AMD kurumsal bilgisayarları hedef alıyor
AMD kurumsal bilgisayarlara yönelik yeni işlemci serisini duyurdu. Bu işlemcilerle AMD, Intel’in karşısında daha güçlü olacak.
Perakendecinin sihirli değneği
Bütün sektörler “biz X alanda faaliyet gösteren bir teknoloji şirketiyiz” söylemine geçerken hepsi için tartışmasız en önemli şirket varlığı ya da değeri haline gelen veri oluyor. Bu veriyi elde etmenin çok sayıda aracı bulunurken insan deneyimi, bu alanda giderek daha güçlü ve ayrıştırıcı bir özellik kazanıyor.
İnsan deneyimine (Human Experience-HX) odaklanan şirketlerden Forsta, The Future is Human adlı raporunda, duyguların karar almadaki etkisinin anlaşılması konusunda son yıllarda daha büyük mesafe kat edildiğine dikkat çekiyor. Forsta’nın kullandığı ifadeler arasında dikkatimi çeken biri –ya da ikisi- de birinci taraftan ve sıfırıncı taraftan gelen güvenilir veri.
Birinci taraf veri, davranışsal veri olarak CRM sistemleri, ağ analitiği ve satış verisi kullanılarak uygulama içinden, satın alma geçmişinden veya hesap hareketlerinden elde edilebiliyor. Sıfırıncı taraf veri ise, müşterinin kasıtlı veya proaktif olarak paylaştığı veriyi adlandırıyor. Müşterinin deneyimi ile ilgili geri bildirimi, kişisel profili ya da satın alma eğilimlerini kapsayan bu verinin elde edildiği kaynaklar ise, müşteri ve piyasa araştırmaları, iletişim merkezi ile etkileşim ve ilgili incelemeler oluyor. Davranışsal ve bağlamı bilinen veri, perakende şirketleri başta olmak üzere bütün şirketlerin en güçlü sihirli değneği.
Buradan biraz Harry Potter tarafına geçip sihrin kaynağının değnek mi kahraman mı olduğu sorusunu sormakta yarar var. Hopi, uzun zamandır izin veren üyelerinin davranışlarını takip etmek için iyi bir dijital araç oluşturuyor. Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, cep telefonlarının konum servislerinden elde ettikleri sıcaklık haritalarından mağaza için en iyi lokasyonu belirlediklerini anlatırken daha önce para ile aldıkları sıcaklık haritası verisinin bedava elde edilebildiğinin altını çiziyordu. Buna benim gençlik yıllarımın hikayesi dersek, orta yaşlılık dönemimde hikaye, Boyner içinde ayakkabı reyonunda yarım saat geçirip satın alma yapmadan çıkan bir müşteriye Divarese indirim çeki gösterip ayakkabı ihtiyacı için yeni bir seçenek sunmaya dönmüştü. Bu dijital araç kullanma biçimi, değneği tutan gücü tanımanızı sağlıyor.
Cem Boyner’in asıl gücü ise, dijitalden değil, perakendecilikten geliyor. Kendisinin gençliğinde iki sokağa vitrini ve mümkünse girişi olan mağazaları tercih etmelerine neden olan etken, bugün de varlığını sürdürüyor: perakendede kahramanın gücü ilgi çekebilmesi ile orantılı. Yeni Cadde mağazası, bu açıdan bana çok daha dikkat çekici görünüyor. Dijital sanat yardımıyla bu çekiciliği artırmak, hem akıllıca hem de yükselen trendi kavramak anlamına geliyor. Bu yüzden aşağıdaki habere yer verdik.
Bitirirken şunu da not düşmem gerekiyor. Ben, Cem Boyner’in asıl bombayı otonom araçlarla patlatmasını bekliyordum. Kendisini son dinlediğimde, otonom araçlarda sürücü olmayacağı için kimsenin yola bakmasının gerekmeyeceğini ve sürücünün dikkatini dağıtmak gibi bir sorun olmayacağını söyleyen Boyner, bu nedenle araçlarda cam yerine ekranların yerleştirileceğini ifade etmişti. Yolculuk süresince yolcuların dikkatini çekmek için o ekranlarda yer almanın çok önemli olacağını söyleyen Cem Boyner’den bu tür bir uygulama bekliyordum. O günlere daha varken dijital sanat uygulaması çok iyi olmuş. Bu şekilde yaratılan samimiyet, dikkat çekmekten çok daha fazlasını sağlamaya aday ve asıl sihir bunu yaratabilmekte yatıyor.
Cem Boyner’in asıl gücü ise, dijitalden değil, perakendecilikten geliyor. Kendisinin gençliğinde iki sokağa vitrini ve mümkünse girişi olan mağazaları tercih etmelerine neden olan etken, bugün de varlığını sürdürüyor: perakendede kahramanın gücü ilgi çekebilmesi ile orantılı. Yeni Cadde mağazası, bu açıdan bana çok daha dikkat çekici görünüyor. Dijital sanat yardımıyla bu çekiciliği artırmak, hem akıllıca hem de yükselen trendi kavramak anlamına geliyor. Bu yüzden aşağıdaki habere yer verdik.
Bitirirken şunu da not düşmem gerekiyor. Ben, Cem Boyner’in asıl bombayı otonom araçlarla patlatmasını bekliyordum. Kendisini son dinlediğimde, otonom araçlarda sürücü olmayacağı için kimsenin yola bakmasının gerekmeyeceğini ve sürücünün dikkatini dağıtmak gibi bir sorun olmayacağını söyleyen Boyner, bu nedenle araçlarda cam yerine ekranların yerleştirileceğini ifade etmişti. Yolculuk süresince yolcuların dikkatini çekmek için o ekranlarda yer almanın çok önemli olacağını söyleyen Cem Boyner’den bu tür bir uygulama bekliyordum. O günlere daha varken dijital sanat uygulaması çok iyi olmuş. Bu şekilde yaratılan samimiyet, dikkat çekmekten çok daha fazlasını sağlamaya aday ve asıl sihir bunu yaratabilmekte yatıyor. Ford Trucks ve UND, genç lojistikçileri yetiştirecek
Sektörde gerek mühendislik tecrübesi gerekse de 60 yıllık mirası ile öne çıkan ağır ticari araç markası Ford Trucks, lojistik sektöründe profesyonel olarak çalışan gençlerin desteklenmesi ve geleceğe hazırlanmaları amacıyla önemli çalışmalara imza atan Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) bünyesinde faaliyet gösteren Genç UND ile güçlerini birleştirdi.
