Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 503

Mısır piramitlerinin üzerinde plazma kabarcığı tespit edildi!

0

Çin, geliştirdiği son teknoloji ürünü radar sistemi LARID ile bilim dünyasında büyük heyecan yaratan bir keşfe imza attı. Dünyanın en güçlü radar sistemi olarak nitelendirilen LARID, hem Mısır’daki Gize piramitlerinin hem de Pasifik Okyanusu’ndaki Midway Adaları’nın üzerinde eş zamanlı olarak ortaya çıkan plazma kabarcıklarını tespit etti. Bu keşif, Çin’in Hainan kentinde bulunan ve 9.600 kilometre uzaklığa kadar ulaşabilen LARID radarı sayesinde mümkün oldu.

Mısır piramitlerinin üzerinde plazma kabarcığı ortaya çıktı

Peki, GPS sinyallerini ve uydu iletişimini olumsuz etkileyebilen bu plazma kabarcıkları tam olarak nedir? Dünya’nın üst atmosferinde, iyonosferde meydana gelen bu olaylar, yüklü parçacıkların aniden kaybolması sonucu oluşuyor. Yüzlerce kilometre çapa ulaşabilen bu kabarcıklar, küresel iletişim sistemleri için potansiyel bir tehdit oluşturuyor.

Çin, LARID sistemi sayesinde bu kabarcıkları radarla tespit edebilen ilk ülke oldu ve bu alanda çığır açtı. Geçtiğimiz yıl yaşanan bir Güneş fırtınasının tetiklediği devasa bir plazma kabarcığı, LARID’in radar ekranlarında detaylı bir şekilde görüntülendi ve bilim insanlarına bu olayları daha iyi anlama fırsatı sundu.

Çin’in güneyindeki Hainan Adası’nda konuşlu LARID, 9.600 kilometrelik etkileyici menziliyle dikkat çekiyor. Bu mesafe, batıda Libya’dan doğuya Hawaii’ye kadar uzanıyor. LARID, iyonosfer ve yer yüzeyi arasında sektirilen yüksek güçlü elektromanyetik dalgalar kullanarak ufuk çizgisinin ötesini görebiliyor ve bu özelliğiyle geleneksel radar sistemlerinden ayrışıyor.

Plazma kabarcıklarıyla karşılaşan dalgaların bir kısmı geri yansıyarak radar antenleri tarafından algılanıyor ve böylece kabarcıkların konumu belirleniyor.

Plazma kabarcıklarının askeri açıdan da büyük öneme sahip olduğunu belirtmek gerekiyor. Bu kabarcıklar, GPS ve uydu iletişimine dayalı askeri sistemlerde kesintilere yol açarak modern savaş düzenini altüst edebilir. Bu nedenle başta ABD Donanması olmak üzere birçok ülkenin silahlı kuvvetleri, plazma kabarcıkları üzerine yoğun araştırmalar yürütüyor.

Öte yandan LARID, düşük çözünürlüğü nedeniyle uçak veya savaş gemisi gibi askeri hedefleri tespit etmek için uygun değil. Ancak Çin ordusunun, F-22 gibi hayalet uçakları tespit edebilen benzer teknolojiye sahip yeni radar sistemleri geliştirdiği biliniyor. Bu radarların tespit menzilinin yüzlerce kilometreye ulaşabileceği tahmin ediliyor. Tüm bu gelişmeler, Çin’in uzay ve savunma teknolojileri alanında büyük bir hızla ilerlediğini ve küresel güç dengesini yeniden şekillendirme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.

Yeni Yüzüklerin Efendisi filmi, yapay zeka kullanacak!

2

Yeni Yüzüklerin Efendisi filmleriyle ilgili heyecan verici gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Son olarak, serinin hayranlarının gönlünde taht kuran Gandalf ve Legolas gibi ikonik karakterleri canlandıran Ian McKellen ve Orlando Bloom’un yeni filmlerde de aynı rollerle geri dönecekleri açıklandı.

Yeni Yüzüklerin Efendisi filmi, yapay zeka teknolojisini kullanacak

Bu haber, “Yüzüklerin Efendisi” evrenine tekrar adım atacak olmanın heyecanını yaşayan hayranları sevince boğdu. Ancak bu sevinç, oyuncuların artık yaşlanmış olması nedeniyle nasıl bir yöntem izleneceği sorusunu da beraberinde getirdi.

Yeni Yüzüklerin Efendisi filmi, yapay zeka teknolojisini kullanacak. İşte konu hakkındaki en önemli ve çarpıcı detaylar…
Yeni Yüzüklerin Efendisi filmi, yapay zeka teknolojisini kullanacak. İşte konu hakkındaki en önemli ve çarpıcı detaylar…

Neyse ki filmin yapımcıları bu soruna yaratıcı bir çözüm bulmuş görünüyorlar: yapay zeka ve gençleştirme teknolojisi. İlk film olan “The Hunt for Gollum”, orijinal üçlemenin zaman diliminde geçecek ve bu nedenle oyuncuların gençlik hallerini canlandırmaları gerekecek. Orlando Bloom, konuyla ilgili olarak filmin yönetmeni Andy Serkis ile görüştüğünü ve gençleştirme teknolojisinin kullanılacağı bilgisini aldığını açıkladı.

Gençleştirme teknolojisi, “The Irishman”, “Gemini Man” ve “Captain Marvel” gibi yapımlarda daha önce kullanılmış olsa da her zaman başarılı sonuçlar vermemişti. Kimi filmlerde oldukça gerçekçi bir etki yaratılırken, bazılarında yapay ve ikna edici olmayan bir görüntü ortaya çıkmıştı.

Yine de Peter Jackson ve Andy Serkis gibi sinema teknolojilerine hakimiyetleriyle bilinen iki ismin başında olduğu düşünülürse, yeni filmlerde daha önce görmediğimiz bir gerçekçilik seviyesine ulaşılması sürpriz olmayacaktır.

Sonuç olarak, yeni Yüzüklerin Efendisi filmleri, hem nostaljik bir yolculuğa çıkarma hem de sinema teknolojilerindeki son gelişmeleri sergileme potansiyeli taşıyor.

Rockstar, yaptığı teklifle ünlü müzik grubunu kızdırdı!

Oyun dünyasının merakla beklediği Grand Theft Auto 6 için geri sayım devam ederken, oyunun müzikleri de gündem olmaya başladı. Ünlü müzik grubu Heaven 17’nin kurucularından Martyn Ware, Rockstar Games’in “Temptation” şarkısını GTA 6’da kullanmak için sunduğu teklifin kabul edilemez olduğunu açıklayarak tartışma yarattı.

