Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 551

Revolut, beklediği lisansa kavuştu!

Revolut, dünya çapında 45 milyon müşteriye sahip, ancak ana pazarı olan Birleşik Krallık, 9 milyon müşterisi ile en önemli pazar konumunda. Şirket, Birleşik Krallık’ta diğer birçok pazardan daha fazla ürün ve hizmet sunuyor.

Revolut, Avrupa Birliği’nde zaten bir bankacılık lisansına sahip. Litvanya Bankası, 2018 yılında şirkete lisans almalarında yardımcı oldu ve şirket, Avrupa’daki diğer ülkelerde faaliyet göstermek için Avrupa pasaport kurallarından yararlanıyor.

Ancak Birleşik Krallık’ta hikaye farklıydı. Kendi ülkesinde bankacılık lisansına sahip olmamak, şirketin kredi ürünleri (bireysel krediler, kredi kartları vb.) sunma kapasitesini ve altyapısının daha büyük bir kısmını kontrol etme yeteneğini engelledi.

Revolut’un kurucu ortağı ve CEO’su Nik Storonsky, yaptığı açıklamada, “Şirketin yolculuğunda bu önemli dönüm noktasına ulaşmaktan inanılmaz gurur duyuyoruz ve Revolut’u Birleşik Krallık müşterileri için tercih edilen banka yapma konusunda üzerimize düşeni yapacağız.” dedi.

Revolut’un müşterileri için hemen bir değişiklik olmayacak. Şirket, PRA’nın kısıtlamalarla bir yetki verdiğini ve Revolut’un “mobilizasyon” aşamasına girdiğini belirtti. Monzo ve Starling gibi diğer zorlu bankalar da geçmişte aynı süreci yaşadı.

İngiltere Merkez Bankası’na göre, bu mobilizasyon aşaması birkaç ay sürebilir; ancak 12 aydan uzun sürmemelidir. Bu aşamadaki en önemli kısıtlama, bankanın toplam müşteri mevduatında 50.000 £‘dan fazla tutarı tutamamasıdır.

PRA, lisansı Revolut Group Holdings Ltd’nin bir yan kuruluşuna verdi, bu nedenle şirket, Birleşik Krallık’taki müşterilerini henüz bu yeni yan kuruluşa transfer etmeyecek. Bunun yerine, Finansal Davranış Otoritesi tarafından düzenlenen bir elektronik para kurumu olarak faaliyet göstermeye devam edecek.

Revolut, en son yıllık raporunda 2023 yılında 2.2 milyar dolar gelir bildirdi. Daha da önemlisi, şirket 545 milyon dolar vergi öncesi kar elde etti.

Bu, şirketin son üç yılda denetlenen yıllık sonuçlarını son teslim tarihinden önce yayınladığı ilk seferdi. Başka bir deyişle, Revolut büyüyor ve finansal cephede daha şeffaf bir şirket haline geliyor.

Bu durum, Prudential Regulation Authority’nin bugünkü kararına katkıda bulunmuş olmalı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, elektrikli araç üretimine 5 milyar dolarlık teşvik!

Son dönemlerde teknoloji ve elektrikli otomobil üretim alanında büyük atılımlar yapan Türkiye; özellikle savunma sanayi, otomobil ve yüksek teknoloji üretiminde liderliğe oynamak istiyor. Bu kapsamda bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HIT-30: Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nı duyurarak, Türkiye’nin geleceğine damga vuracak stratejik bir adım attı. İşte detaylar…

Yerli batarya üretimi için 4.5 milyar dolarlık teşvik verilecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz saatlerde Türkiye’nin gelişen teknoloji alt yapısı ve sanayisi için büyük önem arz eden HIT-30: Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nı duyurdu. Bu paket kapsamında büyük üreticilerin Türkiye’ye fabrika kurmaları ve Ar&Ge alanında önemli çalışmaları ülkemiz içerisinde yapmaları hedefleniyor.

Bu paket kapsamında şüphesiz en çok Türkiye’ye davet edilmek istenen markalar elektrikli otomobil üreticileri oldu. Geçtiğimiz günlerde Manisa’ya yapacağı 1 milyar dolarlık fabrika yatırımı ile gündeme oturan MG’nin arkasından hem Avrupalı hem Asyalı diğer elektrikli otomobil üreticilerinin de Türkiye’ye çekilmesi hedefleniyor.

cumhurbaskani-erdogandan-elektrikli-arac-uretimine-5-milyar-dolarlik-tesvik-1

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladığı paket ile birlikte elektrikli otomobil üreticilerine 5 milyar dolarlık teşvikin yanı sıra yerli batarya üretimi için de toplamda 4,5 milyar dolarlık bir teşvik paketi duyurdu. Teşviklerle birlikte yıllık en az 1 milyon dolarlık batarya üretimi ve 2030 yılına kadar 80 GWh’lik kapasite inşa edilerek bölgesel bir üretim üssü olmak isteniyor.

cumhurbaskani-erdogandan-elektrikli-arac-uretimine-5-milyar-dolarlik-tesvik-2

Bu hedef doğrultusunda Türkiye’ye gelecek olan markalar hem ülke ekonomisi için büyük bir döviz kaynağı olacak hem de büyük oranda istihdam sağlanacak. Tüm bunların yanında yerli otomobil markamız Togg ile birlikte diğer üreticiler için rekabet ortamı sağlanacak bu da kullanıcılar için sürekli daha yeni ve daha iyi otomobillere daha uygun fiyatlara ulaşma imkanı sunacak.

Buna ek olarak bir de çip üretimi için verilecek teşvikler açıklandı. Buna göre Türkiye’de çip üretimi yapacak tesisler şu imkanlardan yararlanabilecek;

  • %30’a kadar sermaye katkısı
  • %10’a kadar hibe destek
  • %80’e kadar vergi teşviği.

Paris Olimpiyatları siber saldırı tehdidi altında!

Paris, Olimpiyatlar için son hazırlıkları yaparken, organizatörler yaklaşan spor şenliğinde siber saldırıların hedefi olabileceğinden endişe ediyor. Bloomberg‘in Perşembe günü yayımladığı habere göre, bazı siber saldırı girişimlerinin zaten başladığı ve bu saldırıların arkasında Rusya bağlantılı bilgisayar korsanlarının olabileceği belirtiliyor.

