YouTube yapay zeka ile videoların en iyi bölümlerini sunuyor!

YouTube, kullanıcıların videoları daha etkin bir şekilde tüketmelerini sağlamak amacıyla yeni bir özellikle karşımızda: yapay zeka destekli “ileri atlama”. Bu özellik sayesinde, izleyiciler videoları atlamadan izlerken en ilgi çekici bölümlere daha kolay ve hızlı bir şekilde erişebilecekler.

Yapay zeka destekli ileri atlama özelliği, YouTube’un kapsamlı izleme verilerini ve makine öğrenimini kullanarak videoların en sık atlanan bölümlerini belirleyebiliyor. Böylece, izleyiciler doğrudan videonun en ilgi çekici kısımlarına atlayarak zamanlarını daha verimli bir şekilde değerlendirebilecekler. Tek yapmaları gereken, istedikleri noktaya bir kez çift dokunmak; ardından ekranın sağ alt köşesinde belirecek kısa süreliğine “ileri atla” düğmesine basmak.

Bu özellik, şu anda Amerika’da İngilizce videolar için kullanılabiliyor ve YouTube’un yüksek görüntüleme sayısına sahip videolarla test ettiği belirtiliyor. Ancak, bu yenilik sadece izleyicilere değil, içerik üreticilerine de etki edebilir. Özellikle, videolardaki reklam yerleşimlerini etkileyebilir ve dolayısıyla gelirlerini azaltabilir.

Yapay zeka destekli ileri atlama özelliğiyle YouTube, kullanıcıların istedikleri içeriğe daha hızlı ve kolay bir şekilde erişmelerini sağlayarak izleme deneyimini iyileştirmeyi hedefliyor. Bu adımın, platformdaki etkileşimi artırması ve kullanıcı memnuniyetini yükseltmesi bekleniyor.

İş için daha güçlüsü yok! Yeni iPad Pro’lar tanıtıldı

0

Apple bugün gerçekleştirdiği Let Loose etkinliği kapsamında yeni iPad modellerini ve dahasını görücüye çıkardı. Yenilenen modellerin en dikkat çekeni ise iPad Pro’lar oldu. İlk kez OLED ekrana geçiş yapan Apple, performans tarafında da önemli kazanımlar vadediyor. İşte 11 ve 13 inç iPad özellikleri, tasarımı ve fiyatı…

11 ve 13 inç iPad özellikleri, tasarımı ve fiyatı

Apple, 2021 yılından bu yana iPad Pro’da miniLED ekran kullanıyordu. Yenilenen modelle birlikte resmen OLED ekrana geçiş yapılmış oldu. Bu da iPhone ve MacBook’ların ardından Apple tabletlerinin de OLED teknolojisine kavuştuğunu gösteriyor.

iPad Pro’da Ultra Retina XDR bulunuyor. Hem SDR hem de HDR parlaklığı için 1000 nit tam ekran parlaklığı sunuyor. Ayrıca 1600 nit tepe HDR parlaklığa sahip olduğunu belirtelim. OLED ekran, renk ve parlaklık üzerinde milisaniyenin altında kontrol sağlıyor.

Apple ayrıca iPod Nano’dan bu yana en ince cihazlarını sunduğunu belirtti. Gümüş ve Uzay Siyahı olmak üzere iki renk seçeneğiyle gelecek. Yüzde 100 geri dönüştürülmüş alüminyum kaplamaya da sahip. 13 inç modelin 5.1 mm inceliğinde olduğunu belirtelim.

Yenilenen iPad Pro işlemcisi ise M4 olacak. Yenilenen silikon işlemcilerin ilk modeli olan M4 çipi, 2. nesil 3nm teknolojisiyle geliştirildi. Yeni CPU, M2 iPad Pro’ya kıyasla yüzde 50 daha hızlı performans vadediyor. 4 performans çekirdeği ve 6 verimlilik çekirdeğine sahip. GPU ise 10 çekirdekli bir yapıya sahip, M2’ye kıyasla 4 kat daha hızlı işleme sunuyor.

Öte yandan işlemcide Neural Engine motoru bulunuyor. Bu da yapay zeka yüklerinin hızlandırılmasını sağlıyor. Apple’ın açıklamasına göre saniyede 38 trilyon işlem yapabiliyor. A11 Bionic’teki ilk Neural Engine’den 60 kat daha hızlı.

Yeni iPad Pro’da 12 Megapiksel f/1.8 arka kamera bulunuyor. 4K ProRes videolar çekmeye olanak tanıyan bu lens; dört stüdyo mikrofonu ve LiDAR tarayıcıyla destekleniyor. Ayrıca TruTone flaşa da yer veriyor. Ön tarafta ise 12 Megapiksel ultra geniş selfie kamerasının olduğunu belirtelim.

Thunderbolt 3 ve USB 4 destekleyen USB Type-C bağlantı noktası barındırıyor. Apple’ın açıklamasına göre 40 Gbps’ye kadar hızlı kablolu bağlantı sağlıyor. Ayrıca Pro Display XDR gibi harici ekranlar da bağlanabiliyor.

Yeni iPad Pro modelleri 256GB, 512GB, 1TB, 2TB depolama seçenekleriyle geliyor. 11 inç 45 bin 999 TL’den, 13 inç ise 59 bin 999 TL’den başlayan fiyatlarla sunulacak. Önümüzdeki hafta satışa sunulacağını da belirtelim.

Süper bilgisayar uyarıyor: insanlık 250 milyon yıl içinde yok olabilir!

Son bilimsel araştırmalar, insanlığın geleceğinin belirsiz olduğunu ve hatta tehlikede olabileceğini gösteriyor. Bir grup araştırmacı, insanlığın kaderini belirlemek için süper bilgisayar simülasyonları kullandı ve sonuçlar korkutucu.

Nature Geoscience dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, iklim değişikliği insanlığın yok oluşunun en büyük tetikleyicilerinden biri olabilir. Yapılan simülasyonlar, Dünya’nın atmosferinin hızla CO2 ile dolacağını ve sıcaklıkların yüksek seviyelere çıkacağını öngörüyor. Eğer mevcut eğilimler devam ederse, bu durum insanlığın sonunu beklenenden çok daha kısa bir sürede getirebilir.

Süper bilgisayar Ancak iklim değişikliği tek başına tehlike oluşturmuyor. Bilim insanları, uzun vadeli süreçlerin de insanlığın kaderini etkileyebileceğini belirtiyorlar. Örneğin, yaklaşık 250 milyon yıl içinde tüm kıtaların birleşerek Pangea Ultima adı verilen yeni bir süper kıta oluşturacağı öngörülüyor. Bu durum, aşırı volkanizma ve gaz salınımı gibi doğal olayların artmasına yol açacak ve atmosfere daha fazla CO2 pompalanmasına neden olabilecek.

Pangea Ultima‘nın oluşumuyla birlikte, Dünya’nın iklimi radikal bir şekilde değişecek ve yaşam koşulları insanlar ve diğer canlılar için zorlaşacak. Sıcaklıkların 40 ila 50 derece arasında olması bekleniyor ki bu da pek çok tür için yaşamı imkansız hale getirebilir.

