Geri sayım başladı! Türkiye’nin insanlı ilk uzay yolculuğu nasıl izlenir?

0

Türkiye’nin uzay yolculuğu için yalnızca saatler kaldı. Süre azaldıkça heyecan ve bir o kadar da beklentiler giderek artıyor. Peki Türkiye’nin insanlı ilk uzay yolculuğu nereden izlenir? Sanayi ve Teknoloji Bakanı, bunun için önemli bir açıklamada bulundu.

Türkiye’nin insanlı ilk uzay yolculuğu nereden izlenir?

18 Ocak Perşembe günü saat 01.11’de başlaması planlanan AX-3 misyonu, Axiom Space tarafından gerçekleştirilecek ve tahmini olarak 14 gün sürecek. Bu uzay görevinde, Türk astronot Alper Gezeravcı, İspanyol, İtalyan ve İsveçli meslektaşlarıyla birlikte yer alacak.

ABD’nin Florida eyaleti üzerinde üzerinden fırlatılacak SpaceX roketi ile birlikte uzaya uğurlanacak astronotlar, ISS’de geçirecekleri süre boyunca biyoloji, tıp, malzeme bilimi ve genetik gibi alanlarda 13 farklı bilimsel deney gerçekleştirecek.

Fırlatma töreni, Türkiye’de bilim merkezleri ve meydanlardaki etkinlilerle de takip edilebilecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından açıklanan izleme noktalarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

  • İstanbul Bilim Üsküdar
  • İstanbul Taksim Meydanı (Planetaryum)
  • Ankara Kızılay Meydanı (Planetaryum)
  • Ankara TUBİTAK Uzay Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü
  • Trabzon Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi
  • Bursa Guhem
  • Konya Bilim Merkezi
  • Aksaray Bilim Merkezi
  • Antalya Bilim Merkezi
  • Mersin Silifke Meydan
  • Kayseri Bilim Merkezi
  • Gaziantep Müzeyyen Erkul Bilim Merkezi
  • Muş Bilim ve Sanat Merkezi

Türkiye'nin insanlı ilk uzay yolculuğu nereden izlenir?

Alper Gezeravcı kimdir?

2 Aralık 1979 tarihinde Mersin’de dünyaya gelen Alper Gezeravcı, 21 yıldır Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan bir F-16 pilotu. Hava Harp Okulu’ndan Elektronik Mühendisi olarak mezun olan Gezeravcı, yüksek lisansını ABD Hava Kuvvetleri Teknoloji Enstitüsü Harekat Araştırması bölümünde yaptı.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Fırlatma törenini izleyecek misiniz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Çin ordusu Nvidia GPU’lar almaya devam ediyor!

Yaptırımlara rağmen Çin ordusu, üniversiteler ve hükümet organları Nvidia GPU’ları tedarik ediyor. Çinli satıcılar halen ülkenin askeri ve devlet kurumları için Nvidia GPU’ları tedarik etmeyi başarıyor.

Çin askeri kurumları, devlet tarafından işletilen yapay zeka (AI) araştırma merkezleri ve üniversiteler, ABD’nin bu ürünleri Çinli kuruluşlara satma yönündeki ihracat kısıtlamalarına rağmen, A100 ve H100 de dahil olmak üzere Nvidia’nın AI ve HPC GPU’larını satın alıyor. Bu işlemler, ABD’nin, Çin’in yapay zeka ve askeri yeteneklerini geliştirebilecek gelişmiş işlemcilere erişimini tamamen kısıtlama konusunda karşılaştığı zorluğun altını çiziyor.

Çin Nvidia GPU kısıtlamalarını aşıyor

ABD, Eylül 2022’de Nvidia’nın A100 ve H100 yongalarının Çin ve Hong Kong’a ihracatını yasakladı. Bu da Nvidia’nın Çin pazarına özel A800 ve H800 modelleri tasarlamasına yol açtı. Reuters’ın iddiasına göre, kamuya açık ihale belgelerine göre buna rağmen düzinelerce Çinli kuruluş A100 ve H100 almaya devam etti. Bu işlemler incelendiğinde, 100’den fazla ihalenin A100 çiplerinin satın alınmasını kapsadığı ve Ekim yasağından bu yana birçok ihalenin A800 modelinin satın alınmasını içerdiği görülüyor. Bu ihalelerin çoğunda, ödeme öncesinde teslimat ve kurulum ön şartları aranmakta ve bu işlemlerin tamamlanması sağlanmakta.

Bu işlemcilerin alıcıları arasında prestijli Çin üniversiteleri ve potansiyel askeri bağlantıları olan kuruluşlar yer alıyor. Özellikle, her ikisi de ABD ihracat kısıtlamalarına tabi olan Harbin Teknoloji Enstitüsü ve Çin Elektronik Bilimi ve Teknoloji Üniversitesi, Nvidia’nın yapay zeka ve HPC GPU’larını satın aldı. Harbin Enstitüsü, büyük bir dil modelini eğitmek için Mayıs ayında altı adet A100 işlemci satın alırken, Çin Elektronik Bilimi ve Teknoloji Üniversitesi Aralık 2022’de bir adet A100 hesaplama GPU’su satın aldı ancak kullanım amacı belirtilmedi. Ayrıca Tsinghua Üniversitesi, 2022 yasağından bu yana satın alınan yaklaşık 80 A100 çipiyle bu çiplerin edinilmesinde aktif rol aldı. 

Bu Nvidia çiplerinin Çin’deki tedarik zinciri tam olarak belli değil. Ne Nvidia ne de yetkili satıcıları, bariz nedenlerden dolayı Çinli kuruluşlara yüksek performanslı yapay zeka ve HPC GPU tedarikçileri olarak tanımlanmadı. Çinli satıcıların ABD şirketlerine yapılan büyük sevkiyatlardan fazla stok elde ettiği veya bunları Hindistan, Tayvan ve Singapur gibi ülkelerdeki şirketler aracılığıyla ithal ettiği iddia ediliyor. Nvidia, geçerli tüm ihracat kontrol yasalarına uyduğunu beyan etmiş ve müşterilerinin de aynı standartlara uymasını beklemekte. Şirket, ürünlerinin yasa dışı olarak yeniden satıldığını öğrenmesi halinde harekete geçmeye hazır olduğunu açıkladı. Bu arada, ABD Ticaret Bakanlığı konu hakkında yorumda bulunmadı ancak DoC’un sözcüleri defalarca ABD hükümetinin ihracat kısıtlamalarındaki boşlukları kapatmaya kararlı olduğunu kamuoyuna açıkladı.

e-Devlet çöktü!

0

Vatandaşların resmi işlemlerini hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilmesini sağlayan e-Devlet hizmeti, milyonlarca kayıtlı kullanıcıya sahip. Ancak son saatlerde erişim sorunları ile gündemde. Öyle ki kullanıcılar “Bu siteye ulaşılamıyor” şeklinde bir mesaj ile karşılaşıyor. Peki e-Devlet çöktü mü? Neden erişim sağlanamıyor? İşte tüm detaylar…

e-Devlet çöktü mü? Erişim sorunları yaşanıyor

Bugün akşam saatlerinde başlayan teknik sorunla birlikte sosyal medya üzerinde kullanıcılar, e-Devlet’in çöktüğüne dair paylaşımlarda bulunmaya başladı. Kullanıcılar, “Bu siteye ulaşılamıyor” veya “Bu Sayfaya Erişiminiz Engellenmiştir” şeklinde bir hata mesajıyla karşılaşıyor. Platformun neden çöktüğü resmi olarak bilinmiyor fakat tahminler, yoğunluktan kaynaklandığı yönünde.

