Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 533

Apollo Go, robotaksi faaliyetleri ile Çinli taksicileri korkuttu!

Ülkenin teknoloji devi Baidu’nun Apollo Go robotaksileri, Wuhan gibi şehirlerde giderek daha fazla yayılırken, 7 milyon paylaşımlı yolculuk sürücüsünden biri olan Liu Yi, bu durumun sürücülerin geçim kaynaklarını tehdit ettiğini düşünüyor.

Liu, inşaat sektöründe yaşanan durgunluk nedeniyle bu yıl Wuhan’da yarı zamanlı sürücülüğe başlamış bir işçi. Ancak şimdi, komşularının sürücüsüz taksiler çağırmasını izlerken bir başka kriz öngörüyor. “Herkes aç kalacak.” diyor ve bu yeni teknolojiye karşı endişelerini dile getiriyor.

Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı, konuya dair yorum yapmaktan kaçındı. Ancak ekonomistler ve sektör uzmanları, Çin’deki sürücüsüz taksi teknolojisinin hızla yayılmasının, paylaşımlı yolculuk sürücüleri gibi işçileri yapay zeka kaynaklı iş kaybı tehdidiyle karşı karşıya bırakabileceğini söylüyor.

Çin ve ABD arasında ciddi yaklaşım farkları var

Çin, sürücüsüz taksiler konusunda ABD’den daha agresif bir yaklaşım benimseyerek bu teknolojinin test edilmesi ve uygulanmasına hız kazandırdı. En az 19 Çin şehri, sürücüsüz taksi ve otobüs testleri yürütüyor. Bu testlere, en az beş büyük sektör lideri tarafından yürütülen, sürücüsüz testler de dahil.

Boston Consulting Group’un yönetici direktörü Augustin Wegscheider, Çin’in bu alandaki hızlanmasının altını çiziyor ve ABD’nin bu konuda daha yavaş bir ilerleme kaydettiğini belirtiyor.

Sosyal medyada büyük tepki topladı

Robotaksilerin yayılması, Çin’de popüler olan sosyal medya mecralarında da tartışmalara yol açtı. Temmuz ayında, “Sürücüsüz arabalar taksi şoförlerinin geçimlerini mi çalıyor?” gibi başlıklar, sosyal medya aramalarının en üst sıralarına yerleşti.

Liu Yi gibi Wuhan’daki sürücüler, Apollo Go araçlarına “aptal turp” lakabını takmış durumda. Bu sürücüler, bu araçların trafiği tıkadığını ve sürücülerin işlerini tehdit ettiğini düşünüyor.

Çin’deki bu hızlı teknoloji dönüşümünün uzun vadede ülke için faydalı olabileceği belirtilse de, ekonomistler, eski işlerin yok edilmesiyle yeni işlerin yaratılması arasında bir denge kurulması gerektiğini vurguluyor. Peking Üniversitesi’nden uygulamalı ekonomi doçenti Tang Yao, “En hızlı hızda ilerlememiz gerekmiyor, zaten ön plandayız.” diyor.

Bu durum, özellikle düşük gelirli işçiler için büyük bir tehdit olarak algılanıyor. Sürücüler, bu teknolojinin işlerini ellerinden alacağından ve yeni iş imkanlarının kısıtlı olacağından endişe ediyorlar.

Meta, AI tarafından üretilen müzik için yeni bir anlaşma yaptı!

Meta ve UMG arasındaki bu yeni anlaşmanın en dikkat çekici yönü, iki şirketin de “yetkisiz AI tarafından oluşturulan içeriklerle” ilgilendiğini belirtmesi.

Bu, AI sistemleri tarafından orijinal yaratıcıların izni olmadan taranan şarkıları ifade ediyor. Sanatçılar ve söz yazarları, eserlerinin AI tarafından taklit edilmesi ve AI şirketlerinin modellerini eğitmek için kullanılmaları konusunda giderek daha fazla endişe duyuyorlar.

UMG’nin Dijital Sorumlusu ve Başkan Yardımcısı Michael Nash, yaptığı açıklamada “Sanatçıların ve söz yazarlarının haklarını hem şimdi hem de gelecekte korumaya devam edebilmesi için yetkisiz AI tarafından oluşturulan içerikleri ele almak üzere birlikte çalışmaya devam etmeyi dört gözle bekliyoruz.” dedi.

Bu iş birliği, UMG’nin müzik kataloğunun kısa video uygulaması TikTok‘tan kaldırılmasıyla sonuçlanan anlaşmazlığın ardından geldi. Şubat ayında UMG, platformdaki AI ve çevrimiçi güvenlikle ilgili endişelerini vurgulamıştı. İki şirket, Mayıs ayında bir uzlaşma sağlayarak Billie Eilish ve Taylor Swift gibi sanatçıların müziklerinin TikTok’a geri dönmesini sağladı.

Yeni anlaşma ise, Kayıt Endüstrisi Birliği’nin (RIAA) müzik üretim startup’ları Udio ve Suno’ya karşı açtığı AI ile ilgili davanın hemen ardından geldi. Bu dava, iki şirketin AI modellerini eğitmek için telif hakkı ile korunan müzikleri kullandıklarını iddia ediyor. Bu ayın başlarında, Sudo kamuoyuna telif hakkıyla korunan şarkıları kullandığını itiraf etti, ancak bunun adil kullanım kapsamında yasal olduğunu savundu.

Meta yapay zeka

Meta ise AI müziğine etik bir yaklaşım benimsediğini iddia ediyor ve yalnızca “Meta’ya ait ve özel olarak lisanslanmış müziklerle” eğitilmiş generative AI modelleri (AudioCraft, MusicGen ve Jasco) yayınladığını belirtiyor. Ancak Meta, AudioCraft’ın birinin sesinin deepfake’ini oluşturmak için kötüye kullanılabileceğini de kabul ediyor.

Bu aynı zamanda WhatsApp kullanıcılarının UMG’den lisanslı müzikleri anlık mesajlaşma uygulaması içinde paylaşabilecekleri ilk sefer. Ayrıca, Meta’ya ait sosyal medya uygulaması Threads’i de içeriyor.

Meta ve UMG, ilk kez bir büyük müzik şirketinin Facebook kullanıcılarına müzik kataloğundaki şarkıları içeren videoları yüklemelerine ve paylaşmalarına izin verdiği 2017 yılında ortaklık kurmuştu.

Apple Intelligence ücretli mi olacak?

Apple’ın WWDC etkinliğinde tanıtılan ve üretken yapay zeka özellikleri sunan Apple Intelligence, kısa bir süre önce ücretli bir abonelik planına geçiş yapacağı yönündeki haberlerle gündeme gelmişti. Ancak yeni bilgiler, Apple Intelligence’ın en azından önümüzdeki üç yıl boyunca ücretsiz kalmaya devam edeceğini gösteriyor.

Geçtiğimiz hafta, Apple’ın bazı Apple Intelligence özelliklerini aylık 20 dolar karşılığında ücretlendireceği bilgisi ortaya çıkmıştı. Şirket, bu yapay zeka özelliklerini başlangıçta ücretsiz sunmayı planlasa da, Apple Intelligence’ı zamanla abonelik temelli bir model haline getirmeyi hedefliyor olabilir. Bloomberg’den Mark Gurman’ın raporuna göre, Apple, üretken yapay zeka modelleri için önemli miktarda zaman ve para yatırımı yaptı ve bu yatırımın karşılığını almak istiyor. Ancak Gurman, Apple’ın en az üç yıl boyunca Apple Intelligence’ı ücretsiz olarak sunmaya devam edeceğinibelirtiyor. Bu durum, Apple Intelligence’ın ücretli hale gelmesinin 2027’yi bulabileceği anlamına geliyor.

