Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 433

Glint Solar, güneş enerjisi dönüşümünü hızlandırmak için 8 milyon dolar yatırım aldı!

Glint Solar, enerji devleri ve büyük ölçekli güneş enerjisi geliştiricileri için projeleri planlama ve ön tasarım süreçlerini hızlandırarak yenilenebilir enerjiye geçişi destekleyen bir platform sunuyor.

E.ON, Recurrent Energy ve Statkraft gibi müşterilere hizmet veren şirket, bu yatırımı Avrupa genelinde büyüme hedeflerine ulaşmak için kullanacak.

Güneş enerjisi projelerinde hız ve verimlilik

Glint Solar’ın platformu, çeşitli veri kaynaklarından gelen bilgileri bir araya getirerek güneş enerjisi projelerinin değerlendirilme sürecini hızlandırıyor.

Özellikle ülkelere özgü coğrafi bilgi sistemleri (GIS) ve topografik analizler içeren platform, güneş enerjisi alanlarını daha hızlı ve verimli bir şekilde değerlendirmeyi mümkün kılıyor. 3D proje taslakları gibi özelliklerle de, proje detaylarını hızlıca sunarak kullanıcıların karar alma süreçlerini kolaylaştırıyor.

Glint Solar CEO’su Harald Olderheim, müşteri portföylerinin son bir yılda 10 katına çıktığını ve bu büyümeyi sürdürebilmek adına Avrupa’nın diğer ülkelerine de genişlemek istediklerini belirtti. Glint Solar şu anda Fransa, Almanya, İskandinavya ve Birleşik Krallık gibi ülkelerdeki büyük müşterilere hizmet sunuyor. Yeni yatırımla, özellikle İtalya ve İspanya gibi yeni pazarlara açılmayı hedefliyor.

Platformun işlevselliği ve yeni gelişmeler

Glint Solar, başta karasal güneş enerjisi projelerine odaklanmış olsa da, yazılımı yüzer güneş enerjisi projeleri için de kullanılabiliyor. Ancak Olderheim, daha büyük talep olduğu için karasal projelere ağırlık verdiklerini ifade ediyor. Şirket, bu yolla güneş enerjisi projelerinin yayılımını hızlandırmayı amaçlıyor. Olderheim’a göre, büyük ölçekli projelere odaklanmak, küresel güneş enerjisi üretimini daha hızlı artırmak için kritik bir adım.

Glint Solar, öncelikle büyük ölçekli projeleri hedefliyor. Güneş enerjisi pazarında talebin yaklaşık %60’ını kamu hizmeti düzeyindeki büyük ölçekli projeler oluştururken, %20’sini büyük çatı projeleri ve %20’sini ise konut tipi projeler oluşturuyor. Şirket, enerji üretimini hızlıca artırmak amacıyla kamu hizmeti ölçeğindeki projelere öncelik veriyor.

Ürün gelişimi ve depolama çözümleri

Yeni yatırımın bir diğer önemli amacı, platformun özelliklerini geliştirmek ve depolama alanında çözümler sunmak.

Glint Solar, projelerin yanı sıra enerji depolama alanlarının belirlenmesine yardımcı olacak şekilde platformunu genişletiyor. Bu yeni özellik, enerji yatırımlarını optimize etmek isteyen müşterilerin depolama alanlarını planlamasına katkı sunacak. Şirket ayrıca, bataryaların çevre ile uyumluluğunu sağlama ve gerekli izinleri almak için ihtiyaç duyulan bilgileri sunma alanında destek veriyor.

Olderheim, güneş enerjisi kurulum maliyetlerinin son on yılda %90 oranında düştüğünü vurguluyor ancak projelerin onay ve uygulama süreçlerinin hâlâ uzun sürdüğüne dikkat çekiyor.

Projelerin gerekli izinleri alması, arazi sahipleri ve yerel yönetimlerle anlaşma süreçleri yıllar alabiliyor. Bu nedenle Glint Solar, projelerin daha hızlı tamamlanmasına yardımcı olmayı hedefliyor.

Yatırımcıların yorumu

Smedvig Ventures’dan Jonathan Lerner, Glint Solar’ın enerji alanında ihtiyaç duyulan bir çözümü sunduğunu belirterek, “Güneş enerjisi sektörü yeşil enerji üretiminde başarılı adımlar attı, ancak bu projeleri hızla hayata geçirmek için süreçleri iyileştirmemiz gerekiyor. Glint Solar, projelerin en uygun alanlarda hızlı ve doğru şekilde planlanmasını sağlayarak önemli bir boşluğu dolduruyor.” dedi.

Glint Solar’ın sağladığı bu bulut tabanlı iş birliği aracı, projelerdeki verimliliği artırarak yeşil enerji alanında önemli bir çözüm olarak öne çıkıyor.

Tera Grup, siber güvenlik şirketi Barikat Grup’un yüzde 60 hissesini satın aldı!

Türkiye’nin önde gelen siber güvenlik firmalarından Barikat Grup, teknoloji ve dijital dönüşüm alanında yenilikçi çözümleriyle tanınan Tera Grup ile stratejik bir ortaklık kurarak büyük bir yatırım anlaşmasına imza attı. Bu iş birliği kapsamında Tera Grup, Barikat Grup’un yüzde 60 hissesini alarak büyük hissedar konumuna geldi. Anlaşmanın duyurusu, Barikat ve Tera Grup’un 7 Kasım 2024’te Feriye’de düzenledikleri bir basın toplantısıyla kamuoyuna paylaşıldı.

Tera Grup, siber güvenlik şirketi Barikat Grup’un yüzde 60 hissesini satın alıyor

16 Ağustos’ta Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıklanan bu ortaklık, özellikle siber güvenlik sektöründe önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Tera Holding bünyesindeki Tera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı ve Tech Invest Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu aracılığıyla yapılan bu satın alma, Barikat’ın büyüme potansiyelini artırmayı ve iki şirketin uzmanlık alanlarını birleştirerek yerel ve uluslararası pazarda daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyor.

Tera Grup, siber güvenlik şirketi Barikat Grup’un yüzde 60 hissesini satın alıyor.
Tera Grup, siber güvenlik şirketi Barikat Grup’un yüzde 60 hissesini satın alıyor.

Barikat Grup’un kurucu ortağı ve CEO’su Murat Hüseyin Candan, bu ortaklığın şirketin kurumsal yapısını güçlendirerek ürün ve hizmetlerinin daha geniş pazarlara taşınmasını sağlayacağını ve Barikat’ın uluslararası alanda etkin bir oyuncu haline geleceğini ifade etti. Candan, ayrıca iş birliğinin Barikat’ın inovasyon ve AR-GE yatırımlarına daha fazla kaynak ayırmasına olanak tanıdığını belirterek, bu adımın şirketin sektördeki öncü rolünü pekiştireceğini vurguladı.

Tera Grup & Barikat Grup Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ise ortaklığın Tera Grup’un siber güvenlik deneyimini ve kapasitesini genişletmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Tezmen, Barikat’ın sektördeki bilgi birikimi ve yenilikçi yaklaşımının Tera Grup’un büyüme vizyonuyla uyumlu olduğunu ifade ederek, bu iş birliğinin siber güvenlik çözümlerini daha geniş kitlelere ulaştırmalarına yardımcı olacağını kaydetti.

