Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 307

Bill Gates’ten Yapay Zeka Uyarısı!

Microsoft’un kurucusu ve teknoloji dünyasının öncüsü Bill Gates, yapay zekanın geleceği hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gates, insanlığın iş gücüyle ilgili büyük bir dönüşümün eşiğinde olduğunu söyledi. Ona göre, yapay zekanın yükselişi birçok mesleği tarihe gömecek. Ancak üç meslek bu fırtınadan sağ çıkacak.

Gates, bu açıklamaları Hindistan merkezli The Economic Times’a verdiği röportajda yaptı. Röportaj kısa sürede dünya genelinde gündem oldu. Gates, “Yapay zekâ, tekrarlayan işleri ortadan kaldıracak. Ancak bazı meslekler hâlâ insan dokunuşuna ihtiyaç duyacak” dedi.

Ayakta Kalacak Üç Meslek Ne?

Gates’e göre gelecekte yalnızca şu üç alanda çalışanlar güvenli bölgede kalacak:

  1. Eğitim
  2. Sağlık
  3. Yazılım geliştirme

Eğitimciler, özellikle birebir öğrenmeyi kolaylaştıranlar, yapay zekanın dolduramayacağı boşlukları kapatacak. Öğretmenlerin, öğrencilerle kurduğu duygusal bağ, teknoloji tarafından taklit edilemeyecek. Bu yüzden eğitim, gelecekte de kritik öneme sahip olacak.

Sağlık çalışanları, empati ve insani temas gerektiren rolleri nedeniyle önemli olmaya devam edecek. Gates, “Bir hemşirenin hastaya dokunuşunu robot taklit edemez,” diyerek bu alandaki insan faktörünün altını çizdi.

Yazılım geliştiriciler ise yapay zekayı yöneten kişiler olacak. Kod yazabilen ve sistemi yönlendirebilen bireyler, yapay zekayla iş birliği yaparak yeni fırsatlar yaratacak. Gates, “Kod yazabilenler, gelecekte karar vericiler olacak,” ifadesiyle yazılımcıların rolünü vurguladı.

“Uyanın! Değişim Başladı!”

Bill Gates, yapay zekanın dönüştürücü etkisinin hafife alınmaması gerektiğini söyledi. “Bugünün çocukları, çok farklı bir iş dünyasına uyanacak,” dedi. Ailelerin ve eğitimcilerin, bu dönüşüme şimdiden hazırlıklı olması gerektiğini belirtti.

Gates, toplumları uyardı: “Meslek seçimleri, önümüzdeki yıllarda hayatta kalmak için çok daha kritik hale gelecek.” Hükûmetlerin ve okulların, müfredatlarını bu değişime göre güncellemesi gerektiğini savundu.

Yapay zekayla yarışmak değil, onunla birlikte çalışmak gerektiğini vurgulayan Gates, insanlara net bir mesaj verdi: “Değer katan işler yapın. Duygusal zekayı geliştirin. Adaptasyon gücünüzü artırın.”

Uygulama mağazalarında yaş doğrulama yasası geldi

Utah Valisi Spencer Cox, App Store Sorumluluk Yasası’nı imzalayarak, uygulama mağazalarında yaş doğrulama gerektiren ilk eyalet oldu. Bu yasa uyarınca, Utah’taki kişilerin bir uygulama mağazasında yeni bir hesap oluşturmak için 18 yaşından büyük olması gerekecek. Reşit olmayan kullanıcıların hesaplarını bir ebeveynin hesabına bağlamaları gerekecek. Böylece yetişkin çocuğun belirli uygulamaları kullanmasına izin verebilecek.

Uygulama mağazalarında yaş doğrulama

Yasa tasarısının sponsoru Cumhuriyetçi eyalet senatörü Todd Weiler’a göre, yasa çocukları ve gençleri korumayı amaçlıyor. Ancak, gizlilik ve reşit olmayan kullanıcıların uygunsuz içerik görmemesini sağlama sorumluluğunun nerede olduğu konusunda da sorular gündeme getirdi. Meta, Snap ve X bu önlemi destekledi. Üç şirket Çarşamba günü yaptıkları ortak açıklamada: “Vali Cox ve Utah Eyaleti’ni, ebeveynlere ve kullanıcılara gençlere yönelik uygulama indirmeleri üzerinde daha fazla kontrol sağlayan ilk eyalet oldukları için alkışlıyoruz ve diğer eyaletleri de bu çığır açıcı yaklaşımı değerlendirmeye çağırıyoruz. Bu yaklaşım, kullanıcıları sayısız bireysel uygulamaya ve çevrimiçi hizmete kişisel bilgilerini tekrar tekrar göndermekten kurtarıyor” dedi. Yani yaş doğrulama süreci önemli bir adım olarak görülüyor.

Play Store’u işleten Google, uygulama mağazalarında yaş doğrulama yasa tasarısına karşı çıktı ve valinin önlemi veto etmesini istedi . Yasa tasarısı yasalaştığına göre, yorum için Apple ve Google’a ulaştık. Mevcut haliyle, App Store Sorumluluk Yasası’nın 7 Mayıs’ta yürürlüğe girmesi planlanıyor, ancak yasal zorluklarla karşılaşması muhtemel görünüyor. Dijital gizlilik grupları, hassas yaş doğrulama verilerinin nasıl kullanılacağı veya korunacağı konusunda güvenlik endişeleri belirterek yasaya ve buna benzer diğerlerine karşı çıktı. Çevrimiçi hizmetlerin kullanıcıların yaşlarını doğrulamasını gerektiren diğer eyalet yasaları da davalara yol açtı. Uygulama mağazalarında yaş doğrulama, kullanıcı güvenliğini sağlamak açısından kritik bir konu olarak öne çıkıyor.

Nvidia sunucu kiralama işine girecek

Nvidia sunucu kiralama pazarına girmeyi hedefliyor. The Information’a göre, yarı iletken devinin Nvidia’nın AI çipleriyle çalışan sunucuları kiralayan bir şirket olan Lepton AI’yı satın almak için bir anlaşmaya yaklaştığı bildiriliyor . İsmi açıklanmayan kaynaklara atıfta bulunan kuruluş, anlaşmanın birkaç yüz milyon dolar değerinde olduğunu söylüyor.

Nvidia sunucu kiralama işi için satın alım yapacak

Lepton AI iki yıl önce kuruldu ve Mayıs 2023’te CRV ve Fusion Fund’dan 11 milyon dolarlık bir tohum yatırımı aldı. Sunucu kiralama pazarındaki diğer büyük oyuncu, Lepton’dan yalnızca bir yaş büyük olmasına rağmen 500 milyon dolardan fazla risk sermayesi toplayan bir girişim olan Together AI’dır.