Bugün gerçekleşen Kabine Toplantısı ardından emekliler için bir zam daha yapıldı. Yüzde 5 oranında yapılan bu zammın ardından en düşük emekli maaşı 10 bin TL oldu. Bu bağlamda vatandaşların e-Devlet’e akın etmesi sebebiyle yoğunluk yaşandığı ve sunucuların bu yoğunluğu kaldıramadığı tahmin ediliyor. Tabii platformun çökmesinin farklı bir nedeni de olabilir.

e-Devlet’ten sürpriz! 2023’ün en popüler uygulamaları belli oldu

Sorunun ne zaman çözüleceği şimdilik bilinmiyor. Fakat resmi işlemlerde aksaklık yaşanmaması için problemin kısa süre içerisinde giderilmesi bekleniyor. Yani şu anlık beklemekten başka yapacak bir şey yok gibi görünüyor.

GÜNCELLEME: e-Devlet, tekrardan hizmete açıldı.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

NASA uzayda insansı robotlar ile çalışacak!

0

NASA insansı robotları uzaya yerleştirmeye bir adım daha yaklaştı. Uzay ajansı, insansı robotu Valkyrie’yi, uzaya konuşlandırılmaya hazırlamak amacıyla son testlerinin bir kısmına gönderdi.

NASA, ajansın insansı tasarımı Valkyrie’nin son test aşamalarından bazılarını Houston, Teksas’taki Johnson Uzay Merkezi’nde geçirmesiyle, insansı robotları uzaya göndermeye bir adım daha yaklaştı. Ajansa göre Valkyrie, doğal afet bölgeleri gibi “hasarlı veya bozulmuş ortamlar” için tasarlandı; ancak NASA, robotu daha uzun vadeli bir hedef olan onu gezegen dışı görevlere gönderme hedefiyle geliştirdi.

NASA insansı robotlar için kararlı

NASA mühendisleri, Johnson Uzay Merkezi’nde devam eden testlerle Valkyrie gibi robotları uzaya hazırlamaya giderek yaklaştıklarını söyledi. İnsansı robotların arkasındaki yazılım giderek daha karmaşık hale geliyor. NASA mühendisleri, Valkyrie gibi bir tasarımın eninde sonunda insan operatörlerle aynı el becerisine ve işlevselliğe sahip olacağını, güneş panellerini temizleme veya ekipmanı tamir etme gibi görevleri tamamlayacağını söyledi.

Robotik asistanlar, insan astronotların keşif ve keşiflere daha fazla zaman ayırabilmesi için bir uzay aracında giderek daha becerikli ve karmaşık görevler üstleniyor. NASA Robotik Ekip Lideri Shaun Azimi’ye göre amaç, insan mürettebatını değiştirmek değil, “onları sıradan, tehlikeli görevlerden kurtarmak” olarak belirtildi. Geçen yılın temmuz ayında Valkyrie, el becerisini ve kullanım yeteneklerini test etmek için Avustralya’daki bir açık deniz petrol sondaj platformuna ilk testler için gönderildi. Burada mürettebatsız, açık deniz enerji tesisleri için “uzaktan bekçi” olarak kullanıldı. Projenin, Batı Avustralya’nın Perth kentinde bulunan Woodside Energy ile yapılan Uzay Yasası Anlaşmasının bir parçası ve NASA’ya Valkyrie’nin uzaktan manipülasyon yetenekleri hakkında fikir vermesi bekleniyor.

NASA, yaptığı açıklamada, “Valkyrie ve diğer gelişmiş mobil robotlar, insanların tehlikeli işleri uzaktan denetlemesine ve sıkıcı ve tekrarlayan görevlerin yükünü hafifletmesine olanak tanıyan, insanların robotların konuşlandırılması ve bakımı da dahil olmak üzere daha yüksek seviyeli görevler üzerinde çalışmasına olanak tanıyan hayati araçlar olabilir” ifadelerini kullanmıştı. Uzak veya tehlikeli ortamlarda denetim ve bakım görevlerini gerçekleştirmek için robotların kullanılması, NASA’nın keşif görevlerinin önemli bir parçası.

Apple Wi-Fi 6E ile kablosuz bağlantı hızını artırıyor!

Sürekli gelişen kablosuz teknoloji dünyasında bağlantıda kalmak hiç bu kadar kritik olmamıştı. Teknolojide lider yenilikçilerden biri olan Apple, kablosuz ağ iletişimindeki en yeni gelişmeyi benimsedi: Wi-Fi 6E. Zaten popüler olan Wi-Fi 6’nın bir uzantısı olan bu son teknoloji, dijital dünyayla etkileşim şeklimizde devrim yaratmayı vaat ediyor.

Apple Wi-Fi 6E ile neler sağlıyor?

Apple’ın Wi-Fi 6E uyumlu cihaz serisine girmeden önce , Wi-Fi 6E’nin neler getirdiğini anlamak önemli. IEEE 802.11ax standardını temel alan Wi-Fi 6E, daha önce Wi-Fi 6’da bulunmayan 6 GHz bandını dahil ederek yeteneklerini genişletiyor. Bu ekleme, kullanıcıların daha yüksek hız, daha düşük gecikme süresi ve gelişmiş ağ güvenliği bekleyebileceği anlamına geliyor. Aslında Wi-Fi 6E yalnızca bağlantıda kalmakla ilgili değil; bu bağlantının kalitesini yükseltmekle ilgili.

Wi-Fi 6E’nin Apple’ın ürün serisine entegrasyonu, kablosuz teknolojide ileriye doğru atılan önemli bir adıma işaret ediyor. 2021’den itibaren bir dizi Apple cihazı bu gelişmiş standardı desteklemeye başladı ve kullanıcıların mevcut en hızlı ve en güvenilir kablosuz bağlantılara erişmesini sağladı. Wi-Fi 6E uyumlu Apple ürünlerine bir bakış:

  • iPhone 15 Pro
  • iPhone 15 Pro Max
  • M2 iPad Pro 11 inç (4. nesil)
  • M2 iPad Pro 12,9 inç (6. nesil)
  • Mac mini 2023 (M2, M2 Pro)
  • Mac Studio 2023 (M2 Maks, M2 Ultra)
  • Mac Pro 2023 (M2 Ultra)
  • iMac 24 inç 2023 (M3)
  • MacBook Pro 14 inç 2023 (M2 Pro, M2 Max)
  • Macbook
  • Pro 16 inç 2023 (M2 Pro, M2 Max)
  • MacBook Pro 14 inç 2023 (M3, M3 Pro, M3 Max)
  • MacBook Pro 16 inç 2023 (M3 Pro, M3 Max)

Wi-Fi 6E’nin Apple’ın en yeni cihazlarına entegrasyonu sadece bir başlangıç. Bu teknoloji özellikle akıllı telefon ve tablet sektörlerinde henüz emekleme aşamasında. Ancak dizüstü bilgisayarlar ve PC’lerin benimsenme oranı biraz daha yüksek. Daha fazla üretici Apple’ın liderliğini takip ettikçe, cihazların kablosuz ağlara bağlanma ve bunlarla etkileşimde bulunma biçiminde önemli bir değişiklik bekleyebiliriz. Wi-Fi 6E yalnızca yeni bir özellik değil; kablosuz bağlantının geleceği için bir temel taşı.

Microsoft Copilot Pro abonelik hizmetini açıkladı!

Microsoft, Windows Copilot Pro ile Windows Copilot’u bir sonraki seviyeye taşıyor. Ayrıca Microsoft 365 Copilot’u her büyüklükteki işletmeye getiriyor.

