Harry Potter, yapay zeka araştırmalarına yol gösteriyor! 

Artan sayıda araştırmacı, serinin popüler kültürdeki kalıcı etkisine, sayfalarındaki geniş dil verileri ve karmaşık kelime oyunlarına atıfta bulunarak üretken yapay zeka teknolojisini denemek için çok satan Harry Potter kitaplarını kullanıyor. 

Harry Potter’a atıfta bulunan çalışmaların ve akademik makalelerin bir listesini incelemek, son yapay zeka araştırmalarına ve teknolojinin karşı karşıya olduğu en çetrefilli sorulardan bazılarına dair bir anlık görüntü sunuyor.

Belki de yakın zamandaki en dikkate değer örnekte, Harry, Hermione ve Ron’un; büyük dil modellerinin seçici olarak bilgiyi unutmasına yardımcı olan yeni bir tekniğe ışık tutan “Harry Potter Kimdir?” başlıklı bir makalede başrol oynamaları yer alıyor. 

Bu, sektör için yüksek riskli bir görev: Yapay zeka sohbet robotlarına güç veren büyük dil modelleri, telif hakkıyla korunan materyaller ve diğer sorunlu içerikler de dahil olmak üzere çok büyük miktarda çevrimiçi veriye dayanıyor. 

Bu, bazı AI şirketleri için davalara ve kamu incelemesine yol açtı. Makalenin yazarları, Microsoft araştırmacıları Mark Russinovich ve Ronen Eldan; AI sisteminin genel kararından ödün vermeden, karakterler ve olay örgüsü de dahil olmak üzere Harry Potter kitaplarının varlığına ilişkin her türlü bilgiyi ortadan kaldırmak için AI modellerinin değiştirilebileceğini veya düzenlenebileceğini gösterdiklerini söyledi.

Einstein Copilot yapay zeka

İkili, kitapları evrensel aşinalıklarından dolayı seçtiklerini söyledi. Microsoft Azure’un baş teknoloji sorumlusu Russinovich, “Araştırma topluluğundaki kişilerin tekniğimizden kaynaklanan modeli değerlendirmelerinin ve içeriğin gerçekten ‘öğrenilmemiş’ olduğunu kendileri için doğrulamalarının daha kolay olacağına inandık.” dedi. 

Neredeyse herkes, modelin kitapları ‘bilip bilmediğini’ araştıracak ipuçları bulabilir. Kitapları okumamış kişiler bile olay örgüsünün unsurları ve karakterlerin farkında olacaktır.

Microsoft Copilot Android’de!

Microsoft, Android platformu için özel olarak geliştirdiği Copilot uygulamasını kullanıma sunarak yapay zeka destekli deneyimi mobil kullanıcılara taşıdı. Bu yeni uygulama sayesinde, Bing mobil uygulamasına ihtiyaç duymadan Microsoft Copilot’a kolay erişim mümkün hale geldi. Şu an için iOS sürümü mevcut değil ancak gelecekteki güncellemelerle beklentilerin karşılanması planlanıyor.

Copilot Android uygulamasının öne çıkan özellikleri:

Microsoft’un Copilot uygulaması, sohbet botu yeteneklerine erişim, DALL-E 3 aracılığıyla görüntü oluşturma ve e-posta ile belge taslakları oluşturma gibi özellikleri içeriyor. Ayrıca, kullanıcılara OpenAI’nin en yeni GPT-4 modeline ücretsiz erişim imkanı tanıyarak gelişmiş dil anlama ve üretme yeteneklerini sunuyor. Bu, kullanıcıların metin tabanlı görevlerde daha verimli çalışmalarına olanak tanıyor.

Microsoft Copilot

Microsoft’un yapay zeka stratejisi:

Bu adım, Microsoft’un yapay zeka destekli araçları günlük kullanıma entegre etme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Şirket, Bing arama motorunda başlattığı yapay zeka destekli arayüzü daha da genişleterek Copilot’u bağımsız bir uygulama haline getirdi. Bu, kullanıcıların Copilot’u daha kolay ve hızlı bir şekilde kullanmalarına olanak tanıyor.

Microsoft’un Android için geliştirdiği Copilot uygulaması, yapay zeka destekli deneyimi mobil cihazlara taşıyarak kullanıcıların günlük görevlerini daha verimli bir şekilde gerçekleştirmelerine olanak sağlıyor. Şirketin yapay zeka stratejisi, kullanıcıların en yeni teknolojiye kolayca erişmelerini amaçlıyor. Copilot’un iOS sürümüne dair henüz bir duyuru yapılmamış olsa da, gelecekteki güncellemelerle bekleniyor.

Google, sonunda Android kullanıcılarının istediğini yapıyor!

Yeni Google cihazın pilinin mevcut durumunun değerlendirilmesi belirli zorluklar doğuruyor. 

Kullanıcılar bu görevi gerçekleştirmek için sıklıkla üçüncü taraf uygulamalara başvuruyor ancak bunlar her zaman doğru verileri sağlayamıyor. Bu amaca yönelik en etkili araç sistem analizi olacaktır.

Google bu hususu biliyor ve uzun süredir bir pil sağlığı izleme özelliği geliştiriyor. Android 14, pil çalışmasını izlemeye yönelik bir temel oluşturdu; burada işletim sistemi, cihazın ilk açıldığı andan itibaren işleyişine ilişkin kapsamlı istatistikler topluyor.

Android 15’in piyasaya sürülmesiyle birlikte kullanıcıların bu bilgilere ulaşabilmesi, hatta sistemin pil değiştirme zamanı geldiğinde uyarı vermesi bekleniyor.

Pil durumu menüsü

Gizli “Pil Sağlığı” menüsü, geliştiricilerin Android 14 QPR2 Beta 2’de keşfettiği böyle bir özelliğin varlığını gösteriyor. Şu anda belirli bir bilgi içermiyor ancak kod, kullanıcıların bu sekmede mevcut pil şarj kapasitesini göreceğini gösteriyor.

Örneğin Pixel 8’in pil sağlığının yüzde 90 olduğu tahmin edilirse, kalan şarj kapasitesi 4.118 mAh olur (cihazın 4.575 mAh nominal kapasitesiyle karşılaştırıldığında).

Bu özelliğin güncellemesinin ne zaman yayınlanacağı ile ilgili net bir tarih bilgisi yok. Apple kullanıcılarının yıllardır sahip olduğu ve Android kullanıcılarının yıllarca süren bekleyişin ardından sonunda kullanıma sunulacak.

Android kullanıcılarının yakında çok büyük bir sürprizle karşılaşacağına yönelik önemli duyumlar var. Ancak detayları, kapsamı ve tarihi ile ilgili henüz sağlam bir delil yok; yine de beklemekte fayda var.

