Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 1036

Okullarda ChatGPT kullanımı yasaklanıyor

0

Okullarda ChatGPT kullanımı yasaklanmaya devam ederken, bazı uzmanlar bunun yeterli bir çözüm yöntemi olmadığı konusunda uyarıyor.

Uzmanlar, ChatGPT ve diğer üretken yapay zeka teknolojilerinin öğrenciler tarafından makale yazmak ve öğretmenler ve profesörler tarafından sorulan soruları yanıtlamak için kullanıldığını belirtiyor. Akademi dünyasının bu yeni araçları yasaklamamayı değil dahil etmeyi öğrenmesi gerektiğini söylüyor.

ChatGPT sınavlar ve makale yazımında kullanılıyor

ABD’deki ve yurtdışındaki okul bölgeleri, öğrencilerin orijinal olmayan ve potansiyel olarak intihal eseri teslim etmek için üretken yapay zeka teknolojisini kullanacağı korkusuyla ağlarında ve cihazlarında chatbot kullanımını yasakladı. Üniversiteler ve profesörler, öğrencilerin makale yazmak veya sınav cevapları oluşturmak için kullanabilecekleri ChatGPT gibi yapay zeka ile nasıl başa çıkılacağı konusunda çalışmaya başladı.

Gartner’da bir başkan yardımcısı ve yüksek öğrenim analisti olan Tony Sheehan: “Bir dereceye kadar hala şoktalar. Tüketicilerin bu ürünü hızlı bir şekilde benimsemesi herkesi şaşırttı. Elbette buna eğitim sektörü de dahildir. Çünkü bu ister bir makale, ister kod veya resim olsun, yaratıcı içerik üretimiyle ilgilidir” dedi. New York City sözcüsü Jenna Lyle, “Araç, sorulara hızlı ve kolay yanıtlar verebilirken, akademik ve yaşam boyu başarı için gerekli olan eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmez” dedi.

Imperial College London ve University of Cambridge dahil olmak üzere Birleşik Krallık’taki birçok önde gelen üniversite , öğrencileri ChatGPT’yi iş ve değerlendirmeler için kullanmanın intihale yol açabileceği “ve bir tür kopya çekme” olduğu konusunda uyardı.

Ocak ayında, Stanford Üniversitesi’nin okul gazetesi The Stanford Daily, 4.497 katılımcının yüzde 17’sinin final sınavlarında ChatGPT kullandığını gösteren “gayri resmi bir anket” sonuçlarını yayınladı

Teknolojiye dayalı yaklaşımlara afetin etkilerinin hafifletilmesi mümkün

0

Sabancı Üniversitesi’nin bu yıl üçüncüsünü düzenlediği “Teknolojinin Gücüyle Geleceğe” Webinar Serisi’nin 2023 programı başladı. “Afetlere Karşı Teknolojinin Gücü” başlığıyla gerçekleşen bu yılın ilk seminerinde Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeleri Erchan Aptoula, Berrin Yanıkoğlu ve İbrahim Tekin, teknolojiye dayalı yaklaşımlarla afetin etkilerinin azaltılabileceğine ve iletişim alt yapısının kesintisiz çalışabileceğine dikkat çekti.

Sabancı Üniversitesi’nin kamu ve özel sektör yöneticilerini bilim ve teknoloji ile buluşturmak üzere bu yıl üçüncüsünü düzenlediği “Teknolojinin Gücüyle Geleceğe” Webinar Serisi’nin 2023 programı başladı. Webinar Serisi’nin ilk semineri 27 Nisan Perşembe günü “Afetlere Karşı Teknolojinin Gücü” konusunda gerçekleşti. 

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Öğretim Üyeleri Erchan Aptoula, Berrin Yanıkoğlu ve İbrahim Tekin’in katılımıyla gerçekleşen seminerde, uzaktan algılamadan yapay zekaya, bilgisayarla görülen iletişim teknolojilerine kadar afetlere karşı kullanılabilecek güncel teknik olanaklar üzerinde duruldu. 

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berrin Yanıkoğlu, çevrim içi bağlandığı seminerin açılışında yaptığı konuşmada, “Tüm ülkeyi yasa boğan Kahramanmaraş merkezli depremin ardından Sabancı Üniversitesi’nde öğretim üyeleri olarak biz kendi alanlarımızda neler yapabiliriz? diye konuşmaya başladık. Bu seminerlerin konusu da aslında biraz böyle ortaya çıktı” dedi. 

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Tekin, yaklaşık 20 yıldır elektromanyetik, anten, mikrodalga gibi konular üzerinde ders verdiğini ve bu konularda araştırmaları olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Ben birebir afet konusunda araştırma yapmıyorum ama sonuçta en büyük kullandığımız günümüzün en büyük teknolojisi, iletişim teknolojisi. Elekromanyetik dalgalar iletişim teknolojisinin temelinde olan teoridir. Frekans yükseldikçe ve çoğumuzun bir noktadan bir noktaya bilgi iletişimi için kullanmamız gereken milimetrik dalga, mikro dalga mobil telefonların kullanıldığı frekanslara ulaşıyoruz. Çok düşük frekansta bir pili kullanarak bir yerden bir yere bilgiyi iletemezsiniz. Türkiye’de herhalde 85 milyonun 60 -70 milyonun cep telefonu vardır. Bu da geri planda olan şebekelerin çok iyi olmasını gerektiriyor.”

Var olan baz istasyonlarının röntgenini çekmeliyiz

Depremde cep telefonu şebekesinin kullanılamadığını hatırlatan Prof. Dr. İbrahim Tekin, “Bunun nedenlerini iyi anlamak ve aynı sorunları yaşamamak için önlem almalıyız. Yani var olan şebekelerin bir röntgenini çekmeliyiz” diyerek, şu bilgileri verdi:

“Türkiye’de yaklaşık 200 bin, dünyada 20 milyon baz istasyonu var. Bunun yüzde 1’i Türkiye’de, 50 bini İstanbul’da. Deprem bölgesindeki 9 bin baz istasyonunun üçte biri yıkılmış. Çoğunlukla bu baz istasyonlarını binaların üzerine koyuyorlar. Baz istasyonlarının çok daha sağlam yerlerde olması ve elektriğinin kesilmemesi gerekir. Enerjisinin en azından bir süre kesilmemesini sağlayacak şekilde yapılması lazım. Şebekede enerji olsa bile afetlerde yangın çıkmasın diye şebekenin enerjisini kapatıyorsunuz. O zaman da baz istasyonu çalışmıyor. Baz istasyonları ya sağlam binaların üstüne ya da baz istasyonlarına has direklere kurulmalı. Örneğin İstanbul’da baz istasyonları aydınlatma direklerinin üstüne rahatlıkla kurulabilir. İletişim alt yapısını diğer alt yapılardan bağımsız hale getirmeniz lazım. Her şey birbirine bağlı olduğu zaman bir şey koptuğunda hiçbir şey çalışamaz hale geliyor.”

Uzaktan algılama teknolojileriyle afetim etkileri azaltılabilir

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erchan Aptoula ise bilgisayar mühendisi olarak 10 yıldan fazladır uydu görüntülerinin çözümlenmesi üzerine çalıştığını belirterek, uzaktan algılama teknolojilerinin afet yönetiminde nasıl katkı sağlayabileceğini şöyle anlattı:

“Uzaktan algılama teknolojileri, uzaydan tarlalardaki hastalıkların tespit edilmesini mümkün kılabiliyor. Elbette en önemli uygulamalardan biri de afet yönetimi.  Uzaktan algılama afet yönetiminde neler yapabiliyor? Afetten hemen sonra müdahale aşaması ilk adım. Bu afet nelere sebep oldu? Hasar nerede? Hangi seviyede? Biraz daha uzun vadede ise iyileşme aşaması; bu da artık yeniden yapılanmaya doğru geçilen aşamayı ifade ediyor. Afet öncesinde ise yakın vadede tabii ki hazırlık; örneğin erken uyarı sistemi. Yağmur yağıyor, yağmur miktarına ve zeminin durumuna bağlı olarak acaba bir sel gerçekleşecek mi? Gerçekleşecek ise tabii ki bir erken uyarının verilmesi gerekiyor. Veya daha uzun vadede hafifletmeye yönelik hazırlıklar; örneğin, risk haritalarının hesaplanması. Evet İstanbul’da da bir depremin gerçekleşmesini bekliyoruz. Ne zaman olacağını bilmiyoruz. Hafifletmek için risk haritalarını çıkarabiliriz. Elbette ki doğal afetlerin tam olarak engellenmesi mümkün değil. Fakat teknolojiye dayalı yaklaşımlarla afet yönetim teknikleriyle bu etkilerin hafifletilmesi gayet mümkün.”

Windows 10 güncelleme almayacak

0

Microsoft Windows 10 güncelleme desteğini çekme kararı aldı. 22H2 sonrasında Microsoft güncelleme yayınlamayacak.

Windows 10, 22H2’den sonra büyük güncellemeler almayacak. Ayrıca Microsoft güncelleme desteğini 14 Ekim 2025’te sona erdirecek.

Microsoft, kullanıcıları Windows 11 işletim sistemine yükseltmeye teşvik etmek için yeni bir girişimde bulundu. Şirket, yayınlanacak yeni güncellemenin Windows 10 için son büyük güncelleme olacağını söyledi. Yani bu, Windows 10’un artık Microsoft artık güncelleme alamayacağı anlamına geliyor.

Yeni güncelleme hakkında bilinenler

Windows 10, 22H2’den sonra herhangi bir büyük güncelleme almayacak. İşletim sisteminin yaşam döngüsünün 14 Ekim 2025’te sona ermesi planlanıyor. Bunun Windows 10’un Enterprise, Education, Home ve Pro sürümleri için geçerli olduğu belirtiliyor.

Güncellemenin tek istisnası ise Windows 10 Uzun Süreli Hizmet Kanalı’dır (LTSC) oldu. İşletim sisteminin bu sürümü, 14 Ekim 2025’ten sonra güncellemeler almaya devam edecek.

Microsoft, kullanıcıları bir buçuk yıl önce çıkan Windows 11 işletim sistemine yükseltmeleri için şiddetle teşvik ediyor. 2015 yılında piyasaya sürülen Windows 10, artık ek özellikler almayacak. Bu da kullanıcıların aslında bir nevi zorunlu olarak Windows 11’e daha kısa sürede geçmesine neden olacak. Microsoft Windows 11 kullanımını ek özelliklerle teşvik etmeye çalışsa da günün sonunda eski sürümdeki desteği kesmek en iyi çözüm oluyor. Ayrıca bu tip bir uygulama, şirketin odak noktasını belirleme konusunda da kritik önem taşıyor.

İş teklifinin içinden siber saldırı çıktı!

0

ESET araştırmacıları, Kuzey Kore bağlantılı tehdit aktörü Lazarus’un DreamJob adı verilen kampanyasını keşfetti. ESET Research, Lazarus’un Linux kullanıcılarına yönelik sahte cazip iş teklifleriyle hedef aldığı kişilerin bilgisayarlarına sızmak için sosyal mühendislik tekniklerini kullandığı kampanya olan Dreamjob kampanyasını, 3CX telefon sistemi tedarik zinciri saldırısıyla ilişkilendirdi.

