Türk Telekom, GAMEON ile oyun pazarına katığını ekledi

0
Oyun, son yıllarda hem oyun şirketleri, hem bunlara yatırım yapan yatırımcılar, tabii ki oyuncular ve oyun geliştiriciler/yayınlayıcılar için tatlı bir nokta oldu. Türk Telekom, GAMEON ile bu tatlı alanın etrafında sofrayı kuruyor.Türk Telekom, hayata geçirdiği GAMEON’u tanımlarken, “oyun tutkunlarına özel internet kampanyaları, sektörde önde gelen dünyaca ünlü markalarla gerçekleştirdiği oyun iş birlikleri ve daha birçok fırsata” atıfta bulunarak kapsamı ortaya koyuyor. Bunlar oyun pazarındaki ürünlerin yanında iyi bir katık oluşturmaya ve tadını artırmaya aday. Bunlardan en dikkat çekicisi, lansmana özel kampanya ile sunulan League of Legends paketi. Lansmana özel; 100 Mbps’ye kadar yüksek hızlı, yüksek yükleme (upload) kapasiteli fiber internet ve League of Legends (LOL) oyununa özel Efsane LOL paketini içeren kampanyanın sabit internette dünyada ilk kez oyun severlere sunulduğuna işaret eden Türk Telekom yetkilileri, oyunseverlerin yalnızca GAMEON’a özel LOL kampanyası ile kostüm, deneyim puanı ve para (RP) gibi oyun içi özel faydalara sahip olabileceğini ifade etti. GAMEON’un, ayrıca oyun tutkunlarının değişen ihtiyaçlarına odaklanacağı ve oyun ekosistemine yönelik zengin fırsatlar sunacağı belirtildi. Türk Telekom CEO’su Ümit Önal “Son dönemde özellikle oyun ekosisteminde yaşanan gelişmelerin ışığında, bu alandaki kullanıcıların deneyimlerini genişletecek bir dünyanın kapılarını açtık. GAMEON ile oyunseverlerin tüm ihtiyaçlarına cevap verecek bir evren oluşturduk. Teknoloji ve dijital dönüşüm bilgi birikimimiz ile değer üreten anlayışımızla önümüzdeki dönemde oyun tutkunlarının hayatında daha fazla yer alacağız. Dijital oyun platformumuz Playstore ile bugüne kadar binden fazla popüler PC ve Mobil oyunu ile çeşitli oyunların paketlerini dünya ile aynı anda, uygun fiyat ve ödeme seçenekleri ile sunarken, şimdi GAMEON ile daha entegre bir platformun kapılarını açıyoruz. Oyunseverlere fiber altyapı gücümüzle yüksek hızlı internet sağlarken, donanım desteği, marka iş birlikleri, oyun içi sürprizler gibi birçok ihtiyaca odaklanan içeriklerle yanlarında oluyoruz” şeklinde konuştu. GAMEON için www.gameon.com.tr adresindeki kurumsal web sitesinin yanında Discord, Twitch, Youtube, Twitter, Instagram, Facebook, Tiktok sosyal medya hesapları üzerinden kapsamlı bir iletişim ağı oluşturulmuş durumda. Türk Telekom, GAMEON ile gamer’ların verisi Türkiye’de kalacak şekilde oyun pazarını yeniden tasarlamak istiyor. Bunu yaparken olabildiğinde geniş bir ağ ve hizmet çeşitliliğini bir arada sunmaya çalışan Türk Telekom, kampanya kapsamında sunulan League of Legends’ı Türkiye’ye taşıyan Riot Games’in ardından başka şirketlerle de benzer projeler yapmayı hedefliyor. Bunu, fiber dünyasındaki fiyatları kabul edilebilir kılmak için servis tarafında atılması gereken adımların bir parçası olarak değerlendirmekte yarar var. Bunun bir yanında doğal olarak medya var. Türk Telekom’un bilgi notunda Tivibu ile ilgili bölüm bu açıdan açıklayıcı:Geçen yıl CS:GO’nun (Counter-Strike: Global Offensive) en prestijli ve rekabetçi e-spor organizasyonlarından biri olan BLAST Premier’in en önemli e-spor turnuvalarını Tivibu Spor lineer ve dijital platformlarından yayınlayan Tivibu; bu sene de önde gelen e-spor turnuvalarına ev sahipliği yapmaya devam edecek. Oyuncular yıl boyunca da Tivibu Spor kanalından canlı yayınlanacak e-spor turnuvalarını takip edebilecekler.” Bir diğer dikkat çekici nokta ise, Türk Telekom ana işi olan bağlantı tarafında daha yüksek kâr marjlı işlerin kapısını açmaya yönelik kurgu. Türk Telekom, bu konuda, “GAMEON’da; Türk Telekom’un dijital oyun platformu Playstore’a özel fırsatlar sunan internet kampanyaları da yer alacak. Yüksek hızlı fiber internet içeren Playstore Kampanyası ile oyuncular Türk Telekom’un dijital oyun platformu Playstore’dan da istedikleri alışverişlerde kullanabilecekleri hediye çekleri kazanacaklar” ifadelerine yer veriyor. Türk Telekom’un bu geleneksel işlerinin yanında yeni ve sıcak iş alanlarında varlığını artırmaya yönelik planları da bulunuyor. Bunları, “Oyun keyfini artırmaya odaklanan GAMEON, GastroClub ile yaptığı iş birliği ile yeme-içme kategorisinde de çeşitli faydalar sağlıyor. Oyuncular, GastroClub uygulamasında GAMEON’a özel birçok faydaya ulaşabilecek. Kullanım limiti olmadan ve tüm ürünlerde geçerli KFC ve Pizza Lazza’dan eve siparişlerde yüzde 20 indirim ayrıcalığı, 15 ilde 100’den fazla restoranda indirim ayrıcalıkları oyuncuları bekliyor. Ayrıca Espressolab’de tüm sıcak kahvelerde geçerli 1 alana 1 bedava kampanyası ile kahve keyfi de yapabilecekler” bölümünden anlıyoruz. Bu bölümün kapsamını daha net tanımlamak için “GAMEON kullanıcıların ekipman ihtiyacını da düşünüyor. XPRIME oyuncu koltuklarında tüm indirimlere ek yüzde 15 indirim fırsatı da kullanıcılara sunulacak” ifadesini de buraya eklemek gerekiyor. Türk Telekom’un ilerleyen dönemlerde özel donanımlar, müşteri hizmetlerinde özel ekip, oyun marka iş birlikleri, turnuvalar ve yeni kampanyalar ile genişletme planını açıkladığı GAMEON dünyasının lansmanında açıklanan LoL kampanyası, şirketin bu alandaki iddiasını ortaya koyuyor. Paket şöyle tanımlanıyor:
  • GAMEON, kullanıcıların deneyimine renk katacak kampanyalarıyla oyun keyfini arttıracak. League of Legends kampanyası ile kullanıcılara 100 Mbps’ye kadar limitsiz fiber internet, yüksek yükleme (upload) kapasitesi, 200 TL hoş geldin indirimi ve dünyaca ünlü dijital oyun League Of Legends’a (LOL) özel Efsane LOL Paketi ve oyun içi alımlarda geçerli olacak 2000 RP hediyesi sunulacak.
  • Oyunseverler, League of Legends kampanyası dahilinde, League of Legends (LOL) oyununa özel indirim ve haklardan yararlanacaklar.
  • Kullanıcılar; kampanya ile birlikte sunulacak Efsane LOL paketi dahilinde tüm şampiyonlardan ve her şampiyon için bir kostüm paketten, ayrıca yüzde 25 XP (deneyim puanı) takviyesinden faydalanacaklar.
  • Oyunseverler bu kampanya kapsamında, LOL içerisinde kullanabilecekleri tek seferlik 2000 RP kazanacaklar.

