Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 204

Fas, yenilenebilir enerjili veri merkezi kurmaya hazırlanıyor!

Projeyi duyuran Fas Dijital Dönüşüm Bakanı Amal El Fallah Seghrouchni, merkezin tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışacağını açıkladı. Ancak yatırımın maliyeti ve zaman çizelgesine ilişkin henüz detay verilmedi.

Bu adım, Fas’ın dijital egemenlik stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bakan Seghrouchni, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Bu veri merkezi ağı sayesinde krallık sadece dijital egemenliğini pekiştirmiyor, aynı zamanda Afrika’ya hizmet eden bölgesel bir dijital merkez olma vizyonunu da ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı.

Dijitalleşme için önemli bir bütçe ayrıldı

Fas, 2024–2026 yılları arasında dijital modernizasyon stratejisi kapsamında 11 milyar dirhamlık (yaklaşık 1,22 milyar dolar) yatırım yapmayı planlıyor. Bu strateji yapay zekâ uygulamalarını, fiber optik altyapının yaygınlaştırılmasını ve kamu-özel sektör iş birliğinde geliştirilen dijital çözümleri kapsıyor.

Krallık, ilk veri merkezini Ocak ayında Mohammed VI Politeknik Üniversitesi’nde devreye almıştı. Bu merkez, yerli kamu ve özel kuruluşlara bulut hizmetleri sunmaya devam ediyor.

Goodman Group veri merkezi

Fas, jeopolitik konumuyla büyük önem arz ediyor

Fas’ın veri merkezi yatırımını yenilenebilir enerjiyle desteklemesi, sürdürülebilir dijital dönüşüm için örnek teşkil ediyor. Dakhla, hem Atlantik kıyısında yer alması hem de yüksek güneş ve rüzgâr potansiyeline sahip olmasıyla enerji maliyetleri açısından avantaj sağlıyor. Ayrıca Batı Sahra’daki bu girişim, bölgedeki Fas egemenliğine ekonomik ve teknolojik anlamda katkı sağlayabilir.

Küresel ölçekte birçok ülke, hassas verilerini ulusal sınırlar içinde tutmak için veri merkezleri inşa ediyor. Fas’ın bu stratejik hamlesi, hem veri güvenliği açısından önemli bir adım hem de Afrika kıtasında büyüyen dijital pazarın geleceğinde önemli bir oyuncu olma iddiasının göstergesi.

Alışveriş Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

0

Günümüzde alışveriş seçenekleri hızla çeşitlenmekte ve hem fiziksel hem de online platformlarda sayısız ürün seçeneği karşımıza çıkmaktadır. Pandemi sonrasında özellikle online alışveriş büyük bir ivme kazanmış, tüketiciler için yeni fırsatlar ve dikkat edilmesi gereken noktalar ortaya çıkmıştır. Moda, giyim ve kozmetik alışverişinde akıllı tercihler yapabilmek, bütçenizi koruyabilmek ve güvenli bir deneyim yaşayabilmek için bazı önemli ipuçlarını bilmeniz gerekmektedir. Alışveriş yaparken dikkat etmeniz gereken tüm detaylar yazımızda. 

Online Alışverişte Güvenlik Önlemleri

Online alışveriş yaparken en önemli nokta, güvenilir platformları seçmektir. Adres çubuğunda yeşil kilit işareti bulunan ve SSL sertifikası olan siteler güvenli kabul edilir. Ayrıca sitenin “Hakkımızda” bölümünü inceleyerek şirket bilgilerini kontrol edebilir, müşteri yorumlarını okuyarak deneyimlerden faydalanabilirsiniz.

Güvenilir siteler genellikle aşağıdaki özelliklere sahiptir:

  • SSL sertifikası ve güvenli ödeme altyapısı
  • Detaylı iletişim bilgileri ve müşteri hizmetleri
  • Şeffaf iade ve değişim politikaları
  • Kullanıcı yorumları ve değerlendirme sistemi

Giyim Alışverişi Rehberi

Sezon İndirimlerini Değerlendirin

Giyim alışverişinde en avantajlı fiyatları yakalayabilmek için sezon geçişlerini takip edin. Markalar sezon sonlarında stok eritmek için önemli indirimler yapar. Ancak sezon başı ve ortası kampanyalarını da gözden kaçırmayın. Fiziksel mağazası olmayan online mağazalar genellikle daha uygun fiyat sunabilir.

Deneme Öncesi Online İnceleme

Hem fiziksel hem de online mağazası olan markalardan alışveriş yapıyorsanız, önce fiziksel mağazada ürünü deneyerek bedeninizi ve uyumunu kontrol edin. Ardından online platformdan sipariş vererek kampanyalardan faydalanabilirsiniz.

Beden Tablosu ve Kullanıcı Yorumları

Online giyim alışverişinde beden tablosunu dikkatli inceleyin. Markaların beden standartları farklılık gösterebilir. Aynı ürünü satın alan kullanıcıların yorumlarını okuyarak beden uygunluğu hakkında bilgi edinin. Özellikle “normal beden” veya “dar kalıyor” gibi yorumlar karar vermenizde yardımcı olacaktır.

Kozmetik Alışverişinde Dikkat Edilecekler

Cilt Tipinizi Bilin

Kozmetik ürün alışverişinde en önemli faktör cilt tipinizi bilmektir. Yağlı, kuru, karma veya hassas cilt tipinize uygun ürünleri seçin. Yanlış ürün seçimi cilt problemlerine yol açabilir ve para kaybına neden olur.

İçerik Listesini İnceleyin

Kozmetik ürünlerin içerik listesini dikkatli okuyun. Alerjiniz olan maddeler varsa bunları kontrol edin. Ayrıca zararlı kimyasallar içermeyen, doğal ve organik sertifikalı ürünleri tercih edebilirsiniz.

Test Ürünlerini Kullanın

Özellikle makyaj ürünlerinde renk uyumu çok önemlidir. Fiziksel mağazalarda test ürünlerini kullanarak renk tonunuza en uygun olanı seçin. Online alışverişte ise markanın renk rehberini inceleyin ve müşteri yorumlarından faydalanın.

Son Kullanma Tarihini Kontrol Edin

Kozmetik ürünlerin son kullanma tarihini mutlaka kontrol edin. Özellikle online alışverişte bu detay gözden kaçabilir. Süresi dolmak üzere olan ürünler cilt sağlığınızı olumsuz etkileyebilir.

İndirim Dönemlerinde Akıllı Alışveriş

Bütçenize uygun ve eksiksiz bir alışveriş için sosyal medya hesaplarını, e-posta bültenlerini ve mobil uygulamaları takip ederek özel kampanyalardan haberdar olun. Markaların kupon kodları ve özel kampanyalar önemli tasarruflar sağlayabilir. Buna ek olarak taksit seçeneklerini karşılaştırın. Bazen daha pahalı görünen bir sitede taksit avantajı ile daha uygun ödeme yapabilirsiniz. Ancak taksit faiz oranlarına dikkat etmenizde fayda varç

Eachlabs Cocktails & Connections ile Küresel Ekosisteme İlk Adımını Attı

0

23 Temmuz Çarşamba akşamı, İstanbul’un kalbinde yer alan Soho House’ta dikkat çekici bir buluşma gerçekleşti. Üretken Yapay Zeka (Generative AI) alanında faaliyet gösteren teknoloji girişimi Eachlabs, ByteDance sponsorluğu ve Vidu AI desteğiyle Türkiye’deki ilk fiziksel etkinliği olan “Cocktails & Connections” organizasyonunu düzenledi.

Etkinlik, yapay zeka sektörünün öncü isimlerini bir araya getirerek bölgedeki geliştiriciler ve küresel AI oyuncuları arasında güçlü bir köprü kurdu.

ByteDance ve Vidu AI Temsilcileri İstanbul’da Buluştu

Etkinliğe Çin ve Dubai gibi stratejik pazarlardan gelen katılımcılar damga vurdu. Özellikle ByteDance EMEA Pazarlama Direktörü Moniza Sabbar, Partner Ekosistem Yöneticisi Eden Lee ve Türkiye Satış Direktörü Cenk Ertem ile Vidu AI Global Satış Müdürü Yi Chen’in katılımıyla etkinlik uluslararası bir havaya büründü.

Katılımcılar, etkinlikte Türkiye’deki geliştiricilerle doğrudan temas kurarak ürün tanıtımları gerçekleştirdi ve potansiyel iş birliklerini değerlendirdi..

