Yapay zeka ödül kazandırdı!

Ankara Bilim Üniversitesi tarafından düzenlenen 6’ncı Verimlilik ve Teknoloji Fuarı 8-10 Şubat tarihleri arasında ATO Congresium’da vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de verimliliğin artmasına katkı sağlayan yerli teknoloji ürünlerinin sergilendiği fuarda yapay zeka, oyun ve web3 alanlarında faaliyet gösteren teknoloji şirketi Cerebrum Tech’in geliştirdiği 3 boyutlu avatara sahip yapay zeka asistanı Cere, ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Cerebrum Tech standını ziyaret edenler, yapay zekaya merak ettikleri konularda sorular sordu, sohbet etti, hatıra fotoğrafları çektirdi. Cere 3 gün boyunca ziyaretçilerin 5 binden fazla sorusuna yanıt verdi ve yazılan komutlarla yaklaşık bin tane görsel üretti.

Görseller saniyeler içinde hazırlanıyor  

Cerebrum Tech, geçen mart ayında piyasaya sürdüğü ve mobil uygulama ya da internet sitesi üzerinden kullanılabilen yapay zeka asistanı Cere’ye yeni bir güncellemeyle görsel üretme özelliği de ekledi. Üç günlük fuar süresince düzenlenen yarışmada ziyaretçiler Cere ile ürettikleri görselleri sosyal medya hesaplarında paylaştılar. Fuar süresince görsel üretip paylaşım yapan 5 kişiye yerli telefon markası MİPO desteğiyle ödül olarak belirlenen akıllı telefonlar hediye edildi.  

Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, bu yıl “gelecek için teknolojiler” sloganıyla düzenlenen fuarda özellikle öğrenci ya da çalışan gençlerin yapay zekaya olan ilgisini görmekten mutluluk duyduğunu ifade etti. Yapay zeka alanında Cere ve Cere Insight olarak iki ürün geliştirdiklerini kaydeden Erkul şunları söyledi:

“Cere, 7’den 77’ye her yaştan bireysel kullanıcı için günlük rutin işlerine hız kazandıran bir kişisel asistan. Örneğin sesli ya da yazılı olarak Cere’den dilediğiniz tarzda müzik ya da film önerileri alabilir, seyahat planlaması yapabilir, yemek tarifleri alabilirsiniz. Cere akla gelebilecek hemen her konuda yanıt üretip, sohbet edebileceğiniz bir uygulama. Öte yandan kurumsal şirketlerde verimliliği ve üretkenliği artırmak için de Cere’nin yanı sıra Cere Insight uygulamasını geliştirdik. Türkiye’den ve global olarak önemli şirketlerle örnek iş birliği uygulamalarına imza atıyoruz.  Yapay zekanın olanaklarını iş akışına entegre çalışanlar ve kurumlar önümüzdeki yıllarda öne çıkacak.”

Apple Arcade uzaysal oyun deneyimi sunuyor!

0

Apple Vision Pro için Apple Arcade, büyüleyici netlikte keyfini çıkarabileceğiniz 12 benzersiz uzaysal oyun ve 250’den fazla başlıkla oyuncuları yeni bir boyuta taşıyor.

​Apple Arcade, insanların çalışma, işbirliği yapma, bağlantı kurma, anıları yeniden yaşama ve eğlenceden keyif alma şeklini değiştiren devrim niteliğinde yeni bir uzamsal bilgisayar olan Apple Vision Pro’da oyuncuların keyfini çıkarabileceği olağanüstü bir oyun kataloğu sunuyor. Apple Vision Pro’da Arcade için özel olarak geliştirilen uzamsal oyunlar, dijital içeriği fiziksel dünyayla harmanlayarak muhteşem yeni oyun fırsatlarının kilidini açıyor. VisionOS, yepyeni üç boyutlu kullanıcı arayüzü ve tamamen kullanıcının gözleri, elleri ve sesiyle kontrol edilen giriş sistemiyle güçlü mekansal deneyimler sunuyor.

Apple Arcade uzaysal oyun deneyimi

Apple’ın Apple Arcade kıdemli direktörü Alex Rofman: “Oyuncuların büyüleyici oyun dünyalarına kendilerini tamamen kaptırdıkları ve fiziksel ortamlarındaki oyunlarla inanılmaz yeni yollarla etkileşime girdikleri bu, oyun dünyasında yeni bir dönemin sadece başlangıcı. Oyunculara Apple Arcade’de yalnızca Apple Vision Pro’da mümkün olan benzersiz uzamsal oyunlar sunma konusunda öncülük ediyoruz ve yakında müşterilerimize daha da büyülü uzamsal oyun deneyimleri sunacağımız için heyecanlıyız” dedi.

Çözünürlük Games’in CEO’su ve kurucusu Tommy Palm: “Game Room’u, gerçek dünyadaki emsallerinden neredeyse ayırt edilemeyecek oyun deneyimleri ile bugüne kadarki en özgün dijital oyun gecesini sunmak için tasarladık. Oyuncuların oyun kartlarından piyonlara kadar yeni yöntemlerle etkileşime geçebileceği klasik oyun parçalarını yeniden üreterek, Apple Vision Pro’nun gerçek dünya ortamlarında gerçekçi bir sürükleyicilik sunma konusundaki inanılmaz yeteneğini sergileyebildiğimiz için heyecan duyuyoruz” dedi.

Oyuncular meyveleri elleriyle keserken, ninja yıldızları fırlatırken, ters bombalar fırlatırken ve güçlü meyve suyu jitsu sanatında antrenman yaparken meyve dilimleme eğlencesinin yeni dünyasına dalacaklar. Oyuncunun etrafındaki alanı retro-fütüristik bir dünyaya dönüştüren, yeniden tasarlanan bu hit mekansal ritim oyunu, oyunculara elleriyle nota yakalamalarını, raylarda sürmelerini ve özel dinamik görsellere sahip oyunun yepyeni sese duyarlı mekansal ortamında engellerden kaçmalarını sağlayacak. Büyülü bir dokunuşa sahip bu rahat yaşam ve çiftçilik simülasyonunda oyuncular, dost canlısı Fairhaven kasabasını ve büyüleyici sesli karakter kadrosunu keşfetmenin yanı sıra bahçeleriyle ilgilenebilir ve oturma odalarında büyü yapabiliyor.

Dijital altyapısını SAP ile güçlendirdi!

Türkiye’nin yenilikçi lojistik şirketlerinden Sarp Intermodal, uluslararası operasyonlarında verimliliği artırmak ve sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemek için SAP’ye geçiş yaptı. Bu geçiş, şirketin iş süreçlerini optimize etmesine, maliyetlerini düşürmesine ve uluslararası rekabet gücünü artırmasına yardımcı olacak. Sarp Intermodal’in Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Keskin, “SAP’nin güçlü finans ve muhasebe modülleri ile birlikte kapsamlı konsolide raporlama yetenekleri, gelecek stratejimizi oluşturmamızda önemli bir rol oynadı.” dedi.

Geçen yılı 900 milyon TL tutarında rekor bir yatırımla kapatan Sarp Intermodal, altyapısı için de önemli bir yatırıma imza attı. Şirket dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik, verimlilik ve operasyonel mükemmellik hedefleri kapsamında SAP kullanmaya başladı.

Sarp Intermodal’in Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Keskin, iş süreçlerini daha verimli yönetme ve küresel ölçekte rekabet avantajı elde etme hedefleriyle uyumlu olarak SAP’ye geçiş yaptıklarını belirtti.

Keskin, “SAP’nin güçlü finans ve muhasebe modülleri ile birlikte kapsamlı konsolide raporlama yetenekleri, gelecek stratejimizi oluşturmamızda önemli bir rol oynadı. Türkiye’de, SAP’nin en güncel versiyonu S/4HANA Cloud’u gerçek zamanlı olarak kullanabilen ilk lojistik şirketi olmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi.

