WhatsApp sohbet güvenliği için sözünü tuttu

WhatsApp, Android’de bulunan en popüler şifreli mesajlaşma uygulamalarından biri. Meta geliştiricileri, uygulamanın gizliliğe odaklandığını düzenli olarak yineliyor. Şirket açık kaynaklı şifreleme yöntemlerini kullanıyor ve uygulamalar konusunda da oldukça şeffaf. Ancak tüm bu hususlar, şifrelemeyi çalışırken göremedikleri takdirde WhatsApp kullanıcıları için pek bir şey ifade etmiyor.

 Bunun için geliştiriciler, bir sohbetin şifreleme durumunu manuel olarak doğrulamanıza olanak tanıyan bir yardımcı program ekledi. Artık en son beta güncellemesi bu şifreleme doğrulama sürecini otomatikleştiriyor, dolayısıyla sizin müdahalenize gerek duymuyor.

WhatsApp sohbet güvenliği için yeniliklerini sürdürüyor

WhatsApp, özelliğin 2016’da kullanıma sunulmasından bu yana tüm mesajları, medyaları ve özellikleri için uçtan uca şifreleme (E2EE) kullanıyor. WhatsApp teknik incelemeleri, bireysel mesajların Signal Protokolü üzerinde şifrelendiğini ortaya koyuyor. Bunun getirdiği şeffaflığa rağmen, mesaj cihazınızda şifrelendiğinden ve şifreyi çözecek doğru şifreleme anahtarına yalnızca hedeflenen alıcı sahip olacağından, bir kişiyle yaptığınız sohbetlerin tehlikeye atılması mümkün değil. Sistem, WhatsApp’ın kendisi dahil hiç kimsenin mesajı çözememesini sağlıyor.

Her ne kadar bu kriptografik anahtarlar karmaşık dizeler olsa da, WhatsApp bunları okunabilirlik için beşli parçalara bölünmüş 60 basamaklı kodlara indirgemek için birleştirme ve matematiksel işlemler kullanıyor. Bu kod her görüşme için benzersiz ve cihaza göre de değişiyor. Bunun nedeni muhtemelen bağlantılı cihazların artık mesajları birincil telefon üzerinden yönlendirmek yerine doğrudan WhatsApp sunucularıyla iletişim kurması. Grup sohbetlerinde her katılımcı çifti benzersiz bir anahtarı paylaşıyor. Her WhatsApp mesajının benzersiz bir şifreleme anahtarı olmasına rağmen, destek belgeleri ayrıca 60 haneli kodun her mesaj gönderdiğinizde değişmeyeceğini de ortaya koyuyor.

Manuel doğrulamaya yönelik bu birleştirilmiş kodu görmek için herhangi bir sohbeti açabilir, ardından kişi adına → Şifreleme’ye dokunabilirsiniz . Bu bölümde ayrıca kişinizin şifrelemeyi doğrulamak için cihazını kullanarak tarayabileceği bir QR kodu da bulunur. 60 haneli kod eşleşmezse veya QR kod taraması başarısız olursa, bu durum ortadaki adam saldırısının göstergesi olabilir veya kodu yanlış sohbet için kontrol ediyor olabilirsiniz. Bu, QR kodu kullanılmasına rağmen yorucu bir manuel işlem. Nisan ayında WhatsApp, bu özelliği otomatikleştireceğine söz verirken, sonraki aylarda hayata geçmesi beklenen güvenlikle ilgili diğer iki önemli değişikliği de duyurmuştu.

Huawei ve Apple’ın maaş savaşı!

Foxconn’un Huawei işçilerine iPhone üreticilerinden daha fazla ödeme yaptığı bildirildi. Bununla birlikte Mate 60 Pro ve iPhone Çin’de pazar payı için mücadele ediyor.

Huawei, Kirin 9000S çip üzerinde sistem üzerinde çalışan yeni amiral gemisi akıllı telefonu Mate 60 Pro’yu piyasaya sürerek dünyayı şaşırttı. Bu çipin, Çin merkezli SMIC tarafından 7nm sınıfı bir üretim süreci kullanılarak üretildiği ve ABD’nin Çinli şirketlere yönelik yaptırımlarına rağmen onu Batılı çip üreticileri ve telefon yaratıcılarıyla rekabete soktuğu söyleniyor.

Apple yan hak veriyor ancak Huawei işçi ödemeleri daha fazla oluyor

Güney Çin’den gelen bir rapora göre, Apple ve diğer teknoloji şirketlerinin tedarikçisi ve montajcısı olan Foxconn’un, Shenzhen merkezli fabrikasında Huawei’nin cep telefonu üzerinde çalışması için işçilere, Apple’ın iPhone’larında çalıştığından daha fazla para ödediği bildiriliyor.

Foxconn’un yalnızca soyadıyla anılan işe alım sorumlusu Xu: “Yeni işe alınanlar, fabrika onları mevcut talebe göre farklı ekiplere atadıktan sonra hangi telefonu ürettiklerini bilecekler. Ancak bu günlerde Huawei için telefon yapma şansları daha yüksek” dedi.

Apple’ın iPhone’ları Foxconn’un entegre dijital ürün iş grubu veya iDPBG tarafından üretiliyor. Buna karşılık, Huawei’nin telefonları FIH grubunun bir parçası olarak üretiliyor. SCMP, grubun “daha önce Foxconn International Holdings olarak bilinen bir yan kuruluş altında” çalıştığını açıklıyor. SCMP, iki personel alımı görevlisine göre FIH’nin saat başına 26 yuan (yaklaşık 3,60 dolar) teklif ettiğini, iDBPG’nin ise saat başına 21 yuan (yaklaşık 2,89 dolar) teklif ettiğini bildirdi.

Tüm farklılıkların yalnızca Mate 60 Pro’nun Çin’deki popülaritesinden mi kaynaklandığı belli değil. Xu, SCMP’ye FIH çalışanlarına genellikle daha yüksek maaş verildiğini ancak iPhone üreten grubun “genellikle işçiler için diğerlerinden daha iyi sosyal yardım programları sunduğunu” ve bunun da daha iyi faydalar sağladığını söyledi. Her iki durumda da, dünyanın en büyüğü olan Çin pazarına bir dizi yeni akıllı telefon giriyor. Huawei Mate 60 Pro bu ayın başında mağazalara girdi ve Digitimes şirketin telefon siparişlerinin 15-17 milyon adede ulaştığını bildirdi.

Ayrıca Dışişleri Bakanlığı, Çin’in Apple gibi “yabancı markaların” telefonlarının kullanımını yasaklayacak herhangi bir politika veya yasa yayınlamadığını öne sürse de Çin’in hükümet işlerinde iPhone’ların kullanımını bastırdığı bildirildi.

iPhone 15 Pro Eylem düğmesi ile yapabileceğiniz beş şey

0

iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max, hemen hemen her önceki iPhone’da bulunan gereksiz uyarı kaydırıcısını kaldırdı. Bunu, yeni “Eylem düğmesi” ile değiştirdi.

