Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 278

Yapay Zekâ saniyeler içinde hava durumu tahmini yapıyor!

0

Google DeepMind tarafından geliştirilen GraphCast adlı yapay zekâ, hava durumunu her zamankinden daha hızlı tahmin ediyor. Bu model, saniyeler içinde küresel hava durumunu öngörebiliyor. Üstelik bunu yapmak için dev süper bilgisayarlara ihtiyaç duymuyor.

Geleneksel hava tahmin sistemleri, fizik tabanlı simülasyonlara dayanıyor. Bu sistemler devasa işlem gücü gerektiriyor ve tahminlerin hazırlanması saatler alıyor. DeepMind’ın GraphCast modeli ise dakikalar yerine saniyelerde doğru tahminler sunuyor.

Kritik değerlendirmelerde %90 başarılı

Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF), yapay zekânın tahminlerini test etti. GraphCast, kritik değerlendirmelerin %90’ında mevcut sistemleri geride bıraktı. Kasırga ve aşırı sıcak hava dalgaları gibi uç olaylarda bile daha doğru sonuçlar verdi.

Model, son altı saate ait küresel hava verilerini alıyor. Ardından, bir sonraki altı saati yüksek doğrulukla tahmin ediyor. Bu işlem tekrarlanarak 10 günlük bir hava tahmini, yalnızca saniyeler içinde hazırlanabiliyor.

DeepMind, GraphCast’i 40 yıllık hava verisiyle eğitti. Geçmiş olaylardan örüntüler öğrenen model, her yeni tahminde kendini geliştiriyor. Eski sistemlerin aksine karmaşık kodlara ya da sürekli insan müdahalesine ihtiyaç duymuyor.

Kendi kendine öğreniyor, uyum sağlıyor ve tahmin yapıyor

DeepMind kurucu ortağı Demis Hassabis, hedeflerinin net olduğunu söylüyor: “Herkes için daha hızlı, daha ucuz ve daha doğru hava tahmini.” Ona göre bu yapay zekâ, gerçek zamanlı küresel tahmine doğru atılmış büyük bir adım.

GraphCast, Kuzey Amerika’yı vuran Hurricane Lee kasırgasının rotasını önceden başarıyla tahmin etti. Güney Amerika’da yaşanan ani sıcak hava dalgasını da, klasik sistemlerden günler önce tespit etti.

Uzmanlar, bu teknolojinin iklim direnci açısından büyük potansiyel taşıdığını belirtiyor. Çiftçiler, pilotlar, lojistik firmaları ve afet yönetim ekipleri, artık saniyeler içinde hazırlanan bu tahminlere güvenebilir.

Ancak bu gelişme bazı soruları da beraberinde getiriyor: Yapay zekâ meteorologların yerini alır mı? Düşük gelirli ülkeler sonunda doğru hava tahminlerine ulaşabilir mi?

DeepMind şimdilik teknolojiyi açık kaynaklı hale getirmeyi planlıyor. Böylece araştırmacılar ve ulusal meteoroloji kurumları, sistemi kendi altyapılarına entegre edebilecek.

Google Gemini artık Google hesabı olmadan kullanılabilecek!

0

Küresel kullanıcılar, artık Google hesabı olmadan doğrudan Gemini sohbet robotuna erişebilecek. Bu adım, AI teknolojisinin erişilebilirliğini önemli ölçüde artırıyor.

Gemini Artık Herkes İçin Ücretsiz ve Hesapsız

Google, Gemini’yi hesap gerektirmeden kullanıma sunduğunu duyurdu. Kullanıcılar, “gemini.google.com” üzerinden kimlik doğrulama yapmadan sohbet özelliklerini deneyimleyebilecek. Güncelleme, 180 ülkede anında yayınlandı. Türkiye dahil tüm coğrafyalarda İngilizce ve yerel diller destekleniyor.

Şirket, AI’ın demokratikleşmesi hedefiyle bu adımı attığını vurguladı. Özellikle eğitim ve iş dünyasında erişim kolaylığı öne çıkıyor. Yeni kullanıcılar, karmaşık kayıt süreçleri olmadan anında hizmet alabilecek.

Türkiye’deki teknoloji kullanıcıları için dil desteği kritik önem taşıyor. Gemini, Türkçe sorgularda performansını iyileştirdiğini de ekledi. Rakip platformların aksine, ücretli abonelik zorunluluğu bulunmuyor.

Meta’nın Avrupa’da başlattığı AI entegrasyonuna karşılık, Google küresel erişimi hızlandırdı. Uzmanlar, rekabetin AI tabanlı hizmetlerin yaygınlaşmasını tetikleyeceğini belirtiyor. Yeni politika, gizlilik endişeleri olanlar için de alternatif oluşturuyor.

Google, kullanıcı verilerinin eğitim süreçlerinde kullanılmayacağını yineledi. Ancak hesap bağlantısı olmayanların geçmiş kaydı saklanmayacak. Güncelleme, şirketin AI pazar payını genişletme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.

Yapay zeka araçlarının erişilebilirliği, teknoloji okuryazarlığını artırabilir. Türkiye’deki start-up’lar ve eğitim kurumları için yeni fırsatlar doğabilir. Google, önümüzdeki haftalarda yerel iş birliklerini duyurmayı planlıyor.

Bu adım, küresel AI yarışında kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Kullanıcıların platforma ilgisi, önümüzdeki aylarda şekillenecek trendleri belirleyecek

Dolandırıcılar telefon numaranızı ele geçirirse ne yapmalısınız?

Telefon numaraları, çevrimiçi kimlik doğrulama sistemlerinin önemli bir parçası haline geldi. Birçok teknoloji hizmeti, hesap kurtarma ve iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) için bu numaralara güveniyor. Bu nedenle hassas bilgilere erişimin anahtarı olan telefon numaraları banka hesaplarına, sosyal medya hesaplarına ve diğer kritik hizmetlere yetkisiz erişim sağlamak için kullanılabilir.

Dolandırıcıların kullandığı temel taktikler arasında genellikle sahte krizler veya acil durumlar yaratarak kullanıcıların banka hesabının tehlikede olduğuna inandırmak yer alır. Dolandırıcıların hilelerini daha inandırıcı kılmak için yapay zeka kullanması ise süreci daha karmaşık bir hale geliyor.

Dolandırıcılar Neden Telefon Numaranızı İstiyor?

Örneğin, küçük bir firmada muhasebeci olduğunuzu düşünün. Patronunuzdan geldiğini düşündüğünüz ve kritik bir proje için acilen para göndermenizi isteyen bir telefon alıyorsunuz. CEO dolandırıcılığı olarak bilinen bu saldırı türü, yapay zeka tarafından üretilen sesler ve kimlik sahteciliği ile inanılmaz derece ikna edici hale geliyor. Telefon numaranızı ele geçiren siber dolandırıcılar şu işlemleri gerçekleştirebilir:

  • Sahte SMS veya aramalarla sizi veya sevdiklerinizi kandırabilir.
  • Banka hesaplarınıza ve diğer kişisel verilerinize erişim sağlayabilir.
  • Sosyal medya hesaplarınıza sızdıktan sonra sizi taklit ederek çevrenizi dolandırabilir.

Ele Geçirilmiş Bir Telefon Numarasını İçeren 5 Yaygın Dolandırıcılık

1. Smishing ve Kötü Amaçlı Yazılım: Dolandırıcılar, bankadan veya resmi bir kuruluştan geliyormuş gibi görünen sahte SMS’lerle sizi zararlı bağlantılara tıklamaya ikna edebilir. Bu sayede cihazınıza kötü amaçlı yazılım yükleyerek kişisel bilgilerinizi çalabilir, hatta cihazınızı ele geçirebilir.

