Cybertruck, Tesla’nın son videosunda bambaşka bir şekilde karşımıza çıktı!

O zamandan bu yana, Elon Musk liderliğindeki Tesla, Cybertruck sipariş defterini kabartmak amacıyla ara sıra harika görünümlü elektrikli aracın propagandasını yapan videolar yayınlıyor.

Son düşen video, Cybertruck’ın Basecamp çadır eklentisini gösteriyor; bu eklenti, 2.975 $ karşılığında size kasıtlı olarak pikap tasarımına dayanan çarpıcı, köşeli bir tasarım sunuyor.

Video, bir Cybertruck’un İzlanda’nın bazı bölgelerine çok benzeyen dramatik bir manzarayı parçalamasıyla başlıyor. Uzak bir noktaya park ettikten sonra bir aile, Basecamp çadırını kurmak için araçtan çıkıyor, ancak bunun gerçekten burada göründüğü kadar kolay olup olmadığını yalnızca kişisel deneyim ortaya çıkaracak (Tesla çadırın “dakikalar içinde” şişirilebileceğini söylüyor ve yapısal direk gerektirmez).

Aile, su kenarında piknik yapıp balık tutmanın ardından çadırın korunaklı kamyonetinin arkasına biner ve geceyi geçirmek için yerleşir. Not: Buraya sığdırabileceğiniz mutlak maksimum kişi sayısı iki yetişkin ve bir küçük çocuk gibi görünüyor.

Ertesi gün, aile daha konforlu bir konaklama için bir apartman dairesine gidiyor, anne ve kızı çadırın rahatlığında yıldızları seyrederken gösteriliyor.

Buradaki aile hava konusunda şanslıydı, ancak hava kötüleşirse, ek koruma için hava koşullarına dayanıklı bir dış kabuğu ve uzatılabilir tenteyi kullanabilirsiniz.

Cybertuck, Tesla’nın ilk pikapı ve Musk tarafından paylaşılan erken fiyatlandırma tahminlerinden yaklaşık 20.000 dolar daha fazla olan 60.990 dolardan başlıyor. İlk teslimatların Kasım ayında yapılmasından birkaç ay önce, raporlar Cybertruck için ön siparişlerin 1,9 milyona ulaştığını öne sürüyordu. Erken siparişlerde Tesla’ya 100 dolarlık iade edilebilir depozito teslim edilerek verilebiliyordu; ancak bu, yakın zamanda 250 dolara yükseldi.

Piyasaya daha fazla elektrikli pikap gelmesi ve daha geniş EV sektörünün giderek daha rekabetçi hale gelmesiyle birlikte Tesla’nın başarılı olması için gerçekten Cybertruck’a ihtiyacı var.

Ancak yeni pikapın seri üretiminin 2025 yılına kadar beklenmemesi nedeniyle, popülerliğinin gerçek seviyesinin gerçekçi bir şekilde belirlenmesi biraz zaman alacak gibi görünüyor.

Vepara’da üst düzey atama!

0

Elektronik para ve ödeme hizmetleri kuruluşu Vepara, şirketin sektördeki konumunu güçlendirme ve stratejik planlarını ileri taşıma hedefleri doğrultusunda, finans sektörünün duayenlerinden Sarper Özten’i yönetim kuruluna dahil ettiğini duyurdu.

1997-2007 yılları arasında QNB Finansinvest’te Genel Müdür, Yönetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev alan Sarper Özten, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nde (TSPB) Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu.

INFO Yatırım Menkul Değerler, Sardes Factoring, Pergo Corporate Finance gibi kuruluşlardaki kurul üyeliklerinin yanı sıra, Fibabanka’nın da kuruluşunda yer alan Özten, 2023 yılında “Yılın Yükselen Fintech Şirketi” ödülünü alan Vepara’nın Yönetim Kuruluna dahil oldu.

Büyüme ve yenilik hedeflerine önemli katkılarda bulunacak

Vepara tarafından yapılan duyuruda, “Finans ve yatırım sektörlerine getirdiği değer ve liderlik duruşu, Sarper Özten’i sektörün tanınan isimlerinden biri haline getirmiştir. İş dünyasındaki bu değerli konumu ve stratejik bakış açısı, Özten’in Yönetim Kurulumuza katılımını kritik hale getirdi. Kendisinin tecrübesi, Vepara’nın büyüme ve yenilik hedeflerine önemli katkılar sağlayacaktır.” ifadelerine yer verildi.

Geleneksel finansta kuralların Vepara gibi fintek öncülerinin çabalarıyla değiştiğine dikkat çeken Vepara Yönetim Kurulu Üyesi Sarper Özten, “Özellikle üye işyerlerine sunduğu online ve fiziksel ödeme alma çözümleriyle ekonomide dijitalleşmeyi hızlandıran Vepara’nın yetenekli ekibi ve başarılı kurucu kadrosuyla hem şirketin hem de sektörün geleceğine birlikte yön vereceğiz” ifadelerini kullandı.

PTT dolandırıcılarına dikkat!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren PTT AŞ’nin, adı kullanılarak çeşitli dolandırıcılık girişimleri gerçekleştiriliyor. PTT AŞ, kişilerin cep telefonlarına gönderilen SMS ve e-posta üzerinden sanal olarak yapılan dolandırıcılık girişimlerinin yanında PTT Dağıtım Personeli kıyafeti giyerek senet, vekaletname gibi belgeleri imzalatmaya çalışan kötü niyetli kişilere karşı vatandaşları Şirkete ait tüm resmî iletişim kanallarından dikkatli olmaya davet ediyor.

Sahte SMS ve e-postalarla kandırmaya çalışıyorlar

PTT AŞ, adının ve logosunun kullanılarak vatandaşların cep telefonlarına gönderilen sahte SMS ve e-postalarda zararlı linkler bulunduğunu, bu sayede banka ve kredi kartı ile kişisel bilgilerin ele geçirilmeye çalışıldığını tespit etti. Bu mesajlarda borcu olduğu belirtilen kişiden iletilen linke tıklaması, açılan ekranda T.C. kimlik numarasını ve araç plakasını yazması istenmektedir. Daha sonra sahte bir borç bakiyesi gösterilerek bu sözde borcun kredi kartıyla ödenmesi talep ediliyor. Borcun ödenmemesi durumundaysa kişilere cezai yaptırım uygulanacağı söyleniyor.

 SMS ve e-posta yöntemiyle yapılan bir diğer dolandırıcılık yönteminde ise kargo gönderi takibi adı altında vatandaşların banka bilgilerine ulaşılmaya çalışılıyor. Kişinin cep telefonuna ya da e-postasına gelen sahte kargo mesajında “Koliniz yanlış adres nedeniyle gönderim merkezine iade edilmiştir. Tekrar gönderilmesi için lütfen adresinizi güncelleyin” veya “Gümrük vergilerinin ödenmemesi nedeniyle paketiniz 24.01.2024 tarihinde teslim edilememiştir” gibi ifadelere yer veriliyor. Bu ve benzeri mesajların sonundaki linke tıklanıldığında ise kullanıcıların adres bilgilerini güncellemeleri gerektiği ve paketin gönderimi bahane edilerek bir ücret talep edildiği görülüyor. Bir sonraki adımda kişinin kart bilgilerinin girilmesinin istendiği ve bu işlemlerin ardından dolandırıcıların vatandaşlarımızın banka hesaplarından başka hesaplara para aktardığı tespit ediliyor.

Kıyafet de değiştiriyorlar!  

Son zamanlarda PTT AŞ Posta Dağıtım Personeli kılığında vatandaşları dolandırmaya çalışan kişiler olduğu tespit edilmiştir. Bu kişiler, vatandaşların evlerine giderek bir posta veya kargo teslim ediyor ve gönderinin teslim alındığına dair belge imzalatıyor. İmza atılan bu belgeler senet, vekaletname gibi resmi evraklardan oluşuyor. İmza atılan belgeleri de kişinin üzerine kayıtlı varlıkları satmak gibi birçok alanda kullanıyorlar.

Hukuki süreçler yakından takip ediliyor

Şirket tarafından yapılan açıklamada: “Yapılan bu dolandırıcılık faaliyetleri vatandaşlarımızın PTT’ye duyduğu güveni suistimal etmektedir.   Şirketimizin dağıtımla görevli personeli, gönderileri vatandaşlara resmi kurum kıyafeti ve genellikle el terminali ile ulaştırmaktadır. Şirketimiz, kargo bekleyen alıcının cep telefonuna doğrudan PTT adıyla SMS göndermektedir. “www.ptt.gov.tr” uzantılı olmayan web sitesi linklerinin dışında iletilen herhangi bir link veya bağlantı adresinin PTT tarafından gönderilmediğinin bilinmesi gerekmektedir. Vatandaşlarımızın beklemedikleri ancak kendilerine getirilen gönderilere karşı teslimat sırasında temkinli olmasını ve dolandırıcılık şüphesi taşıyan kişi veya kişileri yetkili mercilere ihbar etmesini önemle rica ediyoruz” ifadelerine yer verildi. PTT AŞ’nin dolandırıcılık girişimlerini önlemek adına yasal girişimlerde bulunulduğu vurgulanan açıklamada “Şirketimiz, tespitlerimiz ve gelen şikayetler doğrultusunda üzerine düşeni yaparak, dolandırıcılık eylemlerinde kullanıldığı belirlenen sahte web adreslerinin erişime engellemesi için USOM’a (Ulusal Siber Olaylara Müdahale) ivedilikle bildirmektedir. PTT AŞ ayrıca dolandırıcılık faaliyetlerinde bulunan kişilerin gerekli cezayı almaları konusunda hukuki süreci yakından takip etmektedir. Mağduriyet yaşatan bu dolandırıcılık girişimlerine karşı vatandaşların daha dikkatli olmasını, hizmetlerimizden yararlanırken sadece Şirketimizin resmî internet sitesi olan www.ptt.gov.tr ve sosyal medya hesapları dışında hiçbir kaynaktan gelen bilgilere itibar etmemesini rica ederiz” denildi.

EY Türkiye’de üst düzey atama

0

EY (Ernst & Young), Türkiye’deki üst yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Şubat ayı itibarıyla EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortaklığı ve İş Gücü Danışmanlığı Liderliği’ne Ersin Yıldırım atandı. Yıldırım, EY Türkiye’deki yeni görevinde özellikle organizasyon, kültür ve iş gücü danışmanlığı alanlarına odaklanacak.

