Samsung’un yeni XR gözlükleri 2025’te geliyor!

0

Samsung, giyilebilir teknoloji pazarında ses getirecek yeni bir adım atıyor. Şirketin Google iş birliğiyle geliştirdiği yeni XR gözlükleri2025 yılının üçüncü çeyreğinde piyasaya sürülmeye hazırlanıyor. Gözlükler, hem teknik özellikleri hem de tasarımıyla, Ray-Ban Meta gibi popüler modellere güçlü bir alternatif olmayı hedefliyor.

Yeni XR gözlükleri, Qualcomm AR1 yonga seti ile güçlendirilmiş bir yapıya sahip olacak. Ayrıca cihaz, 12 MP kamera155 mAh batarya kapasitesi ve yaklaşık 50 gram ağırlık gibi teknik detaylarla donatılacak. Bu özellikler, Ray-Ban Meta’nın sunduğu deneyimle büyük benzerlik taşısa da, Samsung’un gözlükleri bir miktar daha ağır olabilir.

Samsung, ilk üretim serisi olarak 500.000 adet gözlük üretmeyi planlıyor. Şirketin bu yeni ürünü, yapay zeka (AI) destekli özelliklerle günlük yaşamı kolaylaştırmayı hedefliyor. Örneğin, gerçek zamanlı çeviriçevresel analizartırılmış gerçeklik (AR) uygulamaları ve daha fazlasıyla kullanıcıların ilgisini çekmeyi amaçlıyor.

Giyilebilir teknoloji pazarı şekilleniyor

Samsung XR gözlükleri, şirketin giyilebilir cihazlar alanında iddialı bir oyuncu olma hedefinin bir parçası. Cihazın, Ray-Ban Meta’ya rakip olmasının yanı sıra, artırılmış gerçeklik ve yapay zeka teknolojilerindeki gelişmeleri kullanıcıların günlük yaşamına entegre etmesi bekleniyor.

Samsung’un XR gözlükleri, tasarımıteknik özellikleri ve kullanıcı dostu AI yetenekleri sayesinde, hem teknoloji meraklılarını hem de giyilebilir cihazlara yeni bir soluk arayanları hedefliyor. Şirketin pazara giriş tarihi yaklaştıkça, ürün hakkında daha fazla bilgi ve detayın paylaşılması bekleniyor.

2025’in üçüncü çeyreği, Samsung için giyilebilir teknoloji pazarında yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Gelişmeleri yakından takip edin!

Wi-Fi 8 hıza değil, bağlantı kalitesine odaklanacak

0

Yeni nesil kablosuz bağlantı teknolojisi Wi-Fi 8 üzerinde çalışmalar hızla devam ediyor. MediaTek‘in teknik bir raporuna dayanan PC World‘ün haberine göre, Wi-Fi 8Wi-Fi 7‘nin sunduğu teorik 23 Gbps hızını artırmak yerine, bağlantı güvenilirliğini ve gerçek dünya performansını iyileştirmeyi hedefleyecek.

Wi-Fi 8 ile gelen yenilikler

Wi-Fi 8 (802.11bn), Wi-Fi 7‘nin (802.11be) kullandığı 2,4 GHz, 5 GHz ve 6 GHz bantları4096 QAM modülasyonu, sekiz uzamsal akış, MU-MIMO, çoklu OFDMA ve 320 MHz kanal bant genişliği gibi teknolojileri koruyacak. Ancak yeni özelliklerle bu altyapıyı daha verimli hale getirecek.

MediaTek‘in raporuna göre, gerçek performansı artırmak için Wi-Fi 8‘de şu yenilikler sunulacak:

  • Koordineli Uzamsal Yeniden Kullanım (Co-SR)
  • Koordineli Hüzme Oluşturma (Co-BF)
  • Dinamik Alt Kanal Operasyonu (DSO)
  • Gelişmiş Modülasyon Kodlama Şeması (MCS)

Bu özelliklerden bazıları zorunlu, bazıları ise isteğe bağlı olacak şekilde uygulanacak.

Koordineli uzamsal yeniden kullanım (Co-SR)

Co-SR, yoğun ofis ortamlarında yakındaki cihazlarla uzak erişim noktaları arasındaki sinyal gücü farkını düzenleyerek verimliliği artırıyor. Access Point’ler, cihazların uzaklığına göre sinyal gücünü dinamik olarak ayarlayıp koordine ediyorMediaTek‘in testlerine göre, bu özellik sistem verimliliğini %15 ila %25 oranında artırabiliyor.

Wi-Fi 8, mevcut hüzmeleme teknolojisini geliştirerek birden fazla erişim noktası arasında sinyal yönünü koordine edecek. Bu özellik, sinyallerin ihtiyaç duyulmayan alanlara gitmesini engelleyerek paraziti azaltırken aktif cihazlara daha güçlü bir sinyal yönlendirecekMediaTekCo-BF’nin veri hızlarını kamusal alanlarda ve mesh ağlarda %20 ila %50 oranında artırdığını belirtti.

Dinamik alt kanal operasyonu (DSO)

DSO, ağın cihaz gereksinimlerine göre alt kanalları dinamik şekilde atamasını sağlıyor. Bu teknoloji, darboğazları önleyerek gelişmiş cihazlarda veri aktarım hızını %80’e kadar artırabiliyor.

Wi-Fi 8 ne zaman geliyor?

Kablosuz standartların geliştirilmesi genellikle 6 yıl sürüyor. Wi-Fi 8 için nihai onayın Eylül 2028’de verilmesi bekleniyor. Ancak, ilk ürünlerin 2028’in başlarında piyasaya çıkabileceği öngörülüyor.

Microsoft’un bulut hizmetleri soruşturulabilir! Peki neden?

0

ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Microsoft‘un bulut uygulamalarında rekabete aykırı bir tutum sergileyip sergilemediğine dair kapsamlı bir soruşturma başlatmaya hazırlanıyor. Şirketin, müşterilerinin rakip bulut platformlarına geçişini engellemek amacıyla pazar gücünü kötüye kullandığı ve kullanıcıları caydırıcı politikalar uyguladığı iddiaları soruşturmanın merkezinde yer alıyor. Özellikle Azure bulut hizmetini kullanan müşterilere yüksek çıkış ücretleri uygulanması, abonelik maliyetlerinin artırılması ve Office 365 ürünlerinin rakip platformlarla uyumsuz hale getirilmesi gibi konular öne çıkıyor.

Microsoft’un bulut hizmetleri soruşturulacak mı?

FTC Başkanı Lina Khan, büyük teknoloji şirketlerinin tekelci uygulamalarını dizginlemek için açtığı soruşturmalarla dikkat çekmiş bir isim. Ancak 2025 yılı başında Donald Trump’ın ABD başkanlığı görevini devralmasıyla Khan’ın da görevden alınması bekleniyor. Trump yönetiminin teknoloji düzenlemelerine yaklaşımının farklı bir çizgide olacağı tahmin ediliyor. Cumhuriyetçi Parti’nin genel olarak teknoloji şirketlerini düzenlemekten kaçınsa da sosyal medya platformlarını muhafazakâr sesleri sansürlemekle suçlaması bu alanda bazı gerilimlere işaret ediyor.

