Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1515

Elon Musk ilk tünelini 18 Aralık’ta açıyor

0

Yer altında akıllı tüneller inşa ederek şehir trafiğini yer altına almak için Boring Company’i kuran Elon Musk, uzun zamandır beklene Los Angeles tünelini 18 Aralık’ta açacağını duyurdu.

Trafik sıkışıklığı yer üstünde kalacak

Daha önce 10 Aralık olarak belirtilen tarihin, teknik detayların yetişmesi için 18 Aralık’a ertelendiğini belirten Elon Musk, bu tünelin Boring Company’nin yeteneklerinin anlaşılabilmesi için bir örnek olacağını da vurguladı.

Yer altında özel vagonlar içinde 200 km üzerinde hıza ulaşacak olan otomobiller, böylece trafik sıkışıklığına, ışıklara takılmadan, uzun mesafeleri çok kısa süre içinde alabilecek ve asansörlerle yeniden otoyola bağlanacaklar. Elbette bu hizmet karşılığında Elon Musk’a da küçük bir hediye ödeyecekler.

Musk böylece hergün büyük şehirlerde, trafikten kaçmak isteyen şoförlerden küçük hediyeler alarak kasasını hızla doldurmuş olacak.

Çin turistlerin sosyal medya erişimine izin verecek

0

Asya kıtasının büyük bölümünü aşan dev Çin Seddi duvarı “The Great Wall”dan adını alan Çin’in internet duvarı The Great Firewall, Çin’deki tüm vatandaşların Twitter, Facebook, Google, Intagram gibi sosyal medya servislerine erişimini kısıtlıyordu.

Tatilde e-postalara bakmak yasak

Ancak bu yasak aynı zamanda Çin’in turizm gelirlerine darbe vuruyordu. Çin’de gezilerini sosyal medya hesaplarında paylaşmakta sorun yaşayan, e-postalarına ulaşamayan, dünya ile iletişim kesilen turistler bu yüzden tatillerini Çin’de geçirmekten vazgeçmeye başlamıştı.

Çin’in turistik bölgesi Hainan yönetimi şimdi ülkenin yöneticileri ile görüşerek turistler için özel bir uygulama yapmanın yolunu arıyor.

Plana göre, Çin’e gelen turistler, alacakları özel kodla, güvenlik duvarını aşarak sosyal medya ve e-posta gibi hesaplarına ulaşabilecekler, işlerini kontrol etmeye, aileleriyle haberleşmeye devam edebilecekler.

Amazon GO’nun yeni hedefi havalimanları

0

Amazon’un kasiyersiz akıllı marketleri GO’ları yakında dünyanın büyük havalimanlarında görebileceğiz.

Bugün ne yesek?

Amazon üyelerinin, ceplerinde akıllı telefonla girip kasada bekleme yapmadan istediğini alıp çıkabilmesini sağlayan GO marketleri şimdilik daha çok sabah kahvaltısını yapmak için sandviç veya salata arayan ya da akşam yemeği için pratik besin maddeleri arayanlara hitap ediyor.

Ancak GO bu konseptini geliştirerek, havalimanlarında bekleyen yolcular için pratik ve taze yemekler sunacak mini marketler olarak karşımıza çıkacak. 

Şirketin şimdiden San Jose ve Los Angeles havalimanı yöneticileri ile görüşmelere başladıkları da Amazon’dan sızan bilgiler arasında yer alıyor.

Walmart, Art.com’u satın alıyor

Perakende mağazacılığını dijital çağa uydurup online alışverişe çevirmek ve Amazon ile rekabet etmek isteyen Walmart, şimdi Art.com’u satın almak üzere olduğunu duyurdu.

Ev dekorasyonu deyip geçme

Ev dekorasyonu için duvar süsleri ve sanat eserleri satan online alışveriş mağazası Art.com çok popüler mağazalara sahip.

Art.com satış gerçekleştikten sonra da kendi markasıyla ayrı bir birim olarak Walmart çatısı altında var olmaya devam edecek.

Bu satın alma ile Wallmart, özellikle ev dekorasyonu konusunda prestijli ürünler almak isteyen yüksek bütçeye sahip müşterileri kendine çekmiş olacak. Amazon ile rekabetinde önemli bir avantaj.

