Neden siber güvenliği tamamen otomatikleştirmek imkânsız?
E-atık sorununa karşı ‘Kolektif Efor’ çağrısı!
Artan farkındalık ile etkili yönetim süreçleri hızlanacak
2020 yılının ikinci yarısında yayına başlayan ve iklim krizini her hafta uzman isimlerle masaya yatıran Esmiyor Podcast’in Kurucu Ortakları Derin Altan ve Utku Güven’in moderatörlüğünde gerçekleşen panelde konuşan AGİD Yönetim Kurulu Başkanı Fahir Gök, şöyle konuştu: “Yararlı ömrünü tamamlamış veya arıza nedeniyle kullanılamaz hale gelen elektrikli ve elektronik eşyalar, Atık Elektrikli ve Elektronik Eşya (AEEE) olarak adlandırılır.
Bu tanım; büyük beyaz eşyalar, tüketici elektroniği, aydınlatma gereçleri, saç kurutucular, süpürge, mutfak robotları, ütü vb küçük ev eşyaları gibi çok çeşitli ve geniş bir eşya grubunu kapsamaktadır. Proje ile hepimizin hayatında önemli yeri olan bu ürünler için son kullanıcıda; sorumlu tüketim ve ürün yaşam döngüsü ile ilgili bir farkındalık yaratabilmeyi de hedefliyoruz. Artan farkındalık ile son kullanıcıda ürün satın alma tercihlerini gözden geçirmek şeklinde oluşacak etkinin, üretici tarafında da sorumlu üretim ve genişletilmiş üretici sorumluluklarının etkili yönetimi süreçlerini hızlandıracağına inanıyoruz.”
Akademi Çevre İş Geliştirme Müdürü Piraye Gök ise şunları söyledi: “Elektronik atıklar oldukça önemsediğimiz ve üzerinde ciddi yatırımlar/çalışmalar yaptığımız bir atık türü. Çünkü hemen hemen tüm e-Atık’lar altın, gümüş, platin, paladyum vb gibi değerli metal; plastik, cam ve diğer metaller dahil olmak üzere birçok geri dönüşümü/geri kazanımı mümkün malzeme içeriyor. Gerek insan sağlığına olan etkileri gerekse içerdiği değerli metallerin geri dönüşüm ile tekrar kullanılabilmesi, e-Atık’ların sürdürülebilir bir şekilde lisanslı tesislerde ve Atık Elektrikli ve Elektronik Eşyaların Kontrolü Yönetmeliği çerçevesine uygun olarak geri dönüştürülmesini gerektiriyor.
Dolayısıyla bu atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri dönüştürülmesi çevre ve ülke ekonomisi adına oldukça önemli ve hassasiyet gerektiren bir süreç. Böyle bir atık türünün varlığına, hangi tür atıkların bu kapsama girdiğine ve bu atıkların geri dönüşümünün ne kadar önemli olduğuna her mecrada vurgu yapılması gerektiğine inanıyoruz.”
DCube Yönetim Kurulu Başkanı Berna Kırcı Aşıroğlu da olumlu bir nokta olarak, döngüsel ekonomi konusunda küresel anlamda farkındalığın arttığını belirterek, “Ancak ne yazık ki salgın dönemi döngüsel olma yolundaki ilerleyişi bir parça frenledi. Hollanda merkezli Circle Economy raporuna göre 2018 yılında yüzde 9.1 olan döngüsellik oranı, 2020 yılında yüzde 8.6’ya inmiş durumda.
Her yıl inanılmaz boyutta e-atık ortaya çıkıyor. Somut hale getirmek gerekirse, dünyada her saniye yaklaşık 1000 adet dizüstü bilgisayarın çöpe atıldığını düşünün. Bu boyutta atığın şu anda dünyada geri kazanım oranı ise yaklaşık yüzde 20. Bu resimden çıkaracağımız net sonuç, döngüsel bir sisteme geçiş için hızlanmamız gerektiği. Biz de DCube olarak, tüm paydaşlarımız için döngüsel çözümler üreterek süreci hızlandırmak adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır, “25 yıldır Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda Türkiye’nin 81 ilinde değişimin ve gelişimin öncüsü binlerce gönüllümüzün desteği ile dijital dönüşüm, finansal bilinç, girişimcilik, sosyoekonomik uyum gibi birbirinden farklı konularda, farklı yaş gruplarındaki bireylerin ve toplulukların hayatına dokunuyoruz.
Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen ve gelişen teknolojiyle beraber kullanım ömrü hızlı dolan elektronik cihazların atıkları içerdikleri zararlı maddeler sebebiyle günümüzde gittikçe büyüyen önemli sorunlardan biri olmaktadır. Kullanımı mümkün olmayan elektronik eşyaları ilgili tesislere göndererek geri dönüşümüne katkıda bulunmanın önemini çok iyi biliyor ve bu konuda gerekli aksiyonları alıyoruz. Böylece döngüsel, sürdürülebilir ve çevresel bir e-atık yönetimi sağlanmasına öncülük ediyoruz” şeklinde konuştu.
Kolektif House Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet Onur ise yapılan araştırmalara göre son 5 yılda e-Atık üretiminin yüzde 21 arttığına dikkat çekerek, şöyle konuştu: “2019 yılında dünya çapında 53,6 milyon ton ile rekor düzeyde elektronik atık üretilirken, bu rakam Avrupa’daki tüm yetişkinlerin toplam kilosunu aşıyor. Türkiye’de ise hane başına düşen e-Atık miktarı 40 kilogramın üzerinde.
Dolayısıyla tüm bu veriler ışığında döngüsel bir ekonomi modelinin hayata geçirilmesi kritik önem taşıyor. Kolektif House olarak bizler de geliştirdiğimiz farklı projelerle sürdürülebilir bir dünya için tüm adımları eksiksiz atma yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hep birlikte ortaya koyduğumuz ‘Kolektif Efor’ hareketiyle tüm lokasyonlarımızda belirlenen noktalarda kullanılmayan elektrikli ve elektronik eşyaları toplarken; tamire ihtiyacı olan, performansı yavaşlayan veya kullanılabilir durumda olmayan e-Atıkları yeni sahipleri için değere dönüştürüyoruz.” PaybyMe’den DoktorTakvimi üyelerine link ile ödeme hizmeti
Intel’den, chip darlığına karşı yeni üretim modeline yoğun yatırım
OCR Labs kadrosunda üst düzey atama!
OCR Labs kadrosunu Buğra Anıldı ile güçlendirdi
2000 yılında DG Internet Solutions Inc. şirketinde Satış Yöneticisi oldu ve 2001 yılında DNA Internet Solutions Inc. şirketinde Kurucu Ortak ve Satış ve Pazarlama Direktörü olarak görev aldı. 2006’da Stratejik Çözümler ve İş Ortakları Satış Yöneticisi olarak Gantek Technologies şirketine geçiş yapan Anıldı, 2010 yılına kadar bu pozisyonda yer aldı.
2010-2019 yılları arasında Experian’da Orta Doğu ve Türkiye satış ekibinde yönetici rollerinde çalışan Anıldı, daha sonra Pegasystems TMEA Bölgesi Finansal Sektör satışlarından sorumlu olarak çalıştı.
Evli ve 2 çocuk babası olan Buğra Anıldı, 01 Şubat 2022 tarihinden itibaren OCR Labs’ın Türkiye ve Orta Doğu Satış Müdürü olarak şirketin bölgedeki tüm satış faaliyetlerinin sorumluluğunu üstleniyor. Hücresel IoT pazarı 61 milyar dolara ulaşacak
SIA (Yarı İletken Endüstrisi Birliği) 2021 raporunu açıkladı
Roche’un Coral platformu, kronik ve nadir hastalıklara karşı
Video reklamlar güç kazanıyor
- Satışlara değil, hikayelere odaklanın. Video içerikler, izleyici için bir değer yaratmalı. İzleyiciyle bağlantı kuran hikayeler anlatmalı ve tüketiciler, hikâyenin kendileriyle ilgili olduğunu hissetmeli.
- Kanca (hook) yöntemini kullanın. Şirketin daha videonun başında bağlantı kurması gerekiyor. Videoda neler olduğunu hızla gösteren bir ön izleme daha fazla izlemeye teşvik eder.
- Önce en iyisini yerleştirin. Ortalama dikkat süresi sadece 8,5 saniye. Videonun ilgi uyandırması için yalnızca birkaç saniye bulunuyor.