Bununla birlikte Nvidia’nın geçen hafta sentetik veri girişimi Gretel’i satın aldığı bildirildi. Fiyat etiketinin, Gretel’in en son 320 milyon dolarlık değerlemesini aşarak dokuz haneli olduğu söylendi.  Gretel ve yaklaşık 80 çalışandan oluşan ekibi, Nvidia’ya dahil edilecek ve buradaki teknoloji, geliştiricilere yönelik üretken yapay zeka hizmetleri paketinin bir parçası olarak kullanılacak.

Gretel , 2019 yılında Alex Watson, Laszlo Bock, John Myers ve aynı zamanda şirketin CEO’su olan Ali Golshan tarafından kuruldu. Girişim, modelleri ince ayarlıyor, üstüne tescilli teknoloji ekliyor ve sonra bu modelleri satmak için bir araya getiriyor. Crunchbase’e göre Gretel, çıkışından önce Anthos Capital, Greylock ve Moonshots Capital gibi yatırımcılardan 67 milyon dolardan fazla risk sermayesi topladı.

ChatGPT yapay zeka görüntü özelliğini erteledi

ChatGPT’nin yeni yapay zeka görüntü özelliği ücretsiz kullanıcılar için ertelendi. OpenAI CEO’su Sam Altman, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, ChatGPT’nin viral yeni yapay zeka görseli özelliklerinin ücretsiz kullanıcılara sunulmasının, şirketin beklediğinden çok daha fazla talep görmesi nedeniyle erteleneceğini duyurdu. ChatGPT yapay zeka görüntü özelliği kullanıcılar arasında çok popüler.

ChatGPT yapay zeka görüntü özelliği

Altman, X’te paylaştığı gönderide: “ChatGPT’deki görseller beklediğimizden çok daha popüler (ve beklentilerimiz oldukça yüksekti)” dedi. ChatGPT yapay zeka görüntü kullanımı beklentileri aştı.

Şirket, kullanıcıların görüntüleri yüklemesine ve düzenlemesine olanak tanıyan GPT-4o’nun yerel görüntü oluşturma özelliğinin lansmanını duyurdu. Ancak bunun yakında ChatGPT’nin tüm katmanlarına geleceğini söyledi. 26 Mart itibarıyla OpenAI, özelliği yalnızca ChatGPT Pro, Plus ve Teams abonelerine sundu. Altman, GPT-4o yerel görüntü üretiminin şirketin Pro planına abone olanlar için ChatGPT ve OpenAI’nin AI video üretim ürünü Sora’da yayına girdiğini söylemişti. ChatGPT yapay zeka görüntü özelliği ile popülerleşti.

Birçok üretken AI satıcısı eğitim verilerini rekabet avantajı olarak görüyor. Bu yüzden onu ve onunla ilgili tüm bilgileri kendilerine saklıyor. Ancak eğitim verisi ayrıntıları aynı zamanda IP ile ilgili davaların potansiyel bir kaynağıdır ve şirketlerin çok fazla şey ifşa etmelerini engelleyen bir diğer etken.

Son aylarda OpenAI, ürün lansmanları konusunda benzer aksaklıklarla karşılaştı ve bunun nedenini sürekli olarak hesaplama kapasitesi eksikliğine bağladı. Aralık ayında Sora’yı piyasaya sürdükten kısa bir süre sonra OpenAI, kayıtları devre dışı bıraktı. Belki de şirketin planladığı 500 milyar dolarlık Stargate veri merkezi projesi bu kapasite kısıtlamalarına yardımcı olacaktır.

Google, “düşünen” yapay zekası Gemini 2.5 ile yarışta öne geçti

Google, yapay zeka alanındaki rekabeti bir adım ileri taşıyan yeni yapay zeka modeli Gemini 2.5’i tanıttı. Şirketin iddiasına göre, bu model geliştirilmiş “akıl yürütme” yetenekleriyle karmaşık problemleri daha iyi anlayıp çözebiliyor ve rakiplerine karşı üstün performans gösteriyor. Gemini 2.5 Pro adlı deneysel sürüm, OpenAI, Anthropic, xAI ve DeepSeek gibi devleri geride bırakarak yapay zeka kıyaslamalarında zirveye yerleşti.

Adım adım düşünen yapay zeka

Google’a göre Gemini 2.5’in en büyük farkı, karar alma sürecinde “düşünme” mekanizmasını kullanması. Geleneksel yapay zeka modelleri, verilen girdilere doğrudan yanıt üretirken, Gemini 2.5 görevleri adım adım analiz edip daha bilinçli kararlar verebiliyor. Bu yaklaşım, özellikle karmaşık matematik problemleri, kodlama görevleri ve çok aşamalı mantık gerektiren durumlarda modelin doğruluk oranını artırıyor.

Google, Gemini 2.5 Pro’nun “üstün bir model” olduğunu söylerken, modelin LMArena kıyaslamasında rakiplerine 39 ELO puan fark attığını belirtiyor. Özellikle çok modlu akıl yürütme, kodlama ve STEM (bilim, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarında dikkate değer iyileştirmeler sağladığı ifade ediliyor.

Kapsamlı anlama yeteneği

Gemini 2.5, sadece metin verilerini değil, aynı zamanda ses, görüntü, video ve kod gibi farklı veri türlerini de analiz edebilen yerel çok modluluk (native multimodality) özelliğiyle dikkat çekiyor. Bu sayede model, farklı formatlardaki bilgileri entegre ederek daha kapsamlı ve tutarlı yanıtlar sunabiliyor. Ayrıca, Google yakında 2 milyon tokenlik bir bağlam penceresi sunmayı planlıyor. Bu özellik, modelin daha büyük ve karmaşık veri setlerini işleyebilmesineolanak tanıyacak.

Google’ın yayımladığı bir tanıtım videosunda, Gemini 2.5 Pro’nun yalnızca tek bir komutla bir video oyunu programlayabildiği gösteriliyor. Bu, modelin geliştirilmiş akıl yürütme kapasitesinin pratikte ne kadar ileri gittiğini ortaya koyuyor.

Gemini 2.5 nasıl kullanılır?

Gemini 2.5 model ailesindeki ilk model olan Gemini 2.5 Pro Experimental, geliştiriciler için Google AI Studioplatformunda kullanılabiliyor. Ayrıca, Gemini Advanced aboneleri, mobil uygulamadaki model seçme menüsünden Gemini 2.5’e erişebiliyor. GoogleGemini 2.5 Pro için API fiyatlandırmasını henüz yayınlamadı. Şirket, önümüzdeki haftalarda daha fazla detay paylaşacağını duyurdu.

Katlanabilir iPhone için tarih ve fiyat bilgisi açıklandı!

0

Apple’ın katlanabilir iPhone modeli hakkında yeni bilgiler ortaya çıktı. Uzun süredir gündemde olan bu model, 2027 yılına kadar piyasaya sürülecek. Apple, katlanabilir telefon pazarına giriş yaparak bu alandaki rekabette önemli bir adım atmayı planlıyor. Şu ana kadar Samsung ve diğer üreticiler bu alanda büyük ilerleme kaydetmişken, Apple’ın planları yavaş yavaş netlik kazanıyor.