Siber risk ve kripto varlıklar, sigortacıların gündeminde

2022’de robotik ve yapay zekâ çözümleri, iklim koşulları ve dünyadaki enflasyon artışı gibi etmenler sigortanın yönünü belirlerken siber risk ürünleri ve kripto varlıklara yönelik sigorta ürünlerinde bu yıl artış bekleniyor. IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Dijitalleşme ve uzaktan çalışmanın yol açtığı yeni koşullar ışığında bu yıl kişiye özel mikro kişiselleştirilmiş çoktan seçmeli sigorta ürünleri revaçta olacak” diyor. Finans dünyası gibi sigortacılık sektörü de, iş hayatının yönünü gösteren işaretler sağlamaya devam ediyor. Çiftçi’nin mikro krediler konusundaki açıklaması, girişimciliğin gelişeceğine ve girişimci sayısının artmasıyla bu alanın gelişeceğini gösteriyor. Tabii bunun teknoloji tarafında da önemli yansımaları olacak.  Çiftçi, “Dünyada dijitalleşme ve uzaktan çalışmanın yol açtığı yeni koşullar ışığında, kişiye özel mikro, kişiselleştirilmiş ve çoktan seçmeli sigorta ürünleri popüler hale gelecek” ifadesindeki kişiselleştirme ve çoktan seçme şu anda girişimciler kadar sigorta şirketlerinin de üzerinde çalıştığı veya satın almaya/kullanmaya hazır olduğu teknolojileri gerektiriyor. Bu çalışmalar yeni değil ama önemini yitirdiğini söylemek de kolay değil. Çiftçi, “Robotik ve yapay zeka çözümleri ve hizmetlerin ön plana çıkmasını, iklim koşullarının daha detaylı bir değerlendirmeye tabi tutulmasını bekliyoruz. Önümüzdeki dönemde siber risk ürünlerine ilginin daha da artmasını, kripto varlıklara yönelik çalışmaların yoğunlaşmasını bekliyoruz. Tamamlayıcı sağlık ve siber özellikle çok revaçta; her iki alanda da yüzde 50’ler civarı büyüme beklentisi mevcut. BES’teki devlet katkısının yüzde 25’ten yüzde 30’a çıkmasıyla hayat tarafında büyüme beklentilerinin yüksek olacağını söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra sorumluluk sigortaları ve enerji sigortaları da gittikçe büyüyen sektörler olarak karşımıza çıkacaktır” diyor.

Siber riskler, yönetici sorumluluk sigortalarını artırıyor

Pandemi ile birlikte siber risklere karşı kullanıcıların çok açık bir hedef haline geldiğini ve saldırıların arttığını belirten Murat Çiftçi, “Değişen iş yapış şekilleri,  evden çalışma kültürünün yerleşmesi, farklı risklere de zemin hazırladı. Siber açıdan yöneticiler ihmaller karşısında savunmasız ve hazırlıksız kaldı. Bu olaylar özellikle siber sigorta ve yönetici sorumluluk sigortası pazarlarında radikal değişikliklere sebep oldu diyebiliriz” şeklinde konuşuyor. “İş durması poliçeleri de pandemi içinde yaşadığımız süreçlerden sonra önemini artırdı diyebiliriz. Kısa bir süre olarak sınıflandıracağımız iş durması vakalarında, teminat altında olmayan pek çok işverenin büyük sıkıntıya düştüğünü hatta iflasa kadar gittiğini gözlemledik. Bu konular da elbette iş durması teminatı kadar yönetici sorumluluk sigortalarında da sahiplik oranlarını artırdı” diyen Çiftçi, “Her ne kadar artan talebi konuşuyor olsak da Türkiye sigortalanma bilincinin yüksek olduğu bir ülke değil. Yaşanan olumsuz koşullardan sonra artan oranlar olayların unutulmasının ardından yine düşmeye başlıyor” yorumunu da ekliyor.