Türkiye’nin Önde Gelen AI Geliştiricileri Bir Arada 

Etkinliğe aralarında uygulama stüdyolarının temsilcileri, yazılımcılar, model sağlayıcılar, yatırımcılar ve teknoloji liderlerinin yer aldığı yaklaşık 80 sektör profesyoneli katıldı. Gece boyunca katılımcılar ByteDance ve Vidu gibi AI model üreticileri ile birebir görüşme imkanı buldu, yeni model yeteneklerini keşfetti ve işbirliği fırsatlarını değerlendirdi. 

Ayrıca teknik bilgi alışverişi, ürün demoları ve fikir paylaşımlarıyla bu özel buluşma klasik bir networking etkinliğinin ötesine geçerek sektörel bilgi paylaşımına hizmet etmenin yanı sıra stratejik bağlantıların temellerini attı.

Yurtseven ve Sinangil: “Bu Sadece Bir Başlangıç”

Etkinlikte konuşan yapan Eachlabs’ın CEO’su Eftal Yurtseven ve CTO’su Canberk Sinangil, bu buluşmanın sadece bir başlangıç olduğunun altını çizdi. İkili, Türkiye’deki genç geliştirici ekosistemini destekleme ve yerel yetenekleri küresel sahneye taşıma misyonlarının altını şu sözlerle çizdi: 

“Düzenlenen bu etkinlik, yapay zeka girişimcileri ile dünya çapındaki model sağlayıcılarını buluşturan yeni bir topluluğun ilk adımıydı. İstanbul’daki buluşmamız bizim için sadece bir başlangıç. Her adımda küresel yapay zeka sahnesiyle daha güçlü entegrasyon sağlayarak, inovasyonun sınırlarını birlikte zorlayacağız.”

Eachlabs, “Cocktails & Connections” gibi etkinliklerle üretken yapay zeka dünyasını daha erişilebilir ve bağlantılı hale getirmeyi hedefliyor. Etkinliğe dair görselleri, konuşmalara dair kesitleri ve gelecek etkinliklere dair duyuruları Eachlabs Linkedin sayfasında bulabilirsiniz.

YouTube Shorts’tan yeni yapay zeka hamlesi!

YouTube, bu iki yeni özellikle içerik üreticilerin daha yaratıcı ve dikkat çekici videolar hazırlamasını kolaylaştırmayı hedefliyor.

Yeni tanıtılan görselden videoya yapay zekâ aracı, kullanıcıların telefon galerisinden seçtiği bir fotoğrafı sadece birkaç saniyede 6 saniyelik kısa bir videoya dönüştürebiliyor. Bu özellik sayesinde durağan fotoğraflara hafif hareketler, yakınlaştırmalar ya da animasyonlar eklenebiliyor. Örneğin, sabit bir yaya geçidi işareti, kısa bir videoya dönüştürülerek yürüyen adam sembolü dans eder hâle getirilebiliyor. Bu teknoloji, Google’ın Gemini platformunda da yer alan benzer araçlara benziyor ve Meta’nın Edits uygulamasındaki “Animate” özelliğine bir alternatif sunuyor.

Özellik, bu hafta itibarıyla ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda kullanıcılarına sunulmaya başladı. 2025 yılı sonuna kadar daha fazla bölgeye yayılması planlanıyor. Aynı dönemde, Google Fotoğraflar da benzer bir araçla kullanıcılarının ilgisini çekmeye hazırlanıyor.

YouTube Shorts’a gelen bir diğer dikkat çekici yenilik ise yapay zekâ destekli efektler. Bu araçla kullanıcılar kendi çizimlerini sanatsal görsellere dönüştürebiliyor, selfielerini denizaltında yüzüyormuş gibi gösteren videolara çevirebiliyor ya da “ikiz” versiyonlarıyla yan yana gelebiliyor. Efektler, Shorts kamerasındaki “Effects” bölümünden, ardından “AI” sekmesine geçilerek keşfedilebiliyor.

Tüm bu yapay zekâ destekli araçlar, Google’ın gelişmiş video üretim modeli Veo 2 ile çalışıyor. Google, bu içeriklerin üretildiğini net biçimde belirtmek amacıyla SynthID dijital filigran sistemi ve açık etiketlemeler kullanıyor. Böylece, kullanıcılar izledikleri içeriğin AI tarafından üretildiğini anlayabiliyor.

AI Playground ile tüm YouTube araçları bir arada

YouTube ayrıca yapay zekâ ile içerik üretmek isteyen kullanıcılar için yeni bir merkez oluşturdu: AI Playground. Bu alan; önerilen şablonlar, örnek videolar, önceden tanımlı komutlar ve üretim araçlarını tek bir yerde topluyor. AI Playground’a ulaşmak için YouTube Shorts içindeki “Create” (Oluştur) butonuna, ardından ekranın sağ üst köşesindeki parıltı simgesine tıklamak yeterli. Şu anda ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’da aktif olan bu alanın yakında küresel çapta yaygınlaşması bekleniyor.

YouTube CEO’su Neal Mohan, geçtiğimiz ay Cannes Lions 2025 etkinliğinde yaptığı açıklamada, Veo 3 adlı daha gelişmiş modelin bu yaz Shorts platformuna entegre edileceğini duyurmuştu. Bu gelişmelerin beraberinde, YouTube Shorts’un günlük 200 milyardan fazla izlenme aldığını belirtmesi, platformun kısa video trendinde ne kadar güçlü bir aktör olduğunu da yeniden gözler önüne seriyor.

Apple, ABD’li MP Materials’a 500 milyon dolarlık yatırım yapacak!

Bu yatırım, şirketin ABD’deki nadir toprak tedarik zincirini güçlendirmeye yönelik daha geniş kapsamlı bir stratejisinin parçası olarak görülüyor. Şirket, Fort Worth, Teksas’taki MP Materials tesisinde üretilecek neodim mıknatısları satın almayı taahhüt ettiğini belirtti. Bu mıknatısların Apple ürünlerine özel üretim hatlarında üretileceği açıklandı.

Apple, bu yerli üretim mıknatısların yalnızca ABD içinde değil, aynı zamanda dünya çapında ürün tedarik zincirinde kullanılacağını vurguladı. Bu adım, küresel ölçekte artan nadir toprak elementi talebine sürdürülebilir ve stratejik bir çözüm sunmayı hedefliyor.

Apple, geri dönüşüm tesisi kuracak

İki şirket ayrıca, Kaliforniya’daki Mountain Pass bölgesinde bir nadir toprak geri dönüşüm hattı kurmak için iş birliği yapacak. Bu tesiste, elektronik atıklardan ve endüstriyel atıklardan elde edilen geri dönüştürülmüş nadir toprak hammaddeleri işlenecek ve yeniden Apple ürünlerinde kullanılacak. Şirket, bu geri dönüşüm adımını hem çevresel sürdürülebilirlik hem de tedarik güvenliği açısından kritik bir gelişme olarak nitelendirdi.

Apple ve MP Materials, mıknatıs performansını artırmak amacıyla yeni mıknatıs malzemeleri ve işleme teknolojileri geliştirmek için de birlikte çalışacak. Apple, bu iş birliğini ABD ekonomisine önümüzdeki dört yıl içinde yapacağı 500 milyar dolarlık katkının bir parçası olarak tanımlıyor.

Apple, 2019 yılında iPhone 11’in Taptic Engine’inde ilk kez geri dönüştürülmüş nadir toprak elementleri kullanmaya başlamıştı. Bugün itibarıyla, şirketin cihazlarında kullanılan mıknatısların neredeyse tamamı yüzde 100 geri dönüştürülmüş nadir toprak elementlerinden üretiliyor. Yeni yatırım, şirketin sürdürülebilir üretim vizyonunu daha ileriye taşıyor.