Microsoft'un bulut hizmetleri soruşturulacak mı?
Microsoft’un bulut hizmetleri soruşturulacak mı?

FTC’nin geçtiğimiz yıl bulut sağlayıcılarının iş uygulamalarıyla ilgili sektörden ve halktan geri bildirim topladığı süreçte, birçok kişi rekabetle ilgili ciddi endişeler dile getirdi. Şikayetlerin başında kısıtlayıcı yazılım lisansları, asgari harcama zorunlulukları ve veri aktarım ücretlerinin yüksekliği yer alıyordu.

Microsoft’un bu tür uygulamalarıyla ilgili başlatılan soruşturmanın sonucu, Trump yönetiminin göreve gelmesiyle belirsiz bir hâl alabilir. Bu durum, FTC’nin bulut sektöründeki tekelci eğilimlere müdahale çabalarının geleceğini de etkileyecek gibi görünüyor.

Earlybird Digital East, Bek Ventures adıyla 50 milyon dolarlık fon oluşturdu!

0

Earlybird Digital East, Berlin merkezli Earlybird Venture Capital’den ayrılarak Bek Ventures adıyla yeniden markalaştı ve 250 milyon dolarlık yeni bir fon oluşturdu. İşte son dönemde çok konuşulan konu hakkındaki en önemli ve en çarpıcı detaylar…

Earlybird Digital East, Bek Ventures ismiyle 50 milyon dolarlık fon oluşturuyor

Avrupa ve Türkiye girişim ekosisteminde kayda değer başarılara imza atan Bek Ventures, son on yılda yaptığı yatırımlarla 2.4 milyar dolar getiri elde etti ve 10 kattan fazla geri dönüş çarpanı yakaladı. Fon başına ortalama 20 girişime yatırım yapan şirket, portföyündeki girişimlerin %90’ının devam turlarında da yer aldı.

Yeni fonla birlikte Bek Ventures, göz ardı edilen pazarlardaki erken aşama teknoloji girişimlerini küresel ölçeğe taşımayı hedefliyor. Midas, Upstash, Picus, Obilet, Payhawk ve UiPath gibi başarılı girişimlerin bulunduğu portföyüyle dikkat çeken şirket, yapay zeka alanındaki potansiyeli değerlendirerek Polonya merkezli yapay zeka girişimi Proofs’a ve eski Meta mühendislerinin kurduğu Zeta Labs’e şimdiden yatırım yaptı.

Bek Ventures’ın Genel Partner’ı Cem Sertoğlu, yatırım ekosistemindeki yavaşlamaya dikkat çekerek büyük ve çok aşamalı fonların performansı olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Hedef pazarlardaki girişimcilerin, özellikle doların değerini bilerek daha stratejik hareket ettiğini ifade eden Sertoğlu, yapay zekaya olan iyimser bakış açılarını da vurguladı.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

AshGrove Capital, 650 milyon euroluk yeni bir fon oluşturuyor!

0

Londra merkezli bağımsız kredi kuruluşu AshGrove Capital, yeni oluşturduğu Fon II ile 650 milyon euroluk bir büyüklüğe ulaştığını duyurdu. 2019 yılında kurulan şirket, başlangıçta 500 milyon euro olarak belirlediği hedefi aşarak Avrupa çapında özel kredi sektöründe dikkat çeken bir başarıya imza attı. Yeni fon, özellikle B2B yazılımlar ve sürdürülebilirlik odaklı girişimler ile küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ) yatırım yapmayı amaçlıyor. ESG kurallarına uygun hareket eden AshGrove Capital, çevresel, sosyal ve yönetişim standartlarını benimseyen şirketlere öncelik veriyor.

AshGrove Capital, tam 650 milyon euroluk yeni bir fon oluşturdu!

Fon II kapsamında şirket, kriterlerini karşılayan işletmelere 10 milyon ile 50 milyon euro arasında kıdemli ve teminatlı krediler sağlamayı planlıyor. Fonun %20’sini kullanarak şu ana kadar beş farklı yatırım gerçekleştiren AshGrove Capital, sağlam iş modelleri ve yüksek düzeyde tekrarlayan gelir yapısına sahip girişimlere odaklanıyor. 2021’in sonunda 300 milyon euroluk ilk fonunu başarıyla yöneten şirket, ikinci fonla bu miktarı iki katına çıkararak Avrupa’nın kıdemli borç fonları arasında ilk %5’lik dilime girmeyi başardı.

AshGrove Capital, tam 650 milyon euroluk yeni bir fon oluşturdu!
AshGrove Capital, tam 650 milyon euroluk yeni bir fon oluşturdu!

AshGrove Capital’in kurucu ortağı Phil Fretwell, bu başarının ekibin kararlılığı ve uzmanlığı sayesinde mümkün olduğunu vurgulayarak, B2B yazılım ve hizmet sektörlerinde döngüsel olmayan iş modellerine sahip şirketleri desteklemek için Avrupa kredi piyasasında önemli bir fırsat gördüklerini belirtti.

Fretwell, şirketin krediye erişimi yalnızca işletme büyüklüğüne değil, iş modelinin kalitesine dayandırması gerektiğine inandıklarını da ekledi. Bu yaklaşım, AshGrove Capital’i, hem yatırımcılar hem de girişimciler için sürdürülebilir büyüme sağlayan bir ortak haline getiriyor.

Kafein Teknoloji, dijital dönüşüm ve bulut bilişim çözümleri markası All-in Cloud’u duyurdu

0

Kafein Teknoloji, geçtiğimiz aylarda Google Cloud ile yaptığı stratejik işbirliği doğrultusunda şekillendirdiği dijital dönüşüm ve bulut bilişim çözümleri markası ‘All-in Cloud’u duyurdu.

Kafein Teknoloji, All-in Cloud markası altında sunduğu çözümlerle, işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini uçtan uca hızlandırmayı amaçlıyor ve müşterilerine veri odaklı analiz, yapay zeka ve makine öğrenimi gibi gelişmiş teknolojilerle donatılmış çözümler sunarak geleceğe güvenle bakmalarını sağlıyor. All-in Cloud, dijital dönüşümün tüm aşamalarında kurumlara rehberlik ederek, stratejiden uygulamaya kadar her adımda kapsamlı bir destek sunuyor.