Çin, Ay’ın karanlık yüzüne iniyor

0

Uzay çalışmalarında gözünü Ay’a diken Çin, bugün fırlattığı yeni roketiyle, Ay’ın karanlık yüzüne iniş yapacak ve kaşif robotunu karanlık yüze ulaştıracak.

Kaya ve maden araştırması

Roketin yolculuğunun iki hafta kadar sürmesi bekleniyor ancak Çin misyon hakkında fazla detay paylaşmıyor. Çin’in Change 4 isimli rover’ının karanlık tarafta kaya araştırması yapması ve dünyadan görünmeyen yüzdeki jeolojik farklıları anlamaya çalışacağı düşünülüyor. 

Çin ayrıca rover’a yerleştirdiği radyo teleskopla, karanlık tarafta, uzaydan gelen ve dünyadan duyulması zor olan sinyalleri de dinlemeye çalışacak. 

Kripto para borsası Türkçe dil desteğini başlattı

İngiltere merkezli kripto para borsası Türkçe dil desteği ile hizmet vermeye başladı. Böylelikle DSX, Türkiye’ye yönelik yatırımlarına bir yenisini ekledi.

DSX kripto para borsası Türkçe hizmet veriyor

2014 yılında hizmete başlayan kripto para borsası DSX (Digital Securities Exchange), Türkiye piyasasına yönelik yeni bir adım attı. Birçok kripto para birimi ile beraber Ruble ve Euro gibi para birimlerini destekleyen DSX, geçtiğimiz günlerde TL ile hizmet vermeye başlamıştı. DSX’in bu adımı, İngiltere merkezli kripto para borsasının Türkiye’deki pazarda yer almak istediğini gösterdi.

DSX, para birimi desteğiyle sınırlı kalmayarak, Türkçe dil desteğini de ekledi. Böylelikle Türk kullanıcılar, DSX üzerinden istedikleri işlemi çok kolay bir şekilde yapabilecek. Üstelik yapılabilecek işlemler kripto paralarla da sınırlı değil. İsteyen kullanıcılar TL-Euro gibi döviz işlemlerini de DSX üzerinden gerçekleştirebilecek.

Google açık görseller uzantısını duyurdu

Google açık görseller uzantısı ile kültürel çeşitliliği tanımlamaya yönelik yeni bir adım attı. Google, kültürel çeşitliliği desteklemek için kullanıcıları veri kümesine katılmayı davet ediyor.

Google açık görseller nasıl çalışıyor?

Google Open Images’in (açık görseller) veri kümesinin yeni bir uzantısını duyurdu. Küresel çeşitliliği temsil eden resimler ve açıklamalar için  isteyen kullanıcılar, veri kümesini genişletmek amacıyla destek olabiliyor. Google’ın eklediği ilk sette, Crowdsource uygulamasını kullanan kişilerin eklediği 478 binden fazla görüntü yer alıyor.

Çoğunlukla Hindistan, Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika’dan geldiği belirtilen görüntüler, geliştiriciler tarafından kullanılacak. Ev eşyaları, bitkiler, hayvanlar, yiyecekler ve çeşitli mesleklerdeki insanlara odaklanılan görüntüler, geliştiricilere farklı kültürlere yönelik fikir verecek ve makine öğrenimi odaklı projelerin geliştirilmesini kolaylaştıracak. Fotoğraflanan insan yüzleri ise gizliliği korumak için bulanık bir şekilde yer alıyor.

Google, kültürel çeşitliliği daha iyi temsil edebilmek için Open Images Extended veri kümesinin genişletilmesi gerektiğini belirtiliyor. Android kullanıcıları Google Play’de yer alan Crowdsource uygulamasını indirerek, çektiği fotoğrafları açık görüntü veri kümesine ekleyebilir. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Facebook Hikayeler’de reklam dönemi başlıyor

0

Geçtiğimiz yıl Instagram Hikayeler’de reklam uygulamasını başlatan ve reklamverenlerin bu formatı oldukça benimsediğini gören Facebook, bugün dünyanın dört bir yanındaki tüm reklamverenler için Facebook Hikayeler’de de reklam uygulamasını hayata geçirdiğini duyurdu.