Rockstar, yaptığı telif teklifiyle ünlü müzik grubunu oldukça kızdırdı

Ware, Rockstar Games’in şarkı karşılığında 7.500 dolar teklif ettiğini ve bu ücretin gelecekteki tüm telif haklarını kapsadığını belirterek tepki gösterdi. GTA 5’in 8,6 milyar dolar gibi rekor bir gelir elde ettiğini hatırlatan Ware, oyun müzikleri için sanatçılara ödenen ücretlerin bu başarının yanında oldukça düşük olduğunu savundu. Uzun yıllardır sanatçı haklarını savunduğunu vurgulayan Ware, Rockstar Games’in teklifini “sanatçıların emeğine saygısızlık” olarak nitelendirdi.

Rockstar, yaptığı telif teklifiyle ünlü müzik grubunu oldukça kızdırdı. İşte konu hakkındaki en önemli ve çarpıcı detaylar…
Rockstar, yaptığı telif teklifiyle ünlü müzik grubunu oldukça kızdırdı.

Ware’in açıklamaları sosyal medyada büyük ses getirdi. Eski Cocteau Twins üyesi Simon Raymonde gibi bazı isimlerin Ware’e kararını gözden geçirmesini tavsiye etmesiyle tartışma daha da büyüdü.

Raymonde, GTA gibi küresel bir fenomene dönüşen bir oyunda yer almanın şarkının tanınırlığını ve dinlenme sayısını artıracağını, bu durumun da 7.500 doların çok ötesinde bir getiri sağlayabileceğini savundu.

Bu tartışma, oyun sektöründeki başarıların sanatçılar ve müzisyenlere yeterince yansıması konusunda önemli soruları gündeme taşıdı. Bakalım Rockstar Games, yaşanan tartışmalar sonrasında müzik politikasında bir değişikliğe gidecek mi?

SpaceX, yeni Starship uçuşuyla devrim yapacak!

SpaceX’in kurucusu Elon Musk, insanlığı Mars’a taşıma hayaline adım adım yaklaştıklarını gösteren yeni bir açıklama yaptı. Musk, SpaceX’in 2026 yılında Mars’a ilk mürettebatsız Starship’lerini göndermeyi planladığını duyurdu. Bu, iki gezegenin yörünge konumlarının uzay yolculuğu için en uygun hale geldiği bir sonraki Dünya-Mars transfer dönemine denk geliyor.

SpaceX, yeni Starship uçuşuyla resmen devrim yapmaya hazırlanıyor

Bu ilk insansız görevlerin temel amacı, Starship’in Mars’a güvenli bir şekilde iniş yapabilme yeteneğini kanıtlamak. Bu hedefe ulaşıldığı takdirde, sadece iki yıl sonra, yani 2028’de ilk mürettebatlı Mars görevlerine başlanması planlanıyor. Musk, Mars’ta kendi kendine yetebilen bir şehir kurma vizyonunu gerçekleştirmek için önümüzdeki yıllarda uçuş sıklığını artırmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.

SpaceX, yeni Starship uçuşuyla resmen devrim yapmaya hazırlanıyor.
SpaceX, yeni Starship uçuşuyla resmen devrim yapmaya hazırlanıyor.

Musk, bu iddialı hedefe ulaşmanın önündeki en büyük engelin maliyet olduğunun altını çiziyor. Şu anda Mars yüzeyine bir ton yük taşımanın maliyeti yaklaşık 1 milyar dolar. Musk, bu rakamın kendi kendine yetebilen bir şehir kurmak için ton başına 100.000 dolara düşürülmesi gerektiğini ve bunun da ancak şu anki teknolojiden 10.000 kat daha verimli bir sistemle mümkün olabileceğini belirtiyor.

SpaceX’in geliştirdiği ve bugüne kadarki en güçlü fırlatma aracı olan Starship, bu yıl Haziran ayında gerçekleştirdiği test uçuşunda önemli başarılar elde etti. 33 motordan 32’sinin başarıyla ateşlendiği uçuşta, Starship hem atmosfere giriş sırasında hem de iniş esnasında büyük bir ısı kalkanına maruz kaldı ve bu testlerden başarıyla geçti. Starship’in bu başarıları, Musk’ın Mars hayaline bir adım daha yaklaştığımızı gösteriyor.

Hukuk alanında yerli yapay zeka teknolojisi geliştirildi!

0

Yapay zeka teknolojisi hızla gelişirken, kullanım alanları da her geçen gün genişliyor. Son olarak, Türkiye’de bir ilke imza atılarak hukuk alanında önemli bir boşluğu dolduracak bir “hukukçu yapay zeka programı” geliştirildi. Karabüklü avukat Adnan Dayan’ın öncülüğünde hayata geçirilen ve “Full&Egal” adı verilen bu program, Türkiye’nin ve dünyanın bu alandaki ilk yapay zeka uygulaması olarak dikkat çekiyor.

Hukuk alanındaki yerli yapay zeka teknolojisi başarıyla geliştirilmeye devam ediyor

Dört ülkenin hukuk verileriyle eğitilen Full&Egal, 39 farklı dilde soruları yanıtlayabiliyor ve hukuki konularda kullanıcılara rehberlik edebiliyor. Yüzde 98,2 gibi yüksek bir başarı oranıyla 1000’den fazla teknik soruya yanıt verebilen program, hukukçuların iş yükünü azaltmak ve hukuki süreçleri hızlandırmak için tasarlanmış.

Hukuk alanındaki yerli yapay zeka teknolojisi başarıyla geliştirilmeye devam ediyor.
Hukuk alanındaki yerli yapay zeka teknolojisi başarıyla geliştirilmeye devam ediyor. İşte konu hakkındaki en önemli ve çarpıcı detaylar…

Adnan Dayan, Full&Egal’in genel yapay zeka sınıfına girdiğini ve bir hukukçunun yapabileceği birçok işlemi başarıyla gerçekleştirebildiğini belirtiyor. Programın geliştirilmesinde Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Almanya ve İsviçre’nin hukuki verilerinin kullanıldığını söyleyen Dayan, programın tamamen yerli ve milli bir yazılım olduğunun altını çiziyor.

Hukuk alanında yapay zekanın kullanımı giderek yaygınlaşırken, Full&Egal gibi uygulamaların gelecekte hukuk sistemlerinde önemli bir rol oynaması bekleniyor. Bu tür programlar, hukuki hizmetlere erişimi kolaylaştırmanın yanı sıra, hukuk profesyonellerine de zaman kazandırarak daha karmaşık ve stratejik işlere odaklanmalarını sağlayabilir.