Trendyol’dan E-Ticarete Dijital Usta Desteği 

0

Gençlerin dijital yetkinliklerini artırarak KOBİ’lerin e-ticaret ve e-ihracata katılım süreçlerine destek olması amacıyla hayata geçirilen “Dijital Usta” projesi; Trendyol, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Habitat Derneği iş birliğiyle başladı. Projenin lansmanı, Denizli Sanayi Odası ev sahipliğinde; Trendyol Grubu Başkan Yardımcısı Sinan Cem Şahin, Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ve bölgedeki birçok iş dünyası kuruluşunun temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Gençlere Eğitim, KOBİ’lere Dijital Güç

İlk etapta Denizli, Balıkesir, Gaziantep, Nevşehir ve Ordu’da pilot olarak başlayacak proje kapsamında, toplamda 3 bin gence temel e-ticaret eğitimi verilmesi hedefleniyor. Eğitimler, projeye özel tasarlanan çevrimiçi eğitim platformu üzerinden gerçekleştirilecek. Temel e-ticaret programını başarıyla tamamlayanlar arasından seçilecek 250 genç, akademisyenler ve Trendyol uzmanları tarafından verilecek 36 saatlik sertifikalı e-ticaret ve e-ihracat uzmanlık eğitim programına katılacak. Bu aşamayı da başarıyla tamamlayan gençler, e-ticaret uzmanlığı sertifikası almaya hak kazanacak. Eğitimler sonucunda yapılacak değerlendirmeyle belirlenecek 100 genç, proje kapsamında pilot illerdeki KOBİ’lerin e-ticaret ve e-ihracat süreçlerine destek olmak amacıyla istihdam edilerek KOBİ’lerin dijitalleşmesine katkı sunacak. 

Projenin çok paydaşlı yapısı, eğitim ve tüm diğer süreçlerin sahada etkili şekilde yürütülmesini sağlayacak. TOBB, geniş yerel yapılanması ve KOBİ’lerle olan ilişkileriyle işletmelerin projeye katılımını desteklerken Habitat Derneği ise gençlerle olan çalışma ve saha operasyonu deneyimi sayesinde gençlerin dijital ve e-ticaret becerilerini geliştirirken istihdama katılım süreçlerini üstlenecek.

Trendyol Grubu Başkan Yardımcısı Sinan Cem Şahin: “Dijital dönüşümde gençlerin ve KOBİ’lerin yanındayız”

Sinan Cem Şahin, basın toplantısında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Trendyol olarak, faaliyet gösterdiğimiz her alanda pozitif etki yaratma misyonuyla hareket ediyoruz. Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda hem gençlerin hem işletmelerin yanında durmayı, toplumsal fayda ve kapsayıcı büyüme için bir sorumluluk olarak görüyoruz. Üretim gücümüzü ve genç insan kaynağımızı dijital teknolojilerle buluşturmanın, ülkemizin kalkınmasında kilit rol oynadığına inanıyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz Dijital Usta projesiyle yalnızca bir eğitim programı değil; KOBİ’lerin dijitalleşmesini hızlandıran ve e-ticaretin tabana yayılmasına katkı sağlayan bir kalkınma modeli oluşturuyoruz. Dijital Usta sınırsız potansiyelin ve imkanların yanı sıra rekabetin arttığı bir dünyada, Türkiye’de üretilen kaliteli ürünlerin ön plana çıkmasını sağlayacak bir proje. TOBB ve Habitat Derneği ile kurduğumuz güç birliği ile gençlerin potansiyelini hayata geçirecek, KOBİ’lerin dijital uçurumu aşmasına destek olacağız. KOBİ’lerin daha fazla e-ticaret ve e-ihracat payı almasında önemli rol üstlenecek gençler yetiştireceğiz. Yetiştirdiğimiz her bir Dijital Usta, Türkiye’de e-ticaretin ve e-ihracatın büyümesine katkı sunacak. İhracata Dijital Usta desteği sağlayacak, Türkiye ekonomisine katkıda bulunacak. Bu süreçte, gençlerin iş hayatına güçlü bir başlangıç yapabilmeleri için ilk üç aylık maaşları Trendyol tarafından karşılanacak.”

Ortak Hedef: Türkiye’nin Dijital Kalkınması

Şahin, sözlerine şöyle devam etti: “Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılında e-ticaret faaliyeti yürüten işletme sayısı yaklaşık 600 bin olarak kaydediliyor. Türkiye’deki yaklaşık 3,7 milyon KOBİ’nin yüzde 16’sı e-ticaret faaliyetinde bulunuyor. Bu veriler, Türkiye’deki işletmelerin büyük çoğunluğu için dijital kanallar üzerinden yeni pazarlara erişim imkanı olduğunu gösteriyor.

‘Dijital Usta’ projesi, bu ihtiyaçtan yola çıkarak gençleri e-ticaret alanında uzmanlaştırmayı ve onları dijital desteğe ihtiyaç duyan KOBİ’lerle buluşturmayı hedefliyor.

Proje, eğitimden KOBİ’lerin dijitalleşmesine ve ihracata uzanan bütüncül bir model sunuyor. Gençleri e-ticaret alanında yetiştirerek, KOBİ’lerin dijital dönüşümüne ve Türkiye’nin e-ticaret kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlıyor.

Trendyol, TOBB ve Habitat Derneği ile; dijital uçurumu azaltmayı, gençlerin potansiyelini açığa çıkarmayı ve KOBİ’lerin dijitalleşme sürecini hızlandırmayı hedefleyen bu projeyi Türkiye geneline yaymak için çalışmalarını sürdürecek. Gençlerimizi www.dijitalusta.net web sitemiz üzerinden programımıza katılmaya davet ediyoruz.

Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu: “Gençlerimizi geleceğin iş dünyasına hazırlıyoruz”

Selim Kasapoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Denizli Sanayi Odası olarak, Türkiye’nin dijital dönüşümüne ışık tutacak, gençlerimizi geleceğin iş dünyasına hazırlayacak ve KOBİ’lerimizin rekabet gücünü artıracak ‘Dijital Usta Projesi’nin lansmanına ev sahipliği yapmaktan, bu güçlü iş birliğinin bir parçası olmaktan ve beş pilot ilde uygulanacak projenin start verildiği ilk şehir olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Denizli gibi sanayisi güçlü, girişimciliği yüksek bir şehirde bu projenin ilk adımının atılıyor olması, bizler için hem gurur verici hem sorumluluklarımızı artıran bir gelişme. Denizli’nin toplam ihracatta Türkiye genelinde 8. sırada; Trendyol ekosistemi içinde e-ihracat performansıyla 6. sırada konumlandığını görüyoruz.. Trendyol, şehrimizde 3 bine yakın iş ortağıyla, işletmelerimizi ve müşterileri buluşturan önemli bir platform. İşletmelerimizin neredeyse yarıya yakınının ürünlerini bu platform üzerinden yurt dışına ulaştırdığını öğrendik. İşletmelerimizin e-ihracat yolculuğuna önemli katkılar sağlayacağına inandığımız ‘Dijital Ustai’ Projesi, yalnızca gençlerimize dijital yetkinlikler kazandırmakla kalmayacak, aynı zamanda onları üretime, istihdama ve katma değere yönlendiren bir yol haritası sunacak.”

Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu: “KOBİ’lerin dijitalleşme süreçlerine nitelikli insan kaynağıyla destek olacağız.

Bora Caldu tarafından yapılan değerlendirmede de şu ifadelere yer verildi:

“Habitat Derneği olarak, Trendyol ve TOBB iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Dijital Usta projesi ile gençlerin e-ticaret ve e-ihracat alanlarında yetkinlik kazanmalarına sahada destek sağlayacağız. Habitat Derneği olarak, Dijital Usta projesi’ni, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecine kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik perspektifinden katkı sunan önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz”

Rakamlarla Dijital Usta:

  • 5 pilot il ( Denizli, Balıkesir, Gaziantep, Nevşehir ve Ordu)
  • 3 bin gence ücretsiz temel e-ticaret eğitimi
  • 250 gence sertifikalı e-ticaret ve e-ihracat uzmanlık eğitimi
  • 100 kişiye tohum istihdam modeliyle üç aylık Trendyol desteği

Huawei Çin akıllı telefon pazarındaki liderliğini geri aldı!

Pazar araştırma şirketi Canalys’in verilerine göre Huawei, Nisan-Haziran aylarını kapsayan üç aylık dönemde Çin’de 12.2 milyon akıllı telefon sevkiyatı gerçekleştirdi. Bu rakam, şirketin yıllık bazda %15 oranında büyüme kaydettiğini ve %18’lik pazar payına ulaştığını gösteriyor. Huawei, 2024’ün ilk çeyreğinden bu yana Çin’de ilk kez en yüksek pazar payına ulaşan marka oldu.