Windows Copilot ve 365 Copilot, Microsoft’un geçen yıl tanıttığımız her türlü görev ve projede kullanıcılara yardımcı olan en yeni yapay zeka dijital asistanlarıdır ve daha yüksek seviyeli yapay zeka işlevleriyle büyük bir ilerleme elde ediyor. Microsoft, 16 Ocak’tan itibaren bireysel kullanıcıların ayda 20 dolar karşılığında abone olabileceği Copilot Pro’yu resmi olarak piyasaya sürüyor.

Microsoft Copilot Pro abonelik hizmeti içeriği

Copilot’un bu sürümü, bireylerin üretkenliklerini ve kullanıcı deneyimlerini, yapay zeka özellikleri, kapasitesi, performans hızı ve Copilot’a yoğun zamanlarda erişebilme açısından Copilot’un sunduğu en iyi özelliklerle yükseltmelerine olanak tanıyacak. Bu aynı zamanda kullanıcılara Word, Excel, OneNote gibi Microsoft 365 uygulamalarında ve PC, Mac ve iPad’de PowerPoint için kullanılabilen Copilot Pro’ya Kişisel veya Ev aboneliği erişimi sağlayacak. Bu, kurumsal müşteriler için tasarlanmış ve kurumsal abonelik gerektiren mevcut Microsoft 365 Copilot’a benziyor. Ancak artık bu Copilot AI özellikleri Microsoft 365 Bireysel ve Aile abonelerine de sunulacak.

Copilot Pro’ya kaydolmayı seçerseniz , bu size OpenAI’nin son teknoloji ürünü GPT-4 Turbo gibi en yeni OpenAI modellerine öncelikli erişim sağlayacak ve kendi Copilot GPT botunuzu oluşturup uyarlamanıza olanak tanıyacak. Copilot Pro, kullanıcılara modeller arasında geçiş yapmalarına ve deneyimlerini optimize etmek için farklı seçenekleri denemelerine olanak tanıyor. Böylelikle Copilot Pro’yu nasıl ve ne yapacakları konusunda kullanıcılara daha fazla yetki verecek.

Kullanıcılar bu kişiselleştirilmiş Copilot GPT’leri yepyeni bir Copilot GPT Builder’da bazı basit komutları yanıtlayarak oluşturabilecek ve şekillendirebilecek. Microsoft bunun yakında geleceğini bize garanti ediyor. Ayrıca Designer’dan Image Creator ile Microsoft’un AI görüntü oluşturmaya yönelik yükseltmesini de bekleyebilirsiniz . Copilot Pro ile yüzlerce iyileştirme, daha fazla görüntü ayrıntısı ve kalitesi ve yatay görüntü formatı elde edeceksiniz.

Bireysel kullanıma yönelik Copilot Pro’nun sunulmasıyla birlikte, Microsoft 365 için Copilot, başta küçük ve orta ölçekli işletmeler olmak üzere daha fazla ticari müşteri türüne sunulacak. Artık minimum çalışan sayısı yok, önkoşullar daha düşük ve Microsoft iş ortakları aracılığıyla daha fazla Copilot aboneliği mevcut.

Avrupa Birliği App Store’u ikiye bölüyor!

Apple, Avrupa Birliği gereklilikleri öncesinde önümüzdeki haftalarda App Store’u “ikiye” bölmeye hazırlanıyor.

Gurman, Apple’ın AB’deki “App Store”da yaklaşan Dijital Piyasalar Yasasına (DMA) uyum sağlamak için değişiklikler yapmaya hazırlandığını açıkladı. Görünüşe göre Apple, AB’deki “App Store”u dünyanın geri kalanından ayırmak da dahil olmak üzere, önümüzdeki haftalarda yeni yasal gerekliliklere uyum sağlamak için düzenlemeler yapmayı planlıyor. Apple’ın DMA’ya uyması için son tarih 7 Mart. Dolayısıyla şirketin değişiklikleri yürürlüğe koymak için yedi haftadan biraz fazla bir süresi var. App Store AB için zorunlu değişikliğe gitmiş olacak.

App Store AB için ikiye bölünecek

Apple CEO’su Tim Cook, Avrupa Birliği’nin antitröst şefi Margrethe Vestager ile Apple Park’ta bir araya geldi. Vestager, Cook’a, Apple’ın kullanıcıların DMA kapsamında üçüncü taraf uygulama mağazaları yüklemelerine ve uygulamaları dışarıdan yüklemelerine izin verme zorunluluğunun yaklaştığını hatırlattı. Apple ayrıca geliştiricilere tekliflerini ‌‌‌‌App Store‌‌‌‌ dışında tanıtma ve üçüncü taraf ödeme sistemlerini kullanma olanağı vermekle yükümlü olacak. DMA’nın Apple’ı “App Store”, FaceTime ve Siri’nin Avrupa’da çalışma biçiminde bir dizi önemli değişiklik yapmaya zorlaması bekleniyor

Apple, platformu Avrupa Birliği gerekliliklerine uyumlu hale getirmek için App Store’da önemli değişiklikler yapmayı planlıyor. Apple, bölgedeki yan yüklemeye uyum sağlamak amacıyla App Store’u ikiye bölmek için tuhaf bir çözüm sıraladı. Apple’ın üçüncü taraf geliştiricilere nasıl yönergeler sunacağı ve ödemelerin nasıl ele alınacağı henüz bilinmiyor.

Şirketin, App Store’un yanı sıra Avrupa’daki FaceTime ve Siri’yi de antitröst düzenlemelerine uyacak şekilde değiştirmesi bekleniyor. Belirtildiği gibi Apple, geliştiricilerin uygulamalarını App Store dışında sunabilmeleri için yeterli bir sistem geliştirecek. Ancak uygulamanın yan yüklemesi ve üçüncü taraf ödeme sistemleriyle ilgili çeşitli endişeler var. Apple daha önce uygulamanın yan yüklemesinin kullanıcının verilerine zarar verebileceğini belirtmişti . Aynı yaklaşım üçüncü taraf ödeme sistemlerine de uygulanabilir. Ancak Apple, kötü amaçlı uygulamaların iPhone veya iPad’e yüklenmesini önlemek için özel yönergeler veya koruma uygulayabilir. Şirket, üçüncü taraf geliştiricilerin uygulamalarını yüklemeleri için farklı App Store yönergeleri oluşturabilir.

Apple AirDrop’taki açıkları neden kapatmadı?

0

Apple, AirDrop’un Çin’in kullanmayı öğrendiği bir güvenlik açığına sahip olduğu yönündeki uyarıları görmezden geldi. Çin, insan hakları ve bireysel mahremiyet konusunda tam olarak standart taşıyıcısı değil, bu nedenle AirDrop kullanıcılarının iletişim bilgilerini ele geçirebilmek endişe verici. Apple yıllar önce hizmetinin savunmasız olduğu konusunda uyarılmıştı ancak bu konuda hiçbir şey yapmadı.

Apple AirDrop riskleri için kayıtsız kaldı

2019’da Almanya’nın Darmstadt Teknik Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, Apple’ın AirDrop kablosuz paylaşım işlevinin, bir saldırganın Wi-Fi özellikli bir cihaz kullanarak ve bir cihazın yakınında bulunarak AirDrop kullanıcılarının telefon numaralarını ve e-posta adreslerini hacklemesine olanak tanıyan güvenlik açıkları içerdiğini keşfetti. Daha sonra iş sadece bir iOS veya macOS cihazındaki paylaşım bölmesini açıp bu bilgiyi almak meselesi haline geliyor. Araştırmacılar o zamanlar Apple’ı bu güvenlik açığı konusunda uyarmıştı ancak şirket hiçbir şey yapmadı. İki yıl sonra aynı grup soruna bir çözüm önerdi ancak Apple yine kusuru düzeltmek için hiçbir adım atmadı.