Apple iPhone’ları neden Çin’de üretiyor? Tim Cook ve Elon Musk’tan açıklamalar

Apple CEO’su Tim Cook, Çin’in düşük işçilik maliyetleri nedeniyle bir üretim üssü olarak tercih edildiği yönündeki yaygın inanışı çürüttü. Son zamanlarda yeniden gündeme gelen bir videoda, Cook’un, iPhone 16 serisi dahil olmak üzere tüm iPhone modellerinin Çin’de üretilmesinin ardındaki asıl nedenin, ülkenin sahip olduğu kalifiye iş gücü olduğunu vurguladığı görülüyor. Peki Apple iPhone’ları neden Çin’de üretiyor? Bu konu hakkında birçok spekülasyon var.

Tim Cook, videoda şu ifadelere yer verdi: “Popüler anlayış, şirketlerin düşük işçilik maliyetleri nedeniyle Çin’e yöneldiği yönünde. Ancak Çin, yıllar önce düşük işçilik maliyeti ülkesi olmaktan çıktı. Gerçek sebep, Çin’deki beceri düzeyi ve özellikle bir bölgedeki takım becerisinin derinliğidir.” Yani, Apple iPhone’ları neden Çin’de üretiyor sorusunu bu şekilde yanıtladı.

Apple’ın kararını bu açıklamalarla savunan Cook, ürünlerinin ileri teknoloji gerektiren parçalardan oluştuğunu ve bu tür bir üretim için yüksek vasıflı iş gücüne ihtiyaç duyduklarını belirtti. Yani, iPhone’ları neden Çin’de üretiyor sorusunun cevabı aslında kalifiye iş gücü. Apple iPhone’ları neden Çin’de üretiyor sorusunun cevabı bu kadar basit.

Elon Musk’tan destek

Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk da Cook’un açıklamalarına destek verdi. Musk, Historic Vids’in X platformunda paylaştığı videoya yanıt olarak “Doğru” ifadesini kullanarak Cook’un görüşlerine katıldığını belirtti. Cook’a göre iPhone’ları neden Çin’de üretiyor sorusunun yanıtı oldukça net.

Bu destek, teknoloji dünyasındaki liderlerin Çin’in küresel üretimdeki stratejik önemini kabul ettiğini gösteriyor. Cook’un açıklamalarının yer aldığı video, şu ana kadar 6 milyondan fazla izlenerek viral oldu ve Apple’ın üretim stratejileri konusunda yeni tartışmaları ateşledi.

Apple ve diğer birçok küresel şirketin, artan işçilik maliyetlerine rağmen neden Çin’i tercih etmeye devam ettiği konusundaki bu açıklamalar, teknoloji dünyasında geniş yankı bulmaya devam ediyor. Apple iPhone’ları neden Çin’de üretiyor sorusu teknoloji dünyasında her zaman tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.

Sunamp, cipslerde kullanılan malzeme ile termal batarya geliştirdi!

Eşi Susan Lang Bissell ile birlikte tıbbi görüntüleme girişimlerini yeni satmışlardı ve iklim değişikliğiyle ilgili bir makaleye rastladı. Makalede, yüzyılın sonuna kadar deniz seviyesinde 30 cm ila 1 metre arasında bir artış olabileceği belirtiliyordu.

Bu olasılık, Bissell’ın oturma odasının su altında kalabileceğini fark etmesine yol açtı ve bu durum dünya genelinde milyonlarca ev için geçerli olabilirdi.

Bu endişe, Bissell çiftinin Sunamp’ı kurmasında ilham kaynakları oldu. Kısa bir süre sonra harekete geçen Sunamp, güneş enerjisini ısı olarak depolayan ve bu enerjiyi evlerde ısıtma veya sıcak su için kullanılabilen bir termal batarya geliştirmek üzere Edinburgh Üniversitesi’ndeki bir laboratuvarla birlikte çalışmalara başladı.

Sunamp’ın termal bataryasının temelinde, tuzlu ve sirke aromalı cipslerde kullanılan bir gıda tatlandırıcısı olan sodyum asetat trihidrat (SAT) bulunuyor. SAT, el ısıtıcılarında yıllardır kullanılan bir bileşen olup, ısıtıldığında doygun bir çözeltiye dönüşüyor. Bu çözelti tetiklendiğinde, SAT yeniden kristalleşiyor ve bu süreçte ısı açığa çıkıyor.

Ancak bu reaksiyonun zamanla bozulması sorunu vardı. Sunamp, bu sorunu çözmek için akrilik bazlı bir kristal düzenleyici kullanarak SAT’ı defalarca aynı şekilde kristalleşmeye yönlendiriyor ve bu sayede bataryanın ömrü 40.000 ısıtma döngüsüne kadar uzatılıyor.

Sunamp, Birleşik Krallık ve İtalya’da halihazırda bir pazar payı elde etmiş durumda ve diğer Batı Avrupa ülkeleri ile ABD’ye yayılmayı hedefliyor. Şirketin evde sıcak su sağlayan kompakt ısı bataryası, özellikle yer sıkıntısı yaşayan ev sahiplerine hitap ediyor.

Bissel çiftinin girişimi, şu anda “on milyonlar” seviyesinde gelir elde ediyor ve büyümek için bir Seri B yatırım turuna hazırlanıyor.

Elon Musk, Tesla ve xAI’i ilgilendiren iddiaları yalanladı!

Wall Street Journal, dün yayımladığı bir haberde, Tesla yönetiminin, xAI modellerini sürücü destek yazılımı olan Full Self-Driving (FSD) için kullanmayı planladığını ve bu AI girişiminin Tesla araçlarında sesli asistan ve Optimus adlı insansı robot için yazılım geliştirmeye yardımcı olacağını bildirdi.

Musk, sosyal medya platformu X’te (eski adıyla Twitter) yaptığı açıklamada, haberi okumadığını, ancak özetleyen gönderinin doğru olmadığını belirtti.

Musk, “Tesla, denetimsiz FSD’ye ulaşmayı hızlandıran xAI mühendisleriyle yapılan görüşmelerden çok şey öğrendi, ancak xAI’den herhangi bir şey lisanslamamıza gerek yok.” diye yazdı. Ayrıca, xAI modellerinin devasa olduğunu ve insan bilgisinin çoğunu sıkıştırılmış bir formda içerdiğini, dolayısıyla şirketinin araçlarının bilgi işlem sisteminde çalıştırılamayacaklarını belirtti.

