Hindistan’daki USB-C yasası Apple’ı zor durumda bırakıyor!

Hindistan, Avrupa Birliği’nin USB-C şarj portu standardını benimseyen yasayı ülkede uygulamayı planlıyor. Bu karar, özellikle Apple için üç önemli sorunu beraberinde getiriyor. Sadece Hindistan’da değil, aynı zamanda dünya genelinde bu değişikliklerin Apple’ı nasıl etkileyeceği merak konusu.

USB-C şarj portu yasası, tüm akıllı telefon üreticilerini aynı şarj standardını kullanmaya zorluyor. Avrupa Birliği’nde benimsenen bu standart, e-atık azaltma ve tüketicilere birden fazla cihaz için aynı şarj cihazını kullanma kolaylığı sağlama amacını taşıyor.

Ancak, bu yasa, Apple’ın eski modellerde kullanılan Lightning bağlantı noktasına sahip cihazlarını üretim ve satış konusunda zor durumda bırakıyor. Taslak halindeki yasa, yürürlüğe girdikten sonra üretilen tüm cihazlar için geçerli olacak, bu da Apple’ın Hindistan’da hala üretilen eski iPhone modellerinin satışını etkileyecek.

hindistan usb-c   apple'

Apple’ın üç büyük sorunu

Apple’ın Hindistan’daki bu değişikliklere karşı üç büyük sorunu bulunuyor. İlk olarak, Apple’ın Hindistan’da hala popüler olan eski iPhone modellerine olan talebi, şirketin satış stratejilerini etkileyecek gibi görünüyor. İkinci olarak, Hindistan’ın uyguladığı vergi teşvikleri, Apple’ın üretim hedeflerine ulaşmasını zorunlu kılıyor. Eğer Apple, eski modelleri üretemezse, vergi avantajlarından mahrum kalabilir ve üretim maliyetleri artabilir. Üçüncü olarak, Hindistan, Apple’ın Çin dışında en büyük üretim merkezi konumunda. Yeni yasa, şirketin Çin’e olan bağımlılığını azaltma hedefini sekteye uğratabilir.

Reuters’in haberine göre, Apple, Hindistan hükümetine eski modellere muafiyet tanınması veya yasanın uygulanmasının ertelenmesi için lobi yapıyor. Apple, Hindistan’ın Avrupa Birliği’ni takip etmesi ve mevcut iPhone’ların evrensel şarj portlarına sahip olması şartıyla yerel üretim hedeflerini sürdürebileceğini savunuyor. Ancak, diğer üreticilerin bu değişikliği kabul ettiği bir ortamda, Apple’ın bu mücadelesi dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, Hindistan’daki USB-C şarj portu yasası, Apple için hem satış stratejilerini hem de üretim hedeflerini yeniden değerlendirmeyi gerektirecek gibi görünüyor.

Nvidia RTX 3060 fiyatları düşecek mi?

GPU devi Nvidia, Ampere serisinin popüler üyesi RTX 3060 modelini daha rekabetçi hale getirme planlarıyla heyecan yaratıyor. Şirket, Board Channels’dan gelen bilgilere dayanarak RTX 3060’ın dağıtımını en azından 2024’ün ilk çeyreğine kadar sürdürmeyi hedefliyor. Ancak, bu tarihten sonraki süreç, üreticilerin ve kullanıcı taleplerinin ne yönde olduğuna bağlı olarak şekillenecek.

Bilinmeyenlere göre, Nvidia genellikle yeni nesil ekran kartlarını duyurduktan yaklaşık bir yıl sonra eski modellerin üretimini durdurma eğiliminde. Ancak, RTX 3060 için bu durum değişebilir. Özellikle RTX 4060’ın tanıtılmasının ardından, RTX 3060’ın kaderi, yapılacak olan üretim miktarına ve kullanıcı talebine bağlı olacak gibi görünüyor.

RTX 3060, üçüncü yıl dönümüne yaklaşırken, 12 GB’lık orijinal modeli veya 8 GB’lık sürümü olsun, genel olarak 330 dolar civarında bir fiyat etiketine sahip. Ancak, Nvidia’nın yeni stratejisi, bu fiyatı daha da aşağıya çekmeyi amaçlıyor.

Rapora göre, Nvidia, yeni üreteceği parti için RTX 3060 kartlarını 280 doların altında fiyatlandırmayı planlıyor. Bu hamle, özellikle AMD Radeon RX 6700 XT ve Radeon RX 6750 GRE gibi rakip kartlara karşı daha rekabetçi bir konum elde etmeyi amaçlıyor.

Ancak, bu fiyatlandırma stratejisinin son kullanıcılara ne kadar yansıyacağı henüz belirsiz. Üreticilerin bu tavsiyeye ne ölçüde uymaları konusu, önümüzdeki dönemdeki fiyat hareketlerini belirlemede kritik bir rol oynayacak.

Sonuç olarak, RTX 3060’ın yeni fiyatlandırma stratejisi, hem mevcut kullanıcıları hem de yeni alıcıları etkileyebilir. Nvidia’nın rekabetçi bir piyasa ortamında pozisyonunu güçlendirmeye yönelik bu adım, GPU dünyasındaki dengeleri değiştirebilir. Fiyatlar konusundaki değişikliklere dair gelişmeleri takip etmeye devam edeceğiz.

Ekran kartı satışları 2023’ün üçüncü çeyreğinde %37 arttı

Dünya genelindeki GPU pazarında, beklenmeyen bir yükselme süreci yaşanıyor. Jon Peddie Araştırma’nın son verilerine göre, bu yılın üçüncü çeyreğinde GPU satışları bir önceki çeyreğe kıyasla %16.8 artarak sektörde olumlu bir ivme oluşturdu. Bilgisayar ve ekran kartlarına olan talebin artmasıyla başlayan COVID-19 pandemisi sonrasında yaşanan satış düşüşü, son iki çeyrekte artan satışlarla dengelenmeye başladı.

Bu canlanma özellikle masaüstü ekran kartları segmentinde belirgin bir şekilde görüldü. Masaüstü ekran kartı satışlarındaki %37.4’lük artış, pazarın genelindeki olumlu tabloyu güçlendirdi. Grafikteki veriler, hem harici hem de dahili GPU’ları içermekte olup, bu artışın AMD, Nvidia ve Intel gibi önde gelen şirketlerin katkılarıyla gerçekleştiğini gösteriyor.

Üç büyük oyuncu arasında çift haneli büyüme yaşanırken, en dikkat çekici artış AMD tarafından kaydedildi. AMD’nin satışları %36.6 oranında artarak pazar payını önemli ölçüde güçlendirdi. Diğer yandan, Nvidia %25.2’lik, Intel ise %10.4’lük satış artışları elde etti. Intel’in pazar payında yaşanan %4’lük azalışa rağmen, işlemciye entegre dahili GPU’ları sayesinde Intel, GPU pazarındaki liderliğini sürdürüyor.