Fiyat beklentisi yüksek olabilir

Son verilere göre, Apple’ın katlanabilir iPhone modelinin fiyatı 2.000 dolar civarında olacak. Ancak Barclays Bank’ın yatırımcı raporlarına göre bu rakam, 2.300 dolara kadar çıkabilir. Bu fiyat, mevcut katlanabilir telefonlarla kıyaslandığında oldukça yüksek. Apple’ın katlanabilir iPhone’unun başarısı, yalnızca donanımına değil, aynı zamanda yazılım deneyimine de bağlı olacak. Özellikle iOS ve iPadOS’in hibrit bir sürümü ile çoklu pencere desteği ve büyük ekranın avantajlarını daha iyi kullanacak bir yapı, kullanıcıların ilgisini çekebilir. Bunun yanı sıra, Apple Vision Pro’nun 3.500 dolar fiyatıyla piyasaya çıkmasının ardından beklentilerin altında kalan satışları göz önüne alındığında, katlanabilir iPhone’un da aynı talep sorunuyla karşılaşıp karşılaşmayacağı merak ediliyor.

Seri üretim 2026’da başlayacak

Apple’ın katlanabilir iPhone’unun şu anda Foxconn’da test aşamasında olduğu belirtiliyor. Jeff Pu’nun aktardığı bilgilere göre, cihazın seri üretimi 2026 yılının ikinci yarısında başlayacak ve bu da cihazın 2026 sonunda veya 2027 başında piyasaya sürülme ihtimalini güçlendiriyor.

Beklenen özellikler ve tasarım

Apple’ın ilk katlanabilir iPhone modeli, Galaxy Z Fold serisine benzer bir tasarımla karşımıza çıkacak. Cihaz, katlandığında 9-9,5 mm, açıldığında ise 4,5-4,8 mm kalınlığında olacak. Ekran tarafında, 7,8 inç büyüklüğünde iç ekran ve 5,5 inç dış ekran bulunacak. Ayrıca, Apple’ın menteşe tasarımında sıvı metal kullanmayı planladığı ve bu sayede dayanıklılığı önemli ölçüde artıracağı ifade ediliyor.

Apple, katlanabilir iPhone ile hem tasarım hem de yazılım tarafında yenilikçi bir deneyim sunmayı hedefliyor. Ancak cihazın başarısı, kullanıcıların beklentilerine ne kadar karşılık verebileceği ile doğrudan ilgili olacak.

Elon Musk ve Ubisoft arasında Assassin’s Creed Shadows krizi çıktı!

0

Elon Musk, son zamanlarda Ubisoft’un popüler ancak tartışmalı oyunu Assassin’s Creed Shadow hakkında yaptığı olumsuz yorumlarla gündemde. Tesla ve SpaceX CEO’su Musk, oyunu “berbat” olarak nitelendirirken, Ubisoft’tan gelen esprili bir yanıtla karşılık buldu. Ubisoft, Musk’ın Path of Exile 2‘deki hesap paylaşımı olayına atıfta bulunarak, ünlü iş adamını Twitter’da alaycı bir şekilde yanıtladı.

Musk, Hasan Piker’ın (hasanabiAssassin’s Creed Shadow’ı tanıttığı sponsorlu paylaşımına Mark Kern’in paylaştığı bir gönderiye tepki verdi. Kern, Ubisoft’u sert bir dille eleştirirken, Musk da Piker’ı “dolandırıcı” olarak nitelendirdi. Musk, Piker’ın oyunu sadece para için tanıttığını ve “Satılık” ifadesinin daha doğru olacağını belirtti. Bu yorumları ise Ubisoft’un Assassin’s Creed’in resmi X hesabından ilginç bir şekilde yanıtlandı. Ubisoft, Musk’a şu şekilde seslendi: “Bunu sana Path of Exile 2 hesabını oynayan kişi mi söyledi?

Burada, Ubisoft’un Musk’a gönderme yaptığı konu, Musk’ın Path of Exile 2 ve Diablo IV oyunlarında hesap paylaşımı yapmasıydı. Musk, bu oyunlarda en iyi 20 oyuncudan biri olduğunu iddia etse de, bu hesapların başkaları tarafından da oynandığı ortaya çıkmıştı. Musk, sonunda “hizmet şartlarını” ihlal ettiğini kabul etmişti.

Diğer yandan, Assassin’s Creed Shadow, çıkışının ilk gününde 1 milyon oyuncuya ulaşarak dikkatleri üzerine çekmişti ve geçtiğimiz günlerde oyuncu sayısı 2 milyona yükseldi. Oyunun Steam incelemeleri de oldukça olumlu seviyelerde seyrediyor. Assassin’s Creed ShadowAssassin’s Creed Valhalla’nın ardından tüm zamanların en büyük ikinci Assassin’s Creed lansmanına imza atmayı başardı.

Discord masaüstü uygulaması güncellendi!

Discord, masaüstü uygulaması için büyük bir güncelleme duyurdu. Bu güncelleme, sohbet uygulamasının oyun içi arayüzündenmasaüstü istemcisine kadar birçok yenilik sunuyor. Özellikle katman (overlay) özelliği ve uygulamanın genel tasarımı ile dikkat çeken bu güncelleme, Discord masaüstü kullanıcı deneyimini önemli ölçüde iyileştiriyor.

Yeni katman (Overlay) özelliği

Discord’un en dikkat çekici yeniliği, tamamen yenilenen katman özelliğiOyun oynarken arkadaşlarla sohbet etmeyi daha da kolaylaştıran bu özellik, sıfırdan yeniden tasarlandı. Önceden oyun penceresine doğrudan bağlanan katman, performans üzerinde olumsuz etkilere yol açıyordu. Yeni katman ise çok daha hızlı ve kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor. Artık oyun sırasında sohbet daha akıcı bir şekilde yapılabilecek ve Discord masaüstü kullanıcılarının memnuniyetini artıracak.

Yeni overlay ve widget tabanlı ayarlar

Yenilenen overlaywidget tabanlı bir yapı sunuyor. Bu sayede kullanıcılar, farklı ayarları ekranın herhangi bir yerine yerleştirebiliyor. Ayrıca, yeni eylem çubuğuses ve video kontrollericanlı yayınları ve sesli aramalara katılmayı hızlı bir şekilde yapmanıza olanak tanıyor. Discord, ayrıca diğer kullanıcıların yayınlarını açılır pencerelerde izleme imkanı da sunuyor. Bu Discord masaüstü güncellemeleri ile sohbet deneyimi daha etkileşimli olacak.