Anlaşma, Türkiye’nin dijital altyapısını güçlendirmeyi ve siber güvenlik alanında AR-GE yatırımları ile istihdamı artırmayı hedefliyor. Ortaklık kapsamında yapılacak yatırımlarla Barikat Grup’un AR-GE merkezlerine destek sağlanacak ve genç yeteneklerin yanı sıra uzman siber güvenlik profesyonellerinin sektöre kazandırılması için olanaklar yaratılacak.

Apple, yeni ürünleri konusunda yatırımcılarını neden uyardı?

0

Apple, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunduğu yıllık raporunda, yeni ürünlerinin iPhone gibi yüksek kârlılığa sahip olmayabileceğini ve bunun şirketin finansal performansını etkileyebileceği konusunda yatırımcılarını uyardı.

Apple, yeni ürünleri konusunda yatırımcılarına uyarı yaptı

Teknoloji devi, “risk faktörleri” başlığı altında paylaştığı bu uyarıyla, yatırımcıların Apple’ın geçmiş mali performansını gelecekteki başarılarına bir garanti olarak görmemesi gerektiğini vurguladı. Yeni ürünlerin mevcut ürün ve hizmetlerin yerini alabileceği veya onları geçersiz kılabileceğini ifade eden Apple, bu durumun daha düşük gelir ve kâr marjlarına yol açabileceğini ve sonuçta şirketin finansal yapısını olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Apple, yeni ürünleri konusunda yatırımcılarına uyarı yaptı.
Apple, yeni ürünleri konusunda yatırımcılarına uyarı yaptı.

Şirket ayrıca, akıllı telefon, bilgisayar ve tablet gibi sektörlerde azınlık pazar payına sahip olduğunu ve özellikle bu pazarlarda yoğun rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Bu rekabetin, Apple’ın teknik kaynaklarına, pazarlama stratejilerine ve dağıtım kanallarına ciddi bir meydan okuma teşkil ettiğini söyleyen şirket, daha düşük fiyatlı ürünlere ve geniş ürün yelpazesine sahip rakiplerinin kârsız veya zararına satış yapabilme kabiliyetine dikkat çekti. Apple, bu rakiplerin maliyet avantajları ve deneyimleri ile yoğun rekabet yarattığını ve bu rekabetin bazı sektörlerde büyümeyi sınırladığını ekledi.

Apple’ın rekabetle ilgili bir diğer endişesi, rakiplerinin Apple ürünlerinin özelliklerini ve içindeki uygulamaları taklit etmek için iş birliği yaparak pazardaki baskıyı daha da artırması. Şirket, bu yoğun rekabet ortamının gelecekte daha da artabileceğini öngörüyor.

Huawei, TSMC mühendislerini transfer etmeye çalışıyor!

0

Son dönemlerde Çin’in önde gelen teknoloji şirketlerinden Huawei, Tayvan’ın büyük çip üreticisi TSMC başta olmak üzere, yarı iletken sektöründeki şirketlerden yetenekli mühendisleri kendi kadrosuna katmak için yoğun bir çaba gösteriyor. Gelen bilgilere göre Huawei, TSMC çalışanlarına mevcut maaşlarının üç katına kadar tekliflerde bulunarak onları cezbetmeye çalışıyor. Bu stratejinin ardında, özellikle ABD’nin Çinli firmalara uyguladığı yaptırımlar nedeniyle yaşanan teknoloji açığını kapatma hedefi yatıyor. TSMC, performans, enerji verimliliği, transistör yoğunluğu ve üretim kapasitesi açısından sektörde oldukça ileri bir konumda bulunuyor. Dolayısıyla, birçok şirket TSMC’nin bilgi birikimini elde ederek kendi araştırma ve geliştirme süreçlerini hızlandırmayı stratejik bir hamle olarak görüyor.

Huawei, TSMC mühendislerini kapmaya çalışıyor

TSMC ise bu tarz bilgi sızıntılarına karşı güvenlik önlemlerini artırıyor. Çalışanlarının projelere yalnızca sınırlı erişimle katkıda bulunmasını sağlamak amacıyla görevleri bölümlere ayırarak hassas verilerin herkese açık olmasını önlemeye çalışıyor. Buna rağmen, Huawei ve Çin’in en büyük yarı iletken firmalarından biri olan SMIC, TSMC çalışanlarını cazip maaş teklifleriyle kadrosuna katmaya çalışarak bu önlemleri aşmayı amaçlıyor.

Huawei, TSMC mühendislerini kapmaya çalışıyor.
Huawei, TSMC mühendislerini kapmaya çalışıyor.

Tayvan hükümeti de bu durumu yakından takip ediyor. Tayvan Adalet Soruşturma Bürosu, yerel yarı iletken yeteneklerine odaklanan yabancı şirketleri incelemeye başladı. Bazı firmaların, yüksek maaş teklifleriyle kritik bilgileri Çin’e aktarma amacı taşıdığı ve bunu işe alımlar üzerinden gerçekleştirmeye çalıştığı belirtiliyor.

ABD’nin Huawei ve SMIC’e yönelik ihracat kısıtlamalarına rağmen, bu şirketlerin üçüncü taraflar veya aracılar vasıtasıyla ihtiyaç duydukları birçok malzemeye erişmeyi başardığı ifade ediliyor. Ancak doğrudan çalışanlar aracılığıyla elde edilen bilgiler, Çinli firmalara daha büyük bir stratejik avantaj sunabilir.

Netflix, oyunlarını yapay zekaya yaptırma kararı aldı!

Netflix, oyun geliştirme sürecinde devrim yaratacak bir hamle yaparak, yapay zeka teknolojilerine yatırım yapma kararı aldı. 2021 yılında oyun sektörüne girmeye başlayan ve popüler dizilerini oyun formatına dönüştürerek dikkat çeken Netflix, oyun geliştirme sürecini hızlandırmak ve yenilikçi deneyimler sunmak amacıyla üretken yapay zeka kullanmaya yöneldi. Şirket, Ekim ayında oyun biriminden bir dizi çalışanı işten çıkararak Team Blue adlı oyun stüdyosunu kapatmıştı. Bu değişikliklerin ardından Netflix, oyun yapım sürecinde yapay zekaya güvenmeye karar verdi.

Netflix, oyunlarını yapay zekaya yaptıracak

Netflix’in oyun departmanının VP’si Mike Verdu, LinkedIn üzerinden yaptığı açıklamada, üretken yapay zekanın oyun geliştirme ve oyuncu deneyimlerinde önemli bir dönüm noktası yaratmayı hedeflediklerini belirtti.

Netflix, oyunlarını yapay zekaya yaptıracak.
Netflix, oyunlarını yapay zekaya yaptıracak.

Verdu, geçmişte oyun sektöründeki hızlı yenilikçi değişimleri hatırlatarak, günümüzde de benzer bir hızla ilerleme kaydedileceğini vurguladı. Şirketin amacı, oyunları daha hızlı ve yaratıcı bir şekilde üretmek, aynı zamanda oyunculara her defasında sürprizlerle dolu deneyimler sunmak.