Verilerin olumlu bir tablo çizmesine rağmen, analistler 2024 yılının GPU’ların zirve yapacağı bir yıl olmayabileceğine dikkat çekiyorlar. COVID-19 pandemisi, kripto madenciliği ve geçmiş finansal krizler gibi faktörler, PC pazarındaki daralmaların toparlanmasını sağlamış olsa da, yüksek satış rakamlarının tekrarlanmasının mümkün olmayabileceğine işaret ediyor. Bu noktada, sektördeki değişimleri yakından takip etmek önemli olacak.

Windows 12 için tarih verildi!

Microsoft‘un merakla beklenen işletim sistemi Windows 12 için tarih verildi. Windows 11 ile yeni işletim sisteminin temellerini atan Microsoft, şimdi büyük değişiklikler getiren Windows 12’yi tanıtmaya hazırlanıyor. İşte Windows 12’nin lansman tarihi.

Windows 12 2024’ün ikinci çeyreğinde geliyor!

Yapay zekanın büyük rol oynadığı Windows 12 için hazırlıklar tamam gibi gözüküyor. Windows 11 işletim sistemi ile istediği tepkiyi alamayan Microsoft, şimdi yeni Windows sürümü ile bakışları üzerine çekmeye hazırlanıyor. Hem de çok yakın bir tarihte.

Bugün gelen sızıntılar Windows 12’nin lansman tarihini ortaya döktü. Haziran 2024‘te tüm özellikleri ile karşımıza çıkacak olan Windows’ün yeni sürümü, yapay zeka desteği ile birlikte Windows severleri bünyesine toplayacak. Geniş dil modelleri, GPT entegrasyonu ve fotoğraf düzenleyiciler gibi yapay zekaya fayda sağlayan birçok özelliği beraberinde getirecek olan Windows 12, gelişmiş GPU teknolojileri ile performans tarafında da kullanıcıları üzmeyecek.

Windows’un yeni sürümü için artık tarih belli. Haziran 2024’te yeni işletim sistemini gözler önüne sürecek olan Microsoft, görünüşe göre hem tasarım, hem performans hem de kullanım açısından Windows kullanıcılarının beklentilerini karşılayacak. Özellikle daha yeni donanımlara sahip kullanıcılar yapay zeka desteği ile birlikte çok daha iyi bir Windows deneyimine sahip olacak.

Hala Windows 10 kullanıcısının çok fazla olduğunu bilsek de, Windows’un yeni sürümünün başarılı olacağını düşünüyoruz. Siz Windows 12 hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlarda belirtebilirsiniz.

Elon Musk Düzce’ye mi geliyor? İşte şirketten gelen açıklama!

0

Çılgın milyarder Elon Musk ve projeleri gündemde kalmaya devam ediyor. Özellikle Türkiye ve Türk hükümeti ile farklı bir samimiyeti olan Musk’ın Düzceli olması da gündemde. Hyperloop teknolojisine uygun şekilde Düzce’de tüp üretimi yapan Erciyas Holding ile Elon Musk arasında iş ortaklığı ve Düzce ziyareti iddiaları ortaya atılmaya başlanınca şirketten açıklama geldi. İşte Erciyas Holding’in Düzceli Musk konusunda yaptığı açıklama ve detayları…

Elon Musk, Düzce fabrikasında üretim yapan Erciyas Holding’e mi geliyor?

Musk’ın ortaya attığı son çılgın teknolojilerden biri de şüphesiz Hyperloop teknolojisi. Kısaca tanımlamak gerekirse aynı anda hem hızlı tren hem de indüksiyon akımı teknolojilerini kullanan bu tüpler sayesinde İstanbul-Ankara arası gibi yoğun yolcu akışlı mesafelerin daha kısa sürelerde kat edilmesi hedefleniyor.

Musk

Sistem aslında Maglev tren teknolojisinin boyut atlamış hali diyebiliriz. Yüksek Hızlı Tren bildiğiniz üzere raylar üzerinde ilerliyor ve belirli bir ray sürtünmesine maruz kalarak enerji kaybı yaşıyor. Bu sorun Maglev trenlerinde yer alan elektriksel alan ile trenin ray üstüne yükselmesiyle çözülüyor. Fakat burada her iki trene de etki eden devasa bir güç var: hava sürtünmesi.

Bu sürtünmeyi ise sıfıra en yakın değere indirebilmek için hava olmayan bir ortam gerekli. Bunu da yapabilmenin tek yolu trenin hareket ettiği ortamı vakumlamak. Burada Elon Musk, YHT konsepti ile yola çıkarak önce Maglev trenlerinde olduğu gibi ray sürtünmesi engelini ortadan kaldırıyor. Daha sonrasındaysa Hyperloop teknolojisine geçiş yapıyor.

Hyperloop ile istediğiniz hat boyuna bir tünel yapıyorsunuz. Bu tünellerin içerisindeki havayı vakumlayarak hava direncinin önüne geçiyorsunuz. Daha sonrasındaysa tren veya kapsül (artık tüp içerisinde yolcu ve yük taşıma işlemi hangi araç ile gerçekleştirilecekse) hava yastıkları üzerinde giderek veya ray üstünde yükseltme yaparak aracın yer ile olan sürtünmesini de ortadan kaldırıyorsunuz.

Ayrıca tüp etrafında yer alacak olan bakır tellerin içerisinden geçen elektrik akımı sayesinde bir elektrik alanı oluşacak ve araçlara elektriksel kuvvet etki ederek hızlanma da sağlanacak. Bu sayede bahsi geçen araçlar saatte 900 kilometrelere varan hızlara ulaşabilecek. Bunu daha kolay anlayabilmek adına bakır telleri döndürerek bir tüp yapın. Ardından içerisine yüklü bir kalem pil koyun. Pilin hızlanarak tünelin diğer ucundan kendiliğinden çıkacağını göreceksiniz.

Bahsi geçen tüpler ise 4 metre çapa sahip. Dünyada bu tüpleri üreten sadece bir firma var ve o da Türkiye’de. Erciyas Holding tarafından Düzce’de üretimi yapılan bu tüpler Elon Musk’ın aradığı türdeki tüplerden. Bununla alakalı olarak Düzce ziyareti yapılacağı iddiaları ortaya atılırken Erciyas Holding’ten böyle bir ziyaretin konu olmadığı, yanlış bilgilerin sosyal medyada paylaşıldığına dair açıklama geldi.

Amazon Q’nun ciddi güvenlik sorunları var

Teknoloji devi Amazon, geçtiğimiz günlerde piyasaya sürdüğü yeni yapay zeka ürünü Amazon Q ile dikkat çekiyor. Ancak, firmanın ChatGPT’ye rakip olan bu kurumsal odaklı yapay zeka ürününde ciddi güvenlik sorunları ortaya çıktı. Amazon Q’nun, geçtiğimiz hafta düzenlenen yıllık Amazon Web Services geliştirici konferansında duyurulmasına rağmen, kullanıma hazır olmadığı belirtiliyor.

