Audacity Intel’in OpenVINO yapay zeka efektleri ile güncellendi!

Popüler ses düzenleme yazılımı Audacity, kullanıcıların ve profesyonellerin ses düzenleme deneyimini geliştirmeyi vadeden Intel’in OpenVINO yapay zeka efektleri ile önemli bir güncelleme aldı.

Intel tarafından geliştirilen OpenVINO, geliştiricilerin özel grafik kartlarına sahip olmayan çeşitli cihazlarda AI modellerini çalıştırmalarını sağlayan bir araç seti. Audacity’nin yeni yapay zeka efektleri OpenVINO tarafından desteklenmekte olup, ses düzenlemeyi daha kolay ve verimli hale getirebilecek bir dizi özellik sunuyor.

Audacity’nin yeni yapay zeka efektleri

Gürültü Bastırma: Bu efekt, trafik veya uğultu gibi istenmeyen arka plan gürültülerini otomatik olarak kaldırabilir. Bu, ideal olmayan ortamlarda kayıt yapan podcast yayıncıları ve diğer ses yaratıcıları için hayat kurtarıcı olabilir.

Transkripsiyon: Bu efekt, konuşulan sesi otomatik olarak metne dönüştürebilir. Bu, altyazı veya video altyazıları oluşturmak, röportajlar veya dersler sırasında not almak için yardımcı olabilir.

Müzik Üretimi: Bu efekt, bir örnek veya tohum temelinde yeni müzikler üretebilir. Bu, ilham arayan besteciler veya kendi benzersiz müziklerini yaratmak isteyenler için faydalı olabilir.

Müzik Tarzı Remix: Bu efekt, bir müzik parçasının tarzını değiştirebilir; örneğin, farklı bir türde veya farklı bir sanatçı tarafından kaydedilmiş gibi yapabilir. Bu, farklı seslerle deney yapmak veya farklı şarkıların mashup’larını oluşturmak için eğlenceli bir yol olabilir.

Müzik Ayrıştırma: Bu efekt, bir müzik parçasındaki farklı enstrümanları veya vokalleri ayrı parçalara ayırabilir. Bu, şarkıları yeniden düzenlemek veya bir kayıttaki kendi kısmını izole ederek belirli bir enstrümanı pratik yapmak için yararlı olabilir.

Audacity kullanıcılarının yeni yapay zeka efektlerini kullanabilmek için Intel’den eklentileri indirmesi gerekecek. Bu eklentiler ücretsiz olarak kullanılabilecek ancak nispeten yeni bir Intel işlemciye sahip bir bilgisayar gerektirecektir.

Genel olarak, OpenVINO yapay zeka efektlerini eklemek, Audacity için önemli bir yükseltme anlamına gelmektedir. Bu yeni özellikler, hobilerden profesyonellere, herkes için ses düzenlemeyi daha kolay ve erişilebilir hale getirme potansiyeline sahiptir.

B2Metric’e 1,25 milyon dolar yatırım!

0

Markaların kullanıcı davranış verilerini yapay zekâ ve makine öğrenme teknolojileriyle anlamlandırarak, tahmine ve içgörülere dayalı eylem planları oluşturan B2Metric, Simya VC’nin liderliğinde gerçekleşen yatırım turunda 1,25 milyon dolar yatırım aldı. Yatırım turuna Simya VC’nin yanında Maxis Yenilikçi GSYF, Inveo Ventures, 100. Yıl Girişim Sermayesi, TT Ventures GSYF, Mindvest GSYF, Ethaum Venture Partners, Leap Investment ve Arman Erman katıldı. B2Metric, aldığı bu yatırımla globale açılmayı ve satış gelirini 3 katına çıkarmayı hedefliyor.

Türkiye’nin ilk kurumsal girişim sermayesi fonu 212’nin, erken aşama girişimlere yatırım yapma hedefi doğrultusunda Neo Portföy ve dünyanın en iyi hızlandırma programlarından biri olan Alchemist Accelerator ile beraber hayata geçirdiği Simya VC, girişimlerin yolculuğunu desteklemeyi sürdürüyor. Yapay zekâ destekli veri analitiği platformu olarak pazarlama ve büyüme, müşteri ilişkileri yönetimi, müşteri başarısı ve veri analitiği ekiplerine kullanıcı trendlerini, müşteri davranışlarını daha iyi anlama imkânı sunan B2Metric, Simya VC’nin liderliğinde gerçekleşen yatırım turunu 1,25 milyon dolar yatırım ile tamamladı.

Mevcut yatırımcıları arasında TT Ventures GSYF ve Mindvest GSYF bulunan B2Metric’in yatırım turuna Simya VC’nin yanı sıra Maxis Yenilikçi GSYF, Inveo Ventures, 100. Yıl Girişim Sermayesi, TT Ventures GSYF, Mindvest GSYF, Ethaum Venture Partners, Leap Investment ve Arman Erman katıldı. Yerli girişim B2Metric, telekomünikasyon, sigorta, finans, perakende, otomotiv ve diğer birçok sektörden şirketlerle iş birliği yaparak, sektöre özgü yapay zekâ çözümler sunuyor. Her sektörün benzersiz ihtiyaçlarına odaklanıp markaların gelirlerini artırmasına yardımcı olan B2Metric, aldığı yatırımla globalleşme adımlarını sıklaştırmayı ve satış gelirini (annual run rate – ARR) 3 katına çıkarmayı amaçlıyor.

Hedef, dünyanın en iyi müşteri kaybı önleme çözümünü sunmak

B2Metric Kurucu Ortağı ve CEO’su Murat Hacıoğlu
B2Metric Kurucu Ortağı ve CEO’su Murat Hacıoğlu

B2Metric Kurucu Ortağı ve CEO’su Murat Hacıoğlu, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: “B2Metric olarak büyüdüğümüz bu dönemde global açılımımızı desteklemek için 8 farklı yatırımcıyı bu turda arkamıza aldık. Bu yatırımla birlikte dünyanın en iyi müşteri kaybı önleme çözümünü sunma misyonumuza daha da yaklaştık. Aldığımız bu yatırım ve Simya VC’nin sağladığı katkılarla dünyanın en iyi hızlandırma programlarından biri olan Alchemist Hızlandırma Programı’na katılmaya hak kazandık. Bu program sayesinde ABD’nin farklı eyaletlerinde orta ölçekli kurumlar ve Seri A yatırım alan büyüme odaklı girişimlerin müşteri kaybını ve tahmin sorunlarını çözme fırsatını yakalayacağız. 2024’te yeni pazarlara açılmayı ve ABD pazarındaki etkimizi artırmayı hedefliyoruz.”

Bahçıvanoğlu: “Geleceğin inovasyonuna güç katmaya devam edeceğiz”

Simya VC Yönetici Ortağı Selma Bahçıvanoğlu da şunları söyledi: “Simya VC olarak kuruluşumuzun ilk yılında beşinci yatırımımızı yapmaktan mutluluk duyuyoruz. B2Metric, müşteri kazanımı ve elde tutmada kilit bir rol oynayan veri odaklı içgörülere ve yapay zekâ destekli analitik çözümlere olan talebi değerlendiriyor. Bugüne kadar elde ettiği müşteri içgörüleriyle geliştirdiği ürünü sayesinde global pazardaki potansiyelini çok yüksek görüyoruz. B2Metric gibi ileride teknolojinin yönünü belirleyecek girişimlere destek vererek, geleceğin inovasyonuna güç katmaya devam edeceğiz.”

WaterCube 100, Havadan su üretiyor!

Su sıkıntısı için çözümler geliştiren Genesis Systems, 9-12 Ocak tarihleri arasında Las Vegas’ta düzenlenecek olan CES 2024’te yeni ev aleti WaterCube 100’ü tanıtacak.

Cihaz, havadan yenilenebilir su (RWA) teknolojisini kullanarak, günde 100 galondan (yaklaşık 380 litre) fazla taze su üretebiliyor. Bu miktar, dört kişilik bir evin günlük su ihtiyacı için yeterli.

Şirket daha önce, günde 1000 galon su üretebilen ve köylerde ve kasabalarda kullanılmak üzere tasarlanmış WaterCube 1000’i piyasaya sürmüştü. Daha küçük ölçekli bu model, ev veya ofis kullanımı için tasarlandı ve firmanın tüketici piyasasına girişine işaret ediyor.