Apple’ın yeni Siri deneyimi ve ChatGPT entegrasyonu, üst düzey özellikler olarak öne çıkıyor ve şirket bu özellikleri resmi olarak kullanıma sunmadan önce olgunlaştırmayı hedefliyor. Şirketin ilerleyen dönemlerde ekleyeceği üst düzey özellikler için ücret talep edeceği belirtiliyor. Böylece, hem gelir elde edilmiş olacak hem de bazı deneyimler ücretsiz olarak sunulmaya devam edecek. Ancak, Apple’ın ücretlendirilmeye değer bir özellik geliştirmesinin zaman alacağı vurgulanıyor.

Vodafone 5.5G ile Türkiye’ye yeni nesil interneti getiriyor

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, yaptığı açıklamalarla Türkiye’de 5G teknolojisinin geleceği hakkında önemli bilgiler verdi. Şirketin 5G’ye geçiş için tüm hazırlıklarını tamamladığını belirten Aksoy, hatta bir adım öteye giderek 5.5G teknolojisini sunmaya hazır olduklarını duyurdu.

5.5G ile neler olacak?

5.5G, 5G teknolojisinin gelişmiş bir versiyonu olarak daha yüksek hızlar, daha düşük gecikme süresi ve daha geniş kapsama alanı sunacak. Bu sayede kullanıcılar, daha akıcı video izleme, daha hızlı veri indirme ve daha stabil oyun deneyimi gibi birçok avantajdan yararlanabilecek. Aksoy, yılın ikinci yarısında 5G ile ilgili düzenlemelerin yapılacağını ve frekans tahsislerinin gerçekleştirileceğini belirtti. Bu durum, 5G teknolojisinin Türkiye’de yaygınlaşması için önemli bir adım olacak.

Vodafone CEO’su, 5G frekansı tahsisine kadar 700 MHz frekansının kullanıma açılmasının, mobil internet hızında ve kapasitesinde önemli artış sağlayacağını ifade etti. Bu sayede kullanıcılar, 5G’nin tam olarak yaygınlaşmadan önce bile daha hızlı bir internet deneyimi yaşayabilecek.

Ortak fiber altyapı çağrısı

Aksoy, sektörde adil rekabetin sağlanması için ortak bir fiber altyapı şirketinin kurulması gerektiğini vurguladı. Bu sayede tüm internet servis sağlayıcıları, tek bir altyapı üzerinden hizmet verebilecek ve yatırımların daha verimli kullanılması sağlanabilecek.

Vodafone, Türkiye’de 5G teknolojisinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için önemli yatırımlar yapıyor. Şirketin 5.5G teknolojisiyle Türkiye’ye yeni nesil internet deneyimini getirmesi bekleniyor.

Vodafone’un 5G ve 5.5G teknolojilerine yaptığı yatırımlar, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynayacak. Bu sayede ülkemiz, dünya genelinde teknolojik gelişmelerde daha etkin bir konuma gelecek.

Başarılı bir e-ticaret sitesi için ipuçları

0

WordPress gibi açık kaynaklı platformlardan Shopify veya Squarespace gibi başlangıç ​​seviyesindekilere uygun hepsi bir arada web sitesi oluşturucularına kadar seçebileceğiniz birçok farklı içerik yönetim sistemi var. Sizin ve çevrimiçi mağazanız için hangisinin doğru olduğu bütçenize, deneyiminize ve e-ticaret ihtiyaçlarınıza bağlı olacak.

E-ticaret başarı kriterleri

  • Shopify: Dropshipping işi kurmak için ideal bir e-ticaret çözümü.
  • Squarespace: Daha önce web tasarımı deneyimi olmayanlara da hitap ediyor. Kolayca profesyonel bir web sitesi kurmak isteyen yeni başlayanlar için en iyi web sitesi oluşturucularından biri.
  • Square Online: Şahsen ve çevrimiçi satış yapmak isteyen mevcut perakendeciler için en iyisi.
  • Wix: Kullanımı kolay hepsi bir arada web sitesi oluşturucu.

Bir E-ticaret teması veya şablonu seçin

İlk olarak web siteniz için bir tema düşünmeniz gerekir. Temalar, web sitenize tutarlı bir görünüm ve his veren hazır şablonlardır. Tüm abonelik platformlarında seçebileceğiniz tonlarca şablon bulunuyor. Bu nedenle e-ticaret web sitenizi WordPress, Shopify, Wix veya başka bir şeyle oluşturuyor olun, aralarından seçim yapabileceğiniz önceden oluşturulmuş şablonlarınız ve temalarınız olacaktır.

Ücretsiz şablonların genellikle çoğu platformda mevcut olduğunu unutmayın. Ancak bazıları ücretli (veya premium) şablonlar da sunar. Örneğin, hem WordPress hem de Shopify, yaklaşık 30 dolardan 200 doların üzerine kadar değişen fiyatlarla premium temalar sunar. Avantajı, çoğunun daha benzersiz tasarımlar sunması. Belirli görünüm isteyen işletmelerin seçtikleri temayı özelleştirmek için harcadıkları zaman miktarını azaltmalarına yardımcı olabilir.

Ürün Listeleri Oluşturun

Hiçbir çevrimiçi mağaza ürün listeleriyle tamamlanmamıştır. Bu nedenle web sitenizi oluşturduktan sonraki adım, tüm bireysel ürün listelerinizi içeren ürün kataloğunuzu oluşturmaktır. Bu süreçte, listelerinizi gelecekteki site ziyaretçilerinizin kolayca bulabileceği ve sizin yönetebileceğiniz şekilde düzenlediğinizden emin olun. E-ticaret başarı kriteleri için buradaki maddeler olmazsa olmazlar arasında yer alıyor.

E-ticaret trendleri 2024: Nelere dikkat etmeli?

0

Mobil ticaret hacminin 2025 yılına kadar 710,4 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu, daha önce hiç olmadığı kadar çok alışverişçinin e-ticaret alışverişlerini mobil cihazdan yapacağı anlamına geliyor.

Sonuç olarak, web sitenizin mobil satın alma sürecine dikkat etmek, mükemmel bir müşteri deneyimi garantilemek ve bu süreçte alışveriş sepeti terk edilmesini azaltmak için kritik öneme sahiptir. Mobil ticaretin en önemli istatistiklerini, trendlerini ve en iyi uygulamalarını öğrenmek için okumaya devam edin, böylece satışlarınızı artırmaya ve işinizi büyütmeye devam edebilirsiniz.

Mobil e-ticaret veya m-ticaret olarak bilinen mobil ticaret, mobil cihaz aracılığıyla çevrimiçi işlemi tamamlama süreci. M-ticaret, e-ticaretin bir yönüdür ve rekabette geride kalmadığınızdan emin olmak için bir öncelik olmalıdır.

