Lider markalar sosyal medyayı nasıl kullanıyor?

4

L2 dünya çapındaki 382 markanın dijital performanslarını belirlemek için bir araştırma yaptı. 17 platformdaki sekiz dikeyden seçim yaparak her markanın ortalama yedi sosyal platformda aktif olduğunu ortaya koydu. Araştırmacılar aynı zamanda çok fazla sosyal platformlarda var olmanın hayranlar ile daha çok bağlılığı garantilemediğini buldular. Yerel ağların Facebook ve Youtube gibi büyük sitelerden daha güçlü sosyal varlık gösterdiği yerlerde daha iyi sonuçlar elde edebildiği de görüldü.

Sosyal sitelerde tüketici markalarının performansları

Neredeyse tüm markaların şu üç sitede aktif olduğu görüldü: Facebook, Youtube ve Instagram.

Adidas’ın 13 sosyal ağda var olarak açık liderlik ettiği sıralamada Gap, Uniqlo, Honda, Asos ve Toyota’nın her biri 12 platformla onu takip etti.

Average-brand-performance-across-social-media-platforms

Ortalama 9,8 platformda varlık gösteren otomotiv markaları en aktif markalar olurken onları ortalama 8,2 platformla moda markaları izledi. En düşük aktifliğe sahip olan markalar ise 5,5 ile kişisel bakım markaları ve 5,4 ile bira markaları oldu.

Şaşırtıcı bir şekilde sosyal sitelerde en çok varlığa sahip olan markalar hayran kitlesi ve bağlılıkta liderliği elde edemedi. Bu bölümde en iyi performansa sahip markalar Dior, Chanel ve Burberry oldu.

Zuckerberg’in sahip olduğu bir diğer sosyal site Instagram’ın benimsenme oranları geçtiğimiz yıllara oranla inanılmaz bir şekilde arttı. Yüzde 18 artışla bugün yüzde 90’lara varmış durumda ki bu oran gerçekten çok büyük.

Community-size-vs-Engagement-by-platform

Görsel tabanlı pinleme sitesi Pinterest, blog platformu Tumblr ve Vine karışık sonuçlar verdi. Geçtiğimiz yılda 24 marka sahibi Tumblr’ı terk etti (bloglarını kendi sitelerinde tutmayı tercih ettiler), Vine’daki hesap sahiplerinin yüzde 55’i bu dönemde hiçbir şey paylaşmadı ve bu arada Pinterest mutlak bağlılıkta artış göstermeyi başaramadı.

Platform-Adoption-Year-Over-Year

Rapor aynı zamanda pek çok markanın “haddinden fazla küresel” olduğu (yani bazı bölgelerde daha güçlü varlık gösteren yerel ağların popülaritesini paraya çevirmeye çalışmadıkları) üzücü gerçeği üzerine dikkat çekti. Markalar zamanlarını, paralarını ve enerjilerini sadece geniş kullanıcı tabanı olan (yani Facebook ve Youtube’a) platformlara akıtmayı seçti. Örnek olarak Çin’de Facebook’un varlığı yok sayılacak kadar az.

Çin’in kendi yerel ağı Sina Weibo geçtiğimiz sene yavaşlama emareleri gösterse de, mobil mesajlaşma uygulaması WeChat bölgede neredeyse yüzde 25,7 büyüdü – bu da bu periyotta ister doğuda ister batıda olsun dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir ağın gösterdiği büyümeden daha büyük. Bu site sadece dünyanın en büyük tüketici pazarlarından birine erişim sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda üzerinden direkt satış gerçekleştirilebilen ilk platform olarak ortaya çıkıyor.

SnapChat marka sahipleri arasında pek ‘popüler’ olmasa da kullanıcı istatistikleri o kadar büyüleyici ki markalar ona doğru çekiliyormuş hissine kapılabilirler. Fakat diğer pek çok platform gibi o da eninde sonunda kullanıcıların devamlı ilgisi ve markalara yüksek bağlılık oranları sözü vermek için rekabet etmek zorunda kalacak.

Diğerlerinden bütün platformlardan son derece farklı olarak Instagram en yüksek bağlılık oranlarını gösterdi ve en yüksek etkileşim oranını garantiliyor – abisi Facebook’tan bile daha yüksek.

Öte yandan Facebook düpedüz büyüklüğü ve erişimi ile değer sağladı. Markalar yüksek kullanıcı kitlesi sayesinde bu siteye akın ederken sitenin organik erişimi Nisan 2012’den bugüne yüzde 16’dan yüzde 7’ye düştü ve düşmeye de devam ediyor.