Yeni reklam mecrası

Bundan böyle markalar ve reklamverenler, haber kaynağı ya da Instagram Hikayeler üzerinden yürüttükleri reklam kampanyalarına Facebook Hikayeler’i de ekleyerek daha fazla insana ulaşabilecekler. Bu yenilik sayesinde tüm reklamverenler Facebook’un hikaye reklamları için sunduğu hedefleme ve ölçümleme olanaklarından faydalanabilecek, erişim, marka farkındalığı, video görüntülemeleri, uygulama indirme, dönüşüm, trafik ve potansiyel müşteri reklamları gibi halihazırda Instagram Hikayeler için kullandıkları araçları da kullanabilecekler.

Facebook Hikayeler’de reklamları test eden markaların şimdiden olumlu sonuçlar almaya başladığı görülüyor. ABD’de iHeartRadio, Kettle Chips ve KFC, Facebook Hikayeler üzerinden başlattıkları reklam kampanyalarının marka yükselişlerine olumlu etkisi olduğunu dile getiren markalardan yalnızca birkaçı.

300 milyondan fazla insan her gün Facebook Hikayeler’i ve Messenger Hikayeler’i kullanıyor. Ipsos tarafından 12 ülkeden 13-54 yaş arası Facebook Hikayeler özelliğini kullanan binlerce kişiyle yapılan araştırmaya göre her üç kullanıcıdan ikisi, en az üç farklı uygulamada hikayeleri düzenli olarak kullanıyor ve kullanıcıların yüzde 63’ü, hikayeleri gelecekte daha fazla kullanmayı planladığını söylüyor. Öte yandan kullanıcıların yüzde 62’si, bir markayı ya da ürünü hikayede gördükten sonra daha çok ilgileniyor ve kullanıcılar çoğunlukla hızlı ve anlaması kolay (%51), bir indirimi ya da promosyonu duyuran (%51), yeni ürünleri tanıtan (%44), gerçekçi olan (%46) ve ipucu/öneri paylaşan (%45) hikayeleri tercih ediyorlar.

Bu firmalar satılan her 5G telefondan 5 dolar kazanacak

0

2020’den önce kullanıma girmesi beklenmeyen 5G teknolojisi Trump’ın ısrarları sonucunda 2018 bitmeden resmen hizmete açılacak.

Trump etkisi

ABD’nin bu konuda lider olmasını isteyen Trump’ın girişimleri nedeniyle, kullanılacak 5G teknolojileri de Haziran ayında resmen belirlendi. Şimdi geriye, telefon üreticilerinin gerekli standartları taşıyan telefonları üretip piyasaya sürme işlemleri kaldı.

Öte yandan, telefonlardaki 5G donanımlarının patentleri belli başlı teknoloji şirketlerine ait ve bu şirketler satılan her telefondan 2-5 dolar arasında sabit patent ücreti alacaklar. bunların başında ise Nokia, Ericsson, Qualcomm ve Huawei gibi dev teknoloji şirketleri geliyor. 

Nokia, her 5G telefondan 4 dolar patent ücreti alacakken, Ericsson anlaşmasına bağlı olarak 2.5 ile 5 dolar arasında ücret alacak. Qualcomm’un ücreti ise satılan telefon fiyatının %2.25’i ile %3’ü arasında değişecek. Yani 1000 dolarlık bir telefondan 20 dolar seviyelerinde patent ücreti talep edecek. Huawei ise 5G teknoloji patenti ücretlerini henüz açıklamadı ancak onun da Qualcomm’a yakın bir ücret istediği tahmin ediliyor.

Kenya’ya internet Google balonları ile ulaştı

0

Afrika’nın fakir ve zor şartlara sahip ülkesi Kenya’da internete bağlanmak son derece yüksek maliyetli bir operasyonken, Google’ın kardeş şirketi Loon yakında bu durumu değiştirecek.

Balonlu internet: Loon

Kenya’nın telekomünikasyon şirketi Telekom Kenya ile anlaşma imzalayan Loon, yakında ülkenin üzerinde uçuracağı balonlar sayesinde, erişim zor olduğu pek çok bölgeye kablosuz geniş bant internet ulaştırmaya başlayacak.

