İTÜ Çekirdek girişimlerine 270 milyon dolar yatırım!

İTÜ ARI Teknokent’in öncülüğünde girişimcilerin yolculuğuna 2011 yılından bu yana ortak olan ‘Dünyanın en iyi üniversite kuluçka merkezi’ İTÜ Çekirdek, her yıl ortalama 500 startup’ı destekleyerek, Türkiye ekonomisi için milyonlarca dolarlık katma değer sağlıyor. 13 yılda 4.500 teknoloji girişimini yetiştirerek, 1.600’ünün şirketleşmesine katkı sağlayan İTÜ Çekirdek, girişimlerin 11.000 kişiye istihdam yaratmalarına ve 270 milyon doları aşkın yatırım almalarına destek olmasıyla başarısını kanıtlıyor. Bunlara bir yenisini ekleyen 40 İTÜ Çekirdek girişimi, Aralık ayında gerçekleşen Big Bang 2023’den bu yana 71 milyon dolar yatırım aldı. Yatırım alan girişimcilerden 25’i pre-seed yatırımlarına kavuşurken, 10’u ise seed yatırımlarını duyurdu. Geri kalan girişimlerden 4’ü post-seed ve 1’i de Seri B yatırımı aldı.

Ayrıca, İTÜ Çekirdek son üç yıldır sadece yerel girişimleri değil; ITU Seed adıyla uluslararası girişimleri de destekliyor. Uluslararası girişimlere sunduğu imkân ve hizmetlerinin yanı sıra bu girişimlerin İstanbul üzerinden globale açılmaları için de rehberlik ediyor. ITU Seed’e, bugüne dek 80’den fazla ülkeden 900 girişim başvurdu ve 87 girişim programa kabul edildi.

Yatırım alan girişimlerin yüzde 85’ini yazılım girişimcileri oluşturuyor

Etki Yaratan Kuluçka Merkezi olmanın sorumluluğuyla girişimcilik ekosistemini desteklemeye devam eden İTÜ Çekirdek’teki girişimlerin hem Türkiye’den hem de dünyanın farklı ülkelerden yatırım aldığını belirten İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, “Bu yıl TÜBİTAK’ın BİGG programını ödülünü hibeden yatırıma çevirmesi ile yatırım ekosisteminde BİGG girişimcileri kendini gösterdi. Girişimcilerimizden 20 tanesi yatırımlarını TÜBİTAK BİGG Fonu’ndan alırken iki tanesi Kitlesel Fonlama ile yatırımlarım turunu tamamladı. Geri kalan 18 girişimden 2 tanesi CVC, 2 tanesi kurumsal ve diğer 14 tanesi ise VC ve Melek Yatırımcılardan yatırımlarını aldılar. Yatırım alan girişimlerimizden yüzde 85’ini ise yazılım girişimcileri oluşturuyor. Yatırım alan girişimlerimizden 9 tanesi sağlık teknolojileri & yaşam bilimleri, 6 tanesi enerji sektörü, 5 tanesi otomotiv teknolojileri ve 5 tanesi eğitim sektörü odaklılar. Geri kalan 15 girişimimiz ağırlıklı olarak fintek, insurtech, cleantech, gıda teknolojileri ve e-ticaret alanlarında çalışmalarına devam ediyor. İTÜ ARI Teknokent’in kapısından giren yerel ve global tüm girişimcilerin her adımında yanında olma misyonumuz doğrultusunda, kendimizi ekosistem yapıcı olarak tanımlarken İTÜ Çekirdek’te her girişimciye kapılarımızı ardına kadar açıyor, başarıları daha ileriye birlikte taşıyoruz.’’ dedi.

2024 yılının yarısında yatırım alan 40 İTÜ Çekirdek girişimi ve yatırım tutarları:

Intenseye: Fabrikalarda ve depolarda kaza ve yaralanma riskini düşüren bir yapay zekâ platformudur. En son aldığı yatırım tutarı $64.000.000.

Lumnion: Sigorta Fiyatlaması üzerine GLM ve diğer algoritmalarla çalışan modelleme, davranışsal fiyatlama optimizasyon platformu. En son aldığı yatırım tutarı $1.000.000.

Winfluencer: Influencer’lar ve e-ticaret sitelerini gelir ortaklığı modeli ile buluşturan, tam otomatize bir pazaryeri olan Winfluencer, marka Influencer iş birliğine yeni nesil teknolojik çözüm getiren bir uygulamadır. En son aldığı yatırım tutarı ₺10.000.000.

Plantero: Hayvansal gıdalara alternatif bitki bazlı protein ve konsantreler. En son aldığı yatırım tutarı ₺4.450.000.

Red Jacket: Fizik tedavi alanında VR ile oyunlaştırma. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000

Elaves: 0-3 yaş arası çocukların ikinci dil edinimini destekleyen ekransız akıllı oyuncaklar ve dil edinim sürecine aileleri de dahil eden ve oyuncak yönetimini sağlayan ebeveyn mobil uygulamasını içerir. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Lingify: Yapay zekâ ile afazi terapisi destekleyici uygulamalar. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000

Nexustech: GNSS alıcıları için karıştırma ve aldatma önleyici cihazı. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Pixel Cybernetics: Akıllı ev hizmet robotu (bilişsel sosyal asistan). En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000

Enviculture: Biyobozunur Atıklardan Kaplanmış Kontrollü Salınım Yapan Gübrelerin Oluşturulması. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Orbycra: Yapay zekâ destekli kişiye özel tıbbi greft ve greft kalıbı sistemi geliştirmektedir. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Turnavi: Deniz araçlarının çoklu-ortam analiz ve tasarımı için çok maksatlı bir yazılım geliştirilmesi. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

CompE: Soğutma sistemlerinde enerji verimliliği sağlayan kompozit kanat tasarımı. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Numedyne: Mühendislik yazılımı geliştirme ve sayısal analiz çözümleri. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Deepwise. DİP: Dijital İkiz Platformu. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000

Postut: İşbaşında deneyim paylaşımıyla mesleki eğitimi özgürleştiren bir mobil öğrenme platformudur. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Cyberware Secure Gateway: Otomotiv karayolu taşıtlarında araç seviyesinde merkezi siber güvenlik çözümleri sunarak siber saldırıların tespit ve eleminasyonunu sağlayan bir donanım ve yazılım sistemidir. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Bita Enerji: Enerji dağıtım hatlarında bakım sürelerinin ve enerji kesintilerinin yapay zekâ tabanlı iyileştirilmesini sağlar. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Pina Minds: Otonom Öğrenmeli Robot. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

ARTER: Enkaz altı canlı tespiti için uwb radar tabanlı arama tespit cihazı. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Tekno Sürüm: Yapay aeka destekli sürü yönetim platformudur. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

İletmen: Mikro teslimat çözümüdür. Restoranlardan başlayarak belli çaptaki dağıtım işini geliştirdiğimiz yazılım ile optimize şekilde yapmaktadır. En son aldığı yatırım tutarı $850.000.

Plastic Move: Türkiye’de 1 yılda çöpe giden 5 milyar atık ekmekten doğada 3 ayda kaybolabilen biyoplastik hammaddesi üretir. En son aldığı yatırım tutarı gizlidir.

Exar: AR, VR ve XR teknolojilerini kullanarak sanal fabrika turlarından 3D konfigüratörlere kadar çeşitli sektörlere çözümler sunan ve yapay zekâ, IoT ve bulut sistemleri gibi teknolojileri entegre ederek firmalara geleceğe yönelik 360 derece çözümler sunan bir şirkettir. En son aldığı yatırım tutarı gizlidir.

Pubinno: Fıçı bira servisindeki kalite standartizasyonunu sağlayan ve zaiyatı engelleyerek %20 verimlilik arttıran akıllı bira musluğu. En son aldığı yatırım tutarı gizlidir.

Pickies: Lokal kafe ve restoranlarda take-away siparişinizi online olarak önden oluşturup, sıra beklemeden siparişinizi teslim almanızı sağlayan ve bunu sosyalleşmeyle birleştiren bir pazaryeri uygulamasıdır. En son aldığı yatırım tutarı gizlidir.

eGaranti: Tüketicilerin garanti süreçlerini tek panelden kontrol etmeleri için, firmalara bulut tabanlı çözümler sunan bir web uygulamasıdır. En son aldığı yatırım tutarı ₺18.265.700.