2024 kurumsal BT trendleri: Üretken yapay zekâ ve etkileri

2023’ün geride kalmasına sadece birkaç gün kalırken BT sektöründe bu senenin en çok öne çıkan konusu ise tartışmasız bir biçimde yapay zekâ uygulamaları ve üretken yapay zekâ (GenAI) oldu. ChatGPT’nin geçtiğimiz yılın sonlarında geniş kitlelerle buluşmasının ardından bu yıl, özellikle de yılın ikinci yarısında, neredeyse tüm teknoloji devleri yapay zekâ yarışına katıldılar. 2024 yılında da da bu eğilimin sürmesi beklenirken üretken yapay zekâdan beklentiler de hızla yükseliyor. Örneğin McKinsey Global Institute’a göre GenAI müşteri operasyonlarını, satış ve pazarlamayı ve yazılım mühendisliğini geliştirerek küresel ekonomiye yıllık 4,4 trilyon dolara kadar üretkenlik değeri katabilir

Bu bağlamda analistler, BT liderlerinin hızla kurumsal veri merkezlerini GenAI ve diğer veriye aç iş yüklerini barındıracak şekilde modernize etmeye başladıklarına dikkat çekiyor. Neticede GenAI, kurumsal BT çalışanlarının işlerini yapmak için her gün tamamladıkları görevleri saatlerce azaltabilir ve potansiyel olarak sektörleri dönüştürebilir niteliklere sahip. Örneğin Dell Technologies tarafından bu yılın başlarında gerçekleştirilen Generative AI Pulse Survey’e göre, BT kuruluşlarının yüzde 52’sinin halihazırda GenAI çözümleri oluşturmasının veya dağıtmasının en büyük nedeni budur.

Çoklu bulut yönetimi yapay zekâ ile giderek önem kazanıyor

2024 yılında GenAI, iş yükü yerleştirme trendlerini hızlandıracak ve kuruluşlar GenAI uygulamalarını besleyen büyük dil modellerini (LLM’ler) nasıl ve nerede çalıştıracaklarını düşünecekler. Bazı BT karar vericileri kamu hizmetlerini seçecek. Diğerleri ise açık kaynaklı LLM’leri kurum içinde çalıştıracak ve bu da onlara kontrolün yanı sıra alana özgü uygulamaları, sunucu kümelerini ve iş ortakları tarafından sağlanan diğer güvenilir altyapıyı kullanarak iş yüklerini doğru boyutlandırma olanağı sağlayacaktır. Ayrıca yapay zekâ uygulamalarının doğru kullanımı sayesinde kuruluşların güvenlik politikalarını ve erişim izinlerini daha akılcı belirleyerek güvenlik maliyetlerini (ve zafiyetlerini) azaltabilecekleri düşünülüyor.

2024 yılında iş süreçlerine yapay zekâyı da dahil eden ve esneklik isteyen daha fazla kuruluş, iş yüklerini kendi seçtikleri konumlarda çalıştırmak için yazılım işlevlerini işletim ortamlarından daha da soyutlayacak gibi görünüyor. Bu da firmaların geleneksel olarak şirket içinde çalıştırdıkları bazı depolama seçeneklerini genel bulutlara taşımayı gerektiriyor. Bu, BT personeline daha fazla veri hareketliliği ve ortamlarını yönetmede tutarlılık sağlayacak.

Diğer firmalarınsa geliştiricilerin tercih ettikleri bulut hizmetlerine şirket içinden erişmelerini mümkün kılacağı öngörülüyor. Örneğin, kuruluşlar kurumsal bilgileri ortaya çıkarmak için özel GenAI sohbet robotları oluşturabilir. Bu yaklaşımlar, çoklu bulut ortamlarını kesintisiz sistemler olarak yönetmeye çalışan daha geniş bir eğilimin parçasıdır. Bu, daha fazla operasyonel verimlilik ve iş değeri sağlamak için tüm altyapı mülkünü tek bir varlık olarak ele almak anlamına gelir.

Operasyon konsolidasyonunun sınırı

Uç ortamları destekleyen altyapı geçmişte oldukça parçalı bir yapıya sahipti ve kuruluşlar, uygulamaların neredeyse gerçek zamanlı çalışmasını sağlayacaklarını umdukları çözümleri bir araya getiriyorlardı. Gecikmenin azaltılması da büyük bir sorun oluşturuyordu. 2024 yılında, daha fazla kuruluşun karmaşık çoklu bulut sitelerinde dağıtımı basitleştiren, optimize eden ve güvenli hale getiren, daha iyi çalışma süresi ve hizmet sağlayan uç operasyon yaklaşımlarını benimsediğini göreceksiniz.

Bu durum özellikle perakende, sağlık, otomotiv, tarım, enerji ve diğer birçok sektörde inovasyonu hızlandıracak. Dahası, daha fazla kuruluş iş değerini artırmak için GenAI uygulamalarını uç noktalara nasıl genişleteceğini keşfedecek.

Öte yandan 2024’te daha fazla kuruluş, altyapı hizmetleri için de kullandıkça öde abonelik modellerinden yararlanmaya çalışacak gibi görünüyor. Bu tür Hizmet olarak çözümler esneklik ile kontrolü dengeleyerek BT liderlerinin yalnızca işlerini yürütmek için ihtiyaç duydukları kadarını ödemelerine yardımcı olur. Bu, GenAI ve HPC uygulamaları gibi kaynak yoğun iş yükleriyle ilişkili artan maliyetleri azaltmaya yardımcı olurken, BT’ye bilgi işlem ve depolamayı nasıl kullanacağı konusunda daha fazla kontrol sağlayacaktır.

2024’te daha fazla BT lideri, uygulama performansını ve operasyon verimliliğini artırmayı amaçlayan çoklu bulut tasarımlı mülkler veya kasıtlı olarak oluşturulmuş mimariler inşa edecek. Bu aynı zamanda yasal gereklilikleri karşılamaya, varlıkları kontrol etmeye ve güvence altına almaya ve maliyetleri optimize etmeye yardımcı olacaktır.

GenAI’nin bu trendlerin tamamına yayılmış bir iplik olduğunu fark etmişsinizdir. Aslında, 2023’te teknolojideki en yıkıcı güç, 2024’te de en sıcak iş yükü olmaya devam edecek. Firmaların bu alanda ne kadar harcama yapmaya istekli olacakları ise başka bir konu. Teknoloji sektörü araştırma şirketi Gartner, kısa süre önce 2023 ve 2024 yılı Avrupa BT pazarıyla ilgili öngörülerini yayınlamıştı. Araştırma firmasına göre yazılım ve BT hizmetlerine yapılan yatırımların etkisiyle Avrupa’daki BT harcamaları bu yıl sonunda 1 trilyon dolar ve2024 yılında da 1,14 trilyon dolara ulaşacak.

Apple, Wi-Fi yongası geliştirmede zorlanıyor

0

Teknoloji devi Apple, mobil ve masaüstü yongalarındaki başarılarına rağmen, kablosuz teknolojideki çabalarında karşılaştığı zorluklarla mücadele ediyor. Şirketin 5G modem çalışmalarını durdurma kararı sonrasında, şimdi de kendi Wi-Fi yongası geliştirme çabalarında sorunlar yaşadığı iddia ediliyor.

Uzun bir süre önce başlatılan kendi Wi-Fi yongası projesi, başlangıçta önemli yatırımlarla desteklenmişti. Ancak yılın başlarında proje durdurulmuş ve ekibinde önemli değişikliklere gidilerek tekrar başlatılmıştı. Ancak, bu çabaların beklenen seviyeye ulaşamadığı ve çalışmaların yıllar alabileceği ifade ediliyor.

Apple, Wi-Fi

iPhone 17 serisinde Apple’ın kendi Wi-Fi yongalarını kullanma isteği dile getirilmiş olsa da, bu hedefin şu an için gerçekleşmesinin pek mümkün olmadığı belirtiliyor. Apple, 5G modemlerini Qualcomm’dan, Wi-Fi yongalarını ise Broadcom’dan tedarik ediyor. Her iki şirketin de alanında lider olması, yeni rakiplerin Apple’ı zorlamasını engelliyor.