Dell Technologies’ten VALORANT Türkiye ligine büyük destek

0
Dell Technologies espor dünyasının en büyük liglerinden biri olan VALORANT Regional League’in Türkiye ayağında “Teknoloji İş Ortağı” oldu. Organizasyonu Riot Games’in Türkiye ekosistem partneri ESA Esports tarafından yapılan lig boyunca katılımcılar Dell Technologies’in son kullanıcı ürünlerinden ve altyapı çözümlerinden faydalanacak. Bu yıl ilki düzenlenen lig, “VALORANT Regional League Türkiye: Birlik x Coca-Cola” adıyla oyun severlerin karşısına çıkıyor. 14 Şubat’ta başlayan lig, 2 Temmuz’daki büyük finalle sona erecek. Ligde toplam 8 takım yarışacak. Oyuncular Riot Games tarafından geliştirilip yayınlanan, çok oyunculu bir free-to-play oyunu olan VALORANT’ta yeteneklerini sergileyecek. Turnuva 2 split halinde düzenlenecek ve toplamda 13 hafta sürecek. Ligde oynanan heyecan verici karşılaşmalar, VALORANT Regional League Türkiye: Birlik Coca-Cola’nın Twitch ve Youtube kanallarından canlı olarak izlenebilecek. 1. split lig şampiyonu EMEA Challengers’a yükselmek için, 2. split şampiyonu da bütün bölge şampiyonlarının bulunacağı VRL EMEA Finals’ta 150.000 Euro’luk ödülü kazanmak için mücadele verecek.

Dell Technologies’ten e-spor araştırması

Dell Technologies, İngiltere’de OnePoll araştırma şirketiyle yaptırdığı bir araştırmada esporun ergen gelişimindeki önemine ve eğitime olan katkısına odaklandı. Dell Technologies’in eğitim sektörü içindeki ve dışındaki espor algısı ve deneyimlerini araştırmak için düzenlediği ankete 500 eğitim paydaşı, 1500 ebeveyn ve 11-18 yaş arası genç katıldı. Araştırma sonuçlarına göre ebeveynlerin yüzde 48’i okul/üniversite müfredatına esporun eklenmesi gerektiğine inanırken, yüzde 69’u esporun çocuklarına geleneksel eğitim yöntemleriyle elde edemeyebilecekleri beceriler kazandırabileceğini düşünüyor. Araştırmaya katılan 1500 ebeveynin yanı sıra, okul müdürleri gibi 500 finansal karar verici de konuyla ilgili olumlu görüşler dile getiriyor. Yüzde 79’luk geniş bir kesim, esporun okullarda öğretilmesi gerektiğine inanıyor. Esporun ergen gelişimine sunduğu katkının farkında olan Dell Technologies, bu farkındalığı toplum genelinde artırmak için yerel ve küresel çaptaki vizyoner girişimleri desteklemeye devam edecek. Dell Technologies Türkiye Pazarlama Müdürü Belit Funda iş birliğinden duyduğu mutluluğu şu sözlerle dile getirdi “Dell Technologies olarak Türkiye’nin en geniş katılımlı ve en gözde espor liglerinden biri olan VALORANT Regional League’in Türkiye ayağında “Teknoloji İş Ortağı” olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Dell Technologies olarak esporun genç gelişimindeki etkisini farkındayız. Altyapı çözümlerimiz ve son kullanıcı ürünlerimizle esporun gelişmesine katkı sunmaya devam edeceğiz.”

Petrol Ofisi yeni yıla yeni sistemle girdi

0
Petrol Ofisi, pandemi döneminde projelerine hız kesmeden devam etti. Zorlu süreçte, her alanda başarılarını geliştiren ve yenilerini ekleyen, yatırımlarına devam eden ve küresel bir marka ile iş birliğine giderek üretime başlayan sektör lideri, şirket tarihinde önemli bir mihenk noktasına daha imza attı. Petrol Ofisi, AtılKurt Projesi ile Kurumsal Kaynak Planlama – Kurumsal İşletim Sistemi’ni rekor bir sürede değiştirerek SAP S/4HANA’ya geçiş yaptı. AtılKurt Projesi’nde SAP’nin endüstriyel çözüm önerilerinde en güncel versiyonu olan S/4HANA yazılımında Oil&Gas sektörü ikmal ve satış faaliyetlerine özel tasarladığı Model Company çözüm önerisi baz alındı. Bu kapsamda akaryakıt, LPG ve madeni yağ ticaretinde operasyonel ve finansal tüm süreçlerinin uçtan uca yönetildiği 20’yi aşkın modül ve 50’ye yakın uydu sistemin entegre çalıştığı Petrol Ofisi’nin bütüncül dijitalleşme yolculuğunun en önemli aşaması olan bu dönüşüm; boyut, kapsam ve etki olarak çok kritik noktalar ve riskler içerdiğinden 13 aylık titiz bir çalışma ve planlama çerçevesinde gerçekleşti. Kapsam, boyut ve süre açısından bir benzeri bulunmuyor Petrol Ofisi’nin bu tarihi dönüşümü, kendi içinden oluşturduğu özel proje ekibi ve ilgili çalışanlarıyla, GoLive ve Detaysoft danışmanlığında ve SAP’nin rehberliğinde gerçekleştirildi. Kurumsal Kaynak Planlama – Kurumsal İşletim Sistemi’ni değiştiren Petrol Ofisi, SAP kullanımına titiz hazırlıklar ve planlamalar dâhilinde bir gecede ve sorunsuz olarak geçiş yaptı. SAP kullanımına geçiş 31 Aralık 2021’i 1 Ocak 2022’ye bağlayan gece gerçekleşti ve Petrol Ofisi yeni yıla, yeni sistemi ile girdi. SAP kullanımına geçiş, proje planında öngörüldüğü şekilde, detaylı işlem adımları ve süreleri takip edilerek teknik ve operasyonel entegrasyonda büyük sorun ve riskler yaratmadan gerçekleştirildi. Tüm işlemler sektörel paydaşlar bilgilendirilerek yürütüldü ve tüm tedbirler titizlikle alındı. Operasyonel süreçler ile ilgili tüm gelişmeler de iç ve dış paydaşlar ile tam bir koordinasyonla hayata geçirildi. Petrol Ofisi’nin AtılKurt projesi, kapsamı ve boyutu ile önde gelen dönüşüm projeleri arasında yer alıyor. Önemli bir mihenk noktası, ulusal ve küresel bir başarı hikâyesi AtılKurt Projesi’nin Petrol Ofisi tarihinin çok önemli bir mihenk noktası olmasıyla birlikte, ulusal ve küresel bir başarı hikâyesi oluşturduğuna vurgu yapan Petrol Ofisi CEO’su Selim Şiper bu dönüşüm ile ilgili olarak şunları söyledi: “Bütüncül dijitalleşme gayretimiz, AtılKurt projemiz kapsamında SAP’ye geçişle daha bir anlam kazandı, kritik viraj başarıyla dönüldü. Kurumumuzda SAP ilk günden uçtan uca ve tüm modelleriyle kullanılacaktır. Sanırım bu kapsam ve boyutta bir dönüşüm ülkemiz için de ender rastlanan bir durum. Ayrıca bütün projenin 13 ay gibi çok kısa bir zamanda fikirden uygulamaya geçmiş olması da dünya çapında da örneklerden birini temsil ediyor. Bu başarı özellikle tam zamanlı proje grubumuzun, değişik departmanlardaki proje liderlerimiz ve ana kullanıcılarımızın, GoLive, Detaysoft ve SAP Premium Engagement danışmanlarımızın eseridir. Meslek hayatımda şahit olduğum en kapsamlı, en boyutlu ve en kısa sürede gerçekleştirilmiş projedir, bir planlama ve disiplin örneğidir. Katkıda bulunanları kutluyorum.” AtılKurt Projesi, henüz tamamlanmadan ödül almıştı SAP, endüstri ve iş birimleri bazında inovasyon ve dönüşümün lider projelerini açıkladığı Yılın SAP Dönüşüm Ödülleri’nde de Petrol Ofisi’nin AtılKurt Projesi kürsüye çıkmıştı. Uzmanların ‘SAP teknolojilerinin kullanımındaki inovasyon’, ‘Amaçlanan iş süreç transformasyonundaki yenilik ve katma değer’, ‘Çalışan deneyiminde iyileşme inisiyatifi’, ‘Müşteri deneyiminde iyileşme inisiyatifi’, ‘Projenin insan hayatına katkısı’ gibi çeşitli kriterler üzerinden yaptıkları puanlamalarla belirlenen değerlendirmede AtılKurt Projesi, ‘Petrol ve Doğal Gaz Sektöründe Yılın Dijital Dönüşüm Ödülü’nü kazanmıştı. AtılKurt’un bu ödüle, henüz daha tamamlanmamışken 25 Kasım 2021’de layık görülmesi ise projenin kapsam ve süre açısından benzersizliğini vurgulaması açısından daha büyük bir önem taşıyor.