Su kaynakları yönetiminde teknolojik bir sıçrama

Genesis Systems, tasarımın özellikle süregelen su sıkıntısı sorunları ve artan kuraklık olayları göz önünde bulundurulduğunda, su kaynakları yöntemlerinde “teknolojik bir sıçrama” olduğunu belirtti.

Ev sahipleri veya işletmeler, su kaynaklarında kendi kendine yeterli hale geldiklerinde, su şebekeleri ve kuyular üzerindeki baskı da hafifletilebilir.

Genesis Systems’in operasyonlar müdürü David Stuckenberg, “Su sıkıntısı veya temiz suya erişim eksikliği, küresel nüfusun %40’ından fazlasını etkiliyor ve 2050 yılına kadar dünya, iki milyar insanı daha beslemek zorunda kalacak — bu da daha fazla su gerektirecek” dedi. “WaterCube 1000, günde tüm bir köy için yeterli su üretebilirken, WaterCube 100 aynı teknolojiyi tüketici piyasasına sunuyor. WaterCube 100, minimal bakım ve pahalı inşaat gerektirmeyen, tüm temiz ve taze su ihtiyacını karşılayarak, tüketicilere dünya çapında güvenli, güvenceli ve sürdürülebilir bir su kaynağı sağlıyor.”

AWS tarafından desteklenen bağlantılı bir uygulama, kullanıcıların WaterCube’ün su kalitesini izlemesine de olanak tanıyor.

Exar, 2.4 milyon dolar değerleme üzerinden yatırım aldı

Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) girişimlerinden EXAR, 2024 yılında yatırım alan ilk girişim oldu. Yatırım yapan isimler Actonn VC, Soner Babüroğlu ve Ozan Kozan oldu. Yapılan yatırım 2.4 milyon dolar değerleme üzerinden gerçekleşti. Yatırım tutarı, şirketin Ar-Ge faaliyetlerini güçlendirmek ve yurtdışı pazarlarda genişlemesi amacıyla kullanılacak.

EXAR, ürettiği AR, VR ve XR teknolojileriyle; sanal fabrika turlarından uzaktan yönetilebilen teknik/mekanik operasyonlara, CAD senkronizasyonlu sanal ürün deneyimleme araçlarından AR destekli görsel simülasyonlara, VR& XR çalışmalarından, 3D konfigüratörlere kadar geniş bir yelpazede çeşitli sektörlere çözümler sunuyor.

EXAR Ar-Ge’ye yatırım yapacak

EXAR; AR ve VR teknolojilerine ek olarak, bünyesinde yapay zeka entegrasyonları, nesnelerin interneti (IoT), bulut sistemleri, teknolojileri geliştirerek ve tüm bu teknolojilerin yatay ve dikey olarak birbirleriyle koordineli çalışabildiği teknolojik ekosistemler kurarak firmalara, geleceği bugünden yakalama fırsatı sunan 360 derece çözümler hazırlıyor.

EXAR kurucu ortağı Hasan Koyuncu alınan bu yatırımın, şirketin Ar-Ge faaliyetlerini güçlendirmek ve yurtdışı pazarlarda genişlemek amacıyla stratejik bir şekilde kullanılacağını açıkladı Koyuncu, “Bu kaynaklar, inovasyon ve teknolojik gelişmelerle rekabet avantajımızı artırmak için Ar-Ge projelerine yönlendirilecek ve aynı zamanda uluslararası arenada varlığımızı güçlendirmek için pazar geliştirme faaliyetlerine harcanacaktır” dedi.

egaranti 18 milyon TL yatırım aldı!

Startup Burada platformunda ikinci kez yatırım turuna çıkan egaranti, tohum yatırım turunu başarıyla tamamladı. 2021 yılında Kamil Kınacı, Sinan Peksoy ve Faruk Yılmaz tarafından kurulan egaranti, markalarla anlaşarak tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin garanti belgelerini tek bir panelden yönetmelerini sağlıyor. Tüketiciler, garantiye ürün gönderebiliyor, servise talep açabiliyor ve ek hizmetlere erişebiliyor. Markalar ise toptan ve bayiler aracılığıyla satılan müşteri verilerini tek bir yerden yönetip satış sonrasında pazarlama faaliyetlerinde bulunabiliyor; ayrıca ek garanti, yedek parça gibi ürünlerin satışlarını kolayca gerçekleştirip gelir elde ediyor. Ayrıca girişimin getirdiği sosyal faydalar arasında garanti belgelerin dijitalleştirerek aylık binlerce ağacın kesilmesine engel olunuyor.

Hedeflerini Başarıyla Tamamladı!

egaranti, ilk yatırım turunda yatırımcılarına 2023 yılı için verdiği hedefleri de yılın yedince ayında başarıyla tamamlamıştı. Yıl sonunda 340.000 kullanıcının üzerine çıkan egaranti, dolar bazında ciro hedefini ise 2 katıyla tamamladı.

Son yatırım turunda Hedef Portföy GSYF, Techpoint gibi kurumsal yatırımcılar ile birlikte Emrah Sivrioğlu, Hakkı Alkan, Kerem Özten ve Ozan Doğan gibi önemli isimlerin yer aldığı toplamda 697 yatırımcı, bu turda egaranti’ye yatırım yaptı. İlk yatırım turundan bu yana önemli hızlandırma programlarından mezun olan egaranti, aynı zamanda Türk Telekom Ventures’ın portföy şirketleri arasında yerini aldı.

Aralık 2023’te 150 milyon TL değerlemeye ulaştı

egaranti Kurucu Ortağı ve CMO’su Sinan Peksoy, “egaranti olarak; bu son yatırım ile birlikte B2C gelir modellerimizi çeşitlendirecek, B2B iş ortaklarının gelir elde etmesine olanak tanıyacak ve global açılımımızı hızlandırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

Fona ihtiyaç duyan girişimleri yatırımcılarla buluşturan Startup Burada, egaranti ile sekizinci kitle fonlama kampanyasını gerçekleştirdi. Ağustos 2022 tarihinde Startup Burada üzerinden ilk kitle fonlama kampanyasını gerçekleştiren egaranti, 25 milyon TL değerleme üzerinden 2.8 milyon TL’lik tohum öncesi yatırım turunu tamamladı. Aralık 2023’te 150 milyon TL değerlemeye ulaşan egaranti, kitle fonlama kampanyasında yüzde 12’sini yatırımcılara arz ederek 18 milyon TL yatırım turunu başarıyla tamamladı. Hedef Portföy GSYF’nin 10 milyon TL değerinde yapmış olduğu yatırımı ile fonlama kampanyasında lider yatırımcı olarak yer aldı. O günden bugüne egaranti ve Startup Burada yolculuğunun başarısı, tamamlanan hedeflerle katlanarak devam etmektedir.

“Başarı serisinin devam etmesini bekliyoruz”

Başarılı tamamlanan kampanya sonrasında Startup Burada Yatırım Komitesi Üyesi Kerem Özten, “Platformlarda çıkan girişimlerin bir sonraki turlardaki değerlemelerinin ve uzun dönemde yarattıkları katma değerin ayırt edici olduğunu gözlemlemek bizi mutlu ediyor. Bu noktada Startup Burada’da kitle fonlaması kampanyasına çıktığımız her girişime inanıyor, Startup Burada GSYF üzerinden yatırım gerçekleştiriyor ve fonlama sonrasında da Hedef Holding’in mevcut ekosistemi ile yanlarında oluyoruz. egaranti kampanyamız da başarıyla sonuçlandı ve bu başarı serisinin devam etmesini bekliyoruz. egaranti’nin bu başarı hikayesine ortak olan tüm yatırımcılarımıza hayırlı olmasını diliyor, egaranti’ye başarılar diliyoruz” açıklamasını yaptı.

egranti nedir?

egaranti, tüketicilerin garanti süreçlerini tek hesaptan yönetebilmeleri için firmalara bulut tabanlı çözümler sunan bir web uygulaması. Firmalar da bu uygulama ile ürünlerinin garanti süreçlerini kolay, hızlı ve sistematik olarak kontrol edebiliyor ve gelir elde edebiliyor. egaranti hakkında daha fazla bilgi, buradan alınabilir.

