TEMSA’dan Adana’nın yeşil dönüşümüne destek

0

Adana’da tasarımını ve üretimini gerçekleştirdiği yerli araçlarıyla, Türkiye’deki belediyelerin en büyük destekçilerinden olan TEMSA, 6’sı elektrikli olmak üzere toplam 81 yeni aracı Adana Büyükşehir Belediyesi’ne teslim etti. 

Türk sanayisinin yurt dışındaki en önemli temsilcilerinden olan TEMSA, küresel pazarlardaki büyümesinin yanında yurt içinde de araç parkını genişletmeyi sürdürüyor. Türkiye’deki belediyelerin filo yaşının düşürülmesine ve yakıt tasarrufu yüksek araçlarla kamunun üzerindeki maliyet baskısının azaltılmasına destek olan TEMSA, Adana Büyükşehir Belediyesi ile birlikte son dönemde Türkiye’de gerçekleşen en büyük teslimatlardan birine imza attı. 

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, TEMSA CEO’su Tolga Kaan Doğancıoğlu ve TEMSA yöneticilerinin hazır bulunduğu tören kapsamında, Adana’da TEMSA tarafından tasarımı ve üretimi gerçekleştirilen 81 yerli araç Adana Büyükşehir Belediyesi’ne teslim edildi. Teslim edilen 45 Avenue LF Diesel, 10 Prestij SX, 10 MD9 LE Diesel, 10 LDSB ve elektrikli motora sahip 6 MD9 electriCITY, Adana’nın yeşil dönüşümüne destek olurken, söz konusu araçlarla birlikte Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki toplu taşıma araçlarının yaş ortalaması 12’den 5’e düştü. Öte yandan, yeni teslimatla birlikte, Adana Büyükşehir Belediyesi filosunda yer alan TEMSA markalı araç sayısı da 323’e yükselmiş oldu. 

“Hoş Geldin Konfor” sloganıyla, Tüyap Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen teslimat töreninde konuşan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, “Borçlanmadan satın aldığımız 81 aracımızla, Adana’mızı modern otobüslerine kavuşturduk. Ulaşımda büyük kolaylık sağlayacak modern otobüslerimiz şehrimize ve vatandaşlarımıza hayırlı olsun” ifadelerini kullandı.

TEMSA CEO’su Tolga Kaan Doğancıoğlu ise, TEMSA’nın Adana’da doğup büyüyen bir şirket olduğunun altını çizerken, “Tabii ki tüm şehirlerimiz, tüm belediyelerimiz bizler için çok önemli. Ama kendi evimizde, Adana’mızda böylesine bir teslimat töreninin içerisinde yer almak bizler için farklı bir anlama sahip. Umuyorum ki bugün teslim ettiğimiz araçlarımız, çevre dostu tasarımları ve mühendislik özellikleriyle Adana’nın yeşil dönüşümüne önemli katkılar sunacak. Bu kapsamda, ortaya koydukları bu güçlü vizyon için Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar başta olmak üzere tüm ilgili belediye yönetimimize teşekkür ediyoruz” dedi.

Yeşil dönüşümün Türkiye’ye yayılmasında sorumluluk almaya hazırız

TEMSA’nın 55 yıldır Türkiye’de sektöre öncülük ettiğini vurgulayan Tolga Kaan Doğancıoğlu, “Şimdi de bu öncü rolümüzü teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarında ortaya koymaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dünyada yeni nesil toplu taşımanın merkezinde yer alan elektrifikasyon konusunda sadece ülkemizde değil uluslararası ölçekte ilkleri hayata geçiriyoruz. Ülkemizin ilk yerli elektrikli otobüsünü ASELSAN ile birlikte geliştirirken, Avrupa’nın ilk elektrikli şehirlerarası otobüsünü de geçtiğimiz yıl içinde Hannover’de tanıttık. Bu ilklerin öncüsü olmaya devam ederken, Adana’daki fabrikamızı sadece bir üretim üssü değil aynı zamanda bir teknoloji üssü olarak konumlandırmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz dönemde ülkemizde başlattığımız ve her geçen gün güçlendirdiğimiz elektrikli araç seferberliğini daha da ileri noktalara taşımakta kararlıyız. Bugün Adana Büyükşehir Belediyesi’ne teslim ettiğimiz 81 aracımız içerisinde 6 adet de elektrikli aracımız mevcut. Umarım yakın gelecekte bu araçlarımızın sayılarını artıracağız. Bugün Adana Büyükşehir Belediyemizin gösterdiği bu yaklaşımın diğer belediyelerimize de örnek teşkil etmesini umuyoruz. Biz TEMSA olarak Adana’nın yeşil dönüşümünün Türkiye’de yayılması konusunda üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazırız” ifadelerini kullandı. 

TEMSA Satış Genel Müdür Yardımcısı Hakan Koralp ise, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin kullanımına sundukları 5 farklı modelleriyle, şehrin güvenli ve konforlu ulaşımına destek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade ederken, “Yüksek kalite, teknolojik donanım, düşük yakıt tüketimi gibi pek çok konuda kendimizi sürekli daha iyi olmaya zorlarken, TEMSA’yı konforlu ve güvenli toplu taşımanın simgesi haline getirmeye gayret ediyoruz. Tüm bu araçlarımızın düşük yakıt tüketimi ve çevreci motorlarıyla Adana’nın havasına, doğasına büyük katkılar sunacağına inanıyoruz. Adana halkı da bu araçlarımız sayesinde artık çok daha güvenli, çok daha konforlu bir seyahat deneyimi yaşayacaklar” şeklinde konuştu.

Twitter güvenlik olayı hakkında açıklama yaptı

Twitter güvenlik olayı hakkında açıklama yaparak sorunu kabul etti. Sorunun hemen düzeltildiği bildirildi.

Olay, sosyal medya platformunun, Meta’nın Instagram’ın Yakın Arkadaşlar ayarına benzer şekilde, kullanıcıların özel bir arkadaş listesiyle tweet paylaşmasına olanak tanıyan Çevreler özelliğiyle ilgili.

Twitter, etkilenen kullanıcılara gönderdiği bir e-postada, olayın bu yılın başlarında meydana gelen bir “güvenlik olayı” olduğunu doğruladı ve çevrelerinin dışındaki kullanıcıların, belirli bir kitleyle sınırlandırılması gereken tweet’leri görüntülemesine izin verdi.

E-postada: “Sorun güvenlik ekibimiz tarafından tespit edildi ve bu tweet’lerin Çevrenizin dışında artık görünmemesi için hemen düzeltildi” ifadesi yer aldı.

The Guardian’a göre , özel listede olmayan hesaplar tarafından görüntülenen ve beğenilen Circles tweet’lerine yetkisiz erişimle ilgili birkaç hafta boyunca kullanıcı raporlarına rağmen, Twitter’ın bu raporları kabul etmediğini belirtmek yerinde olacak.

Twitter‘ın büyük ölçüde personelden arındırılmış basın ofisi,  yorum taleplerine kaka emojisiyle yanıt verdi.

Musk’ın Twitter stratejisinden notlar

Ekim 2022’de Musk, Twitter’ı 44 milyar dolar karşılığında satın aldı. O zamanlar şirketin yaklaşık 7.500 çalışanı vardı. Ancak  Musk, günlük 4 milyon doların üzerinde bir kayıp olduğunu öne sürerek küresel olarak işgücünün yaklaşık yüzde 50’sini işten çıkarmaya karar verdi.

Buna ek olarak, teknoloji milyarderi, geri kalan çalışanlara Twitter 2.0’a aşırı bağlılık talep eden bir ültimatom verdi. Sonuç olarak, birkaç yüz  çalışan  yüksek yoğunlukta uzun saatler çalışmak yerine  şirketten ayrılmayı tercih etti. Son işten çıkarmalarla birlikte bu gelişmeler,  Twitter’ın toplam çalışan sayısının 2.000’in altına düşmesine yol açtı.

Daha önce, platformdaki çok sayıda kesintinin, şirketin tehlikeli bir şekilde yetersiz personel çalıştırmasının doğrudan bir sonucu olabileceği bildirilmişti.

Çin, ABD’yi Hack İmparatorluğu olarak isimlendirdi

Çin, ABD’yi Hack İmparatorluğu olarak isimlendirerek yeni bir akım başlattı. Çinli bilgisayar korsanları, yerini Hack İmparatorluğu’na bıraktı.

“Çinli bilgisayar korsanı” terimi popüler kültürde yaygın bir söz haline geldi. Ancak görünüşe göre Asya ulusunun ABD için benzer bir terimi var: “Hack İmparatorluğu”. İsim, CIA’yı Çin’e ve diğer ülkelere karşı siber saldırılar kullanmakla suçlayan yeni bir Çin raporunda geçiyor.

The Reg’e gör , Çin Ulusal Bilgisayar Virüsü Acil Müdahale Merkezi ve yerel siber güvenlik firması 360 Total Security tarafından yürütülen “Matrix” adlı soruşturma, “Empire of Hacking: ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı – Bölüm I” başlıklı bir raporda yayınlandı.

Empire of Hacking: ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı – Bölüm I

Rapor, Çin’deki bir dizi siber saldırıyı inceleyen müfettişlerin, CIA ile yakından ilişkili olduğu iddia edilen çok sayıda Truva atını, işlevsel eklentileri ve saldırı platformu örneklerini yakalayıp çıkardıklarını ve ABD kontrolü altındaki bir “bilgisayar korsanları imparatorluğunu” ortaya çıkardığını iddia ediyor.

Raporda, “Bu siber silahlar, katı, standartlaştırılmış ve profesyonel yazılım mühendisliği yönetiminden geçti. Bu, CIA tarafından siber saldırı silahları geliştirmede benzersiz bir şekilde takip edildi” ifadelerine yer verildi.

Ancak bulguların çoğu, kod adı Vault7 olan Wikileaks tarafından CIA hakkında 2017’de yapılan bir dizi sızıntıdan derlenen eski bilgilerden geliyor. Teşkilatın küresel gizli bilgisayar korsanlığı programının ayrıntılarını, kullandığı kötü amaçlı yazılımı ve Apple ve Android telefonlar, Windows ve akıllı TV’ler dahil olmak üzere çok çeşitli ABD ve Avrupa şirket ürünlerine yönelik düzinelerce sıfırıncı gün silahlandırılmış açıklarını içeriyor.

