FinTech Istanbul B2B Connect Summit 2,5 milyon Euro’luk potansiyel ticari değer yarattı

0

 13 Ekim 2023’te İstanbul-Ataşehir’de FinTech ve e-ticaret/e-ihracat ekosistemin yoğun katılımı ile gerçekleşen FinTech Istanbul B2B Connect Summit’in metrikleri kamuoyuyla paylaşıldı. FinTech İstanbul ve Oniki’nin birlikte gerçekleştirdiği ve 2024’te ikincisi düzenlenecek etkinlik, B2B eşleşmeler sonucunda yarattığı 2,5 milyon Euro’luk potansiyel ticari değer ile ön plana çıktı.

Binlerce katma değer ve iş birliği odaklı görüşme yapıldı

Ekosistem için katma değeri ve ticari potansiyeli yüksek iş birliklerinin doğmasına katkı sağlayan FinTech Istanbul B2B Connect Summit’e toplamda 215 şirket katıldı. Bu doğrultuda gün boyunca 12 adet düzenlenen B2B eşleşmelerde yaklaşık 1658 B2B görüşme gerçekleşti. Gerçekleşen B2B görüşmelerin ortalama ticari değeri 1.500 Euro olurken, yaratılan toplam ticari değer ise 2,5 milyon Euro oldu.

Networking odaklı yeni nesil etkinlik deneyiminde uzman olan Oniki’nin yapay zeka destekli B2B matchmaking teknolojisi ile fiziksel ve online katılımla gerçekleşen FinTech Istanbul B2B Connect Summit’i; fiziksel olarak 600’den fazla, online tarafta ise 400 olmak üzere toplamda 1000’i aşkın katılımcı takip etti.

Etkinliğe global ölçekte yoğun bir katılım oldu

Gerek fiziksel gerek online yapılan B2B eşleşme seanslarıyla dünyanın dört bir yanından katılımcılar ile binlerce katma değerli iş birliği odaklı görüşme yapma fırsatı buldu.

Etkinlik dünyasında yenilikçi bir konseptle tasarlanan ve sektör paydaşlarını buluşturan FinTech Istanbul B2B Connect Summit’e global ölçekte yoğun bir katılım oldu. FinTech Istanbul B2B Connect Summit, ilk yılında elde ettiği bu başarıların ardından ikinci etkinliğin hazırlıklarına şimdiden başladı.

FinTech İstanbul Kurucu Ortağı Prof. Dr. Selim Yazıcı, “FinTech Istanbul B2B Connect Summit, global finans dünyasının nabzını tutan bir etkinlik olma yolunda hızla ilerliyor. Etkinliğin yarattığı 2,5 milyon Euro’luk potansiyel ticari değer, sektördeki güçlü iş birliklerinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gösterdi. FinTech İstanbul olarak, fintech ekosistemine katkı sağlama amacımız doğrultusunda, etkinliği düzenleyerek sektördeki paydaşları bir araya getirmenin gururunu yaşıyoruz. Bu başarının ardından ikinci etkinliğin hazırlıklarına başlamış olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”

Oniki CEO’su Ziya Kızıltan ise şu değerlendirmeleri yaptı: “FinTech Istanbul B2B Connect Summit, hem fiziksel hem de online platformda sağlanan etkileşimle, sektördeki önemli paydaşları bir araya getirdi. Geliştirdiğimiz yapay zeka destekli B2B matchmaking teknolojisi sayesinde, katılımcılar arasında binlerce katma değerli iş birliği odaklı görüşme gerçekleştirildi. Bu etkinlik, fintech ve e-ticaret ekosistemine önemli bir ivme kazandırdı. Oniki olarak gelecek etkinliklerde sektördeki inovasyon ve iş birliklerine katkı sağlamaya devam etmeyi hedefliyoruz.”

Bu sene ikincisi düzenlenecek olan FinTech Istanbul B2B Connect Summit için heyecan dorukta. Etkinlik, 9 Mayıs 2024 tarihinde FinTech İstanbul ve Oniki iş birliği ile Wyndham Grand İstanbul Levent’te gerçekleşecek. Finans teknolojisi dünyasının lider isimlerini bir araya getirecek ve sektördeki en son gelişmeleri keşfetme, iş birlikleri kurma fırsatı sunacak FinTech Istanbul B2B Connect Summit’i ajandanıza şimdiden kaydedin.  

Apple Vision Pro, ilk haftada 180 bin adet sattı!

Teknoloji devi Apple, son çıkardığı 3.499 dolarlık Vision Pro kulaklığının ön siparişlerinin ilk haftasında 180 bin adet satış rakamına ulaşmış olabilir. Şirketin önceki 80 bin adetlik satış beklentilerini aşan bu başarı, analist Min-Chi Kuo’nun ön sipariş envanteri ve sevkiyat sürelerine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre ortaya çıktı.

Kuo’nun verilerine göre, geçtiğimiz hafta sonu 160.000 ila 180.000 adet Vision Pro başlığı satıldı. Ancak, nakliye sürelerinin ilk 48 saat içinde değişmemesi, talebin hızla düşebileceği bir duruma işaret edebilir.

Apple Vision Pro

Bu satış başarısı, Apple Vision Pro’nun 3.499 dolarlık fiyat etiketi ve özel tasarımına rağmen dikkat çekici. Kuo, cihazın 80.000 adetlik ilk üretim rakamına göre tükenmiş olsa bile, bunun Apple’ın 1,2 milyar aktif kullanıcısının sadece yaklaşık yüzde 0,007’sini oluşturduğunu ve bu nedenle Vision Pro’nun “çok niş bir ürün” olduğunu belirtti.

Vision Pro‘nun başarılı bir şekilde talep görmesi için, Apple’ın kulaklığa olan talebi artırması ve sürdürmesi gerekecek. Ancak, cihazın şu anki durumu göz önüne alındığında, özellikle bazı ana akım uygulamaların eksikliği ve yüksek fiyat etiketi göz önüne alındığında, ortalama bir tüketici için hala erişilebilir bir ürün olmadığı ifade ediliyor.*

Vision Pro‘nun 256 GB modeli için 3.499 dolarlık fiyat etiketinin yanı sıra, 512 GB için 3.699 dolar ve 1 TB depolama alanına sahip versiyon için ise 3.899 dolarlık bir fiyat etiketi bulunuyor. Ekstra batarya, kılıf gibi aksesuarlar eklenirse, bu fiyat 4.800 dolara kadar çıkabiliyor.*

UPTION’ın kullanıcı sayısı 3,5 kat arttı, işlem hacmi 15 milyar TL’ye ulaştı!

0

Dünya genelinde 176 ülkede, 400 bin işlem noktasında hizmet veren Türkiye’nin lider para transfer şirketi UPT’nin mobil uygulaması UPTION, hayata geçtiği ilk günden bu yana müşteri deneyimini ve ürün çeşitliliğini artırarak büyümeye devam ediyor. Geçen yıl yaklaşık 3,5 milyon işlem ile 15 milyar liradan fazla para transferine aracılık eden uygulama, kullanıcı sayısını da 2023 yılında 2022’ye kıyasla 3,5 kat artırarak 500 bin müşteriye ulaştı.

Aktif Bank’ın yüzde 100 iştiraki olarak hizmet veren UPT, UPTION uygulamasının bu güçlü desteğiyle dünya çapında 77,5 milyar TL’lik para transferine aracılık ederek, 2023 yılında yüzde 24’lük büyüme kaydetti. UPT altyapısı ile Türkiye dışındaki ülkeler arasında gerçekleştirilen işlem adedi 2023 yılında 2022 yılına kıyasla yüzde 37 oranında artış gösterdi. Geçen yıl yurt dışındaki 67 banka ve ödeme kuruluşu; 136 farklı koridorda para transferi işlemlerini UPT altyapısıyla gerçekleştirdi.

Global “unicorn” şirketlere ödeme hizmeti sunuyor

Türkiye haricinde 14 farklı ülkede de hizmet veren UPT, 2023 yılında bu ülkelerdeki öncü bankaların mobil uygulamalarında da yer almaya başlayarak hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. Kendi altyapısı ve teknolojisiyle dünyanın en önemli “unicorn” şirketlerine de ödeme hizmeti sunan UPT, yenilikçi yaklaşımıyla dijitalleşme yolundaki fintek kuruluşlarına da öncülük ediyor.