Masaüstü istemcisi için yenilikler

Discord’un masaüstü istemcisi, bu güncellemeyle büyük bir tasarım değişikliği yaşadı. Artık kullanıcılar, Light, Ash, Dark ve Onyx olmak üzere dört farklı tema arasından seçim yapabiliyorlar. Bunun yanı sıra, kanaldaki sunucuların yeniden boyutlandırılabilir olmasıdaha görünür ses ve video ayarları ile tüm uygulama için yenilenen renk şemasıda güncellemeyle birlikte geldi. Discord masaüstü kullanıcıları için bu yeni temalar büyük ilgi görebilir.

Discord’un bu büyük güncellemesi, kullanıcıların sohbet deneyimlerini daha keyifli hale getirirkenoyun oynarken de daha verimli bir kullanım sunuyor. Hem görsel hem de işlevsel olarak önemli iyileştirmeler sunan bu güncelleme, Discord masaüstü kullanıcıları için büyük bir yenilik olarak öne çıkıyor.

TSMC’nin Arizona fabrikası beklenenden daha ekonomik çalışıyor!

Tayvanlı yarı iletken üreticisi TSMC, ABD’deki yatırımlarını artırırken, maliyetlerin yüksek olacağına dair endişeler gündemdeydi. Ancak, TechInsights tarafından yayımlanan yeni bir rapor, firmanın Arizona’daki üretim tesisinin beklenenden daha ekonomik olduğunu ortaya koydu. TSMC’nin Arizona’daki yatırımı beklenen maliyetinin altında gerçekleşmiştir. Rapora göre, Arizona fabrikasında üretim maliyeti, Tayvan’daki benzer tesislere kıyasla yalnızca %10 daha pahalı.

Son yıllarda ABD yarı iletken endüstrisine büyük yatırımlar yapan TSMC, özellikle Arizona’daki gelişmiş üretim tesislerine milyarlarca dolarlık yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımlar, ABD Başkanı Donald Trump döneminde hız kazanarak, firmanın ülkeye toplam 165 milyar dolarlık bir bütçe ayırmasına yol açtı. Ancak piyasada, TSMC’nin Arizona’da üretimin Tayvan’a göre daha maliyetli olduğu yönünde yaygın bir görüş bulunuyordu.

TSMC'nin Arizona

TechInsights analisti G. Dan Hutcheson’ın raporu, bu algının gerçeği yansıtmadığını gösteriyor. Arizona fabrikasında üretim maliyeti, Tayvan’daki tesislere kıyasla sadece %10 daha yüksek. TSMC’nin Arizona’da üretim yapmasının maliyeti sınırlıdır. Raporda ayrıca, yarı iletken üretiminde işgücünün toplam maliyetin yalnızca %2’sini oluşturduğu vurgulanıyor. Yüksek otomasyon seviyeleri nedeniyle, ABD’deki daha yüksek ücretlerin şirketin toplam giderlerine sınırlı bir etkisi bulunuyor.

Gelişmiş üretim ekipmanlarının maliyeti ise ABD ve Tayvan arasında büyük bir fark göstermiyor. ASML gibi küresel tedarikçilerden temin edilen bu ekipmanlar, her iki ülkede de benzer fiyat seviyelerinde bulunuyor. TSMC’nin ABD’deki yatırımları yalnızca Arizona fabrikasıyla sınırlı kalmayacak. TSMC’nin Arizona’da beş yeni üretim tesisi geliştirilmektedir. Şirket, beş yeni üretim tesisiileri düzey paketleme tesisi ve bir Ar-Ge merkezi kurmayı da planlıyor. Bu yatırımlar, TSMC’nin ABD pazarındaki varlığını güçlendirmeyi ve küresel çip krizine karşı daha dayanıklı bir tedarik zinciri oluşturmayı hedefliyor.

Ancak, TSMC’nin ABD’deki yatırımlarının büyümesine rağmen, ABD’nin Ar-Ge ekosisteminin Tayvan seviyesine ulaşması zaman alacak gibi görünüyor. TSMC’nin Arizona’daki yatırımları uzun vadede değerlendirilmektedir. Tayvan, yarı iletken endüstrisindeki liderliğini büyük ölçüde zengin ve erişilebilir Ar-Ge kaynaklarına borçlu. Bu nedenle, ABD’ye taşınan çip tedarik zincirinin finansal açıdan pek bir sorunu bulunmamakla birlikte, mevcut Ar-Ge kaynakları, bu ekosistemin gelişimini sınırlayan ana etken olarak öne çıkıyor.

Arm ve Qualcomm arasındaki hukuki savaş yeniden alevlendi!

Yonga seti endüstrisinin iki devi Arm ve Qualcomm arasındaki hukuki mücadele yeni bir boyuta taşındı. QualcommArm’ın lisans politikalarıyla sektöre zarar verdiğini savunarak Avrupa Komisyonu, ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ve Güney Kore Adil Ticaret Komisyonu’na rekabet ihlali şikayetlerinde bulundu.

Arm ve Qualcomm arasındaki gerginlik nasıl başladı?

Arm ve Qualcomm arasındaki gerilim, Qualcomm’un 2021 yılında Nuvia’yı satın almasıyla başladı. ArmQualcomm‘un Nuvia‘nın CPU tasarımlarını kullanabilmesi için kendisinden önceden onay alması gerektiğini öne sürmüştü. 2022’de ArmQualcomm‘a lisans ihlali gerekçesiyle dava açarak anlaşmanın iptal edilmesini talep etti. Ancak Arm, bu davadan geri adım atmıştı. Qualcomm ise hukuki haklarını aramaya devam edeceğini belirtiyor.

Qualcomm’un suçlamaları ve Arm’ın savunması

QualcommArm’ın uzun yıllardır uyguladığı açık lisans modelinden vazgeçerek teknolojiye erişimi kısıtladığını ve bunun sektörde rekabeti tehdit ettiğini iddia ediyor. Arm ise bu iddialara karşılık olarak Qualcomm‘un yalnızca kendi ticari çıkarlarını koruma peşinde olduğunu ve Arm‘ın yenilikçiliği desteklemeye devam ettiğini savunuyor.

Qualcomm‘un Arm‘a yönelik yasal hamleleri yalnızca Avrupa ve ABD ile sınırlı kalmadı. Şirket, Güney Kore’de de benzer şikayetlerde bulunarak Arm‘ı rekabeti engelleyici davranışlar sergilemekle suçladı.

Yonga seti pazarında yeni dönem

Arm ve Qualcomm arasındaki bu hukuk savaşının sektör üzerinde büyük etkileri olması bekleniyor. Hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini korurken, uzmanlar çip endüstrisinin geleceğinin bu davaların sonucuyla yeniden şekilleneceğini öngörüyor. Arm‘ın lisans politikasında yapacağı olası değişiklikler ve Qualcomm‘un hukuki zafer kazanma ihtimali, pazar dengesini köklü bir şekilde etkileyebilir.