Coşkun “Bu iş birliği ve hayata geçirdiğimiz akademi, özellikle gençlerin sektördeki en son gelişmeleri yakından takip etmelerine, sektörün nereye gittiğini analiz etme ve kavrama becerilerine önemli katkı sunacak. Lojistik sektörü, pandemi ve teknoloji ile tüm dünyada hızlı bir dönüşümden geçiyor. Geleceğin profesyonelleri olarak gördüğümüz gençlerimizin de bu hızlı dönüşümü iyi takip etmeleri ve kendilerini bu geleceğe hazırlamalarını önemsiyoruz. Ford Trucks olarak, pazarlama başta olmak üzere farklı alanlarda lojistik sektörü ve gençlere yönelik desteklerimiz devam ediyor.” dedi.
Gençleri lojistik sektöründe yöneticiliğe hazırlayacak özel sertifika programı
İş birliği kapsamında; genç profesyonellerin lojistik sektöründe daha üst düzey görevler üstlenmek üzere kendilerini geliştirmeye yönelik almak istedikleri eğitimler belirlenerek, İstanbul Üniversitesi’nin katkıları ile ‘Genç UND Akademi’ adıyla bir eğitim programı oluşturuldu. ‘Genç UND Akademi’ programında İstanbul Üniversitesi öğretim görevlileri ve lojistik sektörünün tecrübeli isimlerinden oluşan eğitim kadrosu, gençlere uzmanlık ve gelişim eğitimleri verecek. Sertifika programı 2022 yılı sonuna kadar toplam 3 dönem olarak uygulanacak. 33 konu başlığını içeren ve 3 dönem halinde verilecek olan dersler, haftada 2 gün 2’şer saat olarak öngörülürken, genç lojistik profesyonellerinin kişisel ve mesleki eğitimler alarak, bilgi ve donanımlarının arttırılması sağlanacak.“Ford Trucks sponsorluğunda gerçekleştirilen ‘Genç UND Akademi’ programında gençleri geleceğe hazırlıyoruz”
Lojistik sektöründe farklı paydaşların bir araya gelerek ortaya koyduğu, özellikle sektör temsilcisi gençleri geleceğe hazırlayacak bu programın bir ilk olduğunu belirten Ford Trucks Pazarlama Müdürü Emine Coşkun, Ford Trucks sponsorluğundaki ‘Genç UND Akademi’ programının lojistik sektörünün geleceğe hazırlanmasında pozitif katkı sağlayacağını ifade etti.
Coşkun “Bu iş birliği ve hayata geçirdiğimiz akademi, özellikle gençlerin sektördeki en son gelişmeleri yakından takip etmelerine, sektörün nereye gittiğini analiz etme ve kavrama becerilerine önemli katkı sunacak. Lojistik sektörü, pandemi ve teknoloji ile tüm dünyada hızlı bir dönüşümden geçiyor. Geleceğin profesyonelleri olarak gördüğümüz gençlerimizin de bu hızlı dönüşümü iyi takip etmeleri ve kendilerini bu geleceğe hazırlamalarını önemsiyoruz. Ford Trucks olarak, pazarlama başta olmak üzere farklı alanlarda lojistik sektörü ve gençlere yönelik desteklerimiz devam ediyor.” dedi.
Yurt içi ve yurt dışı teknik gezilerle sektördeki son trendlere hakim olacaklar
Genç UND Akademi, yüz yüze eğitimler, çevrimiçi eğitimler, örnek lider buluşmalarının yanı sıra lojistik merkezler, limanlar, gümrük ziyaretleri, depolar, üniversiteler ve saha ziyaretlerinin de dahil olduğu yenilikçi öğrenme fırsatları elde edecek. UND organizasyonunda yurt içi ve yurt dışı teknik geziler düzenlenerek, gençlerin lojistik sektöründeki son trendler ve gelişmeler hakkında bilgi sahibi olması sağlanacak. Lojistik sektöründeki genç enerjiyi UND faaliyetlerine katarak sektördeki şirketlerde yönetimsel sorumluluk alacak gençleri geleceğe hazırlamayı hedefleyen Genç UND Akademi, genç profesyonellerin kişisel ve mesleki gelişimlerinin desteklenmesi, sektörde rekabetçi bir geleceğe hazırlanmaları konusunda bilgi ve deneyim imkânlarının sağlanması amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor.Türkiye enerji sektörünün ilk SAP S/4HANA projesi Kazancı Holding’ten
SAP Türkiye, pek çok ilki barındıran büyük ölçekli bir dijital dönüşüm projesine imza atarak enerji sektörünün önemli oyuncularından Kazancı Holding’i 2023 Türkiye’sine taşıyacak. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının 100’üncü yılına yakışır proje, uluslar arası ölçekte de son zamanlarda Avrupa sınırları içerisinde enerji sektöründe gerçekleştirilen en kapsamlı enerji dönüşüm projesi olması ile dikkat çekiyor.
Kazancı Holding Dijitalleşmeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Barış Erdeniz, “Yeni anlık veriye dayalı dijital yönetim anlayışımızla birlikte gelişmiş analitik uygulamalar, yapay zekâ ve robotik uygulamalar ile yönetim kaslarımızı daha da güçlendirerek, globalde büyüyen şirketlerimizi aynı çeviklikte yönetebilmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuşuyor.
SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan iş birliği ile ilgili şunları söyledi: “Dünya deneyim ekonomisine geçiş yaptı ve bu yeni dünyada büyümek, çevik olmak ve rekabette öne geçmek için akıllı işletmeye dönüşmek şirketler için daha da önem kazandı. Kazancı Holding AKSA grup şirketleri ile uzun zamandır güçlenerek devam eden iş birliğimizi bu projeyle bir üst noktaya taşıyarak, ülkemiz için de değer yaratmaktan mutluluk duyuyoruz. 2021 yılının Avrupa’daki en kapsamlı enerji dönüşüm projelerinden biri olan bu proje, Türkiye’de ve dünyada birçok ilke imza atmasıyla bizi ayrıca heyecanlandırıyor” diyor.