ESET Research, yem olarak sahte bir HSBC iş teklifi sunan ZIP dosyasından son yüke kadar tüm zinciri yeniden oluşturmayı başardı: OpenDrive bulut depolama hesabı aracılığıyla dağıtılan SimplexTea Linux arka kapısı. Kuzey Kore bağlantılı bu büyük tehdit aktörü, operasyonun bir parçası olarak Linux kötü amaçlı yazılımını ilk kez kullanıyor. Bu yeni keşfedilen Linux kötü amaçlı yazılımıyla benzerlikler, 3CX tedarik zinciri saldırısının arkasında kötü bir üne sahip Kuzey Kore bağlantılı grubun olduğu teorisini destekliyor.

Linux kullanıcılarını hedef alan yeni bir Lazarus Operasyonu olan DreamJob kampanyasını keşfetti

Lazarus etkinliklerini araştıran ESET araştırmacısı Peter Kálnai bu konuda şunları söyledi: “Bu keşif son 3CX tedarik zinciri saldırısının aslında Lazarus tarafından gerçekleştirildiğine dair inandırıcı kanıtlar sunuyor. Baştan beri bu durumdan şüpheleniliyor ve o zamandan beri birçok güvenlik araştırmacısı tarafından buna dikkat çekiliyordu.” 

3CX, birçok kuruluşa telefon sistemi hizmetleri sağlayan uluslararası bir VoIP yazılım geliştiricisi ve distribütörü. Web sitesine göre 3CX’in havacılık, sağlık ve konaklama dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde 600.000’den fazla müşterisi ve 12 milyon kullanıcısı var. Sistemlerini bir web tarayıcısı, mobil uygulama veya bir masaüstü uygulaması aracılığıyla kullanmak için istemci yazılımı sunuyor. Mart 2023’ün sonlarında, hem Windows hem de macOS için masaüstü uygulamasının yüklendiği tüm makinelerde, bir grup saldırganın rastgele kod indirip çalıştırmasını sağlayan kötü amaçlı kod olduğu keşfedildi. Güvenliği ihlal edilen 3CX yazılımı, bazı 3CX müşterilerine ilave olarak kötü amaçlı yazılım dağıtmak için harici tehdit aktörleri tarafından gerçekleştirilen bir tedarik zinciri saldırısında kullanıldı.

Kötü amaçlı bu kişiler bu saldırıları Aralık 2022 gibi çok önceki bir tarihte planlamışlardı. Bu, geçen yılın sonlarında 3CX ağında bir yer edindiklerini gösteriyor. Saldırının halka açıklanmasından birkaç gün önce, VirusTotal’a gizemli bir Linux indirici gönderildi. Bu indirici, Linux için yeni bir Lazarus arka kapısı olan SimplexTea’yi indirerek 3CX saldırısındaki yüklerle aynı Komuta ve Kontrol sunucusuna bağlanıyor.

Kálnai durumu şöyle açıklıyor: “Çeşitli BT altyapılarına dağıtılan bu güvenliği ihlal edilmiş yazılım, yıkıcı etkileri olabilecek her türlü yükün indirilmesine ve yürütülmesine olanak tanır. Bir tedarik zinciri saldırısının gizliliği, bu kötü amaçlı yazılım dağıtma yöntemini bir saldırgan için oldukça çekici hale getiriyor ve Lazarus bu tekniği zaten daha önce kullanmıştı. 

DreamJob Operasyonu, Lazarus’un sahte cazip iş teklifleriyle hedef aldığı kişilerin bilgisayarlarına sızmak için sosyal mühendislik tekniklerini kullandığı bir dizi kampanyanın adı. 20 Mart’ta Gürcistan’daki bir kullanıcı VirusTotal’a HSBC job offer.pdf.zip adlı bir ZIP arşivi gönderdi. Lazarus’un diğer DreamJob kampanyaları göz önüne alındığında, bu yük muhtemelen hedefe yönelik kimlik avı veya LinkedIn’deki doğrudan mesajlar aracılığıyla dağıtıldı.

GPT-4: Nedir ve nasıl çalışır?

0

GPT-4, OpenAI’nin en son ve çok yönlü modeli ve hem metin hem de grafik girdilerinden metin üretiliyor. OpenAI, ChatGPT ve Dall-E’nin arkasındaki şirket olan ve birincil araştırma odağı olan bir yapay zekadır. Bugün, özellikle GPT’den, ne yaptığından ve ChatGPT, Bing Chat ve Google Bard’ı da içeren büyüyen bir sektöre nasıl katkıda bulunduğundan bahsedeceğiz. GPT, Generative Pre-Trained Transformer’ın kısaltmasıdır ve GPT-4, dördüncü tekrarıdır. Bunun ne anlama geldiğini anlamak için her bileşeni ayrı ayrı incelememiz gerekiyor.

Üretken: Metin üretiyor.

Önceden Eğitilmiş: Bir model, kalıpları bulmak veya tahminler yapmak için büyük bir veri kümesi üzerinde eğitiliyor.

Transformer : Bağlamı da öğrenebilen sıralı verilerdeki (cümledeki kelimeler gibi) ilişkileri izleyebilen bir model.

Özünde, büyük miktarda veriyi inceleyerek metnin nasıl oluştuğunu öğrenerek ve ardından mantıklı olduğunu bildikleri yoluyla istemlere dayalı olarak bunları bir araya getirerek metin üretebilen bir yazılımdır.

GPT-4 ne için kullanılabilir

GPT-4 yalnızca dil modelidir ve ChatGPT veya Bing Chat gibi hizmetlerle eşanlamlı değildir. Sonuç olarak, halihazırda var olan ve halen geliştirilmekte olan birçok sisteme uygulanabiliyor. Müşteri destek hatlarından makine çevirisine kadar metin kullanan her şey GPT-4’ten yararlanabiliyor. GPT-4’ün nasıl çalıştığını (ve OpenAI tarafından yazıldığını) özetleyen teknik makalede, yazarlar ayrıca GPT-4’ün makaleyi kopyalamalarına, metni özetlemelerine ve LaTeX biçimlendirmelerini iyileştirmelerine yardımcı olduğunu belirtiyor.

Şu anda GPT-4, hem Bing Chat’i hem de yalnızca ChatGPT Plus aboneliğiyle erişilebilen ChatGPT sürümünü destekliyor. Ayrıca bir Duolingo Max aboneliği ile de erişilebilir. GPT-4’ün birçok endüstride korkutucu bir olasılık olmasının nedeni, bir komut verildiğinde ne kadar çok şey yapabildiğinden kaynaklanmaktadır. Ona gerçek sorular sormak, genellikle size gerçek yanıtlar verir, ancak yine de onu bir kılavuz olarak kullanmalı ve size verdiği bilgileri kontrol etmelisiniz.

GPT-4’ün üstün olduğu şey, akıl yürütme yetenekleridir. Bir toplantı planlamanız gerekiyorsa ve birden çok kişi tarafından müsaitlik sağlanıyorsa, GPT-4’e uygun saatleri vererek herkes için uygun olan saatleri bulmasını sağlayabilirsiniz. Bu, insanların temelde sonsuza kadar kendi başlarına yapabildikleri basit bir görevdir, ancak GPT-4’ün akıl yürütme ve mantıksal yeteneklerini gösteriyor.

Diğerleri de GPT’yi bir erişilebilirlik aracı olarak kullanıyor. Disleksisi olan kişiler, e-posta yazmalarına veya mevcut yazılı içeriklerini düzeltmelerine yardımcı olması için kullanabiliyor.

GPT-4’ün sınırlamaları nelerdir?

GPT-4 yanılmaz değildir. Aslında, OpenAI bile GPT-4’ün bazen yanlış bilgi ürettiğini söylemenin bir yolu olan “halüsinasyonlardan” muzdarip olduğunu belirtiliyor. Ayrıca, “GPT-4’ün çıktılarını kullanırken, özellikle güvenilirliğin önemli olduğu bağlamlarda dikkatli olunması gerektiğini” söyleniyor.

OpenAI, kullanıcıların yetenekleri için GPT-4’e aşırı güvenebilecekleri konusunda sessiz değildir. Teknik makale ayrıntılarıyla belirtildiği gibi, GPT-4 “gerçekleri uydurma, yanlış bilgileri ikiye katlama ve görevleri yanlış gerçekleştirme eğilimini sürdürüyor.” Yetkili bir ton ve diğer bazı alanlarda geliştirilmiş doğruluk sayesinde, bunları önceki GPT modellerinden daha inandırıcı ve inandırıcı kalırken yaptığını belirtmeye devam ediyor. Üstelik GPT-4, sosyal önyargıları ve dünya görüşlerini güçlendirerek önyargıları artırabilir ve klişeleri sürdürebilir.

GPT’nin geleceği nedir?

OpenAI, dağıtımını takiben daha fazla sorun belirlendikçe GPT-4’ü yinelemeyi ve geliştirmeyi planlıyor ve şirketin halihazırda atmayı taahhüt ettiği birkaç adım var. Bunlar şunları içerir:

Model sisteminde hafifletme katmanlarını benimseyin: Yapay zeka modelleri daha yetenekli hale geldikçe ve birden çok sektörde daha fazla benimsendikçe, birden çok savunma hattına duyulan ihtiyaç kritik hale gelir.

Gerçek dünyadaki kullanımı göz önünde bulundurarak değerlendirmeler, hafifletmeler ve yaklaşım geliştirme oluşturun: Kullanıcıların kim olduğunu ve bu araçların ne için kullanılacağını öğrenmek, yapılabilecek olası zararları azaltmak açısından hayati önem taşır. Bu araçları ve gerçek dünyadaki güvenlik açıklarını devreye alırken insan unsurunu hesaba katmak özellikle önemlidir.

Güvenlik değerlendirmelerinin acil riskleri kapsadığından emin olun: Modellerin kapasitesi arttıkça, karmaşık etkileşimlere ve öngörülemeyen risklere hazırlanmak önemlidir.

Öngörülemeyen yetenek sıçramalarını planlayın: Yapay zeka çok hızlı hareket eden bir endüstri olduğundan ve eğitilmiş bir yapay zeka modelinin “zihninde” olup biten her şeyi tam olarak anlamamız gerekmediğinden, küçük değişiklikler yanlışlıkla yetenek sıçramalarına yol açabilir. Bunun hesabı sorulmalı.

Basitçe söylemek gerekirse OpenAI, teknolojiyi geliştirmek için GPT-4’ü geliştirmeye devam ediyor. Pek çok uygulamada faydalı olma potansiyeline sahiptir, ancak mükemmel değildir.

Meta Reality Labs zarar etti

0

Meta Reality Labs çevrimiçi reklam pazarındaki yavaşlamayla mücadele ediyor. Birimin zararı 3.99 milyar dolara ulaştı.

Mark Zuckerberg, maliyet kesintileri nedeniyle sosyal medya şirketini küçültürken metaverse yatırımlarından zarar etmeye devam ediyor.

İlk çeyrek kazanç raporunda Meta, fütüristik metaverse için sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik teknolojilerini oluşturmakla görevli Reality Labs biriminin 3.99 milyar dolar işletme zararı kaydettiğini söyledi. Birim, çeyrek boyunca 339 milyon dolar gelir elde etti. Bu, her çeyrekte on milyarlarca dolar reklam satışları getiren bir şirket için çok küçük bir meblağ. Ancak kayıp, önceki çeyrekteki 4.28 milyar dolardan 727 milyon dolara geriledi.