Platformer tarafından elde edilen dahili belgelere göre, Amazon Q’nun ciddi halüsinasyonlar yaşadığı ve gizli verileri sızdırdığı iddia ediliyor. Bu sızıntılar arasında Amazon Web Services veri merkezlerinin konumu, dahili indirim programları ve yayınlanmamış özellikler gibi hassas bilgiler bulunuyor. Amazon temsilcileri ise bu iddiaları yalanlayarak çeşitli geri bildirimler aldıklarını ancak herhangi bir güvenlik sorunu tespit edilemediğini belirtiyor.

Amazon Q

Amazon Q, iş dünyasına yönelik bir yapay zeka sohbet robotu olarak tanıtıldı. Ancak, çalışanlara yardımcı olmanın yanı sıra soruları yanıtlamak ve içerik oluşturmak için özelleştirilebilen bu robotun güvenlik endişeleri yarattığı belirtiliyor. Platformer’a göre, Q, bilgileri web’den almak yerine “şirketin bilgi havuzlarından, kod tabanlarından ve kurumsal sistemlerinden” alıyor. Bu da bilgilerin yanlış olma veya yanlış kişilere ulaşma riskini artırıyor.

Amazon Q’nun kullanıcıları arasında Accenture, Amazon, BMW Group, Gilead, Mission Cloud, Orbit Irrigation ve Wunderkind gibi birçok şirket bulunuyor. Ancak, yaşanan güvenlik sorunları, Q’nun uzun vadeli başarısını tehlikeye sokabilir. Amazon ise şu ana kadar herhangi bir güvenlik sorununu tespit etmediklerini belirterek iddiaları reddediyor. Olayın gelişmelerini takip etmeye devam edeceğiz.

Her telefonu bir POS makinesine dönüştürüyorlar!

Yeni nesil ödeme ve e-Belge çözümü Payneos, entegre olduğu küresel ölçekli ödeme sistemleri ile sektör fark etmeksizin her yerden kolay ve güvenli ödeme alabilecekleri kesintisiz ve son teknoloji bir ödeme çözümü sunarak kurumların deneyimini bir üst seviyeye taşıyor.

Payneos Kurucusu Murat Sıcakkanlı ile Payneos’u ve faaliyetlerini, yeni nesil ödeme ve e-Belge çözümlerini faydalarını değerlendirdik.

Payneos’un birlikte çalıştığı küresel ölçekli ödeme sistemleri ile binlerce kişinin aktif bir şekilde alışveriş yaptığı spor etkinliklerinden perakende veya restoran gibi pek çok alanda ödemeler sadece NFC özelliğine ve Android işletim sistemine sahip mobil cihazlar aracılığıyla kolaylıkla alınabiliyor ve operasyonlar sorunsuz bir şekilde yürütülüyor.

B2B işletmelerin ihtiyaçlarına cevap veriyor

Android işletim sistemine sahip POS terminallerinden veya NFC özelliğine sahip Android akıllı cihazlardan ödeme alabilen Payneos, sadece yazılım ile çalışan POS yaklaşımı ve küresel markaların yanı sıra bankalarla olan entegrasyonu sayesinde ek cihaz ihtiyacını ortadan kaldıran ödeme altyapısı sağlıyor.

Payneos Kurucusu Murat Sıcakkanlı
Payneos Kurucusu Murat Sıcakkanlı

Payneos ile işletmeler güvenli ödemelerini kolaylıkla alabiliyor ve her yerde e-Belge oluşturabiliyor. Yeni nesil ödeme teknolojisi Payneos, ilerleyen dönemlerde oluşabilecek ihtiyaçlara bugünden cevap veren ödeme çözümleriyle karmaşık ve yüksek maliyetli ödeme sistemlerini geride bırakıyor.

Payneos Kurucusu Murat Sıcakkanlı, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Katılımın çok yüksek olduğu etkinliklerde veya çok sayıda masanın ödeme yapmak istediği durumlarda ödeme süreçlerini mümkün olan en kısa sürede tamamlamak hem işletme hem de tüketici açısından çok önemli. Bu imkanların yanı sıra e-Belge desteği, ödeme entegrasyonlarımız ve cihaz yönetimi gibi sayısız imkanlarımızla işletmelerin ödeme alma konusunda bir numaralı tercihi haline geliyoruz. Bu noktada küresel ödeme firmaları ile birlikte sağladığımız altyapı da Türkiye’deki pek çok B2B işletmenin ödemelerine çok daha kısa sürede erişmesini sağlıyor.”

AstraZeneca’dan kanserle savaşta yeni bir yapay zekâ yatırımı!

0

AstraZeneca’nın 247 milyon dolar yatırım yapacağı Absci adlı startup firma, sentetik protein tasarlamak için üretken yapay zekâ algoritmalarını kullanacak. Pazartesi günü açıklanan işbirliğine göre Absci “belirli bir onkoloji hedefi” için bir antikor geliştirecek. AstraZeneca Ar-Ge çalışmalarını karşılayacak, Absci ise ilacın piyasaya sürülmesi halinde gelecekteki satışlardan elde edilecek telif ücretlerinden pay alacak.

Absci CEO’su Sean McClain “Absci’nin AstraZeneca ile en yeni ortaklığı, daha önce tedavi edilemeyen hastalıklar da dahil olmak üzere yeni ve geliştirilmiş antikor terapötikleri oluşturmak için tasarlanan türünün ilk örneği üretken yapay zekâ modelimizi temel almaktadır” diyor ve ekliyor: “Onkoloji hastalarına yeni tedaviler sunmak üzere yapay zekamızdan yararlanmak için AstraZeneca ile yakın çalışmaktan gurur duyuyoruz.”

Yeni ilacın hangi kanser türüne yönelik olacağı net değil

Geliştirilmesi planlanan antikorun hangi kanser türünü hedefleyeceği ve planlamaya göre AstraZeneca’ya ne zaman bir antikor adayı sunulacağı ise açıklanmadı. Absci’nin ilaç tasarım platformu, milyonlarca potansiyel sentetik antikor oluşturmak için üretken yapay zekâ modelleri de dahil olmak üzere hesaplama tekniklerini kullanıyor. En umut verici tasarımlar, genetiği değiştirilmiş E coli bakteri hücrelerinden yetiştiriliyor.

Yapay zekâ tarafından tasarlanan sentetik antikorlar, E coli hücrelerinin DNA’sını değiştirerek onları istenen protein yapısını oluşturmaya zorluyor. Ortaya çıkan kreasyonların hedeflere etkili bir şekilde bağlanma yetenekleri daha sonra laboratuvar deneylerinde test ediliyor ve veriler modelin gelecekteki çıktılarını daha da iyileştirmek için kullanılıyor.

Absci’nin baş yapay zekâ sorumlusu Joshua Meier, simüle edilebilecek olası antikor varyantlarının evrendeki atom sayısından daha fazla olduğunu belirtiyor. En umut verici adayları bulmak için şirket, bağışıklık sisteminin saldırması için kanserli hücreleri işaretlemek veya tümörlerin büyümesini önlemek gibi konularda daha etkili olabileceklerini gösteren çeşitli özellikleri tahmin etmek için yapay zekâ algoritmalarını eğitiyor. Absci bu süreçte hastanın kendi bağışıklık sistemi tarafından reddedilmeyecek ve büyük ölçekte kolayca üretilebilecek antikorlar arıyor.