Akıllı telefon veya tablet aracılığıyla yapılan her türlü çevrimiçi işlem, bir mobil ticaret biçimi olarak kabul edilir. En popüler mobil ticaret türü, bir mobil cihazda satın alma yapmaktır, ancak terim bunun ötesine de uzanır. Bugün var olan mobil ticaretin yedi örneği şu şekilde:

  • Satın alma
  • Sosyal ticaret
  • Mobil bankacılık
  • Mobil ödemeler/işlemler
  • Mobil bilet
  • Uygulama içi satın alma
  • Pazar yeri uygulamaları

E-ticaret trendleri 2024

Kolaylık en önemli trend

Ortalama bir Amerikalı her gün cep telefonunda yaklaşık dört saat 25 dakika geçiriyor ve 144 kez kontrol ediyor. Amerikalıların yaklaşık yüzde 57’si kendilerini “cep telefonu bağımlısı” olarak görüyor. Sonuç olarak, ruh halinize uygun bir şey geldiğinde hemen bir uygulama veya mobil siteye girip satın alma işlemi yapabilmek oldukça kullanışlı.

Anında tatmin

Anında tatminin neden bu kadar yaygın olduğunu merak ediyorsanız, e-ticaret devi Amazon’dan başkasına bakmayın. “Amazon etkisi”, şirketin yarattığı sorunsuz alışveriş deneyimini çevreleyen bir olgudur. Ücretsiz iki günlük kargo artık bir düğmeye tıklamayla mümkün.

Her küçük işletme Amazon’un kargo ücretleriyle rekabet edemeyecek. Ancak gezinmesi kolay bir mobil alışveriş deneyimi, müşterilerin istedikleri bir şeyi hızlı ve kolay bir şekilde sipariş edebildiğini hissetmelerine yardımcı olacak.

İleri müşteri deneyimi

Müşterilerinizle bulundukları yerde, yani cihazlarında buluşmak, onlara daha iyi bir deneyim sağlıyor. Ayrıca daha yüksek müşteri sadakatine yol açıyor. Çünkü alışveriş alışkanlıklarını işletmenize göre ayarlamak zorunda kalmıyor.

Xiaomi HyperOS 2.0 ile gizlilik ve performans artıyor!

XiaomiAndroid 15‘in çıkışıyla birlikte yeni HyperOS 2.0 güncellemesini kullanıcılara sunmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz yıl tanıtılan HyperOS, minimalistik bir deneyim ve Xiaomi ekosisteminde derin bağlantı sağlama amacı taşıyordu. Şimdi ise Xiaomi, bu işletim sistemini daha da ileri taşıyarak, kullanıcılarına yeniliklerle dolu bir deneyim sunmayı hedefliyor.

HyperOS 2.0 ile gelen yeniliklerden biri, gizli kamera tarama özelliği. Bu özellikle birlikte cihaz, yakınlardaki kameraları WLAN sinyalleri aracılığıyla tespit edebilecek. Eğer bu özellik gerçeğe dönüşürse, Xiaomi kullanıcıları için gizliliği önemli ölçüde artıran bir adım olabilir.

Diğer bir yenilik ise, sanal RAM desteğiHyperOS 2.0, kullanıcılara 16 GB’a kadar sanal RAM genişletme imkanı sunacak. Bu da daha fazla uygulamanın aynı anda aktif olmasını sağlayacak. Ancak bu özellik, yalnızca üst düzey ve belirli orta sınıf modellerde kullanılabilecek.

Tasarım ve kullanıcı deneyimi geliştirmeleri

HyperOS 2.0 ile Ayarlar ana sayfası yeniden tasarlandı. Kart benzeri bir yapıya sahip olan bu yeni tasarım, estetik açıdan daha modern bir görünüm sunuyor ve kullanıcılara daha akıcı bir gezinme deneyimi vadediyor.

Bunun yanı sıra, ses düğmelerine basıldığında ekranda belirecek dalgalanma efekti de HyperOS 2.0’a eklenmiş durumda. Bu küçük ama etkili görsel değişiklik, kullanıcı deneyimini iyileştirme yönünde atılmış bir adım olarak dikkat çekiyor.

Son olarak, kilit ekranı düzenleyicisini kapatma özelliği de HyperOS 2.0 ile birlikte geliyor. Bu özellik sayesinde, kullanıcılar kilit ekranındaki boş bir alana uzun süre bastıklarında ortaya çıkan düzenleyiciyi devre dışı bırakabilecek. Bu, sıkça yanlışlıkla etkinleştirilen düzenleyici nedeniyle oluşan rahatsızlıkları ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Çıkış tarihi

HyperOS 2.0’ın resmi çıkış tarihi henüz açıklanmadı. Ancak, önceki yılın aynı dönemine paralel olarak, bu yıl da Ekimayında tanıtılması bekleniyor. Android 15’in kararlı sürümünün de aynı dönemde piyasaya sürüleceği düşünülüyor. Xiaomi kullanıcıları için heyecan verici güncellemeler yolda, ancak cihazınızın bu güncellemeleri alıp almayacağını öğrenmek için resmi açıklamayı beklemek gerekebilir.

Türkiye’deki fintech startup’ları: Sektörün geleceği

0

Türkiye’deki FinTech sektörü son yıllarda dinamik ve gelişen bir yapı sergiliyor. Tüketicilerin açık bankacılık, dijital varlıklar (kripto para birimleri dahil) ve finansal sağlayıcılarından anında ödeme alma gibi son teknoloji yeniliklere olan ilgisi artıyor.

Bu dinamik ortam, çok sayıda yeni ödeme seçeneğiyle bir araya gelerek, sektördeki pek çok oyuncuyu ödeme sistemlerinin esnekliğini artırmanın yollarını araştırmaya yöneltti ve böylece değişen pazar taleplerine hızla uyum sağlayabildiler.

Statista’nın bir raporuna göre, 2022 yılında ülkede yapılan dijital ödeme işlemlerinin toplam değeri yaklaşık 63,5 milyar dolara ulaştı. Ayrıca 2027 yılına kadar yaklaşık 137 milyar dolara çıkacağını tahmin ediyoruz. Pazardaki ilerleme göz önüne alındığında, nakitsiz bir Türk toplumuna giden yol yakın gelecekte belirginleşecek.

Aşağıda Türkiye’de ödeme ekosistemini canlandıran 4 FinTech yer alıyor:

Türki fintech şirketleri

Hepsipay

Hepsipay, bir finansal teknoloji ve dijital ödeme şirketidir. Tüketicilere ve işletmelere erişilebilir, güvenilir, güvenli çevrimiçi ödeme hizmetleri sağlar. Hepsipay, tüccarlara ödemelerin ötesinde işlerini ölçeklendirmeleri için katma değerli hizmetler sunar. Platform ve uzman ekibi, tüketicilere kolay ve güvenli çevrimiçi ödeme sağlıyor. Bununla birlikte ödemeleri kolaylaştırmaya ve işi basitleştirmeye yardımcı olabiliyor.

iyzico

iyzico, e-ticaret dünyasında çeşitli büyüklükteki işletmelere çevrimiçi ödeme hizmetleri ve yapay zeka tabanlı ödeme teknolojileri sağlamak amacıyla 2013 yılında kuruldu. Karmaşık ödeme süreçlerini kolay ve güvenli platformuyla basitleştirerek iyzico, binlerce işletmenin dijitalleşmesini destekleyerek önemli bir başarıya ulaştı. 2019 yılında küresel ödeme sistemleri devi PayU tarafından satın alındı.