2. Çağrı Yönlendirme Dolandırıcılığı: Dolandırıcılar, telefon operatörünüzü kandırarak numaranıza gelen çağrıları kendi hatlarına yönlendirebilir. Eğer kişisel bilgileriniz dolandırıcıların elindeyse, bu yöntem düşündüğünüzden çok daha kolay bir şekilde gerçekleştirilebilir. Daha sonra sizi taklit ederek rehberinizde olan kişileri dolandırabilir.

3. SIM Değiştirme: Bu yöntem, dolandırıcıların yine kişisel bilgilerinizle mobil operatörünüze başvurarak, numaranızı kendi SIM kartlarına aktarmasını içerir. Böylece kontrolü ele geçiren dolandırıcılar, 2FA’yı atlatarak en hassas hesaplarınıza erişebilir.

4.Arayan Kimliği Sahteciliği: Dolandırıcılar telefon numaranızı taklit ederek sizin cihazınızdan arıyormuş gibi görünebilir. Bu, dolandırıcılık yaparken sizi taklit etmelerine veya sahte bahanelerle kişi listenize ulaşmalarına yol açabilir.

5. İşle İlgili Veriler İçin Kimlik Avı: Bir işletmenin sahibiyseniz veya bir şirket için çalışıyorsanız, telefon numaranız iş arkadaşınızı taklit eden bir dolandırıcı için anahtar olabilir. Örneğin, dolandırıcılar yöneticiniz veya iş ortağınız gibi davranarak bir “iş anlaşması” için acil bir banka havalesi talep edebilir.

Telefon Numaramın Dolandırıcılar Tarafından Ele Geçirildiğini Nasıl Anlarım?

Telefon numaranız ele geçirildiyse tanıdık olmayan mesajlar veya aramalar, faturanızda beklenmedik ücretler, hizmet kaybı veya hesaplarınızdaki değişikliklerle ilgili bildirimler ortaya çıkabilir. Bunun için şu işaretlere dikkat edin:

  • Açıklanamayan Ücretler: Telefon faturanızda beklenmedik ücretler olup olmadığını kontrol edin, özellikle de kaydolmadığınız hizmetler için.
  • Servis Kaybı: Telefonunuz aniden şebeke bağlantısını kaybederse bu, SIM değiştirme belirtisi olabilir.
  • Servis Sağlayıcınızdan Gelen Bildirimler: Telefon numaranıza bağlı yeni cihazlar veya şifre sıfırlama hesabınızdaki değişikliklerle ilgili uyarıları dikkatli izleyin.
  • Hesaplarınızdan Gelen Garip Davranışlar: Beklenmedik hesap kurtarma e-postaları veya şifre değişikliği bildirimleri alıyorsanız, dolandırıcılar erişim sağlamak için numaranızı kullanıyor olabilir.

Ele Geçirilmiş Bir Telefon Numarasına Karşı Neler Yapılmalı?

Telefon numaranız ele geçirildiyse, hızlı hareket etmek büyük önem taşır. İşte hemen almanız gereken önlemler:

1. Mobil Sağlayıcınızla İletişime Geçin: Numaranızın ele geçirildiğini fark ederseniz, vakit kaybetmeden operatörünüzle iletişime geçin. Hesabınıza ek güvenlik önlemleri (PIN, parola, SIM kilidi) eklemelerini talep edin ve yetkisiz değişiklikleri önlemek için gereken işlemleri yapmalarını isteyin.

2. Uygulama Tabanlı 2FA’ya Geçin: E-posta, banka ve diğer kritik hesaplarınızda SMS tabanlı iki faktörlü kimlik doğrulamayı, (2FA) uygulama tabanlı çözümlerle değiştirin. Bu, dolandırıcıların numaranızı kullanarak hesaplarınıza erişmesini zorlaştırır.

3. Hesaplarınızı Düzenli Olarak Kontrol Edin: Banka, sosyal medya ve diğer önemli hesaplarınızdaki oturum açma geçmişlerini kontrol edin. Yetkisiz bir erişim veya olağandışı bir etkinlik durumunda, şifrelerinizi değiştirin ve ilgili platformlarla iletişime geçin.

4. Dolandırıcılığı Yetkililere Bildirin: Hizmet sağlayıcınızı, finans kurumlarınızı ve etkilenen diğer platformları bilgilendirin. Bazı durumlarda, yerel siber güvenlik yetkililerine veya emniyet birimlerine rapor vermek de fayda sağlar.

5. Numaranızı Değiştirmeyi Düşünün: Eğer numaranız birden fazla kez hedef alındıysa, yeni bir numara almak daha güvenli bir seçenek olabilir. Yeni numaranızı, yalnızca güvendiğiniz kişilerle paylaşarak riskleri en aza indirin.

Telefon Dolandırıcılığından Nasıl Korunursunuz?

1. Her Talebin Gerçekliğini Doğrulayın: Bilinmeyen numaralardan gelen çağrılara ve mesajlara karşı temkinli olun. Özellikle kişisel veya finansal bilgi taleplerini doğrudan ilgili şirket veya kişiyle doğrulamadan yanıtlamayın.

2. Ekstra Güvenlik Katmanları Ekleyin: Mobil operatörünüzden, hesabınızda yetkisiz değişiklikleri önlemek için ek güvenlik önlemleri talep edin. PIN kodu, SIM kilidi ve çağrı yönlendirme kontrolleri gibi önlemler dolandırıcıların erişimini zorlaştırır.

3. Çevrimiçi Kişisel Bilgileri Sınırlayın: Dolandırıcılar, sosyal medyada paylaşılan bilgileri kullanarak sizi taklit edebilir. Bu nedenle sosyal medyada kişisel bilgilerinizi paylaşmamaya dikkat edin.

4. Uygulama Tabanlı 2FA’ya Geçin: SMS tabanlı iki faktörlü kimlik doğrulama saldırılara karşı savunmasızdır. Hesaplarınızı daha güvenli tutmak için uygulama tabanlı iki faktörlü kimlik doğrulamaya geçin.

5. Mobil Güvenlik Yazılımı Kullanın: ‘Dolandırıcılık Uyarısı’ özelliği içeren Bitdefender Mobile Security gibi güvenilir bir mobil güvenlik yazılımı, cihazınızı kimlik avı girişimlerine ve kötü amaçlı yazılımlara karşı koruma sağlar. SMS, bildirimler ve anlık mesajlar aracılığıyla gelen zararlı bağlantıları tespit ederek sizi uyarır.

Telefon numaranızın güvenliği, kişisel bilgilerinizin ve finansal varlıklarınızın korunması açısından büyük önem taşır. Dolandırıcılara karşı bilinçli olmak ve önlemleri erkenden almak, ciddi kayıpların önüne geçebilir.

Alev Akkoyunlu
Laykon Bilişim Operasyon Direktörü

23 yıla yakın bir süre siber güvenlik sektöründe satış ve pazarlama alanında ustalaşan Alev Akkoyunlu, şu an Bitdefender Antivirüs’ün de aralarında bulunduğu birçok güvenlik ürününün Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörlüğü görevini yürütmektedir. 1979 doğumlu olan Akkoyunlu, Süleyman Demirel Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı ve Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü mezunudur. Akkoyunlu, 1 çocuk sahibidir.

Dikey iniş robotu için sincaplardan ilham alındı

0

Illinois Urbana-Champaign Üniversitesi’nden araştırmacılar, robotların tıpkı bir sincap gibi dalların arasında ilerlediği yeni bir yaklaşım geliştirdiler. İlginç olanı, tek ayaklı bir robotun daldan dala atladıktan sonra dik iniş yapmasını sağlayan bir strateji geliştirmiş olmaları. Basın bülteninde, “Bu sonuçlar gelecekte daha çevik robot tasarımlarına ışık tutabilir” denildi.