Apple’ın eylemsizliğinin sonuçları artık netleşti ya da en azından ilk kez kamuoyuna açıklandı. Pekin yargı yetkilileri yakın zamanda polisin, Apple’ın yardımıyla Pekin metrosunda yoldan geçenlere “uygunsuz bilgi” göndermek için bu hizmeti kullanan kişileri tespit edebildiğini duyurdu.

AirDrop’un çalışma şekliyle ilgili bazı bilgiler, daha sonra ne olduğunu anlamak açısından faydalı. AirDrop, dosyaları yakındaki diğer Apple kullanıcılarıyla doğrudan ancak kablosuz olarak paylaşmanıza olanak tanıyan tescilli bir Apple protokolü. AirDrop, hızlı, basit, yerel kablosuz paylaşım için Bluetooth ve eşler arası Wi-Fi kombinasyonunu kullanarak her iki kullanıcı da çevrimdışıyken bile çalışıyor.

Kullanıcılar AirDrop’un “Yalnızca kişiler” modu aracılığıyla kendilerini bu güvenlik açığına açıyor. Burada AirDrop’a yalnızca zaten kendi kişi listenizde bulunan kullanıcılardan gelen mesajları kabul etmesini söylersiniz. Darmstadt araştırmacıları, bu iki kişinin birbirini bir kişi olarak kabul edip etmediğini belirleyen AirDrop bağlantısının iki ucunun, iletişim verilerinin gizliliğini gerektiği gibi korumayan ağ paketleri kullandığını buldu.

Wangshendongjian Teknolojisi, cep telefonu numaraları ve e-posta hesaplarından oluşan bir gökkuşağı tablosu oluşturarak gönderenin cihaz adı, e-posta adresi ve cep telefonu numarasıyla ilgili karma değerlerini aşmayı başardı.

L’Oréal Türkiye’de üst düzey atama!

0

Tekno-Güzellik şirketi L’Oréal Türkiye’de üst düzey atama gerçekleşti. 2021 yılından bu yana L’Oréal Türkiye’de Satış Direktörü görevini üstlenen Murat Başar, 1 Ocak 2024 itibarıyla L’Oréal Türkiye Kurumsal E-Ticaret Direktörü olarak görev yapmaya başladı.
Türkiye’nin önemli hızlı tüketim şirketlerindeki tecrübesinin ardından 2011 yılında L’Oréal Türkiye Tüketici Ürünleri Bölümü’ne Kıdemli Kilit Müşteri Yöneticisi olarak katılan Murat Başar, 2015 yılında Kanal Satış Müdürü ve Temmuz 2021’de Satış Direktörü görevini üstlendi. Başar, 1 Ocak 2024 itibarıyla L’Oréal Türkiye Kurumsal E-Ticaret Direktörü olarak atandı.

L’Oréal Türkiye Kurumsal E-Ticaret Direktörü Murat Başar
L’Oréal Türkiye Kurumsal E-Ticaret Direktörü Murat Başar

L’Oréal Türkiye Tüketici Ürünleri Bölümü olağanüstü dönüşümünde kritik bir rol oynayan Başar, O+O dönüşümü ve e-ticaretin hızlandırılması alanlarına odaklanarak geleceğe hazır bir organizasyon oluşturmak için eğitimler, yeniden yapılanma ve yakın koçluk yoluyla ekibinin dönüşümünde büyük katkı sağladı. Murat Başar liderliğinde bölüm, müşteri memnuniyet anketi Advantage’da genel pazar anketinde üçüncülüğü ve yine genel e-ticaret raporunda ise birinciliği elde etti.

Murat Başar, insan odaklı liderliği, stratejik bakış açısı, güçlü ilişkilerinin yanı sıra ekip geliştirme, modern müşteri yönetimi alanlardaki uzmanlığıyla e-ticarette ülkenin ve grubun en iyilerinden olmayı devam ettirmeyi ve L’Oréal Türkiye’nin e-ticaret alanına değerli katkılar sağlamayı hedefliyor.

Beyaz yakalı profesyoneller için eğitim platformu

0

Beyaz yakalı profesyonellerin kişisel gelişimlerine ve kariyerlerini zenginleştirmeye odaklanan Teedo Online Eğitim Platformu, finanstan pazarlamaya, liderlikten sürdürülebilirlik ve süreç yönetimine ve veri analizine kadar farklı konu başlıklarında her biri alanında uzman 34 eğitimciyle sunacağı 34 kurs ile 2024 yılında da güçlü bir eğitim ağı oluşturmayı hedefliyor.

Online eğitim platformu Teedo, beyaz yakalı profesyonellerin kişisel gelişimine ve kariyerlerini zenginleştirmeye odaklanıyor ve yenilikçi eğitim çözümleriyle eğitim anlayışını temelden değiştirmeyi hedefliyor. Eğitimin yalnızca okullarda alınan teorik bilgilerle sınırlı kalmaması ve gerçek öğrenmenin hayatın içinde kazanılan deneyimlerle şekillenmesi gerektiği felsefesiyle hareket eden Teedo, eğitimi yalnızca bir son nokta değil, sürekli gelişim ve deneyim zinciri olarak görüyor.

Teedo, eğitim sektöründeki kalıpları ortadan kaldırarak öğrenmeye daha fazla istek duyan bireyleri canlı ve online derslerde bir araya getiriyor. Kariyerlerinde ilerlemek ya da farklı bir sektöre adım atmak isteyen katılımcılara pratiğe dayalı gerçek dünya deneyimlerini sunan nitelikli eğitmenlerle destek oluyor.

Teedo

“Vizyonumuz sürdürülebilir eğitim”

Teknolojik ilerlemeler, dijital öğrenme platformlarına olan talep, uzaktan eğitim modellerinin yaygınlaşması ve eğitim teknolojilerine yapılan yatırımlar gibi unsurlar göz önüne alındığında küresel online eğitim pazarının 2026 yılına kadar 400 milyar doların üzerine çıkabileceğini ifade eden Teedo Genel Müdürü Selçuk Aytekin, “Günümüz dünyasında üniversiteden mezun olmak, iş hayatına atılabilmek için artık yeterli bir kriter olarak kabul görmüyor. Bu nedenle de kişisel kariyerine katkıda bulunmak isteyen beyaz yakalıların sayısı gün geçtikçe artıyor. Gerek kendi alanında gerekse kendi iş alanının dışında başka bir disiplinde kendini geliştirmek isteyen çalışanlar, online eğitimlere başvurmaya başladılar. Biz de Teedo olarak online ortamda gerçekleşen canlı eğitimlerle katılımcıların birebir derse dahil olabilecekleri ve interaktif olarak soru sorup cevap alabilecekleri bir eğitim platformunun hayalini kurduk. Platformumuzda eğitim imkanının yanı sıra katılımcılarımızla eğitmenlerimiz arasında bir ağ oluşturarak birbirleriyle fikir alışverişi yapabilecekleri, alanında uzman isimlerin deneyimlerinden faydalanabilecekleri ve iş fırsatı yaratabilecekleri bir ortam sunuyoruz.” dedi.

Selçuk Aytekin sözlerine şöyle devam etti, “Platformumuzda şu ana kadar finanstan pazarlamaya, liderlikten sürdürülebilirlik ve süreç yönetimine ve veri analizine kadar farklı konu başlıklarında her biri alanında uzman toplam 12 eğitmen ile 10 adet kurs düzenledik.  2024 yılında eğitmen sayımızı 34’e, kurs sayımızı ise 44’e ulaştırmayı hedefliyoruz.”