Microsoft Windows 11 24H2 güncellemesini durdurdu

Microsoft, Windows 11 24H2 güncellemesiyle birlikte ortaya çıkan ve aylardır çözülemeyen ses sorunları nedeniyle güncellemenin dağıtımını durdurma kararı aldı. Şirket, yaptığı açıklamada, bu hatanın henüz giderilemediğini ve etkilenen cihazların yeni güncellemeyi alamayacağını belirtti. Kullanıcılar için büyük bir hayal kırıklığı yaratan bu gelişme, Microsoft’un güncelleme süreçleri ve hata giderme yöntemleri hakkında da soru işaretleri oluşturdu.

Ses sorunu ilk kez Aralık 2024’te ortaya çıktı

Windows 11 24H2 güncellemesi, kullanıcılardan yoğun eleştiriler alırken, en büyük şikayetlerden biri ses çıkışıyla ilgili yaşanan problemlerde oldu. İlk olarak Aralık 2024’te fark edilen sorun, birçok kullanıcının hoparlör, Bluetooth hoparlör, kulaklık ve diğer ses cihazlarından ses alamamasına neden oldu. Özellikle Dirac Audio sistemini kullananve “cridspapo.dll” dosyasını içeren cihazların bu hatadan etkilendiği belirlendi. Bu durum, özellikle ses teknolojisiyle ilgili profesyonel çalışanlar, oyuncular ve film izleme alışkanlığı olan kullanıcılar için büyük bir sorun teşkil etti.

Microsoft, ilk etapta bu problemi bir yazılım hatası olarak değerlendirerek çeşitli yamalar ve geçici çözümler sundu. Ancak, kullanıcı geri bildirimleri bu yamaların sorunu tam olarak çözmediğini ve hatta bazı durumlarda yeni ses sorunlarına yol açtığını gösterdi.

Sorun çözülemiyor, güncellemeye izin verilmeyecek

Microsoft, sorunun çözümü için uzun süredir çalışmalar yürüttüğünü, ancak şu ana kadar kesin bir sonuç elde edilemediğini açıkladı. Bu nedenle şirket, etkilenen cihazlar için 24H2 güncellemesini durdurma kararı aldıSorunun ne zaman çözüleceği konusunda ise henüz bir bilgi verilmedi. Microsoft, bu süreçte kullanıcıları mağdur etmemek adına destek merkezleri aracılığıyla çeşitli çözüm önerileri sunacağını belirtti. Ancak, bazı kullanıcılar bu önerilerin yetersiz kaldığını ve sorunun ancak yeni bir büyük güncelleme ile tam anlamıyla giderilebileceğini düşünüyor.

Bu gelişme, sorundan etkilenen kullanıcılar için büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Güncellemeyi bekleyen kullanıcıların, Microsoft’un bir çözüm sunmasını beklemek zorunda kalacakları belirtiliyor. Aylardır süregelen bu hatanın düzeltilmemesi, kullanıcılar arasında endişeye neden olurken, Microsoft’un nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor. Şirketin bu konuda daha şeffaf bir iletişim kurup kurmayacağı ise ayrı bir tartışma konusu haline geldi. Microsoft’un önümüzdeki günlerde konu hakkında yeni bir açıklama yapması bekleniyor.

ABD’nin TikTok yasağı, teknoloji devlerini zor durumda bırakabilir

ABD’li senatörlerTikTok’un uygulama mağazalarında yer almasının yasalara aykırı olabileceğini belirterek, Apple ve Google’ın büyük problemlerle karşı karşıya kalabileceğini vurguladı. ABD’nin TikTok yasağı kapsamında, TikTok, 19 Ocak’ta ABD’de başka bir şirkete satılmadığı gerekçesiyle yasaklanmış, ancak bu yasak yalnızca 13 saat sürmüştüEski Başkan Donald Trump’tan gelen bir emirle yasak 5 Nisan’a kadar ertelenmiş ve platform yeniden erişime açılmıştı.

Bu süreçte TikTok, Apple ve Google’ın uygulama mağazalarından kaldırılmış, ancak şubat ayı ortasında tekrar listelenmeye başlamıştı. Şimdi ise ABD’nin TikTok yasağı, Apple ve Google için ciddi bir sorun yaratabileceği gündeme geldi.

ABD’li üç senatör, Trump’a gönderdikleri mektupta, uygulama mağazalarında yasak kararının göz ardı edilmesinin yasalara aykırı olduğuna dikkat çekti ve 28 Mart’a kadar bir çözüm bulunması gerektiğini belirtti. Ayrıca ABD’nin TikTok yasağı kapsamında TikTok’un yasaklanmasına karşı olduklarını, ancak platformun ABD’de erişime açık kalması için satılması gerektiğini ifade ettiler.

ABD'nin TikTok yasağı

Senatörlerin bu uyarısı, ABD’nin TikTok yasağı ile bağlantılı olarak, uzun süredir ABD yetkililerinin TikTok’un App Store ve Google Play Store’da listelenmesini yasaya aykırı bulmaları nedeniyle şaşırtıcı değil. Trump’ın kararı bu görüşü değiştirmediABD Adalet Bakanlığı, Apple ve Google’ın bu listeleme nedeniyle ceza almayacağını belirtse de, bu güvencenin ne kadar süreceği belirsizliğini koruyor.

Senatörlerin mektubuna göreyasağa rağmen TikTok’un uygulama mağazalarında yer alması, Apple ve Google gibi teknoloji devleri için 850 milyar dolara kadar çıkan mali yükümlülükler doğurabilirAyrıca, TikTok’un Oracle tarafından sağlanan bulut hizmetleri nedeniyle inceleme altında olduğu da belirtiliyor.

TikTok’a verilen 5 Nisan süreci yaklaşırken, platformun satılıp satılmayacağı ve Apple ile Google’ın bu durumdan nasıl etkileneceği merak konusu olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki haftalar, teknoloji dünyasında büyük gelişmelerin yaşanabileceğini gösteriyor.

Waymo, sürücüsüz taksi hizmetini Washington’a genişletiyor!

Waymo One uygulaması aracılığıyla kullanılacak hizmet, şirketin ABD genelindeki genişleme stratejisinin bir parçası olacak.

Ancak, şirketin hizmeti ticari olarak başlatabilmesi için Washington, D.C.’deki mevcut düzenlemeleri aşması gerekiyor. Bölgede otonom araç izinleri hala direksiyon başında bir insan sürücünün bulunmasını gerektiriyor. Şirket, yetkililerle iş birliği yaparak bu kuralların değiştirilmesini sağlamayı hedefliyor.

Waymo’nun bu hamlesi, Amazon’un Zoox’u ve Elon Musk’ın Tesla’sı gibi rakiplerle rekabette öne geçme stratejisinin bir parçası. Musk, Tesla’nın bu yaz Austin’de, yıl içinde ise Kaliforniya’da robotaksi hizmeti başlatacağını açıklamıştı.