Kazancı Holding, anlık veri ile küresel rekabet gücü elde edecek
Türkiye’de enerji sektöründe SAP S/4HANA sistemine geçiş yapan ilk şirket olan Kazancı Holding, uçtan uca kurulan yeni dijital altyapısı sayesinde dört kıtada 173 ülkeye yayılan operasyonlarını gerçek zamanlı veri analizi ile zamandan ve mekândan bağımsız olarak yönetecek. Kazancı Holding 8 bin 500’den fazla çalışanıyla, dört kıtada üretim yapıyor, 22 ülkede faaliyet gösteriyor ve 173 ülkeye ihracat yapıyor. Tüm operasyonları için çeviklik, verimli ve güvenli bir şekilde yönetebilmek için dijital dönüşüm yatırımlarını artıran Kazancı Holding, küresel olarak büyüyen şirketlerinin yüksek performansını garantilemek için dijital araçları yapısının genelinde kullanma olanağını elde edecek.
Kazancı Holding Dijitalleşmeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Barış Erdeniz, “Yeni anlık veriye dayalı dijital yönetim anlayışımızla birlikte gelişmiş analitik uygulamalar, yapay zekâ ve robotik uygulamalar ile yönetim kaslarımızı daha da güçlendirerek, globalde büyüyen şirketlerimizi aynı çeviklikte yönetebilmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuşuyor.
SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan iş birliği ile ilgili şunları söyledi: “Dünya deneyim ekonomisine geçiş yaptı ve bu yeni dünyada büyümek, çevik olmak ve rekabette öne geçmek için akıllı işletmeye dönüşmek şirketler için daha da önem kazandı. Kazancı Holding AKSA grup şirketleri ile uzun zamandır güçlenerek devam eden iş birliğimizi bu projeyle bir üst noktaya taşıyarak, ülkemiz için de değer yaratmaktan mutluluk duyuyoruz. 2021 yılının Avrupa’daki en kapsamlı enerji dönüşüm projelerinden biri olan bu proje, Türkiye’de ve dünyada birçok ilke imza atmasıyla bizi ayrıca heyecanlandırıyor” diyor.
İlk aşama, abone süreçlerinin dijitalleştirilmesi
Dünyada bir ilk olarak gaz ve elektrik dağıtımını bir arada sunan Kazancı Holding, projenin ilk fazında 6 milyona yakın abonesinin sayaçtan tahsilata tüm süreçlerini dijitalleştiriyor. Erdeniz, “Dört yıllık projenin ilk aşamasında, holding bünyesindeki 65 şirketimizin ve bu şirketlerimizin hizmet verdiği 31 ildeki 6 milyona yakın doğalgaz ve elektrik abonesinin sayaçtan tahsilata tüm süreçlerini dijitalleştiriyoruz. 2022 ve 2023 yıllarında ise enerji üretimi ve jeneratör gruplarımızın da dijital altyapılarını günümüzün en ileri teknolojileri ile tamamen yenilemiş olacağız” diyor. Kazancı Holding toplamda dört yıla yayılan ve 2023’te tamamlanması hedeflenen proje kapsamında Türkiye’de enerji sektöründe SAP S/4HANA sistemine geçiş yapan ilk şirket olarak da öncü oldu. Yapay zekâ, öğrenen makineler ve gelişmiş analitikler dâhil yerleşik tüm akıllı teknolojileri içeren kurumsal kaynak planlama (ERP) sistemi olan SAP S/4HANA, gerçek-zamanlı veri analitiği ve tahminlemeyi mümkün kılarak hızlı ve verilerle yönlendirilen karar verme sürecinin de yolunu açıyor. SAP S/4HANA yatırımıyla operasyonlarını zaman ve mekândan bağımsız olarak yönetebilen Kazancı Holding, küresel ve yerel tüm kararlarını akıllı karar destek sistemleri ile anlık olarak alabiliyor olacak.Boyner, müşteri etkileşiminde dijital sanatı kullanıyor
Bağdat Caddesi üzerindeki çok katlı mağazasını yıllardan beri alışılmış yerinden Ethemefendi Caddesi’nin girişine taşıyan Boyner, burada unutulmaz olmak için kolları sıvamış görünüyor. Boyner Cadde mağazasının 38,4 metre uzunluğundaki dev dijital ekrandaki Anamorfik Üç Boyutlu dijital sanat eseri, yılbaşı dileklerini dijital sanatla birleştiriyor.
Türkiye’de ilk kez Boyner tarafından hayata geçirilen Anamorfik Üç Boyutlu dijital sanat eserleri serisinin yeni üyesi olan Tılsımlı Yeni Yıl Dilekleri, Sağlık, Aşk, Şans, Zenginlik, Umut ve Neşe olarak sıralanıyor. Anamorfik 3 Boyutlu dijital sanat eseri, yeni medya sanatçısı Mert Onaran tarafından tasarlandı.
Dijital sanat eserini aşağıdan izleyebilirsiniz:
Argenit, ürünlerini bulut ve yapay zeka ile zenginleştiriyor
Sağlık sektörüne yönelik görüntüleme ve analiz çözümlerini üreten Argenit, bulut ve yapay zeka gibi yeni teknolojileri eklediği çözümleri ile uzaktan tanı koyma süreçlerine destek oluyor.
İTÜ ARI Teknokent’te yer alan Argenit, genetik hastalıkların erken tanı ve tedavi süreçlerini kolaylaştıran dijital mikroskobik görüntüleme sistemleri tasarlıyor. Argenit’in ürettiği bulut tabanlı sistemler uzaktan tanı koyma olanağı da sağlıyor.
1999’dan beri yapay zeka destekli ürünlerinin hastaneler, laboratuarlar, genetik tanı merkezleri ve üniversitelerin tıp merkezlerinde kullanılması nedeniyle bu alanda önemli birikim ve deneyim elde etmiş olan şirket, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği destekli projelerini inovatif ürünlere dönüştürerek hem akademiyi hem güncel teknolojileri takip ederken ithal ikamesi ile cari açığın kapanmasına katkı sağlıyor.
13 yılda 10 TÜBİTAK projesi ürettiklerini söyleyen Argenit kurucu ortağı Burak Buyrukbilen, “İnsan genetiği gibi karmaşık ve derinlemesine incelenmesi gereken bir alanda çok sayıda akademik çalışma gerçekleştirdik. Çalışmalarına devam ettiğimiz dört TÜBİTAK projemiz daha var” diyor.
1999 yılından bu yana yapay zeka tabanlı medikal görüntüleme alanında faaliyet gösteren Argenit, sağlık sektörüne yönelik yapay zekalı dijital analiz sistemleri ve DNA kitleri tasarlıyor ve üretiyor. Şirket, genetik ve patoloji tanıları verirken hekimlerin ihtiyacı olan görüntü işleme ve analiz sistemlerinin, DNA kitlerinin Ar-Ge sürecinden üretim, satış ve teknik desteğine kadar geniş çaplı hizmetler sunuyor. Sanayi Bakanlığı Teknogirişim Sermayesi Desteği ile kurulan Argenit, bulunduğu sektörde yerli yazılım üreten ilk şirket.