Öte yandan Apple da Çin pazarında uzun süredir ilk kez büyüme yakaladı. Şirket, aynı dönemde 10.1 milyon adet cihaz sevk ederek %4’lük bir artışla beşinci sıraya yerleşti. Canalys, Apple’ın Çin’de en son 2023’ün son çeyreğinde büyüme kaydettiğini belirtti. Sevkiyat rakamları doğrudan satış anlamına gelmese de, piyasa talebine ilişkin güçlü bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Apple, Çin’deki bu toparlanmayı büyük ölçüde stratejik fiyat ayarlamaları sayesinde gerçekleştirdi. iPhone 16 serisi için uygulanan indirimler ve bazı modellerde takas değerlerinin artırılması, markanın yeniden talep görmesini sağladı. Çinli e-ticaret platformları da Apple ürünlerinde dikkat çekici indirimlere giderek bu büyümeye katkı sundu.

Huawei’nin HarmonyOS hamlesi ekosistem rekabetini kızıştırıyor

Huawei, ABD yaptırımları nedeniyle büyük darbe alan akıllı telefon birimini 2023’ün sonlarında toparlamaya başlamıştı. O zamandan bu yana agresif bir ürün stratejisi izleyerek piyasaya farklı segmentlerde birçok cihaz sundu. Şirket, kendi geliştirdiği HarmonyOS 5 işletim sistemini yeni modellerine entegre etmeye başladı. Bu adım, Android ve iOS’a doğrudan bir alternatif yaratma çabası olarak öne çıkıyor.

Huawei HarmonyOS

Canalys analistlerinden Lucas Zhong’a göre, bu hamle Huawei’nin bağımsız bir dijital ekosistem oluşturma sürecini hızlandırabilir. Ancak bu durum, uyumluluk ve kullanıcı deneyimi açısından daha yüksek beklentiler doğuracak.

Apple’ın Çin performansı, bu hafta açıklanacak çeyrek raporu öncesi yatırımcılar için önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Şirket hisseleri bu yıl %14,5 oranında düşüş yaşarken, Çin pazarındaki rekabet ve jeopolitik baskılar yatırımcı endişelerini artırmıştı. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Apple’ı ABD’de üretime zorlayan açıklamaları da gündemdeki yerini koruyor.

Tüm bu gelişmeler, Çin’deki akıllı telefon pazarının hem yerel hem de küresel oyuncular için stratejik önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Huawei’nin geri dönüşü ve Apple’ın yeni stratejileri, pazarda önümüzdeki dönemde de büyük bir rekabetin yaşanacağının sinyalini veriyor.

Reddit, yaş doğrulamayı zorunlu hale getirecek!

Bu yeni adım, ülkenin yürürlüğe giren Online Safety Act (OSA) adlı çevrim içi güvenlik yasası kapsamında atıldı. Reddit, bu yolla çocukların pornografi, kendine zarar verme teşvikleri ve nefret söylemleri gibi zararlı içeriklere maruz kalmasını önlemeyi amaçlıyor.

Şirket, yaş doğrulama süreci için üçüncü taraf kimlik doğrulama hizmeti Persona ile iş birliği yapacak. Kullanıcılardan, kimlik belgelerinin fotoğrafını veya bir özçekim yüklemeleri istenecek. Platform, bu görsellere doğrudan erişemeyecek; yalnızca kullanıcının doğrulama durumu ve doğum tarihi kaydedilecek. Reddit, bu verilerin güvenli bir biçimde saklandığını ve gizliliğe öncelik verildiğini özellikle belirtiyor.

Reddit, 18 yaş altına sıkı kısıtlamalar getiriyor

Yeni kurallara göre, 18 yaş altındaki kullanıcılar platformda yer alan bazı içeriklere erişemeyecek. Bu içerikler arasında açık şekilde cinsel içerikli gönderiler, intiharı özendiren paylaşımlar, yeme bozukluklarını teşvik eden içerikler ve ırk, din, cinsiyet, cinsel yönelim, engellilik ya da toplumsal cinsiyet temelli nefret söylemleri yer alıyor. Aynı zamanda şiddet içerikli ya da psikolojik olarak zarar verici içeriklere de erişim sınırlandırılacak.

Öte yandan, bazı uzmanlar ve gizlilik savunucuları, özel şirketlerin kullanıcıların kimlik belgelerini toplaması ve saklaması konusunda ciddi güvenlik endişeleri taşıyor. Bu tür sistemlerin siber saldırılara açık olduğu ve kullanıcı mahremiyetini riske atabileceği yönünde uyarılar artıyor.

Reddit görünürlüğü

Geçtiğimiz hafta benzer bir adım da sosyal medya platformu Bluesky’dan gelmişti. OSA güncellemeleri kapsamında bu platform da İngiltere’deki kullanıcılarından yaş doğrulaması talep edeceğini duyurmuştu.

Reddit’in bu kararı, Birleşik Krallık’ta dijital platformlar üzerindeki denetimin giderek sıkılaştığını ve kullanıcıların yaşına özel erişim kontrollerinin önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaşacağını gösteriyor.

Alibaba, yapay zekâ destekli gözlükleriyle Meta’ya rakip olacak!

Merkezi Hangzhou’da bulunan Alibaba, Çin’in yapay zekâ alanındaki öncülerinden biri olarak görülüyor. Şirket, Batılı rakipleri OpenAI gibi kuruluşlarla rekabet edebilecek düzeyde modeller geliştirmeye devam ediyor ve bu son hamlesi, donanım alanına ilk kez ciddi bir giriş yapması açısından da dikkat çekiyor.

Şirket, bu akıllı gözlükleri halihazırda Çin’de mobil uygulama olarak hizmet veren yapay zekâ asistanı Quark’ı daha yaygın bir şekilde kullanıma sunmak amacıyla piyasaya sürüyor.

Quark AI Glasses, Meta’nın Ray-Ban ile iş birliği içinde geliştirdiği akıllı gözlüklere doğrudan rakip olarak gösteriliyor. Ayrıca bu yıl kendi AI gözlüklerini tanıtan Xiaomi ile de rekabet edecek. Cihaz, eller serbest arama, müzik dinleme, anlık dil çevirisi ve toplantı transkripsiyonu gibi özelliklere sahip olacak. Ayrıca dahili bir kamera da gözlükle birlikte gelecek.

Akıllı gözlükler, Alibaba ekosistemiyle entegre çalışacak

Alibaba, Çin’de harita hizmetlerinden online seyahat platformlarına kadar birçok farklı dijital hizmet sunuyor. Bu yeni nesil gözlüklerle birlikte kullanıcılar Alipay üzerinden ödeme yapabilecek, Taobao’da ürün fiyatlarını karşılaştırabilecek ve gözlük üzerinden doğrudan navigasyon alabilecek. Bu entegrasyon sayesinde Alibaba, kendi dijital ekosistemini fiziksel bir donanım aracılığıyla daha etkin şekilde kullanıcıya ulaştırmayı hedefliyor.

Ürünün fiyatı ve teknik detayları henüz açıklanmış değil. Ancak şirketin bu hamlesi, yapay zekâ tabanlı giyilebilir teknolojiler alanında küresel çapta yeni bir rekabetin fitilini ateşliyor. Alibaba’nın bu alandaki başarısı, Çin’in küresel teknoloji sahnesindeki konumunu daha da güçlendirebilir.

Bing, AI destekli arama motoru yarışında yükselişe geçti!

Microsoft Arama Bölümü Başkanı Jordi Ribas’ın paylaştığı son veriler, Bing ile 2023’ten bu yana küçük ama istikrarlı bir büyüme kaydedildiğini gösteriyor. Microsoft’un arama motoru ComScore verilerine göre %2, StatCounter’a göre ise %3 oranında büyürken; Google aynı dönemlerde sırasıyla %1 ve %6 oranında pazar payı kaybetti.

Bu gelişme, özellikle Microsoft’un yapay zekâ alanında yaptığı yatırımlarla doğrudan ilişkili. Ribas, Bing’in büyümesini sadece geleneksel arama işlevlerinin gelişimine değil, aynı zamanda Copilot Search gibi yenilikçi yapay zekâ tabanlı özelliklerin kullanıcılarla buluşturulmasına bağlıyor. Ayrıca Bing’in, OpenAI’nın ChatGPT’si ve Meta’nın AI sistemlerine arka planda destek sağlayarak arama sonuçlarını temellendirmesi de büyümeyi tetikleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Arama motoru pazarında rekabet kızışıyor

Google hâlâ küresel arama pazarında büyük farkla lider konumda. Ancak kullanıcı alışkanlıklarının değişmeye başladığı açıkça görülüyor. Yapay zekâ tabanlı araçların günlük hayatın bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, kullanıcılar da daha hızlı ve bağlama duyarlı sonuçlar sunan alternatif arama çözümlerine yöneliyor.

