık ayında duyurulmuştu ve birleşme Nisan 2023 itibariyle tamamlanmış oldu.

Akıllı şehir altyapı gelirlerinde patlama yaşanacak

0

Akıllı şehir altyapı geliri 2025 yılına kadar 100 milyar doları geçecek. Statista tarafından paylaşılan raporda, bu alandaki geleceğe bakıldı.

Statista‘ya göre 2025 yılına kadar akıllı şehir altyapısından elde edilen gelir, 2025 yılına kadar 100 milyar doların üzerine çıkacak.

Bu büyüme, artan nüfus ve kentleşmenin yanı sıra şehirler büyüdükçe sürdürülebilir ve ekonomik büyümeyi sürdürme çabası ve pandeminin ardından dijitalleşmenin yükselişinden kaynaklanıyor. Akıllı şehir teknolojisi şirketi Iveda’nın CEO’su David Ly: “Herkes akıllı dağıtımlardan bahsetmeye başladı. Çünkü yeni otomasyon çağı için altyapımızın değişmesi gerekiyor” dedi.

Akıllı şehirler için altyapı

Omdia’da kıdemli IoT analisti Eleftheria Kouri: “Bağlantı altyapısındaki gelişmeler akıllı şehir uygulamalarını ‘barındırmak’ için temel oluşturmada kritik bir rol oynadı. Teknoloji tedarikçilerinin katkısı, akıllı şehir teknolojilerinin benimsenmesinde de katalizör görevi gördü. Bu şirketler, şehirlerin zorluklarına yardımcı olmak ve turistlere ve bölge sakinlerine daha iyi bir yaşam kalitesi sunmak için teknoloji ve kamu sektörü uzmanlarıyla birlikte akıllı şehir bölümleri kurdu” dedi. Bu yönüyle akıllı şehir altyapı geliri aslında şehir yönetimleri için yeni bir kaynak da sağlıyor olacak.

Şehir çapında veri toplamak göz korkutucu bir görev gibi görünebilir ve yönetim organlarının da konu sakinlerin mahremiyeti olduğunda dikkatli davranması gerekir. Ancak yenilikçiler, mahremiyeti tehlikeye atmadan bir şehrin davranışına ve hareketine ilişkin güncel içgörüler toplayabilen çözümler geliştiriyorlar.

Bir şehrin tasarımı altyapıyı barındırmıyorsa, veri toplama noktalarının oluşturulması da başlangıçta sorunlu görünebilir. Ly: “Akıllı bir şehir inşa ederken bir yerden başlamalısınız. Sıcaklık, rüzgarın ne kadar hızlı estiği ile ilgili verileri ölçen sensörlerimiz var. Peki bunları nereye koyuyorsunuz? Yeni bir şey monte etmek istemezsiniz, bu da daha fazla inşaat, daha fazla karmaşa anlamına gelir. Mevcut altyapıdan yararlanmak gerekiyor” dedi.

Çeviride yapay zeka kullanımı öne çıkıyor

0

2017’de faaliyete geçen DeepL, iletişim alanında geliştirdiği yapay zeka teknolojisi sayesinde dünya çapında birçok işletme ve bireysel kullanıcı tarafından tercih edilmeye devam ediyor. Şirket, insan beyninin çalışma prensibini referans alarak eğittiği sinir ağı teknolojisiyle; bağlamdan yoksun birebir çeviriler yerine kullanıcıların daha isabetli, doğal, ton olarak doğru ve gerçek hayattaki kullanımlara çok yakın çeviriler yapabilmesine olanak tanıyor.

Türkiye’de çeviri hizmetine duyulan ihtiyacın artmasıyla birlikte Türkiye pazarına da giriş yapan DeepL, dil bariyeri kavramını hem bireysel kullanıcılar hem işletmeler için ortadan kaldırmayı hedefliyor. Geçtiğimiz yıl eklediği Türkçe çeviri
desteğiyle de DeepL Translator, anadili Türkçe olan kullanıcılar arasında popülerliğini günden güne artırmaya devam ediyor.