1999 yılından bu yana yapay zeka tabanlı medikal görüntüleme alanında faaliyet gösteren Argenit, sağlık sektörüne yönelik yapay zekalı dijital analiz sistemleri ve DNA kitleri tasarlıyor ve üretiyor. Şirket, genetik ve patoloji tanıları verirken hekimlerin ihtiyacı olan görüntü işleme ve analiz sistemlerinin, DNA kitlerinin Ar-Ge sürecinden üretim, satış ve teknik desteğine kadar geniş çaplı hizmetler sunuyor. Sanayi Bakanlığı Teknogirişim Sermayesi Desteği ile kurulan Argenit, bulunduğu sektörde yerli yazılım üreten ilk şirket. Dyson tedarikçisi ATA insan hakları komisyonuna katıldı
Dyson tedarikçisi ATA insan hakları komisyonuna katılacağını duyurdu. Dyson, bu şekilde kendisini daha güvenilir hale getirecek.
Dyson tedarikçisi ATA insan haklarına yönelik çalışacak
Dyson’ın Malezyalı tedarikçisi ATA IMS Bhd; çevresel, sosyal, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarını geliştirmek için ulusal insan hakları kurumuyla birlikte çalışacağını söyledi. Elektronik üretim hizmetleri şirketi, şirketin en büyük müşterisi Dyson’ın, iş uygulamalarını ve iddiaları denetledikten sonra ATA ile bağlarını koparmasının ardından, yerel olarak Suhakam olarak bilinen Malezya İnsan Hakları Komisyonu ile çalışacağını söyledi. İngiliz beyaz eşya üreticisinin ATA’nın Dyson ile sözleşmesi ise 1 Haziran’da sona eriyor. ATA, 7 Aralık’ta personelin fazla mesai yaptığını tespit ettiğini ve çalışanlara bir iş denetimi için koçluk yapan bir yetkiliye karşı harekete geçtiğini söyledi. ATA, Suhakam’ın medya tarafından bildirilen zorla çalıştırma iddialarını doğrulamak için 27 Eylül’de tesislerini ziyaret ettiğini ve iyileştirme için şirketin dikkatine yorumlarda bulunduğunu söyledi.ASML’in fabrikasında yangın çıktı
ASML’in fabrikasında korkutan bir yangın çıktı. Çip üreticisinin fabrikasıdaki yangın, operasyonun durmasına neden oldu.
ASML’in fabrikasında yangın nedeniyle üretim durdu
ASML Holding NV, Berlin’de sahibi olduğu bir fabrikada yangın çıktığını bildirdi. ASML, kimsenin yaralanmadığını ve operasyonları üzerindeki etkisini değerlendirmek için henüz çok erken olduğunu söyledi. Tüm büyük bilgisayar çipi üreticilerinin önemli bir ekipman tedarikçisi olan ASML, küresel yarı iletken kıtlığı nedeniyle şu anda tam kapasiteyle çalışıyor. Herhangi bir sevkiyat gecikmesi, kapasiteyi genişletmeye çalışan müşterileri etkileyecek. Eski Berliner Glas olan fabrika, ASML’nin litografi sistemleri için bileşenler, bilgisayar çiplerinin devrelerini oluşturmak için kullanılan büyük makineler üretiyor. ASML yaptığı açıklamada, Berliner Glas’ın “gofret masaları, retikül aynaları ve ayna blokları” dahil ekipman ürettiğini söyledi. ASML: “Bu noktada, hasar veya olayın bu yıl için çıktı planı üzerinde herhangi bir etkisi olup olmayacağı konusunda herhangi bir açıklama yapmak için çok erken” dedi. ASML, hasarın değerlendirilmesinin birkaç gün süreceğini ve güncelleneceğini de sözlerine ekledi.AT&T ve Verizon 5G gecikmesi için açıklama yaptı
AT&T ve Verizon 5G gecikmesi konusunda yeni açıklamalarda bulundu. İki şirketin CEO’ları ABD’nin talebini reddetti.
AT&T ve Verizon’dan 5G gecikmesi için yeni açıklama
AT&T ve Verizon Communications’ın üst düzey yöneticileri, 5 Ocak’ta planlanan yeni 5G kablosuz hizmetinin tanıtımını havacılık güvenliği endişeleri nedeniyle erteleme talebini reddetti. Ancak geçici olarak yeni güvenlik önlemleri almayı teklif etti. ABD Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg ve Federal Havacılık İdaresi başkanı Steve Dickson, AT&T CEO’su John Stankey ve Verizon CEO’su Hans Vestberg’den iki haftadan fazla olmayan bir ticari dağıtım gecikmesi istedi. Ortak bir mektupta şirketler, altı ay boyunca havaalanlarında 5G dağıtmayacaklarını, ancak C-Bant spektrumunun kullanımıyla ilgili daha geniş herhangi bir sınırlamayı reddettiklerini söyledi. Ulaştırma Bakanlığı önerisinin “dünya standartlarında ve küresel olarak rekabetçi iletişim ağlarını dağıtmak için gereken işletim kontrolünün sorumsuz bir şekilde terk edilmesi” olacağını belirttiler. Havacılık endüstrisi ve FAA, 5G’nin radyo altimetreleri gibi hassas uçak elektroniği ile uçuşları bozabilecek potansiyel paraziti hakkında endişelerini dile getirdi.Daimler 2022’de çip kıtlığının devam etmesini bekliyor
Daimler 2022’de çip kıtlığının devam edeceği yönünde tahminlerini paylaştı. Daimler baş teknoloji sorumlusu yorumlarını bildirdi.
Daimler 2022’de çip kıtlığının süreceğini tahmin ediyor
Daimler Baş Teknoloji Sorumlusu Markus Schaefer, lüks otomobil üreticisinin çip arzının 2022 boyunca, özellikle de yılın ilk yarısında kıt kalmasını beklediğini söyledi. Schaefer yaptığı açıklamada, “Çip kıtlığı da 2022’de, özellikle ilk yarıda bize eşlik edecek. Yılın ilk yarısında önemli üretim kapasitesi artışları beklemiyoruz. Bunlar yılın tamamında zar zor gelecek” dedi. Yakında Mercedes-Benz olarak değiştirilecek olan Daimler, Ekim 2021’de bir önceki yıla göre yüzde 23,9 daha az otomobil üretti. Kasım ayındaki üretim ise yüzde 21,8 daha az oldu.Norveç’te elektrikli araç satışları artıyor
Norveç elektrikli araç satışlarında yüzde 65’e ulaştı. Çin bu alanda en büyük pazarken, Norveç nüfusuna göre yoğunluğuyla dikkat çekiyor.