Şirketin, Homepod gibi yan ürünlerinde ise Wi-Fi yongalarını deneme fırsatı bulabileceği konuşuluyor. Ancak, kendi kablosuz teknolojilerini geliştirmekte yaşadığı zorluklar, Apple’ı bu alandaki rekabetin önünde ciddi bir engelle karşı karşıya bırakıyor. Bu durum, şirketin kablosuz teknoloji alanındaki yerini güçlendirmek için daha fazla çaba harcaması gerektiği yorumlarına neden oluyor.

Asgari ücret belli oldu! – Ocak 2024

0

Bugün işçi-işveren ve hükümet bir araya gelerek Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da devreye girdiği toplantıda Ocak 2024 itibariyle geçerli olacak asgari ücret belli oldu. Toplantı sonrasında Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan yeni asgari ücreti açıkladı.

Asgari ücret ne kadar? – Ocak 2024

Ocak 2024 itibariyle asgari ücret net 17 bin 2 TL, brüt 20 bin 2 TL oldu. Bu meblağın 700 TL’lik kısmının asgari ücret desteği olarak verileceği söylendi. Genel toplama bakacak olursak, 27 Ocak 2024 itibariyle asgari ücret 578 dolara tekabül ediyor.

Buna ek olarak, asgari ücrette yapılan artış, önceki döneme, yani Temmuz 2023’e göre yüzde 49 oranında gerçekleşti. Yıllık bazda bakacak olursak, Ocak 2024 ile kıyasladığımızda yüzde 100 seviyesinde bir artış sağlandığını görüyoruz.

Süper bakterilere karşı yapay zeka destekli süper antibiyotik!

MIT ve Harvard Broad Enstitüsü’nden James Collins liderliğindeki araştırmacılar, yapay zekanın (AI) potansiyelinden yararlanarak antibiyotik keşfinde önemli bir atılım gerçekleştirdi. Bu çığır açıcı atılım, sahada çok önemli bir anı işaret ediyor.

Derin öğrenme algoritmalarını kullanan araştırma ekibi, milyonlarca bileşiğin kapsamlı bir taramasını gerçekleştirerek 283 potansiyel bileşiğin seçimini ortaya çıkardı. Bu maddeler, her ikisi de mücadele edilmesi son derece zorlu patojenler olarak kabul edilen, dirençliliği bilinen metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) ve vankomisine dirençli enterokoklara karşı dikkate değer bir etkinlik sergiledi.

Dikkate değer bir gelişme olarak, bu çalışmada kullanılan yapay zeka modelinin “açıklanabilir” olması, karar verme sürecini yönlendiren temel biyokimyanın daha derinlemesine anlaşılmasına olanak tanıyor. Bu özellik, antibiyotik adaylarının seçiminde şeffaflığı önemli ölçüde artırır.

Bu atılımın bağlamı, 2019’da yaklaşık 1,27 milyon ölüme neden olan ve yaklaşık beş milyon vakanın daha oluşmasına katkıda bulunan antibiyotik direncine ilişkin artan endişe. COVİD-19 salgınının bu sorunu daha da kötüleştirmesi ve yeni antibiyotik sınıflarının uzun süredir bulunmaması nedeniyle bu keşif bir umut ışığı olarak parlıyor.

Yeni keşfedilen bileşikler, insan hücrelerine karşı oldukça düşük toksisite göstererek onları ilaç geliştirme için umut verici adaylar olarak konumlandırıyor. Antibiyotik-AI Projesi ile bağlantılı kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Phare Bio ile işbirliği içinde araştırmacılar, bu bileşiklerin kimyasal özellikleri ve potansiyelleri hakkında ayrıntılı bir analiz yapmayı amaçlıyor.

Yapay Zekanın Hızlandırılmış Etkisi

Bu atılım, AI odaklı antibiyotik keşfi ve tasarımının yeni ortaya çıkan alanını öne çıkarıyor, binlerce bileşiğin sınıflandırılması sürecini önemli ölçüde hızlandırıyor ve ilaç keşif zaman çizelgelerini hızlandırıyor.

Bu önemli ilerlemeye rağmen, yeni antibiyotik adaylarının klinik kullanıma sunulmadan önce kapsamlı bir şekilde geliştirilmesi ve test edilmesi gerekiyor. Sistematik toksisite çalışmaları ve IND öncesi değerlendirmeler gibi temel adımlar, bunların klinik kullanım için değerlendirilmesinden önce çok önemlidir.

Özetle, yapay zeka yoluyla yeni bir antibiyotik sınıfının çığır açan keşfi, antibiyotik direncine karşı devam eden mücadelede çok önemli bir anı temsil ediyor. Küresel sağlığı korumayı amaçlayan ilerlemeleri yönlendirmek için en son teknolojinin muazzam potansiyelini ortaya koyuyor.

Apple Watch satışları ABD’de durduruldu

0

ABD Başkanı Joe Biden’ın, tıbbi izleme teknolojisi firması Masimo’nun patent ihlali iddiası üzerine alınan kararı veto etmeyerek, Apple Watch’ların ABD’ye ithalatını ve satışını yasaklama kararı onaylandı. Apple’ın, Masimo’ya ait patenti ihlal ettiği belirlenen Watch Series 9 ve Ultra 2 modellerinin satışları ABD genelinde durduruldu. ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun (ITC) kararı, 26 Aralık tarihinde yürürlüğe girecek ve kan-oksijen seviyelerini ölçme yeteneği içeren Apple Watch’ların ithalatını ve satışını resmen yasaklayacak.

Apple, 2020‘de Series 6 modelinden itibaren akıllı saatlerine nabız oksimetresi özelliğini eklemişti. Ancak, Masimo’nun patent ihlali iddiası nedeniyle ITC’nin kararıyla Apple Watch’ların satışları durduruldu. Şirket, Series 9 ve Ultra 2 modellerinin ABD’deki satışlarını geçtiğimiz haftadan bu yana askıya alırken, yasağın daha uygun fiyatlı Apple Watch SE modelini etkilemediği belirtildi. Daha önce satılan modeller ise yasaktan muaf tutulacak.

ITC’nin kararı kesinleştikten sonra, Apple’ın temyize gitme opsiyonu bulunuyor. Masimo, Apple’ı çalışanlarını çalmak ve popüler Apple Watch’a dahil etmekle suçlamıştı. Bu durum, ABD yönetiminin Apple’ı benzer durumlarda kurtardığı geçmiş yıllardan farklı bir gelişme olarak öne çıkıyor. Daha önce, eski Başkan Barack Obama döneminde Apple ile Samsung arasındaki patent anlaşmazlığında Apple’ın ithalat yasağı kaldırılmıştı. Ancak, bu sefer Biden yönetimi ITC kararını veto etmeyerek, Apple’ı yasak kararıyla baş başa bıraktı.

Fimple, 5,5 Milyon Dolar yatırım aldı!

0

Fimple, daha önce gerçekleştirdiği tohum öncesi turda elde ettiği 2 milyon dolarlık yatırımın ardından, şimdi de APY Ventures liderliğinde gerçekleşen Köprü Yatırım turunda KT Portföy, Tera Portföy ve melek yatırımcılara yeni bir melek yatırımcı daha ekleyerek 3,5 milyon dolar daha yatırım aldı. Toplamda 5,5 milyon dolarlık bu yatırım, Fimple’ın genişleme ve inovasyon hedeflerini destekleyerek şirketin finans endüstrisindeki lider konumunu güçlendirmeyi amaçlıyor.