Boğaziçi Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümünden mezun olan Ersin Yıldırım, kariyer hayatına ilk olarak 2011 yılında Willis Towers Watson’da danışmanlık ve iş gücü süreçleri alanında İş Analist’i olarak başladı. 2013 yılında Korn Ferry’de Ürünleştirilmiş Hizmetler Takım Lideri olarak görev almasıyla beraber, farklı sektörlerde faaliyet gösteren yerel ve uluslararası birçok şirkete iş gücü stratejilerine yönelik değerli içgörüler sunarak çalışmalar gerçekleştirdi. 2016 yılında aynı şirkette Ürünleştirilmiş Hizmetler Pazar Lideri görevine atandıktan sonra, sorumlu olduğu departmanın büyümesi konusunda önemli adımlar attı. 2018-2019 yılları arasındaki çalışmalarına Türkiye’ye ek olarak Rusya, Azerbaycan ve diğer Türk Cumhuriyetleri’ndeki sorumlulukların da dahil olmasıyla devam etti. 2019-2021 yılları arasında ise Korn Ferry’de Danışmanlık alanında Yardımcı Ortaklık görevini üstlenerek birçok kritik projeye liderlik etti ve şirkete olan katkılarını sürdürdü. 2021 yılında Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası’nda (MESS) Projeler ve Danışmanlık Direktörü olarak görev alan Yıldırım, MESS tarafından üyelerin ihtiyaçlarına göre tasarlanan 40’tan fazla çözüm ve ürünün tanıtılmasına yönelik çalışmalarının yanı sıra hedeflenen üye kuruluşlar için çevik dönüşüm ve performans yönetimi programlarını tasarlayıp yönetti. Ayrıca çeşitli küresel ve yerel kuruluşlarla iş birlikleri oluşturdu.

EY Türkiye bünyesine katılmadan önce, Koç Holding’de Grup Proje Yöneticisi olarak çalışan, İK ve Değişim Yönetimi Projelerinin sorumluluğunu üstlenen Ersin Yıldırım, Koç Topluluğu şirketleri için çeşitli İK ve Değişim Yönetimi Projelerinin de sorumluluğunu üstlenerek iş gücü alanında şirket içerisinde yeniliklere ve başarılara imza attı.

EY Türkiye Ülke Başkanı Metin Canoğulları, Ersin Yıldırım’ın ataması hakkında şunları söyledi:

 “EY Türkiye olarak danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi alanlarındaki 40 yılı aşkın tecrübemizi, yönetim kadromuza dahil ettiğimiz çalışma arkadaşlarımızla birlikte güçlendirmeye devam ediyoruz. Daha iyi bir çalışma dünyası oluşturma amacımızla, faaliyet gösterdiğimiz alanlarda 80’in üzerinde şirket ortağımızla birlikte şirketler, çalışanlar ve toplum için uzun vadeli değer sağlamayı sürdürüyoruz. Küresel ve yerel şirketlerde önemli pozisyonlarda görev alarak başarılı işlere imza atan Ersin Yıldırım ile EY Türkiye bünyesinde çalışmaktan mutluluk duyuyor, şirketimize katma değer sağlayacağına gönülden inanıyoruz.”

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Başkanı Gökhan Gümüşlü ise şunları ekledi:

“Danışmanlık Bölümümüzü ve dolayısıyla EY Türkiye’yi her geçen gün güçlendirerek alanında deneyimli yöneticilerimizin farklı bakış açılarıyla çalışmalarımızı gerçekleştiriyor, şirketimize, ekiplerimize ve hizmetlerimize duyulan güveni daha da artırıyoruz. Ersin Yıldırım’ın uzun yıllara dayanan tecrübesi ve derin bilgi birikimiyle, EY olarak sahip olduğumuz değerleri genişleteceğine, şirketlerin organizasyon, kültür ve iş gücü alanlarına yönelik çözüm odaklı yaklaşımlar sunacağına ve daha iyi bir çalışma dünyası oluşturmamıza katkı sağlayacağına dair inancımız tam.”

Trendyol Ukrayna pazarına giriyor!

Türk ürün ve üreticilerini dünya pazarlarıyla buluşturan Trendyol, Ukrayna pazarına girmeye hazırlanıyor. Trendyol’un hamlesi, yakın zaman önce Almanya, Azerbaycan, Körfez Ülkeleri, Orta ve Doğu Avrupa (CEE) pazarına gerçekleştirdiği başarılı açılımların ardından geldi.

Trendyol Grubu Başkanı Çağlayan Çetin, Türkiye’nin önde gelen teknoloji ve savunma sanayii şirketlerinden Baykar’ın CEO’su Haluk Bayraktar ile birlikte Kiev’de, Ukrayna Hükümeti’nin yüksek temsilcileriyle bir araya geldi. Başbakan Birinci Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Yulia Svrydenko ve Ukrayna Stratejik Endüstriler Bakanı Alexander Kamyshin’in bulunduğu görüşmede Baykar ve Trendyol şirketlerinin uluslararası yatırım planlamaları ele alındı.

Türk şirketlerinin Ukrayna’da yatırım yapmaya hazırlanmaları önemli

Trendyol Grubu Başkanı Çetin ve Baykar CEO’su Bayraktar ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Ukrayna Başbakan Birinci Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Svrydenko şu ifadeleri kullandı: “Türk şirketlerinin savaşın bitmesini beklemeden Ukrayna’da yatırım yapmaya hazırlanmalarını önemli buluyorum. Bu ilgi, savaş zamanında hızla ilerleyen yüksek teknoloji sektörü ve savunma sanayiinin ötesine uzanıyor. Lojistik ve pazaryeri alanında da ihracat odaklı iş birliğine yoğun ilgi var. İş birliğimizi geliştirmenin ve daha güçlü ekonomik bağlar kurmanın yollarını değerlendirdik. Artan ticaretin ülkelerimizi birbirine daha da yakınlaştıracağına inanıyorum.”

Sunmuş olduğu yeni nesil e-ticaret deneyimi ile Türk üreticileri ve ürünlerini 100’ün üzerinde ülkeye ulaştıran Trendyol; Ukrayna’yı da yurt dışı açılım stratejisine dahil etti. Ukrayna’da hızla gelişen e-ticaret pazarını ve Ukraynalı tüketicilerin Türk ürünlerine olan ilgisini önemli bir potansiyel olarak gören Trendyol, dünya standartlarındaki dijital altyapısını ve büyüyen uluslararası operasyon alanını Ukrayna’da en etkili şekilde kullanmayı hedefliyor.

Tüm yeni pazarlarda olduğu gibi Ukrayna’da da dijital ve lojistik altyapıya yatırımlar planlayan Trendyol’un, Polonya’da bulunan 3 milyonluk stok kapasitesine sahip deposu bölgedeki faaliyetlerinde önemli bir avantaj sağlayacak.

Bu hafta İstanbul’da, Türkiye ve Ukrayna hükümetinden bakanlar, Türk inşaat firmalarının savaş sırasında zarar gören Ukrayna altyapısının yeniden inşasını amaçlayan “Türkiye-Ukrayna Yeniden Yapılandırma Görev Gücü” belgesini imzalamıştı.

Teknoloji girişimleri için destek programı!

Garanti BBVA Partners Tech Programı, 10 Şubat’a kadar teknoloji girişimlerinin başvurularını bekliyor. Yatırım çekme ve büyüme potansiyeli olan girişimlerin desteklenmesini ve hızlandırılmasını amaçlayan Garanti BBVA’nın, teknoloji tabanlı girişimlere destek vermek amacıyla hayata geçirdiği Garanti BBVA Partners Tech Programı’na 10 Şubat’a kadar başvuru yapılabilecek. Data, siber güvenlik, ödeme sistemleri ve sürdürülebilirlik dikeylerinde faaliyet gösteren girişimciler https://www.garantibbvapartners.com/ adresi üzerinden Garanti BBVA Partners Tech Programına başvurabilecek.

Girişimler, yılda bir kere düzenlenecek değerlendirme komitesi sonuçlarına göre kabul edilecek. Kendilerinden, belirtilen dikeylerde asgari uygulanabilir ürün veya hizmet (MVP) aşamasını tamamlamış olmaları, en az 2 yıldır faaliyet göstermeleri, yüksek pazar potansiyeline, ölçeklenebilir bir iş modeline ve güçlü bir gelir modeline sahip olmaları bekleniyor. Programa kabul edilen girişimler 6 ay boyunca Garanti BBVA Partners Tech Girişim Hızlandırma programı içerisinde yer alan; ofis alanı, ihtiyaca özel mentörlük, Garanti BBVA, Garanti BBVA Teknoloji ve iştirakleri ile iş birliği fırsatları, reklam/PR destekleri, iş ve ürün danışmanlığı, eğitim ve seminerler, ofis teknik altyapı destekleri ve avantajlı bankacılık ürün ve hizmetlerinden faydalanabilecek.

2023’te kuantum teknolojisi %50 daha az yatırım aldı

0

Yatırımcıların üretken yapay zekâya yönelmesi ve Silikon Vadisi yatırımcılarının daha riskli gördükleri konulardan uzak durması nedeniyle kuantum şirketleri geçen yıl yüzde 50 daha az girişim sermayesi fonu aldı. Kuantum teknolojisi alanında ilerleme kaydediliyor, ancak uzmanlara göre yapay zekânın aksine bu teknolojinin pratik uygulamalarına daha yıllar var.

2010’ların ikinci yarısı ve 2020 yılı başlarında teknoloji camiasında en ilgi çekici konulardan birisi şüphesiz kuantum bilgisayarlar ve kuantum teknolojisiydi. Örneğin Microsoft 2017 yılında Sydney Üniversitesi ile birlikte Quantum bilgisayar geliştirmek için 150 milyon dolar bütçeli bir anlaşma imzalarken, 2020 yılında Google yine kuantum bilgisayar için NASA ile ortak çalışıyor, IBM ise geliştirdiği kuantum bilgisayarı ticari hale dönüştürmenin uğraşını veriyordu. Şimdi ise yapay zekâ devrimi ile kuantum teknolojisi bir parça gölgede kalmış gibi gözüküyor.

The Quantum Insider tarafından kuantum bilişim şirketi IQM, OpenOcean ve Lakestar ile birlikte hazırlanan en son State of Quantum raporuna göre, kuantum teknolojisine tüm dünyada yapılan yatırım 2022 yılında 2,2 milyar dolara ulaşmıştı ancak bu finansman geçen yıl yaklaşık 1,2 milyar dolar seviyesine düştü. Kuantum için risk sermayesinde yüzde 80’lik bir düşüşün yaşandığı ABD’de tablo daha da keskinleşirken, APAC bölgesi yüzde 17 oranında düştü ve EMEA yüzde üç oranında hafif bir büyüme gösterdi.

Kuantum teknolojisini AI mı baltalıyor?