Kullanıcıların gözdesi: Yapay zeka ile doküman çevirisi

DeepL’in en çok tercih edilen özelliklerinin başında doküman çevirisi geliyor. DeepL, manuel düzenlemeye gerek kalmadan PDF, DOC ve PPT formatlarının orijinal hallerini koruyarak çeviri yapıyor. DeepL’in web sayfasında veya masaüstü uygulamasında çeviri yapan kullanıcılarsa, her kelime için sunulan çeviri alternatiflerinden, tanımları listeleyen ve belirli kelimeler veya ifadeler için özelleştirilebilir çeviriler sunan bir sözlükten ve klavye kısa yollarından tamamen ücretsiz bir şekilde yararlanabiliyor.

Amaç kaliteli çevirilerle küresel iletişimi dönüştürmek

Şirket olarak kullanıcılarına doğal ve yüksek kaliteli çeviriler sunmayı amaçladıklarını dile getiren DeepL’in kurucusu ve CEO’su Jaroslaw Kutylowski, konuya ilişkin “Dünya her geçen yıl daha fazla birbirine bağlanıyor ve çeviri küresel iletişimin anahtarı haline geliyor. Aralarında imalat, turizm, bilişim ve yazılımın da bulunduğu büyüyen birçok sektöre ev sahipliği yapan Türkiye sayesinde de global düzeyde Türkçenin medya, eğlence ve iş dünyasındaki etkisi giderek artıyor. Bu noktada en çok talep gören dillerden biri olan Türkçeyi geçen yıl platformumuza kazandırmış olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Gerek kişisel gerek profesyonel yaşamlarında daha güvenli iletişim kurmaları için tüm Türk kullanıcılarımızı ve işletmeleri küresel iletişim alanında güçlendirmeyi umuyoruz. DeepL olarak sunduğumuz teknolojinin ülkeler arası iletişimde de önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz” dedi.


E-ticaret, Fintech ve oyun mobil uygulamaları yükseliyor

0

Adjust’ın Mobil Uygulama Trendleri e-kitabı, geliştiricilere ve pazarlamacılara önümüzdeki yıl stratejik büyüme sağlamaları için ihtiyaçları olan önerileri sunuyor. Mobil pazarlama analitik şirketi Adjust, her yıl okuyucularına sunduğu Mobil Uygulama Trendleri raporunu yayınladı. Rapora göre, e-ticaret, fintech ve oyun uygulamaları 2023’te yaşanan ekonomik zorluklara rağmen yükseliş trendini sürdürüyor. 2022, endüstride şimdiye kadar yavaşlamanın ilk kez görüldüğü yıl olsa bile 2023’teki ilk göstergeler bu durumun iyi yönde ilerlediğini gösteriyor: mobil uygulama kurulumları 2022 ortalamalarına göre e-ticaret’te %4, fintech’te %13 ve oyunlarda %10’luk bir yükseliş sergiliyor.

Adjust Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Satış Direktörü Başak ZERMAN’a göre “Küresel koşullar ve kullanıcı ihtiyaçları her geçen gün hızla değişiyor. Özelleştirilmiş ve sorunsuz kullanıcı deneyimleri sunmak, platformlar arası kampanyalar yürütmek ve CTV gibi yeni kanalların
sunduğu potansiyeli kullanmak, 2023 ve sonrasında sürdürülebilir ve stratejik büyüme arayan pazarlamacılar ve geliştiriciler için paha biçilmez bir fırsat olacak” Adjust’ın takip ettiği toplam 100.000’den fazla uygulamanın veri setini baz alan rapor , dünya çapındaki kurulumlar, oturumlar, uygulamada geçirilen süre, kullanıcı tutma oranları,reattribution oranları ve daha fazla metriğin uzun vadeli trendlerini analiz ediyor. Geliştirici ve pazarlamacılar, bu içgörüleri kullanarak kitlelerini daha iyi anlayabiliyor ve uygulama piyasasındaki son durumu daha iyi takip edebiliyor.