Gelişmeler umut verici olsa da ihtiyatlı olmak şart!

Tüm bu umut verici gelişmelere karşın yeni ilaçların ticarileştirilmesi, tıbbi kullanım için resmi onay verilmeden önce klinik deneyler de dahil olmak üzere düzenleyiciler tarafından kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını gerektiren zor ve uzun bir süreç. AstraZeneca gibi büyük ilaç şirketleri, yapay zekâ sayesinde ilaçların geleneksel yöntemlerden daha hızlı bir şekilde geliştirilebileceğine inanıyor.

Geçtiğimiz ay ilaç devi, klinik deneyleri hızlandırmak için yapay zekâ ve makine öğrenimini kullanan ayrı bir yan kuruluş olan Evinova’yı kurdu. AstraZeneca, teknolojinin deneyleri tasarlamak ve geçmiş verilere dayanarak başarı oranlarını tahmin etmek için kullanılabileceğine inanıyor. Evinova ayrıca yazılım geliştirecek ve denemeler sırasında hastaları izlemek üzere tele-sağlık randevularını desteklemek için klinisyenleri işe alacak.

Aralık Android güncellemeleri kritik sıfırıncı gün açığını düzeltiyor

0

Google, tüm Android cihazlar için bir dizi yama ve güvenlik güncellemesi yayınlarken CVE-2023-40088 olarak takip edilen sıfırıncı gün tıklamalı RCE (uzaktan kod yürütme) hatası Android’in Sistem bileşeninde bulundu ve istismar edilmesi için ek ayrıcalıklar gerektirmiyor. Şirket henüz saldırganların bu güvenlik açığını hedef alıp almadığını açıklamamış olsa da, tehdit aktörleri kullanıcı etkileşimi olmadan keyfi kod yürütme elde etmek için bu açıktan yararlanabilir.

Google’dan yapılan teknik açıklamada “Bu sorunların en ciddisi, Sistem bileşeninde bulunan ve ek yürütme ayrıcalıkları gerektirmeden uzaktan (yakın/bitişik) kod yürütülmesine yol açabilecek kritik bir güvenlik açığıdır. Açıktan yararlanmak için kullanıcı etkileşimi gerekmemektedir. Önem derecesi değerlendirmesi, platform ve hizmet hafifletmelerinin geliştirme amacıyla kapatıldığı veya başarılı bir şekilde atlandığı varsayıldığında, güvenlik açığından yararlanmanın etkilenen bir cihaz üzerinde yaratacağı etkiye dayanmaktadır,” deniliyor.

Google’ın yayınladığı Aralık ayı güvenlik güncellemelerinde üçü (CVE-2023-40077, CVE-2023-40076 ve CVE-2023-45866) Android Framework ve Sistem bileşenlerindeki kritik önemdeki ayrıcalık yükseltme ve bilgi ifşası hataları olmak üzere toplam 85 güvenlik açığı daha yamanmış oldu.

Sıfırıncı gün açıkları giderek artıyor

İki ay önce, Ekim ayında, Google ayrıca sıfırıncı gün açığı olarak istismar edilen iki güvenlik açığını (CVE-2023-4863 ve CVE-2023-4211) yamamıştı. Bunlardan ilki libwebp açık kaynak kütüphanesinde, ikincisi ise çok çeşitli Android cihaz modellerinde kullanılan birden fazla Arm Mali GPU sürücü sürümünü etkiliyordu.

Eylül Android güvenlik güncellemeleri, saldırganların ek yürütme ayrıcalıkları veya kullanıcı etkileşimi gerektirmeden ayrıcalıklarını artırmalarına olanak tanıyan Android Framework bileşenindeki aktif olarak istismar edilen bir başka sıfırıncı gün (CVE-2023-35674) açığı yamanmıştı.

Google Aralık ayı güvenlik güncellemeleri ile birlikte 2023-12-01 ve 2023-12-05 güvenlik seviyeleri olarak tanımlanan iki yama seti yayınladı. İkincisi, ilk setteki tüm düzeltmeleri ve üçüncü taraf kapalı kaynak ve Kernel bileşenleri için ek yamaları içeriyor. Cihaz satıcıları, güncelleme prosedürünü kolaylaştırmak için ilk yama seviyesinin dağıtımına öncelik verebilir ve ikinci yama seti ön-yüklü olarak gelmeyebilir ancak bu durum potansiyel bir istismar riskinin arttığını göstermez.

Ayrıca, piyasaya sürüldükten hemen sonra aylık güvenlik güncellemelerini alan Google Pixel cihazları dışında, diğer üreticilerin yamaları yayınlamadan önce biraz zamana ihtiyaç duyacağını da belirtmek gerekiyor. Bu gecikme, çeşitli donanım yapılandırmalarıyla herhangi bir uyumsuzluk olmadığından emin olmak için güvenlik yamalarının ek testleri için gereklidir. Dolayısıyla yayınlanan yamalar tüm cihazlar için hemen uygulanabilir durumda olmayabiliyor.

Huawei’den yeşil teknoloji raporu

0

FutureFlow.Life haberine göre, Dubai’de düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı kapsamında, Huawei, AE4RIA ve UNFCCC İnovasyon Merkezi de Yeşil İnovasyonu Hızlandırmak’ konulu oturuma ev sahipliği yaptı.

Bu oturumda, İkiz Geçiş için İkiz Beceriler isimli raporun da lansmanı gerçekleştirildi. Rapor, düşük karbon hedefi için yeni aksiyon planları içermesiyle dikkat çekiyor. Raporun ismi dijital ve yeşil dönüşümün birbirini desteklemesi gerektiğine olan inancı yansıtıyor. Her iki dönüşümün de gerçekleşmesi için ikiz beceriler oluşturmak şart. İklim değişikliğinin yarattığı zorluklarla başa çıkabilmek için dijital dönüşümden güç alarak yeşil dönüşümü gerçekleştirmek gerekiyor. 

Huawei Avrupa Kamu İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Hui Cao da etkinliğin kapanışındaki konuşmasında bu konuya vurgu yaparak şunları söyledi:

“Umarım hepimiz bu raporu yaygınlaştırmak için güçlerimizi birleştirebiliriz. İklim değişikliğinin yarattığı zorluklar çok büyük. Sürdürülebilirliğe doğru yaklaşarak, dijitalleşme potansiyelini ortaya çıkarmak için gereken yetenekleri birlikte geliştirebiliriz”

Haberin ayrıntıları için: FutureFlow.Life

Kolay İK’da üst düzey atama

0

İnsan kaynakları platformu Kolay İK, üst düzey bir atama ile satış ve yurt dışı operasyonunu güçlendirdi. 2022 yılında Sales Enablement Pro platformu tarafından tüm dünyada satış geliştirme alanında etki yaratan kadın liderlerden biri seçilen Selen Kartal, şirketin yeni CSO’su olarak çalışmalarına başladı. Kartal, Kolay İK’nın Türkiye ve global pazarlardaki satış stratejisini yönlendirecek.