Apple Watch 9 ve Apple Watch Ultra 2’nin de piyasaya sürüldüğü Apple Eylül etkinliğinde Cupertino ekibi, bu yeni düğmenin amiral gemisi telefon desteğinde neler yapabileceğini ayrıntılı olarak anlattı. Dinamik Ada’dan dokunsal geri bildirim ve görsel ipuçlarının yanı sıra basılı tutma hareketinin kullanılmasıyla , Eylem düğmesi bir dizi işlevi ve uygulamayı tetiklemek için kullanılabiliyor.

Zamanla, özellikle iPhone 15 ailesinin piyasaya sürülmesinden sonra çeviri araçlarına hızlı erişimle birlikte, Eylem düğmesinin yeteneklerinin artması muhtemel.

iPhone 15 Pro Eylem düğmesi ile yapabilecekleriniz

Fotoğraf çekimi

Eylem düğmesinin en belirgin işlevlerinden biri, tek basışla hızlı bir şekilde fotoğraf veya video çekebilme yeteneği. Basmak için fiziksel bir düğmeye sahip olmak, iOS kamera uygulamasında sanal deklanşör düğmesine ulaştığınızda çerçevenin değişmesi endişesi olmadan, mükemmel şekilde oluşturduğunuz bir fotoğrafı çekmenizi kolaylaştırıyor. Ayrıca ön kamera için de çalışıyor olması önemli bir avantaj diyebiliriz.

Ustaca bulanıklaştırılmış bir arka plandan faydalanacak bir çekim algılandığında iPhone 15 Pro’nun otomatik olarak portre moduna nasıl geçebileceğini de ekleyin; donanım ve yazılım özelliklerini düzgün bir şekilde harmanlayan bir araca sahip olursunuz.

El feneri açıp kapama

Basit bir şey gibi görünebilir, ancak telefon feneri için arka kameranın flaşıyla kolaylaştırılan fiziksel bir düğmeye sahip olmak çok faydalı olabiliyor. Bunun nedeni, iPhone’da el feneri seçeneğini hızlı bir şekilde etkinleştirmeyi deneyen herkesin, uzun basma ihtiyacı ve bunun yerine yanlışlıkla bir bildirim açma ihtimali nedeniyle kilit ekranından erişmenin zor olabileceğini doğrulayabilmesi.

Kısayolları tetikleme

Eylem düğmesi tam olarak özelleştirilebilir olmasa da Kısayollar uygulamasında ayarlanan işlevleri tetiklemek için kullanılabiliyor. Adından da anlaşılacağı gibi Kısayollar uygulaması, iPhone kullanıcılarının çeşitli uygulamalar için özel kısayollar oluşturmasına olanak tanıyor. iPhone 15 Pro’nun Eylem düğmesi sayesinde bu kısayollar, fiziksel düğmeye basılarak tetiklenebiliyor. Yalnızca bir kısayola erişebileceksiniz ancak bu seçenek, Eylem düğmesine bir miktar özelleştirme eklemenizi sağlıyor.

Sesli not kaydetme

Eylem düğmesi, Sesli Not uygulamasını kullanarak ses parçalarını hızlı bir şekilde kaydetmek için kullanılabilir.  Eylem düğmesi aracılığıyla böyle bir notu başlatma ve durdurma yeteneği ile bu işlev, telefona bakmaya ve dokunmaya elverişli olmayan yoğun bir alanda yürürken sesli bir hatırlatma veya not almak isteyen biri için oluşturulabilir.

Odaklanma yardımı

Eylem düğmesi aynı zamanda iPhone’larda Odaklanma modunu etkinleştirmek için de kullanılabiliyor. Bu mod, insanların işe, dinlenmeye veya uykuya odaklanmasını sağlamak amacıyla bildirimleri belirli bir süreliğine kapatmak veya sınırlamak için kullanılabilir.

SAS kullanıcıları artık üretken yapay zekanın gücünden faydalanabilecek!

0

SAS’ın faaliyetleri pazarlama olan müşterileri artık üretken yapay zekanın (generative AI) gücünden yararlanabilecek. SAS® Customer Intelligence 360, pazarlama planlaması, içerik oluşturma ve yolculuk tasarımı gibi faaliyetleri kolaylaştırmaya yardımcı olmak için artık üretken yapay zeka platformlarıyla entegre edilebiliyor. SAS müşterileri, pazarlama planlaması ve kitle oluşturmadan yolculuk tasarımına, kanala özel reklam öğesi geliştirmeden raporlama ve ölçümlemeye kadar müşteri ilişkilerinin yaşam döngüsünün tamamı için üretken yapay zeka becerilerini kullanabilecek.

Pazarlamacılar ve reklamcılar için yeni bir dönem başladı

Pazardaki diğer birçok tedarikçinin aksine SAS’ın üretken yapay zeka entegrasyon çözümleri, tek bir üretken yapay zeka modeli sağlayıcısına bağlı bulunmuyor. SAS’ın faaliyetleri pazarlama olan müşterileri, hangi üretken yapay zeka modellerini yapılarına entegre edip kullanacaklarını seçme esnekliğine sahipler. Müşteriler kendi üretken yapay zeka sağlayıcılarını geliştirebiliyor, OpenAI gibi popüler yapay zeka sağlayıcılarının modellerini ya da açık kaynaklı, özel modelleri kullanabiliyor. Ayrıca özel bir entegrasyon tercihinin çizdiği çerçeve içinde hangi yeteneklerin entegre edileceğini ve bunlarla nasıl etkileşime girileceğini, bunların nasıl eğitilip yapılandırılacağını ve pazarlama araçları kullanıcılarına nasıl tanıtılacağını da seçebiliyorlar.

SAS Martech Çözümleri Pazarlama Başkanı Jonathan Moran, “Üretken yapay zeka, müşteri etkileşimi pazarlamasına kendi tarzıyla giren heyecan verici bir yetenek. Bu teknolojiyi sorumlu bir şekilde kullanmak pazarlamacılara zamanlarını, kaynaklarını ve bütçelerini optimize etme gücü veriyor. Pazarlama ve reklamcılık sektörlerinde verimlilik ve etkinlik sağlamak SAS Customer Intelligence 360’ın varlık nedeni. Bu nedenle üretken yapay zekayı sorumlu, güvenilir, koruyucu kalkan gibi önlemlerle çözümlerimize entegre etmek çok mantıklı” dedi. 

Benzersiz entegrasyon özellikleri

Üretken yapay zeka, pazarlamacıların pazarlama planları oluşturmalarına ve hedeflenebilecek yeni pazarlar ve kitleler tanımlayıp bunları oluşturmalarına yardım edebiliyor. E-posta veya tanıtım ya da iletişim metinleri gibi içerikler oluşturabiliyor. Kişiselleştirilmiş hedefler için etkileşim faaliyetlerine hangi demografik, psikografik, davranışsal ve coğrafi değişkenlerin dahil edileceği konusunda öneriler sunabiliyor. Öte yandan, eğer pazarlamacı metin veya görsel yönerge ya da önerilerinden memnun kalmazsa, bu bilgileri düzenleme yetkisine sahip bulunuyor. Sonuçlar oluşturulduktan, onaylandıktan ve etkinleştirildikten sonra ölçümleme, raporlama ve kurum genelinde demokratikleştirme de mümkün.