Hackerlar, Nükleer atık firmasına LinkedIn üzerinden saldırdı

Companies House’da RWM için kaydedilen hesaplar, organizasyonun personeli kandırmak için popüler sosyal ağ platformlarının da dahil olduğu çeşitli yöntemler kullanarak siber suçlular tarafından hedef alındığını gösteriyor.

Nükleer Atık Hizmetleri (NWS) bünyesinde yer alan RWM, son aylarda saldırıların arttığını ve hackerların son derece hassas materyallere erişim riski konusundaki endişeleri artırdığını açıkladı.

NWS’in başkanı Corhyn Parr, devlet destekli organizasyonun “özellikle LinkedIn hedeflemesi üzerinden sahiplik değişikliğinin potansiyel istismarına dair vakalar” yaşadığını söyledi.

NWS, konu hakkında resmi bir açıklama yapmamış olsa da, düşük seviyeli oltalama girişimlerinin tespit edildiğini ancak şirketin siber savunmaları sayesinde engellendiğini bildirdi.

Firma ayrıca, iş veya saha operasyonlarında herhangi bir aksaklık olmadığını da belirtti.

DgpaysIT’nin yeni Genel Müdürü Melih Murat Ertem oldu

Fintek sektörünün liderlerinden Dgpays’in iştiraki DgpyasIT’de yeni bir atama gerçekleşti. Finansal teknolojiler ve dijital bankacılık sektörlerinde güçlü bir teknoloji ve hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet gösteren DgpaysIT’nin Genel Müdürlüğüne Melih Murat Ertem atandı.
1995 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olan Melih Murat Ertem, daha sonra Bilgi Üniversitesi’nde e-MBA yüksek lisans programı ile Harvard Business School Genel Yönetim programlarını tamamladı.
Kariyerine 1996 yılında İş Bankası Bilgi İşlem Müdürlüğü’nde Yazılım Uzmanı olarak başlayan Melih Murat Ertem, 2005 yılında aynı birimde Müdür Yardımcılığı görevine getirildi. 2008 yılında Ertem; İş Bankası BT Ürün ve Hizmet Teslim Birim Müdürü, 2010 yılında ise Bölüm Müdürü olarak atandı. 2012’de İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’de Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirilen Ertem, 2016’da ise Softtech Yazılım Teknolojileri şirketinde Genel Müdür olarak görev almaya başladı. 2022 tarihine kadar şirketin iş süreçlerine liderlik eden Melih Murat Ertem, Türkiye’nin ilk faaliyet izni alan dijital bankası Hayat Finans’ta, 2022’de Genel Müdürlük ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlendi.
Melih Murat Ertem’in bilgi teknolojileri alanındaki 27 yıllık engin tecrübesiyle DgpaysIT’ye yeni dönemde liderlik ederek önemli katkı sağlaması bekleniyor.

Android 15 ile ilgili her şey: Olacak olanlar ve olmasını istediklerimiz!

Geçtiğimiz birkaç ayda birkaç önemli ayrıntı tespit ettik ve başka kaynaklardan da sızıntılar var. Bu makaledeki Android 15 hakkında bildiğimiz her şeyi ve özellik istek listemizi bulacaksınız.

Potansiyel Android 15 sürüm penceresi ve cihaz desteği

Google, Android 15 ve olası çıkış tarihleri ​​hakkında resmi bilgi yayınlamadı. Şirket, hemen hemen her yıl yeni Android sürümleri yayınlıyor. 

Şirketin Android 15 Geliştirici Önizlemesini Şubat veya Mart 2024’te piyasaya sürmesini bekliyoruz. Biraz daha kararlı ve kolay kurulabilir beta sürümünün Nisan veya Mayıs aylarında gelmesi bekleniyor; kararlı sürümün ise Ağustos ve Ekim ayları arasında gerçekleşmesi bekleniyor.

Cihaz desteğine gelince, 2023 ve 2024’ün en iyi telefonlarının bir aşamada Android 15’i almasını bekleyebilirsiniz. Android üreticileri, donanımları için uzun vadeli destek sağlama konusunda giderek daha iyi ve daha hızlı hale geliyor. Samsung, OnePlus, Asus ve Motorola, piyasaya sürüldükten sonraki üç ila beş yıl arasında değişen makul güncelleme politikaları sunuyor. 

Google, lansmanından yedi yıl sonra, 2030’a kadar tam işletim sistemi güncellemelerini alan Google Pixel 8 serisiyle bu pakete liderlik ediyor. Google telefonlar, geliştirici önizlemesi ve beta olarak Android 15’i alacak ilk sırada yer alacak. Google’ın güncelleme politikasına göre hangi cihazlardan beklenmesi gerektiği aşağıda yer alıyor:

  • Piksel 8 ve 8 Pro
  • Piksel Katlama
  • Piksel Tablet
  • Piksel 7a
  • Piksel 7 ve 7 Pro
  • Piksel 6a
  • Piksel 6 ve 6 Pro

5G’li Pixel 5a’nın Ağustos 2024’e kadar güncelleme alması garanti ediliyor. Google’ın Android 15’i ne zaman piyasaya sürmeyi planladığına bağlı olarak güncellemeyi alma şansı çok düşük. 

Ancak Android 14, Pixel 5a’nın üçüncü büyük Android güncellemesi ve bu genellikle Google’ın Pixel 6 öncesi telefonlar için sağladığı maksimum değer, dolayısıyla muhtemelen gerçekleşmeyecek.

Android 15 hakkında şu ana kadar bildiğimiz her şey

Android 15’in adı “Vanilla Ice Cream”

Google artık dahili Android kod adlarını pazarlama amacıyla kullanmıyor ancak şirket, gelecek sürümleri konusunda daha açık. 

Bu yüzden Android 15’in Vanilla Ice Cream olarak adlandırılacağını biliyoruz. Sürümlerinin alfabetik sıralaması göz önüne alındığında, Android 14’ün Upside Down Cake‘inden sonra takip edilmesi bariz bir seçim.

Vanilyalı Dondurma adı aynı zamanda Android’in tarihine de bir gönderme. Android’in temel sürümüne genellikle vanilya Android adı verilir. Bazı üreticilerin Android 15 sürümlerinin diğerlerine göre daha az sıradan olacağına dair şakaları sabırsızlıkla bekliyoruz.

Android 15, uygulama çiftlerini kaydetmenize izin verebilir

Android telefonlar büyüyor ve Google Pixel Fold gibi katlanabilir cihazlar birden fazla uygulamayı yan yana görüntülemeyi kolaylaştırıyor. 

Android 15, hızlı erişim için bu tür uygulama çiftlerini ana ekranınıza kaydetmenize olanak tanıyabilir. Bazı üreticiler katlanabilir cihazlarında buna benzer özellikler sunuyor ancak Google bu seçeneği Android’e de ekleyebilir. 

Android 14’te uygulama çiftlerinin ipuçlarını tespit ettik, ancak bunlar yalnızca Android 15’te bulunabilir.

Android 15, hassas uygulamalarınız için Özel Alan alabilir

Samsung, hassas uygulamaları sistemin geri kalanından ayıran ve ekstra kimlik doğrulama gerektiren Güvenli Klasör adlı bir özelliği uzun süredir sunuyor. 

Google’ın, Private Space adı verilen buna benzer bir özelliği Android’e getirmek için çalıştığını fark ettik. Bu özellik, iş profiline benzer şekilde birincil telefon kullanıcısına bağlı ekstra bir profil ekliyor. 

Ekstra kimlik doğrulaması gerektiriyor ve kullanılmadığında uygulamaları ve bildirimleri otomatik olarak duraklatıyor. Google, Özel Alan’ınızı gizlemenize izin verebilir ve bu alana yalnızca başlatıcınızda “özel alan” aranarak erişilebilmesini sağlayabilir.

Android 15, pil sağlığınız hakkında size daha fazla ayrıntı verebilir

Google, üçüncü taraf uygulamaların bağlandığı bir API aracılığıyla Android 14’e temel pil sağlığı ayrıntılarını ekledi. 