Türkiye’nin SaaS modelinde hizmet veren ilk ve en büyük insan kaynakları platformu Kolay İK’nın yeni CSO’su (Chief Sales Officer) Selen Kartal oldu. Aralarında İngiltere, Amerika, Şili ve Suudi Arabistan’ın da olduğu toplam 19 ülkede kullanılan Kolay İK’nın Türkiye ve global pazarlardaki satış operasyonları Kartal’ın liderliğinde yürütülecek.

Kolay İK CSO Selen Kartal
Kolay İK CSO Selen Kartal

Selen Kartal kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olan Selen Kartal, kariyerine The Coca-Cola Company’de başladı. Ardından altı yıl boyunca görev aldığı Insider’da önce Türkiye satış ekibinde daha sonra da global satış ekibinin liderlerinden biri olarak aktif rol aldı.

Türkiye’de satış geliştirme (sales enablement) rolünün yaygınlaştırılması adına gönüllü faaliyetler yürüterek, bu alanda kadınları destekleyen WISE (Women in Sales Enablement) topluluğunun İstanbul ayağını kurdu.    

2022 yılında “Sales Enablement Pro” platformu tarafından tüm dünyada Sales Enablement alanında etki yaratan kadın liderlerden biri olarak seçildi. Geçmiş yıllarda Endeavor Türkiye gibi farklı platformlarda mentorluk da yapan Kartal, deneyimlerini kendi adını taşıyan internet sitesi üzerinden paylaşıyor.  

Aydınlatma direklerinde can güvenliği “YUVA” ile sağlanacak

Doğu Anadolu’nun 7 ilinde hizmet veren Aras Elektrik Dağıtım AŞ (Aras EDAŞ), “Yol Aydınlatmaları Tip Proje Geliştirilmesi” projesi kapsamında geliştirdiği “YUVA” adlı ödüllü cihazı, aydınlatma direklerine entegre etmeye başladı. Bu yenilikçi çözüm, arızalara hızlı müdahale imkanı sunarken, sepetli araç kullanımını da minimum seviyeye indiriyor.

Aras EDAŞ AR-GE ekibi tarafından 10 aylık bir çalışma sonucunda ortaya çıkan proje, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği’nin düzenlediği 2. AR-GE Eğitim ve Yaygınlaştırma Çalıştayı’nda 21 dağıtım şirketinin 66 projesi arasından birinci seçildi. “YUVA” cihazı, galvanizli çelik poligon aydınlatma direklerindeki sigorta oluklarına entegre edilerek kullanılmaya başlandı.

YUVA

Aras EDAŞ Akıllı Şebekeler ve AR-GE Müdürü Ali Geyikoğlu, “YUVA” cihazının aydınlatma direklerindeki arızalara hızlı çözüm üretme kapasitesinin yanı sıra, sepetli araç kullanımını azaltarak can güvenliğini artırdığını belirtti. Geyikoğlu, projenin aynı zamanda zaman, personel ve işletim giderlerinden tasarruf sağlayarak enerji sektörüne önemli katkılar sunacağını ifade etti.

Geyikoğlu, projenin tasarruf ilkesini de vurgulayarak, özellikle galvanizli çelik poligon aydınlatma direklerinde zorunlu olan sepetli araç kullanımının ortadan kaldırıldığını belirtti. Bu sayede, trafik kazalarının ve can kayıplarının azaltılması hedefleniyor.

Projedeki en önemli amaçlardan birinin personel can güvenliği olduğunu vurgulayan Geyikoğlu, yoğun trafik akışının olduğu kara yollarında sepetli araç kullanımını asgari düzeye indirerek kazaların önüne geçmeyi hedeflediklerini söyledi. Geyikoğlu, mevcut şebeke direklerinin büyük bir kısmının bu sistemi uygulayabileceğini ve kırsal şebekeyi de göz önüne alarak 4-5 yıl içinde sepetli araçlı müdahaleyi tamamen ortadan kaldırmayı planladıklarını belirtti.

Bu inovasyon, Aras EDAŞ’ın enerji sektöründeki liderliğini pekiştirirken, gelecekteki benzer projelere ilham kaynağı olması bekleniyor.

En son Güneş enerjisi teknolojileri Solarvizyon Kongresi’nde konuşulacak!

1996 senesinden beri Türkiye’nin güneş enerjisi pazarının en büyük dijital sivil toplum platformu olarak faaliyet gösteren SolarVizyon, bu süreçte yapılması gerekenlerin tümünü her açıdan farklı konu başlıkları altında topladı.

Anasponsorluğunu sürdürülebilirlik yatırımlarını artıran “Rönesans Holding’in” üstlendiği SolarVizyon Güneş Enerjisi Kongresi’nin Vizyon Sponsorluğu’nu “Reap Battery” ve “Yeo” üstlendi. Kongre’nin diğer sponsorları ise; “Arçelik”, “Gumgel Group”, “Pomega”, “Ratio”, “Solplanet”, “Oxo Tracker”. Kongre’nin içerik destekçileri ise; “Fichtner” ve “APLUS Enerji” oldu.

Solarvizyon Kongresi

SolarVizyon Güneş Enerjisi Kongresi konuşmacıları arasında Kontrolmatik Yönetim Kurulu Başkanı Sami Aslanhan, Rönesans Enerji Genel Müdürü Gökhan Gökdoğan ve YEO Teknolojiden Sorumlu Başkanı (CTO) Dr. Alper Baykut, APLUS Enerji Kurucu Ortağı Ozan Korkmaz, Gumbel Group Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Herdem, Fichtner Türkiye PV Team Türkiye Başkanı Veli Nişancı, Astronergy Genel Müdür Yardımcısı Başar Yılmaz, İnfo Yatırım Araştırma Departmanı Uzman Analisti İbrahim Şişman, IQB Solutions Kurucu Ortağı Abdülkadir Karaduman, ISOTEC Solar Montaj Sistemleri Kurucusu Erkan Öztürk, Ember Bölge Lideri Ufuk Alparslan, Yeşil Büyüme CEO’su İlyas Gülenç, YEO Teknoloji Ar-Ge Müdürü Barış Arıcı yer alıyor.