Reality Labs, 2022 yılı tamamında 2.16 milyar dolarlık satış üzerinden 13.7 milyar dolarlık işletme zararı kaydetti. Bu da VR ve AR teknolojilerinin henüz ana akıma ulaşmadığının altını çiziyor.

Verimlilik yılı

Zuckerberg, 2023′ü şirketin “verimlilik yılı” olarak lanse işten çıkarmalar da dahil olmak üzere önemli maliyet düşürücü girişimler uyguladı. Ancak şirket zayıflasa d  2021′in sonlarında adını Facebook’tan Meta olarak değiştirdikten sonra meta evrenine milyarlarca dolar aktarmaya devam ediyor.

Araştırma şirketi NPD Group tarafından sağlanan veriler, ABD’deki VR kulaklık satışlarının Aralık 2022′nin başlarından itibaren yıldan yıla yüzde 2 düştüğünü gösterdi.

Mart ayında Meta, Quest 2 VR başlığının ve üst düzey Quest Pro’nun fiyatını düşürdü. Quest 2 şimdi şu anda 430 dolara satılıyor, Quest Pro’nun fiyatı ise 1.000 dolara düşürüldü.

OpenAI, ChatGPT’nin insanları bu kadar etkilenmesine şaşırdığını açıkladı

0

Yapay zeka sohbet botu ChatGPT’yi geliştiren ABD merkezli teknoloji şirketi OpenAI, insanların söz konusu projeden neden bu kadar etkilendiklerini anlamadıklarını açıklıyorlar. Şirket, “Dürüst olmak gerekirse anlam veremiyoruz” yorumunda bulundu. İnsanları bu denli etkileyen bir botu beğenmeyen şirket sahipleri varken, arka planda nasıl çalışmalar yapıldığı ve yapay zekanın nasıl bir noktaya geldiği merak konusu oluyor. Yapay zeka odaklı ABD’li teknoloji şirketi OpenAI, geliştirdikleri ChatGPT sohbet botunun ilgiyle karşılanması karşısında şaşırdıklarını ifade etti. Şirketin uyum ekibi lideri Jan Lieke, MIT Technology Review’a açıklamasında, “Dürüst olmak gerekirse, bu çok zor oldu ve tüm bunları, bu kadar yayılmasını neyin tetiklediğini daha iyi anlamak isterim” ifadelerini kullandı.

ChatGPT’nin bu kadar kullanılmasına anlam veremiyoruz

Öte yandan şirket bünyesinde bu görüşe sahip tek yönetici Lieke Daha önce şirketin CEO’su Sam Altman da ChatGPT’yi kötüleyerek ‘berbat bir ürün’ olarak nitelendiriyor. Şirketin kurucu ortağı John Schulman, politika araştırmacısı Sandhini Agarwal ve yapay zeka araştırmacısı Liam Fedus gibi OpenAI’in diğer bazı önde gelenleri de aynı görüşte olduğunu belirtiyor. MIT’ye konuşan Schulman, “İnsanlar için sezgisel olmasını ve bir takipçi kitlesi edinmesini bekliyordum ama bu düzeyde bir ana akım popülerliğe ulaşmasını beklemiyordum” dedi.

Dış dünya için ne kadar şaşırtıcı olabileceklerini unutuyoruz

Fedus, “Bu kadar hoş karşılanması bizi hakikaten şaşırttı” derken Agarwhal da “Bu modeller üzerinde o kadar çok çalışıyoruz ki bazen dış dünya için ne kadar şaşırtıcı olabileceklerini unutuyoruz” yorumunu yaptı. ChatGPT birkaç ay önce piyasaya sürülmüş olsa da kullandığı teknoloji bir süredir var. Ancak OpenAI çalışanları, ChatGPT’nin halka açılmasının ardından ortaya çıkacak kaosu tahmin edememişlerdi.

Olacakları kestirmek zor

Lieke, “Bu sistemleri kurduktan sonra gerçek güvenlik sorunlarının ne olacağını tahmin etmek sahiden çok zor. Bu yüzden insanların sistemi ne için kullandıklarını izlemeye, neler olduğunu görmeye ve ardından reaksiyon göstermeye önem veriyoruz” diye ekledi. Bunun öngördükleri güvenlik sorunların önünü almaları gerektiği anlamına gelmediğini savunan Lieke, “Ama evet, bir sistem gerçek dünyaya girdiğinde olacakların tamamını kestirmek zor” dedi.

Yorgun gözlerinizi rahatlatmak için Windows’ta ince ayarı nasıl yaparsınız?

0

Ekrana bakarak geçen uzun bir günün ardından gözleriniz yorgun hissedilebilir. Neyse ki Windows, basit bir yorgunluk veya engellilik nedeniyle görme sorunu yaşayanlar için çeşitli araçlar sunuyor. Bu özelliklerden yararlanmak göz yorgunluğunu azaltabilir, kendinizi daha taze ve daha üretken hissetmenizi sağlayabilir.

Erişilebilirlik, Windows işletim sisteminin önemli bir gücüdür. Hem Windows 10 hem de 11, gözleri yormayan çalışmayı kolaylaştırmak için çok sayıda yol sunar. Tüm gözlerin farklı olduğunu unutmayın! Bazı yardım türleri faydalı olabilirken diğerleri olmayabilir. Tüm ipuçlarımız ücretsizdir, ancak ödemeniz gereken donanım tabanlı bir öneri sunacağız .

Daha iyi bir monitör satın alın

Giderek daha fazla sayıda dizüstü bilgisayar üreticisi ve ekran üreticisi, varsayılan 60Hz yenileme hızının üzerine çıkan yüksek yenileme hızlı ekranlar sunuyor. Bunlar öncelikle oyuncular için ve profesyonel sanatçılar için daha yumuşak mürekkepleme için sunulur, ancak gözleriniz de size teşekkür edebilir. Bir ekran yenilendiğinde gözleriniz bunu telafi etmek zorundadır. Ancak daha yüksek bir yenileme hızında, bu sürekli güncellemeler birlikte bulanıklaşarak gözleriniz üzerindeki baskıyı azaltır. Sadece fazla ileri gitmeyin: Bir ekran üreticisi olan Samsung bile 75Hz’in yeterli olduğunu düşünüyor.

Kendilerini titreşimsiz olarak tanıtan ekranlara da dikkat edin. Evimizde LED ampul kullanmayı tercih ederdim ama karım titreşimsiz LED ampullerin bile migrenini tetikleyebileceğinden şikayet ediyor. Bazı ekranlar, parlaklık kontrolleri tarafından üretilen ışık miktarını yönetmek için darbe genişliği modülasyonu adı verilen bir teknoloji kullanır. Titremeyi bilinçli olarak hissedemeyebilirsiniz, ancak gözleriniz hissedebilir.

Oyun oynamak için HDR yetenekleri sunan büyük, parlak ekranları tercih ederim ama bu herkese göre değil. Ekran parlaklığı (bir ekranın ne kadar ışık yaydığı) genellikle nit cinsinden ölçülür. Yaklaşık 250 sirkenin günlük kullanıma uygun olduğunu düşünüyoruz; bazı dizüstü bilgisayarlar dışarıda kullanılabilsin diye bundan çok daha fazlasını ortaya koyuyor. 250-300 nit bir ekran satın alıp maksimum parlaklıkta çalıştırarak titreme sorunlarını önleyebilirsiniz.

Mavi ışık filtresini aç

Galaxy Book3 Pro 360’ta bulunan Dynamic AMOLED 2X gibi bazı ekranlar, mavi ışığı sadece normal çalışmayla kesmeyi vaat ediyor. Ne olursa olsun, Windows 10’da mavi ışık filtresini açmak veya Windows 11’de mavi ışık filtresini etkinleştirmek, göz yorgunluğunu önlemenin ve daha dinlendirici bir uyku sağlamanın akıllı ve kolay bir yoludur. Mavi ışığı engellemek, ekranınıza sarımsı bir gölge verir, ancak buna değer. Ayrıca bir ekran filmi veya özel gözlük satın almaktan çok daha basit.

Mavi ışığı her zaman engellemek için kaydırıcıya tıklayarak Gece Işığı ayarlarını açın.

(Yapma) çözünürlüğü ayarlama

Genel olarak, daha yüksek ekran çözünürlüğü genellikle daha fazla ayrıntı anlamına gelir, böylece görüntüler, metin vb. keskin ve iyi tanımlanmış olur. Bir 4K ekranı 1920×1080’e ayarlamak simgelerin boyutunu artırır diyebilirsiniz; bu iyi, değil mi?B azen ekran çözünürlüğünü çok yüksek ayarlamak yenileme hızını düşürebilir.

Ekran çözünürlüğü, ekrandan ekrana göre ayarlanır. Ayarlarla oynamak için Windows Ayarları menüsüne ( Sistem > Ekran) gidin ve şemadaki ekranlardan birine tıklayın. Ekran çözünürlüğüne ilerleyin ve istediğiniz ince ayarları yapın. Yaptığınız tüm değişikliklerin siz manuel olarak onaylamadığınız sürece otomatik olarak geri alınacağını unutmayın.

Windows’ta simgelerin, metnin ve daha fazlasının boyutunu ve ölçeğini ayarlayın

Bu nedenle, Windows simgelerinizin boyutunu değiştirmek için çözünürlüğü ayarlamak kötü bir fikirdir. Windows, ekranınızda göreceğiniz şeyin boyutunu ayarlamak için zaten iki farklı yol sunuyor ve her ikisi de bilmeye ve denemeye değer.

Windows 11 metin ölçeklendirme

Windows 11 Ayarlar menüsünde ( Sistem > Ekran) Windows , metin, uygulamalar ve diğer öğelerin ölçeğini ayarlama seçeneği sunar . Bu ayar, ekranınızdaki çeşitli öğelerin ölçeğini ekran bazında ayarlar; hem bir dizüstü bilgisayar ekranı hem de herhangi bir harici monitör için ince ayar yapmanız gerekir. Adından da anlaşılacağı gibi, bu , ekranınızdaki metin, kaydırma çubukları, çeşitli UI arayüzleri, çalışmalar gibi her şeyin boyutunu değiştirir . Özel ölçekleme tercihleriyle oynamak yerine açılır seçenekler arasından seçim yapmanız gerektiği konusunda Windows ile aynı fikirdeyiz.

Windows 11’deki benzer bir ayar ( Erişilebilirlik > Metin boyutu), metin boyutunu yukarı ve aşağı ayarlama seçeneği sunar . Bunu yapmak metni büyütür veya küçültür ancak simgelerin ve gezinme öğelerinin boyutunu değiştirmez. Bu, örneğin Microsoft Edge’in simgesini zorlanmadan tanıyabilen ancak bir sayfadaki metni okumakta zorlanan kullanıcılar için fena bir fikir değil. Windows kendisini yeniden yapılandırırken birkaç saniyeliğine mavi bir ekran (BSOD değil) göreceğinizi unutmayın.