Microsoft, bu değişimi iyi değerlendiren şirketlerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle Copilot Search gibi yapay zekâ destekli araçlar, sadece klasik web aramalarında değil, aynı zamanda entegre sohbet botlarıyla birlikte daha etkileşimli bir kullanıcı deneyimi sunmayı amaçlıyor. Jordi Ribas’ın da ifade ettiği gibi, Microsoft bu ivmeyi yeni mali yılda da devam ettirmeyi ve daha rekabetçi bir arama deneyimi sunmayı hedefliyor.

Google’ın hâlâ büyük bir avantaja sahip olduğu bir gerçek; ancak yapay zekânın arama motorlarındaki rolü arttıkça, kullanıcıların tercihleri de daha çeşitlenebilir. Bu da önümüzdeki dönemde arama motorları arasında daha sıkı bir rekabetin yaşanabileceğine işaret ediyor.

Japonya düzenleyiciler Apple ve Google’ı hedef aldı!

0

2020’den bu yana yürütülen kapsamlı bir soruşturmanın ardından yayınlanan 119 sayfalık yeni kılavuz, başta Apple olmak üzere, teknoloji devlerini Japon pazarında ciddi değişiklikler yapmaya zorluyor. 18 Aralık 2025’te yürürlüğe girecek olan Mobil Yazılım Rekabet Yasası Kılavuzu, özellikle üçüncü parti uygulama mağazalarına ve alternatif ödeme sistemlerine izin verilmesini zorunlu kılıyor.

Yasada yer alan Madde 7 ve Madde 8, Apple ve Google’ın yalnızca kendi uygulama mağazalarını kullanmaya zorlamasını açıkça yasaklıyor. Bu kapsamda şirketler, kullanıcıların üçüncü parti mağazalardan da uygulama indirip kurabilmesine olanak tanımak zorunda. Ayrıca, uygulama geliştiricilerinin App Store veya Google Play’de yer alsalar dahi kendi ödeme sistemlerini kullanabilmeleri yasal güvence altına alınıyor.

Yeni kurallarla birlikte teknoloji devleri, yalnızca rekabeti değil, veri gizliliğini de yakından ilgilendiren düzenlemelere tabi olacak. Apple ve Google’ın, işletim sistemlerinden topladıkları kullanıcı verilerini kendi uygulamaları lehine kullanmaları engellenecek; ayrıca rakip uygulama geliştiricilere ait hassas bilgilerden yararlanarak benzer ürünler geliştirmeleri yasaklanacak. Şirketlerin bu kurallara uyum sağladıklarını belgelemek için her yıl denetim raporu sunmaları da zorunlu kılınıyor.

Apple ve Google, dünya genelinde hedef alınıyor

Japonya’daki bu düzenleme, Avrupa Birliği’nin Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında getirdiği yükümlülüklerle benzerlik taşıyor. AB’de olduğu gibi Japonya da teknoloji devlerinin pazar gücünü dengeleme amacıyla cihaz donanımlarını ve işletim sistemi özelliklerini üçüncü parti geliştiricilere açmayı zorunlu hale getiriyor.

Japonya Adil Ticaret Komisyonu, yeni yasaların teknik olarak karmaşık olabileceğinin farkında. Bu nedenle olası istisna senaryolarını da dikkate alarak detaylı açıklamalara yer verdi. Ancak uygulama mağazası erişimi ve alternatif ödeme sistemleri gibi temel hükümler, yoruma açık olmayan net kurallar içeriyor.

Bugün, Apple ve Google, iOS ve Android platformları arasında çalışacak AirTag ve diğer öğe izleyici aksesuarlarıyla istenmeyen izlemeyi ele alan bir endüstri spesifikasyonu girişimini duyurdu.

Düzenlemeler, Japonya’da mobil uygulama pazarının daha şeffaf, erişilebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşmasını hedefliyor. Apple ve Google’ın bu değişikliklere nasıl yanıt vereceği ise önümüzdeki yılın teknoloji dünyasında yakından takip edilecek konularından biri olacak.

Anthropic, OpenAI’in Claude’a erişimini kesti!

Wired’ın haberine göre, Anthropic, OpenAI’in Claude modellerine olan API erişimini sonlandırdı. Gerekçe ise oldukça net: OpenAI’in, Claude modellerini kendi araçlarıyla kıyaslayarak doğrudan rakip sistemler geliştirmesi.

İddiaya göre OpenAI, Claude’un yazma, kodlama ve güvenlik gibi alanlardaki performansını kendi modelleriyle karşılaştırmak üzere sistemlerini entegre etmişti. Anthropic’in ticari şartları ise açık: Şirket, Claude modellerinin rakip hizmetlerin geliştirilmesinde kullanılmasını kesin olarak yasaklıyor.

Anthropic’ten bir sözcü, OpenAI mühendislerinin, GPT-5’in piyasaya sürülmesinden önce Claude’un kodlama araçlarını da kullandığını belirtti ve bunun “kullanım şartlarının doğrudan ihlali” olduğunu vurguladı.

Anthropic her ne kadar ticari erişimi kesmiş olsa da, OpenAI’e “sadece kıyaslama ve güvenlik değerlendirmesi” amacıyla sınırlı bir erişim sunmaya devam edeceğini açıkladı. Ancak bu durum, sektördeki rekabetin geldiği noktayı açıkça ortaya koyuyor.

OpenAI ise yaşananlardan dolayı rahatsız. Şirket sözcüsü, yaptıkları kullanımın “sektör standartlarına uygun” olduğunu belirterek, “Anthropic’in kararına saygı duymakla birlikte, hayal kırıklığına uğradık. Çünkü bizim API’mız hâlâ onlara açık.” açıklamasında bulundu.

Anthropicin rekabetçi firmalara karşı temkinli yaklaşımı daha önce de dikkat çekmişti. Şirketin Bilim Başkanı Jared Kaplan, OpenAI’in potansiyel olarak satın almayı planladığı Windsurf girişimine erişimi engellediklerini hatırlatarak, “Claude’u OpenAI’e satmak bize oldukça garip gelirdi.” demişti.

Anthropic kurumsal müşteriler

Yapay zekâ arenasında rekabet sertleşiyor

Yapay zekâ modellerinin ticarileşmesiyle birlikte firmalar arasındaki rekabet sadece teknolojiyle sınırlı kalmıyor; erişim politikaları, veri kullanımı ve etik sınırlar da bu savaşın önemli cepheleri haline geliyor. Anthropic ile OpenAI arasında yaşanan bu son gelişme, büyük oyuncuların artık yalnızca teknoloji üretmekle değil, birbirlerine karşı pozisyon almakla da yoğun şekilde ilgilendiklerini gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde bu tür hamlelerin artması ve büyük yapay zekâ firmaları arasında daha katı sınırların çizilmesi bekleniyor. Rekabet, hem inovasyonu tetikleyebilir hem de iş birliklerini zayıflatabilir. Sektörün geleceği, bu dengenin nasıl kurulacağına bağlı olacak.

Tesla, 242 milyon dolar tazminat ödeyecek !

Karara göre Tesla, 129 milyon dolarlık maddi tazminatın %33’ünden, yani yaklaşık 42,5 milyon dolarından sorumlu tutulacak. Ancak davanın en dikkat çekici yönü, jüri tarafından sadece Tesla’ya yöneltilen 200 milyon dolarlık “cezai tazminat” kararı oldu. Bu durum, otomobil devinin toplamda ödemesi gereken miktarı 242,5 milyon dolara çıkarıyor. Tesla, kararı temyize götüreceğini duyurdu.

Kaza, Key Largo, Florida’da meydana geldi. George McGee isimli sürücü, Tesla Model S aracıyla seyrederken telefonunu düşürdü. Telefonunu almak için eğildiği sırada aracın, Autopilot sistemine güvenerek kendiliğinden fren yapacağını düşündü. Ancak araç, yaklaşık 100 km/s hızla bir kavşakta ilerleyerek park halindeki bir otomobile ve onun yanında duran iki kişiye çarptı.