Platformun çekirdek niteliğindeki entegrasyon yeteneklerinden bazıları şunlar:   

·         Yeni kampanya stratejileri üzerinde beyin fırtınası toplantıları yapmak için SAS platformu aracılığıyla büyük dil modeli (LLM) sağlayıcılarıyla entegrasyon.  

·         Hedeflenen kitleleri oluşturabilmek için doğal dil uygulamaları.  

·         Özel modelleri ve bilgi kümelerini kullanarak içerik üretimini hızlandırma.

Sorumlu pazarlamanın bir bileşeni olarak üretken yapay zeka

Gartner’ın “Predicting How Major Trends Will Shape Marketing’s Future” (Önemli Trendlerin Pazarlamanın Geleceğini Nasıl Biçimlendireceğini Tahmin Etmek) başlıklı yeni raporuna göre, kurumsal pazarlama yöneticilerinin %70’i 2025’e kadar pazarlamada etik yapay zeka için hesap verebilirliği en önemli endişe kaynaklarından birisi olarak görüyor. Aynı rapora göre, kurumsal pazarlamacıların %80’i 2027’ye kadar yanlış bilgi ve sahte materyallerle mücadele için özel içerik fonksiyonu edinecek. 

Moran, “Bu veriler pazarlamacıları güçlendirmek için güvenlik, doğruluk ve dürüstlük ilkelerini göz ardı etmeden üretken yapay zeka gibi teknolojilerin kullanılmasının hem günümüzde hem de gelecekte işletmeler için en önemli konu olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

SAS Customer Intelligence 360, SAS Data Ethics (Veri Etiği) platformunun yönergelerine ve rehberliğine çok sıkı bir şekilde uyumlu bulunuyor. 

SAS’ın üretken yapay zeka teknolojisini pazarlama faaliyetlerine güvenli ve sorumlu bir şekilde katılma stratejisinin temelleri şu 3 başlıkta toplanıyor:

·         Veri gizliliğine öncelik vermek: Hassas şirket ve müşteri verileri modellerle paylaşılmamalıdır.  

·         İnsan tarafından yapılan gözetimi sürdürmek: Yapay zeka tarafından üretilen içerik her zaman insanlar tarafından incelenmeli ve onaylanmalıdır.   

·         Yorumlanabilir ve şeffaf çıktılar oluşturmak: Bir yapay zeka algoritmasının sonuçlarına ve tavsiyelerine nasıl ulaştığı pazarlamacılar için her zaman açık olmalıdır.

 

Anadolu Isuzu Fransa pazarında büyümeye devam ediyor

0

2015 yılından 2022 sonuna dek Fransa’ya 1200 adetten fazla otobüs ve midibüs teslimatı gerçekleştiren Anadolu Isuzu, 2023 yılının ilk 7 ayında ise pazar payını %9’a yükselterek bu alanda Fransa’daki en başarılı üç oyuncusundan biri olmayı başardı.

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, yurtdışı pazarlardaki başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl sadece Fransa’ya 200 adetten fazla otobüs ve midibüs teslimatını gerçekleştiren Anadolu Isuzu, araç tescillerine ilişkin kamuya açık kaynaklarda yer alan verilere göre 2023’ün ilk 7 aylık döneminde de pazar payını %9’a yükseltti. Söz konusu sonuçla birlikte Anadolu Isuzu  bu alanda Fransa’daki en başarılı üç büyük oyuncudan biri olarak konumlanmayı başardı.

45 ülkede 35 distribütörle büyüyen başarı

Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan konuyla ilgili olarak şu görüşleri dile getirdi:  “Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu olarak yurt dışında yeni pazarlara açılırken mevcut pazarlardaki varlığımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Ürettiğimiz araçlar tüm dünyada her geçen yıl daha fazla tercih ediliyor, yurtdışı satışlarımız ve teslimatlarımız artan ivmeyle sürüyor. Anadolu Isuzu olarak 20 yıla yakın süredir midibüs segmentinde ‘ihracat şampiyonu’ unvanını elimizde bulundurmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Gebze Çayırova’daki üretim tesislerimizde ürettiğimiz araçlar bugün 45 ülke yollarında ulaşım hizmetlerinde etkin olarak kullanılıyor. Bu pazarlara toplam 35 değerli distribütörümüz aracılığıyla ulaşıyoruz. Başarımızda doğru distribütörlerle çalışmamızın büyük rolü var. Distribütörlerimiz, sadece araç satışıyla değil, satış sonrası hizmetlerdeki yatırımları ve başarıları ile ihracat pazarlarında Isuzu markasına olan güvenin temelini oluşturuyor.

Bu yılın ilk 7 ayı içerisinde gerçekleşen satışlarla payımızı %9 düzeyine taşıdığımız ve sektördeki ilk üç oyuncu arasında yer aldığımız Fransa da bizim için en öncelikli pazarlardan biri konumunda. Söz konusu başarının elde edilmesinde 2015 yılından itibaren Fransa distribütörümüz olan Fast Concept Car sürdürdüğümüz örnek nitelikteki iş ortaklığımızın son derece önemli katkıları bulunuyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Fransa’da olduğu gibi diğer yurtdışı pazarlarda da yeni başarılara imza atmaya devam edeceğiz.”

Honda’nın yeni elektrikli aracı Motocompacto: Sürülebilir bavul

0

Elektrikli scooter pazarının büyümesiyle birlikte, tüm otomobil üreticilerinin bu hızla büyüyen segmente giriş yapmaları bekleniyordu. Ancak Honda, sürpriz bir hamleyle sürülebilir bir bavul olan Motocompacto’yu tanıtarak dikkatleri üzerine çekti.

Motocompacto, 1981 yılında Japonya’da satılan ve Honda City’nin kargo bölümünde saklanması önerilen orijinal Motocompo’nun modern bir versiyonu Ancak Motocompacto, sadece bir çantadan daha fazlası. Saatte 15 mil (24 km/s) azami hıza ulaşabilen bu elektrikli scooter, 12 mil (19.3 km) menzile sahipt ve normal bir Kuzey Amerika 110V prizi kullanılarak 3.5 saatte tamamen şarj edilebilir.

Motocompacto’nun kompakt tasarımı sayesinde gidonu ve arka tekerleği katlanabilir, hatta koltuk içeride saklanabilir. Sürüş modunda olduğunda, iç alan depolama alanı olarak kullanılabilir, bu da sınırlı kapasiteli bir valiz olmasına rağmen gerçekten sürülebilir bir taşıma aracı.

Scooter üzerinde hız göstergesi, akü durumu göstergesi, far ve Bluetooth bağlantısı gibi temel göstergeler bulunurken, daha fazla istatistik ve kontrol uygulamasından görebilirsiniz.