PayCore

PayCore, bankacılık, telekomünikasyon ve ödeme sektörlerine odaklanıyor. Bunun için eksiksiz ödeme ve işleme çözümleri sunan bir FinTech şirketi. İşleme hizmetleri yelpazesi, ihraç etme, edinme, ödeme ağ geçidi, dijital ödeme kabulü, dijital kartları kapsıyor.

Papara

Papara, bireyler ve işletmeler için finansal deneyimleri basitleştirmeye adayan Türkiye’deki bir FinTech şirketi. Papara’nın kullanıcı merkezli yaklaşımı, onu Türkiye dijital ödemeler alanında güvenilir bir isim haline getirir. Böylelikle şirket, mobil cüzdan, ön ödemeli kart gibi bir dizi finansal hizmet sağlıyor. Türki fintech şirketleri arasında Papara son yıllarda önemli bir atak gösteriyor.

Startup ekosisteminde Türkiye’nin yükselişi

Sektör gözlemcisi startups.watch’un istatistiklerine göre 2023’te 325 yatırım turunda toplam 722 milyon dolarlık yatırım gördü.

Kripto para yatırımları ve dönüştürülebilir borçlar hesaba katıldığında, toplam rakam 889 milyon dolara çıkıyor. Bu, girişim sermayesindeki küresel düşüş göz önüne alındığında kayda değer bir başarı. Startups.watch verilerine göre, işlem sayısı bir yıl öncesine göre yüzde 7 düşüş gösterdi. Toplam tutar bir önceki yıla göre yüzde 47 düştü. Yine de düşüşün sınırlı kalması girişimcilik topluluğu içinde olumlu diyebiliriz.

Türkiye startup ekosistemi 2023 trendi

Veriler, paydaşları ekosistemin mevcut durumu ve gelecekteki beklentileri için yapılan İstanbul’daki Türkiye Girişim Ekosistemi 2024 etkinliği sırasında ortaya çıktı. Küresel olarak, girişim sermayesi yatırımları beş yıllık bir düşüşe geçti. Birleşme ve satın almalar son on yılın en düşük noktasına ulaştı.

Ancak Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde Suudi Arabistan, bir önceki yıla kıyasla yatırımda yüzde 90’lık bir artışla bu eğilime karşı çıktı. Bu eğilim, krallığın girişimcilerle ilgili son zamanlarda aldığı olumlu kararlara bağlandı. Teknoloji odaklı yatırımlardaki artış ve teknoloji şehirlerinin ortaya çıkışı özellikle etkili oldu. Ancak genel küresel yatırım sayıları düşmeye devam ediyor. Dünya çapındaki yüksek faiz oranları ve enflasyonist baskılar yatırımcı güvenini etkiledi. Böylelikle girişimci ekosistemler içindeki karar alma süreçlerini etkiledi.

Teknoloji odaklı yatırımlardaki artış ve teknoloji şehirlerinin ortaya çıkışı özellikle etkili olmuştur, ancak genel küresel yatırım sayıları düşmeye devam etmektedir. Dünya çapındaki yüksek faiz oranları ve enflasyonist baskılar yatırımcı güvenini etkileyerek girişimci ekosistemler içindeki karar alma süreçlerini etkilemiştir.

Türkiye’de 2023’teki 325 yatırım turunun 70’i, girişimcilik ortamında cinsiyet çeşitliliğine olan bağlılığı yansıtan kadın girişimcilerin liderliğindeki girişimlere yönlendirilmiştir. Teknoloji şehirlerinin önemi özellikle etkili olmuştur, ancak genel küresel yatırım sayıları düşmeye devam etmektedir. Dünya çapındaki yüksek faiz oranları ve enflasyonist baskılar yatırımcı güvenini etkiledi. Girişimci ekosistemler içindeki karar alma süreçlerini de etkiledi. 2024 yılında Türkiye startup ekosistemi nasıl bir performans gösterecek hep birlikte göreceğiz.

Uzay turizmi gerçek oluyor: İlk yolcular kim olacak?

0

Uzay turizmi eskiden bilimkurguya özgü bir şeydi. Ancak, Relevance’tan Joanna Lewis’e göre, uzaya seyahat etmek daha da gerçek oluyor. Tabi eğer fiyat etiketini karşılayabiliyorsanız.

Uzay seyahati, dünyanın en zengin gezginlerine Dünya’daki yaşamı tamamen yeni bir perspektiften görme şansı veriyor. Ultra yüksek net gelirli bireyler (UHNWI) için yeni bir sınır. Uzaya yapılan ticari uçuşlar daha rutin hale geliyor. Uzay seyahati yarışına Virgin Galactic, SpaceX, Blue Origin ve Space Adventures liderlik ediyor. Ancak uzay turizmi, uzay seyahati şirketlerinin pazarlama çabalarını UHNWI’lere ve milyarderlere odaklamasıyla dünyanın en zengin bireylerinin rezervi olmaya devam ediyor.

Uzay seyahati ve uzay turizmi

UBS’nin araştırmasına göre, uzay turizmi pazarı 2030 yılına kadar 3 milyar dolar değerine ulaşacak. Wealth-X’e göre, 2022’de küresel UHNW nüfusunun 395.070 olması bekleniyor. Böylelikle toplam servetin 45.430 milyar dolar olması göz önüne alındığında bu şaşırtıcı değil. Toplam milyarder nüfusu 3.194 kişidir ve toplam servet 11.107 milyar dolar.

Uzay turizmi, UHNWI’ların tatil yaptığı yerlere heyecan verici bir boyut katmakla kalmayacak. Aynı zamanda başarılı uzay seyahati şirketleri için de kazançlı bir pazar oluşturacak.

Yörüngesel, yörünge altı ve ay uzay seyahati dahil olmak üzere birkaç farklı uzay seyahati türü var. Şu anda uzay seyahati öncelikle yörünge ve yörünge altı üzerine odaklandı. Yörünge altı uzay turizmi, uzay aracının uzaya ulaştığı ancak yerçekimi sınırını aşmadığı zamandır. Uzay seyahati şu anda yörünge altı uzay uçuşları tarafından domine ediliyor ve uzay seyahati şirketleri Virgin Galactic ve Blue Origin bu pazara hakim. Yörünge altı uçuşlar genellikle yaklaşık 62 mil yüksekliğe ulaşır ve yolculara uzayda sadece birkaç dakika ve mikro yerçekimini deneyimleme şansı veriyor.

Yörünge uzay turizmi, uzay aracının yörüngeye ulaştığı ve yolcuların Dünya yörüngesinde bir haftaya kadar zaman geçirebildiği zamandır. SpaceX ve Space Adventures şu anda yörünge uzay seyahati sunan tek şirketler. Uzay turizmini kitlelere ulaştırma yarışının ön saflarında yer alan Virgin Galactic, Blue Origin ve SpaceX. Virgin Galactic, 2004 yılında İngiliz girişimci ve milyarder Richard Branson tarafından kuruldu. İlk ticari uzay uçuşunu yalnızca araştırma amaçlı olarak Haziran 2023’te başlattı. İtalyan Hava Kuvvetleri ve Ulusal Araştırma Konseyi’nden üç yolcu taşıdı.