Firma, aldığı bu yatırımı global pazarda etkili bir şekilde büyümek ve finans sektöründeki dönüşümü hızlandırmak için kullanmayı planlıyor. Bu yeni finansman, Fimple’ın “Financial Function as a Service” prensibiyle çalışan bulut tabanlı tak-çıkar özellikli platformunu daha da güçlendirmek, rekabet avantajını artırmak ve müşterilere daha iyi hizmet sunabilmek adına stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Fimple Genel Müdürü Mücahit Gündebahar
Fimple Genel Müdürü Mücahit Gündebahar

Fimple Genel Müdürü Mücahit Gündebahar, yatırımın şirket stratejilerine önemli katkı sağlayacağını belirterek, “Bu yatırım, teknolojik alt yapımızı güçlendirme ve finans endüstrisindeki değişimi liderlik ederek şekillendirme misyonumuza büyük bir ivme kazandıracak” dedi. Şirket, teknolojik ve fonksiyonel setini sürekli rekabetçi tutarak, müşteri memnuniyetine odaklanan sürdürülebilir bir hizmet modeli sunmayı sürdürecek.

Fimple’ın Kısa Vadeli Hedefleri ve Stratejik Vizyonu

Fimple’ın kısa vadeli hedefleri arasında, Türkiye’deki başarılarını global ölçekte genişletmek ve 2024 yılında Avrupa, Balkanlar, Körfez ve Afrika ülkelerine bankacılık platformu ve finansal uygulamalarını sunarak global bir marka olmak bulunuyor. Şirket, API tabanlı teknolojik altyapısı ve deneyimli kadrosuyla rekabet avantajını kullanarak, finans endüstrisindeki etkisini artırmaya kararlı bir şekilde devam ediyor.

Fimple’ın İnovatif Çözüm Anlayışı ve Ekosistem İş Birlikleri

Fimple, tak-çıkar özellikli, her biri ayrı ölçeklenebilir, ekosistem iş birliklerine hazır, kurumun kendi dinamiklerine göre bağımsız bir şekilde özelleştirmeler ve eklemeler yapabileceği, yalın ve parametrik fonksiyon grupları ve platform hizmeti sunarak sektör oyuncularının işlerini basitleştirmeyi hedefliyor. Sürdürülebilir hizmet modeli ile Fimple, ürünün teknolojik ve fonksiyon seti olarak sürekli rekabetçi tutulması ve regülasyona uyum gibi temel ihtiyaçları çözerken, finansal kuruluşlar ise odağını tamamen kendi iş modeline, ürünlerine ve müşterilerine çevirebiliyor.

İki dev şirket, Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinde müzakere ediyor!

Görüşmelerin gizli olması nedeniyle isminin açıklanmasını istemeyen kişilere göre, görüşmeler henüz ön aşamada ve IC Holding’in havalimanı hisselerinin satın alınmasıyla sonuçlanabilir.

IC Holding yorum yapmaktan kaçındı. MAHB, daha fazla ayrıntı vermeden IC Holding ile stratejik işbirliğine gireceğini söyledi.

17 milyon nüfuslu İstanbul’un arabayla yaklaşık bir saat doğusunda yer alan havalimanı, Ocak ve Kasım ayları arasında neredeyse 34 milyon yolcuya hizmet vererek bir önceki yıla göre yüzde 21 artışla ülkenin üçüncü en yoğun havalimanı oldu.

IC Holding, Türkiye’de aynı zamanda Kütahya Havalimanı’nı işletiyor ve web sitesine göre, Vietnam, Bulgaristan, Rusya, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin diğer bölgelerinde hava alanları inşa etmek için anahtar teslimi projeler üstleniyor. Ankara merkezli grup, Türkiye’nin ikinci büyük havalimanı olan Antalya Havalimanı’ndaki yüzde 49 hissesini 2018 yılında 360 milyon euro (524,5 milyon S$) bedelle TAV Havalimanları Holding’e satmıştı. Havalimanının diğer ortağı ise Fraport’tu.

Malezya Havalimanları, 2008 yılında Türk havalimanının 20 yıl süreyle işletilmesine ilişkin 1,9 milyar avroluk ihaleyi kazanan konsorsiyumun parçasıydı. 2013 yılında Hintli ortağı GMR Infrastructure’ın sahip olduğu yüzde 40 hisseyi 225 milyon euro karşılığında satın alarak varlıklarını yüzde 60’a çıkarmayı kabul etti. Geri kalan yüzde 40’lık hisseyi ise 2014 yılında 285 milyon euro karşılığında Limak Holding’ten satın almıştı.

Asyalı şirket, daha önce de havalimanındaki hisselerini satma niyetindeydi ve pandemi 2020 başında dünyayı etkilemeden önce varlık, uluslararası yatırımcıların yanı sıra Türk Hava Yolları’nın da ilgisini çekti. Türk Hava Yolları yüzde 80 hisse için teklif verdi ve Bloomberg’in o dönemdeki haberine göre 2018 yılında havaalanına yaklaşık 940 milyon euro değer biçildi.

25 Aralık Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sabiha Gökçen’in ikinci pistinin açılışını yaptı. Yatırımların İstanbul Havalimanı’nı tamamlamaya odaklanması nedeniyle şeridin inşası yıllardır ertelenmişti. 

Erdoğan, yeni pistin faaliyete geçmesiyle Sabiha Gökçen Havalimanı’nın kapasitesinin iki katına çıkacağını söyledi. Erdoğan, genişlemeye yönelik yatırımın yaklaşık 970 milyon dolar olduğunu söyledi. 

Biyolojik bilimlerin buluşma noktası etkinliği başlıyor!

0

Biyoloji ve ilgili disiplinlerde öğrencileri buluşturan Biocom, Türkiye genelinden gelen
genç bilim tutkunlarına ev sahipliği yapacak. Biocom, öğrencilere sadece akademik
değil, aynı zamanda kişisel gelişimlerine katkıda bulunmaları için dinamik ve zengin bir
sosyal ortam sunmayı amaçlıyor.

Biocom’un vizyonu, öğrencilerin öğrenmeye açık, meraklı ve araştırmaya istekli bireyler
olarak yetişmelerini destekleyecek. Misyonu ise üyelerine biyolojik alanda
derinlemesine bilgi ve deneyim kazandırmak, bilimle ilgili etkinlikler ve projeler
aracılığıyla pratik becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmak ve topluluk içinde liderlik
becerilerini geliştirmelerine olanak sağlamak.

Etkinlik detayları:

Bu dönem, Biyolojik Bilimlerin Buluşma Noktası Etkinliği için geri sayım başladı! 29-30
Aralık tarihlerinde, Bilim Üsküdar Merkezi’nde gerçekleşecek olan bu heyecan verici
etkinlik, BioCom topluluğunu bir araya getirecek, biyoloji tutkunlarına dolu dolu bir
deneyim sunacak.

