Beyaz mürekkepli kurumsal yazıcı!

0

Epson’un giriş seviyesi SC-F1000 DTG yazıcısı, perakendeciler ve küçük işletmeler için yüksek kaliteli görüntüleri uygun fiyatlı bir şekilde koyu renkli kumaşlara basma imkanı sunan ilk ürün oldu. Epson’un endüstri lideri hibrit DTG ve DTF (Doğrudan Filme) yazıcıları serisini tamamlayan SC-F1000, hem açık renkli hem de koyu renkli kumaşlara baskı yapabilme esnekliğiyle, uygun maliyetli bir çözüme ihtiyaç duyan perakendeciler ve küçük işletmeler için çözüm olacak.

 Mağazada direkt baskı imkânı

epson SC-F1000

 Epson‘un PrecisionCore Micro TFP baskı kafası teknolojisi ve NVT (Nozzle Verification Technology – Nozül Doğrulama Teknolojisi) ile birleştirilmiş olan SC-F1000, koyu renkli giysilere ve doğrudan filme baskı yapabilen tek yazıcı oldu. Epson’un UltraChrome DG2 mürekkepleri kullanılarak görüntü kalitesi daha da arttırılmış canlı renk profili grafik tasarımlardaki zenginliği vurgulayabiliyor. Hem DTG hem de DTF kapasitesine sahip olan SC-F1000, müşterilere tişört, çanta, sweatshirt ve yastık gibi ürünler üzerine baskı yapabilme esnekliği sunarak gerçek zamanlı mağaza içi baskı için ideal hale getirildi.

Perakende için ideal olan oldukça kompakt tasarıma sahip SC-F1000, daha küçük çalışma alanlarına kurulabiliyor ve kolayca duvarın yanına yerleştirilebilmesini sağlıyor. Kullanımı kolay olan SC-F1000, sezgisel, doğru ve yüksek kaliteli baskı sağlayan bir dizi özellik sunuyor. Örneğin, büyük bir açılır kapak, kumaşı veya filmi Platen’e yerleştirmeyi basitleştirirken, platen sensörleri baskı hatalarını önlemek için düzensiz ayarları algılayabiliyor. Ürün ayrıca, manuel müdahale olmadan optimum baskı yüksekliğini belirleyen otomatik boşluk ayarı özelliğine sahip. SC-F1000’in işletimi basit ve sezgisel bir dokunmatik ekran aracılığıyla gerçekleştirilebiliyor.

 Otomatik temizleme yapabiliyor

 USB veya Wi-Fi bağlantı seçenekleri sunan SC-F1000, otomatik temizlik ve hızlı ve basit bir şekilde değiştirilebilen UltraChrome DG2 mürekkep poşetleri gibi kullanıcı bakımını en aza indiren ve toplam üretkenliği artıran bir dizi özelliğe sahip. SC-F1000’in esnekliği ve üretkenliği, Epson’un DTG ve DTF için hızlı ve kolay baskı yapma önceden ayarlar içeren GarmentCreator2 yazılımı ile daha da arttırılmış.

 Epson Avrupa’da Ürün Yönetimi, Ticari ve Endüstriyel Müdürü Chris Davies, giriş seviyesi DTFilm talebinin son üç yılda önemli ölçüde arttığını belirterek, “Epson’un bu heyecan verici gelişmesi, hobiler ve küçük işletmelere mükemmel kalite sunan son derece uygun bir seçenek sunuyor ve bir dizi gelişmiş üretkenlik artırıcı özellik içeriyor” diyor.

FedEx, E-Ticaret platformu kuruyor

FedEx, e-ticaret dünyasında etkin bir oyuncu olmak ve Amazon’un hakimiyetine meydan okumak adına “fdx” adını taşıyan bir e-ticaret platformu kurma kararı aldı. Bu platform, işletmelerin tedarik zincirlerini başarılı bir şekilde yönetmelerini sağlayarak, müşterilere satış yapma süreçlerini optimize etmeyi ve teslimatları daha verimli bir şekilde yönlendirmeyi amaçlıyor. FedEx, 2024 sonbaharında resmi lansmanını gerçekleştirmeyi planlıyor ve bu platformunun e-ticaret dünyasına getireceği çeşitli yenilikleri vurguluyor.

fdx” platformu, veri odaklı bir yaklaşım benimseyerek, satın alma ve satış süreçlerinin her aşamasını detaylı bir şekilde analiz edip optimize etmeyi hedefliyor. FedEx’in geniş içgörüleri, satıcıların kendi tedarik zincirlerini daha etkili bir şekilde yönetmelerine ve müşterilere daha kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sunmalarına olanak tanıyacak.

Bu yeni platformun başlangıcında, “fdx” üzerinde faaliyet gösteren satıcılar, FedEx’in önceden kurulmuş olan e-ticaret devi ShopRunner’daki geniş müşteri ağına kolayca ulaşabilecekler. Bu, satıcıların ürünlerini daha geniş bir kitleye ulaştırmalarını ve potansiyel müşterilere daha etkili bir şekilde ulaşabilmelerini sağlayacak.

Müşteri tarafında ise “fdx,” alışveriş sırasında kullanıcılara daha fazla bilgi sunmayı amaçlıyor. Müşteriler, ürünleri inceledikleri sırada, sepetlerine ürün ekledikleri anlarda ve ödeme adımına geçmeden önce, beklenen teslimat süreçleri ve maliyetleri gibi detayları görme imkanına sahip olacaklar.

FedEx’in bu hamlesi, özellikle Amazon ile olan rekabeti artırmak adına stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. 2019’da yaşanan olaylardan sonra FedEx ve Amazon arasındaki rekabet giderek şiddetlenmiş, bu da iki dev şirketin piyasadaki payları üzerindeki etkileşimlerini artırmıştı. “fdx,” FedEx’in Amazon’a karşı daha rekabetçi bir konumda olmasına yardımcı olacak gibi görünüyor. Ancak, bu platformun gerçek rekabet gücünü ve etkinliğini ilerleyen süreçte nasıl göstereceği, önümüzdeki aylarda daha net bir şekilde anlaşılacak.

Startup Talks buluşmaları Co-Founder.Work’de devam ediyor!

Startup Talks, Co-Founder Academy tarafından düzenlenmeye Synergia ve Co-Founder.Work iş birliğiyle devam edecek.

Startup Talks buluşmalarında bu hafta, TEINN & COLINN Kurucusu Ali Osman Büyükkarabacak moderatörlüğünde Miafon Kurucu Ortağı Hulusi Şirikçi ve Nar Fon Kurucu Ortağı Dr. Gökhan Alpen ile bir araya geliyor.

Startup Talks, düzenlediği etkinlik serisiyle girişimcilik ekosisteminin önemli bir parçası haline gelmiş durumda. Bu etkinlikler, girişimciler ve yatırımcıları bir araya getirerek, değerli bilgi alışverişi ve iş birlikleri için eşsiz bir platform sunuyor.

Startup Talks buluşmaları, katılımcılara girişimcilik ekosisteminin bugünü ve geleceği hakkında derinlemesine bir bakış sunuyor. Ayrıca, yatırımcıların rolü ve girişimlerin büyüme yolculukları üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriliyor. Bu tartışmalar, girişimcilik alanında yeni fikirler edinmek ve mevcut bilgileri derinleştirmek için mükemmel bir fırsat sunuyor.

Özellikle de bu etkinlik, girişimcilik ekosisteminin canlı ve dinamik yapısını gözler önüne seriyor. Yeni iş fikirleri, yenilikçi yaklaşımlar ve başarılı girişim hikayeleri, katılımcılara ilham vererek kendi girişimlerini başlatma veya mevcut işlerini geliştirme konusunda motivasyon sağlıyor. Etkinlikte ayrıca, tecrübeli yatırımcılar ve sektör profesyonelleri ile birebir görüşme imkanı da bulunuyor. Bu sayede, katılımcılar kendi projelerini tanıtma ve potansiyel yatırım fırsatları yakalama şansı elde ediyorlar.

