11.⁠ ⁠Girişimcilik ekosistemi kahvaltı buluşması İTÜ ARI Teknokent’te gerçekleşti

StartupTeknoloji’nin geleneksel hale gelen Girişimcilik Ekosistemi Kahvaltı Buluşmalarının 11.’si, 10 Ağustos 2024 tarihinde İTÜ ARI Teknokent’in ev sahipliğinde yoğun katılımla (500’ü aşkın paydaş’ın) gerçekleştirildi. Etkinlik, girişimcilik ekosisteminin önde gelen isimlerini ve potansiyel iş birliklerini bir araya getirdi.

Sabah Kahvaltısında Lezzetli Bir Başlangıç ve Güçlü Bağlantılar

Etkinlik, katılımcılara zengin bir kahvaltı sunumu ile başladı. Bu lezzetli başlangıç, güçlü bağlantılar kurma fırsatını da beraberinde getirdi. Katılımcılar, kahvaltı sırasında keyifli sohbetler gerçekleştirerek ekosistemdeki diğer paydaşlarla tanışma ve iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkanı buldu.

Girişimcilik Vizyonu ve Uluslararası Ağlar

Kahvaltının ardından, StartupTeknoloji kurucusu İsa Uysal sahneye çıkarak katılımcılara hitap etti. Uysal, konuşmasında StartupTeknoloji’nin girişimcilik ekosistemindeki misyonunu ve geleceğe yönelik vizyonunu detaylı bir şekilde anlattı. Girişimcilerin ihtiyaçlarına nasıl yanıt verdiklerini ve ekosistemin daha da güçlenmesi için attıkları adımları vurguladı. 

Ardından, ev sahibi olarak İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş söz aldı. Dikbaş, ARI Teknokent’in yurt dışında kurduğu ve girişimcilere hizmet sunan geniş ağlardan bahsetti. Bu ağlar sayesinde girişimcilerin global arenada daha güçlü bir şekilde yer alabileceğine dikkat çekti.

Sponsorların ve Girişimlerin Sahnede Parladığı Anlar

Etkinlikte, sponsorlar ve girişimler sahneye çıkarak kendilerini tanıtma fırsatı buldular. Platin sponsor Logosoft-Huawei, Sürdürülebilirlik sponsoru SharinGo Türkiye, Gümüş sponsor TeknoDc ve Ekosistem e-ticaret sponsoru Platin360’un yanı sıra, Pitgrowth, Gedik Üniversitesi, Alışverişlio, Yuppion, Sportvy, Ztech Eğitim Teknolojileri gibi ekosistem destek sponsorları da etkinlikte yer aldı. Girişim sponsoru olarak ise Emanetcin, Yanhak, Jidoka, Alkazar, Patile ve Abone Sepeti kurucuları sahnede sunumlarını gerçekleştirdi.

İlham Veren Konuk Sunumu ve Yarışmalarla Dolu Bir Gün

Etkinliğin özel konuğu Ömürden Sezgin, “Girişimciler için Dünya Markası Olmanın Tam Zamanı” başlıklı sunumu ile girişimciler için değerli bilgiler paylaştı. Sezgin, global bir marka olma yolunda izlenmesi gereken stratejileri ve bu süreçte karşılaşılabilecek zorlukları etkileyici bir şekilde anlattı.

Etkinlik boyunca düzenlenen ödüllü yarışmalar da katılımcılar arasında büyük ilgi gördü. Kazanan üç kişi, etkinliğin hediye sponsoru Wrapsol’dan özel hediyeler kazandı.

Medya Paneli ile Girişimcilik ve İletişim Üzerine Derinlemesine Bir Sohbet

Günün sonunda, medya dünyasının önemli isimlerinin katıldığı bir panel gerçekleştirildi. StartupTeknoloji kurucusu İsa Uysal’ın moderatörlüğünde, BrandingTürkiye kurucusu Mürsel Ferhat Sağlam, TeknoTalk kurucusu Behti Soykan ve ArpaNet Media kurucusu Vedat Karabulut, girişimcilik ekosistemi ile medya arasındaki ilişkiyi ve iletişim stratejilerini tartıştılar. Panelde, medya kuruluşlarının girişimciler için nasıl bir kaldıraç görevi görebileceği üzerine derinlemesine analizler sunuldu.

Sonuç: Ekosistemi Güçlendiren Bir Buluşma

StartupTeknoloji’nin 11. Girişimcilik Ekosistemi Kahvaltı Buluşması, katılımcılara hem güçlü bir networking imkanı sundu hem de ilham verici konuşmalar ve sunumlarla dolu dolu geçti. İTÜ ARI Teknokent’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu etkinlik, girişimcilik ekosistemine değer katan unutulmaz anlara sahne oldu. Katılımcılar, bu etkinlikten ilham alarak yeni iş birlikleri ve projeler için motive olmuş şekilde ayrıldılar.

2024’ün en çok beklenen oyunları

0

2024, Final Fantasy VII Rebirth, Like a Dragon: Infinite Wealth ve Tekken 8 gibi merakla beklenen oyunlarla başladı. Video oyunu sürümleri yıl ilerledikçe daha da iyi hale geliyor.

Ayrıca yaklaşan en iyi sürümleri öğrenmek için heyecanlıysanız, 2024’ün neler pişirdiğini görmek için aşağıdaki programımıza göz atın. Bazı oyun sürümleri hala belirsiz ve belirli bir tarihleri ​​yok, bu yüzden bunları sonunda kendi bölümlerinde listeledik. Ayrıca, ufuktaki en popüler oyunlara daha derinlemesine bir dalış için ayın en iyi oyunlarına göz atabilirsiniz. 2024 oyunları arasında heyecanla beklenen birçok oyun yer alıyor.

2024 oyunları

The Wolf Among Us 2

Platformlar: PC, PS4, PS5, Xbox One, Xbox Series X/S

Yayın Tarihi: 2024

Microsoft Flight Simulator 2024

Platformlar: PC, Xbox Series X/S

Yayın Tarihi: 19 Kasım 2024

Funko Fusion

Platformlar: Nintendo Switch, PS4

Yayın Tarihi: 15 Kasım 2024

Assassin’s Creed Shadows

Platformlar: PC, PS5, Xbox Series X/S

Yayın Tarihi: 15 Kasım 2024

Dragon Quest III HD-2D Remake

Platformlar: PC, Nintendo Switch, PS5, Xbox Series X/S

Yayın Tarihi: 14 Kasım 2024

Mario & Luigi: Brothership

Platformlar: Nintendo Switch

Yayın Tarihi: 7 Kasım 2024

Empire of Ants

Platformlar: PC, PS5, Xbox Series X/S

Yayın Tarihi: 7 Kasım 2024

Shadows of the Damned: Hella Remastered

Platformlar: PC, Nintendo Switch, PS4, PS5, Xbox One, Xbox Series X/S

Yayın Tarihi: 31 Ekim 2024

Ys X: Nordics

Platformlar: PC, Nintendo Switch, PS4, PS5

Yayın Tarihi: 25 Ekim 2024

Call of Duty: Black Ops 6

Platformlar: PC, PS4, PS5, Xbox One, Xbox Series X/S

Yayın Tarihi: 25 Ekim 2024

Romancing SaGa 2: Revenge of the Seven

Platformlar: PC, Nintendo Switch, PS4, PS5

Yayın Tarihi: 24 Ekim 2024

Super Mario Party Jamboree

Platformlar: Nintendo Switch

Yayın Tarihi: 17 Ekim 2024

Elektronik atıklar çocuklar için teknolojik eğitim sınıflarına dönüşüyor

Türkiye’nin en büyük yenilenmiş elektronik ürün marketi EasyCep, elektronik atıkların geri dönüşümünün önemiyle ilgili farkındalığı artırmak için Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ile iş birliğine gitti. İş birliği kapsamında, EasyCep’in üç büyük şehirdeki mağazalarında toplanan elektronik atıkların geri dönüşümünden elde edilecek gelir TÜBİSAD’ın Teknolojik Eğitim Sınıfı (TES) projesinde kullanılacak. Bu proje başta 6 Şubat depreminden etkilenen iller olmak üzere Türkiye’nin ihtiyaç duyulan bölgelerinde çocuklara teknoloji eğitimi vermeyi, çevre bilinci kazandırmayı ve onların teknik becerilerini artırmayı hedefliyor.