American Honda Motor Co. Ar-Ge Başkan Yardımcısı Jane Nakagawa, Motocompacto’nun, Honda’nın uçtan uca sıfır emisyonlu taşımacılık hedefine katkıda bulunarak satışa sunulduğunu belirtti. Ancak henüz Motocompacto’nun yalnızca bir aksesuar olarak mı yoksa bağımsız bir ürün olarak mı satılacağı konusunda net bir bilgi verilmedi.

Motocompacto, Kasım ayında ABD pazarında satışa sunulacak ve fiyatı 995 dolar olacak.

Honda’nın bu sıradışı ve kompakt taşıma çözümü, elektrikli scooter pazarında heyecan yaratmaya devam ediyor. Motocompacto’nun diğer pazarlarda satışa sunulup sunulmayacağı ise hala belirsizliğini koruyor. Bu inovasyon, taşıma seçeneklerini genişletmeye ve çevreye duyarlı ulaşımı teşvik etmeye yardımcı olabilir.

SpaceX Starship ikinci test uçuşu için FAA onayını bekliyor

Elon Musk’ın CEO’su olduğu SpaceX’in dev roketi Starship’in ikinci test uçuşu için geri sayım başladı. Yetkili kurumlara göre ikinci yörünge uçuşu önümüzdeki ay gerçekleşebilir. SpaceX’in bir sonraki Starship fırlatışı, bir ajans yetkilisi tarafından yapılan açıklamalara göre FAA’dan (ABD Federal Havacılık İdaresi) fırlatma lisansı alındıktan sonra Ekim ayında gerçekleşebilir. Yetkilinin açıklamaları, SpaceX’in Starship roketinin nisan ayındaki test uçuşunda havada kendini imha etmesinden sorumlu olan tüm kontrol öğelerini neredeyse tamamlamasının ardından geldi.

Starship, dünyanın geliştirilmekte olan en büyük roketi konumunda ancak henüz daha yolun başında bulunuyor. İlk test görevinde Starship, başarılı bir fırlatma gerçekleştirmiş olsa da fırlatıştan kısa süre sonra yaşanılan sorundan dolayı havada imha edilmişti. İkinci test uçuşu için ise SpaceX, FAA’nın belirlemiş olduğu 63 maddelik listeyi karşılaması gerekiyordu. Elon Musk, bu listedeki 57 öğrenin tamamlandığını, kalanlarının ise sonraki uçuşlarla alakalı olduğunu geçtiğimiz günlerde duyurmuştu. Dolayısıyla teknik açıdan Starship için kalan tek engel FAA’nın onayı.

Starship, nisan test uçuşunun ardından bazı çevreler roketin yakın zamanda başka bir test denemesi yapıp yapamayacağını sorgulamaya başlamıştı. Bu endişelerin çoğu fırlatma rampasında meydana gelen hasardan kaynaklanıyordu ki bu da Starship hazır olsa bile SpaceX’in uğraşmak zorunda kalacağı ilave bir komplikasyondu. Ancak SpaceX beş ay içinde Starship’i fırlatma rampasına geri göndermekle kalmadı, fırlatma rampasına ek katmanlar ve su tahliye sistemi de ekledi.

Öte yandan Starship sadece bir roket olarak düşünülmüyor. Haliyle testlerde sadece roketin yörüngeye çıkması ve geri inmesi hedeflenmiyor. Birçok prototip sistem de test ediliyor. Örneğin SpaceX, daha sonraki testlerle yörüngede roket yakıtı ikmali denemesi yapmayı planlıyor. Yörüngesel yakıt ikmali, Starship programının önemli bir özelliği zira NASA’nın Ay’a insanları indirme planları için elzem. Artemis görevi için astronotlar Starship’le uçmayacaklar. Bunun yerine NASA SLS roketine binecekler ve ardından Ay yörüngesindeki ikinci aşama Starship’e binecekler. Ay’a uçmak için ikinci aşamanın haliyle yakıta ihtiyacı olacak ve SpaceX bunu Dünya yörüngesinde tanker görevi görecek olan Starship aracılığıyla sağlayacak.

Yörüngesel yakıt tankeri Starship, daha fazla yük taşımasına olanak tanıyacak çünkü ikinci aşama yolculuğunun en zorlu kısmını daha az ağırlıkla tamamlayacak. Bu aynı zamanda diğer Ay iniş araçlarına kıyasla Starship’in önemli ölçüde daha büyük olduğu ve NASA’nın bir Ay üssü kurmasına yardımcı olabileceği anlamına geliyor.

Bir sonraki Starship yörünge test uçuşuna gelince, FAA’nın vekil Yöneticisi Polly Trottenberg dün fırlatmanın Ekim ayında gerçekleşebileceğini paylaştı: “Onlarla iyi çalışıyoruz ve iyi görüşmeler yapıyoruz. Ekipler birlikte çalışıyor ve sanırım önümüzdeki ay için iyimseriz.” Resmi bir açıklama olmasa da FAA yetkilisinin bu açıklamasından geri sayımın başladığını anlıyoruz.

WhatsApp reklam iddialarına yanıt verdi

0

WhatsApp’ın geleceği hakkındaki belirsizlikler, son günlerde medyada ve kullanıcılar arasında geniş yankı uyandırdı. Özellikle Meta’nın WhatsApp’a reklam entegrasyonu planladığına dair haberler, milyonlarca insanı merak içinde bıraktı. Ancak, WhatsApp’ın CEO’su Will Cathcart’ın yaptığı resmi açıklama, bu söylentilere son noktayı koydu.

Will Cathcart, WhatsApp’ın reklamlarla dolacağına dair çıkan haberleri reddederek, böyle bir planlarının olmadığını ve şu ana kadar reklam entegrasyonu için herhangi bir test ya da çalışma yapılmadığını belirtti. Bu açıklama, WhatsApp kullanıcılarını bir nebze rahatlattı.

Ancak, WhatsApp’ın gelir kaynaklarına bir göz atmak, reklam konusundaki bu belirsizliğin neden bu kadar büyük bir öneme sahip olduğunu anlamamıza yardımcı olabilir. WhatsApp, özellikle işletmelere yönelik sunduğu WhatsApp Business platformu aracılığıyla gelir elde ediyor. Bu platform, dünya genelinde 200 milyondan fazla aktif kullanıcıya sahip durumda ve Meta, gelirlerini artırmak amacıyla bu alanda değişikliklere gidebilir.

Mark Zuckerberg’in açıklamalarına göre, “WhatsApp’a tıkla” reklamları yıllık 1.5 milyar dolarlık bir gelir kaynağı oluşturuyor. Şirket ayrıca, ticaret yapan kişilere yönelik kişiselleştirilmiş mesaj modelleri sunma planları yapıyor.

WhatsApp reklam iddialarıyla sallantıda olsa da, şu an için böyle bir değişikliğin hızla gerçekleşeceğini söylemek zor görünüyor. Ancak, WhatsApp kullanıcıları gelecekte ne tür değişikliklerle karşılaşacakları konusunda dikkatli olmalı ve uygulama güncellemelerini yakından takip etmelidirler. Bu, WhatsApp’ın evrimini takip edenler için önemli bir konu olmaya devam edecek gibi görünüyor.