SAP avantajlarını müşterilerine yansıtacak

Sarp Intermodal Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Keskin
Sarp Intermodal Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Keskin

SAP’nin güçlü entegrasyon yetenekleri sayesinde iş süreçlerini daha da optimize etmelerine imkân tanıdığını aktaran Keskin, “SAP finans, muhasebe, Hazine, üretim, insan kaynakları ve diğer birçok iş sürecini bir araya getirerek, iş yapma şeklimizi daha da güçlendiriyor.” diye konuştu.

Lojistik operasyon tarafında kendi geliştirdikleri ERP yazılımı ile SAP’ye entegre çalışmaya başladıklarını dile getiren Keskin, “Bu sayede daha etkili envanter yönetimi, planlama süreçlerinin iyileştirilmesi ve gerçek zamanlı izleme imkanına kavuşacağız. Bu değişikliklerin avantajlarını müşteri memnuniyeti, hız ve maliyet kontrolü üzerinden ölçümleyerek sürekli iyileştirme sağlamayı planlıyoruz.” bilgilerini paylaştı.

İş kültürü ve operasyonel süreçlerde yenilikçi dönüşüm

SAP’ye geçiş süreçlerinin yalnızca teknolojik bir dönüşümü ifade etmediğine dikkati çeken Keskin, aynı zamanda iş kültürlerinde ve operasyonel süreçlerinde bir evrimi simgelediğini vurguladı. Keskin, “Bu dönemde, çalışanlarımızın bu yenilikçi dönüşüme olan adaptasyonunu ve katkılarını büyük bir memnuniyetle gözlemledik. İnovasyona olan bağlılığımız, sürdürülebilir rekabet avantajlarını elde etme stratejimizle bütünleşiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Operasyonel mükemmelliği ve sürdürülebilir büyümeyi yakalamak için dijital dönüşüm yatırımlarına devam edeceklerini vurgulayan Keskin, bu sayede büyüme hedeflerine daha hızlı ulaşabileceklerini de sözlerine ekledi.

Ortak, 7,5 milyon TL fon talebiyle ikinci yatırım turunu başlattı!

0

Teknoloji şirketi Porte bünyesinde kurulan Ortak; bireylere kullanmadıkları ürünleri kiraya vererek pasif gelir imkanı sağlarken, kurumsal markalar için de ürünlerini kiralama yoluyla kullanıcılara ulaştırabilecekleri güvenilir bir pazarlama ve satış kanalı sunuyor. 2022 yılı sonunda çıktığı ilk kitle fonlama turunu 26 saatlik sürede tamamlayarak 4 milyon 680 bin TL fona ulaşan Ortak, yeni yatırım turunda şirket paylarının yüzde 6’sının yatırımcılara arzıyla 7,5 milyon TL fon talep ediyor.

Global pazarda 2 milyar dolar üzerinde finansman hacminin yakalandığı kiralama pazarı Türkiye’de de son yıllarda hareketlenmeye başladı. Uluslararası ve ulusal pazarda girişim yönetme, yatırım alma ve exit süreçlerinde tecrübeli bir ekip tarafından yönetilen teknoloji şirketi Porte bünyesinde 2022 yılında kurulan Ortak, geniş ürün yelpazesi, pazaryeri seçeneği, kurumsal kiralama kanalı gibi özellikleri ile yerli bir girişim olarak öne çıkıyor. Girişim şirketi, bireylere kullanmadıkları ürünleri kiraya vererek pasif gelir imkanı sağlarken, kurumsal markalar için de ürünlerini kiralama yoluyla kullanıcılara ulaştırabilecekleri güvenilir bir pazarlama ve satış kanalı, alternatif bir gelir modeli sunuyor. İş modelini başarılı yönetsel becerilerle sahada doğrulamış durumda olan girişim şirketi, Ocak 2023’ten Ocak 2024’e kadar ziyaretçi sayısında 36 kat, üye sayısında 13 kat, uygulama indirme sayısında 28 kat, rezervasyon talebi sayısında 20 kat ve toplam ciroda 46 kat büyüdü.

2022 yılının sonlarında çıktığı ilk kitle fonlama yatırım turunu yatırımcıların yoğun ilgisiyle 26 saat gibi kısa bir sürede tamamlayan Ortak, yüzde 17,28 hisse karşılığı 4 milyon 680 bin TL fon toplamıştı. Yerel pazarın lideri olmak ve global pazarda kendine yer edinebilmek hedefiyle fonbulucu platformunda ikinci yatırım turunu başlatan girişim, bu kez şirket paylarının yüzde 6’sının yatırımcılara arzıyla 7,5 milyon TL fon talep ediyor. 10 Nisan 2024’e kadar devam etmesi planlanan yatırım turunda minimum yatırım tutarı 1.000 TL.

İlk 15 günde yatırım yapan yatırımcılara bedelsiz pay verilecek

Girişim şirketi yatırım turunun başladığı tarihi olan 20 Şubat saat 10.00 itibariyle ilk 15 gün içerisinde; 1.000 – 9.999,99 TL aralığında yatırım yapan yatırımcıların yatırım tutarlarına verilecek paylara ek olarak yüzde 10, 10.000 – 49.999,99 TL aralığında yatırım yapan yatırımcıların yatırım tutarlarına verilecek paylara ek olarak yüzde 15, 50.000 TL ve üzeri yatırım yapan yatırımcıların yatırım tutarlarına verilecek paylara ek olarak yüzde 20 bedelsiz pay hediye edecek. Ayrıca 10.000 TL ve üzeri yatırım yapan ve Ortak’a üye olarak profil doğrulama sürecini tamamlayan yatırımcılar Playstation, VR gözlük, oyun direksiyonu, oyun bilgisayarı ürünlerinden biri için bir haftalık ücretsiz kiralama deneyimini yaşayacak.

Yüksek çarpanlı exit hedefiyle ilerliyor

Hedefleri hakkında konuşan Ortak Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Enes Güren, “Ortak’ı yayınladığımız ve kullanıcılarımızla buluştuğumuz ikinci ayda gerçekleştirdiğimiz ilk yatırım turu ile hayata geçirdiğimiz uygulama ve iş modeli sahada doğrulandı ve hızlıca ölçeklenebileceğini ispatladı. İlk yatırım turu sonrası faaliyetlerimiz ile yüksek karlılıkla tüm dünyada kiralama yapabilen bir pazaryeri platformu olabileceğimizi kanıtladık. Bu yatırım turunda başarılı olduğumuz taktirde de 4-6 yıllık iş planımızla 20 katın üzerinde değerleme artışı öngörüyoruz. Ayrıca global rakiplerin exit ve yatırım süreçleri, kurucu ekibimizin girişim kurma, yatırım alma ve exit tecrübeleri, ilk yılımızda önemli büyüme rakamlarına ulaşmamız gibi unsurların etkisiyle içinde bulunduğumuz pazarın liderlerine exit olma potansiyeli taşımaktayız. İlk yılımızda yakaladığımız büyüme ivmesi sonrası B2B sektörünün önemli oyuncularının kiralama pazarına ilgisi ve uzun dönemli planları üzerine görüşmeler gerçekleştirmiştik. Büyüme ivmemizi koruyarak olası exit edilebilir şirketler ile iletişimimizi sürdüreceğiz. Kısacası yerel pazarın lideri olma, gelişmiş global pazarda kendimize yer edinme ve yüksek çarpanlı exit hedefiyle ilerleme vizyonumuzla yatırımcılarımıza büyük bir fırsat sunuyoruz” dedi.

Kampanyaya https://fnb.lc/ortak2 adresinden ulaşabilirsiniz.

OpenAI Sora ürettiği videolarla şaşırtıyor!

0

Şimdiye kadar dünyanın en etkili yapay zeka araçlarından ikisini ChatGPT ve Dall-E’de kullanıma sunmakla yetinmeyen OpenAI , Sora adlı yeni modeliyle dikkatleri topladı. Halen büyük sorular olsa da, bu soruların en etkileyicisi bile olabilir.