Elektronik ürün pazarında döngüsel ekonomi yaklaşımını yerleştirmeyi hedefleyen, Türkiye’nin en büyük yenilenmiş elektronik ürün marketi EasyCep, Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) ile önemli bir iş birliğine başladı. EasyCep’in üç büyük şehirdeki mağazalarında toplanan elektronik atıkların geri dönüşümünden elde edilecek gelir TÜBİSAD’ın Teknolojik Eğitim Sınıfı (TES) projesinde kullanılacak.

TÜBİSAD’ın 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem felaketi sonrasında afet bölgesinde Dijital Kapsayıcılık ve Güçlendirme Faaliyetleri kapsamında hayata geçirdiği TES projesi bölgedeki eğitim eksikliklerini gidermeyi, çocuklara teknik beceriler kazandırmayı ve elektronik atıkların çevre üzerindeki olumsuz etkileriyle ilgili farkındalığı artırmayı amaçlıyor.

E-atıklar teknolojik eğitime katkı yapacak

EasyCep’in Kurucu Ortağı ve CEO’su Mehmet Akif Özdemir yapılan iş birliği hakkında şu bilgileri verdi: “Elektronik atıkların geri dönüştürülmesi ülke ekonomisi ve çevre açısından büyük fayda sağlıyor. Bu bilincin artırılması için TÜBİSAD ile iş birliğimizin ilk adımında, EasyCep çalışanları kullanmadıkları ya da bozulmuş elektronik cihazlarını geri dönüştürülmesi için TÜBİSAD’ın eşgüdümünde yürütülen ‘E-Atıklar ile TEK Amaç’ projesine bağışladı. Şimdi bu kampanyayı daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda, tüm vatandaşlarımızı e-atıklarını bizlere teslim etmeye davet ediyoruz. Pilot olarak 3 büyük şehirdeki, yani İstanbul, Ankara ve İzmir’deki 20 mağazamıza elektronik cihazlar için geri dönüşüm kutuları kurduk. Bu elektronik ürünlerin geri dönüşümden elde edilen gelir, TÜBİSAD’ın Teknolojik Eğitim Sınıfı (TES) projesinde kullanılacak. Bu proje, başta 6 Şubat depreminden etkilenen iller olmak üzere Türkiye’de ihtiyaç sahibi bölgelerde ortak kullanımlı eğitim merkezleri kurularak teknolojik eğitime erişim imkânı sağlıyor. Müşterilerimizin katkılarıyla yeni merkezlerde daha çok gencin eğitimlerine katkı sağlayarak fayda yaratacağımıza inanıyorum.”

Bu yıl haziran ayı itibarıyla 24 adet TES kurulumunu tamamlayan TÜBİSAD yıl sonuna kadar bu sayıyı daha da artırmayı hedefliyor. Bu platformların bilişim derslerinin yanı sıra çeşitli yaş gruplarının eğitim kampları, teknik beceriler ve okul dışı saatlerde sosyal beceriler için de kullanılması amaçlanıyor.

EasyCep teknoloji sektöründe döngüsel ekonominin öncülüğünü yapıyor

Türkiye yenilenmiş elektronik ürün sektörünün öncüsü EasyCep, başta cep telefonu olmak üzere, tabletten akıllı saate ve diz üstü bilgisayara kadar uzanan geniş yelpazedeki ürünleri, standartlarını Ticaret Bakanlığı’nın belirlediği yenileme merkezlerinde yenileyerek tekrar ekonomiye kazandırıyor.

Bugüne kadar 400 binden fazla elektronik ürünü yenileyen EasyCep böylece çevreye zararlı elektronik atıkları azaltırken, binlerce ton karbon salımının önüne geçti ve on milyarlarca litre su tasarrufu sağladı. Şirket kuruşundan bu yana döngüsel ekonominin hayata geçmesini destekleyerek değer yaratıyor ve tüketicileri bilinçlendirerek tüketim anlayışını değiştirmeye davet ediyor.

Elektronik atıkların geri dönüştürülmesi kritik önemde

Eskimiş elektronik ürünlerin atığa dönüşmesi çevre üzerinde olumsuz etkiler yapıyor. Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsü’nün (UNITAR) Sürdürülebilir Döngüler (SCYCLE) Programı tarafından yayımlanan 2024 Dünya e-Atık İzleme raporuna göre, 2022 yılında dünya genelinde toplam 62 milyon ton e-atık üretildi. Bu miktar kişi başına düşen e-atığın 7,8 kg olduğunu gösteriyor. Ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre e-atık miktarı artıyor. Türkiye’nin toplam yıllık e-atık miktarı 1,1 milyon ton, kişi başı üretilen e-atık miktarı ise yaklaşık 12,95 kg düzeyinde bulunuyor.

Çinli elektrikli araç üreticisi HiPhi iflas etti!

Çin’deki rekabetçi elektrikli araç pazarı, sektördeki birçok şirketi zor durumda bırakmaya devam ediyor. Premium elektrikli araç markası HiPhi‘nin arkasındaki şirket olan Human Horizons Grubu, uzun süreli mali sıkıntılarının ardından resmen iflas başvurusunda bulundu.

Human Horizons, Çin’in Yancheng kentindeki yetkili bir mahkemeye yaptığı başvuruda, 30 Nisan itibarıyla borçlarını ödeyemediğini kabul etti. HiPhi’nin üretim tesislerinin bulunduğu bu şehirdeki mahkeme, 8 Ağustos‘ta başvuruyu kabul ederek şirketin yeniden yapılanma aşamasına girmesine hükmetti. İflasın onaylanmasının ardından, bir yönetim ekibi önümüzdeki altı ay boyunca yeniden yapılanma sürecinidenetleyecek. Bu süreç, gerektiğinde üç ay daha uzatılabilecek. Bu, HiPhi’nin potansiyel yatırımcıları çekerek iflastan kaçınma çabası olarak değerlendiriliyor.

Satışlar düşük, üretim durma noktasında

2023 yılında sadece 8.000’den az satış gerçekleştirebilen HiPhi, Şubat ayında üretimini altı ay boyunca durdurma kararı almıştı. Nisan ayında, Changan’a ait Avatr ile anlaşma yapılacağı yönündeki söylentiler reddedilmiş, FAW Group ile de resmi bir anlaşma sağlanamamıştı.