Netflix, oyun sektörünü büyüme fırsatı olarak görmekte ve rekabetin arttığı streaming pazarında kullanıcı bağlılığını artırmak için yeni yollar aramaktadır. Oyunlar, kullanıcıların platformda geçirdiği süreyi artırmak ve içerik çeşitliliğini zenginleştirmek için önemli bir araç olarak konumlandırılmaktadır. Geçtiğimiz ay Team Blue stüdyosunun kapanmasıyla birlikte, Netflix bu stratejisini yeniden şekillendirerek oyun geliştirme sürecinde yapay zeka kullanımını hızlandırmayı planlıyor. Verdu, bu değişikliklerin planlı bir geçiş olduğunu ve medyada yapılan spekülasyonlara kulak asmamayı önerdi.

Mozilla Foundation, toplu işten çıkarmaya gidiyor!

0

Açık kaynak teknolojileri ve internet özgürlüğüne destek sağlayan Mozilla Foundation, iş gücünü %30 oranında azaltarak bazı önemli stratejik değişikliklere yöneldi. Web tarayıcısı Firefox’un da geliştiricisi olan Mozilla’nın çatı kuruluşu, hızlı hareket edebilmek ve operasyonel çevikliği artırmak adına “savunuculuk” ve “global programlar” departmanlarını kapatma kararı aldı.

Mozilla Foundation, toplu işten çıkarmaya gidecek

Mozilla Foundation’ın İletişim Direktörü Brandon Borrman, bu değişikliklerin daha fazla etki yaratma ve vakfın çalışmalarına odaklanma amacı taşıdığını belirtti. Çalışan sayısının azaltılmasına ilişkin net bir sayı vermekten kaçınan Mozilla Foundation, 2022’de 60 çalışana istihdam sağlarken küçülme öncesinde yaklaşık 120 kişilik bir ekibe sahipti.

Mozilla Foundation, toplu işten çıkarmaya gidecek.
Mozilla Foundation, toplu işten çıkarmaya gidecek.

Bu değişim süreci, Mozilla Foundation’ın Şubat ayında ekibe katılan İcra Direktörü Nabiha Syed’in liderliğinde gerçekleşiyor. Syed, vakfın giderek daha hızlı değişen teknoloji dünyasında stratejik bir uyum sağlama ihtiyacı içinde olduğunu belirterek, misyonlarının her zamankinden daha büyük bir risk altında olduğunu vurguladı. Syed, teknolojideki hızla değişen yapının, insanları kâr öncelikli yaklaşımlardan koruma misyonlarını giderek daha radikal bir hale getirdiğini dile getirdi. Vakfın, hem çeviklik hem de odaklanma gerektiren bu yeni dönemde yüksek hedeflere ulaşmak için geçmişteki bazı çalışmalara veda etmek zorunda kaldığına dikkat çekti.

Mozilla Foundation’ın bu küçülme kararı, açık kaynaklı internet standartlarına verdiği desteğin süreceğini ancak daha odaklanmış bir yaklaşımla ilerleyeceğini gösteriyor.

Veri yönetimi platformu Cintoo, 37 milyon euro yatırım aldı!

Fransız teknoloji şirketi Cintoo, veri yönetimi ve dijital ikiz çözümleri alanında sağladığı yenilikçi hizmetlerle dikkat çekiyor. Partech liderliğinde gerçekleşen Seri B yatırım turunda 37 milyon euro yatırım alan Cintoo’ya Amavi Capital ve Armilar Venture Partners gibi önemli yatırımcılar da destek verdi. Bu yatırımla birlikte, mimarlık, mühendislik, otomotiv ve enerji gibi sektörlerde faaliyet gösteren Cintoo, özellikle ABD ve Avrupa pazarında büyüme hedefleri doğrultusunda yeni bir adım atmayı planlıyor. Şirket, metaverse’e entegrasyon gibi imkanlarla fiziksel projelerin dijital ikizlerinin oluşturulmasına olanak sağlayarak işletmelere iş akışlarını daha verimli yönetme imkanı tanıyor.

Veri yönetimi platformu Cintoo, 37 milyon euro yatırım alıyor

2013 yılında kurulan ve şu anda 40’tan fazla ülkede 500’ün üzerinde müşteri tarafından kullanılan Cintoo, gelişmiş veri dönüştürme teknolojisi ile 3D lazer tarama verilerini yüksek çözünürlüklü ancak daha küçük boyutlu 3D ağlara çevirerek depolama gereksinimlerini ve veri yükleme sürelerini büyük ölçüde azaltıyor.

Bu özellik, şirketlerin depolama maliyetlerini düşürürken aynı zamanda çalışma verimliliğini de artırıyor. Dijital ikiz platformu, tüm proje ekiplerinin tek bir ortamda iş birliği yapabilmesini sağlayarak projelerin yönetim ve denetimini kolaylaştırıyor. Bu gelişmelerle, Cintoo’nun veri yönetimi ve dijital ikiz teknolojilerindeki öncü rolünü daha da güçlendireceği öngörülüyor.

CEO Dominique Pouliquen, vizyonlarını paylaşan yeni yatırımcılarla ortaklık kurmaktan memnun olduklarını ifade ederken, bu yeni yatırımın Cintoo’nun platformunu geliştirmesine, küresel varlığını güçlendirmesine ve özellikle gerçeklik verisi yönetiminde yenilikçi çözümler sunmaya devam etmesine olanak tanıyacağını belirtti. Partech’in Genel Ortağı Omri Benayoun ise, Cintoo’nun dijital ikiz platformunun büyük üretim ve inşaat şirketlerine yenilikçi iş birliği imkanları sunduğunu ve bu ölçeklenebilir platformun pazardaki büyük bir ihtiyaca cevap verdiğini dile getirdi.

Xiaomi’den Hijyen tutkunlarına özel ürün

0

Çin merkezli teknoloji devi Xiaomi, akıllı telefon ve saat gibi popüler teknolojik cihazların yanı sıra, kullanıcıların günlük yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan yenilikçi ürünler geliştirmeye devam ediyor. Bu ürünlerden biri olan Line Friends temalı yeni Mijia Otomatik Sabun Cihazı, hijyen bilincine sahip kullanıcılar için özel olarak tasarlandı. Xiaomi’den hijyen ürünlerinden biri olan cihaz, Xiaomi’nin kitlesel fonlama platformunda 17 dolar fiyatla satışa sunuluyor ve geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmayı hedefliyor.

Özellikle Sally karakterinin sarı renkli ve dikkat çekici tasarımıyla ön plana çıkan Mijia Otomatik Sabun Cihazı, temassız kullanım özelliğiyle hijyen standartlarını önemli ölçüde yükseltiyor. Xiaomi’den hijyen sağlamak amacıyla üretilen bu cihaz, sadece 0,25 saniyede köpük çıkarma hızıyla, el yıkama sürecini hızlandırarak çapraz bulaşma riskini en aza indiriyor. 12:1 hava-sıvı oranı ile yoğun bir köpük sunan cihaz, köpüğün kolay durulanabilen yapısı sayesinde cilde dost bir formül sağlıyor.