Norveç’te elektrikli araç satışlarında üçte ikiye ulaştı
Elektrikli otomobiller, 2021’de Norveç’in yeni satışlarının yaklaşık üçte ikisini oluşturdu. Norveç’te en çok satan otomobil markaları arasında Tesla yer aldı. 5.4 milyon nüfusuyla Norveç dünyanın en yüksek elektrikli araç yüzdesine sahipken, Çin 1.4 milyar nüfusuyla açık ara en büyük otomobil pazarı konumunda. Petrol üreticisi Norveç, akülü elektrikli araçları (BEV’ler) içten yanmalı motorlar (ICE) üzerindeki vergilerden muaf tutarak sıfır emisyonlu arabalara geçişi teşvik etti. Bu vergi kredisinin, 2025 yılına kadar benzinli ve dizel otomobil satışlarının sona ereceği son tarihten önce, 2022’de toplam elektrikli araç satışlarının yüzdesini %80’e çıkarmaya yardımcı olması bekleniyor. Norveç’teki toplam yeni satışlar, 2021’de yüzde 25 artarak, yüzde 65’i tamamen elektrikli olan 176 bin 276 araca ulaştı.Mercedes VISION EQXX prototipini tanıttı
Mercedes VISION EQXX prototipi ile elektrikli araç sektörüne yenilik katıyor. Tanıtımı yapılan prototip 1.000 km’den fazla menzile sahip.
Mercedes VISION EQXX prototipi ile sahnede
Mercedes-Benz Pazartesi günü, şarj başına 1.000 kilometreden daha fazla menzile sahip olacağını söylediği VISION EQXX prototipini görücüye çıkardı. Yakında Mercedes-Benz olarak değiştirilecek olan Daimler, 2021’de sekiz pil tesisi inşa etmek de dahil olmak üzere tamamen elektrikli bir otomobil pazarında Tesla’yı ele geçirmek için 2030 yılına kadar 40 milyar Euro’dan fazla yatırım yapmayı planladığını duyurdu. 2025’ten itibaren tüm yeni araç platformlarının yalnızca elektrikli araç üreteceğini söyledi. Daimler, şimdiye kadar yapılmış en verimli Mercedes-Benz olarak adlandırılan VISION EQXX’in 100 km’de 10 kWh daha az enerji tüketimine sahip olacağını söyledi. Tesla’nın Model S 60’ı şu anda aynı mesafede 18,1 kWh tüketiyor.Portekizli medya kuruluşları siber saldırıya uğradı
Portekizli medya kuruluşları siber saldırıya maruz kaldı. Expresso Gazetesi ve SIC TV durumu güvenlik güçlerine bildirdiğini açıkladı.
Portekizli medya kuruluşları siber saldırı ile mücadele ediyor
Her ikisi de ülkenin en büyük medya holdingi Impresa’ya ait olan Portekiz’in en büyük gazetelerinden birinin ve büyük bir yayıncının web siteleri, hafta sonu bir hacker saldırısına uğradıktan sonra çöktü. Expresso Gazetesi ve SIC TV istasyonu, olayı polis teşkilatı PJ’ye ve Ulusal Siber Güvenlik Merkezi’ne (CNCS) bildirdiklerini ve şikayette bulunacaklarını söyledi. Kendilerine Lapsus$ Group adını veren sözde bilgisayar korsanları, medya grubunun fidye ödememesi durumunda dahili verilerin sızdırılacağını söyleyen web sitelerinde bir mesaj yayınladı. Mesaj, e-posta ve Telegram iletişim bilgilerini içeriyordu.Hyundai ve Kia 2022 satışlarında artış bekliyor
Çip sıkıntısına rağmen Hyundai ve Kia 2022 satışlarında artış bekliyor. Bu artışın yüzde 12 oranında olacağı tahmin ediliyor.
Hyundai ve Kia 2022 satış tahminlerini açıkladı
Hyundai Motor ve iştiraki Kia, geçen yılki satışların küresel çip sıkıntısı nedeniyle hedefin altında kalmasına rağmen, 2022’de birleşik küresel satışlarının yüzde 12 artacağını tahmin ediyor. Şirketler, 2021’de, büyük ölçüde araç sevkiyatlarını azaltan çip kıtlığı da dahil olmak üzere tedarik sorunları nedeniyle, toplam 6.92 milyon araç hedeflerinden yaklaşık yüzde 3,7 daha az yani 6,67 milyon araç sattı. Bu yıl küresel 7.47 milyon araç satışını hedefleyeceklerini söylediler. Hyundai Motor, “2022’de Hyundai Motor, çip arzını ve talebini istikrara kavuşturma, araç üretim programlarını ayarlama, elektrikli araç serilerini güçlendirme ve ayrıca bölgelere göre satış kârını ve zararını optimize etme çabalarıyla pazar payını genişletmeyi ve karlılığı güçlendirmeyi planlıyor” dedi. Pandemi sırasında arz sorunları ve tüketici elektrikli cihazlarına yönelik talepteki artıştan kaynaklanan çip sıkıntısı, önemli parçalar eksik olduğu için dünya çapında milyonlarca aracın üretilmemesiyle otomobil endüstrisini sert bir şekilde vurdu.Türkiye Açık Kaynak Platformu ve Türk Telekom’dan doğru zamanda doğru fikir maratonu
Türkiye Açık Kaynak Platformu çatısı altında Türk Telekom ile birlikte organize edilen Siber Güvenlik Fikir Maratonu’nun, dijital kullanıcı kabulünün (dijital onboarding) bankacılık ve telekomünikasyon başta olmak üzere birçok alanda hızla yaygınlaştığı bir dönemde “Yeni Nesil Kimlik Doğrulama Yöntemleri ve Çözümleri” temasıyla düzenlenmesi çok yerinde bir tercih olarak karşımıza çıkıyor. 3 Ocak’ta gerçekleşen ödül töreninde 100 bin lira değerinde ödülün sahibi olan takımların belki de daha büyük kazancı, bu kadar güncel bir konuda derinleşme fırsatı bulmak oldu.