Bloomberg‘in bildirdiğine göre, Çin’in elektrikli araç pazarında 100’den fazla marka pay sahibi olma mücadelesi veriyor. Son yıllardaki yoğun fiyat rekabeti, birçok şirketi iflasın eşiğine getirdi. Büyük bir otomobil üreticisi tarafından desteklenmeyen girişimler birer birer iflas ediyor. HiPhi, bu zincirin en son halkası olarak öne çıkıyor.2017 yılında kurulan Human Horizons, HiPhi’nin ilk modelini 2020‘de piyasaya sürdü. İlginç ve futuristik tasarımlarıyla dikkat çeken şirket, bugüne kadar üç model piyasaya sundu: Z sedanX ve Y SUV’ler. Son olarak ise Z modelini temel alan performans odaklı HiPhi A modelini duyurdu. Z ve X modellerini Almanya ve Norveç’te de piyasaya sunan şirket, Avrupa operasyonlarını büyütmeyi hedefliyordu.

Google’dan yapay zekalı ilk Android güncellemesi geliyor!

Google tarafından düzenlenen son etkinlikte Pixel ailesi genişletildi. Yazılım devi, bu etkinlik kapsamında Android 15 ve Google Gemini gelişmelerini göstermeyi de ihmal etmedi. Buna göre Pixel 9 serisine özel bazı yapay zeka özellikleri gözler önüne serildi.

Gemini Live nedir ve ne işe yarar?

Android cihazlarda varsayılan yapay zeka olarak Google Asistan’ın yerini alan Gemini; artık çok daha gelişmiş konuşma yeteneklerine sahip. Gemini Advanced aboneliğiyle sunulan yeni Gemini Live özelliği, kullanıcıların Gemini ile daha doğal konuşmalar yapmasını sağlayacak.

Buna ek olarak Gemini; Nano aracılığıyla cihaz üzerinde çok modlu yapay zeka kullanacak. Bu modların sesli komutlar, metin girdileri ve hatta kullanıcının ekranındaki görsellerden öğrenmesi planlanıyor. Bu da sunucuya veri göndermeden tüm verilerin cihaz üzerinde kalmasını hedefliyor.

Pixel’e özel birkaç yeni yapay zeka özelliği de duyuruldu. Bunların başında selfie olarak çekilen fotoğrafları bir grupla birleştirmeyi sağlayan Add Me yer alıyor. Pixel Screenshots desteği ise ekran görüntülerini metin aramasıyla eşleştiriyor. Böylece ekran görüntülerine arama yaparak erişebiliyorsunuz.

Bir diğer Gemini özelliği Arama Özeti oldu. İsminden de anlayacağınız üzere, telefon görüşmelerinin önemli ayrıntılarını inceleyerek kısa özetler oluşturuyor. Reimagine ise “fotoğraftaki çimleri daha yeşil yap” gibi değişiklikleri sözlü olarak tanımlayarak görüntü düzenlemeyi sağlıyor.

Google, Gemini Live gibi yapay zeka asistanları sunarak Android telefonları daha akıllı hale getirmeyi hedefliyor. Şimdilik abonelik tabanlı olsa da, Gemini özelliklerinin Android 15 ile daha fazla cihaza genişlemesi mümkün.

Made By Google etkinliğinde neler tanıtıldı?

Made By Google etkinliği geçtiğimiz dakikalarda tamamlandı. Google yeni Pixel serisi akıllı telefonlarını, saatini ve kulaklıklarını tanıttı. Peki tanıtılan yeni ürünler hangileri? Kullanıcılara neler sunuyor? İşte Made By Google etkinliği ile ilgili detaylar…

Made By Google etkinliğinde tanıtılan tüm ürünler!

Made By Google etkinliğinde Google Pixel 9, Pixel 9 Pro ve Pro XL, Pixel 9 Pro Fold, Pixel Watch 3, Pixel Buds 2 Pro tanıtıldı. Peki yeni cihazlar kullanıcılara neler sunuyor? İşte liste liste cihazlar ve özellikleri…

1- Google Pixel 9

Ailenin baz üyesi olan Pixel 9 daha ince bir tasarım ile bizi karşıladı. 8’den 12 GB’a yükselen RAM kapasitesi ile daha tasarruflu olan Pixel 9, ayrıca önceki modele göre daha büyük bir ekrana sahip. 6,3 inç’lik yeni ekranı 2700 nit parlaklığa sahip. Cihazı daha yakından tanımak için buraya tıklayabilirsiniz.

Made By Google

2- Google Pixel 9 Pro ve Pixel 9 Pro XL

Google, Pixel 9 Pro ve Pixel 9 Pro XL’in tanıtımıyla akıllı telefon serisine yeni modeller ekledi. Pro modelleri artık daha büyük ekran, yükseltilmiş kamera ve gelişmiş yapay zeka özellikleri ile geliyor. Tasarım tarafında ise birkaç ufak değişiklik bulunuyor. Cihazları daha yakından tanımak için buraya tıklayabilirsiniz.

3- Google Pixel 9 Pro Fold

Made By Google etkinliğinin en iddialı cihazı ise şüphesiz Pixel 9 Pro Fold oldu. Katlanabilir telefon dünyasının sevilen ismi artık en büyük ekranlı telefon unvanının da sahibi. Kapalıyken yalnızca 0,4 inç kalınlığa sahip olan cihaz şu an piyasanın en ince katlanabilir telefonu unvanının da sahibi. Ayrıca 257 gram kadar da bir ağırlığa sahip. Cihazı daha yakından tanımak için buraya tıklayabilirsiniz.

Made By Google

4- Google Pixel Watch 3 ve Buds Pro 2

Akıllı cihazların olmazsa olmazları kulaklık ve saattir. Zira artık giyilebilir teknoloji bizleri tam anlamıyla içerisine çekmiş durumda. Google yeni cihazlarının yanına ek olarak satın alabileceğiniz Pixel Watch 3 ve Buds Pro 2 modelini tanıttı. Buds Pro 2 bir önceki nesle göre fark yaratacak derece gürültü engelleme yeteneğini geliştirmiş durumda. Watch 3 ise Snapdragon W5+ yonga seti ile birlikte çok daha ince bir kasaya sahip. Cihazları daha yakından tanımak için buraya tıklayabilirsiniz.

Made By Google

AMD, yapay zeka alanındaki liderliğini Silo AI satın alımıyla güçlendiriyor

Donanım sektörünün öncü şirketi AMDyapay zeka alanındaki yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bugün, Finlandiya merkezli önde gelen yapay zeka girişimi Silo AI’ı 665 milyon dolarlık bir anlaşmayla bünyesine kattı. Bu satın alma ile AMD, yapay zeka çözümleri konusunda dünya genelinde daha da güçlü bir konuma yükseliyor.

Silo AI: Yapay zeka alanında bir inovasyon merkezi

Philips, Rolls-Royce ve Unilever gibi global markalara yapay zeka destekli çözümler sunan Silo AI amd ile, sektörde önemli bir deneyime sahip. Şirketin geliştirdiği son teknoloji dil modelleri, AMD’nin yüksek performanslı Instinct hızlandırıcıları üzerinde eğitilerek müşterilere daha etkili çözümler sunacak.

