Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 309

Yapay zekalı bilgisayarlar için özel bellek standardı geliyor!

Yapay zeka odaklı bilgisayarların gelişimi, donanım üreticilerini daha verimli ve kompakt bellek çözümleri geliştirmeye yönlendiriyor. Bu doğrultuda Nvidia, SK Hynix, Samsung ve Micron’un, AI sistemleri için optimize edilmiş yeni bir bellek standardı üzerinde çalıştığı bildiriliyor. System On Chip Advanced Memory Module (SOCAMM) adı verilen bu yeni teknoloji, geleneksel DRAM çözümlerine kıyasla önemli avantajlar sunarak AI bilgisayarlarında performansı artırmayı hedefliyor.

Yapay zekalı bilgisayarlar için özel bellek standardı geliştiriliyor

SEDaily’nin haberine göre, Nvidia ve üç büyük bellek üreticisi SOCAMM prototiplerini birbirleriyle paylaşarak kapsamlı testler gerçekleştiriyor. Her şey planlandığı gibi ilerlerse, bu yeni bellek standardının seri üretimine yıl sonuna doğru başlanabileceği belirtiliyor. SOCAMM’in en dikkat çekici özelliklerinden biri, LPDDR5X belleğin doğrudan bir alt katmana (substrate) entegre edilerek güç verimliliğini artırması. Ayrıca, 694 I/O bağlantı noktasına sahip olması sayesinde, 644 bağlantılı LPCAMM ve yalnızca 260 bağlantıya sahip geleneksel DRAM çözümlerine kıyasla büyük bir sıçrama sunduğu ifade ediliyor.

Yapay zekalı bilgisayarlara özel bellek standardı geliştiriliyor.

Bu yeni bellek standardının, Nvidia’nın CES 2025 etkinliğinde tanıttığı Project Digits AI bilgisayarlarının bir sonraki neslinde kullanılması bekleniyor. Yapay zeka uygulamalarının yüksek bant genişliği ve bellek kapasitesi gereksinimi düşünüldüğünde, Nvidia’nın bu alanda özel bir standart geliştirmesi oldukça mantıklı görünüyor. Ancak SOCAMM’in, JEDEC tarafından onaylanmış resmi bir standart olmaması dikkat çekiyor. Bu durum, Nvidia’nın bellek pazarında daha fazla söz sahibi olma isteğini de gözler önüne seriyor.

Öte yandan SOCAMM’in modüler ve çıkarılabilir bir tasarıma sahip olması, kullanıcıların ilerleyen yıllarda sistemlerini kolayca yükseltebilmesine olanak tanıyabilir. Boyut açısından bakıldığında ise bir yetişkinin orta parmağı kadar küçük olduğu belirtiliyor.

Apple, M5 işlemcisini yakında kullanıma sunacak!

0

Apple, M5 işlemcileriyle ilgili yeni detayları hızla paylaşmaya başladı ve bu işlemciler, özellikle MacBook Pro ve iPad Pro modelleri için büyük bir değişim vaat ediyor. Apple’ın M4 serisi işlemcileri, şirketin donanım stratejisinde dikkat çekici bir adım atmasına olanak sağlarken, M5 işlemcileriyle birlikte daha önemli değişikliklerin geleceği öne sürülüyor. Apple, yeni nesil çipleriyle CPU ve GPU tasarımında ciddi yenilikler yapmayı planlıyor.

Apple, M5 işlemcisini yakında görücüye çıkaracak

Gelen bilgilere göre, Apple M5 işlemcilerini ilk olarak MacBook Pro modellerinde kullanacak. Ancak, tasarımda büyük bir değişiklik beklenmiyor; bunun yerine, M5 işlemcilerinin performans ve güç verimliliği üzerine odaklanılacak. TSMC’nin N3P üretim sürecinden geçecek olan M5 çipleri, önceki nesil N3E işlemcilere kıyasla %5 ila %10 arasında daha az güç tüketecek ve %5’e kadar daha fazla performans sunacak. Bu da, MacBook Pro kullanıcıları için daha verimli ve güçlü cihazlar anlamına geliyor.

Bununla birlikte, iPad Pro güncellemesinin 2026’ya ertelenmesi ihtimali oldukça yüksek. Mark Gurman’ın raporlarına göre, iPad Pro modelleri 2025 yılı boyunca mevcut M4 çipiyle devam edecek ve M5 işlemcili yeni iPad Pro’nun tanıtımı ancak 2026’da gerçekleşebilir. Apple, iPad Pro’nun ultra ince tasarımını geçtiğimiz yıllarda önemli ölçüde değiştirdiği için, donanımsal güncellemelerde stabil bir dönem yaşanabilir. Bu da, iPad Pro’nun tasarımda büyük bir değişiklik yapmadan bir süre daha mevcut donanımını kullanmaya devam etmesine yol açabilir.

M5 serisinin en dikkat çeken yeniliklerinden biri, SoC (System-on-a-Chip) tasarımındaki gelişmeler. Apple, M5 Pro, M5 Max ve M5 Ultra gibi daha güçlü modeller için, TSMC’nin SoIC-MH (System-on-Integrated-Chips-Molding-Horizontal) paketleme teknolojisini kullanmayı planlıyor. Bu yeni paketleme yöntemi, geleneksel SoC tasarımlarına göre %30 ila %50 daha az alan kaplayarak termal verimliliği artıracak. Böylece, çiplerin daha uzun süre yüksek performansla çalışması sağlanacak.

Son olarak, Apple’ın M5 işlemcisini içeren yeni cihazları arasında yenilenmiş Mac mini ve muhtemelen iMac modelleri de bulunuyor. Bu cihazların 2025 yılının son çeyreğinde piyasaya sürülmesi bekleniyor. Bu, Apple’ın masaüstü ürünlerini de güçlendirecek ve kullanıcı deneyimini iyileştirecek önemli bir adım olacak.

Facebook canlı yayınları silmeye başlıyor!

0

Facebook, 19 Şubat itibariyle kullanıcıların canlı yayın kayıtlarını 30 gün sonra silmeye başlıyor. Bu tarihten sonra canlı yayına geçen kullanıcılar, 30 günlük son kullanma tarihleri ​​dolmadan önce silinmelerini önlemek için videoları indirmelidir. Alternatif olarak, kayıtları profilinizde Reels olarak paylaşabilirsiniz, ancak bu, klipleri bu formatın 90 saniyelik zaman sınırına sığdırmak anlamına gelir.

Facebook canlı yayınları kaldıracak

Meta, bu değişikliği yapma sebebinin “canlı video görüntülemelerinin çoğunun yayının ilk birkaç haftasında gerçekleşmesi” ve “depolama politikalarımızı sektör standartlarıyla uyumlu hale getirmek ve Facebook’taki herkes için en güncel canlı video deneyimlerini sağladığımızdan emin olmak” olduğunu söylüyor.

30 günden eski olan daha önce kaydedilmiş tüm canlı videolar da kaldırılacak. Ancak, arşiviniz tamamen silinmeden önce e-posta ve uygulama bildirimleri gönderilecek. Bildirimi aldıktan sonra, videoları indirmek veya aktarmak için 90 gününüz olacak. Facebook, önümüzdeki aylarda eski yayın kayıtlarını dalgalar halinde silmeyi planlıyor.