Yeni özellikler büyümeyi destekliyor

UPT Genel Müdürü Murat Kastan
UPT Genel Müdürü Murat Kastan

Dünya nüfusunun yüzde 95’ine, uygun maliyetlerle para transferine imkân sağlayan UPTION, 2023 yılı içinde geliştirilen özelliklerle de kullanıcıların hayatını kolaylaştırmaya devam etti. UPT Genel Müdürü Murat Kastan, “2023 yılını dijital yıl ilan etmiştik. UPTION’daki yurt dışı koridorlarımızı ve hizmet seviyemizi artırırken, müşterilerimizin beklentileri doğrultusunda birçok yeni ürün ve hizmet de ekledik. Bunların en önemlileri sterlin (GBP) Avrupa hesabı, yurt dışındaki dijital cüzdanlara gönderim imkânı ve fatura ödeme hizmeti oldu. Geçtiğimiz dönemde, Avrupa’dan ödeme alma ihtiyacı bulunan ancak Avrupa’da bir banka hesabı açmakta zorlanan kullanıcılar için UPTION’dan dakikalar içinde Avrupa Hesabı açma imkânı sunmuştuk. UPTION’ın en çok ilgi gösterilen, en yenilikçi ürünlerinden biri olarak dikkat çeken bu hesaba yalnızca Euro cinsinden ödemeler alınabiliyordu. Bu hesabın sterlin cinsinden ödemeleri de kabul etmesi talebinde bulunan müşterilerimizi dinleyerek hayata geçirdiğimiz sterlin hesabı ile, UPTION kullanıcıları Avrupa’dan GBP ödemelerini de UPTION hesaplarına saniyeler içinde ve zahmetsizce gerçekleştirmeye başladı. Müşterimizin beklentilerini en uygun çözümlerle karşılayarak geliştirdiğimiz UPTION’da sırada dolar hesabı var” dedi.

Türkiye’ye en çok para transferi Türki Cumhuriyetler ve ABD’den

Banka hesaplarına, kartlara ve isme para gönderimi yapılabilen UPTION’a 2023 yılı içinde dijital cüzdanlara para transferi hizmeti de eklendiğini hatırlatan Kastan, sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle Asya ülkelerinde sık kullanılan bir hizmet olan dijital cüzdan transferleri, Türkiye’de yaşayan ve ülkelerine para gönderen Asya kökenli kişiler tarafından da ilgiyle karşılandı. Elbette cüzdan gönderimlerimiz Asya ile sınırlı kalmayacak, çok yakında Afrika başta olmak üzere dünyadaki diğer dijital cüzdanlara gönderimlere başlayacağız. Tüm işlemlerimize baktığımızda, 2023 yılında UPTION ile Türkiye’den en çok Azerbaycan, Filipinler ve Özbekistan’a para transferi gerçekleşirken; Avrupa, Türki Cumhuriyetler ve ABD Türkiye’ye en çok para gönderen ülkeler arasında yer aldı.”

UPTION Kart sahibi sayısı 150 bine ulaştı

Uygulamanın 2023 yılı içindeki hızlı büyümesinde UPTION Kart’ın da önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Kastan, özellikle UPTION Kart’ın geri ödemeli “nakit iade” kampanyalarının uygulamaya olan ilgiyi artırdığını belirtti. Kastan, 2023 yıl sonu itibarıyla UPTION Kart sahibi sayısının 150 bine ulaştığını söyledi.

2024’te hedef dünya çapında büyüme

Uluslararası para transferinde küresel bir marka olma ve global büyümeyi sürdürmeyi hedeflediklerine işaret eden Kastan, “UPT olarak önümüzdeki dönemde özellikle Avrupa ülkeleri, Türki Cumhuriyetler ve Körfez ülkelerine odaklanacağız. Bir fintek firması olarak 2024 yılında da ‘as a service’ hizmetlerimizi artırmanın yanında tüm dünyaya UPT servislerini ve altyapısını sunarak para transferine öncülük etmeyi ve dünya çapında büyümeyi tüm hızıyla sürdürmeyi hedefliyoruz. Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri ve Avrupa Birliği’nde alacağımız lisanslar ile UPTION global çapta müşteri edinimi sağlayacak. Böylece UPTION’ı sadece Türkiye’de değil tüm dünyada bilinen ve kullanılabilen bir uygulama haline getirmeyi, müşteri bazında ise yüzde 100 büyümeyle yaklaşık 1 milyon kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’de yenilenebilir enerjide rekor büyüme!

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ülkede geçen yıl elektrikteki kurulu güç artışının yüzde 99,5’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından geldiğini açıkladı. Bayraktar, yazılı bir açıklamada, 2023 yılının “yenilenebilirin yılı” olduğunu vurgulayarak, 2.845 megavatlık ilave yenilenebilir kurulu güç artışının yaşandığını belirtti.

2053 yılına yönelik karbon sıfır hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir adım olan bu artışla birlikte, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü 59.236 megavata çıkmış oldu. Bakan Bayraktar, “Geçtiğimiz yıl yaşanan 2.858 megavatlık kurulu güç artışının yüzde 99,5’ini yenilenebilir kaynaklardan sağladık” dedi.

Türkiye'de yenilenebilir enerjide

Türkiye’de yenilenebilir enerjide, 2053 karbon sıfır hedeflerine ulaşma yolunda kilit bir rol oynadığını vurgulayan Bayraktar, “2023 yenilenebilirin yılı oldu. Böylece yenilenebilir enerji, üretimde yüzde 42, kurulu güçte ise yüzde 55 paya sahip oldu” ifadelerini kullandı.

Bakan, geçen yıl yapılan 326,3 teravatlık elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların üretim içindeki payının yüzde 42 olduğunu belirtti. Ancak, kurulu güç içindeki payın yüzde 56 olduğunu söyleyerek, 2035 yılına kadar hedeflerinin kurulu güç içindeki yenilenebilir payını yüzde 65’e, üretim içindeki payını ise yüzde 55’e çıkarmak olduğunu belirtti.

Geçen yıl elektrik kurulu gücü içindeki enerji kaynaklarının dağılımı şu şekilde:

**KaynaklarKurulu güç (megavat)**
Doğalgaz25.350,6
Barajlı23.650,2
Rüzgar11.803,3
Güneş11.315,6
İthal Kömür10.373,8
Linyit10.194
Akarsu8.313,9
Biyokütle2.076,6
Jeotermal1.691,3
Taşkömür840,8
Asfaltit Kömür405
Atık Isı384,5
Fuel Oil260,1

Bu güçlü dönüşüm, Türkiye’nin sürdürülebilir enerji hedeflerine önemli bir adım atmasını sağlıyor.

Yapay zeka ses klonlama girişimi 80 milyon dolar topladı!

Yirmiden fazla dilde sesleri çoğaltmak için yapay zeka yazılımı kullanan bir girişim olan ElevenLabs, iki yıllık şirkete 1 milyar doların üzerinde değer biçen yeni bir finansman turu topladı.

ElevenLabs yaptığı açıklamada, Sequoia Capital, Smash Capital ve SV Angel’ın katılımıyla girişim fonu Andreessen Horowitz liderliğindeki fondan 80 milyon dolar topladığını söyledi. Şirket bugüne kadar 101 milyon dolar topladı. İcra Kurulu Başkanı Mati Staniszewski, son finansmanın girişimine 1.1 milyar dolar değerleme kazandırdığını söyledi.

Yapay zeka ses klonlama girişimi yükselişine devam ediyor

Teknoloji yatırımcıları, reklam ve medyadaki iş fırsatlarını göz önünde bulundurarak ikna edici ses ve video üreten yapay zeka araçları geliştiren yeni girişimlere para aktardı. Ancak araştırmacılar, özellikle dünya nüfusunun neredeyse yarısının 2024’te yapılacak ulusal seçimlerde oy kullanma seçeneğine sahip olacağı göz önüne alındığında, dolandırıcılık, pornografi ve siyasette kullanılan yanıltıcı deepfake’lerin yaygınlaşmasından endişe duyan araştırmacılar bu durumdan alarma geçti. Geçen yılın başlarında ElevenLabs, bazılarının teknolojisini “kötü amaçlarla” kullandığını söyledi. Yapay zeka ses klonlama konusunda ElevenLabs öne çıkan girişim oldu.

Staniszewski, kişilerin rızası olmadan taklit edilen ses kliplerinin yasak olduğunu ve kaldırılacağını söyledi. 40 kişilik startup’ın moderasyon ve politika çalışmalarına adanmış beş çalışanı olduğunu ve daha fazlasını işe almayı planladığını söyledi. Staniszewski: “Gördüğümüz kullanım durumlarının yüzde doksan dokuzu olumlu alanda” dedi.

ElevenLabs, teknolojisinin Fortune 500 şirketlerinin yüzde 41’indeki çalışanlar tarafından kullanıldığını belirtti. Finansman duyurusunun yanı sıra ElevenLabs, önümüzdeki haftalarda hayata geçecek birçok yeni ürün geliştirmesini de açıkladı. Şirket, bunların arasında yeni bir Dublaj Stüdyosu, bir Ses Kitaplığı pazarı, metin ve URL’lerin anında sese dönüştürülmesini sağlayan Mobil Uygulama okuyucusunun erken önizlemesini ve gelişmiş hız ve dil kapsamına sahip yeni modelleri içerdiğini ekledi.