All-in Cloud’un sağladığı çözümler, şirketlerin bulut tabanlı altyapılarını en ileri düzeyde yönetmelerine, operasyonlarını daha esnek hale getirmelerine ve maliyet avantajı elde etmelerine olanak tanıyor. Yenilikçi vizyonu ve uzman kadrosunu Kafein Teknoloji’nin derin bilgi birikimiyle bir araya getirerek işletmelerin dijitalleşme yolculuklarında güçlü bir iş ortağı olarak öne çıkıyor.

Kafein Teknoloji CEO'su Cem Kalyoncu
Kafein Teknoloji CEO’su Cem Kalyoncu

Kafein Teknoloji CEO’su Cem Kalyoncu, All-in Cloud’un şirketin stratejik büyümesinde yeni bir yatırım alanı olduğuna vurgu yaparak, “Bu girişimle, yalnızca mevcut hizmetlerimizi güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda bulut bilişim teknolojilerinde geleceğe dönük, kalıcı yatırımlar yapıyoruz. All-in Cloud, şirketlerin hızla değişen teknoloji ihtiyaçlarına dinamik ve güvenilir çözümler sunmamıza olanak tanırken, Kafein’in dijital dönüşüm vizyonunu uluslararası boyuta taşımamızı da sağlayacak. Amacımız, hem Türkiye’de hem de bölgede uzun vadeli, köklü bir dönüşüm yaratmak için en güvenilen iş ortaklarından biri olmak” dedi.

Yapay zeka destekli bulut hizmetlerine olan talep hızla artıyor

Kalyoncu, All-in Cloud’un sürekli büyüyen bulut bilişim pazarındaki rolünü ise şöyle aktardı: “2024 yılı sonunda, global bulut bilişim pazarı büyüklüğünün yaklaşık 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor ve bu büyümenin özellikle yapay zeka ve veri analitiği çözümleri ile hızlanacağı öngörülüyor. Yapay zeka destekli bulut hizmetlerine olan talebin 2025 yılına kadar %25 oranında artması, bu alandaki potansiyelin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Biz de All-in Cloud üzerinden sunduğumuz hizmetlerle bu büyüme fırsatlarını değerlendirmek, sektördeki uzmanlığımızı Google Cloud’un teknoloji liderliği ile birleştirerek müşterilerimizin dönüşüm süreçlerini hızlandırmak için buradayız.”

All-in Cloud markasının Yönetici Direktörü Nagihan Yanık ise “Sektördeki uzmanlığımızı Google Cloud’un lider teknolojileri ile birleştirerek uçtan uca dijital dönüşüm çözümleri sunuyoruz. Gerçek bir bulut dönüşümünü, yalnızca veri merkezlerini buluta taşımak veya yapay zeka destekli chatbotlar geliştirmekle sınırlı görmüyoruz. Başarılı ve sürdürülebilir bir dönüşümü her adımı özenle planlanmış kapsamlı bir yolculuk olarak kurguluyoruz.

All-in Cloud’daki tecrübeli ekibimiz müşterilerimize Stratejik Danışmanlık, Profesyonel Hizmetler ve Yönetilen Hizmetler sunarak dijital dönüşüm yolculuklarına iş hedefleri ve bütçeleri doğrultusunda eşlik ediyor. Bu sayede, tüm organizasyonlarının operasyonları kesintiye uğramadan buluta uyumlu hale gelmesini ve dönüşümün organizasyon içinde kalıcı bir şekilde benimsenerek uzun vadeli fayda sağlamasını hedefliyoruz.”

EduTalks etkinliği 18 Kasım’da İstinye Üniversitesi’nde!

0

Bütünleşik Pazarlama Mecrası Branding Türkiye ve Deneyimsel Pazarlama Ajansı 1Fikir1Marka partnerliğiyle hayata geçirilen EduTalks etkinlik serisinin üçüncüsü, 18 Kasım 2024 tarihinde İstinye Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek.
“Üniversite Buluşmaları” ana temasıyla düzenlenen etkinlik, sektör profesyonelleri, uzmanlar ve yöneticiler ile üniversite öğrencileri ve girişimcileri bir araya getirecek.

EduTalks etkinliği hakkında

EduTalks, bütünleşik pazarlama çatı kavramı altında 100’den fazla olgu, kavram ve konuya dair fikir, fayda ve farkındalık odaklı etkinlikler düzenleyerek bir topluluk oluşturmayı amaçlayan bir etkinlik serisidir. Serinin üçüncü etkinliği, İstinye Üniversitesi Vadi İstanbul Kampüsü’nde gerçekleştirilecek.

18 Kasım 2024 tarihinde düzenlenecek etkinlikte, alanında uzman isimler konferans ve panellerle bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Ayrıca, bir startup girişimi sunumu ve etkinliğin son bölümünde serbest networking fırsatı da katılımcıları bekliyor.

EduTalks 2024 konuşmacıları

EduTalks etkinlikleri, üniversite öğrencilerine iş dünyasına dair bilişsel farkındalık kazandırmayı hedefleyen bir vizyona sahiptir. 18 Kasım 2024 tarihinde düzenlenecek üçüncü etkinliğin konuşmacıları şunlardır:

  • Mürsel Ferhat Sağlam (Branding Türkiye – Kurucu)
  • Ercan Ulusoy (1Fikir1Marka – Kurucu)
  • Ekrem Karataş (Seolog – Kurucu)
  • Doç. Dr. Deniz Akbulut (İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Anabilim Dalı Başkanı)
  • Dr. Salih Apaydın (İstinye Üniversitesi – Öğretim Üyesi)
  • Yasin Poyraz (TeknoDC – CEO)

Etkinlikte ayrıca TeknoDC’nin CEO’su Yasin Poyraz, girişimcilik hikayesini ve TeknoDC’nin gelecek vizyonunu katılımcılarla paylaşacak.

Destekleyen kuruluşlar

EduTalks’ın üçüncü etkinliği, ekosistem paydaşlarının desteğiyle gerçekleşiyor. Organizasyona stratejik partner olarak İstinye Üniversitesi ev sahipliği yaparken, etkinliğin destekçileri arasında şu kuruluşlar yer alıyor:

  • Fikirleri Dönüştürme Atölyesi
  • Seolog
  • Imesta Coffee
  • Turadent
  • TeknoDC

Medya ve destek partnerleri ise şöyle:
Haberler.com, TechInside, BiHaber.tr, Medya Takip Merkezi, SonDakika.com, StartupTeknoloji, Franchise Market Türkiye, TeknoTalk, Hani Kurumsaldık, Haber Galerisi, Technologic, Medya Bilgi Rehberi, Goog Digital, Startup Gazetesi, Imesta Coffee, KIPS, 6N Magazine, PR Atölye Dergisi ve 9 Eylül Gazetesi.

Etkinlik bilgileri ve kayıt

EduTalks etkinliği ücretsiz olup genel katılıma açıktır. Ancak sınırlı kontenjan nedeniyle kayıt zorunludur.