Sora, altmış saniyeye kadar uzunlukta her türlü videoyu oluşturabilen bir metinden videoya dönüştürme aracı. Henüz denemeye açık değil ancak OpenAI tarafından yayınlanan bir dizi örnek video, bunun mümkün olan en kısa sürede gerçekleşmesi yönünde bir dalga yarattı. Bu ilk örnekler, Sora’nın şu ana kadar gördüğümüz en etkileyici metinden videoya dönüştürme aracı olduğunu gösteriyor. Aslında Google Imagen ve Runway Gen-2 gibi şirketler, nVidia’nın geçen yıl kendi etkileyici demolarını yayınlamasıyla temelleri attı . Ancak Sora birkaç yeni şey yapma becerisine sahip olduğundan hepsine üstünlük sağlıyor gibi görünüyor.

OpenAI Sora ile birkaç adım önde

Yapay zeka tarafından oluşturulan ilk videolarda tutarsızlık, çarpıklık ve yanılsamayı anında bozan diğer tuhaflıklar vardı. Ancak OpenAI’nin blog yazısında da açıklandığı gibi Sora, yalnızca “birden fazla karakter içeren karmaşık sahneler” yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda “fiziksel dünyayı hareket halinde simüle edebiliyor” ve nesnelerin bu dünyada nasıl var olması gerektiğini anlıyor. Sora mükemmel olmaktan çok uzak ve pek çok soru cevapsız kalıyor. OpenAI, “karmaşık bir sahnenin fiziğini doğru bir şekilde simüle etme”, “etki nedeninin belirli örneklerini” anlama ve ayrıca “bir istemin mekansal ayrıntılarını karıştırma” konusunda zorluk yaşayabileceğini kabul ediyor.

Ayrıca Sora’yı oluşturmak için hangi GPT modelinin kullanıldığını, hangi veriler üzerinde eğitildiğini, OpenAI’nin ilk test kullanıcılarının ötesinde piyasaya sürülmeye ne zaman hazır olacağını ve ne kadara mal olacağını da bilmiyoruz. Ancak yine de Sora’nın ilk örneklerinin bazılarının kalitesi ve bunun video, kameralar, filmler, oyunlar ve en önemlisi gifler için ne anlama gelebileceği karşısında şaşkınlığa uğramamak elde değil.

  • İkna edici bilim kurgu fragmanları yapılabiliyor.
  • Yapay zeka tarafından üretilen insanlar fotogerçekçi görünüyor.
  • Pixar tarzı animasyonlu kısa filmler de yapılabiliyor.
  • Drone’unuzun yerini alabiliyor.
  • Sizi yapay zekanın yarattığı bir geçmişe taşıyabiliyor.
  • İnce detay düzeyi olağanüstü seviyeye taşıyor.
  • Yeni bir kişiselleştirilmiş oyun türü sunabiliyor.

Uydu girişimi Skylo yatırım aldı!

Doğrudan cihaza uydu bağlantısı girişimi olan Skylo Technologies; BMW, Samsung ve Intel’in kurumsal girişim kollarından gelen yatırımlarla son finansman turunda 37 milyon dolar topladı.

Son tur, SoftBank ve DCM’nin önceki yatırımlarıyla birlikte Skylo’nun toplam finansmanını 153 milyon dolara çıkardı. Skylo, finansmanın genişleme planlarında “büyük bir adım” olduğunu söyledi.  Fonlar, ölçeğini ve operasyonlarını genişletmek ve karasal olmayan ağları tüketici, otomotiv, tarım, enerji ve ulaşım gibi sektörlerdeki işletmeler için daha erişilebilir hale getirme misyonunu ilerletmek için kullanılacak.

Uydu girişimi Skylo ile yeni dönem

Skylo CEO’su Parth Trivedi: “İnanılmaz bir yatırımcı konsorsiyumu tarafından desteklenen, doğrudan cihaza uydu bağlantısında bu yeni bölüme liderlik etmekten son derece gurur duyuyoruz. Bu tur, taşıyıcı ortaklıklarımızı hızlandırıyor ve tüm önde gelen cihaz üreticilerinin bu teknolojiyi benimsemesini destekliyor. standartlara dayalı çözümümüz” dedi.

Doğrudan cihaza ağ oluşturmak için yeni uydular oluşturmak yerine Skylo’nun modeli, akıllı telefonlar, giyilebilir cihazlar ve bağlantılı arabalar dahil olmak üzere IoT cihazlarını mevcut uydu altyapısına bağlayarak çalışıyor.  Böylelikle mobil operatörler, ekosisteminin tamamen elden geçirilmesine gerek kalmadan hizmetten yararlanabiliyor.

Skylo, aralarında Qualcomm, Samsung, MediaTek ve Sony’nin de bulunduğu büyük yonga seti üreticileriyle iş birliği yaparak ABD, Kanada ve Avrupa’da halihazırda bir başlangıç ​​hizmetini başlattı. Skylo ve Samsung S.LSI’nin ayrıca Skylo hizmetini Samsung’un amiral gemisi 5G modemlerine taşımak için devam eden bir ortaklığı var.

BMW Ventures’ın yönetici ortağı Kasper Sage: “Skylo’nun otomotiv endüstrisi için ‘her zaman açık, her zaman bağlantılı’ iletişimi mümkün kılan küresel bağlantı çözümünden etkilendik. Skylo, uydu bağlantısını yeni nesil araçlar için yeni bir standart haline getirecek, aynı zamanda insanları güvende tutacak ve gittikleri her yerde deneyimlerini kusursuz hale getirecek kanıtlanmış bir çözüme ve ekibe sahip” dedi.

Mobil uygulama dolandırıcılıkları önleme yöntemleri

Günümüzün dijital çağında mobil uygulamalar günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bankacılık ve alışverişten sosyal ağ ve eğlenceye kadar her şey için bir uygulama var gibi görünüyor. Ancak mobil uygulamaların popülaritesinin artmasıyla birlikte, şüphelenmeyen kullanıcıları hedef alan dolandırıcılık ve dolandırıcılık etkinlikleri de artıyor. Mobil uygulama dolandırıcılıkları mali kayba, kimlik hırsızlığına ve hassas bilgilerin ele geçirilmesine yol açabiliyor. Bu kapsamlı kılavuzda sahte uygulamalar, kimlik avı girişimleri ve kimlik hırsızlığı planları da dahil olmak üzere çeşitli mobil uygulama dolandırıcılık türlerini ayrıntılı olarak ele alacağız.

Mobil uygulama dolandırıcılıkları için dikkat edilmesi gerekenler

Sahte uygulamalar

En yaygın mobil uygulama dolandırıcılığı türlerinden biri, meşru uygulamaların kimliğine bürünen sahte veya taklit uygulamaları içeriyor. Bu sahte uygulamalar genellikle popüler markaları veya hizmetleri taklit ederek kullanıcıları bunları resmi olmayan uygulama mağazalarından veya kimlik avı web sitelerinden indirmeye yönlendiriyor.

Kimlik avı girişimleri

Kimlik avı dolandırıcılıkları, yanıltıcı e-postalar, kısa mesajlar veya saygın kaynaklardan geliyormuş gibi görünen uygulama içi bildirimler aracılığıyla kullanıcıları hedefliyor. Bu mesajlar genellikle kullanıcılardan kötü amaçlı bağlantılara tıklamalarını veya oturum açma kimlik bilgileri, kredi kartı ayrıntıları veya sosyal güvenlik numaraları gibi hassas bilgileri sağlamalarını istiyor.

Kimlik hırsızlığı planları

Kimlik hırsızlığı, dolandırıcıların bir bireyin adı, adresi, doğum tarihi veya sosyal güvenlik numarası gibi kişisel bilgilerini sahtekarlık amacıyla elde etmesi ve kötüye kullanması durumunda ortaya çıkıyor. Aşağıdaki adımlarla güvenliğinizi üst seviyeye taşıyabilirsiniz.