CoolREG: Isıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacını tek cihazda sağlayabilen yüksek performanslı elektrik üretimi yapabilen ısı pompası teknolojisidir. En son aldığı yatırım tutarı ₺7.225.000.

Postuby: ‘’Sosyal medyada ne paylaşsam?” problemini ortadan kaldıran yapay zekâ destekli pratik bir sosyal medya içerik yönetim platformudur. En son aldığı yatırım tutarı gizlidir.

Arventek: Geliştirdiği bulut tabanlı RemoteSite platformu, dronlar tarafından çekilen görüntülerden şantiyenin yüksek doğrulukta 4 boyutlu dijital ikizini oluşturur, yapay zekâ ile drone verilerini anlamlandırarak şantiyelerde zorlu takip operasyonlarının daha hızlı ve verimli bir şekilde yönetilmesini sağlar. En son aldığı yatırım tutarı gizlidir.

Copetract: Sözleşmeleri kolay bir şekilde akıllı sözleşmeye dönüştürürek dijitalleştiren platformdur. En son aldığı yatırım tutarı gizlidir.

Sensemore: Dünya’nın en küçük ve kolay kullanımlı titreşim sensörü üretimini yapar. En son aldığı yatırım tutarı gizlidir.

Rumitech: Güneşten ve rüzgârdan elde ettiği enerjiyi, sürdürülebilir yaşam kaynağına dönüştüren, kendi kendine yetebilen akıllı direk çözümleri üretmektedir. En son aldığı yatırım tutarı $250.000.

Harcy: Tekstil atıklarından bina cephelerinde kullanılmak üzere ısı yalıtım malzemesi geliştirmektedir. En son aldığı yatırım tutarı $350.000.

WordBaze: WordBaze, kullanıcılara daha özgür ve kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunan içerik sağlayıcısıdır. En son aldığı yatırım tutar ₺900.000.

SOWEC: Dalga enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren bir enerji sistemi teknolojisidir. Sahip olduğu inovatif ürün ile uygun bir kıyı şeridi üzerinde kurulum gerçekleştirerek dalganın sahip olduğu potansiyel enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürür. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

Asemli: Özel çocukların hem eğitim merkezlerinde hem de evlerinde eğitim döngüsü içinde tutan eğlenirken öğreten bir yazılımdır. En son aldığı yatırım tutarı ₺900.000.

 •Hummingdrone: Tarım ve enerji sektörlerine yönelik yapay zekâ odaklı havadan görüntüleme, haritalama, analiz ve otonom drone çözümleri sunar. En son aldığı yatırım tutarı gizlidir.

Clypp: İşyerleri için video kayıtları ve ekran görüntüleriyle desteklenen görselleştirilmiş süreç dokümantasyonu yapmayı sağlar. En son aldığı yatırım tutarı €1.000.000.

AMD yapay zeka yarışında Nvidia’ya rakip olmak için Silo AI’ı satın alıyor!

ABD’li yonga üreticisi AMD, Nvidia ile rekabet edebilmek için Finlandiyalı yapay zeka girişimi Silo AI’ı satın almaya hazırlanıyor. AMD, bu satın alım için 665 milyon dolar ödeyecek. Dünyanın önde gelen yonga üreticisi, Avrupa’nın en büyük özel yapay zeka laboratuvarı olan Silo AI’ı nakit bir işlemle satın almak için kesin bir anlaşma imzaladığını duyurdu. Finlandiya merkezli Silo AI, bulut, yerleşik ve uç bilgi işlem pazarlarındaki şirketlere özel yapay zeka modelleri, platformları ve çözümleri geliştiriyor.

AMD’den kritik satın alım

AMD, Silo AI’ın 300 kişilik ekibinin, OpenAI’ın ChatGPT’si ve Google’ın Gemini’si gibi sohbet robotlarının temelini oluşturan büyük dil modelleri (LLM’ler) oluşturmak için yazılım araçlarını kullanacağını belirtti. Silo AI, Allianz, Philips, Rolls-Royce ve Unilever gibi müşterilerle çeşitli pazarlarda uçtan uca yapay zeka odaklı çözümler sunuyor. Tamamı nakit olan bu satın alma işleminin, düzenleyici onayına bağlı olarak bu yılın ikinci yarısında tamamlanması bekleniyor.

Bu satın alım aynı zamanda Avrupa’da bir yapay zeka şirketi için yapılan en büyük satın alma işlemi olacak. Daha önceki en büyük satın alım, 400 milyon sterlin değerinde, Google’ın İngiltere merkezli DeepMind’ı satın almasıydı. Silo AI, ücretsiz olarak kullanılabilen ve herkes tarafından özelleştirilebilen “açık kaynak” yapay zeka modelleri üzerinde çalışıyor. Bu da onu, kendi tescilli veya “kapalı” modellerini geliştiren OpenAI ve Google gibi şirketlerden ayırıyor. Silo AI’ın satın alımı, AMD’nin işini hızla ölçeklendirmek ve kendi teklifiyle müşteri etkileşimini artırmak istediğini gösteriyor.

AMD, müşterileri için özel modeller geliştiren Silo AI’ı, kendi temel yapay zeka yazılımı ROCm ile teknolojinin gerçek dünyadaki uygulamaları arasında bağlantı kuracak. Bu, doğrudan Nvidia ile rekabet gücünü artıracak. Nvidia’nın yapay zeka pazarındaki başarısı esasında CUDA’ya yaptığı milyarlarca dolarlık yatırımdan kaynaklanıyor. Nvidia, 2006 yılında CUDA’yı geliştirmeye başladığından bu yana yazılım platformunu bir dizi uygulama ve hizmeti içerecek şekilde genişletti. Halihazırda platformda 600’den fazla önceden eğitilmiş model bulunuyor.

AMD’nin Silo AI’ı satın alması, yapay zeka pazarındaki rekabeti artıracak ve şirketin bu alandaki gücünü pekiştirecek gibi görünüyor.

Türkiye 1,74 milyar dolar Uluslararası Doğrudan Yatırım aldı!

Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 12 Temmuz 2024’te paylaştığı Ödemeler Dengesi İstatistiklerinden derleyerek hazırladığı “Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bültenine” göre, 2024 yılının Mayıs ayında, Türkiye’ye 1 milyar 74 milyon dolarlık Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) girişi gerçekleşti.

12 Temmuz 2024’te paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2024 yılının Mayıs ayında, Türkiye’ye, 1 milyar 74 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti.

Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk beş ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 3,8 milyar dolar olarak kaydedildi. Yılın ilk beş ayında 2023’ün aynı dönemine kıyasla yüzde 15’lik bir düşüş kaydedilirken 2002 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 267 milyar doları aştı.

Mayıs ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 1 milyar 74 milyon dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 590 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Mayıs ayındaki toplam UDY’nin 303 milyon doları borçlanma araçları, 189 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla gerçekleşti. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 8 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle, Mayıs ayındaki toplam UDY girişi 1 milyar 74 milyon dolar oldu.

Ulaştırma ve depolama hizmetleri öne çıkıyor

2024 yılının Mayıs ayı içerisinde gerçekleşen 590 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 247 milyon dolarlık yatırım girişi ile ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 42’lik bir pay aldı. Bilgisayarların, elektrik-elektronik ve optik ürünlerin imalatı ve tarım, ormancılık ve balıkçılık sırasıyla yüzde 10 ve yüzde 9’luk paylarıyla geçmiş kümülatif performanslarının üzerinde bir performans sergileyerek aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu.

En fazla uluslararası yatırım hangi ülkeden?

2002-2023 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2024’ün beşinci ayında yüzde 44’lük bir pay aldı. Aynı ay içerisinde AB üyesi olmayan diğer Avrupa ülkeleri yüzde 45’lik paylarıyla Türkiye’ye en çok yatırım yapan bölge oldu. Spesifik olarak Norveç 229 milyon dolarlık yatırımı ve yüzde 39’luk payı ile bu değerdeki asıl itici güç oldu. Mayıs 2024 özelinde, Norveç en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 18 ile Hollanda, yüzde 8 ile Çekya, yüzde 5 ile İsveç ve yüzde 4 ile Azerbaycan takip etti.