Kurumsal IoT yeni zorluklar getiriyor

Teknoloji araştırma firması Information Services Group’un yeni bir raporuna göre, 5G ağlarının artan kullanılabilirliği, kurumsal IoT dağıtımlarına olan ilgiyi artırıyor. Bu da dağıtımların, özellikle mevcut operasyonel sistemlerle nasıl çalışacağı konusunda bir dizi sorunun ortaya çıkmasına neden oluyor. 5G ağlarına geçiş yaparken maliyetleri yönetmeye çalışan mobil ağ operatörleri, mevcut spektrumu 5G’ye yeniden tahsis etmek için ” shuttering” olarak bilinen bir süreçte eski ağları kapatmayı seçebilir. ISG Research’ün baş analisti ve raporun yazarı Ron Exler bir basın açıklamasında, “5G heyecanı yaygın olsa da, tüm spektrum türleri belirli bir ülkede veya belirli bir mobil ağda mevcut değil. İşletmelerin, tercihen 5G dağıtımıyla bağlantılı olarak, kapatma olaylarından önce değiştirme teknolojilerinin seçimini yönetmek için ağları ve IoT sağlayıcılarıyla birlikte çalışması gerekiyor” diyor. ABD’deki şirketler, endüstriyel IoT, birbirine bağlı sensörler, araçlar ve örneğin imalat ve enerji gibi endüstriyel uygulamalarla birlikte ağ bağlantılı diğer cihazlarda ilerliyor. ISG Manufacturing’in ortağı Dave Lewis, “Üreticilerin rekabete ayak uydurmak için akıllı fabrikalara ve tedarik zincirlerine ihtiyacı var. Birçok kuruluş, IoT platformlarını ve kullanım örneklerini zaten seçti ve dağıtımları ölçeklendirmelerine yardımcı olmak için hizmet sağlayıcılarına bakıyorlar” dedi. Rapora göre, şirketlerin siber güvenlikle ilgili endişelerine yanıt vermek için birçok IoT hizmet sağlayıcısı, danışmanlık ve yönetilen hizmet sözleşmelerine güvenlik hizmetleri ekliyor. Özellikle, BT ve operasyonel teknoloji (OT) yakınsamasına odaklanan angajmanlar, siber güvenlikle ilgileniyor. Rapora göre, BT ve OT sistemlerinin yakınsaması, IoT sistemlerini kullanan işletmeler için büyük bir zorluktur. Her iki dünyada da eski sistemlerin kullanılması entegrasyonu ve mobiliteyi yavaşlatabilir. Hizmet sağlayıcılar, birleşik sistemleri geliştirmek için endüstri uzmanlığını ve BT yeterliliklerini uygular.

Akıllı şehirlerde yapay zeka zorunluluk haline geliyor

0
Dünya Bankası’na göre küresel olarak, 2050 yılına kadar şehirlerde yaşayan nüfus toplam dünya nüfusunun yüzde 70’ine ulaşacak. Böylelikle toplamda 7 milyarlık kentsel nüfusa sahip olacağız. Bu benzeri görülmemiş büyüme ile bu ortamları güvenli, sağlıklı, üretken ve gelişen hale getirmek zorunluluk haline geliyor. Dünya çapındaki hükümetler, aynı zamanda hizmetleri iyileştirip modernleştirirken maliyetleri düşürme baskısı altındalar. Bu ikili baskılar, şehirleri daha akıllı olmaya ve sonuçların elde edilmesine yardımcı olacak yenilikçi teknoloji çözümlerine yönelmeye itiyor. Şehir yetkilileri ve seçmenleri için en acil endişeleri gidermek için daha sık uygulandıkları için Yapay Zeka ve Dijital İkizlerin yükselişini bu bağlamda görüyoruz. Peki şehirler için en büyük etkiye sahip yapay zeka kullanım vakaları neler? ♦ Halk sağlığının teşviki, hastalıkların önlenmesi ve yönetimi (temas takibi dahil) ♦ Paylaşılan dijital çalışma alanı, üretkenlik ve işbirliği araçları ♦ Çalışan araçları ♦ BT altyapı güvenliği izleme ♦ Kredi ve hibe yönetimi ♦ Çevresel izleme (hava kalitesi, su kalitesi, hava durumu izleme) ♦ Dijital içerik, belge ve iş akışı yönetimi ♦ Tesisler ve bina yönetimi Kamu güvenliği, güvenlik, gözetim