Ancak rapor yine de fonların az olduğu ve çok az ilerleme kaydedildiği “yapay zekâ kışı” dönemleriyle kıyaslanabilecek bir “kuantum kışı” dönemine girdiğimizi reddediyor. Bunun yerine, kuantum endüstrisinin sadece daha yavaş bir hızda yararlı kuantum sistemlerine doğru ilerlemeye devam ettiğini ve finansmandaki düşüşün daha geniş risk sermayesi eğilimlerinin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini ısrarla vurguluyor.

IDC’de Kuantum Hesaplama, Altyapı Sistemleri, Platformlar ve Teknoloji Araştırma Müdürü olan Heather West konuyla ilgili olarak “2023 takvim yılı kuantum açısından ilginç bir yıl oldu. Üretken yapay zekâya olan ilginin artmasıyla birlikte, kuantuma yatırılan fonların bir kısmının yapay zekâ girişimlerine ve şirketlerine aktarıldığını gözlemlemeye başladık. Üretken YZ, son kullanıcıların avantaj veya değer elde etmek için hemen kullanabilecekleri yeni yıkıcı teknoloji olarak görülürken, kuantum yıkıcı bir teknoloji olması beklense de henüz gelişiminin çok başlarında” diyor.

Gartner Araştırma Başkan Yardımcısı Matthew Brisse de aynı fikirde ve şunları söylüyor: “Bunun nedeni CIO önceliklerinin GenAI’ye doğru hafifçe kayması. Kurumlar kuantum için geçen yıl 10 inovasyon doları harcıyorlarsa, şimdi beş dolar harcıyorlar. Kuantumdan vazgeçmiyorlar ama kuantumdan daha kısa sürede kuruma değer sağlamak için GenAI’ye bakıyorlar.”

Projeler ölmedi sadece yavaşlamış görünüyor

Kuantum teknolojisine ilişkin rapor, 2023’ten önce birkaç kuantum girişiminin özel amaçlı satın alma şirketi (SPAC) rotasını izleyerek halka açıldığını, geçen yıl ise yalnızca birinin bunu yaptığını belirtiyor. Ayrıca, bu yolu izleyenlerden bazılarının, Nasdaq borsasından çıkarılmakla tehdit edilen Rigetti ve D-Wave de dahil olmak üzere, hisse fiyatlarında düşüşler yaşadığını belirtiyor.

Raporun yazarlarına göre, hükümet destekli projeler ve araştırma merkezleri, kuantum hesaplamanın ilerleme kaydetmeye devam etmesini sağlayarak eksikliğin bir kısmını doldurmak için adım attı. Bu yıl açılması beklenen Birleşik Krallık Ulusal Kuantum Hesaplama Merkezi (NQCC) ve kuantum sistemlerini çalıştırmak için gerekli altyapıyı geliştirmeye odaklanan bir girişim olan Quantum Machines tarafından denetlenen İsrail Kuantum Hesaplama Merkezi gibi örnekler veriliyor.

Raporda ayrıca Harvard liderliğindeki bir bilim ekibinin kuantum kuruluşu QuEra’dan araştırmacılarla birlikte çalışarak 48 mantıksal kübit ve yüzlerce dolaşık mantıksal işlem içeren hata düzeltmeli bir kuantum bilgisayarda büyük ölçekli algoritmaları başarıyla yürüttüğü belirtiliyor.

Ancak olumlu sayılabilecek tüm gelişmelere karşın teknik ilerlemeler henüz çoğu kuruluş için rekabet avantajı sağlamaktan uzak. Kuantum “avantajının” ve pratik kullanımının beş ila 20 yıl uzakta olduğu ve kuantum şirketleri için zorluğun, şu an ile o zaman arasında ilgiyi ve yatırımı canlı tutmak olacağı aşikâr.

Workup Girişimcilik Programı’nın 12. dönemi başlıyor

İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu iş geliştirme odaklı girişimcilik programı Workup, gelecek vaat eden iş modellerini ölçeklendirmek isteyen 8 girişimle 12. dönemine başlıyor.

“Girişimcinin ve girişimciliğin öncü bankası” olma vizyonu ile ekosistemi destekleyen, kurulduğundan bu yana ülkemizde girişimciliğe önem veren Türkiye İş Bankası, 100. yılını kutladığı 2024’te de bu alandaki desteğini artırarak sürdürüyor.

Farklı dikeylerde hızlandırma programları yürüten Banka, girişim sermayesi fonları, yapay zekâ fabrikası ve çeşitli ekosistem partnerliklerinin yanı sıra ülkemizin ilk startup şube modeli, dünyada ilk ve tek bulut kredisi içeren kredi kartı ürünüyle girişimlere ihtiyaç duydukları her konuda uçtan uca değer önerisi vaat ediyor.

İş Bankası’nın ana desteğiyle 2017 yılından beri kesintisiz devam eden Workup Girişimcilik Programı’nın 12. dönemi, jüri tarafından seçilen 8 girişimle başlıyor. Programın yeni dönemine Branchsight, Juuli, Korvo, Kubezy, Magfi, Shippn, Trendbox ve Zuzzuu girişimleri katılıyor.

Girişimcilerin hızlanmalarına ve ölçeklenmelerine yardımcı olan, geçtiğimiz yıl global bir erken aşama yatırımcısı ve inovasyon hub’ı Tenity tarafından satın alınan Hackquarters yürütücülüğünde gerçekleştirilen Workup’a bugüne kadar 144 girişim kabul edildi. Programdan 100 girişim mezun oldu.

Girişimlerin desteğe ihtiyaç duydukları konular tespit ediliyor

Workup.ist internet sitesi üzerinden başvuruların yıl boyunca açık olduğu programa dâhil olan girişimler, sunumlarının ardından Workup takımı, Workup mentorları, paydaşlar ve yatırımcıların değerlendirmeleriyle belirleniyor.

Programa kabul edilmeleri sonrası girişimlerin güncel durumları ve desteğe ihtiyaç duydukları konular birebir görüşmeler ile tespit ediliyor. Uygun eşleştirmeler ve yönlendirmeler yapılarak girişimlere ihtiyaçları doğrultusunda kişiselleştirilmiş bir program hazırlanıyor.

Seçilen girişimler 4 ay boyunca,

  • Alanlarında uzman kişilerden mentorluk,
  • İş Bankası Grubu iştirakleri başta olmak üzere iş birliği,
  • İş Bankası’nın kurucusu ve yatırımcısı olduğu fonlar başta olmak üzere yatırım imkânlarına erişim,  
  • Tecrübeli girişimcilerle deneyim paylaşımı, teknik çalıştaylar ve ilham etkinlikleri,
  • Ücretsiz bulut sunucu kullanım hakkı ve altyapı destek paketleri,
  • Yurt içi ve yurt dışı fiziki ve online etkinliklere katılım,
  • Basılı ve dijital mecralarda kendilerini tanıtma,

olanaklarına sahip oluyor.

Ayrıca, İş Bankası Girişimcilik Şubelerinin desteğinin yanı sıra yerli ve global çok sayıda iş ortağının startup’lara yönelik çözüm ve hizmetleri için ücretsiz ya da indirimli kullanım hakkı elde ediyor. Programa kabul edilen girişimler, İş Kule Workup Alanı’nda ücretsiz ofis imkânından da yararlanabiliyor.

Workup Programı 12. dönemine seçilen 8 girişim

Branchsight: Çok lokasyonlu markalar için tüm satış noktalarının reklam stratejisininmerkezi bir sistem üzerinden yönetilmesini sağlayan dijital pazarlama platformu. https://branchsight.com/tr/

Juuli: Freelancerların faturalandırma, ödeme alma ve gönderme süreçlerini kolay ve hızlı bir şekildeyönetebilmesi için özel olarak tasarlanmış finans platformu. https://www.juuli.io/

Korvo: Eğitim verenlerin etkinlik, online kurs ve dijital ürünlerini sergilemesini, ödeme almasını ve operasyonlarını yönetmesini sağlayan e-ticaret platformu. https://korvo.co/tr

Kubezy: Servis sağlayıcılar ve şirketlerin cloud-native dönüşümlerini kolaylaştıracak ürünler geliştiren yeni nesil bulut operatörü. https://kubezy.com/

Magfi: Telegram, Discord ve bu gibi mesajlaşma uygulamalarındaki topluluklara reklam verilmesini sağlayan reklam teknolojisi. https://magfiads.com/

Shippn: Kullanıcılarının dünyanın her yerinden alışveriş yapabilmelerini sağlamak misyonu ve Reshipping Airbnb’si olma vizyonu ile yola çıkarak kurulmuş bir topluluk pazaryeri. https://www.shippn.com/en/home

Trendbox: Perakende satış noktalarından kendine ait yazılım ve donanımları ile anlık olarak veriyi toplayan ve müşterilerine anlık ve aksiyona yönelik iç görü raporları sunan girişim. https://trendbox.io/

Zuzzuu: Sektörel dikeylerde özelleşmiş yapay zekâ teknolojisiyle dijital satış ve pazarlama yapan şirketlerin müşterilerine kişiselleştirilmiş deneyimler sunarak gelirlerini artırmalarını sağlayan platform. https://www.zuzzuu.com/

Microsoft Edge, Google’ın özelliğine rakip özellik geliştiriyor

0

Arama yapmak için Circle kullanmak (herhangi bir görseli çembere almak) Microsoft Edge tarayıcısında Copilot ile arama yapmanın ve yapay zekâ yanıtları almanın en yeni yolu olabilir. Windowsreport’un özel haberine göre, Microsoft Edge tarayıcısının Canary sürümüne Circle to Copilot için fare hareketi desteği ekledi. Özellik henüz tam olarak çalışmıyor olsa da Edge tarayıcısına Circle to Copilot özelliğinin geleceğine dair ipuçları veren bir ayar görülebilir.

Arama devi Google, sürekli çeşitli yenilikler yaparak kendisini güncel tutan ve internet kullanıcılarının arama deneyimlerini bir üst seviyeye taşımaya çalışan bir şirket. Firma yaklaşık 6 yıl önce fotoğrafını çektiğiniz herhangi bir görseli yükleyerek arama yapmanızı sağlayan Google Lens’i duyurduğunda oldukça ses getirmişti. Şimdi ise benzer bir özellik, yani herhangi bir görseli bir çember için alarak arama yapmak yeni trend haline geldi. Bu özelliği ilk kullanan markalardan birisi ise, ürün incelemesini aşağıda görebileceğiniz Samsung’un amiral gemisi Samsung Galaxy S24 serisi oldu.

Şimdi ise bu özellik Microsoft’un çok popüler olmayı bir türlü başaramayan web tarayıcısı Microsoft Edge’e de geliyor. Üstelik yapay zekâ desteği ile. İnternette en yeni akıllı telefon ya da hakkında merak ettiğiniz bir şey olabilecek herhangi bir nesne bulun. Etrafına bir daire çizin ve işte! Copilot Kenar Çubuğundaki sohbet kutusuna eklenecektir. Daha sonra Copilot’a bu konu hakkında soru sorabilir ve yanıt alabilirsiniz.