Pil Bilgileri altındaki Telefon Hakkında bölümünde bir döngü sayısı gizlenir. Android 15 daha fazla veri gösterebilir ve bu ayrıntılara erişimi kolaylaştırabilir. 

Gelecek sürümde, pil bilgileri yeni Pil Sağlığı menüsündeki daha uygun Pil Sistemi Ayarları bölümünde yer alacaktır. Pilinizin yeni olduğu zamana kıyasla ne kadar kötüleştiğini gösteren döngü sayısını ve pil sağlığı yüzdesini görmelisiniz.

Android 15’te Bluetooth açılır iletişim kutusu görünebilir

Pixel telefonunuzda İnternet düğmesine dokunduğunuzda önemli ayarlamalar yapmak için küçük menüyü kullanabilirsiniz. Aynı durum, basılı tutmadığınız sürece açma ve kapama düğmesi olan Bluetooth hızlı ayarlar düğmesi için de geçerli değil. Pek çok kişi akıllı saatlerinde ve fitness takipçilerinde Bluetooth’u açık bırakıyor, dolayısıyla bu davranış ideal değil.

Görünüşe göre Google bunu değiştirmek ve sistem ayarlarını açmadan tek tek cihazlara hızlı bir şekilde bağlanıp bağlantıyı kesmenize olanak tanıyan İnternet tarzı bir açılır menü eklemek istiyor. 

Android 14 QPR2’de yeni hızlı ayarlar kutucuğunun geliştirilme aşamasında olduğunu fark ettik, bu nedenle Android 15 güncellemesinden önce işletim sisteminin bir parçası haline gelebilir.

Android 15 yerleşik kimlik avı korumasına sahip olabilir

Google Play Store ve Play Protect, aldatıcı ve dolandırıcı uygulamaların çoğunu insanların telefonlarından uzak tutuyor. 

Yine de kötü aktörler gözden kaçabiliyor. Bu nedenle Android 15, kimlik avı tespitini güçlendirebilir. Android 14 QPR2’de fark ettiğimiz gibi, yeni Play Koruma özelliği “kimlik avı veya diğer aldatıcı davranışlara yönelik uygulama etkinliğini” kontrol edebilir. 

Herhangi bir şey algılanırsa, tehdidi onaylamak ve diğer Android kullanıcılarını uyarmak için bu bilgiyi Play Protect’e iletir. Bu özellik Android 14 QPR2’de tespit edildi, dolayısıyla Android 15’ten önce yayınlanabilir.

Android 15, uygulama arşivleme için yerel destek ekleyebilir

Google, 2023’te telefonunuzdaki kullanılmayan uygulamaları otomatik olarak arşivleyen ve tam bir uygulamaya göre daha az depolama gerektiren bir taslak bırakan bir seçeneği kullanıma sundu. 

Bu özellik Google Play Store’un bir parçası, dolayısıyla uygulamaları Android’in sistem ayarlarını kullanarak arşivleyemezsiniz. Android 14 QPR2’de gördüğümüz gibi Android 15 bunu değiştirebilir. 

Yeni bir kabuk komutu, özellik henüz tamamlanmış gibi görünmese de arşivlemeye olanak tanıyor.

Android 15, NFC’yi sistem güncellemelerinden ayırabilir

Android, birçok temel özelliğin ana hat modüllerine dış kaynaklardan sağlanmasıyla, yıllar geçtikçe giderek daha modüler hale geldi. 

Bu yaklaşım, Google’ın bileşenleri tam sistem güncellemesi olmadan güncellemesine olanak tanıyor ve güncelleme almayan telefonlara yeni özellikler getiriyor. Ayrıca güvenlik sorunlarını daha hızlı yamalar.

Bluetooth, Wi-Fi ve ultra geniş bant, sistem güncellemelerinden ayrılmış. Google’ın NFC gibi başka bir bağlantı standardını dış kaynaklardan temin etmesi mantıklı. 

Android uzmanı Mishaal Rahman’ın Android Açık Kaynak Projesi (AOSP) kod değişikliklerinde fark ettiği gibi Google, NFC bileşenlerini değiştirmek ve bunları bir ana hat modülüne dönüştürmek istiyor .

Android 15 için istek listemiz

Henüz ayrıntılara fazla hakim olmadığımız için, Google’ın bir sonraki Android sürümüyle birlikte eklemesi gereken olmazsa olmaz özellikleri düşündük. İşte Android 15’te görmek istediğimiz her şeyin istek listesi.

Android 15 bize kilit ekranı widget’ları sağlamalı

Google’dan Android 14 istek listemizde kilit ekranı widget’larını istedik ancak bu sonuç vermedi. Bu nedenle kilit ekranı widget’ları Android 15 menüsüne geri döndü. Bu sefer bir şeye dönüşebilecekler gibi görünüyor. Android uzmanı Mishaal Rahman, Android 14’ün son sürümünde “widget_on_keyguard” adlı yeni bir SystemUI bayrağını fark etti. Bu, Google’ın kilit ekranında bir veya daha fazla widget’a izin verecek bir kod tabanı oluşturduğunu gösteriyor. Bu aşamada bu konuda fazla bir şey bilinmiyor.

Apple, Android’de bulunan iOS 16 ile kilit ekranı widget’larını popüler hale getirdi. Android 4.2 Jelly Bean’e bir avuç dolu ekran widget’ı ekleyebilir ve bunlar arasında kilit ekranınızın soluna ve sağına doğru kaydırabilirsiniz. Apple’ın çözümüyle karşılaştırıldığında bu widget’ları kilit ekranına ekleyemezsiniz. Bunları ek paneller olarak düşünün. Apple’ın kilit ekranınızda widget’lar oluşturmak için Apple Watch komplikasyonlarını kullandığı göz önüne alındığında, Google’ın benzer bir rota izleyip izleyemeyeceği belli değil.

Samsung gibi bazı telefon üreticileri kilit ekranınıza widget eklemenize izin veriyor. Bu, bir avuç sistem widget’ı için işe yarar. Samsung’un gelişmiş Good Lock uygulamasını kullanarak kilit ekranınıza hemen hemen her widget’ı ekleyebilirsiniz. Bu işlevselliği tüm Android telefonlarda, tercihen tüm uygulama geliştiricilerin bağlanabileceği standartlaştırılmış bir kitaplık veya API ile görmeyi çok isteriz.

Android 15, tahmine dayalı geri navigasyonu tam olarak başlatmalı

Google, Android 13’te tahmine dayalı geri hareketlerini denemeye başladı. Şirket, bu denemeyi Android 14’te uygulama içi ve uygulamadan uygulamaya geçişlerle genişletti.

Özelliği tam olarak kullanabilmek için geliştirici seçeneklerini etkinleştirmeniz gerekiyor. O zaman bile, çoğu birinci taraf Google uygulamaları olan yalnızca birkaç uygulama bunu destekliyor.

Android 15 ile Google’ın bu tahmine dayalı hareket sistemini başlatmasının zamanı geldi. Birincisi, Android’de şimdiye kadar gördüğümüzden daha yumuşak geçişler sunacak ve potansiyel olarak iOS’un animasyonlara yönelik mükemmel yaklaşımını aşacak. 

İkincisi, telefonunuzda gezinmeyi daha sezgisel hale getirecek ve bir sonraki adımınızın sizi götüreceği yere göz atmanıza olanak tanıyacak. Ana ekrana veya başka bir uygulamaya geri dönmek artık sürpriz olmayacak. Bu özelliğin başlatılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz.

Android 15, özel simge şekillerini ve daha fazlasını geri getirecek

Google, son iki yılda bazı özelleştirme seçeneklerini geri getirdi. Android 14, bir dizi seçenekle kilit ekranı saatinizi değiştirmenize ve temanızın geri kalanına dokunmadan renklerinde ince ayar yapmanıza olanak tanıyor. Bu eklemeler gönülsüz görünüyor ve Apple’ın daha özelleştirilebilir kilit ekranına bir tepki gibi görünüyor.

Özel simge şekillerinin, yazı tiplerinin ve simge stillerinin geri dönüşünün yanı sıra, Google’ın daha fazla özelleştirme biçimi açmasını da isteriz. Örneğin, Samsung telefonlarındaki gibi bir sistem kullanıcı arayüzü ayarlayıcısı, durum çubuğundaki simgeleri gizlemenize ve ayarlamanıza izin verebilir. 