Lojistik şirketleri IoT yatırımlarını önceliklendiriyor

HERE Technologies tarafından yapılan yeni araştırma, Asya Pasifik (APAC) bölgesindeki lojistik şirketlerinin yaklaşık üçte birinin IoT (yüzde 37), depo otomasyonu (yüzde 33) ve elektrikli araçları (yüzde 32) önümüzdeki iki yıldaki temel yatırım öncelikleri arasında değerlendirdiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, lojistik şirketlerinin yarısından fazlası, filo takibi için gerçek zamanlı konum verileriyle harita tabanlı çözümlerden de yararlanıyor. Frost & Sullivan ile ortaklaşa yürütülen araştırma, “Hareket Durumu” teknik incelemesi Avustralya, Hindistan, Endonezya, Japonya, Singapur ve Tayland dahil olmak üzere altı ülkede 152 lojistik şirketiyle anketi içeriyor. Araştırma, pandeminin tedarik zincirlerindeki güvenlik açıklarını bozduğunu ve ortaya çıkardığını ve geleneksel sistemlere dayanan lojistik şirketlerini dezavantajlı hale getirdiğini belirtti. Filo yönetiminde GPS (yüzde 77), RFID (yüzde 31) ve QR kodları (yüzde 20) yaygın olarak kullanılırken, katılımcıların yüzde 21’inin bunu benimsemesiyle IoT hızla popülerlik kazanıyor. Rapora göre beş lojistik şirketinden ikisi, önümüzdeki iki yıl içinde tüm varlıklarda IoT çözümlerini uygulayacak. IoT’yi konum verileri ve konum tabanlı hizmetlerle birleştirmek, lojistik şirketlerinin gerçek zamanlı izleme elde etmesine yardımcı olabilir. Şirketler, operasyonel verimliliği artırırken sorunları ve varlıkların yanlış yerleştirilmesini azaltabilir. Bu, soğuk zincir ürünleri ve tehlikeli ürünler gibi duruma duyarlı gönderiler için özellikle çok önemli.

Huawei dijital enerji merkezi yatırımı yapıyor

Huawei dijital enerji merkezi için yeni bir genel merkez ve Ar-Ge merkezi inşa etmek için 4 milyar yuan (632.5 milyon dolar) harcayacak. Huawei Digital Power, ana merkezinin bulunduğu Shenzhen metropolünün yerel yönetimiyle proje için bir anlaşma imzaladı. İmzanın, şehirdeki yeni inşaat projelerinin lansmanını işaretlemek için Shenzhen tarafından düzenlenen daha büyük bir etkinliğin parçası olduğu belirtildi. Çin’in 2030’dan önce karbon emisyon zirvesine ulaşma ve 2060’tan önce “karbon nötr” olma hedefine atıfta bulunarak, Huawei’nin projesinin “çift karbonlu” tedarik zincirini teşvik etmeye elverişli olduğunu söyledi. Huawei, portföyünü son yıllarda ABD ihracat kısıtlamalarından çok etkilenen telekomünikasyon ve akıllı telefon işletmelerinin ötesinde çeşitlendirmeye çalışıyor. Huawei Digital Power, geçtiğimiz Haziran ayında ana şirketin mevcut dönem başkanı Ken Hu adıyla tescil edildi. Şirketin web sitesine göre, akıllı veri merkezleri gibi çözümler sağlayarak ve telekom ve kule operatörlerinin “yeşil verimlilik” elde etmesine yardımcı olarak “büyük veri, trafik ve enerji tüketimi çağının zorluklarıyla” yüzleşmek için oluşturuldu.

Anti radyasyon ürünlerine talep artıyor

0
Bluetooth kulaklıklar, dizüstü bilgisayarlar, akıllı televizyonlar ve saatler, tabletler ve Wi-Fi yönlendiriciler; çoğumuz evde bunlara sahibiz ve ayrıca her zaman bir cep telefonu taşıyoruz. Peki, kendimizin ve ailelerimizin bu cihazların yaydığı radyasyona ne kadar maruz kalabileceklerini biliyor muyuz? Birçok ülkede anti radyasyon ürünleri olarak tanıtılan ürünlerin satışında ciddi bir artış yaşanıyor. Özellikle de Singapur’da bu sektörde ciddi bir büyüme görüyoruz. 2011 yılında, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, bir tür beyin kanseri ile bir ilişki bulan birkaç araştırmaya dayanarak RF’yi “insanlar için muhtemelen kanserojen” olarak sınıflandırdı. Uluslararası Çevre Araştırmaları ve Halk Sağlığı Dergisi’nde yayınlanan bir araştırma ise 10 yıl boyunca günde 17 dakika veya daha fazla telefonda olmanın, yani ömür boyu yaklaşık 1000 saat kullanımın, beyin tümörü geliştirme riskini artırdığını buldu. Bununla birlikte çıkartma, bileklik, hamilelerin göbek bölümüne sarılan sargı ve radyasyonu emdiği söylenen taş  gibi birçok ürün satışında artış yaşanıyor. Hatta Singapur’da, anti radyasyon ürünlerinin satışlarının son beş yılda dört katına çıktığı belirtiliyor. Birçok ülkede de bu artış görülüyor. Ancak yapılan bilimsel araştırmalar, bu tip ürünlerin etkisiz olduğunu ortaya koyuyor.