Rusya, 2022’deki Ukrayna işgali nedeniyle teknik olarak Paris Olimpiyatlarından men edilmiş olsa da, birkaç Rus sporcu “Bireysel Tarafsız Sporcu” olarak yarışacak. Olimpiyatların sorunsuz bir şekilde yürütülmesi için Fransa, yaklaşık 500 şirket, kuruluş ve tesisi belirleyerek bu yapıların siber güvenliklerini güçlendirmek amacıyla Fransa’nın Siber Güvenlik Ajansı (ANSSI) ile işbirliği yapıyor. ANSSI, ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Ajansı (CISA) ile birlikte çalışarak, Olimpiyatları istenmeyen siber saldırılardan korumak için istihbarat paylaşımında bulunuyor.

Ancak, siber güvenlik uzmanları, oteller, restoranlar ve diğer destekleyici tesisler gibi “yumuşak hedeflerin” siber saldırılara karşı dayanıklılığı konusunda endişeliler. Fransa’da son zamanlarda yaşanan spor odaklı siber olaylar, örneğin spor bakanının sosyal medya hesabının hacklenmesi ve sahte biletleme sitelerinin ortaya çıkması, bu endişeleri artırıyor.

Siber saldırıların büyük spor etkinliklerini hedef alması yeni bir durum değil. 2018 Kış Olimpiyatları‘nda Güney Kore‘de, failler online biletleme sistemini ve etkinliğin açılış töreni sırasında stadyumdaki Wi-Fi ağını çökertmişti.

Oyunların resmi ortaklarından Cisco Systems Fransa’nın iş ve teknoloji direktörü Eric Greffier, “Hiç kimse %100 hazır olduğunu iddia edemez,” diyerek en iyi ihtimalle %99 hazır olmanın önemine dikkat çekti. “Neyi bildiğinizi biliyorsunuz ve ne yazık ki neyi bilmediğinizi bilmiyorsunuz,” şeklinde konuştu.

HIT-30: Yüksek Teknoloji Yatırım Programı duyuruldu!

0

Türkiye, teknoloji alanında atılım yapmak ve küresel bir cazibe merkezi haline gelmek hedefiyle yeni bir döneme adım attı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “HIT-30: Yüksek Teknoloji Yatırım Programı”nı duyurarak, Türkiye’nin geleceğine damga vuracak stratejik bir adım attı.

Bu kapsamda özel sektörün öncülüğünde 20 milyar doları aşan devasa yatırımların hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu programın en önemli ayaklarından biri de Türkiye’ye bir çip fabrikası kurulması olacak.

Programın tanıtımı için Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen özel toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yüzyılı vizyonunun inşasında yüksek teknoloji yatırımlarının kritik rol oynadığını vurguladı.

Toplantıya damga vuran bir diğer önemli gelişme ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile ShiftDelete.Net kurucusu Hakkı Alkan arasında programın detaylarına ilişkin röportajın gerçekleştirilmesi oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında mevcut küresel sistemin derin bir kriz içinde olduğunu ve sorunlara çözüm üretmekten uzaklaştığını ifade etti. Suriye’deki iç savaş, Ukrayna’daki çatışma ve İsrail’in Gazze saldırılarını örnek göstererek bu görüşünü somutlaştırdı.

Böylesi bir ortamda Türkiye’nin kendi ayakları üzerinde durması, güçlü ve bağımsız bir şekilde yoluna devam etmesi gerektiğini belirten Erdoğan, “Tam bağımsız Türkiye hedefi ile Türkiye yüzyılını inşa etmek için her alanda yoğun bir çabanın içindeyiz” dedi. Ekonomik zorlukların ve 6 Şubat depremlerinin yol açtığı ağır yıkımın Türkiye’yi hedeflerinden alıkoyamayacağını, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejisinden taviz verilmeyeceğini ifade etti.

HIT-30 programının savunma sanayisinden otomotive, havacılıktan insansız sistemlere, kimyadan güneş enerjisi hücrelerine kadar geniş bir yelpazede Türkiye’yi yüksek teknoloji üssü haline getirme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, programın başarısı için özel sektör yatırımlarının hayati önem taşıdığını belirtti. Hükümetin bu yatırımları teşvik etmek ve desteklemek amacıyla her türlü stratejiyi geliştirme kararlılığında olduğunu da sözlerine ekledi.

Ülkenin teknoloji geliştirme kabiliyetinin nişanelerinden olan milli ve yerli elektrikli otomobil Togg’un yollarda olduğunu aktaran Erdoğan, “‘Yapamazsınız’ diyenlere, ‘Yapsanız bile satamazsınız’ diyenlere, gurur duymak yerine tokat, çamur atanlara rağmen hedefimize ulaştık. Togg’da gösterdiğimiz irade diğer sektörlere de ilham kaynağı olsun. Ayrıca küresel otomotiv firmaları ve diğer büyük ölçekli araç üreticilerinin elektrikli araç yatırımlarını Türkiye’ye yöneltmesinin önünü açtık. Kısa süre önce dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD ile 1 milyar doları aşan bir yatırım sözleşmesi imzaladık. Buna göre BYD ülkemizde üretim tesisi ve AR-GE merkezi kuracak, Manisa’da.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka şirketlerle de görüşmelerinin sürdüğünü belirterek, “Tüm bunlar sadece birer başlangıç. Önümüzdeki dönemde uluslararası doğrudan yatırımlarda daha güçlü bir canlanma göreceğiz. Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda ‘Yatırımın Yüzyılı’ yapmayı hedefliyoruz. Bu amaçla hazırladığımız uluslararası doğrudan yatırım stratejisini yakında uygulamaya geçiriyoruz. 2024-2028 yıllarını kapsayan strateji belgemizle yüksek teknolojiye dayalı ve nitelikli istihdam sağlayan yatırımları daha fazla ülkemize çekmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Çip üretimi teşvik paketi nasıl olacak?