- Tüketicilerin karşısına kişiselleştirilmiş videolar ile çıkın. Kişiselleştirilmiş videolarla hedeflenen kullanıcılar, çeşitli erişim kanalları aracılığıyla daha önce görüntülenen ya da sepete eklenen ancak satın alınmayan ürünlere yönlendirilebiliyor. Bu, video reklamları özel çapraz ve yukarı satış kampanyaları için ideal bir araç olarak öne çıkarıyor.
Google ve Game Factory, Türk oyun sektörü için bir araya
Google’ın startup’lara yönelik destek programı olan Google for Startups’ın dünyada oyun alanındaki ilk partneri, oyun geliştiricilere özel kuluçka merkezi Game Factory oldu. İstanbul merkezli kuluçka merkezi, Google partnerliğiyle birlikte Türk oyun stüdyolarına sunduğu desteklere yenilerini ekleyecek.
Dünyanın dört bir tarafından çeşitli kategorilerdeki partnerleriyle, girişimini kurmak ve büyütmek isteyen kişilere destekler sağlayan Google for Startups; dünyada oyun alanındaki ilk partnerliğini Game Factory ile yaptı. İşte ayrıntılar…
Türk oyun sektörünü Game Factory aracılığıyla destekleyeceğimiz için heyecanlıyız
Şu anda Türkiye’de 70’ten fazla oyun stüdyosuna eğitim, mentorluk, ekip arkadaşı bulma, yatırımcı networkü sağlama, oyun yayınlama gibi destekler sağlayan Game Factory; global Google partnerliğiyle beraber artık oyun geliştiricilere daha fazla imkan sunacak. Google for Startups’ın Global Hızlandırıcı Operasyonları ve Partnerlikleri Başkanı Kevin O’Toole, Google’ın Game Factory ile yaptığı partnerlikten dolayı heyecanlı olduklarını söyledi:

Google olarak Game Factory ile resmi olarak partnerliğimize başlamaktan mutluluk duyuyoruz. Türk startup ekosisteminin ve özellikle oyun sektörünün önemli ölçüde büyümesini göz önüne aldığımızda, Türkiye’deki etkinliğimizi artırmak bizim için önemli. Türkiye’deki girişimcileri Game Factory aracılığıyla desteklemeye devam edeceğimiz ve Game Factory’deki oyun stüdyolarına Google’ın en iyi ürünlerini, teknolojilerini ve uzmanlarını sağlayacağımız için heyecanlıyız.
Google for Startups’ın oyun alanındaki ilk partneri olduğumuz için gururluyuz
Oyun geliştiricilere özel kuluçka merkezi Game Factory’nin CEO’su Efe Küçük ise Google ile olan partnerlikleri sayesinde Türk oyun sektörüne artık daha fazla destek sağlayabileceklerini ifade etti.
Google ile partnerliğimizi bir üst seviyeye taşıdığımız için heyecanlıyız. Bu partnerliğin ciddi büyüme hızına ulaşan ve globalleşme yolunda olan Game Factory ve Türk oyun sektörü için büyük bir fayda sağlayacağına hiç şüphemiz yok.
Google ile olan partnerliğimiz sayesinde ekosistemimize daha fazla destek sunabileceğimiz için çok mutluyuz. Ayrıca, Google for Startups’ın oyun alanındaki ilk partneri olduğumuz için oldukça heyecanlıyız. Oyun girişimciliği ve kuluçkası konusundaki uzmanlığımızı, Google’ın da networküyle bir araya getirerek Türk oyun ekosistemine daha fazla fayda sağlayıp hep birlikte büyüyeceğiz.
Türk oyun stüdyoları globale açılacak
Google for Startups partnerliği kapsamında Game Factory, Türk oyun geliştiricileri global Google networküyle tanıştıracak. Bu network kapsamında Game Factory kuluçka merkezinde bulunan oyun geliştiricileri; Play Store, AdMob, Ads, YouTube gibi çeşitli Google ürünlerinde çalışan uzmanlardan mentorluk alabilecekler. Ayrıca Google ve Game Factory ev sahipliğinde gerçekleşecek olan yerel ve global etkinliklere de katılma fırsatına sahip olacaklar.