Dikey iniş robotu

Maymunlar, brakiasyon olarak bilinen sallanma hareketi için güçlü üst uzuvlara ve olağanüstü bir kavrama gücüne sahiptir; bu harekette kendilerini dalların altına asarlar. Sağlam kavrama, kanopiyi geçerken denge ve kontrolü korumalarını sağlar. Karşılaştırıldığında, sincapların dallarda denge sağlamak için güçlü tutuşlara ihtiyacı yoktur. Zıpladıktan sonra dengelerini sağlamak için becerikli bacak hareketleri ve vücut ayarlamaları kullanırlar.

Robotlar için zıplamadan sonra ince bir yüzeye inmek zordur, çünkü ayakta duracakları alan çok az olduğundan hareketlerini hızla durdurmak zorundadırlar. Sincapların çevik ve zahmetsiz inişlerinden ilham alan Justin Yim liderliğindeki araştırmacılar, robotik dengeye yönelik yeni bir yaklaşım önerdi.  Ekip, iniş sırasında robotun bacağına uygulanan kuvvetlerin kontrol edilmesinin benzer dengeye ulaşmanın anahtarı olabileceğini öne sürdü.

Bu kavram, radyal kuvvetlerin modülasyonu olarak bilinir. Robotun bacağının uzamasını ve geri çekilmesini hassas bir şekilde ayarlayarak, robotun kütle merkezine etki eden kuvvetleri manipüle edebileceklerini öne sürer. Basın bülteninde: “Araştırmacılar, robotun bacağını uzatarak, robotun ağırlık merkezini daldaki ayak dayanağının üst noktasıyla hizalamayı amaçlayan bir denge stratejisi tasarladılar” denildi.

Bu teoriyi test etmek için Salto-1P adını verdikleri tek bacaklı bir robot tasarladılar. Salto, sadece bacak hareketlerini kullanarak ve daha sonra dönen bir çarkın yardımıyla dengeyi korumaya çalışarak dallar arasında atlayışlar yaptı. Otuzdan fazla deneysel denemeden oluşan bir seride, tek bacaklı robot dallar arasında sıçramada yüksek derecede başarı gösterdi. Özellikle, Salto 30 denemeden 25’inde hedef dala başarıyla indi.

Katı hal lityum piller rekabetçi değil mi?

0

Katı hal lityum metal piller, özellikle elektrikli araçlar ve diğer uygulamalarda enerji depolama alanında uzun zamandır potansiyel bir oyun değiştirici olarak kabul ediliyor. Daha uzun menziller, daha hızlı şarj süreleri ve artırılmış güvenlik gibi gelecek vaat eden geliştirmeler sunan bu teknolojinin ticarileşmesinin 2026-2028 yılları arasında gerçekleşmesi bekleniyor.

Katı hal lityum piller nasıl bir potansiyele sahip?

Son araştırmalar, bu pillerin performansının başlangıçtaki beklentileri karşılamayabileceğini ve bu durumun geleneksel lityum iyon pillere üstün bir alternatif olarak uygulanabilirliği konusunda şüphe uyandırdığını öne sürüyor. Garnet tipi katı elektrolitleri, özellikle lityum lantan zirkonyum oksit (LLZO)’i değerlendiren bir çalışma, katı hal lityum metal pillerin beklenen enerji yoğunluğu faydalarının abartılmış olabileceğini gösterdi.

Bulgulara göre, LLZO kullanan tamamen katı hal lityum metal yaklaşık 272 Wh/kg’lık bir gravimetrik enerji yoğunluğuna ulaşacak. Bu rakam, mevcut lityum iyon pillerin sunduğu 250 ila 270 Wh/kg değerlerinden yalnızca biraz daha fazla. LLZO ile çalışmanın getirdiği yüksek üretim maliyetleri ve önemli üretim zorlukları göz önüne alındığında, çalışmada kompozit veya yarı katı hal elektrolitlerin daha pratik seçenekler olarak ortaya çıkabileceği öne sürülmektedir.

Çalışmanın baş yazarı ve Tohoku Üniversitesi WPI-AIMR’de araştırmacı olan Eric Jianfeng Cheng: “Tamamen katı hal lityum metal enerji depolamanın geleceği olarak görülüyordu, ancak çalışmamız LLZO tabanlı tasarımların enerji yoğunluğunda beklenen sıçramayı sağlayamayabileceğini gösteriyor. İdeal koşullar altında bile kazanımlar sınırlı ve maliyet ve üretim zorlukları önemli.” dedi. Katı hal lityum metal piller, öncelikle gelişmiş güvenlik ve enerji performansı nedeniyle ilgi görmektedir.

LLZO, kararlılığı ve iyonik iletkenliği nedeniyle katı elektrolitler için önde gelen bir aday. Ancak, pratik LLZO tabanlı kese hücrelerinin daha yakından incelenmesi, enerji yoğunluğu artışlarına ilişkin beklentilerin yanlış yönlendirilmiş olabileceğini göstermektedir. Ultra ince 25 μm LLZO seramik ayırıcı ve yüksek kapasiteli katotla bile performans, en iyi geleneksel lityum-iyon hücrelerinden yalnızca biraz daha iyi kalıyor.

Yapay zeka düşünme modelleri ne zaman ortaya çıktı?

OpenAI araştırma lideri Noam Brown, belirli AI ‘akıl yürütme’ modellerinin onlarca yıl önce ortaya çıkmış olabileceğini düşünüyor. OpenAI’da yapay zeka akıl yürütme araştırmalarına liderlik eden Noam Brown, araştırmacıların “doğru yaklaşımı” ve algoritmaları “bilmeleri” durumunda belirli “akıl yürütme” yapay zeka modelleri biçimlerinin 20 yıl önce ortaya çıkabileceğini söylüyor.

Yapay zeka düşünme modelleri

Brown, San Jose’de düzenlenen Nvidia’nın GTC konferansındaki bir panelde, “Bu araştırma yönünün ihmal edilmesinin çeşitli nedenleri vardı. Araştırmam boyunca, tamam, bir şeylerin eksik olduğunu fark ettim. İnsanlar zor bir durumda harekete geçmeden önce çok fazla zaman harcarlar. Belki bu ok faydalı olabilir” dedi.

Brown, Carnegie Melon Üniversitesi’nde, pokerde elit insan profesyonelleri yenen Pluribus da dahil olmak üzere oyun oynayan yapay zeka üzerine yaptığı çalışmalardan bahsediyordu. Brown’ın yaratılmasına yardımcı olduğu yapay zeka, o zamanlar daha kaba kuvvet yaklaşımı denemek yerine sorunları “akıl yürütmesi” anlamında benzersizdi.

Brown, sorgulara yanıt vermeden önce “düşünmek” için test zamanı çıkarımı adı verilen bir teknik kullanan bir OpenAI AI modeli olan o1’in arkasındaki mimarlardan biri. Test zamanı çıkarımı, bir tür “akıl yürütme”yi yönlendirmek için çalışan modellere ek bilgi işlem uygulamayı gerektirir. Genel olarak, sözde akıl yürütme modelleri, özellikle matematik ve bilim gibi alanlarda, geleneksel modellerden daha doğru ve güvenilirdir.

Brown’a panel sırasında, kurumların genel olarak bilgi işlem kaynaklarına erişim eksikliği göz önüne alındığında, akademinin OpenAI gibi AI laboratuvarları ölçeğinde deneyler yapmayı umup umamayacağı soruldu. Modellerin daha fazla bilgi işlem yoğun hale gelmesiyle son yıllarda bunun daha zor hale geldiğini, ancak akademisyenlerin model mimarisi tasarımı gibi daha az bilgi işlem gerektiren alanları keşfederek etki yaratabileceğini kabul etti.