  • %30’a kadar sermaye katkısı
  • %10’a kadar hibe destek
  • %80’e kadar vergi teşviği

Batarya üretimi için dev hibe desteği!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çip üretiminin yanı sıra, otomotiv alanında da önemli bir teşvik paketini basına duyurdu. Buna göre, batarya üretim kapasitesini yıllık en az 1 milyon adede çıkarrmayı hedefleyen teşvik paketiyle, Megawatt saat başına 6 bin dolar, toplamda ise 4.5 milyar dolarlık hibe desteği sunulacağını resmen açıkladı.

Erdoğan konuyla ilgili şunları kaydetti:

“Teknoloji alanlarında kalkınma yolculuğumuza büyük katkı sağlayacak en az 20 milyar dolarlık özel sektör yatırımını ülkemize kazandırmayı hedefliyoruz. HIT-30 Programıyla vergi teşvikleri ve hibe desteklerinden oluşan toplam 30 milyar dolarlık kaynağı yüksek teknoloji yatırımlarına yönlendireceğiz. Güneş enerjisinde 15 gigavatlık bir kapasitenin tesisine yönelik hücre yatırımlarına megawatt başına 8 bin dolara kadar hibe desteği vereceğiz.”

Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenlemesi uygulamalarının sanayiye ket vurmaması için yeni teşvik ve finansman enstrümanlarını devreye aldıklarını dile getiren Erdoğan, “Dünya Bankası iş birliğiyle yürüttüğümüz Türkiye Yeşil Sanayi Projesi ve Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri projesiyle toplam 750 milyon dolarlık finansmanı sanayicilerimize, KOBİ’lerimize ve yeşil teknoloji girişimlerine sunduk.

Katma değerli üretimle, küresel rekabet gücümüzü arttıracak, ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek kritik teknolojileri desteklemeye devam edeceğiz. Daha rekabetçi, daha müreffeh, daha üretken ve güçlü bir Türkiye’yi siz sanayicilerimizin, ihracatçılarımızın da katkısıyla inşallah inşa edeceğiz. Bu yolda biraz daha sebat etmemiz, sabırlı olmamız gerekiyor.

Türk ekonomisi çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor, daha doğru bir ifadeyle kabuk değiştiriyor. İş dünyamız şunu çok iyi bilsin: İnşallah bu sürecin sonunda ekonomimiz farklı bir lige yükselecek. Gelişmiş ülkeler dahil tüm dünyayı menfi etkileyen sis bulutu dağıldığında Türkiye yeni dönemin forveti olacak.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan ayrıca alüminyum, çelik, gübre ve çimento gibi sektörler için Düşük Karbonlu Yol Haritaları’nın hazırlandığını ve 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için bu sektörlerde 71 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı olduğunu belirtti.

Read this news article in English

Mars Studios yatırım turunu tamamladı

Mobil uygulamaların pazarlama ve büyüme stratejileri alanında önde çıkan Mars Studios, Lima Ventures’dan aldığı yatırımla tohum öncesi yatırım turunu başarıyla tamamladı. Bu stratejik yatırım ile Mars Studios, inovatif hizmetlerini ve müşteri tabanını genişleterek uluslararası pazara açılma hedefini gerçekleştirmeyi planlıyor.

Mars Studios CEO’su Destan Keskinkılıç “Mars Studios, deneyimli ekibi ve yenilikçi yaklaşımlarıyla, uygulama sahiplerinin gelirlerini artırma ve performanslarını optimize etmek için yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş çözüm önerileri sunuyoruz. Sunduğumuz büyüme stratejileri ve performans pazarlaması gibi hizmetlerle müşterilerimize 3 kat daha fazla dönüşüm oranı ve aynı pazarlama bütçesiyle %60’a varan gelir artışı sağlıyoruz” dedi.

Lima Ventures Kurucusu Ahmet Argun “Mars Studios, halihazırda 100’den fazla marka ile çalışmakta olup, yeni yatırımla birlikte daha fazla uygulama sahibine ulaşacak ve onların başarılarına katkıda bulunacak. Başta portföy şirketlerimiz ve ekosistemdeki paydaşlarımızın yatırımları olmak üzere bu iş birliği ile mobil uygulama pazarlamasında daha güçlü ve etkili olacağımız bir dönem başlıyor.” yorumunda bulundu.

AMD Ryzen 9000 serisi çıkışı ertelendi

0

AMD, Computex 2024’te tanıttığı yeni Zen 5 mimarisini temel alan Ryzen 9000 serisi masaüstü işlemcilerinin çıkış tarihini erteledi. Orijinal olarak 31 Temmuz’da piyasaya sürülmesi beklenen işlemciler, artık Ağustos ortasına çekildi. Şirket, bu ertelemenin nedenini ihtiyatlı davranma ve ek kontroller olarak açıkladı.

Ryzen 9000 serisi şu anda Ryzen 7 9700XRyzen 5 9600XRyzen 9 9950X ve Ryzen 9 9900X işlemcilerinden oluşuyor. Ertelenen tarihlere göre, Ryzen 7 9700X ve Ryzen 5 9600X işlemcileri 8 Ağustos’ta, Ryzen 9 9950X ve Ryzen 9 9900Xişlemcileri ise 15 Ağustos’ta satışa sunulacak.

AMD, işlemcilerde büyük bir sorun olmadığını belirtmesine rağmen, bazı numunelerin testleri ve kalite kontrolsüreçlerini geçemediğini açıkladı. Bu sorun, halihazırda mağazalara ve satış kanallarına gönderilen ilk parti ürünlerde tespit edildi. Şirket, bu ürünleri geri çağırarak yerlerine yeni partileri gönderecek ve yaşanan erteleme, bu sürecin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

AMD’nin işlemcilerin çıkışını sadece birkaç gün kala ertelemesi, aslında tüketiciler için olumlu bir gelişme olarak görülebilir. Şirket, Intel’in 13. ve 14. Nesil masaüstü işlemcilerindeki kararsızlık sorunlarından kaçınmak istiyor olabilir. Bu adım, AMD’nin piyasada daha sağlam ve güvenilir bir ürün sunma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Startup20 Türkiye’nin potansiyelini dünyaya tanıtıyor

Bilişim Vadisi’nde “Startup20 Çalıştayı: Küresel ve Bölgesel Bakışlar” etkinliği düzenlendi. Etkinlik, G20’nin yan kuruluşu olan ve Türkiye’yi Bilişim Vadisi’nin temsil ettiği Startup20 platformu kapsamında gerçekleşti. Teknopark yetkilileri, startup temsilcileri, yatırımcılar, hukukçular, kamu kurumları ve altı farklı ülkeden üst düzey temsilcilerin katıldığı çalıştayda, startup ekosisteminin geliştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısı ele alındı.

Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen’in açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte, “Uluslararası İş Birliği”, “Sorumlu Yapay Zeka”, “Tokenizasyon”, “İnovasyon”, “Çevresel, Sosyal ve Kurumsal Yönetişim” ve “Yatırım” gibi önemli konular masaya yatırıldı. Konuşmacılar, bu alanlarda küresel ve bölgesel bakış açılarını paylaşarak katılımcılara bilgi aktardı.

Çalıştay kapsamında düzenlenen panel ve tartışma oturumlarında, startup ekosisteminin gelişimini destekleyecek yeni stratejiler ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasına katkı sağlayacak projeler ele alındı. Katılımcılar, uluslararası iş birliği ve yatırım fırsatları hakkında bilgilendirildi.

Açılış konuşmasında Tüzgen, Türkiye’nin startup ekosistemine verdiği önemi vurgulayarak Startup20’de Türkiye’yi temsil etmekten duyduğu gururu dile getirdi. Uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çeken Tüzgen, Startup20 çalışma grubu ve Türkiye’nin birlikte, bilgi ve tecrübe paylaşımı, finansal erişim, kadın girişimciliği ve sosyal girişimcilik alanlarında iş birliği yapma potansiyelini değerli bulduğunu belirtti.

Açılış konuşmasının ardından Doç. Dr. Burcu Rodopman’ın moderatörlüğünde bir panel gerçekleştirildi. Panelde, 2024 dönemi Startup20 başkanlığını yürütecek olan Brezilya’nın yanı sıra Almanya, ABD, Birleşik Arap Emirlikleri, Hollanda ve Hindistan’dan katılımcılar, Türk startuplarının küresel arenaya açılması için gereken fırsatları değerlendirdi. Panelin ardından Bilişim Vadisi’ndeki bazı startuplar, katılımcılara sunumlar yaparak farklı ülkelerle iş birliği imkanlarını görüştü.

Yuvarlak masa formatında gerçekleşen çalıştayda katılımcılar, sekiz farklı konuyu ele alan masalarda bir araya gelerek girişimci ekosisteminin hem hukuki hem de ekonomik açıdan nasıl güçlendirilebileceği konusunda fikir alışverişinde bulundu.

Dünya ekonomisinin önemli bir bölümünü temsil eden 19 ülke, Avrupa Birliği ve Afrika Birliği’nin üye olduğu G20 forumunun yan kuruluşu olan Startup20 platformunda Türkiye’yi temsil eden Bilişim Vadisi, bu etkinlikle Türkiye startup ekosisteminin sesini uluslararası arenaya taşımayı hedefliyor.

Windcatcher ile rüzgar enerjisinde yeni bir dönem başlıyor!

Yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi her geçen gün artarken, farklı yöntemlerle daha verimli elektrik üretimi sağlamak için çeşitli yenilikçi projeler geliştiriliyor. Bu bağlamda, Norveçli Wind Catching Systems (WCS) şirketi, geleneksel rüzgar türbinlerinden farklı olarak çok sayıda türbinden oluşan “Windcatcher” adlı yüzer bir rüzgar enerjisi santrali üzerinde çalışıyor.

Bir rüzgar duvarı: Windcatcher

WCS CEO’su Ole Heggheim‘in açıklamalarına göre, Windcatcher’ın en büyük modeli yaklaşık 300 metre yüksekliğinde ve 350 metre genişliğinde olacak. Bu dev platform, 126 adet 1 MW kapasiteli türbinden oluşacak ve geleneksel üç kanatlı türbin tasarımlarına kıyasla metrekare başına 2,5 kat daha fazla enerji üretebilecek.

Şirket, küresel sınıflandırma kuruluşu DNV’den Prensip Onayı (AiP) alarak ilk ticari uygulama için büyük bir adım attı. Bu onay, projede yer alacak dört üniteden ilki olan 40 MW’lık model için verildi. Her bir ünite, elektriği şebekeye ileten merkezi bir trafo merkezine bağlanacak ve yeşil hidrojen üretim potansiyeli de değerlendirilecek.

Yatırım ve gelecek planları

WCS, Norveç’in İklim ve Çevre Bakanlığı’na ait Enova fonundan Şubat 2023’te aldığı 900.000 dolarlık yatırımın desteğiyle Windcatcher tasarımının bir prototipini oluşturuyor. Şirketin yatırımcıları arasında General Motors ve GM Ventures gibi büyük isimler bulunuyor. Windcatcher sistemi, yüzer rüzgar enerjisi maliyetini MWh başına 43 ila 65 dolar seviyesine düşürmeyi hedefliyor.

Sabit tabanlı bir tasarım yerine yüzen bir tasarım kullanılması, sistemin daha derin sulara kurulabilmesine olanak tanıyor. Ancak, Windcatcher’ın devasa yapısı, deniz kuşları için bir tehdit oluşturabilir. Firma, bu konuda caydırma sistemlerigeliştirmek için çalışmalar yürütüyor. İlk kurulum için henüz bir tarih belirlenmiş olmasa da, proje yenilenebilir enerji sektöründe önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Nigel Morris Türkiye’ye yatırım için görüşmeler yapıyor!