Ekranın bir bölümünü büyütmek için Windows’un yerleşik Büyüteci’ni kullanın

Ara sıra izole edilmiş bir grafiğe veya sayıya gözlerinizi kısarak bakma ihtiyacı hissediyorsanız, Windows’un Büyüteç işlevini denemek için iyi bir adaysınız. Bu işlev varsayılan olarak kapalıdır, ancak Windows Ayarları menüsündeki ( Erişilebilirlik > Büyüteç) Win ve + kısayolu aracılığıyla oturum açmadan önce veya sonra açılacak şekilde yapılandırılabilir . Windows ve artı tuşlarını birleştirmek, dikey bir dikdörtgen, tam ekran büyütme veya bir veya iki satıra yakınlaştıran “yerleşik” bir kutu olarak yapılandırılabilen Büyüteç’i açar. Büyüteç’i Win ve Esc tuşu kısayolu ile kapatabilir ve Win ve  tuşu ile yakınlaştırıp uzaklaştırabilirsiniz .

Windows 11 Büyüteç

Büyüteç , Başlat menüsündeki bazı küçük ayrıntıları daha iyi görmenin yollarından biri olduğundan,büyütülmüş metnin renklerini daha kolay okunabilmeleri için ters çevirme seçeneklerini kullanabilirsiniz.

Hala okumakta güçlük çekenler için Microsoft, görme engelliler için tasarlanmış Anlatıcı ve Sesli Oku’yu içeriyor. Ayrıca bir Okuma kısayolu da var ( varsayılan olarak Ctrl+ Alt ), ancak makinemde çalışmıyor gibi görünüyor.

Fare imlecinizi ve metin imlecinizi büyütün

Windows 11 fare imleci 1

Fare imlecinizi ekranda takip etmekte sorun yaşıyorsanız, Ayarlar menüsünden (Erişilebilirlik > Fare işaretçisi ve dokunma) daha büyük ve farklı bir renkte yapabilirsiniz . Bazen arka plana bağlı olarak fareyi aydınlık ve karanlık arasında gidip gelecek şekilde yapılandıracağım—evet, bunu yapabilirsiniz!

Ayrıca Windows’tan, yazdığınız herhangi bir satırın üstüne ve altına bir renk noktası ekleyen bir “metin imleç göstergesi önizlemesini” açmasını isteyebilirsiniz. Bu, hemen hemen herkes için şaşırtıcı derecede kullanışlıdır.

Windows 11 metin imleci

Protanopia ve daha fazlasını hesaba katmak için Windows’un renk şemalarını ayarlayın

Windows’ta bazılarının “renk körlüğü” olarak adlandırdığı çeşitli biçimler (örneğin, kırmızı veya yeşili görme sorunu protanopi veya döteranopi olarak adlandırılır) açıklanabilir. Windows 11 Ayarlar menüsüne (Erişilebilirlik > Renk filtreleri) gidin ve “renk filtrelerini” açık konuma getirin. Ardından hangi renk filtresinin sizin için uygun olduğunu seçeceksiniz. ( Win + Ctrl + C ile açıp kapatın ).

Ardından Windows, Windows kullanıcı arabiriminin göreli gücünü ve gölgelerini sizin için daha kolay görebilmeniz için ayarlayacaktır.

Windows’ta karanlık modu açın

Son olarak, eski bekleme var. Geç oldu, hava karardı ve ekranınızın gereğinden fazla ışık vermesini istemiyorsunuz. İşte burada karanlık mod devreye giriyor.

Ayarlar menüsünde ( Kişiselleştirme > Renkler ) , görev çubuğunuz gibi kullanıcı arabirimi öğelerini etkileyebilecek varsayılan Windows modunu (açık/koyu) seçme seçeneğine sahip olacaksınız. Varsayılan uygulama modunuzu (açık/koyu) seçmek, Posta ve Takvim gibi bazı Windows uygulamalarının arka planını da karanlık hale getiriyor.

Uygulama ayarlarıyla Windows 11 karanlık modu

Bu, kendi ayarları olan Microsoft Edge gibi uygulamaları her zaman etkilemez. (Sağ üst köşede, dikey üç noktayı tıklayın, aşağı kaydırarak Ayarlar’a gidin . Bir sonraki sayfada, aşağı kaydırarak Görünüm’e gidin ). Burada, Edge’in kendi ayarları olup olmadığını veya Windows ayarlarına uyup uymadığını belirleyebilirsiniz. Diğer uygulamalarda da benzer ayarlar bulabilirsiniz.

Tüm bu ayarların arkasındaki fikir, sizin için en uygun kurulumu bulmanız gerektiğidir. Çalışırken çift odaklı gözlük takmamayı, dizüstü bilgisayar ekranı ve masaüstü ekranı kullanmayı mı tercih edersiniz? Çeşitli öğelerin boyutunu ve ölçeğini buna göre yapılandırın. Kırmızı ve yeşile dayanmaları nedeniyle kıyaslama grafiklerini ayırt etmekte sorun mu yaşıyorsunuz? Renk filtreleri bu konuda yardımcı olabilir.

Intel kan kaybediyor

Intel finansal açıdan erimeye devam ediyor. Intel gelirlerinde son dönemlerin en zor zamanlarını yaşadığını bildirdi. 2023 yılına ilişkin ilk çeyrek neticelerini bildiren en büyük çip üreticisi, hisse başına kazançta senelik yüzde 133 şeklinde bir düşüş yaşadığını belirtti. Intel geliri ise geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 36 küçülerek 11,7 milyar dolara düştü.

Intel geliri yüzde 36 azaldı, hisseler çakıldı

Donanım devi tarafından yatırımcılara gönderilen yeni rapor, firmanın ilk çeyrek sonuçlarını ortaya çıkardı. 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 36 düşüş yaşayan şirket geliri 11,7 milyar dolar seviyesinde kaldı. Fakat sonuçlar, yatırımcıların beklediğinden daha iyiydi.

Intel’in devasa bir kayıp yaşamasının birden fazla sebebi bulunuyor. İlk olarak, şirketin en güçlü ürün grubu olan bilgisayar yonga satışları istenen seviyede olmaması, daha önceki bir raporda açıklanan verilere göre, küresel bilgisayar sevkiyatlarının yaklaşık yüzde 30 küçüldüğünü gösterdi.

Ayrıca masaüstü ve dizüstü bilgisayarlara güç veren yongaları içeren İstemci Bilgi İşlem grubu ise yıllık bazda yüzde 38 düşüş yaşayarak 5,8 milyar dolar gelir sağladı. Veri Merkezi ve Yapay Zeka odaklı sunucu çipi bölümü ise yüzde 39 düşüşle 3,7 milyar dolar kazandı.

Intel, işten çıkarmalar dahil olmak üzere maliyetleri azaltarak 2025’e kadar yılda 10 milyar dolar tasarruf etmek istiyor. Geçtiğimiz yıl 8,1 milyar dolar kar bildiren şirket, şu anda 2,8 milyar dolar net zarara uğradı.

Intel CEO’su Patrick Gelsinger başlıca TSMC ile rekabet etmek istediklerini söyledi. 2026 yılına kadar “TSMC tarafından üretilenler kadar” gelişmiş yongalar sunmak istiyor. Şirket ayrıca iPhone A serisi gibi özel işlemcilere de rakip olacak.

Exascale bilgi işlem nedir?

0

Exascale bilgi işlem, Birleşik Krallık hükümetinin yeni nesil bilgi işlem teknolojisinin ülkenin ilk yinelemesini oluşturmak için yatırım yapmayı planladığını açıklamasının ardından dikkatleri üzerine çekti.

Basitçe söylemek gerekirse exascale bilgi işlem çok daha yüksek düzeyde performans ve yetenek sağlayarak, bilgi işlem tarihinde önemli bir kilometre taşını temsil ediyor. Accenture genel müdürü Maynard Williams’a göre, bunun iş dünyası ve ekonomi üzerinde önemli bir etkisi olması bekleniyor.

Williams: “Exascale Computing, bilim ve bilgisayar mühendisliğinde yeni bir yarışı temsil ediyor. Bu süper bilgisayarlar, inanılmaz derecede güçlü bir donanım üzerinde çalışıyor ve geleneksel bilgisayarlar için çok pahalı veya verimsiz olan çok büyük veri yığınlarını anlamlandırabilecek bir işlem gücü ölçeğine ulaşıyor” diyor.

Exascale ve kuantum hesaplama: Fark nedir?

Williams, kuantum hesaplamanın, karmaşık görevleri veya hesaplamaları eş zamanlı olarak işlemek için kuantum mekaniği ilkelerini kullanarak temelde “veri analizini yeniden düşündüğünü” açıklıyor.

Benzer şekilde, yüksek performanslı bilgi işlem (HPC) sistemleri, belirli bir soruna odaklanabilen, ancak bir sorunun paralel olarak çözülmesini sağlamak için ayrı atomik sorunlara bölünebilen çok büyük miktarda işlem gücü kullanıyor diyor. Ancak Exascale, yaptığı her şeyde verileri çok hızlı bir şekilde paylaşabilmesi ve modellemenin her bir parçası arasında bir ara bağlantının olduğu sorunları işleyebilmesi açısından tek bir birim olmasıyla farklılaşıyor.

Exascale ne kadar güçlü?

Lenovo’nun EMEA HPC ve yapay zeka direktörü Noam Rosen, exascale computing’in saniyede kentilyon hesaplama yapabilen bir sistem olduğunu söylüyor. Rosen: “Uygulaması, HPC’de yeni bir çağın habercisi olarak geniş çapta selamlandı. Exascale, HPC’yi yeni bir güç verimliliği ve performans düzeyine taşıyor ve gelecekteki keşifleri güçlendiren yeni atılımlar sağlıyor” dedi.

MediaTek Dimensity 9200+ işlemcisini tanıtacak

0

MediaTek Dimensity 9200+ işlemcisi için lansman hazırlıklarına başladı. Yeni işlemci, MediaTek’in amiral gemisi olacak.

MediaTek, sınıfının en iyisi yeni Dimensity işlemcisinin lansman tarihini duyurdu. MediaTek, 10 Mayıs’ta yeni amiral gemisi Dimensity 9200+ işlemcisini tanıtacak.

Lanmanı yapılacak son işlemci Dimensity 9200+ oldu. Bu, Dimensity 9200’ün geliştirilmiş bir versiyonu olacak. Yeni çipin 10 Mayıs’ta tanıtılacağı belirtildi. Etkinliğin ana merkezi ise Çin olarak duyuruldu.

MediaTek amiral gemisi ile sahnede

Dimensity 9200+’nın ana farkı, Prime Cortex-X2 çekirdeğinin saat frekansının 3,35 GHz’e çıkarılması olacak. Karşılaştırma için, Dimensity 9200 maksimum 3.05 GHz saat hızına sahip olacak. Yenilik ayrıca üç adet 3.00GHz Cortex-A715 çekirdeği, dört adet 2.00GHz Cortex-A510 çekirdeği ve Immortalis-G715 MC11 grafik kartına sahip olacak.

Sızıntılara göre, Dimensity 9200+ çip tabanlı cihazlar, Dimensity 9200+ tarafından desteklenen Akıllı Telefonlar, Snapdragon 8 Gen 2 ile en iyi performans gösteren amiral gemilerini eşleştirerek AnTuTu’da 1,35 milyon puan alabilecek.