Program akışı:

Cuma:
12:00-12:30: Açılış Konuşması
12:30-13.30: İMÜ IEEE EMBS – Prof. Dr. Soner Doğan
13:45-14:45: MBG Türkiye – Dr. Sevgi Salman Ünver
15:00-16:00: İMÜ Astrogen – Dr. Mehmet Taşkın ÇAY

Cumartesi:
12:00-13:00: İMÜ Biotech – Akın Karahasan
13:15-14.35: İMÜ Genoteam – Dr. Tolga Akkoç
15:00-16:00: BYM Türkiye – GeneGenius (Yarışma)

Bu etkinlik, BioCom’un düzenlediği ilk yüz yüze etkinlik olma özelliğini taşıyor.
Bu nedenle, biyolojik alanda meraklı gençleri, araştırmacıları ve profesyonelleri bir
araya getirerek, bilgi paylaşımı ve deneyim kazanma fırsatı sunacak.

Kayıt olmak için tıklayın!

Samsung’un yeni bütçe-performans telefonu Galaxy A25 5G tanıtıldı

0

Güney Koreli teknoloji devi Samsung, bütçe dostu Galaxy A serisine yeni bir model ekliyor: Galaxy A25 5G. Yüksek performans ve uygun fiyatlı özellikleriyle dikkat çeken bu akıllı telefon, tasarımında çeşitli yeniliklere ve güçlü donanım özelliklerine sahip.

Tasarım ve ekran:

Galaxy A25 5G, düz çerçeve ve dikey kamera sensörleriyle Galaxy A serisinin öne çıkan tasarım çizgisini koruyor. Ancak, yan taraftaki düğmeler için çerçeveden çıkıntı yapan yeni “anahtar adası” tasarımıyla dikkat çekiyor. Telefonun 6,5 inç boyutlarındaki damla çentikli AMOLED ekranı, 2340 x 1080 piksel (FHD+) çözünürlük, 120Hz yenileme hızı ve 1000 nit tepe parlaklık seviyesi sunarak kullanıcılarına etkileyici bir görsel deneyim vaat ediyor.

Performans:

Galaxy A25 5G, gücünü 5nm fabrikasyon sürecini temel alan Exynos 1280 platformundan alıyor. Sekiz çekirdekli işlemcisi, 2 adet 2,4GHz Cortex-A78 ve 6 adet 2,0GHz Cortex-A55 çekirdekleriyle dikkat çekiyor. Mali-G68 GPU sayesinde oyun ve grafik tabanlı uygulamalarda etkileyici bir performans sunuyor. Ayrıca, 5G desteği ile hızlı internet bağlantılarına olanak tanıyor.

Kamera sistemleri:

Telefonun arka bölümünde üçlü sensör kurulumu bulunuyor. 50 MP birincil geniş açılı sensör, 8 MP ultra geniş açılı sensör ve 2 MP makro sensörüyle çeşitli çekim seçenekleri sunuyor. Ön tarafta ise 12 MP’lik bir selfie kamerası yer alıyor.

Diğer özellikler:

Galaxy A25 5G, Android 14 tabanlı One UI 6.0 ile kutusundan çıkacak. Ayrıca, 5.000mAh pil kapasitesi ve 25W hızlı şarj desteği ile uzun süreli kullanım ve hızlı şarj imkanı sunuyor. Bağlanabilirlik özellikleri arasında 4G/5G desteği, çift SIM kart desteği, WiFi 802.11, Bluetooth 5.3, GPS ve kulaklık girişi yer alıyor.

Fiyatlandırma:

Samsung Galaxy A25 5G, farklı bellek ve depolama seçenekleriyle sunulacak. İşte fiyatlandırma detayları:

  • 8GB RAM + 128GB Depolama: 325 dolar
  • 8GB RAM + 256GB Depolama: 360 dolar

Galaxy A25 5G, bütçe dostu ve güçlü performansıyla dikkat çekiyor. Yeni modelin beklenen fiyat ve özellikleri, kullanıcıların beklentilerini karşılamak adına iddialı görünüyor.

İstanbul Yapay Zeka Zirvesi gerçekleştirildi!

Türkiye Bilişim Vakfı ile İstanbul Teknik Üniversitesi liderliğinde kurulan Yapay Zeka Türkiye Platformu (AITR) İstanbul Yapay Zeka Zirvesi, 23 Aralık’ta İstanbul İş kulelerde gerçekleşti

Türkiye İş Bankası ev sahipliğinde düzenlenen AITR İstanbul Yapay Zeka Zirvesi, TBV Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı, İTÜ Araştırma Dekanı – AITR Eş Başkanı Prof. Dr. Altan Çakır ve AITR Eş Başkanı Levent Kızıltan’ın konuşmaları ve sektör temsilcilerinin önde gelen isimlerinin katıldığı panellerle gerçekleşti. Çok sayıda akademisyen ve iş insanının katıldığı zirvede, yapay zeka teknolojileri tüm detaylarıyla konuşuldu.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı şunları söyledi: “GPT ve BDM’ler gibi çok daha akıllı ve kreatif teknolojiler hayatımıza girdi ve milyonlarca insan tarafından kullanılıyor. Bir akademik araştırmaya göre, GPT-3’ün eğitildiği veri setlerinin yüzde 93’ü İngilizce. Türkçe veriler ise sadece yüzde 0.06. Buna rağmen Türkçe olarak ‘iş görecek’ bir seviyede çalışsa da İngilizceye göre daha kısa ve doğruluk oranı daha düşük olduğu ortaya çıktı. Bu durum, farklı ana dillere sahip kişilerin İngilizce yazmalarını teşvik ediyor ve böylece İngilizcenin daha da gelişmesine katkıda bulunuyor. Türkiye olarak bu trende AITR olarak öncü olma fırsatımız var. Veri eksikliğimiz malum ve kullanımımız hakkında fazla söylenecek bir şey yok. Ancak önümüzdeki fırsatları görebildiğimizi düşünüyorum. Kavramsal kırılımlar, doğru kullanıldığında herkesi bitiş çizgisine yaklaştırıyor. BDM’leri bu kategoride rahatlıkla sayabiliriz. Şöyle bir tablo hayal ediyorum: Dikey eksende bilgi üretimi, yatay eksende ise bilgi dağıtımını, yani networking düşünün. İki eksin kesişim noktasında dünyayı yerinden oynatacak bir kaldıraç gücü yatıyor. TBV olarak iki önemli platformumuz hem dikey hem yatay eksende çalışıyor.” 

Kamu, iş dünyası ve toplumun farkındalığı önemli bir başlık haline geldi

Prof. Dr. Altan Çakır ise konuşmasında, “Günümüz teknolojilerinin gelişim hızı ve üretken yapay zeka tabanlı çözümlerin hayatımıza aniden girmesiyle kamu, iş dünyası ve toplumun bu konuda farkındalığı ve merakı şu anda oldukça önemli bir başlık haline geldi. Bu nedenle iş dünyasının hızlı adaptasyonu, yıkıcı girişimler ve yatırım süreçlerinin gelişimi, eğitim dünyası ve akademik uygulamalar, kamu politikalarının belirlenmesinin hukuki ve etik konular kapsamında bir bütün olarak ele alınması gerekiyor. AITR bu sene ilk defa İstanbul Yapay Zeka Zirvesi’ni iş dünyası, akademi ve kamunun önemli katılımıyla farklı kesimleri bir araya getirerek toplum için yapay zeka teknolojilerini konuşmak, değerlendirmek ve çıktıları tartışmak üzere gerçekleştirdi” dedi.