Bununla birlikte, geçmişte benzer felaketler yaşandı ve bazı türler bu felaketlerden sağ kurtulmayı başardı. Bilim insanları, insanlığın da benzer şekilde hayatta kalabileceğini ancak bunun için ciddi çevresel sürdürülebilirlik çabalarının artırılması gerektiğini vurguluyorlar.

Sonuç olarak, insanlığın kaderi hala belirsiz olsa da bilim insanları, iklim değişikliği ve diğer çevresel tehditlere karşı mücadelede harekete geçmenin aciliyetini vurguluyorlar. Gelecek nesillere yaşanabilir bir gezegen bırakmak için şimdi adım atmanın önemli olduğunu söylüyorlar.

Girişimcilik ekosistemi 11 Mayıs’ta Albaraka Garaj’da buluşuyor!

0

Bu heyecan verici buluşma, girişimcilik ekosisteminin dinamizmini ve potansiyelini bir kez daha gözler önüne serecek.

Katılımcılar, deneyimli girişimcilerin ve sektör liderlerinin sunumlarını dinleyerek, sektördeki son trendleri ve gelecek vizyonlarını öğrenme fırsatı bulacaklar. Ayrıca, iş fikirlerini paylaşmak, iş birlikleri kurmak ve yatırım olanaklarını değerlendirmek için benzersiz bir ortamda bulunacaklar.

Etkinlikte ayrıca Türkiye’nin önde gelen kitle fonlama platformlarının temsilcileri bir yatırım panelinde yer alacaklar. Bu panelde, girişimcilere ve yatırımcılara kitle fonlama konusunda önemli bilgiler aktarılacak ve potansiyel iş birlikleri değerlendirilecek. Yatırımcı panelinin moderatörlüğünü ise girişimcilik ekosisteminin çok yakından tanıdığı bir isim yapacak: Ömer Erkmen. Yani nam-ı diğer ekosistemin Ömer abisi.

Ön başvuru formuna haberin sonundan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca, etkinlik katılımcıları StartupTeknoloji uygulamasını indirerek ekosistemin nabzını tutabilir ve etkinliğe katılacak diğer isimlerle uygulama üzerinden iletişime geçebilirler. StartupTeknoloji komünite uygulamasını indirmek için bu linki kullanabilirsiniz.

Not: Etkinliğe sadece ön başvurusu onaylanan kişiler katılabilir. Ön başvurunuzun onaylandığına dair mail gönderimi StartupTeknoloji yönetimi tarafından LCV formu ile birlikte iletecektir. 

📅 Tarih: 11 Mayıs

🕘 Saat: 8.30-15:00

🏢 Yer: Albaraka Garaj

Etkinliğe ön kayıt için: Ön Kayıt Formu Linki

Artık M2 işlemcisiyle o da profesyoneller için! Yeni iPad Air’ler tanıtıldı

0

Apple, bugün düzenlediği Let Loose etkinliğiyle birlikte 13 inç iPad Air modelini tanıttı. Yeni modeller arasında M4 işlemcisi gücüyle öne çıkarken, iPad Pro ve yeni Apple Pencil Pro da tanıtılan ürünler arasında yerini aldı. İşte A14 Bionic işlemciden M2 işlemciye terfi eden yeni iPad Air modellerinin özellikleri ve fiyatı…

M2 iPad Air özellikleri

M1 işlemciye göre yüzde 35 daha yüksek grafik performansına ve yüzde 18 daha hızlı çekirdek performansına sahip olan işlemci Siri gibi yapay zeka odaklı uygulamaları kullanan görevler için de yüzde 40 daha hızlı Neural Engine performansı sunuyor. 5. nesil iPad Air’le karşılaştırıldığında yüzde 50 daha yüksek performans sunan yeni cihaz, iPadOS 17 üzerinde çalışan tam bir performans canavarı olarak tanıtıldı.

Uzun bir süre sonra iPad serisini güncelleyen Apple’ın yeni modeli, mevcut 12.9 inç iPad Pro modelinde olduğu gibi mini-LED ekrana sahip. Daha önce standart LCD panelle donatılmış olan iPad Air serisi, bu yeni modelle birlikte HDR içeriklerinde artan parlaklık, daha derin siyahlar ve daha fazla kontrast sağlayacak mini-LED teknolojisine geçiş yapıyor.

13 inç iPad Air, 12.9 inç iPad Pro’da kullanılan mini-LED ekran panellerini kullanıyor. Bu geçişin getirdiği avantajlardan biri de daha düşük güç tüketimi olacak. Apple, 10.9 inç iPad Air modelleri için mini-LED ekran envanterine sahip olmadığından, bu modellerde LCD ekran kullanılmaya devam edecek.

Yeni iPad Air modelleri, kullanıcı deneyimini ve performansı artıran birçok etkileyici güncelleme ve seçenek sunuyor. Bu tablet, hem profesyonel hem de kişisel kullanım için çok yönlü bir araç olarak öne çıkıyor ve performans, bağlantı ve sürdürülebilirlikten ödün vermeyen kullanıcılar için ideal bir seçim.

M2 çipli bu model, M1 çipli modele göre %50 daha hızlı ve A12 Bionic çipli modellere göre üç kat daha hızlı çalışıyor. Bu sayede tablet, daha hızlı uygulama açma, daha akıcı oyun oynama ve daha karmaşık görevleri yönetme imkanı sunuyor.

Liquid Retina ekran, canlı ve keskin görseller sunarak film izleme, oyun oynama veya kitap okuma gibi aktiviteler için ideal bir ortam sağlıyor. Manzara stereo ses özelliği ise multimedya tüketimini daha da keyifli hale getiriyor.

Manzara kullanımı için tasarlanmış 12MP ön kamera, video görüşme deneyimlerini iyileştiriyor. 5G ve Wi-Fi 6E desteği sayesinde hızlı ve güvenilir internet bağlantısı sağlanıyor.

Dört farklı renk seçeneği ile her zevke hitap eden yeni model 1TB’a kadar depolama seçenekleri sunarak tüm dosyalarınızı saklamak için yeterli alan sunuyor.

iPad Air 2024 Türkiye fiyatı

  • iPad Air 13 inç 128 GB: 34.999 TL
  • iPad Air 13 inç 256 GB: 38.999 TL
  • iPad Air 13 inç 512 GB: 46.999 TL
  • iPad Air 13 inç 1 TB: 54.999 TL

iPad Air 2024 teknik özellikleri

  • Renk: Mavi, Mor, Yıldız Işığı, Uzay Grisi
  • Kapasite: 128,256,512 GB ve 1 TB
  • Ağırlık: 617 gram
  • Ekran: IPS, 264 PPI, 2732×2048 piksel çözünürlük, True Tone, 600 nit parlaklık, Apple Pencil Pro ve USB-C desteği
  • İşlemci: M2 çip
  • Arka Kamera: 12 MP f/1.8
  • Ön Kamera: 12 MP f/2.4
  • Kablosuz: Wi-Fi 6E, 5G, Bluetooth 5.3
  • Kutu İçeriği: iPad ve USB-C kablo

Fin hacker 33 bin terapi hastasına şantaj yaptı!