AMD yetkililerinden açıklama

AMD Kıdemli Başkan Yardımcısı Vamsi Boppan, AMD Silo AI alması hakkında “Yapay zeka, AMD için bir numaralı stratejik öncelik. Bu alandaki büyüyen talebi karşılamak için hem yetenekli ekiplere hem de farklı yazılım sistemlerine yatırım yapmaya devam ediyoruz. Silo AI’ın uzman ekibi ve deneyimi, AMD platformlarında daha yüksek performanslı yapay zeka çözümleri geliştirmemize önemli katkı sağlayacak.” şeklinde konuştu.

Bu satın alma ile AMD, yapay zeka alanındaki yatırımlarına bir yenisini daha eklemiş oldu. Geçtiğimiz yıl Nod.ai’ıbünyesine katan şirket, yapay zeka alanında büyümeye devam ediyor. yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için önemli adımlar atıyor. AMD, yapay zekanın geleceğini şekillendirmek ve müşterilerine daha iyi hizmet sunmak için çalışmalarına devam edecek.

Şirketler dijital dönüşüme nasıl adapte olmalı?

0

Boston Consulting Group (BCG) Yönetici Direktörü John Wagner, her işletmenin dijital dönüşümde zorluklarla karşılaştığını söyledi. The Nation’a verdiği röportajda, işletmelerin dijital dönüşüm için çeşitli yönlere odaklanmaları gerektiğini söyledi.

Tayland işletmelerinin dijital olgunluğu büyüme, gelişme ve strateji dahil tüm boyutlarda iyileşmiş olsa da uygulamada acı verici derecede yavaşlık yaşanıyor. Karmaşık iş yapıları, yatırım ve sonuç hassasiyetinin eksikliği nedeniyle şirketlerin yalnızca yaklaşık yüzde 30’u dijital dönüşümü başarıyla yönetebiliyor.

Şirketlerin başarılı olmasını ve dijital dönüşüme yatırım yapmayı kolaylaştırmak için kesin bir sonuca ulaşmak gerekiyor. Ayrıca geleneksel işletmeler, dijital çağda ortaya çıkan dijital yerli şirketlere kıyasla dijital dönüşümde çoğu zaman zorluk yaşıyor.

Dijital dönüşüm stratejisi ilkeleri

Wagner, dijital dönüşümün altı temel ilkesini şöyle özetledi:

1. Net bir sonuç elde etmek için dijital dönüşüm stratejisinin net olduğundan emin olmak

2. Dijital dönüşümün yalnızca CEO’ların sorumluluğu olmadığından emin olmak

3. Şirketlerin belirli sonuçlar için doğru dijital yeteneğe sahip çalışanlara sahip olmasını sağlamak

4. Teknoloji sektörü hızlı hareket eder ve bu da çoğu şirketin gerektiği kadar dinamik olmasını zorlaştırır. Bu nedenle teknolojiye ayak uydurmak için uyum sağlamak ve ayarlamak için kültür değişikliğine ihtiyaç var.

5. Şirketlerin, sonuçlara doğru adımlar atabilmeleri için yol boyunca ilerlemeyi ölçmeleri önemlidir.

6. İş girişimlerini destekleyen teknolojiye sahip olma

Ayrıca şirketlere dijital dönüşümde başarıya ulaşmak için dijital yerlilerin büyüme biçimini örnek almaları tavsiyesinde bulundu. Standard & Poor’s (S&P) Global 1200’deki geleneksel işletmelerin yüzde 28’inin başarılı dönüşüm geçirdiğini sözlerine ekledi.

Wagner, üretken yapay zekanın (YZ) pazarlama faaliyetlerini hızlandırabileceğini ve girdileri iyileştirebileceğini söyledi. Ancak pazarlamacıların fikir üretmek için bu araçları nasıl kullanacaklarını öğrenmeleri gerektiğini söyledi. Böylelikle üretken yapay zekanın girdilerinin yararlı olup olmadığına karar verirken ekiplerin iyi yargıya sahip olması gerekiyor. Çünkü bu girdiler geniş ve kapsamlı kavramlar sunabiliyor.

İşletmelere, hedef kitlelerinin kim olduğunu ve ne amaçladıklarını derinlemesine incelemeleri, böylece ihtiyaçlarına uygun kişiselleştirilmiş kampanyalar başlatabilmeleri tavsiyesinde bulundu. Dijital dönüşüm stratejisi için doğru yöntemle çalışmak en önemlisi.

Made By Google 2024 etkinliği nasıl izlenir?

Google, beklenen büyük etkinliği Made by Google 2024 ile teknoloji dünyasına yine damga vurmaya hazırlanıyor. 13 Ağustos saat 20:00’da başlayacak etkinlikte, yeni nesil akıllı telefon serisi Pixel 9, gelişmiş akıllı saatler, kulaklıklar ve Android 15‘in sunduğu yenilikler tüm detaylarıyla gözler önüne serilecek.

Etkinliği canlı olarak nasıl izleyebilirim?

Made by Google 2024 etkinliğini canlı olarak izlemek için Google’ın resmi YouTube kanalını takip edebilirsiniz. Etkinlik başladığında, canlı yayın bağlantısı bu kanalda paylaşılacaktır.

Etkinlikte Neler Bekleniyor?

  • Pixel 9 Serisi: Yeni nesil Pixel telefonlar, daha iyi kamera performansı, gelişmiş işlemci ve daha şık bir tasarımla gelecek. Özellikle Pixel 9 Pro ve Pixel 9 Pro XL modelleri, büyük ekranları ve güçlü özellikleriyle dikkat çekecek. Ayrıca, katlanabilir bir akıllı telefon olan Pixel 9 Pro Fold‘un da tanıtılabileceği söylentileri arasında.
  • Pixel Watch 3: Pixel Watch 2’nin başarısının üzerine inşa edilecek olan Pixel Watch 3, daha uzun pil ömrü, daha parlak ekran ve yeni sağlık takip özellikleriyle gelecek.
  • Pixel Buds Pro 2: Daha iyi ses kalitesi, gelişmiş gürültü engelleme ve fitness özellikleriyle donatılacak olan Pixel Buds Pro 2, kablosuz kulaklık severleri memnun edecek.
  • Android 15: Ekran paylaşımı, uydu bağlantısı ve daha birçok yeni özelliğiyle Android 15, mobil deneyimi bir üst seviyeye taşıyacak.
  • Yapay Zeka: Google’ın geliştirdiği yapay zeka teknolojisi Gemini, Pixel 9 serisiyle entegre edilerek kullanıcılara daha akıllı ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunacak.

Neden Made by Google 2024 etkinliğini kaçırmamalısınız?

Eğer bir Google hayranıysanız veya yeni bir akıllı telefon, akıllı saat veya kulaklık almaya planlıyorsanız, Made by Google 2024 etkinliği sizin için kaçırılmayacak bir fırsat. Etkinlikte tanıtılacak yeni ürünler ve teknolojiler, teknoloji dünyasının geleceğini şekillendirecek.

Unutmayın: Etkinlik hakkında en güncel bilgileri almak için Google’ın resmi web sitesini ve Shiftdelete, Techinside hesaplarını takip edebilirsiniz.

Porsche kullanılmış bataryalara ikinci bir hayat verdi!

Porsche, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda önemli bir adım atarak, Leipzig tesisinde kullanılmış Porsche Taycan bataryalarından oluşan bir enerji depolama sistemi kurdu. Bu yenilikçi sistem, elektrikli araç bataryalarının ömrünün uzatılmasına ve çevresel etkinin azaltılmasına katkı sağlıyor.