Microsoft Edge, Google’ın oyun sahasına girerek Circle to Search with Copilot adlı yeni bir fare hareketi özelliği sunuyor. Bu özellik, farenin basit bir dairesel hareketiyle doğrudan vurgulanan metin veya resimlerden web aramaları başlatmanıza olanak tanıyabilir. Bunun için yapmanız gerekenler ise şöyle:

  • En son Edge Canary’yi kullandığınızdan emin olun.
  • Masaüstündeki kısayoluna sağ tıklayın ve Özellikler’i seçin.
  • Hedef alanına, bir boşluk bıraktıktan sonra aşağıdaki komutları ekleyin:
  • –enable-features=msEdgeCircleToSearchDefaultEnabled,msEdgeCircleToSearchSupported,
  • Uygula ve Tamam’a tıklayın.
  • Edge’i açın, Ayarlar’ı ziyaret edin ve Görünüm’ü seçin.
  • Fare Hareketi Ayarını etkinleştirin.
  • Fare Hareketini Yapılandır’a tıklayın.
  • Çemberi Kopilota Etkinleştir ayarının açık olduğundan emin olun.

Microsoft henüz Circle to Search with Copilot özelliğini resmi olarak duyurmadı. Bu özellikteki ilerlemeyi görmek için Edge Canary’deki diğer güncellemeleri beklemeniz gerekebilir.

Gemini Pro’ya Türkçe dil desteği geldi!

1

Google, Aralık ayında bugüne kadar oluşturduğu en yetenekli genel yapay zekâ modeli olan Gemini’yi duyurmuştu. Ultra, Pro ve Nano olmak üzere 3 farklı biçimde çalışmak için optimize edilen yapay zekâ uygulaması Gemini, veri merkezlerinden mobil cihazlara kadar pek çok cihazda ve ortamda çalışabilecek biçimde tasarlandı. ChatGPT ve Copilot’un çok gerisinde kalmak istemeyen Google, pazara hızlı bir giriş yaparken Gemini ve Bard’a yaptığı güncellemeler ile adından söz ettirmek istiyor.

Google bu yeni yapay zekâ aracının kapsamını ve etki alanını geliştirerek kullanıcıların Bard’ın en hızlı versiyonunu kullanabilmeleri için 40’tan fazla dilde ve 230’dan fazla bölgede yeni özelliklerini kullanıma sunma kararı aldı. Bu karar doğrultusunda Gemini Pro Bard’da bugünden itibaren Türkçe olarak da kullanılabilecek.

Yanıtı tekrar kontrol etme özelliği de Türkçe destekli

Anlama, özetleme, akıl yürütme, kodlama ve planlama konularında etkili olan Gemini Pro, hatalı yanıtları azaltmak için de önemli bir özellikle birlikte geliyor. Yeni güncellemenin bir parçası olarak, Bard’ın İngilizce olarak kullanımda olan “yanıtı tekrar kontrol et” (double-check) fonksiyonu da yeni güncellemeyle bugünden itibaren aralarında Türkçenin de olduğu 40’tan fazla dilde kullanıma sunuluyor. Bard üzerindeki “G” simgesine tıklandığında, Bard cevabı okuyarak bununla ilgili web üzerinde içerik olup olmadığını değerlendiriyor. Bu sayede kullanıcılar Google Aramalar aracılığıyla bulunan destekleyici veya çelişen bilgiler hakkında daha fazla bilgi edinebilecek.

Görsel desteği ve çoklu işlevsellik geliyor

Çoklu modlu bir yapay zekâ modeli olan Gemini ile birlikte Bard; metin, resim, ses, video ve kodlama dilleri de dahil olmak üzere farklı türdeki bilgileri anlamlandırma konusunda yeni özelliklere ve yeterliliklere kavuşuyor. Bard artık yapay zekâ desteği sayesinde metin, ses ve görsel dosyaları üzerinde çalışabiliyor ve birleştirebiliyor. Şimdi de yeni güncellemeyle görüntü oluşturabilme özelliği kullanıma açılıyor. Kullanıcılar bugünden itibaren Bard’a bir açıklama yazıp bu açıklamayla eşleşen görseller elde edebilecek. Bard böylece parlak fikirlere ekstra yaratıcılık katmış olacak. Ancak maalesef güncellenmiş Imagen 2 modeli tarafından desteklenen bu özellik şu anda yalnızca İngilizce olarak kullanılabilecek.

Bard, bu güncellemelerle karmaşık yaratıcı projelerden günlük küçük görevlere kadar pek çok işlevi desteklemek için daha erişilebilir, yetenekli ve çok yönlü hale geliyor. Son dönemde telif hakkı ve mahremiyet ihlali iddialarının artmasını da göz ardı etmeyen Google, bu konuda da yenilikler yaptığını iddia ediyor. Örneğin, oluşturulan görselleri sanatçılar tarafından oluşturulan orijinal eserlerden ayırmak için Bard, SynthID kullanarak oluşturduğu görüntülerin piksellerine dijital olarak tanımlanabilir bir filigran gömüyor. Ayrıca, kişilerin görüntülerinin oluşturulmasını engellemek için filtreler uyguluyor.

Google’dan yapılan açıklamaya göre Gemini, güvenlik ve gizlilik korumalarını iyileştirmek için yeni tekniklere yatırım yapmaya devam edecek.

Tüm bu yenilikler ve özellikler Bard ve Gemini’ye hızlı bir benimseme kazandırabilecek mi, yoksa ChatGPT, Copilot ve diğerleri hala bir adım önde mi kalacaklar bunu zaman gösterecek.

Windows 11 Enterprise işletmelere ne sunuyor?

Enterprise, normalde perakende olarak satın alınamaz ancak çevrimiçi olarak tek kopya lisansları satmaya istekli bazı perakendeciler bulabilirsiniz. Normalde, Windows 11 Enterprise’ın Microsoft veya ortaklarından biriyle (örneğin, şirketin Windows 11 Enterprise web sitesi aracılığıyla) bir tür lisans sözleşmesi yoluyla edinilmesi gerekir.

Windows 11 Enterprise işletmelere neler sunuyor?

Genel olarak Windows 11 Enterprise, özellikle iş amaçlı kullanım için tasarlanmış ek veya gelişmiş özellikler sunar. Bu öğeler üç geniş kategoriye ayrılır:

  • Güvenlik
  • Verimlilik
  • Yönetmek

Öncelikle tüketicileri, bireysel profesyonelleri ve küçük işletmeleri hedefleyen Windows Home ve Pro sürümlerinden farklarını anlamak için her kategoriyi sırasıyla inceleyelim.

Windows 11 Enterprise güvenlik özellikleri ve işlevleri

Microsoft kimlik koruma ve kimlik doğrulama teknolojisi Windows 11’de büyük ölçüde değişti. Bu, çoğunlukla Hello uyumlu parmak izi okuyucuları ve yüz tanıma için Hello uyumlu web kameraları aracılığıyla biyometrik doğrulama için Windows Hello’ya güvenmekte. (Destekleyen sürücülere sahip Hello uyumlu cihazlar gereklidir.)

Ayrıca SmartCard’ları ve diğer çeşitli iki faktörlü kimlik doğrulama biçimlerini (genellikle 2FA olarak kısaltılır) destekliyor. Buna ek olarak şirket, akıllı telefon tabanlı kimlik doğrulama aracı olarak çeşitli hizmetlerde (Visual Studio abonelikleri, Microsoft Toplu Lisanslama Merkezi, Microsoft Live Oturum Açma ve daha fazlası gibi) oturum açma işlemlerini yönetmek için bir Microsoft Authenticator uygulaması sunuyor.

Windows 11'in 2023 güncellemesi

Windows 11 Enterprise’ı dağıtan kuruluşlar aynı zamanda şirketin Windows Hello for Business’ı (WHFB) ilgi çekici bulmalı. Kapsam dahilindeki cihazlarda hesap/şifre oturum açma işlemleri yerine 2FA kullanımını zorunlu kılar ve böylece parolaları atlayarak ve Active Directory veya Entra oturum açma işlemleriyle sıkı bir şekilde bütünleşerek genel güvenliğin artırılmasına yardımcı olur. Aslında WHFB aynı zamanda üçüncü taraf kimlik sağlayıcılarıyla veya ortak anahtar şifreleme tabanlı FIDO Kimlik Doğrulama standardını destekleyen üçüncü taraf hizmetleriyle de çalışır. (FIDO = “Fast ID Online”; daha fazla bilgiyi FIDO Alliance web sitesinde bulabilirsiniz.)

WFHB’yi yapılandırmak için kuruluşlar, tamamen sertifika tabanlı kimlik doğrulamasına dayanan GPO’ları (Grup İlkesi Nesneleri) veya MDM (Mobil Cihaz Yönetimi) ilkelerini kullanır. Böylece WFHB, Windows Hello’nun zaten güçlü olan biyometri ve 2FA desteğine Windows, Azure ve diğer hizmetlere güvenli, parolasız oturum açma özelliği ekler. Temel olarak, Windows 11 Enterprise’a modern bir SSO (tek oturum açma) özelliği getiriyor.

Donanım ve sanallaştırma tabanlı güvenlik

Windows 11 Enterprise ayrıca  Windows Defender Credential Guard adlı bir teknolojiyi de destekler. Bu teknoloji, kimlik bilgilerini yalıtarak bu tür verilere yalnızca ayrıcalıklı sistem yazılımının erişebilmesini sağlar. Credential Guard etkin olduğunda (22H2 ve daha yeni sürümler için varsayılan olarak etkindir), Windows kimlik bilgileri, bu tür verileri Güvenilir Platform Modülünün kontrolü altında kasalar adı verilen özel güvenli klasörlerde tutan Kimlik Bilgisi Yöneticisi adı verilen özel bir tesiste depolanır ( TPM). Windows ve uygulamalar (web tarayıcıları dahil), kimlik bilgilerini kasadan diğer bilgisayarlara ve web sitelerine güvenli ve emniyetli bir şekilde aktarabilir.

Enterprise’daki Credential Guard’ın önemli bir yönü eskiden Device Guard olarak adlandırılıyordu; artık kod bütünlüğü veya bellek bütünlüğü olarak adlandırılma olasılığı daha yüksek. Cihazları kilitleyerek yalnızca güvenilir uygulamaları çalıştırmalarını sağlamak için hem donanım hem de yazılıma yönelik güvenlik özelliklerini birleştirir. Bir uygulama veya uygulama güvenilir değilse çalıştırılamaz. Korunan bir cihazın güvenliği ihlal edilse bile, saldırgan bu cihazda yetkili yazılım dışında hiçbir şeyi çalıştıramaz. 