Yapay zeka pek çok şeyi geri döndürülmesi zor bir şekilde dönüştürecek

AITR Eş Başkanı Levent Kızıltan, konuşmasında şunları dile getirdi: “Neredeyse bir sene önce gündeme gelen bir teknoloji duyurusuyla aynı zamanda ilk etkinliğimizi yapmıştık. Sonra dünya değişti, yapay zeka hype dalgası gündeme damgasını vurdu. Chat GPT gerçekten ‘chat’lere derin konu’ oluverdi. AITR’yi teknolojik gelişimin sosyal dengesi, birey ve kamu ilişkileri konusunda bir ara yüz olma, akademi ve ticari ortamları devlet ile doğru noktalarda örtüştürmekti amacımız. Yapay zekanın önümüzdeki üç-beş sene içinde yaşamın hemen her alanında pek çok şeyi geri döndürülmesi zor bir şekilde dönüştüreceğini söylemek mümkün.”

Etkinlik kapsamında “üretken yapay zeka uygulamaları ve değişim beklentileri”, “yapay zeka ile bilim ve inovasyon, toplum için yapay zeka çalışmaları”, “yapay zekanın iş dünyası için önemi, gelişim hızı ve ölçeklendirme”, “yapay zeka yatırımları, iş geliştirme odağında üretken YZ teknolojiler” panelleri gerçekleştirildi.

Kripto para ticaretinde Türk lirası kullanımının payı artıyor!

0

Yatırımcılar için kripto para borsası seçiminde, listelenen işlem çiftleri ve parite imkânları belirleyici oluyor. Türk lirası paritesine yönelik destek arttıkça, kripto para ticaretinde Türk lirası kullanımının payı da artıyor. Güncel veriler, Türk lirasının Bitcoin ticaretinde kullanılan 7. itibari para birimi olduğunu gösteriyor. 

Küresel kripto para borsalarından alınan veriler, piyasa değerine göre dünyanın en büyük kripto para birimi olan Bitcoin ticaretinde en çok ABD dolarının kullanıldığını gösterdi. Dolar, Bitcoin ticaretinden %80’in üzerinde pay alırken, doları Güney Kore wonu, Japon yeni, sterlin ve Singapur doları izledi. Türk lirası ise, Bitcoin ticaretinde en çok kullanılan itibari para birimleri sıralamasında yedinci oldu.

Gate TR Operasyon ve İş Geliştirme Direktörü Kutluhan Akçın

Konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaşan Gate TR Operasyon ve İş Geliştirme Direktörü Kutluhan Akçın, “Yatırımcıların kripto para borsası seçerken dikkat ettiği kriterlerden biri de parite ve işlem çifti sayısı olarak öne çıkıyor. Kripto para ticareti farklı kripto para birimleri arasında yapılabildiği gibi, fiyat para olarak bilinen itibari para birimleriyle de yapılıyor. Yatırımcılar, yalnızca Bitcoin gibi büyük kripto paralara değil, yeni çıkan projelere de kendi ülkelerinin itibari paralarıyla yatırım yapmak istiyor. Bu noktada en çok işlem çifti seçeneğini sunan küresel borsalara yönelik ilgi artıyor” dedi.

Gate.io 150’den fazla projeyi Türk lirası ile listeliyor

Özellikle Türk lirasının dolar, euro gibi yabancı para birimlerine göre değerinin, bu para birimleriyle yatırım yapmayı zorlaştırdığına dikkat çeken Kutluhan Akçın, “Kur farklılıkları, kripto para alım satım işlemi yapanların kullanıcı deneyimini güçleştiriyor. Türk lirasıyla yatırım yapmak, çok daha tercih edilebilir bir deneyim sunuyor. Dünyanın en eski kripto para borsalarından biri olan Gate.io olarak, Türkiye’deki operasyonlarımızın birinci yılını kutladığımız 2023’ün son aylarında, Türk lirası paritesiyle listelediğimiz kripto para birimi sayısını 150’nin üzerine taşıdık. Türk kullanıcıların tercih ettiği başka bir küresel borsada olmayan, ama Gate TR’de olan tam 54 farklı proje var. Türk yatırımcılar, yerelleştirme stratejimiz kapsamında, yeni projelerde de ülkelerinin itibari para birimiyle işlem yaparak yatırımlarını daha kolay yönetebiliyor” diye konuştu.

Türk lirası kriptoya erişilebilirliği artırıyor

Türkiye’nin küresel kripto para benimsemesi açısından bölgesinin lider ülkelerinden biri olduğunu vurgulayan Gate TR Operasyon ve İş Geliştirme Direktörü Kutluhan Akçın, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı: “TL paritesinde işlem yapılabilecek kripto para sayısını artırmanın, bu benimsemeyi daha da yukarı çekebilmek için gerekli olduğuna inanıyoruz. TL işlem çifti sunmak, özellikle başlangıç seviyesindeki yatırımcının kriptoya erişimini artırmak için kritik rol oynuyor. Örneğin, kriptoya yeni başlayan bir kullanıcının, USDT’nin 1 dolara denk olduğunu ve USDT ile işlem yapabileceğini öğrenmesi zor olabiliyor. Kullanıcılara 150’den fazla projenin TL’ye göre fiyat değişim grafiklerine erişebilme ve TL ile kripto para alım satımı yapabilme olanağı sunuyoruz. Bu sayede yeni başlayanlar da neye, ne kadar yatırım yaptığını daha kolay yönetebiliyor. Yeni kripto paraları TL cinsinden listelemeyi 2024’te de sürdürerek, yatırımcıları itibari para piyasalarındaki kur şoklarından korumaya ve Türk lirasının küresel kripto para ticaretindeki payını büyütmeye devam edeceğiz.”

SDN Summit ile teknoloji şöleni başlıyor: Hemen kaydol, sen de katıl!

Uzun yıllardır teknoloji dünyasının nabzını tutan ShiftDelete.Net, bir kez daha sektörü sarsacak dev bir etkinlikle karşınızda! Adeta bir teknoloji şöleni olacak SDN Summit, yıllardır büyüyen etkiyi, uzun süreli iş ilişkilerini ve geniş takipçi kitlesini bir araya getiriyor.

SDN Summit: On binlerce katılımcıyı ağırlayacak büyük buluşma!

Teknoloji tutkunları, profesyoneller, basın mensupları ve diğer tüm katılımcılar SDN Summit’te yüzlerce stant ve sergi alanıyla sektörün en yeni ve yenilikçi ürünleriyle buluşacak. İlham verici konuşmacılar tarafından yönlendirilen oturumlarda sektörün önde gelen isimlerinin deneyimlerini dinleyecek, bilgi paylaşımında bulunacak ve geleceğin inovasyonlarına yön verecek.

SDN Summit Nedir? Neden Katılmalısınız?

Bu yıl ilki düzenlenen SDN Summit, son teknolojinin ve inovatif ürünlerin buluşma noktası olacak. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen teknoloji üreticilerini ve girişimcilerini bir araya getirerek, bugünün teknolojisini ve geleceğin fırsatlarını keşfetmek isteyen herkesi davet ediyoruz.

Teknoloji liderleri ile buluşun! En yeni teknolojilere dokunun

SDN Summit, teknolojiye yön veren şirketlerin yöneticileriyle buluşmanın yanı sıra, ziyaretçilere en yeni teknolojik ürünleri yakından inceleme şansı da sunacak. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen teknoloji geliştiren şirketleri tüketicilerle yüz yüze buluşarak, teknoloji vizyonunu ve en yeni ürünlerini paylaşacak.