Yılın ilk beş ayının Uluslararası Doğrudan Yatırım toplamı değerlendirildiğinde ise Türkiye’ye en çok yatırım yapan üç ülke; yüzde 20’lik payı ile Hollanda, yüzde 16’lık payı ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve yüzde 10’luk payı ile Norveç olarak sıralandı.

Küresel yatırım akışında düşme yaşanıyor

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) 20 Haziran 2024 tarihinde paylaştığı 2024 Dünya Yatırım Raporu’ndan küresel değerlendirmelere de yer veren YASED bülteni, 2023 yılında küresel UDY’lerin yüzde 2’lik bir düşüşle, 1,3 trilyon dolara gerilediğini paylaştı.

UNCTAD’ın raporuna göre, dünya genelinde otomotiv, elektronik ve makine sektörleri tedarik zincirlerinin yeniden yapılanmasıyla uyumlu bir şekilde güçlü bir büyüme gösterdi.

Neuralink’ ikinci hastaya beyin çipini takıyor!

Elon Musk, Neuralink’in önümüzdeki hafta ikinci bir hastaya beyin çipi implant edeceğini açıkladı. Şirket, implant için yapılan bazı geliştirmeler ve donanım sorunlarının giderilmesi üzerine önemli değişiklikler yapıldığını duyurdu.

Elon Musk, yaptığı açıklamada, beyin teknolojisi girişimi Neuralink‘in sistemini ikinci bir insan hastaya implante edeceklerini belirtti. Şirketin yöneticileri, ilk insan denemesinde karşılaşılan donanım sorunlarını gidermek için önemli değişiklikler yapıldığını vurguladı.

Neuralink, felçli hastalara yardımcı olmayı amaçlayan bir beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) geliştiriyor. Şirketin Telepathy (Telepati) adı verilen ilk sistemi, doğrudan beyne yerleştirilen 64 “iplik” içeriyor. Neuralink’in web sitesine göre, bu iplikler bir insan saçından daha ince olup 1.024 elektrot aracılığıyla sinirsel sinyalleri kaydediyor. BCI alanında onlarca yıldır çalışan şirketler olmasına rağmen, hiçbiri cihazlarını ticarileştirmek için ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nden (FDA) onay almış değil.

Canlı yayında duyurulan planlar

X platformu üzerinden yapılan canlı yayında, Musk ve Neuralink yöneticileri, cihazı bu yıl 5-10 hastaya implante etmeyi planladıklarını açıkladı. Ocak ayında Neuralink, FDA tarafından onaylanan klinik çalışma kapsamında ilk insan hastası olan 29 yaşındaki Noland Arbaugh’a BCI implantı gerçekleştirmişti. Arbaugh, implant sonrasında düşünceleriyle fare imlecini kontrol edebiliyor, Civilization VI gibi oyunlar oynayabiliyor ve canlı yayın açabiliyor.

Mayıs ayında yapılan bir güncellemede ise şirket, ilk beyin çipi implantında sorun yaşadığını bildirdi. Telepathy sistemindeki bazı ipliklerin düzgün çalışmadığı ve %15 işlev kaybı yaşandığı, ancak bunun Arbaugh için bir sorun teşkil etmediği belirtildi.

Çözüm ve iyileştirmeler

Canlı yayında gösterilen sunumlarda, Neuralink’in bu sorunları çözmek için yaptığı önemli değişiklikler yer aldı. Bu değişiklikler arasında çipin elektrotlarının deneğin beyninin daha derinlerine yerleştirilmesi de bulunuyor. Daha derine yerleştirme işlemi birkaç milimetre ile sınırlı olacak. Neuralink, düzgün çalışmayan ve yerlerinden çıkan ipliklerin ameliyat sırasında beynin içinde oluşan hava cebi yüzünden olduğunu açıkladı. Şirket ayrıca kafatasının altında bir boşluk oluşmasını önlemek için implantı daha iyi şekillendirmeyi planlıyor. Bu sayede implant, beyne daha yakın bir yere konumlandırılacak ve iplikler üzerindeki gerilim düşürülecek.

Düzenleyici onayına bağlı olarak Neuralink, çipi birkaç yıl içinde binlerce hastaya genişletmeyi öngörüyor. Elon Musk, Neuralink ile teknolojiyi kontrol edebilmeyi umuyor.

Neuralink’in ikinci hastası için hazırlıkları sürüyor ve şirket, beyin-bilgisayar arayüzü teknolojisinde önemli bir adım atmaya hazırlanıyor.

Türkiye’de otomotiv pazarı büyüyor! OSD rakamları açıkladı

0

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) tarafından açıklanan 2024 yılının ilk altı aylık verileri, Türkiye otomotiv sektöründe karışık bir tabloyu ortaya koyuyor. Üretimde genel bir düşüş gözlemlenirken, ülkemizdeki otomotiv pazarı ise gerçekleşen büyüme ile dikkat çekiyor. İşte detaylı rakamlar…

OSD: Otomotiv pazarı büyüyor, üretimde ise gerileme var

2024’ün Ocak-Haziran döneminde toplam otomotiv üretimi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4’lük bir düşüşle 707 bin 067 adede geriledi. Bu düşüşe rağmen, otomobil üretimi 460 bin 743 adetle geçen yılki seviyesini korumayı başardı. Bu rakamlara traktör üretimi de dahil edildiğinde, toplam üretim 733 bin 559 adede ulaştı.

osd-turkiye-de-otomotiv-pazari-degerlerini-acikladi-2

Ticari araç segmentinde ise daha belirgin bir düşüş yaşandı. Bu kategoride üretim yüzde 10 azalırken, alt kategorilerde ağır ticari araçlarda yüzde 15, hafif ticari araçlarda ise yüzde 9’luk bir düşüş kaydedildi. Bu veriler, ticari araç sektörünün zorlu bir dönemden geçtiğine işaret ediyor.

Üretimdeki düşüşe karşın, iç pazarda olumlu gelişmeler göze çarpıyor. 2024’ün ilk yarısında toplam otomotiv pazarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artarak 600.948 adede ulaştı. Özellikle otomobil pazarı, yüzde 7’lik bir büyümeyle 462.955 adede yükselmiş durumda. Bu artış, tüketici talebinin halen aktif olduğunu ve ekonomik koşulların otomobil alımını desteklediğini gösteriyor.

Son olarak ihracat rakamlarına da deyinelim: Küresel pazarlardaki çalkantılı süreçlere rağmen ihracat nispeten stabil bir durumda seyrediyor. Toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 3, otomobil ihracatı ise yüzde 2 oranında azaldı. Bu dönemde toplam ihracat 493.527 adet, otomobil ihracatı ise 320.637 adet olarak gerçekleşti.

Peki sizler OSD tarafından yayınlanan bu rakamlarla ilgili ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlarda paylaşmayı lütfen ihmal etmeyin.

E-ticarete 1.100.000 TL’ye kadar vergi muafiyeti!

Geçtiğimiz günlerde, doğurganlık oranının artırılmasına yönelik yeni politikalar için Aile ve Nüfus Politikaları Daire Başkanlığı kuruldu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, doğurganlık oranındaki düşünün önüne geçmek için doğum izinlerinin artırılması, kreş ve bakım süreçlerinin desteklenmesi ve esnek ya da uzaktan çalışma gibi birçok alternatifi ele aldıklarını belirtti. E-ticaret sektörünün kadınlara evden çalışma olanağı sunabilen başlıca sektör olduğunu belirten TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, e-ticarette vergi muafiyeti şartlarının önemli bir destek sunduğunun altını çizdi.

Şirket sahibi olmayan kadınlar da vergi muafiyetinden yararlanabiliyor

Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli

E-ticaretin yaygınlaşmasıyla beraber, bir şirket sahibi olmayan kadınlar da evden ürettikleri ürünleri internet üzerinden vergi muafiyeti ile satarak para kazanabiliyor. E-ticaret vergi muafiyetinin, 2024 yılı için 1.100.000 TL olduğunu ve bu rakamın ayda ortalama 91 bin TL’ye denk geldiğini belirten TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucu CEO’su Cenk Çiğdemli, “Bu rakam, Türkiye’de evden kendi üretimi ile satış yaparak kazanç sağlayan birçok kadın için son derece motive edici bir rakam. Vergiden muaf olarak yola çıkan birçok kadın girişimci, bu destekle beraber ileriki yıllarda işlerini büyütme potansiyeline sahip. Devletin sağladığı bu avantajdan başta kadınlar olmak üzere evde kendi ürettiği ürünleri satmak isteyen herkes faydalanmalı” dedi.