Bu teknoloji, Kod Bütünlüğü hizmetini işletim sistemi çekirdeğinden yalıtmak için Windows 11 Enterprise’da sanallaştırma tabanlı güvenliği kullanır; burada hizmet, neyin güvenilir olduğunu belirlemek için kurumsal bir politikada tanımlanan imzaları kullanır. Böylece bu hizmet, hipervizör korumalı bir kapta Windows çekirdeğinin yanında çalışır.

Windows 11 Enterprise ayrıca UEFI sürüm 2.3.1 (veya daha yeni sürümler) ile birlikte Güvenli Önyükleme özelliğini kullanan özel bir güvenilir önyükleme hizmetini de destekler. Bu tür bir ortamda, diğer işletim sistemlerinin önyüklemesini önlemek, UEFI ayarlarında yetkisiz değişiklikleri önlemek ve alternatif önyükleme aygıtlarını (aksi takdirde belirlenen önyükleme diskini geçersiz kılabilecek USB flash sürücüler gibi) engellemek için ürün yazılımı kurulumu kilitlenir.). Bu, rootkit’lerin ve önyüklemeyle ilgili diğer kötü amaçlı yazılımların korunan sistemlerde bir yer bulmasını önler. Elbette yetkili yöneticiler, UEFI güncellemelerini uygulamak, yapılandırma değişiklikleri yapmak veya diğer rutin bakımları (ör. ürün yazılımı güncellemeleri veya değişiklikleri) gerçekleştirmek için önyükleme sırasında özel bir parola sağlayarak bu ayarları geçersiz kılabilir.

Veri Kaybı Koruması (DLP), şifreleme ve daha fazlası

Windows 11 Enterprise, kurumsal verilerin ayrılması ve muhafaza edilmesi için Windows Bilgi Koruması  (WIP) adı verilen bir özellik içeriyor. 

Etkinleştirildiğinde WIP, verilerin uygulamalar veya hizmetler (örn. e-posta, sosyal medya veya bulut tabanlı kod) aracılığıyla kazara veya kötü amaçlı olarak ifşa edilmesini önler. WIP, özellikle çalışanların sahip olduğu tabletler veya akıllı telefonlar gibi cihazlarda (BYOD kullanım durumları) veri sızıntısını engeller.

Devam Eden Çalışma koruması, kurumsal veri kaynakları ve veri işleme uygulamaları için tanımlanan politikalardan gelir. Böylece kullanıcılara şeffaf kalır. Ancak Microsoft, Temmuz 2022 itibarıyla gelecekteki Enterprise sürümlerinde WIP için bir “gün batımı” olduğunu duyurdu, ancak 23. Yarıya kadar (23. Yarı dahil) sürümlerde mevcut olmaya devam ediyor.

WIP’in yerini alan teknolojiler, Microsoft Purview Bilgi Koruması ve Microsoft Purview Veri Kaybını Önleme olarak adlandırılıyor. Bu araçlar, kuruluşların hassas verileri erişildiğinde veya paylaşıldığında keşfetmesine, sınıflandırmasına ve korumasına yardımcı oluyor. Hassas veri tespiti, hassasiyet için etiketleme ve veri kaybı veya sızıntısına karşı politika tabanlı koruma sunarlar. Bu araçlar, Chrome ve macOS uç noktalarını, bulut uygulamalarını ve daha fazlasını içeren merkezi DSP denetimleriyle Microsoft 365 Bulut Hizmetleri, uygulamalar ve Windows ve Edge çalıştıran uç nokta cihazlarıyla entegre.

22H2 sürümünün kullanıma sunulmasıyla birlikte Windows 11, Kişisel Veri Şifreleme (PDE) özelliğini kazandı. BitLocker gibi diğer Microsoft şifreleme yöntemleriyle birlikte çalışan PDE, Windows 11’e ek veri şifrelemesi sağlar. Aslında PDE, tüm birimler ve diskler yerine tek tek dosyaları ve içerik öğelerini şifreleyebilir. Şifreleme anahtarlarını kullanıcı kimlik bilgilerine bağlamak için Windows Hello for Business’ı kullanır, böylece kullanıcılar PDE dosyalarını veya öğelerini şifrelemek veya şifrelerini çözmek için yalnızca bir kimlik bilgileri grubuna ihtiyaç duyar (BitLocker iki set gerektirir).

Ayrıca Windows Cihaz Sağlığı Onay bulut hizmeti, Windows 11 tabanlı cihazların durumunu zorunlu kılarak, kontrol ederek ve raporlayarak kuruluşların verileri ve fikri mülkiyet haklarını korumalarına yardımcı olur. Ayrıca “koşullu erişim hizmetleri” olarak adlandırılan hizmetleri sunmak için Microsoft Uç Nokta Yöneticisi ve diğer uyumlu MDM hizmetleriyle de çalışır. Bunlar, kurumsal ağlara erişmeye çalışan cihazların sağlığını ve durumunu kontrol eder. Bu kontrollerin sonuçlarına göre bu hizmet, güvenilmez veya tanınmayan cihazların kurumsal kaynaklara ve ağlara erişim elde etmesini engelleyebilir.

Okuyucular ayrıca Windows Enterprise E5 abonelik planının E3 planındaki her şeyi içerdiğini ancak aynı zamanda Uç Nokta için Microsoft Defender’ı da işin içine kattığını dikkate almalı. 

Bu platform, Windows, macOS, Linux, Android, iOS ve IoT cihazlarına yapay zeka tabanlı uç nokta güvenliği sağlar. Fidye yazılımlarını ve diğer siber saldırıları durdurmak ve güvenlik ekiplerinin bulut ve cihaz tabanlı uygulamalardan, uygulamalardan ve hizmetlerden en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak için tasarlanmıştır. Böylece küresel tehdit istihbaratını ve saldırı yüzeyi izlemeyi de içerir ve uç noktaları güvenli ve emniyette tutmak için tehdit önleme uygulamalarını kullanır. Yapay zeka aynı zamanda Defender’ın davetsiz misafirleri ve saldırıları engellemek için makine hızlarında otomatik algılama ve yanıt sunmasına da yardımcı olur.

Windows 11 Enterprise üretkenlik özellikleri ve işlevleri

Windows 11 kullanıcı arayüzü, görev çubuğu ve bildirim alanlarıyla birlikte entegre arama özelliğine sahip bir başlat menüsü düzeni sağlar. 

Windows 10’u (veya önceki Windows sürümlerini) bilen kullanıcılar, Windows 11’de hemen işe başlayabilir ve işleri halledebilirler. Kullanıcı deneyimini hem dostane hem de tanıdık kılmak için tasarlanmıştır ve Focus oturumları, sesli yazma, Snap Layouts gibi bir dizi üretkenlik artırıcı özellik içerir. Detaylar için “Windows 11’de daha verimli olmanın 8 yolu“na bakabilirsiniz.

Windows 11 Enterprise ve diğer sürümlerde Microsoft, Edge tarayıcısını yapay zeka destekli Copilot (eski adıyla Bing Chat) ve ayrıca kullanıcılara gelişmiş bir web deneyimi sağlamak için her türlü uzantı ve kontrolle güçlendirdi. Eski tarz IE tabanlı web uygulamalarına (IE 11) erişim için eski bir Internet Explorer modu kullanılabilir durumda kalır. Kuruluşlar ayrıca Microsoft Edge for Business’ı Windows Enterprise görüntülerine dağıtmayı da düşünmelidir; açıkça ayrılmış iş ve kişisel tarama içeriği, kontrolleri ve etki alanları ile tüm kullanıcı cihazlarında (yönetilen ve yönetilmeyen) özel ve güvenli bir web tarayıcısı sağlar.

Microsoft ve üçüncü taraf widget’lar, her zaman açık olan kullanışlı masaüstü araçlarına ve izleme özelliklerine hazır erişim sağlar.

Windows 11 Enterprise yönetim özellikleri ve işlevleri

Yönetim, Windows 11 Enterprise’ın özellikle parladığı bir alan. Dinamik provizyon ve yerinde yükseltmeler için destek sağlar. İlki, flash sürücüler veya SD kartlar gibi çıkarılabilir ortamlar kullanılarak yüklenebilen, e-posta eki olarak teslim edilen veya ağ sürücülerinden veya Windows Update for Business aracılığıyla indirilebilen ön hazırlık paketlerinin oluşturulmasına olanak tanır. İkincisi, Windows onarımı ve kurtarması için kesin bir yöntem.

Basit bir yazılı talimat seti ile kullanıcılar, kendi cihazlarını hazırlamak ve yapılandırmak için provizyon paketlerini kendileri dağıtabilirler. Bir MDM altyapısı mevcut olmasa veya ağ bağlantısı mevcut olmasa bile, çalışanlara ait cihazlar da dahil olmak üzere birden fazla cihazı yapılandırmak için tek bir provizyon paketi kullanılabilir. Yerinde yükseltme aynı zamanda verileri ve ayarları korurken ve tüm uyumlu uygulamaları ve sürücüleri güncellerken Windows 10’dan 11’e yükseltmeyi de basit ve anlaşılır hale getirir. (Yükseltme öncesi kurulum danışmanı, kullanıcıları uyumsuzluklar konusunda önceden uyarır.)

Windows 11'deki Gizli Başlat Menüsü: Hızlı Erişim ve Kolaylık

Windows 11 Enterprise, kuruluşların Windows kod tabanını doğrudan ve açık bir şekilde yönetmesine bile olanak tanır. Çoğu şirket ve kuruluş, bazı belirli Windows Enterprise yapıları için güncellemeleri almayı tercih eder (örneğin, Ekim 2023’te yayımlanan 23H2 sürümü veya Eylül 2022’de yayımlanan 22H2 sürümü). Windows 11’in tüketici sürümlerinin (Home ve Pro) iki yıllık yaşam döngüleri varken, Enterprise sürümleri 36 ay (3 yıl) sürer.

Bu, BT departmanlarına güncellemeleri uygulanmadan önce değerlendirmeleri ve doğrulamaları için zaman tanır. Ayrıca güncellemelerin üretim ağlarına nasıl ve ne zaman yayılacağını (genellikle bir tür düzenli bakım planına göre) kontrol etmelerine olanak tanır. Windows Update for Business hizmeti, işletmelerin ve kuruluşların güvenlik güncellemelerini kurum içinde yönetmek veya tüm Windows Update rejimini tam kontrol ve zamanlama altında yönetmek için dahili olarak kullanabileceği bir güncelleme dağıtım ve izleme mekanizması sağlar.