Hijyen açısından güçlü özelliklere sahip olan cihaz, %99,9 oranında antibakteriyel koruma sağlıyor. E. coli, Staphylococcus aureus ve Candida albicans gibi zararlı bakterilere karşı etkili olmasıyla öne çıkan Mijia Otomatik Sabun Cihazı, aile sağlığını koruma amacıyla ideal bir ürün olarak tanıtılıyor. Xiaomi’den hijyen önerileri arasında yer alan bu ürünün formülü, cildin doğal pH seviyesine uygun ve hafif asidik olarak geliştirilmiş. Ayrıca, çift nemlendirici içerik ile cildi nazikçe besliyor ve kuruluk sorununu ortadan kaldırmaya yardımcı oluyor. Xiaomi, bu cihaz için özel olarak üretilen antibakteriyel sabunkullanımını öneriyor. Sabunun limon ve greyfurt gibi ferah notalarla başlayan kokusu, portakal, siyah frenk üzümü, zambak ve mango esintileriyle tamamlanarak kullanıcıya ferahlatıcı ve keyifli bir el yıkama deneyimi sunuyor.

Type-C şarj edilebilir bataryaya sahip olan Mijia Otomatik Sabun Cihazı, tek bir şarjla altı ay boyuncakullanılabiliyor ve günlük enerji tüketimini minimumda tutan verimli bir motor teknolojisiyle donatılmış. IPX5 suya dayanıklılığı sayesinde banyolar gibi nemli ortamlarda güvenle kullanılabilen cihaz, uzun süreli dayanıklılık sunuyor. 220 ml kapasitesiyle yaklaşık 300 kez kullanım sağlayan bu sabun cihazı, kullanıcılara hem hijyenik hem de çevre dostu bir deneyim sunarken, el hijyenine farklı bir boyut kazandırıyor.

Xiaomi’nin akıllı hijyen ürünleri alanında attığı bu adım, şirketin teknolojiye yenilikçi çözümler kazandırma vizyonuyla örtüşüyor. Mijia Otomatik Sabun Cihazı, özellikle yoğun yaşam temposuna sahip bireyler ve aileler için pratik, etkili ve güvenilir bir hijyen çözümü sunuyor. Bu cihaz, Xiaomi’nin teknoloji ve hijyenin birleştiği yeni nesil ürünlerde de iddialı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Xiaomi’den hijyen ürünleri tekrardan kullanıcılarla buluşuyor.

Apple’a AB’den yeni bir rekor ceza mı gelecek?

Avrupa Birliği’nin (AB) Dijital Pazarlar Yasası’nı (DMA) ihlal ettiği gerekçesiyle Apple, rekor düzeyde bir para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Bloomberg’in haberine göre, AB Komisyonu, teknoloji devinin App Store’da uyguladığı “yönlendirme karşıtı” politikaların rekabeti engellediğini tespit etti. Apple’a AB’den yeni bir rekor ceza gelebilir ve bu bulgu, Apple’a yönelik kapsamlı bir inceleme başlatılmasına yol açarken, ortaya çıkacak cezanın miktarı ise şirketin küresel gelirinin önemli bir kısmını tehdit edebilir.

Spotify’ın şikayetiyle başlayan soruşturma

Geçtiğimiz yıl yürürlüğe giren Dijital Pazarlar Yasası (DMA), dijital piyasalarda rekabetin korunması için katı düzenlemeler getiriyor. Mart ayında Spotify’ın şikayeti üzerine AB Komisyonu tarafından başlatılan inceleme, Apple’ın App Store politikalarının rekabeti sınırlayıcı etkilerini gözler önüne serdi. Apple, kullanıcıların App Store dışındaki alternatif platformlara erişimini kısıtlayarak daha uygun fiyatlı seçeneklere yönlendirmeyi engellediği gerekçesiyle eleştiriliyor. Apple’ın, Spotify şikayeti sonrası Apple’a AB’den yeni bir rekor ceza alması olası gözüküyor.

Cezanın miktarı rekor düzeyde olabilir

Apple, geçtiğimiz Mart ayında bu uygulamalar nedeniyle AB’den 1.84 milyar Euro (yaklaşık 2 milyar dolar) ceza almıştı. AB Komisyonu’nun bu kez uygulamayı planladığı cezanın miktarı henüz açıklanmasa da, DMA’ya göre şirketler yıllık küresel gelirlerinin %10’una kadar, tekrar eden ihlallerde ise %20’ye kadar ceza ile karşılaşabiliyorApple’ın yıllık gelirleri göz önünde bulundurulduğunda, yeni cezanın miktarı yaklaşık 38 milyar dolara kadar ulaşabilir. Apple’a AB’den yeni bir rekor ceza ekim ayında kamuoyuna duyurulabilir.

Apple’a alternatif uygulama mağazaları incelemesi

Apple, sadece yönlendirme karşıtı politikaları nedeniyle değil, aynı zamanda Avrupa’daki alternatif uygulama mağazalarının faaliyetlerini engellediği iddiasıyla da AB Komisyonu’nun radarında. Öte yandan, Eylül ayında AB, Apple’ın ödemediği 13 milyar Euro’luk (yaklaşık 14.4 milyar dolar) verginin tahsil edilmesi için açtığı davayı kazandı. Apple’a AB’den yeni bir rekor ceza uygulamasıyla ilgili gündem devam ederken, tüm bu gelişmeler, teknoloji devinin Avrupa’daki faaliyetlerine yönelik baskının arttığını gösteriyor.

Avrupa Birliği’nin, büyük teknoloji şirketlerine yönelik regülasyonlarla dijital piyasada adil rekabet ortamını korumaya kararlı olduğu görülüyor. Apple’a uygulanacak cezanın miktarı, bu konudaki kararlılığı bir kez daha gözler önüne seriyor.

Volkswagen CEO’su, yapısal sorunlara dikkat çekti!

0

Volkswagen (VW), 2024’ün üçüncü çeyreğinde kârının yüzde 63,7 oranında düşmesiyle tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Şirketin CEO’su Oliver Blume, bu durumu uzun süredir var olan yapısal sorunlara bağlıyor. Avrupa’da düşen satışlar ve Çin’deki olumsuz sonuçlardan bahseden Blume, Almanya’daki iş gücü maliyetlerinin diğer Avrupa ülkelerindeki VW tesislerinin iki katına ulaşmasının maliyetlerin düşürülmesini zorunlu hale getirdiğini vurguluyor.

Volkswagen CEO’su, yapısal sorunların altını çizdi

Blume’ye göre VW’nin yapısal sorunları, Dieselgate skandalı ve markanın imajını etkileyen yazılım sorunlarıyla daha da derinleşmiş durumda. 2020’de Dieselgate skandalının VW’ye maliyeti yaklaşık 31,3 milyar euro olarak açıklandı. Ek olarak, son yıllarda Golf 8 ve ID.3 gibi modellerde yaşanan yazılım sorunları VW’nin güvenilirlik algısını zedeleyerek şirketin finansal performansını olumsuz etkiledi.

Volkswagen CEO'su, yapısal sorunların altını çizdi.
Volkswagen CEO’su, yapısal sorunların altını çizdi.