Türkiye girişimcilik ekosistemine uluslararası yatırımcıların dikkatini çekme misyonunu başarıyla sürdüren kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan Girişimci Kurumlar Platformu (GKP), geçtiğimiz Mayıs ayında uluslararası yatırımcıların geniş katılımıyla gerçekleşen CVC Bosphorus’24 etkinliğine ev sahipliği yaptıktan sonra şimdi de Nigel Morris’i ağırlıyor. GKP, daha önce Kanada’nın en büyük fonlarından Portage’ın kurucu ortağı ve partneri Adam Felesky ve İngiltere’nin önde gelen yatırım fonlarından Apis Partners’ın kurucusu Udayan Goyal gibi önemli isimleri de ağırlamıştı. Bu etkinlikler, GKP’nin küresel yatırımcıları Türkiye’ye çekme ve yerel girişimcilerle bağlantılar kurma çabalarının bir parçası olma özelliği taşıyor.

Nigel Morris 5 milyar dolarlık varlığı yönetiyor

QED Investors’ın kurucularından ve baş yatırımcılarından biri olan Nigel Morris, Capital One’ı dünya çapında başarıya ulaştıran stratejik zekâsı ve fintech dünyasında yaptığı etkileyici yatırımlarla tanınıyor. QED Investors altında, Credit Karma, Nubank, Avant, SoFi, Klarna, GreenSky ve AvidXchange gibi 29 unicorn’a yatırım yapmış olan Morris, yönettiği 5 milyar dolarlık varlıkla fintech dünyasında öne çıkıyor. Bu özel etkinlikte, Morris Türkiye’nin finansal teknoloji ve yatırım potansiyelini değerlendirdi ve uluslararası yatırımcılarla paylaştı.

Yatırım dünyasından önemli isimler buluştu

Swissotel The Bosphorus İstanbul’da Finberg Yönetim Kurulu Üyesi ve Girişimci Kurumlar Platformu’nun (GKP) kurucusu İhsan Elgin’in koordinasyonunda düzenlenen bu özel etkinliğe katılan liderler arasında Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, Türkiye Kalkınma Fonu CEO ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Elif Altuğ, Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, Fiba Holding İcra Kurulu Üyesi Mehmet Güleşçi, Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Cahit Erdoğan, Yapı Kredi Bankası Sınırsız Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, Ak Portföy CEO’su Mehmet Ali Ersarı, Yıldız Ventures Yatırım Komitesi Üyesi Yahya Ülker ve Rota Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan yer aldı. Etkinlik, 15’e yakın üst düzey liderin katılımıyla gerçekleşti.

Nigel Morris yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin fintech ve yatırım potansiyeli beni heyecanlandırıyor. QED Investors olarak, yenilikçi ve büyüme odaklı girişimlere yatırım yapma misyonumuzla Türkiye’yi önemli bir ortak olarak görüyoruz” dedi. Dünya çapında 225’ten fazla şirkete yatırım yapan ve 19 ülkede faaliyet gösteren QED Investors 5 milyar dolardan fazla varlık yönetiyor.

İhsan Elgin, etkinlik hakkında yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin yeniden güven kazanan ivmesi ve fintech alanında sunduğu fırsatlar uluslararası yatırımcıların dikkatini çekiyor. Bu etkinlik, Türkiye’deki yatırım potansiyelini dünyaya tanıtmak ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek için önemli bir platform sağlıyor” dedi.

Türkiye, uluslararası yatırımcıların dikkatini çekiyor

Türkiye, son dönemde ekonomik ve finansal alanda yeniden güven kazanan bir ivme yakalayarak uluslararası yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Girişimci Kurumlar Platformu, bu ivmeyi desteklemek ve ülkemizdeki yatırım fırsatlarını uluslararası arenada tanıtmak amacıyla düzenlediği etkinliklerle bu sürece katkıda bulunuyor.

AB 2035’te içten yanmalı araçların satışını yasaklamakta kararlı

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin 2035 itibarıyla içten yanmalı araçların satışını yasaklama ve tamamen elektrikli araçlara geçme planını ertelemediğini açıkladı. Von der Leyen, bu konuda herhangi bir geri adım atılmayacağını ve AB’nin kararlılıkla bu hedefe ulaşacağını belirtti.

Son dönemde elektrikli otomobil talebindeki düşüş ve birçok otomobil markasının gelecekteki planlarını iptal etmekararları, Avrupa Birliği’nin 2035 hedefi hakkında endişelere yol açmıştı. Ancak von der Leyen, AB’nin içten yanmalı motorlu araçların satışını durdurma ve tamamen elektrikli araçlara geçiş planlarını değiştirmeyeceğini net bir şekilde ifade etti.

Avrupa Birliği, 2035’ten itibaren yeni benzinli ve dizel otomobillerin satışını yasaklama kararı aldı. Bu karar doğrultusunda, sıfır emisyonlu araçlar dışında yeni otomobil ve hafif ticari araçların satışına izin verilmeyecek. Böylece, Avrupa Birliği ülkelerinde söz konusu tarihten itibaren benzinli ve dizel otomobillerin satışının yapılması mümkün olmayacak.

Bu adım, Avrupa Birliği’nin karbon salınımını azaltma ve sürdürülebilir ulaşım hedefleri doğrultusunda önemli bir ilerleme olarak değerlendiriliyor.

Çin’in en büyük yarı iletken üreticisi SMIC 5nm sürecinde enerji verimliliğinde dönüm noktasına ulaştı

0

Çin’in en büyük yarı iletken üreticisi SMIC, mevcut derin ultraviyole (DUV) litografi ekipmanlarını kullanarak 5nm üretim sürecinde kayda değer bir başarı elde etti. Yeni raporlara göre, şirket bu süreçte oldukça etkileyici bir enerji verimliliği seviyesine ulaşmayı başardı. Ancak, bu gelişmenin seri üretime geçip geçmeyeceği konusunda hala belirsizlikler mevcut.

SMIC, halihazırda büyük ölçüde Huawei’nin yarı iletken ihtiyaçlarını karşılıyor. Şirketin Kirin 9000 serisiikinci nesil 7nm üretim süreciyle üretiliyor. Bu süreç, Kirin 9000S ve Kirin 9010 gibi yongaları kapsıyor. Ancak bu yongalar, üst seviye rakiplerinin gerisinde kalıyor ve Google’ın Tensor G3 gibi güçlü rakipleri karşısında hem performans hem de enerji verimliliği açısından daha düşük seviyelerde bulunuyor.