Bulut bilişimin avantajları ve dezavantajları

0

Bulut bilişim, sunucular, veri depolama ve diğerleri gibi hesaplama cihazlarının ve kaynaklarının İnternet üzerinden talep üzerine teslim edilmesidir. Fiziksel veri merkezleri ve sunucuları satın alma, sahip olma ve sürdürme ihtiyacını ortadan kaldırarak gerekli ihtiyaçlara etkili bir çözüm sunar. Ödeme yaptıkça veya abonelik tabanlı fiyatlandırma planıyla bir bulut sağlayıcısından ihtiyaç duyduğunuzda teknoloji hizmetlerine erişebilirsiniz. Bulut bilişimin esnekliği ve ölçeklenebilirliği, onu her boyuttaki ve sektördeki işletmeler için ideal bir çözüm haline getirir.

Bulut bilişim için iyi ve kötü yönler

Piyasada birkaç büyük bulut sağlayıcısı mevcuttur. Bunlar arasında Amazon Web Services (AWS), Google Cloud Platform (GCP) ve Microsoft Azure en önemlileri. Bu bulut sağlayıcıları, işletmelerin ve bireylerin verileri güvenli ve ölçeklenebilir bir şekilde depolamasına, işlemesine ve analiz etmesine yardımcı olmak için çok çeşitli hizmetler ve araçlar sunar. Her platformun, onları farklı kullanım durumları ve sektörler için uygun hale getiren özellikleri var.

Ayrıca, kullanıcının ihtiyaçlarına bağlı olarak farklı bulut bilişim hizmetleri türleri de vardır. Bunlardan bazıları Yazılım-hizmet-olarak veya SaaS, Altyapı-hizmet-olarak veya IaaS, Platform-hizmet-olarak veya PaaS diyebiliriz. Her bulut bilişim türü, gereksinimleriniz için doğru hizmet setini seçebilmenizi sağlıyor. Farklı düzeylerde kontrol, esneklik ve yönetim sağlıyor.

Kullanılamayacak veri ambarları, sunucular veya veritabanları oluşturmayı mümkün hale getiriyor. Finansal kaynak ayırmak yerine, daha uygun maliyetli bir yaklaşım seçebiliriz.

Ödedikçe kullan modeliyle, yalnızca kullandığınız bilgi işlem kaynakları için ödeme yaparsınız. Böylelikle daha fazla esneklik ve ölçeklenebilirlik sağlar. Bu şekilde, gereksiz harcamalardan kaçınabiliyor. İhtiyaç duymayabileceğiniz donanım ve yazılımlara aşırı yatırım yapma riski olmadan altyapınızı özel ihtiyaçlarınızı karşılayacak şekilde optimize edebilirsiniz.

Bulut bilişim hizmetleri ile işletmeler operasyonlarına ve altyapılarına daha iyi bir yaklaşım elde edebiliyor. Bu, en yoğun aktivite seviyelerine uyum sağlamalarını mümkün hale getiriyor. Bunun için önceden aşırı kaynak sağlama ihtiyacından kaçınabiliyor.

Sosyal medya ile e-ticaret satışlarını artırma yolları

0

Sosyal medya ilk ortaya çıktığında, insanların birbirleriyle bağlantı kurması için tasarlanmıştı. Ancak platformlar geliştikçe ve kullanıcı tabanları büyüdükçe, işletmeler müşterilerine yenilikçi yollarla ulaşma fırsatı gördüler. Günümüzde, yeni bir işletmenin sosyal medyada varlığı olmadan faaliyete geçmesi düşünülemez görünüyor.

Bu yeni fırsatlardan biri sosyal ticaret veya sosyal medyada ürün tanıtımı ve satışı yapma yeteneğidir. Her gün milyonlarca insanın sosyal medya uygulamalarına giriş yapmasıyla, işletmeyi büyütmek için ideal çıkış noktası sağlıyor.

Bu yazıda, sosyal medya e-ticaretinin ne olduğuna değineceğiz. Bu e-ticaret kanalını kullanmanın faydalarını vurgulayacağız.

Sosyal medya pazarlama faydaları

Yalnızca çevrimiçi şekilde var olan doğrudan tüketiciye (DTC) yönelik markalar ve çevrimiçi öncelikli bir varlığa geçen perakendeciler için, web sitenizde satışları artırmak için cephaneliğinizdeki tüm araçlara ihtiyacınız var. Yaya trafiğine güvenemezsiniz, bu nedenle sosyal medya bu taktiğin yerini alır.

Sosyal medya e-ticareti yeni müşteriler kazandırıyor. Size hazır çevrimiçi platform sunuyor. Ancak tek faydaları bunlar değil.

Dünya çapında yaklaşık 5 milyar sosyal medya kullanıcısı var. Bu 5 milyarın her biri hedef müşteriniz değil. Ancak sosyal medya, işletmenizi keşfedecek kişilere muazzam bir fırsat sunuyor. Sosyal profillerinize gönderi yaptığınızda, kullanıcılara markanızı bulma, hesaplarınızı takip etme imkanı sağlıyor. Böylelikle potansiyel şekilde ürünlerinizi tanıdıkları diğer kişilerle paylaşma şansı veriyorsunuz.

Hem organik hem de ücretli sosyal medya araçlarıyla, sattığınız şeyle en çok ilgilenen kişilere ulaşmak ve onlarla etkileşim kurmak için doğrudan hedef kitleniz için içerik oluşturabilirsiniz. Yorum, mesaj, beğeni veya paylaşım gibi hedef kitlenizden bir tür yanıt alan sosyal medya gönderileri oluşturun. Hedef müşterileriniz arasında sohbetleri kolaylaştırmak için her zaman yorumlarla etkileşim kurun.

Son olarak, web sitenize trafik çekin ve daha da iyisi, satışları artırın. Ürünlerinizi tanıtın. Nasıl kullanılabileceğini ve hangi sorunları çözdüklerini gösterin. Hedef kitlenizin ürününüzü satın almak istemesini sağlayın ve sonra bunu yapmalarını kolaylaştırın. Sosyal medya pazarlama konusunda birçok farklı yöntem mevcut. Hepsinin en kritik noktası, müşteri etkileşimi diyebiliriz.

2024’ün İlk Yarısında En Çok Satan Otomobil Modelleri Açıklandı

Avrupa otomotiv pazarında beklenmedik bir sürpriz yaşandı! 2024 yılının ilk yarısında en çok tercih edilen otomobil, uygun fiyatıyla bilinen Dacia Sandero oldu. Geçtiğimiz yılın şampiyonu Tesla Model Y ise bu kez sekizinci sırayageriledi.

Dacia Sandero143.596 adetlik satış rakamıyla zirveyi kimseye bırakmadı. Özellikle Avrupa’da bütçe dostu seçenek arayan tüketicilerin ilk tercihi haline gelen Sandero, 11.500 Euro’dan başlayan fiyatıyla cazip bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Elektrikli araçlara talep azaldı

En Çok Satan Otomobil Modelleri Geçtiğimiz yıl elektrikli araçlara olan yoğun ilgi, 2024’ün ilk yarısında yerini daha geleneksel modellere bıraktı. Tesla Model Y, 101.181 adetlik satışla en çok satan elektrikli otomobil olmasına rağmen genel sıralamada sekizinci sıraya geriledi. Bu durum, otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümü bir kez daha gözler önüne serdi.

Volkswagen ve Renault da popüler

Sıralamada ikinci sırada Volkswagen Golf yer alırken, onu Renault Clio takip etti. Volkswagen T-Roc ise Avrupa’nın en çok satan SUV’si olarak dördüncü sırada kendine yer buldu.