Tüketici odaklı son teknolojiler, deneyimlemeniz için neredeyse her an elinizin altında hazır bulunacak. Oyun severler, akıllı telefon tutkunları ya da elektrikli araç meraklıları, ilgi alanınız ne olursa olsun herkes için SDN Summit’te mutlaka bir stand var. 

SDN Summit etkinliğinde hangi şirketler olacak?

Telekom ve mobilite şirketleri, savunma sanayi temsilcileri, otomotivin dev oyuncuları, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik odaklı şirketler, tüketici elektroniğinin önde gelen şirketleri… Tüm bunları sayınca aklınıza bir sürü marka geliyor değil mi? O markaların hepsi, teknolojilerini anlatmak için SDN Summit’e yer alacak.

Markalar ile tüketiciler arasında bir köprü oluşturmasını planladığımız etkinlikte 2 gün boyunca farklı markalardan temsilciler, sektördeki güncel konuları tartışmak için sahneye çıkacak. Hatta belki de yepyeni bir ürünün lansmanını bu sahnede yapacak! Sürprizlere hazır olun.

2 gün boyunca sahnede, temiz enerjiden akıllı telefonlara, siber güvenlikten mobiliteye ve yapay zekaya, teknolojinin farklı alanlarındaki sektör temsilcilerini dinleyebileceksiniz. Teknoloji basınından dostlarımızı da ağırlayacağımız SDN Summit müthiş bir teknoloji şöleni için gereken her şeye sahip!

SDN Summit ne zaman? Büyük buluşma için geri sayım başladı!

Teknoloji dünyasının merakla beklediği SDN Summit için geri sayım başladı. Etkinlik, 27-28 Nisan 2024 tarihleri arasında düzenlenecek.

SDN Summit

SDN Summit nerede gerçekleşecek? Teknolojinin kalbi Haliç’te atacak!

Teknoloji dünyasının heyecanla beklediği SDN Summit, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek. Tam adresi ise şu şekilde: “Sütlüce Mah. Karaağaç. Cad. Haliç Kongre Merkezi İdari Bina, Karaağaç Cd No:48 No:19 Kat:2, 34445 Beyoğlu/“.

SDN Summit

Neden Haliç Kongre Merkezi?

  • Stratejik konum:
    • Haliç Kongre Merkezi, İstanbul’un merkezine yakın stratejik bir konumda bulunuyor, kolay ulaşım imkanı sunuyor.
  • Modern ve geniş mekanlar:
    • Son teknoloji ile donatılmış kongre merkezi, geniş ve modern mekanlarıyla etkinliğe mükemmel bir ev sahipliği yapacak.
  • Eşsiz manzara:
    • Haliç Kongre Merkezi, Boğaz’a nazır eşsiz bir manzaraya sahip, katılımcılara unutulmaz bir deneyim sunacak.

SDN Summit’e nasıl katılabilirim?

SDN Summit

Summit’e katılmak için aşağıdaki adımları takip ederek etkinliğe katılabilirsiniz;

  • Buraya tıklayarak etkinliğin web sitesine giderek kayıt işlemine başlıyoruz.
  • İsim, Soyisim, E-posta ve Cep Telefonu bilgilerimizi giriyoruz.
  • Daha sonra etkinliğe hangi tarihte katılmak istediğimizi seçiyoruz.
  • Son olarak Kayıt ol butonuna tıklıyoruz.
SDN Summit

SDN Summit ile ilgili gelişmeler için bizi takipte kalın!

Geleneksel SDN iftarında 500 kişi ile buluştuk!

SpaceX, 2023’te 97 fırlatma ile rekor kırdı!

SpaceX, 2023 yılında elde ettiği başarılarla dikkat çekti. Falcon 9 roketini 97 kez fırlatarak, geçen yıla kıyasla büyük bir artış sağlayan şirket, bu fırlatmalarla uzaya çeşitli faydalı yükleri taşıdı. Ancak, yıl başında belirlenen 100 fırlatma hedefine birkaç fırlatma eksikle ulaşılamadı.

Elon Musk liderliğindeki SpaceX, 2023 boyunca Falcon 9 roketleri ile toplamda 90 faydalı yük görevi gerçekleştirdi. Ayrıca, dört adet Falcon Heavy roketi de başarıyla fırlatıldı, ve yıl sonuna kadar üç fırlatma daha planlanıyor. Bu, şirketin yoğun bir tempo içinde çalışarak uzaydaki varlığını güçlendirdiğini gösteriyor.

SpaceX’in bu yıl içinde Starship projesi için gerçekleştirdiği test görevleri de önemli bir kilometre taşı oldu. Starship, yörüngeye yerleştirme ve geri indirme konusundaki çabalarını hızlandırmasıyla dikkat çekti. SpaceX, 2023’ün sonuna kadar toplamda 99 roket uçuşunu tamamlayacak.

Falcon 9 roketinin hafta sonu gerçekleştirdiği 19. iniş, şirketin teknolojik başarılarına bir örnek teşkil ediyor. Bu roket, 3.5 yıl içinde 860’tan fazla uydunun yanı sıra iki astronotu da yörüngeye taşıdı. SpaceX, toplamda 293 fırlatma ve 256 iniş gerçekleştirerek, 223 kez yeniden fırlatma başarısı elde etti.

Öte yandan, SpaceX’in hedeflenen 100 fırlatma sayısına ulaşamamasında etkili olan faktörler arasında hava durumu ve teknik sorunlar da bulunuyor. Ancak, şirketin bu zorluklara rağmen uzay endüstrisindeki liderliğini sürdürmeye odaklı olduğu açıkça görülüyor. Gelecekte, Starship projesinin hız kazanmasıyla birlikte SpaceX’in fırlatma faaliyetlerinin daha da artması muhtemel. 2024’ün, şirket için daha da yoğun bir yıl olması bekleniyor.

Lityum iyon pillerin kapasitesi ve ömrü yüzde 90’a kadar artıyor!

Seul’deki Hanyang Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, lityum iyon bataryaların kapasitesini ve ömrünü arttırmak için çığır açan bir teknik geliştirdi. Nature Energy dergisinde yayınlanan bu yeni yöntem, pil katotlarını özel bir solüsyonla yıkayıp kaplayarak bataryaların dayanıklılığını önemli ölçüde arttırıyor.

Modern cihazlardan elektrikli araçlara kadar birçok uygulamada kullanılan lityum iyon bataryalarda, nikel açısından zengin katotların enerji yoğunluğu ve düşük maliyet gibi avantajları bulunmaktadır. Ancak, bu katotlar çevresel etkileşimlere karşı hassas olmaları nedeniyle çabuk bozulma eğilimindedir. Araştırmacılar, bu sorunu çözmek için katotları su içinde çözülmüş kobalt iyonları ile yıkamanın etkili bir çözüm olduğunu keşfettiler.

Yıkama işlemi, katot yüzeyinde biriken fazla lityumu uzaklaştırırken, ince bir kobalt katmanı oluşturarak koruyucu bir kalkan görevi görüyor. Böylece, katodun elektrolite doğrudan temasını önleyerek olası bozunma riskini azaltıyor. Araştırmacılar ayrıca, yıkanmış katotların üzerine ekledikleri flor kaplamanın, pil hücresinin stabilitesini artırarak güvenliği daha da güçlendirdiğini belirttiler.