Ayrıca Pixel başlatıcısındaki Bir Bakışta widget’ını da kaldırabilmek istiyoruz. Herkes onu kullanmayı sevmeyebiliyor ve yer kaplıyor. Benzer şekilde Google, 5×6 veya 6×6 gibi daha fazla ızgara ve sıralama seçeneğine sahip üçüncü taraf başlatıcıya olan ihtiyacı azaltabilir. 

Peki ya özel simge paketleri? Ana ekranınızın uygulamalarla karmaşık hale getirilmesinden hoşlanmıyorsanız, uygulama çekmecesindeki önceki konumu koruma seçeneği de memnuniyetle karşılanacak.

Android 15 bize daha güvenilir bir yedekleme sistemi sağlamalı

Pixel telefonlarını Android 14’e güncelleyen bazı kişiler, Google’ın verilerini kurtaramaması nedeniyle önyükleme döngülerinden rahatsız oldu. 

Google’ın yedeklemeleri açık olsa bile tüm veriler bu yöntemle kurtarılamaz. Bunun nedeni, Google’ın bulut yedekleme sisteminin, Apple’ın iCloud yedeklemeleriyle karşılaştırıldığında basit kalması. Google’dan görmek istediğimiz şey bu.

Yeni bir iPhone’a yükseltme yaptığınızda, eski telefonunuza fiziksel erişiminiz olmasa bile verilerinizi eski yeni iPhone’unuza aktarabilirsiniz. Android’de işler daha karmaşık. Genellikle eski ve yeni telefonlarınızın mümkün olduğunca fazla veri aktarımı için birbirine bağlanması gerekir. Aktarım sonrasında uygulamalarda tekrar oturum açmanız ve uygulama verilerini yeniden indirmeniz gerekebilir.

Apple‘ınki gibi sağlam bir yedekleme sistemi oluşturmak Android’de kolay olmayabilir. Yalnızca birkaç iPhone modeli var. Binlerce olmasa da yüzlerce Android telefon modeli var. Donanım ve yazılımı biraz değiştirdiler. Tüm cihazları hesaba katan bir yedekleme sistemi oluşturmak imkansız olabilir. Bunu çözebilecek bir şirket varsa onun Google olacağından eminiz.

Android 15 geliştirici önizlemesi birkaç ay içinde gelecek

Android 15’in ilk geliştirici önizlemesine hâlâ bir veya iki ay uzaktayız ve geliştirici önizlemesi muhtemelen Şubat veya Mart aylarında gelecek. 

Mart 2024 Özellik Sürümü olarak kararlı bir şekilde yayınlanacak olan Android 14 QPR2’yi test etmek için Android beta programına katılarak yeni işletim sistemi sürümlerinin beta testini yapmaya devam edebilirsiniz.

Facebook, kullanıcıları takip edebilmek için yeni bir yol buldu!

Kullanıcılar, bu seçeneği devre dışı bırakabilir ancak Bağlantı Geçmişi varsayılan olarak açık ve Facebook, verileri hedeflenen reklamlar için kullanılıyor. 

Kanun yapıcılar teknoloji düzenlemeleri getirirken ve Apple ile Google gizlilik kısıtlamalarını güçlendirirken Meta da veri toplama imparatorluğunu korumak için çalışmalarını ikiye katlıyor ve yeni yollar arıyor.

Şirket, Bağlantı Geçmişi’ni davranışınızı takip etmenin başka bir yolu yerine, “göz atma etkinliğinizin tek bir yere kaydedildiği” tüketiciler için yararlı bir araç olarak sunuyor. 

Facebook, kullanıcıları yeni izleme yöntemini kabul etmeye teşvik eden bir açılır pencerede, yeni ayarla “Bir daha asla hiçbir bağlantıyı kaybetmeyeceksiniz.” diyor. Şirket şöyle devam ediyor: “Bağlantı geçmişine izin verdiğinizde bilgilerinizi Meta teknolojilerindeki reklamlarınızı geliştirmek için kullanabiliriz.

Facebook, ayarı kapatmanız halinde sizin için oluşturduğu Bağlantı Geçmişi’ni 90 gün içinde silmeyi vaat ediyor. Bir Facebook yardım sayfasına göre Bağlantı Geçmişi her yerde mevcut değil. Şirket, “zamanla” küresel olarak yayılacağını söylüyor.

Bu, bazı açılardan gizlilik açısından bir gelişme; ancak bu ayar, yanıtladığından daha fazla soruyu gündeme getiriyor. Meta, tıkladığınız bağlantıları her zaman takip etti ve kullanıcılar, şirketin internet casusluk aygıtının bu köşesi üzerinde ilk kez herhangi bir görünürlüğe veya kontrole sahip oluyor. 

Facebook Giphy

Başka bir deyişle Meta, kullanıcılardan on yılı aşkın süredir kullandığı bir izleme kategorisi için izin istiyor. Bunun ötesinde, bu ayarın kullanıcılara Meta’nın sunmadığı bir gizlilik yanılsaması vermesinin çeşitli yolları var.

Facebook veya Instagram uygulamalarındaki bir bağlantıya tıkladığınızda web sitesi, telefonunuzun varsayılan tarayıcısı yerine, uygulamanın yerleşik özel bir tarayıcısında yüklenir. 2022’de gizlilik araştırmacısı Felix Krause, Meta’nın; ziyaret ettiğiniz web sitesine, şirketin şifreler dahil yazdığınız ve dokunduğunuz her şeyi izlemesine olanak tanıyan özel “keylogging” JavaScript’i enjekte ettiğini buldu. TikTok dahil diğer uygulamalar da aynı şeyi yapıyor.

Bağlantı Geçmişi, bir web sayfasını ziyaret ettiğinizde Facebook’un ne yaptığınızı izlediği istilacı yöntemler hakkında hiçbir şey söylemez. Görünüşe göre bu ayar yalnızca Meta’nın ilk etapta bir bağlantıya tıkladığınıza ilişkin kaydını etkiliyor. 

Ayrıca Meta, Facebook, Instagram, WhatsApp ve diğer ürünlerinde yaptığınız her şeyi birbirine bağlar. Facebook’un diğer birçok gizlilik ayarının aksine Bağlantı Geçmişi, Meta’nın diğer uygulamalarını etkilediğini söylemiyor ve sizi Mark Zuckerberg imparatorluğunun diğer bölgelerindeki veri toplama statükosuyla baş başa bırakıyor.

Bağlantı Geçmişi ayrıca, Facebook’a Facebook uygulaması dışında eriştiğinizde geçerli olmayan gizlilik ayarlarını belirleyen, kafa karıştırıcı yeni bir rejim oluşturur. Bunun yerine Facebook’a bir bilgisayardan veya mobil tarayıcıdan giriş yaparsanız Bağlantı Geçmişi sizi korumaz. Aslında, Facebook’a dizüstü bilgisayarınızdan bakıyorsanız Bağlantı Geçmişi sayfasını hiçbir şekilde göremezsiniz.

Karışıklığa ek olarak Meta, internetin diğer kısımlarında yaptığınız şeyleri benzer ancak ilgisiz bir şekilde izliyor. Milyonlarca şirket, Meta’nın reklam ağlarına katılmak için web sitelerine “Meta Pixel” adı verilen bir izleme aracı ekliyor. 

Bu, Facebook veya Instagram’da bir hesabınız olmasa bile; Meta ürünlerini hiçbir şekilde kullanmadığınızda etkinliğinizle ilgili Meta ayrıntılarını gönderir. Markup tarafından 2022’de yapılan bir araştırma, popüler web sitelerinin en az %30’unun Meta Piksel kullandığını ortaya çıkardı.

Yeni Bağlantı Geçmişi aracı, diğer şirketlerin tam tersi yöne gitmesiyle birlikte geliyor. Apple, 2020’de iPhone’lar için Uygulama İzleme Şeffaflığı adı verilen güçlü (ancak bazen etkisiz) bir gizlilik kontrolünü tanıttı ve bu, Meta’nın veri işine ciddi bir darbe indirdi. 

Google, önümüzdeki birkaç gün içinde yaklaşık 30 milyon Chrome kullanıcısı için çerezleri kapatacak ilk test aşamasıyla Chrome tarayıcısındaki çerezleri sonlandırıyor. 