Raporda, “Artık küresel olarak neredeyse tüm internet ve IoT varlıklarını kapsıyorlar. Yabancı ağlar üzerinde kontrole ve önemli, hassas verilerin herhangi bir zamanda çalınmasına izin veriyorlar. Bu saldırıların hedefleri arasında kritik bilgi altyapısı, havacılık, araştırma kurumları, petrol ve petrokimya endüstrileri, büyük internet şirketleri ve çeşitli ülkelerdeki devlet kurumları yer alıyor. Bu saldırıların izleri 2011 yılına kadar uzanıyor ve bugüne kadar devam etti” denildi.

Rapor ayrıca, CIA’nın sosyalist rejimleri baltalamaya çalışma geçmişinden ve ABD’nin, ülkenin iktidardaki Komünist partisiyle aynı fikirde olmayanlar tarafından kullanılması nedeniyle Çin’in birçok kez karşı çıktığı TOR protokolünü geliştirmesinden de bahsediyor.

WhatsApp İngiltere’den çekilebilir

WhatsApp gizlilik endişesi nedeniyle İngiltere’den çekilme kararı alabilir. Yeni gizlilik yasası WhatsApp’ı zor durumda bırakacak.

Uçtan uca şifreleme üzerindeki ‘kasıtlı belirsizlik’, mesajlaşma uygulamasının geri çekilmesine neden olabilir.

Britanya’daki çevrimiçi yaşamın neredeyse her yönüne değinecek olan geniş bir mevzuat parçası olan çevrimiçi güvenlik yasası WhatsApp’ı zor durumda bırakabilir. Hazırlanması dört yılı aşkın bir süredir devam eden, sekiz dışişleri bakanı ve beş başbakanın önderliğindeki yasa tasarısı 250 sayfadan oluşuyor. Bu tasarı nedeniyle WhatsApp gizlilik endişesi duyuyor.

Tasarı kabul aşamasında

Tasarı Ofcom’a, sosyal ağların terörizm veya çocukların cinsel istismarı içeriğiyle mücadele etmek için teknolojiyi kullanmaları için gereklilikler koyma yetkisi veriyor ve buna uymayan hizmetler için küresel cironun yüzde 10’una kadar para cezaları veriyor. Şirketler, bildirime uymak için teknoloji geliştirmek veya kaynak sağlamak için “en iyi çabayı” göstermeli.

Ancak kullanıcı verilerini “uçtan uca şifreleme” (E2EE) ile güvence altına alan mesajlaşma uygulamaları için kullanıcılara verdikleri sözleri temelden bozmadan kullanıcı mesajlarını okumak teknolojik olarak imkansız.

Pazar liderleri WhatsApp ve Signal de dahil olmak üzere sağlayıcılardan oluşan bir koalisyon, açık bir mektupta “Tasarı şifreleme için açık bir koruma sağlamıyor ve yazıldığı gibi uygulanırsa, Ofcom’u proaktif taramaya zorlamaya çalışma yetkisi verebilir. Uçtan uca şifreli iletişim hizmetlerinde özel mesajlar, sonuç olarak uçtan uca şifrelemenin amacını geçersiz kılmakta ve tüm kullanıcıların mahremiyetini tehlikeye atmaktadır” dedi.

Pazarlama verimliliğini artırmanın yolları

Günümüzde tüm firmalar, pazarlama verimliliklerini artırmanın yollarını arıyor. Bu arayışa bir cevap vermek için mobil pazarlama analitik şirketi AdjustPulse çözümünü tanıttı. Bir takip ve uyarı çözümü olan Pulse, pazarlamacılara ihtiyaçları olan tüm içgörüleri sağlayarak mobil kampanyalarının performansını ne zaman optimize etmeleri gerektiğini bilmelerini sağlıyor. Pulse ayrıca pazarlamacıların son derece özelleştirilebilir uyarıları kolaylıkla oluşturmalarına ve gereksiz güncellemelerin yol açtığı karışıklığı azaltmalarına olanak vererek sadece en önemli işlere odaklanabilmelerini sağlıyor. 

Adjust Ortadoğu, Türkiye ve Afrika Satış Direktörü Başak ZERMAN şu açıklamada bulundu Mobil pazarlamacıların sürekli takip etmek zorunda olduğu çok fazla veri ve bildirim var.  Bu durum, aynı anda birden fazla kampanya yürüttüklerinde oldukça zor bir hal alıyor ve  önemli güncellemeleri kaçırmaları ihtimalini yükseltiyor. Yeni çözümümüz Pulse, en önemli işlere odaklanmak için özgürlük ve esneklik arayan müşterilerimizden gelen geribildirimler sonucu ortaya çıktı. Pulse, onlara daha az kaynakla daha yüksek verimlilik sağlamalarına olanak veren kullanımı kolay ve otomatize bir çözüm.” 

Pazarlamacıların sahip olduğu avantajlar ise şöyle;

  • Bütçeleri ve kampanya performansını daha etkili bir şekilde optimize etmek için kurulumlardan kullanıcı oranlarına ve reklam harcamalarına kadar en önemli metrikleri takip edin.
  • Sizin ve ekiplerinizin Slack veya e-posta yoluyla nasıl ve ne zaman bildirim alacağını özelleştirin.
  • Dahili önizlemeler ile uyarıları geçmiş verileri kullanarak baştan optimize edin.
  • Uyarıları birden fazla uygulama için hızlıca oluşturun ve daha bütünsel bir raporlama sağlayın.

Başak Zerman sözlerine şöyle devam etti ‘Pulse, Adjust’ın pazarlamacıların daha verimli, daha hızlı ve daha bağımsız çalışmalarına yardımcı olan sezgisel ve müşteri odaklı ürün grubunun en yeni üyesi ve tüm sektörlerin tam olarak aradığı bir çözüm. Doğru uyarıları hızlı ve verimli bir şekilde almak, bütçe ve kampanya optimizasyonu çalışmalarının  yönetimi için kritik bir öneme sahip.

Adjust, 2022’de Datascape‘in lansmanını yaptı ve uygulama pazarlamacılarının tüm veri kaynaklarından gelen veri raporlamalarını, görselleştirmelerini ve analiz araçlarını bir araya getiren gelişmiş analitik çözümler sundu. 2023 boyunca Adjust, pazarlamacıların uygulama büyümesini ölçümlemelerine, optimize etmelerine ve ölçeklendirmelerine yardımcı olacak yenilikçi çözümler sunmaya devam edecek.’

Pulse hakkında daha fazla bilgi almak ya da bir demo istemek için lütfen Adjust Pulse sayfasını ziyaret edin.

Schneider Electric’in Sürdürülebilirlik Etkisi Programı ve Sıfır Karbon Projesi İlk Çeyrek Sonuçları açıklandı

0

Enerji yönetimi ve otomasyonda dünya çapında uzman olan Schneider Electric, 2023 yılı ilk çeyrek dönem entegre raporu ile birlikte Schneider Sürdürülebilirlik Etkisi (SSI) programının güncel sonuçlarını açıkladı.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) iklim değişikliği konusunda küresel eylemsizliğin çarpıcı maliyetini özetleyen son sentez raporunu yayınlamasından bir ay sonra Schneider Electric’in paylaştığı güçlü sonuçlarla bu alanda aksiyon almanın önemini görünür kıldığını belirten Schneider Electric Strateji ve Sürdürülebilirlikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gwenaelle Avice-Huet, “IPCC raporu bize harekete geçmek için çok kısa bir zaman aralığı olduğunu hatırlatıyor. İyi haber şu ki, emisyonları azaltan çözümler halihazırda mevcut. Her gün, her hafta ve her üç aylık dönem önemli ve biz de bu konudaki çalışmalarımızı metodik, sistematik ve iş birliği içerisinde hızlandırmak için mümkün olan her şeyi yapıyoruz” dedi.

Schneider Electric’in SSI programı, şirketin 2025 için belirlenen Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim (ESG) hedeflerindeki ilerlemesini izliyor ve ölçüyor. Şirket, iç ve dış paydaşlarını sürdürülebilirlik konusunda aksiyon almaya teşvik etmek için bu sonuçları her üç ayda bir yayınlıyor.

2023 yılının ilk üç ayında, Schneider Electric önemli bir çevresel, sosyal ve ekonomik performans sergiledi. Bu dönemde şirketin SSI puanı 10 üzerinden 5,25 olarak gerçekleşti ve böylece, 10 üzerinden 6 olan tüm yıl hedefine ulaşmak için önemli bir gelişim göstermiş oldu. 

Şirketin SSI Etki Raporu’ndan öne çıkan gelişmelerin başında ise İklim ve Kaynaklar alanında karbon emisyonlarını koruyan veya önleyen çözümleri sayesinde müşterilerinin karbon ayak izlerini azaltmaları için sunduğu güçlü destek yer aldı. Schneider Electric 2023 ilk çeyrekte 18 milyon ton daha CO2 emisyonunun önüne geçerek toplamda 458 milyon ton ile 2025 hedefinin yarısından fazlasını gerçekleştirmiş oldu. Aynı zamanda şirketin sürdürülebilir paketleme hedefi doğrultusunda bugün paketlerinin %52’si tek kullanımlık olmayan, geri dönüştürülebilir malzemelerden üretiliyor. 

Şirket ayrıca, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylanan yol haritası kapsamında, Schneider Electric’in değer zincirinde 2050 yılına kadar Net Sıfır hedefine ulaşma çabalarının parçası olan Sıfır Karbon Projesi’nde önemli bir ilerleme kaydetti. Schneider Electric, tüm değer zincirinde Net Sıfır olma taahhüdü veren ve SBTi tarafından onaylanan ilk şirketler arasında yer alıyor. 

Schneider Electric bu dönemde temiz ve güvenilir elektriğe erişim için sunduğu desteği de artırdı ve yılın ilk çeyreğinde ulaştığı toplam kişi sayısı 40 milyonu aştı. Enerji yönetimi konusunda ise toplamda yaklaşık 440.000 kişiye eğitim sundu.