Facebook’un ayrıca videolarınızı tek tek veya hepsini birden kaydetmenize yardımcı olacak birkaç indirme aracı vardır. Bildirimi aldığınızda, özel bir tarih aralığındaki tüm videolarınızın toplu olarak indirilmesini talep edebilirsiniz. Videoları doğrudan Dropbox veya Google Drive gibi bir bulut hizmetine aktarmayı da seçebilirsiniz.

Etkinlik Günlüğünüze giderek, “Canlı videolarınız” için filtreleme yaparak ve ardından indirebileceğiniz videoları görmek için tarihleri ​​seçerek sizin için önemli olan tek tek videoları kaydedebilirsiniz. Alternatif olarak, profilinizde, Sayfanızda veya Meta Business Suite’te Videolar sekmesine veya Canlı sekmesine gidebilir, istediğiniz videoyu seçebilir, tam ekran oynatabilir ve ardından üç nokta menüsünden videoyu indir’i seçebilirsiniz.

Son olarak, bunlardan herhangi birini yürütmek için zamanınız yoksa, videolarınızı kaydetmek için size altı ay süre tanıyan bir erteleme isteği seçeneği de olacak. Bunu bildirimi açarak, “daha fazla bilgi edinin”e dokunarak ve ardından “ertele”yi seçerek yapın.

Mega kent projesi The Line’ın ilk bölümü inşa ediliyor!

0

Suudi Arabistan’ın çöl ortasında inşa edilen devasa mega kent projesi The Line’ın ilk bölümü, inşaat sürecinin başladığı duyurulmuştu. Proje tamamlandığında, 170 kilometre boyunca uzanacak olan bu futuristik şehir, sadece Suudi Arabistan’ın değil, dünyanın en büyük ve en iddialı şehirleşme projelerinden biri olma özelliği taşıyor. Projenin ilk aşaması Hidden Marina adıyla anılacak ve 2,5 kilometre uzunluğunda, 500 metre yüksekliğinde olacak. Bu modüler yapılar, tamamen ayna kaplı dış cephesiyle dikkat çekerken, toplamda 21 milyon metrekarelik bir alanı kaplayacak. Karşılaştırma yapmak gerekirse, dünyanın en yüksek binası olan Burj Khalifa’nın inşaat alanı yalnızca 350.000 metrekareye denk geliyor, bu da The Line’ın ne kadar büyük bir projeye dönüştüğünü gösteriyor.

Mega kent projesi The Line’ın ilk bölümü inşa edilmeye başladı

Hidden Marina, yapay zeka destekli enerji yönetimi ve güvenlik sistemleriyle donatılacak ve burada 80.000’den fazla konut birimi, 9.000 otel odası, ticari ve perakende alanları, okullar, itfaiye ve polis istasyonları gibi modern şehir gereksinimlerinin tümüne yer verilecek. İlk aşamanın tamamlanmasıyla burada 200.000 kişinin yaşaması bekleniyor. Bu projede şu anda 140.000’den fazla işçi çalışıyor ve altyapı yatırımlarının toplamı 140 milyar doları geçmiş durumda. Hidden Marina’nın 2030 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. Suudi Arabistan, aynı zamanda 2034 FIFA Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak ve The Line’ın en üst katında bir stadyum inşa etmeyi planlıyor.

Ancak bu devasa proje, sadece hayranlık değil, bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor. The Line’ın çelik rezervlerinin yüzde 20’sini tüketeceği iddiaları gündemde. Ayrıca, inşaat sürecinde robot teknolojilerinin kullanılması ve otomasyonun devreye girmesi bekleniyor. Bu dev proje, yalnızca Suudi Arabistan’ın şehirleşme hedeflerini değil, aynı zamanda teknolojik altyapı ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflerini de değiştirebilir.

The Line dışında, Suudi Arabistan’ın diğer büyük projeleri de dikkat çekiyor. Bu projeler arasında, dünyanın en uzun binası olması beklenen JEC Tower ve küp şeklindeki devasa yapı Mukaab gibi projeler bulunuyor. Ayrıca Neom şehri, kayak köyleri, sağlık merkezleri, doğa koruma alanları ve yüzen limanlar gibi çeşitli modern yaşam alanlarını da barındıracak. Neom’un ilk etabı olan Sindalah isimli lüks tatil köyü, ekim ayında açıldı ve bu da Suudi Arabistan’ın küresel çapta şehirleşme yolunda ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor.

Gemini Live, sohbetleri otomatik olarak özetleyecek!

Google, kullanıcıların sohbet deneyimlerini daha verimli hale getirebilmek için Gemini Live’ın sohbet özetleme özelliğini geliştirmeye odaklanıyor. Şu anda, Gemini Live sohbetlerinde bir konuşmanın önemli noktalarının özetlenebilmesi için kullanıcıların, konuşma tamamlanmadan önce özeti talep etmeleri gerekiyor. Ancak bu süreçte, kullanıcıların tüm konuşma metnini elle kopyalayarak özet oluşturması gerekiyor, çünkü yalnızca bireysel yanıtları kopyalamalarına izin veriliyor. Bu, çok zaman alıcı ve verimsiz bir işlem olabiliyor. Google, kullanıcıların bu zorlukla karşılaşmaması için daha pratik bir çözüm arayışında.

Gemini Live, sohbetleri otomatik olarak özetlemeye başlıyor

Yeni güncellemeyle birlikte, Gemini Live artık otomatik olarak sohbetlerin özetini oluşturacak. Konuşma sona erdikten sonra, sistem doğrudan sohbetin ana noktalarına ve konularına dair kısa bir paragraf sunacak. Bu özet, özellikle görüşmenin ana hatlarını ve önemli detayları belirleyerek, gereksiz ayrıntılardan kaçınacak şekilde hazırlanacak. Google, özetin kullanıcının ilgisini çekebilecek, konuşmanın tonuyla uyumlu bir şekilde sunulmasını da sağlamak istiyor. Bu özellik sayesinde, kullanıcılar yalnızca bir dokunuşla sohbetin özetine erişebilecekler.

Ayrıca, bu özetleme sistemi, kullanıcılara metnin bütününü gözden geçirmeleri ya da belirli bir konu üzerine daha fazla yoğunlaşmaları için kolaylık sağlayacak. Google, bu özetlerin konuları ve tartışma noktalarını net bir şekilde bölümlendirerek sunmayı planlıyor. Bu sayede, kullanıcılar özetin içeriğine hızlıca hakim olabilecek ve zaman kaybı yaşamadan konuşmanın ana hatlarına odaklanabilecekler.

Google, bu güncelleme ile sadece sohbet özetleme işlevini değil, aynı zamanda Gemini Live için gerçek zamanlı altyazı desteği de sunmayı hedefliyor. Gerçek zamanlı altyazılar, özellikle sesli veya görüntülü görüşmelerde sesli içerikleri yazılı hale getirecek ve böylece konuşmalar daha erişilebilir hale gelecek. Bu özellik, özellikle işitme engelli veya çeşitli dil engelleri olan kullanıcılar için önemli bir adım olacak. Google’ın bu yenilikleri, Gemini Live’ı sadece daha kullanıcı dostu hale getirmekle kalmayacak, aynı zamanda daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap edebilmesine olanak sağlayacak.