22 yaşındaki Naibel Benavides olay yerinde hayatını kaybederken, erkek arkadaşı Dillon Angulo ağır yaralı olarak kurtuldu. Angulo’nun birçok kemiği kırıldı, beyin travması ve kalıcı psikolojik etkiler yaşadığı açıklandı.

Davacı avukatları, Teslanın Autopilot sistemini yalnızca otoyollar için tasarlamasına rağmen herhangi bir sınırlandırma olmaksızın tüm yollarda kullanılmasına izin verdiğini savundu. Avukatlardan Brett Schreiber, “Elon Musk, Autopilot’un insanlardan daha iyi araç kullandığını iddia etti. Ancak bu yanlış beyanlar, yollarımızı Tesla’nın test alanlarına çevirdi.” dedi.

Tesla ise yaptığı açıklamada jüri kararını “yanlış ve otomotiv güvenliği açısından geri adım” olarak nitelendirdi. Şirket, kazada asıl sorumlunun, yolda gözünü ayırıp hızla ilerleyen sürücü olduğunu vurguladı ve sistemin bu tür kazaları engelleyecek düzeyde gelişmiş olmadığını ifade etti. Açıklamada, “Bu dava hiçbir zaman Autopilot’la ilgili değildi. Kazanın sorumlusu, telefonunu almakla meşgul olan sürücüdür.” denildi.

Tesla asistanı

Bu dava, Tesla’nın Autopilot ve FSD (Tam Otonom Sürüş) sistemlerinin güvenliği konusunda giderek büyüyen tartışmaların bir parçası. Hâlihazırda Tesla’nın otonom sistemleriyle ilgili bir düzineden fazla aktif dava bulunuyor. ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) ise 2021’den bu yana Autopilot sistemleriyle ilgili bir dizi güvenlik soruşturması yürütüyor.

Yatırımcıları robotaksi vizyonuyla etkilemeye çalışan Elon Musk için bu karar önemli bir darbe niteliğinde. Tesla hisseleri, karar sonrası %1,8 düşerek yıl başından bu yana %25’lik değer kaybı yaşamış oldu.

Davanın sonucu, Autopilot sistemleriyle ilgili diğer davalarda da emsal teşkil edebilir.

Palantir, 10 milyar dolarlık askeri anlaşma yaptı!

Palantir ve ordu arasındaki bu anlaşma ile ordu içindeki 75 ayrı yazılım ve veri sözleşmesini tek çatı altında toplayarak hem maliyetlerin azaltması hem de süreçlerin hızlandırılması hedefleniyor.

Anlaşma kapsamında şirket, ordunun yazılım ve veri altyapısını modernize edecek; tehditlere karşı hazırlığı güçlendirecek sistemler geliştirecek. Palantir tarafından yapılan açıklamada, bu yeni çerçevenin ABD hükümetine “daha esnek satın alma imkânları” sunduğu ve geleneksel ihale sürelerini ortadan kaldırarak idari maliyetleri azalttığı belirtildi.

Şirket CEO’su ve kurucu ortağı Alex Karp, uzun süredir ABD’nin savunma teknolojileri alanında yapay zekâya yatırım yapması gerektiğini savunuyor. Bu sözleşmeyle birlikte, şirketin ABD hükümeti nezdindeki stratejik konumu daha da güçlenmiş oldu. Karp, ABD’nin ulusal güvenliğini yapay zekâ teknolojileriyle desteklemenin kaçınılmaz olduğunu sık sık dile getiriyor.

Palantir’in orduya yönelik çalışmaları yeni değil. Şirket, yılın başında ABD Ordusu ile yaptığı 178 milyon dolarlık anlaşma kapsamında ilk iki yapay zekâ destekli sistemini teslim etti. Ayrıca Mayıs ayında Savunma Bakanlığı, Maven Smart Systems adlı projeye 795 milyon dolarlık ek kaynak ayırarak Palantir’in savunma sektöründeki etkinliğini artırmıştı.

Bu anlaşma, Trump döneminde başlatılan ve federal harcamaları azaltmayı hedefleyen verimlilik politikalarıyla da örtüşüyor. Trump yönetimi, “Hükümet Verimliliği Departmanı” aracılığıyla birçok programı kesmiş, bazı kamu pozisyonlarını kaldırmıştı. Şirket ise bu tasarruf hamlelerinin merkezinde yer alan yazılım tedarikçilerinden biri olarak öne çıkmıştı.

Palantir göçmen gözetim

Palantir hisseleri yükselişte

Denver merkezli Palantir’in hisseleri, bu yıl içinde şimdiden iki kattan fazla değer kazandı. Palantirin ABD ordusu ile kurduğu bu derin bağ, yalnızca savunma alanındaki dijital dönüşümün değil, aynı zamanda yapay zekânın kamu sektöründeki yükselen rolünün de açık bir göstergesi. Önümüzdeki dönemde Palantir benzeri şirketlerin kamu projelerinde daha çok söz sahibi olması şaşırtıcı olmayacak.

İTÜ Çekirdek girişimi 15,7 milyon dolar yatırım aldı 

0

Türkiye’nin teknoloji odaklı kalkınmasında stratejik bir rol üstlenen İTÜ ARI Teknokent’in öncülüğünde girişimcilerin büyüme yolculuğuna 2011 yılından bu yana ivme kazandıran İTÜ Çekirdek, her yıl ortalama 500 startup’ı destekleyerek Türkiye ekonomisi için milyonlarca dolarlık katma değer sağlıyor.

14 yılda 5000’den fazla teknoloji girişimini destekleyerek, 2.000’inin şirketleşmesine katkı sağlayan İTÜ Çekirdek, girişimlerin 11 bini aşkın kişiye istihdam yaratmasına yardımcı olarak başarısını katlıyor. Bunlara bir yenisini ekleyen 29 İTÜ Çekirdek girişimi, yılın ilk yarısında 15,7 milyon dolar yatırım aldı. Böylece İTÜ Çekirdek girişimlerinin bugüne kadar aldığı toplam yatırım 325 milyon doları, toplam değerleme ise 3,2 milyar doları aştı.

Ayrıca, İTÜ Çekirdek son dört yıldır yereldeki başarısını globale de taşıma hedefini ITU Seed Uluslararası Hızlandırma programıyla sürdürerek uluslararası girişimleri de destekliyor.

Böylelikle globalden gelen yabancı girişimlere bir hub sunan ve bunun yanında Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang’de onları finansmanla buluşturan ITU Seed’e, bugüne dek 95’den fazla ülkeden 1000’i aşkın girişim başvurdu ve 140 girişim programa kabul edildi. 

2025 yılının ilk yarısında yatırım alan 29 İTÜ Çekirdek girişimi

Arkhe: PCB’lerin iç katmanlarını analiz ederek üretim hataları ve hizalama problemlerini tespit eden; tersine mühendislik ve kalite kontrol süreçlerini dijitalleştiren bir yazılım geliştirir.

Bitloops: Figma tasarımlarını profesyonel, duyarlı ve tepkisel kodlara dönüştüren; görselleri, yazı tiplerini ve stilleri otomatik olarak işleyen bir Frontend Copilot geliştirir.

Bak-Tek: Teknik bir operatöre gerek duymaksızın otomatik çalışan, atık su sistemlerindeki sorunlara doğal yöntemlerle çözüm sunan bir sistem geliştirir.

Büyütech: Yolları daha güvenli hâle getirmek amacıyla kamera tabanlı ileri seviye sürüş destek sistemleri (ADAS) geliştirir ve üretir.

Doğa-Pozitif Yatırımlar için Yeni Nesil Ekolojik İzleme ve Analiz Platformu: Enerji yatırımları için ekolojik verileri analiz eden ve raporlayan bir iş akışı geliştirir.

Footprints AI: Omnichannel perakende verilerinin gelirleştirilmesini sağlayan yeni nesil bir Retail Media platformu sunar.

Hergele Elektrikli Scooter: Yerli elektrikli scooter üretimi ve e-mobilite araç paylaşımı için teknolojik altyapı sağlar.

Heypungi: Pedagojik olarak onaylı kitaplar, eğitici oyunlar, aile etkinlikleri ve dil eğitimi sunan dijital bir öğrenme platformu geliştirir.