Schneider Electric tüm bu çalışmalarıyla bir yandan küresel enerji talebi ile karbon emisyonlarını azaltma ihtiyacını dengelerken bir yandan da toplumları gelecekteki enerji ihtiyaçlarını sağlama ve enerjiye erişim açığını kapatmak için gerekli becerileri geliştirme konusunda güçlendirmeye devam ediyor. Şirketin bu çalışmaları uluslararası çapta bağımsız kurumlar tarafından da takdir ediliyor. Bu kapsamda son olarak Schneider Electric, küresel çapta şirketlerin sürdürülebilirlik çalışmalarını değerlendiren Corporate Knights tarafından oluşturulan Corporate Knights 2023 Global 100 Listesi’nde, kendi sektöründe 1., genel sıralamada ise 7. oldu. Şirket böylece, 2005 yılından bu yana gerçekleştirilen bu prestijli listede 12 yıldır üst üste yer alma başarısını gösterdi.

Siber bağışıklık kazanmak için ne yapmak gerekli?

0

Kazakistan’da bu yıl 8’incisini düzenlediği Siber Güvenlik META 2023 etkinliğinde Kaspersky’i ile buluştuk. Türkiye Genel müdürü İlkem Özar ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Etkinlikte, Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesi ve dünya çapındaki dijital tehdit ortamındaki gelişmeleri, Yapay zeka, kurumsal verilerin Darknet üzerindeki etkisi, deepfakes’in taşıdığı riskler ve sektöre özgü kritik tehditler etkinlikte masaya yatırılan konular arasında yer aldı.

Kaspersky’nin ortaya koyduğu ve ödün verilmemesi gereken ve olası güvenlik açıklarının sayısını en aza indiren çözümler oluşturmanın bir yolunu açan “Siber Bağışıklık” yaklaşımı hakkında paylaşılan bilgiler de ilgi çeken konulardan biri oldu.

Siber tehdit ortamı gelişmeye devam ediyor. 2023 yılında riskleri artmaya devam edecek olan bulut güvenliği ihlalleri gibi dikkat edilmesi gereken birçok faktör bulunuyor. IoT cihazlarının güvenliği konusunda artan endişeler de bulunuyor. Saldırganlar, kullanıcıların kişisel verilerine ve ağlara erişmek için IoT cihazlarını hedef alacak. Yapay zeka destekli siber saldırılarda da artışlar olacak.

Saldırganlar, güvenlik açıklarını tanımlamak ve daha sofistike saldırılar başlatmak için makine öğrenme algoritmalarını ve diğer yapay zeka teknolojilerini kullanacak. Giderek daha yaygın hale gelen tedarik zinciri saldırıları ise 2023 yılında da artmaya devam edecek. Saldırganlar, müşterilerinin ağlarına ve verilerine erişmek için üçüncü taraf satıcıları ve tedarikçileri hedef alacak.

Kazakistan’da bu yıl 8’incisini düzenlediği Siber Güvenlik META 2023 etkinliğinde Kaspersky’i ile buluştuk. Türkiye Genel müdürü İlkem Özar ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Google’dan yapay zeka videoları hamlesi

Google’ın, web siteleri için “mavi bağlantı” işaretleyerek ve arama sorgusuyla alakalı kısa video ve sosyal medya içeriğine daha fazla eğileceğini, arama motorunu daha “görsel, atıştırılabilir, kişisel ve insani” hale getirmeye hazırlandığı bildirdi. The Wall Street Journal’a göre Google, tüm süreci daha konuşkan hale getirecek ve kullanıcıları tam olarak aradıkları içeriği bulabilmeleri için takip soruları sormaya yönlendireceğini ve yapay zeka üzerine inşa edilmiş yeni özellikler duyurmayı planlıyor.

Geleneksel web sitesi biçimlerinden uzaklaşan ve daha çok TikTok ve Instagram gibi uygulamalara yönelen genç internet kullanıcılarına yanıt olarak, kullanıcılara TikTok videoları ve diğer sosyal medya içerikleri gibi daha fazla görsel içerik sunuyor. Değişiklikler şu anda Magi adlı bir proje kapsamında geliştiriliyor. Açıklamaya göre şirketin Pixel Fold gibi yeni donanımları da ortaya koymasının beklendiği yaklaşan I/O geliştiricileri konferansında duyurulacak .

Rekabetin diğer ucunda Microsoft, AI’yı Edge tarayıcısına ve Bing arama motoruna itmeye devam ediyor. Yeniden tasarlanan deneyim, kullanıcılardan sıcak bir karşılama aldığını ve Microsoft’tan Bing için bekleme listesi sistemini kaldırmasını istedi, böylece teknolojisi tüm meraklılar için sorunsuz bir şekilde erişilebiliyor. 

Google, hızlı ve iyi olmak için çalışıyor

Geçen ay, The New York Times tarafından erişilen belgeler üzerine, Google’ın aramayı daha kişiselleştirilmiş bir deneyim sunacağı şekilde yeniden tanımlamaya çalıştığını belirtti. Şirket, AI’yı arama sistemine, kullanıcının arama modelinden ve tercihlerinden sürekli olarak öğreneceği ve ihtiyaçlarına en iyi şekilde uyacak şekilde geliştireceğini açıklıyor.

Temel özelliklerin çalışanlar arasında test edildiği söyleniyor ve halka açık test planlarının yıl sonuna doğru yapılacağı bildiriliyor. Google’ın yapay zeka destekli arama desteği iyi zamanlanmış ancak görünüşe göre biraz umutsuz. Microsoft, OpenAI’nin ChatGPT’nin arkasındaki doğal teknoloji olan GPT-4’ü Bing arama motoruna entegre edildiği ve bunu Office üretkenlik araçları paketine de yavaş yavaş entegre ediyor.

Google’ın ChatGPT’ye verdiği yanıt , Bard, şimdiye kadar mükemmel bir yolculuk geçirmediğini, yanlışlık ve yapay zeka halüsinasyonlar içeriyor. Bununla birlikte, şirketin formülü mükemmelleştiriyor ve bunu yaparken yarışı kaybetmek yerine ilerledikçe öğrenmek istediği anlaşılıyor. Önceki raporlar, Google’ın, OpenAI’nin ChatGPT’si ile aynı türde bir kesintiye yol açabilecek kendi halka açık yapay zeka ürünlerini geliştirmek için çılgınca bir telaş içinde olduğunu belgelemişti, ancak Magi’nin Google’ın açığı kapatmasına yardım edip edemeyeceğini yalnızca zaman gösterecek.

Logo Yazılım ve OYDER’den dijital dönüşüm iş birliği

0

OYDER üyesi kuruluşlar, Logo Yazılım’ın geniş çözüm portföyüne avantajlı fırsatlarla ulaşabilecek ve danışmanlık hizmetinden faydalanabilecek.

Logo Yazılım, otomotiv sektöründeki yetkili satıcıların iş süreçlerinde dijitalleşmelerine destek olmak için OYDER ile iş birliği gerçekleştiriyor. Bu kapsamda OYDER üyesi kuruluşlar, Logo Yazılım’ın geniş çözüm portföyüne avantajlı fırsatlarla ulaşıyor ve danışmanlık hizmetinden faydalanıyor.

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörü olan otomotivin önde gelen paydaşlarından OYDER üyeleri, Logo Yazılım’ın avantajlı çözümleriyle buluşuyor. OYDER ile yapılan iş birliği kapsamında Logo Yazılım, Otomotiv Gelişim Projesi’yle yetkili satıcıların dijital dönüşüm süreçlerine çözüm ve hizmetleriyle katkı sağlayacak.

Üyeler, Logo Yazılım’ın çözüm modülleriyle servis, yedek parça süreçleri, yeni araç ve kullanılmış araç yönetimi, genel muhasebe, finans, insan kaynakları ve bordro yönetimlerini tek platform üzerinden yüksek verimle yönetebilecek. Ayrıca yetkili satıcıların gelişim alanlarıyla ilgili webinar çalışmaları gerçekleştirilecek.

Logo Yazılım Türkiye Genel Müdürü Akın Sertcan, OYDER ile gerçekleştirilen stratejik iş birliğinden duydukları memnuniyeti ifade ederken, “Otomotiv, çevik yapısı ve teknolojiye hızla uyum sağlama yeteneğiyle, genel ekonomide olduğu gibi dijitalleşmede de öncü sektörler arasında yer alıyor.  Türkiye’nin en büyük yerli iş yazılımları markası Logo Yazılım olarak, her sektörde mikrodan makroya tüm işletmelerin dijital dönüşümüne eşlik ediyoruz. Yapacağımız danışmanlıkla birlikte her bir yetkili satıcımızın dijital dönüşüm alanında gelişimlerine katkı sağlayarak otomotiv sektöründeki ayak izimizi genişleteceğiz” dedi. 

OYDER Başkanı Dr. Kemal Altuğ Erciş ise, “Dijitalleşme çağımızın en önemli değişim başlıklarından biri. Biz de yetkili satıcılar olarak yeni dünya düzeninin vazgeçilmezi olan dijitalleşmeye büyük önem veriyoruz. OYDER olarak üyelerimize bu önemli konuda destek vermek için alanının en iyilerinden biri olan Logo Yazılım ile dijitalleşmeye öncülük etmekten memnuniyet duyuyoruz. Logo Yazılım ile yaptığımız iş birliğinin tüm üyelerimize fayda getireceğine inanıyoruz” dedi.

Logo Yazılım ile gerçekleştirilen iş birliği, kullanıcı alışkanlıklarına göre tasarlanan dost arayüzler ile OYDER üyelerine operasyonlarının her aşamasında pek çok kolaylık sunuyor.

Uçtan uca yönetim: Firmalar tüm süreçlerinin takibini yapabilirken; ERP, insan kaynakları ve e-Çözüm ihtiyaçları ile süreçleri uçtan uca yönetebiliyor.

Fiyat ve kampanya yönetimi: Tüm fiyat ve kampanyalar sisteme tanımlanarak hatalı fiyat vermenin önüne geçilebiliyor, fiyat teklifleri kayıt altına alınabiliyor.

Müşteri ilişkileri yönetimi: Müşterilerin tüm talep ve şikayet kayıtlarını tutarak potansiyel müşterilerinin teklif ve fırsat süreçleri incelenebiliyor.

Otomatize süreçler: Manuel süreçler otomatize edilerek hataların önüne geçiliyor ve kişiye bağlı olmadan faaliyetler sürdürülebiliyor.

Web tabanlı ve mobil çözümler: Zaman ve mekandan bağımsız olarak iş sürekliliği sağlanabiliyor.