ElevenLabs, yapay zeka tarafından oluşturulan tüm içeriğin açıkça tanımlanabilir olmasını sağlamak için tespitin etkinleştirilmesine odaklanarak, temel önceliklerinden birinin yapay zekanın güvenli ve sorumlu bir şekilde geliştirilmesi olduğunu belirtti. Geçtiğimiz yıl şirket, bir ses örneğinin ElevenLabs tarafından oluşturulan içerik içerip içermediğini doğrulayabilen bir araç olan Yapay Zeka Konuşma Sınıflandırıcısını piyasaya sürdü.

Elektrikli araçlara geçiş için yarım trilyon dolar harcandı!

0

KPMG tarafından hazırlanan “Küresel Otomotiv Yönetici” anketinin 2024 yılı sonuçlarına göre elektrikli araçlara geçiş için yarım trilyon dolardan fazla yatırım yapan otomotiv sektörü, bu yatırımın geri dönüşünü ne zaman göreceğini sorguluyor. Pazar beklentileri konusunda daha temkinli bir tutum sergilemeye başlayan sektörün, önümüzdeki beş yıl içinde daha kârlı bir büyüme yakalayacağına olan güveni de azaldı. Buna rağmen elektrikli araçlarda satışların artmasını ve Tesla’nın zirvedeki yerini korumasını bekleyen sektör, Apple, Google, Samsung ve Baidu gibi teknoloji devlerinin de otomobil pazarına gireceğini tahmin ediyor.

Elektrikli güç aktarma organlarındaki ilerlemeler, otonom sürüş teknolojisi ve araç içinde müşterilere sunulan büyüleyici deneyimler otomotiv dünyası için çok parlak bir geleceği vadediyor. KPMG‘nin 24.sünü bu yıl yayımladığı “Küresel Otomotiv Yönetici” anketi de otomobil üreticileri için oldukça önemli olan bu döneme denk geliyor. KPMG’nin aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 30 ülke ve bölgede, otomotiv ve ilişkili sektörlerden 1.000’den fazla yöneticiyle yaptığı son anket, sektörün pazar beklentileri konusunda daha temkinli bir tutum sergilemeye başladığını gösteriyor. Elektrikli araçlara geçiş için yarım trilyon dolardan fazla yatırım yapan sektör, bu yatırımın geri dönüşünü ne zaman göreceğini sorguluyor.

KPMG Türkiye Otomotiv Sektörü Lideri Hakan Ölekli
KPMG Türkiye Otomotiv Sektörü Lideri Hakan Ölekli

Rapor hakkında değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Otomotiv Sektörü Lideri Hakan Ölekli, “Bu yıl 24’üncüsünü düzenlediğimiz anketimiz, sektördeki yöneticilerin elektrikli araçlarla ilgili beklentilerinin nasıl değiştiğini ve küresel otomotiv liderlerini daha temkinli olmaya iten endişe ve zorlukları ayrıntılı olarak inceliyor. Otomotiv şirketlerinin kaybeden değil kazanan olmaları için yöneticilerin stratejilerini yeniden düşünmeleri ve kendilerine bazı önemli sorular sormaları gereken kritik bir dönemeçteyiz. Bu stratejik soruların doğru yanıtlarını bulmak, şirketlerin önümüzdeki yıllarda bu alanda nasıl başarılı olacaklarını belirlemelerine de yardımcı olacaktır. Otomotiv sektörü için göz kamaştırıcı bir geleceğin hala görünürde olduğuna inanıyoruz. Ancak bu parlak geleceğe ulaşmak için yakın vadede bazı önemli zorlukların üstesinden gelmek gerekecek ki bu anketten çıkan sonuçlar da sektördeki liderlere yol gösterici nitelikte.” dedi.

[Bkz url=https://www.techinside.com/kpmg-bulut-stratejisini-genisletiyor/]

Sektörde kârlı büyüme için güven azaldı

Anketten çıkan sonuçlara göre dünya genelinde yöneticiler, büyük ölçüde küresel ekonomiye ve artan maliyetlere ilişkin endişeler nedeniyle sektörün önümüzdeki beş yıl içinde daha kârlı bir büyüme yakalayacağına daha az güveniyor. Ankete katılan Japon yöneticiler arasında kendine son derece güvenenlerin oranı yüzde 32’den yüzde 10’a düşerken Batı Avrupa’da kendine aşırı güvenenlerin oranı yüzde 31’den yüzde 24’e, ABD’de ise yüzde 48’den yüzde 43’e düştü. Sadece Çin’de aşırı güven yüzde 28’den yüzde 36’ya yükselerek artış gösterdi. Tedarikçiler arasında da aşırı güven yüzde 56’dan yüzde 23’e geriledi.

Anket otomobil üreticilerinin 2024 yılında fiyatları ne kadar artırabileceklerine dair de önemli sonuçlar ortaya çıkardı. Buna göre OEM’lerin (orijinal ekipman üreticileri) üçte ikisinden fazlası 2024 yılında yüzde 5 ila 10 arasında bir fiyat artışı öngörüyor. Bağımsız bayilerin bu tür fiyat artışları öngörme olasılığı daha da yüksek. Ancak, son dönemdeki fiyat düşüşleri ve piyasaya sürülen çok sayıda yeni model göz önüne alındığında, fiyat artışlarını yapmanın beklenenden daha zor olabileceği değerlendiriliyor.

Elektrikli araçlarda satışların artması bekleniyor

Son ankette elektrikli araçların penetrasyonu için ortalama tahminler ise yükseldi. Örneğin Batı Avrupa’da katılımcılar geçen yıl bataryalı elektrikli araçların 2030 yılında satışların yüzde 24’ünü oluşturacağını tahmin ederken bu yıl ortak tahmin yüzde 30 oldu. ABD’de tahmin yüzde 29’dan yüzde 33’e, Çin’de ise yüzde 24’ten yüzde 36’ya yükseldi.

Köklü markaların yeni model üretme furyasına rağmen, anket katılımcıları Tesla’nın hala zirvede kalmasını bekliyor. Tesla Gigafactory’nin 2022 yılında Berlin yakınlarında açılması, Tesla’nın pay kazanmasına yardımcı oluyor. Ankette, daha fazla Avrupalı yönetici Tesla’nın 2030’a kadar zirvede kalacağını tahmin ederken daha azı BMW ve Audi’nin pazara hâkim olacağını öngörüyor. 2030’da hangi şirketlerin bataryalı elektrikli araç pazarına hâkim olmasını bekledikleri sorulduğunda, Tesla liderliğini açık ara farkla daha da güçlendirirken BMW ikinci, Audi üçüncü, Apple dördüncü, Mercedes-Benz beşinci ve BYD altında sırada yer alıyor.

Müşteri deneyimi fark yaratan bir kritere dönüştü

Müşterilerin satın alım kriterlerine bakıldığında ise performans en önemli alım faktörü olmaya devam ederken sorunsuz ve zahmetsiz bir müşteri deneyimi ikinci sıraya yükseldi. Sorunsuz bir müşteri deneyimine verilen önem, aracı satın almaktan içinde sorunsuz çalışan bir yazılıma sahip olmaya kadar uzanıyor.

Yazılım tabanlı araçlar, her türlü sürücü uygulamasını tedarik etmek için bir fırsat sunuyor. Ancak ürünler cazip değilse tüketicilerin yazılımlara olması pek olası görülmüyor. Bu yılki ankette, özellikle OEM yöneticileri abonelik geliri elde edebileceklerinden önceki yıllara göre daha az emin. Öte yandan otomotivde siber güvenliğe ilişkin endişeler de artmış durumda olsa da ankete katılan yöneticiler otomobil üreticilerinin yeterli siber güvenlik ve müşteri veri koruması sağladıklarından hala eminler.

Teknoloji daha karmaşık hale geliyor

KPMG’nin anketinde otomobil üreticileri yapay zekâ, dijital ikizler ve gelişmiş robot teknolojileri gibi ileri teknolojilere bir önceki yıla göre daha az hazırlıklı olduklarını belirtiyor. Otomobil yöneticilerinin sadece yüzde 12’si kendilerini son derece hazır hissettiklerini söylerken bu oran bir önceki yıl yüzde 22’ydi. Bu değişimin büyük olasılıkla yapay zekâdaki, özellikle de beyaz yakalı işlere otomasyon getirmesi beklenen üretken yapay zekâdaki hızlı ilerlemelerle ilişkili olduğu değerlendiriliyor. Otomobil üreticilerinin, yapay zekânın tüm biçimlerinden yararlanmak için daha fazla çalışanı eğitmek zorunda kalacağının tahmin edildiği araştırmada otomobil üreticilerinin yapay zekâ becerilerine sahip yetenekler için birbirleriyle ve farklı sektörlerdeki şirketlerle rekabet edeceği öngörüsünde bulunuluyor.