  • Tarih ve Saat: 18 Kasım 2024, 13:00 – 16:00
  • Mekan: İstinye Üniversitesi Vadi İstanbul Kampüsü
  • Salon: H Blok – Konferans Salonu
  • Adres: Ayazağa Mah. Azerbaycan Cad. (Vadi İstanbul 4A) Blok No: 3H Sarıyer/İstanbul
  • Ulaşım: Türkiye’nin ilk havarayını kullanarak Seyrantepe Metro İstasyonu’ndan aktarma yaparak kampüse kolayca ulaşabilirsiniz. (Detaylı yol tarifi için İstinye Üniversitesi’nin web sitesini ziyaret edebilirsiniz.)

Kaydınızı hemen yapın!

EduTalks’ın bir parçası olmak ve bu ilham verici etkinlikte yer almak için buradan kayıt olabilirsiniz.

EduTalks etkinliği hakkında daha fazla bilgi için Branding Türkiye ve 1Fikir1Marka platformlarını ziyaret edebilirsiniz.

Google’ın yapay zeka lideri şirketten ayrılacak!

Yapay zeka ve derin öğrenme dünyasının önde gelen isimlerinden François Chollet, yaklaşık on yıldır çalıştığı Google’dan ayrılacağını açıkladı. Chollet, X platformunda yaptığı paylaşımda, bir arkadaşıyla birlikte yeni bir şirket kurmayı planladığını belirtti ve Google’da geçirdiği süre boyunca edindiği deneyimlere minnettar olduğunu ifade etti. Chollet, bu süreçte derin öğrenmenin, niş bir akademik konu olmaktan çıkıp milyonlarca kişiye istihdam sağlayan devasa bir sektöre dönüşmesine tanıklık ettiğini vurguladı.

Google’ın yapay zeka lideri şirketten ayrılıyor

François Chollet, 2015 yılında geliştirdiği Keras kütüphanesiyle yapay zeka dünyasında çığır açtı. Kullanıcı dostu yapısıyla öne çıkan Keras, kısa sürede milyonlarca geliştirici tarafından benimsenerek, Google’ın TensorFlow platformunun vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Chollet’in çalışmaları, yapay zekanın hem erişilebilirliğini artırdı hem de teknoloji sektörüne derin bir etki bıraktı.

Google’ın yapay zeka lideri şirketten ayrılıyor
Google’ın yapay zeka lideri şirketten ayrılıyor

Chollet, yapay zekanın soyut düşünme ve insan benzeri akıl yürütme yeteneklerini geliştirme vizyonunu ise 2019’da yayınladığı Abstraction and Reasoning Corpus (ARC) benchmark ile ortaya koydu. Bu alandaki çalışmalarını desteklemek ve teşvik etmek için 1 milyon dolarlık ödüllü ARC Prize yarışmasını başlatan Chollet, yapay zeka araştırmalarını daha ileriye taşımayı hedefledi. 2024 yılında TIME dergisi tarafından yapay zeka sektörünün en etkili 100 kişisinden biri olarak gösterilen Chollet, bu başarısıyla teknoloji dünyasında geniş bir saygı kazandı.

Google’daki görevini bırakıp yeni bir girişime odaklanacak olan Chollet, bu kararının arkasındaki motivasyonları ve kuracağı şirketin detaylarını önümüzdeki günlerde paylaşacağını belirtti. Bu yeni dönemde, yapay zeka alanındaki katkılarını daha geniş bir platforma taşıyarak sektöre yön verme potansiyeline sahip bir adım atıyor.

İkinci el pazaryeri Fleek, 20.4 milyon dolar yatırım alıyor!

Londra merkezli ikinci el moda pazaryeri Fleek, hem Seri A turunda 14.8 milyon dolar hem de tohum turunda 5.6 milyon dolar olmak üzere toplamda 20.4 milyon dolar yatırım aldı. HV Capital’in liderlik ettiği Seri A turuna Andreessen Horowitz, Y Combinator, Shopify Başkanı Harley Finkelstein, Depop’un eski CEO’su Maria Raga ve Postmates’in CTO’su Sean Plaice katıldı. Fleek, vintage moda mağazalarını toptan satıcılarla buluşturarak ikinci el giyim sektörünü dijitalleştirmeyi hedefliyor. Platform, İngiltere, Pakistan ve Hindistan’daki ofisleriyle 70 ülkede yaklaşık 10 bin mağaza ve binlerce toptancıya ulaşmış durumda.

İkinci el pazaryeri Fleek, tam 20.4 milyon dolar yatırım aldı

2021 yılında kurulan Fleek, ikinci el ürünlerin tercih edilmesini teşvik etmek amacıyla, mağazaların ve tedarikçilerin doğrudan iletişim kurabileceği, görüntülü konuşma ve gerçek zamanlı ürün seçimi gibi özellikler sunuyor. Ayrıca yapay zeka destekli analizlerle tedarikçilere, satışlarını artırmaları için içgörüler sağlıyor.

Şirketin kurucu ortaklarından ve CEO’su Abhi Arora, vizyonlarının sürdürülebilir alışverişi teşvik etmek ve daha fazla işletmenin ikinci el kıyafet satmasını sağlamak olduğunu belirtiyor. Diğer kurucu ortak Sanket Agarwal ise platformun sosyal bir alışveriş deneyimi sunarak kullanılmış giysilerin ticaretini daha verimli hale getireceğini vurguluyor.

Fleek üzerinden bugüne kadar 2.5 milyon ürün satışı gerçekleştirilirken, yeni gelen yatırımlar şirketin küresel büyümesini destekleyecek. HV Capital’in Genel Ortağı Felix Klühr, Fleek’in ikinci el moda sektörünü küresel ölçekte yeniden tanımladığını ve daha sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım attığını ifade ediyor. Andreessen Horowitz’den Connie Chan ise Fleek’in ikinci el tedarik zincirini optimize etme vizyonunu övgüyle karşılayarak, platformun hem çevrimiçi hem de çevrimdışı satıcılara büyük katkı sağlayacağını belirtiyor.

Hırvatistan, 91 milyon dolara Bayraktar TB2 satın alıyor!

Hırvatistan hükümeti, savunma gücünü artırmak için Baykar tarafından üretilen Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçlarını satın alma kararı aldı. Yaklaşık 91 milyon dolarlık bu anlaşma, 6 adet Bayraktar TB2’nin yanı sıra çeşitli ekipman ve personel eğitimi gibi destekleyici unsurları da içeriyor. Hırvatistan, bu insansız hava araçlarını 2026 yılına kadar teslim almayı planlıyor. Yetkililer, bu adımın modern tehditlere karşı Hırvatistan ordusunun operasyonel kabiliyetlerini önemli ölçüde artıracağını belirtti.