13-17 Aralık tarihleri arasında çevrimiçi olarak düzenlenen etkinlikte üniversite öğrencilerinin ve yeni mezun gençlerin iş geliştirme, tasarım ve proje yeteneklerini kullanarak fikirlerini tek tek ya da takımlar hâlinde yarışmaya açıktı. 11 ekibin katıldığı fikir maratonunda Unicorn takımı birinci, Eternal takımı ikinci ve Blocco360 takımı üçüncü oldu.
“Bioauth: Browser Fingerprinting ve Makine öğrenmesiyle Davranışsal Biyometrik Kimlik Doğrulama” fikriyle birinci olan Unicorn takımı 50 bin lira, “DrawPass: Kullanıcıya Özgü Yazma ve Resmetme ile Biyometrik Kimlik Doğrulama” ile ikinci olan Eternal takımı 30 bin lira ve “Blocco360: Yeni Nesil Blokzinciri ile Kimlik Doğrulama” ile üçüncü olan Blocco360 takımı ise 20 bin lira değerinde ödülün sahibi oldu.
3 Ocak’taki ödül törenine Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, Türk Telekom İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Emre Vural, Türkiye Açık Kaynak Platformu Yöneticisi Sertaç Yerlikaya ile Bilişim Vadisi Genel Müdürü A. Serdar İbrahimcioğlu katıldı.
Törende konuşma yapan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır “Kamu altyapılarının, özel sektörün ve bireysel yaşamımızın siber risklere karşı korunması için yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi çok önemli. Bu yarışmalar çözüm üretmek isteyen genç nesillerin fikirlerine fırsat veriyor. Bu nedenle çok önemsiyoruz” derken Türkiye Açık Kaynak Platformu Yöneticisi Sertaç Yerlikaya, “Türkiye Açık Kaynak Platformu olarak, ülkemizde açık kaynak kodlu yazılımların gelişmesi ve yazılımcı sayımızın artması için rekabet öncesi işbirliği çerçevesinde farklı projeler yürütüyoruz. Platform olarak ülkemizde yerli ve milli çözümlerin geliştirilmesini önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
Türk Telekom İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Emre Vural ise, “Türk Telekom olarak siber güvenliğin, ulusal güvenliğin önemli bir unsuru olduğunun bilinciyle Türkiye’nin en büyük siber güvenlik merkezinde yerli ve millî siber güvenlik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda yetişmiş insan kaynağına katkı sağlamaya da devam ediyoruz. Türkiye Açık Kaynak Platformu’nun aktif üyesi olarak ekosistemin gelişmesi için nitelikli yazılımcı sayısını artıracak projelerin yaygınlaşmasını önemsiyoruz” şeklinde konuştu.
Yeni Ufuklar: Avrupa ile Ar-Ge işbirliğimizde enerjinin rolü artıyor
Yeni yılla birlikte Tüpraş, 2014-2020 dönemini kapsayan UFUK 2020 (HORIZON 2020) programında en büyük desteği alan şirket olduğunu açıkladı. (https://www.techinside.com/tupras-ufuk-2020den-en-buyuk-nakit-destegi-alan-turk-sirketi/) Son yıllarda önemli inovasyon adımları atan SOCAR Türkiye’nin, inovasyon odaklı şirketi SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon, yeni projesi ile bu programın bir sonraki aşaması olan Ufuk Avrupa Programı’ndan (HEUROPE) fon almaya hak kazandığını açıkladı. (https://www.techinside.com/socar-turkiye-ar-ge-ufuk-avrupa-programina-hizli-giris-yapti)
Enerji sektörünün bu iki önemli oyuncusunun açıklamaları, Türkiye için büyük önem taşıyor ve aynı zamanda yaşanan önemli dönüşüme işaret ediyor. Benim gençliğimde, yani çerçeve planları üzerinden konuştuğumuz dönemde, Avrupa Birliği’nin Ar-Ge ve inovasyon hibelerinden önemli bir pay alamıyorduk.
2010 öncesi dönemde, Turkcell’in iki projesi ile bir çerçeve programında tanımlanan hibe desteklerine ve Avrupa’daki benzer şirketler ve akademi ile işbirliğine hak kazandığını hatırlıyorum. Muzaffer Akpınar’ın genel müdürlüğü döneminde, bu alan Turkcell’de departman düzeyinde takip edilen bir konuydu ve o zamanın güçlü telekomünikasyon şirketleri çağında genel müdür düzeyinde ilgi çeken bir konu değildi.
Bugün geldiğimiz noktada, Türkiye’den en yüksek hibeyi alan ilk 10 şirketin ilk beşine baktığımızda, birinci sıradaki Tüpraş’ın ardından Ford Otosan, Arçelik, Tofaş ve Tekfen’in geldiğini görüyorum. Bunların ikisi otomotiv, biri beyaz eşya ve elektronik ve diğeri de teknoloji tedarikçisi bir şirket. Listenin, toplam hibe tutarının da büyük kısmını oluşturan bu bölümü, odaklanmanın nereye olduğunu ortaya koyuyor.
Bu listede dikkat çeken bir diğer konu, Koç Topluluğu’nun uluslararası olarak kullanılabilirliği olan Ar-Ge projelerindeki gücü. İlk beşte yer alan şirketlerden Tekfen dışında dördü bu topluluğun bünyesinde yer alıyor. Liste aynı zamanda, en önemli ihracat pazarımız olan Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerimizin geleceği konusunda da iyi bir gösterge olarak önem taşıyor.
Dediğim gibi, gelecek için de enerjiye daha büyük odaklanma kehanetinde bulunmak yerinde olur. Bunun dünyanın geleceği konusunda belirlenen sıcaklık artışının kontrol altında tutulması ve karbon salımının azaltılması gibi doğrudan enerji tercihleri ile bağlantılı boyutlarının yanında yapay zeka, dijital ikiz ve kestirimsel (predictive) analitik gibi araçlara dayanan boyutu olması da kaçınılmaz. Dolayısıyla hem enerji hem de teknoloji sektöründeki şirketlerin Ar-Ge konusunda önemli bir misyonu olacağını öngörebiliyorum. Türk şirketlerinin HEUROPE projelerini bu bakış açısıyla takip edip rol aramasında fayda var.
Bu listede dikkat çeken bir diğer konu, Koç Topluluğu’nun uluslararası olarak kullanılabilirliği olan Ar-Ge projelerindeki gücü. İlk beşte yer alan şirketlerden Tekfen dışında dördü bu topluluğun bünyesinde yer alıyor. Liste aynı zamanda, en önemli ihracat pazarımız olan Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerimizin geleceği konusunda da iyi bir gösterge olarak önem taşıyor.