Güç aktarma teknolojisi söz konusu olduğunda ise bu yıl daha fazla şirket riskten kaçınıyor gibi görünüyor. Öyle ki hibrit teknolojileri, teknoloji yatırımlarında genel olarak dördüncü sıradan ikinci sıraya yükseldi.

Öte yandan otomobil üreticileri teknoloji devlerinin de otomobil pazarına girmesini bekliyor. Apple bir numaralı potansiyel rakip olarak görülürken listede Google, Samsung ve Baidu da yer alıyor.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

macOS sistemlerde büyük açık!

Kaspersky araştırmacıları, alışılmadık türden bir macOS zararlı yazılım türünü ortaya çıkardı. Daha önce bilinmeyen korsan uygulamalar aracılığıyla gizlice dağıtılan bu kötü amaçlı yazılım ailesi, macOS kullanıcılarının dijital cüzdanlarında saklanan kripto paralarını çalmayı hedefliyor. Kaspersky tarafından daha önce keşfedilen proxy Truva atlarının aksine, bu yeni tehdit kullanıcıları tehlikeye atmaya odaklanıyor.

Yeni keşfedile Truva Atı iki yönden benzersiz özelliklere sahip. Birincisi, kötü amaçlı Python betiğini yürütmek için DNS kayıtlarını kullanıyor. İkincisi sadece kripto cüzdanlarını çalmakla kalmıyor, cüzdan uygulamasını kendi virüslü sürümüyle değiştiriyor. Bu, cüzdanlarda saklanan kripto para birimine erişmek için kullanılan gizli ifadenin de çalmasına yol açıyor.

Kötü amaçlı yazılım macOS’un 13.6 ve üzeri sürümlerini hedef alıyor ve hem Intel hem de Apple Silikon ile çalışan cihazlarda, özellikle daha yeni işletim sistemi sürümü kullanıcılarına odaklandığını gösteriyor. Ele geçirilmiş disk imajları, bir aktivatör ve aranan uygulamayı içeriyor. İlk bakışta zararsız gibi görünen aktivatör, kullanıcı şifresini girdikten sonra ele geçirilen uygulamayı etkinleştiriyor.

Saldırganlar, uygulamanın önceden ele geçirilmiş sürümlerini kullanarak, çalıştırılabilir dosyaları kullanıcı aktivatörü çalıştırana kadar işlevsiz hale getirecek şekilde değiştiriyor. Bu taktik, kullanıcının farkında olmadan güvenliği ihlal edilmiş uygulamayı etkinleştirmesini sağlıyor.

Yamadan sonra kötü amaçlı yazılım, kötü amaçlı etki alanı için DNS TXT kaydı alarak ve buradan Python betiğinin şifresini çözerek birincil yükünü çalıştırıyor. Ardından komut dosyası, yine bir Python komut dosyası olan bulaşma zincirinin bir sonraki aşamasını indirmeye çalışıyor.

Bir sonraki yükün amacı sunucudan alınan keyfi komutları çalıştırmak. Yapılan araştırma sırasında hiçbir komut alınmasa ve arka kapı düzenli olarak güncelleniyor olsa da, kötü amaçlı yazılım kampanyasının hala geliştirilmekte olduğu açıkça ortada. Kodların incelenmesi, ilgili komutların muhtemelen kodlanmış Python betikleri olduğunu gösteriyor.

Bahsedilen işlevlerin yanı sıra, komut dosyası, apple-analyzer.com alan adını içeren iki önemli özellik barındırıyor. Her iki işlev de kripto para cüzdanı uygulamalarının varlığını kontrol etmeyi ve bunları belirtilen alan adından indirilen sürümlerle değiştirmeyi amaçlıyor. Bu taktiğin hem Bitcoin hem de Exodus cüzdanlarını hedef aldığı ve bu uygulamaları kötü niyetli olanlarla değiştirdiği gözlemlendi.

Kaspersky Güvenlik Araştırmacısı Sergey Puzan, şunları söyledi: “Korsan yazılımlarla bağlantılı macOS kötü amaçlı yazılımı, bu alandaki ciddi risklerin altını çiziyor. Siber suçlular, kullanıcıların bilgisayarlarına kolayca erişmek ve parola girmelerini sağlayarak yönetici ayrıcalıkları elde etmek için korsan uygulamaları kullanıyor. Saldırıyı hazırlayanlar, DNS sunucusu kaydına bir Python betiği gizlemek şeklinde alışılmadık bir yaratıcılık sergiliyor ve bu da kötü amaçlı yazılımın ağ trafiğindeki gizlilik düzeyini artırıyor. Kullanıcılar, özellikle kripto para cüzdanları konusunda ekstra dikkatli olmalı. Şüpheli sitelerden dosya indirmekten kaçının ve daha iyi koruma için güvenilir siber güvenlik çözümleri kullanın.”

Bu yeni açık hakkında daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

TCL’in 17 ülkesi Türkiye’den yönetilecek!

0

Teknoloji alanında 20 yıla yakın deneyiminin yanı sıra satış, kanal yönetimi, iş geliştirme ve stratejik ilişki yönetimi gibi alanlarda da uzmanlığa sahip olan TCL Communication Türkiye Ülke Müdürü Serhan Tunca, TCL Communication Orta Doğu ve Türkiye Bölge Direktörü görevine getirildi.
 
Öncü tüketici elektroniği şirketlerinin satış, pazarlama, operasyon ve dağıtım alanlarında 20 yıla yakın   tecrübeye sahip TCL Communication Türkiye Ülke Müdürü Serhan Tunca, TCL Communication Orta Doğu ve Türkiye Bölge Direktörü görevine atandı.
 
Tunca bu yeni süreçte Türkiye’nin yanı sıra Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan’ın da aralarında yer aldığı toplam 17 ülkeden sorumlu olacak. Türkiye, bölgede önemli ve güçlü bir ülke olması sebebiyle tüm bölgenin yönetimi açısından merkez konumda yer alacak.
 
İstanbul Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde eğitimini tamamlayan Tunca, 2004 yılında başladığı kariyer yolculuğunda aralarında global mobil teknoloji şirketlerinin de bulunduğu uluslararası tüketici elektroniği şirketlerinde satış, kanal yönetimi, iş geliştirme, stratejik ilişki yönetimi, ülke ve bölge düzeyinde kilit müşteri yönetiminin de bulunduğu birçok alanda deneyim sahibi olup TCL Communication’a 2016 yılında katıldı. Tunca, 2020 yılından bu yana TCL Communication Türkiye Ülke Müdürlüğü görevini yürütüyordu.
 

Mobilite ekosistemi Future of Mobility zirvesinde bir araya geldi!

Ford Otosan ve Ford Otosan’ın kurumsal girişim sermaye şirketi Driventure, startup’lardan yatırımcılara dek mobilite ekosistemindeki birçok farklı paydaşı ‘Future of Mobility’ zirvesinde bir araya getirdi. Türkiye’deki mobilite ekosisteminin mevcut durumunu masaya yatıran katılımcılar aynı zamanda sektöre dair güncel gelişmeleri takip etme, geleceğin mobilite anlayışını keşfetme, yeni iş birliği olanaklarını değerlendirme ve bağlantılarını güçlendirme fırsatını elde ettiler.

Ford Otosan’ın otomotiv endüstrisinin geleceğini şekillendirecek girişimleri desteklemek için kurduğu kurumsal girişim sermaye şirketi Driventure ile Ford Otosan, organizasyonunu baştan sona üstlendikleri ‘Future of Mobility’ etkinliğinde mobilite ekosistemindeki birçok farklı oyuncuyu bir araya getirdi.

22 Ocak’ta Rahmi Koç Müzesinde gerçekleşen ve mobilite alanında fark yaratmayı amaçlayan önemli paydaşları bir araya getiren ‘Future of Mobility’ zirvesine köklü otomotiv firmaları, tedarikçiler, mobilite odaklı startup’lar ve girişimcilerin yanı sıra yatırım fonu temsilcileri ve yatırım şirketleri de katıldı. Gerek yerel gerekse Dünya Ekonomik Forumu (WEF) gibi global oyuncuları temsil eden katılımcılar; sektördeki güncel gelişmeleri takip etme, geleceğin hareketlilik vizyonunu oluşturma, yeni bağlantılar kurma ve iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı buldu.

‘Future of Mobility’, sektördeki köklü deneyimleri yenilikçi fikirlerle buluşturarak, geleceğin mobilite alanındaki başarıyı şekillendirmeye yönelik heyecan verici bir platform oluşturdu.

Startup’lar mobilite çözümlerini tanıttı

Zirvede Türkiye’deki mobilite ekosisteminden oyunu değiştiren startup’lara, mobilitenin geleceğinde rol oynayacak teknolojilerden akıllı şehirlere dek pek çok farklı konuda paneller düzenlendi. Akıllı mobilite alanında çözümler geliştiren startup’lar fikirlerini sunma ve networklerini geliştirme fırsatını yakaladı. Driventure’ın Türkiye’de yatırım yaptığı girişimler Delivers.AI, Optiyol, Saha Robotics ile Ford Otosan bünyesinden doğan girişim Bluepath Robotics de geliştirdikleri mobilite çözümlerini tanıttı.