Avrupa’nın en çok aranan siber suçlularından biri olan Finlandiyalı hacker Julius Kivimaki, 11 yıllık siber suç serüveninin ardından hapse atıldı. 13 yaşında siber suç dünyasına adım atan Kivimaki, terapi görmüş ya da görmekte olan 33 bin hastanın terapi kayıtlarını çalarak şantaj yapmak gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Kivimaki’nin hikayesi anarşik hacker gruplarında aktif olarak yer almasıyla başladı. Hızla yükselen hacker henüz 17 yaşındayken 50.700’den fazla bilgisayar korsanlığı suçundan suçlu bulundu. İlginç olan şey ise Kivimaki’nin kabarık dosyasına rağmen hapse girmemesi. Hatta bu durum siber güvenlik dünyasından birçok kişi tarafından eleştirildi.

Finlandiyalı hacker en yüksek profilli suçunu 2020 yılında işledi. Finlandiya’nın en büyük psikoterapi şirketi Vastaamo’yu hackleyerek 33 bin hastanın terapi kayıtlarını ele geçirdi. Ardından şirketten 400 bin euro fidye talep etti ancak Vastaamo para ödemeye yanaşmayınca hastalarla doğrudan iletişime geçerek her birinden 200 euro istedi ve onları terapi kayıtlarını darknet’te yayınlamakla tehdit etti.

Söz konusu kayıtlar son derece mahrem sırlar içeriyordu ve çalınması korkunçtu. Julius Kivimaki evlilik dışı ilişkilerden, suç itiraflarına kadar pek çok konuda hassas bilgi içeren bu kayıtları “pazarlık kozu haline” getirerek hastaları fidye ile tehdit etmeye devam etti. İstediği para ödenmezse hastaların özel bilgilerinin internete sızdıracağını söyledi. Yaşanan bu trajik durum kurbanlar üzerinde yıkıcı bir etki yaratarak bazılarını intihar etmesine bile sebep oldu.

Yakalanma ve ceza:

Kivimaki iki yıl süren yoğun bir soruşturmanın ardından Paris’te yakalandı. Ardından hızla Finlandiya’ya iade edildi. Çıkarıldığı mahkemede 30 binden fazla suçtan suçlu bulundu. Veri ihlali, şantaja teşebbüs, 9.231 özel hayatı ihlal eden bilgi yayma20.745 şantaja teşebbüs ve 20 şantajla suçlandı. Sonuç olarak 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Psikoterapi şirketi Vastaamo ise skandalın ardından büyük bir tepkiyle karşı karşıya kaldı. Şirketin hastaların verilerini yeterince korumadığı ve Kivimaki’nin saldırısını önleyemediği ortaya çıktı. Sonuç olarak Vastaamo faaliyetlerini durdurdu ve kurucusuna hasta verilerini koruyamadığı gerekçesiyle ertelenmiş hapis cezası verildi.

Bitcoin gizemi

Kivimaki, söz konusu şantaj girişimlerinden ne kadar bitcoin kazandığını polise açıklamadı ve dijital cüzdan bilgilerini unuttuğunu iddia etti. Bu durum, Kivimaki’nin elde ettiği kazançları gizlemeye çalıştığı yönünde spekülasyonlara yol açtı.

Mağdurlar ise Julius Kivimaki ve Vastaamo psikoterapi şirketine tazminat davası açmayı planlıyor. Bu davada, Kivimaki’nin eylemlerinden dolayı tazminat talep edilmesi ve Vastaamo’nun veri güvenliği ihlalleri nedeniyle sorumlu tutulması bekleniyor.

Bu trajik olay, siber güvenliğin ne kadar önemli olduğunu ve hassas verilerin korunmasının ne kadar zor olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kivimaki’nin eylemleri, siber suçların yıkıcı sonuçlarına da ışık tutuyor. Bu olaydan alınacak en

M4 işlemcili iPad Pro Apple hisselerini yükseltti!

0

Apple’ın en pahalı ve gelişmiş tableti olan iPad Pro, 11 inç ve 13 inç olmak üzere iki boyutta geliyor. Apple, yeni iPad Pro’yu 5.1 mm kalınlığıyla “şimdiye kadarki en ince ürünü” olarak tanımlıyor.

Yeni tabletlerin en önemli özelliği, iPhone’larda da kullanılan OLED ekran teknolojisi. Apple, yeni ekranların daha parlak ve daha canlı renkler sunduğunu belirtiyor. Şirket, bu ekranları üretmek için “tandem OLED” adını verdiği yeni bir teknoloji geliştirdiğini ve bu ekranlara “Ultra Retina XDR” markasını verdiğini açıkladı.

iPad Pro, Apple’ın M4 çipini kullanıyor. Apple, M4 çipinin “yapay zeka için inanılmaz derecede güçlü” olduğunu ve yapay zeka yazılımları için Apple’ın sinir motoru teknolojisini öne çıkardığını söyledi.

Apple, iPad Air’in ise 11 inç ve 13 inç olmak üzere iki boyutta geleceğini duyurdu. Her iki model de Apple’ın M2 çipini kullanıyor. 11 inç iPad Air’in fiyatı 128 GB depolama alanı için 599 dolar, 13 inç modelin fiyatı ise 799 dolardan başlıyor.

Apple, ön kamerayı görüntülü görüşmeler için daha uygun hale getirmek amacıyla cihazın uzun kenarına (yatay mod) taşıdı. Bu özellik, Apple’ın daha pahalı iPad Pro modellerinde de bulunuyor.

Üretken yapay zeka tıp dünyasını sarsıyor

Günümüzde, yapay zeka (AI) teknolojisinin ilaç endüstrisindeki etkisi giderek artıyor. Yapay zeka, ilaç tasarımı ve keşfi süreçlerinde önemli bir rol oynamakta ve geleneksel yöntemlere kıyasla çığır açan sonuçlar ortaya koymaktadır.

Eli Lilly and Company gibi önde gelen şirketler, milyonlarca molekül arasında hızlı bir şekilde arama yapabilen üretken yapay zeka sistemlerini ilaç araştırmalarına entegre etmeye başladı. Bu sistemler, insanların yıllar sürebilecekleri işi sadece dakikalar içinde gerçekleştirebiliyor. Örneğin, şirketin baş bilgi işlem ve dijital sorumlusu Diogo Rau, yapay zeka tarafından tasarlanan ilaç adaylarını bilim insanlarına sunarak, sürecin hızını ve verimliliğini artırmayı hedefliyor.

Bu gelişmeler, ilaç keşif sürecinin geleneksel yöntemlerinden radikal bir kopuş anlamına geliyor. Üretken yapay zeka modelleri, biyolojik etkileşimleri ve değişiklikleri temsil edebilme kapasitesine sahip olmasıyla, ilaç tasarımında devrim yaratıyor. Artık, bilgisayar modelleri sayesinde ilaçların etkinliği ve güvenilirliği daha hızlı bir şekilde değerlendirilebiliyor ve tasarım süreçleri önemli ölçüde hızlandırılabiliyor.

Bu dönüşüm, Nvidia gibi teknoloji devlerinin de ilaç endüstrisine önemli katkılar sağladığı bir ortamda gerçekleşiyor. Nvidia‘nın Generative AI Microservices adı altında sunduğu hizmetler, araştırmacıların trilyonlarca ilaç bileşiğini tarayıp protein yapılarını tahmin etmelerine olanak tanıyor. Benzer şekilde, DeepMind‘ın AlphaFold-2‘si de protein modellemesi konusunda araştırmacılara büyük kolaylıklar sağlıyor.