SolarVizyon Kurucusu Ateş Uğurel, “Solarvizyon Güneş Enerjisi Kongresi’ne güneşten elektrik üretmek isteyen tüm yatırımcılar, elektrikli ulaşım ve enerji depolama sektörü oyuncuları ile enerji sektörünün hızlı dönüşümündeki tehditleri-fırsatları, yeni iş modellerini yakından tanımak isteyen kurumların üst düzey temsilcileri katılacak. Bir başka önemli gelişme de artık güneş enerjisine elektrikli ulaşım ve enerji depolama sektörlerinin de entegre olması. Dolayısı ile bu iki önemli konu başlığı da gündemimizde olacak. Ağırlıklı olarak bu temalar kapsamında yaparak sorunlara çözüm üretmek, güneş enerjisini tabana yaymak için yapılması gerekenleri değerli uzman konuşmacılarımızla tartışacağız. Güneş enerjisi şu anda hem elektrik fatura maliyetlerini düşürmek hem de iklim krizine dur demek için en önemli araçlarımızdan biri. Son bir senede gerçekleşen düşüş ile birlikte artık güneş panelleri de rekor ucuz fiyatlara geldi. Aynı zamanda sınırda karbon düzenleme mekanizmalarının da gündemin önemli bir maddesi haline geldiği şu günlerde, Türkiye’nin ihracatçıları da ek vergilerden kurtulmak için yüzünü güneşe dönecek. Bu sebeple Solarvizyon Kongresi etkinliğimize özellikle sanayicilerimiz başta olmak üzere, kendi elektriğini kendi üretmek isteyen kurumsal ve bireysel elektrik tüketicilerini çağırıyoruz” diye konuştu.

2035 hedefimiz 53 GW

Solarvizyon Kongresi

Dünyada güneş enerjisi santrali (GES) kurulu gücünün ilk defa 2022 yazında 1 TW değerine ulaştığına dikkat çeken Ateş Uğurel, “2025 senesinin sonunda ise 2 TW değerine ulaşacağız. Dünyada artık her yeni kurulan elektrik üretim santrallerinin önemli bölümünü güneş santralleri oluşturuyor. Amerika ve Avrupa’nın son senelerde çıkardığı büyük teşvik mevzuatları ile güneşe olan talebin 2-3 kat artacağı öngörülüyor. Ülkemizde de GES kurulu gücü Kasım 2023’te 11 GW değerine ulaştı. 2035 hedefimiz ise tam 53 GW. Bu hedefe ulaşmak için çok farklı segmentler içinde artan bir tempoda yeni santral kurulumlarını gerçekleştirmemiz gerekiyor. Güneş enerjisi sektöründe oyun yeni başlıyor bile diyebiliriz. “SolarVizyon” olarak güneş enerjisi sektöründeki problemleri anlamak, paylaşmak ve çözmek için çalışıyoruz. En temel amacımız güneş enerjisini tabana yayarak, her bir vatandaşın bir güneş enerjisi yatırımcısı olarak, ucuz ve temiz elektrik üretmesini sağlamak. Günümüzde bu aynı zamanda tüm şahıs ve kurumlar için bir anayasal hak olmalı.” dedi.

Solarvizyon Kongresi fuaye alanında etkinlik sponsorlarının kendilerini tanıtabilecekleri networking alanı olacak ve sponsorlarımız bu alanlara örümcek stantlar yerleştirebilecek. Katılımcılar ve şirketler arasında ikili görüşmeler yapılma imkânı sunulacak. Enerji sektöründen ve kamudan önemli temsilciler moderatör ve konuşmacı olarak yer alacak.

Solarvizyon Kongresi’nde Öne Çıkacak Gündem Maddeleri

  • Yatırımcıların satın alma öncesi dikkat etmesi gereken unsurlar
  • Türkiye Çatı GES potansiyeli
  • Alternatif Finans Yöntemleri
  • Güneş Panelinde Kalite Faktörü
  • Mesken GES Uygulamaları
  • Depolamalı GES Fizibilitesi
  • Elektrikli Araçlar ve Güneş Enerjisi
  • Tarım, Hayvancılık ve Güneş Enerjisi
  • Barajlar üzerine kurulacak yüzerGES’ler
  • Arazide yaşanan problemler
  • Yatırım analizi ve fizibiliteleri
  • İhracat, yurtdışı yatırım imkanları

OnePlus 12 tanıtıldı: İşte amiral gemisi telefonun özellikleri

0

Teknoloji devi OnePlus, uzun süren bekleyişin ardından merakla beklenen yeni amiral gemisi OnePlus 12’yi resmen tanıttı. Çin merkezli şirket, güçlü donanım özellikleri ve üst düzey kamera sistemine sahip olan bu yeni modeliyle tüketicilerin ilgisini çekmeyi hedefliyor.

Güçlü donanım:

OnePlus, OnePlus 12 modelinde güçlü bir performans vadediyor. Telefon, yeni Snapdragon 8 Gen 3 yonga seti ile donatılmış, ayrıca 5.400mAh’lik bir pil sunarak uzun ömürlü kullanım imkanı sağlıyor. 100W kablolu şarj ve 50W kablosuz şarj özellikleri de dikkat çeken detaylar arasında.

İmpressive ekran:

OnePlus 12’nin 6,7 inçlik QHD+ OLED ekranı, 120Hz LTPO panel ile donatılmış. 4.500 nit’e kadar çıkabilen en yüksek parlaklık, özellikle HDR içeriklerde etkileyici bir deneyim sunuyor. Firmanın iddiasına göre, ekran “tıbbi düzeyde” göz koruma özelliklerine sahip, melatonin koruması ile gece kullanımlarında kullanıcıların uyku düzenini koruyor.*

Gelişmiş kamera sistemi:

OnePlus, kamera konusundaki hassasiyetini sürdürüyor ve OnePlus 12 modelinde Hasselblad imzalı bir kamera sistemine yer veriyor. 50MP ana kamera, 48MP ultra geniş açılı kamera ve 64MP 3x periskop kamera ile çeşitli çekim imkanları sunuyor. Ayrıca, düşük ışık koşullarında üstün performans sağlayan periskop kamera, önemli bir yenilik olarak öne çıkıyor.

Fiyat ve küresel çıkış:

OnePlus 12, şu anda yalnızca Çin pazarında satışa sunulmuş durumda, ancak küresel pazara 2024’ün ilk aylarında çıkması planlanıyor. Fiyatlandırma ise modelin depolama ve RAM seçeneklerine göre değişiyor. Başlangıç fiyatı 605 dolar olarak açıklanmış durumda.*

OnePlus 12’nin bu güçlü özellikleri, teknoloji tutkunları arasında heyecan yaratmaya devam ediyor. Telefonun Türkiye pazarına ne zaman geleceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.

Oyun yatırımcıları için kurulan GSYF SPK’dan onay aldı

WePlay GSYF; Türkiye, Avrupa ve Orta Asya’da 8 farklı ülkeden 38 farklı oyun girişimini portföyünde bulunduran ve bölgenin en aktif oyun yatırım şirketi pozisyonundaki WePlay Ventures’a ortak olacak.