E-ticarette vergiden muaf olmak için, şahısların bir işyeri açmadan ve sanayi tipi ya da seri imalat yapabilen makine ve materyal kullanmadan, evlerinde kendi el emekleri ile imal ettikleri ürünleri internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satması gerekiyor.

Hangi ürünler vergi muafiyetine uygun?

Evde üretilip satışı yapılabilecek birçok ürün ve hizmet olduğunu belirten Çiğdemli şunları aktardı:

“Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamûlleri, deriden üretilen mamûller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, mum, defter, kimyasal içermeyen ev yapımı doğal kozmetikler, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, turşu, salça, tarhana, erişte, mantı, bilgisayar programları, e-kitaplar, müzik, sanat eserleri, fotoğraf ve tasarım dosyaları gibi dosya tabanlı ürünler yapanlar vergi muafiyetine dahil olabiliyor.”

E-ticarette vergi muafiyetinden faydalanmak için belirli şartlara uymak gerektiğinin de altını çizen Çiğdemli, “Fiziksel bir iş yerine sahip olmayıp yalnızca e-ticaret faaliyeti yürütüyor olmalısınız. Yıllık geliriniz, belirlenen yasal sınırı -2024 yılı için 1.100.000 TL- aşmaması gerekiyor. Vergiden muaf olduğunuzu belgelemek için vergiden muafiyet belgesine sahip olmanız gerekmekte. Sanayi tipi veya seri üretim makineleri ile üretim yapmamalısınız. E-ticaret işlemlerinizi ticari bir banka hesabınız aracılığıyla yapmalısınız. Bu koşullara uyduğunuz taktirde e-ticarette vergiden muaf olabilirsiniz. Pazaryerleri üzerinden satış yapabileceğiniz gibi, kendi profesyonel e-ticaret sitenizi açarak kazancınızı daha da artırabilirsiniz” dedi.

Vergi muafiyeti belgesi nasıl alınır?

E-ticaret vergi muafiyeti belgesi alabilmek için Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden başvuru yapmanız gerekiyor. Gelir İdaresi Başkanlığı Müdürlüklerinden ya da Gelir İdaresi Başkanlığı’nın resmi internet sitesi üzerinden kolayca başvuru yapabilirsiniz. Vergiden muaf esnaf belgesi almak isteyenlerin 283 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ekinde yer alan dilekçe ile ikametgahlarının bulunduğu yerdeki yetkili vergi dairesine başvurmaları gerekmektedir.

Rekabet kurumu: Google’a ceza yok, arama sonuçları adil kalıyor!

Rekabet Kurumu, Google’ın arama sonuç sayfasında sunduğu “videolar”, “kullanıcılar bunu da sordu”, “çeviri kutucuğu”,”spor kutucuğu”, “hava durumu kutucuğu” gibi özelliklerin rekabet kurallarını ihlal etmediğine karar verdi. Bu nedenle Google’a herhangi bir ceza uygulanmayacak.

Kurum tarafından geçen yıl açılan soruşturmada, Google’ın arama motorunun masaüstü ve mobil arama sonuç sayfasında sunduğu bu özelliklerin, internet sitelerinin arama sonuçlarında daha aşağılara düşmesine ve trafik kaybına uğramasına neden olduğu iddiaları incelendi.Değerlendirmeler sonucunda, arama sonuçlarında listelenen bu özelliklerin adil rekabeti engellemediği ve Google’ın arama hizmetleri pazarında hakim durumda olmasına rağmen bu uygulamalarla hakim durumunu kötüye kullanmadığı tespit edildi.

Google’a geçmişte ceza kesilmişti

Rekabet Kurumu, Google hakkında farklı bir soruşturmada ise yerel arama hizmetleri ve konaklama fiyatı karşılaştırma aramalarında kendine haksız avantaj sağladığı gerekçesiyle Google’a ceza vermişti. Günlük para cezasına çarptırılan Google, sonuç sayfasını güncellemek zorunda kalmış ve Rekabet Kurumu’nun taleplerini yerine getirmişti. Bu süreçte Google’a toplam 482 milyon TL idari para cezası kesilmişti.Rekabet Kurumu, bugüne kadar Google’a 4 ayrı ihlalden dolayı toplam 1,25 milyar TL idari para cezası uygulamış durumda.

Bu karar ne anlama geliyor?

Rekabet Kurumu’nun bu kararı, Google’ın arama sonuçlarında sunduğu özelliklerin arama motorlarında adil rekabeti engellemediği ve Google’ın arama pazarındaki hakim konumunu kötüye kullanmadığı anlamına geliyor. Bu durum,arama motorlarında çeşitlilik ve yeniliklerin önünü açabilir.

Ancak, Rekabet Kurumu’nun Google’a geçmişte verdiği cezalar ve yürüttüğü diğer soruşturmalar, Google’ın pazar gücüne ve arama sonuçları üzerindeki etkisine dair endişeleri de gösteriyor. Bu nedenle, Rekabet Kurumu’nun Google’ı yakından takip etmeye devam etmesi ve gerekirse yeni yaptırımlar uygulaması bekleniyor.

Gerçekçi ses taklidi yapabilen VALL-E 2, “Çok Tehlikeli!”

Microsoft, geçtiğimiz yılın nisan ayında tanıttığı metinden konuşmaya yapay zeka aracı VALL-E’nin ikinci sürümü olan Microsoft VALL-E 2 kamuoyuna sunmama kararı aldı. Yeni versiyon, insan seslerini son derece yüksek kalitede taklit edebilme yeteneğiyle dikkat çekiyor. Ancak bu özelliği, potansiyel kötüye kullanım riskleri taşıdığı için Microsoft’un yayınlama kararını etkiledi.

VALL-E 2, tek bir ses dosyasıyla bile insan seviyesinde performans gösterebiliyor. Bu özellik, modelin çok gerçekçi ve ikna edici ses taklitleri yapabilme kabiliyetini ortaya koyuyor. Microsoft’un açıklamasına göre, yeni özellikler olan “Tekrara Duyarlı Örnekleme” ve “Gruplandırılmış Kod Modelleme” sayesinde VALL-E 2’nin konuşma üretim hızı ve doğallığı önemli ölçüde artırılmış durumda.

Ancak ses klonlama ve deepfake gibi teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte, bu tür yapay zeka araçlarının potansiyel kötüye kullanım riskleri de artıyor. Microsoft, bu nedenle Microsoft VALL-E 2’yi halka açık bir şekilde sunmayacaklarını belirtti. Benzer şekilde, OpenAI gibi diğer yapay zeka şirketleri de benzer kısıtlamalar getirerek bu tür teknolojilerin güvenli kullanımını sağlamaya çalışıyor.

Microsoft VALL-E 2, LibriSpeech ve VCTK veri kümeleri üzerinde test edilerek, önceki metinden konuşmaya sistemlerine göre önemli ölçüde gelişim gösterdiği belirtiliyor. Araştırmacılar, modelin konuşma sağlamlığı, doğallık ve konuşma benzerliği açısından önceki TTS sistemlerini geride bıraktığını vurguluyor.

Ancak Microsoft’un kararı, bu tür gelişmiş yapay zeka teknolojilerinin etik ve güvenlik açısından nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda tartışmaları da beraberinde getiriyor. Yayınlama kararının arkasındaki en büyük sebep ise, ses klonlama ve deepfake teknolojilerinin erişilebilirliğinin artması ve bu tür teknolojilerin potansiyel kötüye kullanım risklerinin kontrol altında tutulması gerekliliğidir.

POS makineleri buluta çıkıyor!

POS AŞ, küçük ve orta ölçekli işletmelerin global perakendecilerin sahip olduğu teknolojik imkanlara erişimini kolaylaştıran yeni bir çözüm ürettiğini duyurdu. Kapsamlı özelliklere sahip olan, uygun ödeme ve abonelik seçenekleri bulunan bulutta Android tabanlı yerel POS çözümü; Toshiba ödeme kaydedici cihazı ve POS AŞ e-belge çözümleriyle entegrasyonu sayesinde fiş, fatura, gider pusulası gibi belgelerin yanı sıra e-Arşiv, e-Fatura, e-İrsaliye gibi elektronik belgelerin de kolayca düzenlenebilmesine olanak tanıyor.