Avrupa’da En Çok Satan Otomobil Modelleri (Ocak-Haziran 2024)

SıraModelSatış Adedi
1Dacia Sandero143.596
2Volkswagen Golf126.993
3Renault Clio114.623
4Volkswagen T-Roc111.381
5Peugeot 208107.097
6Skoda Octavia102.945
7Citroen C3102.304
8Tesla Model Y101.181
9Toyota Yaris Cross99.694
10Toyota Yaris93.576

Dacia Sandero’nun başarısı, otomotiv sektöründe uygun fiyatlı ve pratik araçlara olan talebin hala yüksek olduğunu gösteriyor. Tesla Model Y’nin gerilemesi ise elektrikli araçların yanı sıra hibrit ve benzinli modellere olan ilginin de devam ettiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde otomotiv pazarında hangi gelişmelerin yaşanacağı merakla bekleniyor.

iPhone 16 serisi 5 büyük yenilik ile gelecek!

0

İsabetli tahminleriyle tanınan Bloomberg’den Mark Gurmanın Power On bülteninde yer alan son bilgilere göre, Apple bu yeni nesil için iPhone modelleri için mütevazı bir yükseltme planlıyor. Ancak bazı dikkat çekici değişiklikler de bekleniyor. İşte beklenen tüm değişiklikler…

1. Apple Intelligence

iPhone 16 serisinin en büyük satış noktası, tüm modellerde Apple’ın kendi cihazında çalışabilen generative AI teknolojisi olan Apple Intelligence’ın yer alacak olması. WWDC 2024’te tanıtılan bu özellik; Microsoft Copilot’a benzer şekilde takvim, Mail ve diğer Apple cihazlarındaki verileri kullanarak metin oluşturma, fotoğraf arka planındaki rahatsız edici nesneleri temizleme gibi görevleri yerine getirebiliyor.

Tüm iPhone 16 modelleri, Apple Intelligence ile çalışacak ve bu özellik iPhone 15 Pro versiyonlarında da mevcut olacak. Apple Intelligence’ın sorunsuz çalışabilmesi için tüm modeller, A18 çipi ve 8 GB RAM ile güncellenecek.

2. Eylem Düğmesi

iPhone 15 Pro ile tanıtılan eylem düğmesi, yeni iPhone serisinin tüm modellerinde yer alacak. Telefonun sol tarafında bulunan bu düğme, kısa basıldığında zil durumunu kontrol ederken (açık veya sessizde), uzun basıldığında çeşitli işlevler için programlanabiliyor.

iOS 18’in daha özelleştirilebilir bir Denetim Merkezi ve değiştirilebilir Kilit Ekranı seçenekleri sunacağı düşünüldüğünde, Eylem Düğmesi’nin bu tür kısayollar için kullanışlılığı azalabilir.

3. Kamera Kontrol Düğmesi

Yeni nesil üst düzey iPhone’lar, telefonun sağ tarafında yer alan ve haptic feedback kullanan yeni bir kamera kontrol düğmesi ile gelecek. Bu düğmeye kısa basıldığında otomatik odaklama fonksiyonu devreye girerken, uzun basıldığında fotoğraf çekilir ve düğme boyunca kaydırma hareketi ile odaklama yapılır. Bu özellik, hem fotoğraf çekiminde hem de video kaydında kullanılabilir olacak.

4. Genişletilmiş Ekran Boyutları

Apple, iPhone 16 Pro modelleri için ekran boyutlarını artırmayı planlıyor. iPhone 16 Pro, 6.1 inçten 6.3 inçe, iPhone 16 Pro Max ise 6.7 inçten 6.9 inçe çıkacak.

5. Renk Seçenekleri

Yeni nesil iPhone’lar için renk seçeneklerinin de yenilenmesi bekleniyor. iPhone 16 Pro ve iPhone 16 Pro Max için siyah, beyaz ve gri renklerin yanında dördüncü bir renk seçeneği de sunulacak. Bu dördüncü rengin ise tartışmalı olduğu belirtiliyor. Bazı sızıntılar, mavi rengin yerini rose gold’a bırakacağını söylerken, diğerleri ise cement gray ve desert yellow karışımı bir renk seçeneği öne sürüyor.

Bu bilgiler henüz resmi olarak doğrulanmamış olsa da, gelecek ay Apple’dan resmi bir açıklama bekleniyor.

Açık bankacılık nedir ve nasıl çalışır?

0

Açık bankacılık, “açık banka verileri” olarak da biliniyor. Açık bankacılık, üçüncü taraf finansal hizmet sağlayıcılarına, API’ler kullanılarak bankalar ve banka dışı finansal kuruluşlardan tüketici bankacılığı, işlem ve diğer finansal verilere açık erişim sağlayan bir uygulamadır. Bu sistem, hesaplar ve verilerin kurumlar arasında tüketiciler, finansal kuruluşlar ve üçüncü taraf hizmet sağlayıcılar tarafından kullanılmak üzere ağ oluşturmasına olanak tanıyor. Bu sistem, finans sektörünü yeniden şekillendirmeye hazır büyük bir inovasyon kaynağı haline geliyor.

Açık bankacılık ve inovasyon

Açık bankacılık kapsamında, bankalar müşterilerin kişisel ve finansal verilerine erişim ve kontrol yetkisini genellikle teknoloji girişimleri ve çevrimiçi finansal hizmet sağlayıcıları olan üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarına verir. Müşterilerin normalde bankanın bu tür bir erişime izin vermesi için bir tür onay vermesi gerekir, örneğin çevrimiçi bir uygulamada hizmet şartları ekranında bir kutucuğu işaretlemek gibi. Üçüncü taraf sağlayıcı API’leri daha sonra müşterinin verilerini (ve müşterinin finansal muhatapları hakkındaki verileri) kullanabiliyor. Kullanımlar arasında müşterinin hesaplarını ve işlem geçmişini çeşitli finansal hizmet seçenekleri yer alıyor. Pazarlama profilleri oluşturabilirsiniz veya katılımcı finansal kurumlar ve müşteriler arasında veri toplayabilirsiniz. Bununla birlikte müşteri adına yeni işlemler ve hesap değişiklikleri yer alabiliyor.

Bu, bankacılık sektöründe inovasyonun itici gücüdür. Açık bankacılık müşterilerin, finansal verilerini diğer finansal kuruluşlarla güvenli şekilde paylaşmalarını sağlayacak. Örneğin, API’leri bazen zahmetli olan bankanın çek hesabı hizmetinden başka bankanınkine geçiş sürecini kolaylaştıracak. API ayrıca tüketicilerin işlem verilerine bakacak. Böylelikle onlar için finansal ürünleri ve hizmetleri belirleyecek. Örneğin mevcut tasarruf hesabından daha yüksek faiz oranı kazandıracak yeni tasarruf hesabı önerebilecek.

Ağ bağlantılı hesapların kullanımıyla, açık bankacılık, daha karlı kredi koşulları sağlıyor. Bunun için borç verenlerin tüketicinin finansal durumu hakkında daha doğru resim elde etmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, tüketicilerin borca ​​girmeden kendi finansları hakkında daha doğru resim elde etmelerine yardımcı oluyor. Ev satın almak isteyen müşteriler için açık bankacılık uygulaması bazı avantajlara sahip. Örneğin, müşterilerin hesaplarındaki tüm bilgilere dayanarak neyi karşılayabileceklerini otomatik hesaplayabiliyor. Belki de şu anda ipotek kredisi yönergelerinin sağladığından daha güvenli bir resim sağlayabiliyor.