Geri bildirim ve güncellemelerle artı değer yaratıyor

Katılımcıların ihtiyaçlarına odaklanan bir platform olarak öne çıkan Teedo, kullanıcı deneyimini geliştirmek için katılımcıların geri bildirimlerini dikkate alıyor ve kişiselleştirilmiş eğitim deneyimleri sunarak her katılımcının öğrenme potansiyelini en üst düzeye çıkarıyor. Eğitim materyallerini güncel tutarak ve yeni içerikler ekleyerek katılımcıların sürekli olarak yeni bilgi ve beceriler kazanmalarını destekliyor.

2024 TÜBA-TEKNOFEST doktora bilim ödülleri başvuruları başladı

0

TÜBA tarafından üç yıl önce başlatılan TÜBA-TEKNOFEST Doktora Bilim Ödülleri için 2024 yılı için www.t3kys.com adresi üzerinden yapılacak başvurular 15 Mart’a  kadar devam edecek.

Asli görevleri arasında toplumda bilimsel yaklaşım ve düşüncenin yayılmasını sağlamak, genç bilim insanlarını teşvik etmek olan TÜBA, 2021 yılında ihdas ettiği TÜBA-TEKNOFEST Doktora Bilim Ödülleri TEKNOFEST’in öncelikli alanları özelinde hazırlanan, tüm alanlarda yetişmiş nitelikli insan kaynağını artırmak amacıyla bilim insanlarını ödüllendirmeye devam ediyor. Teknoloji ve tasarım, bilgi ve iletişim teknolojileri, eğitim, sağlık, tarım ve ekoloji teknolojileri ve biyoteknoloji ile milli teknoloji hamlesinin uluslararası ilişkiler, kalkınma politikaları, eğitim yaklaşımları, güvenlik politikaları konularını içeren doktora tezlerini teşvik etmek, desteklemek ve onurlandırmak üzere ulusal düzeyde uygulamaya konan ödül programına başvurular bireyselin yanı sıra, TÜBA Üyeleri ile YÖK, TÜBİTAK, TÜSEB ve Üniversite Rektörlükleri tarafından da gerçekleştirilebiliyor.

TEKNOFEST’in düzenlendiği yıldan önceki üç yıl içerisinde; 2021-2023 yıllarında tamamlanandoktora tezi başvuruları TEKNOFEST yarışma alanlarına yönelik TÜBA tarafından açıklanan tematik program ile ilgili konu başlıklarını içermesi ve tezden çıkan yayın, patent, ürün ve bilimsel faaliyetleri açısından değerlendiriliyor. Ödüle daha önce başvuran adaylar, kendi bilimsel dosyalarında tezleri ile ilgili ek yeni yayın, patent, ürün gibi performans artışı olduğunu belirtmek ve belgelemek koşuluyla ve başvuru şartında ilan edilen yıllarda tezlerini bitirmiş olmak şartıyla tekrar başvuru yapabiliyor.

Ödül Programı kapsamında 2024 yılı için birinci olan tez yazarına 75.000, ikinciye 60.000 ve üçüncüye ise 50.000 Türk Lirası ödül veriliyor.

Detaylı bilgi için: www.tuba.gov.tr

3 ayda 2,4 milyon kullanıcıya ulaştı!

Sadakat ve ödeme programı uygulaması Chippin, yenilediği ara yüzü ve altyapısıyla büyümesini sürdürüyor. Tekstilden ev gereçlerine, akaryakıttan yeme içme ve markete kadar farklı sektörlerden marka iş birliklerine yenilerini katan Chippin, son çeyrekte mobil uygulama indirme sayısını 2,4 milyona ulaştırdı. Bir Koç Topluluğu şirketi olan Chippin, 2023’ü başarılı bir performansla kapatarak üye sayısını 5 milyon kişiye, aylık cirosunu beş katına çıkardı. Aktif müşteri adedini ise 10 kat büyüttü.

Akıllı alışverişin önem kazandığı bu dönemde kullanıcıların hayatını kolaylaştıran, farklı sadakat ve ödeme sistemlerini ortak bir platformda birleştiren Türkiye’nin ilk ve tek programı Chippin, sunduğu yeni nesil alışveriş teknolojisi sayesinde uygulamaya giriş adedini aylık bazda yüzde 233 oranında artırdı.

Chippin CEO’su Sabri İnci
Chippin CEO’su Sabri İnci

Chippin CEO’su Sabri İnci, “Bilinçli tüketim çağında yaşıyoruz ve artık sadakat programı kullanmak bir seçim değil, stratejik bir zorunluluk. Haziran ayında yaptığımız relansmanın ardından iş hacmimiz büyük bir artış gösterdi ve bir ayda 500 bin yeni müşteri kazandık. 165 kişilik ekibimiz ve her geçen gün artan paydaşlarımızla ulaştığımız bu başarıyı sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. 10 milyonun üzerinde kullanıcıya ulaşmak ve tüketicinin hayatına dokunan tüm markalarla iş birliği yapmak istiyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin kampanya ve ödeme alternatifleri ile dünyanın pek çok ülkesinden daha ileride olduğunu söyleyen İnci, Chippin ile tüketiciye tek bir platform üzerinden farklı ödeme çözümleri sağlayan bir alışveriş teknolojisi sunduklarını ifade etti. İnci, “Sadakat programlarını birleştiren ilk platformuz. Alışverişi kolay, akıllı ve sürdürülebilir hale getiriyoruz. Tüketicinin sahip olduğu sadakat programlarını bir araya getirerek, tüm avantajlarla birlikte marka ve banka puanlarını ortak bir platformda görebileceği şekilde kolay bir önyüzle hizmet veriyoruz. Tüketiciler bu sayede sadakat programlarından elde edecekleri fırsatları kolayca takip edebiliyor ve pratik bir şekilde diğer puanlarıyla birleştirerek kullanabilme şansına sahip oluyor” dedi.

Altın ödüle layık görüldü

Uygulamayı indirip kullananlara çoklu fayda sağlayan Chippin, yenilikçi teknolojisini ödülle de taçlandırdı. Finans ve teknolojinin itibarlı ödül platformlarından PSM Awards’ta Yenilikçi Müşteri Etkileşimi ve Deneyimi kategorisinde Altın PSM ödülüne layık görüldü. Chippin sadakat programları, veri yönetimi, analitik ve iş zekası çözümleri, derece kampanya yönetimi alanlarında 30 yerel, 10 uluslararası ödüle de sahip.

Perakendeye büyüme desteği

Chippin, kullanıcılarına özel fırsatlar sunmanın yanı sıra iş ortakları için de kazan-kazan modelde bir ekosistem oluşturuyor. Chippin’e üye markalar, müşterilerine yeni bir ödeme kanalı / kolaylığı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda Chippin mevcut kullanıcıları içinden kendilerine potansiyel müşteri oluşturabiliyor. İş birliği yaptıkları markalara gelişmiş bir teknoloji platformu sunduklarını belirten Sabri İnci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Perakende sektörü akıllı, güvenli ve kesintisiz işleyen Chippin ile geniş bir müşteri kitlesine erişebiliyor, daha etkili bir şekilde pazarlama yapabiliyor, müşteri etkileşimini artırabiliyor. Perakendecileri rekabetçi piyasada daha yenilikçi ve müşteri odaklı bir konuma taşıyarak, iş hacminin artmasına katkı sağlıyoruz. Diğer taraftan çok kuvvetli olan yapay zeka kasımız sayesinde markalar, tüketici davranışlarını ve harcamalarını tahmin ederek buna göre farklı aksiyonlar geliştirebiliyor.”