Windows 11 Enterprise’ı kullanma

Windows 11 Enterprise genellikle çeşitli diğer araç ve teknolojilerle birlikte kullanılır. Bunların herhangi biri veya tümü için üçüncü taraf alternatifleri mevcut olsa da, Windows 11 Enterprise’ın görüntüleme, yönetim, dağıtım ve bakımına yardımcı olmak üzere tasarlanmış belirli ilgili Microsoft teknolojileri aşağıdakileri içerir:

  • Microsoft Intune (2019’dan 2022’ye kadar Microsoft Uç Nokta Yöneticisi olarak anılır), tek bir hesap şemsiyesi ve oturum açma altında bir Microsoft yönetim ürünleri paketini kapsar. Kullanıcı, cihaz ve uygulama yönetimi araçlarını kapsar ve Configuration Manager, Endpoint Analytics, Windows Autopilot, Windows Autopatch ve diğer Microsoft hizmetleriyle entegre olur. Hepsine Intune yönetim merkezi aracılığıyla erişilebilir ve kontrol edilebilir. Bu araç seti, Android ve iOS tabanlı mobil cihazların ve hatta Mac’lerin yanı sıra Windows 11 Enterprise görüntülerini, uygulamalarını, güncellemelerini ve yükseltmelerini dağıtmak ve yönetmek için kullanılabilir.
  • Windows Değerlendirme ve Dağıtım Seti (ADK), Windows 11 görüntülerini özelleştirmek ve dağıtmak için araçlar sağlar.
  • Windows Update for Business, bir kuruluşun yöneticilerinin Windows 11 tabanlı cihazların nasıl güncelleştirileceği üzerinde tam kontrol sahibi olabilmesi için Grup İlkesi Nesnelerini kullanmanın bir yolunu sağlar. Buna dağıtım ve doğrulama grupları desteği, güncelleme dalgalarını ve üyeliği belirleme araçları ve şubeler içinde ve uzak sitelerde kontrollü yayılma için eşler arası dağıtım dahil.
  • Active Directory (AD) ve Entra ID (eski adıyla Azure Active Directory), işletim sistemini ve uygulama dağıtımlarını, güncellemeleri, erişimi ve kullanımı yönetmek için zengin, karmaşık grup ilkesi denetimleri de dahil olmak üzere yerleşik veya bulut tabanlı dizin hizmetleri sunar. Bu makalede daha önce bahsedilen politikaya dayalı kontrollerin tümü, bu mekanizmalardan biri veya diğeri aracılığıyla gerçekleştirilebilir.

Genel olarak Microsoft, Windows 11 Enterprise’ın kontrollü ve güvenli bir ortamda dağıtımını, yönetimini ve kullanımını desteklemek için zengin bir destek altyapısı sunuyor. Windows 11 Enterprise’ın özellikle güvenlik ve yönetim cephelerinde daha ayrıntılı incelenmesi, onun iş kullanımı için son derece uygun olduğunu gösteriyor

AMD veri merkezi gelirlerini artırarak geleceğe umutla bakıyor

0

Advanced Micro Devices (AMD) hem dördüncü çeyreğe hem de 2023 mali yılının tamamına ilişkin mali sonuçları detaylandıran finansal raporunu yayınladı. CPU’ları ve GPU’ları ile tanınan yarı iletken devi, 4. çeyrek gelirinin bir önceki yıla göre %10 artarak 6,2 milyar dolara ulaştığını ve brüt kâr marjında kayda değer bir iyileşme olduğunu bildirdi. Bununla birlikte, tüm yıl geliri bir önceki yıla göre %4’lük bir düşüşle 22,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.

AMD’nin 4. çeyrekteki mali performansı, özellikle AMD Instinct GPU’ları ve EPYC CPU’ları olmak üzere Veri Merkezi segmentindeki rekor satışlarla desteklendi. Şirketin CEO’su Dr. Lisa Su, AMD’nin yüksek performanslı veri merkezi ürünlerine yönelik güçlü talebin altını çizerek, özellikle yapay zekânın bilgi işlem pazarını yeniden şekillendirmesiyle şirketin önemli bir büyüme göstereceğine inandığını belirtti. Yıl boyunca karışık bir talep ortamına rağmen AMD’nin Genel Müdür Yardımcısı ve CFO’su Jean Hu, başta AMD Instinct MI300 GPU’lar olmak üzere şirketin başarılı lansmanlarının 2024’te güçlü bir ürün artışı için zemin hazırladığını vurguladı

Şirketin Veri Merkezi segmenti geliri, AMD Instinct GPU’lar ve 4. Nesil AMD EPYC CPU’lardaki büyümenin etkisiyle bir önceki yıla göre %38 artarak 2,3 milyar dolar oldu. İstemci segmentinde de önemli bir artış görüldü ve özellikle AMD Ryzen 7000 Serisi CPU satışları sayesinde gelir bir önceki yıla göre %62 arttı. Ancak Oyun segmenti, yarı özel ürün gelirlerindeki düşüşe bağlı olarak bir önceki yıla göre %17’lik bir gelir düşüşü yaşadı. Gömülü segment geliri, esas olarak müşterilerin envanter azaltmaları nedeniyle yıldan yıla %24 azaldı.

AMD’nin özellikle Veri Merkezi segmentinde elde ettiği finansal başarılar, şirketin kritik ve büyüyen bir pazardaki rekabet gücünü destekler nitelikte. Yarı iletken endüstrisi giderek daha fazla veri merkezi ve yapay zekâ uygulamalarına odaklanıyor ve AMD’nin bu alanlardaki güçlü performansı, stratejik konumunun ve gelecekteki büyüme potansiyelinin olumlu bir göstergesi.

Mali tablolara bakıldığında, şirketin 4. çeyrekteki net geliri, bir önceki yılın aynı çeyreğindeki sadece 21 milyon dolara kıyasla dramatik bir artış göstererek 667 milyon dolara ulaştı. Yılın tamamında ise net gelir %35 oranında azalarak 854 milyon dolara geriledi.

AMD, artıları ve eksileri olan bu mali tabloya karşın 2024’ün ilk çeyreğine ilişkin görünümünde, yaklaşık 5,4 milyar dolar gelir beklentisiyle ihtiyatlı bir iyimserlik taşıyor. Şirket, sunucu satışlarındaki mevsimsel düşüşün güçlü bir Veri Merkezi GPU artışıyla dengelenmesiyle Veri Merkezi segmenti gelirinin sabit kalmasını bekliyor. İstemci, Yerleşik ve Oyun segmenti satışlarının sıralı olarak düşmesi beklenirken, gelirin önemli ölçüde azalması öngörülüyor.

Sonuç olarak, AMD’nin karışık yıllık sonuçları, Veri Merkezi segmentindeki güçlü satışların etkisiyle 4. çeyreğin güçlü bir şekilde tamamlanmasıyla dengelendi. Şirketin yüksek performanslı bilgi işlem ve yapay zekâya stratejik olarak odaklanması, daha geniş yarı iletken pazarında karşılaşılan zorluklara rağmen gelecekteki büyüme için onu iyi konumlandırıyor.

YouTube TV, en büyük problemi ortadan kaldırıyor!

0

Çoklu görüntüleme, YouTube TV için özellikle önemliydi. 5 milyondan fazla abonesiyle ABD’deki en popüler canlı TV hizmeti ve NFL Sunday Ticket’in yeni evi olarak ilk sezonunu yeni tamamladı; her bakımdan oldukça büyük bir başarıydı.

Ancak YouTube TV’nin çoklu görüntüleme uygulaması her zaman biraz sinir bozucu olmuştur çünkü aslında hangi oyunları (veya haberler ve hava durumuyla da çalıştığı için kanalları) izlediğinizi seçemezdiniz. Bunun yerine YouTube TV’nin kendi paketleriyle yetinmek zorunda kaldık. Görünüşe göre bu durum nihayet değişmeye başlıyor.

Reddit’teki bir gönderide ilk olarak kullanıcı arayüzünde bir değişiklik fark edildi ve bu değişiklik o zamandan beri The Streamable tarafından onaylandı. Yakında kendi çoklu görüntüleme paketlerinizi oluşturabileceğinizi söylüyor. Onay, yavaş yavaş yayıldığını (ki bu Google evreninde normdur) ve özel çoklu görünümün ilk olarak NBA League Pass eklentisinde ve üniversite basketbol maçlarında kullanılabileceğini belirtiyor. Yılın bu zamanında birden fazla oyunun oynandığı tek spor bunlar olduğundan, bunların hepsi mantıklı.

Ve Mart ayındaki NCAA basketbol turnuvaları için daha fazla zaman içinde kullanıma sunulduğunu görmek bizi şaşırtmaz. Bu, çoklu görüntülemenin YouTube TV’de kullanıma sunulmasının üzerinden geçen bir yılı işaret edecek ve hizmete, gelecek sonbahardaki futbol sezonu başlamadan önce hataların giderildiğinden emin olmak için bolca zaman tanıyacak. (Futbolun ilk sezonunda oyunu kesinlikle değiştirdi.)

YouTube, izleme geçmişi kapalı kullanıcılar için video önerilerini devre dışı bıraktı

Bunların hepsi iyi şeyler, ancak diğer hizmetlerin çoklu görüntüleme uygulamalarında hangi kanalların olmasını istediğinizi seçmenize izin verdiği göz önüne alındığında, YouTube TV’nin bu kadar uzun sürmesi yine de biraz tuhaf. Artık mevcut olmayan PlayStation Vue, 2019’da özel çoklu görüntüleme özelliğini kullanıyordu. Apple TV, Major League Baseball ve MLS Season Pass için çoklu görüntüleme özelliğine sahipken, ESPN+ da yıllardır çoklu görüntüleme özelliğini kullanıyor.

Yine de hediye bir atın ağzına bakmayacağız, özellikle de (henüz) kimse multivew için fazladan ücret talep etmediği için. Umarız bu değişmez. Bu arada, YouTube TV ayda 72 dolar olarak kalıyor ve hemen hemen tüm modern cihazlarda mevcut.

Mercedes’in ticari sırları ortaya çıktı!

0

Sevilen Alman otomobil markası Mercedes-Benz büyük bir hata yaptı. Şirket açık kaynak kodlarını ve ticari sırlarını yanlışlıkla paylaştı. Peki bahsi geçen kaynak kodları hangi yazılıma ait? Şirketin paylaştığı ticari sırların kapsaması tam olarak neydi? İşte konuyla ilgili tüm detaylar…

Mercedes-Benz’in tüm ticari sırları ve açık kaynak kodları ortaya çıktı!