VW, maliyet düşürme planlarını iş gücü maliyetlerinde kesintilerle gerçekleştirmeyi planlıyor. Blume’nin bu yaklaşımı, VW’nin İK Başkanı Gunnar Kilian tarafından da destekleniyor. Çalışanlardan ücret kesintisi yapmaya yönelik bu strateji kapsamında, sendikanın yüzde 7 oranındaki zam talebi reddedildi ve yüzde 10’luk ücret indirimi planlandı. Tatil bonusları, çalışan indirimleri gibi yan hakların azaltılması, stajyer sayısının düşürülmesi ve erken emeklilik teşvikleri gibi önlemlerle maliyetlerin düşürülmesi amaçlanıyor. Bu yeniden yapılanma sürecine ayırılan bütçe yaklaşık 900 milyon euro (1 milyar dolar) olarak belirlendi.

Blume ayrıca, Çin’den gelen yoğun rekabetin VW’yi daha hızlı hareket etmeye zorladığını belirtiyor. Bu nedenle, maliyet yapısını gözden geçirmek ve fabrika kapatma ihtimalini değerlendirmek VW’nin öncelikleri arasında yer alıyor.

DeepRoute.ai, otonom sürüş sistemi için 100 milyon dolar yatırım aldı!

Otonom sürüş teknolojisi alanında yenilikçi çözümler sunan DeepRoute.ai, Çin’de Tesla’ya rakip olma yolunda hızla ilerliyor ve bu doğrultuda ismi açıklanmayan bir otomobil üreticisinden 100 milyon dolarlık bir yatırım almayı başardı. Şirketin amacı, 2025’in sonuna kadar 200 bin araca otonom sürüş teknolojisini entegre etmek ve böylece bu teknolojiyi Çin pazarında geniş ölçekte benimsetmek.

DeepRoute.ai, otonom sürüş sistemi için 100 milyon dolar yatırım almayı başardı

DeepRoute.ai, 2019 yılında yapay zekâ doktorasına sahip Maxwell Zhou tarafından kuruldu ve kuruluşundan bu yana yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojileriyle sürüş güvenliğini artıran sistemler geliştiriyor. Şirket, Tesla’nın Çin’de piyasaya süreceği Tam Otonom Sürüş (FSD) sistemine benzer özellikler sunan, güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi sağlayan algoritmalar üzerine yoğunlaşıyor. Bu gelişmiş algoritmalar sayesinde sürüş verilerini öğrenen sistem, çeşitli sürüş koşullarına adapte olma yeteneği kazanarak, sürücü müdahalesine olan ihtiyacı en aza indiriyor.

DeepRoute.ai, otonom sürüş sistemi için 100 milyon dolar yatırım almayı başardı.
DeepRoute.ai, otonom sürüş sistemi için 100 milyon dolar yatırım almayı başardı.

DeepRoute.ai, bugüne kadar çeşitli otomobil üreticileri ve teknoloji şirketleriyle yaptığı iş birlikleriyle yaklaşık 20 bin araca otonom sürüş teknolojisini entegre etmiş durumda ve bu sayıyı 2025 yılına kadar on katına çıkarma hedefinde. Aynı zamanda, şirket müşterisi olan otomobil üreticileriyle iş birliği yaparak önümüzdeki yıl içerisinde 10’dan fazla yeni model piyasaya sürmeyi planlıyor. Bu modellerde kullanılacak otonom sürüş teknolojisi için araç başına lisans ücreti almayı hedefleyen DeepRoute.ai, bu sayede gelirlerini artırmayı amaçlıyor.

CEO Maxwell Zhou, şirketin teknolojisinin 21 bin dolar gibi düşük bir maliyetle akıllı elektrikli araç üretimini mümkün kıldığını ve bunun Çin pazarında maliyet avantajı sağladığını belirtti. Ayrıca DeepRoute.ai, yalnızca Çin değil, Avrupa, Güneydoğu Asya ve Orta Doğu pazarlarına açılmak için de fırsatları değerlendiriyor.

Coatue, yapay zeka girişimleri için 1 milyar dolarlık fon oluşturuyor!

Coatue Management, teknoloji, medya, telekomünikasyon ve tüketici sektörlerinde yenilikçi çözümler geliştiren şirketlere yatırım yapan, geniş bir portföyü yöneten ve bu alanlarda büyük etkisi olan bir yatırım yönetim firmasıdır. Şirket, yapay zeka geliştiren girişimleri desteklemek amacıyla 1 milyar dolarlık yeni bir fon oluşturmaya hazırlanıyor. Coatue’un bu hamlesi, özellikle yapay zekâ teknolojilerinin hızla yükselmesi ve endüstride yarattığı yeni iş fırsatları doğrultusunda dikkat çekici bir yatırım stratejisi olarak öne çıkıyor.

Coatue, yapay zeka girişimleri için 1 milyar dolarlık fon oluşturacak

1999 yılında Philippe Laffont tarafından kurulan Coatue Management, hem halka açık hem de özel şirketlere yatırım yapma stratejisi izlemekte ve bu yaklaşımıyla yatırım alanını genişletmektedir. DoorDash, ByteDance, Spotify, Snap ve Instacart gibi dünya genelinde popüler olan şirketlere yaptığı yatırımlarla bilinen Coatue, özellikle teknolojinin yenilikçi alt dallarına odaklanarak yatırım stratejilerini çeşitlendiriyor. Coatue’un portföyündeki varlık büyüklüğü günümüzde 50 milyar dolara ulaşmış durumda ve firmanın stratejik yatırımları, onun piyasa üzerindeki etkisini pekiştiriyor.

Son yıllarda yapay zeka alanına olan ilginin artmasıyla Coatue, bu alanda gelişim sağlayan girişimlere yatırımlarını artırma yolunda önemli adımlar atmıştır. Şirket, bu kapsamda Glen, Scale AI ve Skild AI gibi yapay zekâ odaklı girişimlere yatırım yaparak bu alandaki varlığını güçlendirmiştir. 2021’de 70, 2022’de 81 ve 2023’te 30 girişime yatırım yapan Coatue, 2024 yılı içerisinde de şimdiye dek 29 yeni girişimi portföyüne eklemiştir. Coatue’un yeni fonla birlikte yapay zekâ alanındaki girişimlere hız kazandırmayı planlaması, bu sektördeki stratejik büyüme fırsatlarını değerlendirme isteğini gösteriyor.

Yeni fonun toplanması için Coatue, öncelikli olarak kurumsal yatırımcılardan fon desteği almayı hedefliyor. Coatue’un mevcut stratejisi, teknoloji dünyasında yükselen trendlere hızlı yanıt vererek hem halka açık hem de özel girişimlere destek sağlayarak piyasa içinde güçlü bir konum elde etmek. Özellikle yapay zeka teknolojilerinin yükselişi, Coatue’un yeni fon ile desteklemeyi amaçladığı projelerin önemini daha da artırıyor. Bu yeni 1 milyar dolarlık fon, Coatue’un yalnızca yatırım portföyünü genişletmekle kalmayacak, aynı zamanda firmanın inovasyon odaklı stratejilerine ve küresel çapta teknoloji alanındaki etkisine katkıda bulunacak.

Çin’de satılan her üç yeni enerjili araçtan biri BYD marka!