Bu yeniliklerin, Gemini Live kullanıcıları için sohbetlerin daha verimli, anlaşılır ve erişilebilir bir şekilde tamamlanmasını sağlamak amacıyla geliştirildiği anlaşılmaktadır. Google’ın bu adımla, sohbetlerin özetlenmesinde ve anlaşılmasında büyük bir kolaylık sunmayı planladığı söylenebilir.

Dünyanın en büyük yapay zeka veri merkezi kurulacak

0

Güney Kore dünyanın en büyük yapay zeka veri merkezini inşa ediyor. Güney Kore, kapasite bakımından dünyanın en büyük yapay zeka veri merkezine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor ve küresel teknoloji liderliğine gözünü dikiyor.

Dünyanın en büyük yapay zeka veri

Kaliforniya merkezli Stock Farm Road, Inc.’in (SFR) bir bölümü olan Fir Hills liderliğindeki anıtsal projenin inşaatına 2025 kışında başlanması bekleniyor ve başlangıçta yıllık 3.5 milyar dolarlık bir gelir elde edilmesi hedefleniyor.   Jeollanam-do Eyaletinde bulunan tesis, deneyimli yenilikçiler arasındaki stratejik bir iş birliğinin sonucudur. SFR, LG varisi Brian Koo ve teknoloji, enerji ve küresel kamu-özel sektör ortaklıklarında başarılı girişimlerin emektarı Dr. Amin Badr-El-Din tarafından ortaklaşa kurulmuştur.

Dr. Badr-El-Din: “Bu, yalnızca teknolojik bir dönüm noktasından çok daha fazlası; Kore’nin küresel teknolojik liderliği için stratejik bir sıçramadır. Stock Farm Road ve Jeollanam-do hükümetiyle ortaklık kurarak bu kritik altyapıyı inşa etmekten inanılmaz derecede gurur duyuyoruz ve bu, yeni nesil yapay zeka için temel oluşturmak adına benzeri görülmemiş bir fırsat yaratıyor” dedi.

İlk projenin değeri 10 milyar doların üzerinde olup, 35 milyar dolara kadar büyüme potansiyeli bulunmaktadır. 2028’de tamamlandığında merkez, 3 GW kapasiteye sahip olacak ve bu da onu dünyanın en büyük yapay zeka veri tesisi yapacaktır.

Yeni nesil yapay zekanın karmaşık gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanan merkez, gelişmiş soğutma altyapısı, bölgesel ve küresel bağlantı için son teknoloji fiber bant genişliği ve önemli ve ani enerji yükü değişimlerini yönetme kapasitesine sahip. Bu düzeydeki altyapısal karmaşıklık, yalnızca güçlendirilmiş yapay zeka inovasyonu vaat etmekle kalmıyor, aynı zamanda Güney Kore ekonomisi için de bir nimet. Gelişen veri merkezi hizmetleri pazarının 2030 yılına kadar 438,3 milyar dolara çıkacağını öngören projeksiyonlarla, Güney Kore’nin 3GW devi kendisini sektörde önemli bir oyuncu olarak konumlandırıyor.

Koo: “Büyük Asyalı işletmelerin muazzam teknolojik yeteneklerine bizzat tanıklık etmiş biri olarak, bu projenin Kore ve bölgeyi teknolojik ilerleme ve ekonomik refah açısından yeni bir seviyeye taşıma potansiyeline sahip olduğunu görüyorum” şeklinde yorumda bulundu.

ABD, otomobil ve çiplere ek gümrük vergisi getiriyor!

0

ABD Başkanı Donald Trump, otomotiv, yarı iletken ve ilaç sektörlerini kapsayan yeni bir gümrük tarifesi planını duyurdu. Buna göre, ithal edilen otomobillere, çiplere ve ilaçlara %25 civarında ek gümrük vergisi uygulanacak. Bu karar, özellikle Avrupa Birliği’nden ve Asya’dan gelen otomobiller ile yarı iletken tedarik zincirini önemli ölçüde etkileyebilir. Trump, bu adımı, ABD otomotiv endüstrisinin yabancı rekabet karşısında dezavantajlı duruma düşmesini engellemek amacıyla attığını belirtti. Özellikle AB’nin ABD’den ithal ettiği araçlara %10 vergi uygularken, ABD’nin AB araçlarına yalnızca %2,5 vergi koymasını adaletsiz olarak nitelendirerek, bu durumu dengelemek istediğini vurguladı.

ABD, otomobil ve çiplere resmen ek gümrük vergisi getirecek

Trump, nihai kararın 2 Nisan’da açıklanacağını ve birçok şirketin ABD’ye üretimlerini geri taşımak için iletişime geçtiğini söyledi. Çip ve ilaç sektörleri için de benzer vergilerin devreye gireceğini duyuran Trump, özellikle çip ithalatına yönelik düzenlemelerin yarı iletken fiyatlarını artırabileceğini kabul etti. ABD’de üretimi teşvik etmek için şirketlere belirli bir süre tanıyacağını belirten Trump, önümüzdeki haftalarda büyük firmaların yeni yatırım planlarını açıklayacağını ifade etti.

Öte yandan Trump, göreve geldikten sonra ticaret politikalarında sert adımlar atmaya devam ediyor. Daha önce Çin’in fentanil kaçakçılığını durduramaması nedeniyle tüm Çin ithalatına %10 ek vergi getiren Trump, ayrıca Kanada ve Meksika’dan gelen ithalatı hedef alarak enerji dışındaki ürünlere %25 gümrük vergisi uygulanacağını duyurdu. 12 Mart itibarıyla ise tüm ithal çelik ve alüminyuma %25 vergi getirilecek. Ticaret politikalarında daha da ileri giderek, her ülkeye ürün bazında karşılıklı tarife oranları belirlenmesi için ekonomi ekibine talimat verdiği bildirildi.

Trump, Beyaz Saray’ın Elon Musk ile ilgili yaptığı “Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) çalışanı olmadığı ve hükümet kararlarında yetkisi bulunmadığı” açıklamasına rağmen, Musk’ı bir vatansever olarak nitelendirdi ve ona danışman gözüyle bakılabileceğini ifade etti. Ancak çıkar çatışmaları nedeniyle Musk’ın uzayla ilgili herhangi bir hükümet kararında söz hakkı olmayacağını belirtti.

iPhone 16e resmen tanıtıldı! İşte özellikleri ve fiyatı

0

Apple, uzun süredir güncellenmeyen uygun fiyatlı iPhone serisini nihayet yenileyerek iPhone 16e modelini resmen tanıttı. Daha önce iPhone SE serisi altında sunulan giriş seviyesi iPhone’lar, 2022’de çıkan iPhone SE 3’ten bu yana yeni bir modelle güncellenmemişti. Ancak Apple, beklentileri farklı bir yönde şekillendirerek iPhone SE 4 yerine iPhone 16e adını taşıyan yeni bir modeli piyasaya sürdü.

Uygun fiyatlı iPhone 16e resmen görücüye çıktı

Tasarım açısından iPhone 14’ü temel alan iPhone 16e, modern bir görünüm sunarken Apple’ın fiziksel Home tuşunu tamamen kaldırarak Touch ID yerine Face ID’yi standart hale getiriyor. Cihaz, Apple’ın en yeni A18 çipiyle güçlendirilmiş olup, yapay zeka destekli Apple Intelligence teknolojisini de bünyesinde barındırıyor. 6.1 inç büyüklüğündeki OLED ekranıyla dikkat çeken iPhone 16e, 800 nit standart parlaklık sunarken HDR içeriklerde bu değer 1200 nit seviyesine ulaşıyor. Apple’ın amiral gemisi iPhone 16 serisinde bulunan Eylem Düğmesi bu modelde yer alırken, yeni eklenen kamera kontrol tuşu ise bu cihazda bulunmuyor. Ayrıca Apple, bu modelle birlikte Lightning girişine veda ederek USB-C bağlantı noktasına geçiş yapıyor.