Anlık envanter takibi: Hem envanterler anlık takip ediliyor, hem de mal kabulden sevkiyata kadar tüm depo süreçleri yönetilebiliyor.

Anlık raporlama: İstenen raporlar için uzun zaman harcamadan anlık olarak tüm verilere ulaşılabiliyor.

Mevzuata hızlı uyum: Kullanılacak sistemler sayesinde otomotiv sektörü için değişen yasal mevzuatlara hızlıca uyum sağlanabiliyor.

Çoklu marka ve şube yönetimi: Satışı yapılan tüm markalar ve tüm şubeler, etkin şekilde yönetilebiliyor.

Onay yönetimi: Onay süreçleri oluşturarak, akıllı telefon üzerinden takip yapılabiliyor.

ChatGPT veri paylaşımını nasıl kapatabilirsiniz?

ChatGPT kullanıcı verilerini yapay zekanın eğitiminde kullanıyor. ChatGPT veri paylaşımını kapatarak, eğitimde kullanılmasının önüne geçebilirsiniz.

OpenAI, ChatGPT üretken yapay zeka ürününü kullanımına sunduğunda, kullanıcıların verilerini korumalarına izin verecek ayarlar içermiyordu. OpenAI, dil modelini daha fazla eğitmek için sohbet robotuyla yapılan bu konuşmalardan elde edilen verileri kullandı. Aylar geçtikçe ve ChatGPT daha popüler hale geldikçe, gizlilik gözlemcileri ve düzenleyiciler, OpenAI’nin kullanıcı verilerini nasıl topladığına dikkat etmeye başladı. Birçok ülke OpenAI’nin bu verileri korumak için harekete geçmesini talep etmeye başladı.

İtalya, birkaç hafta önce gizlilik meseleleri nedeniyle ChatGPT’yi yasakladı. OpenAI nihayet kullanıcıların verilerini ChatGPT’nin eğitim algoritmalarından gizli tutmasına olanak tanıyan bir ayar eklediğinden, ülke daha sonra ülkedeki erişimi yeniden sağladı. Dünyanın her yerindeki ChatGPT kullanıcıları, yeni gizlilik ayarından kolaylıkla yararlanabilir. Ancak tüm ChatGPT kullanıcıları, OpenAI’nin gizliliği iyileştirme özelliği uygulamasını beğenmeyebilir.

ChatGPT’nin özel verilerinizi kullanmasını nasıl durdurabilirsiniz?

Gizlilik ayarlarını değiştirmek için bir tarayıcıda ChatGPT hesabınıza giriş yapmanız gerekiyor. Bundan sonra, ChatGPT veri paylaşımını devre dışı bırakmak için bu basit adımları izleyebilirsiniz. OpenAI’nin gizliliği artıran özelliği gizlemek için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını fark edeceksiniz.

  • Sol alt köşedeki hesap bölümüne tıklayın
  • Ayarlar’ı tıklayın
  • Veri Kontrollerinin yanındaki Göster menüsüne tıklayın
  • Sohbet Geçmişi ve Eğitimini kapatın
  • Bu aynı zamanda ChatGPT verilerinizi dışa aktarabileceğiniz ve isterseniz hesabı silebileceğiniz menü.

OpenAI, ChatGPT verilerinizle ne yapar?

Yeni gizlilik ayarları devreye girmeden önce ChatGPT ile paylaştığınız verilere bakacak olursak, maalesef bu veriler silinmiyor.

Kullanıcı verileri toplama kapalıysa, bu başlık sohbet geçmişinizi kapsayacaktır. Verilerinizi Open AI ile paylaşmaya başlamak için Sohbet geçmişini etkinleştir yazan yeşil düğmeyi tıklamanız yeterli.

ChatGPT’nin rakiplerinin sayısı hızla artıyor

Pek çok teknoloji şirketi, chatbot’ları ile yapay zeka yarışında, Google ve OpenAI ile rekabet etmeye çalıştıkça pazar hızla genişlemeye başladı.

Microsoft , OpenAI ve ChatGPT aracılığıyla ve Google, Bard sohbet robotuyla, pazar kontrolü umuduyla yenilik yapabilecek en güçlü sohbet robotunu geliştirmek için bir yarışı başladı. Ancak, sohbet botları veya AI programları sunma işine girmeye çalışan, diğer şirketlerde kodlayıcılara yardımcı olmak, kullanıcıların tarihi karakterler olarak rol yapmalarına veya Slack mesajlarını yönetmeye yardımcı olmak amacıyla sohbet botları başlatıyor.

İşletmelerine yapay zeka getiren şirketler;

Slack

Slack’in sahibi Salesforce Perşembe günü, kullanıcıların uygulamayı yönetmesine yardımcı olmak için AI destekli yazılım kullanan “SlackGPT” olarak bilinen bir uygulama içi hizmet başlattığını duyurdu. Uygun tonlarda özel mesajlar yazabilecek, bir konuyu özetleyebilecek veya bir görüşme sırasında not alabilecektir. CNBC’ye göre şirket, özelliği gelecek yıl piyasaya sürmeyi planlıyor ancak ne zaman için bir tarih belirlemedi.

Amazon

Amazon Web Services, geniş dil modelini Nisan ayında duyurdu. Model, Titan ve Bedrock olarak bilinen iki varyasyonla geleceğini. Biri metin oluştururken, diğeri kullanıcılar için web arama kişiselleştirmesini güçlendirmeye yardımcı olmaktadır.

Şirket ayrıca, geliştiricilerin kodlarını tekrar kontrol etmesine, hataları kontrol etmesine ve analizle geri göndermesine yardımcı olan bir AI botu olan CodeWhisperer’ı piyasaya sürdü. Ürün ücretsiz olarak sunulmaktadır.

Meta

Facebook ana şirketi, yatırımlarını bir bütün olarak yapay zekaya genişletmeye başladı. CEO Mark Zuckerberg, 26Nisan’da yatırımcılara şirketin “yararlı ve anlamlı olacak şekilde milyarlarca insana yapay zeka ajanlarını tanıtma fırsatı” gördüğünü ancak bu hizmetlerin ne zaman piyasaya sürüleceği belirsizliğini koruyor.

antropik

Eski OpenAI çalışanları tarafından kurulan AI odaklı girişim, Mart ayında Claude adlı kendi chatbot’unu piyasaya sürdü. Bot, ChatGPT’ye benzer görevleri yerine getirebiliyor ancak şirkete göre “zararlı çıktılar üretme olasılığı çok daha düşük”, “konuşması daha kolay” ve “daha yönlendirilebiliyor.

Character.AI

Eski Google mühendisleri tarafından geliştirilen bir sohbet robotu olan Character.AI, tarihi figürleri taklit etmek ve canlandırmak için özel olarak tasarlanmıştır. Bot, kullanıcıların William Shakespeare ve bazı kurgusal karakterler gibi tarihi figürlerle sohbet etme isteğinde bulunmasına olanak tanınıyor. Ürün, Eylül 2022’de piyasaya sürüldü ancak hala beta aşamasında.

Bir grup Google geliştiricisi sızan bir belgede “Açık kaynak modelleri daha hızlı, daha özelleştirilebilir, daha özel ve pound başına pound daha yetenekli” olarak belirtiyor. Mühendisler, Bard ve ChatGPT’nin kalite açısından “hafif bir üstünlüğü” olduğunu, ancak bu avantajın çok yakında kapanacağını iddia ettiler.

PEPSICO’nun araç filosu elektrikleniyor

0

PepsiCo Türkiye sürdürülebilir bir gelecek için çevreye duyarlı 10 adet Renault Zoe ve 1 adet de Ford E-Transit yüzde 100 elektrikli aracı filosuna kattı. PepsiCo, uçtan uca stratejik dönüşümü pep+ stratejisi çerçevesinde doğayı ve çevreyi odağına alarak daha yaşanılabilir bir dünyanın inşasına katkıda bulunmak için yeni adımlar atmayı sürdürüyor. 

Bu stratejinin üç temel başlığından biri Pozitif Değer Zinciri ajandası kapsamında iklim değişikliği ile mücadele için birçok çalışmaya imza atan PepsiCo, kendi operasyonlarından kaynaklı emisyonlarını da 2030 yılına kadar %75 oranında azaltmayı taahhüt ediyor. PepsiCo bu çerçevede yenilebilir enerji kaynaklarına yaptığı yatırımların yanı sıra kendi filosuna dahil ettiği elektrikli araçlarla da karbon emisyonlarını azaltma yolunda önemli adımlar atıyor.

Bu global strateji kapsamında PepsiCo Türkiye, filosuna çevreye duyarlı 10 adet Renault Zoe ve 1 adet de Ford E-Transit elektrikli araç kattı. PepsiCo Türkiye, bu pilot çalışmayla çok önemli öğrenimler kazanırken aynı zamanda araç filosu için sıfır emisyon dönüşümünü nasıl yapabileceğini daha iyi planlamak için bir fırsat yaratmış olacak. 

PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Evrim Şen: Daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlerken, elektrikli araçlar hedeflerimize ulaşmada kilit bir rol oynayacak.”

PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Evrim Şen, “Biz PepsiCo olarak 200’den fazla ülke ve bölgede, ürünleri tüketiciler tarafından günde bir milyardan fazla tüketilen bir şirketiz. Ölçeğimiz sebebiyle birçok konuda sorumluluk hissediyoruz, aynı zamanda yine bu ölçeğimizden dolayı sürdürülebilir bir dünya için anlamlı bir değişim sağlama fırsatına sahip olduğumuza inanıyoruz ve pep pozitif stratejimiz çerçevesinde daha sürdürülebilir bir dünya için yeni adımlar atmayı en temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu kapsamda, çevreye duyarlı 10 adet Renault Zoe ve 1 adet de Ford E-Transit elektrikli aracı filomuza kattık” dedi.

Bu proje ile birlikte ~55.000 kg kadar CO2 salınımını azaltacağız

Hava kirliliğinin sağlık sorunlarının ve çevresel bozulmaların en önemli nedenlerinden biri olduğunu ve bu sebeple bu projenin PepsiCo Türkiye için çok kıymetli olduğunu dile getiren PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Evrim Şen, “Bu proje ile birlikte yıllık ~55.000 kg kadar CO2 salınımını azaltacağız. Çevre üzerindeki etkimizi bu projeyle azaltabilmek için bir adım daha atmış olmak bizler için mutluluk verici. Daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru ilerlerken, elektrikli araçlar hedeflerimize ulaşmada giderek daha kilit bir rol oynayacak” dedi.