Aynı zamanda yasa yapıcılar nihayet internetin geniş kapsamlısı için ciddi gizlilik korumaları yasalaştırmak üzere devreye giriyor. AB’de düzenleyiciler, Meta’nın kullanıcıları veri toplamaya rıza göstermeye zorlamasını önleyecek bir para cezası yayınladı.

Google Asistan, Bard ile bambaşka bir görünüme kavuşacak!

Google, yapay zekanın artık Dokümanlar, Gmail, YouTube ve diğer hizmetlerde kullanılabilmesi ile övgüye değer bir iş başardı.

Google Asistan, şirketin geçen Ekim ayında Pixel 8 lansman etkinliğinde duyurduğu gibi Bard entegrasyonunu da almaya hazırlanıyor. Assistant Bard’ın yenilenmesinin ne zaman yayınlanacağına dair net bir zaman çizelgesi olmasa da, o zamandan bu yana entegrasyonun nasıl çalışacağına dair daha fazla ayrıntı ortaya çıktı. Yeni bir rapor artık bize Bard destekli Asistan’ın arayüzüne ilk bakışımızı sunuyor.

9to5Google’ın en yeni Google uygulaması APK’sını parçalaması, Bard with Assistant’ın uyumlu cihazlarda mevcut Asistan deneyiminin yerini alacağını gösteriyor. Bu, muhtemelen “Hey Google” diyerek veya güç düğmesine uzun basarak Asistan’ı tetikleyebileceğiniz anlamına geliyor. Google Arama uygulamasındaki Keşfet sayfası ayrıca, normal Google Arama ile sohbet robotu arasında geçiş yapmak için üst kısımda bir kaydırma anahtarıyla Bard entegrasyonunu belirgin bir şekilde vurgulayacak.

Daha önce de tahmin edildiği gibi bunun nedeni, mevcut Asistan’ın tüm özelliklerinin Bard sürümüyle çalışmaması olabilir.

Başka bir ekran görüntüsü seti, Bard destekli Asistan tetiklendiğinde görünecek olan açılır pencereyi gösteriyor; burada yazarak, konuşarak veya fotoğraf paylaşarak sorular sorabilirsiniz. Bard entegrasyonu kullanıma sunulduktan sonra, Google’ın sesli asistanı, kullanıcıları işleri halletmek için deneysel yapay zeka asistanını denemeye teşvik edecek.

Google Asistan ayrıca bir uygulama aracılığıyla iPhone için de mevcut ancak Bard entegrasyonunun başlangıçta platforma gelmesi pek mümkün görünmüyor.

Google, Pixel 8 lansman etkinliğinde Bard’ın Asistan’daki yeteneklerinin ön izlemesini yaptı. Yapay zeka destekli asistanın, web uygulamaları için sarmalayıcı görevi gören diğer yapay zeka sohbet robotlarından farklı olarak tamamen işlevsel bir deneyim sunacağını belirtti. Bu muhtemelen Google’ın neden henüz Android veya iPhone için özel bir Bard uygulaması yayınlamadığını da açıklıyor.

Google’ın Bard’ı Asistan’a getirmeye yönelik çalışmalarının hızlı temposu göz önüne alındığında, entegrasyonun önümüzdeki birkaç hafta veya ay içinde hayata geçmesi muhtemel. Üretken yapay zeka yetenekleri, Asistan deneyimini güçlendirmeli ve onu çok daha kullanışlı ve akıllı hale getirmeli. Asistan entegrasyonu ayrıca Bard’ın Drive, Gmail ve diğer Google hizmetlerinden bağlamsal bilgileri almasına da olanak tanıyacak.

Zaten web’de yoğun bir Bard kullanıcısıysanız Google, yapay zeka sohbet robotunun performansını artırmak ve yararlı olacağını düşündüğünüz özellikleri eklemek için doğrudan geri bildiriminizi istiyor.

Google, uzun ömürlülük hedeflerine bağlılığını sürdürüyor: Pixel 8 parça mağazası hizmete giriyor!

En yaygın değişim muhtemelen Pixel 8 için 160 dolar ve Pixel 8 Pro için 230 dolar olan ekran olacak. “Arka kasa” olarak tanımlanan ürün, arka cam, kamera çubuğu, kamera kapak camı, yan tuşlar ve şarj bobiniyle birlikte telefonun alüminyum gövdesinin tamamından oluşuyor. Bunun Pixel 8 sürümü size 143 dolar, 8 Pro sürümü ise 173 dolar olacak. Pillerin ikisi de 43 dolar.

Kameranız kırılırsa ciddi bir çıkartma şokuna hazır olun: Pixel 8 Pro arka kamera aksamının fiyatı, üç kameradan oluşan paket için 200 ABD doları. Referans olarak, iFixit’te Galaxy S23 Ultra kamera montajı (dört kamera) 142 dolar, iPhone 14 Pro Max arka kamera montajı ise 150 dolar.

İlginç bir şekilde Pixel 8, karmaşık periskop yakınlaştırma lensini atlayarak bir kamera daha az olmasına rağmen 200 dolar değerinde kamera parçasına da sahip. Pixel 8 parçaları ayrı parçalar halinde geliyor: Ana kamera için 143 dolar ve ultra geniş kamera için 63 dolar. 

Bu, bir telefonun kamera kısmına harcamak için fazla bir tutar. Fotoğraf böcekleri için harika olsa da, üretkenlik kullanımlarına daha fazla odaklanan insanlar için para ödemek zorunda kalmamak güzel olurdu. 43 dolarlık ön kamerayla birlikte Pixel 8’in fiyatı 700 dolar ve 243 dolar değerinde kamera parçası var!

Google Pixel 8 ve 8 Pro

Bunun dışında çeşitli küçük yapışkanlı ve termal şeritler de bulunuyor. Yedek anakart mevcut değil; bu üzücü, çünkü muhtemelen su hasarından etkilenecek ilk şey bu. USB bağlantı noktası anakartın bir parçası olduğundan resmi bir onarım yöntemi yok.

Pixel 8, yedi yıllık büyük işletim sistemi güncellemelerine sahip ilk Google telefonu ve Google daha önce bu parçaların eşleşmesi için yedi yıl boyunca stokta olacağını söylemişti, bu nedenle telefon uzun ömürlülük şampiyonu olacak gibi görünüyor.

MS-DOS şaşırtmaya devam ediyor: Bilinen en eski sürümü keşfedildi!

Ancak IBM PC’nin geçmişinde gayet mütevazi bir başlangıç var. 1980’lerin ortalarında, Seattle Computer Products (SCP) adlı bir şirkette geliştirici Tim Paterson’un çalışması olan QDOS olarak başladı. Daha sonra Intel 8086 işlemcisinden sonra 86-DOS olarak yeniden adlandırıldı ve bu, Microsoft’un lisansladığı ve sonunda satın aldığı sürümdü.

Geçen hafta, İnternet Arşivi kullanıcısı f15sim, 86-DOS’un eski bir sürümünü keşfetti ve İnternet Arşivine yükledi.

86-DOS’un bu sürümü, 80’lerin başındaki DOS yapılarının standartlarına göre bile ilkel ve yalnızca bir avuç yardımcı program, metin tabanlı bir satranç oyunu ve söz konusu satranç oyununa ilişkin belgeler içeriyor. Ancak bu kadar erken bir zamanda, tüm PC işini devralacak olan DOS olarak tanınabilir olmaya devam ediyor. Yalnızca ekran görüntüleri ile ilgileniyorsanız, bunların bazıları NTDEV kullanıcısı tarafından X’de yayınlandı.

Wikipedia’da mevcut olan sürüm geçmişine göre; 86-DOS’un bu yapısı, “QDOS” adını kaybettikten kısa bir süre sonra, kabaca Ağustos 1980’e kadar uzanıyor. 1980’in sonlarında SCP, yazılımın 0.3x sürümünü Microsoft ile paylaşıyordu ve 1981’in başlarında o zamanlar gizli olan IBM Kişisel Bilgisayarının birincil işletim sistemi olarak geliştiriliyordu. 