Ford Otosan Lideri Güven Özyurt
Ford Otosan Lideri Güven Özyurt

Zirvede konuşan Ford Otosan Lideri Güven Özyurt, “Akıllı mobilite, bağlanabilirlik gibi kavramların hayatımıza iyice girmesiyle otomotiv sektörünün cazibesinin giderek arttığını görüyoruz. Teknoloji şirketlerinin sektöre girmesi otomotiv dünyasını Ar-Ge faaliyetlerinin merkezi haline dönüştürüyor. Bugün geldiğimiz noktada, irili ufaklı yeni girişimlerin odağında da otomotiv var. Ford Otosan olarak, bu yeni mobilite ve akıllı üretim ortamında başarılı olmak için, şirketlerin benzeri görülmemiş bir hızda değişiklik yapmaları ve yeni iş modellerini, uygulamaları benimsemeleri gerektiğini görüyoruz. Biz de bu ekosistemde Ford Otosan olarak hem oyunu kuruyoruz hem de oyunculara alan açıyoruz. Girişimcilik ekosisteminde elbette önceliğimiz yenilikçi projeleri ve yetenekleri ekonomiye kazandırmak. Bu bakış açısıyla teknolojik ve inovatif çözümleri destekleyerek artı değer yaratmayı amaçlıyoruz” dedi.

Driventure, mobilite dünyasını dönüştürecek girişimlere yatırım yapıyor

Ford Otosan, girişim ekosistemini hem Türkiye’de hem dünyada takip etmek, inovatif fikirleri ve yeni nesil teknolojileri izlemek, yeni iş modellerini ve olası iş birliklerini keşfetmek üzere 2019’da girişim sermayesi şirketi Driventure’ı kurdu. Driventure; otonom araçlar, bağlı araçlar, otomotivde müşteri deneyimi, akıllı mobilite, endüstri 4.0, elektrikli araçlar ve sürdürülebilirlik odağındaki girişimlerle birlikte yeni fikir ve teknolojileri hayata geçiriyor. Startup havuzunu her geçen gün büyüten Driventure, 2022 yılında toplam 571 startup ile temas etti ve 16 startup ile iş birliği kurdu. 2023 yıl sonu itibarıyla ise 750’nin üzerinde startup ile temas ederek 30’un üzerinde iş birliğine imza attı.

Driventure Genel Müdürü İlknur İlkyaz Gül
Driventure Genel Müdürü İlknur İlkyaz Gül

Driventure Genel Müdürü İlknur İlkyaz Gül, “Driventure, yenilikçi fikir ve teknolojilerden ilham alan girişimleri bulup büyütmeyi hedefleyen bir misyonla yola çıktı. Otonom ve bağlı araçlardan akıllı mobiliteye dek geniş bir yelpazede geliştirilen fikirleri desteklerken bir yandan geleceğin teknolojilerini keşfetmek adına sınırları zorluyoruz. Yenilikçi projelerin hayata geçirilmesini sağlayan Driventure, girişimcilik ekosistemine ve ülkemiz ekonomisine büyük değer katıyor. Hedefimiz, sürdürülebilir ve akıllı mobiliteye öncülük ederek, sektördeki dönüşümü güçlendirmek ve geleceği birlikte şekillendirmek” dedi.

Teknoloji ve mobilite bazlı girişimler ekseninde dikkat çekici büyümesini sürdüren küresel otomotiv ekosisteminde Ford Otosan, Driventure aracılığıyla stratejik rekabet avantajı yaratmayı, pazardan bilgi ve içgörü kazanmayı amaçlıyor.

Enerjisini havadan alan sensör geliştiriliyor!

0

MIT’in kendinden güç alan bu yeni sensörü havadan enerji toplayabiliyor. MIT araştırmacıları, çevresinden enerji toplayan, pil veya kablolu bağlantı ihtiyacını ortadan kaldıran, tamamen kendi kendine çalışan bir sensör oluşturarak sensör teknolojisinde çığır açan bir gelişme elde etti. Bu yenilik, özellikle ulaşılması zor yerlerdeki kritik altyapıların izlenmesine yönelik olanaklar sunuyor. Gemi sistemleri de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda potansiyel uygulamalara sahip.

Havadan enerji toplayan sensör nasıl çalışıyor?

IEEE Sensors Journal’da yer alan bir makalede açıklanan sensör, motora güç sağlayan tel gibi elektrik taşıyan bir kabloya bağlanan sıcaklık algılama cihazı. Teldeki akımın ürettiği manyetik alan enerjisini yakalar ve bunu motorun sıcaklığını ölçmek için kullanıyor. En önemli avantajı ortam gücüyle çalışabilmesi ve özel lehimli bağlantılar gerektirmeden kurulumu kolaylaştırması.

Araştırmacılar, enerji toplayıcı, depolama, güç yönetimi, algılama devresi ve iletişim modülü gibi temel bileşenleri kapsayan bir tasarım kılavuzu sağlıyor. Sensör, enerji akışını sürekli olarak algılayıp kontrol edebiliyor. Ayrıca fazla enerjiyi depolayabiliyor ve soğuk çalıştırmayı gerçekleştirerek elektronik aksamını başlangıç ​​voltajı olmadan başlatabiliyor.

Çerçeve çok yönlü çalışıyor. Titreşimler veya güneş ışığı gibi çeşitli enerji kaynaklarını kullanan sensörlere uygulanabiliyor. Fabrikalar, depolar ve ticari alanlardaki uygulamalar için uygun maliyetli ve kurulumu kolay sensör ağlarının geliştirilmesini teşvik ediyor.

Gemi sistemleri bağlamında, kendi kendine güç sağlayan sensör, gemilerdeki güç kullanılabilirliğiyle ilgili zorlukları gideriyor. Geleneksel sensörler priz gerektirir ve takılı ekipmanlarla ilgili katı kısıtlamalarla karşı karşıya. Yeni sensörün enerji toplama yeteneği, teşhis sensörlerinin gemilere uyarlanmasını kolaylaştırarak bakım maliyetlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. ABD Deniz Harp Okulu’nda doçent olan John Donnal, rulman ve montaj sağlığı hakkında gerçek zamanlı bilgi sağlamak için pompalardaki titreşimleri ölçme potansiyelini görüyor. Araştırmacılar, güvenliği ve basitliği artırmak için pil kullanmaktan kasıtlı olarak kaçındılar ve kapasitörler yoluyla dahili enerji depolamayı birleştirdi. Pillerden daha basit olan bu kapasitörler, enerjiyi iletken plakalar arasındaki elektrik alanında depolar. Dikkatli tasarım, bunların cihazın çalışması için gerekli enerjiyi depolayacak kadar büyük, ancak hızlı şarj aşaması için yeterince küçük olmasını sağlıyor. Kapasitörler ayrıca sensörün aktif olmadığı uzun süreler boyunca potansiyel enerji sızıntısını da hesaba katıyor.

GPU güvenlik açığı risk oluşturuyor!

GPU belleğindeki güvenlik açığı, bilgisayar korsanlarının LLM yanıtlarına erişmesine olanak tanıyabilir. Apple, Qualcomm ve AMD ürünlerinin tamamı risk altındaydı.

GPU belleğindeki güvenlik açığı, büyük dil modellerini tehdit aktörlerinin kullanımına tamamen açık bırakabilirdi. Araştırmacılar , ‘LeftoverLocals’ olarak adlandırılan bir GPU bellek güvenlik açığının, artık yerel bellek aracılığıyla bilgisayar korsanlarına verilen LLM yanıtlarını açığa çıkarabileceği konusunda uyardı.

GPU güvenlik açığı LLM çalışmalarını riske attı

Trail of Bits blogunda yayınlanan araştırmaya göre Apple, Qualcomm, AMD ve Imagination, savunmasız olarak adlandırılan büyük GPU satıcıları arasında yer alıyor. GPU’ların tümü, araştırmacıların araştırmaya ilk başladığı Eylül 2023’ten bu yana değişen düzeylerde savunmasız durumdaydı. Araştırmacılar, GPU’nun yerel belleğini kurtararak başka bir kullanıcının etkileşimli LLM oturumunu dinledikleri ekli bir videodan alıntı yaparak potansiyel saldırının kavram kanıtını (PoC) oluşturmayı başardı.

Araştırmacılar yaptıkları testlerden, ‘LeftoverLocals’ın AMD Radeon RX 7900 XT’de GPU çağrısı başına yaklaşık 5.5 MB sızdırabileceği sonucuna vardı. Bu, bir LLM’yi endişe verici derecede yüksek hassasiyetle yeniden yapılandırmak için yeterli veriydi. Yapay zeka çıkarımının yüksek performans gereksinimlerini desteklemek için GPU’ların yaygın olarak kullanıldığı göz önüne alındığında, bu haberin kurumsal yapay zeka kullanıcıları arasında ciddi endişelere yol açması muhtemel.