  • Uygulama orijinalliğini doğrulayın
  • Resmi uygulama mağazalarına sadık kalın:
  • İstenmeyen mesajlara karşı dikkatli olun
  • İzinleri ve İncelemeleri kontrol edin:
  • İki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirin:
  • Yazılımı Güncel Tutun
  • Kendinizi eğitin ve bilgili kalın

Mobil uygulama dolandırıcılıkları, kullanıcıların gizliliği, güvenliği ve finansal refahı için önemli bir tehdit oluşturuyor. Kullanıcılar farklı dolandırıcılık türlerini anlayarak ve proaktif güvenlik önlemlerini benimseyerek dolandırıcılık faaliyetlerinin kurbanı olma riskini azaltıyor. Mobil uygulamaları indirirken ve bunlarla etkileşimde bulunurken her zaman dikkatli olun ve dikkatli olmanın, dijital ortamdaki olası dolandırıcılıklara karşı kendinizi korumanın anahtarı olduğunu unutmayın.

Tim Cook yapay zeka için beklenen açıklamayı yaptı!

0

Apple CEO’su Tim Cook, üretken yapay zekaya yönelik girişiminin yakında başlayacağını duyurdu. Şirketin dördüncü çeyrek kazanç açıklamasının açılışında yaptığı hazırlıklı bir konuşmada, “İleriye baktığımızda, geleceği şekillendirecek bu ve diğer teknolojilere yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi. Cook: “Bu, muazzam miktarda zaman ve çaba harcamaya devam ettiğimiz yapay zekayı da içeriyor. Bu yılın sonlarında bu alanda devam eden çalışmalarımızın ayrıntılarını paylaşmaktan heyecan duyuyoruz” dedi.

Tim Cook yapay zeka müjdesini verdi

Tim Cook’un yorumları, 3.500 dolarlık Vision Pro başlığının piyasaya sürülmesinin ardından, şirketin analistlerin beklentilerini aşan bir çeyreklik rapor etmesiyle geldi. Ancak yatırımcıları şüphesiz en çok heyecanlandıracak şey, Apple’ın üretken yapay zeka çalışmalarını bu yıl açıklamayı planladığının ortaya çıkması oldu.

Yapay zeka, ChatGPT’nin lansmanından bu yana teknoloji sektörüyle ilgili tartışmalara hakim oldu. Hatta S&P Global’e göre, yapay zekadan bahsedilenlerin geçen yıl 10 kat artmasıyla kazanç çağrılarındaki varlığı da arttı. Buna ek olarak, Google ve Meta’dan Microsoft ve Amazon’a kadar Apple’ın Büyük Teknoloji rakiplerinin tümü üretken yapay zeka yeteneklerinden ve bunları verimliliği, üretkenliği ve büyümeyi artırmak için nasıl kullanmayı planladıklarından bahsetti.

Aslında pek çok kişi bundan zaten faydalanıyor. Meta hisseleri , Apple ile aynı tarihte kar açıkladıktan sonra piyasa öncesi işlemlerde yüzde 16 arttı. Artış, Meta’nın ilk temettüsünün yanı sıra Llama, açık kaynaklı yapay zeka modeli ve diğer alanlardaki yapay zeka yatırımını artırma planlarından kaynaklandı. Meta CEO’su Mark Zuckerberg bu haftaki kazanç çağrısında: “İleriye dönük olarak, en popüler ve en gelişmiş AI ürün ve hizmetlerini oluşturmak ana hedefimiz olacak” dedi.

Ocak ayında, yıl sonuna kadar yapay zekaya güç sağlamak için gereken 600.000’e kadar çipi stoklamayı planladığını duyurdu. Bu arada OpenAI destekçisi Microsoft, üç aylık gelirinde yıllık %18 artışla 62 milyar dolara ulaştığını bildirdi. CEO Satya Nadella, bu dönemi şirketin ” Yapay zeka hakkında konuşmaktan yapay zekayı geniş ölçekte uygulamaya geçtiği” bir dönem olarak tanımladı. Apple’ın yapay zeka konusundaki oyununun ne olacağı henüz belli değil.

Android 15 ilk geliştirici önizlemesi yayında!

Google’da Android ekibi mühendislikten sorumlu başkan yardımcısı Dave Burke tarafından Cuma günü yeni bir blog yazısı kalem alındı ve Andorid 15 geliştirici önizleme sürümünün yayınlandığı duyuruldu. Yapılan duyuruya göre yeni sürümde Privacy Sandbox’ın en son sürümünün yer aldığı ve bu sürümün hem “kullanıcı gizliliği” hem de “mobil uygulamalar için etkili, kişiselleştirilmiş reklam deneyimleri” sunduğu belirtildi.

Burke ayrıca  yeni sürümde sağlık ve spor uygulamalarındaki verileri bir araya getiren Health Connect üzerinde de bazı güncellemeler yapıldığını ve Health Connect’in artık “fitness, beslenme ve daha fazlası için yeni veri türlerine destek eklediğini” heyecan duydu. Kısmi ekran paylaşımı da yine bir başka yeni özellik ve tam olarak üzerinde yazanı yapıyor: kullanıcıların tüm ekran yerine bir pencereyi kaydetmesine olanak tanıyor. Burke, tablet ve katlanabilir form faktörlerinde büyük ekranlı Android’lere yönelik artan talepten bahsetti, bu da kısmi ekran paylaşımının neden mantıklı olduğunu kesinlikle açıklıyor.

Android 15’te ayrıca pil performansını iyileştirmek için üçlü bir yükseltme tasarlanmış durumda. Bunlardan ilki, ilişkili iş parçacıklarının performans yerine güç tasarrufunu tercih etmesi gerektiğini gösteren bir güç verimliliği modu ki uzun süre çalışan arka plan iş yükleri için harika bir haber. Diğeri GPU ve CPU çalışma sürelerinin her ikisi de ipucu oturumlarında ayrı ayrı raporlanabilir olacak ve sistemin iş yükü taleplerini en iyi şekilde karşılamak için CPU ve GPU frekanslarını birlikte ayarlamasına olanak tanır. Son olarak termal boşluk payı eşikleri, boşluk payı tahminine dayalı olarak olası termal azaltma durumunu yorumlamak için kullanılacak.

Burke’e göre ayrıca örneğin deklanşörlere odaklanan geliştiriciler, kamera önizlemesinin parlaklığını artıran düşük ışık geliştirmelerinin yanı sıra “görüntü yakalarken hem SINGLE hem de TORCH modlarında flaş yoğunluğunun hassas bir şekilde kontrol edilmesini sağlayan gelişmiş flaş gücü ayarlamaları” elde edecekler.

Burke, geliştirici önizlemesini “Android 15 özelliklerini denemek, uygulamalarınızı test etmek ve bize geri bildirimde bulunmak için ihtiyacınız olan her şeyi” sunmak olarak tanımladı. Burke’ün çağrısına kulak vermek isteyen geliştiricilerin iki seçeneği var: İşletim sistemini Google’ın Pixel 6, 7, 8, Fold veya Tablet cihazlarından birine flash olarak yüklemek ya da önizlemeyi Android Studio’daki Android Emülatörüne yüklemek.

Burke’ün gönderisi, Nisan ayından itibaren aylık betalar gelmeden önce Mart ayında ikinci bir geliştirici önizlemesinin görüneceğini gösteriyor. Platform kararlılığının Haziran ayında geleceği tahmin ediliyor. Buna göre Android 15 için resmi sürüm çıkış tarihi de yaklaşık olarak Temmuz – Ağustos 2024 olarak öngörülüyor. Google’ın yayın zaman çizelgesinde göz atıldığın da sondan ikinci madde Temmuz ayında Beta 4 ve sonuncusu da “AOSP ve ekosisteme Android 15 sürümü” olarak tanımlanan tarihsiz bir etkinlik.

Yapılan tüm açıklamalar içinde en dikkat çekici olan ise 2023 ve şuana dek 2024’ün en sıcak konusundan yani yapay zekâdan hiç bahsedilmemiş olması. Android 15 sürümünün yapay zekâ açısından birçok özellik ve yeniliği desteklemesi beklense de Google ser verip sır vermiyor gibi gözükmekte.