Ayrıca, Startup Talks, katılımcılara geniş bir profesyonel ağ kurma imkanı sunuyor. Girişimciler, yatırımcılar, endüstri liderleri ve diğer profesyonellerle yapılan etkileşimler, uzun vadeli iş ilişkilerinin temelini atabilir. Bu etkileşimler, aynı zamanda, sektördeki güncel trendler, teknolojiler ve pazar dinamikleri hakkında değerli bilgiler edinme fırsatı da sağlıyor.

Etkinlik, şehrin kalbinde, İstanbul Kağıthane’de yer alan Co-Founder.Work’de, modern ve etkileyici bir mekanda gerçekleşiyor. Kolay ulaşım imkanları ve konforlu ortamıyla, katılımcılara keyifli bir deneyim sunuyor.

Bir önceki etkinliğimiz hakkında bilgi almak için tıklayınız.

Tarih: 20 Ocak 2024 Cumartesi, 16:00 – 17:30
Yer: Yeşilce, Yunus Emre Cd. Nil Ticaret Merkezi D:8/1, 34406 Kâğıthane/İstanbul

Bu etkinlikte sınırlı kontenjan bulunuyor. Giriş için kayıt olmayı unutma!
Kayıt olmak için tıklayın.

WhatsApp Web QR kodu açılmıyor sorunu

Son birkaç yılda Telegram ve Signal gibi araçların yükselişine rağmen WhatsApp, konumunu güçlü bir şekilde korudu. Artık WhatsApp mobil bir uygulama olarak biliniyor ancak WhatsApp Web şeklinde masaüstü bilgisayarda da kullanılabiliyor. Birkaç WhatsApp Web kullanıcısı, QR kodunu yükleyemedikleri için oldukça garip bir sorunla karşılaşıyor.

QR kodu yüklenemezse, etkilenen kullanıcılar WhatsApp’ı web tarayıcıları üzerinden kullanmak için akıllı telefonlarıyla tarayamayacak. Soru şu: WhatsApp QR kodunun yüklenmemesine veya çalışmamasına neden olan şey ne? Durumun böyle olmasının birkaç nedeni olabilir ve bu nedenle bu makalede tartışacağız.

WhatsApp Web QR kodu açılmıyor çözümü

WhatsApp Web QR kodu yüklenmiyor, çalışmıyor veya taranmıyorsa yapabileceğiniz birkaç şey var. Sorunu başarılı bir şekilde çözmek için uygulayabileceğiniz bazı adımları burada bulabilirsiniz. WhatsApp Web QR kodu açılmıyor sorunu çözümü için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz.

  • Bağlı tüm cihazlardan çıkış yapın.
  • Web tarayıcınızı güncelleyin.
  • Web tarayıcınızın önbelleğini temizleyin.

Başlamak için şu anda WhatsApp’a bağlı olan tüm cihazlardan çıkış yapmanızı öneririz. Bunu yapmak oldukça kolay. Akıllı cihazınızdan WhatsApp’ı başlatın. Ana pencereden üç noktalı düğmeye dokunun. Daha sonra menüden Bağlantılı Cihazlar’ı seçmelisiniz. Cihazlardan birine dokunun. Artık bağlantınızı kesmek üzere çıkmak için Oturumu Kapat’ı seçin. Listelenen diğer cihazlar için adımları tekrarlayın.

Bazı durumlarda yalnızca bir tarayıcı güncellemesi, QR kodu sorununu tamamen veya tekrar ortaya çıkana kadar çözebiliyor. Bu yazı size Chrome, Edge, Firefox ve Opera tarayıcılarını nasıl güncelleyeceğinizi gösterecek. WhatsApp Web’e bağlanmaya çalışırken QR kodunun yüklendiğinden emin olmak için kullanıcıların atması gereken bir sonraki adım, web tarayıcısının önbelleğini temizlemek.

WhatsApp web QR kodu nerede?

Kullanıcılar web.whatsapp.com adresini her ziyaret ettiğinde WhatsApp Web QR kodu görünecek. Kod hazır olduğunda, kullanıcıların onu mobil cihazları olmadan taramaları gerekiyor.

WhatsApp’ı telefonsuz PC’de kullanabiliyor muyum?

WhatsApp Web’i telefon kapalıyken bile kullanmak mümkün. Durum her zaman böyle değil. Ancak Meta’nın yeni güncellemeleri bunu mümkün kıldı. WhatsApp Uygulamasını indirebiliyor. PC için WhatsApp’ınızın en son sürüme güncellendiğinden emin olabilirsiniz.

WhatsApp’a kilit koyma işlemi

WhatsApp, ana şirket Meta’nın bir blog yazısında “en mahrem konuşmalarınızı bir güvenlik katmanı daha arkasında korumanıza izin verdiğini” söylediği yeni bir Sohbet Kilidi özelliğini tanıttı. Meta CEO’su Mark Zuckerberg, Instagram yayın kanalında duyuruyu yaptı. Böylelikle “WhatsApp’taki yeni kilitli sohbetler, konuşmalarınızı daha özel hale getiriyor. Bunlar şifre korumalı bir klasörde gizlidir ve bildirimler göndereni veya mesaj içeriğini göstermiyor” ifadelerini kullandı.

Peki neleri içerecek? Belirli bir sohbette Sohbet Kilidini seçerseniz, bu sohbet genel gelen kutunuzdan kaybolacak. Bunun yerine yalnızca telefonunuzun şifresi veya parmak iziyle erişilebilen başka bir klasörde bulunacak. Kilitli sohbet için telefonunuza gelen tüm bildirimlerde gönderen ve mesaj da gizleniyor. WhatsApp’ta bir sohbeti nasıl kilitleyeceğinizi aşağıda açıkladık:

WhatsApp’a kilit koyma

  • WhatsApp uygulamasını açın.
  • Bir kişinin veya grup sohbetinin adına dokunun.
  • Kilitle’yi seçin.
  • WhatsApp’ta kilitli sohbetlerinizi nasıl ortaya çıkaracağınızı aşağıda açıkladık:
  • Sohbet gelen kutunuzu yavaşça aşağı çekin.
  • Telefonunuzun şifresini veya parmak izinizi girin.
  • Kilitli sohbetleriniz daha sonra görünecek.

Yakında Wear OS saatinizde çalışacak olan WhatsApp, bu özelliğin şu anda kullanıma sunulduğunu açıkladı. Sohbetler için benzersiz şifreler ve akıllı saatiniz gibi eşlik eden cihazlarda sohbetleri kilitleyebileceksiniz. Ayrıca daha fazla seçenek eklemeye devam edeceğini söyledi.

WhatsApp ayrıca kullanıcıların kilitli sohbetlerini hızlı bir şekilde bulmaları ve kilidini açmaları için gizli bir kod belirlemelerine de olanak tanıyor. Ancak bu kod, cihazınızın kilidini açmak için kullandığınız koddan farklıdır ve kullanıcıların bunu manuel olarak ayarlaması gerekiyor.

‘Gizli kod’ özelliğini kullanmak için ‘Kilitli Sohbetler’ penceresine gidin.

‘Gizli kod’ seçeneğine dokunun; WhatsApp sizden gizli bir kod oluşturmanızı isteyecektir. Bu bir emoji veya en az dört karakterden oluşan bir kelime olabilir.

Gizli kodu yazın, ‘Tamam’ düğmesine basın ve hazırsınız.

Az önce ayarladığınız gizli kod, parmak izi veya yüz kilidi açma seçeneklerini kullanamamanız durumunda Kilitli sohbetler bölümünün kilidini açmak için de bir alternatif görevi görüyor. Sohbet kilidi ayarlarından ‘Kilitli sohbetleri gizle’ seçeneğini açarsanız, sohbet sohbet listesinden de kaybolacaktır. Bunları görmek için arama çubuğuna az önce belirlediğiniz gizli kodu yazmanız gerekiyor.