Uygun fiyatlı iPhone 16E resmen görücüye çıktı.
Uygun fiyatlı iPhone 16e tanıtıldı.

Performans tarafında iPhone 16e, iPhone 16 serisiyle aynı A18 çipini kullanarak güçlü bir donanım sunuyor. Apple, bu modelin giriş seviyesinde 128 GB depolama alanı sunduğunu açıklarken, cihazın 256 GB ve 512 GB seçenekleri de bulunuyor. Kamera özelliklerine bakıldığında ise cihazın arkasında 48 MP çözünürlüğünde tek bir ana kamera bulunuyor. İkinci ve üçüncü lenslerden yoksun olmasına rağmen, geniş sensörü sayesinde başarılı fotoğraf performansı sunması bekleniyor. Ön tarafta ise 12 MP’lik bir selfie kamerası yer alıyor. Ayrıca iPhone 16e, suya ve toza karşı dayanıklılığı ifade eden IP68 sertifikasına sahip olup, kablosuz şarj desteği de sunuyor.

Apple, iPhone 16e’yi 599 dolarlık başlangıç fiyatıyla duyurdu ve cihazın yarından itibaren ön siparişe açılacağını, 28 Şubat’ta ise resmi olarak satışa çıkacağını belirtti. Türkiye fiyatı ise 47.999 TL olarak açıklanırken, ön sipariş süreci 21 Şubat saat 15.00 itibarıyla başlayacak.

Dünyanın en büyük mobil LED ekranı tanıtıldı!

0

Belçikalı LED ekran uzmanı Photonics, Barselona’daki ISE 2025 fuarında dünyanın en büyük mobil LED ekranını tanıttı. “Jumbo162” adı verilen bu dev ekran, 767 inç büyüklüğünde ve 162 metrekarelik bir alanı kapsıyor. 4K çözünürlük sunarak izleyicilere yüksek kaliteli görüntü deneyimi sağlıyor. Photonics’in kendi geliştirdiği Infinite Colors Technology teknolojisi ile ekran, geniş bir renk yelpazesi sunuyor. Bunun yanı sıra, ekranın koyu Vanta Black yüzey teknolojisi ve altın telli tam siyah LED lambaları sayesinde, geleneksel LED ekranlardan çok daha yüksek bir kontrast oranı elde ediliyor.

Dünyanın en büyük mobil LED ekranı görücüye çıktı

Jumbo162, 374 adet InfiLED arg.9 LED panelin birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Bu paneller, ekranın büyük boyutlarını mümkün kılarken aynı zamanda yüksek kaliteli görüntü sağlamaya devam ediyor. Ekranın teknik özellikleri arasında 3,9 mm piksel aralığı, 5.000 nit maksimum parlaklık, 160° yatay ve 130° dikey görüntüleme açıları yer alıyor. Yüksek yenileme hızıyla dikkat çeken Jumbo162, saniyede 3.840 Hz yenileme hızına sahip. Bu, özellikle hızlı hareketli görüntülerin net ve kesintisiz bir şekilde izlenmesini sağlıyor.

Dünyanın en büyük mobil LED ekranı resmen görücüye çıktı.

Ekranın alt kısmındaki siyah panel, hem ekranı taşıyan araç römorkü hem de stand olarak işlev görüyor. Bu özellik, ekranın 360 derece dönebilmesine olanak tanıyor. Bu sayede, ekran farklı açılardan görüntü sağlamak için esnek bir şekilde konumlandırılabiliyor. Jumbo162’nin toplam ağırlığı 28.000 kg, gücü ise 63A ile 125A arasında değişiyor ve 400V güç gereksinimi bulunuyor.

Photonics, Jumbo162 ile büyük ekran teknolojilerinde önemli bir adım atarken, mobil LED ekranların kullanımını daha esnek hale getiriyor. Hem reklam sektöründe hem de büyük etkinliklerde kullanılabilecek olan bu dev ekran, her yönüyle olağanüstü görsel performans sunuyor.

Elon Musk ve Tesla yine protesto edildi!

Elon Musk ve Tesla, son günlerde Kuzey Amerika’da artan protestolarla karşı karşıya kalıyor. Tesla mağazalarının önünde toplanan kalabalıklar, Musk’ın politikadaki etkisini ve şirket yönetimindeki tutumunu eleştirirken, protestoların özellikle Minneapolis ve Manhattan’da yoğunlaştığı görülüyor. Manhattan’daki Tesla mağazası önünde saatler süren geniş çaplı bir gösteri düzenlenirken, bazı mağazaların duvarlarına anti-faşist sloganlar içeren grafitiler yapıldığı gözlemlendi. Aktivist gruplar, bu protestoların sadece bir başlangıç olduğunu ve Tesla yönetimine baskıyı artırmayı planladıklarını belirtiyor.

Elon Musk ve Tesla’ya karşı protesto düzenlendi

Tesla’nın Avrupa pazarında yaşadığı satış düşüşü bilinirken, ABD’deki satış verileri henüz netleşmiş değil. Ancak şirketin imajındaki olumsuz algının tüketicilerin satın alma kararlarını etkileyebileceği konuşuluyor. Öte yandan, şirket içinde de ciddi bir rahatsızlık yaşanıyor. Washington Post’un elde ettiği bir toplantı kaydına göre, birçok Tesla çalışanı Musk’ın şirketin itibarına zarar verdiğini düşünüyor.

Elon Musk ve Tesla'ya karşı protesto düzenlendi.

Üst düzey yöneticilerin bir kısmının da Musk olmadan Tesla’nın daha iyi bir geleceğe sahip olacağına inandıkları iddia ediliyor. Ancak bu rahatsızlık, daha çok özel sohbetlerde ve gizli mesajlaşmalarda dile getiriliyor. Çalışanlar, şirket içi iletişimlerinin takip edildiğinden endişe duydukları için açıkça eleştiride bulunmaktan kaçınıyor.

Son dönemde Tesla’nın sık sık işten çıkarmalarla gündeme gelmesi, Musk’ın yalnızca kendisine sadık yöneticilerle yola devam etmek için bu süreci kullandığı yönündeki iddiaları da güçlendiriyor. Hem şirket içinde büyüyen huzursuzluk hem de dışarıdan gelen tepkiler, Tesla’nın geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor. Yönetim kurulunun bu süreçte nasıl bir yol izleyeceği ve Musk’ın şirket üzerindeki kontrolünü nasıl sürdüreceği merak konusu olmaya devam ediyor.

BYD, katı hal bataryalarına geçmeyi planlıyor!