Ancak, uzmanlar ve araştırmacılar hala Üretken yapay zeka modellerinin sınırlarını ve potansiyel riskleri değerlendirme sürecinde. Yapay zeka modellerinin eğitimi ve geliştirilmesi sürecinin devam etmesi gerektiği vurgulanıyor. Ancak, bu teknolojik ilerlemelerin ilaç endüstrisindeki potansiyeli büyük ve umut verici.

Yapay zeka, ilaç tasarımı ve keşfi süreçlerindeki devrim niteliğindeki gelişmelerle birlikte, tıp alanında yeni bir çağın kapılarını aralıyor. İlaç endüstrisi, yapay zeka teknolojisinin sağladığı olanakları değerlendirerek, daha etkili ve güvenilir ilaçların keşfi ve geliştirilmesi konusunda önemli adımlar atmaya devam edecektir.

Devrim yaratacak su bataryası: lityum pillerin sonu mu geldi?

Çinli bilim insanları, su bazlı bir batarya geliştirerek enerji depolama teknolojisinde çığır açtı. Bu yenilikçi batarya, geleneksel lityum bataryalara kıyasla neredeyse iki kat daha fazla enerji depolayabiliyor. Yapılan açıklamalara göre, bu su bazlı batarya aynı zamanda daha güvenli ve çevre dostu.

Yayınlanan bir çalışmaya göresu bataryası, iyot ve brom temelli su bazlı batarya, litre başına 1200 watt-saat (Wh/L) enerji yoğunluğuna sahip. Bu değer, geleneksel lityum bataryaların 700Wh/L’sine kıyasla oldukça yüksek. Araştırmacılar, bu su bazlı bataryanın elektrikli araçlar gibi geniş bir kullanım alanına sahip olabileceğini belirtiyorlar.

su bataryası

Geleneksel lityum bataryalarda kullanılan elektrolitin yüksek yanıcılığı risk oluştururken, su bataryası böyle bir risk bulunmuyor. Bu da su bazlı bataryaların güvenlik açısından avantajlı olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar, su bataryası enerji yoğunluğunu artırmak ve performanslarını geliştirmek için brom ve iyot bazlı bir elektrolit geliştirdiler. Bu elektrolit, çeşitli anotlarla test edildiğinde yüksek enerji verimliliği sağladı ve bataryaların uzun ömürlü olmasını sağladı.

Bu yeni su bazlı bataryaların enerji yoğunluğunun katı elektrot malzemelerininkini bile aştığı ve maliyet açısından geleneksel lityum bataryalarla rekabet edebileceği belirtiliyor. Ayrıca, bu bataryaların şebeke ölçeğinde enerji depolama ve elektrikli araçlarda kullanım potansiyeli olduğu vurgulanıyor.

Bu önemli gelişme, enerji depolama teknolojilerinde sürdürülebilir ve verimli bir gelecek için umut vaat ediyor. Su bazlı bataryaların yaygın kullanımı, enerji depolama alanında devrim niteliğinde bir ilerleme sağlayabilir.

Trendyol satıcılarına anında kredi imkânı sunacak!

Fibabanka ve Trendyol anında kredi desteği için güçlerini birleştirdi. Bu iş birliği sayesinde, Trendyol satıcıları artık finansal ihtiyaçlarını anında karşılayabilecek.

Trendyol satıcıları, kendi paneli üzerinden Fibabanka’ya ticari kredi başvurusu yapabilecek, limitlerini görüntüleyebilecek ve onaylanan kredilerini anında kullanabilecek. Şubeye gitmeye gerek kalmadan, tüm süreç dijital platform üzerinden tamamlanacak. Hem şahıs işletmeleri hem de tek yetkili limited şirketleri bu avantajdan yararlanabilecek.

Fibabanka Genel Müdürü Ömer Mert, iş birliğiyle ilgili yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin dört bir yanındaki ticari işletmelere anında kredi imkanı sunabilen tek bankayız. E-ticaret sektörünün gelişimine katkı sağlamaktan ve Trendyol satıcılarına destek olmaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi.

Fibabanka Genel Müdürü Ömer Mert
Fibabanka Genel Müdürü Ömer Mert

Bu iş birliği sayesinde Trendyol satıcıları, finansal kaynaklara daha kolay erişim sağlayarak işlerini büyütebilecek, stoklarını güçlendirebilecek ve daha rekabetçi olabilecek.

Görsel Önerisi: Fibabanka ve Trendyol logolarının bir araya getirildiği, üzerinde “Anında Kredi” yazan bir görsel. Arka planda ise mutlu ve başarılı görünen e-ticaret girişimcileri yer alabilir.

Apple iPadOS iddialarını doğruladı!

Ayrıca Apple, istemeyerek de olsa Temel Teknoloji Ücretinin uygulanmayacağı iki koşulu da ekledi.

Apple, değişikliklerin ne zaman uygulanacağına dair bir tarih belirtmedi ve bunun “bu sonbaharın sonlarında” olacağını söyledi. Geliştiriciler, AB’deki Uygulamalar için “Alternatif İş Koşulları”nı seçebilecek veya Apple’ın mevcut koşullarına bağlı kalabilecek.

Avrupa Komisyonu, Apple’ın iPadOS’un, iPhone ve iOS ile karşılaştırıldığında nispeten küçük bir kullanıcı sayısına sahip olması nedeniyle Dijital Pazarlar Yasası’nın Bekçi listesine alınmaması yönündeki talebini reddetti. Apple’ın iddiasına göre bu, Gatekeeper eşiğini karşılamadığı anlamına geliyordu.

Ancak AK, “Apple’ın ticari kullanıcı sayıları niceliksel eşiği on bir kat aşarken son kullanıcı sayıları eşiğe yakındı ve yakın gelecekte artması bekleniyor.” şeklinde karşılık verdi.

Apple’ın kullanıcıları kendi ekosistemine kilitleme alışkanlığı da Avrupalıları rahatsız etti ve bu nedenle iPadOS, DMA yükümlülüklerinin dar bakışı altına alındı.

Vivaldi’den Jon von Tetzchner, iOS ve iPadOS arasında ekran boyutundan başka pek fark olmadığını belirtti. Aksi yöndeki iddialar, Apple’ın iPadOS’u iOS ile aynı “Alternatif İş Koşulları”na ekleme kolaylığı nedeniyle kolaylıkla çürütüldü.

Apple, geliştiricilerin platformdaki uygulamalar için üçüncü taraf uygulama mağazalarını ve web dağıtımını kullanmasına olanak tanıyan iPadOS’e yönelik gönülsüz tavizlerine ek olarak, Çekirdek Teknoloji Ücretinin (CTF) gerekli olmadığı iki ek koşulu da duyurdu.

CTF, Apple’ın platforma yaptığı yatırımın sağladığı değeri yansıtarak geliştiricilerden nakit elde etmek için kullandığı bir yöntemdir. Bir geliştirici, son 12 ayda bir milyonun üzerindeki her bir uygulama yıllık ilk kurulumu için €0,50 ödemelidir. Yılda ilk bir milyon kurulum ücretsizdir.