Huawei P70, Kirin 9000S ile mi geliyor?

0

Huawei, ABD ambargosuyla karşı karşıya kaldığı süreçte, yeni P70 serisi ile pazarda iddialı bir şekilde yer almayı hedefliyor. Şirketin önceki modellerinde kullanılan Kirin 9000S işlemcisine devam edip etmeme konusu ise merak konusu oldu.

ABD tarafından uygulanan ambargolar, Huawei’nin özellikle Çin dışındaki pazarlarda zorlu bir rekabetle karşılaşmasına neden oldu. Ayrıca, Ar-Ge faaliyetlerinde yaşanan kısıtlamalar, şirketin gelecekteki modelleri için stratejik bir dönemeç oluşturuyor. Huawei, bu zorlu süreçte P70 serisi ile ne gibi değişikliklere gidecek?

Huawei P70

Geçtiğimiz yıl tanıtılan Mate 60 serisi, Kirin 9000S yonga setiyle dikkat çekmişti. Ancak, yeni iddialar, P70 serisinin Kirin 9010 yerine Kirin 9000S işlemcisine sahip olabileceğini gösteriyor. Özellikle giriş seviye P70 modelinde Kirin 9000S’in test edildiği belirtiliyor. Bu tercih, Huawei’nin mevcut koşullar altında hangi stratejiyi benimseyeceği konusunda önemli bir ipucu sunuyor.

Huawei P70

Ambargoların etkisi ve Kirin 9010’un geleceği

ABD’nin Huawei’ye yönelik ambargoları, şirketin TSMC’nin teknolojik imkanlarından yararlanmasını zorlaştırdı. Bu durum, Huawei’nin Kirin 9010 yonga setini yeteri kadar tedarik edememe riskini doğuruyor. Bu nedenle, P70 serisinin standart modelinde Kirin 9000S’in kullanılması, tedarik ve üretim süreçlerini nasıl etkileyecek?

Huawei, batılı pazarlardaki zorluklara rağmen 2024 yılında 100 milyon akıllı telefon satışı hedefi belirlemiş durumda. Peki, Huawei’nin P70 serisi, yaşadığı sıkıntılara rağmen bu hedefe nasıl ulaşmayı planlıyor?

Tüm bu sorular, Huawei’nin P70 serisi ile ilgili beklenen lansmanına kadar cevaplanmayı bekliyor. Ancak şu anki belirsizlik, şirketin karşılaştığı zorluklar ve stratejik değişikliklerle birlikte, Huawei’nin mobil pazarın geleceğine nasıl yön vereceği konusunda merak uyandırıyor.

Samsung telefon sıfırlama kodu nasıl kullanılıyor?

0

Bu makalede, telefonunuzu Samsung sıfırlama koduyla nasıl sıfırlayacağınıza dair eksiksiz bir kılavuz sunduk. Cihazın türüne göre değişen farklı kodları ele aldık. Ayrıca, kod çalışmazsa telefonunuzu sıfırlamak için adım adım kılavuz içeren DroidKit aracını da inceledik.

Eski Samsung telefonunuzu yenisi gibi yapmaya hazır olun. Yalnızca birkaç dokunuşla telefonunuza yeni bir soluk getirebilecek bir araç olan Samsung sıfırlama kodunu kullanabilirsiniz. Samsung sıfırlama kodu benzersiz bir sayı kombinasyonu içeriyor. Samsung telefonunuzda fabrika ayarlarına sıfırlama işleminin başlatılmasına yardımcı oluyor. Bu araç, tüm verilerinizin silinmesine ve cihazın varsayılan ayarlarına geri yüklenmesine yardımcı oluyor.

Samsung telefon sıfırlama kodu kullanımı

  • SIM kartı cihazdan çıkarın.
  • Telefon uygulamasını açın ve çevirici tuşlarına erişin.
  • *2767*3855# veya *2767*2878# kodunu girin ve arama tuşuna basın.
  • Bir uyarı açılır penceresi göreceksiniz; Devam etmek için Evet’i tıklayın.
  • Samsung telefonunuz fabrika ayarlarına sıfırlama işlemini başlatacak.

Sıfırlama işlemi tamamlanana kadar bekleyin. Süre, telefonunuzdaki verinin boyutuna göre değişiklik gösteriyor. Sıfırlama tamamlandıktan sonra Samsung telefonunuz otomatik olarak yeniden başlayacak. Yeni model Samsung telefonların sıfırlanması için tüm adımlar yukarıda belirtilenlerle aynıdır . Daha önce verilen kodlar yerine #*7728# tuşlamanız yeterli. Bu kod Samsung telefonun eski sürümünde de işe yarıyor. Eğer işe yaramazsa sonraki yöntemi deneyebilirsiniz.

Samsung sıfırlama kodunu kullandıktan sonra telefonunuz fabrika ayarlarına sıfırlama işlemi gerçekleşecek. Fabrika ayarlarına sıfırlama işlemi telefondaki tüm verilerinizi silebiliyor. Veriler fotoğrafları, mesajları, kişileri, uygulamaları ve diğer dosyaları içerecek. Sanki yeni bir cihazın kutusundan çıkmış gibi telefonunuzu orijinal ayarlarına geri getirecek. Telefonunuzda Google veya Samsung gibi oturum açmış herhangi bir hesabınız varsa bunlar kaldırılacaktır. Telefonunuzun önceki hesaplara bağlı olmamasını sağlıyor. Ancak sıfırlama sonrasında eski hesaplarınızla tekrar giriş yapabilirsiniz. Sıfırlama işlemi tamamlandıktan sonra Samsung telefonunuz otomatik şekilde yeniden başlayacak. Cihazın başlatılması ve ilk kurulum ekranını görüntülemesi birkaç dakika sürebiliyor.

Sıfırlamanın ardından telefonunuz varsayılan ayarlarına geri dönecek. Yeniden başlattıktan sonra telefonunuz, yeni bir tane satın aldığınızda olduğu gibi ilk kurulum sihirbazıyla açılacak. Ekrandaki talimatları izleyecek ve dilinizi, kablosuz bağlantınızı, Google hesaplarınızı vb. ayarlayabilirsiniz.

Intel Silicon Mobility şirketini satın alacak!

Intel, “şirketin yapay zeka stratejisini her yere yönlendirme” çabasının bir parçası olarak, elektrikli araçlar için otomotiv çipleri ve yazılımları geliştiren Fransız startup şirketi Silicon Mobility’yi satın alacak. CES’te yapılan duyuru, Intel’in yeni bir yapay zeka destekli, yazılım tanımlı çip üzerinde araç sistemi ailesini piyasaya sürmesiyle birlikte geliyor.

Intel’e göre Silicon Mobility’nin teknoloji portföyü, otomotiv pazarındaki erişimini yüksek performanslı bilgi işlemin ötesinde “akıllı ve programlanabilir güç cihazlarına” doğru genişletecek. Duyuru, Intel’in “yeni nesil araçlar” oluşturmak için yeni bir AI destekli, yazılım tanımlı araç çipleri üzerinde sistemi (SoC’ler) ailesini piyasaya sürmesinin yanı sıra Las Vegas’taki CES’te yapıldı.

Intel Silicon Mobility ile güçlerini birleştiriyor

Intel, yeni SoC serisinin güç ve performans ölçeklenebilirliğine yönelik endüstri talebini karşılamak üzere tasarlandığını ve sürücü ve yolcu izleme gibi araç içi yapay zeka kullanım durumlarını mümkün kılmak için yapay zeka hızlandırma yeteneklerine sahip olduğunu söyledi. CES’teki bir gösteri sırasında Intel, SoC’leri kullanan üretken yapay zeka, elektronik aynalar, yüksek çözünürlüklü görüntülü arama ve bilgisayar oyunları dahil 12 gelişmiş iş yükünü sergiledi.