Çinli otomotiv devi BYD, 2027 yılında tamamen katı hal bataryalara sahip ilk elektrikli araçlarını piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Şirketin batarya birimi CTO’su Sun Huajun’un yaptığı açıklamalara göre, bu yeni bataryalar öncelikle iki yıllık bir test sürecinden geçecek ve 2027 ile 2029 yılları arasında sınırlı sayıda üretilecek. Bu süreç, teknolojiye dair son değerlendirmelerin yapıldığı bir hazırlık aşaması olacak ve her şey yolunda giderse, 2030 itibarıyla büyük ölçekli üretime geçilecek.

BYD, katı hal bataryalarına geçmeyi hedefliyor

BYD’nin geliştirdiği sülfür bazlı katı hal bataryalar, geleneksel lityum bazlı bataryalara kıyasla daha uzun ömürlü, daha hızlı şarj edilebilen ve daha güvenli olacak şekilde tasarlandı. İlk etapta premium segmentte yer alan Denza ve Yangwang markalarına ait araçlarda kullanılacak olan bu bataryalar, yüksek performans sunmayı hedefliyor.

BYD lityum

Elektrikli araç sektörünün en büyük batarya üreticilerinden biri olan CATL de benzer bir takvimle katı hal batarya çalışmalarını sürdürüyor. 2027 yılında düşük hacimli üretime başlaması beklenen CATL, BYD ile birlikte bu yeni nesil bataryaların elektrikli araç piyasasında yaygınlaşmasını sağlayacak en önemli oyunculardan biri olacak. BYD, 2013 yılından bu yana katı hal batarya teknolojisi üzerinde çalışıyor ve 2023 yılında 20 Ah ve 60 Ah kapasiteli batarya hücrelerini test etmeye başladı. Şirketin gerçekleştirdiği testler, seri üretime geçişin önündeki teknik engellerin büyük ölçüde aşıldığını gösteriyor. Elektrikli araç batarya sektöründe %17,2’lik pazar payıyla dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumunda bulunan BYD, katı hal batarya teknolojisiyle rekabette daha güçlü bir konuma ulaşmayı amaçlıyor.

Buna rağmen, şirketin LFP (lityum demir fosfat) bataryaların üretimine en az 15 ila 20 yıl daha devam etmeyi planladığı belirtiliyor. Katı hal bataryaların üretim maliyetleri ve tedarik zorlukları, kısa vadede tüm modellere yaygınlaştırılmasını engelliyor. Ancak uzun vadede BYD’nin bu yeni teknolojiyi daha geniş kitlelere ulaştırarak elektrikli araç sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralaması bekleniyor.

Google Play Store, uygulamaların kalitesini kontrol edecek!

0

Google, Play Store’da kullanıcıların uygulama seçimlerini daha bilinçli yapmalarını sağlamak amacıyla yeni bir uyarı sistemi üzerinde çalışıyor. Google Play Store, milyonlarca uygulamaya ev sahipliği yaparken, kullanıcıların en kaliteli ve güvenilir uygulamaları seçmesini kolaylaştırmak her zaman mümkün olmuyor. Şu ana kadar indirme sayıları ve kullanıcı değerlendirmeleri temel kriterler olarak kullanılıyordu. Ancak bu kriterler, her zaman doğru bir gösterge olmayabiliyor. Örneğin, bazı uygulamalar kısa sürede yüksek indirme sayılarına ulaşsa da, uzun vadede kullanıcı beklentilerini karşılamadığı için sıkça kaldırılabiliyor. Google, bu tür sorunların önüne geçmek ve kullanıcı deneyimini iyileştirmek amacıyla uygulama kalitesine dair ek bilgiler sağlayan yeni bir uyarı sistemini devreye sokmaya hazırlanıyor.

Google Play Store, uygulamaların kalitesini kontrol etmeye başlıyor

Bu yeni sistem, belirli kriterlere bağlı olarak Play Store’daki uygulamalar hakkında çeşitli uyarılar gösterecek. Şu an için tespit edilen üç farklı uyarı türü bulunuyor. Bunlardan ilki, bir uygulamanın benzerlerine kıyasla daha sık kaldırıldığını belirtiyor. Bu uyarı, uygulamanın kullanıcılar tarafından yeterince beğenilmediği veya beklentileri karşılamadığı anlamına gelebilir. Kullanıcılar, bu bilgi sayesinde bir uygulamayı yüklemeden önce, onun zamanla popülerliğini kaybedip kaybetmediği konusunda fikir sahibi olabilecekler. İkinci uyarı, kullanıcıların uygulamayla benzerlerine göre daha az etkileşime girdiğini gösteriyor. Yani, bir uygulama indirilmiş olsa da, kullanıcıların aktif olarak kullanmadığı tespit edilmişse, bu durum bir uyarı olarak kullanıcılara bildirilecek. Üçüncü ve son uyarı türü ise, bir uygulamanın kategorisindeki diğer uygulamalara kıyasla çok daha küçük bir kullanıcı kitlesine sahip olduğunu belirtiyor. Bu uyarı, kullanıcıların daha popüler alternatifleri değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Ancak Google, bu uyarıların bir uygulamanın kötü, güvensiz veya kalitesiz olduğu anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor. Örneğin, belirli bir niş kitleye hitap eden bir uygulama, az kullanıcıya sahip olduğu için uyarı alabilir. Ancak bu, uygulamanın işlevselliğinin düşük olduğu veya kötü bir deneyim sunduğu anlamına gelmez. Google’ın asıl amacı, kullanıcıların indirme işlemi yapmadan önce daha fazla bilgiye sahip olmasını sağlamak ve en iyi tercihi yapmalarına yardımcı olmaktır.

Şu an için bu uyarı sisteminin Play Store’un 44.7.24 sürümünde belirli kullanıcılar için aktif hale getirildiği görülüyor. Google’ın bu özelliği kademeli olarak geniş çapta kullanıma sunması bekleniyor. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde farklı uyarı türlerinin eklenmesi de söz konusu olabilir. Kullanıcı deneyimini daha da geliştirmek adına Google, uygulamaların performans ve kalite kriterlerini sürekli olarak gözden geçirerek, bu uyarı sistemini daha detaylı hale getirmeyi planlıyor. Bu gelişme, özellikle bilinmeyen veya yeni çıkmış uygulamalar hakkında daha fazla şeffaflık sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Mükellef girişimcilik maratonunda vites yükseltiyor: 2024’te gelirlerini 2 kat artırdı!

0

Amerika, İngiltere ve Türkiye’de ticaret yapmak isteyen mikro ve KOBİ ölçeğindeki işletmelerin şirket kuruluşundan vergiye kadar olan ihtiyaçlarına online uygulaması ile dijital çözümler üreten Mükellef, istikrarlı büyümesini sürdürdü.

Geçen yıl Mükellef markasıyla gelirlerini 2 kat artırırken, global pazardaki markası Workhy’de de aktif müşteri sayısını 2 kat artırdı. Mükellef yıl içinde sunacağı yeni ürün ve çözümlerle büyüme ivmesini artıracak.

30’dan fazla ülkede 10 binin üzerinde aktif müşteri

Mükellef Kurucu Ortağı ve CEO’su Kenan Açıkelli, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Bugün geldiğimiz noktada 30’dan fazla ülkede, 10 binden fazla aktif müşterimiz var. 2024 yılında da sadece Türkiye ile sınırlı kalmayıp Amerika, İngiltere ve Estonya, Almanya, Hollanda, Dubai, Malta, Karadağ, Fransa gibi birçok ülkede sunduğumuz çözümlerle global çapta büyümeye devam ettik.”