Apple GPT-4'

Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, eğitim kurumları ve Apple Geliştirici Programı ücret indirimi olan hükümet kuruluşları muaf tutuldu.

Geliştiricinin herhangi bir geliri olmadığı sürece hiçbir CTF gerekmeyecek şekilde koşullar artık değiştirildi; reklamsız ücretsiz bir uygulama bunun bir örneği olabilir. Apple’a göre: “Bu koşulun amacı öğrencilere, amatörlere ve ticari olmayan diğer geliştiricilere CTF ödemeden popüler bir uygulama oluşturma fırsatı vermektir.”.

Diğer değişiklik, küresel yıllık iş geliri 10 milyon Euro’dan az olan ve “Alternatif İş Koşulları”nı benimseyen geliştiriciler için üç yıllık ücretsiz “rampa”nın eklenmesi. Bu süre içinde yıllık ilk kurulum bir milyonu aşarsa, Apple kendi payına düşeni talep etmeyecek. Ancak, üç yıllık dönem içinde 10 milyon ile 50 milyon euro arasında gelir elde ederseniz, bir milyonu aşan ilk yıllık kurulumlardan sonra CTF talep edilecek ve yıllık olarak en fazla bir milyon euroya kadar olacak.

Apple’a tarih konusunda daha kesin bilgi verip veremeyeceğini ve bir geliştiricinin küresel gelirinin 50 milyon Euro’yu aşması durumunda ne olacağını soruldu; ancak şirket yanıt vermedi.

Teknopark İstanbul ile Gedik Üniversitesi ortak programı GEDİK2Work başlıyor

Türkiye’nin ‘Derin Teknoloji Merkezi’ Teknopark İstanbul, üniversitelerle yaptığı iş birliklerini geliştirerek gençleri odağına almaya devam ediyor. İstanbul Gedik Üniversitesi iş birliğiyle oluşturulan yeni program ‘GEDİK2Work’, 7 Mayıs 2024 Salı günü Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Doç.Dr. Safa KOÇOĞLU’nun katılımlarıyla gerçekleştirilecek törenle tanıtılacak.

İstanbul Gedik Üniversitesi iş birliği ile oluşturulan olan ‘GEDİK2Work’ programı, Teknopark İstanbul’un Kuluçka Merkezi Cube Incubation’ın, öğrencilerin akademik başarılarını iş deneyimiyle birleştirerek kapsamlı bir kariyer hazırlığına yönelik tasarlanan Cubeforward programı kapsamında planlandı.

Türkiye’nin Derin Teknoloji Merkezi Teknopark İstanbul, GEDİK2Work programını başlatıyor

Faaliyete geçtiği 2014 yılından beri alanlarında yenilikleri dünya tarafından takip edilen ve yatırım alan startup’lara ev sahipliği yapmayı başaran Cube Incubation; Teknopark İstanbul’un tematik alanları kapsamında derin teknoloji içeren girişimlere ev sahipliği yapar. “Derin Teknoloji Girişimler İçin Kuluçka Merkezi” mottosuyla girişimcilere uluslararası standartlarda fırsatlar sağlayan ve girişimcilerin karşılaştıkları birçok zorluğu aşmaları için aşamalarına, dikeylerine ve uluslararasılaştırma kapsamına göre hızlandırma programları sunmaktadır.

Bölgenin en önemli kuluçka merkezlerinden biri olan Cube Incubation, girişimcilik ekosisteminde sinerjiyi artırmak, girişimcilere uluslararası düzeyde alt yapı imkanını sunmak ve Türkiye’de derin teknoloji girişimciliğinin gelişmesine katkı sunmak amacıyla girişimlere; 7/24 Açık Modern Çalışma Alanları, Eğitim ve Etkinlikler, Mentorluk, Danışmanlıklar ve Teknik Danışmanlık, Girişim Analizi ve Teknik Analizler, Ulusal ve Uluslararası Yatırımcı ve Firma Görüşmeleri, Montaj Atölyesi, Karanlık Oda, Laboratuvar ve Temiz Odalar, Siber Güvenlik Laboratuvarı, Sunucu Odası, Showroom Alanı Kullanımı, Kütüphane Kullanımı, Teknopark Vergi ve Avantajları gibi birçok imkan ve destek sağlanmaktadır.

‘GEDİK2Work’, öğrencilere akademik eğitimlerini alırken gerçek iş deneyimini kazanabilecekleri yüksek kaliteli bir öğrenme ortamı sunmayı ve derin teknoloji girişimlerinde staj yapmasını hedefliyor. Program, öğrencilere iş dünyasında başarılı olmak için gerekli olan becerileri geliştirme ve uygulama fırsatı sunarak mezunlarını geleceğin geleceğin oyun değiştirici girişimcileri olarak yetiştirmeyi amaçlıyor.

GEDİK2Work lansman töreni, 7 Mayıs 2024 tarihinde Teknopark İstanbul Turgut Özal Etkinlik Merkezi’nde yapılacak.

Endor Labs CEO’sundan güvenlikle ilgili kritik açıklama!

Güvenlik firması Endor Labs CEO’su Varun Badhwar, açık kaynaklı yazılım paketlerinin yaygınlaşmasına atıfta bulunarak “Sayılar, kurumsal bir ortamda kodunuzun yüzde 80 ila 90’ından belki de yüzde 95, 98, 99’una kadarının temelde güvenilmeyen, doğrulanmamış kaynaklardan yazılmış olacağını söyledi. Yazılım tedarik zinciri, siber güvenlik ve siber saldırıların gelecekteki yeni alanı olacak.” dedi.

Badhwar, bu tür sorunların üstesinden gelmenin iyi belgeler gerektireceğini; bunun güvenilir yazılım malzeme listeleri ve açık kaynak kütüphanelerinin daha iyi incelenmesini içerdiğini söyledi.

Kurucusu olduğu Endor Labs, SSC yönetim otomasyon ürünleri satan Badhwar, doğal olarak otomasyonun daha iyi yazılım tedarik zinciri yönetimi için çözüm olduğuna inanıyor ancak yine de iyi yazılımın tek çözüm olmadığını söyledi.

Badhwar, “Kötü amaçlı kod, güvenlik açığı veritabanınızda bir CVE veya bilinen bir güvenlik açığı olarak ortaya çıkmıyor.” diye ekledi. Peki bir işletmenin ne yapması gerekir? Badhwar, “Geriye dönüp açık kaynak etrafındaki en büyük risklere bakarak tüm kuruluşunuzu yeniden yapılandırmanız gerekiyor.” tavsiyesinde bulunuyor.

Ancak yazılım tedarik zinciri saldırılarından kendimizi daha iyi korumak için yapılması gerekenlerin sadece bu olduğunu düşünmeyin; henüz istikrarlı bir yazılım tedarik zinciri aşamasında değiliz.

Endor Labs CEO’su Badhwar, “Beyzbol benzetmesinde muhtemelen birinci veya ikinci vuruştayız ve daha gidecek çok yolumuz var.” diyor. Bütün bu karışıklığı kontrol altına almamız on yıl kadar uzun sürebilir.

Girişim ve yatırım dünyası Founder One Investor Day’de buluştu

Dünyayı daha yaşanabilir kılmak için çözümler üreten erken aşama teknoloji odaklı etki girişimcilerini destekleyen girişim sermayesi yatırım fonu Founder One tarafından düzenlenen Investor Day etkinliği, 26 Nisan Cuma günü gerçekleşti.