SMIC’in 5nm sürecindeki ilerlemesi, özellikle enerji verimliliği konusunda önemli bir fark yaratma potansiyeline sahip. Bu süreç, daha küçük transistör boyutları ve yüksek yoğunluklu entegre devreler sunarak, mevcut yonga setlerinin performansını ve verimliliğini önemli ölçüde artırabilir. Ancak, bu yeni teknolojinin bir sonraki Kirin yonga setindekullanılıp kullanılmayacağı konusunda hala belirsizlikler söz konusu.

Huawei’nin, Mate 70 serisi ile birlikte yeni bir Kirin yonga setine geçiş yapması bekleniyor. Ancak, mevcut bilgiler, bu yeni yonganın 5nm sürecinde üretilmeyeceği yönünde. Bunun yerine, yeni Kirin yonga setinin mevcut 7nm sürecindeüretim yapması ve bazı iyileştirmelerle üçüncü nesil versiyona yükseltilmesi olası görünüyor. Bu durumda, yeni yonga Kirin 9010’dan daha yüksek bir transistör yoğunluğuna sahip olabilir.

SMIC’in karşılaştığı zorluklar arasında, ABD yaptırımları nedeniyle son teknoloji EUV (Extreme Ultraviolet) litografi makinelerini tedarik edememesi bulunuyor. Şirket, bu makineleri Avrupa merkezli ASML veya Japon üreticilerden de temin edemiyor. DUV ekipmanlarıyla 5nm üretimi yapmak mümkün olmakla birlikte, EUV makinelerine kıyasla süreç daha maliyetli ve verimlilik açısından sınırlı kalıyor. SMIC, bu ekipmanlarla en ideal verimliliği elde etmek için sürekli olarak deneme-yanılma yoluyla sürecini optimize etmek zorunda. Aksi takdirde, yüksek üretim maliyetleri ve düşük verimlilik, Huawei için ekonomik olarak uygun olmayabilir.

Sonuç olarak, Mate 70 serisi ile birlikte gelecek olan yeni Kirin yonga setinin 7nm sürecinde kalması ve belirli iyileştirmelerle üçüncü nesil bir versiyona yükseltilmesi bekleniyor. Bu yaklaşım, SMIC’in karşılaştığı teknolojik ve ekonomik zorluklar göz önüne alındığında, Huawei için daha sürdürülebilir bir çözüm olabilir.

Yerli girişim Heliosteam, yeşil buhar sistemiyle endüstriyi değiştiriyor

Heliosteam isimli yerli bir girişim, geliştirdiği Yeşil Buhar sistemi ile endüstriyel tesislerin fosil yakıtlara olan bağımlılığını kökten değiştirecek bir adım attı. Bu yenilikçi sistem sayesinde, endüstriyel süreçlerde kullanılan ısı enerjisi,güneş enerjisinden elde edilerek hem çevresel etkiler azaltılacak hem de işletmelere önemli maliyet avantajları sağlanacak.

Yeşil Buhar sistemi, güneş enerjisini termal enerjiye dönüştürerek çalışan bir santral. Geleneksel güneş panellerinden farklı olarak, bu sistemdeki panellerin tamamı ayna ile kaplı. Bu sayede güneş ışınları yoğunlaştırılarak yüksek sıcaklıklara ulaşılıyor. Elde edilen ısı enerjisi, özel bir sistemle depolanarak gerektiğinde endüstriyel süreçlerde kullanılıyor.

Heliosteam şirketinin ortaklarından Bener Karadeniz, sistemin benzersiz özelliklerine dikkat çekerek, “Şu anda 250 dereceye çıktık. Endüstriyel tesisin ihtiyacı 750 dereceyse, o sıcaklıklara da ulaşabiliyoruz. Tekniğimizin benzeri bulunmuyor, yakın coğrafyamızda da yok. Aynı zamanda azalttığımız bakım ve kurulum maliyetleriyle tesisin fiyatı da düşük.” dedi.

Yeşil Buhar sistemi, özellikle kimya, tekstil, gıda ve medikal gibi sektörlerde kurutma, ısıtma, yıkama ve işleme işlemlerinde kullanılmak üzere tasarlandı. Sistemin modüler yapısı sayesinde, farklı ölçekteki tesislerin ihtiyaçlarına kolayca uyarlanabiliyor.

Heliosteam şirketinin sunduğu avantajlar arasında;

  • Düşük maliyetle termal enerji elde etme
  • Modüler termal depolama üniteleriyle enerji güvenliği sağlama
  • Karbon emisyonlarını azaltarak karbon kredisi kazanma
  • Yerli üretim ve teknoloji

sayılabilir.

Şirket, şu anda sistemin patent alma süreçlerini tamamlamak ve endüstriyel tesislerle iş birliği anlaşmaları imzalamak için çalışmalarını sürdürüyor. Yeşil Buhar sistemi, Türkiye’nin enerji dönüşümünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor ve dünya genelinde de büyük ilgi görüyor.

Özetle, Heliosteam’in geliştirdiği Yeşil Buhar sistemi, endüstriyel süreçlerde kullanılan fosil yakıtların yerini alarak hem çevreye duyarlı bir üretim modeline geçişi hızlandıracak hem de işletmelere önemli maliyet avantajları sağlayacak. Bu yenilikçi teknoloji, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynayacak.

Apple Huawei’nin yükselişiyle pazar payını kaybediyor

Canalys verilerine göre, Apple‘ın 2024‘ün ikinci çeyreğinde Çin‘deki akıllı telefon sevkiyatları, Huawei gibi rakiplerin artan rekabeti nedeniyle %6,7 oranında düşüş yaşadı. Geçen yılın aynı çeyreğinde 10,4 milyon birim olan sevkiyat, bu yıl 9,7 milyon birime geriledi.