Öte yandan Telekom Kenya’nın Loon sayesinde elde edeceği fiyat ve hizmet kalitesi avantajı nedeniyle ülkedeki rakiplerini batırması ve tekel konumuna yükselmesi riski bulunuyor. Bu da kısa süre sonra ülkede internet ve iletişim hizmetlerinin yeniden yüksek fiyatlara ulaşması ihtimalini doğuruyor.

 

Hyperloop yeni bir hız rekoru kırdı

0

Elon Musk’ın yeni nesil ulaşım teknolojisi Hyperloop’un test için kurulan tüplerinde, yeni bir hız rekoru kırıldı.

İsanbul-Ankara arası 1 saate indi

Şehirler arası yolculukları, basınçlı tüpler içindeki vagonlarla gerçekleştirmeyi hedefleyen Hyperloop saatte 457 km’lik hıza ulaşarak, yolcu uçaklarının yarısı kadar bir hıza ulaşmış oldu. Bu hızla bile kurulacak bir Hyperloop hattı sayesinde İstanbul ve Ankara arasındaki yolculuk yaklaşık 1 saate inmiş olacak.

Hyperloop’un nihai hız hedefi saatte 1200 km yol alabilmek. Ancak benzer bir teknoloji üzerinde çalışan Çinliler, saatte 4000 km’lik hıza ulaşmayı planlıyorlar. 

 

Sosyal medyadan paylaşım yaparak para kazanmak mümkün!

0

Sosyal medya son yıllarda kullanımı gittikçe artarak hayatımızda yeri sorgulanamaz bir yer aldı. Çoğu kişi, günün 4 saatinden fazlasını sosyal medyada paylaşım yaparak  geçiriyor ve vaktini geçiriyor. Peki, sosyal medyada bu kadar vakit geçirirken üstüne birde para kazansaydık nasıl olurdu?

PostBee ile sosyal medyada para kazanmayı vaat ediyor

PostBee, her kullanıcının marka ve ürün tanıtım kampanyalarına katılıp sosyal medya paylaşımları yaparak kendi dijital çevresi ve etkinliği ölçüsünde gerçek para ve çeşitli hediyeler kazanabildiği bir platform olarak tasarlanmış. Bu tasarım sayesinde  hem kullanıcılar kendi çevrelerini etkileme güçlerini ek gelire dönüştürebiliyorlar hem de markalar, potansiyel müşterilerine en güvenilir kanal olan “arkadaş ya da akraba tavsiyesi” sistemi üzerinden ulaşmış oluyor

Peki PostBee nasıl çalışır?

PostBee üzerinden bir iletişim kampanyası yapmak isteyen marka, PostBee içerik ekibiyle iletişime geçtikten sonra kampanya yönlendirmelerini ve kullanıcıların ne yapması istendiği uygulamaya giriliyor, böylece kampanya süreci başlıyor. Markalar kullanıcılardan belli bir çerçeve içinde her şeyi yapmalarını isteyebilir.

Örneğin bir videoyu sosyal medyada paylaştırmak, bir etkinliğe gelip oradan fotoğraf paylaşmasını istemek, markanın bir şubesini ziyaret ederek paylaşım yaptırmak ya da markaya ait bir ürünle ilgili mesajı yerelleştirerek kendi şehrine uygun paylaşım yaptırmak mümkün. Markalar kullanıcının ne yapacağını doğrudan söyleyebilecekleri gibi bir hedef verip paylaşım içeriğini kullanıcının yaratıcılığınada bırakabilirler.

Kullanıcılar görevi yerine getirdikten sonra yaptıkları paylaşımı PostBee içerik ekiplerine gönderirlerse kazandığı para anında kullanıcının hesabına eklenir. Kullanıcılar, kazanacakları parayı en baştan gördükleri için tüm bu iş sürecinde herhangi bir sürpriz de yaşanmaz.

 

 Kısaca PostBee’ ile neler yapılabilir? 