5 MW Güç, 10 MWh kapasite

Tesise kurulan sistem, 5 MW güce ve 10 MWh depolama kapasitesine sahip. Bu sayede, 4.400 adet Taycan pil modülü, 4adet konteyner içerisinde bir araya getirilerek, yüksek enerji yoğunluğunda bir depolama çözümü sunuyor. Sistem, kısa süreli aşırı yüklenmelerde bile %20‘ye kadar daha fazla enerji sağlayabiliyor.

Enerji depolama sistemi, tesis içerisindeki 9,4 MW‘lık güneş enerji sistemiyle entegre çalışıyor. Güneş enerjisiyle şarj edilen piller, enerji talebinin yüksek olduğu saatlerde sisteme beslenerek, şebeke yükünü azaltıyor ve enerji verimliliğini artırıyor.

Otomobillerde kullanım ömrünü tamamlayan bataryalar, hala yüksek miktarda enerji depolama kapasitesine sahip. Bu nedenle, geri dönüştürülmek yerine sabit depolama sistemlerinde ikinci bir yaşam buluyorlar. Bu sayede hem pillerin ömrü uzuyor hem de değerli ham maddeler geri kazanılıyor.

Sürdürülebilirlik ve gelecek

Porsche’nin bu projesi, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan batarya yönetimi sorununa yenilikçi bir çözüm sunuyor. Proje yöneticisi Jonathan Dietrich, bu sistemin tesisi kendi kendine yeterli hale getirme yolunda önemli bir adım olduğunu ve diğer tesislerde de benzer uygulamaların yaygınlaşmasını sağlayacağını belirtiyor.

Elektrikli araç bataryalarının ikinci yaşam uygulamaları, dünya genelinde birçok şirket tarafından araştırılıyor. Çin gibi ülkelerde, moped ve scooter gibi küçük elektrikli araçlarda bile ikinci el bataryalar kullanılmaya başlandı. Gelecekte bu tür uygulamaların daha da yaygınlaşması bekleniyor.

E-ticarette mobil uygulamaların önemi

0

Perakende sektörü, küresel karantinalar nedeniyle işletmelerin bir gecede kapanmasıyla pandemiyle büyük bir darbe aldı. Yavaş yavaş toparlanan perakende sektörü, hala COVID 19 pandemisinin tüm gücüyle sarsılıyor. Müşterilerle yeniden bağlantı kurmanın yenilikçi yollarını buluyor. Sektördeki liderler, verimsizliklerle başa çıkmak için otomasyon fırsatlarını bekliyor. Ayrıca kuruluşları içindeki maliyetleri düşürmenin yollarını aktif olarak arıyor.

Mobil e-ticaret ve mobil uygulamalar

İş performansı için çeşitli stratejiler mevcut. Ancak mobil uygulamaların potansiyeli perakende işletmelerine değer katmanın en etkili yolu. Mbil uygulamalar, alışveriş çılgınlıkları için önemli bir araç haline geldi. Böylelikle dünya çapında genel alışveriş deneyimlerini yeniden tanımladı.

Buna göre, işletmeler küresel tüketicilerin çeşitli ihtiyaçlarını çeşitli şekillerde karşılayan özel perakende mobil uygulama geliştirmeye yatırım yapıyor. Bunlara kolay ürün taraması, ödül puanları, fırsatlar ve teklifler, tavsiye et ve kazan, inceleme ve geri bildirim, bonus puanlar vb. dahildir.

IoT, metaverse ve AR/VR teknolojisiyle kullanıcılar artık satın almadan önce belirli ürünü kendi alanlarında deneyebiliyor. En sevdikleri küçük siyah elbise (LBD) veya her zaman kaymayı hayal ettikleri rahat bir koltuk olsun, perakende sektörü için mobil uygulamalar her kullanıcıya kişiselleştirilmiş deneyimler sunarak alışveriş yolculuklarını daha da üst seviyelere taşıyor.

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, perakende işletmeleri için mobil uygulamalar, tüketicilerin satın alma kararlarına yardımcı olmak ve dönüşüm oranlarını iyileştirmek için en kolay ve en etkili yol haline geldi. Mobil uygulamalar son yıllarda dünyayı kasıp kavurdu. Artık akıllı telefonlar günlük hayatımızın bir parçası haline geldi. Küresel tüketicilerin alışveriş alışkanlıkları değişti. Tüketicilerin alışkanlıkları değiştikçe, yeni kurulan girişimlerden devasa işletmelere ölçekteki işletme bu dijital dönüşüm yolculuğuna katıldı.

Böylelikle mobil uygulama istatistiklerine ve bunların perakende sektöründe nasıl devrim yarattığına daha yakından bakalım.

Mobil e-ticaret konusunda Think with Google istatistiklerine göre;

  • Akıllı telefon kullanıcılarının yüzde 63’ünün, ürün önerileri sunan mobil uygulamaları olan işletmelerden alışveriş yapma olasılığı daha yüksek.
  • Akıllı telefon kullanıcıları, akıllı telefonlarında yüklü alışveriş uygulamalarının yarısını haftada en az bir kez kullanıyor.
  • Forbes Advisor’a göre, e-ticaret sektörünün satışları 2026 yılına kadar 8.1 trilyon doları aşacak.

Türk Telekom Bulut Bilişim Kampı başvuruları başladı

Gençlerin erken dönem kariyer gelişimine destek sağlayan ve bulut bilişim konusunda uzmanlaşmak isteyen gençlere yönelik hazırlanan ‘Bulut Bilişim Kampı’na başvurular başladı. Bu yıl ilk üçe girenlerin toplamda 120 bin TL ödülün sahibi olacağı ‘Bulut Bilişim Kampı’ için başvurular, 30 Ağustos 2024 tarihine kadar devam edecek.

Türk Telekom İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hüseyin Aslan; “Gençlerin erken dönem kariyer gelişimini desteklemeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bulut Bilişim Kampı ile gençlerimizin yenilikçi teknolojilerdeki bilgi ve tecrübelerini arttırarak, kariyerlerine güçlü bir başlangıç imkanı sunuyoruz. Gençlere dijital dünyanın geleceğini güvenle şekillendirme şansı veriyor, onların potansiyellerini ortaya çıkararak ülkemizin teknolojik geleceğine yatırım yapıyoruz” dedi.

Türk Telekom, genç yeteneklerin erken dönem kariyer yolculuklarını desteklemek amacıyla düzenlediği ‘Bulut Bilişim Kampı’ ile gençleri desteklemeye devam ediyor. Türk Telekom, Gelişim Üssü çatısı altında bu yıl dördüncüsünün düzenleneceği Bulut Bilişim Kampı ile gençlere erken dönem kariyer olanakları tanıyor, teknoloji birikimini gençlere aktarıyor.