Google kredileri sayesinde giderler azalacak
Google for Startup’sın dünyadaki ilk oyun partneri Game Factory, oyun geliştiricilere Google Workspace, Firebase, Ads gibi ürünlerden krediler sağlayacak. Bu krediler sayesinde oyun geliştiriciler hem giderlerini azaltacaklar hem de Google uzmanlarından alacakları mentorluklarla bu ürünleri en verimli şekilde kullanmayı öğrenecekler.
Şu anda 70’ten fazla oyun stüdyosuna ve 4000’den fazla oyun geliştiricisine destek sağlayan Game Factory hem sıfırdan oyun sektörüne girmek isteyen herkese hem de halihazırda oyun geliştiren kişilere ve ekiplere kapısını açıyor. Google for Startup’sın dünyadaki ilk oyun partneri Game Factory kuluçka merkezinin başvuruları gamefactory.gs adresi üzerinden devam ediyor.
Evden çalışma, siber ve iş modeli risk haritasını değiştirdi
MSP’lerin işlerini zorlaştıran ve aynı zamanda siber güvenlik riski ile iş riskini birleştiren bu durum. Öyle ki müşterilerine tüm uç noktalarda koruma, algılama ve yanıt çözümleri sunan MSP’ler, uzaktan çalışma ve gelişmiş güvenlik duvarları için de VPN korumalı ağ güvenliği, Wi-Fi güvenliği ve tüm kullanıcıların kimlik kontrolünü sunan siber güvenlik çözümleri sunmak durumunda kalıyor. Bu, önemli bir operasyonel risk anlamına geliyor. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, MSP’lerin hackerlerin siber saldırılarına karşı büyük bir savunma mekanizması sunduğunu vurgularken uzaktan ağ bağlantılarının hackerlara sağladığı olanakların tehdidi sürekli büyüttüğünü kaydediyor.
Uzaktan ağ bağlantılarının hackerlerin kötü amaçlı yazılımlarını daha kolay yayabilmeleri için kusursuz bir zemin hazırladığına dikkat çeken WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez’in, MSP’lerin karşılaştığı zorlukları sıraladığı altı maddeyi bu gözle değerlendirmekte yarar var.
- Dijital dikkat dağınıklığı bulunuyor. Bir çalışan gün içerisinde ortalama 121 e-posta alıyor ancak evden çalışırken çalışma saatleri dışında da oturum açma ya da var olan oturumu kullanmaya devam etme durumu ortaya çıkıyor. BT yöneticilerinin yaklaşık yüzde 60’ı işten sonra bağlantıyı kesmenin uzak kullanıcılar için en zor alan olduğunu söylüyor.
- BT Ekipleri taleplere yetişemiyor. Çoğu BT personeli, siber saldırılardaki artışın ana nedeni olarak VPN’ler, video konferans ve parola sıfırlama uygulamalarının doğru kullanılmaması gibi durumlardan kaynaklandığını öne sürüyor. Uzaktan çalışma ve ağ bağlantısı nedeniyle teknik destek taleplerinin yüzde 39 arttığını dile getiren BT çalışanları taleplere yetişmekte zorlanıyor.
- Markalar risk altında. Siber güvenlik olaylarının sonuçları, bir kuruluşun itibarına önemli ölçüde zarar verebilir ve bazı durumlarda kuruluşlar önceki durumlarını kurtaramaz. Başarılı bir saldırı sistemlerinizi çökertebilir, işletmenizi kapatabilir ve müşterilerinizin beklediği hizmeti vermenizi engelleyebilir. Özellikle alanında öncü ve büyük markalara olan siber saldırı artışları MSP’leri en çok zorlayan noktalardan birisi.
- Siber güvenlik bütçeleri düşük. Teoride BT yöneticileri için en büyük öncelik olmasına rağmen, şirketlerin yüzde 70’inden fazlası siber güvenliğe çok az harcama yapıyor. Her zamankinden daha fazla insanın uzaktan çalışmasına ve uzaktan ağ bağlantı sistemlerini kullanmasına rağmen, şirketlerin harcamalarındaki kısıtlamalar siber saldırılara karşı savunmasız olmalarına sebep oluyor.