Hem markalar müşterilerine en güvenilir iletişim metodu olan tavsiyeler üzerinden ulaşırlar hem de kullanıcılar yapacakları paylaşımlar ile para kazanarak ek gelir elde ederler.

Türkiye’de / Globalde rakibi var mı?

PostBee kaç takipçisi olursa olsun herkese açık bir uygulama. Çok takipçisi ve etkileşimi olan çok para kazanırken daha azına sahip olanlar da kendi ölçeğinde para kazanabiliyor. Global ölçekte birkaç rakibi bulunan PostBee, özellikle marka pazarlama ekipleriyle yakından çalışması ve markaya özel her türlü teknik geliştirmeyi yaparak kampanya çeşitliliğini artırması gibi özellikleriyle bu rakiplerden sıyrılarak henüz yolun başında olsa da  önemli bir oyuncu olma yolunda ilerliyor.

PostBee başka bir işe yarıyor mu? 

Dijital medya bütçelerinin Türkiye ekonomisi içinde kalmasını sağlaması ve markaların tanıtımlarını ve interaktif kampanyalarını gerçek kişiler yoluyla sosyal medya üzerinden yaparken yurt dışına herhangi bir ödeme çıkmaması hatta bütçenin büyük kısmı doğrudan Türkiye’deki kullanıcılara aktarılmış olması. 

Nasıl üye olurum?

App Store ve Google Play üzerinden indirebileceğiniz PostBee’ye üyelik aşamasında cep telefonunuza gelecek onay koduyla kolayca kaydolabilir ve hemen kampanyalara katılmaya başlayabilirsiniz. Kayıt esnasında seçeceğiniz ilgi alanlarınıza uygun olan marka kampanyaları belli aralıklarla size yönlendirilecek ve görevleri tamamladıktan sonra kazandığınız parayı banka hesabınıza aktarabileceksiniz.

Birleşik Arap Emirlikleri uzaya astronot çıkarıyor

0

Bir süredir uzay çalışmalarına önemli yatırım yapan Birleşik Arap Emirlikleri, NASA ile imzaladığı anlaşmayı duyurdu.

Herkes uzaya gidiyor

Buna göre, Arap Yarımadası’nın bu zengin ülkesi, NASA tarafından eğitilecek bir astronotunu NASA’nın uzay görevlerinden birinde uzaya gönderecek ve Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki görevlerde çalıştıracak.

Birleşik Arap Emirlikleri NASA ile yapılan anlaşmaya dair henüz detaylı bilgi vermedi. Ancak ülkenin uzay ajansının, Astronot eğitimine katılacak ilk grup astronotu seçmek için hazırlıklara başladığı belirtiliyor.

Fransız siber suç çetesi üyesi Tayland’ta yakalandı

0

Siber suçlulara savaş ilan eden Europol ve birlikte çalıştığı yerel polis teşkilatları, küresel düzeyde gözaltılar gerçekleştiriyor. Kuruluş son olarak,2012’den beri faaliyet gösteren bir hack ve siber gasp topluluğu olduğu bilirilen ve latincede “Dünyanın Kralı” anlamına gelen Rex Mundi’yi hedef aldı.

Sekiz kişi tutuklandı

Küresel antivirüs yazılım kuruluşu ESET’in edindiği bilgilere göre Europol, Rex Mundi suç çemberine karıştığından şüphelenilen sekiz Fransız vatandaşının tutuklandığını duyurdu. Tutuklamalar dizisinin sonuncusu, Fransız uluslararası tutuklama emri üzerine harekete geçen Tayland polisi tarafından yapıldı. Bu yılın Mayıs ayında tutuklanan kişi‚ kodlama yeteneklerine sahip bir Fransız vatandaşı olarak tanımlandı. Bu, Haziran ve Ekim 2017’de Fransız polisi tarafından yakalanan çete üyeleri olduğuna inanılan yedi kişinin tutuklanmasıyla sonuçlanan bir operasyon oldu.

Fidye yazılımları yayıyordu

Rex Mundi, Avrupa’da çoğunlukla şirketlere zarar veren çok sayıda hack ve sibar gasp kampanyasıyla isim yaptı. 2014 yılında ESET’in de rapor ettiği çete, genellikle kurumsal ağlara sızarak fidye talep etmek için hassas verileri şifreledi ve internette yaymakla tehdit etti. Faaliyetleri 2012 yazına kadar uzanan çete, başlangıçta Twitter’da kendisini övüyordu daha sonraları ise düşük profil çizmeye başladı.