30 yılı aşkın süredir perakende sektörüne donanım, yazılım ve katma değerli hizmetleriyle çözümler üreten POS AŞ, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin küresel perakende kuruluşlarıyla aynı imkanlara sahip olmasını kolaylaştıran bulutta Android tabanlı POS çözümünü duyurdu.

İşletmelerin bir satış noktasında ihtiyaç duyduğu tüm özellikleri ve daha fazlasını içeren bu yeni çözüm, üstün teknolojisi ve verimliliği en üst düzeye çıkaran özellikleriyle piyasadaki diğer çözümlerden farklılaşıyor. Toshiba ödeme kaydedici cihazı ve POS AŞ e-belge çözümleriyle entegrasyona da sahip olan çözüm, fiş, fatura ve gider pusulası gibi belgelerin yanı sıra e-Arşiv, e-Fatura ve e-İrsaliye gibi elektronik belgelerin de kolayca düzenlenebilmesine olanak tanıyor. Zorlu perakende satış ortamları göz önünde bulundurularak tasarlanan ürün, güvenli, kesintisiz, hızlı ve yüksek kalitede belgelendirme imkanları sağlıyor.

KOBİ’lere küresel rekabette katkı sağlayacak

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan POS AŞ Genel Müdürü Gülümhan Akalın şunları söyledi: “POS AŞ olarak 30 yılı aşkın zamandır perakende sektörünün ihtiyacı olan en inovatif çözümleri piyasaya sunmaya öncelik veriyoruz. Süreç içerisinde, projelerimizin başarısıyla gurur duyduğumuz anlar ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü bağlar bizim için çok kıymetli deneyimler oldu. Bulut tabanlı Android POS ürünümüzle de özellikle KOBİ’lere küresel rekabette katkı sağlayarak sektörün gelişmesine katkıda bulunacak olmaktan dolayı heyecanlı ve mutluyuz. 2024 yılının kalanı ve 2025 için hedefimiz öncelikle ülkemizde, ardından da bölgesel çapta bu ürünü küçük ve orta ölçekli perakendecilerle tanıştırarak onların teknolojik ihtiyaçlarına destek olmak.”

Minimum yatırım maliyeti

Bulut ortamında çalışması sayesinde merkezi donanım yatırımı gerektirmeyen çözüm, işletmelerin minimum maliyetle kampanya, sadakat kartı, hediye kartı ve otomatik iade gibi katma değerli hizmetleri müşterilerine kolayca sunabilmesine olanak tanıyor. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeler için özel olarak tasarlanan yeni ürüne işletmeler aylık veya yıllık gibi farklı ödeme şekilleri arasından kendisine en uygun opsiyonla sahip olabiliyor.

Nakit, kredi kartı, hediye kartı temel ödemelerinin yanında QR, mobil ve temassız ödeme gibi yeni nesil ödeme seçeneklerini destekleyen bulut tabanlı Android POS çözümü, Toshiba yeni nesil ödeme kaydedici cihaz ve e-arşiv işlevlerine sahip. Ayrıca hızlı ve kolay kullanım özellikleriyle işletmelerin satış işlemlerini hızla tamamlamalarına olanak tanıyor. Dokunmatik ekranı sayesinde çalışanların satış uygulamasına adaptasyonunu hızlandırıyor.

Offline ya da online çalışma seçeneğine sahip olan çözüm, süreçlerin daha etkin bir şekilde yönetilmesini sağlayarak işletmelerin üzerindeki iş yüklerini büyük oranda hafifletiyor. Detaylı entegrasyon katmanı sayesinde hemen hemen tüm ticari paket programlarına kolayca entegre olarak çalışabiliyor. Sağladığı ürün, kampanya ve detaylı satış verileri sayesinde firmaların arka ofis ve ERP uygulamalarından stok takibi, ödeme takibi ve benzeri işlevleri ister online ister offline kullanabilmesine olanak tanıyor.

Kapsamlı özellikleri, uygun ödeme ve abonelik seçenekleri ve yeni teknolojileri perakendecilerle buluşturan çözüm, küçük ve orta ölçekli işletmeleri global perakendecilerin sahip olduğu özelliklere erişimini kolaylaştırıyor. POS AŞ‘nin Türkiye geneline yaygın servis ağı ve 365 gün yardım masası hizmetleriyle desteklenen çözüm, işletmelerin işlerini kesintisiz bir şekilde yürütmelerine yardımcı oluyor.

Rüzgâr türbinleri evlere giriyor!

0

Rüzgâr türbinlerinin teknolojik ilerlemesi ve sektördeki yatırımlar sayesinde, Türkiye’nin rüzgâr enerjisi kapasitesi sürekli artıyor. Türkiye’nin rüzgâr enerjisi payı, toplam elektrik üretiminde 11 seviyesine ulaşmış durumda. Bu potansiyel, Türkiye’nin rüzgâr enerjisi üretiminin artarak devam edeceğini gösteriyor.

Dijital sürdürülebilirlik platformu AZKarbon, rüzgâr türbinleri ile ilgili geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. “Ev Tipi Rüzgâr Türbini” kurulum hizmetiyle de evlerde temiz enerji kullanımını teşvik ediyor.  

AZKarbon Şirket Direktörü Orçun Ersayın
AZKarbon Şirket Direktörü Orçun Ersayın

AZKarbon Şirket Direktörü Orçun Ersayın, rüzgâr türbinlerinin rüzgâr enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren güçlü ve verimli cihazlar olduğunu belirterek, “Müşterilerimize farklı kapasite ve performanslarda rüzgâr türbini modelleri sunuyoruz.  Ürün yelpazemizde hem küçük ölçekli, bireysel kullanım için uygun rüzgâr türbinleri hem de büyük ölçekli, endüstriyel uygulamalar için ideal olan modeller bulunuyor. Uzman iş ortaklarımız, müşterilerimizin evlerinin konumuna ve enerji tüketim alışkanlıklarına göre en uygun rüzgâr türbini çözümünü belirlemek ve kurulum sürecinde onlara rehberlik etmek için hazır. Müşterilerimize en iyi hizmeti sunabilmek için sürekli olarak kendimizi geliştiriyor ve yenilikçi çözümler sunuyoruz. Temiz enerjiye geçişlerini desteklemek ve çevre dostu bir yaşam tarzına katkıda için vatandaşlarımızı yeşil dönüşüme katılmaya davet ediyorum” diye konuştu.

AZKarbon, rüzgâr türbini fiyatları konusunda da rekabetçi ve cazip seçenekler sunuyor. Müşterilerinin enerji projelerine maliyet etkin çözümler sağlıyor. Yüksek kalite ve dayanıklı rüzgâr türbinleri ile enerji üretimini sürdürülebilir ve verimli hale getiriyor.

Akıllı Ev Sistemleri

AZKarbon’un diğer önemli bir hizmeti de Akıllı Ev Sistemleri kurulumu. Akıllı Ev Sistemleri, ev içine yerleştirilen sensör ve akıllı cihazların birbiriyle konuşarak önceden tanımlanmış ve konfor artırıcı senaryoların uygulanmasını sağlıyor. Sadece ev sahiplerinin konforunu en üst düzeye çıkarmakla kalmıyor, enerji verimliliği ve güvenliğini de sağlıyor. Kullanıcılar hem ev içinde hem de ev dışında, sisteme dahil edilen bütün cihazları yönetebilir hale geliyor.