Çin Binek Otomobil Derneği’nin (CPCA) ekim ayı verilerine göre, ülkede satılan yeni enerjili araçlar (NEV) pazarında BYD büyük bir hakimiyet kurarak lider konumunu güçlendirdi. Toplamda 1.4 milyon adet NEV’in satıldığı ayda BYD, tek başına pazarın yüzde 35,7’sini kapsadı ve satılan her 3 yeni enerjili araçtan birinin BYD markalı olduğunu kanıtladı. Geely gibi en yakın rakibine beş kat fark atan BYD, 500 binin üzerinde satış rakamına ulaşarak Çin pazarında adeta rekor kırdı.

Çin’de satılan her 3 yeni enerjili araçtan biri BYD oldu

Bu yeni enerjili araçlar, Çin’de tamamen elektrikli, şarj edilebilir hibrit ve sınırlı ölçüde hidrojen yakıtlı modelleri kapsıyor. Sıralamada BYD’yi Geely 108 bin, SAIC-GM-Wuling ortaklığı 96 bin ve devlet destekli Changan 85 bin satışla takip ederken Tesla, Çin pazarındaki beşinci sıraya geriledi. Diğer dikkat çeken markalar arasında Li Auto, GAC Aion ve Leapmotor yer alırken, Xiaomi’nin elektrikli araç pazarına yeni katılmasıyla 20 bin civarında tahmini satış yaptığı belirtiliyor.

Çin'de satılan her 3 yeni enerjili araçtan biri BYD oldu.
Çin’de satılan her 3 yeni enerjili araçtan biri BYD oldu.

Bu sıralama, FAW Volkswagen, GAC Toyota ve Dongfeng Honda gibi ortak girişimlerin ve ithal markaların Çin’in NEV pazarında sınırlı bir paya sahip olduğunu gösteriyor. İlk 10 sırada yer alan markalar arasında BYD, pazardaki liderliğini güçlü şekilde sürdürürken, diğer yerli markalar da yükselme eğiliminde ve Çin’in elektrikli araç sektöründe büyüyen talebe yanıt vermeye devam ediyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Yeni bir malware, güvenlik duvarlarını aşıp hükümet ağlarına saldırıyor!

Siber güvenlik dünyasında bugün çok konuşulacak bir olay meydana geldi. Hükümetin kritik ağlarına Sophos güvenlik duvarını aşarak sızmayı başaran “Pygmy Goat” isimli zararlı yazılım, güvenlik uzmanlarını alarma geçirdi. Saldırının ardındaki motivasyon tam olarak bilinmese de, uzmanlar bu tür saldırıların ciddi devlet sırlarına ve kritik verilere ulaşmak amacı taşıdığını düşünüyor. Zararlı yazılımın hükümet sistemlerine ulaşması, güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu hale getirdi.

Pygmy Goat Sophos güvenlik duvarındaki açığı kullanarak sisteme giriş yapıyor

Güvenlik araştırmaları yapan BleepingComputer’ın elde ettiği bilgilere göre, Pygmy Goat adlı zararlı yazılım, Sophos güvenlik duvarındaki bir açığı kullanarak sisteme giriş yaptı. Bu yeni tür yazılımın, veri çalma ve sistemi ele geçirme amaçlı olarak özel olarak tasarlandığı anlaşılıyor. Uzmanlar, saldırganların sistemde daha fazla ilerleme kaydedemeden durdurulması için çalışmalarını hızlandırdı. Bu sıradışı zararlı yazılım, sadece teknik yetenekleriyle değil, aynı zamanda benzersiz özellikleriyle dikkat çekiyor.

BleepingComputer raporunda, Pygmy Goat’ın çok yönlü ve hedefe özel bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Yazılımın hedef ağlara hızlıca sızıp veri toplayabilme yeteneği var. Ayrıca, tespit edilmesi oldukça güç ve kendini sistem içinde gizleyebiliyor. Bu özellikler, Pygmy Goat’ın sıradan zararlı yazılımlardan çok daha ileri düzeyde olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, yazılımın karmaşık yapısı nedeniyle iz sürmenin oldukça zor olduğunu ifade ediyor.

Sophos ekibi, güvenlik duvarındaki zayıflığın kaynağını araştırmaya devam ediyor. Hükümet ağına yönelik tehdidin tam olarak ortadan kaldırılması için acil müdahalede bulunuluyor. Yetkililer, özellikle hassas devlet kurumlarına yönelik bu tür saldırıların artabileceğine dikkat çekiyor ve benzer saldırılara karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor.

Son olay, siber güvenlik önlemlerinin daha da ileri seviyeye taşınması gerektiğini ortaya koydu. Hükümet yetkilileri, bu olayın ardından tüm sistemlerde güvenlik protokollerini güncelleme kararı aldı.

Samsung, Güney Kore’nin ekonomik büyümesinin yarısını karşıladı!

0

Bloomberg Economics’in haberine göre, Güney Kore’nin en büyük şirketi Samsung, 2024 yılında ülkenin ekonomik büyümesinin yarısını tek başına sağlayarak bir rekor kıracak. Diğer gelişmiş ülkelerde ekonomik büyümeye birçok şirket katkıda bulunurken, Güney Kore’de Samsung’un devasa etkisi dikkat çekiyor. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Samsung, Güney Kore’nin ekonomik büyümesinin yarısını karşılıyor

Akıllı telefonlardan elektronik cihazlara, yarı iletkenlerden tıbbi ekipmanlara, kimyasallardan iş makinelerine ve hatta gemi yapımına kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren Samsung, Güney Kore’nin üretiminin yüzde 8’ini ve hisse senedi endeksinin toplam piyasa değerinin yüzde 17’sini oluşturuyor. Bu kadar geniş bir sektör yelpazesinde faaliyet göstermesi, şirketin ülke ekonomisinde eşsiz bir konumda yer almasını sağlıyor.

Bloomberg’in analizine göre, Samsung’un Güney Kore merkezli birimlerinin brüt karı dikkate alındığında, 2024 yılına yönelik beklenen yüzde 2,2’lik ekonomik büyümenin 1,1 puanını tek başına Samsung karşılayacak.

Bu oran, ülke için tarihi bir rekor anlamına geliyor. Özellikle yapay zeka teknolojilerindeki gelişmelerin etkisiyle Nvidia ve diğer teknoloji devlerinin bellek yongalarına olan talebinin artması, Samsung’un bellek bölümünün büyümesini hızlandırdı. 2024’ün son çeyreğinde bellek birimi yüzde 112’lik bir artış göstererek 15,86 milyar dolar gelir elde etti. Bu büyüme, şirketin genel gelirinde de büyük bir artışa yol açtı ve toplam gelir, bir önceki yıla göre yüzde 17 artarak 57,4 milyar dolara ulaştı.

Microsoft’tan Bing’e özel 1 milyon dolarlık ödüllü kampanya

Microsoft, arama motoru Bing‘i daha fazla kullanıcıya ulaştırmak amacıyla dev bir kampanya başlattı. Teknoloji devi, kullanıcıları Bing’e yönlendirmek için 1 milyon dolar ödüllü büyük bir çekiliş düzenliyor. Bu kampanya, Microsoft’un kullanıcılarını ödüllendirdiği Rewards sadakat programıyla entegre bir şekilde çalışacak ve kampanyaya katılanlar Bing kullanarak çeşitli ödüller kazanma şansı elde edecek. Microsoft’tan Bing’e özel 1 milyon dolar ödüllü büyük bir çekiliş bu kampanyanın kalbinde yer alıyor.