Waymo’nun genişleme planları

Şirket, hali hazırda Phoenix, Los Angeles, San Francisco Körfez Bölgesi ve Austin’de ticari hizmet veriyor. Ayrıca Uber ile iş birliği yaparak bu yıl Atlanta’da robotaksi hizmeti başlatmayı ve 2026’da Miami’yi hizmet ağına eklemeyi planlıyor.

Washington, D.C.’deki duyuru, Waymo’nun iki ay önce şehirde Jaguar I-Pace robotaksi filosunu test etmeye başlamasının ardından geldi. Bu testlerde araçlar hem manuel hem de güvenlik sürücüsüyle otonom modda kullanıldı.

Şirketin iş modeli, tamamen sürücüsüz araçlarla hizmet sunmaya dayanıyor. Bu nedenle, Washington, D.C.’de otonom araç düzenlemelerinin değiştirilmesi Waymo için kritik bir adım olacak.

Waymo’nun Washington, D.C. hamlesi, şirketin uzun vadeli büyüme stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Otonom araç teknolojisinin şehir içi ulaşımda devrim yaratacağına inanan Waymo, sürücüsüz taksi hizmetlerini yaygınlaştırarak toplu taşımaya entegre etmeyi hedefliyor. Ancak, bu süreçte güvenlik düzenlemeleri ve kamuoyu desteği kritik rol oynayacak.

Özellikle ABD’de bazı şehirlerde otonom araçların karıştığı kazalar nedeniyle halkın güvenliği konusunda endişeler bulunuyor. Waymo, yerel yönetimlerle iş birliği yaparak bu kaygıları gidermeye çalışıyor ve güvenli bir sürücüsüz ulaşım altyapısı oluşturmayı amaçlıyor.

Netflix HDR10+ desteği ile görsel deneyimi zirveye taşıyor

Dünyanın en popüler dijital yayın platformlarından Netflix, görüntü kalitesini artırmaya yönelik önemli bir adım attı. Şirket, halihazırda sunduğu HDR10 ve Dolby Vision formatlarına ek olarak, HDR10+ desteğini de kullanıma sunduğunu duyurdu. Bu yenilikle birlikte, uyumlu cihazlara sahip kullanıcılar için daha yüksek görsel kalite ve gelişmiş kontrastsunulacak.

HDR10+ ile daha gerçekçi görseller

HDR teknolojisi, daha geniş bir renk ve parlaklık aralığı sunarak daha gerçekçi bir izleme deneyimi sağlıyor. Standart HDR10 formatına kıyasla önemli iyileştirmeler sunan HDR10+, her sahneyi veya kareyi dinamik olarak optimize ederek daha etkileyici görüntüler oluşturuyor. Özellikle karanlık sahnelerde detayların daha net görünmesinisağlayan bu teknoloji, sinema kalitesinde bir izleme deneyimi vadediyor.

NetflixHDR10+ desteğini etkinleştirmek için AV1 kodek teknolojisini kullanıyor. 2018 yılında tanıtılan AV1 kodeği, yüksek çözünürlüklü içeriklerin daha verimli sıkıştırılmasını sağlayarak hem veri tasarrufu sunuyor hem de görüntü kalitesinden ödün vermeden akıcı bir izleme deneyimi sağlıyor. Netflix, başlangıçta AV1 kodeğini mobil cihazlarda veri tasarrufu amacıyla kullanıyordu. Ancak bu teknoloji, büyük HDR dosyalarının daha verimli şekilde aktarılmasına da olanak tanıyor.

HDR10+ için teknik gereksinimler

Netflix’in HDR10+ desteğinden faydalanabilmek için bazı teknik gereksinimler bulunuyor. Bu yeni formatı izleyebilmek için Netflix Premium aboneliğine sahip olmak ve HDR10+ ile AV1 destekleyen bir cihaz kullanmak gerekiyor. Çoğu modern akıllı telefon ve tablette bu destek bulunuyor.

NetflixHDR10+ formatını başlangıçta popüler içeriklerinde sunmaya başladı. Şirketin uzun vadeli hedefi ise tüm HDR içeriklerini bu yeni formatla izleyicilere sunarak, en üst düzey görsel deneyimi sağlamak.

Apple Haritalar, AI modelleri için sokaktan görsel toplayacak!

Apple, haritalama araçlarının topladığı verileri yalnızca harita geliştirmeleri için değil, aynı zamanda Apple Intelligence yapay zekâ modellerini eğitmek için de kullanacağını duyurdu. Bu değişiklik, Apple Haritalar Görüntü Toplama web sitesindeki açıklamanın güncellenmesiyle ortaya çıktı.

Yeni açıklamaya göre, Mart 2025 itibarıyla toplanan görüntüler şirketin farklı ürün ve hizmetlerini geliştirmek için kullanılacak. Bu veriler, özellikle görüntü tanıma, oluşturma ve iyileştirme alanlarındaki yapay zekâ modellerini eğitmek için değerlendirilecek.

Şirket, veri toplama sürecinde kullanıcı gizliliğini koruyacağını vurguluyor. Toplanan tüm görüntülerde yüzler ve plaka numaraları otomatik olarak bulanıklaştırılacak. Yapay zekâ eğitiminde de yalnızca bu bulanıklaştırılmış görüntüler kullanılacak.

Apple Haritalar araçlarının yanı sıra, yayaların sırt çantalarına takılan özel ekipmanlarla da veri toplanıyor. Bu veriler periyodik olarak güncellenerek, Apple’ın haritalarını daha doğru hale getirmesine yardımcı oluyor.

Apple, Yapay Zeka Özelliklerinin Gecikmesi Nedeniyle Dava Edildi

Apple Intelligence ve görüntü işleme özellikleri

Şirket, son dönemde yapay zekâ tabanlı görüntü işleme özelliklerine büyük yatırım yapıyor. Apple Intelligence ekosistemine dahil olan bazı önemli araçlar şunlar:

  • Clean Up: Fotoğraflardaki istenmeyen nesneleri arka plandan hızlıca temizlemeye olanak tanır.
  • Image Playground: Kullanıcıların birkaç anahtar kelime girerek animasyon, eskiz veya illüstrasyon tarzında yeni görseller oluşturmasını sağlar.
  • Image Wand: Apple Pencil ile yapılan basit çizimleri analiz ederek ilgili detaylı görseller oluşturur.
  • Photos Uygulaması: Gelişmiş yapay zekâ destekli görsel tanıma sistemi sayesinde daha iyi anahtar kelime aramaları yapılmasını ve kullanıcıların belirli anlara dayalı hatıra videoları (Memory Movies) oluşturmasını mümkün kılar.

Apple’ın, bu yeni veri kullanımıyla yapay zekâ destekli hizmetlerini daha da ileri taşımayı hedeflediği görülüyor.