Gençlerin kariyer gelişimine destekleyerek, Türkiye’nin teknolojik gelişimine katkı sağlamanın Türk Telekom’un öncelikleri arasında yer aldığını belirten Türk Telekom İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hüseyin Aslan, şunları söyledi: “Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden bir şirket sorumluluğuyla sadece teknoloji üretmiyor, geleceğin teknolojilerine ve mesleklerine yatırım yaparak ülkemizi geleceğe de hazırlıyoruz. Dijital geleceğin mimarı olan Türk Telekom’u ‘yaşayan bir üniversite’ olarak konumlandırıyor, eğitim ve kariyer programlarımız ile gençlere dijital geleceğin inşasında rol alma imkânı sunuyoruz. “Geleceğin becerileri” temelinde, kilit iş alanlarından biri olan teknoloji için hazır işgücü sağlanması ve bir okul olma misyonu taşıyan Türk Telekom’un köklü birikiminin genç yeteneklere erken dönemde aktararak kariyer fırsatları sunulmasını hedefliyoruz. ‘Bulut Bilişim Kampı’ ile gençlerimiz, bulut bilişim alanındaki bilgi ve tecrübelerini arttırarak iş gücü piyasasında rekabetçi bir noktaya gelecek. Kariyerlerine güçlü bir başlangıç imkanı sunduğumuz gençlerin potansiyellerini ortaya çıkararak ülkemizin teknolojik geleceğine yatırım yapıyoruz.”

Türkiye’nin her yerinden katılıma açık

Türkiye’nin her yerinden başvuruların açık olduğu Bulut Bilişim Kampı’na lisans 3., 4. sınıf veya yüksek lisans öğrencileri ile en fazla 1 yıllık tecrübeye sahip aktif olarak staj yapmayan ve çalışmayan gençler başvurabilecek. Başvuru sürecinde tüm değerlendirme aşamalarını başarıyla geçen adaylar, Bulut Bilişim Kampı’na katılmaya hak kazanacak. Türk Telekom Gelişim Üssü çatısı altında Ekim ayında başlayıp 10 gün sürecek olan Bulut Bilişim Kampı’nda online ve yüz yüze eğitim alan katılımcılar, teknik ve uygulama pratiklerinin yanı sıra kişisel ve mesleki gelişimi destekleyecek programlarda da yer alma şansı elde edecek.

İlk üçe girenlere 120 bin TL ödül

Bulut Bilişim Kampı’nda; genç yeteneklere dijital dünyanın geleceğini bulutla şekillendirme yolculuğu için imkân sunulacak. Kampa seçilen genç yetenekler; deneyim odaklı öğrenme, yenilikçi iş alanlarına dair bilgi edinme, sektör profesyonelleriyle bir araya gelme ve akıllı becerilere yönelik eğitim imkanlarından da yararlanabilecekler. Bulut Bilişim Kampını başarıyla tamamlayan tüm katılımcılar, Türk Telekom Bulut Bilişim Kampı Katılım Belgesi almaya hak kazanacak. Tüm değerlendirme süreci sonunda dereceye giren katılımcılar ise Türk Telekom Bulut Bilişim Kampı Başarı Sertifikası alacak. Kamp sürecini başarı ile tamamlayan ve uygun niteliklere sahip adaylar Türk Telekom çatısı altında istihdam fırsatından da yararlanacak. Ayrıca kampın sonunda düzenlenecek proje yarışması ile katılımcılar yeteneklerini sergileme şansı yakalarken yarışma sonunda birinciye 60 bin TL, ikinciye 40 bin TL, üçüncüye 20 bin TL olmak üzere toplamda 120 bin TL ödül verilecek.

Genç yetenekler, https://www.turktelekomkariyer.com.tr/gelisim-ussu.aspx adresi üzerinden kampa başvuru yapabilecek.

ABD, elektrikli tren atılımı gerçekleştiriyor!

ABD’nin elektrikli tren atılımı konusunda uzun süredir geride kalmasının ardından, bu yeni trenlerin devreye girmesi önemli bir adım olarak görülüyor.

Bu iki yeni tren, San Jose ve San Francisco arasında hizmet veren Caltrain tarafından işletiliyor. California Valisi Gavin Newsom ve Temsilciler Meclisi eski Başkanı Nancy Pelosi, Cumartesi günü yapılan ilk yolculukta yer aldılar. Trenler, ertesi gün düzenli hizmete başladı ve bu hattaki mevcut dizel motorlu trenlerin yerini almaya başladı.

Elektrikli tren fikri, California’da neredeyse 20 yıl önce gündemde; ancak çeşitli engeller nedeniyle bu süreç uzun sürdü. Yetkililer, yeni trenlerin dizel trenlere göre daha sessiz, daha hızlı ve yolcular için daha konforlu olacağını belirtiyor. Bu iki trene ek olarak, Eylül ortasına kadar 17 elektrikli trenin daha hizmete girmesi bekleniyor.

Caltrain yetkilileri, yeni trenlerin yüzde 20 daha hızlı olacağını ve dizel trenlere kıyasla daha verimli hızlanma ve yavaşlama yeteneklerine sahip olduğunu ifade etti. Ayrıca, bu trenler hattın geçtiği bölgelerdeki hava ve gürültü kirliliğini de azaltacak.

ABD’nin elektrikli trenler konusunda dünya genelinde geride kalması şaşırtıcı değil. ABD’de birçok hafif raylı sistem elektrikle çalışıyor olsa da, ağır demiryolu hatlarının neredeyse tamamı dizel yakıt kullanıyor. Hindistan demiryolu hatlarının yüzde 100’ünü elektrikli hale getirme aşamasında, Çin ise ağının üçte üçüne yaklaştı. Avrupa Birliği’nde ise demiryolu sisteminin yüzde 57’si elektrikli. ABD ise şimdiye kadar sadece iki elektrikli tren ile övünebiliyor, ancak daha fazlasının yolda olduğu belirtiliyor.

Bu yavaş benimsemenin birçok nedeni var, ancak en belirgin sorunlardan biri, sektörün ana lobi örgütü olan Amerikan Demiryolları Birliği’nden gelen muhalefet. Grup, ABD’deki demiryolu sistemini elektrikli trenlere uygun hale getirmek için gerekli olan altyapı değişikliklerinin son derece maliyetli olacağını ve bu maliyetlerin elektrikli bir demiryolu sisteminin potansiyel faydalarından daha ağır bastığını savunuyor.

Devlet tarafından işletilen banliyö demiryolları, yük operatörlerinden işbirliği gelmediği takdirde bu fırsatı değerlendirip doğru adımı atabilir. Yeni Caltrain modelleri, topluluk ve çevre için elektrikli trenlerin kazançlı olabileceğini kanıtlamak açısından önemli bir adım olarak görülüyor.

BAD One, Rusya – Ukrayna savaşının seyrini değiştirebilir!

BAD One drone’ları ayakta durma, çömelme, koşma ve hatta zıplama gibi yeteneklere sahip.

Düşük profilli tasarımları, onlara gizli görevleri kolaylıkla yerine getirme olanağı sağlıyor ve termal görüntüleme teknolojisini kullanarak düşman hatlarını tarayabiliyor ya da aktif savaş bölgelerindeki şüpheli binaları inceleyebiliyorlar. En kötü senaryoda, insan hayatını kurtarmak için feda edilebilirler.

Kendini Yuri olarak tanıtan bir operatörün belirttiğine göre, şu anda tehlikeli gözetleme ve keşif görevleri çoğunlukla özel eğitimli personel tarafından yerine getiriliyor. Bu deneyimli askerler, Rus kuvvetlerinin artık Ukrayna topraklarında derinlemesine inşa ettiği ve güçlendirdiği siperlerde ölümcül risklerle karşı karşıya kalıyor.