Etkinlik, Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Founder One Yatırım Komitesi Üyesi ve Türkiye Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı, Founder One Genel Müdürü Ali Şahin’in açılış konuşmaları ile başladı. Faruk Eczacıbaşı’nın moderatörlüğünde Udemy ve Carbon Health Kurucusu Eren Bali ile değerli içgörülerin paylaşıldığı bir fireside chat oturumu gerçekleşti. , Founder One portföyündeki girişimlerin sunumlarını yaptığı etkinlikte ayrıca “Etki Yatırımları ve Türkiye Girişimcilik Ekosistemine Katkısı” konulu bir panel de gerçekleşti. Founder One Genel Müdürü Ali Şahin’in moderatör olduğu panelin konuşmacıları arasında Kalkınma Fonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik ve Etki Lideri Seçil Yıldız, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Finansal Yatırımlar Birim Müdürü Ahmet Cüneyt Selçuk ve Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen yer aldı.

Girişimler, dijital dünyanın yeni nesil işletmeleri

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, kuruluşunun 100’üncü yılını kutlayan İş Bankası’nı da aslında bir sosyal etki girişimi olarak gördüklerini belirterek, “Kuruluş amacımızda insanlarımızın daha mutlu olduğu, eğitim başta olmak üzere her alanda fırsat eşitliğinin sunulduğu, milli geliri artan ama kazandığını da daha adaletli paylaşan, sürdürülebilir bir geleceği inşa eden, daha temiz bir hava, çevre ve denizlere sahip olan, geleceğe umutla bakan bir Türkiye’ye katkıda bulunmak var” dedi. Bu nedenle Maxis aracılığıyla Founder One’ın yatırımcıları arasında yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Aran, üretken yapay zekanın geldiği seviye itibarıyla dijital çağın başladığını, dijital dünyanın yeni nesil işletmelerinin girişimler olduğunu ve bu nedenle girişimciliği desteklemeye büyük önem verdiklerini aktardı. Aran, 100 Köye İnternet, Bilim Kuşağı Atölyeleri, Türkiye Satranç Federasyonu sponsorluğu gibi projelerle fırsat eşitliği sağlamaya ve sürdürülebilir kalkınmaya destek olmaya çalıştıklarını belirterek, “Gençlerimizin umutla çalıştığı, ürettiği, ürettiğinden keyif aldığı, en önemlisi de sanayi toplumu işletmelerinin girişimcilerle iş birliği yapmasıyla hem yeşil dönüşümün hem de dijital dönüşümün gerçekleştiği, dijital çağa ayak uydurduğumuz bir gelecek hayali kuruyoruz” dedi.

Founder One, paylaşarak büyümenin bir örneği

Founder One Yatırım Komitesi Üyesi ve Türkiye Girişimcilik Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra konuşmasında, “Founder One ile yola çıkarken paylaşarak büyümenin örneği olarak sivil toplum kuruluşlarının (STK) uzun vadeli finansmanı için bir adım attık. Türkiye ve Avrupa’da bir ilke imza atarak Founder One’ın başarısıyla iki STK’nın da finansal sürdürülebilirliğinin güçlenmesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

Etki yatırımları bütüncül mücadelenin en büyük tetikleyicisi

Founder One Genel Müdürü Ali Şahin ise “Sürdürülebilir sonuçlar elde etmek için toplumun tüm paydaşlarının katıldığı bütüncül bir mücadele gerekiyor. Etki yatırımları kendi yarattığı ekonomisiyle ayakta kalan yeni bir yaklaşım ortaya koyuyor. Böylece bu bütüncül mücadelenin en büyük tetikleyicisi rolünü üstleniyor. Güçlü girişim akışımız sayesinde Founder One’a kuruluşundan bu yana 1.500’ün üzerinde girişim başvurusu ulaştı. Uçtan uca dijital değerlendirme sürecimiz ve hızlı finansman modelimiz sayesinde bir yılda 30 etki yatırımı yaptık. Founder One sadece hızlı finansman sağlamasıyla değil, portföy yönetimi kapsamında verdiği destekle de etki girişimcilerinin yanında oluyor. Bundan sonraki yol haritamız kapsamında amacımız, yatırım sayımızı üç katına çıkarmak, yatırım çıkışlarını hızlandırmak, devam yatırımlarıyla etki unicornu yaratmak ve 1 milyar hayatı olumlu yönde etkilemek” dedi.

Etkinlik kapsamında Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı ile Udemy ve Carbon Health Kurucusu Eren Bali‘nin gerçekleştirdiği “Fireside Chat” oturumu girişimcilik ve etki yatırımcılığı ile ilgili değerli iç görüler ortaya koydu.

Türkiye Bilişim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı oturumda şunları dile getirdi: “Ülkemize katkı vermek çok önemli. Ancak daha önemlisi Türkiye’den gezegene başarı imzası atabilmek. Bu konudaki en güzel örneklerden biri udemy ve carbonhealth. Bu gezegeni sağlıklı olarak gelecek nesillere aktarmayı başarabilmek, ona göre fedakarlıklarımızı yapmayı öğrenebilmek, toplumların zekasını ona göre yönlendirmeyi becerebilmek hedefimiz olmalı.”

Udemy ve Carbon Health Kurucusu Eren Bali ise, “Girişimci olarak gelecekten günümüze düşünüyorum. İlk göz önünde bulundurduğum aşama getiri oluyor. Eğer getiri var ise bir başlangıç noktası olabileceğine inanıyorum. Şimdiden yapılacak hamleler dünyayı ileriye götürecek ve şu andan hangi büyük kırılımların olması gerekiyor, gelecek ile günümüz arasındaki adımlardan hangisini ben yakalayabilirim ve değişim yaratabilirim diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

Founder One girişimlerinden Goddess KidologVarsappTarlamTeacherXBinclusive, Bizim Doktor, The Good WildWastespresso ve Toyi, yaptıkları sunumlarla toplum ve çevre üzerinde yarattıkları olumlu değişimlerden bahsetti. Etkinlik boyunca değinilen etki odaklı konular, sunulan çözüm önerileri, geleceğe dair umut ışığı oldu.

CNC girişimi Rownd ön talep topluyor 

2023 yılında Rownd Torna cihazıyla ABD merkezli Kickstarter üzerinden 30 farklı ülkeye 636 bin 150 dolar ön satış gerçekleştiren girişim, 2024 yılı sonunda yaklaşık 4 milyon dolar satış geliri ve yaklaşık 183 bin dolar brüt kar öngörüyor. Ön talep toplama süreci bireysel ve kurumsal tüm yatırımcıların katılımına açık.

Eğitim kurumlarından atölyelere, küçük işletmelerden amatör kullanıcılara kadar geniş bir kullanıcı kitlesi için herkesin kolaylıkla kullanabileceği ve üretim yapabileceği tezgahlar geliştirme vizyonuyla yola çıkan Rownd CNC, fonbulucu platformunda gerçekleşecek kitle fonlama turu öncesi talep toplama sürecini başlattı.