- Yetenek eksikliği bulunuyor. Siber güvenlik becerileri ve eğitimi eksikliği, özellikle KOBİ’ler için büyüyen bir sorundur. Kuruluşların yüzde 76’sından fazlası siber güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli personele sahip değil. Ortalama olarak, bir BT ekibi üyesi aynı pozisyonda en fazla üç yıl kalır, bu nedenle siber güvenliği etkin bir şekilde yönetmek için ekibinizin hızla ilerleyebilmesi gerekir.
- Entegre olmayan siber güvenlik çözümleri sorun yaratıyor. Orta ölçekli bir kuruluş, güvenlik açığı yönetimi için genellikle dört veya daha fazla araç kullanırken, BT yöneticilerinin yüzde 79’u da bir güvenlik açığını düzeltmenin 48 saatten fazla sürdüğünü kabul ediyor. Aralarında entegrasyon olmayan birden çok hizmete ve erişim noktasına yönelik çözümler de tehditleri doğru bir şekilde belirlemek için yeterli bağlamı ve analizi paylaşmıyor. Her siber güvenlik ürünü, kendi yönetim, eğitim, teknik destek ve operasyonel süreçlerini de gerektiriyor.
Akıllı hastaneler IoMT cihazlarını kullanacak
Akıllı hastaneler IoMT cihazlarına yöneliyor
Juniper Research tarafından yapılan bir araştırma, akıllı hastanelerdeki IoMT (Tıbbi Nesnelerin İnterneti) sayısının 2026 yılına kadar 7 milyonu aşacağını gösteriyor. Önde gelen araştırma firmasının analistleri, akıllı hastane başına 3 bin 850’den fazla olmak üzere küresel olarak 7.4 milyon IoMT (tıbbi nesnelerin interneti) cihazının kullanılmasını bekliyor. Juniper Research Araştırma Analisti Adam Wears: “Sağlık hizmetlerinde uzaktan izlemenin ortaya çıkması, ağ operatörlerine kendilerini dijital sağlık hizmeti değer zincirine yerleştirmeleri için bir fırsat sunuyor. Akıllı hastane teknolojileri önemli miktarda veri üretir, yani ağ operatörleri tarafından sağlanan uç bilgi işlem işlevi, bu sistemlerin başarılı bir şekilde kullanıma sunulması için çok önemli olacaktır” diyor. Öngörülen büyümeyi perspektife koymak için 2021 itibariyle 3,2 milyon IoMT cihazı devreye alındı. Araştırmacıların tahmini doğruysa, bu yüzde 231 büyümeyi temsil ediyor. ABD ve Çin’in, büyük nüfusları ve gelişen ekonomileri göz önüne alındığında şaşırtıcı olmayan şekilde IoMT’yi benimsemeleri bekleniyor. IoMT cihazları, daha az kritik ve bulaşıcı hastaların uzaktan izlenmesini de sağlıyor. Bu, kritik hastalar için hastanede daha az sağlık çalışanına ihtiyaç duyulmasını sağlamaya yardımcı olacaktır.Siber güvenlikte şirket birleşmeleri artıyor
Siber güvenlikte şirket birleşmeleri yeni bir sayfa açıyor
Siber güvenlik danışmanlığı Momentum’un araştırmasına göre, siber güvenlikteki birleşme ve satın alımlar 2021’de 77.5 milyar dolara ulaştı. 2021 tarihli raporda raporda firma, 83 siber güvenlik şirketinin sermaye artırımının 100 milyon doları aştığını söyledi. McAfee, Augh0, Mimecast, Thycotic, Proofpoint ve Avast dahil olmak üzere 14 farklı 1 milyar dolarlık birleşme ve satın alma gerçekleşti. Proofpoint, Ağustos 2021’de 12.3 milyar dolar nakit karşılığında satın alınırken, NortonLifeLock 8.4 milyar dolarlık bir anlaşmayla Avast PLC ile birleşti. Okta, Auth0’ı 6.4 milyar dolara satın aldı ve Symphony Technology Group, McAfee’nin kurumsal güvenlik işini 4 milyar dolara satın aldı. Siber güvenlik şirketlerini ve 286 birleşme ve devralmayı içeren binden fazla finansman anlaşması gerçekleşti. 2021’de KnowBe4, DarkTrace, SentinelOne, Riskified ve Forgerock olmak üzere beş siber güvenlik IPO’su vardı ve ortalama halka arz 467 milyon dolar topladı. Rapor, Microsoft’un Mandiant’ı satın almayı düşündüğü ve Cisco’nun Splunk için 20 milyar dolarlık bir anlaşma yapmayı düşündüğü bir döneme denk geldi.Endüstri 4.0 ile dijitalleşmenin büyümesi devam ediyor