İşlemci pazarındaki tedarik sorunları devam ederken MediaTek yeni işlemcisi ile gücünü daha da artıracak. Ayrıca sektörel rekabet açısından da önemli bir kazanım edinmiş olacak.

Mediatek platformuna sahip cihazlar üzerinde çalıştığı söylenen başka bir şirket de vivo oldu. Söylentiler en az üç telefonun onu alacağını öne sürüyor: X90S Pro , iQOO Neo8 Pro ve iQOO 11S. MediaTek’in bu duyurusunun ardından sıradaki çalışması da merakla bekleniyor.

ChatGPT’ye Türkiye’den rakip geliyor 

Türkiye’de yapay zeka çalışmaları ile öne çıkan CBOT, CBOT GPT’yi piyasaya çıkardı. Sanal asistanlar için kurumsal kullanıma hazır büyük dil modeli olan CBOT GPT, kurumlara esneklik ve özelleştirme sağlayan Türk GPT’si olarak adlandırılıyor. 

Türkiye’de yapay zeka alanının pazar lideri CBOT, sanal asistan uygulamaları için herhangi bir veri tabanıyla entegre edilebilen, kurumsal kullanıma hazır bir büyük dil modeli (LLM) olan CBOT GPT’yi piyasaya sürdü. Şirket, CBOT GPT’nin GPT-4’den önemli ölçüde daha küçük olduğunu ve şirket içinde kurumsal amaçlarla kontrollü şekilde çalışabileceğini belirtiyor. 

Türkiye’nin GPT’si olarak nitelendirilebilecek olan CBOT GPT, OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT sistemine bağımlı olmadığı için, kurumsal kullanıcılar için daha çekici bir seçenek haline geliyor. Bu bağımsızlık, kurumların özel ihtiyaçlarına daha esnek ve özelleştirilebilir bir şekilde cevap verilebilmesini sağlıyor. 

OpenAI tarafından geliştirilen, doğal dil işleme teknolojisi ile insanlar tarafından oluşturulan doğal ifadeleri anlayabilen ve yine insan ifadelerine çok yakın metinler üretebilen, yapay zeka teknolojilerindeki gelişmelerin en son ürünlerinden olan “ChatGPT” herkesin gündemini meşgul ederken, CBOT mühendisleri tarafından geliştirilen CBOT GPT teknolojisi, kullanıcıların bilgiye ulaşmasını, metin yazma gibi işlerini daha kolay halletmesini ve daha verimli çalışmasını olanaklı hale getirerek kurum ve kuruluşlar için de sayısız avantajın kapılarını aralıyor.

Müşteri hizmetleri, çalışan eğitimi, insan kaynakları, pazarlama ve satış, otomasyon gibi pek çok alanda kurumlar için değer yaratan ChatGPT, özellikle müşteri hizmetleri alanında, müşteri deneyimini iyileştirmek ve işletmelerin daha hızlı ve daha etkili hizmet sunmasını sağlamak için büyük bir potansiyel barındırıyor. CBOT GPT sayesinde ise kuruluşlar müşterilerin sorduğu sorulara, kurum için özelleştirilmiş bir alanda hızlı, kolay ve doğru yanıtlar sunabilecek, bir çok görev ve sürecin otomatikleştirilmesini sağlayarak verimliliği arttıracak.

CBOT GPT ile Kuruma Özelleştirilmiş Dil Modelleri Geliyor

CBOT GPT, GPT modelinin doğal dil işleme ve yapay zeka yeteneklerini kullanarak kurumların kendi verilerine dayalı olarak özelleştirilmiş bir dil modeli oluşturmasına ve bu dil modelini kendi iç süreçlerinde veya müşteri hizmetleri odağında kullanmasına imkan tanıyor.

CBOT GPT, kurumların özel domainlerinde, özellikle bankacılık, yatırım ve kamu hizmetleri gibi belirli düzenlemeye tabi sektörlerdeki şirketlerin sahip olduğu kendi altyapılarında da kolaylıkla kullanılabiliyor. CBOT GPT, daha verimli ve etkin bir şekilde yapay zeka eğitiminin zenginleştirilmesini, müşteriye verilecek cevapların oluşturulmasında geleneksel yöntemler ve ChatGPT’nin hibrit çalışması ile deneyimin daha geniş bir konu alanını kapsar hale getirilmesini sağlıyor. Bu sayede, kurumlar sınırlarını kendi belirledikleri alanlarda doğru yanıtlar verebilen özelleştirilmiş bir sanal asistana sahip oluyor. Örneğin, bir banka, bankacılık işlemleri gibi süreçleri önceden tanımlanmış akışlar ile gerçekleştirirken, müşterilerinin ihtiyaç duyduğu bilgileri yine kendi sistemlerinde çalışan CBOT GPT, ile kolayca cevaplayabiliyor. 

CBOT GPT ile CHATGPT ile beraber çalışabiliyor

Kişisel verilerin korunması kanunu nedeniyle kurumların ChatGPT’yi sadece kurumsal amaçlarla kullanmasının sorunlara neden olabileceğini ve bu nedenle CBOT GPT ile teknolojinin kurumlara özelleştirilmesinin çok daha etkili olduğunun altını çizen CBOT CEO’su Mete Aktaş, CBOT GPT’nin geliştirilmesindeki ana motivasyonun, kurumsal müşterilerinden aldıkları geri bildirimler olduğunu açıkladı ve ekledi “Müşterilerimiz, verilerinin kendi iç sistemlerinden dışarıya çıkması ile ilgili endişelerini dile getirdiler. Bu sebeple CBOT olarak, mevcut büyük dil modelleri ile benzer doğruluk seviyesini korurken şirket içinde çalıştırılabilen, küçük ve ticari açıdan uygun bir model oluşturmayı hedefledik ve bunu gerçekleştirdik. CBOT GPT, zorlu ihtiyaçlara cevap veren etkili bir çözüm sunarak kurumsal şirketler için ideal bir seçenek oldu.”

CBOT’un, şirketlerin GPT gibi yapay zeka teknolojilerini etkili bir şekilde kullanmalarına yardımcı olacak uzmanlığa ve deneyime sahip olduğunu belirten Aktaş, “Sadece yüksek maliyetler değil aynı zamanda iş dünyasında yasallık, kurumsallık ve doğruluk kriterlerinin elzem olması sebebiyle de CBOT GPT çözümü tercih ediliyor. CBOT Platformun ChatGPT ile entegre olması ve kurulumlar için özel olarak geliştirdiğimiz CBOT GPT modülünün kurumsal ihtiyaçlara uygun şekilde kullanılması tüm sektörler için çok önemli bir değer yarattı.  Ayrıca, kurumsal dünyada diyalogsal deneyim sadece genel bilgileri değil, banka hesap durumunuz, gönderilerinizin teslimat durumu, doktor randevularınız, vergi ödemeleriniz gibi kişisel bilgi ve işlemleri içerir. Bu nedenle, kurumsal sanal asistanların tasarımında önemli bir faktör olan bağlam uygunluğu, kullanıcının amacına yönelik hizmet sağlamak için hedef odaklı bir diyalog tasarımı gerektirir. ChatGPT entegrasyonu ve  CBOT GPT kurumsal modülüyle birlikte kurguladığımız hibrit ve bütünsel deneyim ile CBOT’un yapay zeka alanındaki gücünü ve deneyimini bir kez daha ortaya koyduk.” diyor.

Twitter doğrulama fiyaskosu mahkemede bitebilir

0

Büyük bir tartışmaya neden olan Twitter doğrulama fiyaskosu mahkemede bitebilir. Twitter gelir hedefini ceza ile ödeyebilir.

Twitter, Musk’ın doğrulamaya yönelik sert yaklaşımından geri adım atarken daha fazla kafa karışıklığı yaşandı. Artık, 20 Nisan’dan önce bir milyondan fazla takipçisi olan herhangi bir eski Twitter kullanıcısının, ödeme yaptığını belirten bir notla birlikte onay işaretini eski durumuna getirdiği görülüyor.

Twitter Blue için acı son yaklaşıyor

Northeastern Üniversitesi’nde hukuk ve medya profesörü olan Alexandra Roberts: “Twitter üzerinden, kendileri için kaydolmayan ve onları istemeyen hesaplara mavi tikler atadığını görebildiğimiz bir dizi potansiyel yasal iddia var. Mavi kontrollerin, Twitter Blue’ya abone olan ve telefon numaralarını doğrulayan kullanıcılar için olduğu iddia ediliyor” diyor. Twitter doğrulama özelliği sonrasında gerek sektörel gerekse akademiden yoğun eleştiriler almış oldu.

Roberts’a göre, Twitter’ın ihlal edebileceği yasalar arasında yanlış reklam veya desteği yasaklayan federal yasalar ve haksız rekabet iddialarına karşı eyalet yasaları ile karalama ve tanıtım hakkının kötüye kullanılmasına ilişkin davalar yer alıyor. Bu yasalar kapsamındaki herhangi bir davanın Twitter’ın ünlülerin Blue için ödeme yaptığı yönündeki yanlış iddiasının, hizmetin veya platformun ticari kullanımının onaylandığını veya tüketicilerin onları gördüğünü kanıtlaması gerekiyor.

Goanta: “Musk’ın bazı ünlülere mavi tik tutmaları için ödeme yaparak yaptığı şey, haksız veya aldatıcı bir uygulama olarak değerlendirilebilir. Çünkü bu, tüketiciler de dahil olmak üzere kamuoyunda bu ünlülerin Twitter’ın iş modellerini desteklediği izlenimi yaratıyor” diyor.

Twitter Blue’nun lansmanı büyük bir başarı yakalamadı. Bildirildiğine göre Twitter Blue geliri, hedeflenen yıllık gelirinin yüzde 1’inden daha azını yapıyor. Doğrulama için para ödeyen kişilere yönelik Twitter’daki yaygın küçümseme göz önüne alındığında, ünlüler de itibarlarının zedelendiğini iddia edebilir.

1.2 milyon kişi TiTi ile sohbet etti

0

Yapay zekâ şirketi CBOT’un Türk Telekom için geliştirdiği yapay zekalı asistan TiTi, 3 aylık süreç içinde bir başarıya imza atarak 1.2 milyon müşterinin yaklaşık 3 milyondan fazla mesajını karşıladı. Doğal dil işleme ve makine öğrenmesi teknolojilerini kullanan bir asistan olan TiTi; hem Türkiye’de hem de dünyada geniş kapsamı, sunduğu kişiselleşmiş deneyim ve geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etmesi nedeniyle örnek teşkil eden bir proje olarak konumlanıyor.