1981’in ortalarında, yani 86-DOS’un QDOS olarak hayata başlamasından yaklaşık bir yıl sonra Microsoft, yazılımı doğrudan satın aldı ve MS-DOS olarak yeniden adlandırdı.

Microsoft ve IBM, MS-DOS’u yıllarca birlikte geliştirmeye devam etti; IBM’in lisansladığı ve bilgisayarlarında sattığı sürüme PC DOS adı verildi, çoğu zaman iki ürün aynıydı. 

Microsoft ayrıca yazılımı diğer bilgisayar üreticilerine MS-DOS olarak lisanslama olanağını da elinde tuttu; bu, çoğunlukla birlikte çalışabilen bilgisayar klonlarından oluşan bir pazarın yükselişine katkıda bulundu. 

Bugün bildiğimiz PC pazarı, önemli ölçüde daha hızlı ve daha yetenekli bileşenlere sahip olsa da, 1980’lerin ortasından sonuna kadarki PC uyumlu pazarına az çok benziyor.

Alamo Drafthouse, yaşananlardan Sony projektörleri sorumlu tuttu!

Alamo Drafthouse, yılbaşı gecesi sosyal medya sitelerinde Sony ile bağlantılı olarak bunu paylaştı ve sonuç olarak günün geri kalanında ABD’de beş sinema salonunu tamamen kapatacağını eklediAncak yeni yıl itibarıyla, birkaç istisna dışında çoğu sinema salonu ve çoğu gösterim saati artık mevcut görünüyor.

Ne olduğu belli değil. Yılbaşı günü tatil olduğundan, Alamo veya Sony sözcülerine ulaşılamadı. Ancak bu, Alamo’nun, en az bir sinema salonunun “ülke çapında” olarak adlandırdığı kesintiden dolayı Sony projektörlerini suçlamasını engellemedi.

Woodbury, Minnesota’daki bir mağazanın içinde asılı duran kağıttan bantlanmış bir tabelada, “Sony ile ülke genelinde yaşanan teknik sorunlar nedeniyle bugün herhangi bir oyunu oynatamıyoruz.” yazıyordu. Görünüşe göre bu, tabelanın fotoğrafını çeken müşterinin The Apartment’ı aynı yerde izlemesini engellemedi:

Koltuklarımıza oturduğumuzda bekleme personeli, ön izlemeler oynatılmasına rağmen film gerçekten başlayana kadar filmi izleyip izleyemeyeceğimizi bilemeyeceğimizi söyledi. İşe yaramazsa ekran kararırdı. Şans eseri film sorunsuz bir şekilde tamamlandı.

Sadece bazı sinema salonlarındaki gösterimleri etkileyen ne olabilir? Reddit’te bunun şifrelenmiş filmlerin kilidini açmak için kullanılan süresi dolmuş dijital sertifikalarla bir ilgisi olabileceğine dair spekülasyonlar var, ancak hiçbirinin kaynağı doğrudan Alamo veya Sony değil. Bunu öğrenmek için sabırsızlanıyoruz.

Sony’nin 2020’de dijital sinema projektörü işinden çıktığı bildirildi; Şirketin mevcut modellerinin tümü üretilmiyor olarak listeleniyor. Ancak yine de yaşananların Sony tarafına olumsuz bir geri dönüşü olabilir.

Mickey Mouse ve Minnie Mouse, kamu malı oldu

ABD’de telif korumasının sona ermesiyle birlikte, Mickey ve Minnie Mouse karakterleri, 1928 yapımı kısa film Steamboat Williedeki konuşmayan ilk versiyonlarıyla birlikte kamu malı haline geldi. Bu dönüm noktası, Disney’in kaderini değiştiren ve sinema tarihine damga vuran Steamboat Willie‘nin telif hakkının 1 Ocak 2024 Pazartesi günü sona ermesiyle gerçekleşti.

Bu an, içerik üreticiler için heyecan verici bir fırsat sunuyor; artık halka açık olan Mickey ve Minnie karakterleri, sanatçıların ve karikatüristlerin en eski versiyonlarını kullanma özgürlüğünü sağlıyor. Ancak, belirtilmelidir ki, bu durum sadece karakterlerin ilk hallerini içerirken, daha modern versiyonlar hala telif hakkı kapsamında bulunuyor.

ABD telif hakları yasasına göre Mickey Mouse, karakterinin hakları 95 yıl boyunca korunabiliyor. Bu nedenle, Steamboat Willie‘deki karakterlerin kamu malı olması, eserlerin yasal olarak paylaşılabileceği, icra edilebileceği, yeniden kullanılabileceği veya örneklenebileceği anlamına geliyor. bu sayede gelecekte hangi karakterlerin kamu malı olması çok uzak değil.

Mickey Mouse ve Minnie Mouse‘un yanı sıra, diğer önemli eserler de bu telif hakkı bitişinden etkilenerek kamu malı haline geldi. Bu eserler arasında ünlü çocuk kitabı “The House at Pooh Corner”, Charlie Chaplin’in romantik komedi filmi “The Circus” ve Virginia Woolf’un “Orlando” kitabı da yer alıyor.

Bu gelişme, kültürel mirasın daha geniş bir kitleyle paylaşılmasına olanak tanıyarak, sanatçılara ve yaratıcılara ilham verici yeni fırsatlar sunabilir.

Startup Talks’da buluşmalar devam ediyor! 

0

İlk serisi 23 Aralık cumartesi günü gerçekleşen “Startup Talks”, Co-Founder Academy ve Workinton Lotus Ulus iş birliğiyle girişimcileri ve yatırımcıları buluşturmaya devam ediyor! 

Startup Talks buluşmalarında bu hafta, Yirmi Üç Proje Yöneticisi Gayenur Karataş moderatörlüğünde DogGO Kurucu Ortağı Mehmet Gürsoy ve Startup Burada Yatırım Komitesi Üyesi Kerem Özten ile bir araya geliyor.

Girişimcilik ekosisteminin bugünü, geleceği, yatırımcıların rolü ve girişimlerin büyüme yolculukları hakkında derinlemesine bir bakışın yer alacağı Startup Talks buluşmalarında, katılımcıların yeni iş birlikleri kurmalarına ve mevcut ağlarını genişletmelerine olanak tanınıyor.

Tarih: 6 Ocak 2024 Cumartesi
Yer: Ortaköy Mah. Ambarlıdere Yolu Sok. Lotusworld No:6/16 Kat:5 Beşiktaş – İstanbul

Bu etkinlikte sınırlı kontenjan bulunuyor. Giriş için kayıt olmayı unutma!
Kayıt olmak için tıklayın: http://bit.ly/41GQs1c

Dış gezegenlerde su ve yaşam tespiti için yeni yöntem

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) ve Birmingham Üniversitesi’nden araştırmacıların, dış gezegenlerde su ve yaşamın izlerini tespit etme konusunda önemli bir adım attığını gösteriyor. Araştırmacılar, atmosferdeki karbondioksit ve ozon seviyelerine odaklanarak yaşanabilir gezegenleri belirlemenin bir formülünü bulduklarını düşünüyorlar.

Dünya atmosferindeki düşük karbondioksit seviyelerinin, diğer yaşanabilir olmayan gezegenlerle karşılaştırıldığında, sıvı halde su bulunabilecek potansiyel dış gezegenlerde belirlemede kullanılabileceği ortaya çıktı. Özellikle, Güneş sistemini bir model olarak alarak belirli bir mesafedeki gezegenleri inceleyen araştırmacılar, atmosferlerinde düşük karbondioksit içeren gezegenlerin suyu büyük olasılıkla hapsedebileceğini öne sürüyorlar.

Araştırmacılar, James Webb Uzay Teleskobu’nun (JWST) bu tür gezegenlerdeki karbondioksit seviyelerini ölçebilme kabiliyetinin, özellikle heyecan verici bir gelişme olduğunu vurguluyorlar. JWST’nin, Europa’da yaptığı gibi, gezegenlerin atmosferlerindeki karbondioksit izlerini gözlemleyerek su bulunabilirliğini değerlendirebileceği belirtiliyor.