Gıda dağıtım şirketlerinin gelir modeli tartışma yaratıyor

0
Birçok ülkede gıda dağıtım şirketleri ihtiyaçları hızlı bir şekilde karşılayarak müşteri memnuniyetinin artmasını sağlıyor. Ancak bu şirketlerin uyguladıkları gelir modeli için farklı düzenlemeler de söz konusu olabiliyor. Örneğin; 2016 ve 2020 yılları arasında Çin’de internetten yemek siparişi verenlerin sayısı ikiye katlanarak 400 milyona ulaştı. Patlama kısmen, ülkenin gıda dağıtım yarışmacılarının müşteriler ve işletmeler için verdiği sübvansiyonlar sayesinde oldu. Bununla birlikte Çin, yiyecek ve içecek işletmelerinin işletme maliyetlerini düşürmek için yiyecek dağıtım platformlarının restoranlara uygulanan hizmet ücretlerini daha da düşürmesi gerektiğini duyurdu. Teklif, ülkenin devlet planlayıcısı olan Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu tarafından yönetilen ve “mücadele eden hizmet sektörlerinin toparlanmasına yardımcı olmak” için bir direktifle geldi. Hizmetten alınan komisyonlar, Eylül 2021’de sona eren üç ayda ülkenin en büyük dağıtım şirketlerinden Meituan’ın gelirlerine yüzde 60’a varan oranda katkıda bulundu. Meituan ve Alibaba ülkede baskın bir konuma sahip. Çin’deki milyonlarca gıda dağıtım çalışanını tehlikeye atan yüksek stresli ortam da düzenlemelerde kritik öneme sahip. Meituan ve Alibaba, sürücülere sesli komut işlevlerine sahip bağlantılı kasklar vermeye başladı, böylece sürücülerin scooter’larıyla caddede koşarken telefonlarını kontrol etmeleri gerekmeyecek. Platformlar ayrıca biniciler için teslimat süresi sınırlarını da gevşetti. Meituan ve Ele.me için zorluk, çalışanların refahını ve işletme karlılığını nasıl dengeleyeceği oluyor.

İşletmeler kripto para birimlerine neden mesafeli?

Dünya çapında yaklaşık 15.000 işletmenin Bitcoin’i kabul ettiğini ve bu işletmelerin yaklaşık 2.300’ünün ABD’de faaliyet gösterdiğini söyleyebiliriz. Bu rakamlar kulağa etkileyici geliyor, ancak birçok teknoloji odaklı firmanın hala kripto para birimlerini ödeme olarak kabul etmediğini de akılda tutmakta fayda var. Kullanıcıların Bitcoin kullanarak hizmetler için ödeme yapmasına izin veren ve Starbucks, Pavilion Hotels & Resorts ve airBaltic gibi devler ise bu alanda öncülük ediyor. Ancak yaşanan tereddütün sebebi ne? Kripto para birimlerindeki dalgalanma, yöneticilerin kripto para birimine uygulamalı bir yaklaşım benimsemesini zorlaştırıyor. Araştırmalar, finans şeflerinin bilançoya önemli ölçüde dalgalanabilecek bir varlık eklemekten çekindiğini gösteriyor. Gartner’a göre finans yöneticilerinin yüzde 84’ü Bitcoin’i elinde tutmanın doğal volatilitesi nedeniyle finansal bir risk oluşturduğuna inandıklarını söylüyor. Büyük markaların tereddüt etmesinin bir başka açıklaması da kripto para birimlerinin çok geniş olması. Şu anda kimse dijital para biriminin geleceğinin nasıl ortaya olacağından emin değil. Bitcoin en görünür dijital token olsa da kesinlikle tek değil. Analist Forrester şu anda yaklaşık 7.000 kripto para birimi olduğunu tahmin ediyor.

En çok talep gören teknoloji rolleri neler?

0
Teknoloji çalışanları, aday odaklı bir teknoloji iş piyasasında web uygulaması geliştirmeye yönelik artan talebi karşılamak için deneyimli tam donanımlı mühendisler bulmakta zorlandıklarını söylüyor. Geliştirici işe alım platformu CodinGame ve çevrimiçi teknik değerlendirme platformu CoderPad, 2022’de en çok talep gören teknoloji rollerini, teknik becerileri, programlama dillerini ve çerçeveleri belirlemek için 4.000 teknoloji işe alım uzmanıyla anket yaptı. Ayrıca 10.000’den fazla geliştiriciye, becerilerinin ve profesyonel isteklerinin işverenlerin ihtiyaçları ile uyumlu olup olmadığı soruldu. Anket, işe alım uzmanlarının bu yıl için işe almak istediği ilk üç becerinin web geliştirme, DevOps ve yapay zeka/makine öğrenimi olduğunu gösterdi. Ankete katılan teknoloji işe alım uzmanlarının üçte birinden fazlası (yüzde 36), rekabetçi bir işe alım pazarında deneyimli tam donanımlı mühendisler bulmakta zorlandıklarını söylerken, işe alım görevlilerinin yüzde 35’i backend mühendisler için güçlü talep olduğunu söyledi. Yazılım mimarları, veri bilimcileri ve makine öğrenimi uzmanları gibi son derece uzmanlaşmış işler de, gerekli becerilere sahip deneyimli geliştiricilerden oluşan küçük bir havuz olması nedeniyle, işe alım görevlileri için bir endişe alanı olarak tanımlandı.