Brown’ın yorumları, Trump yönetiminin bilimsel hibe vermede derin kesintiler yaptığı bir zamanda geldi. Nobel Ödüllü Geoffrey Hinton da dahil olmak üzere yapay zeka uzmanları, bu kesintileri eleştirerek, bunların hem yurt içinde hem de yurt dışında yapay zeka araştırma çabalarını tehdit edebileceğini söyledi.

Apple, Yapay Zeka Özelliklerinin Gecikmesi Nedeniyle Dava Edildi

0

Apple, Apple Intelligence adı altında duyurduğu yapay zeka özelliklerinin piyasaya sürülmesindeki gecikmeler ve bu özelliklerin tanıtımındaki yanıltıcı reklamlar nedeniyle federal bir davayla karşı karşıya kaldı.

Davaya Konu Olan Gecikmeler ve Yanıltıcı Reklamlar

Şirket, Siri’nin geliştirilmiş versiyonu da dahil olmak üzere birçok yapay zeka özelliğini Apple Intelligence çatısı altında tanıtmıştı. Ancak bu özelliklerin piyasaya sürülmesi, planlanandan daha geç gerçekleşti. Özellikle, Bella Ramsey‘in rol aldığı Eylül ayındaki reklam kampanyası, tüketicilerde bu özelliklerin cihazların piyasaya çıktığı anda kullanılabilir olacağı izlenimini oluşturdu.

San Jose’deki ABD Bölge Mahkemesi’nde açılan Apple dava, sınıf davası statüsü talep ediyor ve belirtilmemiş mali tazminat istiyor. Davacılar, Apple Intelligence özelliklerine sahip iPhone ve diğer cihazları satın alan tüketicileri temsil ediyor. Dava dilekçesinde, Apple’ın reklamlarının internet, televizyon ve diğer mecralarda yoğun bir şekilde yer aldığı ve tüketicilerde bu özelliklerin cihazların piyasaya sürülmesiyle birlikte kullanılabilir olacağı yönünde makul bir beklenti oluşturduğu belirtiliyor.

Davayı, daha önce Google ve OpenAI‘a karşı da benzer davalar açmış olan Clarkson Hukuk Bürosu üstleniyor. Bu durum, firmanın teknoloji devlerine karşı tüketici haklarını savunma konusundaki kararlılığını gösteriyor.

Apple’ın Daha Önce Karşılaştığı Hukuki Sorunlar

Bu dava, Apple‘ın yapay zeka ve gizlilik konularında karşılaştığı ilk hukuki sorun değil. Ocak 2025’te şirket, Siri’nin kullanıcıların özel konuşmalarını izinsiz kaydettiği iddiasıyla açılan toplu davada 95 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti. Davacılar, Siri’nin yanlışlıkla etkinleşerek özel konuşmaları kaydettiğini ve bu kayıtların üçüncü taraflarla paylaşıldığını iddia etmişti.

Apple‘ın yapay zeka entegrasyonunda yaşadığı zorluklar, şirketin bu alandaki hedeflerine ulaşmasını engelliyor. Özellikle, Siri’nin daha konuşkan bir versiyonu olarak planlanan güncellemenin gecikmesi, şirketin yapay zeka gelişimindeki en büyük sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu gecikmeler, Apple Intelligence özelliklerinin kullanıcılar arasında beklenen ilgiyi görmemesine neden oluyor.

Sonuç ve Beklentiler

Apple, yapay zeka özelliklerinin piyasaya sürülmesindeki gecikmeler ve yanıltıcı reklamlar nedeniyle açılan bu dava ile birlikte, tüketici güvenini yeniden kazanmak için önemli adımlar atmak zorunda. Şirketin, gelecekte benzer sorunlarla karşılaşmamak için ürün geliştirme ve tanıtım stratejilerini gözden geçirmesi bekleniyor.

Amtrak CEO’su istifa etti

0

Amtrak CEO’su Stephen Gardner, Hükümet Verimliliği Departmanı lideri Elon Musk’ın toplu taşıma hizmetinin özelleştirilmesi çağrısı yapmasının ardından istifa ediyor. 49 yaşındaki Gardner, Amtrak’ın bu yönetimin tam inancını ve güvenini kazanmaya devam etmesini sağlamak için istifa ettiğini söyledi. Bu arada Amtrak yönetim kurulu: “Bu ülkenin hak ettiği dünya standartlarında yolcu tren sistemini inşa ederken Başkan Trump ve Bakan Duffy ile çalışmayı dört gözle beklediklerini” paylaştı.

Amtrak CEO’su Musk’ın özelleştirme çağrısı sonrasında istifa etti

Amtrak, National Railroad Passenger Corporation olarak da biliniyor. ABD’nin ulusal yolcu demiryolu hizmetidir. Ulusal olarak imtiyazlıdır, yani federal hükümet çoğunluk hissedarıdır. Ayrıca Amtrak yönetim kurulu üyelerinin başkan tarafından aday gösterilmesi ve Senato tarafından onaylanması anlamına gelir. Demiryolu hizmeti 46 eyalette, iki Kanada eyaletinde faaliyet gösteriyor ve Washington DC’deki Amtrak geçen yıl 32 milyondan fazla müşteriye hizmet vererek tüm zamanların yolcu rekorunu kırdı.

Musk, bu ayın başlarında Amtrak’ın ve ABD Posta Servisi’nin özelleştirilmesi çağrısında bulunmuştu. Musk, Morgan Stanley Teknoloji Medya ve Telekom konferansında yaptığı konuşmada , “Temel olarak, bir şeyin iflas etme şansı olması gerekir, aksi takdirde gelişme için iyi bir geri bildirim döngüsü olmaz. Mümkün olduğunca her şeyi özelleştirmeye çalışmalıyız ve benim tavsiyem bu olur” diye devam etti.

DOGE lideri Amtrak’ı “üzücü bir durum” olarak nitelendirdi ve demiryolu sağlayıcısının diğer ülkelerdeki benzer hizmetlerle karşılaştırıldığında “Amerika hakkında çok kötü bir izlenim bırakabileceğini” iddia etti. Ancak Amtrak, karlı olmadıkları yönündeki eleştirileri reddetti; çünkü karlılık, organizasyonun hedeflerinden biri değil. Şirket Mart ayında yaptığı açıklamada: “Amtrak bazen karlı olmadığı için eleştiriliyor. Bu eleştiri yanlış bir varsayıma dayanıyor ve gerçekleri göz ardı ediyor” dedi.

Nvidia, ABD’de Yüz Milyarlarca Dolarlık Çip Üretimine Hazırlanıyor!

Nvidia, önümüzdeki dört yıl içinde ABD’de üretilen çipler ve diğer elektronik bileşenler için yüz milyarlarca dolar harcamayı planlıyor. Şirket, Asya’ya olan bağımlılığını azaltmak ve tedarik zinciri esnekliğini artırmak amacıyla bu stratejik kararı aldı. ​

Nvidia Blackwell GPU’ları ABD’de Üretilecek

Nvidia’nın CEO’su Jensen Huang, şirketin en son Blackwell sistemlerini ABD’de üretmeye başladığını doğruladı. Bu hamle, TSMC’nin Arizona’daki Fab 21 tesisinde gerçekleşiyor. Huang, “Artık Arizona’da üretim silikonları çalıştırıyoruz” diyerek süreci vurguladı. Bu adım, Nvidia’nın üretim kapasitesini çeşitlendirme ve jeopolitik riskleri azaltma çabasının bir parçası olarak görülüyor.

