Yeni Zelanda’nın devlete ait elektrik şebekesi işletmecisi Transpower, artan elektrik talebinin önüne geçmek için yeni nesil enerji üretim ve batarya depolama sistemlerinin kurulumunun 2030’lu yıllara kadar devam etmesi gerektiğini belirtti.
Yeni Zelanda enerji açığı için aksiyon almaya çalışıyor
Şirketin bu hafta başında elektrik sektörü istişaresi için yayınladığı 2026 Yılı Arz Güvenliği Değerlendirme Taslağı (SOSA), Yeni Zelanda’nın elektrik sistemindeki arz ve talep dengesine ilişkin on yıllık bir bakış açısı sunuyor.
2026-2028 dönemini kapsayan kısa vadeli bulgular, elektrik üretiminde hidroelektrik ve jeotermal enerjinin ağırlıklı olduğu Yeni Zelanda’nın, kurak kışları atlatmak için yeterli ulusal enerji seviyesine sahip olduğunu belirtiyor. Ancak yeni üretim projelerinin gecikmesi, talep artışının daha hızlı olması, gaz arzının düşük olması veya güneş ve rüzgar enerjisi üretiminin varsayılandan daha zayıf olması durumunda bu bulgunun “hassas” hale gelebileceğini de ekliyor.
Kısa vadeli bulgular, arz kaynaklarının ülkenin güney adasının kış enerji ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olduğunu, aynı zamanda kuzey adasında öngörülen kış zirve talebini karşılayacak yeterli arz kapasitesinin de bulunduğunu gösteriyor.
2029-2031 dönemini kapsayan orta vadeli bulgularda, tüm taahhüt edilen ve muhtemel yatırımlar gecikmeden gerçekleştirilse bile ortaya çıkan bir enerji açığı olduğu belirtilerek, arz güvenliği endişeleri ortaya çıkmaya başlıyor. Transpower CEO’su James Kilty, bu bulgunun sektörün “orta vadede devreye girecek yeni yatırımların hızını artırması” gerektiği anlamına geldiğini söyledi. Kilty: ” Bu, artan talep büyümesini desteklemek ve düşük gaz arzı veya eskiyen tesis arızası gibi risklere maruz kalmamızı azaltmak için yeni projelere daha erken yatırım yapmayı içeriyor” dedi.
Uzun vadeli bulgular, arz hattının hayata geçirilmesi durumunda, 2035’teki değerlendirme döneminin sonuna kadar kar marjlarının ilgili standartların üzerinde kalacağını belirtiyor. Raporda, “Özellikle uzun vadede, ileriye dönük arz hattı sağlıklı bir kar marjı potansiyeli gösterse de, bu gelecekteki üretim projelerinden bazılarının inşa edilmemesi veya gecikmesi durumunda risk söz konusudur” deniyor.