Yapılan testlerde, işlem görmüş katotların başlangıç kapasitesinin 500 döngüden sonra hala %90’ın üzerinde olduğu görüldü. Bu, işlem görmemiş katotlarda ise %80’in altındaydı. Ayrıca, geleneksel katotlara göre daha yüksek enerji yoğunluğu ve daha düşük gaz üretimi elde edildi.

Araştırmacılar, geliştirdikleri bu teknikle daha verimli ve güvenilir bataryaların önünü açmayı umuyor. Aynı zamanda, bulgularının diğer araştırmacılara, nikel açısından zengin katotların stabilitesini ve dayanıklılığını artırmak için yeni yollar keşfetme konusunda ilham kaynağı olmasını bekliyorlar.

Nijerya merkez bankası kripto yasağını kaldırdı

Nijerya Merkez Bankası (CBN), ülkede kripto para birimleri ile ilgili ticaret yasağını kaldırdı. BusinessDay tarafından hazırlanan bir rapora göre, CBN‘nin bankalara kripto firmaları için hesap açma talimatı vermesi, 2021’de getirilen yasağın geri alındığının bir işareti olarak kabul ediliyor.

CBN‘nin Şubat 2021’de uygulamaya koyduğu yasak, mevduat kabul eden finans kurumlarının kripto para borsalarıyla işlem yapmasını ve işletmesini yasaklıyordu. Ancak son değişiklikler, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) Nijerya’da faaliyet gösteren kripto şirketleri için yeni düzenlemeler yayınlamasının ardından geldi

Nijerya’daki yeni düzenlemeler kapsamında, ülke bankalarının artık Sanal Varlık Hizmet Sağlayıcıları (VASP’ler) olarak bilinen kripto şirketleri için banka hesapları açmasına izin veriliyor. Ancak, bu şirketlerin SEC‘den lisans alması ve belirli standartları karşılaması gerekiyor.

Yeni düzenlemelere göre, VASP’ler en az 500 milyon₦ (yaklaşık 553.000 $) ödenmiş sermaye yükümlülüğüne sahip olmalı ve Kurumsal İlişkiler Komisyonu’na (CAC) kayıtlı olmalıdır. Token çıkarmayı planlayan şirketlerin SEC‘e bir tanıtım belgesi sunmaları ve Nijerya’da piyasaya sürülmeden önce onay beklemeleri gerekmekte.

Bankalar, hizmet verdikleri kripto şirketlerinin yöneticilerinin ve sahiplerinin Banka Doğrulama Numarasını (BVN) almalarını sağlamakla yükümlü. Ayrıca, VASP’lerin bankacılık ilişkisi kurmadan önce katı Müşterinizi Tanıyın (KYC) önlemlerine uymaları gerekiyor.

Bu düzenleme değişiklikleri, Nijerya’nın para biriminin bu yıl yaşadığı önemli devalüasyon ve vatandaşların alternatif bir değer saklama aracı olarak kripto para birimlerine yönelmeleri sonucu ortaya çıktı.

Ekim ayında, Nijeryalı blockchain uzmanları, 2021’de kripto para birimlerinin kullanımını yasaklama kararı nedeniyle Merkez Bankası‘nı eleştirdi. Convexity’nin CEO’su Adedeji Owonibi, blockchain teknolojisi etrafındaki rejimi övdü ve Nijerya Merkez Bankası‘nın politika uygulamasındaki başarısızlığı eleştirmişti.

Ulusal Bilgi Teknolojisi Geliştirme Ajansı’nın (NITDA) Mayıs ayında hayata geçirdiği Ulusal Blockchain Politikası, sektördeki yaratıcıları, yatırımcıları ve kullanıcıları koruyan bir adım olarak övüldü. Zirvedeki diğer uzmanlar ise, CBN yasağının temel nedenlerinden biri olarak teknolojinin doğru şekilde anlaşılmamasını gösterdiler.

Yetkisiz yazılımlar işletmeleri tehlikeye atıyor!

0

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, dağıtık iş gücüne yönelik artan eğilim nedeniyle şirketlerin, çalışanları tarafından gölge BT kullanımı nedeniyle siber olayların hedefi olma riski artıyor. 

Kaspersky tarafından yapılan araştırmaya göre, Türkiye’deki şirketlerin %73’ü son iki yılda siber olaylara maruz kaldı ve bunların %6’sı gölge BT kullanımından kaynaklandı.

Yakın zamanda yapılan bir Kaspersky araştırması, son iki yılda dünya çapındaki şirketlerin %11’inin çalışanlar tarafından gölge BT kullanımı nedeniyle siber olaylara maruz kaldığını gösterdi. Türkiye’de bu oran %6 oldu. Gölge BT kullanımının sonuçları ciddiyet açısından farklı olabiliyor. Ancak ister bir parça gizli verinin sızdırılması olsun isterse de iş dünyasında somut bir hasar olsun, sonuçlarını mutlaka önemsemek gerekiyor.

Gölge BT nedir?

Gölge BT, şirketin BT altyapısının BT ve bilgi güvenliği departmanlarının yetki alanı dışında kalan, yani uygulamalar, cihazlar, genel bulut hizmetleri gibi bilgi güvenliği politikalarına uygun olarak kullanılmayan kısmıdır. Gölge BT’nin konuşlandırılması ve işletilmesi işletmeler için ciddi olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Kaspersky’nin son araştırmasına göre, 2022 ve 2023 yıllarında gölge BT’nin yetkisiz kullanımı nedeniyle meydana gelen siber olayların %16’sına maruz kalan sektörler arasında en çok etkilenen, BT sektörü oldu. Araştırma, bir dizi örnek ile bu durumu açıkça ortaya koyuyor. Sorundan etkilenen diğer sektörler ise, %13 ile kritik altyapısı ile taşımacılık ve lojistik oldu.

Okta raporunun son vakası, gölge BT kullanımının tehlikelerini açıkça kanıtlar nitelikte. Bu yıl şirkete ait cihazda kişisel Google hesabı kullanan bir çalışan, istemeden de olsa tehdit aktörlerinin Okta’nın müşteri destek sistemine yetkisiz erişim sağlamasına izin verdi. Bu kişiler daha sonra saldırılarını gerçekleştirmek için kullanılabilecek oturum belirteçlerini içeren dosyaları ele geçirmeyi başardılar. Okta’nın raporuna göre bu siber olay 20 gün sürdü ve 134 şirketin müşterisini etkiledi.

Peki gölge BT’yi ararken nelere dikkat etmelisiniz? Bunlar, çalışan bilgisayarlarına yüklenen yetkisiz uygulamalar, istenmeyen flash sürücüler, cep telefonları, dizüstü bilgisayarlar vb. olabiliyor.  Ancak bu konuda daha az dikkat çeken bazı örnekler de var. Bunun bir örneği, BT altyapısının modernizasyonu veya yeniden düzenlenmesinden sonra kalan terk edilmiş donanımlar. Bu donanımlar diğer çalışanlar tarafından ‘gölgede’ kullanılabiliyor ve er ya da geç şirketin altyapısına girecek güvenlik açıkları edinebiliyor.

BT uzmanları ve programcılar, çoğu zaman olduğu gibi, bir ekip/departman içindeki çalışmayı optimize etmek veya dahili sorunları çözmek, işi daha hızlı ve daha verimli hale getirmek için kendilerine özel programlar oluşturabiliyor. Ancak, bu programları kullanmak için her zaman bilgi güvenliği departmanından yetki istemezler ve bu durum son derece olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.