Musk, xAI’i, kurucu ortaklarından olduğu ancak daha sonra ayrıldığı OpenAI’e rakip olarak kurdu. xAI’in 6 milyar dolarlık yatırım turu için bu yılın başlarında sunduğu vizyonda, şirketin modellerinin Musk’ın diğer şirketlerinden (Tesla, SpaceX, The Boring Company, Neuralink ve X) elde edilen verilerle eğitileceği ve modellerin bu şirketlerin teknolojilerini geliştirebileceği de bildirmişti.

Musk, xAI yatırımı ile hissedarlarının hedefi olmuştu

Tesla hissedarları, Musk’a xAI’i kurma kararı nedeniyle dava açtı. Hissedarlar, Musk’ın Tesladan yetenek ve kaynakları alarak esasen rekabet eden bir şirkete kaydırdığını iddia ediyor.

Musk’ın bu açıklamaları, Tesla ve xAI arasındaki olası işbirliği konusunda spekülasyonları azaltmayı amaçlarken, iki şirketin birbirinden bağımsız hareket edeceğini vurguluyor. Ancak, hissedarların dava süreci ve xAI’nin gelecekteki hamleleri, bu durumun nasıl şekilleneceğini belirleyecek.

Musk’ın xAI ile Tesla arasında potansiyel çıkar çatışması yaratıp yaratmadığı konusu, yatırımcılar arasında tartışma konusu olmaya devam ediyor. Tesla’nın gelecekte bu iki şirket arasındaki işbirliğini nasıl yöneteceği ve bu durumun hissedarlara etkisi merakla bekleniyor.

Apple, iOS 18 ile yapay zeka deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyor!

Apple, bu yenilikleri iPhone 16 serisiyle entegre ederek hem cihaz performansını artırmayı hem de kullanıcıların günlük işlerini kolaylaştırmayı hedefliyor.

İşte Apple’ın iOS 18 ile kullanıcılarına sunacağı yapay zeka özellikleri..

Image Playground

Yeni Image Playground özelliği, kullanıcılara görsel içerik oluşturma imkanı sunuyor. Bu özellik sayesinde kullanıcılar, yalnızca basit komutlar vererek kendi emojilerini yaratabilecekler. Örneğin, etkinlikte gösterilen “kovboy kurbağa” emojisi, bu yeniliğin gücünü ortaya koydu.

Bu emojiler, iMessage gibi uygulamalarda kullanılabilecek ve kullanıcıların kendilerini daha yaratıcı bir şekilde ifade etmelerine olanak tanıyacak.

Bildirim ve e-posta özetleri

iOS 18 ile gelen bir diğer önemli yenilik ise bildirim ve e-posta özetleri. Apple, kullanıcıların gereksiz bilgiyle boğulmaması için bu özellikleri geliştirdi. Ayrıca, Fotoğraflar uygulamasında sunulacak Clean Up özelliği, fotoğraflardaki istenmeyen öğeleri kolayca kaldırmayı mümkün kılacak. Bu özellik, kullanıcıların fotoğraflarını düzenlerken daha fazla kontrol sahibi olmalarını sağlayacak.

Gelişmiş Siri deneyimi

Siri, yapay zeka sayesinde daha da gelişmiş bir asistan haline geliyor. Yeni güncellemelerle birlikte, Siri özellikle yeni iPhone kullanıcılarına adım adım rehberlik sağlayacak. Ayrıca, ekran farkındalığı kazanarak rehberdeki bir ismi güncellemek gibi görevleri yerine getirebilecek.

Visual Intelligence

Visual Intelligence özelliği ise kullanıcıların kamerayı kullanarak çeşitli bilgiler almasına olanak tanıyacak. Örneğin, bir köpeğin cinsini kamerayla çekerek öğrenebilecekler. Bu bilgiler, tamamen cihaz üzerinde işlenecek, bu da kullanıcıların gizliliğini koruma altına alacak.

Apple Intelligence, Aralık ayında İngilizce olarak kullanıma sunulacak ve 2025 yılında daha fazla dil desteği eklenmesi bekleniyor. Bu yenilikler, Apple’ın yapay zeka alanında ne kadar ileriye gitmeye hazır olduğunu gösteriyor.

Apple, en güçlü modellerini destekleyecek A18 Pro işlemciyi tanıttı!

Özellikle iPhone 16 Pro ve Pro Max modellerine özel olarak geliştirilen A18 Pro işlemci, yüksek performansı ve yapay zeka yetenekleriyle dikkat çekiyor.

A18 Pro, Apple’ın yeni nesil Apple Intelligence platformuna odaklanarak tasarlanmış ve bu sayede iPhone 16 Pro serisinde üstün bir performans sunuyor.

A18 Pro işlemci, 16 çekirdekli yeni Neural Engine ile donatılmış. Bu, yapay zeka işlemlerini daha hızlı ve verimli hale getiriyor. Apple, bu işlemcinin medya özelliklerine de büyük önem vermiş. ProMotion ekran desteği, Always-On Display özelliği, daha hızlı USB 3 bağlantısı ve ProRes video kaydı gibi gelişmiş medya özellikleri, iPhone 16 Pro ve Pro Max modellerinde kullanıcı deneyimini üst düzeye taşıyor.

6 çekirdekli CPU’ya sahip işlemci, selefi A17 Pro’ya kıyasla yüzde 15 daha hızlı performans sunuyor. Ayrıca yüzde 17 daha fazla hafıza genişliği ile gelen bu işlemci, özellikle video işleme ve yüksek grafikli oyunlar konusunda büyük bir avantaj sağlıyor. A18 Pro’nun, Apple’ın en güçlü yapay zeka özelliklerini barındıran bu yeni işlemcisi, iPhone 16 Pro serisini gerçek bir amiral gemisi haline getiriyor.

Appleın bu yıl iPhone 16 ve 16 Plus modellerinde ise A18 işlemcilerini kullanacağını ve bu modellerin de yüksek performans sunacağını belirtelim. Ancak, A18 Pro’nun sunduğu ekstra hız ve performans, özellikle profesyonel kullanıcılar için büyük bir fark yaratacak.

Apple’ın tanıttığı en güçlü telefon: iPhone 16 Pro Max!

0

iPhone 16 Pro Max, Appleın bugüne kadar tanıttığı en güçlü akıllı telefon olarak karşımıza çıkıyor. Yeni A18 Pro işlemcisi, 3 nanometre üretim hattından çıkmış ve 4 GHz üzerinde hıza sahip çekirdeklerle donatılmış. Bu işlemci, grafik performansında yüzde 40 artış sağlıyor. Cihaz, 8 GB RAM ile geliyor ve artık bakır yerine grafen soğutucu kullanılıyor.