Robotik endüstrisinin baş belası “Tekillikler”

0

2023 yapay zekânın yılı olurken, robot teknolojileri ve mekatronik alanında yaşanılan yenilikler de son derece ilgi çekici gelişmeler. Buna karşın, robotları karıştığı kazalar ve ölümlü vakalar da rapor edilmeye devam ediyor. Peki hızla gelişen bu alanda güvenlik neden tam olarak sağlanamıyor? Uzmanlara göre sorunun asıl kaynağı yazılım geliştirme ve tekilliklerde (singularities) ya da başka bir deyişle anomalilerde yatıyor.

Robot teknolojisinin bir donanım sorunu olduğu kadar bir yazılım sorunu olduğu gerçeğini gözden kaçırmak oldukça kolay çünkü başarılı robot sunumlarında programlama ve yazılım çoğu zaman anlaşılabilir bir şekilde mekatroniğin cazibesinin gölgesinde kalıyor. Ancak gerçekçi olmak gerekirse robot projelerinde uygun yazılım çözümü olmadan elinizde pahalı ve havalı bir kağıt ağırlığından başka bir şey olmaz. Robot teknolojilerinin yaygın olarak benimsenmesine giden yol, gerçek dünyada kullanımı engelleyebilecek beklenmedik sorunlarla doludur. Uzmanlara göre bu sorunların temelinde yatan ise tekillikler yani anomaliler.

Robot dünyasında bu kavram çok daha incelikli ve tam olarak anlaşılması için kategori hakkında gerçek bir bilgi gerektiriyor. Araştırma makaleleri dışında “tekillikler” kavramı nadiren karşılaşılan türden bir terim. Bununla birlikte tekillikler aslında, gerçek dünyada gerçek etkileri olan oldukça ciddi bir konu. Bu alanda çalışan firmalardan birisi olan Jacobi, “Tekillikler endüstriyel robotlar için Aşil’in topuğudur,” diyor ve ekliyor: “Robotun aynı hareketleri tekrar tekrar ve körü körüne takip ettiği tekrarlayan görevlerde, robotlar, robot yollarının haftalarca süren sıkıcı manuel ince ayarıyla tekilliklerden kaçınacak şekilde programlanabilir. Ancak birçok robot uygulamasında, malzemelerdeki küçük değişiklikler veya termal genleşme nedeniyle robot yollarının periyodik olarak değiştirilmesi gerekir.”

Eğer robotik donanıma biraz aşinaysanız, altı ya da yedi serbestlik derecesine sahip bir robot kolu için kullanılan “serbestlik derecesi” terimini duymuşsunuzdur. Bu, sistemin eklemlerini ve bu eklemlerin hareket edebildiği eksenleri ifade eder. Tekillikler ise eksenler boyunca robotun hareket edemediği noktalardır. Bu olduğunda, robot çalışmayı durdurur veya beklenmeyen anomaliler sergilemeye başlar. İleri tekrar yoluna koymak içinse genellikle bir insanın müdahale etmesi gerekir.

UC Berkeley robotik öğrencilerinden ve profesör Ken Goldberg tarafından kurulan Jacobi, seçkin ortaklarla bu konuda pilot çalışmalar yürütüyor. Firma, Python ve C++ gibi programlama dillerinde yazılan hareket kodlarını incelemenin yanı sıra, bu hareketler esnasında karşılaşılabilecek sorunları görmek için yapay zekâdan faydalanıyor. Başarılı bir değerlendirme ve simülasyon sayesinde Jacobi, yaşanılan tekilliklerin 20’de 1 oranına kadar azaltılabildiğini söylüyor.

iPhone 16’nın kamerası sızdırıldı: Apple, rakiplerine fark atacak mı?

0

Teknoloji devi Apple’ın, Eylül ayında piyasaya sürmeyi planladığı iPhone 16 modelinin kamera modülü sızdırıldı. Sızan görseller, cihazın yeni dikey düzenlemesini doğruluyor ve Neural Engine ile güçlendirilmiş ultra hızlı yapay zeka (AI) performansını ortaya koyuyor.

Ana Paragraflar: Apple’ın iPhone 16’sının kamera modülü, güvenilir ihbarcı Majin Bu tarafından Twitter üzerinden paylaşılan görsellerle meraklıların dikkatini çekti. Sızan şemalar, önceki bilgileri doğrulayarak, cihazın dikey düzenlemeye sahip olduğunu gösteriyor. Bu yeni dikey kurulum, I-34 kamera projesini içeriyor ve Uzamsal Video kaydını iPhone 16 ve iPhone 16 Plus modellerine getirebilir.

Apple, bu yılın sonlarına doğru piyasaya sürmeyi planladığı iPhone 16 serisinde kameraya odaklanarak bir dizi yükseltme sunmayı hedefliyor. Yeni kamera modülü, kullanıcılarına daha fazla işlevsellik ve özelliklerle gelişmiş bir fotoğraf ve video deneyimi vaat ediyor.

iPhone 16’nın sızdırılan kamera modülü, Apple hayranlarını heyecanlandırırken, cihazın beklenen özellikleri ve dikey düzenlemesiyle ilgili merak da artıyor. Eylül ayındaki resmi lansmanla birlikte, Apple’ın ne gibi sürprizlerle kullanıcılarını karşılayacağını görmek için sabırsızlıkla bekleniyoruz.

Apple’dan bütçe dostu hamle: iPhone SE 4’ün muhtemel çıkış tarihi ve özellikleri belli oldu!

Teknoloji devi Apple, bir sonraki bütçe dostu iPhone’u olan iPhone SE 4’ün çıkış tarihine dair beklenen bilgileri paylaştı. iPhone SE serisinin dördüncü nesli olarak tanıtılması planlanan model, önceki versiyonlardan farklı olarak OLED ekran ve diğer yenilikleri içerecek.

Geçtiğimiz yıl tanıtılan iPhone SE 3’ün satış beklentilerinin altında kalmasıyla birlikte, tüm gözler Apple’ın bir sonraki hamlesi olan iPhone SE 4’e çevrildi. Yeni modelin öne çıkacak özellikleri arasında 3279 mAh pil, 6,1 inç OLED ekran, Face ID teknolojisi ve çentikli tasarım yer alıyor.

iPhone SE 4'

Son raporlara göre, iPhone SE 4′ ekran maliyetlerini düşürmek adına eski bir modelde kullanılan ekranı yeniden değerlendireceği belirtiliyor. iPhone SE 4’ün muhtemel olarak iPhone 13’te kullanılan 6,1 inçlik OLED ekrana sahip olacağı ifade ediliyor. Bu değişiklik, iPhone SE serisinin LCD teknolojisini kullanan tek model olma özelliğini ortadan kaldırarak seriyi premium modellere daha yaklaştıracak.

Ancak, iPhone SE 4′ hala ekran tedariki konusunda karar vermediği bildiriliyor. Raporlar, Samsung ve BOE‘nin 30$ ila 40$, Çinli üretici Tienma‘nın ise 40$ fiyat teklifinde bulunduğunu belirtiyor. Ancak, Samsung‘un birim başına sunduğu 30$ fiyatla siparişlerin çoğunu alması muhtemel görünüyor. Bu maliyetlerin, iPhone 15’te kullanılan panelden üçte bir oranında daha düşük olduğunu hatırlatmak önemlidir, bu da Apple’a her iPhone SE 4 satışından makul bir gelir sağlayacaktır.

iPhone SE 4’ün çıkış tarihi henüz kesinleşmemiş olsa da, sektör kaynakları 2025 yılını işaret etmekte. Apple kullanıcıları, bu yeni bütçe dostu iPhone’un özelliklerini ve çıkış tarihini merakla beklemeye devam ediyor.

Uzaydan IoT bağlantısı!

Gianluca Redolfi ile yapılan bir röportaj, Apple, Sony ve Samsung tarafından belirlenen standartlarla uyumlu, uzaydan IoT bağlantısı sunan ilk şirket olan Sateliot hakkında daha fazlasını ortaya koyuyor. Bu şirket, ilk düşük dünya yörüngesi (LEO) nanosatellit setini piyasaya sürerek Nesnelerin İnterneti’ne (IoT) 5G kapsamı getirdi.