İnci Radar ve İnci GS Yuasa girişimcileri inovasyona çağırıyor

İnci Holding ile Japon akü devi GS Yuasa’nın iştiraki, Türkiye’nin en büyük akü üreticisi ve sektörünün ihracat lideri İnci GS Yuasa, teknoloji tedarikçilerinden inovatif fikirler bekliyor. İnci Radar ve İnci GS Yuasa; “Isı İzolasyonu ve Enerji Verimliliği ile Ortam İklimlendirme ve Ergitme Potalarında Enerji Verimliliği” konularında inovasyon sunabilecek ilgililere çağrı yapıyor. Çağrıda, teknoloji tedarikçilerinden; ısı emici malzemeler, soğutma teknolojileri, ısı geri kazanım sistemleri, verimli yakma sistemleri, alternatif enerji kaynakları ile ısıtma sistemleri, ergitme ocaklarındaki ısıtma teknolojileri, dolaşım sistemleri, etkili izolasyon çözümleri, HVAC sistemleri, filtreleme teknolojileri, otomatik ısı kontrol ve optimizasyon sistemleri gibi çözümler bekleniyor.

Ayrıca ortam sıcaklığını azaltarak çalışanların konforunu artıran ve sağlıklarını koruyan, enerji verimliliği sağlayan ve sürdürülebilir olan, mevcut sistemlere entegre edilebilen uygulanabilir projeleri etkin mali çözümlerle sunmaları isteniyor.

Şirket, aradığı teknoloji tedarikçisi özelliklerini ise şöyle sıraladı:

Çevresel Uyum ve Sürdürülebilirlik: Teknoloji tedarikçisinin sunacağı çözümler çevre dostu malzemeler kullanarak üretilmiş olmalı ve çevresel etkileri en aza indirgemelidir.

İnovatif Malzeme Teknolojileri: Yenilikçi malzeme teknolojilerine odaklanan tedarikçiler tercih edilecektir. Örneğin, ısıyı etkili bir şekilde yöneten hafif ve dayanıklı malzemeler kullanılabilir.

Dayanıklılık ve Performans: Çözümler, üretim ortamlarındaki zorlu şartlara dayanıklı olmalı ve uzun ömürlü performans sunmalıdır.

Enerji Verimliliği: Teknoloji tedarikçisinin sunduğu çözümler, enerji tüketimini minimize ederek maliyet etkin olmalıdır.

Entegrasyon Yetenekleri: Çözümler, mevcut üretim sistemlerine sorunsuz bir şekilde entegre edilebilmeli ve uyumlu çalışmalıdır.

Maliyet Etkinliği: Çözüm maliyet etkin olmalıdır, işletmeler için uzun vadeli ekonomik avantajlar sunmalıdır.

Çağrıya katılmak isteyen teknoloji tedarikçileri, başvurularını 29 Temmuz 2024 tarihine kadar https://inciradar.com/ üzerinden yapabilecekler.

İşlerini büyütme fırsatı sunuyor

Üç modüllü kapsayıcı yapısı ile geliştirdiği teknolojiye değer katan İnci Radar, teknoloji alanında faaliyet gösteren girişimcileri, İnci Holding ve ağındaki tüm profesyonellerle bir araya getirerek girişimcilere işlerini büyütme, sektör oyuncuları ise mevcut sorunlarına çözüm fırsatları bulabilecekleri bir ekosistem sağlıyor.

Üç farklı alanda destek sağlıyor

Karşılıklı sinerji oluşturulabilmesi için İnci Radar’a, İnci Holding’in stratejik odak alanlarıyla paralel şekilde enerji depolama, Endüstri 4.0, otomotiv, tedarik zinciri-lojistik ve endüstride sürdürülebilirlik alanlarında çözüm sunacak teknoloji şirketleri başvurabiliyor. Program, ağ oluşturma, mentorluk-danışmanlık ve doğrudan yatırım fırsatı olmak üzere 3 farklı alanda sunduğu desteklerle, girişimcilere büyüme odaklı değer katmayı amaçlıyor.

Programa kabul edilen girişimler, İnci Holding ve ağında yer alan sanayi kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, kamu kuruluşları, yatırımcılar ve mentorlar gibi tüm paydaşlara ulaşma fırsatı yakalıyor; bu girişimlere ayrıca eşleştirme ve danışmanlık desteği de sunuluyor. Teknoloji firmasının geliştirdiği çözüm önerisi, İnci Holding Grup şirketlerinin ve tedarikçilerinin iş problemlerine yönelik ise Pazar Uyumu Testi de yapılabiliyor.

İnci Radar girişimcileri yatırım fırsatları için ise, İnci Holding’in stratejik yatırımcısı olduğu Vinci Girişim Sermayesi şirketiyle doğrudan görüşme ve kendini tanıtma imkanı bulabiliyor. Vinci ayrıca, kriterlerinin uygunluğuna göre girişimciyi ağında yer alan diğer risk sermayesi ve kurumsal risk sermayesi ile iletişim kurması için de yönlendirebiliyor.

Programla ilgili tüm detaylara, https://inciradar.com/ web sitesi üzerinden ulaşılabilir.

En iyi PowerPoint alternatifleri

İş dünyasında ve eğitimde PowerPoint, yıllarca sunumlar için vazgeçilmez bir araç oldu. Fikirleri organize etmek, verileri sergilemek ve dinleyicileri etkilemek için sağlam bir çerçeve sunuyor. Ancak, oyunun kuralları değişiyor. Yapay zeka hızla gelişiyor ve sunum teknolojisi üzerindeki etkisi göz ardı edilemez.

Yapay zekâ destekli sunum araçları, slaytlar oluşturabilir, metin yazabilir ve hatta otomatik olarak sunum yapabilir. Bu araçlar, verileri analiz ediyor, önemli noktaları belirliyor ve etkileyici görseller oluşturuyor. Bu durum, sunum yapan kişilerin teknik detaylar yerine içeriğe ve sunuma odaklanmasını sağlıyor.

Bazıları, yapay zekâ geleneksel PowerPoint‘i tehdit ettiğini düşünse de, daha güçlü bir müttefik olma ihtimali yüksek. Yapay zekâ, sunumların kalitesini ve verimliliğini artırabilir, böylece sunum yapan kişilerin daha etkili ve ilgi çekici deneyimler yaratmasını sağlayabilir. Eğitimde yapay zekâ, bireysel öğrenci ihtiyaçlarına göre sunumları kişiselleştirmeye yardımcı olabilir.

Yapay zekâ araçları, sunumlardaki insan dokunuşunu ortadan kaldıracak mı?

Ancak, yapay zekânın yükselişi önemli soruları da beraberinde getiriyor. Yapay zekâ araçları, sunumlardaki insan dokunuşunu ortadan kaldıracak mı? Yapay zekâ, iletişimin inceliklerini ve dinleyici etkileşimini gerçekten anlayabilecek mi? Teknolojinin bir araç olduğunu ve insan unsurunun hala olmazsa olmaz olduğunu hatırlamak çok önemli.

Yapay zekâ, sunum yapan kişileri güçlendirebilir. Ancak dinleyicilerle bağ kurma, ilişkiler geliştirme ve etkileyici bir hikâye anlatma yeteneğinin yerini alamaz. Sunumların geleceği muhtemelen, etkili ve ilgi çekici deneyimler oluşturmak için birlikte çalışan insan yaratıcılığı ve yapay zekâ desteğinin bir birleşimi olacak.

PowerPoint’e en iyi yapay zeka alternatifleri

Simplifed AI presentation maker

Her slayt tasarımının mesajınızı en iyi şekilde iletmek için benzersiz bir şekilde uyarlandığı binlerce güzel sunum alternatifini otomatik olarak oluşturur.

Zoho Show

Zoho Show, sunumları daha akıllı bir şekilde oluşturmanıza, işbirliği yapmanıza, sunmanıza, yayınlamanıza ve yayınlamanıza yardımcı olur.

Visme

Visme’nin hepsi bir arada görsel tasarım aracıyla daha kısa sürede kolaylıkla güzel ve markaya uygun içerikler oluşturabilirsiniz.

Emaze

Emaze, web siteleri ve sunumlar oluşturmak için bulut tabanlı bir uygulamadır. Kuruluşundan bu yana oluşturulan 80 milyondan fazla sunum ile.

Beautiful AI

Beautiful AI, sunumlara tüm yaklaşımınızı kolaylaştırır. Sunumları kazanmak, raporları yeniden tasarlamak ve her gün daha iyi işler çıkarmak için kullanılabilir.

ABD ve Çin Arasındaki Teknoloji Savaşı On Yıllar Sürebilir!