BAD One drone’ları, Ukrayna’nın savunmasına, insan askerlerin riskini azaltarak ve operasyonel yeteneklerini artırarak paha biçilmez bir katkı sağlayabilir. Yuri, İngiltere merkezli bir askeri ekipman üreticisi firmada çalışıyor gibi görünüyor ve robot köpeğin ana işlevinin bu olduğunu belirtiyor. Bu daha sadece bir başlangıç, BAD Two olarak adlandırılan daha gelişmiş bir modelin test edildiği belirtiliyor, ancak güvenlik nedenleriyle gösterilemedi.

BAD One, Ukrayna’nın savunması için umut verici bir teknolojik gelişme olarak öne çıkıyor, özellikle de ülkenin Rus işgaline karşı direnmeye devam edebilmesi için insan personel eksikliği yaşadığı bir dönemde. Drone’un batarya ömrü yaklaşık iki saat sürüyor, bu da onu Rus siperlerine ve mayınlarla dolu arazilere karşı kısa ama kritik görevler için ideal hale getiriyor.

Dört ayaklı drone’un ek özellikleri arasında 15 kilograma kadar mühimmat, ilk yardım kitleri ve benzeri malzemeler taşıma yeteneği bulunuyor. Yuri, kaç adet robot köpeğin konuşlandırıldığını açıklamasa da, BAD One’ın operasyonlarının devam eden savaş çabaları üzerinde önemli bir etki yaratacağını belirtti.

Ayrıca, drone Rus kuvvetleri tarafından ele geçirilirse tüm verileri silebilecek bir acil durum düğmesine de sahip.

SingularityNet, 2025’te yapay genel zeka üreten süper bilgisayarını devreye sokacak!

SingularityNet, bu yeni sistemin önümüzdeki yıl tamamen çevrimiçi olabileceğini duyurdu.

AGI, yapay zeka gelişiminde bir sonraki büyük adım olarak görülüyor. Günümüzün en ileri modelleri olan GPT-4o ve Gemini 1.5 Pro gibi sistemler, belirli görevleri süper insan seviyesinde yerine getirebilirken, bu becerileri farklı disiplinler arasında uygulamakta zorlanıyorlar. AGI ise teorik olarak bu sınırlamalardan bağımsız olacak, kendi kendine öğrenme ve mantık yürütme yeteneğine sahip bir yapay zeka olarak tanımlanıyor.

SingularityNet, bu tür bir sistemi eğitmek ve devreye sokmak için gerekli bilgi işlem altyapısını inşa etmeyi hedefliyor. Şirketin modüler süper bilgisayarı, Nvidia L40S GPU’ları, AMD Instinct ve Genoa işlemcileri, Tenstorrent Wormhole sunucu raflarında çalışan Nvidia H200 GPU’ları ve Nvidia’nın 1.500W’lık GB200 Blackwell sistemlerini içerecek.

Ben Goertzel, bu süper bilgisayarın AGI’ye geçişte önemli bir adım olacağını belirterek SingularityNET AI ekibi tarafından geliştirilen yeni nöral-sembolik AI yaklaşımlarının veri, işlem gücü ve enerji ihtiyacını standart derin nöral ağlara kıyasla bir nebze azaltmasına rağmen, yine de önemli bir süper bilgi işlem kapasitesine ihtiyaç duyduklarını ifade etti.

Yapay zeka dijital dönüşüm

Bu sistemin 2024 sonu veya 2025 başında halkın erişimine sunulması planlanıyor. Kullanıcılar, eski tarz bir oyun salonundaki jeton sistemi gibi token satın alarak bu sistemi deneyimleyebilecekler. Kullanıcıların bu etkileşimler sırasında ürettikleri veriler, AGI deneyleri ve geliştirmeleri için sisteme geri besleme olarak aktarılacak.

AGI’yi inşa etme yarışı yalnızca SingularityNet ile sınırlı değil. OpenAI’in temel hedeflerinden biri de bu tür sistemlerin geliştirilmesi iken Meta CEO’su Mark Zuckerberg, şirketinin AGI Ar-Ge çalışmalarına 10 milyar dolardan fazla bütçe ayırmış durumda.

Apollo Go, robotaksi faaliyetleri ile Çinli taksicileri korkuttu!

Ülkenin teknoloji devi Baidu’nun Apollo Go robotaksileri, Wuhan gibi şehirlerde giderek daha fazla yayılırken, 7 milyon paylaşımlı yolculuk sürücüsünden biri olan Liu Yi, bu durumun sürücülerin geçim kaynaklarını tehdit ettiğini düşünüyor.

Liu, inşaat sektöründe yaşanan durgunluk nedeniyle bu yıl Wuhan’da yarı zamanlı sürücülüğe başlamış bir işçi. Ancak şimdi, komşularının sürücüsüz taksiler çağırmasını izlerken bir başka kriz öngörüyor. “Herkes aç kalacak.” diyor ve bu yeni teknolojiye karşı endişelerini dile getiriyor.

Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı, konuya dair yorum yapmaktan kaçındı. Ancak ekonomistler ve sektör uzmanları, Çin’deki sürücüsüz taksi teknolojisinin hızla yayılmasının, paylaşımlı yolculuk sürücüleri gibi işçileri yapay zeka kaynaklı iş kaybı tehdidiyle karşı karşıya bırakabileceğini söylüyor.

Çin ve ABD arasında ciddi yaklaşım farkları var

Çin, sürücüsüz taksiler konusunda ABD’den daha agresif bir yaklaşım benimseyerek bu teknolojinin test edilmesi ve uygulanmasına hız kazandırdı. En az 19 Çin şehri, sürücüsüz taksi ve otobüs testleri yürütüyor. Bu testlere, en az beş büyük sektör lideri tarafından yürütülen, sürücüsüz testler de dahil.

Boston Consulting Group’un yönetici direktörü Augustin Wegscheider, Çin’in bu alandaki hızlanmasının altını çiziyor ve ABD’nin bu konuda daha yavaş bir ilerleme kaydettiğini belirtiyor.

Sosyal medyada büyük tepki topladı

Robotaksilerin yayılması, Çin’de popüler olan sosyal medya mecralarında da tartışmalara yol açtı. Temmuz ayında, “Sürücüsüz arabalar taksi şoförlerinin geçimlerini mi çalıyor?” gibi başlıklar, sosyal medya aramalarının en üst sıralarına yerleşti.

Liu Yi gibi Wuhan’daki sürücüler, Apollo Go araçlarına “aptal turp” lakabını takmış durumda. Bu sürücüler, bu araçların trafiği tıkadığını ve sürücülerin işlerini tehdit ettiğini düşünüyor.

Çin’deki bu hızlı teknoloji dönüşümünün uzun vadede ülke için faydalı olabileceği belirtilse de, ekonomistler, eski işlerin yok edilmesiyle yeni işlerin yaratılması arasında bir denge kurulması gerektiğini vurguluyor. Peking Üniversitesi’nden uygulamalı ekonomi doçenti Tang Yao, “En hızlı hızda ilerlememiz gerekmiyor, zaten ön plandayız.” diyor.

Bu durum, özellikle düşük gelirli işçiler için büyük bir tehdit olarak algılanıyor. Sürücüler, bu teknolojinin işlerini ellerinden alacağından ve yeni iş imkanlarının kısıtlı olacağından endişe ediyorlar.

Meta, AI tarafından üretilen müzik için yeni bir anlaşma yaptı!