Güvenlik, özellikle de büyük şirketlerin olmazsa olmaz kalemleri arasında yer alıyor. Alman otomotiv şirketi Mercedes-Benz’in ise bu konuda biraz daha çalışması gerekiyor. Markanın tüm ticari sırlarının ve açık kaynak kodlarının bulunduğu GitHub tam anlamıyla patlatıldı.

Mercedes-Benz

Büyük şirketlere güvenlik konusunda destek veren birçok şirket habersiz olarak internet aleminde dolaşarak markaları denetler. İngiltere merkezli bir güvenlik şirketi olan RedHunt Labs’da tam olarak bu amaçla gezintideydi. Ve bu esnada Mercedes-Benz’in ticari sırlarının ve kaynak kodlarının yer aldığı bir GitHub deposu keşfettiler.

Konuyla ilgili olarak açıklama yapan RedHunt Labs kurucu ortağı Shubham Mittal, açıklamasında bir kimlik doğrulama belirteci kullanılarak bahsi geçen depoya tam erişim elde ettiklerini bildirdi. Tam erişim sayesinde markanın gelecek ticari planları, konsept ve konsept olmayan araç tasarımları gibi “kritik” olarak değerlendirilen belgelere erişim elde edildiğinin altını çizdi.

Bunun yanında bu belirteci Ocak ayında yaptıkları taramada fark ettiklerini bildiren şirket, aslında Eylül 2023 yılında bu belirtecin yayınlanmış olduğunu da belirtti. Bahsi geçen GitHub deposu açığı aracılığıyla bulut sisteminin erişim anahtarlarına, API anahtarlarına ve ek şifrelere de erişim elde edilebiliyordu. Tüm bu şifreler ve anahtarlar aracılığıyla Mercedes-Benz’in bilgi sistemleri üzerinde yapılacak bir saldırı ile tüm alt yapının çökertilebileceği de ifade edildi.

Konuyla ilgili olarak Mercedes-Benz şirketinden bir yetkili bahsi geçen tüm API belirteçlerinin iptal edildiğini, halka açık duruma gelen havuzun kaldırıldığını bildirdi. Fakat Eylül ayından beridir denetlenmeyen belirteç uzun zamandır halka açık şekilde bekledi. Geçen süre zarfında kimlerin eline hangi bilgilerin geçtiği gibi sorular cevapsız kalıyor.

Amazon iRobot alımından vazgeçtiğini duyurdu!

0

Amazon ve iRobot, daha önce duyurdukları ve Amazon’un iRobot’u yaklaşık 1,7 milyar dolar karşılığında satın alacağı anlaşmayı karşılıklı olarak feshettiklerini açıkladı. Şirketler yaptıkları basın açıklamasında, “Avrupa Birliği’nde düzenleyici onaya giden bir yol görmediklerini” belirterek anlaşmanın durdurulduğunu bildirdiler. Avrupa Birliği düzenleyicileri Amazon’a, şirketin Roomba üreticisi iRobot’u 1,7 milyar dolara satın alma teklifiyle ilgili itirazlarını içeren bir açıklama göndermişlerdi.

Amazon Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Genel Hukuk Müşaviri David Zapolsky yaptığı açıklamada, “Amazon’un iRobot’u satın alma sürecinin devam edememesinden dolayı hayal kırıklığına uğradık” dedi. “Evde tüketici robotlarının geleceğine inanıyoruz ve iRobot’un tüketicileri memnun eden ve sorunları yaşamlarını iyileştirecek şekilde çözen ürünlerinin her zaman hayranı olduk. Amazon ve iRobot ekiplerimizin birlikte neler yapabileceğini görmekten heyecan duydular ve bu işbirliğini gerçeğe dönüştürmek için yorulmadan çalışan herkese minnettarız.”

iRobot, iptal edilen teklifin bir sonucu olarak Amazon’dan 94 milyon dolarlık bir fesih ücreti alacak. Ancak şirket, başarısızlıkla sonuçlanan satın alma işleminin iRobot açısından Nisan ayına kadar yaklaşık 350 iRobot çalışanının -şirket işgücünün yaklaşık %31’inin- işten çıkarılmasını içeren bir “operasyonel yeniden yapılandırma planı” gerektireceğini belirtiyor. Firmanın geçtiğimiz yıl özel sermaye grubu Carlyle Group’tan aldığı 200 milyon dolarlık krediyi de ödemekte zorlanabileceği belirtiliyor.

Bu yeniden yapılandırma, iRobot’un Amazon satın alma anlaşmasının açıklanmasından kısa bir süre sonra yaptığı kesintilerin üzerine geliyor. Borcu azaltmak amacıyla (Temmuz ayında alınan 200 milyon dolarlık borç hariç) iRobot, Ağustos 2022’de ve Şubat 2023’te olmak üzere iki kez personel sayısını azalttı.

iRobot’un yönetim kurulu başkanı ve CEO’su Colin Angle bugün itibariyle yönetim kurulu başkanlığı ve CEO’luk görevlerinden ayrılırken, iRobot’un başkan yardımcısı ve baş hukuk sorumlusu Glen Weinstein geçici CEO olarak atandı. iRobot’un bağımsız yönetim kurulu başkanı Andrew Miller yönetim kurulu başkanı olarak atanırken, iRobot yeniden yapılanmanın uygulanmasına öncülük etmesi için bir “geri dönüş uzmanı” olan Jeff Engel’i işe aldı.

Angle LinkedIn’de yayınladığı bir yazıda, “iRobot güçlü bir şirket ve misyonu insanları daha fazlasını yapmaları için güçlendirerek dünyayı değiştirmek olmaya devam ediyor” dedi. “Burası yetenekli inşaatçıların, iyimserliğin, olasılıkların ve dizginlenemez kararlılık ve direncin yuvasıdır. Bu yolculuğu paylaştığım herkese sonsuza dek minnettarım. Kıdemli danışman olarak hizmet vermeyi ve mevcut dönemim boyunca yönetim kurulunda kalmayı dört gözle bekliyorum.”

iRobot, üretim ortaklarıyla daha cazip koşullarda yenilenen anlaşmalar yoluyla 80 milyon ila 100 milyon dolar; artan offshoring yoluyla 20 milyon dolar ve satış ve pazarlama harcamalarını konsolide ederek 30 milyon dolar tasarruf etmeyi hedefliyor. Şirket ayrıca kurumsal gayrimenkul ayak izini azaltmayı ve hava temizleme, robotik çim biçme (muhtemelen iRobot’un uzun süredir kapalı olan Terra projesine bir gönderme) ve eğitim dahil olmak üzere “zemin bakımı dışındaki yeniliklerle” ilgili tüm çalışmaları durdurmayı planlıyor.

Amazon’un devasa iRobot anlaşması başından beri düzenleyici kurumların incelemesine maruz kaldı. Birleşik Krallık isteksiz de olsa satın alma işlemini onaylarken, Avrupa Komisyonu daha derinlemesine bir soruşturma başlattı, ABD Federal Ticaret Komisyonu ise anlaşmanın Amazon’un akıllı ev pazarı üzerindeki etkisini nasıl etkileyebileceğini ve perakende devine evlerindeki verilere erişim sağlayarak kullanıcıların gizliliğini nasıl ihlal edebileceğini araştırdı.

AB düzenleyicileri, Amazon’un platformundaki diğer robotik elektrikli süpürgeleri kendi ürünleri lehine indirgeyeceği ve rakiplerini devre dışı bırakmayı “ekonomik olarak karlı” bulacağı yönündeki endişelerini dile getirdi. Amazon’un temyize gitmeyi düşündüğü, ancak sürecin muhtemelen yıllar alacağını belirledikten sonra vazgeçtiği bildiriliyor.

Elon Musk’ın 56 milyar dolarlık Tesla tazminat paketi iptal edildi!

Elektrikli araç ve güneş paneli üreticisi Tesla’nın hissedarlarından Richard Tornetta, bundan beş yıl önce Tesla CEO’su Musk ve şirket yöneticileri aleyhine bir dava açmıştı. Tesla’nın genel merkezinin bulunduğu Delaware eyaletinde açılan davanın konusu yönetim kurulu tarafından Elon Musk için belirlenen maaş, ikramiye ve tazminat talebiydi.

Nakit ve şirket hisseleri olarak düzenlenen paketin güncel değerinin 55 milyar dolardan fazla olması eleştiri oklarına sebep oluyordu ve Tesla hissedarı Richard Tornetta bu tazminat paketinin Musk tarafından dikte edildiğini ve tamamı Elon Musk’a bağlı sözde “yönetim kurulu” ile yapılan “sözde müzakerelerin” ürünü olduğu için iptal edilmesi gerektiğini ileri sürüyordu. Mahkeme Tornetta’yı haklı bularak Musk’ın maaş, ikramiye ve tazminat paketini iptal etmeye karar verdi.

Temyize götürülebilecek olan 200 sayfalık mahkeme kararı, ABD’de bugüne dek iptal edilen en büyük maaş, ikramiye ve tazminat paketi olarak dikkat çekiyor. Karar sonrasında Tesla’nın hisseleri borsada yaklaşık %2 oranında değer kaybı yaşadı. Mahkeme kararına tepki gösteren Musk, sosyal medya hesabından “Şirketinizi asla Delaware eyaletinde kurmayın” dedi. Ardından ise “Eğer meselelere hissedarların karar vermesini tercih ediyorsanız (mahkeme yerine) şirketinizi Nevada ya da Teksas’ta kurmanızı tavsiye ederim,” dedi.

X üzerinde her konuda anket düzenlemeyi çok seven Musk ayrıca Tesla’yı Nevada veya Teksas’a taşıma kararı için bir anket açıp ardından “Halk oylaması kesin olarak Teksas lehine sonuçlandı! Tesla, kuruluş eyaletini Teksas’a taşımak için hissedar oylaması düzenlemek üzere derhal harekete geçecektir,” dedi.

Delaware Mahkemesi yargıcı Kathaleen McCormick söz konusu ödeme planına itiraz eden firma hissedarını, Musk’ın hukuk ekibiyle birlikte yeni bir uzlaşı üzerinde çalışmaya yönlendirdi. Taraflar nihai bir karar üzerinde anlaşmaya vardıktan sonra karar Delaware Yüksek Mahkemesi’ne temyize götürülebilecek.

Bu arada ilgili karar, tam da Tesla’nın CEO Elon Musk ile bir başka tazminat görüşmesi turuna hazırlandığı sırada geldi. Musk bu ay X’te yaptığı bir paylaşımda, oy kontrolünün %25’ine sahip olmadığı sürece Tesla’yı yönetmekten rahatsız olduğunu çünkü %25’in altındaki hissedarlığın inovasyonu desteklese de karar alma sürecini baltaladığını söylemişti. Musk şuanda Tesla’nın yaklaşık %13’üne sahip. Firmanın yönetim kurulunun şu anda CEO Elon Musk dahil sekiz üyesi bulunuyor.