ABD’de büyük grev!

ABD’deki otomotiv endüstrisi büyük bir işçi greviyle karşı karşıya. Birleşik Otomotiv İşçileri Sendikası (UAW), Ford, General Motors ve Stellantis gibi büyük otomotiv üreticilerinin Kuzey Amerika birimlerinde çalışan 150 bin işçiyi ülke genelindeki fabrikalarda iş bırakmaya çağırdı. Bu grev, tarihlerindeki en büyük işçi grevlerinden biri olabilir.

UAW Başkanı Shawn Fain, grevin tüm tesislerde aynı anda başlamayacağını ve başlangıçta sınırlı sayıda hedeflenen lokasyonda üç şirkette eyleme geçeceklerini belirtti. İlk üç fabrika, General Motors’un pickup ve van modellerinin üretildiği Wentzville, Ford’un Ranger ve Bronco modellerinin üretildiği Wayne, ve Stellantis’in Jeep Wrangler ile Gladiator modellerinin üretildiği Toledo olarak açıklandı. Bu üç fabrikada sendikaya bağlı çalışan sayısı 12 bin 700 olduğu söyleniyor.

Grevin nedeni, işçilerin ücretlerde ve çalışma saatlerinde iyileştirmeler talepleri. UAW, işçilerin saat başına farklı ücretler ödeyen ücret kademelerini kaldırmak istediğini ve çift haneli ücret artışları talep ettiklerini açıkladı. Aynı zamanda haftalık çalışma süresinin 32 saate düşürülmesini ve ücretlerin 40 saat seviyesinde tutulmasını istiyorlar.

Grevin ekonomik etkileri de büyük olabilir. Uzmanlara göre, 10 günlük bir iş kesintisi 5 milyar doların üzerinde ekonomik kayıpla sonuçlanabilir ve bu da otomobil fiyatlarını artırabilir.

Bu grev, otomotiv endüstrisi ve işçi hakları konularında önemli bir gelişmede diyebiliriz. UAW ve otomotiv şirketleri arasındaki görüşmeler devam ediyor.

büyük işçi grevi, otomotiv endüstrisi ve işçi sendikalarının karşı karşıya geldiği önemli bir an. Grevin sonucu, hem işçi hakları hem de otomobil üreticilerinin geleceği için büyük öneme sahip olabilir.

Twitter (X) devlet kimliği tabanlı doğrulama başlattı

X Eski adıyla Twitter, ücretli kullanıcılar için devlet kimliği tabanlı hesap doğrulamasını başlattı. Bu adım, kimlik hırsızlığını önlemeyi ve “öncelikli destek” gibi avantajlar sunmayı amaçlıyor.Sosyal medya platformu, kimlik doğrulama çözümleri sağlayıcısı olan İsrail merkezli Au10tix ile bir işbirliği kurdu. Kimlik doğrulama sürecinde, Au10tix’in bu verileri en fazla 30 gün süreyle saklayabileceği belirtiliyor.

Kimlik doğrulama, çok sayıda ülkede sunulmasına rağmen, Avrupa Birliği (AB), Avrupa Ekonomik Alanı (EEA) ve Birleşik Krallık gibi bölgelerde henüz mevcut değil. Bu durum muhtemelen bölgedeki sıkı veri koruma yasalarından kaynaklanıyor. Şu an için kimlik tabanlı doğrulamanın kullanıcılara neredeyse hiçbir somut fayda sağlamadığı görünüyor. Şirket, kimlik doğrulamasının sonucunda yaşa dayalı içerik kısıtlamaları uygulayabileceğini ifade etti.

Twitter şu an kimlik doğrulamasını, sahte hesapları engellemeye odaklanıyor ve ayrıca kullanıcıların yaşa uygun içeriklere erişmelerini sağlamayı, spam ve kötü amaçlı hesapları engellemeyi düşünüyor.

Kimlik doğrulamasını tamamlayan kullanıcılar, hesaplarının doğrulandığını belirten bir rozete sahip olacaklar. Ancak bu rozeti sadece profil sayfasındaki mavi onay işaretine tıklayarak görebilirsiniz. Ayrıca, kimlik doğrulaması yaptıran kullanıcıların “X Services’ten öncelikli destek” alacaklar , ancak bu destek ne anlama geldiği hala net değil.Özellikle, şirket geçen ay ücretli kullanıcıların onay işaretlerini gizlemelerine olanak tanıyan bir seçenek sunmuştu.

Twitter, gelecekte kullanıcıların kimliklerini doğruladığında onay işareti alma sürecini hızlandırmayı ve aynı zamanda onay işaretini kaybetmeden adlarını, kullanıcı adlarını veya profil fotoğraflarını sık sık değiştirmelerine izin vermeyi planlıyor. Şirket şu anda yalnızca ücretli kullanıcılar için kimlik tabanlı doğrulama sunuyor. Bu, Twitter’ın taklit ve spam sorunlarına çözüm ararken tüm kullanıcılara aynı doğrulama imkanını sunmadığını ironik bir şekilde gösteriyor.

Nisan ayında Twitter, eski doğrulama programını durdurdu ve hesaplardan onay işaretlerini kaldırdı. Ancak bu karar büyük bir karmaşaya yol açtığı için, şirket en iyi hesaplar için onay işaretini geri getirdi.

Son olarak, platform, kullanıcıların biyometrik verileri ve eğitim-iş geçmişlerini yakalama yeteneğini içeren gizlilik politikasını değiştirdiğini duyurdu. Twitter, bu adımın “devlet tarafından verilen kimliklerin işlenmesi yoluyla hesapları gerçek kişilere bağlama” konusunda yardımcı olacağını ve kimlik hırsızlığına karşı daha güvenli bir platform sağlayacağını belirtti.

Dünyada ilk Kez 3D baskı ile üretilen Vegan somon süpermarket raflarında!

0

Gıda teknolojisi startup’ı Revo Foods, dünyada bir ilki gerçekleştirerek 3D baskı teknolojisiyle üretilen vegan somonu Avusturya süpermarketlerinin raflarına taşıdı. “THE FILET – Inspired by Salmon” adı verilen bu yenilikçi ürün, 3D baskıyla üretilen deniz ürünleri arasında öne çıkıyor ve süpermarketlerde satışa sunulan ilk 3D baskılı ürün unvanını taşıyor.

Revo Foods’un amacı, geleneksel balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği uygulamalarına çevre dostu bir alternatif sunmak. Küresel balık stoklarının yüzde 60’ının aşırı avlandığı bir dönemde, 3D baskı teknolojisi balık popülasyonlarına zarar vermeden deniz ürünleri üretme fırsatı sunuyor.

3D baskılı balıkların temel bileşenleri genellikle yosun, deniz yosunu veya bitki bazlı malzemeler. Revo Foods’un yeni ürünü ise filamentli mantarlardan elde edilen bir mikoprotein kullanılarak üretildi. Bu sağlıklı alternatif, yüksek protein ve Omega-3 içeriği sayesinde vegan somonun “A” Nutriscore derecesini kazandı.