Hırvatistan, tam 91 milyon dolara Bayraktar TB2 satın alacak

Savunma Bakanı Ivan Anusic, Bayraktar TB2’nin tedarikini “acil ve önemli” bir ihtiyaç olarak tanımladı. Anusic, Hırvatistan Silahlı Kuvvetleri’nin bu sistemlere öncelikli olarak sahip olmak istediğini ve Baykar’ın kapsamlı bir paket teklifi sunduğunu ifade etti. Ayrıca, bu araçlarda keşif için elektro-optik kameraların yer alacağı bilgisi paylaşıldı.

Hırvatistan, tam 91 milyon dolara Bayraktar TB2 satın alacak.
Hırvatistan, tam 91 milyon dolara Bayraktar TB2 satın alacak.

Bu alım, Hırvatistan’ın son dönemde savunma alanında gerçekleştirdiği kapsamlı yatırımların bir parçası olarak dikkat çekiyor. Daha önce ABD’den yaklaşık 290 milyon dolar değerinde HIMARS füze sistemleri tedarik edilmesini destekleyen Hırvatistan, Almanya’dan Leopard tanklarının alımı için de çalışmalarını sürdürüyor.

Ayrıca, Nisan ayında Fransa’dan sipariş ettiği 12 Rafale savaş uçağından ilk altısını teslim aldı. NATO ve Avrupa Birliği üyesi olan Hırvatistan, bu hamlelerle bölgesel savunma kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için gerçekten çok değerli. Paylaşmaktan çekinmeyin! Yorumlarınızı büyük bir merakla bekliyoruz.

Thrive Capital, Databricks’e 1 milyar dolar yatırım yapıyor!

0

Thrive Capital’ın, Databricks’e 1 milyar dolar yatırım yapmaya hazırlandığı yönündeki iddialar, teknoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Instagram, Stripe, Slack, Robinhood ve Github gibi dev isimleri portföyünde barındıran Thrive Capital, özellikle uzun vadeli büyüme potansiyeli yüksek teknoloji girişimlerine yaptığı stratejik yatırımlarla dikkat çekiyor. Joshua Kushner tarafından 2009 yılında kurulan firma, hem erken hem de geç aşama girişimlere destek vererek Sequoia Capital, Andreessen Horowitz ve Benchmark gibi yatırım devleriyle rekabet ediyor.

Thrive Capital, Databricks’e 1 milyar dolar yatırım yapacak

Databricks, veri analitiği ve yapay zeka çözümleri sunan yenilikçi bir platform olarak hızla büyümeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl aldığı 500 milyon dolarlık yatırım sonrası değerlemesini 43 milyar doların üzerine çıkaran şirket, Thrive Capital’dan alacağı bu yeni yatırımla değerlemesini 55 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor. Bloomberg, bu gelişmeleri şirkete yakın kaynaklardan elde ettiği bilgilerle duyurdu.

Thrive Capital, Databricks’e 1 milyar dolar yatırım yapacak.
Thrive Capital, Databricks’e 1 milyar dolar yatırım yapacak.

Thrive Capital’ın, kısa süre önce OpenAI’ın 6.6 milyar dolarlık yatırım turuna 1.2 milyar dolarla liderlik etmesi, firmanın yapay zeka ve ileri teknolojilere olan yoğun ilgisini bir kez daha gözler önüne serdi.

Ayrıca geçtiğimiz hafta, robotik yapay zeka girişimi Physical Intelligence’ın erken aşama yatırım turunda 400 milyon dolarlık fon toplamış olması, firmanın portföyünü sürekli genişletme çabasını gösteriyor. Bu yatırımlarla Thrive Capital, hem yapay zeka hem de veri analitiği sektörlerinde öncü bir rol üstlenmeyi hedefliyor gibi görünüyor.

Tesla’nın yeni teknolojisi başarısız mı olacak?

Dünyanın önde gelen elektrikli araç batarya üreticisi CATL’ın kurucusu ve başkanı Robin Zeng, Tesla’nın geliştirdiği 4680 silindirik hücre teknolojisinin başarısız olacağını ifade etti. Zeng, Tesla CEO’su Elon Musk ile Nisan ayında Çin’de gerçekleşen bir görüşmede bu konuyu tartıştıklarını ve sert bir fikir ayrılığı yaşadıklarını dile getirdi. Görüşmenin detaylarını paylaşan Zeng, Musk’ın bu alandaki bilgisini eleştirerek, “Ona bunu gösterdim ve sessiz kaldı. Batarya üretimi elektrokimya gerektirir, ama bu konuda yeterince bilgili değil” ifadelerini kullandı.

Tesla’nın yeni teknolojisi başarısız olabilir!

Tesla, 2020 yılında duyurduğu 4680 hücrelerini, önceki nesil 2170 ve 1865 bataryalarına kıyasla daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip bir teknoloji olarak tanıtmıştı. Özellikle Cybertruck gibi modellerde kullanılan bu bataryaların enerji kapasitesinin beş kat daha fazla olması hedefleniyordu. Tesla, bu hücrelerin üretimini büyük ölçüde kendi bünyesinde gerçekleştiriyor ve geçtiğimiz eylül ayında 100 milyon adet hücre üretim barajını aştığını duyurmuştu. Ancak maliyet ve üretimle ilgili sorunlar nedeniyle bu teknolojinin halen istenen seviyeye ulaşamadığı belirtiliyor.

CATL, Tesla’nın yanı sıra Ford’un Kuzey Amerika pazarında sunduğu Mustang Mach-E ve F-150 Lightning gibi modellerine de batarya sağlıyor. İki şirket arasındaki teknik görüş ayrılığının temelinde batarya kimyası bulunuyor. Tesla, nikel-kobalt-manganez (NCM) katotlar kullanırken, CATL lityum demir fosfat (LFP) kimyasını tercih ediyor. LFP bataryalar, menzil konusunda NCM hücrelerine göre daha düşük bir performans sunsa da dayanıklılık ve güvenlik açısından önemli avantajlar sağlıyor.

Robin Zeng, Musk’ın yazılım, donanım ve mekanik alanlarda başarılı olduğunu kabul ederken, batarya teknolojisi konusunda aynı seviyede olmadığını vurguladı. Zeng’e göre Musk’ın 4680 teknolojisine yaptığı büyük yatırım, başarılı olamayacak bir bahis. Ayrıca Musk’ın sık sık iddialı hedefler koyarak süreçleri gereksiz yere hızlandırmaya çalıştığını ifade eden Zeng, bu durumu eleştirerek, “Belki bir şeyin tamamlanması beş yıl sürer, ama o iki yıl diyor. Nedenini sorduğumda, insanları zorlamak istediğini söyledi” dedi.

Yapay zeka girişimi Tessl, 125 milyon dolar yatırım aldı!