Singularity Üniversitesi’nde IEEE üyesi ve AI etik mühendisi Eleanor Watson, bu özel güvenlik açığının bir GPU’ya fiziksel erişim gerektirmesine rağmen, araştırmanın ciddi veri koruma risklerini vurguladığını söyledi. Watson: “Bu özel istismar türü, GPU’ya ve belleğine doğrudan erişim gerektirse de, bu, yapay zeka sistemleriyle etkileşimlerimizi gizli tutmanın zorluklarını gösteriyor” dedi. Güvenlik açığına karşı savunma yapmak için GPU’ların, çekirdek çağrıları arasında yerel belleği temizleyecek yerleşik bir sisteme ihtiyacı var. Nvidia ve Intel dahil bazı GPU satıcıları bunu zaten yapıyor, diğerlerinin ise buna ayak uydurması gerekiyor. ‘LeftoverLocals’ haberine yanıt olarak AMD, “işlemlerin GPU’da paralel çalışmasını engelleyen ve desteklenen ürünlerdeki işlemler arasındaki yerel belleği temizleyen” yeni bir mod oluşturmayı planladığını ve söz konusu modun Mart 2024’e kadar kullanıma sunulmasının beklendiğini belirtti.

Microsoft Copilot kullanımı için bilmeniz gerekenler

0

Microsoft’un üretken yapay zeka sohbet robotunun ücretsiz sürümü Windows’ta ve web’de mevcut. İster yapay zekanın insanlığın kurtuluşu olacağına, ister onun ölümü olacağına inanın, ister zamanınızı geçirmek için bir oyuncaktan biraz daha fazlası olduğunu, ister işyerinde hızlı yola girmenin en kesin yolu olduğunu düşünün, onu kullanacaksınız. bir gün. Belki bugün. Belki yarın. Belki gelecek hafta ya da gelecek ay. Ama bir gün ona döneceksin. Ve muhtemelen ilk günlerinde bile ne kadar yararlı olabileceğine şaşıracaksınız.

Microsoft Copilot kullanımı için öneriler

Birçok iş kullanıcısı için bu, Microsoft’un çeşitli yapay zeka ürünlerine yönelik şemsiye adı olan Copilot’u kullanmak anlamına geliyor. Çeşitli Microsoft ürünlerine yönelik, özellikle de Word, Outlook ve OneNote gibi Microsoft Office uygulamalarıyla entegre olan Microsoft 365 için Copilot’a yönelik oldukça hedefli Copilot’lar mevcut. Bu Copilot yalnızca kullanıcı başına aylık 30 dolar tutarında yüklü bir ödeme yapmak isteyen kurumsal müşteriler için geçerli. Bu, örneğin Microsoft 365 E3 planının fiyatını esasen iki katına çıkarıyor. Ayrıca bireylere yönelik, Office uygulamalarıyla entegrasyon ve yoğun zamanlarda öncelikli erişim sunan aylık 20 dolar tutarında Copilot Pro aboneliği de bulunuyor.

Copilot’u kullanmaya başlamadan önce tam olarak ne olduğunu ve ne olmadığını anlamalısınız. Buna üretken yapay zeka veya kısaca genAI deniyor. Bu adın verilmesinin nedeni, başta metin, görseller ve videolar olmak üzere farklı türde içerik oluşturabilmesi.

Metin üretimi için Copilot işini yapmak amacıyla büyük bir dil modeli (LLM) kullanıyor. Microsoft’un en büyük yatırımcısı olduğu OpenAI adlı bir şirket tarafından geliştirilen GPT-4 modelini temel alıyor. Çok miktarda makale, kitap, web sayfası ve halka açık diğer metinler üzerinde eğitiliyor. Bu eğitime dayanarak sorulara yanıt verebiliyor, makaleleri ve belgeleri özetleyebiliyor, sıfırdan belge yazabiliyor ve çok daha fazlasını yapabiliyor.

OpenAI’nin ChatGPT’si gibi Copilot da bir sohbet robotu olarak çalışıyor. Ona bir soru sorarsınız veya bir ipucu verirsiniz ve o da bir yanıt üretiyor. Devam eden bir görüşmede bir dizi takip sorgusu sorabilir veya yeni bir sorguyla baştan başlayabilirsiniz.

iPhone şifremi unuttum sorunu çözümü

Kişisel verilerinizin güvenliğini artırmak amacıyla kullanıcıların farklı hesap ve cihazlar için farklı ve karmaşık şifreler oluşturması standart. Bazı iPhone modellerinde biyometrik ve yüz kilidi açma özelliği var. Ancak bunlar her zaman işe yaramıyor. iPhone’unuzun parolasını unutursanız başınız derde girebiliyor.

Android kullanıcıları gibi iPhone kullanıcıları da şifrelerini unutarak telefonlarına erişimi zorlaştırabiliyor. Android kullanıcıları, veri kaybı olmadan Android telefon şifrelerinin kilidini açabiliyor. iPhone kullanıcıları da aynısını yapabiliyor. Birkaç yanlış deneme sonrası ekranda iPhone devre dışı mesajını göreceksiniz . Bu, özellikle fotoğraflarınızın veya diğer veri dosyalarınızın güncel bir yedeğini almadığınızda olabiliyor. iPhone şifremi unuttum çözümü için izleyebileceğiniz adımlar çok basit.

iPhone şifremi unuttum çözümü

Kendinizi böyle bir durumda bulursanız endişelenmeyin. iPhone’unuza geri yükleme yapabilirsiniz. Ayrıca geri yüklemeden ve tüm verilerinizi kaybetmeden yeniden erişmenin birkaç yolu var. “iPhone devre dışı” mesajı genellikle parolanızı birçok kez yanlış girdiğinizde karşınıza çıkacak. Ancak iPhone 8 ve sonraki modellerde, kilitli cihazın ekranında “iPhone devre dışı” yazan bir mesaj oluyor.

Apple cihazlarında şifreleme, şifreyi bilmeyen kişiler için Phone’un içine girmeye imkansız hale getiriyor. Bu nedenle, birkaç kez yanlış şifre eklendikten sonra tek yol, cihazınızı tamamen silmeniz gerekiyor. Diğer alternatif ise orijinal durumuna geri yüklemek. iPhone parolanızı unuttuysanız ve devre dışı bırakıldıysa, aralarından seçim yapabileceğiniz birkaç seçenek var. Cihazınızı geri yüklemek için Kurtarma Modunu, iTunes’u veya iCloud’u kullanabilirsiniz. Ancak bu seçenekler telefonunuzu siler ve bir yedekten geri yüklüyor. Yeni bir yedeğiniz yoksa, kurtarma yazılımı ile kilit ekranını kaldırabilirsiniz ve iPhone’unuza yeniden erişebilirsiniz.

iOS 15.2 veya sonraki bir sürümünü çalıştıran bir iPhone’unuz varsa sıfırlama yapabilirsiniz. Bunun için iPhone’unuzu bir bilgisayara bağlamadan Güvenlik Kilitleme veya iPhone Kullanılamıyor ekranından iPhone parolanızı sıfırlayabilirsiniz. Başka bir seçenek de, iTunes’u kullanarak geri yükleme yapmanıza gerek kalmadan unutulmuş iPhone şifrenizi kaldırmanıza olanak tanıyan üçüncü taraf bir iPhone şifresi kaldırma aracı kullanmak.

YouTube ilk 10 listesi

İster YouTube’a yeni başlayın ister takip kitlenizi genişletmeyi hedefliyor olun bilmeniz gereken yayıncılar var. Ayrıca bu yayıncılar, YouTube’daki içeriklere adeta yön veriyor diyebiliriz.

YouTube ilk 10 kanal

T Series – Hindistan – 257 milyon abone

Ocak 2024 itibarıyla Hindistan merkezli T-Series, YouTube’da en çok abone olunan kanal. T-Series, Hint film müzikleri ve Hint pop müziği konusunda uzmanlaşmış bir plak şirketi. Böylelikle ülkedeki en büyük plak şirketi ve film stüdyosu.

MrBeast – Amerika Birleşik Devletleri – 232 milyon abone

Tek kişilik içerik makinesi, 2010’ların ortasında, ayrıntılı hediyeler ve dudak uçuklatan meydan okumalar düzenleyerek popüler hale geldi. 2024 itibariyle en çok kazanan YouTuber oldu.

CocoMelon – Amerika Birleşik Devletleri – 170 milyon abone

Çocukların temel becerileri küçük, eğlenceli parçalar halinde öğrenmelerine yardımcı oluyor. Hepsi günün CGI tarzında sunuluyor ve çocukların kendi başlarına izleyebilecekleri türden TV’lerden yararlanılıyor.