İşte Apple’ın en güçlü akıllı telefonunun diğer özellikleri…

Denklanşör tuşu

Apple, iPhone 16 serisine fotoğraf tutkunları için özel bir deklanşör tuşu ekleyerek kullanıcıların ilgisini çekmeyi başardı. Bu tuş, cihazın sağ tarafında yer alıyor ve fotoğraf çekiminde büyük kolaylık sağlıyor. Hafif dokunuşlarla odaklama yapabilir, parmağınızı kaydırarak yakınlaştırma ve uzaklaştırma işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz.

Ekran

Ekran tarafında da önemli yenilikler var. iPhone 16 Pro Max, 6.9 inç boyutunda bir LTPO Super Retina XDR OLED ekrana sahip. Bu ekran, yüzde 92 ekran-kasa oranıyla dikkat çekiyor. 120 Hz yenileme hızı, HDR10, Dolby Vision gibi özellikler, önceki nesilden devam ediyor. Ekranın çözünürlüğü 1328 x 2878 piksel ve 460 ppi piksel yoğunluğuna sahip.

Kamera

Kamera özellikleri, iPhone 16 Pro Max’in en dikkat çeken özelliklerinden biri. Cihaz, 48 Megapiksel ana kamera, 12 Megapiksel periskop telefoto kamera ve 48 Megapiksel geniş açılı kamera ile geliyor. Ayrıca, yeni A18 Pro işlemcisi sayesinde 4K 120 FPS video kaydı yapabiliyor. Ön kamera ise 12 Megapiksel çözünürlüğünde ve 4K 60 FPS video kaydı yapabiliyor.

Güçlü pil ve bağlantı teknolojileri

Cihaz, Wi-Fi 7 bağlantı teknolojisi ile donatılmış ve 46 Gbps’ye kadar kablosuz bağlantı hızı sunuyor. Batarya kapasitesi de artırılmış ve 4.676 mAh seviyesine çıkarılmış. iPhone 16 Pro Max, hem güç hem de pil ömrü açısından önemli bir gelişme sunuyor.

iPhone 16 Pro Max detaylı teknik özellikleri şu şekilde:

iPhone 16 Pro MaxÖzellikler
GSM / CDMA / HSPA / EVDO / LTE / 5G
Gövde-Boyutlar: 163 x 77.6 x 8.3 mm
-Ağırlık: 225 g
-Malzeme: Corning cam ön ve arka, Titanyum çerçeve (grade 5)
-SIM: Nano-SIM ve eSIM, Çift SIM seçenekleri
-IP68 suya/toza dayanıklı (30 dk boyunca 6m derinlikte)
Ekran-LTPO Super Retina XDR OLED, 120Hz, HDR10, Dolby Vision
-Boyut: 6.9 inç (~%92 ekran/gövde oranı)
-Çözünürlük: 1328 x 2878 piksel (~460 ppi)
-Koruma: Seramik Kalkan cam
-Her zaman açık ekran
Platform-İşletim Sistemi: iOS 18
-Yonga Seti: Apple A18 Pro (3 nm)
-CPU: Altı çekirdek
-GPU: Altı çekirdek
Depolama – RAM256GB, 512GB, 1TB – 8GB RAM
Ana Kamera-48 MP (geniş), f/1.8, 24mm, 1/1.28″, 1.22µm
-12 MP (telefoto 5x zoom), f/2.8, 120mm, 1/3.06″, 1.12µm
-48 MP (ultra geniş), f/2.2 0.7µm
-TOF 3D LiDAR tarayıcı (derinlik)
-Çift LED flaş, HDR, 4K video kaydı, Dolby Vision HDR,
ProRes, 3D (mekansal) video
Ön Kamera-12 MP (geniş), f/1.9, 23mm, 1/3.6″,
SL 3D derinlik sensörü
-HDR \n Video: 4K ve 1080p, gyro-EIS
SesStereo
Bağlantı-Wi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac/6e/7
-Bluetooth 5.4
-GPS (L1+L5), GLONASS, GALILEO, BDS, QZSS, NavIC
-NFC, USB Type-C 3.2 Gen 2, DisplayPort
Diğer Özellikler–Face ID, ivmeölçer, jiroskop, yakınlık sensörü, pusula, barometre
-Ultra Geniş Bant 2, Uydu üzerinden Acil SOS
BataryaLi-Ion 4676 mAh
RenklerSiyah Titanyum, Beyaz Titanyum, Mavi Titanyum, Doğal Titanyum

Tüm bu özelliklerle, Apple’ın yeni amiral gemisi modelinin büyük bir ilgi görmesi bekleniyor.

Bending Spoons, WeTransfer’de büyük ölçekli işten çıkarmalar yapacak!

Evernote ve Meetup gibi popüler uygulamaların sahibi olan Bending Spoons, Temmuz ayında Hollanda merkezli WeTransfer’i açıklanmayan bir bedelle satın almıştı.

Şirket, WeTransfer çalışanlarının büyük bir kısmını işten çıkarma planlarını doğruladı. Ancak bu süreç, Bending Spoons’un işten çıkarma kararını uygulamadan önce farklı ülkelerdeki yerel düzenlemeleri dikkate almasını gerektirecek.

Hollanda medyası, WeTransfer’in 350’den fazla çalışanı olduğunu bildirdi. Bending Spoons CEO’su Luca Ferrari, şirketin genellikle satın aldığı organizasyonu derinlemesine incelediğini ve işletmeyi gelecekte sürdürülebilir kılmak için en iyi stratejiyi belirlediğini ifade etti. Ferrari, şirketin vizyonuna ulaşmak için mevcut durumu hızla değiştirme yoluna gittiğini belirterek bu süreçte büyük değişikliklerin gerekli olduğunu söyledi.

WeTransfer örneğinde ise, Bending Spoons’un daha küçük ve odaklanmış bir ekip kurma vizyonunu benimsediğini belirten Ferrari, bu yapının WeTransferin uzun vadeli başarısına katkı sağlayacağına inandıklarını ifade etti.

Şirketin bu yıl içerisinde Meetup, Evernote ve Filmic gibi satın aldığı diğer firmalarda da benzer işten çıkarmalar gerçekleştirdiği biliniyor. Şubat 2023’te Evernote’tan 129 çalışanı işten çıkaran Bending Spoons, aynı yılın Aralık ayında ise Filmic’in tüm çalışanlarını işten çıkarmıştı.