Hummingdrone: Tarım ve enerji sektörleri için yapay zeka odaklı havadan görüntüleme, haritalama, analiz ve otonom drone çözümleri sunar.

KamyondaPOS: Lojistik sektöründeki bireysel kamyoncuların kredi kartı ile tahsilat yapabilmesini sağlayan alternatif bir ödeme çözümü sunar.

Kolaj: E-ticaret markaları ile video içerik üreticilerini yapay zeka destekli bir platformda buluşturarak etkili reklam videoları sunan bir pazar yeri geliştirir.

Magnus: Yapay zekâ tabanlı portföy optimizasyonu ve robo danışmanlık çözümleri sunan bir platform geliştirir.

MEMS Tabanlı ve Biyo-Nano-Sensör Entegreli Modüler Analiz Sistemi: Elma suyundaki mikotoksinleri tespit etmek amacıyla biyosensör ve mikroakışkan teknolojileri kullanan bir kalite iyileştirme sistemi geliştirir.

OneNewOne: Yapay zekâ destekli işe alım platformu ile hem adaylar hem de işverenler için işe alım süreçlerini dönüştürür.

ORBİNA: Bilgi çalışanlarının chat arayüzüyle müşterileriyle etkileşime geçmesini sağlayan; müşteri desteği, satış ve pazarlama görevlerini yapay zekâ ile otomatikleştiren bir platform sunar.

OyunMu (UPley): Sağlıklı iletişim becerilerini oyunlar aracılığıyla öğreten ve motivasyonu artıran dijital bir platform geliştirir.

Pulsetto: Giyilebilir vagus siniri uyarıcısı ve mobil uygulamasıyla stres, anksiyete azaltımı ve uyku kalitesini artırmayı hedefler.

Qready Kuantum Optimizasyon Modülü: Kuantum ve klasik algoritmaların avantajlarını hibrit bir yapıyla birleştirerek büyük ölçekli optimizasyon problemlerine yenilikçi çözümler sunar.

SekGames: Akıllı saatleri hareket algılayan birer kumanda gibi kullanarak, akıllı telefonlarla entegre çalışan çapraz platform oyunlar geliştirir.

Spiky.ai: Öğrenci verileri ile performans ölçümlemesi, öğrenme yolu modellemesi ve ileri düzey tahminleme sunarak eğitim sistemlerine kolay entegre olan bir analiz platformu geliştirir.

Sporsepeti: Spor aktivitelerini daha erişilebilir hâle getiren bir dijital platform sunar.

Sürdürülebilirlik Veri Yönetimi Platformu: Web tabanlı, büyük veri yönetimi ile sürdürülebilirlik performansının takibini sağlayan bir geliştirme platformu sunar.

Syntonym: Görsel verileri metrik kaybı olmadan anonimleştiren, GDPR-KVKK uyumlu yapay zekâ tabanlı bir platform geliştirir.

Tamamliyo.com: Sağlık sigortaları özelinde teklif, satış ve provizyon süreçlerine insurtech çözümleri geliştirir.

Veur AI: Radyoloji ve dijital patoloji alanında sağlık uzmanlarının kendi yapay zekâ çözümlerini geliştirip kendi ortamlarında kullanabileceği bir ekosistem sunar.

Virasoft: Dijital patoloji ve telepatoloji alanında kanser başta olmak üzere patolojik hastalıkların tanı ve teşhis süreçlerini daha etkili hâle getiren çözümler sunar.

Werover: Yenilenebilir enerji sektöründe yapay zekâ ve IoT teknolojilerini kullanarak kestirimci bakım çözümleri sunar.

Winfluencer: Influencer’lar ile e-ticaret sitelerini gelir ortaklığı modeliyle buluşturan, otomatikleştirilmiş bir pazaryeri uygulaması sunar.

Zephlen AI: Müşteri geri bildirimlerini yapay zekâ ile analiz ederek anlamlı içgörüler sunan bir müşteri asistanı çözümü geliştirir.

22 Mart 2023, Istanbul – Turkiye. Atilla Dikbas (ITU)

The Hammers Awards başvuruları başladı

0

Kurumsal başarıların ekip düzeyinde görünürlük kazanmasını amaçlayan The Hammers Awards, bu yıl 6 ana bölüm ve toplam 89 alt kategoride projeleri değerlendirecek. Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik’ten Teknoloji ve Veri’ye, Marka Deneyimi’nden PR’a uzanan geniş kategori yelpazesi sayesinde, farklı uzmanlık alanlarındaki ekiplerin performansları kapsamlı biçimde ele alınacak.

Sektörel başarılar artık çoklu projelerle ve yenilenen kriterlerle değerlendiriliyor

The Hammers Awards hakkında değerlendirmelerde bulunan Pazarlamasyon CEO’su Necip Murat, “Ekip başarısını ön plana çıkaran sistemlerin iş dünyasında daha kalıcı etkiler yarattığını görüyoruz. Her yıl artan ilgi, bize bu yaklaşımın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Bu platform, yalnızca ödül kazanmayı değil, kurum içi iş birliğinin gücünü keşfetmeyi de teşvik ediyor. Ekiplerin farklı uzmanlıkları bir araya getirerek oluşturduğu sinerji, kurumların rekabet avantajını doğrudan etkiliyor. The Hammers Awards da bu kolektif gücü görünür kılarak, ilham verici başarı hikâyelerinin daha fazla duyulmasına katkı sağlıyor.” dedi.

Enfabrica bellek maliyetlerini düşürmeyi hedefliyor

0

Yapay zeka veri merkezlerindeki darboğazları çözmeye çalışan Silikon Vadisi merkezli çip girişimi Enfabrica, bu merkezlerdeki bellek çiplerinin maliyetini kontrol altına almayı amaçlayan bir çip ve yazılım sistemi duyurdu. Bugüne kadar 260 milyon dolar risk sermayesi toplayan ve Nvidia tarafından desteklenen Enfabrica, “vurgu” şeklinde telaffuz edilen EMFASYS adını verdiği bir sistem piyasaya sürdü.

Enfabrica bellek maliyetleri için yeni sistem piyasaya sürdü

Sistem, Nvidia veya Advanced Micro Devices gibi rakiplerin amiral gemisi yapay zeka yongalarının yüksek maliyetinin bir kısmının, işlem yongalarının kendisinden değil, bu hızlı işlem yongalarına veri sağlamak için gereken pahalı yüksek bant genişliğine sahip bellekten (HBM) kaynaklandığı gerçeğini ele almayı amaçlıyor. Bu HBM yongaları, SK Hynix ve Micron Technology gibi üreticiler tarafından tedarik ediliyor.

Enfabrica sistemi, yapay zeka hesaplama çiplerini doğrudan HBM muadilinden daha yavaş ama çok daha ucuz olan DDR5 adı verilen başka bir bellek çipiyle dolu kutulara bağlamak için tasarladığı özel bir ağ çipi kullanıyor.

Enfabrica’nın kurucu ortağı ve CEO’su Rochan Sankar, Enfabrica’nın yapay zeka çipleri ile büyük miktarda düşük maliyetli bellek arasında veriyi ileri geri yönlendirmek için yine Enfabrica tarafından üretilen özel bir yazılım kullanarak, çipin veri merkezi hızlarını yüksek tutmasını ancak teknoloji şirketlerinin sohbet robotlarını ve yapay zeka temsilcilerini artırmasıyla maliyetleri düşürmesini umduğunu söyledi.

Rochan, Enfabrica’nın çipi kullanan üç “büyük yapay zeka bulutu” müşterisi olduğunu söyledi ancak isimlerini açıklamayı reddetti. Sankar verdiği demeçte: “Bu, HBM’nin yerini almıyor. İnsanların beklentilerine uyum sağlamak için bu tür şeylerin normalde çok uçması gereken (maliyetleri) sınırlandırıyor” dedi.

Uber vergi itirazı için olumsuz dönüş aldı

0

Uber, özel kiralama rakiplerine uygulanan vergi nedeniyle İngiltere Yüksek Mahkemesi’ne yaptığı itirazı kaybetti. Rakip taksi operatörleri, Londra dışındaki kar marjları üzerinden %20 vergi ödemeyecek.

Uber vergi itirazı için beklenti içindeydi

Uber’in rakip taksi işletmecileri, İngiltere Yüksek Mahkemesi’nin uzun süredir devam eden bir davada verdiği kararın ardından Londra dışındaki kârları üzerinden %20 KDV ödemek zorunda kalmayacak.