Çinli otomobil üreticisi Zeekr’in, Intel’in yeni SoC’lerini araçlarına uygulayan ilk orijinal ekipman üreticisi olduğu doğrulandı. Intel Automotive’in başkan yardımcısı Jack Weast: “Intel, sektörün en büyük zorluklarını çözmek için ‘tüm araç’ yaklaşımını benimsiyor. Araç platformunda yenilikçi yapay zeka çözümlerinin kullanılması, sektörün elektrikli araçlara dönüşüme yön vermesine yardımcı olacak” dedi.

Jack Weast: “Silicon Mobility’nin satın alınması, endüstri için kritik bir enerji yönetimi ihtiyacını karşılarken aynı zamanda sürdürülebilirlik hedeflerimiz ile de örtüşüyor” ifadelerini kullandı. Intel ayrıca elektrikli araç güç yönetimi için endüstriyi belirleyen yeni bir uluslararası standarda da başkanlık edecek.

Bir şirket açıklamasında: “Bugün Intel SoC’ler 50 milyondan fazla araçta bulunuyor ve bilgi-eğlence sistemlerine, ekranlara, dijital gösterge kümelerine ve daha fazlasına güç sağlıyor. Yarın, Intel’in genişletilmiş yapay zeka destekli ‘tüm araç’ yol haritası, sektörü daha ölçeklenebilir, yazılım tanımlı ve sürdürülebilir bir geleceğe taşıyacak” denildi.

TikTok kullanıcı adı değiştirme

TikTok’u kullanmaya başladığınızda sizden bir profil adı ve kullanıcı adı isteniyor. Bir süredir TikTok kullanıyorsanız birini veya her ikisini de değiştirmek istediğinize karar vermeniz alışılmadık bir durum olmayacak. Belki de gerçek adınızı kullandınız ve ilk başta adınızın kamuya açıklanacağının farkında değildiniz. Belki de ilk başta seçtiğiniz ad, yayınlayacağınız içerik türü için artık pek uygun değildi. Başka bir senaryoda da heyecan verici bir şeyle tanınmak istediğinize karar vermiş olabilirsiniz. Her durumda profil adınızı veya kullanıcı adınızı değiştirmek çok kolay.

Adım adım TikTok kullanıcı adı değiştirme

  • Profil sayfanıza gidin ( sağ alt köşedeki Profil simgesine dokunarak).
  • Profili düzenle’yi seçin.
  • Ad (profil adınızı değiştirmek için) veya Kullanıcı Adı öğesini seçin.
  • Yeni adınızı yazın. (Kullanıcı adınız söz konusu olduğunda, bunun benzersiz olması gerektiğini unutmayın.)

Kullanıcı adınızı değiştirmeden önce bilmeniz gereken birkaç şey daha var. Öncelikle, kullanıcı adınız yalnızca 30 günde bir değiştirilebiliyor. Bu nedenle en azından bu süre boyunca birlikte yaşayabileceğiniz bir kullanıcı olduğundan emin olmalısınız. Ayrıca, kullanıcı adınızı değiştirirseniz bu, kişisel TikTok URL’nizi de değiştireceğiniz anlamına geliyor Bu genellikle tiktok.com/@kullanıcıadı biçiminde oluyor. Sonuç olarak, eski adresi kullanmaya çalışan hiç kimse artık videolarınızı göremeyecek. Son olarak, onaylı bir hesabınız varsa  ve kullanıcı adınızı değiştirirseniz, o hesap artık doğrulanmıyor.

TikTok’a yeni başlıyorsanız ve önemli ölçüde yatırım yaptığınız bir marka adınız yoksa, nişinize veya sektörünüze en uygun kullanıcı adını seçmeyi düşünün. Temelde hedef kitlenizin TikTok içeriğinizi bir bakışta tanımasını istiyorsunuz. Örneğin Dublin merkezli makyaj sanatçısı Rebecca Malloy, platformda ciddi görünümler sağlıyor. Kullanıcı adı (ve görünen adı) size onun tam olarak kim olduğunu ve neyle ilgili olduğunu anlatır. Neredeyse 200 bin takipçisiyle bir etki yarattığı oldukça açık görünüyor.

Kullanıcı adınızın kısa ve hatırlanması kolay olduğundan emin olun. Marka adınıza mümkün olduğunca yakın tutun. Gereksiz harflerden, rakamlardan, noktalama işaretlerinden veya simgelerden kaçının. Tüm sosyal medya hesaplarınızda tutarlılığı koruyun

Google uygunsuz içerik politikasını güncelliyor!

Google tarafından reklamverenlere gönderilen özel bir postada, Google’ın Şubat 2024’te hassas olay tanımını netleştirmek için uygunsuz içerik politikasını güncelleyeceği açıklandı. Bu güncelleme, hassas olayı istismar eden, reddeden ya da görmezden gelen ürün ya da hizmetlerin veya hassas olay sırasında talebi karşılamaya yetmeyebilecek ürün veya hizmetlerin satışını yapmaya çalışan web sitelerinin içeriklerinin arama sonuçlarında çıkmamasına neden olabilecek.

Hassas olay nasıl tanımlanıyor?

“Hassas olay”, Google tarafından aşağıdaki şekilde tanımlanıyor:

“Hassas olay”, Google’ın yüksek kaliteli, alakalı bilgiler sağlama, doğruluğu kontrol etme ve belirgin, para kazandıran özelliklerdeki duyarsız veya istismar edici içeriği azaltma becerisi açısından önemli risk oluşturan, öngörülemeyen bir olay ya da gelişmedir. Hassas olay sırasında bu riskleri gidermek için çeşitli önlemler alabiliriz.

Toplumsal acil durumlar, doğal afetler, kamu sağlığı sorunları, terörizm ve ilgili faaliyetler, çatışma veya toplu şiddet gibi sosyal, kültürel ya da politik etkiye sahip olaylar hassas olay örneği olarak verilebilir.

Google hangi içerikleri göstermeyecek?

Google tarafından gönderilen postada, yasaklı olarak adlandırılan içerikler de bu şekilde tanımlanıyor:

Yasak örnekleri (olası her örneği içermez):

  • Fahiş fiyatlar veya yaşamsal kaynaklara erişimi yasaklayacak/kısıtlayacak şekilde fiyatları yapay olarak artırma dahil olmak üzere hassas olayı istismar eden, reddeden ya da görmezden gelen ürün ya da hizmetler. Hassas olay sırasında talebi karşılamaya yetmeyebilecek ürün veya hizmetlerin satışı
  • Ek trafik sağlamak için hassas olayla alakalı anahtar kelimeler kullanma
  • Hassas olayın mağdurlarının kendi trajedilerinden sorumlu olduklarına dair iddialar veya mağdurların suçlandığı benzer durumlar: hassas olayın mağdurlarının telafi ya da desteği hak etmediği, belirli ülkelerdeki mağdurların küresel bir halk sağlığı krizinden sorumlu olduğu ya da bunu hak ettiği iddiaları

Detaylar ve yeni güncellemeler, Google’ın uygunsuz içerik politikası sayfasında duyuruluyor.

Samsung Galaxy S24 serisi özellikleri sızdı: İşte tüm detaylar!

Samsung’un merakla beklenen amiral gemisi serisi Galaxy S24, S24 Plus ve S24 Ultra‘nın özellikleri sonunda gün yüzüne çıktı! Resmi tanıtımına sadece üç gün kala, cihazların özellikleri ve tasarım detayları, sızan bilgilerle gündemi sarstı.