3D baskı teknolojisinin en büyük avantajlarından biri, yiyeceklerin özelleştirilebilir olması. Kolesterol oranı düşük, sağlıklı yağ asitleri oranı yüksek ve kirleticilerden arındırılmış 3D baskılı balıklar, farklı beslenme ihtiyaçlarına ve kişisel tercihlere göre üretilebilir.

Ancak gerçek balığın doku ve tadını başarıyla taklit etmek 3D baskı teknolojisi için bir zor. Bu nedenle bilim insanları ve araştırmacılar, daha inandırıcı deniz ürünleri deneyimleri için tarifleri ve baskı yöntemlerini geliştirmek üzerine çalışıyor.

Revo Foods, bu zorluğun üstesinden gelmek için yenilikçi bir ekstrüzyon süreci kullanmakta. Bu süreç, somon ikamelerinin gerçek balığın karakteristik dokusunu ve liflerini taklit etmesine olanak tanıyor . Ayrıca, 3D-MassFormerTM teknolojisi ile 3D baskılı gıdalar seri üretilebilir hale gelmiştir.

Revo Foods CEO’su Robin Simsa, “3D-MassFormerTM ile gıdaların tam olarak müşteri ihtiyaçlarına göre üretildiği bir çağa, yaratıcı bir gıda devrimine giriyoruz” dedi. Bu noktadan sonra, tüketicilerin bu yenilikçi ürüne nasıl tepki vereceği merak konusu. 3D baskılı somonun yanı sıra, bu teknoloji uzay yolculuğu ve acil gıda malzemeleri gibi farklı alanlarda da kullanılabilir. Teknoloji ilerledikçe, sürdürülebilir gıda çözümlerinde 3D baskı tekniğinin daha fazla kullanılması bekleniyor.

WhatsApp görüntülü aramalara Memoji desteği ekleyebilir

0

WhatsApp, Android için en son beta sürümünde test edilen yeni bir özellikle kullanıcılarını şaşırtmaya hazırlanıyor. Meta şirketinin popüler mesajlaşma platformu, görüntülü aramalarda Memoji benzeri avatar desteği sunmaya hazırlanıyor.

Meta, WhatsApp kullanıcılarına daha önce Instagram ve Messenger gibi diğer platformlarda sunulan avatar özelliğini WhatsApp’a getirerek, görüntülü aramaları daha eğlenceli ve etkileşimli hale getirmeyi amaçlıyor. Bu yeni özellik, kullanıcıların görüntülü aramalar sırasında kendi özelleştirilmiş avatarlarını kullanmalarına izin verecek.

Görüntülü aramalarda avatarların kullanılması, görüntülü konuşmaları daha kişiselleştirilmiş hale getirecek ve kullanıcıların ifadelerini daha iyi yansıtmalarına yardımcı olacak. Avatarlar, kullanıcıların yüz ifadelerini ve hareketlerini taklit edebileceği için sohbetler daha eğlenceli hale gelecek.

Bununla birlikte, güvenlik endişeleri konusunda bazı kaygılar bulunuyor. Ancak WhatsApp, avatar kullanımının uçtan uca şifrelemeyi devre dışı bırakmayacağını ve kullanıcıların gizliliğini koruyacağını açıkladı. Meta şirketi ayrıca avatar deneyimini daha da geliştirmek için bazı verileri kullanabilir, bu nedenle kullanıcılar bu konuda bilinçli olmalılar.

Ayrıca, WhatsApp’ın Durum güncellemeleri için avatar tepkileri üzerinde çalıştığı da belirtiliyor. Bu, WhatsApp’ın sürekli olarak platformunu geliştirmeye ve kullanıcılarına daha fazla eğlenceli özellik sunmaya devam edecek.

Görüntülü aramalarda avatar desteği, WhatsApp’ın rekabetçi mesajlaşma uygulamaları arasında fark yaratmasına yardımcı olabilir. WhatsApp, son dönemde bir dizi yeni özellik ekleyerek kullanıcılarını memnun etmeye devam ediyor. Bu özellikler arasında Kanal desteği, HD fotoğraf ve video paylaşımı, ekran paylaşımı ve daha fazlası bulunuyor.

Meta, WhatsApp’ı sürekli olarak güncellemeye devam ederek, platformunun kullanıcılarının beklentilerini karşılamasını ve rekabetçi bir mesajlaşma uygulaması olarak kalmayı sürdürmesini sağlıyor.

Görüntülü aramalarda avatar desteği, önümüzdeki birkaç ay içinde kullanıcılarla buluşabilir. WhatsApp’ı güncel tutarak ve beta sürümlerini deneyerek yeni özelliklerin öncüsü olabilirsiniz.

Apple Fransa’da iPhone 12 radyasyon endişelerini gidermek için yazılım güncellemesi yayınlıyor

0

Apple, Fransa’daki iPhone 12 kullanıcılarını memnun etmek ve düzenleyici kurumlarla uyum sağlamak amacıyla yeni bir adım atıyor. Şirket, Fransız düzenleyicilerin dile getirdiği elektromanyetik radyasyon endişelerini gidermek için bir yazılım güncellemesi yayınlayacağını duyurdu. Fransız düzenleyiciler tarafından kullanılan belirli bir test protokolüne uyumu sağlayacak.

Fransız düzenleyici kurumu ANFR (Agence nationale des fréquences), iPhone 12’nin elektromanyetik radyasyon düzeylerini inceledi ve standartlara uyumlu olmadığını tespit etti. Bu nedenle ANFR, Apple’a, iPhone 12 satışlarını durdurma ve mevcut cihazları güncellemelerle Avrupa standartlarına uygun hale getirme talimatı verdi.

Apple’dan açıklama

Apple, bu yazılım güncellemesinin güvenlikle ilgili bir endişe yaratmadığını ve Fransız düzenleyicilerin test protokolüne uyumu sağlama istediklerini belirtti. Şirket, Fransız kullanıcılar için bu güncellemeyi sunarak iPhone 12’nin Fransa’da satışa devam etmesini hedefliyor.

ANFR, şimdi bu güncellemeyi test edecek ve iPhone 12’nin elektromanyetik dalgalarını incleyecektir. Eğer bu testler sonucunda cihazın yaydığı radyasyon düzeylerinde bir düzelme görülürse, düzenleyici kurum modelin Avrupa standartlarına uygun hale geldiğini onaylayacak ve pazarlama geri çekme emri kaldırılacaktır.

Kullanıcı güvenliği

Tartışmalardan sonra, Fransız bakanlar elektromanyetik radyasyonun kabul edilen standartların üzerinde olmasının insanlar için tehlikeli olmadığını vurguladılar ve iPhone 12 kullanıcılarının telefonlarını güvenli bir şekilde kullanabileceklerini belirttiler.

Apple, kullanıcıların endişelerini gidermek ve güvenliği sağlamak adına bu adımı atmış gibi görünüyor. Şirket, teknik destek ekibine de kullanıcılara ürünlerinin güvenli olduğunu ve titiz testlerden geçtiğini söylemeleri konusunda tavsiyede bulunmuş durumda.