Crowdstrike siber güvenlik tehdit raporu yayınladı

0
Crowdstrike’ın 2022 Küresel Tehdit Raporu, siber tehdit ortamının nasıl geliştiğini ortaya koydu. Bu gelişmelerden biri, Türkiye ve Kolombiya da dahil olmak üzere saldırgan siber operasyonlara katılan yeni ülkelerin yükselişi oldu. Crowdstrike’ın adlandırma kurallarına uygun olarak, Türkiye bağlantılı grupların saldırıları “Wolf” saldırıları olarak detaylandırılırken, Kolombiya operasyonlarının saldırıları “Ocelot” olarak adlandırıldı. Siber güvenlik araştırmacıları; Rus hükümeti destekli etkinliği “Bear” Çinli hack gruplarını ise ‘Panda’ olarak isimlendirdi. Araştırmacılar tarafından Cosmic Wolf olarak adlandırılan Türkiye merkezli bir bilgisayar korsanlığı grubu, Nisan 2021’de Amazon Web Services (AWS) bulut ortamında depolanan, belirtilmemiş bir kurbanın verilerini hedef aldı. Saldırganlar, çalınan kullanıcı adlarını ve parolaları kullanarak AWS bulut ortamına girmeyi başardılar ve bu da saldırganlara komut satırlarını değiştirmek için gereken ayrıcalıkları sağladı. Bu, kendi altyapılarından AWS’ye doğrudan Güvenli Kabuk Protokolü (SSH) erişimine izin vermek için güvenlik ayarlarını değiştirebildikleri ve veri hırsızlığına olanak sağladıkları anlamına geliyor. Nihayetinde ülkeler, siber kampanyaların geleneksel casusluktan daha kolay yürütülebileceğini görüyor ve bu tekniklere yatırım yapıyor. Crowdstrike İstihbarattan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Adam Meyers: “Dışarıda buna bakan ve daha ucuz, daha kolay ve mantıklı bir inkar edilebilirlik olduğunu fark eden birçok ülke var. Daha fazla ülkenin bu programları geliştirdiğini ve zamanla daha iyi hale geleceklerini görüyoruz” dedi.

Geliştiriciler açık kaynağın önemine dikkat çekiyor

0
DevOps araçlarının, veri teknolojilerinin ve yapay zeka/makine öğrenimi araçlarının popülaritesinin artmasıyla, kuruluşların dörtte üçünden fazlası açık kaynaklı yazılım kullanımlarını artırdı. Perforce’a ait OpenLogic ve kar amacı gütmeyen Açık Kaynak Girişimi (OSI) tarafından 2.660 açık kaynaklı yazılım (OSS) uzmanıyla yapılan bir anket, kuruluşların yüzde 77’sinin 12 ay öncesine göre OSS’ye daha fazla güvendiğini ve yüzde 36’sının sahip olduklarını bildirdi. Açık kaynaklı veri teknolojilerinin büyümesi ve çeşitliliği, 2022 Açık Kaynak Durumu Raporu’na göre, inovasyona yönelik yüksek talebin ve tescilli yazılıma alternatiflerin bir sonucudur. Anket geliştiricileri, CTO’ları, veri bilimcilerini, DevOps profesyonellerini, proje yöneticilerini ve diğer çeşitli yazılım profesyonellerini şirketlerinde açık kaynak kullanımı hakkında sorguladı. Programlama dilleri ve çerçeveler, kuruluşlar tarafından kullanılan en yaygın OSS biçimi (yüzde 39,3) iken, rapor ayrıca açık kaynaklı veritabanları ve veri teknolojilerinin (yüzde 36,5), işletim sistemlerinin (yüzde 34), Git’in kullanımında da güçlü bir büyüme kaydetti.

Forrester IoT alanındaki 2022 büyüme tahminini açıkladı

Forrester Research, devam eden küresel çip sıkıntısının 2022’de IoT büyümesini yüzde 10-15 oranında sınırlayacağını tahmin ediyor. Tüm teknoloji üreticilerini rahatsız eden çip sıkıntısı, ticari çatışmalar ve hatta yarı iletken üretiminde lider ülke olan Tayvan’daki kuraklık gibi çeşitli faktörlerin sonucu ortaya çıktı. Ancak en büyük etken COVID-19 oldu. COVID-19, birçok yarı iletken üretim tesisinin kapanmasına neden oldu. Bu arada, artan uzaktan çalışma ve ev ortamlarını iyileştirme arayışında olan insanların sonucu olarak teknolojik donanıma olan talep devam etti ve hatta arttı. Forrester, çip sıkıntısının 2023 ortasına kadar tamamen çözülmeyeceğini tahmin ediyor. Şirketin analistleri, IoT cihazlarının “genel olarak gelişmiş sensör, mikro denetleyici ve CPU’lar ve GPU’lar gibi gelişmiş çiplerden önemli ölçüde daha fazla kullanılabilirlik sorunu olan iletişim teknolojileri kullandıkları için özellikle savunmasız olduğunu söylüyor. Ancak, Forrester’ın tahminlerinde IoT için her şey kasvetli değil. IoT, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için gereken verimlilik iyileştirmelerini sağlamada kilit bir rol oynayacak. Forrest, IoT ve uç bilgi işlem tarafından desteklenen sürdürülebilirlikle ilgili hizmetlere olan talebin enerji verimliliği ve kaynak yönetimi için artacağını tahmin ediyor. 2022’de IoT için yüksek talep gören kullanım örneklerinin çevresel izleme, kaynak yönetimi ve tedarik zinciri süreçlerini içermesi bekleniyor.

Elektrikli araçlar ve şarj istasyonları alanında istek çok canlı

Teknoloji şirketleri için uluslararası birleşme ve satın alma ve kurumsal finansman danışmanlık firması Hampleton Partners’ın son Autotech & Mobility Birleşme ve Satın Alma Pazar Raporu, elektrikli araç ve şarj istasyonlarındaki gelişime ışık tuttu. Rapora göre, küresel yarı iletken Covid etkisine rağmen Autotech & Mobility anlaşmalarına yönelik istek halen çok canlı. Hampleton Partners’ın direktörü Michel Annink: “Elektrikli araç satışları arttıkça, şarj çözümlerine olan talep patlıyor. Tahminler, elektrikli araç şarjının 2030’da yalnızca binek otomobiller için Avrupa’da 36 milyar Euro’luk bir pazar olacağını tahmin ediyor. Mobilite hizmetleri ve ödemelerinden, operasyonlardan ve enerji yönetiminden ve varlık sahipliğinden ve bu pazardaki aslan payını temsil eden elektrikten elde edilen yinelenen gelirler de dahil olmak üzere elektrikli araç ücretlendirmesinde yeni gelir havuzları ortaya çıkıyor” dedi. Michel Annin: “Geleceğe gelince, altyapı şirketleri, şarj ekipmanı üreticileri, kamu şarj noktaları kuran veya bakımını yapan şirketler, şarj istasyonu operatörleri gibi halka açık elektrikli araç şarj pazarında aktif olan veya olabilecek birçok şirket için büyük umutlar var. Otomotiv sektörü kitlesel olarak yeniden icat edildiğinden ve otomobil üreticilerinin elektrikli araçların özerkliğini ele geçirmek için çabalarken, 2022’nin endüstride artan bir birleşme ve satın alma faaliyeti yılı olacağına inanıyoruz. Genel olarak, sektörde devam eden faaliyet ve güçlü değerlemeler bekliyoruz” dedi.