Uzaydan IoT bağlantısı

Hepimizin bildiği gibi dijitalleşme dünya çapında toplumları, işletmeleri, sağlığı ve eğitimi dönüştürdü. Şaşırtıcı bir şekilde avantajları dünya nüfusunun yalnızca yüzde 15’iyle sınırlı. Gianluca, hücresel kapsama alanı olmayan alanlara ışık tutuyor: “Sateliot’un amacı, her şeyi her yere veya herkese bağlamak” diyor. Küresel hücresel ağların önemli rolünü kabul ediyor. Ancak 90’ların ortasından beri devam eden bir sınırlamaya dikkat çekiyor.

Gianluca, bu hizmetin önemini açıklayarak, geleneksel olarak uydu üzerinden çalışan bir telefon istiyorsanız, o uydu ağı için tasarlanmış özel bir telefona ihtiyacınız olacağını ve bunun maliyetli olabileceğinin altını çiziyor. Temel olarak, bağlantıyı sağlamak için iki telefon taşımanız gerekir. Bununla birlikte, Sateliot’un 5G’ye yaklaşımı ve standardizasyonu sayesinde, günlük kullanılan herhangi bir cihaz, normal donanım kapsamının dışına çıktığında sorunsuz bir şekilde uydu kapsama alanına geçebiliyor.

Gianluca, “Farklı bir cihaza sahip olmanıza gerek yok. Arka uçta uydu üzerinden giden her yere kapsama alanı genişletiliyor” dedi. Ayrı bir cihaza ihtiyaç duyulmaması gerçek bir oyun değiştiricidir ve Gianluca’dan bunun sadece günlük faaliyetlerindeki bireyler için değil, aynı zamanda tüm sektörler için de geçerli olduğunu kısa sürede öğreniyoruz.

Örneğin, dünya çapındaki şirketler halihazırda “akıllı tarım” olarak adlandırılan şeye katkıda bulunarak çiftçilere ve tarım endüstrisine daha az kaynakla daha iyi sonuçlar elde etmelerine yardımcı oluyor. Bu, nem, sıcaklık, güneş ışığı, konum, rüzgar ve hatta böcek sesleri gibi çeşitli faktörleri izleyen cihazların kullanılmasını içerir. Bu cihazlar, su ve kimyasallar gibi kaynak tüketiminin optimize edilmesine yardımcı olarak daha iyi sonuçlara yol açıyor. Ancak hücresel ağların olmadığı alanlarda bilgi alma konusunda bir sınırlama ortaya çıkıyor. Bu noktada uydu bağlantısı kritik hale geliyor ve çiftçilere analiz için veri aktarımı ve eyleme dönüştürülebilir bilgiler sağlanıyor.

Gianluca, “ABD, Meksika, Brezilya, Güney Afrika, Nijerya ve Avustralya olabilir. Çin veya başka pek çok ülke olabilir. Özellikle tarım alanında önemli bir kapsam eksikliği var” dedi.

Loongson’dan IPC başarısı: Zen 4 ve Raptor Lake eşit!

0

Çin’in yerli tasarımı Loongson 3A6000 işlemcisi, Zen 4 mimarisi ve Raptor Lake ile benzer IPC’ye sahip olmasına rağmen, düşük hızlar ve sınırlı çekirdek sayısı nedeniyle AMD ve Intel’in en yeni teklifleriyle rekabet etmekte zorlanıyor. Çinli teknoloji uzmanı Geekerwan’ın yaptığı kıyaslamalara göre, 3A6000, AMD’nin Zen 4 mimarisi ve Intel’in Raptor Lake’i ile aynı seviyede döngü başına komut sayısına (IPC) sahip.

Performans ve kıyaslama:

Loongson 3A6000, SPEC CPU 2017 işlemci kıyaslaması kullanılarak yapılan testlerde Zen 3 tabanlı Ryzen 9 5950X’in önünde ve Zen 4 tabanlı Ryzen 9 7950X ile Intel’in Raptor Lake Core i9-14900K’nın hemen gerisinde yer aldı. Ancak, kayar nokta performansında hala geride kaldığı gözlemlendi. IPC metriği, mimarinin performansını değerlendiren bir gösterge olup, Loongson’un bu alandaki başarısı takdire değer.

Loongson'dan IPC

Loongson 3A6000, 12nm süreçte üretiliyor ve 50 watt TDP altında 2,5 GHz’e çıkabilen dört çekirdek ve sekiz iş parçacığına ev sahipliği yapıyor. Ancak, günümüz standartlarına göre düşük olan saat hızı, işlemcinin genel performansını olumsuz etkiliyor. Rapora göre, Loongson’un, saat hızlarını, çekirdek sayılarını ve önbellek boyutunu artırmak için üretim süreci teknolojisini geliştirmesi gerekiyor.

Gelecek nesil Loongson:

Raporlar, yeni nesil Loongson 3A7000 CPU’ların SMIC’nin 7 nm sürecini kullanacağını ve daha yüksek saatlere ve daha fazla çekirdeğe izin vererek mimarinin potansiyelinden daha iyi yararlanacağını öne sürüyor.

Çin’in Loongson 3A6000 CPU’su, IPC başarımıyla dikkat çekiyor ancak düşük saat hızları ve sınırlı çekirdek sayısı, AMD ve Intel’in en yeni işlemcilerine karşı rekabet etme konusunda zorluklar yaratıyor. Gelişmelerin ardından, Loongson’un gelecek nesil çipleriyle daha etkileyici bir performans göstermesi bekleniyor.

Avustralya Vergi Dairesi’nden dev vergi iadesi dolandırıcılığı tespiti!

Avustralya Vergi Dairesi (ATO) için çalışan yüz elli kişi, Facebook ve TikTok’ta reklamı yapılan bir vergi iadesi dolandırıcılığına katıldıkları için soruşturma geçirdiler. Çalışanların bazıları hakkında dava açıldığı duyuruluyor. Dolandırıcılığın boyutu geçtiğimiz hafta ATO’nun, Avustralya’nın katma değer veya satış vergisine eşdeğer olan Mal ve Hizmet Vergisi (GST) için dolandırıcılık kontrol düzenlemelerinin yönetimi ve gözetimine ilişkin bir denetimde ortaya çıktı.

Başka ülkelerde olduğu gibi Avustralya’da da işletmeler kendi alışverişleri için ödedikleri satış vergisinin iadesini talep edebiliyor. Ancak ülkede iş kurmak son derece kolay olduğu ve vergi iade taleplerinin denetiminde yaşanan aksaklıklar pahalıya patlamış gibi görünüyor.  Dünya Bankası, Avustralya’yı dünyada iş kurmak için en kolay yedinci ülke olarak sıralıyor (aynı listede Türkiye 33. sırada). Bunun nedenlerinden birisi ise sürecin bir adımının yani Avustralya İşletme Numarası (ABN) almanın çok az çabayla çevrimiçi olarak gerçekleştirilebilmesi. ABN aynı zamanda vergi iadesi işlemlerine kaydolmak için gereken birkaç gereklilikten birisi. Geri ödeme talep etme araçları da çevrimiçi ve kullanımı kolay.

Çevrimiçi reklamlarda tanıtılan dolandırıcılık, ATO’dan kredi almanın bir yolunu ayrıntılı olarak açıklıyordu ve dolandırıcılık ilanlarına yanıt verenlere sahte bir işletme yaratma, hileli bir şekilde ABN başvurusu yapma ve ardından vergi iadesi için sahte taleplerde bulunma yöntemleri öneriliyordu. Dolandırıcılık bir süre için olağanüstü iyi çalıştı. ATO’ya yönelik denetimde, Nisan 2022 ile 30 Haziran 2023 arasındaki dönemde 2 milyar A$ (1,29 milyar $) tutarında hileli GST iade talebi ve 57.000 katılımcı tespit edildi.