Öne çıkan sektörler e-ticaret, yazılım ve danışmanlık

Açıkelli, geçen yıl platformları üzerinden en çok e-ticaret, yazılım, startup ve danışmanlık sektörlerinde şirket kurulurken organik tarımdan arıcılığa, uzay taşımacılığından astroloji ve yat işletmeciliğine kadar onlarca farklı kategoride şirket kuruluşuna aracılık ettiklerini belirtti.

İller bazında kırılıma ilişkin de bilgi veren Açıkelli, Mükellef aracılığıyla en çok şirket kurulan illerin sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir olduğunu dile getirirken, üç büyük ili Kocaeli, Antalya ve Bursa’nın takip ettiğini belirtti. Açıkelli, Mükellef verilerine göre geçen yıl şirket kuran üyelerin en yoğun olduğu yaş aralığının 25-34 yaş olduğunu açıkladı.  

Dijital muhasebe çözümü yolda

2025 yılında da Mükellef ve Workhy olarak şirket yönetim platformlarında büyümeye devam edeceklerini ifade eden Açıkelli, “Mükellef ve Workhy markalarımızla, şirket kurma ve yönetmenin yanı sıra dijital muhasebe ve finans çözümleri sunan bir teknoloji grubu olma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz.

Bu yıl, tamamen kendi teknolojimizle geliştireceğimiz dijital muhasebe çözümüyle sektöre yön vermeyi hedefliyoruz. Böylece on binlerce yeni müşteriye ulaşmakla kalmayıp mikro ve KOBİ’lerin ihtiyaçlarına yönelik güçlü bir yapı da inşa edeceğiz” dedi.

X Premium+ fiyatları Grok 3 sonrası arttı

0

XAI, Grok 3’ü yayınladıktan sonra X Premium+ plan fiyatlarını iki katına çıkardı. Elon Musk’ın yapay zeka şirketi xAI, yapay zeka modeli Grok 3’ün son sürümünü yayınladıktan birkaç saat sonra , X, kullanıcılara en son modele erişim sağlayan en üst düzey Premium+ abonelik planının fiyatını ayda neredeyse 50 dolara önemli ölçüde artırdı.

X Premium+ fiyatları

X’in premium planlarını listeleyen destek sayfasında, ABD’de Premium+ için aylık abonelik fiyatı 50 dolara, yıllık fiyat ise 350 dolara güncellendi. Bu, X’in son birkaç ayda Premium+ planının fiyatını ikinci kez artırması. Şirket Aralık ayında abonelik tutarını ayda 16 dolardan ayda 22 dolara çıkardı . Listelenen fiyatlardan herhangi birine göre gidersek, yeni plan Premium+ abonelerine şu anda ödediklerinin iki katından fazlasına mal olacak.

xAI, Grok 3’ün bazı özelliklerini Grok uygulaması üzerinden erişilebilen ayrı bir SuperGrok planının arkasına koyuyor . Bu nedenle yalnızca “derin arama” ve “akıl yürütme” gibi bazı özellikler Premium+ plan kullanıcılarına sunulacak. X’te fiyatlandırmanın tutarlı olmadığını belirtmekte fayda var: Bu muhabir Premium+ planına kaydolmaya çalıştığında, X bunun aylık 39,83 dolara (yıllık 477,95 dolar) mal olacağını gösterdi, ancak son ödeme sayfasında bir yıllık 395 dolara mal olacağı yazıyordu. Ayrıca X’in destek sayfasında aylık abonelik ücretinin 50 dolar olduğu belirtilirken, kayıt sayfasında aylık 48,40 dolar, ödeme sayfasında ise aylık 40 dolar ücret talep ediliyor.

xAI’nin OpenAI’nin  GPT-4o  ve Google’ın  Gemini gibi modellere cevabı olan Grok , görüntüleri analiz edebiliyor, sorulara yanıt verebiliyor ve Musk’ın sosyal ağı X’teki bir dizi özelliği destekliyor.  xAI, Grok 3’ü eğitmek için Memphis’te yaklaşık 200.000 GPU içeren devasa bir veri merkezini kullanıyor. Daha önce Musk, X’teki bir gönderide, Grok 3’ün, görünüşte mahkeme davalarından alınan dosyaları  içeren genişletilmiş bir eğitim veri kümesi kullanılarak selefi Grok 2’den “10 kat” daha fazla bilgi işlem gücüyle geliştirildiğini iddia etti.

Bilişim Zirvesi 2025, yapay zekanın geleceğini masaya yatırdı!

Bilişim Zirvesi’nin bu yıl “TRILOGY” temasıyla üç bölüme ayrılan etkinliklerinin ilki olan “Bilişim Zirvesi Yapay Zekâ – The First Of A Trilogy”, 18 Şubat 2025’te Dijital Deneyim Müzesi’nde, Dell Technologies ve Intel’in ana sponsorluğunda gerçekleştirildi. Yapay zekânın geleceğine ışık tutan etkinlik, bu teknolojinin iş dünyasından günlük yaşama kadar sunduğu geniş fırsatlar ile beraberinde getirdiği etik ve güvenlik konularını ele almak üzere sektör uzmanlarını bir araya getirdi. Zirve kapsamında, üstün yapay zekâ projelerinin ödüllendirildiği Yapay Zekâ Arf Ödülleri de sahiplerini buldu.

Bilişim Zirvesi 2025’te, yapay zekanın geleceği konuşuldu

Bilişim dünyasının önemli temsilcilerini “yapay zekâ”, “güvenlik” ve “bulut” temalarıyla bir araya getiren bu üçlemenin ilk etkinliği, yapay zekâ alanında faaliyet gösteren 200’den fazla yönetici ve sektör dışındaki kurumları bir araya getirdi. Zirvede, sanayi, sağlık, finans, eğitim ve güvenlik gibi alanlarda yapay zekânın sağladığı dönüşüm üzerine tartışmalar yapıldı. BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun, etkinlikte yaptığı konuşmada, teknolojinin yalnızca bir araç olmadığını, ona yüklenen anlam ve vizyonla şekillendiğini vurguladı.

Bilişim Zirvesi 2025'te, yapay zekanın geleceği konuşuldu.

Etkinlikte büyük ilgi gören robot köpekler, LTC İnovasyon tarafından geliştirilen ileri teknolojiyle donatılmış şekilde misafirleri karşıladı. Bu robotlar, güvenlikten arama-kurtarma operasyonlarına, endüstriyel bakım-onarımdan askeri kullanıma kadar geniş bir alanda görev alabilecek özelliklere sahip olup, 200’den fazla dilde iletişim kurabilme, drone entegrasyonu ile keşif yapabilme ve otonom güvenlik devriyeleri gerçekleştirebilme yetenekleriyle dikkat çekti. LTC İnovasyon’un kurucusu Murat Bil, “Yapay Zekâ, Robotların Geleceği ve Endüstri 5.0” başlıklı konuşmasında, gelecekte fabrikalarda humanoid robotların yaygınlaşacağını ve altı yıl içinde bireysel kullanıma uygun robotların hayatın bir parçası olacağını belirtti.