Bending Spoons, Şubat ayında Durable Capital Partners ve Baillie Gifford gibi yatırımcılardan 155 milyon dolar sermaye artırımı sağlamıştı. WeTransfer’in uzun vadeli ürün yol haritası hakkında ise henüz bir açıklama yapılmadı. Yakın zamanda bu konuda da önemli açıklamaların yapılması bekleniyor.

Apple’ın en yeni kulaklığı AirPods 4 ile ilgili her şey!

Apple, yeni AirPods modelinde sap kısmını kısaltarak kulaklıklara daha modern ve zarif bir görünüm kazandırmış. Bu yeni tasarım, AirPods Pro serisine benzerken, daha sade bir yapıya sahip.

En dikkat çekici yeniliklerden biri ise Aktif Gürültü Engelleme (ANC) özelliği. Bu sayede, kullanıcılar kalabalık ve gürültülü ortamlarda bile net bir ses performansı elde edebilecek. ANC özelliği ile gelen bu yeni kulaklıklar, ABD’de 179 dolarlık bir fiyat etiketiyle satışa sunulacak.

AirPods 4, yenilenen çipiyle dinleme deneyimini güçlendiriyor

AirPods 4, Appleın yeni nesil H2 çipi ile donatılmış. Bu çip, ses kalitesinde ve performansta büyük iyileştirmeler sunuyor. Özellikle oyun oynarken veya video izlerken sesin daha senkronize iletilmesini sağlıyor.

Yeni model ayrıca, USB-C girişine sahip ve Apple Watch şarj cihazıyla da uyumlu. Kablosuz bağlantı performansı, Bluetooth 5.3 teknolojisi ile önemli ölçüde geliştirildi. Bu sayede, daha güçlü bağlantı ve daha az kesinti ile müzik dinlemek ve arama yapmak mümkün olacak.

Pil performansı da önemli ölçüde iyileştirildi. AirPods 4, tek bir şarjla 6 saat kesintisiz müzik dinleme imkanı sunarken, şarj kutusuyla birlikte toplamda 30 saate kadar kullanım sağlıyor. Ayrıca, hızlı şarj özelliği sayesinde sadece 10 dakikalık şarj ile 1 saatlik dinleme süresi elde edilebiliyor. Spor yapanlar için de IPX4 suya ve tere dayanıklılık sertifikası önemli bir güncelleme olarak öne çıkıyor. Bu sayede, yoğun egzersizler veya yağmurlu havalar artık sorun olmayacak.

AirPods 4, 129 dolarlık fiyat etiketiyle Ekim 2024’te ABD’de ön siparişe açılacak ve Kasım ayında resmi olarak satışa sunulacak. Appleın bu yeni modeli, kullanıcılar tarafından büyük bir merakla bekleniyor.

Merakla beklenen iPhone 16 tanıtıldı!

0

iPhone 16, geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen iPhone 15 serisine kıyasla bazı dikkat çekici yenilikler barındırıyor.

iPhone 16, tasarım açısından önceki modelde yer alan çapraz arka kamera düzenini terk edip dikey bir yerleşimle geliyor. Bu tasarım değişikliği, kullanıcıların ilgisini çekebilecek bir yenilik olarak öne çıkıyor. Ayrıca, önceki serinin Pro modellerinde yer alan Eylem düğmesi, iPhone 16’ya da eklenmiş durumda.

Bu düğme, kullanıcıların belirli işlevleri hızlıca yerine getirmesini sağlıyor. Örneğin, bu düğme ile kamerayı açabilir, el fenerini yakabilir veya VoiceOver gibi işlevlere erişebilirsiniz. Eylem düğmesinin eklenmesi, iPhone 16’nın kullanım kolaylığını artıran önemli bir özellik olarak dikkat çekiyor.

Bir diğer yenilik ise Yakalama tuşu. Telefonun sağ tarafında yer alan bu tuş, fotoğraf çekimini ve video kaydını daha pratik hale getiriyor. Özellikle anı yakalamak isteyen kullanıcılar için bu tuşun oldukça işlevsel olacağı söylenebilir.

Yeni iPhone modelinin ekranı nasıl olacak?

Ekran özelliklerine bakıldığında, iPhone 16, 6.1 inç boyutunda bir OLED ekranla geliyor. Bu ekran, 2000 nit tepe parlaklık sunarken, 60 Hz yenileme hızıyla destekleniyor. Ancak, günümüzde birçok uygun fiyatlı akıllı telefonun 120 Hz yenileme hızı sunduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu özelliğin bazı kullanıcılar tarafından yetersiz bulunabileceği düşünülüyor.

iPhone 16, serinin diğer üyelerine göre daha uygun fiyatlı olarak lanse edilse de, Türkiye fiyatları dikkate alındığında bu durum farklı algılanabilir. 20 Eylül’de satışa sunulacak olan iPhone 16, bugünden itibaren ön siparişe açıldı. Bu yeni model, Apple hayranları tarafından büyük bir ilgiyle bekleniyor.

Roblox, geliştiricilerine daha fazla para kazandırmak istiyor!

Roblox CEO’su David Baszucki, şirketin San Francisco’daki yıllık geliştirici konferansında bu oyunların yaratıcılarının masaüstü bilgisayarlarda gerçek para ile satın alındığında, ücretli oyunlardan elde edilen gelirin %50 ila %70’ini tutabileceğini açıkladı.

Bu oran, Roblox’un platform içinde kullanılan sanal para birimi Robux ile yapılan alışverişlerde geliştiricilere sunduğu %30’luk gelir payının oldukça üzerinde.

Bu adım, Roblox’un daha fazla premium oyun yaratılmasını teşvik edebilir ve yaşça büyük kullanıcıları çekmeye yönelik stratejisine katkı sağlayabilir. Baszucki, bu yeni gelir modelini mobil cihazlar ve oyun konsolları gibi diğer platformlarda da hayata geçirmeyi planladıklarını, ancak iOS ve Android’deki uygulama mağazası ücretlerinin bu süreci zorlaştırabileceğini belirtti.

Roblox, geliştiricilerle para paylaşmanın bir başka yolunu da yeni bir bağlı kuruluş bağlantı programıyla sunuyor. Bu programa kabul edilenler, referans linkleriyle platforma yeni katılan kullanıcıların ilk altı ayda yaptıkları Robux alımlarının %50’sine kadar (100 dolarla sınırlı) kazanabilecekler. Baszucki, bu programın yaratıcıların sosyal medya pazarlamasına daha fazla odaklanmasını kolaylaştıracağını söylüyor.