Buna karşın yapılan denetimlerde 2021 yılının ortalarından itibaren ATO’nun artan sayıda GST dolandırıcılığı ihbarı aldığı ve Aralık 2021’den itibaren finans kuruluşlarının şüpheli GST ve gelir vergisi iadelerine ilişkin yüksek miktarda uyarı gönderdiği ortaya çıktı.  Ocak 2022 itibariyle ATO o kadar çok vakayı takip ediyordu ki, hepsiyle ilgilenecek yeterli sayıda çalışanı olmadığını biliyordu. Aynı yılın Nisan ayında, bu karmaşanın üstesinden gelmek için 470 kişi görevlendirildi ve bu çabaya Protego Operasyonu adı verildi.

Sahte taleplerin bir kısmı çalıntı kimliklerle gerçekleştirildi

Protego Operasyonu devam ederken, 150 ATO yetkilisinin soruşturmaya değer olduğu tespit edildi. ATO dün yaptığı açıklamada soruşturulanların “çoğunluğunu” “Protego Operasyonu dolandırıcılığı yaptıklarından şüphelenildiği sırada ATO’da çalışmayan eski yükleniciler ya da eski çalışanlar” olarak tanımladı. Bu arada ATO yetkililerinden bazıları da bizzat kimlik hırsızlığı mağduru olup dolandırıcılık faili değillerdi.

Ancak bir düzine ATO personelinin vergi dairesi için çalışırken dolandırıcılık yaptığı tespit edildi. Vergi iadesi dolandırıcılığına adı karışan bu kirli çalışanlara yönelik yaptırımlar arasında sözleşmenin feshi, idari işlem ve cezai kovuşturma yer alıyor. Protego Operasyonu sonucunda birçok kişi hakkında dava açıldı. Örneğin ATO, bir mücevher ve gümüş üretim işletmesi için ABN’yi yeniden aktif hale getiren ve daha sonra yaklaşık 47.500 $ para cezası ve 20 ay hapisle sonuçlanan 63 sahte GST talebinde bulunan bir failin ayrıntılarını paylaştı. Protego Operasyonu sırasında ortaya çıkarılan diğer sahte iddialar milyonlarca GST iadesi talep etti ve yedi buçuk yıllık cezalarla sonuçlandı. Avustralya’nın Ciddi Mali Suçlar Görev Gücü, şemayı teşvik edenleri takip etmeye devam ediyor. ATO’nun 150 çalışanının vergi sahtekarlığı yaptığından şüphelenilmesi şok etkisi yaratmış olsa da denetim, vergi kuruluşunun çabalarının şüpheli GST iadelerinde 2,7 milyar A$’lık (1,75 milyar $) ek bir artışı önlediğini, 123 milyon A$’ın (79,5 milyon $) geri alındığını ve henüz geri ödenmemiş sahte iadeler için büyük bir faiz biriktirdiğini ortaya koydu.

İlaç endüstrisini 2024’te ne bekliyor?

0

Uluslararası danışmanlık şirketi EY (Ernst & Young) Türkiye tarafından sekizinci kez düzenlenen Health Talks toplantısı, sağlık ve yaşam bilimleri sektörünün liderlerini bir kez daha bir araya getirdi. Toplantıda, 2023 yılında sektörü etkileyen faktörler ele alınırken, 2024 yılıyla ilgili öngörüler paylaşıldı.

EY (Ernst & Young) Türkiye tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen Health Talks toplantısının bu yıl sekizincisi için bir araya gelindi. Toplantıya, EY Amerika Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektörü Lideri Dr. Arda Ural ile EY Türkiye Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektör Lideri T. Ufuk Eren başta olmak üzere, yerel ve uluslararası sağlık hizmeti, ilaç ve medikal teknoloji şirketlerinden üst düzey yöneticiler katıldı. Toplantıda sektörün makro ve mikro olarak değerlendirilmesinin yanı sıra, birleşme ve satın alma işlemleriyle ilgili veriler ve yapay zekânın sektöre etkisi gibi başlıklar ele alındı.

Sağlık ve yaşam bilimleri sektöründe son yıllarda yaşanan gelişmeleri ve 2024 yılına ilişkin öngörüleri paylaşan EY Amerika Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektörü Lideri Dr. Arda Ural şunları söyledi:

“İlaç endüstrisinin küresel çaptaki büyüklüğü şu anda yaklaşık 1 trilyon dolar değerindeyken, Amerika bu rakamın 400 milyar dolarlık kısmını oluşturuyor. Sektördeki birleşme ve satın alma rakamları 2012 yılından 2019 yılına kadar istikrarlı bir yükseliş gösterdi. Ardından pandeminin de etkisiyle yeni kaynak akışı sebebiyle hareketlenen sektörde 2019 yılından 2021’e kadar da çok fazla işlem gerçekleşti. Ancak, geçtiğimiz yıl itibarıyla pandeminin yarattığı yapay etkinin azalmasıyla birlikte şirket alım satım işlemlerinde düşüş söz konusu oldu. 2024 yılı ise daha iyimser şekilde başladı ve EY Firepower 2024 raporumuza göre bu olumlu ortamın devam edeceğini öngörüyoruz. Her sektörde olduğu gibi ilaç ve biyoteknoloji sektöründe de sürdürülebilir büyüme sağlamaya ihtiyaç var ve bu da yeni teknolojilerin, daha çok ufak girişimci firmaların atılımlarıyla mümkün görünüyor. Buna ek olarak, yapay zekâ operasyonel süreçlerde zaman ve emek tasarrufu sağlayarak üretkenliği artırıyor. Sektörde yapay zekânın, en fazla ilaç geliştirme aşamasında kullanım alanı bulmakla beraber başka uygulama alanlarında da önü açık görünüyor. Firmalar, yapay zekâ sayesinde iş geliştirme ve üretim süreçlerinde %60 – %70 oranında verim sağlama imkanına sahip olabilir.”

EY Türkiye Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektör Lideri T. Ufuk Eren ise şunları ekledi:

“Sağlık sektöründe yapay zekâ hayat kurtarıyor ve daha fazla hayat kurtarması için de büyük potansiyele sahip. 2023’te yapılan bir araştırmaya göre, Avrupa’da tıbbi hataların %30’u iletişim eksikliğinden kaynaklanıyor ve bu da hayati tehlikelere yol açan sonuçlar doğurabiliyor. Yapay zekâ, sağlık hizmetlerini iyileştirmek için doğru zamanda ve doğru bağlamda bilgi sağlayarak bu hataları önleyebilir ve hasta sonuçlarını iyileştirerek hayat kurtarabilir.

Buna ek olarak, yapay zekâ sağlık profesyonellerinin daha fazla bakım hizmeti sağlamasına olanak tanıyabilir. Örneğin, sağlık sağlayıcıları notları yazmak yerine hastalarla daha fazla zaman geçirerek mesleklerini daha verimli uygulayabilir. Ayrıca, sağlık ve sosyal bakım aktivitelerinin %36’sının yapay zekâ ile otomatize edilebileceği tahmin ediliyor. Bu üretkenlik artışı, 2030 yılında OECD ülkelerinde 3,5 milyon olarak öngörülen sağlık profesyoneli açığını ciddi şekilde azaltabilir. Yapay zekâ; yapılan işin, sağlık personeli ve hastalar arasındaki etkileşimin ve sağlık çıktılarının kalitesini artırabilir.

Bunların yanı sıra, yapay zekâ dijital sağlık altyapısını siber tehditlerden korumaya yardımcı olabilir. Sağlık sistemlerine artan bir şekilde siber saldırılar gerçekleşiyor ve bu saldırıların finansal kaybı 2025 yılı için 10,5 trilyon dolar olarak tahmin ediliyor. Yapay zekâ, bu tehditleri önden tespit edebilir ve sağlık sistemi altyapısındaki ihlallerle ilgilenmede şirketlere yardımcı olabilir. Ayrıca yapay zekâ yardımıyla, sağlık sektörü şu anda karar verme sürecinde kullanılmayan sağlık veri varlıklarının %97’sini değer elde etmek için kullanabilir hale getirebilir.”

EY Türkiye tarafından sağlık ve yaşam bilimleri sektörüne özel gerçekleştirilen Health Talks toplantısının çıktılarını detaylıca içeren raporun Şubat ayı içinde yayımlanması planlanıyor. İlgili rapora EY web sitesi üzerinden ulaşılabilecek.