Geliştirdiği teknolojiler ve dünya genelinde imza attığı sanal asistan projeleriyle farklı sektörlerden pek çok şirkete çözüm sunan CBOT’un Türk Telekom için geliştirdiği yapay zekalı asistan TiTi, 3 aylık süre içinde önemli bir başarıya imza atarak 1.2 milyon müşterinin yaklaşık 3 milyon mesajını karşıladı ve müşteri mutluluğuna büyük katkı sağladı. CBOT Platform üzerinde çalışan ve doğal dil işleme ve makine öğrenmesi teknolojilerine birçok kanaldan hizmet veren TiTi, üst düzey bir yapay zeka yetkinliğine sahip ve kullanıcılara kişisel bir deneyim vaat etmesiyle dikkatleri üzerine çekiyor. TiTi ayrıca, doğal, hızlı ve “insansı” yapay zeka deneyimiyle alanında dünyanın sayılı örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Bir telekom destek asistanı olan TiTi çok geniş bir alanda, kişisel bir asistan gibi hizmet veriyor. Türk Telekom’un web sitesi üzerinden müşterilerine veya şirketin ürün ve hizmetleri hakkında bilgi almak isteyen kullanıcılara hizmet veren TiTi, aylık olarak yaklaşık 1 milyon mesajı yanıtlıyor. TiTi fatura görüntüleme, taahhüt bitiş tarihi öğrenme, kullanım ve kalan bakiye öğrenme, internet paketi yükleme, yeni ürün başvurusu, müşteri olma ve daha birçok konuda kullanıcılara başarıyla hizmet veriyor. Özellikle telekomünikasyon gibi kişisel bilgi ve işlem gerektiren konularda kullanıcıyı tanımak için önce sisteme giriş yaptıran sanal asistan, daha sonra ilgili bilgiyi sunuyor veya işlemi hızlıca gerçekleştiriyor.

CBOT Kurucu ve CEO’su Mete Aktaş geliştirilen teknolojinin ilk 3 aylık performansına ilişkin yaptığı açıklamada “TiTi, CBOT’un doğal dil işleme ve makine öğrenmesi teknolojileri ile CBOT Platform üzerinde oluşturuldu, yüksek bir anlama düzeyine sahip olan TiTi kullanıcıya karşısında bir insan, bir müşteri temsilcisi varmış gibi insani ve doğal bir dijital deneyim sunuyor. CBOT geliştirdiği çözümler, teknolojiler ve diyalogsal deneyim yaratma konusundaki uzmanlığıyla birbirinden farklı birçok sektörde gücünü göstermeye devam ediyor. Geliştirdiğimiz bu teknolojiler vasıtasıyla şirketler, müşterilerine veya çalışanlarına daha hızlı, rahat, kolay, kişiselleşmiş bir deneyim sunuyor; diğer yandan da operasyonel maliyetlerini daha akılcı ve verimli şekilde yönetiyor.” dedi.   

Türk Telekom Dijital Kanallar ve Servisler Yönetimi Direktörü Salih Çiçek ise “Türk Telekom olarak ülkemizin dijital dönüşümüne liderlik ederken, müşteri deneyimini odağına alan ürün, hizmet ve servislerimizle en yenilikçi teknoloji çözümlerini sunmaya devam ediyoruz. Bu motivasyonla hizmete aldığımız akıllı asistan TiTi ile Türk Telekom müşterilerine ve şirketimizin ürün ve hizmetleri hakkında bilgi almak isteyen kullanıcılara 7/24 destek sunuyoruz. Yaklaşık 3 ayda 1.2 milyomüşterinin 3 milyon mesajını başarıyla karşılayan TiTi sayesinde müşteriler, çağrı merkezini aramaya gerek duymadan aradıkları bilgiye hızla ulaşabiliyor. Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi olarak teknolojinin imkanlarını müşterilerimizin hizmetine sunmaya devam edeceğiz.” dedi.

TiTi nasıl bir deneyim sunuyor?

TiTi, kullanıcıya kolaylık sağlamak için önce kısa bir menü sunuyor ancak kullanıcı sorusunu bunların içinden seçmek zorunda olmuyor. Bilgi almak için TiTi’ye ulaşan kullanıcı, menüde yer alan mevcut bir konuyu kendi seçeceği kelimelerle veya tamamen farklı bir konuyu istediği şekilde yazarak ifade edebilir. Çünkü güçlü bir yapay zekaya sahip olan TiTi, kullanıcıya her zaman, istediği gibi bir metin yazabileceği ve anında yanıt alabileceği üst düzey bir deneyim sunuyor. TİTİ, Türk Telekom ve CBOT ekiplerinin çalışmalarıyla sürekli olarak kendini geliştiriyor, sunduğu deneyimi bir adım öteye taşıyor.  

Yapı Kredi FAST FRWRD 15 girişimi destekleyecek

0

KOBİ’ler için ürün ve hizmet geliştiren girişimlere yönelik gerçekleştirilen, 2023 yılının ilk hızlandırma programı olan Yapı Kredi Fast FRWRD “Kobi Çözümleri” Hızlandırma Programı’na kabul edilen girişimciler, “Kick Off” etkinliği ile duyuruldu. KOBİ’lerin hayatını kolaylaştıran çözümler üzerine çalışan 15 girişim Yapı Kredi Fast FRWRD Hızlandırma Programına katılmaya hak kazandı. Girişimciler, ekosistemdeki öncü isimlerden mentorluk alma, Yapı Kredi’nin ağı içerisinde yer alan ekosistemin önde gelen melek yatırımcı, yatırım ağı ve VC’leriyle yatırımcı eşleştirmelerine dâhil olma, eğitim ve masterclass katılımları gibi imkânlardan faydalanacak. Yapı Kredi, girişimcilere ve ekosisteme daha yakın olmak adına bu dönem program süresince girişimcilerle bir araya gelerek program kapsamındaki masterclass’ları ve workshop’ları fiziki olarak ortak çalışma alanında gerçekleştirecek ve burada girişimcilerle bir arada çalışacak. Bütün bunlara ek olarak, bu sene ilk defa Yapı Kredi FRWRD GSYF aracılığı ile seçilen girişimlere yatırım yapma imkânı da olacak; böylece Yapı Kredi’nin ekosisteme verdiği destek bir adım daha ileri gidecek.

Yapı Kredi ve program partnerlerinin sağladığı desteklerin girişimlerle buluştuğu Fast FRWRD Hızlandırma Programı’nın yürütücüsü Invexen oldu. Ayrıca programın partnerleri arasında birçok ekosistem paydaşı ve yatırımcı yer alıyor.

Girişimleri önemli iş ortaklarımız olarak görüyoruz

İnovasyonu odağına alan girişim ekosisteminin; müşteri ve kurum beklentilerini karşılayacak ürün ve hizmetlerin, iş birliklerinin ve yatırım imkânlarının ortaya çıkması için dinamik ve sürekli gelişen bir ortam yarattığını ve aynı zamanda ülkemizin ekonomisi için de büyük önem arz ettiğini belirten Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan şunları söyledi: “Yapı Kredi olarak geleceğin bankacılığını bugünden inşa etme vizyonuyla uzun yıllar önce dijital bankacılık alanında sınırları kaldırmak için yola çıktık. Bu yolda sınırları kaldıran teknolojileri üretme hedefimizle dijital stratejimizi oluşturduk. Yatırımlarımız ve ürettiğimiz yenilikçi fikirlerimizle, bir teknoloji şirketi gibi bu fikirleri inovasyona dönüştürdüğümüzü söyleyebiliriz. İnovasyonu ve girişimciliği önemsiyor ve destekliyoruz. Bu anlamda hayata geçirdiğimiz Yapı Kredi FRWRD ile hem kurum içerisinde hem de kurum dışında inovasyon kültürü oluşturduk, bu kültürü geliştirdik ve geliştirdiğimiz bu ekosistemle güçlü iş birlikleri kurduk. Girişimciler, yeni fikirler, yaratıcı çözümler ve cesur adımlarla dünyayı değiştirebilir ve daha sürdürülebilir, yenilikçi bir gelecek inşa edebilirler. Bunları gerçekleştirebilmeleri adına girişimcilere destek sağlamak, onlara fırsatlar sunmak ve önlerine çıkan sınırları kaldırmak kritik bir önemde.

Hızlandırma programımıza başvuran ve seçilen her bir girişimin arkasında, hayallerini gerçekleştirmek için bir adım atmış olan cesur girişimciler var. Bu yolda Yapı Kredi olarak Fast FRWRD Hızlandırma Programı ile girişimcilere yardımcı olacak bilgi, tecrübe ve kaynakları sunuyoruz. Yapı Kredi Fast FRWRD Hızlandırma Programı’nın yeni döneminde, KOBİ’lere yönelik hizmetler geliştiren girişimcileri destekleyeceğiz. KOBİ’lerin hayatlarını kolaylaştırmak için çalışmalar yapan girişimlere destek olarak, KOBİ’lere katkıda bulunmayı ve onların hayatlarına inovasyon ile dokunmayı amaçlıyoruz. Bu anlamda, KOBİ çözümleri noktasında ortaya koydukları yenilikçi ürün ve hizmetleriyle Yapı Kredi Fast FRWRD Hızlandırma Programı’na seçilmeye hak kazanan girişimleri tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. “

Yapı Kredi Fast FRWRD’a seçilen girişimler:

Apollo IoT: Enerji sektörüne yönelik fatura kontrol, optimizasyon ve tahminmodelleriyle enerji verimliliğini artıran bulut tabanlı bir platform.

Tamamlıyo: Görüntü işleme teknolojisini kullanarak hiçbir kişisel veri almadan tek bir fotoğrafla sağlık sigortası fiyatlarını karşılaştıran bir yazılım.

PeerBie: Ekiplerin işlerini koordine etmesine ve yönetmesine yardımcı olan bir çevrimiçi ortak çalışma yönetimi yazılımı.

Jobtogo: İçinde barındırdığı eşleşme, güvenli ödeme, faturalandırma, sözleşme yönetimi gibi özellikler sayesinde freelancerlarla şirketlerin çalışmasını kolaylaştıran bir platform.

Kuasar Video: Yapay zekâ teknolojisi ile hedef kitle, içerik analizi yapan ve ürünleri sayesinde daha geniş kitlelere ulaşılmasını sağlayan bir girişim.

Mycros: E-ticaret yapan markaların influencerlarla satış ortaklığı yapması için gereken altyapıyı sunan ve influencerlar ile süreçlerini yönetebileceği pazaryerini sağlayan bir platform.

Bakiyem: Müşterilerinden veya kullanıcılarından kolay, hızlı ve düşük maliyetler ile ödeme almak isteyen farklı büyüklükteki firmalara yeni nesil online ödeme çözümleri sunan finansal teknoloji şirketi.

Artifica.ai: E-ticaret siteleri, pazar yerleri ve e-ticaret platformları için yapay zeka teknolojisine sahip bir ürün.

OneNewOne: Tüm işe alım süreçlerinin tek bir platform üzerinden yönetilebildiği yapay zeka tabanlı işe alım yönetim sistemi.

Egaranti: Tüketicilerin garanti süreçlerini tek panelden kontrol etmeleri için, firmalara bulut tabanlı çözümler sunan web uygulaması.

Radaar: Profesyonel ekipler için (B2B) bulut tabanlı (SaaS) yeni nesil bir sosyal medya yönetim platformu.

JetScoring: Her türlü formattaki Türkçe, İngilizce ve Arapça dilindeki bağımsız denetim raporları, mizanlar ve kurumlar vergisi beyannameleri gibi finansal dokümanları anında okuyarak dijitalleştiren ve sisteme aktaran bir girişim.

Mobile Kasa: Bireylerin ve KOBİ’lerin fiziksel nakit paraya erişimini lokasyon bazlı çalışan bir mobil uygulama ile dijitalleştiren finans uygulama.