Rapor sonuçlarından çıkan diğer önemli maddeler:

● ATT onay oranları tekrar yükseldi. Veri gizliliğinin artık bir norm haline gelmesiyle birlikte kullanıcıların bu konudaki hassasiyeti artıyor ve bunun sonucunda onay oranları yükselmeye devam ediyor. 2023’ün ilk çeyreğindeki ATT onay oranları, 2022’ye göre %4 artış göstererek %29’a yükseldi. Bu oran, oyunlarda %36’ya ulaştı ve fintech ise %11’den %18’e yükseldi.
● M-ticaret sektörü, cirolardaki düzenli artışla yükseliş trendinde. Mobil ticaret uygulamalarının oturumları ve oturum uzunlukları 2022’de yıllık bazda artış gösterdi ve 2023’te oturumlar şimdiye kadar %7 daha yükseldi. E-ticaret sektöründe uygulama içi ciro, 2022’de bir önceki yıla göre %4 artış gösterdi ve Kasım ayı, Adjust tarafından şimdiye kadar gözlemlenen en çok artışın yaşandığı ay oldu.

● Ekonomide yaşanan zorluklara rağmen, fintech uygulamaları küresel olarak büyüme gösterdi ve mobil finansal hizmetlerin dayanıklılığını ve sürekli artan kullanıcı ilgisini ortaya koydu.

● Hyper casual oyunlar, oyun uygulamaları kurulumlarındaki payı göz önüne alındığında sektördeki egemenliğini sürdürüyor. Hyper casual oyunlar, oyun uygulaması kurulumlarının %25’ini oluştururken, aksiyon oyunları %25 ile oturumlarda en yüksek paya sahip. Oyun uygulamalarının kurulum ve oturumları 2022’de önemli ölçüde düşüş gösterdi, ancak Ocak 2023 itibarıyla kurulumlar %10 ve oturumlar %11 artışla eski seviyelerine geri dönmeye başladı. Uygulama içi ciro ise 2022’nin 4. çeyreğine göre %14 arttı. Rapor ayrıca 2022’de mobil e-ticaret, oyun ve fintech genelinde en yüksek indirme sayısına sahip 10 uygulamayı öne çıkarıyor ve sektörün önde gelen oyuncularından önemli içgörüler sağlıyor. Snap’in Ürün Grubu Pazarlama Yöneticisi Kathleen Gambarelli’ye göre, “Mobil ekosistemde yaşanan sürekli değişim içerisinde çevik kalmak kritik bir öneme sahip. Snap, topluluğumuza ve reklam verenlerimize daha iyi bir hizmet vermek için hızla kullanıma
sunduğu ürün geliştirmeleri yaparak, gelir akışlarını çeşitlendirerek ve yeni endüstri ölçüm standartlarına destek vererek esnekliğini ve değişime iyi bir şekilde uyum sağlayabilme yeteneğini ortaya koydu.”

Dussart, sözlerine mevcut trendlerin ışığında uygulama ekosisteminin zorluklara göğüs germe ve kullanıcıların geniş ve sürekli değişen ihtiyaçlarına uyum sağlama yeteneğini açıkça ortaya koyduğunu ekleyerek devam etti. “2023’te başarı, en önemli hedeflere odaklanarak rekabette öne çıkanlar tarafından tanımlanacak. Pazarlama verimliliğini merkezileştirilmiş veriler ile en üst düzeye çıkarmak birlikte hızlı ve etkili kararlar almak için gereken araçlara yatırım yapmak, en iyi sonuçları veren kampanyaların yürütülmesini sağlayacaktır.”

Tim Cook AR ve VR hakkında ne diyor?

0

Apple CEO’su Tim Cook, şu anda belirsiz zamanlarla karşı karşıya kaldıklarını ve VR ve AR teknolojisinin değerli olduğunu açıkladı.

Apple’ın sanal ve artırılmış gerçeklik alanına girişimleri son birkaç yılda istenen hızda gerçekleşemedi. Apple ürünün varlığını açıkça doğrulamadı fakat bu durum Apple’ın CEO’su Tim Cook’un teknoloji hakkındaki kişisel görüşlerini sunmasına engel olamadı. GQ ile yaptığı kapsamlı bir röportajda Apple CEO’su Tim Cook, şu anda belirsiz zamanlarla karşı karşıya kaldıklarını ve VR ve AR teknolojisinin değerli olduğunu açıkladı. Cook, söylentiler üzerine yaptığı açıklamada; Apple’ın sanal kulaklığı üzerindeki çalışmasını onaylamadı, ancak şirketin teknolojiye teorik yaklaşımlarından söz etti. Yorumları, kulaklıkların insanları izole ettiği ve iletişim potansiyellerini vurguladığı fikrine direniyor. Cook, Facetime’ın ortak çalışanların görselleştirmeleri paylaşmasına ve daha fazla bilgi görebilmesine izin vermek için ar’yi kullanabileceği senaryolar öneriyor.