Duyurular bunlarla sınırlı değil

Roblox’un bu yılki geliştirici konferansında duyurduğu diğer önemli yenilikler arasında “Party” modu yer alıyor. Bu özellik, altı kişiye kadar bir grubun birlikte oyunlar arasında geçiş yaparak iletişim kurmasına olanak tanıyor. Ayrıca, şirket önümüzdeki yılın başında Shopify ile iş birliği yaparak geliştiricilerin platform üzerinden gerçek dünyadaki ürünleri satmalarına da olanak tanıyacak.

Canlı yayın başladı: iPhone 16 serisi tanıtılıyor!

0

Apple, bu akşam düzenleyeceği etkinlikte yeni nesil ürünlerini tanıtmaya hazırlanıyor. Dünyanın dört bir yanındaki teknoloji meraklılarının sabırsızlıkla beklediği bu etkinlikte Apple’ın en yeni cihazları sahne alacak. Biz de Hepsiburada destekleriyle canlı yayında sizlerle birlikteyiz!

iPhone 16 serisi tanıtılıyor! Canlı yayında sizlerleyiz

Yeni tanıtılacak cihazlar arasında iPhone 16 Pro Max, iPhone 16 Pro, iPhone 16 Plus, iPhone 16, AirPods 4, Apple Watch Series 10, Apple Watch SE 3 ve Apple Watch Ultra 3 de olacak. ShiftDelete.Net olarak, bu heyecan dolu etkinliği YouTube kanalımızda canlı olarak takip edeceğiz ve sizleri de bu deneyime ortak olmaya davet ediyoruz!

Canlı yayın boyunca sadece yeni Apple ürünlerini keşfetmekle kalmayacak, aynı zamanda izleyicilerimiz için hazırladığımız sürpriz hediyeleri de kazanabileceksiniz.

Ayrıca, sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip eden okurlarımıza onlarca harika hediye dağıtacağız. Yarın gerçekleşecek olan bu büyük Apple etkinliğinde, en yeni ürünlere dair tüm detayları anında öğrenmek ve bu teknoloji şölenine katılmak için bizi takipte kalın!

Hediyeler, sürprizler ve en yeni Apple teknolojileri ile dolu bir yayına hazır olun!

Ayrıca Hepsiburada’nın Eskiyi Kapında Yenile kampanyasına ulaşmak için burayı tıklayabilirsiniz.

WhatsApp, beklenen yeniliği sonunda getiriyor!

0

Meta, WhatsApp ve Messenger platformlarında üçüncü taraf sohbetlerine entegrasyon sağlayacak yeni bir stratejiyi duyurdu. Avrupa Birliği’nde uygulanacak bu yenilik, kullanıcıların Messenger ve WhatsApp mesajlarını üçüncü taraf sohbetleriyle aynı gelen kutusunda toplamasına ya da ayrı ayrı tutmasına olanak tanıyacak. Bu, kullanıcıların mesajlaşma deneyimini daha esnek hale getirecek.

WhatsApp, diğer uygulamalarla entegrasyon özelliğini sonunda getiriyor!

Yeni özellikler, kullanıcıları desteklenen uygulamalardan gelen sohbetlere bağlanma konusunda bilgilendirecek. Meta, bu entegrasyonun yalnızca temel mesajlaşma özelliklerinin ötesine geçtiğini ve tepkiler, doğrudan yanıtlar, yazma göstergeleri gibi gelişmiş özellikleri içereceğini belirtiyor.

WhatsApp, diğer uygulamalarla entegrasyon özelliğini sonunda getiriyor! İşte konu hakkındaki en önemli ve çarpıcı detaylar…
WhatsApp, diğer uygulamalarla entegrasyon özelliğini sonunda getiriyor!

Ayrıca, şirket gelecek yıl içinde üçüncü taraf sohbetlerinde grup oluşturma özelliğini de etkinleştirmeyi planlıyor ve 2027 yılına kadar üçüncü taraf video ve sesli aramalar için destek sunmayı hedefliyor.

Huawei, ABD yaptırımlarından rekor karla çıktı!

Bu adımlar, Meta’nın Avrupa Birliği’nin Dijital Piyasalar Yasası’na uyum sağlama çabalarının bir parçası olarak görülüyor. AB yasaları gereği Meta, WhatsApp ve Messenger’ı iMessage, Telegram, Google Mesajlar ve Signal gibi diğer uygulamalarla birlikte çalışabilir hale getirmek zorunda. Meta, bu düzenlemelerin sohbet entegrasyonunu nasıl yönlendirdiğini ve platformlar arasında işlevselliği artırmayı amaçladığını vurguluyor.

Ancak, birlikte çalışabilir mesajlaşmanın uygulanması bazı zorluklar da getiriyor. WhatsApp ve Messenger ile entegrasyon yapmak isteyen şirketlerin, mesaj gizliliğini sağlamak için aynı Signal Protokolünü benimsemeleri gerekecek.

Meta, bu sorunu çözmek için üçüncü taraf uygulamaların bu protokolü kullanabilmesi için bir anlaşma sunmayı planlıyor. Bu adım, farklı platformlar arasında kesintisiz iletişimi teşvik ederken kullanıcı gizliliğini korumayı amaçlıyor.

Huawei, yeni yarı iletken teknolojisiyle çığır açabilir!

Huawei, ABD’nin uyguladığı yaptırımlara rağmen teknoloji dünyasında önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Şirket, Shenzhen’de düzenleyeceği sonbahar lansman etkinliğinde, yapay zeka alanında çığır açacak yeni bir yarı iletkeni tanıtabilir. Bu yeni çip, HiSilicon adlı çip tasarım birimi tarafından geliştirildi ve özellikle Çin ve Küresel Güney pazarlarında önemli etkiler yaratması bekleniyor.

Huawei, yeni yarı iletken teknolojisiyle yapay zeka alanında çığır mı açacak?

ABD’nin 2020’de uygulamaya koyduğu yarı iletken kısıtlamaları, Huawei’nin teknoloji pazarındaki yerini önemli ölçüde etkiledi. Ancak, şirket bu engellere rağmen yeni ürünlerle piyasaya geri dönmeyi başardı. Şu anda dikkatler, Huawei’nin yapay zeka teknolojilerinde nasıl bir yenilik getireceğine odaklanmış durumda.

Huawei’nin tanıtması beklenen çip, ABD’li teknoloji devlerinin Çin’e üst düzey çip satışını yapamadığı bir ortamda, özellikle Nvidia gibi firmalarla rekabet edebilir. Bu çipin, Çin ve diğer gelişen pazarlarda Huawei’nin pazar payını artırması ve ABD’nin Çin’in teknoloji alanındaki ilerlemesini engelleme stratejisini sorgulamasına neden olabileceği konuşuluyor.