Meta ve UMG arasındaki bu yeni anlaşmanın en dikkat çekici yönü, iki şirketin de “yetkisiz AI tarafından oluşturulan içeriklerle” ilgilendiğini belirtmesi.

Bu, AI sistemleri tarafından orijinal yaratıcıların izni olmadan taranan şarkıları ifade ediyor. Sanatçılar ve söz yazarları, eserlerinin AI tarafından taklit edilmesi ve AI şirketlerinin modellerini eğitmek için kullanılmaları konusunda giderek daha fazla endişe duyuyorlar.

UMG’nin Dijital Sorumlusu ve Başkan Yardımcısı Michael Nash, yaptığı açıklamada “Sanatçıların ve söz yazarlarının haklarını hem şimdi hem de gelecekte korumaya devam edebilmesi için yetkisiz AI tarafından oluşturulan içerikleri ele almak üzere birlikte çalışmaya devam etmeyi dört gözle bekliyoruz.” dedi.

Bu iş birliği, UMG’nin müzik kataloğunun kısa video uygulaması TikTok‘tan kaldırılmasıyla sonuçlanan anlaşmazlığın ardından geldi. Şubat ayında UMG, platformdaki AI ve çevrimiçi güvenlikle ilgili endişelerini vurgulamıştı. İki şirket, Mayıs ayında bir uzlaşma sağlayarak Billie Eilish ve Taylor Swift gibi sanatçıların müziklerinin TikTok’a geri dönmesini sağladı.

Yeni anlaşma ise, Kayıt Endüstrisi Birliği’nin (RIAA) müzik üretim startup’ları Udio ve Suno’ya karşı açtığı AI ile ilgili davanın hemen ardından geldi. Bu dava, iki şirketin AI modellerini eğitmek için telif hakkı ile korunan müzikleri kullandıklarını iddia ediyor. Bu ayın başlarında, Sudo kamuoyuna telif hakkıyla korunan şarkıları kullandığını itiraf etti, ancak bunun adil kullanım kapsamında yasal olduğunu savundu.

Meta yapay zeka

Meta ise AI müziğine etik bir yaklaşım benimsediğini iddia ediyor ve yalnızca “Meta’ya ait ve özel olarak lisanslanmış müziklerle” eğitilmiş generative AI modelleri (AudioCraft, MusicGen ve Jasco) yayınladığını belirtiyor. Ancak Meta, AudioCraft’ın birinin sesinin deepfake’ini oluşturmak için kötüye kullanılabileceğini de kabul ediyor.

Bu aynı zamanda WhatsApp kullanıcılarının UMG’den lisanslı müzikleri anlık mesajlaşma uygulaması içinde paylaşabilecekleri ilk sefer. Ayrıca, Meta’ya ait sosyal medya uygulaması Threads’i de içeriyor.

Meta ve UMG, ilk kez bir büyük müzik şirketinin Facebook kullanıcılarına müzik kataloğundaki şarkıları içeren videoları yüklemelerine ve paylaşmalarına izin verdiği 2017 yılında ortaklık kurmuştu.

Apple Intelligence ücretli mi olacak?

Apple’ın WWDC etkinliğinde tanıtılan ve üretken yapay zeka özellikleri sunan Apple Intelligence, kısa bir süre önce ücretli bir abonelik planına geçiş yapacağı yönündeki haberlerle gündeme gelmişti. Ancak yeni bilgiler, Apple Intelligence’ın en azından önümüzdeki üç yıl boyunca ücretsiz kalmaya devam edeceğini gösteriyor.

Geçtiğimiz hafta, Apple’ın bazı Apple Intelligence özelliklerini aylık 20 dolar karşılığında ücretlendireceği bilgisi ortaya çıkmıştı. Şirket, bu yapay zeka özelliklerini başlangıçta ücretsiz sunmayı planlasa da, Apple Intelligence’ı zamanla abonelik temelli bir model haline getirmeyi hedefliyor olabilir. Bloomberg’den Mark Gurman’ın raporuna göre, Apple, üretken yapay zeka modelleri için önemli miktarda zaman ve para yatırımı yaptı ve bu yatırımın karşılığını almak istiyor. Ancak Gurman, Apple’ın en az üç yıl boyunca Apple Intelligence’ı ücretsiz olarak sunmaya devam edeceğinibelirtiyor. Bu durum, Apple Intelligence’ın ücretli hale gelmesinin 2027’yi bulabileceği anlamına geliyor.

Apple’ın yeni Siri deneyimi ve ChatGPT entegrasyonu, üst düzey özellikler olarak öne çıkıyor ve şirket bu özellikleri resmi olarak kullanıma sunmadan önce olgunlaştırmayı hedefliyor. Şirketin ilerleyen dönemlerde ekleyeceği üst düzey özellikler için ücret talep edeceği belirtiliyor. Böylece, hem gelir elde edilmiş olacak hem de bazı deneyimler ücretsiz olarak sunulmaya devam edecek. Ancak, Apple’ın ücretlendirilmeye değer bir özellik geliştirmesinin zaman alacağı vurgulanıyor.

Vodafone 5.5G ile Türkiye’ye yeni nesil interneti getiriyor

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, yaptığı açıklamalarla Türkiye’de 5G teknolojisinin geleceği hakkında önemli bilgiler verdi. Şirketin 5G’ye geçiş için tüm hazırlıklarını tamamladığını belirten Aksoy, hatta bir adım öteye giderek 5.5G teknolojisini sunmaya hazır olduklarını duyurdu.

5.5G ile neler olacak?

5.5G, 5G teknolojisinin gelişmiş bir versiyonu olarak daha yüksek hızlar, daha düşük gecikme süresi ve daha geniş kapsama alanı sunacak. Bu sayede kullanıcılar, daha akıcı video izleme, daha hızlı veri indirme ve daha stabil oyun deneyimi gibi birçok avantajdan yararlanabilecek. Aksoy, yılın ikinci yarısında 5G ile ilgili düzenlemelerin yapılacağını ve frekans tahsislerinin gerçekleştirileceğini belirtti. Bu durum, 5G teknolojisinin Türkiye’de yaygınlaşması için önemli bir adım olacak.

Vodafone CEO’su, 5G frekansı tahsisine kadar 700 MHz frekansının kullanıma açılmasının, mobil internet hızında ve kapasitesinde önemli artış sağlayacağını ifade etti. Bu sayede kullanıcılar, 5G’nin tam olarak yaygınlaşmadan önce bile daha hızlı bir internet deneyimi yaşayabilecek.

Ortak fiber altyapı çağrısı

Aksoy, sektörde adil rekabetin sağlanması için ortak bir fiber altyapı şirketinin kurulması gerektiğini vurguladı. Bu sayede tüm internet servis sağlayıcıları, tek bir altyapı üzerinden hizmet verebilecek ve yatırımların daha verimli kullanılması sağlanabilecek.

Vodafone, Türkiye’de 5G teknolojisinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için önemli yatırımlar yapıyor. Şirketin 5.5G teknolojisiyle Türkiye’ye yeni nesil internet deneyimini getirmesi bekleniyor.

Vodafone’un 5G ve 5.5G teknolojilerine yaptığı yatırımlar, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynayacak. Bu sayede ülkemiz, dünya genelinde teknolojik gelişmelerde daha etkin bir konuma gelecek.