Çete nasıl yakalandı?

Mayıs 2017’de İngiltere merkezli bir firmanın müşteri bilgilerinin çalındığını iddia etmesinin hemen ardından güvenlik birimlerinin gözü gruba çevrildi.Çetenin bir üyesi daha sonra şirketi aradı ve verileri halka açmamak için 580 bin Euro veya sızıntının nasıl gerçekleştiğini açıklamak şartı ile de 825 bin Euro değerinde bitcoin talep etti. Europol’a göre, suçlular şirketin ödeme yapmadığı her gün için 210 bin Euro fidye istediler. Şirket ödemeyi reddetti ve İngiliz Polisi ile iletişime geçti. İngiliz Polisi de gerekli bilgileri toplayarak Fransız Polisi ve Europol’a iletti. Edinilen bilgiye göre ‘bir saat içinde‘, Europol’un 7/24 Operasyon Merkezi, mevcut bilgiler ile bir Fransız vatandaşına ulaşmayı başardı.

Fransız polisi, daha sonra Haziran 2017’de grubun beş şüpheli üyesine karşı harekat başlattı ve Ekim ayında iki tanesine daha ulaştı. Ana şüpheli, son gasp kampanyasındaki rolünü kabul etmekle birlikte ihlalin kendisinin derin internette kiraladığı bir hacker tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

Amazon Alexa programını 14 üniversiteye genişletti

0

Amazon, üniversitelerdeki öğrenci ve öğretim görevlileri için başlattığı Alexa Fellowship programını 14 üniversiteye genişlettiğini açıkladı.

Yapay zeka uygulamaları

Alexa Fellowship programı, üniversitelerde okuyan öğrencilerin veya öğretim görevlilerinin, Alexa için yapay zeka uygulamaları geliştirmelerini hedefliyor. Böylece üniversite camiasındaki bilim insanları ve öğrenciler önemli bir gelir kaynağı ve deneyim elde ederken, Amazon da Alexa platformunu zenginleştirmiş oluyor. 

Amazon’un ABD’deki üniversiteler için sunduğu Alexa Fellowship programı, uygulama geliştirecek ekipler için 200 milyon dolarlık toplam fon sağlıyor.

Rusya da sahte haber yasası hazırlıyor

0

2016’da ABD başkanlık seçimlerinin sonuçlarını sosyal medya üzerinden yaydıkları sahte haberlerle etkileyen Rusya, şimdi aynı ABD gibi, sahte haberlere karşı önlem alma hazırlığında. 

Hangi haber doğru hangisi yalan?

Tüm dünya, sosyal medyadaki sahte haberlerin nasıl tehlikeli bir silaha dönüşebildiğini fark etmiş ve bu konuda yasal önlemler almaya çalışırken Rusya da, kendi silahıyla vurulmamak için önlemlerini hazırlıyor.

New York Times’ın raporuna göre, Rusya’nın yeni yasası yürürlüğe girerse, günde 100 binin üzerinde tekil ziyaretçisi olan web siteleri, sitelerinde yayınlana her haberden hatta her yorumdan sorumlu olacak ve yazılan yorumların bile doğrulunu kontrol etmek, sahte haber içeren yorumları ise 24 saat içinde silmekle yükümlü olacaklar. 

Kurala uymayan web sitelerine ise her sahte haber için 794 bin dolarlık ceza öngörülüyor. Batı ülkeleri ise Rusya’daki bu yeni yasanın özellikle hükumete karşı sesini yükseltmek isteyen muhalif gruplara karşı bir sansür silahı olarak kullanılmasından endişe ediyor.

 

Japonlar uçan taksi istiyor

0

Japonya, teknoloji konusunda öncü olmaya özen gösteren bir ülke. Japon halkının teknolojik gelişmeleri günlük hayatına adapte etme hızı nedeniyle pek çok yeni teknoloji Japonya’da hızlıca kabul görüyor.