Polis feshedilen korsan siteden 50.000 Bitcoin ele geçirdi

Ele geçirilen 50.000 Bitcoin, movie2k.to adlı korsan siteyle ilişkili. Movie2k, 2008-2013 yılları arasında yasal olarak gri bir alanda faaliyet gösteren, öncelikle İngilizce ve Almanca konuşan kullanıcılara film ve TV şovlarını izlemek veya indirmek için bağlantılar sağlayan ancak telif hakkı korumalı materyallerin hiçbirini kendisi barındırmayan bir platformdu.

Korsanlıktaki merkezi rolü nedeniyle Movie2k.to, yetkililerin ve çeşitli eğlence endüstrisi gruplarının önemli incelemeleri ve yasal zorluklarıyla karşılaştı, bu da ISS düzeyinde birden fazla engellemeye yol açtı ve operatörleri web alanlarını birkaç kez değiştirmeye zorladı.

Orijinal Movie2k.to, Motion Picture Association of America (MPAA) tarafından açılan dava sonucunda Mayıs 2013 civarında kapatıldı. Ancak FBI uzmanlarının desteğiyle Almanya’daki kolluk kuvvetleri orijinal platformun arkasındaki operatörlerin kimliğini araştırmaya devam etti ve sonunda 40 yaşında bir Alman ve 37 yaşında bir Polonyalının kimliğini tespit etti.

Polisin yaptığı açıklamaya göre, iki şüpheliden biri platform aracılığıyla kazanılan toplam 50.000 Bitcoin’i gönüllü olarak Federal Kriminal Polis Bürosuna (BKA) transfer etti. Söz konusu kripto paranın, reklam gelirleri ve üyelik abonelikleri gibi Movie2k’nın işletilmesi yoluyla elde edilen karlardan elde edildiği düşünülüyor. Platformun operatörleri 2012 yılının ortalarında büyük ölçekli bir korsan platform işletmenin yasal risklerini öngörerek, kripto paranın izini sürmenin ve el koymanın daha zor olacağını varsayarak platformdan kazandıkları parayı Bitcoin ile değiştirmeye başlamışlar.

Polis duyurusunda “Dresden Başsavcılığı, Saksonya Eyaleti Kriminal Polis Ofisi ve Saksonya Entegre Soruşturma Birimi (INES) olarak Leipzig Vergi Dairesi’nin vergi soruşturmasında, Ocak 2024 ortasında yaklaşık 50.000 Bitcoin geçici olarak güvence altına alındı” deniyor. “Bu, Federal Almanya Cumhuriyeti’ndeki kolluk kuvvetleri tarafından bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük hacimli Bitcoin el koyma işlemi .”

Polis yaptığı açıklamada zanlıların bu paraları gönüllü olarak BKA tarafından sağlanan cüzdanlara aktardığını ve bu önemli miktarın kullanımına ilişkin nihai kararın beklendiğini söyledi.Ayrıca şüphelilerden birisinin Hanover polisinin 2009’dan beri operatörlerini ortaya çıkarmaya çalıştığı ‘mega-downloads.net’ ile de bağlantılı olduğu öne sürülüyor.

Türkiye Yapay Zeka Girişimleri Haritası yayınlandı!

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI)’nin hazırladığı bu güncelleme, Türkiye’nin yapay zeka ekosistemindeki gelişmeleri takip edenler, özel sektör ve yatırımcılar için önemli bir kaynak olarak görülüyor.

Türkiye’deki yapay zeka ekosisteminin gelişimine ışık tutan, sektörel ve teknoloji dikeylerindeki eğilimleri takip etmeyi kolaylaştıran Türkiye Yapay Zeka Girişimleri Haritası, 2017 yılında sadece 24 girişimle başlamışken, bugün 25’i Scaleup kategorisinde olmak üzere toplam 320 yapay zeka girişimine ev sahipliği yapıyor.

2024 yılının bu ilk güncellemesi, 18 yeni startup’ın haritaya eklenmesi, exit eden ve kapanan 23 startup’ın haritadan çıkarılmasıyla güncel halini alıyor. Yeni eklenen girişimler arasında üretimden sağlığa, finanstan enerjiye kadar geniş bir yelpazede şirketler yer alıyor.

Türkiye’deki girişimlerin alanları ve sektörel dağılımı

AirGembaÜretim, Enerji, LojistikNesnelerin İnterneti
AISOFTÜretim, Otomotiv, Savunma, GüvenlikYapay Görü
BeforeSunset AI Pazarlama, StartuplarÜretken Yapay Zeka
Bottobo RoboticsGenelOtonom Araçlar
CY VisionOtomotivYapay Görü
De Jure AIHukukArama Motoru ve Arama Asistanı
HummingdroneEnerji, Sürdürülebilirlik, SavunmaAkıllı Platformlar
IntegrioSağlıkÖngörü ve Veri Analitiği
IntelivusGenelDoğal Dil İşleme
IntersectionBankacılık, FinansOptimizasyon
JuphyEticaretChatbot ve Diyalogsal Yapay Zeka
PhiTech BioinformaticsSağlık, BiyoteknolojiÖngörü ve Veri Analitiği
PixlDataGenelMakine Öğrenmesi
PONSSağlıkÖngörü ve Veri Analitiği
RobbotGenelRPA
SorslabÜretim, Perakende, Sağlık, SavunmaÜretken Yapay Zeka
Stockimg AIGenelÜretken Yapay Zeka
Wiser – Pinterest for KnowledgeEğitim, MedyaAkıllı Platformlar

Harita, yapay görüden robotik süreç otomasyonuna (RPA), otonom araçlardan akıllı platformlara kadar 12 kategorideki girişimleri kapsıyor.

Kategorilere göre girişimler

Ocak 22Mart 23Ocak 24
Akıllı Platformlar5710
Arama Motoru ve AramaAsistanı654
Chatbotlar ve Diyalogsal YZ202121
Doğal Dil İşleme192421
Makine Öğrenmesi435353
Nesnelerin İnterneti5810
Öngörü ve Veri Analitiği375362
Optimizasyon91616
Otonom Araçlar91515
RPA91315
Üretken Yapay Zeka513
Yapay Görü648080
Toplam226300320

Özel sektörün yapay zekaya olan ilgisi, artan yatırım ve destek imkanlarıyla artış gösteren girişimler, Türkiye yapay zeka girişimcilik ekosisteminde etki alanını geliştirmeye devam ediyor. Özel sektör ve yatırımcıların yakından takip ettiği bir araç olarak kullanılan TRAI Yapay Zeka Girişimleri Haritası, Türkiye yapay zeka ekosistemindeki gelişimi, dinamikleri anlamamızı sağlıyor. 2017’den günümüze önemli bir kaynak haline gelen bu harita sayesinde yatırımcılar yeni ve potansiyel girişimleri takip edebilirken, işbirliği arayışındaki şirketler için de değerli bir rehber niteliği taşıyor.

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) Türkiye’de yapay zeka farkındalığını artırmak ve ekosistemi geliştirmek amacıyla 2017’de kuruldu. TRAI ekosisteminde yer alan girişimlerin akademi ve özel sektör ile buluşmalarına, ortak proje yapmalarına, yatırımcı bulmalarına ve yurt dışına açılmalarına yardımcı oluyor.

Penta, Lexar sürücü ve bellek ürünlerini Türkiye’de dağıtacak

0

Penta Teknoloji, bellek çözümleri alanında dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Lexar ile yeni bir iş ortaklığı gerçekleştirerek ürün yelpazesini genişletti.

Dünyanın önde gelen teknoloji markalarını ve bilgi teknolojileri ürünlerini tüketicilerle buluşturan Penta Teknoloji, dağıtıcılığını üstlendiği markalara bir yenisini daha ekledi. Bellek çözümleri alanında faaliyet gösteren Lexar’ın katı hal sürücüleri ve dahili bellek ürünleri, yeni iş birliği kapsamında Penta Teknoloji güvencesi altında Türkiye’deki iş ortakları ile buluşacak.

Penta Genel Müdürü Fatih Erünsal
Penta Genel Müdürü Fatih Erünsal

Teknoloji alanındaki yenilikçi ürünleri Türkiye genelindeki tüketicilere ve işletmelere ulaştırmanın gururunu yaşadıklarını söyleyen Penta Teknoloji Genel Müdürü Fatih Erünsal sözlerine şöyle devam etti: “Bellek çözümleri alanında dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Lexar ile yaptığımız iş birliğinin, büyüme ve iş ortaklarımız nezdinde tek olma hedeflerimize büyük katkısı olacak. E-ticaret platformlarından teknoloji marketlerine, bireysel tüketici ürünlerinden kamu ve kurumsal ihtiyaçlara kadar teknolojinin tüketiciyle buluştuğu her noktada varlık gösteriyoruz. Türkiye çapındaki geniş ve donanımlı bu ağımızla iş ortaklarımızı farklı alanlarda dünyanın lider markalarıyla buluşturmanın, çözüm ortakları olarak geniş ürün yelpazemiz sayesinde istedikleri tüm ürünleri farklı yerlerde aramaya gerek kalmadan, tek hizmet merkezi olarak Penta Teknoloji’den satın alma imkanıyla sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni iş birliğiyle iş ortaklarımızın Lexar’ın katı hal sürücüleri ve dahili bellek ürünlerine ihtiyaç duydukları anda rahatlıkla erişmelerini sağlayacağız. Ürün ve hizmet portföyümüzü yeni ortaklıklarla sürekli büyüterek katma değerli hizmetler sunmaya, dijitalleşmeye yaptığımız yatırımlarla fark yaratmaya devam edeceğiz.”

Lexar CEO’su Ryan Li ise “Lexar ve Penta Teknoloji arasında Türkiye pazarındaki varlığımızı yeniden şekillendirecek önemli bir iş birliğini resmi olarak duyurmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Dikkatli bir değerlendirme ve stratejik planlamanın ardından Lexar ve Penta Teknoloji, Lexar markalı bileşenleri Türkiye çapında dağıtmak için güçlerini birleştirdi. Bu iş birliği, değerli müşterilerimize en ileri teknoloji ve güvenilir çözümler sunma taahhüdümüzde önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Penta Teknoloji’nin, ülke genelindeki geniş ve yerleşik erişim ağı, Lexar’ın yüksek performanslı bileşenler sunma konusundaki itibarını mükemmel bir şekilde tamamlıyor. Penta Teknoloji ile olan ortaklığımızın müşterilerimizin genel deneyimini geliştireceğine ve her iki kuruluşun başarısına katkıda bulunacağına inanıyoruz” dedi.