Nova Launcher’ın sonu mu yaklaşıyor? 

Android’in en sevilen başlatıcılarından Nova Launcher, şu anda büyük bir darboğazla karşı karşıya. Geliştirici firması Branch‘in gerçekleştirdiği büyük çaplı işten çıkarmalar, Nova’nın geleceğini belirsiz hale getirdi.

Android’in özelleştirme yeteneği, Nova gibi başlatıcılar sayesinde kullanıcılara telefonlarını kişiselleştirme imkanı sunuyordu. Ancak, Branch’teki bu ani değişim, bu özelleştirme dünyasının geleceğini de sorgulatıyor. Cliff Wade, Nova Launcher’ın kurucusu olarak, projede çalışan yüzlerce geliştiricinin işten çıkarıldığını ve geriye sadece tek bir geliştiricikaldığını açıkladı. Bu durum, Nova’nın güncellemeler almayı bırakma olasılığını gündeme getiriyor.

Bu krizin Android ekosistemi üzerindeki etkileri büyük olabilir. Uzmanlar, Nova’nın yaşadığı sorunların diğer özelleştirme uygulamalarının geleceği hakkında da soru işaretleri oluşturduğunu belirtiyor. Android’in daha kapsamlı hale gelmesiyle birlikte, kullanıcıların üçüncü parti uygulamalara olan ihtiyacının azalması, özelleştirme dünyasınındaralmasına yol açabilir. Bu durum, kullanıcıların telefonlarını kişiselleştirme yöntemlerini sınırlayabilir ve bu da özelleştirme tutkunu kullanıcılar için bir kayıp anlamına gelebilir.

Sonuç Krizin Android ekosistemi üzerindeki etkileri büyük olabilir. Uzmanlar olarak, Nova Launcher’ın yaşadığı bu kriz, Android ekosisteminde önemli bir dönüm noktası olabilir. Özelleştirme meraklıları, en sevdikleri başlatıcının geleceği konusunda endişeler taşırken, geliştiriciler de bu yeni zorluklarla başa çıkmak zorunda kalacak. Eğer Nova’nın yaşadığı bu sıkıntılar çözülemezse, diğer özelleştirme uygulamaları ve başlatıcılar da benzer sorunlarla karşılaşabilir, bu da Android’in özelleştirme özelliklerinde köklü değişikliklere neden olabilir.

Patreon’a Apple’dan Şok Uyarı: Ya Bizim Sistemi Kullanın, Ya da App Store’dan Çıkın!

Apple, Patreon uygulamasını App Store’dan kaldırmakla tehdit etti. Patreon’un, Apple’ın kendi uygulama içi satın alma sistemini kullanmasını istiyor. Bu değişiklikle, Patreon yaratıcılarının destekçileriyle etkileşim kurmak için kullandıkları üçüncü parti ödeme yöntemleri engellenecek. Apple, Patreon yaratıcılarının bu geçişi yapmazsa iOS uygulaması üzerinden işlem yapmalarını durduracağını belirtti.

Patreon, bir blog yazısında ve Patreon yaratıcılarına gönderdiği e-postada bu değişiklikleri duyurdu. Şirket, tüm yaratıcılarını Kasım 2025’e kadar Apple’ın abonelik faturalandırma sistemine geçirecek 16 aylık bir geçiş sürecine başladığını açıkladı. Patreon ayrıca, yaratıcılarının Kasım 2024’ten itibaren abonelik faturalandırmasına geçeceğini belirtti. Yaratıcılar, Apple’ın komisyonunu karşılamak için abonelik fiyatlarını artırmayı veya bu ücreti kendileri üstlenmeyi tercih edebilecekler.

Yaratıcılar, Patreon ayarlarından geçişi Kasım 2025’e ertelemeyi tercih edebilirler. Ancak bu durumda, Apple’ın abonelik faturalandırma sistemini benimseyene kadar iOS uygulamasında üyelik sunamayacaklar. Bu duyuru, Apple’ın App Store kurallarının nasıl tutarsız uygulandığına dair eleştirilerin yeni bir örneği olarak dikkat çekiyor.

Geçmişte Epic Games gibi eleştirmenler, Apple’ın bu kuralları keyfi şekilde uyguladığını iddia etmişti. Epic Games, Apple’a karşı tekelcilik suçlamasıyla dava açmıştı. Mahkeme, Apple’ın tekel olmadığına karar verdi ancak iPhone üreticisinin uygulamalar içinde diğer ödeme seçeneklerine bağlantı vermesine izin vermesi gerektiğine hükmetti. Apple şimdi geliştiricilerin aboneliklerini bir web sitesi bağlantısı ile tanıtmalarına izin veriyor, ancak bu durumda komisyon oranı %27 yerine %30 oluyor. Otomatik yenilenen aboneliklerde ikinci yılda %12 yerine %15 komisyon alınıyor.

Patreon CEO’su Jack Conte, 2021’de The Verge’e verdiği röportajda, kullanıcıların içerik ve yaratıcıları keşfetmek için doğrudan Patreon’a gelmediklerini, diğer kanallar aracılığıyla keşif yaptıklarını belirtmişti. Patreon, App Store ücretlerinden kaçınmak için Apple ile özel bir sözleşmesi olmadığını kabul etmişti. Ancak uygulama, Apple’ın uygulama içi faturalandırma gereksinimlerinden bir süreliğine kaçmayı başarmıştı.

Patreon, Apple’ın politikalarına uymak zorunda kalmasından dolayı memnuniyetsiz. Blog yazısında, yaratıcıların çoğunun abonelik faturalandırmasını kullandığını belirtti. Ancak, Apple’ın zaman çizelgeleri ve kısıtlamaları nedeniyle, tüm yaratıcıları Apple’ın zaman çizelgesine göre taşımak zorunda olduklarını ifade etti.

Şirket, Apple’ın ücretlerinin yalnızca iOS uygulamasına uygulandığını ve yaratıcıların web ve Android üzerinden aynı fiyatları sunmaya devam edebileceklerini hatırlattı. Ayrıca, yaratıcıların destekçilerine iOS ücretlerini açıklayan bir Yardım Merkezi makalesine yönlendirmelerini tavsiye etti.

Apple akıllı gözlük ve ucuz Apple Vision Pro üzerinde çalışıyor

0

Apple, sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojilerine yönelik çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Son gelen bilgilere göre, şirket Apple Vision Pro’nun daha uygun fiyatlı bir versiyonu üzerinde çalışırken, aynı zamanda akıllı gözlükgeliştirme sürecine de odaklanmış durumda.

Apple Vision Pro, geçtiğimiz yılın WWDC etkinliğinde tanıtılmış ve bu yılın başlarında ABD’de satışa sunulmuştu. Ancak, cihazın yüksek fiyatı nedeniyle, tüketiciler arasında beklenen ilgiyi göremedi. 3.499 dolarlık fiyat etiketi, cihazın geniş kitlelere ulaşmasını engelledi ve satış rakamları beklenenin altında kaldı. Bu durumun farkında olan Appledaha uygun fiyatlı bir Apple Vision modelini geliştirmek için kolları sıvadı. Şirketin bu yeni modelde maliyetleri nasıl düşüreceği henüz net değil, ancak ön ekrandan tasarruf edilebileceği öngörülüyor. Ayrıca, ikinci nesil Apple Vision Pro’nun da geliştirilme aşamasında olduğu, ancak piyasaya sürülme tarihi konusunda belirsizliklerin devam ettiği belirtiliyor.