Bu düşüş, Apple‘ın üçüncü büyük pazarında karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor. Canalys verileri, Apple’ın pazar payının 2023‘ün aynı çeyreğinde %16‘dan %14‘e gerilediğini ve Apple’ın Çin akıllı telefon pazarındaki sıralamasının üçüncü sıradan altıncı sıraya düştüğünü ortaya koydu.

Buna karşılık, Huawei‘nin akıllı telefon sevkiyatları, Nisan ayında yeni Pura 70 serisinin piyasaya sürülmesiyle desteklenerek bu çeyrekte yıllık bazda %41 artışla 10,6 milyona yükseldi. Canalys’e göre, genel olarak Çin‘in akıllı telefon sevkiyatları çeyrekte %10 arttı. Vivo %19‘luk pazar payıyla en büyük satıcı olurken, onu sırasıyla %16, %15 ve %15 ile Oppo, Honor ve Huawei takip etti.

Canalys araştırma analisti Lucas Zhong, “Yerli üreticiler tarihte ilk kez Çin anakara pazarında ilk beş sırayı alarak pazar liderliğini gösterdiler,” dedi. “Öte yandan Apple, Çin pazarında büyüme baskısıyla karşı karşıya ve aktif olarak kanal yönetimini optimize etmeye odaklanıyor.”

Huawei, geçtiğimiz Ağustos ayında, küresel yonga seti tedarik zincirine erişimini kesen ABD yaptırımlarına meydan okuyarak, yerli üretim bir yonga ile çalışan bir cihazın piyasaya sürülmesiyle üst düzey akıllı telefon segmentine geri dönüş yaptı. Apple, satışlarını artırmak amacıyla bu yıl tüketicileri cezbetmek için indirim çabalarını hızlandırdı. ABD’li şirket Mayıs ayında agresif bir kampanya başlatarak Şubat ayındaki bir önceki promosyonun ölçeğini iki katına çıkardı ve belirli iPhone modellerinde 2.300 yuan‘a (318,84 $) varan fiyat indirimleri sundu.

Analistler, Huawei‘nin güçlü performansının yıl boyunca devam etmesini bekliyor. Kanadalı araştırma şirketi TechInsights, bu yılın başlarında Huawei’nin Çin’deki toplam akıllı telefon sevkiyatının 2024 yılında 50 milyon adediaşacağını ve Pura 70 serisinin bu sevkiyatın 10 milyonunu oluşturacağını öngörmüştü. TechInsights, bunun Huawei’yi 2023’te %12 olan pazar payını %19‘a çıkararak 1 numaralı satıcı haline getireceğini belirtti.

Meta deepfake pornografiyle mücadelede yetersiz kaldı

MetaGözetim Kurulu tarafından sorgulanana kadar Hintli bir kamu şahsiyetinin yapay zeka tarafından üretilen müstehcen bir görüntüsünü kaldırmayı başaramadı. Kurul, Perşembe günü yayınladığı raporda, teknoloji devini platformlarındaki rıza dışı, çıplak deepfake’leri ele almak için daha fazlasını yapmaya çağırdı.

Raporda, Meta Gözetim Kurulu‘nun Nisan ayında Meta’nın deepfake pornografiyi ele alışı ile ilgili başlattığı bir soruşturmanın sonuçları yer aldı. Bu soruşturma, bir Amerikalı ve bir Hintli kamu figürünün müstehcen görüntülerinin yayınlandığı iki spesifik örneği içeriyordu.

Yapay zeka tarafından üretilen pornografi tehdidi, Taylor Swift gibi ünlülerin yanı sıra ABD’li lise öğrencileri ve dünyanın dört bir yanındaki diğer kadınların çevrimiçi istismar biçiminin kurbanı olmasıyla son aylarda dikkat çekti. Yaygın olarak erişilebilen üretken yapay zeka araçları, bu tür görüntülerin oluşturulmasını daha hızlı, daha kolay ve daha ucuz hale getirdi. Bu tür görüntülerin hızla yayılabildiği Meta gibi sosyal medya platformları, bu sorunla mücadele etmek için artan bir baskıyla karşı karşıya kaldı.

Meta’nın tepkisi ve eksiklikler

Facebook’ta yayınlanan ve yapay zeka tarafından üretilen, çıplak ve tacize uğramış olarak tasvir edilen Amerikalı tanınmış kişinin görüntüsü söz konusu olduğunda, şirket daha önce kural ihlali yapan görüntüleri otomatik olarak tespit eden bir eşleştirme bankasına eklenmiş olan bu resmi derhal kaldırdı. Ancak Hintli tanınmış kişinin durumunda, görüntü Meta‘ya iki kez bildirilmesine rağmen, şirket Gözetim Kurulu davayı ele alana kadar görüntüyü Instagram’dan kaldırmadı.

Gözetim Kurulu raporunda, “Meta, içeriği Instagram’da bırakma yönündeki ilk kararının hatalı olduğunu tespit etti ve şirket, Zorbalık ve Taciz Topluluk Standardını ihlal ettiği için gönderiyi kaldırdı” dedi. “Daha sonra, Kurul görüşmelerine başladıktan sonra, Meta içeriği yayınlayan hesabı devre dışı bıraktı.”

Tavsiyeler ve Meta’nın tepkisi

Rapor, yapay zekadaki ilerlemeler bu tür tacizleri giderek daha yaygın hale getirse bile, Meta‘nın rıza dışı cinsel görüntülere karşı kurallarını tutarlı bir şekilde uygulamadığını öne sürüyor. Rapor aynı zamanda Meta‘nın Batılı olmayan ya da İngilizce konuşulmayan ülkelerdeki içerikleri denetlemesinde süregelen sorunlara da işaret ediyor ki şirket bu konuda daha önce de eleştirilere maruz kalmıştı. Meta yaptığı açıklamada kurulun kararını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Raporda tespit edilen belirli gönderiler halihazırda kaldırılmış olsa da, şirketin, Gözetim Kurulu tarafından vurgulananlarla “aynı ve aynı bağlamda” olan Hintli kamu figürünün görüntüleri hakkında “teknik ve operasyonel olarak mümkün olduğu durumlarda” “harekete geçeceğini” ekledi.