Galaxy S24 Ultra: Ultra Performans, Ultra Kameralar! Galaxy S24 Ultra, serinin zirvesinde yer alıyor ve donanım özellikleriyle göz kamaştırıyor. 6.8 inç QHD+ 120 Hz Dynamic AMOLED 2X ekran ve Snapdragon 8 Gen 3 veya Exynos 2400 işlemci, kullanıcılara yüksek performans vaat ediyor. Ancak asıl dikkat çeken nokta, 200 MP geniş açılı kamera ve 5x optik yakınlaştırma özellikleri ile donatılmış kamerası. Yapay zeka destekli kamera özellikleri, kullanıcıların fotoğraf ve video deneyimini zirveye taşıyacak gibi görünüyor.

Galaxy S24 Plus, 6.7 inç QHD+ ekran ve yüksek performanslı işlemcisiyle dikkat çekiyor. 4900 mAh bataryası ve 45W hızlı şarj desteği, kullanıcıların enerji ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış. 50 MP geniş açılı kamera ve 3x optik zoom özellikleri, kamera deneyimini zenginleştiriyor.

Galaxy S24: Kompakt Tasarım, Güçlü Performans! Galaxy S24, 6.2 inç FHD+ ekran ve yüksek kaliteli işlemcisiyle kompakt bir tasarım sunuyor. 4000 mAh bataryası, enerji verimliliğiyle birleşerek günlük kullanım için ideal bir deneyim sunmayı amaçlıyor. 12 MP ultra geniş açılı kamera ve 2x optik zoom, kullanıcıların çekim yeteneklerini artırıyor.

Yapay zeka: Fotoğrafçılıkta yeni boyut!

Samsung Galaxy S24 serisi yapay zeka kullanımını ön plana çıkarıyor. “Galaxy AI” vurgusuyla yapılan basın görselleri, yapay zekanın fotoğrafçılık deneyimini nasıl zenginleştireceğini gösteriyor. Özellikle Pixel 8 serisinde gördüğümüz gibi, çeşitli yapay zeka destekli kamera özellikleri kullanıcıları bekliyor. Örneğin, fotoğraf üzerindeki nesneleri taşıma, küçültme ve silme gibi yenilikçi yetenekler, kullanıcıları bekleyen sürprizler arasında.

Bluetooth 5.3, Wi-Fi 7, Ultra Wide Band ve 5G gibi bağlantı özellikleri, Galaxy S24 serisinin geleceğin teknolojisine uyumlu olduğunu gösteriyor. Hızlı şarj teknolojisi ise kullanıcıların cihazlarını daha hızlı bir şekilde şarj etmelerine olanak tanıyacak.

17 Ocak’ta gerçekleştirilecek olan resmi tanıtım etkinliği, Galaxy S24 serisinin tüm detaylarını açığa çıkaracak. Teknoloji tutkunları, bu etkinliği sabırsızlıkla bekliyor ve Samsung’un yeni amiral gemilerinin piyasadaki rekabeti nasıl etkileyeceğini görmek için heyecanla bekliyor.

Parmak izleri gerçekten benzersiz mi?

Columbia’nın bilgisayar bilimi bölümünde lisans son sınıf öğrencisi olan Guo, ortak yazarlarından biri olan Buffalo Üniversitesi’nden profesör Wenyao Xu ile birlikte konuyla ilgili bir çalışma yapan bir ekibe liderlik etti. Science Advances dergisinde yayınlanan makale, parmak izleri hakkında uzun zamandır kabul edilen bir gerçeği alt üst ediyor gibi görünüyor. Guo ve meslektaşları, bunların hepsinin benzersiz olmadığını savunuyor.

Yapay zeka parmak izleri benzersiz değil diyor

Aslında dergiler, ekip itiraz etmeden önce çalışmayı birçok kez reddetti ve sonunda Science Advances’e kabul ettirdi. Çalışmadan önce adli tıp konusunda hiçbir geçmişi olmayan Guo, “Başlangıçta adli tıp camiasından çok fazla tepki geldi” diye hatırladı.

Guo: “Makalemizin ilk bir veya iki tekrarında, hiçbir parmak izinin birbirine benzemediğinin bilinen bir gerçek olduğunu söyledi. Sanırım bu, çalışmamızı geliştirmemize gerçekten yardımcı oldu, çünkü sonunda kanıtlar tartışılmaz hale gelene kadar daha fazla veri koymaya devam ettik” dedi.

Ekip, şaşırtıcı sonuçlara ulaşmak için, yüz tanıma gibi görevlerde yaygın olarak kullanılan, derin karşılaştırmalı ağ adı verilen bir yapay zeka modeli kullandı. Araştırmacılar buna kendi yorumlarını eklediler ve ardından bazen aynı kişiye ve bazen de farklı kişilere ait olan çiftler halinde 60.000 parmak izinden oluşan ABD hükümetinin veri tabanını besledi.

Çalışırken yapay zeka tabanlı sistem, aynı kişinin farklı parmaklarından alınan parmak izlerinin güçlü benzerlikler paylaştığını ve bu nedenle parmak izlerinin ne zaman aynı kişiye ait olduğunu, ne zaman olmadığını tek bir çift için doğrulukla söyleyebildiğini buldu. Yüzde 77’ye ulaşarak her parmak izinin “benzersiz” olduğunu çürütüyor gibi görünüyor. Guo, “Bunun neden böyle olduğuna dair kesin bir açıklama bulduk: parmak izinin merkezindeki açılar ve eğrilikler” dedi.

Yüzlerce yıllık adli analizler boyunca insanların, parmak izi tanımlaması için geleneksel işaretleyiciler olarak kullanılan, parmak izi sırtlarındaki dallanmalar ve uç noktalar olan “küçük ayrıntılar” adı verilen farklı özelliklere baktığını ekledi. Yazarlar verilerdeki potansiyel önyargıların farkında olduklarını söyledi. Araştırmaya göre, yapay zeka sisteminin cinsiyetler ve ırklar arasında hemen hemen aynı şekilde çalıştığına inansalar da sistemin gerçek adli tıpta kullanılabilmesi için daha geniş bir parmak izi veri tabanının analizi yoluyla daha dikkatli bir doğrulama yapılması gerekiyor.

Moskovalı internet sağlayıcısı saldırıya uğradı!

Ukraynalı hacker grubu, Kyivstar siber saldırısının intikamı olarak Moskova ISS’sini kapattı. Ukrayna istihbaratıyla bağlantılı olduğuna inanılan Ukraynalı bir hacker grubu, Kyivstar siber saldırısının intikamını almak için Moskova merkezli bir internet sağlayıcısının sunucularına yıkıcı bir saldırı gerçekleştirdi.

Moskovalı internet sağlayıcısı siber saldırıyla mücadele ediyor

Blackjack olarak bilinen grup, M9com’un sistemlerine başarıyla girerek terabaytlarca veriyi silerek büyük hasara neden oldu. Sonuç olarak, Moskova’da yaşayan çok sayıda kişi internet ve televizyon hizmetlerinde kesintiler yaşadı. Ek olarak Blackjack hacker grubu yakın gelecekte daha büyük potansiyele sahip bir saldırı konusunda uyarıda bulundu.

Ukrinform’un aktardığı bilgilere göre M9com’a yapılan siber saldırıda yaklaşık 20 terabayt veri silindi. Saldırı, şirketin resmi web sitesi, posta sunucusu ve siber koruma hizmetleri dahil olmak üzere çeşitli kritik hizmetlerini hedef aldı. Ayrıca bilgisayar korsanları, M9com’un posta sunucusu ve istemci veritabanlarından 10 gigabaytın üzerinde veriye erişmeyi ve bunları indirmeyi başardı. Daha da kötüsü, çalınan bu bilgiyi Tor tarayıcısı aracılığıyla herkesin erişimine açık hale getirdi.