Öte yandan, Apple’ın akıllı gözlük geliştirme çalışmaları da dikkat çekiyor. Bloomberg’den Mark Gurman’a göre, AppleMeta‘nın Ray Ban akıllı gözlüklerine benzeyen, ekranı olmayan ve sıradan bir güneş gözlüğü gibi görünen bir cihaz üzerinde çalışıyor. Apple Glass olarak adlandırılması muhtemel bu gözlüklerin, Apple’ın artırılmış gerçeklik teknolojilerini kullanarak geliştirdiği bir ürün olması bekleniyor. Ancak, bu çalışmaların somut bir ürüne dönüşüp dönüşmeyeceği hala belirsizliğini koruyor. Gurman’a göre, Apple, artırılmış gerçeklik gözlükleri için karşılaşılan teknik zorlukları aşmaya çalışıyor, bu da ürünün piyasaya sürülme sürecini uzatabilir.

Meta‘nın Ray Ban akıllı gözlükleri, mevcut pazardaki en popüler akıllı gözlüklerden biri olarak öne çıkıyor. Ekranı bulunmayan bu gözlükler, hareket halindeyken fotoğraf ve video çekmeyapay zeka asistanı olarak kullanılabilme gibi özelliklere sahip. Dahili kamera sayesinde, kullanıcılar Meta AI’ye baktıkları nesneler hakkında sorular yöneltebiliyorlar. Üstelik, cihazın fiyatı da 329 dolar gibi erişilebilir bir seviyede bulunuyor.

SanDisk hafıza ve depolamada çığır açan yeni ürünlerini tanıttı

0

Western Digital, 2024 Future of Memory and Storage Conference‘da hafıza ve depolama alanındaki en son yeniliklerini tanıttı. Şirket, teknoloji dünyasında devrim yaratacak 8TB SD kart ve 16TB harici SSD ile dikkatleri üzerine çekti.

Yeni duyurulan ürünler arasında yer alan SanDisk 8TB SDUC UHS-I SD kartSecure Digital Ultra Capacity (SDUC)standardını destekliyor. Bu kart, veri aktarım hızını 100MBps’ye kadar çıkartabiliyor ve büyük veri depolama ihtiyaçları olan tüketici cihazları için mükemmel bir çözüm sunuyor. Geniş kapasiteleri sayesinde, özellikle profesyonel fotoğrafçılar ve videografikerler için ideal bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Ayrıca, SanDisk hafıza 4TB kapasiteli MicroSD kart da tanıtıldı. Bu ürün, taşınabilirlik ve geniş depolama kapasitesi arayan kullanıcılar için büyük bir avantaj sağlıyor. Özellikle yüksek çözünürlükte video çekimleri ve büyük veri dosyaları ile çalışan profesyonellerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı.

Şirketin tanıttığı diğer önemli yenilik ise SanDisk hafıza 16TB SanDisk Desk Drive harici SSD. Bu model, yüksek performans ve güvenilirlik arayan kullanıcılar için özel olarak geliştirildi. Geniş kapasitesi sayesinde, veri yoğunluğu yüksek projeler ve büyük dosya depolama ihtiyaçları için mükemmel bir seçenek sunuyor. Henüz bu ürünlerin fiyatları ve çıkış tarihlerine dair kesin bilgiler bulunmuyor; ancak, yüksek teknoloji ve kapasiteleri göz önüne alındığında, bu ürünlerin yüksek fiyat aralığında olacağı öngörülüyor.

Western Digital’in bu yeni ürünleri, hafıza ve depolama çözümlerindeki sektördeki güçlü konumunu pekiştirirken, kullanıcıların veri yönetimi ve depolama ihtiyaçlarına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Şirket, inovasyon ve teknoloji alanındaki liderliğini sürdürme konusundaki kararlılığını bu ürünlerle bir kez daha kanıtlamış oldu.

Ukrayna Zaporijzhya’da nükleer santralinde yangın tehlikesi

0

Ukrayna’nın güneyindeki Zaporizhzhia Nükleer Enerji Santrali, arazisinde çıkan yangın nedeniyle büyük endişe yarattı. Avrupa’nın en büyük nükleer enerji tesisi olarak bilinen Zaporizhzhia’da meydana gelen yangın, Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaların ortasında nükleer felaket riskini yeniden gündeme taşıdı. Her iki taraf da yangın için birbirini suçlarken, yüksek radyasyon seviyelerine dair herhangi bir belirti olmadığı bildirildi.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK), birkaç patlamanın ardından santralin kuzey kısmından yoğun ve koyu duman çıktığını belirtti. UAEK Başkanı Rafael Grossi, “Bu pervasız saldırılar santraldeki nükleer güvenliği tehlikeye atmakta ve nükleer kaza riskini arttırmaktadır. Bu saldırılar derhal durdurulmalı” açıklamasını yaptı. Grossi, ayrıca hasar tespiti için acil değerlendirme yapılması çağrısında bulundu.

Rusya ve Ukrayna birbirini suçluyor

Rus devlet haber ajansları TASS ve RIA, ana yangının gece yarısından hemen önce söndürüldüğünü duyurdu. Rosatom‘a atıfta bulunan RIA, soğutma kulelerinden birinde çıkan yangının bir insansız hava aracı saldırısı sonucu başladığını öne sürdü. Öte yandan, Ukrayna’nın nükleer enerji şirketi Energoatom, soğutma kulesi ve diğer ekipmanlarda hasar meydana geldiğini bildirdi. Energoatom, yangının Rusya’nın ihmali ya da kasıtlı kundaklamasından kaynaklanmış olabileceğini iddia etti ve Rusya’nın santralin soğutma kulelerini askeri teçhizat ve patlayıcı depolamak için kullanıyor olabileceğini öne sürdü. Ancak her iki taraf da iddialarını destekleyecek herhangi bir kanıt sunmadı.

Nükleer reaktörler soğuk kapatma durumunda

Zaporizhzhia tesisinde bulunan altı adet VVER-1000 basınçlı hafif su nükleer reaktörü (PWR), toplamda 5.700 MW elektrik gücü üretme kapasitesine sahip. Bu reaktörler, 2020 yılında Ukrayna’nın nükleer enerjiden elde edilen elektriğinin yaklaşık yarısını ve ülke genelinde üretilen toplam elektriğin beşte birinden fazlasını karşılıyordu. Ancak, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin hemen ardından Rus güçleri hem nükleer hem de termik santralleri ele geçirmiş ve santralin kontrolü Rosatom’a devredilmişti. O zamandan bu yana Zaporizhzhia tesisinde enerji üretimi durduruldu. Şu anda tesis, soğuk kapatma durumunda bulunuyor, ancak nükleer malzemesini soğuk tutmak ve olası felaketleri önlemek için harici güç kaynaklarına bağımlı. Devam eden çatışmalar, santralin güvenliğini kritik bir endişe haline getiriyor.

Bu belirsizlik ortamında, santraldeki yangının kesin nedeni hala açıklığa kavuşmuş değil. Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy, yangın için Rusya’yı suçlarken, Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova tam tersi bir açıklama yaparak suçlamaları reddetti. Nükleer güvenlik riski, bölgede devam eden çatışmaların bir sonucu olarak uluslararası toplum tarafından yakından izlenmeye devam ediyor.