TSMC’nin Arizona Yatırımı

Tayvan merkezli TSMC, Arizona’da yeni bir çip üretim tesisi inşa ediyor ve bu tesisin 2025’in başlarında üretime başlaması planlanıyor. Bu yatırım, Nvidia’nın ABD’de üretim yapma hedeflerine önemli bir destek sağlıyor. TSMC’nin ABD’deki varlığı, Nvidia’nın tedarik zinciri esnekliğini artırma stratejisine katkı sunuyor. ​

Nvidia’nın bu büyük yatırımı, ABD’nin yapay zekâ endüstrisinin gelişimine de katkı sağlayacak. Huang, “Yönetimin desteği, enerji engellerini ortadan kaldırarak ABD’deki yapay zekâ için muazzam bir sonuç doğuruyor” dedi. Bu destek, büyük veri merkezlerinin enerji ihtiyaçlarını karşılamada kritik bir rol oynayacak.

Çin ile Rekabet ve Tedarik Zinciri Stratejisi

Nvidia, Çinli teknoloji şirketleriyle rekabet etmek için tedarik zincirini çeşitlendiriyor. Özellikle Huawei’nin yapay zekâ alanındaki ilerlemeleri, Nvidia’nın stratejik hamlelerini etkiliyor. Huang, Huawei’yi “Çin’deki en güçlü teknoloji şirketi” olarak nitelendirerek, onların her girdikleri pazarda başarılı olduklarını belirtti. ​

Nvidia’nın ABD’de çip üretimine yaptığı bu büyük yatırım, şirketin küresel tedarik zinciri stratejisini yeniden şekillendiriyor. Bu adım, hem ABD’nin teknolojik altyapısını güçlendirecek hem de küresel yapay zekâ endüstrisinin gelişimine katkı sağlayacak. Nvidia’nın Blackwell GPU’larının Arizona’da üretilmesi, şirketin yenilikçi teknolojiler geliştirme konusundaki kararlılığını gösteriyor.​

Rivian teknoloji şirketi gibi hareket ediyor

Araba dünyası şu anda bir nevi bölünmüş durumda. Geleneksel otomobil üreticileriyle birlikte yeni türden arabalar üreten yeni girişimler de var. Bu yeni nesil otomobil şirketlerinin ilki Tesla’ydı ve açıkçası artık kesinlikle bir girişim değil. Ancak son on yılda başkaları da ortaya çıktı. Ultra premium elektrikli araçlar üreten Lucid var ve tabii ki daha sağlam bir EV isteyenler için gidilecek yer olarak yerini sağlamlaştıran Rivian var.

Rivian teknoloji şirketi seviyesine geldi

Yakın zamanda Rivian’ın Palo Alto lokasyonunu gezebildim ve bir şey netleşti. Geleneksel otomobil üreticileri ile yeni girişimler arasındaki ayrım, kuruldukları zamandan çok daha derin. Aslında Rivian gibi şirketler, üzerlerinde tekerlekler olan yüksek kaliteli bilgisayarlar üreten teknoloji şirketleridir.

Bilgisayarlarla ilgili tüm sorunlara ve bu sorunları böylesine kritik bir ortama taşımanın tüm risklerine rağmen, bilgisayarlar açıkça kişisel ulaşımın geleceği. Geleneksel otomobil üreticileri arabalarını araba olarak ve daha çok bilgisayar olarak düşünmeyi bırakana kadar, bloktaki yenilerin gerisinde kalmaya mahkumlar.

Rivian’ın birinci nesil araçları kaliteleri ve performansları nedeniyle alkışlandı ancak bu yılın başlarında şirket ikinci nesil mimarisine geçti. Daha fazla özellik ve daha akıllı yazılım geliyor. Bunun kaputun altında daha fazla bilgisayar gerektireceğini düşünebilirsiniz, ancak tam tersine Rivian sayıyı önemli bir farkla azaltmayı başardı. Birinci nesil platformu 17 Elektronik Kontrol Ünitesinden (ECU) oluşurken, ikinci nesil modellerde yalnızca yedi tane var.

Bu değişimin anahtarı, alan tabanlı bir mimari yerine bölgesel bir mimariye geçiş yapmaktır. Genel fikir, araçtaki farklı işlevlerin farklı ECU’lar tarafından ele alınması yerine, aracın farklı alanlarının farklı ECU’lar tarafından ele alınmasıdır. Mevcut Rivian araçlarındaki yedi ECU’dan üçü, batı bölgesi, doğu bölgesi ve güney bölgesi olarak adlandırılan bölge tabanlıdır. Bu ECU’lar aracın tüm temel görevlerini ele alırken, diğer dördü bilgi-eğlence ve otonomi gibi daha kritik görevleri ele alır.

Elbette araçtaki bilgisayarlar da daha güçlü. Rivian, araçlarının farklı yönleri için hem Rivian’dan hem de Qualcomm’dan çipler tedarik ediyor. Hem hızlı hem de tepkisel yazılımları hedefliyor ve yıllardır yapılan güncellemelerden sonra hızlı ve tepkisel yazılımlar için yeterli alan sağlıyor.

Atlas robot son yeteneklerini sergiledi

0

Boston Dynamics, yıllar boyunca bize birçok etkileyici videolar gösterdi. Şirket robotik ustalığının son örneğiyle hünerlerine gösterme konusunda geri döndü. Aşağıdaki klipte, Atlas robotu yürüyüşle başlayıp takla atmaya ve hatta biraz break dansa kadar ilerleyen çeşitli tam vücut hareketlerini gösteriyor. Farklı eylemler, kaynak materyal olarak hareket yakalama ve animasyon kullanan takviyeli öğrenme kullanılarak geliştirildi. Bu hızla, gelecekteki robot efendilerimiz bir gün bizi dansta ve taklada geride bırakabilecek ve ayrıca düşünmede geride bırakabilecekler.

Atlas robot gelişimini sürdürüyor

Video, Boston Dynamics’in Robotik ve Yapay Zeka Enstitüsü ile yaptığı araştırmanın bir parçası ancak çalışmalarına yardımcı olan birden fazla ortağı var. Örneğin, NVIDIA CEO’su Jensen Huang, şirketin robotik için GR00T modeline değindi.  Boston Dynamics, robotikte AI’ya odaklanan şirketle iş birliğini derinleştirdiğini duyurdu. Açıklamaya göre: “Boston Dynamics’in tüm vücut ve manipülasyon kontrolörleriyle sorunsuz bir şekilde çalışan karmaşık, çok modlu AI modelleri” çalıştırmak için NVIDIA’nın Jetson Thor bilgi işlem platformunu kullanıyor.

Atlas, NVIDIA Jetson Thor hesaplama platformunda tasarım yaparak ve NVIDIA Isaac Lab’da yeni beceriler kazanarak insansı endüstriye öncülük ediyor. Mobil robotikte küresel lider olan Boston Dynamics, insansı robotlar için yeni nesil AI yetenekleri oluşturmak üzere NVIDIA ile iş birliğini genişletti. NVIDIA Isaac GR00T platformunun erken benimseyenlerinden biri olan Boston Dynamics’in Atlas robotu, NVIDIA Jetson Thor hesaplama platformunu kullanarak insansı robotların geliştirilmesine öncülük ediyor.

Rusya enerji şebekelerini hedef alıyor

0

Önemli bir diplomatik gelişmeye imza atarak, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında iki saati aşkın süren uzun bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Görüşme, Suudi Arabistan’dan ateşkes önerisinin gelmesinden bu yana bilinen ilk iletişim oldu.

Her iki ülkenin temsilcileri, Rusya’nın Ukrayna’daki enerji altyapısını hedef alan saldırıların 30 gün süreyle askıya alınmasını kabul ettiğini ve daha geniş kapsamlı bir ateşkes için müzakerelerde bulunmak üzere ekipler kurulmasının planlandığını bildirdi. Ancak görüşmeden sadece bir saat sonra Rusya’nın, yaklaşık 100 bin nüfuslu Donetsk bölgesindeki Slovyansk şehrine hava saldırısı düzenlemesiyle iyimser hava hızla bozuldu.