Londra merkezli Tessl, yapay zeka tabanlı yazılım geliştirme alanında dikkat çeken bir başarıya imza atarak tohum ve Seri A yatırım turlarında toplamda 125 milyon dolar fon topladı. Seri A turuna Index Ventures liderlik ederken, tohum turunda Google Ventures ve boldstart ortak bir liderlik üstlendi. Ayrıca Accel de bu yatırım sürecine katılarak girişimin değerlemesini 750 milyon dolara taşıdı. Tessl, geliştiricilere yönelik kişiselleştirilmiş, güvenli, yüksek kaliteli ve otomatik bakım özelliğine sahip yazılımlar geliştirme hedefiyle hareket ediyor. Henüz kullanıma sunulmamış olan platformun, bu yatırım desteğiyle birlikte 2025’in başlarında piyasaya sürülmesi planlanıyor.

Yapay zeka girişimi Tessl, 125 milyon dolar yatırım alıyor

Girişimin kurucusu Guy Podjarny, teknoloji dünyasında tanınmış bir isim. Daha önce siber güvenlik girişimi Synk’i kurmuş ve Akamai’nin CTO’su olarak görev almış olan Podjarny, Synk’in 2022’de ulaştığı 7.4 milyar dolarlık değerlemeden edindiği tecrübelerle Tessl’i hayata geçirdi. Index Ventures ortağı Carlos Gonzalez-Cadenas, Podjarny’nin hem vizyoner bir lider hem de geliştiricilerin ihtiyaçlarını derinlemesine anlayan bir girişimci olduğunu vurgulayarak Tessl’in başarılı bir geleceğe sahip olacağını belirtti.

Yapay zeka girişimi Tessl, 125 milyon dolar yatırım alıyor.
Yapay zeka girişimi Tessl, 125 milyon dolar yatırım alıyor.

Tessl’in platformu, kodları kalite kontrol süreçlerinden geçirirken spesifikasyonlara uygunluk testleri ve genel kod kalitesi değerlendirmeleri sunarak yazılım geliştirme süreçlerini daha güvenilir ve verimli hale getiriyor.

Başlangıçta Java, JavaScript ve Python dillerini destekleyecek olan platform, ilerleyen dönemlerde bu yelpazeyi genişletmeyi hedefliyor. Şu anda 21 kişilik bir ekip tarafından yönetilen girişim, ürününü denemek isteyenler için bir bekleme listesi oluşturmuş durumda. Tessl, yenilikçi yaklaşımı ve güçlü vizyonuyla yazılım geliştirme dünyasında yeni standartlar belirlemeyi amaçlıyor.

Google Avrupa’da siyasi reklamları durduruyor

Google, Avrupa Birliği’nde (AB) 2025’te yürürlüğe girecek yeni düzenlemeler nedeniyle siyasi reklam yayınlamayı durduracağını açıkladı. TTPA (Siyasi Reklamlarda Şeffaflık ve Hedefleme) kapsamında getirilen kurallar, hem Google arama motorunu hem de YouTube platformunu kapsıyor. Bu karar, özellikle siyasi reklamların tanımı ve uygulanmasındaki belirsizlikler nedeniyle alındı.

TTPA düzenlemelerinin etkisi

Ekim 2025’te yürürlüğe girmesi planlanan TTPA düzenlemelerisiyasi reklamların daha şeffaf hale gelmesiniamaçlıyor. Yeni kurallar gereği:

  • Reklamların kim tarafından finanse edildiği, ne kadar ödeme yapıldığı ve hangi seçim veya referandumla bağlantılı olduğu açıkça belirtilecek.
  • Kullanıcıların, hedefli siyasi reklamlar için açık izin vermesi gerekecek.
  • Belli bir yaş altındaki kullanıcıların kişisel verileri reklam amaçlı kullanılamayacak.

Google, bu düzenlemelerdeki siyasi reklam tanımının geniş kapsamlı olduğunu ve farklı bölgelerde bu içeriği doğru şekilde sınıflandırmanın zorluklar yarattığını belirtti.

YouTube’da siyasi reklamlar yasaklanıyor

Bu değişiklik, YouTube’daki siyasi içerikli ücretli tanıtımları da etkiliyor. AB’nin şeffaflık kurallarına göre YouTube üzerinde artık siyasi reklam yayınlanamayacak.

Google’dan açıklama

GoogleTTPA’nın getirdiği zorlukları gerekçe göstererek, düzenleme yürürlüğe girmeden önce AB genelinde siyasi reklamcılık faaliyetlerini sonlandırmayı planlıyor. Şirket, bu kararın detaylarına ilişkin daha fazla bilginin önümüzdeki yıl paylaşılacağını duyurdu.

Google daha önce benzer gerekçelerle Fransa, Kanada ve Brezilya gibi ülkelerde de siyasi reklam hizmetlerini durdurmuştu. Şirket açıklamasında, “TTPA’nın yasama süreci boyunca potansiyel etkisi ve gerekliliklerinin zorlukları konusunda endişelerimizi dile getirdik. Ancak düzenleme, gerekli netliği sağlamada yetersiz kaldı” ifadelerine yer verdi.

AB’nin yeni kuralları, siyasi reklamların kullanıcılar üzerinde yarattığı etkiyi azaltmayı ve seçim süreçlerini daha şeffaf hale getirmeyi hedefliyor. Ancak Google’ın bu düzenlemelere yanıt olarak aldığı kararsiyasi reklamcılığın dijital platformlarda geleceği üzerinde önemli bir etki yaratabilir.

Ekim 2025’ten itibaren, Avrupa’daki kullanıcılar hem Google hem de YouTube’da siyasi reklamlardan arınmış bir deneyim yaşayacak.

Türkiye nükleer enerji hedefini üç katına çıkardı!

Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’nda (COP29), Türkiye önemli bir adım atarak Nükleer Enerjiyi Üç Katına Çıkarma Deklarasyonu”naimza attı. Deklarasyon, küresel ısınmanın 1,5 dereceyle sınırlandırılması ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılması için nükleer enerjinin kritik rolüne vurgu yapıyor.

Nükleer enerji hedefleri büyüyor

ABD tarafından geçtiğimiz yıl Dubai’de düzenlenen COP28’de başlatılan bu girişim, nükleer enerji alanında önde gelen Fransa, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerle başlamıştı. Bu yıl Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 6 ülkenin katılımıyla imzacı ülke sayısı 31’e yükseldi.

Türkiye, bu adımıyla 2050’ye kadar nükleer enerji kapasitesini 2020 yılına göre üç katına çıkarma taahhüdünde bulundu. Dünya genelinde, hedeflenen toplam nükleer enerji kurulu gücünün ise 400 GW’dan 1200 GW’a çıkarılmasıplanlanıyor.

Türkiye’nin hedefi 20 GW nükleer güç

Türkiye, nükleer enerji alanındaki yatırımlarıyla küresel enerji dönüşümünün önemli bir parçası olmayı hedefliyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 2050 yılına kadar 20 GW nükleer kurulu güç hedeflediğini belirtti.