Shipicons: Kendi algoritması sayesinde ihracat yapmak isteyen veya ihracat payını büyütmek isteyen KOBİ’lere bir yol haritası çıkaran, bunlara ek olarak operasyonel taşıma ve depolama hizmetleri de sunan bir platform.

Rototip: Metal ve plastik parça ihtiyacı olan işletmelerin parça tedariğinin sağlandığı dijital bir platform.

Huawei, başarılı genç bilişimcileri destekleyecek

0

Huawei’in küresel düzeyde yürüttüğü bir numaralı sosyal değer programı Seeds for the Future’ın Türkiye ayağı bu yıl 17-24 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. Türkiye’de bu yıl sekizinci kez hayata geçirilecek program kapsamında, bilişim teknolojileri eğitimi alanında seçilecek üniversite öğrencileri, İstanbul yakınlarında bir hafta sürecek kampta eğitim alacak. Bu hafta başlayan başvurular 30 Mayıs’a kadar devam edecek.

Gelecek için Tohumlar programı, dijital dünyada bilişim alanında başarılı gençleri desteklemeyi ve profesyonel kariyerlerinde daha fazla beceri kazanmalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. Program, dünyanın her yerindeki yetenekli gençleri yetiştirerek, hedeflerine ulaşmaları için teşvik ediyor.

Öğrenciler, Gelecek için Tohumlar programı kapsamında; 5G, Yapay Zeka, Bulut ve Dijital Enerji gibi konulardaki eğitimlere katılacak. Programda ileri düzey ICT kursları ve eğitimlerinin yanı sıra, uzmanlardan dersler, Çin ve Türk kültürlerine dair çeşitli aktiviteler de yer alıyor.

Diğer yıllardan farklı olarak, Gelecek için Tohumlar eğitim kampında bu sene pek çok yenilik söz konusu. 2021 yılında hayata geçirilen küresel Tech4Good proje yarışması kapsamında bu yıl dünyada ilk üçe giren proje takımlarına 100 bin dolarlık başlangıç fonu sağlanacak.  Öğrenciler kamp dönemi boyunca projelerini geliştirirken Tech4Good danışmanı tarafından da destek alacak. Dünya çapında yapılacak değerlendirmede başarılı olan takımlar, önümüzdeki yıl Çin’de Startup Sprint programına katılma fırsatı yakalayacak.

Eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrencilere ise uluslararası geçerliliği olan “Huawei Seeds for the Future” sertifikası verilecek ve küresel mezunlar topluluğuna katılmaya davet edilecek. Huawei Türkiye ayrıca, Gelecek için Tohumlar 2023 başvurularının katılımcı seçim sürecinde, deprem felaketinden etkilenen adaylara öncelik tanıma kararı aldı.

Gelecek için Tohumlar projesi, 2008 yılında ilk kez Tayland’da hayata geçirildi. Proje, 139 ülkede uygulanarak, 500’den fazla üniversiteden 15.000 genç öğrenciye ulaştı. Türkiye’de ilk kez 2015 yılında düzenlenmesinden bu yana 170 üniversite öğrencisi projeye katıldı. Programa başvurular https://seedsforthefutureturkiye.com/ web sitesini üzerinden yapılıyor.

Deprem bölgesi için Metaverse projesi

0

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve GoArt Metaverse, deprem bölgesi ve afetten etkilenen futbol paydaşları için metaverse evreninde yeni bir proje başlattı. Goart Metaverse platformu üzerinde 3D olarak tasarlanan sanal evren, bağış seçeneklerinin yanı sıra, TFF müzesi, deprem anıtı, ödül alanı ve oyun kurgusu içeren bir stadyumdan oluşacak. Oyundan elde edilecek tüm gelir, TFF’nin Omuz Omuza kampanyasına aktarılarak depremden etkilenen vatandaşlarımız için konteyner kente dönüşecek.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve GoArt Metaverse, şubat ayında Kahramanmaraş merkezli olarak yaşanan ve 11 ilimizi etkileyen deprem felaketinin yaraları sarmak amacıyla yeni bir iş birliğine imza attı. TFF’nin başlattığı ‘Omuz Omuza Dayanışma ve Yardımlaşma Kampanyası’ bünyesinde hayata geçirilen projeden elde edilecek gelirin tamamı depremzedeler için kullanılacak.

Proje kapsamında ilk olarak GoArt Metaverse platformu üzerinden 3D olarak tasarlanan bir sanal alan yaratıldı. GoArt Metaverse App’i içerisinde oluşturulan bu alanda TFF Müzesi, Omuz Omuza Sahası, 6 Şubat Anıtı, çevre düzenlemesi ve penaltı oyunundan oluşan sanal alanlar yer alacak. Bu evren ve oyun kurgusu içerisinde bağış sistemi kuruldu.

Projenin detayları Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Goart Metaverse Kurucusu ve CEO’su Burak Soylu, TFF Yönetim Kurulu üyeleri ve Atakaş Hatayspor Teknik Direktörü Volkan Demirel’in de katılımlarıyla TFF Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında duyuruldu. 

Futbolun gücünü elimizden gelen her vesileyle iyilik için kullanmalıyız

Basın toplantısında açıklamalarda bulunan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 6 Şubat’ta meydana gelen deprem felaketi ile çok büyük can kayıpları yaşandığını belirterek, “Yaraları sarmak için biz de tüm camiamızla birlikte “bir olduk”. Tıpkı ünlü şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı’nın dediği gibi; “Memleket isterim ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; kış günü herkesin evi barkı olsun.” dedik. Futbol, dünyanın en popüler oyunu. Böyle zamanlarda futbolun gücünü elimizden gelen her vesileyle iyilik için kullanmalıyız dedik. Deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın barınma ihtiyaçlarını karşılamak için “omuz omuza” verdik. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı ve beIN Medya Grubu ana paydaşlığında 1 Mart gecesi başlattığımız kampanya canlı yayınlarla milyonlara ulaştı. Camiamızın ortaya koyduğu bu birliktelik toplumsal birlikteliğe dönüştü. Futbolumuzda sadece kötü günlerde değil, her gün bu birlikteliği görmeye ihtiyacımız var.” dedi.

GoArt ortaklıyla tüm geliri ‘omuz omuza’ kampanyamıza aktırılacak yeni bir proje ekliyoruz

Omuz Omuza kampanyasında toplanan bağışlarla, 4000 konteyneri Mayıs’ın ilk yarısında ihtiyaç sahiplerine teslim etmiş olacaklarını kaydeden Büyükekşi, “Toplamda ise 7000 konteyner hedefimiz var. Ama yeterli değil, devam etmeliyiz. Diğer taraftan, omuz omuza kampanyamız sadece bir gece ile sınırlı kalmayacak demiştik. 15 Haziran’a kadar sürdüreceğimizin sözünü vermiştik. İşte bugün de; tüm geliri kampanyamıza aktarılacak yeni bir proje ekliyoruz. Proje ortağımız GoArt firması, 2017 yılından bu yana kurgusal evrenler inşaa ediyor. Dünyanın ilk metaverse kentini Elazığ’ın tarihi yerlerinden Harput’ta kuran ve dünya çapında ödül alarak sınırları aşan bir firma. Geliştirdiği artırılmış gerçeklik platformuyla gerçek dünya ile sanal dünya arasındaki boşluğu kapatan GoArt, bugüne kadar edindiği bilgi ve tecrübeyi şimdi de depremzedelerimizin yararına kullanıyor.” şeklinde konuştu.

GoArt ile birlikte bu defa herkesi, teknolojik olarak yeni bir alan olan ve federasyonlar ya da spor kulüpleri özelinde dünyada pek az örneği görünen bir metaverse alanına davet ettiklerinin altını çizen TFF Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü: “Çünkü burada geçireceğiniz zaman omuz omuza için desteğe dönüşecek. Bu metaverse içerisinde TFF Müzesi, depremde hayatını kaybeden futbol ailemizin çok değerli üyelerinin her birinin adının yer aldığı 6 Şubat Anıtı, Omuz Omuza Sahası ve ödüllerin sergilendiği bir alan bulunuyor. TFF müzesinde Türk futbol tarihini anlatan önemli içerikler sergileniyor. Kullanıcılar sanal ortamda müzeyi gezerek farklı bir deneyim yaşayabilecekler. Yine aynı şekilde kullanıcılar, sanal evrende oluşturulan stadyuma girebilecekler. Burada, kendi avatarları ile TFF Omuz Omuza sahasına çıkarak penaltılarıyla iyilik için hücum edecekler. Oyuna katılan kullanıcılara bir yandan da başta kulüplerimiz tarafından kampanyamıza hediye edilen imzalı formalar olmak üzere birbirinden özel hediyeler kazanma şansı veriyoruz. Bu projeyi bize getiren, kurulum ve işletim maliyetlerinin tamamını üstlenen, yüklü bir miktarda bağış yapan ve kampanyanın bitiş tarihine kadar elde edilecek gelirin tamamını omuz omuza kampanyasına bağışlayan GoArt firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Burak Soylu’ya ve tüm ekibine teşekkür ediyorum. Ayrıca birçok kulübümüzün imzalı orijinal kulüp formalarını temin ederek ‘Omuz Omuza’ kampanyamız için bağışlayan Kulüpler Birliği Vakfı’na da teşekkür ederiz.”

Metaverse evreninin potansiyelinden faydalanacağı

GoArt Metaverse Kurucusu ve CEO’su Burak Soylu yaptığı açıklamada, “Kahramanmaraş- merkezli olarak yaşanan ve birçok ilimizi etkileyen depremler nedeniyle ülke olarak çok zorlu bir süreçten geçtik. GoArt Metaverse olarak ilk günden bu yana elimizdeki tüm imkanları seferber ederek afet bölgesindeki hayatın normale dönebilmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Bölgenin yeniden ayağa kalkması için yapılan yardımların tek seferlik olmaması ve uzun vadeli faydaları gözetmesi büyük önem taşıyor. Bölgenin ve bölge halkının acil ihtiyaçlarının karşılanması ne kadar elzemse, toparlanma süreci için yarınları düşünerek hemen harekete geçilmesi de bir o kadar önemli. Biz de elimizi taşın altına koymaya devam ederek Türkiye Futbol Federasyonu ile iş birliği yapıyoruz. TFF’nin başlattığı Omuz Omuza Dayanışma ve Yardımlaşma Kampanyası bünyesinde yeni bir proje başlattık” dedi.

Soylu sözlerine şöyle devam etti: “Metaverse aslında yeni bir evren, bu nedenle sınırları sadece internet dünyası değil. Türkiye’de de 10 kişiden 7’sinin metaverse kavramına ilgi duyduğunu, araştırdığını ya da bu evrende yer aldığını görüyoruz. Metaverse evreninde kurgunun sanal faydanın ise gerçek olduğuna duyduğumuz inançla, bu potansiyeli harekete geçirmek ve depremden etkilenen bölgelerimiz için bir proje başlatmak istedik. Bu amaçla Türkiye Futbol Federasyonu ile ele ele verdik ve TFF için GoArt Metaverse platformu üzerinden 3D olarak tasarlanan bir sanal alan yarattık. GoArt Metaverse App’i içerisinde TFF için oluşturulacak bu özel alanda müze, deprem anıtı, ödül alanı ve oyun kurgusu içeren bir stadyum tasarladık.