LC Waikiki, Migros, CarrefourSA, Opet, Koçtaş, Arçelik, İpekyol, Kiğılı gibi markaların bulunduğu Chippin’e yakın zamanda D&R, Machka ve Ayakkabı Dünyası da sadakat kartlarıyla katılacak. Hali hazırda 300’ün üzerinde marka iş birliği bulunan programın marka ailesine yakın zamanda alanında lider markalar katılmaya devam edecek.

Pek çok fonksiyonu tek uygulamada birleştirecek

Chippin, yakın zamanda ödeme yöntemlerine eklenen alışveriş kredisi seçeneği ile tüketiciye kredi kartı ve banka kartı dışında da alternatif sunuyor. Böylelikle tüketiciler için bankaların alışveriş çözümlerine eriştiği bir platform görevi de görecek. Yenilikçi vizyonuyla mobil dünyada büyümesini sürdüren şirket, pek çok fonksiyonu tek uygulamada birleştirdiği gibi mobil ödeme ve sadakat yapısıyla markaların dijitalleşmesine de katkı sağlıyor. Chippin, bir yandan sahip olduğu akıllı kampanya, iş zekası, müşteri analitiği gibi yetkinliklerle markaların, diğer taraftan birleştirici fonksiyonları ve pratikliği ile de kullanıcıların vazgeçemeyeceği bir mobil uygulama olma yolunda ilerliyor.

CloudOffix en hızlı büyüyen teknoloji şirketi oldu!

MechSoft’un ana merkezi Amerika’da, Ar-Ge birimleri Türkiye’de, diğer merkezleri ise Almanya ve Singapur’da bulunan ve yatırımcısı olduğu CloudOffix, Deloitte Technology Fast 50 ödülleri kapsamında, 2023 yılında Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketleri listesine girerek ödül almaya hak kazandı.

Deloitte tarafından 2006 yılından bu yana düzenlenen Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nın 2023 sonuçları açıklandı. Bu sonuçlara göre MechSoft’un yatırımcısı olduğu CloudOffix, son üç yılda elde ettiği %1283’lük büyüme hızıyla en hızlı büyülen 10 teknoloji şirketinden biri oldu.

Sahip olduğu “Toplam Deneyim” vizyonu ile sektörde çığır açan ve öncü bir oyuncu olarak fark yaratan CloudOffix, müşteri ve çalışan deneyimi yöntemlerine getirdiği yenilikçi ve benzersiz çözümleriyle global pazarlardaki gücünü gün geçtikte artırıyor. Bu perspektifle; geçtiğimiz yıllarda İrlanda, İtalya, İspanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Gana ve Slovenya’nın da bulunduğu 20’ye yakın ülkede iş ortaklığı gerçekleştiren CloudOffix, farklı pazarlarda büyümeye devam ediyor.

CloudOffix bir “Toplam Deneyim (Total Experience)” platformu olarak, müşteri deneyimi, çalışan deneyimi, kullanıcı deneyimi ve dijital deneyimi birleştirerek tüm “Front-office” süreçlerini tek bir platformda sunuyor. CloudOffix’in sunduğu bu sistem, “Back-office” süreçlerinin ERP kapsamında birleştirildiği gibi şirketlerin “Front-office” süreçlerinde de ayrı ayrı kopuk sistemleri kullanması yerine bunları tek bir sistem altında birleştirerek daha verimli ve sürdürülebilir bir çözüm sağlıyor.

CloudOffix’i tercih eden firmalar, iş ortaklarına ve çalışanlarına mükemmel bir müşteri ve çalışan deneyimi sunma fırsatını yakalıyorlar. Bunun yanı sıra, birçok maliyetten de tasarruf etme avantajını elde ediyorlar.

CloudOffix CEO’su Gökhan Erdoğdu, kazandıkları ödülden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Erdoğdu; “CloudOffix olarak sunduğumuz dijital dönüşüm ve benzersiz toplam deneyim hizmetiyle sektörümüzde fark yaratıyoruz. Bu farkın yansıması olarak son üç yılda %1283’lük bir büyüme oranı yakaladık. Bunun sonucunda da bu anlamlı ödüle layık görüldük.” diye belirtti.

Yatırımlarının Türkiye’de olduğu kadar yurtdışında da devam edeceğini vurgulayan Erdoğdu; “2023 yılında İngiltere, Güney Afrika, Almanya, Hollanda, Avusturya, Azerbaycan ve Kanada’da önemli iş ortaklıkları gerçekleştirdik. 2024 yılında ise, potansiyelimizin olduğu pazarlarda agresif bir büyümeyi önceliklendiriyoruz.” diye ekledi.

Biyoteknoloji girişimi Onima yatırım turunda!

Koyun Yününden amino asit, organik ve organomineral gübre üreten biyoteknoloji girişimi Onima yatırım turuna çıktı. Şirket paylarının yüzde 10’unun yatırımcılara arzıyla 12 milyon 100 bin TL fona ulaşmayı hedefleyen girişim, elde ettiği finansman ile üretim kapasitesinin artırarak ihracat odaklı bir yapıya geçmeyi planlıyor. Kampanyanın ön talep toplama sürecinde yatırımcılardan 15 milyon TL talep alarak erken aşamada hedefini tutturma eğilimi gösteren Onima’nın yatırım turu fonbulucu platformunda 6 Mart 2024’e kadar devam edecek. Bireysel ve kurumsal tüm yatırımcılara açık olan fonlamada minimum yatırım tutarı 100 TL.

Organik ve organomineral gübre üreticisi Onima girişimi, fonbulucu platformunda paya dayalı kitle fonlama kampanyasını başlattı. Yüzde 90 oranında proteinden oluşan koyun yününden bitkilerin kökleri ve yaprakları ile alabileceği formda amino asit üretimi yapan şirket, özkaynakları ile kurduğu tesisinde aylık 25 ton üretim kapasitesine sahip. Kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği AR-GE çalışmalarıyla sadece aminoasidin sentezlenmesi yöntemini değil, teknik donanım ve alt yapı bilgisini de üreten Onima’nın tescilli ürünlerini doğrudan çiftçilere, bayilere ve diğer gübre üretici firmalara gübre katkı maddesi olarak satışa sunulacak.

Kitle fonlama kampanyasında şirket paylarının yüzde 10’unun yatırımcılara arzıyla 12 milyon 100 bin TL fona ulaşmayı hedefleyen girişim, elde ettiği finansman ile üretim kapasitesinin artırarak ihracat odaklı bir yapıya geçmeyi planlıyor. Kampanyanın ön talep toplama sürecinde yatırımcılardan 15 milyon TL talep alarak erken aşamada hedefini tutturma eğilimi gösteren Onima, ön talep toplama aşaması devam ederken 100 tonluk satış sözleşmesi ve aynı şirket ile 451 bin dolarlık ihracat anlaşması gerçekleştirdi. Böylece bir yıl için hedeflediği yaklaşık 1,8 milyon dolarlık satış hedefinin 451 bin dolarına tek bir şirket ile yaptığı anlaşma ile ulaşan girişim şirketi, 2024 yılı itibariyle ilk beş yılda 485,2 milyon TL ciro ve 347,1 milyon TL brüt kar için kolları sıvadı.