Telefon kılıfı takılıyken şarj zararlı mı?

0

Telefonu şarj etme konusunda yaptığımız birçok hata var. Peki telefon kılıfı takılıyken şarj etmek zararlı mı?

İdeal olarak telefonunuzu kılıftayken şarj etmemenizin temel nedeni, yüksek ısıya maruz kalınmasının önüne geçilmesi.

Akıllı telefonların çoğu lityum iyon pillerle çalışıyor ve telefonunuzu nasıl şarj ederseniz edin bu piller zamanla bozuluyor. Bunun nedeni, yük taşıyıcılarını elektrotlar arasında kaydırarak işlev görmeler. Bunu yapmak, bileşen parçaları strese sokarak zaman içinde verimlerine zarar veriyor.

Kılıfta şarj etme hatası

Telefonunuzu çok uzun süre şarj etmek veya sıfıra kadar bırakmak ve sıfırdan şarj etmek, elektrotları zorlamanın ve akıllı telefonunuzun pil ömrünü kısaltmanın harika yolu diyebilriz. Bununla birlikte, belki de bir pili öldürmenin en etkili yollarından biri aşırı ısınmasına izin vermekte.

Apple destek sitesinde: “Bir iOS veya iPadOS cihazını çok sıcak koşullarda kullanmak pil ömrünü kalıcı olarak kısaltabilir. Cihazınızı arabanızda bırakmayın çünkü park halindeki araçlarda sıcaklık bu aralığı aşabilir” dedi.

Ortam sıcaklığının 0 º ile 35 º C arasında olduğu iOS ve iPadOS aygıtlarını güvenle kullanabilirsiniz. Düşük veya yüksek sıcaklık koşulları, cihazınızın sıcaklığını düzenlemek için davranışını değiştirmesine neden olabilir. Bunun telefon kılıflarıyla bağlantılı olduğu nokta, belirli akıllı telefon giydirme stillerinin şarj olurken daha fazla ısınmasına neden olabilmesidir. Telefonunuzun şarj olduktan sonra önemli ölçüde ısındığını fark ederseniz, bu, pil kapasitesinin zarar görerek çok ısınmaya başladığının bir işareti olabilir.

Telefonunuzu ne kadar mükemmel şarj ederseniz edin, pilin zamanla performansının bir kısmını kaçınılmaz olarak kaybedeceği, mevcut akıllı telefon teknolojilerinin rahatsız edici bir gerçeği. Şarj sırasında telefonunuzun kılıfını çıkarmak iyi bir başlangıç olabilir. Aynı zamanda pilin elektrotlarına baskı uygulayabileceğinden gece boyunca şarjda bırakmaktan kaçınmak da iyi. Huawei, en iyi pil ömrü için şarj yüzdenizi yüzde 30 ila 70 arasında tutmayı hedeflemenizi önerirken, Apple’ın ayarlarda, aynı nedenle telefonunuzun yüzde 80’in üzerine çıkmasını engelleyecek özel bir aracı var.

Şifre oluşturma alışkanlıklarınızı değiştirin

Güçlü şifre oluşturmanın 6 yolu

Çevrimiçi dünyada çok fazla zaman harcıyoruz ve çoğumuz kişisel bilgilerimizi, olası sonuçlarını düşünmeden paylaşmaya alışkınız. Bu nedenle, verilerin, gizliliğin ve hassas bilgilerin güvenliği söz konusu olduğunda parolalar oldukça önemli bir noktada görülüyor. Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, Dünya Şifre Günü’ne özel olarak şifrelerin güvenliği için 6 ipucunu paylaşıyor.

Şifrelerimizi Nasıl Güvende Tutarız?

Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şifre güvenliği için 6 önemli öneriyi sıralıyor.

1. Her hesap için farklı şifreler belirleyin. İnternet kullanıcılarının yarısı ya tüm hesaplarında birkaç parola kullanıyor ya da her çevrimiçi hesap için tek bir parola kullanıyor. Bu, tek bir şifrenin ele geçirilmesiyle birçok önemli hesabın ele geçirilebileceği anlamına geliyor. Kullanıcılar her hesap için farklı şifreler kullanmalı.

2. Güçlü şifreler oluşturun. Her zaman tahmin edilmesi zor şifreler belirleyin. Bu, en az sekiz karakter uzunluğunda hem büyük hem de küçük harfler, sayılar ve “#%$” gibi özel karakterler kullanmanız gerektiği anlamına gelir.

3. Şifre yöneticisi kullanın. Herkes, her hesap için farklı ve güçlü bir şifreyi akılda tutmanın oldukça zor olduğunu kabul eder ancak, öngörülemeyen bir veri ihlalinden kaynaklanan hasarı sınırlamak istiyorsak yapılması gereken budur. Sosyal medyada, e-ticaret sitelerinde ve online bankacılık uygulamalarında aynı parolayı kullanırsanız, bu hizmetlerden birinin ihlale uğraması yeterlidir ve tüm hesaplarınızın parolası karanlık ağda siber suçlulara satılır. Güçlü şifreler oluşturmakta ve akılda tutmakta zorlanıyorsanız Bitdefender Şifre Yöneticisi gibi bir şifre yöneticisi kullanabilirsiniz. Bu uygulamalar sizin için güçlü parolalar oluşturur ve bunları, ihtiyaç duyduğunuzda kolay otomatik doldurma için en güçlü veri güvenliği protokollerinin arkasında güvenle saklar.

4. Çok faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin. Bugünlerde hemen hemen her çevrimiçi hizmet, basit parola ile oturum açmanın ötesine geçen ikincil bir kimlik doğrulama biçimini etkinleştirme seçeneği sunuyor. İster SMS yoluyla gönderilen bir dizi numara ister gelen kutunuza düşen dört harfli bir kod olsun, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA), oturum açanın parolanızı çalan biri değil, siz olduğunuzu gösterir. Bunu sunan sosyal medya ve bankacılık hizmetleri başta olmak üzere her hizmet için mutlaka özelliği etkinleştirin.

5. Cihazlardan her zaman çıkış yapın. Özellikle ortak bir ağ veya paylaşılan bir cihaz kullanıyorsanız cihazlarda açtığınız hesaplardan çıkış yapmayı unutmayın.

6. Şifreleriniz asla bir yere yazmayın. Şifrenizi yazdığınız çevrimiçi platforma veya excel sayfasına başka bir kişinin erişme olasılığı her zaman vardır. Şifrelerinizi güvenle saklamak için parola yöneticilerini kullanın. Şifrelerinizi asla bir kağıda yazmayın.


Gmail reklamları nasıl kapatılır?

Gmail reklamları son dönemde kullanıcılardan yoğun tepki alıyor. Peki bu reklamlar nasıl kapatılıyor?

Google, ücretsiz e-posta hizmetinin hem masaüstü hem de mobil sürümlerinde her zamankinden daha fazla reklam gösteriyor. Özellikle son birkaç gün içinde Gmail reklam operasyonunu agresif şekilde hızlandırdı. Daha da kötüsü, uygulamanın daha önce reklamsız olan bölümlerinde reklamlar görünmeye başlıyor. Ancak neyse ki bunlardan kurtulmanın bir yolu var.

Gmail reklamlarından nasıl kurtulurum?

Gelen kutunuza serpiştirilmiş reklamlar görmekten bıktıysanız, reklamların görünmesini durdurmak için uygulamanız gereken bazı adımlar var. Bu süreçte kategorilerinizi (Sosyal, Güncellemeler, Promosyonlar vb. sekmeler) kaybedeceğinizi unutmayın.

  • Tarayıcınızda Gmail’e gidin ve sağ üst köşedeki Ayarlar’a (dişli çark simgesi) tıklayın.
  • Görünen panelin üst kısmındaki Tüm ayarları görüntüle’yi tıklayın.
  • Etiketler’e gidin, ardından Kategoriler’e gidin.
  • Mesaj listesinde göster altında, Sosyal, Güncellemeler, Forumlar ve Promosyonlar’da gizle’yi tıklayın.

Bu, gelen kutunuzdaki sekmeleri ortadan kaldıracak; bunlardan bazıları spam’i önemli mesajlardan ayırmanıza yardımcı olacak. Şimdilik, Google yalnızca bu kategoriler etkinleştirildiğinde reklam ekliyor. Bu nedenle onları kapatırsanız reklamları da devre dışı bırakabilirsiniz.

Google, reklamlar ile gelirler sağlıyor olsa da Gmail gibi odaklanmanın önemli olduğu bir platformda reklam gösterimi pek de hoş karşılanmıyor. Kullanıcılar her ne kadar bu gösterimi kapatabiliyor olsa da uzun vadede düşündüğümüzde bu durum Google için pek sürdürülebilir değil diyebiliriz.

Hukuk ve teknoloji ilişkisi mercek altında

0

Hukuk ve teknolojisi ilişkisi çerçevesinde sektörün en sıcak konuları Hukukun Gelecekteki Konuları Zirvesi’nde tartışıldı

Gökçe Avukatlık Ortaklığı tarafından bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Hukukun Gelecekteki Konuları Zirvesi, hukuk, teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Yapay zekadan otonom araçlara, Web 3’ten e-ticarete hukuk ile teknolojinin kesiştiği en sıcak konuların masaya yatırıldığı Zirve’de regülasyonların hızla dijitalleşen iş dünyasına yaptığı pozitif ve negatif etkiler alanında uzman isimler tarafından değerlendirildi.

Hukukun Gelecekteki Konuları Zirvesi, teknoloji ve girişimcilik sektörü firmalarına uzun yıllardır sağladığı katma değerle dikkat çeken ve bilişim hukuku alanında saygın avukatlık ofislerinin başında gelen, Gökçe Avukatlık Ortaklığı tarafından ilk kez gerçekleştirildi. Zübeyde Ana Kültür Merkezi’nde yapılan etkinlik hukuk, teknoloji ve girişimcilik ekosistemin önemli temsilcilerini buluşturdu. Hukuk & teknolojisi ilişkisi çerçevesinde sektörün en sıcak konularının konuşulduğu Zirve, İstanbul Barosu Önceki Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun açılış konuşması ile başladı.