OpenAI’ın sesli asistanı artık daha akıcı ve kişisel

OpenAI, ChatGPT’nin sesli asistanı olan Gelişmiş Ses Modu’nda önemli bir güncelleme gerçekleştirdi. Yapay zeka asistanı, yeni güncellemelerle daha akıcı, kişisel ve doğal bir sohbet deneyimi sunmaya başladı. Gelişmiş Ses Modu, kullanıcıların konuşmalarını daha az kesintiye uğratacak şekilde geliştirildi. Yapay zeka, düşünme ya da nefes alma molalarını yanlışlıkla konuşma sonu olarak algılama sorununu çözüyor, bu da özellikle sık kullananlar için büyük bir iyileşme anlamına geliyor.

OpenAI’ın eğitim sonrası araştırmacısı Manuka Stratta, bu güncellemeyi sosyal medya üzerinden paylaştığı bir videoyla duyurdu. Yapılan iyileştirmeler, kullanıcıların daha kesintisiz bir sesli sohbet deneyimi yaşamasını sağlıyor.

Ücretli kullanıcılar için ekstra iyileştirmeler

Yapılan güncelleme, hem ücretsiz hem de ücretli kullanıcılar için geçerli. Ancak ücretli aboneler, özellikle daha fazla kesintisiz deneyim ve kişisel asistan yanıtlarında dikkate değer iyileştirmeler görüyor. ChatGPT Plus, Teams, Edu, Business ve Pro aboneleri, artık daha doğrudan, ilgi çekici ve yaratıcı yanıtlar alabiliyor. Bu iyileştirmeler, yapay zeka asistanının daha özlü, spesifik ve etkili konuşmalar yapabilmesini sağlıyor.

Yeni ses seçenekleri ve tonlar

Gelişmiş Ses Modu’nu deneyimlemek isteyen kullanıcılar, ChatGPT uygulamasının sağ alt köşesindeki ses simgesinetıklayarak aktif hale getirebilirler. Yeni güncellemeyle birlikte dokuz farklı ses seçeneği sunuluyor, her biri farklı bir ton ve karaktere sahip. Kullanıcılar aşağıdaki seçeneklerden birini tercih edebilir:

  • Arbor: Rahat ve çok yönlü
  • Breeze: Canlı ve içten
  • Cove: Sakin ve doğrudan
  • Ember: Kendine güvenen ve iyimser
  • Juniper: Açık fikirli ve neşeli
  • Maple: Neşeli ve samimi
  • Sol: Bilgili ve rahat
  • Spruce: Sakin ve onaylayıcı
  • Vale: Zeki ve meraklı

Günlük sınırlama ve kullanım

Gelişmiş Ses Modu, kullanıcıların günlük kullanımda belirli bir limite ulaşmalarını engellemiyor. Ancak, bu sesli asistanın kullanımı bir günlük sınıra sahip. Sınıra ulaşıldığında, standart ses modeline geçiliyor. Bu limit her gün yenileniyor ve yoğunluğa bağlı olarak değişebiliyor.

BYD Tesla’yı geçti!

Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticilerinden biri olan Çinli BYD2024 yılında satış gelirlerinde 100 milyar doları aşarak Amerikalı rakibi Tesla’yı geride bıraktı. Tesla, uzun yıllar süren büyüme serisinin ardından ilk kez geçtiğimiz yıl düşüş yaşarkenBYD hem satış rakamlarında hem de yenilikçi teknolojilerde dikkat çekici bir performans sergileyerek hızlı büyümesini sürdürdü.

BYD’nin satışları 107 milyar dolara ulaştı

BYD’nin yayımladığı finansal rapora göre, şirket 2024 yılında 107 milyar dolarlık satış geliri elde etti. Aynı dönemde Tesla’nın geliri 97,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu rakamlarla BYD, Tesla’yı net bir şekilde geride bırakmış oldu. Ancak gelir ile kârlılık arasında önemli farklar bulunuyorTesla, halen net kâr noktasında rakibinden ilerideBYD’nin 5,5 milyar dolarlık kârıTesla’nın 7,1 milyar dolarlık kârının gerisinde kaldı, ancak Çinli üretici hızla farkı kapatıyor.

Araç teslimatlarında büyük fark

Araç teslimatlarında da BYD önemli bir fark yarattı. Şirket, 2024 yılı boyunca toplam 4,27 milyon hibrit ve elektrikli araç teslim ederkenTesla yalnızca 1,79 milyon elektrikli araç sattı. Bu fark, BYD’nin hem hibrit hem de tam elektrikli araç segmentinde geniş bir müşteri kitlesine hitap ettiğini gösteriyor.

Hisse değerlerinde büyük değişim

BYD’nin güçlü performansı, şirketin borsadaki değerine de yansıdıBYD’nin hisseleri yıl başından bu yana yüzde 55 oranında değer kazanırkenTesla’nın hisseleri aynı dönemde yüzde 32 oranında değer kaybettiTüm bu olumsuzluklara rağmen Tesla’nın piyasa değeri hala etkileyici seviyelerdeBloomberg verilerine göre Tesla, yaklaşık 800 milyar dolarlık piyasa değerine sahipkenBYD’nin değeri 157 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.

Tesla, son dönemde çeşitli zorluklarla karşı karşıya. CEO Elon Musk’a yönelik artan tepkiler, şirketin imajını zedelerken, Tesla’nın rakiplerinden teknolojik olarak geri kalmaya başladığı ve model yelpazesinin eskiyen yapısıyla tüketicileri uzaklaştırdığı gözlemleniyor. Rekabetin giderek arttığı elektrikli araç pazarında BYD’nin başarısı, Tesla için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Apple ceza ödemekten kurtuldu!

0

Şirketin, kurallara tam uyum sağlamak için yaptığı değişikliklerin yeterli bulunduğu bildirildi. Eğer Apple cezaya çarptırılsaydı, küresel gelirinin %10’una kadar bir para cezası alabilirdi.

iPhone’lar başlangıçta yalnızca Apple’ın kendi web tarayıcısı Safari’yi varsayılan olarak kullanıyordu. Kullanıcılar Chrome gibi alternatif tarayıcıları yükleyebilse de, e-postalardaki veya mesajlardaki bir bağlantıya tıkladıklarında bu bağlantılar yine Safari üzerinden açılıyordu.

Buna ek olarak, Apple tüm rakip tarayıcıların kendi WebKit motorunu kullanmasını zorunlu kılıyordu. Bu da alternatif tarayıcıların Safari’den farklı veya daha hızlı bir deneyim sunmasını engelliyordu.

AB’nin rekabet kurallarına göre Apple’ın bu kısıtlamaları kaldırması gerekiyordu. Şirket, ilk olarak iPhone kullanıcılarına farklı bir varsayılan tarayıcı seçme imkânı sundu. Ancak Safari, kullanıcılar herhangi bir değişiklik yapmazsa varsayılan olarak kalmaya devam etti. AB, bu durumun Apple’a hâlâ haksız bir avantaj sağladığına karar verdi.