Ayrıca, Google Glass’ın AR hakkındaki görüşlerini değiştirdiğini kabul ederken başarısız olacağına dair daha önceki tahminini kabul etti. Rahmetli Steve Jobs’un, yeterli kanıt sunulduğunda görüşler üzerine 180 yapmaktan korkmaması tavsiyesini hatırladı.

Apple’ın kulaklığını 2023’te bir ara görebiliriz, ancak tam olarak ne zaman olduğu belli değil. Geçen ay boyunca söylentiler, Cook’un Haziran ayında wwdc’de açıklamaya hazır olduğunu öne sürdü, ancak raporlar Apple’ın şirketin lansmanını aceleye getirebileceğine dair şüphelerini gösteriyor. Güvenilir sızıntı yapan Ming-Chi Kuo geçtiğimiz günlerde Apple’ın kulaklığın montajını 2023’ün 3. Çeyreğinin ortasına veya sonuna ertelediğini söylüyor. Bazıları şirketin karma gerçeklik kulaklığının 3.000 dolara mal olacağını ve bu fiyatın muhtemelen neredeyse yalnızca kurumsal pazara yerleştireceğini ve bu da Cook’un AR’nin profesyonel işbirliği potansiyeline odaklanmasına uygun olabilir.

Sosyal mühendislik saldırısı tehdit haline geldi

0

Yeni bir araştırmaya göre, 2023’ün ilk iki ayında sosyal mühendislik saldırısı e-postalarında yüzde 135’lik bir artış yaşandı.

Siber güvenlik şirketi, e-posta saldırılarının Ocak ve Şubat 2023’te binlerce müşterisini hedef aldığını ve bu artışın ChatGPT’nin benimsenme oranıyla eşleştiğini söyledi. Yeni sosyal mühendislik saldırıları, Darktrace’in söylediğine göre artan metin hacmi, cümle uzunluğu ve e-postalarda noktalama işaretleri içeren “sofistike dil teknikleri” kullanıyor. Sosyal mühendislik saldırısı ile kullanıcılar yorgunluk, dikkat dağınıklığı gibi anlarda kolaylıkla hedef haline gelebiliyor.

Darktrace ayrıca bir ek veya bağlantıyla gönderilen kötü amaçlı e-postaların sayısında bir azalma olduğunu da tespit etti. Firma, bu davranışın ChatGPT de dahil olmak üzere üretken yapay zekanın kötü niyetli aktörler tarafından hızlı bir şekilde hedefli saldırılar oluşturmak için kullanıldığı anlamına gelebileceğini söyledi.

Darktrace araştırmasından bazı notlar

Darktrace Baş Ürün Sorumlusu Max Heinemeyer: “E-posta, günümüzde işletmeler için en önemli güvenlik açığı. Savunucular, daha önce hiç görmediğimiz teknikleri ve referans konularını kullanan gelişmiş üretken yapay zeka saldırılarına ve tamamen yeni dolandırıcılıklara karşı duruyor ” dedi. Anket sonuçları, çalışanların yüzde 82’sinin, gerçek iletişimden ayırt edilemeyen dolandırıcı e-postalar oluşturmak için üretici yapay zekayı kullanan bilgisayar korsanlarından endişe duyduğunu gösterdi.

Darktrace, ankete katılanlara bir e-postanın kimlik avı olduğunu düşündüren ilk üç özelliğin ne olduğunu sordu ve şunları buldu:

  • Yüzde 68’i bir bağlantıyı tıklamaya veya bir eki açmaya davet edildiğini söyledi.
  • Yüzde 61’i bilinmeyen bir gönderici veya beklenmeyen bir içerikten kaynaklandığını söyledi.
  • Yazım ve dilbilgisinin zayıf kullanımı da yüzde 61 tarafından seçildi.