Dediğim gibi, gelecek için de enerjiye daha büyük odaklanma kehanetinde bulunmak yerinde olur. Bunun dünyanın geleceği konusunda belirlenen sıcaklık artışının kontrol altında tutulması ve karbon salımının azaltılması gibi doğrudan enerji tercihleri ile bağlantılı boyutlarının yanında yapay zeka, dijital ikiz ve kestirimsel (predictive) analitik gibi araçlara dayanan boyutu olması da kaçınılmaz. Dolayısıyla hem enerji hem de teknoloji sektöründeki şirketlerin Ar-Ge konusunda önemli bir misyonu olacağını öngörebiliyorum. Türk şirketlerinin HEUROPE projelerini bu bakış açısıyla takip edip rol aramasında fayda var. SOCAR Türkiye Ar-Ge, Ufuk Avrupa Programı’na hızlı giriş yaptı
SOCAR Türkiye Ar-Ge’nin geliştirdiği ilk dijital proje olan Circular TwAIn projesi, Avrupa Komisyonu Ufuk Avrupa Programı (HEUROPE) kapsamında fonlanmaya hak kazandı. Yapay zekâ ve dijital çözümlerle sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği maksimizasyonunu hedefleyen proje, SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon’un AB tarafından fonlanmaya hak kazanan dördüncü projesi oldu.
SOCAR Türkiye’nin sürdürülebilir, verimli ve güvenli enerji arzı vizyonu doğrultusunda Ar-Ge çalışmaları ve yenilikçi projelerine devam eden SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon AŞ’nin geliştirdiği ilk dijital proje olan ve AI Platform for Integrated Sustainable and Circular Manufacturing partnerliğinde hayata geçirilen Circular TwAIn projesi, Avrupa Komisyonu Ufuk Avrupa Programı (HEUROPE) tarafından fonlanmaya hak kazandı.
Çalışma konsorsiyumunda 10 uluslararası partnerin yer aldığı proje, yapay zekâ ile büyük ölçekli üretim tesislerinde enerji verimliliği sağlayacak dijital bir aracın geliştirilmesini hedefliyor. Circular TwAIn projesiyle SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon, üretilecek dijital uygulamanın geniş ölçekli gösterimini sağlama ve PETKİM’in EO/EG tesisinde validasyon testlerini destekleme süreçlerini yönetecek. Avrupa Komisyonu Ufuk Avrupa Programı tarafından hibe bütçeyle desteklenmeye hak kazanan Circular TwaAIn projesi, ürettiği çıktılarla enerji tüketimi ve karbon ayak izinin azaltılmasıadına önemli katkılar sağlayacak.
SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon ‘un partneri olduğumuz Circular TwAIn projesi, daha önce EU Horizon 2020-Karbon Yakalama, Depolama ve Kullanım Programı kapsamında fon almaya hak kazanan CO2 Fokus, CARMOF ve NEFERTITI projelerinin ardından AB fonlarınca desteklenmeye değer görülen dördüncü proje oldu. Guliyev, “Yenilikçi projelerimiz ve uluslararası işbirliklerimizle, sürdürülebilir gelecek için katma değer yaratmaya odaklanan çalışmalarımıza devam edeceğiz” şeklinde konuşuyor.
Yeni Ar-Ge’de kod sözcükler, dijital teknoloji, sürdürülebilir gelecek ve katma değer
SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon A.Ş. Genel Müdürü Bilal Guliyev, “Faaliyet altyapılarımıza entegre ettiğimiz yeni ürün ve proseslerle verimli ve sürdürülebilir üretim her zaman önceliğimiz oldu. Bu kapsamda geliştirdiğimiz ilk dijital proje olan Circular TwAIn ile dijital teknolojileri sürdürülebilir bir üretim adına çok daha etkili sonuçlar almak için kullanacağız” diyor. Circular TwAIn projesinin, SOCAR Türkiye’nin orta ve uzun vadeli dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve enerji optimizasyonu stratejilerimizin geliştirilmesine hizmet edeceğini belirten Guliyev, “Circular TwAIn projesi İspanya, Almanya, İtalya, Lüksemburg, Kıbrıs ve Norveç’ten 10 uluslararası partnerin paydaşlığında ilerleyecek” diyor.
SOCAR Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon ‘un partneri olduğumuz Circular TwAIn projesi, daha önce EU Horizon 2020-Karbon Yakalama, Depolama ve Kullanım Programı kapsamında fon almaya hak kazanan CO2 Fokus, CARMOF ve NEFERTITI projelerinin ardından AB fonlarınca desteklenmeye değer görülen dördüncü proje oldu. Guliyev, “Yenilikçi projelerimiz ve uluslararası işbirliklerimizle, sürdürülebilir gelecek için katma değer yaratmaya odaklanan çalışmalarımıza devam edeceğiz” şeklinde konuşuyor. Tüpraş, UFUK 2020’den en büyük nakit desteği alan Türk şirketi
Tüpraş, Avrupa Birliği tarafından bilimsel ve uygulamalı araştırma, geliştirme ve inovasyon projelerine destek olmak amacıyla oluşturulan hibe programı UFUK 2020 (HORIZON 2020) kapsamında toplam 17 projeye ulaşarak, 7,83 milyon euro desteğe hak kazandı. Tüpraş, 2020’de Ar-Ge çalışmalarına toplam 43,4 milyon lira kaynak aktardı.
Dünyanın en yüksek bütçeli hibe programı olma özelliği taşıyan UFUK 2020, Avrupa’nın bilim ve teknoloji politikalarına yönelik uygulamalara destek sağlarken, araştırma ve teknoloji geliştirme kapasitesini güçlendirerek, üniversite-sanayi iş birliğinin uluslararası ölçekte teşvik edilmesi açısından önem taşıyor.
Avrupa Komisyonu tarafından 20 Eylül 2021 tarihinde yayınlanan resmi verilere dayanılarak hazırlanan ve https://ufukavrupa.org.tr/tr adresinde yer alan resmi verilere göre Tüpraş, tamamlanan UFUK 2020 programında Türk sanayi şirketleri arasında almaya hak kazandığı nakit destek miktarı ile lider konumda yer aldı. Program boyunca 26 ülkeden 120’nin üzerinde paydaşı ile iş birliğini pekiştiren şirket, yenilikçi Ar-Ge çalışmalarını da Türk enerji sektörüne kazandırdı.