2020 yılında faaliyetlerine başlayan WePlay Ventures, başta Türkiye olmak üzere Avrupa ve Orta Asya’da bulunan 8 ülkedeki ofisleriyle bölgenin en aktif oyun yatırım şirketlerinden biri konumunda. Geçtiğimiz yıl Udo Games’e yatırım yaptıktan 11 ay sonra çıkış yaparak dikkatleri üzerine çeken yatırım şirketi; Mobil, Bilgisayar, Konsol ve Web3 alanlarındaki erken aşama oyun şirketlerine yatırımlar gerçekleştiriyor. WePlay’in portföyünde 8 farklı ülkeden 38 oyun girişimi bulunuyor. WePlay Ventures, bu yıl hayata geçirdiği WePlay HUB isimli hızlandırma programı ile yatırım alanına yeni bir soluk getirerek hem erken aşama oyun girişimleri için teknik ve yönetim alanlarında çok ciddi destek vermeye hem de portföyünü çok daha hızlı genişletmeye başladı.

Hedef Portföy tarafından hayata geçirilen WePlay GSYF’nin 10 Milyon Euro büyüklüğe ulaşması hedefleniyor. Son yıllarda büyük ilgi toplayan single-asset GSYF modeli ile kurulan WePlay GSYF, yatırımcılarına WePlay Ventures’ın mevcut portföyüne ortak olma imkânı sunuyor. WePlay Ventures, WePlay GSYF ile Avrupa ve Orta Asya’daki faaliyetlerini 18 ülkeye genişletmeyi ve 4 yıl içerisinde 350 oyun girişimini portföyüne ekleyerek bölgenin en aktif oyun yatırım şirketi olmayı hedefliyor.

Finansal desteğin yanında stratejik destek de veriliyor

WePlay Ventures Yönetici Ortağı Bora Koçyiğit, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “WePlay Ventures olarak 2020 yılından beri Türkiye’deki ve bölgedeki oyun ekosisteminin gelişmesinde çok önemli katkılar sağlayarak 38 oyun girişimini bünyemize kattık. Verdiğimiz finansal desteğin yanında girişimlere sağladığımız stratejik destek ile girişimlerin çok daha hızlı ölçeklenmelerini sağlıyoruz. WePlay GSYF ile sadece Türkiye değil Avrupa ve Orta Asya’da yer alan erken aşama oyun girişimlerine ulaşarak 350’den fazla yatırım hedefi ile bölgenin en aktif oyun yatırım şirketi olmayı amaçlıyoruz.”

‘Yatırımcılara dünyada %248 büyüyen oyun sektörüne yatırım fırsatı’
Hedef Portföy Genel Müdürü Ercan Güner ise şunları söyledi: “Hedef Portföy olarak girişimcilik ekosistemini destekleme vizyonumuz çerçevesinde oyun dünyasına büyük katkı sağlayan WePlay Ventura’s ile iş birliğine gitme kararı aldık. WePlay ve Hedef Portföy’ün ortak girişimiyle kurulan WePlay GSYF’nin küresel oyun sektöründe ‘oyun’u değiştirecek bir aktör olacağına inanıyoruz. Oyun sektörü 200 milyar dolarlık devasa pazar büyüklüğü ile dünyanın en büyük sektörlerinden biri. Aynı zamanda 3,2 milyar aktif oyuncu ve %248’lik büyüme trendiyle dünyanın en hızlı büyüyen sektörü konumunda. Hedef Portföy olarak gelecek vaat eden yenilikçi bir alana yatırım yapmaktan mutluluk duyuyor, mevcut vergi düzenlemelerinin altında %0 vergi ve %0 stopaj uygulaması bulunan WePlay GSYF’yi tüm yatırımcıların dikkatine sunuyoruz.”

WePlay ve Hedef Portföy’ün ortak girişimiyle kurulan WePlay GSYF’ye yatırım yapmak ve daha fazla bilgi almak için bu linkten internet sitesine ulaşılabiliyor.

A

Fiberde rekor kırıldı: Tek kabloda saniyede 22.9 petabit veri iletimi!

Japonya Ulusal Bilgi ve İletişim Teknolojileri Enstitüsü (NICT)’ndeki araştırmacılar, fiber optik iletişimde olağanüstü bir başarı elde ederek dünya rekoru kırdı. Tek bir fiber optik kablo üzerinden saniyede 22.9 petabits gibi devasa bir hıza ulaşan ekip, bu hızın tüm küresel internet trafiğinin 20 katından fazlasına denk geldiğini açıkladı.

Araştırmacılar, daha fazla internet trafiğiyle başa çıkmak ve iletişim kapasitesini artırmak için fiber optik iletişimde alan ve dalga boylarını kullanan multiplexing (çoğullama) teknolojisini kullanarak bu rekoru elde ettiler. Multiplexing, bir kablo üzerinden daha fazla veriyi iletmek amacıyla genişletme, ek şeritler ve trafik sinyalleri eklemenin bir yöntemidir.

Fiberde

NICT ekibi, fiber kablodaki her çekirdekten (kıldan) 0.3 ile 0.7 petabits/s arası veri iletebilen bir teknoloji geliştirdi. Bu çekirdeklerin bir araya getirilmesiyle, toplamda 22.9 petabits gibi inanılmaz bir hıza ulaşıldı. Her bir kabloda 38 fiber çekirdek kullanıldı.

Yapılan açıklamada, bu çığır açan teknolojinin tek bir çekirdek yerine üç modda veri iletebilen ve toplamda 114 uzamsal kanala sahip 38 çekirdekli bir kablo içerdiği belirtildi. Farklı bant dalga boylarında, çeşitli bağımsız data kanalları kullanılarak veri iletim kapasitesinin arttırılabildiği vurgulandı.

Araştırmacılar, hata düzeltme yöntemlerinde daha fazla optimizasyon yapılarak mevcut fiber optik sistemlerden 1000 kat daha hızlı, yani 24.7 petabits/s hıza çıkılabileceğini öne sürdü. Bu gelişmenin, gelecekteki ultra geniş kapasiteli fiber optik ağların geliştirilmesinde önemli bir kilometre taşı olduğunu belirttiler.

Dünya genelinde internet trafiğinin hızla arttığı bir dönemde, bu rekor hız, yüksek bant genişliklerine ve hızlara olan talebi karşılamak adına büyük bir umut vaat etmektedir. Bu teknolojik ilerleme, gelecekteki iletişim altyapıları için heyecan verici bir potansiyel sunmaktadır.

Bitcoin’in artışı ekran kartı fiyatlarını etkileyecek mi?

Son bir hafta içerisinde Bitcoin, kripto para piyasasında dikkat çekici bir performans sergileyerek, %12’lik bir artışla 42.000 dolara ulaştı. Bu yükseliş, Nisan 2022’de gördüğümüz seviyelere geri dönüşünü simgeliyor. Analistlere göre, bu önemli çıkışın arkasında Bitcoin borsa yatırım fonu (ETF) onayının bekleniyor olması ve ABD’de faiz indirimi beklentisi gibi iki temel faktör bulunuyor.

Bitcoin’in bu hızlı yükselişi, kripto para topluluğunda olduğu kadar, donanım piyasasında da endişe yaratıyor. Peki, bu durum ekran kartı fiyatlarını yeniden artırabilir mi? Uzmanlara göre, günümüzde GPU madenciliği eskisi gibi kârlı bir iş değil. Örneğin, RTX 4090 ile madencilik yaparak enerji maliyetini düşürseniz bile, günlük kazanç 1 dolardan fazla olmamaktadır.