Apple Spotlight aramayı yapay zeka ile güçlendirecek mi?

Teknoloji devi Apple, iOS, iPadOS ve macOS üzerindeki Spotlight aramasını güçlendirmek amacıyla yapay zeka teknolojilerini kullanma planları içinde. Güncelleme, büyük dil modellerinin entegrasyonuyla kullanıcıların Spotlight aramasında daha akıllı ve etkileşimli bir deneyim yaşamasını hedefliyor.

Son raporlar, Apple’ın bu güncellemeyle birlikte Spotlight’ı daha derin ve anlamlı bir arama aracına dönüştürmeyi düşündüğünü gösteriyor. Büyük dil modellerinin entegrasyonu, Spotlight’ı sadece temel web aramalarından öteye taşıyarak, kullanıcıların uygulamalar arasında daha karmaşık görevleri gerçekleştirmesine olanak tanıyacak.

Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre, Apple Spotlight yeni sürümü, üçüncü parti uygulamalarla daha derin entegrasyon sağlayarak kullanıcılara geniş bir işlevsellik sunacak. Bu, Spotlight’ı bir tür ChatGPT benzeri bir araç haline getirerek, kullanıcıların sorularına daha zeki ve özgün yanıtlar verme kapasitesini artırabilir.

Apple Spotlight

Apple’ın yapay zeka odaklı çalışmalarının bir parçası olarak, bu güncellemeyle birlikte Spotlight’ın daha önce mümkün olmayan detaylı bilgilere erişim sağlaması bekleniyor. Ancak, resmi bir açıklama olmadığı için güncellemenin çıkış tarihi ve tam detayları belirsizliğini koruyor.

Şu anki Apple Spotlight sürümü genellikle uygulamaları başlatma, temel web aramaları yapma ve genel bilgileri alma işleviyle sınırlı. Ancak, bu yapay zeka tabanlı güncelleme, Spotlight’ı daha entegre, hızlı ve kullanıcı dostu bir araç haline getirerek, Apple kullanıcılarına daha zengin bir deneyim sunabilir.

Apple’ın yoğunlaşan yapay zeka çalışmalarıyla birlikte, Spotlight’ın güncellenmiş sürümüyle ilgili beklentiler yüksek. Ancak, kullanıcılar resmi duyuruyu ve güncellemenin detaylarını öğrenmek için sabırsızlıkla beklemeye devam ediyor.

Cruise’e bir darbe de San Francisco Giants’dan geldi!

Ağustos 2023’te duyurulan pazarlama ortaklığı, başka bir GM markasıyla devam edecek. 2024 beyzbol sezonu için SF Giants formaları, koyu turuncu renkli “EV” ile birlikte Chevrolet logosunu gösterecek. 

Chevrolet’nin tamamen elektrikli araç portföyü Chevy Blazer EV’yi, yakında çıkacak olan Equinox’u ve Chevy Silverado EV’yi içeriyor. Otomobil üreticisi yakın zamanda Chevy Bolt ve Chevy Bolt EUV’nin üretimini durdurdu ve bilgi-eğlence sistemini etkileyen bir yazılım sorunu nedeniyle Chevy Blazer EV’nin satışlarını duraklattı.

Tek tip etiket değişikliği, San Francisco merkezli Cruise’un, Ekim ayında bir yayanın sürücüsüz arabalardan birinin altında sıkışıp daha sonra sürüklenmesine neden olan bir olayın ardından şehirde robotaksi çalıştırma ticari iznini kaybetmesinden birkaç ay sonra geldi. O zamandan bu yana geçen aylarda Cruise kurucu ortağı ve CEO’su Kyle Vogt istifa etti, personelinin %24’ü işten çıkarıldı; Adalet Bakanlığı, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu soruşturmalar başlattı ve GM, şirketi yeni liderlikle tekrar rayına oturtmak için çabaladı.

Cruise sözcüsünün e-postayla gönderdiği bir açıklamada, “2024 beyzbol sezonu yaklaşırken Cruise, resmi üniforma etiket ortağı olma hakları da dahil olmak üzere Giants pazarlama ortaklığımızı Chevrolet’e devrediyor ve onu GM ailesinde tutuyor.” diyor. “Güvenli, güvenilir, erişilebilir ulaşım sağlama misyonumuza uygun olarak Cruise, etkinlik katılımcıları ve halk için basketbol sahası park tesislerinde yüzlerce elektrikli araç şarj cihazı geliştirmeye yönelik Giants ile ortak taahhüdüne yatırım yapmaya devam ediyor.

Robot taksi otobüse çarptı, hepsi geri çağrıldı

San Francisco Giants’ın bir sözcüsü bunun “doğal bir geçiş olduğunu ve tüm taraflarca kararlaştırıldığını” söyledi. Cruise’un 2025’te üniforma yamasına dönüp dönmeyeceği sorulduğunda sözcü, “Şu anda bilmiyoruz.” dedi.

San Francisco Giants sözcüsü, “Bu aynı zamanda Chevrolet için de iyi bir fırsat çünkü MLB’nin resmi otomobil sponsoru ve son 20 yılda 14 takımın sponsoru olarak MLB’yi destekleme konusunda uzun süredir devam eden bir geçmişe sahipler.” dedi.

Orijinal anlaşmanın bir parçası olarak Cruise, Oracle Park otopark tesislerine 100’den fazla elektrikli araç şarj cihazı kurmayı kabul etmişti.

Profesyonel sporcuların giydiği formaların üzerinde reklam alanı satmak bazı spor dallarında yaygın bir uygulama. Ancak bu, Major League Baseball’da daha yeni bir olgu. 2023 sezonunun başında, aralarında San Francisco Giants’ın da bulunduğu ligdeki 30 takımdan yedisinin sponsorluk satışı gerçekleşti.

Xiaomi kendi işlemcisini geliştirmek için ARM ile iş birliği yapacak!

Maliyetlerin giderek yükselmesi nedeniyle Xiaomi, alternatif çözümler arayarak kendi işlemcisini üretmeye hazırlanıyor. Şirket, bu amaçla ARM ile iş birliği yapma kararı aldı. Çinli akıllı telefon üreticilerinin kendi yonga setlerini geliştirmek konusundaki kararlılığı, sektörde önemli bir bağımsızlık adımı olarak kabul ediliyor. Ancak, Huawei dışında bu hedefe ulaşabilen başka bir firma olmamıştı. Görsel işlem gibi belirli alanlara odaklanmış yongalar geliştirilmiş olsa da, Samsung veya Qualcomm’a rakip olacak bir proje ortaya çıkmamıştı.

Xiaomi  işlemcisini

2022’de Oppo’nun kendi yonga seti için ARM ile iş birliği yapacağı açıklanmış, Xiaomi işlemcisini ancak 2023 ortalarında yaşanan akıllı telefon pazarındaki durgunluk nedeniyle proje iptal edilmişti. Şimdi ise Xiaomi, kendi yonga setini geliştirmek amacıyla ARM ile iş birliği yapma yoluna girdi. Xiaomi, yılda 160 milyondan fazla satış yapan bir akıllı telefon devi olarak, yonga seti maliyetinden tasarruf etmek istiyor. Özellikle Snapdragon 8 Gen 2 yonga setinin 160 dolarlık maliyeti göz önüne alındığında, bu tasarruf önemli bir faktör haline geliyor.

Ancak,Xiaomi işlemcisi ile sıfırdan yonga seti pazarına girmek büyük bir risk taşıyor. MediaTek, Qualcomm, Samsung gibi firmalar uzun yıllara dayanan tecrübeleri ve geniş müşteri tabanlarıyla sektörde sağlam bir konumda bulunuyorlar. Xiaomi’nin bu devlerin yerini alabilecek kalitede bir yonga seti tasarlaması büyük bir meydan okuma. Bu noktada, ARM tarafından sunulan hazır tasarımları kullanma seçeneği de değerlendirilebilir.