Xiaomi uçuyor: İşte şirketin 2. çeyrek net geliri!

ABD, Çin gibi rakiplerinin teknolojik erişimini kısıtlamak amacıyla ihracat kontrollerini sıkılaştırdı. Özellikle kuantum hesaplama ve gelişmiş çip üretim ekipmanlarına yönelik bu önlemler, bazı istisnalarla birlikte devam ediyor.

Huawei’nin yeni yarı iletken teknolojisini başarıyla piyasaya sürmesi için bazı engelleri aşması gerekiyor. Şirket, ABD’nin kısıtlamaları ve Çin’in yarı iletken ekosistemindeki gelişmemişlik gibi sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Ancak, Huawei’nin rekabet gücünü artırmak için yeni ürünler sunma baskısı da büyük.

Etkinlikte, Huawei’nin Kirin 9000s serisi akıllı telefon çipleri ve A910 serisi çipleri öne çıkarılacak. Uzmanlar, Huawei’nin A910 serisinin en gelişmiş versiyonu olan A910-C’yi tanıtmasını ve bu çipin Nvidia’nın H100 modeline rakip olabileceğini öngörüyor. Bu gelişme, Huawei’nin Çin pazarındaki rekabet gücünü önemli ölçüde artırabilir.

Huawei’nin bu yeni teknolojik hamlesi, ABD’nin yaptırım politikalarıyla doğrudan ilişkili ve Çin’in teknoloji alanındaki rekabet gücünü nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.

Nvidia, ABD’nin çip ambargolarını nasıl aşıyor?

ABD’nin uzun süredir uyguladığı ambargolara rağmen, Çin’in yapay zeka teknolojilerindeki ilerlemesi devam ediyor ve Nvidia’nın yasaklı hızlandırıcıları Çin’de bol miktarda bulunuyor. ABD yönetimi, Çin’in yapay zeka alanındaki gelişimini engellemeyi amaçlayarak, en yeni Nvidia hızlandırıcılarının Çin’e satışını yasaklamıştı. Bunun yerine, yalnızca daha eski ve düşük performanslı hızlandırıcıların satışına izin verilmişti.

Nvidia, ABD’nin çip ambargolarını aşıyor!

Ancak, Çin bu ambargoların açıklarını bulmuş ve yapay zeka sunucu hizmetlerinde büyük avantaj elde etmiş durumda. Özellikle küçük ölçekli güneş enerjisi şirketleri ve yerel teknoloji firmaları, Nvidia’nın A100 ve H100 gibi hızlandırıcılarını daha düşük maliyetlerle kiralayarak yapay zeka projelerinde kullanabiliyor. Örneğin, Çin’de bir sunucunun saatlik kiralama bedeli 6 dolarken, ABD’de bu rakam 10 dolara kadar çıkabiliyor.

Nvidia, ABD’nin çip ambargolarını aşıyor! İşte çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve çarpıcı detaylar…

Çin’deki bol miktarda Nvidia H100 hızlandırıcısı, Taobao ve Xiaohongshu gibi platformlarda kolayca bulunabiliyor. Bu hızlandırıcıların fiyatları 23,000 ile 30,000 dolar arasında değişiyor. Ayrıca, bazı firmalar ABD’den sunucu kiralayarak bu hizmetleri Çin’deki üniversitelere sunuyor ya da çevre ülkelerdeki firmalar aracılığıyla Nvidia hızlandırıcıları satın alıp Çin’deki firmalara kiralıyor. Bu yöntemler, Çin’in yapay zeka teknolojilerini geliştirmeye devam etmesine olanak tanıyor ve ABD’nin uyguladığı ambargoların etkisini sınırlıyor.

Yapay zeka, veri merkezlerinin karbon salınımını 3’e katlayacak!

Sonuç olarak, Çin’in yapay zeka alanındaki hızlı ilerlemesi, ABD’nin ambargolarını aşmak için çeşitli stratejiler geliştirdiğini ve bu ambargoların etkisinin beklenenden daha az olduğunu gösteriyor.

Binance’ın kurucusuna büyük darbe!

Changpeng “CZ” Zhao, Binance borsasının kurucusu ve uzun süre kripto para dünyasının en güçlü figürlerinden biri olarak biliniyordu. Ancak, ABD’de karşılaştığı hukuki sorunlar, onun kripto imparatorluğundaki yerini sonsuza dek değiştirdi. Zhao, ABD’de kendisine yöneltilen çeşitli suçlamalar karşısında uzlaşma yoluna giderek 4.3 milyar dolar ödemeyi kabul etti. Ayrıca, 4 aylık bir hapis cezasına razı olarak, mahkeme sürecini daha fazla uzatmaktan kaçındı.

Binance’ın kurucusuna büyük tazminat cezası

Bu gelişmelerle birlikte, Zhao’nun Binance üzerindeki etkisi de büyük bir darbe aldı. Zhao, hapis cezası sırasında Binance CEO’luğunu bıraktı ve yerini Richard Teng aldı. O dönemde Zhao’nun hapisten çıktıktan sonra danışmanlık ya da başka bir şekilde Binance’te görev alabileceği konuşuluyordu. Ancak, Binance yönetiminin aldığı yeni bir karar, bu olasılığı tamamen ortadan kaldırdı.

Binance’in mevcut CEO’su Richard Teng, yaptığı açıklamada, Zhao’nun Binance borsasında herhangi bir yönetim veya operasyonel görevde bulunmasının ebediyen yasaklandığını duyurdu. Bu kararın kesin olduğu ve değiştirilmeyeceği belirtildi. Daha önce bu yasağın 3 yıl süreceği öne sürülmüştü, ancak Teng bu iddiaları yalanlayarak yasağın kalıcı olduğunu vurguladı.

YouTube, yeni AI araç seti ile herkes için daha güvenli bir ortam sağlayacak!

Kasım 2023’te gerçekleşen uzlaşma ile CZ, 4 aylık hapis cezasını kabul etmiş ve Binance’teki liderlik pozisyonundan çekilmişti. Ancak bu gelişmelerden önce, Zhao’nun tekrar borsada etkili bir pozisyona dönmesi ihtimali konuşuluyordu. Şimdi ise CZ’nin Binance üzerindeki tüm etkisi resmen sona ermiş durumda. Hapisten çıkacağı tarih olan 29 Eylül 2024’ten sonra Zhao’nun kripto dünyasındaki geleceği belirsizliğini koruyor.