Saldırının arkasındaki bilgisayar korsanları, daha büyük bir siber saldırı beklentisiyle bunu bir “ısınma saldırısı” olarak nitelendirdi. Yaklaşan bu saldırının “Kyivstar için ciddi bir intikam” görevi göreceğini özellikle belirtti. Bu referans, Rus aktörlerin Aralık ayında Ukrayna’nın en büyük telekomünikasyon şirketini hedef aldığı son bilgisayar korsanlığı olayıyla ilgili. O olay sırasında Ukrayna’da milyonlarca insan günlerce internet erişiminden mahrum kaldı. Bir emniyet teşkilatından gelen isimsiz bir kaynağa göre, M9com saldırısından sorumlu hacker grubunun muhtemelen Ukrayna Güvenlik Servisi’ne (SBU) bağlı olduğuna inanılıyor.

M9com’a yapılan saldırının niteliğine bakıldığında, bilgisayar korsanlarının Moskova’yı vurduğunda şirketin arka uç operasyonlarına erişim sağladıkları görülüyor. Bu, Kyivstar olayında olduğu gibi sunuculardaki verileri etkili bir şekilde silmelerine olanak tanıdı. Doğrudan sunucuları hedef almayı ve tehlikeye atmayı içeren bu tür saldırıların, daha sık gözlemlenen dağıtılmış hizmet reddi (DDoS) saldırılarına kıyasla daha az yaygın olduğunu belirtmekte fayda var. DDoS saldırıları, sistemi otomatik isteklerle doldurarak sistemi bunaltarak hizmetin erişilemez hale gelmesine neden oluyor. SBU Siber Güvenlik Departmanı Başkanı Ilya Vityuk, verdiği röportajda Rus hackerların Mayıs 2023’te Kyivstar’ın sistemine sızdığını belirtti. Ancak bu iddia, Kyivstar’ın sözcüsü Irina Lelichenko tarafından yalanlandı.

Yapay zekalı bilgisayarlar CES’e damga vurdu!

Son altı aydır PC endüstrisini takip eden kişileri şaşırtmayacak şekilde, Intel’in Core Ultra ve AMD’nin Ryzen 8000’i gibi yeni çiplerle ve özel “Sinir İşlemci Birimleri” (NPU’lar) ile desteklenen “AI PC’ler” CES 2024’te her yerde. Bunlar, bulut sunucularına bulut sunuculara yerine yapay zeka görevlerini yerel olarak hızlandırmaya yardımcı oluyor. Peki bu , sıradan bir bilgisayar kullanıcısı olan sizin için aslında ne anlama geliyor?

Yerel, NPU tarafından işlenen yazılımların ilk uygulamalarının çoğu, ağırlıklı olarak yaratıcı iş yüklerine odaklandı. Adobe Photoshop, DaVinci Resolve ve Audacity gibi araçların performansını artırdı . Peki yerel yapay zeka Joe Schmoe’ya nasıl yardımcı olabilir?

Yapay zekalı bilgisayarlar gelişim gösteriyor

HP’nin yeni Omen Transcend 14’ü, GPU’nun Cyberpunk 2077’yi çalıştırırken NPU’nun video akışı görevlerini boşaltmak için nasıl kullanılabileceğini gösterdi. Elbette şık ama bir kez daha yaratıcılara odaklandı. Acer’ın Swift dizüstü bilgisayarları neyse ki daha pratik bir bakış açısına sahip. Yapay Zeka filtreli ses ve video için Geçici Gürültü Azaltma ve Acer’ın PurifiedView ve PurifiedVoice 2.0 olarak adlandırdığı özellikleri üç mikrofonlu bir diziyle entegre ediyorlar ve bu yılın sonuna doğru vaat edilen daha fazla yapay zeka özelliği var.

MSI’ın yerel yapay zekaya yönelik hamlesi aynı zamanda Zoom ve Teams çağrılarının temizlenmesiyle de ilgileniyor. Core Ultra dizüstü bilgisayar demosu, Windows Studio Effects’in bir video görüşmesinin arka planını otomatik olarak bulanıklaştırmak için NPU’ya dokunduğunu gösterdi. Yanında, Nvidia’nın harika yapay zeka destekli Broadcast yazılımıyla donatılmış bir dizüstü bilgisayar da aynısını yapıyordu. Core Ultra dizüstü bilgisayar, arka plan bulanıklığını işlemek için ayrı bir GPU’yu çalıştırmaya ihtiyaç duymadığından, görevi düşük güçlü NPU’ya yönlendirdiğinden, Nvidia dizüstü bilgisayardan önemli ölçüde daha az güç kullandı. Bu harika bir şey ve RTX Broadcast’in aksine, GeForce grafik kartının kurulu olmasını gerektirmiyor.

MSI’ın yeni yapay zeka motoru, pratik şekilde dizüstü bilgisayarınızda ne yaptığınızı akıllı olarak algılıyor. Görevin gerektirdiği şekilde pil profilini, fan eğrilerini ve ekran ayarlarını dinamik olarak değiştiriyor. Bir oyun oynadığınızda her şey yoluna girer; Word belgelerini sallamaya başlayınca her şey kötüye gidiyor. Harika, ancak mevcut dizüstü bilgisayarlar bunu zaten bir dereceye kadar yapıyor.

MSI ayrıca popüler Stable Diffusion yerel üretken yapay zeka sanat çerçevesi üzerinde çalışan, metin istemlerinden görüntüler oluşturmanıza, taktığınız görüntülerden uygun metin istemleri oluşturmanıza ve seçtiğiniz görüntülerden yeni görüntüler oluşturmanıza olanak tanıyan şık bir yapay zeka Artist uygulamasını da tanıttı. Windows Copilot ve diğer üretken sanat hizmetleri bunu yapabiliyor.

Avcılar Belediyesi açık kaynak kodlu yazılıma geçti

Avcılar Belediyesi’nin açık kaynak kodlu yazılıma geçişle birlikte büyük bir atılıma geçtiğini açıklayan Avcılar Belediye Başkanı Turan Hançerli, “Avcılar’ın kaynaklarını açık kaynak kodlu yazılıma geçirerek güvene aldık. Yeni işletim sistemimiz Avcılar’ımızın ihtiyacı olan şekilde tasarlandı. Artık, Avcılar’ın lisans bedeli maliyeti sıfırlandı. Her zaman olduğu gibi Avcılar’ın gelecekte de bir kuruşu bile israf edilmeyecek. Bu sistemi ülkemize ve Avcılar’ımıza kazandırdığımız için mutluyuz.” şeklinde konuştu.

Açık kaynak kodu kurumların ihtiyaçlarına cevap veriyor

Türkiye’nin kaynaklarının yurtdışına çıkmasına son veren ve ihtiyaçlara özel olarak tasarlanabilen açık kaynak kodlu yazılım konusunda bilgi veren BeyazNet CEO’su Fatih Zeyveli, “Kurumlarımızın ihtiyaçlarına bakmadan standart lisans ücretleriyle ortaya çıkan çok ciddi maliyetler, sırtlarında büyük bir yük durumunda. Avcılar Belediyesi, hem ihtiyaçlarına göre tasarlanabilen, hem de ülkemizin maddi kaynaklarını israf etmeyen Açık Kaynak Kodlu Yazılıma geçerek Türkiye ekonomisine önemli katkıda bulunuyor. Avcılar, kurumun ihtiyaçlarına özel olarak tasarlanmış yazılım ile özgürlüğe göçünü tamamladı.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle kamu kurumlarının açık kaynak kodlu yazılıma geçişi konusunda bir irade olduğunun altını çizen Zeyveli şöyle devam etti:
“İstanbul’da Eyüpsultan, Tuzla, Sancaktepe ve Üsküdar belediyeleri ile birlikte Avcılar Belediyesi de öncü belediyelerden biri olması önemlidir. İstanbul büyüklüğü nedeniyle önemlidir. Ancak, başta belediyeler olmak üzere Türkiye’nin her bir yerindeki kurum ve kuruluşların açık kaynak kodlu yazılıma göçü olmazsa olmazımızdır.”

Açık Kaynak Kod Nedir?