Rusya enerji altyapısını hedef aldı

Yerel kaynaklar, grev nedeniyle kentin bir bölümünde elektrik kesintisi yaşandığını belirtirken, bu durum Ukrayna içindeki askeri temaslarla da doğrulandı. Bu arada Kramatorsk’ta da şiddetli çatışmalar yaşandı; yerleşim bölgelerine güdümlü hava bombalarının atıldığı bildirildi. Askeri muhabir Bohdan Miroshnykov, Slovyansk saldırısında kullanılan hava bombasının enerji altyapısına yönelik kasıtlı bir saldırı olduğunu tespit etti.

Enerji tesislerine ilişkin müzakere edilen ateşkes teklifinin hemen ardından gelen bu endişe verici gelişme, anlaşmanın samimiyeti konusunda şüphe uyandırdı. Beyaz Saray, görüşmelerde enerji altyapısına yönelik grevlerin 30 gün süreyle durdurulması niyetinin yer aldığını ve genel hedefin kalıcı bir barış anlaşmasına varmak olduğunu teyit etti. Ancak Putin’in, Ukrayna’ya dış istihbarat paylaşımının ve askeri yardımın durdurulması da dahil olmak üzere belirli koşullar üzerinde ısrar ettiği bildiriliyor.

Görüşmede, kalıcı bir çözüme ihtiyaç duyulduğu konusunda karşılıklı anlayış vurgulandı ve iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin önündeki karmaşık engellerin altı çizildi.

Tesla yolcu taşımacılığı izni aldı

Kaliforniya Kamu Hizmetleri Komisyonu (CPUC), Tesla’nın eyalette robotaksi hizmeti başlatma arayışının ilk adımı olan yolcu taşımacılığı izni başvurusunu onayladı. Tesla geçen yıl, çalışanları sürücü olarak kullanarak yolcu hizmetleri için bir araç filosu işletmesini sağlayan bir ulaşım charter-party taşıyıcısı (TCP) olmak için başvuruda bulundu. CPUC, yolcu taşıma hizmetleri için insan ve robot tarafından sürülen araçları düzenleyen bir eyalet kurumudur.

Tesla yolcu taşımacılığı

CPUC’ye göre Tesla, yeni izniyle kendi çalışanlarını önceden ayarlanmış bir temelde Tesla araçlarında yolcu olarak taşıyabilir. Daha sonra izni halk üyelerini taşımak için kullanmaya geçebilir, ancak bu adımı başlatmadan önce ajansı bilgilendirmesi gerekecektir. TCP izinleri, bağımsız sürücüleri mobil uygulamalar aracılığıyla müşterilere bağlayan ulaşım ağı şirketleri olarak faaliyet gösteren Uber ve Lyft gibi yolculuk paylaşım şirketlerinin izinlerinden farklı.

Tesla’nın henüz CPUC’nin otonom araç yolcu programına katılmadığını belirtmek gerekiyor. Ancak sürücüsüz arabalar kullanarak ticari bir yolcu hizmeti başlatmayı planlıyorsa bunu yapması gerekecektir. Şirketin ayrıca tamamen sürücüsüz araçları test etmek için Kaliforniya Motorlu Taşıtlar Dairesi’nden izin alması gerekecek.

Yine de bu, Tesla’nın uzun zamandır beklenen robotaksi projesini sürdürme konusunda ciddi olduğunun bir işareti. Şirketin CEO’su Elon Musk, bu yılın başlarında yaptığı bir kazanç görüşmesinde Tesla’nın bu yaz Teksas’ta sürücüsüz operasyonları test ederek başlayacağını söyledi. Ayrıca şirketin, güvenlik sürücüleri kullanarak Körfez Bölgesi’ndeki çalışanlarla birkaç aydır yeni bir hizmeti test ettiğini iddia etti.

Musk, yıllar boyunca tamamen otonom araçların yalnızca bir ila iki yıl uzakta olduğunu tekrar tekrar vaat ettiği ve sonra da bunu yerine getirmediği için çok fazla eleştiri aldı. Ayrıca Tesla’nın araçlarının otonom olarak gidebileceğini iddia ettiği teknolojinin hazır olup olmadığı konusunda, özellikle radar, lidar ve diğer gereksiz güvenlik sistemlerinden kaçınan yalnızca kamera sensör takımı hakkında devam eden sorular da var.

Akıllı yüzük işaret dilini anlamayı sağlıyor

0

Akıllı yüzük segmenti son birkaç yılda önemli ölçüde olgunlaştı. Ultrason tabanlı kan basıncı izleme için hazır minyatür sensörlerin çağına girdik. Circular gibi şirketler kan basıncı seviyelerini ölçmek için farklı bir çift sensör yaklaşımı benimsiyor ve hatta gelecek yıla kadar glikoz trendi analizi yapmayı hedefliyor. Ancak sağlık algılama, akıllı yüzükler için baskın uygulama alanı olmaya devam etti. Şimdi, Cornell Üniversitesi’ndeki uzmanlar, Amerikan İşaret Dilini gerçek zamanlı olarak sürekli olarak takip edebilen ve bunu bilgisayarlara ve akıllı telefonlara girdi olarak gönderebilen bir akıllı yüzük platformu geliştirdiler.

Akıllı yüzük işaret dili için kullanılabiliyor

SpellRing olarak adlandırılan bu yüzük, İngiliz alfabe havuzunun 26 harflik tam aralığını tanıyabilir. Başparmağa takılan bu yüzük, bir hoparlör ve mikrofon dizisiyle donatılmıştır. Birlikte, el hareketiyle üretilen ses dalgalarının ileri geri aktarılmasını sağlarken, bir jiroskop açısal verileri ölçer.

Fikir halihazırda büyük bir erişilebilirlik zaferi gibi görünse de, maliyet benimsenmesini daha da artırabilir. Ekibin geliştirdiği prototip kiti yaklaşık 30 dolara geliyor, ancak seri üretim aşamasına girdiğinde daha da düşmesini bekliyorlar. Yaklaşık olarak çeyrek madeni para büyüklüğünde olan 3 boyutlu yazdırılmış yüzük, yerleşik sensörler tarafından oluşturulan sonar görüntüsünü anlamak için özel bir derin öğrenme algoritmasına dayanıyor. Gönüllüler analizleri sırasında İngilizce sözlüğünde yaklaşık 20.000 kelimeyi heceleyebilmişler.

ASL öğrenmenin erken aşamalarındaki kişiler ve deneyimli test uzmanları arasında test edildiğinde, SpellRing el işaretlerini metne dönüştürmede %92’ye kadar doğruluk sağladı. SpellRing’i ayrıntılı olarak açıklayan makalenin baş yazarı Hyunchul Lim: “ASL çok karmaşık, kompleks bir görsel dildir” diyor. Artık algoritmaları kelimeleri ve ifadeleri anlayacak şekilde ayarlamaya odaklandıklarını ekliyor.

Araştırma makalesine göre bu, gerçek zamanlı ASL parmak hecelemesi kolaylığı sağlamak için atalet algılama sistemini akustikle bütünleştiren ilk giyilebilir tabanlı cihazdır. Ekip, testleri sırasında bunun bir telefonda web araması yapmak, harita navigasyonunu yönetmek ve notlara metin yazmak için nasıl kullanılabileceğini gösterdi.

VR başlıkları düşüşe mi geçiyor?

0

Son piyasa araştırması VR başlıklarının geleceğini pek iyi görmüyor. Apple Vision Pro, pazar payında en büyük düşüşü yaşayan başlık oldu. Yeni bir piyasa güncellemesine göre, küresel VR pazarı 2024’te bir önceki yıla göre yüzde 12 düştü. Bu da bu başlıkların benimsenmesinin hız kazanmak yerine yavaşladığını gösteriyor.