Kampanya hangi ülkeleri kapsıyor? Microsoft’tan Bing’e özel 1 milyon dolar ödüllü kampanya, belirli ülkelerde geçerli olacak.

8 Ekim’de başlayan kampanyaABD, Birleşik Krallık, Kanada, Fransa, Almanya ve Porto Riko’daki kullanıcıları hedef alıyor. Bu ülkelerdeki Bing kullanıcıları, platformla daha fazla etkileşime girdikçe çekiliş hakkı kazanacaklar. Kampanyaya katılan kullanıcılar, başlangıç olarak beş çekiliş hakkı elde ederken, günlük Bing aramaları yapmak veya Microsoft Edge tarayıcısını kullanmak gibi ek görevlerle bu sayıyı 200 çekiliş hakkına kadar artırabilecekler. Bu şekilde Microsoft’tan Bing’e özel 1 milyon dolarlık büyük ödül şansını artırabilecekler.

Ödüller sadece büyük ödülle sınırlı değil

1 milyon dolarlık büyük ödülün yanı sıra, Microsoft ayrıca iki kişiye 10 bin dolarlık ikincilik ödülleri de sunacak. Bu büyük nakit ödüller, Microsoft’un genellikle Xbox Game Pass abonelikleri veya hediye çeki gibi dijital ödüller sunduğu Rewards programından farklı olarak kullanıcılar için oldukça cazip hale geliyor. Microsoft’tan Bing’e özel 1 milyon dolarlık ödül ve diğer ödüller cazip tekliflerle kullanıcıları çekmeyi amaçlıyor.

Microsoft, bu kampanyada sosyal sorumluluk boyutunu da ihmal etmiyor. Yarışmaya katılıp en az 50 çekiliş hakkı kazanan kullanıcılar adına Microsoft, UNICEF ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı’na (WWF) bağış yapılmak üzere 5 dolar katkıda bulunacak. Şirket, bu bağışlarla 500 bin dolara kadar destek sağlamayı hedefliyor.

Bu kampanya, Microsoft’un Bing’i Google’a karşı güçlü bir alternatif olarak konumlandırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Son dönemde Bing’e ChatGPT entegrasyonunu dahil eden Microsoft, Bing’i daha interaktif ve sohbet tabanlı bir platforma dönüştürerek farklılaşmayı hedefliyor. Ancak, Google’ın geniş kullanıcı tabanına ulaşmak Microsoft için hala büyük bir zorluk.

BKM Kamu Ödeme Geçidi ile tahsilatlar güvenle yapılıyor!

0

Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Türkiye’de kamu kurumlarının e-Devlet platformu üzerinden vatandaşlardan kartla ödeme almasını sağlayan Kamu Ödeme Geçidi altyapısını yeniledi. Bu yeni sistem hem kamu kurumları hem de vatandaşlar için ödeme süreçlerini daha hızlı ve güvenli hale getirirken maliyet tasarrufu sağlıyor.

2014 yılında BKM tarafından geliştirilen Kamu Ödeme Geçidi, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Karayolları Genel Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü gibi pek çok kamu kurumunun, kredi kartı veya banka kartı aracılığıyla ödemeleri kabul etmesini sağlıyor.

Yeni altyapının devreye alınmasıyla birlikte bu kurumlar ödeme sistemine BKM ile doğrudan entegrasyon sağlayacak ve ödemelerde teknik aksaklıklar önlenecek. Bu kapsamlı altyapı yenilemesi Türkiye genelinde yaklaşık 180 kamu kurumuna daha önce kullanılan harici yazılımlardan bağımsız olarak tamamen BKM’nin kendi kaynak yazılımlarını kullanma imkanı sunuyor.

Bu sayede tüm bankaların TROY kart dahil olmak üzere her türlü kart ile yapılan ödemeler güvenle gerçekleştirilebiliyor. Aynı zamanda ödeme süreçlerini dijitalleştiren kurumlar altyapı, bakım ve işlem maliyetlerinde tasarruf sağlıyor.

Yeni sistemin bir diğer avantajı da TÜRKSAT entegrasyonu ile e-Devlet üzerinden hizmete açılması. Vatandaşlar ödemelerini ilgili kurumların e-Devlet üzerindeki sayfalarından veya kurumların web sitelerinden hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebiliyor.

Netflix’e vergi kaçakçılığı şüphesiyle baskın

Dünyaca ünlü ABD merkezli dijital yayın platformu Netflix’in Fransa ve Hollanda’daki ofislerine, vergi kaçakçılığı soruşturması kapsamında baskın düzenlendi. Fransız mali suçlarla mücadele birimi Parquet National Financier (PNF)tarafından yürütülen soruşturma, Netflix’in Avrupa’daki vergi uygulamalarını mercek altına alıyor. Fransız ve Hollandalı yetkililer tarafından eş zamanlı yapılan aramalar, Netflix’in Paris ve Amsterdam ofislerinde gerçekleşti.

Soruşturma 2022’de naşladı

Fransız yargı kaynaklarına göre, soruşturma Kasım 2022’de başlatıldı. Netflix, Fransa ekonomisine katkı sağladığını ve faaliyet gösterdiği tüm ülkelerde vergi kanunlarına uyduğunu ifade ederek yetkililerle iş birliği içerisinde olduğunu belirtti. Fransız kaynaklar, iki ülke arasındaki iş birliğinin aylar öncesine dayandığını ve sürekli koordinasyon halinde sürdürüldüğünü bildirdi. Soruşturmanın şu an için ön hazırlık niteliğinde olduğu ve herhangi bir suçlama ya da dava açılmadığı belirtildi.

Son yıllarda Avrupa genelinde, sınır ötesi hizmet sunan büyük teknoloji şirketlerinin vergi beyanları sıkça eleştiriliyor. Fransa’daki 2019 ve 2020 yıllarına ait vergi beyanlarının da inceleme altında olduğu öğrenildi. Fransız basınına göre, bu yıllarda Netflix Services France birimi, Hollanda’da kayıtlı ayrı bir birimle iş birliği yaparak Fransa’da yalnızca 1 milyon euronun altında kurumsal vergi ödedi. Ancak, bu uygulamanın 2021 itibarıyla sona erdiğikaydedildi. Kurumsal kayıtlara göre, 2021 yılında Netflix’in Fransa’daki cirosu 47 milyon eurodan 1.2 milyar euroya yükseldi.

Avrupa’daki vergi kaçakçılığına yönelik artan baskı

Avrupa’daki kullanıcı sayısına kıyasla düşük ciro bildirimleri, Netflix’in dikkat çekmesine neden oldu. Fransa’da elde edilen düşük gelir beyanlarının, şirketin faaliyetlerini Hollanda üzerinden yürütmesiyle ilişkili olduğu iddia ediliyor. Avrupa’da sınır ötesi hizmet sunan dijital platformlara yönelik vergi düzenlemelerinin sıkılaştırılması yönünde baskılar artarken, bu soruşturma Netflix’in vergi uygulamalarına yönelik endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Netflix, Avrupa genelinde artan vergi yükümlülüklerine uyum sağlamak adına çalışmalar yürüttüğünü ve yerel yasalara uyma konusunda sorumluluklarını yerine getirdiğini belirtiyor.