Halihazırda yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS), bu hedef doğrultusunda Türkiye’nin ilk büyük adımı olarak öne çıkıyor. 4,8 GW kurulu kapasiteye sahip olan Akkuyu NGS’nin ilk reaktörünün 2025’te devreye alınması, tam kapasiteyle 2028 yılı sonunda çalışmaya başlaması planlanıyor. Akkuyu NGS, faaliyete geçtiğinde Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık %10’unu karşılayacak.

Ayrıca, Sinop ve Trakya’da yeni nükleer santrallerin inşası ve büyük nükleer tesislere ek olarak yeni nesil küçük modüler reaktörlerin (SMR) hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bakan Bayraktar, “2050 yılına kadar 20 GW nükleer kurulu gücümüzü devreye alarak net sıfır emisyon hedefine katkı sunacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dünya Nükleer Derneği verilerine göre, şu anda dünya genelindeki 440 civarındaki nükleer santral, toplamda yaklaşık 2602 TWh elektrik üretiyor ve bu, dünya elektriğinin yaklaşık %9’unu oluşturuyor. Toplam kurulu nükleer kapasite ise 400 GW civarında.

2050 yılına kadar bu kapasitenin üç katına çıkarılarak 1200 GW’a ulaşması hedefleniyor. Özellikle ABD, bu süreçte mevcut kurulu gücüne 200 GW ekleyeceğini duyurmuş durumda. Türkiye gibi imzacı ülkeler de bu hedeflere ulaşmak için nükleer enerji yatırımlarını artırmayı planlıyor.

Türkiye’nin küresel enerji dönüşümündeki rolü

Türkiye’nin, COP29’da imzaladığı bu deklarasyon, hem bölgesel hem de küresel ölçekte enerji dönüşümüne katkı sağlama hedefini güçlendiriyor.
Bu stratejik adım, Türkiye’nin temiz enerji geleceği için nükleer enerjiye verdiği önemi bir kez daha ortaya koyuyor.

Türkiye’nin bu süreçte atacağı adımlar, yalnızca enerji arz güvenliğini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma hedeflerine de katkı sağlayacak.

Xiaomi’den yapay zeka destekli akıllı gözlük geliyor!

0

Teknoloji dünyasında giyilebilir cihazlara olan ilgi her geçen gün artarken, Xiaomi’nin yapay zeka destekli akıllı gözlük geliştirdiğine dair haberler gündeme bomba gibi düştü. 2025 yılının ilk yarısında piyasaya sürülmesi beklenen bu yeni nesil akıllı gözlükler, Xiaomi’den yapay zeka destekli akıllı gözlük olarak, optik gözlüklere yakın tasarımı ve gelişmiş teknolojik özellikleriyle dikkat çekecek.

Apple Vision Pro ve Meta Ray-Ban Modellerine Rakip Olacak
Xiaomi’nin geliştirdiği bu cihazların, piyasadaki en büyük rakibi Meta’nın Ray-Ban iş birliğiyle ürettiği akıllı gözlükler olacağı belirtiliyor. Meta’nın cihazları sayesinde kullanıcılar fotoğraf ve video çekebiliyor, QR kodları tarayabiliyor, çeşitli sorular sorarak yanıt alabiliyor ve hatırlatıcılar ayarlayabiliyor. Xiaomi’nin yeni gözlükleri de bu özellikleri bir adım öteye taşımayı hedefliyor. yapay zeka destekli akıllı gözlük ile bu hedefe ulaşılabilir görüyorlar.

Mi Fan Festivali’nde Tanıtılabilir

Kaynaklara göre Xiaomi, bu yeni nesil akıllı gözlüklerini Goertek ile iş birliği içinde geliştiriyor. Şirket, Xiaomi’den yapay zeka destekli akıllı gözlük cihazlarını 2025 yılının Nisan ayında düzenlenmesi planlanan Mi Fan Festivali’nde resmi olarak tanıtmayı planlıyor. Xiaomi’nin bu hamlesi, yapay zeka ve giyilebilir teknoloji alanındaki gelişmeleri hızlandırarak sektördeki rekabeti daha da artıracak gibi görünüyor. Şirket, kullanıcıların günlük yaşamlarını kolaylaştıracak ve teknolojiye entegre bir deneyim sunacak cihazlarla pazar payını genişletmeyi hedefliyor.

Yeni gözlüklerle ilgili daha fazla detay önümüzdeki aylarda paylaşılacak. Xiaomi’nin bu iddialı hamlesinin sektöre nasıl bir etki yapacağı ise şimdiden merak konusu. Xiaomi’den yapay zeka destekli akıllı gözlük modellerinin sektör üzerindeki etkisi merak ediliyor.

Samsung Wallet ile Audi’niz artık cebinizde!

Samsung, dijital yaşamı kolaylaştırmaya yönelik bir adım daha atarak Samsung Wallet üzerindeki Dijital Anahtardesteğini genişletti. Artık Audi araç sahipleri, Galaxy telefonları ile fiziksel bir anahtara ihtiyaç duymadan araçlarına erişebilecek ve çalıştırabilecek. Bu özellik, daha önce desteklenen GenesisBMW, ve Kia araçlarının ardından Audi marka araçları da kapsayacak şekilde genişletildi. Bu sayede Samsung Wallet ile Audi araçları daha pratik hale getirebilirsiniz. Samsung, bu hamlesiyle dijital teknolojileri araçlarla entegre ederek daha konforlu ve pratik bir kullanıcı deneyimi sunmayı hedefliyor.

Dijital anahtar ile aracınızı kolayca kontrol edin

Samsung Wallet kullanıcıları, dijital anahtar özelliği sayesinde araçlarının kilidini açıp kapatabilirçalıştırabilir ve bagajı açabilir. Özellik, kullanıcıların yalnızca telefonlarıyla araçlarını kontrol etmesine olanak tanıyor. Samsung Wallet ile Audi araçlarda bu özellik daha da ön plana çıkıyor. Ayrıca, dijital anahtarların güvenli bir şekilde arkadaşlar veya aile üyeleriyle paylaşılabileceği de belirtiliyor. Bu işlev, kullanıcıların başka birine kolayca erişim sağlamasını mümkün kılıyor. Örneğin, anahtarını unutan bir aile bireyine anında yetki verebilmek, bu özellik sayesinde oldukça kolay hale geliyor.

Dijital anahtar sistemi, üst düzey güvenlik standartlarına uygun şekilde tasarlanmış. Samsung’un sunduğu anahtarlar, EAL6+ güvenlik sertifikasına sahip ve UWB (Ultra-Wideband) teknolojisi ile çalışıyor. Bu sayede, anahtarlar yalnızca yetkilendirilmiş cihazlarla eşleşiyor ve dış müdahalelere karşı korunuyor. Kullanıcının telefonu çalınırsa veya kaybolursa, dijital anahtarlar hızla Samsung Find hizmeti aracılığıyla devre dışı bırakılabiliyor. Böylece hem araç hem de kullanıcı bilgileri güvende tutuluyor. Bu da Samsung Wallet ile Audi sahiplerinin içini rahatlatıyor.