VR başlıkları pazar gücünü kaybediyor

Güncellemeler Counterpoint adlı bir araştırma şirketinden geliyor. Son bulgularına göre, insanlar artık VR başlıklarına o kadar meraklı değil. Teknolojinin son birkaç yılda evrim geçirmesine rağmen, VR başlıklarının sevkiyatları artmak yerine düşüyor. Gönderilerin doğrudan satışlara yansımadığını belirtmekte fayda var. Gerçekte kaç tane kulaklık satıldığını bilmiyoruz, ancak bildiğimiz şey perakendecilerin sık sık stok yenilemeye ihtiyaç duymadıkları, dolayısıyla gönderilerdeki düşüşün bu olduğu ve bu da satışların düştüğünü gösteriyor. Ancak bu sayılar neredeyse hiç kamuoyuna açıklanmıyor.

Küresel VR başlık sevkiyatları bir önceki yıla göre yüzde 12 düştü ve bu, üst üste üçüncü düşüş yılı. 2024’ün son çeyreğini 2023’ün son çeyreğiyle karşılaştırdığımızda da yüzde 5’lik bir düşüş ortaya çıktı. Counterpoint, pazarın düşüşte olmasının nedenlerinden bazılarının donanım kısıtlamaları ve yeterince heyecan verici VR içeriğinin hazır bulunmaması olduğunu söylüyor. Şirket, kurumsal pazarın daha iyi durumda olduğunu belirtiyor ancak bu konuda herhangi bir sayı paylaşmadı.

Meta, Quest 3S gibi başlıklarla VR başlık pazarına hakim durumda ve 2024’te yüzde 77’lik bir paya ulaşacak. Bu pay, Meta başlıklarının pazarın yüzde 84’ünü oluşturduğu yılın dördüncü çeyreğinde daha da iyi durumdaydı.

Meta yükselirken, Apple Vision Pro pazar payı kazanmakta zorlanıyor. Apple’ın amiral gemisi kulaklığının sevkiyatları çeyrekten çeyreğe yüzde 43 düştü, bu da birçok kişinin bir VR kulaklığa 3.500 dolardan fazla harcamaya istekli olmayabileceğini gösteriyor.

BYD hızlı şarj konusunda Tesla’ya rakip oldu

0

BYD, beş dakikalık bir şarjla 400 km menzil ekleyebilen yeni hızlı şarj teknolojisini duyurdu. BYD, duyuruyla birlikte şarj altyapısına büyük bir yatırım yapma ve Çin genelinde 4.000’den fazla yeni hızlı şarj cihazı inşa etme sözü de verdi.

BYD hızlı şarj teknolojisi

“Süper e-Platform” teknolojisi, bu yıl piyasaya sürüldüğünde 500 kW’a ulaşacak en hızlı Tesla V4 süper şarj cihazlarının iki katı olan 1.000 kW’lık tepe hızlarında şarj etme kapasitesine sahip. Daha hızlı şarj teknolojisi, başlangıçta 270.000 yuan’dan (yaklaşık 37.330 dolar) başlayan iki yeni araçta, Han L sedan ve Tang L SUV’de mevcut.

BYD kurucusu Wang Chuanfu Shenzhen lansman etkinliğinde: “Kullanıcılarımızın şarj kaygısını tamamen çözmek için, elektrikli araçların şarj süresini benzinli araçların yakıt ikmal süresi kadar kısa hale getirme hedefini takip ediyoruz. Bu, sektörde megawatt biriminin şarj gücünde elde edildiği ilk sefer” dedi.

BYD ayrıca yeni platformu kullanarak Çin genelinde 4.000’den fazla ultra hızlı şarj cihazı inşa etmeyi taahhüt etti, ancak bu proje için bir zaman çerçevesi belirtmedi. Çin’deki çoğu BYD sahibinin arabalarını dolu tutmak için diğer üreticilerin şarj cihazlarına güvendiğini bildirmesi göz önüne alındığında, bu dikkate değer bir hareket.

Bu, BYD’nin tek manşetlik hareketi değil. Bu ayın başlarında, DJI ile iş birliği içinde tasarlanan ve dronların 25 km/s hıza kadar kalkış ve iniş yapmasını sağlayan, tüm arabalarıyla uyumlu bir tavana monte dron fırlatıcısı piyasaya sürdü. Şirket, 2024’te 1,76 milyon araba satarak Tesla’nın 1,79 milyonunun hemen arkasında kalarak Tesla’nın açığını kapatıyor. Ancak bu satışların yüzde 90’ı Çin’de gerçekleşti ve hibrit araçları tarafından yönetiliyor.

Google Chromecast için düzeltme yapıyor

Google’ın yayın yapmayan eski Chromecast cihazları için yazılım düzeltmesi, şirketin etkilenen sahiplerine gönderdiği bir e-postaya göre yayınlanıyor. E-postanın metnini Google Nest Topluluk sayfalarında görebilirsiniz. Cihazınızı fabrika ayarlarına sıfırlamadıysanız, zaten çalışıyor olabilir. Ancak hala yayın yapamıyorsanız, Google cihazınızı yeniden başlatmanızı ve tekrar denemenizi önerir.

Google Chromecast düzeltmesi için hızlı aksiyon aldı

Yanlışlıkla fabrika ayarlarına sıfırlanan tüm Chromecast’lerin Google Home uygulamasının en son sürümünde (iOS’ta sürüm 3.30.106 veya Android’de sürüm 3.30.1.6) yeniden bağlanması gerekecektir. Uygulama güncellemesi görünüşe göre hala tüm cihazlara dağıtılıyor, bu nedenle şu anda görmüyorsanız, birkaç gün içinde göreceksiniz.

Bazı ikinci nesil Chromecast’ler ve Chromecast Audio dongle’ları geçen hafta başında yayın yapamaz hale geldi. Google bir düzeltme sözü vermeden önce, birçok kişi bunun Google’ın Chromecast serisinin yavaş ölümünün başlangıcı olduğunu varsaydı. Google artık Chromecast satmıyor, Google TV Streamer Ağustos 2024’te piyasaya sürüldükten sonra adını ve dongle tarzı cihazı emekliye ayırdı. Bu nispeten hızlı düzeltmenin de gösterdiği gibi, satmıyor olsa bile Google mevcut Chromecast’ler için desteği sonlandırmayı düşünmüyor.

Google’ın yayın odaklı markası, 24 Temmuz 2013’te ilk nesil Chromecast ile geldi. Akış çubuğu doğrudan bir TV’nin HDMI portuna takılıydı ve uzaktan kumandası yoktu. En önemlisi, yenilikçi alet yalnızca 35 dolara mal oldu. O zamanlar bir Apple TV set üstü kutusu 99 dolardan başlıyordu ve uygulama yüklü televizyonlar sıradan olmaktan çok uzaktı. Hatta bir yıl önce piyasaya sürülen Roku’nun aynı nesil Streaming Stick’i bile 100 dolara mal oldu. Daha pahalı seçeneklerle karşı karşıya kalınca, Chromecast’e karşı koymak zordu. Ve birçok kişi de aynı şekilde hissetti: Çubuk hızla tükendi. Ve şirket onu ancak geçen yıl emekliye ayırdığı için çoğu teknoloji ürününden daha uzun süre piyasada kaldı .

Touch Grass ekran süresini azaltıyor!

0

Rhys Kentish, Touch Grass adında bir iOS uygulaması yayınladı. Bu uygulama, dışarı çıkıp çimlerin fotoğrafını çekene kadar dikkat dağıtan uygulamaları kilitliyor. Kentish verdiği demeçte, “Ekran süremle mücadele ettim ve bir şeyi değiştirmezsem hayatımın yedi yılını telefonuma bakarak geçireceğimi hesapladım. Touch Grass ekran süresi konusunda diğer çözümlerden daha fazla sürtünme istiyordum, sabahları beni evden çıkaracak bir şey. Sabahları telefonuma uzanıp güne başlamadan önce bir veya iki saat boyunca ekranı kaydırma alışkanlığımı kırmak istiyordum” dedi.