Tüpraş, Avrupa Birliği tarafından yürütülen dünyanın en yüksek bütçeli araştırma ve inovasyon programı olan ve 2014-2020 yılları arasında devam eden UFUK 2020 programı kapsamındaki proje sayısını 17’ye çıkartarak toplamda 7,83 milyon euro desteğe hak kazandı. Şirket, desteklenmeye hak kazanan projeleriyle TÜBİTAK tarafından yayımlanan Türk sanayi kuruluşları listesindeki birinciliğini koruyarak “UFUK 2020 Programı”nı lider konumda kapatan Türk sanayi şirketi oldu. 2020 yılında kabul alan beş yeni AB projesi ile çevresel sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını güçlendiren Tüpraş, UFUK 2020 programı sayesinde 26 ülkeden 120’nin üzerinde paydaş ile iş birliği geliştirme fırsatı da yakaladı.
Tüpraş Ar-Ge Merkezi’nin koordinasyonunda yürütülen UFUK 2020 projeleri sayesinde, çevresel katkı sunan uygulamaların hayata geçirildiğini belirten Yelmenoğlu, “Enerji sektörünün geleceğinde liderliği hedefleyen yeni Stratejik Dönüşüm Planımızla, önümüzdeki dönemde rafineri faaliyetlerinde karbon salımını azaltırken, alternatif enerji üretiminde de ciddi bir oyuncu konumuna gelmeyi planlıyoruz” diyor.
Tüpraş’ın dönüşüm hikâyesinin önemli bir ayağını Ar-Ge’nin oluşturduğu Tüpraş’ta, Ar-Ge kadrosunun yüzde 21’ini doktoralı çalışanlar oluşturuyor. “Tüpraş Ar-Ge ekibimiz, dönüşüm stratejimizi destekliyor” diyen Yelmenoğlu, Ar-Ge projelerinin kapsamı konusunda “Sürdürülebilir rafinaj stratejisi kapsamında rafineri kârlılığını artıracak operasyonel çözüm ve iyileştirme çalışmaları başta olmak üzere; dijital dönüşüm, sensör ve robot teknolojileri, enerji verimliliği, yenilenebilir yakıtlar, karbon yakalama ve dönüşümü, malzeme teknolojileri, hidrojen teknolojileri, su ve atık yönetimi konularında çalışmalarını sürdürüyor” şeklinde konuşuyor.
Tüpraş’ın, Ar-Ge faaliyetlerini uzman kadrosuyla ve çevik anlayışla yürüttüğünü belirten Yelmenoğlu’nun sözleri, Ar-Ge faaliyetlerinin iki kritik başarı faktörü olan gereken kaynağı istikrarlı bir biçimde ayırma ve ekosisteme dahil olma konusundaki sicili de ortaya koyuyor. Yelmenoğlu, “2020 yılında Ar-Ge çalışmalarımıza toplam 43,4 milyon lira kaynak aktardık. Diğer yandan, Avrupa’nın önemli kurum ve kuruluşlarının üye olduğu A.SPIRE platformunun üyesiyiz. A.SPIRE, Paris Anlaşması’nın da hedefi olan, küresel ısınmayı iki derecenin altında tutmaya yönelik bir araştırma ve yenilik yol haritası izliyor. 2050 yılına kadar karbon nötr hale gelmiş bir Avrupa yaratma hedefiyle hazırlanan AB’nin Ar-Ge ve inovasyon yol haritasının oluşturulmasında, Ar-Ge Merkezimiz de aktif rol alıyor” diyor.
Tüpraş Genel Müdürü Yelmenoğlu, 2021-2027 döneminde aynı başarıyı stratejik dönüşümle devam ettirecek
Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu, “UFUK 2020’de gösterdiğimiz başarıyı, programın devamı niteliğinde olan ve 2021-2027 yılları arasında devam edecek UFUK AVRUPA (HEUROPE) programında, yeni projeler ve iş birlikleri ile devam ettirmeyi hedefliyoruz” diyor.
Tüpraş Ar-Ge Merkezi’nin koordinasyonunda yürütülen UFUK 2020 projeleri sayesinde, çevresel katkı sunan uygulamaların hayata geçirildiğini belirten Yelmenoğlu, “Enerji sektörünün geleceğinde liderliği hedefleyen yeni Stratejik Dönüşüm Planımızla, önümüzdeki dönemde rafineri faaliyetlerinde karbon salımını azaltırken, alternatif enerji üretiminde de ciddi bir oyuncu konumuna gelmeyi planlıyoruz” diyor.
Tüpraş’ın dönüşüm hikâyesinin önemli bir ayağını Ar-Ge’nin oluşturduğu Tüpraş’ta, Ar-Ge kadrosunun yüzde 21’ini doktoralı çalışanlar oluşturuyor. “Tüpraş Ar-Ge ekibimiz, dönüşüm stratejimizi destekliyor” diyen Yelmenoğlu, Ar-Ge projelerinin kapsamı konusunda “Sürdürülebilir rafinaj stratejisi kapsamında rafineri kârlılığını artıracak operasyonel çözüm ve iyileştirme çalışmaları başta olmak üzere; dijital dönüşüm, sensör ve robot teknolojileri, enerji verimliliği, yenilenebilir yakıtlar, karbon yakalama ve dönüşümü, malzeme teknolojileri, hidrojen teknolojileri, su ve atık yönetimi konularında çalışmalarını sürdürüyor” şeklinde konuşuyor.
Tüpraş’ın, Ar-Ge faaliyetlerini uzman kadrosuyla ve çevik anlayışla yürüttüğünü belirten Yelmenoğlu’nun sözleri, Ar-Ge faaliyetlerinin iki kritik başarı faktörü olan gereken kaynağı istikrarlı bir biçimde ayırma ve ekosisteme dahil olma konusundaki sicili de ortaya koyuyor. Yelmenoğlu, “2020 yılında Ar-Ge çalışmalarımıza toplam 43,4 milyon lira kaynak aktardık. Diğer yandan, Avrupa’nın önemli kurum ve kuruluşlarının üye olduğu A.SPIRE platformunun üyesiyiz. A.SPIRE, Paris Anlaşması’nın da hedefi olan, küresel ısınmayı iki derecenin altında tutmaya yönelik bir araştırma ve yenilik yol haritası izliyor. 2050 yılına kadar karbon nötr hale gelmiş bir Avrupa yaratma hedefiyle hazırlanan AB’nin Ar-Ge ve inovasyon yol haritasının oluşturulmasında, Ar-Ge Merkezimiz de aktif rol alıyor” diyor. 