Tokyo trafiğine çözüm

Japonya Ticaret Bakanlığı şimdi halkın ulaşım sorununa çözüm olması için, önümüzdeki 10 sene içinde, Tokyo’da uçan taksilerin hizmete girmesi amacıyla çalışma başlattı.

Uçan taksi teknolojileri geliştiren şirketlerle toplantı yapan Ticaret Bakanlığı, Uber, Airbus ve 19 diğer şirketi Tokyo’da hizmet vermek üzere hazırlık yapmaya çağırdı.

 

İngilizler Zuckerberg’ün özel yazışmalarını ifşa ediyor

0

İngiliz Parlamentosu, Cambridge Analytica skandalı nedeniyle Zuckerberg’ü ifadeye çağırmasına rağmen İngiltere’ye gitmeyi reddeden Zuckberg iyice zor duruma düşüyor.

Bilgisayarı zorla aldılar

Facebook ile çalışan önemli bir yazılım şirketinin CEO’sunu Londra havalimanında yakalayıp iş bilgisayarına ve telefonuna el koyan İngiliz güvenlik güçleri bilgisayardan CEO ve Zuckerberg arasındaki özel yazışmaları çıkarmayı başardılar. 

Parlemontodaki soruşturma kurulana sunulan yazışmaların bir kısmı da medyaya sızdı. Bu yazışmalarda, Zuckerberg’ün medyaya gösterdiği sempatik yüzünün aksine ne kadar acımasız bir iş adamı olduğu da netçe görülüyor.

2012 ile 2015 arasındaki yazışmaları içeren 250 sayfalık raporda, Facebook’un 2013’te Twitter’a ait Vine’ı batırmak için uygulamaya dair tüm erişimleri engellediği ve video paylaşım servisinin gelişiminin, dolayısıyla Twitter’ın büyümesinin önüne geçtiği anlaşılıyor. Ancak yine de bu normal bir ticari rekabet olarak yorumlandığı için Facebook için bir suç teşkil etmiyor. Yine de bu deliller, İngiliz Anti-tekel kurumu tarafından, Facebook’un hakim konumunu haksız rekabet ve tekelcilik uygulamaları için nasıl kullanabileceğine dair bir örnek olarak rapora eklenmiş.

2012’deki bir yazışmada ise Zuckerberg’ün Facebook yöneticilerine yazdığı bir email’de, Facebook için uygulama geliştirenlerin “fazla” büyümesinin ve Facebook’a rakip olmasının sakıncası vurgulanıyor ve “dünya/insanlık için iyi olan şey, bizim için iyi olmak zorunda değil. Tüm bu uygulamaların paylaşımarını Facebook içinde tutmalarını sağlamalıyız,” dediği göze çarpıyor.

Tüm bu örnekler, soruşturma komisyonu için Facebook hakkında pek olumlu düşünceler yaratmayacak gibi görünüyor. Cambridge Analytica olayında da sorumluluğu reddeden Zuckerberg’ün aslında kullanıcıların bilgilerini bilinçli sattığı ve etik dışı kullanılmasını önemsemediği şüphesini dile getiren İngilizlerin olay nedeniyle doğrudan Zuckerberg’ü mahkum etmek istediği düşünülüyor. 

Eğer Facebook’ta üst düzey yöneticiyseniz veya Facebook ile çalışan büyük bir şirketin yöneticiyseniz, İngiltere’ye giderken ikinci kez düşünmenizde fayda var zira geçtiğimiz hafta yaşanan olayda olduğu gibi, Facebook ile ilgili kişiler havalimanında durdurulup bilgisayarlarına el konulabiliyor.

 

Mastercard ve Microsoft’tan büyük iş birliği!

0

Mastercard ve Microsoft, online işlemler için kullandığımız tüm dijital kimlik bilgileri için  stratejik bir iş birliğine imza attı.İki teknoloji devinin geliştirdiği sistem, kullanıcıların tablet, telefon, dizüstü bilgisayar gibi her gün  kullandıkları cihazlardan kimlik bilgilerini girme, kontrol etme ve paylaşma ile ilgili bir dizi avantaj sunuyor.