Endüstri 4.0 ile dijitalleşmenin büyümesinde mevcut durum
Son yıllarda Endüstri 4.0 dijitalleşmesindeki önemli büyümenin imalat sektörü üzerinde büyük etkisi oldu. Geleneksel, kağıt tabanlı yöntemlerden daha modern dijital çözümlere geçiş, tekstil ve gıdadan ilaç ve endüstriyel kimyasallara kadar her türlü üreticinin üretkenliklerini artırmalarına, maliyetlerini düşürmelerine ve böylece operasyonel olarak daha verimli olmalarına yardımcı oluyor. Getac ve Statista tarafından yakın zamanda yapılan bir çalışmada, ABD’li üreticilerin dörtte biri dijitalleşmenin maliyetlerini zaman içinde yüzde 30’a kadar azaltabileceğine inandıklarını söyledi. Dijital dönüşüm geliştikçe, üreticilere sunulan yeni araç ve çözümlerin sayısı da artmaya devam ederek onlara çok çeşitli rekabet avantajları sunuyor. Öne çıkan en önemli araçlardan üçü, yarının zorluklarını bugünden karşılamaya yardımcı olan yapay zeka, genişletilmiş gerçeklik ve otomasyon oldu.Endüstri 4.0 için Yapay Zeka
Tüm imalat endüstrilerinde yapay zeka kullanımının önümüzdeki beş yıl içinde yıllık yüzde 57,2 oranında büyüyeceği ve 2026 yılına kadar 14.02 milyar Euro’nun üzerinde bir pazar yaratacağı tahmin ediliyor. Bu nedenle, üreticilerin BT’ye yatırım yapması kritik önem taşıyor.İmalat sanayi otomasyonu
Robotların ve otomasyonun kullanımı, imalat sektörünün birçok bölümünde zaten bir gerçeklik haline geldi. Örneğin Almanya’da, üreticilerin tahminen yüzde 59’u bu teknolojileri bir şekilde zaten kullanıyor. Sonuç olarak, küresel robotik pazarının önümüzdeki beş yıl içinde yıllık yüzde 20 oranında büyümesi ve otomasyonun 2018 ile 2025 arasında yılda yaklaşık yüzde 9 büyümesi bekleniyor. Toplam hacmin 2026 yılına kadar yaklaşık 62.13 milyar euro olması bekleniyor.OYAK, 2017’de çizdiği rotada girişim yatırımları ile ilerliyor
OYAK, 2017 hedeflerine ilerliyor
OYAK’ta son beş yıldaki dönüşüm ve yapılanmanın getirdiği güçlü büyüme, OYAK’ın 2017’de koyduğu hedefleri sağlıklı ilerlemesine işaret ediyor. OYAK Genel Müdürü Süleyman Savaş Erdem’in 2017 yılında yaptığı strateji toplantısında koyduğu hedef doğrultusunda, sürdürülebilir büyümeyi sağlamak; teknoloji alanında yerli girişim ekosistemini ve global ölçekli yatırımları desteklemek suretiyle OYAK’ın geleceğine refah getirme kararları alınmıştı. Dünyada değişen paradigmalar üzerine yapılan strateji çalışmaları neticesinde özellikle teknoloji, enerji, tarım, gıda ve hayvancılık gibi döngüsel olmayan sektörler radara alındı. Hedefler doğrultusunda satın almalar, birleşmeler, yeni alanlara yatırımlar ve halka arzlar ile verimliliği ve karlılığı arttırmaya odaklanıldı. Buna uygun olarak TOTAL İstasyonları, Moil, Milangaz, Kümaş, Tamek ve Sagra başta olmak üzere, hayvan sağlığı, kuraklığa dayanıklı tohumculuk gibi birçok alanda şirket satın almaları gerçekleştirildi. Birleşik Ödeme, OCR Labs, Innovance gibi fintek dünyasının güçlü oyuncularına da girişim sermayesi yoluyla yatırımlar ilk defa yapılmaya başlandı.Finansal teknoloji ve sigorta teknolojisi için entegre çözümler