Araçlar için telematik pazarı yüzde 19 büyüyecek

Araçlarda telematik sistemler yol yardımından bilgi ve eğlence sistemlerine kadar birçok uygulamada önemli bir yere sahip. Gömülü sistemler kullanan telematik hizmeti abonelerinin sayısının, 2020 sonunda 133 milyon aboneden 2026 sonunda 377 milyona, yüzde 19’luk bir bileşik yıllık büyüme oranıyla (CAGR) artması bekleniyor. IoT analist firması Berg Insight’ın en son araştırması olan rapor, aynı zaman diliminde gömülü otomobil OEM telematik sistemlerinin küresel sevkiyatlarının 41 milyondan 77 milyon birime çıkacağını ve bunun da yüzde 91’lik bir artış oranını temsil edeceğini tahmin ediyor. Covid-19 salgını 2020’de otomobil satışları üzerinde önemli bir etkiye sahipken, yeni binek otomobil ve hafif kamyon kayıtlarının yüzde 15 düşmesiyle Berg Insight, önümüzdeki yıllarda OEM telematik aboneleri için hala yüksek büyüme oranları bekliyor. Bunun temel nedenleri arasında küresel yarı iletken kıtlığının azalması ve tüm büyük bölgesel pazarlarda bağlantılı araç hizmetlerinin giderek yaygınlaşması yer alıyor. Berg Insight, 2020’de dünya çapında satılan tüm arabaların yüzde 62’sinin OEM gömülü telematik ile donatıldığını tahmin ediyor. Telematik için örnek uygulamalar arasında eCall ve yol yardımı, çalıntı araç takibi, bağlantılı navigasyon, bilgi-eğlence, Wi-Fi noktaları ve araç içi ödemeler sayılabilir. Berg Insight’ta kıdemli analist olan Martin Svegander: “Bağlantılı otomobil hizmetleri, Avrupa, Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’te farklılaştırıcı bir faktör olmaktan çıkıp yüksek bağlanma oranına sahip ortak bir özelliğe dönüştü” dedi.

Evlerde elektrikli araç şarjı için 16 milyar dolar harcanacak

0
Juniper Research tarafından yapılan yeni bir araştırma, evde elektrikli araç şarjına yapılan harcamanın 2026’da dünya çapında 16 milyar doları aşacağını belirtti. 2021’de ise bu tutar 3.4 milyar dolar seviyelerindeydi. Önümüzdeki 5 yıl içinde yüzde 390’ı aşan bu hızlı büyüme, maliyetli ve sık sık rahatsız edici genel şarj ağlarını kullanmak yerine elektrikli araçlar için evde şarj etmenin daha düşük maliyeti ve rahatlığından kaynaklanıyor. Şehir sakinleri için evde şarja erişimin olmaması önemli bir sorun. Ancak elektrikli araçların şu anda yüksek maliyetli olduğu düşünüldüğünde, kullanıcıların sokak dışı park yerlerine erişme olasılığı yüksek. Araştırma, evde şarj etme satıcılarının ve otomotiv üreticilerinin, ev şarjını gelecekteki elektrikli araç geçişlerinde merkezi hale getirmek için ortaklıklar kurmasını önerdi. Temel Fırsatlar, Zorluklar ve Pazar Tahminleri 2021-2026 adlı araştırma, dünya çapında 21 milyondan fazla hanenin, 2026’ya kadar bir ev tipi şarj istasyonuna sahip olacağını belirtiyor. 2021’de ise bu sayı sadece 2 milyondu.

Tüm elektrik şebekesi su ısıtıcıları ile hacklenebilir

0
Usenix Güvenlik konferansında, bir grup Princeton Üniversitesi güvenlik araştırmacısı, elektrik şebekesi siber güvenliğini ele alan bir çalışma sundu. Bilgisayar korsanları elektrik şebekesinin arz tarafına değil de talep tarafına saldırırsa ne olur? Bir dizi simülasyonda, araştırmacılar, bilgisayar korsanları, özellikle klimalar, su ısıtıcıları ve ısıtıcılar gibi yüksek güçlü, binlerce cihazın sessizce hacklenen tüketici internet cihazlarından oluşan bir botnet’i kontrol ederse ne olabileceğini kurguadılar. Ardından, bir saldırganın elektrik şebekesinin kararlılığını bozmak için bu cihazlardan kaç tanesini aynı anda ele geçirmesi gerektiğini görmek için bir dizi yazılım simülasyon çalıştırdılar. Yanıtları, henüz pratik olmasa da rahatsız edici bir senaryoya işaret ediyor: Araştırmacılar, 38 milyonluk bir alana – kabaca Kanada veya Kaliforniya’ya eşit bir nüfusa – hizmet edecek kadar büyük bir güç şebekesinde, talepte yalnızca yüzde birlik bir artışın kesintiye neden olabileceğini tahmin ediyor. Bu talep artışı, birkaç on binlerce saldırıya uğramış elektrikli su ısıtıcısı veya birkaç yüz bin klima kadar küçük bir botnet tarafından yaratılabilir. Araştırmayı yöneten Princeton Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden araştırmacı Saleh Soltan, “Arz talebe eşit olduğu sürece güç şebekeleri istikrarlıdır. Çok büyük bir IoT cihazları botnet’iniz varsa, talebi istediğiniz zaman aniden değiştirerek talebi gerçekten manipüle edebilirsiniz” diyor.