Ülkemiz sporunun mihenk taşı olan Türkiye Futbol Federasonu (TFF) ile hayata geçirdiğimiz bu projenin hem teknolojik altyapımızla hem de sporun iyileştirici gücüne olan inancımızla depremzedelerimiz için faydalı bir gelişme olmasını temenni ediyoruz. Goart Metaverse ailesi olarak TFF’ye gelecek vizyonlarından ve sosyal etkiyi teknolojiyle buluşturmayı tercih ettiklerinden dolayı yürekten teşekkürlerimizi sunarız. Eminiz ki bu çalışma, sosyal fayda konulu çalışmalar için ülkemizin değerli kurumlarının da dahil olması ile örnek teşkil edecek ve bizleri bambaşka bir geleceğe taşıyacak ” diye konuştu.

Protokol imzalandı, Volkan Demirel Atsu’nun formasını hediye etti

Konuşmaların ardından TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ve GoArt Metaverse Kurucusu ve CEO’su Burak Soylu iş birliği protokolüne imza attı. İmzanın ardından Mehmet Büyükekşi, Burak Soylu’ya sırtında GoArt yazan 10 numaralı Milli Takım formasını, Volkan Demirel ise depremde hayatını kaybeden Ganalı oyuncu Christian Atsu’nun isminin yer aldığı Hataysporlu futbolcular tarafından imzalanan takım formasını Mehmet Büyükekşi’ye hediye etti. Lansmanın son bölümünde ise toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.

Oyun kurgusu nasıl olacak?

Metaverse evreninde kurulacak alan içerisinde bir de oyun geliştirildi. GoArt Metaverse uygulaması içinde özel olarak tasarlanan bu alana avatarları ile giren kullanıcılar stadyum, TFF müzesi, deprem anıtı ve ödül alanını sanal ortamda görebilecek. Ayrıca bu evrende gezen kullanıcı, stadyuma giriş sağlayarak penaltı atışı yaparak oyunu oynayabilecek. Oyunda başarılı şutlar elde eden kullanıcıya ‘TFF Puanı’ adı verilen puanlar verilecek. Oyun kurgusunda yer alan bu sistemde, ‘özel toplar’ adı verilen toplar üretildi. Bu topları satın alan kullanıcılar, hem bağış yaparak katkıda bulunabilecekler hem de direkt olarak ‘TFF Puanı kazanabilecekler. ‘TFF Puanı’ ödül alanında sergilenen formalar, maç bileti ve çeşitli deneyim ödüllerini kazanmaya hakkı sağlıyor.

Fransa’dan Türkiye’deki TSK’lara çevre projesi çağrısı 

0

Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği, bu seneki Dünya Günü onuruna, çevrenin korunmasına yönelik faaliyet yürüten Türk Sivil Toplum Kuruluşlarını proje desteği vereceğini açıkladı

6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin ardından Fransa’nın ifade etmiş olduğu Türk halkıyla dayanışmasının devamı niteliğinde,Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği, bu sene, bu çerçevede depremden etkilenen bölgelerdeki çevresel sorunlarla ilgili bir veya birden fazla projeye destek verecek.

Toplamda 36.000 Avro tutarında bir destek, Türkiye’de çevre yararına faaliyet yürüten 3 ile 6 arası sayıda STK’ya tahsis edilecek. Adayların, en geç 22 Mayıs 2023 tarihine kadar başvurularını Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği’ne iletmeleri gerekiyor.

Proje kapsamı ne olmalı?

Fransa’dan Türkiye’deki TSK’lara çevre projesi çağrısı

Aday gösterilecek projeler, aşağıda sıralı özellikle şu zorlu konularda çözümler sunmak zorunda:

  • Biyoçeşitliliğin korunması
  • İklim değişikliklerinin hafifletilmesi ve uyum sağlanması
  • Çevre kirliliğiyle mücadele

Bahse konu çevre projeleri çağrısı, Fransa’nın çevre diplomasisi kapsamında düzenleniyor. Fransa, özellikle aşağıda belirtilen başlıklarda, gerek uluslararası örgütler nazarında, gerekse ikili ilişkiler düzeyinde, iklim, biyoçeşitlilik ve çevre için verilen mücadelelerde üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmeyi hedefliyor:

  • 2015 Paris İklim Anlaşması’nın hayata geçirilmesine destek vermek
  • İlki 2017 yılında düzenlenen ve her sene bir araya gelen One Planet Summit Zirvesine destek olmak
  • 2030 yılına kadar yeryüzündeki toprakların ve denizlerin %30’unu korumayı kapsayan “30 x 30” hedefinin gerçekleştirilmesine doğru ilerlemek adına en geniş kapsamlı uluslararası seferberliği oluşturmayı hedefleyen ve eş başkanlığını Fransa ve Kosta Rika’nın yürüttüğü “Doğa ve Halklar için Yüksek Azimli Koalisyon”
  •  Avrupa Birliği’nin 2019 Yeşil Mutabakatı

Söz konusu bu yeni proje çağrısı, aynı zamanda, özellikle 2021 yılının Ekim ayındaki Paris İklim Anlaşması’nın onaylanması, geçtiğimiz Kasım ayında Şarm El-Şeyh’te Türkiye’nin COP27’ye katılması, plastik kirliliğiyle mücadele hususunda küresel bir anlaşma taslağının müzakerelerinde Türkiye’nin Fransa ile müşterek olan seferberliği ve 2024 yılında Türkiye’de biyoçeşitliliğe ilişkin COP16 toplantısının düzenlenecek olması örneklerinin gösterdiği gibi, Türk Makamlarının çevre konusunda ortaya koydukları çabalarını da destekliyor. 

Dosyaların son teslim tarihi 22 Mayıs 2023

Proje çağrısı ile ilgili her türlü bilgiye buradan ulaşabilirsiniz

Telegram Brezilya mahkemesi kararıyla engellendi

0

Telegram Brezilya mahkemesi kararıyla bir süreliğine durduruldu. Telegram mahkemenin istediği verileri paylaşamadı.

Yetkililer bir Brezilya mahkemesinin, Telegram’ın Brezilya ağı üzerinde faaliyet gösteren neo-Naziler hakkında yetkililer tarafından aranan verileri sağlamaması üzerine mesajlaşma uygulaması Telegram’ın ülke çapında askıya alınmasına karar verdiğini söyledi.

Adalet Bakanı Flavio, sosyal ağlardaki neo-Nazi faaliyetlerine yönelik bir soruşturma çerçevesinde, Telegram’a “uymama” nedeniyle günlük bir milyon real (yaklaşık 198 bin dolar) para cezası verdi. Ayrıca mahkeme “faaliyetlerinin geçici olarak askıya alınmasına” karar verdi.

Telegram gizlilik endişesiyle hareket etti

Bu ağlarda faaliyet gösteren ‘Anti-Semitik Cephe’ ve ‘Anti-Semitik Hareket’ adlı gruplar var. Bu grupların çocuklarıa yönelik şiddetin temelinde olduğu iddia ediliyor. Mayıs ayı başlarında, elinde balta taşıyan bir adam, aynı hafta okullarında ölümcül olmayan iki saldırıyla birlikte yaşları dört ile yedi arasında değişen dört çocuğu öldürdü. Nisan ayında, 13 yaşındaki bir çocuk Sao Paulo’da bir okula bıçaklı saldırıda bir öğretmeni öldürdü.

2022 yılı Kasım ayında, 16 yaşındaki bir tetikçi, güneydoğudaki Espirito Santo eyaletindeki Aracruz’da iki okula düzenlenen çifte saldırılarda dört kişiyi öldürdü ve 10’dan fazla kişiyi yaraladı.

Espirito Santo’daki federal adalet makamından alınan bir belgeye göre, müfettişler Telegram’dan platformda belirtilen iki anti-Semitik grubun üyelerinin kişisel verilerini istedi. Belgede, şirketin yalnızca gruplardan birinin yöneticisine ilişkin verileri verdiği ve “Telegram’ın devam eden soruşturmada işbirliği yapmama niyetinin” olduğu belirtildi.

Alibaba Cloud fiyatlarını yarıya indirecek!

Alibaba Cloud, Çinli teknoloji devinin pazar payını genişletme çabaları çerçevesinde bulut hizmetlerinin fiyatlarını yaklaşık %50 oranında düşüreceğini duyurdu.

Alibaba Cloud’un web sitesinde özetlenen fiyat değişiklikleri, Arm ve Intel yongalarından yararlanan elastik bilgi işlem hizmetlerinin maliyetlerinin %15 ila %20 oranında düşeceğini gösteriyor. Benzer şekilde, Nvidia tabanlı V100 ve T4 grafik işlemcilerine dayanan hizmetler de %41 ila %47 arasında bir fiyat düşüşü görecek. Alibaba Cloud’un bu hamlesi, bir dizi Çinli rakibin pazar payını arttırmak için yarıştığı APAC bulut bilişim alanında yoğun bir rekabet döneminin ortasında geldi. Tencent ve Huawei’nin yanı sıra Alibaba Cloud da son aylarda Güneydoğu Asya’daki ayak izini hızla genişletti.

Eylül ayında teknoloji devi, bölgedeki genişlemesini desteklemek için yaklaşık 1 milyar dolar yatırım yapmayı planladığını duyurdu. Geçen yıl Kasım ayında Huawei de Endonezya’daki bulut operasyonlarını genişletmek için 300 milyon dolar yatırım yapmayı planladığını doğruladı. Firma şu anda hem Tayland hem de Malezya’da hizmet veriyor. Ancak Alibaba için bu genişleme döneminde dikkate alınması gereken tek husus Çin merkezli sağlayıcılarla rekabet değil.

Microsoft, AWS ve Google gibi hiper ölçekleyiciler de giderek artan bir şekilde bölgede kendi hizmet sunumlarını genişletmeye çalışıyor. Mart ayında AWS 6 milyar dolar yatırım yapmayı ve Malezya’da yeni bir altyapı bölgesi oluşturmayı planladığını duyurdu. Bu büyük yatırım, AWS’nin Ekim 2022’de yeni bir Asya Pasifik (Bangkok) bölgesi kurma ve 5 milyar dolar yatırım yapma planlarını açıkladığı bir önceki taahhüdünü takip etti.

Google Cloud da APAC bölgesinde daha büyük bir yer edinmeyi hedefliyor ve geçen yıl Ağustos ayında Tayland merkezli yeni bir birim kurdu. Alibaba’nın son fiyat indirimi, APAC bölgesindeki Çinli bulut sağlayıcıları arasında uzun süredir devam eden bir eğilimi takip ediyor. Bu yılın başlarında Wall Street Journal tarafından yapılan bir analizde Çinli bulut şirketlerinin rekabeti baltalamak için sıklıkla Amerikalı sağlayıcılardan %20 ila %40 daha düşük fiyatlar sunduğu tespit edilmişti.

Alibaba’nın bu yeni hamlesi, sağlayıcıyı hem yerel hem de uluslararası rakiplerinden daha da farklılaştırabilir ve daha fazla genişleme için bir sıçrama tahtası sağlayabilir.