SET India – Hindistan – 167 milyon abone

Sony markasının bilinirliği de çok yardımcı oluyor. Bunu en kaliteli programlama ve yalnızca karasal televizyona bağlı olmayan bir izleyici kitlesiyle birleştirirseniz, izlenme sayısını artırmanız kaçınılmaz.

Kids Diana Show – Ukrayna/Amerika Birleşik Devletleri – 118 milyon abone

Ukraynalı-Amerikalı Eva Diana Kidisyuk 2014’te doğdu. Aynı zamanda gezegendeki en çok aboneye sahip beşinci YouTuber. Eva, erkek kardeşi Roma ile birlikte yeni şeyler öğreniyor. Zorluklara göğüs geriyor ve bu arada diğer çocuklara da öğretiyor.

Like Nastya– Rusya/Amerika Birleşik Devletleri – 112 milyon abone

Çok sayıda aboneye sahip olmasının nedeni, içeriğinin eğitici, ilham verici ve diğer çocuklarla bağ kurabilen yapıda olması diyebiliriz.

PewDiePie – İsveç – 111 milyon abone

İsveçli YouTuber Felix Kjellberg, bir zamanlar YouTube’un en çok abone olunan kanalıydı. Ayrıca PewDiePie, Minecraft ve Call Of Duty gibi oyunlara ilişkin oynanış videolarıyla adını duyurdu.

Vlad ve Niki – Rusya – 108 milyon abone

Vlad ve Niki Vashketov, 2010’ların ortasında doğan Rus-Amerikalı kardeşler. Birlikte, Paw Patrol gibi çocukların favorilerini içeren markayla ilgili içerikler de dahil olmak üzere pek çok eğlenceli şeye imza atıyor.

Hindistan domine ediyor

YouTube ilk 10 listesini adeta Hindistan domine ediyor diyebiliriz.

Zee Music Company – Hindistan – 104 milyon abone

Henüz 2014 yılında faaliyete geçmesine rağmen Zee, Bollywood müzik pazarında büyük bir paya sahip.

WWE – Amerika Birleşik Devletleri – 99 milyon abone

WWE’nin YouTube kanalı , klasik maçlar, yeni dövüşler, öne çıkanlar, röportajlar ve daha fazlasının pazı kıvırıcı bir karışımını sunuyor.

Google koyu mod nasıl etkin hale geliyor?

0

Daha rahat bir gezinme deneyimi için Google Chrome’u herhangi bir cihazda kolayca karanlık moda geçirebilirsiniz. Windows, macOS, Android ve iOS’ta Chrome için karanlık modu etkinleştirme ve yepyeni bir görünüm sağlama için basit talimatları izleyebilirsiniz. Daha kapsamlı bir karanlık mod deneyimi için Chrome ayarlarında birkaç ek adımı uygulayarak web sitelerini ters renkleri görüntülemeye zorlayabilirsiniz.

İster masaüstü platform ister cep telefonu kullanıyor olun, Google Chrome kolayca karanlık moda geçebiliyor. Gece geç saatlerde yapılan Google aramalarında gözleri çok daha yormayan bir deneyim sunuyor. Bir adım daha ileri gitmek istiyorsanız, açık temalı web sitelerini ters renkleri görüntülemeye zorlayabilirsiniz. Böylelikle koyu bir arka plan ve açık renkli metinle çalışabilirsiniz.

Cep telefonunuzun pil ömründen tasarruf edebilirsiniz. Masaüstü monitörünüzün parlamasını azaltabilirsiniz veya yalnızca yepyeni bir görünüm elde edebilirsiniz. Windows, macOS, Android ve iPhone’da bu özelliğin nasıl etkinleştirileceğine ilişkin bazı adım adım talimatları burada bulabilirsiniz.

Google koyu mod

Windows’ta karanlık mod nasıl etkinleştiriliyor?

  • Windows Ayarları menüsüne girin.
  • Kişiselleştirme’yi tıklayın.
  • Renkler’i seçin.
  • Renginizi seçin veya Windows 11’de Modunuzu seçin yazan anahtara ilerleyin.
  • Google Chrome da dahil olmak üzere yerel desteği olan tüm uygulamalarda karanlık mod için bunu Koyu ile değiştirin.

Chrome web içeriği için karanlık mod

  • URL çubuğunuza şu adresi girin: chrome://flags/#enable-force-dark
  • Bu, gizli bir Chrome ayarları menüsünü ve Karanlık Modu Zorla seçeneğini getirecek.
  • Karanlık Modu Zorla’nın yanındaki açılır menüye gidin ve Etkin’i seçin.
  • Tarayıcınızı yeniden başlatmanız için alttaki Yeniden Başlat düğmesine basın.

Android’de Chrome için karanlık mod

  • Chrome adres çubuğunda chrome://flags adresine gidin.
  • Arama bayrakları kutusuna basın ve ‘karanlık’ kelimesini girin. Burada size iki seçenek sunulacak: Web İçerikleri için Otomatik Karanlık Modu ve temalar ayarındaki Web sitelerini koyulaştır onay kutusu.
  • Birinci seçeneği tercih ederseniz, tıpkı masaüstü uygulamasında olduğu gibi birden fazla ters çevirme seçeneği arasından seçim yapabilirsiniz.
  • İkinci seçenek, ayarlar menüsünden açıp kapatabileceğiniz bir ayar ekleyecek.
  • Hangi yöntemi tercih ettiğinizi seçin ve ardından efektleri görmek için Chrome’u yeniden başlatın.

iOS’ta Chrome için karanlık mod

  • Ayarlarınıza gidin , ardından Görüntüle’ye gidin ve Karanlık Modu etkinleştirin .
  • Chrome’u bir sonraki açışınızda bu değişiklikleri yansıtmalı.

Instagram dil değiştirme nasıl yapılıyor?

Instagram tüm dünyada en çok kullanılan sosyal medya uygulamalarından biri. Farklı geçmişlere, kültürlere ve etnik kökenlere sahip milyonlarca ve milyonlarca insan bunu kullanıyor. Uygulamanın varsayılan dili İngilizce olsa da başka seçenekler de var.

Dil nasıl değiştiriliyor diye düşündüyseniz bu yazıda sizler için açıklıyoruz. Facebook’un sahibi olduğu sosyal medya devi, tüm kullanıcılarına görsel ve video paylaşmaları için birçok seçenek sunuyor. Yakın zamanda Facebook Messenger ve Instagram Direkt Mesajları arasında uygulamalar arası mesajlaşmayı da başlattı. Uygulamayı cihazlarımıza kullandığımızda veya yüklediğimizde varsayılan dil İngilizcedir. Sevdiklerimizle daha verimli ve rahat iletişim kurabilmek için dili değiştirebiliriz. Hem Instagram hem de Facebook şu anda 36’dan fazla dili desteklemektedir

Hem Meta hem de Instagram, farklı dillerde içerik paylaşmanıza olanak tanıypr. Kendinizi daha iyi ifade etmek için dilinizi değiştirmek istiyorsanız doğru yere geldiniz. Dili değiştirme işlemi yalnızca mobil cihazlarda mümkün. Bu özelliğe PC’nizden erişemiyorsunuz. Gelin adım adım sürece bakalım ve Instagram’ın dil ayarlarını farklı cihazlardan nasıl değiştirebileceğimizi öğrenelim. Instagram dil değiştirme için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz.

Instagram dil değiştirme

Android’de dil değiştirme

  • Mevcut uygulama içi ayarları kullanarak bir Android cihazda Instagram’da dilinizi değiştirmek için aşağıdaki adımları kullanabilirsiniz:
  • Android cihazınızda Instagram uygulamasını açın.
  • Sağ alt köşedeki profil simgesine dokunun.
  • Sağ üst köşedeki 3 yatay çizgiye dokunun.
  • “Ayarlar ve gizlilik”i seçin.
  • “Uygulamanız ve medyanız” bölümüne ilerleyin.
  • “Dil” e dokunun.
  • Instagram’da kullanmak istediğiniz dili seçin

iOS uygulamasında dil değiştirme

  • iOS cihazınızda Instagram uygulamasını açın.
  • Sağ alt köşedeki profil simgesine dokunun.
  • Sağ üst köşedeki 3 yatay çizgiye dokunun.
  • “Ayarlar ve gizlilik”i seçin.
  • “Dil” e dokunun.
  • Instagram’da kullanmak istediğiniz dili seçin.

Bu yazımızda Instagram’ın sürekli şekilde arayüzünü nasıl güncellediğini inceledik. Ayrıca herkes tarafından erişilebilmek için elinden neler yaptığını ele aldık. Artık farklı cihazlarda dil ayarlarını nasıl değiştireceğimizi biliyoruz. Bu yalnızca uygulamadaki ayarları etkileyecek. Ayrıca cihazın yapılandırmalarını hiçbir şekilde değiştirmeyecek. Instagram sağladığı farklı dil seçenekleri ile küresel platform olmaya devam ediyor. Bu şekilde dünyanın her yerinden insanların iletişimde kalmasını sağlıyor. Ayrıca markaları, ürünlerin kürsel ölçekte erişilmesini sağlıyor.