Mesele dijitalleşmenin yarattığı büyük değişime hukukçular olarak ayak uydurabilmek

Sözlerine Gökçe Kurucu Ortağı Av. Görkem Gökçe’ye teşekkür ederek başlayan Durakoğlu, hızla dijitalleşen dünyamızda karşı karşıya olduğumuz büyük değişim karşısında hukukun öncü rolünü şöyle değerlendirdi: “Dünya büyük bir değişim sürecinde. Ne yazık ki bu değişime ayak uydurma konusunda özellikle Türkiye’deki biz hukukçular çok avantajlı değiliz. Çünkü nitelikli hocaları olmayan fakültelerden alınan diplomalarla gelen elimizdeki insan kaynağı maalesef yetersiz. Türkiye’nin bu durumu öngörmeksizin dijitalleşme ile gelen büyük değişimi karşılamaya çalışması gelecekte bizi daha da zora sokacak. Peki bunu nasıl tersine çevirebiliriz? Diğer yandan bildiğiniz gibi hukuk muhafazakar bir bilim dalı. Teknoloji hızla ilerlerken, hukuk arkadan onu takip ediyor. Bu yarışta aradaki mesafeyi kapatma adına neler yapabiliriz? Hukukun Gelecekteki Konuları Zirvesi’nde bugün bu temel sorulara cevaplar bulmaya çalışacağız.”

Gökçe’nin üstlendiği Cem Karaca NFT davası, tüm dünyada emsal niteliği taşıyor Zirvenin ilk oturumu olan “Kripto sanatlar cephesinde neler oluyor?” paneli Av. Görkem Gökçe’nin moderatörlüğünde yapıldı. Bu zirve amaçlarının girişimcilere, yatırımcılara ve yöneticilere küçük bir pencere açmak olduğunun altını çizen Av. Görkem Gökçe, Transferchain Kurucu Ortağı Tuna Özen, Gökçe Avukatlık Ortaklığı Kıdemli Avukatı Av. Yağmur Yollu ve Üretken Akademi Kurucusu Kadircan Kırkoyun’un katıldığı panelde konuklara NFT dünyasındaki gelişmeler özelinde sorularını yöneltti. İlgi çekici oturumda NFT gibi yeni teknolojilerin istihdama yaptığı katkılar, alıcı tarafında yaşanan olgunlaşmanın NFT pazarında yarattığı değişim ve NFT satın alma süreçlerinde akıllı kontratların önemi değerlendirildi. NFT hukuku tarafındaki güncel gelişmelerin de konuşulduğu bu bölümde, Gökçe’nin üstlendiği ve sektör için emsal niteliği taşıyan Cem Karaca’nın NFT portresi davasının detayları Av. Yağmur Yollu tarafından paylaşıldı. Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca tarafından açılan davanın ardından NFT satış platformu OpenSea’den kaldırılan Cem Karaca NFT portresi ile ilgili yaşanan tüm sürecin telif hakları ihlali açısından NFT hukuku

Yapay zeka gibi teknolojiler ile toplumun değer yargıları arasında bir denge kurmak önemli Günün ikinci bölümü olan “Yapay zeka çağında, iş, hukuk ve ötesi” Slash Ventures Yönetici Ortağı Ali Erhan Tamer’in moderatörlüğünde, Doç. Dr. Mesut Serdar Çekin ve Codeway Yönetici Ortağı Tolunay Tosun’un katılımlarıyla yapıldı. Ali Erhan Tamer’in panelistlere yapay zeka platformu ChatGPT’nin önerdiği soruları yönelterek başladığı panelde, yapay zekanın iş dünyasına getireceği verimlilikten bilgi ile ilişkimizde yaratacağı değişime ve hukukun farklı alt disiplinleri üzerindeki etkilerine kadar birçok konu masaya yatırıldı. Yapay zeka etiğinin en az sağladığı faydalar önemli olduğu ve bu teknolojinin toplumun değer yargıları ile nasıl şekillendiği konusu ise güncel örnekler üzerinden değerlendirildi.

E-ticaret alanında yapılan yasal düzenlemeler büyümeyi teşvik etmeli


Günün bir diğer oturumunda “E-ticaret alanındaki düzenlemelerin sektöre yansımaları”, Ready for Change Kurucusu Murat Erdör’ün moderatörlüğünde, Gemius Türkiye Ülke Müdürü İdil Kesten, VenueX Yönetici Ortağı Kürşad Arman ve Otwo Ventures Kurucusu Onur Kavak tarafından masaya yatırıldı. Her 100 kişiden 91’inin e-ticaret kullanıcısı olduğu gibi Türkiye pazarı ile ilgili çarpıcı verilerin aktarıldığı panelde, e-ticaret alanındaki reklamlarda son dönemlerde yaşanan düşüşün ilgili düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden önce pandeminin bitişinin etkisiyle gerçekleştiğinin altı çizildi.
E-ticaret markalarının pazarlama süreçlerinde ellerindeki veriyi doğru ve anlamlı kullanabilmeleri konusunda platformlara uyumluluğun önemine değinilen oturumda, ilgili yasal düzenlemelerin pazardaki büyümeyi teşvik etmesi yönünde olmasının önemine vurgu yapıldı.
Platformlar dünyasında girişim olarak hayatta kalabilmenin yolu kurallara uymak Öğle arasından önceki bölümde “Yeni teknolojilerin ekosisteminde hukukun sıcak gündemi” paneli, Doç Dr. Bedii Kaya’nın moderatörlüğünde, ELYT Kurucu Ortağı Ahmet Usta, Transferchain Kurucu Ortağı Mert Başer, pazarlama profesyoneli Serra Yılmaz ve Onedio Kurucusu Kaan Kayabalı’nın katılımlarıyla gerçekleşti. Panelde blok zincir alanında hayata geçecek yasal düzenlemelerin kullanıcılara riskin minimize edilmesi açısından getireceği faydalara, veri güvenliğinin pazarlama faaliyetleri açısından sahip olduğu kritik öneme ve Apple, Goolge gibi platformun yönettiği dijital iş dünyasında sürdürülebilir biri girişim olabilmenin inovasyon ile ilişkisine değinildi.

Marka iş birliği belirtme zorunluluğu organik paylaşımlarda influencer’ları negatif etkiliyor Günün en eğlenceli oturumlardan olan, “Influencer’ların hukuk dünyasından beklentileri” isimli panel Arslantaş Creative’in Kurucusu Haluk Arslantaş’ın moderatörlüğünde ve Influencer’lar Cemre Solmaz, Maral Özdoğan ve Sude Durmuş katılımlarıyla gerçekleşti. Panelde, iş birliği belirtme zorunluluğu ile ilgili düzenlemenin etkileşim açısında getirdiği artı ve eksilerden, influencer’ların karşılaştıkları linçlerin regülasyon tarafındaki yansımalarına kadar birçok konu konuşuldu. Otonom araçlar için yapay zeka tarafında henüz normlaşmış bir durum yok “Otonom araçlar için hukuki sorumluk çıkmazı” isimli oturumda Av. Sidar Tunca, Doç Dr. Mesut Serdar Çekin ve İTÜ Güneş Arabası Ekibi’nden Şafak Özkan Pala, panelin moderatörü olan teknoloji gazetecisi Özgür Çetin’in sorularını yanıtladılar. Sürücüsüz araçların karıştığı güncel kazalar özelindeki örnekler üzerinden otonom araçlar ile ilgili regülasyon tarafındaki gelişmelerin değerlendirildiği panelde, bu alandaki gelişmelerin çevre üzerindeki olumlu etkilerinden Türkiye’ye özel trafik ve yol şartları karşısında yapay zekalı sistemlerin karşılaşabileceği uyum sorunlarına kadar birçok konu konuşuldu.

Web3 dünyası regülasyonlara hazır mı?


Günün en ilgi çeken oturumlarından “Web3 teknolojileriyle fintech dünyası nereye gidiyor?” isimli panel, Figopara CEO’su Koray Gültekin Bahar’ın moderatörlüğünde, Finberg Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Elgin, Mars Kurucu Ortağı Emrah Kaya ve Colendi Yatırım Takım Lideri Ahmetcan Durukan’ın katılımlarıyla gerçekleşti. Panelde, günümüz teknoloji dünyasında gelinen noktada Web 3 ekosistemin artık regülasyona hazır olduğu, özellikle blokzincir ve web3 uygulamalarının yaygınlaşması açısından yasal düzenlemelerin gerekliliği gibi konular masaya yatırıldı. Verinin insan bedenine entegrasyonunun hayata geçtiği bir gelecekte regülasyonlar için kanun koyuculara ihtiyacın da
kalmayacağının altının çizildiği panelde, ayrıca teknoloji girişimi yatırımlarında telif hakları ve ürün patentleri gibi konularında hukuk şirketlerinin rolü tartışıldı.

Dijital dünyanın deneyimli isimlerin başarılarla dolu kariyer hikayeleri ilham verdi


“Dijitalleşmenin altın çağında neler oluyor?” isimli bölümde, Egirişim Kurucusu Hilmi Öğütcü, sahnede Figopara Kurucu Ortağı Bulut Arukel, Teknolojide Kadın Derneği (WTECH) Kurucusu Zehra Öney ve Scotty Kurucusu Tarık Anlar ile bire bir sohbetler gerçekleştirdi. Figopara’nın fintech pazarı için büyük önem taşıyan exit’inden, Zehra Öney’in Turkcell’den WTECH’e uzanan ilham verici başarı hikayesine ve Tarık Anlar’ın sektöre adım atacak gençlerin örnek alacağı girişimcilik serüvenine yer verilen bu panel, “Hukukun Gelecekteki Konuları Zirvesi” sahnesini bu dakikalarda bir girişimcilik zirvesine çevirdi.

Geleceği yakalamak için finansal gelişmeleri takip etmek ve insan kaynağına yatırım yapmak önemli

Günün son oturumu olan, “Startup’lar önümüzdeki 10 yılda nelerle karşılaşacak?” isimli panel girişim ekosistemi açısından geleceğe ışık tutan paylaşımlara sahne oldu. Finberg Fintech Ürünleri Koordinatörü Gaye Or’un moderatörlüğünde gerçekleşen panelin konuşmacıları StartersHUB CEO’su Boğaç Göncü, Ruul Kurucu Ortağı Mert Bulut, Werover Kurucu Ortağı Zeynep Balca Yılmaz ve Av. Burak Özdemir idi. Kaynakların daha güvenli araçlara yönlendirilmesi nedeniyle startup’ları fonlamak konusunda ekosistemin önümüzdeki 3-4 yıl zorlanacağının altının çizildiği panelden, insan kaynağına yatırımın yapmanın önemine, değişen dünyada yeni bağlantı protokollerine ihtiyacımız olduğuna ve
gezegenimizin geleceği açısından çok kritik olan yenilenebilir enerjinin sürdürülebilirliği açısından girişimlerin rolüne vurgu yapıldı.