Touch Grass ekran süresi için önlem alıyor

Bir bilgisayarlı görüş AI kullanarak, uygulama ev bitkileri ile gerçek dış mekan çimleri arasında ayrım yapabiliyor. Bir ajansta tam zamanlı uygulama geliştiricisi olarak çalışan Kentish için bu seviyedeki sürtüşmeler asıl mesele. Bu nedenle Touch Grass ekran süresi üzerinde etkili bir çözüm sunuyor.

Uygulamadaki mizah, sizi gerçekten dışarı çıkmaya zorlama konusunda ne kadar ciddi olduğuna bağlı. Touch Grass ekran süresi konusunda kullanıcıları sıkı tutuyor. Ancak aynı zamanda Kentish, kullanıcıların karanlıkta çimlere dokunmasını istemiyor. Çünkü bunu yapmak o kadar güvenli olmayabilir. Uygulama, bir kullanıcının konumunu görmeyi istiyor. Böylece bölgede güneşin ne zaman battığını biliyor. Ardından, kullanıcılar dışarı çıktıklarında ve çimlere dokunmak mümkün olmadığında blokların nasıl çalışacağını yönlendirmek için ayarlarını özelleştirebiliyor.

Freemium uygulaması tüm kullanıcılara yalnızca çimlere dokunarak açılabilen iki uygulamayı kilitleme olanağı sağlıyor; ancak bir uygulamayı açmak için istediğiniz ücreti ödemenizi sağlayan bir özelliği etkinleştirebilirsiniz. Kentish, ne öderseniz ödeyin, maliyetin yarısının İngiltere’deki yabanileştirme çalışmalarına bağışlanacağını söylüyor.

Ücretli kilit açma kavramı, Kentish’in çimlere dokunma kavramını ortaya atmasından önce bile uygulamanın DNA’sındaydı. Yaklaşık bir buçuk yıl önce Kentish, TikTok’ta kendisi için tasarladığı ve her TikTok’u açtığında çek hesabından birikim hesabına para aktaran bir uygulama hakkında bir video yayınladı.

Tekerlek inovasyonu yakıt verimliliğini artırıyor

0

İspanyol şirketi Fersa’nın “yakıt tasarruflu tekerlek göbeği” için bir yıldan fazla süren ve bir milyon kilometreyi aşan gerçek dünya testleri, yakıt tüketimini en az %3 oranında azaltan ve operatörlere kamyon başına yılda yaklaşık 3.500 ABD doları tasarruf sağlayan etkileyici sonuçlar ortaya koydu. Tekerlek inovasyonu, bu sonuçlara katkıda bulunan önemli bir faktördür.

Tekerlek inovasyonu ile yakıt verimliliği

Lojistik şirketleri her yıl yakıta inanılmaz miktarda para harcıyor – bu, filo genelindeki operasyonel giderlerde büyük bir kalem. Bu nedenle, çevresel faydaların yanı sıra, bu sektörde akıllıca bir yakıt verimliliği önleminin istekli alıcılar bulmakta hiçbir sorun yaşamaması gerekir. Dolayısıyla, tekerlek göbeği tertibatı gibi temel bir parçanın halen bu kadar kötü optimize edilmiş olması ve Fersa’nın gelip yenisini getirmesiyle yakıt faturalarınızda anında %3 ile %7,3 arasında bir düşüş yaşanması kafa karıştırıcı. Tekerlek inovasyonu, bu başarıları mümkün kılar.

Buradaki gizli güç o kadar abartılı görünmüyor; “FE Tekerlek Göbeği” aşağıdaki faktörler sayesinde yuvarlanma direncini ve sürtünmeyi azaltıyor:

“Optimize edilmiş yüzey geometrisi için mikrogeometrik geliştirmeler”

“Gelişmiş contalar ve malzemeler”

“Yüksek yük kapasitesi” ve

“Optimize edilmiş birinci sınıf yağlama teknolojisi.”

Fersa bir rulman şirketidir ve temel olarak büyük, gösterişli, düşük sürtünmeli, yüksek yük kapasiteli, uzun ömürlü bir göbek rulmanı üretmiştir. Ancak bu, aktarma organlarındaki sürtünmeyi yarı yarıya azaltmaya yeter. Mawser ve TechnoPark MotorLand tarafından denetlenen bir yıllık test, kentsel, kırsal ve uzun mesafeli taşımacılık koşullarının tamamını kapsıyordu ve yataklar uzun yol, sabit ve kamyon-treyler araçlarında test edildi. Tekerlek inovasyonu sayesinde bu başarılar elde edilmiştir.

Fersa, %3’lük asgari yakıt tasarrufunun toplamda önemli olduğunu söylüyor. Kamyon başına yılda 150.000 km (93.200 mil) varsayıldığında, temel yakıt toplamı yaklaşık 60.000 litre (13.200 galon) dizeldir. Euro bölgesi fiyatları litre başına yaklaşık 1,80 Euro (7,40 ABD doları/galon) olduğunda, bu merkezler operatörlere kamyon başına yılda en az 3.240 Euro (3.530 ABD doları) yakıt tasarrufu sağlayacaktır. Bunu bir filodaki birkaç yüz teçhizatla çarpın, bu da büyük bir OPEX tasarrufudur. Tekerlek inovasyonu ile bu tasarrufların elde edilmesi mümkündür.

Çok yönlü mikro e-mobilite platformu dönüşüme destek olacak

Tam MVNO yeteneğine sahip küresel bir IoT platform sağlayıcısı olan Soracom, Inc. ve çok uluslu bir mobilite üreticisi olan Suzuki Motor Corporation, Suzuki’nin çeşitli robotlar için mobilite çözümleri sağlamak amacıyla elektrikli tekerlekli sandalye teknolojisini uygulayan “Çok Yönlü Mikro E-Mobilite Platformu konseptini” ticarileştirmek için IoT’yi kullanan bir kavram kanıtı (PoC) başlattı.

Çok yönlü mikro e-mobilite platformu

Çok Yönlü Mikro E-Mobilite Platformu konsepti, Suzuki tarafından elektrikli tekerlekli sandalye geliştirme yılları boyunca geliştirilen mobilite teknolojisinden yararlanarak endüstriyel robotlar için bir platform görevi görmek üzere geliştirildi ve gelişmiş denge ve manevra kabiliyeti sağlandı. Girişim, otonom sürüş, yapay zeka ve diğer ortak teknolojileri bu mobilite platformuyla birleştirerek lojistik, kar temizleme, inşaat mühendisliği ve inşaatı ile ölçüm ve izleme gibi çeşitli alanlardaki zorlukları ele almayı amaçlıyor.

Mikro E-Mobilite Platformu konsepti , araç operasyon durumu güncellemeleri ve GPS tabanlı konum takibi için gerçek zamanlı bulut bağlantısını etkinleştirmek üzere Soracom IoT platformunu ve bir iletişim modülünü kullanacaktır . Mikro E-Mobilite Platformu konseptinin farklı uygulamalarda nasıl kullanıldığını gözlemleyerek, PoC gelecekteki ürün geliştirme için değerli içgörüler sağlamayı ve potansiyel olarak destek ve bakım gibi müşteri merkezli hizmetleri keşfetmeyi amaçlamaktadır.

PoC’nin lansmanı, Soracom ve Suzuki’nin mobilite uygulamalarında gelişmiş IoT teknolojilerini teşvik etmek ve daha sürdürülebilir bir geleceğe yönelik iş ve günlük yaşam için altyapı görevi görebilecek hizmetler oluşturmak üzere iş birliği yapmak amacıyla imzaladığı anlaşmanın ardından gerçekleşti.