Zirve kapsamında, yapay zekânın endüstride, sağlık sektöründe, finans alanında, etik boyutta ve eğitimde nasıl kullanıldığı detaylıca ele alındı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Teknoloji Grubu Başkanı Dr. Erol Özgüner, “Gen AI ile Kurumsal Modernizasyon” başlıklı konuşmasında, yapay zekâ teknolojilerinin geleceğe yön verecek yeni nesiller için uzmanlık eğitimleriyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti. İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas ise, yapay zekânın sanat dünyasına etkisini değerlendirerek, bu teknolojinin sanatçılara bir rakip değil, bir yol gösterici ve destekleyici olarak konumlandırılması gerektiğini belirtti. Dell Technologies CEEMETA Veri Merkezi Baş Sistem Mühendisi Feyza Başaran ise, yapay zekânın insan yeteneklerini artırma potansiyeline vurgu yaparak, bu teknolojinin başarısında verinin kritik bir rol oynadığını söyledi.

Zirve kapsamında gerçekleştirilen 2025 Yapay Zekâ Arf Ödülleri’nde, Commencis Teknoloji’nin geliştirdiği “Commence AI – Workplace” projesi Yılın Yapay Zekâ Arf Ödülü’ne layık görüldü. Verimlilik Artıran Proje kategorisinde birincilik yine Commencis Teknoloji’nin olurken, Yenilikçi Proje ödülünü Gene2Info’nun “Gene2Var Yapay Zekâ Temelli Biyoinformatik Analiz Platformu” kazandı. Ekosisteme Fayda kategorisinde Belbim’in geliştirdiği “AI Modeliyle Fotoğraf Kontrolü” projesi ödüllendirilirken, Gelişmeye Açık Proje kategorisinde Hewlett Packard Enterprise’ın “Üretken Yapay Zekâ Destekli Dijital Avatar” projesi öne çıktı. Sosyal Sorumluluk kategorisinde ise ICTerra’nın meme kanserinin erken teşhisini amaçlayan “MIDAS” projesi birinciliğe layık görüldü.

Bilişim Zirvesi’nin bu ilk etkinliği, yapay zekânın iş dünyasına ve günlük yaşama etkileri hakkında önemli fikirler sunarak, sektördeki yenilikçi projeleri ödüllendirdi. Zirvenin gelecek etkinlikleri, güvenlik ve bulut teknolojileri alanındaki gelişmelere odaklanarak devam edecek.

Yapay zeka modelleri arasında en kullanışlı hangisi?

0

Yapay zeka modelleri, Google gibi büyük teknoloji şirketlerinden OpenAI ve Anthropic gibi girişimlere kadar herkes tarafından baş döndürücü bir hızla üretiliyor. En son olanları takip etmek bunaltıcı olabilir. Kafa karışıklığına ek olarak, AI modelleri genellikle endüstri kıyaslamalarına göre tanıtılır. Ancak bu teknik ölçümler genellikle gerçek insanların ve şirketlerin bunları nasıl kullandıkları hakkında çok az şey ortaya koyar.

Bu yazıda en gelişmiş AI modellerinin bir genel bakışını derledik ve bunların nasıl kullanılacağı ve ne için en iyi oldukları hakkında ayrıntılar verdik.

Yapay zeka modelleri

OpenAI o3-mini

Bu, OpenAI’ın en son akıl yürütme modelidir ve kodlama, matematik ve fen gibi STEM ile ilgili görevler için optimize edilmiştir. OpenAI’nin en güçlü modeli değildir ancak daha küçük olduğu için şirket, önemli ölçüde daha düşük maliyetli olduğunu söylüyor . Ücretsiz olarak kullanılabilir ancak yoğun kullanıcılar için abonelik gerektirir.

Mistral Le Chat

Mistral, çok modlu bir AI kişisel asistanı olan Le Chat’in uygulama sürümlerini başlattı . Mistral , Le Chat’in diğer tüm sohbet robotlarından daha hızlı yanıt verdiğini iddia ediyor . Ayrıca AFP’den güncel gazetecilik içeren ücretli bir sürümü de var. Le Monde’un testleri, Le Chat’in performansının etkileyici olduğunu, ancak ChatGPT’den daha fazla hata yaptığını buldu.

Google Gemini 2.0 Pro

Google Gemini’nin çok beklenen amiral gemisi modeli, kodlama ve genel bilgiyi anlamada mükemmel olduğunu söylüyor. Ayrıca, 2 milyon jetonluk süper uzun bir bağlam penceresine sahip ve büyük metin parçalarını hızla işlemesi gereken kullanıcılara yardımcı oluyor. Hizmet (en azından) ayda 19,99 ABD doları tutarında bir Google One AI Premium aboneliği gerektiriyor.

Milli uçak gemisi MUGEM yakında geliyor! İşte özellikleri

Milli Uçak Gemisi MUGEM ile ilgili açıklanan yeni detaylar, Türkiye’nin savunma sanayisinde attığı büyük adımları gözler önüne seriyor. TCG Anadolu’dan daha büyük olacak olan bu uçak gemisi, 285 metre uzunluk ve 72 metre genişlik ile devasa boyutlara sahip olacak. 60 bin tonun üzerinde deplasman ağırlığına sahip gemi, 50 adet insanlı ve insansız hava aracını taşıyabilecek kapasitede olacak. Bayraktar TB3, ANKA-3, HÜRJET ve Kızılelma gibi hava araçları MUGEM’den kalkış ve iniş yapabilecek. Ancak KAAN savaş uçağının bu gemiye uyum sağlaması için özel bir deniz versiyonunun üretilmesi gerekecek.

Milli uçak gemisi MUGEM yakında karşımıza çıkacak

MUGEM’in en dikkat çeken özelliklerinden biri de tamamen özgün bir tasarıma sahip olması. BAYKAR ve TUSAŞ ile ortak çalışma yürütülerek rampalı uçuş güvertesi ve üç koşu yollu pist tasarlanmış durumda.

İki kalkış ve bir iniş pistine sahip olacak gemide STOBAR sistemi kullanılacak ve uçakların inişinde yerli olarak geliştirilen halatlı yakalama sistemi devreye girecek. Yakıt ikmali yapmadan 10 bin deniz mili menzile sahip olacak olan MUGEM, 4 adet gaz türbininden oluşan ana tahrik sistemi sayesinde 25 knots (yaklaşık 45 km/s) azami hıza ulaşabilecek. Geminin tespit edilmesini zorlaştıran özel sessiz pervane sistemi de bulunacak ve su altı akustik izini minimuma indirecek.

Yerli savaş yönetim sistemi ADVENT ile donatılacak olan gemide MIDLAS füze fırlatma sistemi ve GÖKDENİZ yakın hava savunma sistemleri yer alacak. Yüzde 85’in üzerinde yerlilik oranı hedeflenen gemi, modüler inşa tekniği ile hızlı bir şekilde üretilecek. Bloklar halinde inşa edilecek olan MUGEM’in üretim sürecinin modüler sistem sayesinde yüzde 20-30 oranında kısaltılması planlanıyor. Sadece savaş gemisi olarak değil, insani yardım ve afet operasyonlarında da kullanılabilecek. Türkiye’nin kendi uçak gemisini üreten sekiz ülke arasına girmesini sağlayacak olan bu proje, milli savunma sanayisinde önemli bir dönüm noktası olacak.

İstanbul Ticaret Odası, ”Gıdada İsrafa Dur De” projesi başlattı!