Açık kaynak kodlu yazılım, yazılımın kaynak kodlarının herkes tarafından erişimine açık olduğu ve herkesin bu kodları inceleyebilme, değiştirebilme ve paylaşabilme özgürlüğüne dayalı bir yazılım geliştirme modelidir. Bu model, yazılımın oluşturulmasını, kullanılmasını ve paylaşılmasını daha açık, şeffaf ve işbirlikçi bir şekilde yapmayı mümkün kılar. Yüzlerce kişinin desteği ile açık kaynak yazılımlar inanılmaz bir şekilde gelişir. Özellikle Büyük Veri, Bulut ve Yapay Zekâ alanındaki gelişmeler Açık Kaynak felsefesinin ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir.

Açık kaynak yazılımlar, kurum ve şirketlere özgürce uyarlanabilir ve özelleştirilebilir. Açık kaynak kodlu yazılımlar kaynak kodlarına erişim sağlar. Bu, kullanıcıların yazılımı istedikleri gibi özelleştirmelerine ve geliştirmelerine olanak tanır. Kurum ve şirketler, yazılımı kendi ihtiyaçlarına göre uyarlayabilir ve bu sayede daha fazla kontrol sahibi olabilirler.
Kurum ve şirketlerin, bütçelerini sağlıklı bir şekilde yönetmek için uygun maliyetli çözümlere yönelmek eğilimindedirler. Açık kaynak kodlu yazılımların ücretsiz olması, kurumların ve şirketlerin lisans maliyetlerinden tasarruf etmelerini sağlar.

Açık kaynak yazılımlar, kurumların verilerini özgürce kontrol etmelerini sağlar. Hem ekonomik hem siyasi, hem de teknik özgürlük sunar. Yazılımların fiyatlarının gelişigüzel artmayacağını, bir arka kapısının olmadığını ve sürdürülebilir olduğunu bilirsiniz.

Açık kaynak yazılımların geniş bir geliştirici ve kullanıcı topluluğu vardır. Bu topluluklar, yazılımların sürekli olarak güncellenmesini ve güvenlik açıklarının hızla giderilmesini sağlar.
Kamu kurumlarının açık kaynak yazılım kullanımı, maliyet etkinliği, esneklik, güvenlik ve iş birliği gibi bir dizi avantaj sunmaktadır. Ancak, bu geçişi başarılı bir şekilde yönetmek için iyi planlama, eğitim ve uyum süreçlerine odaklanmak gerekmektedir. Açık kaynak yazılım kullanımı, kamu hizmetlerinin kalitesini artırabilir ve sürdürülebilir bir teknoloji altyapısı oluşturmada önemli bir rol oynayabilmektedir.

Akbank müşteri hizmetlerine üretken yapay zeka desteği geldi!

Akbank, üretken yapay zeka teknolojileri alanında sunduğu çözümlere bir yenisini ekledi. Dört aydan kısa bir sürede geliştirdiği ve bankacılığın yardımcı pilotu olarak hizmet veren akıllı yardım asistanı sayesinde saha ve genel müdürlük çalışanları, müşteri taleplerini çok daha hızlı ve kolay bir şekilde çözüme kavuştururken, çalışan destek ihtiyaçları için de etkin şekilde yardım alabiliyorlar. Üretken yapay zeka destekli sohbet botu (chatbot) teknolojisine sahip bu asistan, bankacılık dünyasındaki 10.000’den fazla dokümandaki detaylı bilgileri harmanlayarak çalışanların günlük konuşma dilindeki karmaşık sorularını dahi nokta atışı yanıtlıyor. Sorulan her 10 sorudan en az 9’unu doğru olarak cevaplayabiliyor ve öğrenen algoritması sayesinde bu oran sürekli iyileştiriliyor. 

Üretken yapay zekayı kullanarak fark yaratan çözümler geliştirmek mümkün 

Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay
Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay

Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay; “Akbank olarak bankacılığın geleceğini şekillendirmeyi bir misyon olarak ele alıyoruz ve bu doğrultuda güncel teknolojiler ile fark yaratan yeni nesil çözümler geliştiriyoruz. Alanında lider, küresel teknoloji şirketleriyle stratejik iş ortaklıkları oluşturarak ileri teknoloji çözümlerini sektörümüze kazandırıyoruz. Yakın zamanda üretken yapay zeka alanında Microsoft ile uzun vadeli ve yoğun bir iş birliği başlattık. Bu çalışmalarımızın ilki, dört aydan kısa bir sürede hayata geçirdiğimiz ve bankacılığın yardımcı pilotu olarak hizmet veren akıllı yardım asistanı oldu.

Azure OpenAI servisiyle entegre sohbet botu ile akıllı yardım asistanı, bankacılık alanındaki 10.000’den fazla dokümanda yer alan detaylı bilgileri öğrenip harmanlayarak çalışanlarımızın doğal konuşma dili ile ilettikleri karmaşık sorularına saniyeler içinde nokta atışı yanıtlar veriyor. Bu sayede müşteri deneyimini mükemmelleştirme, operasyonel verimlilik, iş zekası ve inovasyon alanlarında önemli avantajlar yaratırken, sektörümüz için de örnek oluşturuyoruz. Binlerce çalışanımıza yardımcı pilotluk yapan akıllı asistanımızın hızlı ve sürekli hizmet verebilmesini Microsoft ile yaptığımız özel bir iş birliği ile sağladık. Böylece, Azure OpenAI PTU özelliğini kullanan dünyadaki öncü kurumlardan biri olduk. İlerleyen dönemde farklı üretken yapay zeka çözümlerimizi çalışanlarımız ve müşterilerimizle buluşturmaya devam edeceğiz” dedi. 

500 girişimci kadın 80 milyon liralık iş hacmi yarattı!

Kadınların ülkenin ekonomik kalkınmasında öneminin vurgulanması ve finansal olarak güçlenmelerine destek olmak amacıyla başlatılan ‘iyzico Kadın Girişimci Destek Program’a bugüne kadar 500’ün üzerinde kadın girişimci katıldı ve 80 milyon TL değerinde iş hacmi yaratıldı.

iyzico’nun hayata geçirdiği ‘Kadın Girişimci Destek Programı’nın yeni dönem kayıtları başladı. 31 Ocak’a kadar başvuruların https://www.iyzico.com/isim-icin/kadin-girisimci adresinden devam ettiği programa kabul edilen kadın girişimciler, ilk dönemlerde olduğu gibi iyzico’nun sunduğu finanstan eğitime, pazarlama ve tanıtımdan özel indirimlere kadar birçok avantajdan yararlanabilecek.

Kendi işini kurmak isteyene ücretsiz eğitim

Hayallerinin peşinden gitmek isteyen kadın girişimciler ayrıca iyzico’nun e-ticaret dünyasında fırsatlar sunan ‘iyzico ile Öde’ ürünüyle müşterilerine farklı ödeme alternatifleri sunabilecek. Program çerçevesinde kadınlar ilk 6 ay içerisinde 100 bin TL’ye kadar ulaşan işlem hacimlerinde sıfır komisyon desteğine sahip olurken tanıtım desteği, dijital pazarlama ve online satış alanlarında ücretsiz eğitimler de alabilecek.

iyzico, geliştirdiği güvenli, erişilebilir ve yenilikçi teknolojilerle internet alışveriş deneyimini hem kullanıcılar hem de üye iş yerleri için kolaylaştırıyor. Bu yıl sektörde 10. yılını kutlayan iyzico, kadınların iş dünyasında güçlendirilmesinde önemli bir role sahip kadın girişimcileri desteklemeyi sürdürüyor. Fintek sektöründe öncü bir marka olarak, finansal hizmetleri hem bireyler hem de şirketler için dönüştüren ve dijitalleşmelerinde onlara liderlik etmeyi amaçlayan iyzico, ‘Kadın Girişimci Destek Programı’ ile bugüne kadar 500’ün üzerinde kadın girişimciye ulaştı ve 80 milyon TL değerinde iş hacmi yaratıldı.