Rüzgar günü zirvesi’nde Yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji dönüşümü konuşuldu

0

Enerji sektörünün sürdürülebilir geleceği için önemli bir rol oynayan yenilenebilir enerji kaynakları hakkında farkındalık yaratmak ve gençlerin sektöre olan ilgisini artırmak amacıyla her yıl düzenlenen Enerjisa Üretim Rüzgar Günü Zirvesi bu yıl, Harvard Business Review Türkiye’nin stratejik ortaklığı ve “Enerjimiz Rüzgarla, Geleceğimiz Seninle” temasıyla düzenlendi. Online olarak gerçekleştirilen zirvede alanında yetkin isimler yenilenebilir enerjinin geleceğini, enerjinin dönüşümünü, enerji dönüşümünde fırsatları, alınacak aksiyonları ve rüzgar santrallerinin yolculuğunu konuştu.

Yaşama saygı duyarak daha güzel bir gelecek için enerji üreten Enerjisa Üretim, her yıl düzenlediği Rüzgar Günü Zirvesi’ni, bu yıl Harvard Business Review Türkiye’nin stratejik ortaklığı ile gerçekleştirdi. “Enerjimiz Rüzgarla, Geleceğimiz Seninle” temasıyla düzenlenen Rüzgar Günü Zirvesi’nde, enerji sektörünün önde gelen isimleri konuşmacı olarak yer aldı ve rüzgar enerjisinin sürdürülebilir geleceğimizdeki rolünü değerlendirdi. Zirvenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan, geleceğin yenilenebilir enerji ile şekilleneceğini vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu ve TEMA Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş “İklim Krizinde Ne Durumdayız?” sunumu ile ortalama sıcaklık artışı konusunu vurgulayarak katılımcıları bilgilendirdi.

“Yenilenebilir Enerjinin Geleceği: Fırsatlar ve Aksiyonlar” başlıklı oturumda Serdar Turan ile sohbet eden Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, “Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Enerjisa Üretim Rüzgar Günü Zirvesi kapsamında sektör katılımcıları ve gençler ile birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Geleceğimizi şekillendirecek olan gençleri, sektörümüz ve özellikle rüzgar enerjisi konusunda bilgilendirmek ve enerji sektörüne kazandırmak en büyük önceliklerimiz arasında yer alıyor. Rüzgar enerjisi, geleceğimiz demek çocuklarımız demek. Her yıl gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz Rüzgar Günü Zirvesi de bundan dolayı bizim için büyük önem taşıyor” dedi.

Yenilenebilir enerjideki payımızı yüzde 60’a yükseltmeyi hedefliyoruz

Enerjisa Üretim olarak emisyon salımlarında 2032’de ‘başa baş’, 2045’te ise ‘net sıfır’ olma hedefleri olduğunu belirten Bayçöl, “Yenilenebilir enerjide Türkiye’nin büyük ve güçlü bir potansiyeli bulunuyor. Rüzgar da Türkiye için önemli bir fırsat. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de enerji üretiminde rüzgarın kapasitesi yükseliyor. Geleceğin anahtarının yenilenebilir enerjide olduğu bilinci ile doğru strateji ve planlamalar ile Türkiye’nin, orta ve uzun vadede bu alanda merkez olabileceğine inanıyoruz. Enerjisa Üretim olarak Türkiye’nin en yüksek kurulu güce sahip temiz enerji üreticisiyiz. Bu alanda gerçekleştireceğimiz yatırımlar ile yenilenebilir enerji payımızı yüzde 60’a yükseltmeyi hedefliyoruz. Yakın zamanda Enercon ile birlikte heyecan ve gurur duyduğumuz bir anlaşmaya daha imza attık. Anlaşma ile Türkiye’de ilk kez kurulacak olan yeni bir karasal rüzgar türbini modeli olan E-175 EP5’in prototipini Bandırma Enerji Üssümüz ve Balıkesir Rüzgar Enerji Santrali’mizde test edebileceğiz. Yatırımların yanı sıra Enerjisa Üretim bünyesinde toplumsal cinsiyet eşitliğine de büyük önem veriyoruz. Bir santralimizin tamamen kadınlardan oluşması için çalışıyoruz. 3 yıl içinde santral müdürümüzden kadın teknisyenler ve kadın mühendislere kadar Womentum programımız sayesinde bu hedefe ulaşmayı amaçlıyoruz” dedi.

Enerjiyi Merkeze Koyan Yeni Nesil Meslekler başlıklı oturumda Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale; “Enerjisa Üretim yenilenebilir enerji alanındaki yeni yatırımları ile büyüme trendinde olan bir enerji şirketi. Bu noktada kişisel gelişimden kariyer planlamasına, sürdürülebilirlikten enerji teknolojilerine ve üretimine bir çok konuda eğitim ve gelişim alanlarıyla hem çalışanlarımızı hem de sektörümüzü desteklemeye devam ediyoruz. Enerjisa Üretim olarak farklı alanlarda projeler gerçekleştiriyoruz; sadece kendi çalışanlarımız için değil, tüm sektörün ve enerji ekosistemindeki tüm paydaşlarımızın gelişimi için yeni işler yapma arzusundayız. Bununla birlikte enerji sektörü ilk bakışta her ne kadar erkek egemen bir sektör olarak algılansa da, aslında bizim yaptığımız işin kadını, erkeği yok, işimizi tamamen akıl, bilgi ve teknoloji ile yapıyoruz. Bu bakış açımız doğrultusunda enerji sektöründe rüzgar alanında daha fazla kadın çalışan kazandırmak için Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar programını başlattık” dedi.

Öğrenciler ve katılımcılar rüzgar enerji santralleri hakkında bilgi aldı

Yaklaşık 1600 katılımcının online olarak takip ettiği “Enerjimiz Rüzgarla, Geleceğimiz Seninle” temasıyla düzenlenen Rüzgar Günü Zirvesi’nde katılımcılar ve öğrenciler enerji sektörünün önde gelen isimlerinden rüzgar enerjisi ve santralleri hakkında bilgi aldı. Uzmanların perspektifinden yenilenebilir enerjinin geleceği, enerji dönüşümü ve enerjinin geleceği konuları katılımcılara aktarıldı.

Türkiye’de bankalara Truva Atı saldırılarında inanılmaz artış!

0

Kaspersky’n, Kazakistan’da bu yıl 8’incisini düzenlediği Siber Güvenlik META 2023 etkinliğinde Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesi ve dünya çapındaki dijital tehdit ortamındaki gelişmeleri paylaştı. Kaspersky uzmanları, özellikle hükümetleri, işletmeleri ve endüstriyel kuruluşları hedef alan en büyük siber tehditler ve gelecekte siber güvenlik ortamını etkileyecek eğilimlerle ilgili olarak iç görülerini paylaştı. Yapay zeka, kurumsal verilerin Darknet üzerindeki etkisi, deepfakes’in taşıdığı riskler ve sektöre özgü kritik tehditler etkinlikte masaya yatırılan konular arasında yer aldı. Kaspersky’nin ortaya koyduğu ve ödün verilmemesi gereken ve olası güvenlik açıklarının sayısını en aza indiren çözümler oluşturmanın bir yolunu açan “Siber Bağışıklık” yaklaşımı hakkında paylaşılan bilgiler de ilgi çeken konulardan biri oldu.   

Kazakistan’da bu yıl 8’incisini düzenlediği Siber Güvenlik META 2023 etkinliğinde Kaspersky’i ile buluştuk. Türkiye Genel müdürü İlkem Özar ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Siber tehdit ortamı gelişmeye devam ediyor. 2023 yılında riskleri artmaya devam edecek olan bulut güvenliği ihlalleri gibi dikkat edilmesi gereken birçok faktör bulunuyor. IoT cihazlarının güvenliği konusunda artan endişeler de bulunuyor. Saldırganlar, kullanıcıların kişisel verilerine ve ağlara erişmek için IoT cihazlarını hedef alacak. Yapay zeka destekli siber saldırılarda da artışlar olacak. Saldırganlar, güvenlik açıklarını tanımlamak ve daha sofistike saldırılar başlatmak için makine öğrenme algoritmalarını ve diğer yapay zeka teknolojilerini kullanacak. Giderek daha yaygın hale gelen tedarik zinciri saldırıları ise 2023 yılında da artmaya devam edecek. Saldırganlar, müşterilerinin ağlarına ve verilerine erişmek için üçüncü taraf satıcıları ve tedarikçileri hedef alacak.

META Global Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Başkanı Dr. Amin Hasbini, “Tehdit ortamının hızla genişleyen sınırları ve sürekli olarak artış gösteren yeni dijital cihazların sayısı göz önüne alındığında, günde 400.000’den fazla kötü amaçlı dosya tespit etmemiz şaşırtıcı değil ve bu sayı her geçen yıl artıyor” diyor. Bireylerin, işletmelerin ve hükümetlerin sistemlerini ve verilerini bu gelişen tehditlerden korumak için güçlü siber güvenlik önlemlerini uygulamaları, ortaya çıkan tehditlere karşı tedbirler almaları ve en son güvenlik trendlerini ve en iyi uygulamaları takip ederek bu doğrultuda proaktif önlemler almaları kritik bir önem taşıyor. 

Kimlik avı saldırılarında kademeli artış 

Sosyal mühendislik siber saldırılarını derinlemesine inceleyen Kaspersky, META bölgesinde en yaygın olan kimlik avı saldırıları hakkında bilgiler paylaştı. 2022 yılının ilk çeyreği ile 2023’ün ilk çeyreği karşılaştırıldığında, Mısır (%49), BAE (%33), Katar (%88), Umman (%28), Kuveyt (%27) ve Bahreyn (%20) özelindeki kullanıcılara yönelik kimlik avı saldırılarında artışlar tespit edildi. Öte yandan, Suudi Arabistan’daki kimlik avı saldırılarında, 2022’nin aynı dönemine kıyaslandığında bu senenin ilk çeyreğinde %1’lik hafif bir gerileme yaşandığı görüldü. Afrika bölgesinde, 2022’nin ilk çeyreğine kıyasla 2023 yılının ilk çeyreğinde Güney Afrika (%7), Nijerya (%53) ve Kenya’da (%87) kimlik avı saldırıları artış gösterdi. Türkiye’de ise 2022’nin ilk çeyreğine kıyasla 2023’ün aynı döneminde %53’lük bir artış gözlemlendi.  