Rownd CNC’in yatırım turu, ön talep toplama süreci sonunda fonbulucu platformunda gerçekleşecek. Yatırım turunda 15 milyon TL – 22 milyon TL aralığında fon toplamayı hedefleyen girişim, yeni çıkarılacak %10 ila %15 şirket payını yatırımcılara arzı edecek. Net hedef ve oran ise bildirilen toplam ön talep tutarına göre belirlenecek. Rownd CNC’ye ön talep bildiren ve yatırım turunun ilk beş iş günü içinde en az bildirdiği ön talep tutarında iştirak eden yatırımcılar, yatırım tutarlarına ilave olarak yüzde 5 bedelsiz pay almaya hak kazanacak.

Geçtiğimiz yıl Rownd Torna cihazıyla ABD merkezli Kickstarter üzerinden 30 farklı ülkeye 636 bin 150 dolar ön satış gerçekleştiren girişim, 2024 yılının sonuna kadar Rownd Freze cihazının prototipini geliştirmeyi ve tamamlamayı hedefliyor. Bu yeni cihazını, Kickstarter üzerinden başlatacağı yeni bir kampanya ile finanse ederek ve CES 2025 fuarında sergileyerek uluslararası arenadaki görünürlüğünü artırmayı amaçlayan Rownd CNC, Rownd Torna cihazının pazarda elde ettiği başarıyı bir adım öteye taşıyarak, Rownd Freze ile 2 milyon dolar fon toplamayı ve 600’den fazla sipariş almayı amaçlıyor. Bu stratejik adımlarla şirketin 2024 yılı sonunda yaklaşık 4 milyon dolar satış geliri ve yaklaşık 183 bin dolar brüt kar, ilk 5 yıl içinde ise toplamda 48,610 milyon dolar ciro ve 12,425 milyon dolar brüt kar elde edeceği öngörülüyor.

Ön talep bildirimi  https://fnb.lc/rownd-ontalep adresinden veya fonbulucu mobil uygulaması üzerinden yapılabiliyor.

Apple, iOS 18’de yapay zeka ile neler yapacak?

Apple CEO’su Tim Cook, yakında yeni AI özellikleri geleceğini söylüyor. AppleInsider’ın yeni bir raporu, iOS’un bir sonraki sürümünde neler görebileceğimiz hakkında daha fazla ayrıntı sunuyor.

En büyük odak noktalarından biri, Mesajlar uygulamasındaki metinleri analiz etme ve özetleme yeteneğini kazanacak olan Siri olacak.

AppleInsider daha önce benzer bir “Akıllı Arama” özelliğinin iOS 18’de Safari’ye geleceğini ve kullanıcıların web sayfalarını özetlemesine olanak tanıyacağını söylemişti. Apple’ın Ajax adı verilen geniş dil modeli (LLM) bu özellikleri destekleyecek. Apple tarafından yayınlanan çeşitli makaleler, şirketin cihaz içi yapay zeka işlemlerini iPhone’a getirmek için çalıştığını öne sürüyor ve AppleInsider’ın raporu da bununla uyumlu.

Rapor, Ajax’ın basit yanıtlar oluşturmak için cihaz içi işlemeyi kullandığını ancak daha karmaşık isteklere yanıt almak için bir sunucuyla iletişim kurması gerekebileceğini söylüyor. Apple’ın yapay zekayı iPhone’a getirmeye yardımcı olmak için her iki şirketle de anlaşmalar araştırdığı bildirildiğinden, Google veya OpenAI‘in devreye gireceği yer burası olabilir.

Apple’ın yapay zeka özelliklerinin de gizliliğe önem verilmesi bekleniyor. AppleInsider, Ajax’ın Safari veya Mesajlar’daki bilgileri kullanmadan önce Apple’ın gizlilik uyarıları göstereceğini bildiriyor. 

Apple’ın Perşembe günkü kazanç görüşmesi sırasında Cook, Apple’ın yapay zeka konusunda “çok iyimser” hissetmeye devam ettiğini ve şirketin yakında paylaşacak bazı “heyecan verici şeyler”i olacağını söyledi.

Ayrıca Apple’ın, “gizlilik konusuna sarsılmaz bir odaklanma” da dahil olmak üzere, şirketin yapay zeka özelliklerinin öne çıkmasına yardımcı olacak “avantajlara” sahip olduğunu da belirtti.

Apple önümüzdeki Salı günü yeni iPad‘leri tanıtmasının beklendiği bir etkinlik düzenliyor. Muhtemelen 10 Haziran’daki Dünya Geliştiriciler Konferansı’na kadar Apple’ın yapay zekaya yönelik planlarını duymayacağız.

Öncü lidar üreticisi Luminar, iş gücünü büyük oranda azaltıyor!

Luminar, bugün üretim sürecindeki daha geniş bir yeniden yapılanma kapsamında iş gücünün yüzde 20’sini işten çıkarmayı planladığını duyurdu.

Yeni nesil lazer sensörlerinin Volvo’ya gönderildiğini kısa süre önce açıklayan şirket, üretiminin daha fazlasının ortaklarına yaptırılacağı “varlık ışığı” iş modeline geçeceğini söyledi. Yeniden yapılanma kapsamında en az 147 kişi işini kaybedecek. LinkedIn’e göre Luminar’ın ABD’de en az 730 çalışanı var.

Luminar CEO’su Austin Russell yaptığı açıklamada, “Bu ekip üyelerinin çoğu yıllardır bizimle birlikte yolculuğumuzda, bu yüzden bu çok zor.” dedi. “Ayrıca bizi destekleyen yüklenicilerimizin çoğunu (üretim başlangıcına) devretme kararı aldık. Etkilenen çalışanları bu noktada artık gerekli olmayan roller konusunda bilgilendirdik.”

Luminar, teknoloji endüstrisinin kişisel taşımacılığın geleceği olarak sürücüsüz arabaları teşvik etmesiyle ön plana çıkan şirketlerden biri. Şirket, nesnelerin şekillerini ve mesafelerini tespit etmek için yakın kızılötesi ışık kullanan otonom sürüşün önemli bir bileşeni olan lidar’ı üretiyor. Bu, otonom araçların GPS veya ağ bağlantısı yardımı olmadan yoldaki arabalar, yayalar ve bisikletliler gibi diğer nesneleri “görmesine” yardımcı oluyor.

Ancak otonom araçlar parlaklıklarının bir kısmını kaybettikçe Luminar ve diğer destekleyici oyuncular zor günler geçirdi. Şirket, 2022’deki 445,9 milyon dolardan sonra 2023’te 571,3 milyon dolar net zarar bildirdi. Ayrıca, bir önceki yılki 40,7 milyon dolardan sonra 69,7 milyon dolar gelir elde etti. Luminar ilk çeyrek kazançlarını önümüzdeki hafta açıklamayı planlıyor.

Innoviz otonom sürüş

Maliyetlerini düşürmeyi amaçlayan şirket, sanayileşme sürecini mevcut ortaklarına yaptıracak. Luminar, lidarını Mercedes-Benz, Volvo, Audi, Toyota Araştırma Enstitüsü, Intel’in Mobileye’si, Airbus ve iki Çinli şirkete (otomobil üreticisi SAIC ve AV operatörü Pony.ai) satmak için anlaşmalar imzaladı. Russell, şirketin “önemli ölçüde özel sanayileşme kaynakları” için Tayvanlı elektronik üreticisi TPK’ya güveneceğini söyledi.