Average-Organic-Reach-of-Brand-Facebook-Page-Content

Sosyal ağ devi markaları platformu üzerinde büyük topluluklar oluşturmaya itiyor ama daha sonra onları bu hayranlarına ulaşmak için para vermek zorunda bırakıyor. L2’ye göre bu belki de “pazarlama tarihinin en büyük kandırmacası”.

Aynı şeyi yapmaya çalışan diğer sosyal platformlar ise başarısız olmuş durumdalar zira erişimleri Facebook’a rakip olamıyor.

Monthly-Active-Users-by-Platform

Google+ üzerinden bağlılık oranları da geçtiğimiz seneden bu yana yüzde 98 düştü.

Bu sonuçlar marka sahipleri için ne anlama geliyor?

Sosyal sahne sürekli ve hızlı çalkantıların içinden geçiyor. Kendilerini sosyal ağlarda etkin bir şekilde güçlendirmek isteyen tüketici markaları her iki dünyada da görünürlüklerini ve bağlılık oranlarını arttırmak için bu değişen çevreye nasıl ayak uyduracaklarını öğrenmek zorunda kalacak.

Markalar hızlıca değişen senaryoda sürekli küçülen bütçeler ile en iyi yatırımın geri dönüşünü (ROI) elde etmek için her ağdaki tüm kullanıcıların dikkatini çekmek yerine sadece kendilerini etkin bir şekilde güçlendirmek istedikleri platformları seçmek zorundalar. Hangi platformlar ile birlikte çalışacaklarına karar vermeden önce esaslı bir şekilde düşünmeleri gerekecek.

Facebook ve Youtube’un muazzam erişim ve popülaritesi onları marka sahiplerinin en gözde seçenekleri yapacakken, onlar için Instagram’ın yüksek potansiyeline yatırım yapma ve bu arada Twitter, Pinterest, Vine ve Tumblr’ı rahatlıkla unutma zamanı geldi.

Yorumlar

  1. Avatar

    güzel bir yazı olmuş

  2. Biz sosyal bilimcilerin genel kanısına göre çoğunluğu çuvallayacak. Çünkü tekno birey giderek sosyalleşmeyecek, bireyselleşecek. Bu masalın dünya tinine verdiği zararlar konusunda sosyal bilimlerin öngörüsüne kulak verilmeli.

    5G online görüntü teknolojisinin gelişimiyle mİRC, Msn Live benzeri dev işe yaramaz siteler, platformlar, yazılımlar yığınıyla dolacak İnternet. Ve insanlar soracaklar:

    eSosyal olmak için ‘birey’liğimizden nelere göz kapamışız?

  3. markaların içinde olması gereken sosyal ağlar bence sadece 3 tane
    bunlar ;

    1) facebook
    2) twitter
    3) instagram
    video çekiliyorsa ise youtube
    bu kadar. çünkü milyon sosyal ağ varken hepsinde olmak çok saçma birşey. ve gelecekte çoğu sosyal ağ kapanacak çoğu mesajlaşma uygulaması yok olacak. hatta facebook watsapı satın alarak onu ilerleyen zamanlarda öldürüp facebook messengeri kullandırma çabasında çünkü watsapta gelir modeli yokken facebook reklamlar üzerinden gelir modeli sunmakta..

    halen eski usüller de iş yapmakta bunlar ise sms ve e mailler

    sık boğaz etmemek lazım ama bayramlarda yada özel günlerde gelen mail ve sms ler bile markaların harika reklamları demek oluyor. ama onda ise spam yapmamak lazım. bir firma bayramınızı kutlarız alta …. pizzasısı derken diğer firma bayramınız kutlu olsun küçük boy pizza alana kola hediye diye telefon felan içeren sms atarsa o firma satış yapsa bile marka itibarını öldürür.

    1. eklemeyi unutmuşum. iş dünyasında olan bir firma ise linkedin de de olabilir. ve her firmanın web sitesi ve blogu olmak zorunda hatta gelişen teknolojileri takip edip Mobil uygulamalarını çıkarma ve tarayıcı bildirimleri gibi yenilikleride kullanması gerekmektedir bence.

      bunu sohbet siteleri süper başarmakta. web siteleri var blogları var tüm sosyal ağlarda aktifler mobil uygulamaları var hatta rapseri pi için bile uygulama yazan siteler var. tarayıcı bildirimlerini kullanıyorlar. chrome gibi tarayıcılar için özel uygulamaları var hatta masaüstü uygulamaları bile mevcut. birde abartıp facebook uygulaması yazanı bile var. kullanıcı hangi mecrada olursa olsun bizden kopmasın istiyorlar ki bu süper bişey.

Yorum Ekle

Posta adresiniz, gizli kalacaktır.

İzin verilen HTML tagları, <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>