OYAK’ın son dönemdeki teknoloji hamleleriyle ilgili konuşan OYAK Finans Sektörü Grup Başkanı Emrah Silav “OYAK Genel Müdürümüz Süleyman Savaş Erdem liderliğinde, son altı yılda değişen yönetim ve organizasyon anlayışıyla globaldeki gücümüzü ve etkimizi artırmaya odaklandık. Finans ve sigorta teknolojileri alanlarına yaptığımız yatırımlarla küresel değişimi yönetiyoruz. OYAK Grup Sigorta’nın Londra ofisi ile hizmet alanını genişletirken, diğer iştiraki OYAK Portföy’ün Girişim Sermayesi Yatırım Fonları üzerinden yaptığımız yatırımlarla da finansal teknoloji ve sigorta teknolojisi şirketleriyle entegre iş modelleri üretiyoruz” diyor.OYAK’ın hedefi, gelecek dönemde üç unicorn çıkarmak
Birleşik Ödeme, yurtdışı açılımını sürdürüyor
Tüm dünyada yatırımcıların gözdesi haline gelen finans ve teknolojiyi birleştiren fintek sektöründe geçen yıl önemli bir hamle yaptıklarını söyleyen OYAK Finans Sektörü Grup Başkanı Emrah Silav, “OYAK Portföy Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarımız ile Türkiye’nin ilk elektronik para lisansı alan fintek şirketlerinden Birleşik Ödeme’ye yatırım desteği sunduk. Bizimle birlikte sektörde güçlenen Birleşik Ödeme, bir yandan yurt dışına açılmayı sürdürürken, bir yandan da unicorn olma hedefinde ilerliyor. OYAK, bu yatırım ile finansal teknoloji açılımı yaptı hem de Türkiye’de girişim sermayesi ekosisteminin geliştirilmesi için örnek oldu. Birleşik Ödeme, OYAK grup şirketlerinin yanı sıra birçok önemli firmanın da dijital finansallaşma projelerinin stratejik iş ortağı olacak” diyor.
İlk yurt dışı ofisini Bakü’de ikincisini Romanya’da açan Birleşik Ödeme, 2022’de Gürcistan ve Özbekistan ofislerini açmayı planlıyor. Birleşik Ödeme, OYAK Portföy Girişim Sermayesi Yatırım Fon’undan aldığı stratejik yatırımla 2023’e kadar 10 ülkede 10 ofis açmayı hedefliyor. 88.9 milyon TL ile Türkiye’nin ödenmiş sermayesi en yüksek elektronik para şirketi olan Birleşik Ödeme, son üç yılda yüzde 300 büyüme sağladı. 2021 yılı sonunda Türkiye’de işlem hacmini 20 milyar TL’ye, kullanıcı sayısını da 16 milyona çıkaran Birleşik Ödeme, 2022’de işlem hacmini 60 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyor.
Para transferi, akıllı kasa, sanal POS, dijital kart/cüzdan hizmetleri ve sadakat programları gibi servisler sunan Birleşik Ödeme, son olarak Hopi’ye HopiPay projesi kapsamında dijital cüzdan ve dijital kart hizmeti vermeye başlayarak ödeme sistemleri ve altyapı teknolojisi ile projeye katma değer sağladı. Birleşik Ödeme, yeni iş birliği ile Türkiye’nin en büyük sadakat platformlarından birini de cüzdana çevirmiş oldu.
OCR Labs, son 12 ayda yeni müşteri sayısını beşe katladı
OYAK, 2026 yılında 53 milyar dolar büyüklüğe ulaşması beklenen kimlik doğrulama sektörüne de girerek Avustralya’nın lider dijital kimlik doğrulama şirketi OCR Labs’in ilk yatırım turuna liderlik etti. OCR Labs, hizmetlerini ve ekibini İngiltere, Türkiye ve Avrupa’da genişletmeyi hedefliyor.