Huawei ve Baidu’nun ortaklığı otomobil deneyimini dönüştürecek!

Çin merkezli teknoloji devleri Huawei ve Baidu, otomobil sektöründe çığır açacak bir iş birliği anlaşması imzaladı. Daha önce Chery ile geliştirdikleri Luxeed Sedan modeli ile dikkat çeken Huawei, şimdi de Baidu‘nun güçlü ekosistemini bünyesine katıyor.

Yapılan anlaşma çerçevesinde Huawei, Baidu Haritalar’ın son teknoloji özelliklerini akıllı kokpit sistemine entegre edecek. Navigasyon ve seyahat deneyimini geliştirmeyi hedefleyen bu iş birliği, bir dizi yenilikçi özelliği beraberinde getirecek.

Bu özellikler arasında tam sesli etkileşim, şerit düzeyinde navigasyon, gösterge/Head-Up Display (HUD) navigasyon ses paketleri, gerçek zamanlı park navigasyonu ve arabadan arabaya bağlantı bulunuyor. Ayrıca, trafik ışığı geri sayımı gibi ilgi çekici detaylar da kullanıcılara sunulacak.

Huawei ve Baidu'

Baidu‘nun geniş ağı, 3.000 ilçeyi kapsayan gerçek zamanlı park navigasyonu ve sürücüsüz taksilerle ilgili deneyim, Huawei‘nin akıllı kokpitiyle entegre edilerek kullanıcılara sunulacak. Bu iş birliği, sadece teknoloji alanında değil, aynı zamanda ulaşım ekosistemlerinin geleceğini de şekillendirebilecek nitelikte.*

Çin pazarında benzer alternatiflerin bulunduğu bir gerçek. Ancak, Baidu‘nun veri birikimi ve algoritmalar konusundaki üstünlüğü, bu iş birliğine önemli bir avantaj sağlıyor. Huawei‘nin otomobil ve teknoloji pazarındaki varlığı her geçen gün artarken, yeni ortaklık, sektördeki dengeleri değiştirebilecek potansiyele sahip.

Sonuç olarak, Huawei ve Baidu’nun bir araya gelmesiyle ortaya çıkacak olan akıllı kokpit teknolojileri, otomobil kullanıcılarına benzersiz bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Çinli üreticilerin bu alandaki etkisi, gelecekte daha da belirgin hale gelebilir

Street View nedir?

Google Sokak Görünümü, Google Haritalar’da bulunan ve bir konumu panoramik fotoğraflar aracılığıyla sokak düzeyinde görselleştirmenize sağlıyor. İçeriği Google’ın kendi ekibi ve aynı zamanda işbirlikçilerinin sağladığı materyallerle hazırlanıyor. Şirketin kendisi, kullanıcılarını belgelemek amacıyla arşivlerini dünyanın her yerinden materyal göndermeye teşvik ediyor.

Kullanıcı için belirli bir noktanın konumunu bulma veya yürüyerek veya arabayla bir turu inceleme söz konusu olduğunda çok pratik bir araç. Hatta gitmek istediğiniz alanın özellikleri hakkında fikir edinebilirsiniz. Park etmenin kolay olup olmadığı, çevresinde neler var gibi hususları belirleyebilirsiniz.

Street View nedir ve nasıl kullanılıyor?

Google Haritalar aracı ilk 25 Mayıs 2007’de ABD’nin beş şehrinde aktif hale geldi. 2 Temmuz 2008’de Fransa turnesinin görüntüleriyle Avrupa’da prömiyerini yaptı. Mountain View devi ilk başta Inmmersive Media şirketinden edindiği malzemeleri kullandı. Ancak birkaç ay sonra kendi malzemesini kullanmaya başladı. Vancouver’daki 2010 Olimpiyat Oyunlarında, dahili kameralı kar motosikletleriyle kayak pistlerini yakalamanın yeniliği ortaya çıktı. Google Sokak Görünümü şu anda dünya çapında 130’dan fazla ülkede çalışıyor. Ancak Orta ve Kuzey Afrika gibi geniş alanları ve Çin dahil Asya kıtasının çoğunu kapsama konusunda zorluklar yaşıyor. Street View nedir sorusuna cevap verdiğimize göre, bu görüntülerin nasıl alındığını açıklayabiliriz.

Görüntülerin 360°’de detaylandırılması karmaşık. Street View aracı tarafından toplanan tüm fotoğraflar alındıktan sonra bu işlem Google mühendisleri tarafından yapılıyor. Araçla erişilmesi imkansız olan yerleri kataloglayabilirsiniz. Bunun için şirket, Trekker isimli anında kayıt alan yerleşik kameralı bir sırt çantasına sahip. Bu cihaz ilk Colorado’daki (ABD) Büyük Kanyon’un manzarasını yakaladı.

Dış mekan manzaralarını yakalamanın başka yöntemi kar motosikletleri ve Google Street View scooter’ları idiyebiliriz. Tüm görüntülerde, mahremiyeti garanti altına almak için olay yerinde görünen kişilerin yüzleri veya arabaların plakaları gibi unsurlar çarpıtılıyor. Şirketin kendisi de güvenlik nedeniyle ünlü kişilerin evleri, medya suçlarının işlendiği yerler, terör saldırısına maruz kalabilecek tesislerveya ABD ile Meksika arasındaki sınır gibi bazı yerleşim bölgelerini sansürlüyor. Pek çok durumda, yüzleri çarpıtarak hukuki anlaşmazlıklardan kaçınma isteği ona oyun oynadı. Sonunda reklam direklerinin ve hatta yol işaretlerinin bulanıklaşmasına neden oldu.

Galaxy S24 serisindeki yapay zeka desteği ne getiriyor?

Samsung’un yeni Galaxy S24 serisi telefonları yeni yapay zeka özellikleriyle daha iyi hale geliyor. Circle to Search gibi bazıları son derece kullanışlı görünürken, Generative Edit gibi diğerleri görünüşte gerçekliği değiştirebiliyor. Bu araçlar, günlük aktiviteleri basitleştirmek, üretkenliğe yardımcı olmak ve içerik oluşturmak için geniş kapsamlı görevleri yerine getirebilen bir dizi özellik ve yardımcı program olan Galaxy AI’nin bir parçası.

Galaxy AI, Samsung’un S24 serisini, geçen yıl OpenAI’nin ChatGPT sohbet robotunun viral hale gelmesiyle ana akım haline gelen üretken yapay zeka tarafından desteklenen yazılım özellikleriyle destekleme girişiminde. Samsung ve rakipleri, son birkaç yılda satışların yavaşladığı durgun akıllı telefon endüstrisine yapay zekanın yeni bir soluk getirebileceğine inanıyor. Galaxy 24, S24 Plus ve S24 Ultra’nın her biri, Samsung’un “kapsamlı bir mobil yapay zeka deneyimi” olarak tanımladığı Galaxy AI’ye sahip. Samsung yapay zeka hedeflerinde yalnız değil. Galaxy AI’nin en büyük özelliklerinden bazılarının, Samsung’un en büyük rakiplerinden ikisi olan Google ve Apple’ınkilerle karşılaştırıldığında nasıl bir araya geldiği aşağıda açıklandı.

Galaxy S24 serisi yapay zeka ile ön planda

Canlı Çeviri: Samsung’un yeni canlı çeviri aracı belki de şirketin en ilgi çekici yapay zeka özelliği. Adından da anlaşılacağı gibi araç, canlı bir telefon görüşmesini iki farklı dil arasında gerçek zamanlı ses ve metin olarak çevirebiliyor.

Aramak için Daire Oluşturun:  Ekranda gösterilen herhangi bir şeyi yalnızca parmağınızla veya Samsung’un S Pen kalemiyle daire içine alarak Google araması başlatabilirsiniz.

Sohbet Yardımı: Bu özellik yazmaya yardımcı olur ve klavyeye entegre edilmiştir. Mesajlar, e-postalar, sosyal medya gönderileri ve daha fazlasını oluştururken kullanılabiliyor. Mesajınızı yazdığınızda, Chat Assist mesajı analiz eder ve metni istediğiniz gibi ses çıkaracak şekilde değiştirebiliyor.

Üretken Düzenleme: Bu üretken yapay zeka özelliği, Google Pixel 8’in Sihirli Düzenleyicisi’nde yaptığınız gibi, fotoğraflarınızda gerçekliği değiştiren düzenlemeler yapmanıza olanak tanıyor.

Not Yardımı: Bu özellik, yapay zeka tarafından oluşturulan not özetleri oluşturur ve ayrıca Samsung’un Notes uygulamasındaki dosyaları çevirip biçimlendiriyor.