Hangi modellerle uyumlu?

Samsung, dijital anahtar özelliğinin geniş bir cihaz yelpazesiyle uyumlu olduğunu belirtti. Galaxy S20 serisinden Galaxy Z Flip 6’ya kadar tüm Galaxy modelleri bu teknolojiyi destekliyor. Samsung Wallet ile Audi araçları bu teknolojiye entegre ediyor. Bu da, Samsung kullanıcılarına geniş bir uyumluluk avantajı sağlıyor. Özellik, bu ay içinde ilk olarak Avrupa genelinde Audi kullanıcılarına sunulacak.

Daha geniş bir ekosistem hedefi

Samsung’un Dijital Anahtar teknolojisi, kullanıcılara pratiklik ve güvenlik sağlarken, fiziksel anahtar ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Önceki desteklenen markalar olan GenesisBMW ve Kia ile başarılı bir entegrasyon sürecinin ardından, Audi’nin eklenmesiyle bu ekosistem daha da büyüyor.

Dijital anahtarların sağladığı yenilikler, yalnızca araçların kontrolünü kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda teknolojiyi daha geniş bir yaşam alanına taşıyor. Samsung, gelecekte daha fazla marka ve modelle iş birliği yaparak bu deneyimi daha da geliştirmeyi planlıyor. Dijital yaşamın bir parçası haline gelen bu özellik, otomobil kullanıcılarının günlük rutinlerini büyük ölçüde kolaylaştıracak gibi görünüyor. Samsung Wallet ile Audi araç kullanımı daha kolay ve güvenli hale geliyor.

100 MWh’lik devasa kum bataryası geliştiriliyor!

0

Finlandiya merkezli Polar Night Energy, sanayi ölçeğinde yenilikçi bir kum bazlı termal enerji depolama sistemi üzerinde çalışmalara başladı. Bu sistem, 100 MWh’a kadar termal enerji depolama kapasitesine sahip olacak ve özellikle bölgesel ısıtma ağlarına enerji sağlayacak. Kum bataryası, rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen fazla enerjiyi kumda ısı olarak depolayarak uzun süreli ve verimli bir enerji deposu görevi üstlenecek.

100 MWh’lik devasa kum bataryası test ediliyor

Sistemin temel bileşeni olarak şömine üretiminden artakalan 2.000 ton ezilmiş sabuntaşı kullanılacak. Bu malzeme, ısıyı tutma özelliği sayesinde enerji depolama için ideal bir ortam sunuyor. Polar Night Energy CEO’su Tommi Eronen, projenin döngüsel ekonomiye olan katkısına dikkat çekerek, sabuntaşının yüksek performans göstereceğine dair beklentilerini dile getirdi.

100 MWh'lik devasa kum bataryası test ediliyor.
100 MWh’lik devasa kum bataryası test ediliyor.

Bu yeni nesil enerji deposu, Finlandiya’nın Pornainen bölgesinde Loviisan Lämpö şirketine ait bir bölgesel ısıtma ağına entegre edilecek. Sistemin şarj işlemleri, Polar Night Energy tarafından geliştirilen özel algoritmalar sayesinde elektrik şebekesinden sağlanacak ve böylece enerji maliyetleri en aza indirilecek. Tam kapasitede çalıştığında, yaz aylarında yaklaşık bir ay, kışın ise bir hafta boyunca ısınma ihtiyacını karşılayabilecek.

Kum bataryasının test sürecinin kış aylarında başlatılması ve 2025 yılında tam faaliyete geçmesi planlanıyor. Bu girişim, Polar Night Energy’nin 2022 yılında hayata geçirdiği 100 kW gücünde ve 8 MWh kapasiteli ilk ticari kum temelli enerji depolama sisteminin ardından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Akash Systems, elmas kaplı çip soğutma teknolojisi geliştirdi

ABD merkezli startup şirketi Akash Systems, geliştirdiği elmas kaplı çip soğutma teknolojisiyle GPU’ların sıcaklıklarını %60’a varan oranlarda düşürebileceğini ve performansı %25 oranında artırabileceğini duyurdu. Şirket, bu inovatif teknoloji ile yapay zeka, veri merkezleri, savunma sanayii ve uzay uygulamaları gibi yüksek performans gerektiren alanlarda enerji verimliliği ve hız artışı sağlamayı hedefliyor.

Elmas soğutma teknolojisi nedir?

Elmas soğutma teknolojisi, geleneksel termal macunların yerine nano-elmas ve sentetik elmas materyalleri kullanıyor. Bu yaklaşım, elmasın üstün termal iletkenliğini kullanarak işlemcilerdeki ısıyı daha hızlı ve etkili bir şekilde dağıtıyor. Şirket, Galyum Nitrür (GaN) gibi iletken materyalleri sentetik elmaslarla birleştirerek, yarı iletken üretiminde devrim yaratmayı planlıyor.

Bu teknolojinin, büyük veri merkezlerinde enerji tüketimini %40’a kadar azaltarak milyonlarca dolarlık soğutma maliyetlerinden tasarruf sağlayabileceği öngörülüyor. Ayrıca, cihazlarda sıkça karşılaşılan ve performans düşüşüne yol açan “thermal throttling” sorununu ortadan kaldırarak işlemcilerin sürdürülebilir performans göstermesine olanak tanıyor.

18,2 Milyon dolarlık finansman anlaşması

Akash Systems, ABD Ticaret Bakanlığı ile yaklaşık 18,2 milyon dolarlık doğrudan finansman ve 50 milyon dolarlık vergi avantajlarını kapsayan bağlayıcı olmayan bir ön anlaşma imzaladı. Şirket, bu finansmanı operasyonlarını genişletmek ve daha fazla sentetik elmas üretmek için kullanmayı planlıyor.

GaN-on-Diamond teknolojisi

Akash Systems, uydularda kullanılmak üzere telsizler ve güç amplifikatörleri için GaN-on-Diamond teknolojisiüzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Bu yenilikçi yaklaşım, uyduların boyutunu küçültürken güvenilirliği ve performansı artırmayı hedefliyor.

Veri merkezleri için devrim niteliğinde

Akash Systems’in elmas kaplı çip soğutma çözümü, özellikle büyük ölçekli veri merkezlerinde ciddi maliyet avantajları sağlayabilir. Hem enerji tasarrufu hem de performans artışı sunan bu teknoloji, yüksek performanslı işlemcilere olan talebin arttığı günümüzde oyun değiştirici bir rol üstlenebilir.

Şirket, geliştirdiği çözümlerle yarı iletken sektöründe yeni bir dönem başlatmayı hedefliyor ve bu süreçte sağladığı finansman desteğiyle daha büyük adımlar atmayı planlıyor. Akash Systems, sektördeki yerini güçlendirmeye kararlı.