Yeni girişim hikayesi: Innovance
OYAK Portföy’ün Girişim Sermayesi Yatırım Fonları üzerinden gerçekleştirdiği bir başka teknoloji yatırımı ise bünyesinde 250 yazılımcının görev yaptığı Türk şirketi Innovance oldu. Bankaların dijitalleşme süreçlerine ve mobil uygulamalara yön veren teknolojiler geliştiren Innovance, OYAK Portföy Girişim Sermayesi Yatırım Fon’undan aldığı yatırımla önce Almanya ofisini ardından Romanya ofisini açmaya hazırlanıyor. Innovance’ın hedefi unicorn olarak küresel lige çıkmak.
Goodspaces kapılarını açtı!
Kuruluş aşamasında birçok markanın desteğini aldı
Dünya, itici gücü teknoloji ve inovasyon olan büyük bir dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşümün odağında, her geçen gün önemi daha da artan sürdürülebilirlik yer alıyor. Fikir aşamasından itibaren birçok markanın içinde yer almayı ve katkı sağlamayı kabul ettiği platform, her gün büyüyen ve güçlenen bir ekosistem olma özelliği taşıyor.
goodspaces, ekosisteminin merkezinde bir İyilik Enstitüsü olması planlanıyor. Danışma Kurulu’nda konusunda fikir önderi, akademisyen, araştırmacı, STK lideri, sanatçı, teknoloji yatırımcısı ve tasarımcıların yanı sıra birçok genç aktivistin de yer alacağı enstitünün lansmanının nisan ayında yapılacağı belirtiliyor. goodspaces ekosisteminin liderlerinden olan Effect BCW kurucusu Gonca Karakaş, açılış töreninde yaptığı konuşmada;
“Çevresel, sosyal ve ekonomik, tüm yönleriyle sürdürülebilirliği, her şeyin merkezine yerleştiren ve olmazsa olmaz birinci öncelik kabul eden goodspaces; hayata geçireceği etkinliklerle, içinde bir çok dünyanın yer aldığı bir evren olma özelliği taşıyor. Bu evrenin içinde eğitimler, konferanslar, zirveler, konserler, sergiler, kültür sanat aktivitesi, yaşadığımız dönüşümün daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Hatta dönüşümün ötesine, geleceğe dair yeni bakış açıları sunuyor” dedi.
goodspaces henüz kuruluş aşamasında iken birçok markanın destek olmayı kabul ettiğini belirten Gonca Karakaş, sözlerine şöyle devam etti; “goodspaces henüz resmi açılışı olmadan WWF, UNDP, Yuvam Dünya gibi bir çok sivil toplum örgütüne gönüllü destek verdik. Bu iyilik hareketinin bir parçası olan markalar arasında; Microsoft, Siemens Ev Aletleri, Doğan Trend Otomotiv, Enerjisa, Suzuki, Nipppon Paint, Jumbo, Atelier Rebul, Pernod Ricard, Nude, Fuudy bulunuyor”.
A46 Organizasyon kurucusu Selim Demir ise Türkiye’nin ‘yeni nesil’ deneyim alanı olarak tanımladığı goodspaces ile ilgili olarak;
“Burada, iyi insanları bir araya getirmeyi ve iyi bir topluluğun buluşma noktası olmayı hedefliyoruz. Görüntü ve ses teknolojilerinde gelinen son noktayı yaratıcılıkla birleştirerek mükemmel deneyimler tasarlıyoruz. Ziyaretçilerimiz, 500 metre2 zemin ve 750 metre2 de duvarlar olmak üzere toplam 1250 metre2 boyutunda dev bir perdenin içinde bu deneyimi yaşayacak.
Sanat, tasarım, gösteri, lansman ya da zirve… Yapılan tüm etkinlikler ziyaretçilerimizi içine alacak ve her tarafı saracak. Sadece bununla da sınırlı değil. Bir evin oturma odası gibi kurguladığımız ve istediğinizde misafirlerimizi ağırlayabileceğimiz çok şık bir yemek odasına dönüşebilen bir otak çalışma alanımız bulunuyor. Tavana kadar yükselen cam girişiyle aydınlanan, gerektiğinde ön kapıları açılarak dışarıyla bütünleşen ve bir açık alan haline gelen bu bölüm inanıyoruz ki; gelen her misafirimizin söylediği gibi size de kendinizi iyi hissettirecek” dedi.