Mahkeme, özel kiralama operatörlerinin yolcularla sözleşme yapmaması gerektiğine karar vererek Uber’in itirazını reddetti. Özel kiralama şirketleri, yolcular için ücretlerin keskin bir şekilde artmasıyla sonuçlanabileceğini söyledikleri üç yıllık bir hukuk mücadelesinin ardından kararı “sektör için bir zafer” olarak nitelendirdi.

Uber, sürücülerinin işçi olduğuna dair 2021 tarihli Yüksek Mahkeme kararının ardından davayı açmıştı. Bu karar, şirketin vergi ve diğer yükümlülüklerini etkiliyordu. Şirket, özel taksi işletmecilerinin yolcularla sözleşme yapması yönünde bir beyanname talep etti ve Londra’daki yüksek mahkeme 2023’te bu yönde karar verdi. Bu karar, operatörlerin %20 oranında KDV ödemesi anlamına geliyordu ancak karar, özel kiralama operatörleri Delta Taxis ve Veezu platformunun itirazı üzerine geçen yıl temyiz mahkemesi tarafından bozuldu.

Uber, Yüksek Mahkeme’ye başvurdu ve Yüksek Mahkeme oybirliğiyle ABD’li şirketin davasını reddetti. Veezu Hukuk Müşaviri Nia Cooper: “Bu karar, Birleşik Krallık özel kiralama sektörü için bir zaferdir. Oybirliğiyle alınan karar, üç yıllık bir hukuk mücadelesini sona erdiriyor ve işletmecilerin işlerini yürütmek için hangi iş modelini benimseyeceklerini seçmeye devam edebileceklerini teyit ediyor.” dedi.

Bu sonucun, yolcuları tehdit edici ücret artışlarından koruyacağını ve lisans yetkililerinin yükünü hafifleteceğini söyledi. Cooper: “Uber, tüm PHV ücretlerine %20 KDV uygulanmasını sağlayacak bir beyanname talep ediyordu. Bu karar aynı zamanda, İngiliz şirketlerin, sektörü kendi iş modellerine uyacak şekilde şekillendirmek için dava açma taktiğini kullanmaya çalışan küresel devlere karşı ayakta kalabileceğini de gösteriyor” dedi.

Bir Uber sözcüsü: “Yüksek Mahkeme kararı, Londra’da seyahat rezervasyonu yapan kişilere İngiltere ve Galler’in geri kalanına kıyasla farklı sözleşmesel korumaların uygulandığını doğruluyor. Kararın, Uber’in diğer mahkemeler tarafından iki kez onaylanan KDV uygulaması üzerinde hiçbir etkisi yok” dedi.

Meta süper zeka planı ile gelir artışı hedefliyor

0

Mark Zuckerberg için Silikon Vadisi’nin giderek yoğunlaşan gelişmiş yapay zeka yarışında önemini korumak için elinden gelen her şeyi yapıyor.

Meta CEO’su, OpenAI dahil rakiplerinden araştırmacıları agresif bir şekilde bünyesine katarak milyar dolarlık bir yetenek savaşını başlattı. Ancak Meta’nın harcamaları arttıkça, getiri sağlama baskısı da artıyor. Ancak Wall Street, ikinci çeyrekte hayal kırıklığına uğramaya hazırlanıyor. Zira şirket son iki yılın en yavaş kAr artışını açıklayacak. Şirketin kArı %11,5 artarak 15,01 milyar dolara yükselirken, işletme giderleri de yaklaşık %9 arttı.

Meta süper zeka planı kritik önem kazanıyor

LSEG’nin ortalama analist tahminine göre, gelir de muhtemelen bu dönemde son yedi çeyreğin en yavaş artışını göstererek %14,7’lik bir artışla 44.8 milyar dolara yükseldi.

Zuckerberg yüksek riskli işlere yabancı değil. Meta’nın artırılmış gerçeklik birimi 2020’den bu yana 60 milyar dolardan fazla para harcadı. ancak son hamlesi, şirketin büyük dil Llama 4 modelinin yetersiz performansı nedeniyle daha da acil hale geliyor.

Yakın zamanda devasa yapay zeka veri merkezleri inşa etmek için yüzlerce milyar dolar yatırım sözü verdi ve Meta’nın insanları işten çıkarmaya devam etmesine rağmen, 28 yaşındaki milyarder CEO’su Alexandr Wang’ı kadrosuna katarak Scale AI adlı girişimin hissesi için 14.3 milyar dolar harcadı.

Yatırımcılar, Zuckerberg’in yapay zekanın insan zekasını her açıdan geride bıraktığı varsayımsal bir kavram olan süper zeka arayışını büyük ölçüde desteklediler ve bu da şirketin hisselerinin bu yıl şimdiye kadar beşte birinden fazla değer kazanmasını sağladı.  Ancak Meta’nın Nisan ayındaki sermaye harcamalarını artırmasının ardından, bu yıl için sermaye harcamalarını daha da artırıp artırmayacağını izleyecekler. Alphabet de geçen hafta çıtayı yükselterek, yapay zeka destekli Google Cloud hizmetlerine olan talebin artması nedeniyle yıllık sermaye harcaması tahminini %13 artırarak 85 milyar dolara çıkardı.

Meta hisselerine sahip olan Quilter Cheviot’un teknoloji araştırmaları başkanı Ben Barringer: “Artan sermaye harcamalarını olumlu görüyoruz… Meta birçok pazarlama departmanı için tek durak noktası haline gelebilir” dedi.

Analistler, stratejinin Meta’nın güçlü yanlarını ortaya çıkardığını, 3 milyarı aşkın sosyal medya kullanıcı tabanına ve son yıllarda yapay zeka destekli içerik hedeflemeyle sağlanan etkileşim artışına dikkat çekiyor.

Wi-Fi ile kişi tespiti yapılıyor

0

Araştırmacılar, vücudunuzun Wi-Fi sinyalini bozma şekli dışında hiçbir şey kullanmadan sizi tanımlayabilen bir sistem geliştirdiler; hiçbir cihaz, görüntü veya onay gerekmiyor.

WhoFi adını verdikleri sistemleri, Wi-Fi bağlantısı olan bir odada yürürken vücudunuzun neden olduğu sinyal kesintisine ihtiyaç duyuyor. Araştırmacılar, arXiv’de yayınlanan çalışmalarında, “Temel fikir, bir Wi-Fi sinyali bir ortamda yayılırken, dalga formunun, yolu üzerindeki nesnelerin ve insanların varlığı ve fiziksel özellikleri tarafından değiştirildiğidir” diye yazdı.

Wi-Fi ile kişi tespiti çığır açıcı oldu

Mahremiyet anlayışımız zaten hep tartışma konusu oldu. Kamusal alanlardaki yüz tanıma sistemlerinden her hareketimizi takip eden uygulamalara kadar, bizi izleyen araçlar daha gelişmiş ve tespit edilmesi daha zor hale geldi. Ancak çoğu güvenlik sistemi sizi tanımlamak için telefonunuzu, yüzünüzü veya şifrenizi kullanırken, Wi-Fi algılama havada nasıl hareket ettiğinizi kullanır.

Bir Wi-Fi sinyali bir odadan her geçtiğinde, duvarlardan, mobilyalardan ve tabii ki insan vücudundan yansır. Sonuç, Kanal Durumu Bilgisi (CSI) olarak bilinen, sinyal genliği ve fazında bir dizi küçük değişikliktir. Bu veriler genellikle kablosuz bağlantı sorunlarını gidermek için kullanılır. Ancak doğru ellerde, kişisel bir imzaya dönüşür.

WhoFi sistemi bu görünmez bozulmaları alır ve her bir vücudun bir sinyali nasıl benzersiz şekilde bozduğunu tanıyıp hatırlamak üzere eğitilmiş derin bir sinir ağına aktarır. Bir kişiyle hiçbir şekilde etkileşime girmesine gerek yoktur. Sadece yanından geçmeleri yeterlidir.

Araştırmacılar, 14 gönüllünün sırt çantası, ceket ve mont giyerek veya giymeden farklı giyim tarzlarıyla yürürken Wi-Fi sinyallerini nasıl değiştirdiğini kaydeden NTU-Fi adlı halka açık bir veri setini kullanarak sistemlerinin bireyleri %95,5’e varan bir doğrulukla tespit edebildiğini buldu.