Yeniden yapılanmanın, önümüzdeki beş yıl içinde şirkete 400 milyon dolarlık tasarruf sağlaması bekleniyor; Russell, yıllık bazda 80 milyon dolar tasarruf sağlanacağını belirtti.

Luminar’daki işten çıkarmalar, zor durumdaki otonom araç endüstrisini vuran son aksaklıklardan sadece biri. Bu yılın başlarında Apple, sürücüsüz araba projesini iptal ederek 600 kişiyi işten çıkardı.

General Motors’un sahibi olduğu Cruise, sürücüsüz araçlarından birinin yayanın yaralanması nedeniyle çalışanlarının yüzde 24’ünü işten çıkardı. Otonom kamyonlar üzerinde çalışan Aurora da personelinin yüzde 3’ünü işten çıkardı.

iyzico, Paynet’i satın alıyor!

0

iyzico, bayi ağı kanalında tüm kredi kartına taksitli tahsilat fikriyle tohumları atılan Paynet’i, Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketlerinden olan Arena Bilgisayar’dan satın alıyor.

120 binden fazla üye işyeri ve 6 milyon bireysel kullanıcısı ile iyzico, yenilikçi teknolojileriyle sahip olduğu zengin ürün portföyüne Paynet’in B2B ve B2B2C ödeme ve tahsilat alanındaki tecrübelerini ekleyerek, üye iş yerlerinin büyümelerindeki yol arkadaşlığını daha da güçlendireceğini belirtiyor.

iyzico’nun CEO’su Orkun Saitoğlu; “Bu satın alma ile iyzico sunduğu ürün yelpazesini genişleterek rekabetçi finansal teknoloji sektörünün güçlü bir oyuncusu haline gelecek. Prosus’un küresel alanda sahip olduğu konumu ve hedeflerini de göz önüne alarak iyzico’nun 10.yılında orta vadeli bir strateji açıklamıştık. Bu stratejimiz ile üye iş yerlerimizin büyümesine rehberlik etme ve dijital dönüşüm süreçlerinde tamamlayıcı hizmetler sunmanın yanı sıra son kullanıcılar için de alışveriş deneyimini uçtan uca sahiplenip ödeme opsiyonlarını çeşitlendirmeyi hedefledik. Paynet ile attığımız bu güçlü adım ve onların B2B ödeme ve tahsilat alanındaki tecrübelerini iyzico bünyesine katmak, mevcut stratejimiz ışığında yaptığımız bir satın alma oldu. Finansal hizmetleri demokratikleştirmek ve herkes için erişilebilir kılma vizyonu ile yolumuza devam ediyoruz. iyzico, bu vizyonu sürdürmeye ve Paynet satın almasıyla yarattığı sinerji ile de finansal teknoloji sektörüne liderlik etmeye devam edecek.’’

Paynet’in B2B ve B2B2C alanında Türkiye’nin öncü finansal teknoloji şirketi haline gelmesini sağlayan iş modelini geliştiren ve gerekli organizasyonu kuran Arena Grup CEO’su Serkan Çelik; “Öncelikle Arena Grubu olarak, teknoloji sektöründe Türk girişimciler tarafından kurulmuş iki Türk şirketi arasındaki en büyük satın alma işlemini iyzico gibi saygın bir kuruluş ile birlikte gerçekleştirmiş olmaktan duyduğumuz mutluluğu ifade etmek isterim. Paynet’i sektörede özel kılan en önemli kabiliyeti B2B ve B2B2C alanındaki uzmanlığı ve tecrübesidir. Paynet, kendi sektörlerinin devleri olan büyük şirketler ile onların KOBİ iş ortakları ve bu iş ortakları ile son kullanıcı tüketiciler arasında hem sanal hem de fiziksel dünyada gerçekleşen her türlü ödeme ve diğer finansal işlemleri tek bir platform üzerinde dijitalleştirmektedir. Bu dijitalleştirme hizmetini birbirlerinden çok farklı sektör ve iş modellerinde faaliyet gösteren müşterilerimiz için zaman ve fiziksel mekan sınırlamaları olmaksızın

gerçekleştirebilmek ve bunu olabilecek en gelişmiş teknolojik çözümler ile  hızlı ve düşük maliyetle sağlamak Paynet’in en büyük  başarısıdır. iyzico’nun B2C ve Paynet’in B2B ve B2B2C alanlarındaki tecrübelerinin ve teknolojik kabiliyetlerinin birleşmesi ile ortaya çıkacak finansal teknoloji şirketinin Türkiye için dünya çapında bir başarı hikayesi yaratacağına olan inancımı belirtmek isterim.”

Hisse devirleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Rekabet Kurulu onayları dahil gerekli yasal süreçlerin tamamlanması ve satın alma sözleşmesinde yer alan koşulların karşılıklı olarak yerine getirilmesini takiben tamamlanacaktır. Bu işlemde Paynet ve Arena’nın münhasır finansal danışmanlığını Odin Financial Advisors üstlenmiştir. 

Tesla, ödeme yapmayı kabul eden araçların menzilini uzatacak!

Tesla CEO’su Elon Musk, Cuma günü yaptığı açıklamada şirketin son birkaç ay boyunca üretip sattığı Standart Menzil arkadan çekişli Model Y’nin aslında 260 mil (yaklaşık 418 km) olarak sattığı menzilden daha fazla olduğunu belirtti.

“Düzenleyici onay” beklediklerini ifade ederek, şirketin Tesla Model Y araç sahiplerinin batarya türüne bağlı olarak toplamda 40 ila 60 mil (65-100 km) daha fazla menzil sağlayacaklarını ve bunun için 1.500 ila 2.000 dolar talep edeceklerini yazdı.

Tesla, Standart Menzil Model Y‘yi 2.000 $ daha fazla ücretle 320 mil menzilli versiyonla değiştirdi. Bu, Tesla’nın araçlarının menzilini yazılımla kilitlediği ilk sefer değil. Şirket, 2016 yılında Model S 70’teki 70kWh’lik pilin aslında 75kWh kapasiteye sahip olduğunu ve müşterilerin erişim için 3.000 dolardan fazla para ödeyebileceğini açıklamıştı. Uzun menzilli muadilleriyle aynı ağırlığa sahip olan mevcut Model S ve X otomobillerin de yazılım açısından sınırlı olması mümkün.

Otomobil endüstrisi, genel olarak arabaların mevcut özelliklerine erişim için ödeme yapmayı gerektiren yazılım kilitlerini kullanma eğiliminde. Polestar, Polestar 2’nin 2022’deki performansını artırmak için 1.200 dolarlık kablosuz güncelleme satmaya başladı.

Mercedes-Benz, EQE ve EQS’nin beygir gücü ve torkunu iyileştirmek için aynı tutarı yıllık olarak ücretlendirdi. BMW, bir zamanlar yazılım kilitli CarPlay’i ve daha sonra ısıtmalı koltukları ödeme karşılığı sunmuştu (şirket daha sonra bu planı iptal etti).

Ve elbette Tesla, arabalarından biri yeniden satıldığında ücretli özellikleri uzaktan devre dışı bırakmaya istekli olduğunu kanıtladı.