Bunun üzerine Apple, Ocak 2024’te iki büyük değişiklik duyurdu:

  1. Yeni iPhone kurulumlarında, kullanıcılar rastgele sıralanmış bir listeden varsayılan tarayıcılarını seçebilecekler. Safari, bu listede sadece bir seçenek olarak yer alacak.
  2. Rakip tarayıcılar, artık Apple’ın WebKit motorunu kullanmak zorunda kalmayacak. Böylece kendi tarayıcı motorlarını kullanarak farklı özellikler sunabilecekler.

AB, Apple soruşturmasını sonlandırdı

Apple’ın bu değişiklikleri, AB’nin Dijital Piyasalar Yasası’na (DMA) tam uyum sağladığını gösterdi. Reuters’ın haberine göre, Avrupa Komisyonu soruşturmayı önümüzdeki hafta kapatacak ve Apple’a herhangi bir yaptırım uygulanmayacak.

Ancak Apple için rekabet soruşturmaları tamamen bitmiş değil. Şirket, geliştiricilerin kendi ödeme yöntemlerine yönlendirme yapmasını kısıtladığı için bir başka antitröst soruşturmasıyla karşı karşıya. AB’nin bu konuda da yakında bir karar açıklaması bekleniyor.

Yapay zeka satışları artırıyor!

Salesforce’un 8.350 alışverişçi ve 1.700 sektör karar vericisinin katıldığı bir ankete dayanan Bağlantılı Alışverişçiler raporunun altıncı baskısına göre, perakendecilerin yüzde 75’i, 2026 yılına kadar rekabette yapay zekalı temsilcilerin olmazsa olmaz olacağını söylüyor.

Yapay zeka temsilciler ile satış istatistikleri

Mağazaların alışverişçilerin yolculuğunu geliştiren gelişen rolleri: Dijital kanallar çoğalırken ve sosyal ticaret ivme kazanırken, fiziksel mağazalar dijital ve fiziksel alışveriş yolculuklarını birleştiren deneyim merkezleri ve dağıtım merkezleri olarak rollerini genişletiyor. Alışveriş yapanlar, 2024’teki %45’ten düşerek 2026’da satın alma hacimlerinin %41’inin fiziksel mağazalardan geleceğini tahmin ediyor.

Birleşik ticaret fırsatlar ve zorluklar getiriyor: Şirketler, alışveriş yapanları anlamak ve kanallar arasında sorunsuz bir şekilde hizmet vermek için çevrimiçi ve çevrimdışı deneyimleri birbirine bağlamak için çalışıyor. Perakendeciler sistemleri yükseltiyor ve mağaza çalışanlarının verimliliği artırmalarını ve alışveriş yapanlara daha fazla değer sağlamalarını sağlıyor. Perakendecilerin yüzde seksen sekizi, birleşik ticaretin önümüzdeki iki yıl içinde iş hedefleri açısından çok önemli veya kritik olacağını söylüyor.

AI acenteleri perakendeyi yeniden tanımlamaya hazırlanıyor:  AI acenteleri, müşteri sorularına bağımsız olarak yanıt vererek, envanteri yöneterek ve daha fazlasını yaparak AI’nın etkisini büyük ölçüde genişletiyor. Perakendecilerin yüzde yetmiş beşi, AI acentelerinin 2026’ya kadar rekabet avantajı için olmazsa olmaz olacağını söylüyor. Perakendeciler, AI’dan yararlanmayı bir numaralı fırsatları olarak görüyor.

Ödül programları azalan alışverişçi sadakatini kontrol altına alıyor: Marka sadakati, özellikle genç alışverişçiler arasında geçici olabilir. Şirketler müşteri hizmetlerini yeniden tasarlayarak ve ödül programlarını iyileştirerek yanıt veriyor. Sadakat programı üyelerinin yüzde seksen dördü, programların kendilerini tekrar satın almaya daha yatkın hale getirdiğini söylüyor.

Ankette perakende sektörünün karşılaştığı en önemli beş zorluk belirlendi: Sektör rekabeti, enflasyon ve yüksek maliyetler, artan müşteri edinme maliyetleri, değişen tüketici davranışları ve iade maliyetleri.

İnsansı robot şirketi Nvidia ile çalışıyor

0

Digit insansı robotunun yaratıcısı İnsansı robot şirketi Nvidia ile ilişkisini genişletti. Agility Robotics, Digit’in davranışlarını eğitmek ve test etmek için Nvidia’nın robot simülasyon ve öğrenme çerçevelerinin kullanımını genişlettiğini ve Digit modellerini ortakların kullanımına sunmak için iş birliği yaptığını söyledi.

İnsansı robot şirketi Nvidia ile ortaklık kuruyor

Digit insansı robotu, fabrikalarda ve endüstriyel alanlarda insan işgücünün yanında çalışmak ve tekrarlayan görevlerde yardımcı olmak üzere tasarlandı. Digit, geçen hafta İnsansı robot şirketi Nvidia’nın GTC konferansında yeteneklerini sergiledi.

Agility geliştiricileri, Digit’in karar alma stratejilerini gerçekçi, simüle edilmiş ortamlarda takviyeli öğrenme kullanarak eğitmek ve geliştirmek için Agility Robotics Nvidia’nın açık kaynaklı Isaac Lab ve Isaac Sim’ini kullanıyor. Şirket, insansı robotun adım kurtarma yeteneğinde ve çarpıldığı veya itildiği durumları yönetmedeki kararlılığında halihazırda iyileştirmeler gördüğünü söyledi.

Agility Robotics’in teknoloji sorumlusu Pras Velagapudi, yapay zeka modellerini çalıştırmak için donanım ve bunları oluşturmak için yazılım konusunda şirketin Agility Robotics Nvidia ile iş birliğinden faydalanmaya devam edeceğini söyledi. Velagapudi: “Nvidia’nın fiziksel yapay zekayı mümkün kılan teknolojilere odaklanması, Digit’in yeteneklerini her zamankinden daha hızlı geliştirmemize yardımcı oluyor” dedi.

Agility, Digit’in gerçek zamanlı algı ve pekiştirmeli öğrenme kontrolörleri için, insansı robotların sensör verilerini analiz eden ve gerçek zamanlı kararlar alan gelişmiş modeller çalıştırmasına olanak tanıyan İnsansı robot şirketi Nvidia’nın yapay zeka hızlandırma platformunu kullanıyor. Nvidia’nın omniverse ve simülasyon teknolojisi başkan yardımcısı Rev Lebaredian bir bildiride: “Agility’nin Digit ile çalışması, insansı robotikte önemli bir atılımı temsil ediyor. Simülasyon ve takviyeli öğrenmeyi kullanarak, gerçek dünyayı anlayıp onunla etkileşime girebilen Fiziksel Yapay Zeka geliştiriyorlar; bu, Digit’in zekasını ilerletmede önemli bir adım” dedi.