Bu gelişmelerin ardından, Fransız iPhone 12 kullanıcıları, güncellemeleri takip etmeye ve düzenleyici kurumlarla uyum sağlamaya devam edebilirler.

Ticaret Bakanlığı ChatGPT reklamlarına ceza verdi

0

Ticaret Bakanlığı, reklam dünyasında yapay zekanın giderek daha fazla kullanıldığı bir dönemde, Reklam Kurulu aracılığıyla önemli bir adım attı. Eylül ayı toplantısında, yapay zeka tarafından üretilen reklamların denetimine ağırlık verildi ve bu reklamların mevzuata uygunluğu büyük bir titizlikle incelendi. Bu denetim sürecinin en dikkat çekici sonucu, ChatGPT tarafından hazırlanan üç ayrı reklam çalışmasına uygulanan idari para cezaları oldu.

Reklam Kurulu, yapay zeka tarafından üretilen reklamları ilk kez bu kadar ayrıntılı bir şekilde ele aldı. İnceleme sonucunda, ChatGPT tarafından oluşturulan reklamların, rakip ürün veya firmalara karşı üstünlük sağlama amacı taşıyan ifadeler içerdiği ve bilimsel bir temele dayanmadığı belirlendi. Bu tür reklamların, tüketicileri yanıltabileceği ve rekabeti olumsuz etkileyebileceği düşünüldüğünden, Reklam Kurulu tarafından reklam verenlere toplamda 12 milyon TL idari para cezası kesildi.

Ayrıca, Eylül ayı toplantısında Reklam Kurulu, toplamda 138 reklam çalışmasını inceledi ve bu reklamlardan 120’sinin mevzuata aykırı olduğuna karar verdi. Mevzuata aykırı reklamların yayınlanmasını engellemek amacıyla bu reklamlara durdurma cezaları verilirken, toplamda 12.231.507 TL idari para cezası uygulandı.

Ticaret Bakanlığı ve Reklam Kurulu, bu tür idari yaptırımların, ticarette adil ve dürüst rekabetin korunması için ne kadar önemli olduğunun altını çizdi. Ayrıca, yapay zeka tarafından üretilen reklamların denetimi konusunda daha fazla çalışma yapılması ve mevzuata uygunluğunun sağlanması için önlemlerin artırılması bekleniyor. Bu gelişmeler, reklam dünyasının gelecekte daha fazla düzenleme ve denetime tabi olabileceğini işaret ediyor.

iPhone 15 Pro ve Pro Max Benchmark sonuçları görüldü

0

Apple’ın en yeni cep telefonları olan iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max, teknoloji dünyasında büyük bir heyecan yaratıyor. Hem tasarım hem de performans açısından etkileyici özelliklere sahip olan bu cihazlar, Geekbench testlerinde devasa güçlerini sergileyerek beklentileri karşıladı.

MySmartPrice’ın ortaya koyduğu verilere göre, iPhone 15 Pro, son Geekbench listelerinde dikkat çeken bir performans sergiliyor. ‘iPhone16,1’ kod adıyla listelenen bu telefon, 2.914 tek çekirdek puanı ve 7.199 çok çekirdekli sonuç elde ediyor. sonuçlar, rakiplerine karşı oldukça üstün

iPhone 15 Pro Max ise (‘iPhone16,2’ olarak listeleniyor), 2.787 tek çekirdek puanı ve 6.853 çok çekirdekli sonuç ile yine etkileyici bir performans sergiliyor. Bu, iPhone 15 Pro Max’in de güçlü bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor.

Bu sonuçlar, önceki nesil iPhone modellerine göre önemli bir iyileşmeyi işaret ediyor. iPhone 14 Pro’nun ortalama tek çekirdek puanı 2.520 iken, iPhone 14 Pro Max’in tek çekirdek ve çok çekirdek ortalamaları sırasıyla 2.519 ve 6.367 idi. Yani, yeni iPhone 15 Pro ve Pro Max, önceki nesillere kıyasla belirgin bir performans artışı sunuyor.

Ayrıca, bu yeni telefonlar sadece iPhone ailesinin değil, Android rakiplerinin de önündeler. Örneğin, Samsung Galaxy S23 Ultra, tek çekirdekli puanlar için ortalama 1.878 puan alırken, çok çekirdekli sonuçlarda Vivo X90 Pro Plus 5.152 ortalama sonuç elde ediyor. Bu da yeni telefonların rakiplerine kıyasla ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.

Ek olarak, bu yeni iPhone modellerinin 8GB RAM’e sahip olduğu belirtiliyor. Bu, önceki nesil iPhone 14 Pro ve Pro Max’e göre 2GB daha fazla bir kapasite sunuyor. Henüz resmi olarak doğrulanmamış olsa da, bu ekstra RAM’in performansı daha da artıracağı tahmin ediliyor.

güçlü performansları ve yüksek RAM kapasitesi ile 2023’ün en güçlü telefonlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu, kullanıcıların hem günlük görevlerde hem de en yoğun uygulama veya oyunlarda tatmin edici bir deneyim yaşamalarını sağlayacak gibi görünüyor.

Huawei ve Xiaomi patent anlaşması yaptı!

Huawei ve Xiaomi, daha önce patent ihlali nedeniyle davalık olmuştu. Ancak Çinli teknoloji devleri, bu anlaşmazlığı çözmek için 5G ve diğer ileri iletişim teknolojilerini içeren bir çapraz lisans anlaşması imzalayarak ortak bir çözüm buldular.

Huawei’nin fikri mülkiyet departmanı başkanı Alan Fan, “Xiaomi ile bu lisans anlaşmasını yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu lisans anlaşması, sektörün Huawei’nin iletişim standartlarına yaptığı katkıları kabul ettiğini gösteriyor ve geleceğin mobil iletişim teknolojilerini araştırmaya yönelik yatırımlarımızı artırmamıza yardımcı olacak” şeklinde konuştu.

Xiaomi’nin kurumsal iş geliştirme genel müdürü Ran Xu ise, “Huawei ile patent çapraz lisanslama anlaşmasına varmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu, her iki tarafın da birbirlerinin fikri mülkiyet haklarını tanıdığını ve saygı duyduğunu gösteriyor. Xiaomi, her zaman olduğu gibi fikri mülkiyete saygı gösterecek ve daha fazla insanın teknolojiden yararlanmasına olanak sağlayacak” dedi.

Önceden Huawei, Xiaomi’yi dört patent ihlali nedeniyle dava etmişti. Ancak her iki şirket, bu dava sonrasında patent lisansları konusunda müzakerelere başladı. Sonunda, çapraz patent lisans anlaşmasıyla ortak bir çözüm buldular.

Bu anlaşma, 5G teknolojisi dahil olmak üzere iletişim teknolojilerini kapsıyor. Her iki şirket de birbirlerinin patentlerini karşılıklı kullanabilecekler ve bu şekilde fikri mülkiyet haklarına saygı duyacaklarını belirtti.