Onima’dan gelen bilgiye göre, 16 Ocak Salı günü başlayan kampanyada ön yatırım talebi oluşturarak turun ilk beş gün içerisinde en az bildirdiği ön talep tutarı kadar yatırım yapan yatırımcılara ek olarak yüzde 20 bedelsiz pay dağıtımı yapılacak. Bireysel ve kurumsal tüm yatırımcıların minimum 100 TL ile yatırım yapabileceği turun 6 Mart 2024’e kadar devam etmesi planlanıyor.

Kampanya adresi: https://fnb.lc/onima 

Kampanya videosu: https://fnb.lc/onima-video

Huawei’den KOBİ’ler için dijital dönüşüm çözümleri!

0

HUAWEI CONNECT 2023 etkinliğinde tanıtımı yapılan HUAWEI eKit ürünleri, özellikle KOBİ’ler için tasarlanmış, dijital dönüşüm odaklı teknolojik çözümler sunuyor. İşletmelerin dijital altyapılarını güçlendirerek daha verimli ve bağlantılı çalışma ortamları oluşturmalarına yardımcı olan eKit ürünleri, Türkiye pazarındaki kuruluşlarla buluşuyor.

Huawei, yeni nesil dağıtım ve depolama ürünlerinden oluşan eKit serisiyle, KOBİ’lerin dijital dönüşümüne katkı sağlayacak, inovasyon odaklı bir çözüm paketi sunuyor. eKit ürünleri, işletmelerin dijital altyapılarını güçlendirerek daha verimli ve bağlantılı çalışma ortamları oluşturmalarına yardımcı oluyor.

Seride yer alan ürünler; kablolu ve kablosuz ağ çözümleri, veri depolama sistemleri ve iş birliği platformları gibi çözümler sunuyor. eKit serisi, KOBİ‘lerin iş süreçlerini kolaylaştırmak, veri yönetimini iyileştirmek ve çalışma verimliliğini artırmak üzere tasarlandı. Huawei bu ürünlerle, KOBİ’lerin teknolojik ihtiyaçlarını karşılayarak, pazardaki rekabet güçlerini artırmalarına yardımcı olmayı hedefliyor.

HUAWEI eKit, KOBİ’lerin farklı iş senaryolarına yönelik olarak, kurulum, bakım, öğrenme ve kullanım kolaylığı vaat eden dağıtım ürünlerinden oluşuyor. Akıllı iş birliği, kablolu ve kablosuz ağlar, IP + optik erişim ağları, depolama ve BT platformları da dahil olmak üzere, geniş bir ürün yelpazesine sahip olan paket kapsamında, 2023 yılının ilk yarısında, 51 ürünü piyasaya sürdü. HUAWEI, 30’dan fazla tipik senaryo için çözümler sunan 50’den fazla dağıtım çözümüyle, eKit ürün yelpazesini genişletmeye devam edecek.

HUAWEI eKit ürünlerinin Türkiye’deki dağıtımı Penta Teknoloji tarafından gerçekleştiriliyor. 30 yıldan uzun bir süredir dünyanın önde gelen teknoloji markalarını ve bilgi teknolojileri ürünlerini tüketicilerle buluşturan Penta Teknoloji ve Huawei, bu yeni çözümlerin lansmanı için; İstanbul, Ankara ve Kayseri’de ortak etkinlikler düzenledi. Çözüm, Eksa, Kare, Oksid firmaları da Huawei eKit çözümlerinin Elite İş Ortakları olarak konumlanıyor.

HUAWEI eKit, kullanımı kolay ürünlerle güçlü bir kanal sistemi oluşturmaya devam ederken, yerleşik pazarlama ve verimli bir dijital işletme platformu aracılığıyla, KOBİ’lerin işlerini geliştirmelerine yardımcı olacak.

Yapay zeka gözetimi mücadelesi devam ediyor

İşyerinde yapay zeka gözetimine karşı mücadele devam ediyor. 2023’teki yapay zeka patlaması, işverenlerin çalışanlarını daha yakından izlemek için teknolojik gelişmişliği nasıl kullanabileceği konusunda daha fazla korkuya yol açtı. The Guardian: “İnsan müdahalesi olmadan personeli işten çıkaran algoritmalardan, banyo molalarını takip eden yazılımlara kadar” diye yazdı, bu teknolojiler “zaten işçileri rahatsız ediyor ve işyerlerini rahatsız ediyor” diyor.

Şirketler, üretkenliği izlemek, çalışanlarını gözetlemek ve gelecekteki potansiyel çalışanlar için bir tarama aracı olarak teknolojiyi uzun süredir kullanıyor. Pandemi sırasında sanal çalışmaya geçiş ve yapay zeka teknolojisindeki son gelişmeler, gözetimin artması konusunda endişelere yol açtı. Şirketlerin teknolojiyi nasıl konuşlandırdığına dair çok az kılavuz var. Teknoloji aynı zamanda kusursuz değil ve bu da sorunlu olabiliyor.

Yapay zeka gözetimi riskleri

The Guardian, bazı çağrı merkezlerinde “çalışanların çağrıları nasıl ele aldığını kaydetmek ve derecelendirmek” için yapay zeka sistemlerinin kullanıldığını ve “senaryoya bağlı kalmadıkları için genellikle başarısız notlar verdiklerini” açıkladı. Kurumsal yazılım aynı zamanda çalışanların e-postalarında “sendika” kelimesini kullanıp kullanmadıklarını da izliyor. Bu tür kurumsal gözetleme teknolojisi daha karmaşık hale geldikçe, “birçok işyeri uzmanı ABD işletmelerinin, işçi sendikalarının ve hükümetin işçileri teknolojinin olumsuz yanlarından korumak için yeterince çaba göstermediğini söylüyor” diye ekledi.

Cornell’deki istihdam ilişkileri profesörü Virginia Doellgast, The Guardian’a, çalışanların sürekli gözetim altında olduğunu ve bu araçların “haksız maaş kesintileri veya işten çıkarmalara yol açabilecek hatalar yapabileceğini” söyledi. Doellgast, şeffaflığın her zaman ortaya çıkmadığını, dolayısıyla çalışanların “araçların hangi verileri topladığını veya bu verilerin performanslarını değerlendirmek için nasıl kullanıldığını” her zaman bilemediğini ekledi.

Amerikan Psikoloji Derneği’nin 2023 yılında yaptığı bir ankete göre çalışanlar, işyerindeki yapay zeka ve izleme teknolojilerinin “psikolojik sağlıklarıyla olumsuz yönde ilişkili olabileceği ve kendilerini daha az değerli hissetmelerine yol açabileceği” konusunda endişeleniyor. Ankete katılan işçilerin yüzde 51’i, işverenlerinin izleme teknolojisini kullandığını bildiklerini söyledi. İzlendiğini bildirenlerin yüzde 46’sı, işverenlerinin kendilerini teknolojiyle takip etme şeklinden rahatsız olduklarını söylerken, izlendiklerini bildirmeyen çalışanların oranı ise yüzde %23’ü buluyor.

6. CX AWARDS TURKEY birincileri belli oldu!

6. CX AWARDS TURKEY® ödül töreninde, dijital satın alma trendlerinin öne çıkacağı 2024 yılına dair öngörüler tartışıldı. Yapay zeka ve botlarla yaratılan müşteri deneyiminin daha verimli, kullanıcı dostu ve hızlı hale geleceği vurgulandı.

6. CX AWARDS TURKEY®’nin  Jüri Başkanı Prof. Dr. Can Erdem yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türkiye’nin e-ticaret alanındaki önemini vurgulamak adına Nice Medya tarafından hayata geçirilen bu ödül programını bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. 2024’te dijital satın alma eğilimlerinde beklenen artış, müşteri deneyiminin dijital dönüşümle paralel olarak gelişeceğinin bir göstergesidir. Yapay zekâ, makine öğrenimi ve yeni teknolojilerle müşteri etkileşimlerini daha verimli hale getirerek kişiselleştirilmiş deneyimlerin önemini vurguluyoruz. CX AWARDS TURKEY®, 6 yıldır sektördeki en başarılı projeleri öne çıkararak, bu alandaki gelişimi teşvik etmeye devam ediyor.”