Yonga sektörünün önde gelen isimleri, ABD ve Çin arasındaki ambargo savaşlarının ideolojik sebeplerden kaynaklandığını ve on yıllarca sürebileceğini savunuyor.Amerika Birleşik Devletleri, Çin’in devlet destekli teknoloji şirketlerinin Batılı firmaların teknolojilerini kopyaladığı ve askeri amaçlar için kullandığı iddiasıyla ağır yonga ambargosu uygulamaya başlamıştı. Bu yaptırımlar, Çin’i belli ölçüde zorlasa da teknoloji şirketleri de bu durumdan olumsuz etkileniyor.

Hollandalı ASML şirketinin eski patronlarından Peter Wen, ABD ve Çin arasındaki gerilimin gerçekçi bir temele sahip olmadığını ve tarafların somut bir hedef olmadan birbirlerine yaptırım uygulamaya çalıştığını savunuyor. Wen, bu durumun ideolojik bir savaş olduğunu ve on yıllarca sürecek bir gerilime yol açtığını belirtiyor.

Teknoloji şirketleri risk altında

Yaşanan ambargo savaşı nedeniyle ASML gibi birçok teknoloji şirketi müşteri ilişkilerini ve yol haritalarını yeniden düzenlemek zorunda kaldı. Uzmanlar, bu gerilimin ABD açısından olumlu bir gelişme olmadığını ve devam etmesi halinde yonga sektörünü de olumsuz etkileyeceğini vurguluyor.

ABD ve Çin arasındaki ambargo savaşı, küresel teknoloji sektörü için büyük bir risk oluşturuyor. Uzmanlar, tarafların bir araya gelerek bu sorunu çözmesi gerektiğini ve aksi takdirde on yıllar sürecek bir gerilimin kaçınılmaz olduğunubelirtiyor.

Samsung 3nm üretiminde iddialı: ikinci nesil çipler yolda

0

Samsung, 3nm teknolojisini kullanarak üreteceği ikinci nesil çipleri piyasaya sürmeye hazırlanırken üretim sürecinde istikrarlı bir ilerleme sağladığını açıkladı. Güney Kore merkezli şirket, dün Seul’de düzenlenen Samsung Foundry Forum ve Samsung Advanced Foundry Ecosystem Forum etkinliklerinde konuşarak, yeni teknolojilerinin ve üretim süreçlerinin detaylarını paylaştı.

Gate All Around (GAA) transistör mimarisi üzerine kurulu olan ikinci nesil 3nm sürecine büyük güven duyan Samsung, çip üretiminde sağladığı istikrarlı performans ve verim ile öne çıktı. Şirket yetkilileri, özellikle Exynos 2500 modelinin üretim verimliliği konusundaki endişelerin temelsiz olduğunu belirtti.

Exynos W1000 gibi yeni çipleri, Samsung’un gelişmiş paketleme teknolojileri sayesinde bellek, depolama ve güç devrelerini tek bir paket içinde entegre ederek kullanıcıya sunduğunu vurgulayan Samsung, bu yeni nesil çiplerin performansında önemli artışlar sağladığını ifade etti. Beş çekirdekli bir CPU ve Mali-G68 MP2 GPU barındıran Exynos W1000, önceki nesillere göre %370’e kadar performans artışı ve daha düşük güç tüketimi ile dikkat çekiyor.

Samsung’un 3nm sürecine ilgi gösteren büyük çip üreticileri arasında AMD ve Qualcomm‘un da bulunduğu biliniyor. Bu firmaların Samsung’un 3nm süreci ile ilgilendiği ve potansiyel olarak bu teknolojiyi kullanmayı düşündükleri belirtiliyor. Öte yandan rakip TSMC, Apple, Google, MediaTek, Nvidia ve Qualcomm gibi büyük teknoloji firmalarının 3nm sürecini aktif olarak kullanan veya kullanmayı planlayan müşterileri arasında yer alıyor.

Samsung, yeni teknolojileriyle çip üretimindeki iddiasını sürdürürken, küresel çip endüstrisindeki liderliğini korumak ve rakiplerini geride bırakmak için yoğun bir rekabet ortamında faaliyet gösteriyor.

TSMC 1 trilyon dolar hedefine ulaşıyor

Dünyanın en büyük yarı iletken üreticisi TSMC, yükselişine hız kesmeden devam ediyor. Son yıllarda rakipsiz bir konumda olan ve artan taleple birlikte gelirlerini katlayan TSMC, bu sayede piyasa değerini de hızla yukarı çekiyor. Son verilere göre TSMC’nin piyasa değeri 956 milyar dolara ulaşarak 1 trilyon dolarlık hedefe oldukça yaklaştı.

Bu başarıyla TSMC, dünyanın en değerli 8. şirketi konumuna yükseldi. Şirketin piyasa değeri, Intel’in 6 katı, AMD’nin ise 3 katı büyüklüğünde. TSMC, yıl başından bu yana hisse senedi fiyatını %76, son bir yılda ise %84oranında artırdı.

TSMC’nin bu müthiş yükselişinin arkasında yatan en önemli etkenlerden biri yapay zeka pazarındaki talepteki patlama. Yapay zeka pazarında bu yıl %250 büyüme öngörülen TSMC, bu büyümeden en fazla faydalanan firmalardan biri konumunda. Apple, AMD ve Intel gibi dev teknoloji firmalarının da TSMC’den gelen çiplere olan talepleri artması,firmanın gelirlerini ve piyasa değerini yukarı taşıyan bir diğer etken.

TSMC’nin CEO’su C.C. Wei, son zamanlarda yaptığı açıklamada firmanın 1 trilyon dolarlık hedefini yakın zamanda gerçekleştireceğine olan inancını dile getirdi. Uzmanlar da TSMC’nin önümüzdeki aylarda bu hedefe ulaşmasının oldukça muhtemel olduğunu öngörüyor.

TSMC’nin başarısı, küresel çip üretiminde önemli bir güç değişimini de beraberinde getiriyor. Son yıllarda artan jeopolitik gerginlikler ve tedarik zinciri sorunları, TSMC’yi küresel çip üretiminde daha da kritik bir konuma taşımış durumda.TSMC’nin önümüzdeki yıllarda da bu alandaki liderliğini sürdürmesi ve küresel teknoloji piyasasında önemli bir rol oynaması bekleniyor.

Starlink Mini, ABD’de kullanıma sunuldu!

Minik uzaydan internet kiti, çanağı ve Wi-Fi yönlendiriciyi, önceki Starlink kitlerinden önemli ölçüde daha küçük ve daha az güç kullanan hava koşullarına dayanıklı bir pakete düzgün bir şekilde entegre ediyor.

Dizüstü bilgisayar boyutundaki hepsi bir arada çanak, 100 W (20 V/5 A) kapasiteli bir USB-PD güç bankası tarafından doğrudan çalıştırılabiliyor.

Başlangıçta, Starlink Mini yalnızca ABD’deki mevcut Konut aboneleri için bir eklenti olarak mevcuttu. Şimdi, lansmanından sadece birkaç hafta sonra, nerede mağaza kurarlarsa kursunlar bağlantıda kalmak isteyen çok çeşitli vanlifers ve dijital göçebeler için mevcut.

Starlink Mini donanımı 599 dolara mal oluyor ve hem Bölgesel hem de Mini Roam hizmetleriyle birlikte sunuluyor. Bölgesel, Kuzey Amerika’da sınırsız taşınabilir veri için ayda 150 dolara mal oluyor ve hareket halinde kullanım için GB başına ödeme seçeneği var.

Starlink Mini

Mini Roam ayda sadece 50 dolar ancak kıtada 50 GB taşınabilir veya hareket halinde veriyle sınırlı ve ek veri GB başına fiyatlandırılıyor. Her iki hizmet de maceralar arasında duraklatılabiliyor.

Geçtiğimiz ayın sonlarında SpaceX, Starlink uydu internet hizmetinin geleneksel hücresel altyapıya ihtiyaç duymadan doğrudan hücresel bağlantı ile çalışabildiğini gösteren bir başarı elde etti. 

Starlink Mini, standart V4 çanaktan daha küçük ve taşınabilir bir versiyondur. Her iki cihazda da bir Kick standı bulunurken, FCC belgelerine göre Starlink Mini çanak yaklaşık bir Macbook boyutlarında olacak. 