Bitcoin'

Kart maliyetini çıkarmak için ise yıllarca madencilik yapmak gerekebilir.Bununla birlikte, ekran kartları için asıl tehdit, ABD’nin Çin’e yönelik yapay zeka işlemcilerine uyguladığı yaptırımlar olarak görülüyor. Kaçakçılar tarafından Çin’e sokulmaya çalışılan ekran kartları, fiyatlar üzerinde artış trendine neden oldu. Aynı zamanda, GPU üreticileri yapay zeka odaklı GPU’lara öncelik vermeye başladıkça,Fiyatlar daha da yükselmekte.Önemli bir not olarak, günümüzde kripto para madenciliği büyük ölçüde ASIC’ler ve özelleşmiş işlemcilerle gerçekleştiriliyor. GPU ile madencilik hala kısıtlı bir alan olsa da, eskisi kadar kârlı değil. Nisan 2022’deki Bitcoin yükselişi sırasında Ethereum birleşmesi gerçekleşmemişti, bu da oyuncuların ekran kartlarıyla kripto madenciliği yapabileceği bir dönemdi ve bu durum, ekran kartı fiyatlarını 3-4 katına çıkarmıştı.

Samsung Galaxy Book 4 Ultra geliyor! İşte özellikleri

Samsung’un yeni premium laptop modeli, “Galaxy Book 4 Ultra,” yakında tanıtılacak. Güçlü donanım özellikleri ve yapay zeka entegrasyonuyla dikkat çekecek olan bu dizüstü bilgisayarın tüm detayları ortaya çıktı.

Galaxy Book 4 Ultra, 960XGL model numarasıyla piyasaya sürülecek ve selefi gibi şık tasarımıyla ve etkileyici ekranıyla öne çıkacak. 16 inç Super AMOLED dokunmatik ekran, QHD+ çözünürlük ve 120Hz yenileme hızı sunarak kullanıcılara üstün bir görsel deneyim vaat ediyor. Bu ekran, önceki Galaxy Book modellerinde olduğu gibi en iyi kalitede görüntüler sunacak.

İşlemci tarafında, Galaxy Book 4 Ultra, Intel Core Ultra 7 155H işlemci ile güçlendirilecek. 16 çekirdek, 22 iş parçacığı, 24MB L3 önbellek ve 28W TDP’ye sahip olan bu işlemci, 4.80GHz’a kadar yüksek performans sunuyor. Dizüstü bilgisayar, 32GB LPDDR5x RAM ve 1TB’a kadar PCIe NVMe SSD ile birlikte gelerek hızlı ve güvenilir depolama imkanı sağlıyor. Ek olarak, Nvidia’nın GeForce RTX 4050 modeli, 6GB VRAM ile ekran kartı ihtiyaçlarını karşılayacak.

Galaxy Book 4 Ultra’nın diğer özellikleri arasında arkadan aydınlatmalı klavye, parmak izi okuyucu, 2MP web kamerası, büyük trackpad, 1 adet USB 3.2 Gen 2 Type-A portu, 2 adet Thunderbolt 4 portu, microSD kart yuvası, ve 3.5mm kulaklık girişi bulunuyor. Ayrıca, WiFi 6E ve Bluetooth 5.3 bağlantılarıyla yüksek hızda ve güvenilir kablosuz iletişim sağlanıyor. Ses tarafında ise Hi-Res Audio, Dolby Atmos ses ve AKG tarafından ayarlanmış dörtlü hoparlörler kullanılarak üstün ses kalitesi sunulacak.

Samsung’un yeni Galaxy Book 4 serisi, Galaxy Book 4, Galaxy Book 4 360, Galaxy Book 4 Pro, Galaxy Book 4 Pro 360 ve en üst model olan Galaxy Book 4 Ultra’dan oluşacak. Bu yeni dizüstü bilgisayar serisi, kullanıcılara geniş bir seçenek yelpazesi sunarak farklı ihtiyaçları karşılamayı amaçlıyor. Tanıtımın bu ayın ortalarında yapılması bekleniyor.

Akbank dijital teminat mektubu hizmeti başlattı!

0

Bu yeni hizmet, Kamu İhale Kanunu (KİK) kapsamındaki elektronik teminat mektuplarını ve Gümrük Müdürlükleri ve Eximbank’a hitaben düzenlenen elektronik teminat mektuplarını Akbank Mobil uygulaması üzerinden uçtan uca dijital olarak oluşturmayı ve ilgili mercilere iletmeyi mümkün kılıyor.

Akbank Mobil uygulaması üzerinden sunulan bu özellik sayesinde müşteriler, şubeye gitmelerine gerek kalmadan işlemlerini her an, her yerden gerçekleştirebiliyor. Bu yenilik, mevcut gayrinakdi kredi limitine sahip tüm Akbanklıların finansal işlemlerini daha verimli ve etkili bir şekilde yönetmelerine olanak tanıyor. Akbank Mobil uygulamasının kullanıcı dostu arayüzü sayesinde Akbanklılar, işlemlerini kolaylıkla gerçekleştirebiliyorlar.

Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz
Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz

Tüm hizmetlerinde müşteri ihtiyaçlarını önceliklendirdiklerini ifade eden Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Çetin Düz “Müşterilerimizin hayatını kolaylaştırma vizyonumuza uygun olarak uçtan uca dijital teminat mektubumuzu müşterilerimizin hizmetine sunmanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni hizmetimiz kapsamında müşterilerimiz Exim, gümrük müdürlüğü ve kamu ihale kurumuna hitaben verilecek mektupları dakikalar içinde bulundukları yerden başvuru aşamasından, düzenlenme aşamasında kadar rahatlıkla tamamlayabilecekler.

Hedefimiz bu çalışmanın kapsamını daha da genişleterek iş dünyasına sunduğumuz kolaylık ve ayrıcalıkları daha da artırmak. İş dünyasının pratik ve hızlı çözüm ihtiyaçlarına her alanda kolaylaştırıcı çözümler sunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Çetin Düz
Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Çetin Düz

Elektronik teminat mektuplarında uçtan uca dijitalleşmenin müşterilerine hız, esneklik ve kolaylık avantajı sağladığını belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz; “KOBİ’lerimizi desteklemek ve onlara hız kazandırmak için ürün ve hizmetlerimizi genişletmeye devam ediyoruz. Bu amaçla Akbank Mobil’den alınabilecek ürünlere bir yenisini ekledik. Mevcut gayrinakdi kredi limiti bulunan müşterilerimiz Akbank Mobil’i kullanarak Kamu İhale Kurumu, Gümrük Müdürlüğü ve Eximbank’a hitaben elektronik teminat mektubu alabiliyorlar. Üstelik bu işlemi şubeye hiç gitmelerine gerek kalmadan dakikalar içerisinde uçtan uca dijital olarak tamamlayabiliyorlar. Yeniliklerimizle işine hız, gücüne güç katmak isteyen tüm KOBİ’lerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.