Sonuç olarak, Huawei ve Xiaomi arasındaki patent lisanslama anlaşmazlığı çözüldü ve bu anlaşma her iki şirketin de teknoloji alanındaki işbirliğini teşvik edecek gibi görünüyor.

İPhone 15 4K monitörlere doğrudan bağlanabilecek

0

Apple, yeni iPhone 15 ve iPhone 15 Pro modellerinin teknik özelliklerini açıkladı ve bu cihazların 4K HDR görüntüyü destekleyen harici monitörlere adaptör kullanmadan bağlanabileceğini duyurdu. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarının daha büyük bir ekranda daha yüksek çözünürlükte içerikleri deneyimlemelerine olanak tanıyacak.

Önceki iPhone modelleri, bir monitörü bağlamak için bir adaptöre ihtiyaç duyuyordu ve bazı sınırlamalarla karşılaşılıyordu. Ancak iPhone 15 ve iPhone 15 Pro, USB-C bağlantı noktaları sayesinde doğrudan bir 4K monitöre bağlanabilecekler. Bu, daha önce gerekli olan karmaşık adaptörlerin kullanımını ortadan kaldırıyor, aynı zamanda 4K HDR içeriği sorunsuz bir şekilde görüntüleyebilmelerini sağlayacak.

Apple’ın iPhone 15 teknik özellikler sayfasında belirttiği gibi, USB-C üzerinden bir monitöre bağlanmanın yanı sıra, kullanıcılar ayrıca USB-C Dijital AV Çoklu Bağlantı Adaptörü kullanarak HDMI üzerinden 4K/60 görüntüleme seçeneğine sahip olacaklar.

Bu yenilik, iPhone kullanıcılarına daha büyük ekranlarda oyun oynama, video izleme, iş yapma ve diğer birçok aktiviteyi daha keyifli bir şekilde gerçekleştirme fırsatı sunuyor. Ayrıca, USB-C bağlantı noktalarının kullanılabilirliği, iPhone 15 ve iPhone 15 Pro’nun çok daha esnek bir şekilde harici cihazlarla entegre çalışabilmesini sağlayacak gibi görünüyor.

Sonuç olarak, Apple’ın yeni iPhone 15 ve iPhone 15 Pro modelleri, daha büyük ekranlarda 4K HDR içeriği zahmetsizce görüntülemek isteyen kullanıcılar için heyecan verici bir gelişme sunuyor. Bu özellik, mobil cihazların çok daha işlevsel ve kullanıcı dostu hale gelmesine katkı sağlayacak gibi görünüyor.

Apple’ın yeni iPhone 15 modellerinin RAM sürprizi!

0

Apple, uzun süredir beklenen yeni iPhone 15 serisini tanıttı. Ancak şirket, geleneksel olarak lansman etkinliklerinde cihazların RAM miktarını açıklamıyor. Yine de meraklı gözler, yazılım kodu incelemeleriyle bu bilgilere ulaşmayı başardı.

Xcode dosyalarının incelenmesi sonucunda, üst sınıf iPhone 15 Pro ve iPhone 15 Pro Max modellerinin 8 GB RAM ile donatıldığı ortaya çıktı. Bu, geçen yıl piyasaya sürülen iPhone 14 Pro modellerine göre 2 GB daha fazla belleğe sahip oldukları anlamına geliyor. Özellikle yeni Apple A17 Pro çip ile birleştiğinde, bu artırılmış RAM miktarının çoklu görevlerde ve genel sistem performansında büyük bir fark yaratacağı öngörülüyor.

Ayrıca, Xcode dosyaları, alt seviye iPhone 15 ve iPhone 15 Plus modellerinin 6 GB RAM ile geldiğini doğruladı. Bu bilgi, daha düşük seviye modellerin de yüksek performans sunacak

İşte önceki ve yeni RAM miktarları karşılaştırması:

Önceki RAM miktarları:

  • iPhone 14: 6 GB
  • iPhone 14 Plus: 6 GB
  • iPhone 14 Pro: 6 GB
  • iPhone 14 Pro Max: 6 GB

Yeni RAM miktarları:

  • iPhone 15: 6 GB
  • iPhone 15 Plus: 6 GB
  • iPhone 15 Pro: 8 GB
  • iPhone 15 Pro Max: 8 GB

Xcode dosyalarının geçmişte iPhone RAM miktarlarını doğru bir şekilde yansıttığını hatırlatmak önemlidir. Ancak, iPhone 15 modellerinde kullanılan RAM türü hakkında henüz kesin bir bilgi yok. Bu konu, cihazların sökülmesiyle aydınlatılacaktır.

Yeni iPhone 15 serisi, 15 Eylül Cuma günü ön siparişe sunulacak ve bir hafta sonra, 22 Eylül’de ABD’de ve 40’tan fazla ülke ve bölgede piyasaya sürülecek. Kullanıcılar, bu yeni modellerin getirdiği performans artışı ve özelliklerle heyecanlanıyor. Detayları ve incelemeleri takip etmeye devam edin.

Xiaomi Redmi Note 13 serisi için çıkış tarihi belli oldu

0

Xiaomi, Redmi Note 13 serisi için heyecan verici bir geri sayıma başladı ve telefonların çıkış tarihi nihayet resmiyet kazandı. Daha önce sızdırılan bilgilere dayanarak, bu serinin Redmi Note 13, Note 13 Pro ve Note 13 Pro+ modellerini içereceği doğrulandı.

Redmi Note 13 serisi, Çin’de bu ay içinde piyasaya sürüleceği söylentileriyle başladı. Ardından, Xiaomi, Eylül ayında akıllı telefonların resmi olarak tanıtılacağını onayladı. Bugün ise Xiaomi, yeni bir tanıtım görseliyle Redmi Note 13 serisinin çıkış tarihini duyurdu.

Buna göre, Redmi Note 13 serisi, 21 Eylül’de Çin yerel saatiyle 19:00’da resmi bir tanıtım etkinliğiyle karşımıza çıkacak. Görselde, solda Redmi Note 13 Pro+ 5G, sağda ise Redmi Note 13 Pro 5G modeline yer verildiği görülüyor. Pro modele düz bir ekran, Pro Plus’a ise kavisli bir AMOLED ekran eşlik edecek. İlginç bir detay olarak, her iki model de 200MP birincil kamera ile donatılmış olacak, ancak sadece Pro Plus modelinde OIS (Optik Görüntü Sabitleme) desteği bulunacak.

Xiaomi, geçtiğimiz günlerde Note 13 Pro+’ın MediaTek Dimensity 7200-Ultra işlemci ile geleceğini doğruladı. Diğer yandan, Note 13 Pro’nun Snapdragon 7 Gen 1 yonga seti ve 67W hızlı şarj özelliğine sahip 5.000mAh bataryası olacağı söyleniyor. Ancak tüm detayları öğrenmek için tanıtım etkinliğini beklememiz gerekecek.

Redmi Note 13 serisi, teknoloji meraklıları ve Xiaomi hayranları için büyük bir heyecan kaynağı olacak gibi görünüyor. Detayların açıklanmasını beklerken, bu seriye dair daha fazla bilgiyi heyecanla bekliyoruz.