Ancak, araştırmacılar sıvı su bulunmasıyla yaşamın varlığı arasındaki doğrudan bir ilişkiyi kabul etmiyorlar. Bu yöntemle tespit edilen bir gezegende yaşamın olup olmadığını belirlemek için, ekibin Dünya’daki yaşam formlarının karbondioksit emme ve oksijen yayma süreçlerini incelediği belirtiliyor. Bu, James Webb teleskobu tarafından tespit edilebilen ozon izleriyle birleştirilerek, yaşamın varlığının daha kesin bir şekilde belirlenebileceği ifade ediliyor.

Huawei’in 2024 hedefi, veri merkezi altyapısına dayanıyor!

Yıl sonu konuşmasında Hu, bilgi işlem, depolama ve ağ teknolojisinin, birçok sektördeki Huawei müşterisinin dijital dönüşüm çabalarına katılmasını sağlayacağını öngördü.

Aynı görüşü paylaşan üç kişiden biri olan başkan, Avrupa genelinde depolama satışlarındaki toparlanmayı Huawei altyapı tekliflerinin Çin’in ötesinde de çekici olduğunun kanıtı olarak gösterdi. Yapay zekaya olan ilginin bilişim altyapısına yönelik yüksek talep yarattığını da kaydetti. Huawei para kazanmayı planlıyor ve Hu, büyük ölçekli donanım dağıtımlarındaki son başarıların, çok uluslu üreticinin anı karşılayabildiğini gösterdiğini söyledi.

Hu, yaptırımlar, jeopolitik sorunlar ve değişen ekonomik döngüler gibi “küresel sanayi zincirinin yapısını ve iş kurallarını derinlemesine yeniden şekillendiren ciddi zorluklardan” bahsetti.

Ancak Huawei hayatta kaldı ve artık gelişecek, diye yazdı.

Hu, “Birkaç yıl süren sıkı çalışmanın ardından, zorlu sınava dayandık ve şirketin operasyonları temel olarak normale döndü.” diye yazdı. 2023 gelirinin 98,5 milyar dolara ulaşacağını tahmin etti; bu, 2022’ye göre küçük bir sıçrama olsa da, 2020’de kaydedilen 125 milyar doların oldukça altında.

2023’te, cep telefonları ve diğer kişisel cihazların satışları daha iyi performans gösterdi. Beklenenden daha yüksek rakamlarla veri merkezi altyapısı istikrarlıydı, enerji sektörü ve buluta yönelik dijital altyapı güçlü bir şekilde büyüdü ve EV işi daha güçlü bir konuma ulaştı.

Bir diğer başarı ise halihazırda 200 ülkeye dağıtılmış olan bir ev yapımı ERP’nin piyasaya sürülmesiydi. Huawei tarafından oluşturulan tek çekirdeğe sahip çok platformlu bir işletim sistemi olan Hongmeng İşletim Sisteminin geniş dağıtımı da söz konusu oldu.

Çok sayıda gözlemci, HarmonyOS olarak da bilinen yeni nesil Hongmeng’in kasıtlı olarak Android uyumluluğunu ortadan kaldıracağını ve hem Huawei’yi hem de Çin’i ABD teknolojisine daha az bağımlı hale getireceğini tahmin ediyor.

Hu, inovasyonun, hizmet olarak iş modellerine geçişin ve Huawei çalışanlarının yılmaz ruhunun firmanın başarılı olacağını ifade etti.

Önümüzdeki yol hâlâ zor ve tehlikeli, ancak tarih her zaman inançlı olanlardan yanadır.” diye yazdı ve şu sonuca vardı: “Harika zamanlar insanlar tarafından yaratılır ve biz kesinlikle kahramanlar yaratacağız ve parlayacağız.“.

Sahibinden.com açıldı! İşte ilk açıklama

0

3 Ocak sabahı itibarıyla Sahibinden.com erişimi kesilmişti. Alan adı sağlayıcısıyla teknik sorun yaşadığını bildiren şirket, gün içerisinde kullanıcıları bilgilendirmeyi ihmal etmedi. Yapılan son açıklamada ise Sahibinden web sitesi ve mobil uygulamanın açıldığı belirtildi.

Sahibinden.com neden açılmıyordu?

Sahibinden.com’a 3 Ocak sabah saatlerinden beri erişim sorunları yaşanıyordu. Alan adı hizmetinden dolayı erişimi kaybettiklerini açıklayan şirket, sosyal medya hesaplarından kullanıcıları bilgilendirmeyi ihmal etmedi. Yeni paylaşımda ise sitenin ve uygulamanın açıldığı aktarıldı.

Şirket paylaştığı yeni açıklamada, “Alan adı hizmetini sağlayan firma gerekli teknik çalışmaları tamamlamış ve platformumuza erişim normale dönmüştür” ifadelerine yer verildi.

Instagram hesabından yapılan açıklamaya göre, siteye erişim sağlanamamasının sebebi alan adı hizmeti sağlayan firma ile teknik bir sorun yaşanması. Bu da sitenin kapanmasına ve uygulamada sunucu sorunları yaşanmasına yol açtı.

Sahibinden.com’un alan adı kaydının 30 Aralık 2023’te bittiği ve yenilenmediği fark edildi. 2 Ocak itibarıyla alan kaydı uzatılmış olsa da, site ve uygulamanın hala açılmadığını belirtelim. Ancak bazı kullanıcılar yavaş da olsa uygulamaya girebildiğini ifade ediyor.

Sahibinden’in çökmesi, online alışveriş ve ilan platformlarının ne kadar kritik bir rol oynadığını bir kez daha gösterdi. Ancak e-ticaret platformunun açılmaması ise binlerce kişiyi Sahibinden.com çöktü mü ve Sahibinden.com alternatifleri sorularına yöneltti. Gün içerisinde kullanıcıları bilgilendiren platform, 18.00 itibarıyla yeniden erişim kazandı.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki Yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Son Telegram güncellemesi, telefonun pilini çok daha az kullanıyor!

Telegram güncellemesi aynı zamanda yeni animasyonlar, uygulamanın bot platformunda iyileştirmeler ve daha fazlasını da getiriyor.

Şirket, çağrıları yeniden tasarladığını ve çağrının durumuna göre dinamik olarak değişen arka planlar eklediğini söylüyor; çalıyor, aktif veya bitti. Yeni arayüz eskisinden daha az kaynak gerektiriyor; bu da pil ömründen tasarruf sağladığı ve eski cihazlarda daha iyi çalıştığı anlamına geliyor. 

Güncelleme aynı zamanda çağrı kalitesinde de iyileştirmeler getiriyor. Telegram, 2024 yılında bağlantı ve ses kalitesinde daha fazla iyileştirme başlatmayı planladığını açıkladı.

Telegram ayrıca, geliştiricilerin hizmetleri Telegram ekosistemine entegre etmelerine olanak tanıyan bot platformunda da güncellemeler başlatıyor. Botlar artık mesajlara tepki verebiliyor, diğer sohbet veya konulara yanıtlar gönderebiliyor ve daha çok daha fazlasını yapabiliyor. Botlar ayrıca yönetici oldukları kanallarda çekilişler ve bonuslar hakkında bilgi alabiliyorlar.

Ek olarak Telegram, buharlaştırma animasyonunu daha önce seçilmiş kullanıcılarla test ettikten sonra hem iOS hem de Android kullanıcılarına sunuyor. Yeni efekt, bir mesajı sildiğinizde oynatılır ve uygulamaya biraz eğlence katmak için tasarlandı.

Yeni Telegram güncellemesi

Yeni özelliklerin lansmanı, Telegram’ın Eylül 2023’te yayın kanalı özelliklerini tüm kullanıcılara sunan WhatsApp ile daha iyi rekabet edebilmek için kanallarda iyileştirmeler, tepkiler için emoji özelleştirmeleri ve hikayelere ilişkin istatistikler duyurmasından bir ay sonra gerçekleşti. Uygulamanın WhatsApp ile rekabet edebilmesi için yeniliklere devam etmesi gerekiyor.

Meta CEO’su Mark Zuckerberg, geçtiğimiz günlerde WhatsApp’taki yayın kanalında kanal özelliğinin aylık 500 milyon aktif kullanıcı sınırını aştığını söyledi. Bağlam olarak, WhatsApp’ın aylık 2 milyardan fazla, Telegram’ın ise aylık 800 milyonun üzerinde aktif kullanıcısı var.