Vücut enerjisiyle çalışan giyilebilir cihazlar çağı başlıyor!

Giyilebilir cihazlar alanında çığır açacak yeni bir keşif, şarj sorununu ortadan kaldırma potansiyeline sahip. Özellikle son yıllarda daha kompakt ve gelişmiş özelliklere sahip giyilebilir cihazların ortaya çıkmasıyla, bu cihazların sürekli enerji ihtiyacı büyük bir engel olarak öne çıkıyordu. Çoğu cihaz batarya gerektirirken bazıları, vücut enerjisiyle güneş enerjisi ile şarj edilebiliyor. Ancak Carnegie Mellon Üniversitesi Future Interfaces Group araştırmacıları, insan vücudunun yaydığı radyo frekansı (RF) enerjisinden yararlanarak giyilebilir cihazları şarj etmenin yeni bir yolunu keşfetti.

Power-over-Skin: cilt üzerinden güç transferi

Araştırma ekibi, insan vücudunun doğal olarak yaydığı 40 MHz RF enerjisini kullanarak cihazlara güç sağlayanPower-over-Skin adı verilen bir yöntem geliştirdi. Bu yenilikçi yöntem sayesinde giyilebilir cihazlar bataryasız çalışabilir hale geliyor. Cilde temas eden küçük ve hafif alıcılar, vücut enerjisiyle gelen enerjiyi doğrudan topluyor ve bu enerji, cihazları çalıştırmak için yeterli seviyede.

Üstelik, bu alıcılar giysi üzerinden bile çalışabilecek şekilde optimize edildiğinden, cihazın doğrudan ciltle temas etmesi de gerekmiyor. Bu yeni teknolojiyi test eden araştırma ekibi, Bluetooth özellikli bir yüzük ve kullanıcı sağlığını takip eden medikal bir bant gibi çeşitli cihazlarda başarılı sonuçlar aldı. Gelecekte bu yöntemin sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) cihazlarına uygulanması hedefleniyor. Vücut enerjisiyle çalışan cihazların farklı alanlarda kullanılabileceği belirtiliyor.

Enerji verimliliği ve çevresel katkı

Bu yenilik, sadece şarj kolaylığı sağlamıyor, aynı zamanda giyilebilir cihazların daha hafif ve ince olmasına da olanak tanıyor. Ayrıca, batarya ihtiyacının ortadan kalkması, nadir toprak elementlerine olan bağımlılığı azaltarak çevreye katkı sağlıyor. Araştırmalar, vücudun farklı noktalarındaki verici ve alıcı konumlarını değerlendirerek, cihazların sensörleri ve mikro işlemcileri çalıştıracak kadar enerji üretebileceğini ortaya koydu. Vücut enerjisiyle sensörlerin de verimli kullanıldığı belirtiliyor. Şu ana kadar kaydedilen en yüksek güç değeri 1.53 mW olup, bu seviyedeki enerji, düşük güçlü kablosuz iletişim ve temel sensörler için yeterli.

Bu teknoloji, şarj derdini ortadan kaldıracak olsa da cihazın düşük enerji tüketimi gerektirmesi, yani sınırlı bir güç kapasitesi ile çalışabilmesi gerektiğini gösteriyor. Yine de bu araştırma, giyilebilir teknolojilerin geleceğinde devrim niteliğinde bir potansiyele sahip. İnsan vücudunun enerjisini kullanarak çalışan bataryasız cihazlar, fitness takip cihazlarından medikal cihazlara kadar birçok alanda yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Vücut enerjisiyle çalışan bu cihazlar büyük ilgi uyandırıyor.

Ancak her yenilik gibi, bu teknolojinin nihai ürün olarak günlük hayatta yerini alması zaman alabilirPower-over-Skin yöntemi şu an için bir konsept kanıtı niteliğinde olsa da araştırmacılar, gelecekte cihazların enerji verimliliğini artırmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Nvidia yapay zeka ile tahtı ele geçirdi!

Nvidia, son yıllarda gösterdiği etkileyici büyüme ve özellikle yapay zeka alanındaki üstün performansıyla bir kez daha zirveye adını yazdırdı. Dün piyasalarda yaşanan hareketlilikle şirketin hisseleri %3 civarında artarak 139,91 dolarseviyesine yükseldi. Bu artış, Nvidia’nın piyasa değerini 3.43 trilyon dolar gibi rekor bir seviyeye taşıyarak Apple’ıgeride bırakmasını sağladı. Böylece Nvidia, teknoloji dünyasında büyük bir başarıya imza atarak dünyanın en değerli şirketi unvanını Apple’ın elinden aldı. Nvidia yapay zeka alanında büyük bir adım attı.

Apple, bu yıl hisse değerinde %17 artış yaşamış olsa da piyasa değeri 3.37 trilyon dolar seviyesinde kalarak artık ikinci sıraya geriledi. Nvidia’nın bu etkileyici yükselişi, özellikle yapay zekâ işlemcilerine yönelik artan küresel talep ile doğrudan bağlantılı. Şirket, AI çipleri alanında sektör lideri konumunda ve bu alandaki hızlı talep artışı Nvidia’nın piyasa değerini her geçen gün yükseltmeye devam ediyor. Nvidia yapay zeka çipleri konusunda liderdir.

Yapay zekâ çipleri sayesinde Nvidia, yalnızca bir çeyrekte 14 milyar dolar gelir elde ederek sektördeki gücünü ve etkisini sağlamlaştırdı. Şirket, bu büyük başarıyla birlikte, her yıl yeni çip tasarlama kararı alarak pazardaki lider konumunu sürdürme hedefini ortaya koydu. Bu strateji, Nvidia’nın inovasyon odağını ve teknoloji alanındaki rekabet gücünü daha da artıracağını gösteriyor. Nvidia yapay zeka inovasyonuyla dikkat çekiyor.

Nvidia’nın büyüme potansiyeli yalnızca yapay zekâ alanıyla sınırlı değil. Şirketin, bu hafta Dow Jones Endeksi’neIntel’in yerine dahil edilmesi de Nvidia’nın önemini daha da pekiştirdi. Mavi çipli şirketler arasında yerini alan Nvidia, aynı zamanda S&P 500 Endeksi’nin %7’sini oluşturuyor ve endeksin bu yılki %21’lik artışının yaklaşık dörtte birinden Nvidia sorumlu durumda. Bu başarı, Nvidia’nın teknoloji sektörü üzerindeki etkisinin yanı sıra yatırımcılara sunduğu değer potansiyelini de gözler önüne seriyor.

Nvidia’nın bu hızlı yükselişi, yapay zekâ çiplerine olan talebin gelecekte de süreceğini ve bu durumun teknoloji sektöründe köklü değişimlere yol açacağını gösteriyor. Nvidia yapay zeka teknolojisi ile sektörde devrim yaratıyor. Hem yatırımcılar hem de sektör oyuncuları, Nvidia’nın gelişimini yakından izliyor.