0

İstanbul Ticaret Odası (İTO), her yıl büyük miktarda gıda israfını önlemek amacıyla “Gıdada İsrafa Dur De” adlı bir kampanya başlattı. Kampanyanın amacı, gıda israfının farkındalığını artırmak ve daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için çeşitli eğitimler düzenlemek. Bu eğitimler, üreticiler, satıcılar, hizmet sektörü ve okullar olmak üzere dört grupta gerçekleştirilecek ve İstanbul’da 100 bin kişiye, dolaylı olarak ise 500 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor.

İstanbul Ticaret Odası, ”Gıdada İsrafa Dur De” projesine start verdi

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, gıda israfının hem tüketim aşamasında hem de üretim, işleme ve satış aşamalarında başladığını belirterek, ülkemizde yılda 19 milyon ton gıda israfı yapıldığını, bu da yaklaşık 43,3 milyar dolara tekabül ettiğini söyledi. Avdagiç, israfın önlenmesi için Birleşmiş Milletler’in 2030 hedefi doğrultusunda kampanyaların yapılması gerektiğini vurguladı.

Kampanyanın detayları, İTO Başkanı ve paydaş kurum yöneticilerinin katıldığı bir basın toplantısında duyuruldu. Eğitimler, gıda israfının önlenmesi konusunda öğrencilere, satıcılara ve üreticilere yönelik bilgi verecek. İTO, kampanyanın başarılı olabilmesi için halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini ve gıda israfının sadece tüketimle ilgili olmadığını, üretim ve satış aşamalarında da önemli kayıplar yaşandığını belirtti. Avdagiç, “Parasını ödeyerek sahip olduğunuz hiçbir şey tamamıyla size ait değildir. Eğer biz gıda israfı yapıyorsak, bir insan gıdaya ulaşamıyorsa, bu vebalden hepimize pay düşer” diyerek, kampanyanın toplumsal sorumluluk taşıdığını vurguladı.

Bu proje, İstanbul Ticaret Odası’nın liderliğinde, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi birçok kurumun katkılarıyla hayata geçirilecek. Eğitimler, gıda israfının hangi ürünlerde daha fazla olduğu, israfın parasal karşılığı ve bu israfın önlenmesi durumunda elde edilecek kazançlar gibi önemli konuları kapsayacak. Avdagiç, kampanyanın nihai amacının, halkın ve kurumların gıda israfını önleme konusunda aktif bir rol alması olduğunu belirterek, “Gıdada eğitim şart” mesajını verdi.

Kampanya hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayın.

Dünyanın en büyük yüzen nükleer santrali ABD’de olacak!

0

Erimiş tuz reaktörlerine sahip dünyanın en büyük yüzen nükleer santrali ABD’ye geliyor. Liberty programı olarak adlandırılan bu girişim, özellikle deniz uygulamalarına yönelik kapsamlı bir sivil nükleer çerçeve oluşturmayı amaçlıyor.

Dünyanın en büyük yüzen nükleer santrali

Deniz nükleer teknolojilerinde lider geliştiricilerden Core Power, 2030’ların ortalarına kadar ABD’de demirli yüzen nükleer santral kurmak için önemli bir girişimde bulunacağını duyurdu. Liberty programı olarak adlandırılan bu girişim, özellikle deniz uygulamalarına yönelik kapsamlı bir sivil nükleer çerçeve oluşturmayı amaçlıyor. Houston, Teksas’ta düzenlenen Core Power zirvesinde yaptığı açılış konuşmasında CEO Mikal Boe, şirketin bu yenilikçi programa yönelik hedeflerini ayrıntılı olarak anlattı.

Liberty programının, yüzer güç çözümlerine odaklı 2.6 trilyon dolarlık bir pazarın kilidini açabileceğini vurgulayan Bøe, tersanelerin nükleer inşaat için kullanılmasının zamanlama ve maliyetleri azaltabileceğini ileri sürdü. Core Power, yakın zamanda ABD’de yılda yaklaşık 175 GWh temiz elektrik sağlayacak yüzen bir nükleer santral geliştirme planını duyurdu.

Liberty programının ilk aşaması, Yüzen Nükleer Santrallerin (FNPP) seri üretimine yoğunlaşacak. Reklam 5’te bitiyor. Yüzen Nükleer Güç Santralleri’nin (FNPP) üretiminde, yerleşik gemi inşa sektörünün mevcut uzmanlık ve altyapısından yararlanılarak modüler inşaat teknikleri kullanılacak.

Bu santraller, limanlara ve kıyı bölgelerine yerleştirilebilecek veya daha büyük güç üretim üniteleri için açık denizlere konumlandırılabilecek güç mavnaları olarak işlev görecek şekilde tasarlanacak. Strateji, verimli bir seri üretime olanak tanıyarak, her bir lokasyonda karmaşık hazırlıklar gerektirmeden, bir FNPP filosunun çeşitli müşteri tesislerine çekilmesine olanak sağlıyor.

Söz konusu yüzen santrallerin işletmeye alınması, bakımı, yakıt ikmali ve atık yönetimi merkezi bir tersane tarafından gerçekleştirilecek. Liberty programının önemli bir yönü, özellikle erimiş tuz reaktörleri olmak üzere ileri nükleer teknolojiye odaklanmasıdır.

Elektrikli araç sahibi olmayı düşünenlerin sayısı neden arttı?

Elektrikli araçlara olan talebin, geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan pazar durgunluğuna rağmen arttığı görülüyor. İçten yanmalı araç sahiplerinin elektrikli araçlara olan ilgisi, 2023’te yüzde 18 iken 2024’te bu oran yüzde 31’e çıkmış durumda. Hibrit araç sahiplerinin bu konuda daha yüksek bir ilgi gösterdiği de dikkat çekiyor; bu grubun elektrikli araç almayı düşündüğünü belirtenlerin oranı ise yüzde 38’den yüzde 54’e yükselmiş. Bu veriler, elektrikli araçlara olan ilginin arttığını ve gelecekte talebin daha da artacağına işaret ediyor.

Elektrikli araç sahibi olmayı düşünenlerin sayısı yükseliyor

CDK Global’in yaptığı ankete göre, elektrikli araçlar hakkında doğru bilgi sahibi olan kişilerin oranı da artmış. Örneğin, içten yanmalı araç sahiplerinin yüzde 60’ı elektrikli araçların daha düşük maliyetle şarj edilebileceğini biliyor.

Elektrikli araç sahibi olmayı düşünenlerin sayısı yükseliyor.

Ayrıca, yüzde 48’lik bir kesim, elektrikli araçların 30 dakikada hızlı şarj edilebileceğini fark etmiş. Yerel şarj istasyonlarının varlığını bilenlerin oranı ise yüzde 49. Bu oranlar, 2023’e göre önemli bir artışı gösteriyor ve insanların elektrikli araçlar hakkında daha doğru bilgi edinmeye başladığını ortaya koyuyor.

Bununla birlikte, bazı tüketicilerin elektrikli araçların daha yüksek bakım maliyetlerine sahip olduğunu düşündüğü de dikkat çekiyor. Ancak gerçekte, elektrikli araçlar çok daha az hareketli parça içerdiği için daha düşük bakım maliyetlerine sahip. Bu yanlış anlamalar, elektrikli araç alımını engelleyen unsurlar arasında yer alıyor. İnsanlar daha doğru bilgi edindikçe, elektrikli araçlara olan talebin artması bekleniyor.