Mastercard ve Microsoft bu anlaşma ile neler yapacak?

İki şirketin geliştirdiği bu inovatif çözüm sayesinde kullanıcılar, banka, alışveriş ya da resmi işler gibi farklı işlemler için bilgilerini tekrar tekrar girmek zorunda kalmayacakları gibi vakit ve iş gücü kaybı da yaşamayacaklar. Çözüm ayrıca farklı farklı server’larda tutulan aynı bilgilerin maruz kaldığı risk zafiyetlerini de gideriyor.

Kullanıcılar, finansal hizmetlerdeki kimlik doğrulaması için gerekli bilgilerden, e-ticaret için gerekli bilgilerine, pasaport, ehliyet başvurusu ya da vergi ödemesi gibi resmi işlemlerinden, e-mail, sosyal medya gibi dijital işlemlerine kadar her türlü dijital kimliğin birbiriyle bağlantılı ve senkronize olmasını sağlıyor. Bu yenilikçi çözümün Microsoft Azure üzerinden devreye girecek bir dizi Mastercard hizmetinede temel oluşturması planlanıyor. Bu yeni hizmet için ayrıca öncü bankalar, mobil operatörler ve devletlerle de iş birliği yapılacak.

Bu sistem pratiklik ve güvenliğin yanında bizlere neler sunacak?

Bugün başta kadınlar olmak üzere dünyada 1 milyarın üzerinde kişinin finansal erişimi bulunmuyor. Bu sistemle bir dijital kimliğe sahip olması sağlanan kişilerin, sağlık hizmetlerine ve her türlü sosyal hakka erişimi de daha adaletli ve doğru biçimde sağlanmış olacak ve devlet, ulaştırmadaki adaletsizliklerin ve farklı kimlik kullanılarak yapılan dolandırıcılıkların, üstelik daha az maliyetle önüne geçebilecek. Henüz geliştirme aşamasında olan bu yenilikçi çözüm, 2019 yılının ilk ayları içerisinde devletlerin, iş yerlerinin ve bankaların kullanımına sunulacak.

Huawei Türkiye AR-GE Merkezi dünyada bir ilki başardı!

0

Huawei Türkiye AR-GE Merkezi 20-21 Kasım 2018 tarihleri arasında Sırbistan’da düzenlenen 26. Uluslararası Haberleşme Forumunda  “5G’de milimetre dalga boyu ve görünür ışık haberleşmelerinin hibrit uygulaması” başlıklı konferans bildirisindeydi.

Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi yeni çalışmalarını tanıttı!

Yeni nesil 5G ağlarda kullanılması planlanan milimetre dalga boyu ile son dönemde dünyada birçok araştırmacının ilgisini çeken görünür ışıkta haberleşme teknolojilerinin hibrit kullanımıyla ilgili yaptıkları çalışmalar herkesin beğenisini kazandı.

Bu çalışma özellikle kapalı alanlarda  kullanılması düşünülen bu iki teknolojinin beraber çalışarak kullanıcıya yüksek hızda veri sağlayabileceğini gösterdi. Çeşitli senaryolarla sonuçların sunulduğu çalışmada, yaklaşık 250 metre karelik bir alanda 50 kullanıcının servis aldığı durumda kişi başına saniyede 600 Megabit veri hızına ulaşılabileceği, Huawei Türkiye AR-GE Merkezi ekibinden 5G Araştırma Mühendisi Oğuz Ülgen tarafından paylaşıldı.

HUAWEI Türkiye AR-GE Merkezi dünyada bir ilki başardı!

Yapılan araştırmayla birlikte, dünyada ilk kez bu iki teknolojinin beraber kullanımına dair performans sonuçlarının sunulduğu bir çalışmaya imza atılmış oldu. 5G ve ötesi haberleşme ağlarında bu iki teknolojinin beraber kullanımının ülkemizde ve dünyada yaygın şekilde görülebileceği belirtilirken, bu konuda çalışmaların devamının geleceğinin sinyalleri verildi. Çalışmanın devamı olarak, kullanılan algoritmaların geliştirilmesinin ve literatürdeki diğer algoritmalarla kıyaslanmasının hedeflendiği sunum sonunda belirtildi.