Kurulumun 5 dakika sürdüğü ve ürünün dünyayı değiştireceği Elon Musk tarafından Twitter‘da belirtildi.

Şarj edilebilir piller çevreyi kirletiyor olabilir!

Duke Üniversitesi’nden bilim insanları, şarj edilebilir pillerin çevreye kalıcı kimyasallar yaydığını ve bu durumun toprağı ve su yollarını kirlettiğini ortaya koydu. Bu bulgular, günlük hayatta kullandığımız cihazlardan elektrikli araçlara ve yenilenebilir enerji depolama sistemlerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan lityum-iyon pillerin çevresel etkisiyle ilgili endişeleri artırıyor.

Araştırma, bis-perfloroalkil sülfonimidler (bis-FASI) adı verilen bir kimyasal türün yayılmasına odaklanıyor. Bu kimyasalın, üretim tesislerini çevreleyen toprak, tortu, su ve karda olduğu gibi çöplüklerden sızan sıvılarda da bulunduğu tespit edildi. Bis-FASI’lerin çevrede uzun süre kalma olasılığının yüksek olduğu ve içme suyundaki diğer kalıcı kimyasalları tedavi etmek için benzer yöntemler kullanılarak potansiyel olarak temizlenebileceği öne sürülüyor.

Ancak bis-FASI’lerin insan sağlığı üzerindeki etkileri hala tam olarak bilinmiyor. Daha yaygın PFAS türleri üzerine yapılan çalışmalar, yüksek maruziyeti belirli kanser türleri, karaciğer hasarı, yüksek kolesterol ve düşük bebek doğum ağırlığı gibi üreme sağlığı sorunlarına bağladı. Bis-FASI’lerin insan sağlığı üzerinde benzer etkileri olup olmadığı araştırılıyor.

Araştırmacılar, lityum iyon pillerin kimyasal kirliliğin potansiyel bir taşıyıcısı olduğunu ve bu sorunun önlem alınmazsa daha da büyüyebileceğini ifade ediyor. Bu durum, sürdürülebilir enerjiye geçişin çevresel maliyetleri hakkında önemli bir tartışma başlatıyor.

Duke Üniversitesi ekibinin lideri Lee Ferguson, araştırmanın sürdürülebilir enerjiye karşı olmadığını, ancak altyapıda kullanılan şeylerin çevresel risk değerlendirmelerinin tam olarak bilinmesi gerektiğini vurguluyor.Ferguson, “Bu çalışma, lityum iyon pillerin tüm yaşam döngüsünün çevresel etkilerini değerlendirmenin ve bu pillerin üretiminden bertarafına kadar olan süreçte daha sürdürülebilir alternatifler geliştirmenin önemini gösteriyor” diyor.

Araştırma, şarj edilebilir pillerin çevresel etkisiyle ilgili farkındalığı artırmanın yanı sıra, üreticileri ve düzenleyicileri daha sürdürülebilir çözümler geliştirmeye teşvik etmesi bekleniyor. Bu, daha temiz bir geleceğe geçişte önemli bir adım olabilir.

AWS, App Studio ile kurumsal uygulamalar yaratılabilecek!

Aslında hala erken ve pazar hala çalkantılı. Çarşamba günü AWS, App Studio adlı yeni bir araçla üretken AI camiasındaki itibarını yükseltmiş olabilir.

App Studio, yazılı bir komuttan kurumsal bir yazılım uygulaması oluşturmanıza yardımcı olmayı vaat ediyor. Bu doğru: Siz sadece istediğiniz programı tanımlayın; AWS, herhangi bir profesyonel geliştiriciye ihtiyaç duymadan kodu sizin için yazacak.

Amazon Q Uygulamaları ve AWS App Studio Genel Müdürü Sriram Devanathan, yaptığı açıklamada “App Studio, teknik uzmanlığa sahip ancak profesyonel geliştirici olmayan teknik kişiler içindi; onların, kurumsal düzeyde uygulamalar geliştirmelerini sağlıyoruz.” dedi.

Amazon, kurumsal uygulamaları; birden fazla veri kaynağından veri çekme, birleştirme ve filtreleme gibi karmaşık işlemleri gerçekleştirme ve bunlara iş mantığını yerleştirme yeteneğine sahip birden fazla kullanıcı arayüzü sayfasına sahip uygulamalar olarak tanımlıyor.

Bu, IT profesyonelleri, veri mühendisleri ve kurumsal mimarlar, hatta kodlama becerileri eksik olabilecek ancak gerekli şirket bilgisine sahip ürün yöneticileri için hedeflenmiştir. Şirket, bu çalışanların ihtiyaç duydukları uygulamaları ve kullanmak istedikleri veri kaynaklarını tanımlayarak uygulamalar oluşturabilmelerini sağlamayı umuyor.

Uygulama türlerine örnek olarak envanter takip sistemi veya talep onay süreci verilebilir. Kullanıcı bir uygulamanın adını girerek, veri kaynaklarını çağırarak ve ardından oluşturmak istediği uygulamayı tanımlayarak başlar. Sistem, yardımcı olması için bazı örnek istemlerle birlikte gelir, ancak kullanıcılar isterlerse özel bir açıklama girebilirler.

Daha sonra, uygulamaya yönelik gereksinimlerin ve açıklamayı temel alarak ne yapacağının bir listesini oluşturur. Kullanıcı, üretken AI ile etkileşime girerek bu gereksinimleri iyileştirebilir. Bu şekilde, kendisinden önce gelen birçok kodsuz araçtan farklı değil, ancak Devanathan bunun farklı olduğunu söylüyor.

Devanathan, “App Studio’nun farklı olduğu nokta, GenAI kullanarak öğrenme eğrinizi gerçekten azaltma şeklimizdir. Neredeyse hiç öğrenme eğrisi olmadığını söyleyebilirim.” dedi.

Devanathan’a göre, App Studio, işin gereksinimlerine bağlı olarak Amazon Titan ve Anthropic dahil olmak üzere Amazon Bedrock üzerinde çalışan birden fazla modeli kullanıyor.

App Studio, Çarşamba gününden itibaren önizleme sürümünde kullanılabilecek.

KVKK: Kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasıyla ilgili yeni yönetmelik yayımlandı

0

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) tarafından, verilerin yurt dışına aktarımını düzenleyen yeni yönetmelik Resmi Gazete’de yayımladı. Bu yönetmelik, verilerin yurt dışına aktarılması için gerekli olan şartları ayrıntılı bir şekilde belirliyor. İşte detaylar…

KVKK: Kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasıyla ilgili yeni kuralları içeren yönetmelik

Yeni yönetmelik, kişisel verilerin yurt dışına aktarımında üç aşamalı bir süreç öngörüyor. İlk aşama, “yeterlilik kararı”nın bulunup bulunmadığını kontrol etmek. Bir ülke, sektörel düzeyde ya da uluslararası bir kuruluşun yeterli koruma sağladığına karar verildiğinde, veri aktarımı yapılabilecek. Yeterlilik kararı, en geç dört yılda bir yeniden değerlendirilecek.

kvkk-kisisel-verilerin-yurt-disi-yonetmelik

İkinci aşama, yeterlilik kararı bulunmayan durumlar için geçerli. Bu durumda, uygun güvencelerin sağlanıp sağlanmadığı kontrol edilecek. Uygun güvenceler sağlanmadığında, üçüncü aşama olan istisnai durumlar devreye girecek. Yönetmelikte yer alan istisnai aktarım hâllerinden birinin mevcut olduğu tespit edildiğinde, kişisel verilerin yurt dışına aktarımı mümkün olacak.

Yönetmelik, 24 Mart 2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasını düzenleyen 9. maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlandı. Yönetmelik hükümleri, veri sorumluları ve veri işleyenler hakkında uygulanacak.

Yönetmeliğe göre, kişisel veriler ancak kanunda ve bu yönetmelikte öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yurt dışına aktarılabilecek. Ayrıca, kişisel verilerin veri işleyen tarafından aktarılması durumunda veri sorumlusunun talimatlarına uyulması zorunlu olacak. Yönetmelik, yurt dışına aktarılan kişisel verilerin sonraki aktarımları ve uluslararası kuruluşlara aktarımlar için de geçerli.

KVKK tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikteki tüm şartlara sonraki sayfalardan ulaşabilirsiniz.