Kadın girişimcileri desteklemeye devam edecek

iyzico Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven

iyzico Genel Müdür Yardımcısı Şebnem Dağ Güven, girişimcilik ekosisteminde özellikle kadın girişimcilere büyük önem verdiklerini belirterek şunları söyledi: “iyzico olarak, kadınların önüne çıkan her türlü engel ve önyargıları aşmaları için fırsatlar sunmayı önemsiyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu projeyle girişimcilik ekosisteminde toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunmayı hedefledik. iyzico etki raporlarına baktığımızda, kadın girişimcilerin büyüme hızı erkek girişimcilerin büyüme hızından iki kat daha fazla. Kadın girişimcilere yeni kaynaklar sağlamak ve yaratılan faydaların artarak büyümesine destek olmak amacıyla partnerlerimizle birlikte “iyzico Kadın Girişimci Destek Programı”nı başlattık. Önceki dönemlerde aldığımız olumlu geri bildirimlerin ardından altıncı dönem başvurularımız da hızla başladı.”

Güven, “Dijitalleşmenin de getirdiği imkanlar sayesinde kadın girişimcilerimizin ürettiği ürünlerini ulaşabildikleri platformlarda gelire dönüştürmeleri ve ülke ekonomisine de katkı sağlamaları için imkân sağlıyoruz. Bu doğrultuda birçok kadın girişimcimizin iş hayatına ve ekonomiye katılımlarında öncü bir rol üsteniyoruz. Önümüzdeki dönemde de daha fazla kadın girişimciye ulaşmaya, girişimci kadınlarına büyümesine ve dijitalleşmesine destek olmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

6 ayda bir olmak üzere yılda iki defa yeni kadın girişimcileri programa dahil ederek kadın girişimcilere olan kapsamlı desteğini sürdüren iyzico; Good4Trust, Paraşüt, Mükellef, Webtures, Geliver, Youthall, Magnetiq gibi pek çok iş ortağının sunduğu özel eğitimler ve indirim fırsatlarını, programa dahil olan kadın girişimcilere ulaştırmaya devam edecek.

Nvidia AI GPU siparişi veriyor!

Nvidia, 500 milyon dolar değerinde 16.000 yapay zeka GPU siparişi veriyor. Hintli veri merkezi şirketi, 2025 yılına kadar 32.000 Nvidia H100 ve GH200 GPU’ya sahip olmayı hedefliyor. Hindistan, ABD’nin ihracat kısıtlamalarının Çin’i engellemesi nedeniyle artık Nvidia için önemli bir pazar haline geldi.

Reuters’in bir raporuna göre , Hindistan merkezli bir veri merkezi ve sunucu şirketi olan Yotta, Mart 2025’e kadar 500 milyon dolar değerinde 16.000 Nvidia GPU satın almaya hazırlanıyor. Bu anlaşma, ABD yaptırımlarının Nvidia’nın en büyük GPU’larının çoğunun ihracatını yasaklamasının hemen ardından geliyor. Çin’e GPU’ları sonlandırıyoruz ve öyle görünüyor ki Hindistan, Çin’in talebinin olduğu boşluğu en azından kısmen dolduruyor.

Nvidia AI GPU yatırımı yapıyor

Reuters, Yotta CEO’su Sunil Gupta ile görüştü ve şirketin Mart 2025’e kadar 16.000 adet H100 ve GH200 GPU sipariş edeceğini söyledi. Bu GPU’ların toplam değerinin yaklaşık 500 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Ancak Yotta’nın kaç tane sipariş ettiği belli değil. 2022’de bir H100 GPU’nun fiyatı 30.000 doların üzerindeydi. Muhtemelen önemli ölçüde daha pahalı olan GH200’e ek olarak birkaç bin H100 yongası satın almak için 500 milyon doların yeterli olacağını gösteriyor. Yotta, Nvidia’dan daha iyi bir anlaşma yapıyor olabilir ve belki de siparişte pek çok GH200 bulunmuyor.

Bu son satın alma öncesinde şirket geçen yıl 16.000 adet daha H100 GPU satın aldı. Bunların Temmuz ayında teslim edilmesi bekleniyor. Gupta, H100 ve GH200 siparişinin Yotta’nın AI GPU satın alımlarının toplam maliyetini 1 milyar dolara çıkaracağını iddia ediyor ve bu anlaşma yaklaşık 500 milyon dolar değerindeydi. Yotta’nın bütçesini önemli ölçüde artırmadan üst düzey donanım satın alabilmesi, H100’ün belki de eskisi kadar pahalı olmadığını gösteriyor. H200’ün o zamandan bu yana H100’ün yerini aldığı düşünülürse durum böyle olabilir.

Rapor, bu Yotta-Nvidia anlaşmasını, ABD’nin Çin’e yönelik, birçok üst seviye GPU’nun ülkeye ihracatını yasaklayan en son yaptırımlarıyla ilişkilendiriyor. Nvidia’nın H100 GPU’larını Çin’de satmasına izin verilmedi, bu nedenle yaptırımlara uymak için H800’ün daha yavaş bir versiyonunu yaptı. Ancak aylar sonra H800 Çin’de yasaklandı. Bu da Nvidia’nın Çin’de satabileceği daha fazla GPU çeşidi yaratması gerektiği anlamına geliyordu.

Atılan her 100 imzanın 72’si mobilden!

Günler süren evrak, sözleşme ve anlaşmalar için gereken imzaların tek platformdan gönderilmesini sağlayan Paperzero ile 2023 yılı içerisinde 350 bin imzalama ve onaylama işlemi gerçekleşti. Bu süreçte 1 milyon 400 bin işlem yapıldı. Çevre dostu platform sayesinde bir yıl içerisinde toplamda 300 ağaç kesilmekten kurtarıldı, 7 ton karbon emisyonu azaltıldı.

Bir ağaçtan ortalama 73 bin A4 kağıt çıktığı dikkate alındığında, platform sayesinde 1 milyon 750 bin adet A4 kağıtla yapılabilecek işlem elektronik ortamda gerçekleştirildi. Kullanıcılar, elektronik ve mobil imzalı yasal imzalama altyapısıyla zaman ve mekandan bağımsız imzalama veya onaylama işlemlerini gerçekleştirerek iş süreçlerini daha hızlı ve kolay tamamlıyor. Sürekli geliştirilen uygulamaya yalnızca 2023 yılı içerisinde 35 yeni özellik daha kazandırıldı. Türkiye’deki bütün bankalarla entegre olan Paperzero, en büyük kurumların imzalama süreçlerini dijitalleştirdi. Özellikle banka talimatları süreçlerinde kullanılmasıyla ön plana çıkan platform aynı zamanda insan kaynakları, fatura onay süreçleri, kurum içi ve dışı tüm imza süreçlerinde tercih ediliyor.

Mobil imza daha çok tercih edildi

E-GÜVEN Genel Müdürü İlker Türkoğlu
E-GÜVEN Genel Müdürü İlker Türkoğlu

Günler alan imza süreçlerini 10 saniyeye indirdiklerini, istenilen yerde ve zamanda imzalama veya onaylama konforu sunduklarını belirten E-GÜVEN Genel Müdürü İlker Türkoğlu, “Hiçbir kurulum ihtiyacı olmayan, masaüstü veya mobil uygulama üzerinden rahatlıkla kullanılabilen Paperzero ile şirketler ve bireyler istedikleri belgeyi, sözleşmeyi, anlaşmayı elektronik ortamda veya mobil cihaz üzerinden imzalayabiliyor veya onaylayabiliyor. Genel kullanımda gördüğümüz üzere, uygulama en çok mobil imzalama ile kullanılıyor, mobilitenin önemi bir kez daha ön plana çıkıyor. Şirketler, hızlı ve güvenilir işlemlerle kağıt, arşivleme, kargolama maliyetlerinden kurtuluyorlar. Operasyonlarını dijitalleştirirken çevreye de katkı sağlıyorlar” açıklamasında bulundu.