Fidye yazılımı

Kaspersky verilerine göre, 2023’nin ilk çeyreğinde META bölgesinde 2022 yılının aynı dönemine kıyasla kurumları hedef alan fidye yazılımı saldırıları sayısı büyük ölçüde düşüş gösterdi. Bu düşüş ise B2B fidye yazılımı tespitlerinin sayısının %61 oranında düştüğü Orta Doğu bölgesinde gözlendi. Aynı dönemde Türkiye’de fidye yazılım saldırıları da %59 azalırken, Afrika’da %65 oranında düştü.

Kaspersky Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Dmitry Galov, “META bölgesinde fidye yazılımı saldırılarında görülen bu düşüş tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Fidye yazılımlarının daha sofistike ve hedefli hale geldiğini ve kurbanları daha fazla tehditle karşı karşıya bıraktığı belirgin bir eğilimi açıkça görebiliyoruz. Son yıllarda uzun bir yol kat eden fidye yazılımı grupları, dağınık çeteler olmaktan çıkıp tam teşekküllü bir endüstrinin ayırt edici özelliklerine sahip işletmeler haline geldiler. Bu gruplar, çapraz platform fidye yazılımı geliştirmek, kendi kendine yayılma yeteneklerini yerleştirmek ve hatta daha önce yalnızca APT aktörleri için uygun olan sıfırıncı gün güvenlik açıklarını kullanmak gibi teknikleri benimseyerek gelişmeye devam ediyor. Bu durum, bu yazılımların tespit sayılarının azalıyor olmasına rağmen neden iş dünyası için en önemli tehditlerden biri olmaya devam ettiğini açıklıyor. Bu durum küresel bir eğilimdir, ancak hükümet ve organizasyon düzeylerinde uygun koruma önlemleri almak için daha fazla çaba harcayan bölgelerde düşüş daha yüksek olarak gözlemleniyor. Siber güvenlik konusunda fazla yol kat edilememiş ülkeler için fidye yazılımı saldırıları kritik bir tehdit olmaya devam ediyor.”

Bankacılık hedefli Truva Atı saldırılarının hızlı büyümesi

Yeni kötü amaçlı yazılım aileleri ve siber saldırı kampanyaları, 2022’nin 1. çeyreğine kıyasla 2023’ün aynı döneminde bankacılık hedefli Truva Atı saldırılarının yaygın bir şekilde artmasına katkıda bulundu. Bu artışın en fazla rastlandığı ülke ise %238’lik bir oranla Türkiye oldu. Genel olarak, Orta Doğu da 2023’ün ilk çeyreğinde bankacılık hedefli Truva Atı saldırılarında; Kuveyt (%218), Mısır (%186), Suudi Arabistan (%168), Umman (%115), Katar (%99), BAE (%67) ve Bahreyn (%33) özelinde bir artış görüldü. Nijerya (%268) ve Kenya’da da (%129) artış görüldü. 

META Bölgesi’nde öngörülen siber güvenlik trendleri

Suç Yazılımları ve Gelişmiş Kalıcı Tehditlerin (APT) siber suçlardaki büyümenin başlıca itici gücü olarak ön planda olması öngörülüyor.

  • Bilgisayarlara gizlice yüklenen kötü amaçlı yazılımlar olan suç yazılımları (crimeware) Ortadoğu Bölgesi’nde artış gösterecek. Truva atları, keyloggerlar veya casus yazılımları olabilen suç yazılımı programları, yeni bir tehdit türünü temsil ederek yeni zorluklar ve güvenlik açıkları oluşturabilir. Yazılan içerikleri kaydetmek (keylogger), bankacılık web sitelerini kullanırken ekran görüntülerini yakalamak, diğer kötü amaçlı kodları indirmek ve hackerların kişinin sistemine erişmesine izin vermek için kullanılan çok çeşitli Truva Atları bulunuyor. Her birinin ortak noktası ise kullanıcının şifreler ve PIN’ler gibi gizli bilgilerini ‘çalmak’ ve doğrudan hackera göndermek olarak öne çıkıyor. Bu bilgilere sahip olan siber suçlular ise bunları kişinin banka hesaplarına erişmek içi kullanıyor. Özellikle, Kuzey ve Güney Afrika Bölgelerinde suç yazılımlarına sıkça rastlanması bekleniyor.
  • Orta ve Doğu Afrika’da APT saldırıları: Kaspersky uzmanlarına göre, Orta ve Doğu Afrika ülkelerinde hükümet, diplomatik kurumlar ve endüstriyel kuruluşlarda artan dijital dönüşüm çalışmaları, kuruluşları bu yıl sinsi APT saldırıları için zengin hedefler haline getirebilir. Bu ortamda APT modellerini belirleyip ortaya çıkarmak, siber suçluları etkisiz hale getirmek ve ölüm zincirini bozmak için güçlü bir siber savunma ve istihbarat paylaşımı kritik bir önem taşıyor.
  • APT’lerin coğrafi olarak genişletilmesi: Kaspersky uzmanları, Avrupa, ABD, Orta Doğu ve Asya’nın çeşitli bölgelerine odaklı saldırılar gerçekleştiren gelişmiş aktörler gözlemledi. Çoğu aktör daha önce belirli ülkelerdeki kişileri hedef alırken, giderek daha fazla sayıda APT şimdi küresel anlamda faaliyet gösteriyor. Örneğin, daha önce Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı hedef alan bir aktör olan MuddyWater, kötü niyetli faaliyetlerini Azerbaycan, Ermenistan, Malezya ve Kanada’daki kuruluşları da hedef alacak şekilde genişletti.

 

Depremzede işletmeler için Turkcell’den destek

0

Türkiye’nin Turkcell’i, başlattığı ‘Gönül Bağı Projeleri’yle depremzedelerin yaralarını sarmaya devam ediyor. Önceliği bölgedeki istihdama ve iş hayatının canlanmasına veren Turkcell, son olarak kurumsal müşterilerine hizmet verdiği İşTurkcell markasıyla ‘Açık İşletmeler Projesi’ni hayata geçirdi. Bölgedeki hasarlı işletmeler afet sonrası birçok zorlukla baş ederek dükkânlarını yeniden açarken, Turkcell de bu projeyle işletmelerin seslerini tüm Türkiye’ye duyurmak ve ticari faaliyetlerini desteklemek için yanlarında yer alıyor.

Hayatın her alanına dokunarak topluma katkı sağlayan Turkcell, tüm kesimleri kapsayan projelerine devam ediyor; #UnutmakYok sloganıyla afet bölgesine el uzatarak yaraları yerinde sarmayı hedefliyor. Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgenin kalkınması için ekosistem markalarıyla hayata geçirdiği ‘Gönül Bağı Projeleri’ni sürdüren Turkcell, son olarak İşTurkcell markasıyla kapılarını yeniden açan işletmeleri desteklemeye başladı.

İşletmeler hayatın can damarı

Projeyle ilgili konuşan Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ceyhun Özata; “Esnaf ve küçük işletmeler şehirlerdeki hayatın can damarı. Bu işletmelerin, esnafın kapılarını açması, ürünlerini dükkânının önünde çıkarması, insanların o dükkânlara girip çıkması, buraların hayata tekrar katılması adına çok önemli ve aynı zamanda bir moral kaynağı. Bu yüzden ‘Gönül Bağı Projeleri’mizden biri de işletmelere ve esnafımıza yönelik. İşTurkcell olarak ‘Açık İşletmeler Projesi’ ile de tekrar kapılarını açan işletmelerin seslerini duyurmak istiyoruz. Bu amaçla işletmeleri gezip firma sahipleriyle ve orada çalışanlarla sohbet ediyor, onların hikâyelerini dinliyoruz. Anlattıklarını kayıt altına alıyor; Turkcell’in kurumsal platformlarını kullanarak bu hikâyeleri tüm Türkiye’ye ulaştırmalarını sağlıyoruz. Tüm sosyal medya ve iletişim kanallarımızla Türkiye’ye bu işletmelerin kapılarını yeniden açtığını duyuruyoruz. Bu zorlukların altından hep beraber kalkmak için çalışıyoruz” dedi.

Esnaf müşterisine videolarla sesleniyor

Turkcell’in kurumsal müşterilerine hizmet verdiği İşTurkcell, ‘Açık İşletmeler Projesi’ ile afet sonrası birçok zorlukla baş ederek iş yerlerini yeniden açan işletmelerin seslerini duyurmalarına aracı oluyor. ‘Açık İşletmeler Projesi’yle esnaf, işlerini hızlandırıp büyütmek için Turkcell’in teknolojisinden ve iletişim ağından faydalanıyor. Bu sayede işletmeler, seslerini hazırlanan videolar ve farklı içeriklerle, Turkcell’in kurumsal sosyal medya araçlarıyla tüm Türkiye’deki müşterilerine duyurabiliyor. Depremden zarar gören şehirlerde, farklı iş alanlarından seçilen işletmelerin, kendi yerlerinde yapılan video çekimleriyle müşterilerine seslenmeleri sağlanıyor. Böylece esnafın satışlarını artırması hedefleniyor. Proje aynı zamanda afetzede şehirlerin ayağa kalkan işletmeleri sayesinde morale ve manevi kalkınmaya da katkı sağlıyor.

Açık İşletmeler’ ile KOBİ’lerin de yanında

Turkcell’in bölgeyi iyileştirmek için istihdamdan üretime, sanattan gastronomiye, psikolojiden eğitime kadar pek çok alanda yürüttüğü projeleri eş zamanlı sürüyor. Turkcell, istihdamın artması ve iş hayatının canlanmasının bölgenin kalkınmasını hızlandıracağı düşüncesiyle İşTurkcell’in ‘Açık İşletmeler Projesi’nde bölgedeki KOBİ’ler de destekleniyor.