Türkiye’ye özgü tasarımla gelen ilkler

Ödül programının bu yılki vurgularından biri, Türkiye’nin eşsiz zekâsını ve yaratıcılığını öne çıkaran ödüllerle tanıştırmak oldu. Öne çıkan projelerin ve ödüllerin Türkiye’ye özgü bir tasarımı yansıttığı belirtildi. Jüri bağımsızlığına ve yerel dokunuşa vurgu yaparak, ödül programının sektördeki öncü konumunu koruduğuna dikkat çekildi.

Bu yılki ödül töreninin ana sponsoru ECHO CCS ile yapılan iş birliği, gecenin önemini daha da arttırdı. ECHO CCS’nin katkılarıyla zenginleşen etkinlik, sektördeki liderleri bir araya getirdi., Ödül töreni, canlı müzik eşliğinde başlayan kokteyl ile renklendi, ödül kazananların projelerini paylaştığı sunumlarla devam etti ve 90’ların temalı bir after party ile son buldu.

Ödül Alan Markalar ve Projeler

Tarımdan e-ticarete, bankacılıktan enerji sektörüne kadar uzanan geniş bir yelpazede markaların mücadele ettiği ödül kategorilerinde bazı kazananlar şunlar:

  • AKBANK
  • AKSİGORTA
  • TEKNOSA
  • HEPSİBURADA
  • VESTEL
  • A101
  •  FLORMAR
  • NESİNE.COM
  • VAKIFBANK
  • YEMEKSEPETİ
  • İGSAŞ
  • YAPI KREDİ
  • TREDAŞ
  • MEDIAMARKT
  • MNG

Kazananların tamamını görmek için: https://www.cxawardsturkey.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Türkiye Açık Veri Endeksi 2023 Sonuçları açıklandı

2023 yılı sonu itibariyle açık veri portalına sahip 12 Büyükşehir İl ve 5 İlçe Belediyesi’nin “hazır olma, uygulama ve etki” boyutlarında gösterdikleri performansları analiz eden AVTED, açık veri farkındalığının oluşması ve geliştirilmesini amaçlıyor.

12 Büyükşehir ve 5 İlçe Belediyesi Analiz Edildi

Yerel Yönetimler Açık Veri Endeksi raporunda, açık veri portalına sahip 12 Büyükşehir (Alfabetik sırayla, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Ordu, Sakarya Büyükşehir Belediyeleri) ve 5 İlçe Belediyesi (Beyoğlu, Eyüpsultan, Kadıköy, Küçükçekmece, Tuzla İlçe Belediyeleri) hem şeffaflık ve hesap verilebilirlik hem de açıklık kültürünün yaygınlaşması için attığı adımlar inceleme altına alınıyor.

Raporda Öne Çıkanlar

Türkiye’deki açık veri çalışmalarının başarılı yönlerini öne çıkarmayı, eksik yönleri için ise rehber olmayı amaçlayan endeks çalışmasına göre; büyükşehir kategorisinde 72,26 puan ile İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe kategorisinde 76,48 puan ile Tuzla Belediyesi en yüksek performansları gösteren belediyeler oldu.

Hazır olma, uygulama ve etki boyutlarındaki performanslar ise belediyelerin yapmış olduğu çalışmalara göre değişkenlik gösteriyor. 2023 yılı Yerel Yönetimler Açık Veri Endeksi Raporu’na buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’deki açık veri çalışmalarının artmasının da amaçlandığı rapor, uluslararası endekslerden yararlanarak hayata geçirildi ve araştırma metodolojisi şeffaf bir şekilde paylaşıldı. Açık Veri Endeksi Proje Yöneticisi Dr. Fatih Sinan Esen rapor motivasyonlarını şöyle açıklıyor;

“Bu endeks açık veri çalışmalarını hazır olma, uygulama ve etki boyutlarıyla inceleyen bir gösterge araştırmasıdır. Raporu oluştururken de çok boyutlu bir motivasyomuz vardı; yerel yönetimleri uluslararası standartlara uygun şekilde açık veri çalışmalarına teşvik etmek, yapılan açık veri çalışmalarının sosyal etkisini ölçümlemek, faydalı bir rekabete imkân verecek karşılaştırmalı bir endeks sunmak ve verilerini hiç açmamış olan yerel yönetimlere ilham olmak istedik. Raporumuzu geri bildirimlerle geliştirerek her sene Türkiye Açık Veri Endeksi olarak yayınlamayı planlıyor, tüm kurum ve kuruluşların katkısını bekliyoruz.”

Açık Veri Ve Teknoloji Derneği Hakkında Daha fazla bilgi ve gönüllülük için avted.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Havadaki karbondioksitten yüzde 96 verimle katı yakıt üretildi!

Günümüzde enerji depolama sorununa çözüm arayışlarına hız kazandıran Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) kimyagerleri, havadan karbondioksit yakalayarak yüksek verimlilikle katı bir yakıt elde etmeyi başardı. Bu yenilikçi yakıt türü, özel bir yakıt hücresi kullanılarak elektrik ve ısı üreterek enerji tüketimine olanak tanıyor.

Enerji depolama konusundaki zorluklar, özellikle güneş enerjisine bağlı sistemlerin kış aylarındaki performansını etkilemekte. MIT’in geliştirdiği yöntem, havadan yakalanan karbondioksiti oda sıcaklığında ve düşük atmosfer basıncında işleyerek %96’ya varan verimlilikle format tuzlarına dönüştürme yeteneği sunuyor. Elde edilen tuz kristalleri, istenilen süre boyunca saklanabiliyor ve özellikle Avrupa’da değişen elektrik fiyatlarına bağlı olarak avantaj sağlayabiliyor.

Bu enerji, suyla karıştırılarak bir yakıt hücresine yönlendirildiğinde elektrik ve ısı üretiyor. Bu, ev büyüklüğündeki bir yakıt hücresinde depolanabilir ve böylece evlerin ısı ve elektrik ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılabilir. Araştırmacılar, 200 deneme sonrasında herhangi bir verim kaybı yaşamamış olmanın yanı sıra, reaksiyonun tekrarlanabilirliği konusunda umutlu olduklarını belirtiyorlar.

MIT’in geliştirdiği yöntemde, havadan alınan CO2, alkali bir sıvı içinde hapsediliyor ve katyon değişim membran elektrolizi ile format tuzuna dönüşüyor. Bu sistemin pH dengesi korunduğu için verim düşmüyor.

Araştırmacılar, enerji yoğunluğu yüksek olmayan format tuzlarının, hidrojenle benzer bir enerji değerine ulaşabildiğini ifade ediyor. Bu tuzlar, kalın ve basınca dayanıklı metal tanklarda depolanarak enerji ihtiyacını karşılamak üzere kullanılabiliyor. Sistem, üretim ve tüketim için farklı cihazlar kullanılarak, CO2’in yoğun olduğu bir yerde endüstriyel olarak üretilen format tuzlarının şehir içindeki binalara gönderilebileceği bir yapıya sahip.

Bu önemli gelişme, enerji depolama konusundaki mevcut zorluklara çözüm getirebilecek potansiyele sahip, özellikle sürdürülebilir enerji kullanımının önündeki engelleri aşma noktasında umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.