İfade özgürlüğü ve insan hakları gibi alanlarda uzmanlardan oluşan yarı bağımsız bir kuruluş olan Gözetim Kurulu, raporunda Meta‘nın cinselleştirilmiş deepfake’lerle mücadele çabalarını nasıl geliştirebileceğine dair ek tavsiyelerde bulundu. Şirketten, “aşağılayıcı cinselleştirilmiş photoshop” yasağını özellikle “rıza dışı” kelimesini içerecek şekilde güncelleyerek ve yapay zeka gibi diğer fotoğraf manipülasyon tekniklerini açıkça kapsayacak şekilde kurallarını daha net hale getirmesini istedi.

Medyanın rolü

Habere göre Meta, kurula, Hintli tanınmış kişinin görüntüsünü başlangıçta kuralı ihlal eden fotoğraf eşleştirme bankasına eklemediğini çünkü bu konuda haber yapılmadığını, oysa medyanın ABD’li tanınmış kişinin görüntülerine yer verdiğini söyledi. “Bu endişe verici bir durum çünkü deepfake mahrem görüntülerin pek çok mağduru kamuoyunun gözü önünde değil ve ya rıza dışı tasvirlerinin yayılmasını kabul etmek ya da her örneği aramak ve bildirmek zorunda kalıyorlar” diyen Kurul, Meta‘nın bir görüntünün bankaya eklenip eklenmeyeceğini belirlerken yapay zeka tarafından üretilip üretilmediği de dahil olmak üzere diğer faktörleri göz önünde bulundurabileceğini de sözlerine ekledi. Kurulun Nisan ayında soruşturmaya başlamasının ardından Meta, görüntüyü fotoğraf eşleştirme bankasına ekledi.

Meta’nın mücadelesi

Rızaya dayalı olmayan deepfake’lerle mücadele etme çabası, Meta‘nın kullanıcılarının cinsel istismarını önlemeye yönelik daha büyük çabalarının sadece bir parçası. Şirket Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Nijerya’da insanların (genellikle gençlerin) çıplak görüntüler göndermeleri için kandırıldığı ve daha sonra gasp edildiği finansal sextortion dolandırıcılığı yapan yaklaşık 63.000 hesabı kaldırdığını söyledi.

Şarj edilebilir hibrit otomobil fiyatlarını düşüren karar yayınlandı!

0

Bugün Resmi Gazete’de yayınlanan yeni bir karar, şarj edilebilir hibrit otomobillerde (Plug-in hybrid) ÖTV indirimini resmen başlattı. Çevre dostu ve düşük emisyonlu araçların kullanımını teşvik etmeyi amaçlayan bu yeni düzenleme, otomotiv sektöründe ve tüketici tercihlerinde önemli değişimlere yol açabilir.

Yeni düzenlemeye göre karbondioksit emisyonu 25 gramın altında ve elektrikli menzili 70 km ve üstünde olan şarj edilebilir hibrit araçlar belirli motor hacmi ve ÖTV matrahı kriterlerine göre yüzde 30 ila yüzde 70 arasında değişen ÖTV oranlarından faydalanabilecek.

Öncelikle bu ÖTV indirimi için alacağınız otomobilin CO2 emisyon değerinin 25 gramın altında olması gerekiyor. Yani hibrit olması yetmez, gerçekten çevreci olması gerekiyor. İkinci olarak da sahip olduğu batarya ile benzin kullanmadan 70 kilometreden daha fazla menzil sunması gerekiyor. Yani istediğimizde menzili düşük bir elektrikli otomobil gibi kullanabilmeliyiz.

Buna ek olarak, motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmiyorsa ve aracın ÖTV matrahı 1 milyon 350 bin TL’yi aşmıyorsa yüzde 30 ÖTV uygulanacak. Eğer bu fiyatın üzerindeyse yüzde 60 ÖTV uygulanacak. Ayrıca 1600 cm3 ile 1800 cm3 arası bir motor hacmine sahipse ama ÖTV matrahı yine 1 milyon 350 bin TL’yi geçmiyorsa da yüzde 70 ÖTV uygulanacak. Bunun dışında kalanlar, yani 1800 cm3 üzeri motor hacmine veya 1 milyon 350 bin TL üzeri bir ÖTV matrahına sahip olan araçlar bu indirimden faydalanamayacak.

Bu indirim sayesinde şarj edilebilir hibrit araçlar daha geniş bir kitle için daha erişilebilir hale gelecek. Çevre dostu araçlara olan ilginin artması da otomotiv sektöründe şarj edilebilir hibrit ve elektrikli araç teknolojilerine yönelik yatırımları hızlandırabilir. Dolayısıyla düşük emisyonlu araçların yaygınlaşması hava kalitesinin iyileşmesine ve karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlayacak.

Tüketiciler ise hem benzinli motorun sağladığı esneklikten hem de elektrikli motorun sunduğu yakıt ekonomisi ve çevre dostu sürüş deneyiminden faydalanabilecekler. Yeni düzenleme bugünden itibaren geçerli olacak.

Şarj edilebilir hibrit araçlara getirilen bu ÖTV indiriminin hem tüketiciler hem de çevre için olumlu sonuçlar doğurabilecek önemli bir adım olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca bu düzenleme Türkiye’nin daha yeşil ve sürdürülebilir bir ulaşım ağına geçişini de hızlandırabilir. Zira son tüketici için sıradan içten yanmalı araçlar yerine elektrikli olanları öne çıkarıyor.

Karar şu şekilde:

MADDE 11- 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listeye 87.03 G.T.İ.P. numaralı sırasının “- Diğerleri” satırında yer alan “– Sadece elektrik motorlu olanlar” alt satırından önce gelmek üzere karşılarında gösterilen oranlarıyla birlikte aşağıdaki alt satırlar eklenmiştir.

İlgili Resmi Gazete kararı için burayı tıklayabilirsiniz

Samsung, One UI 7 güncellemesi için hızlı adımlarla ilerliyor!

Son dedikodulara göre, yazılımın beta sürümü beklenenin aksine ay sonundan bile önce çıkabilir. Güvenilir kaynak Ice Universe (Android Police aracılığıyla) Samsung için geliştirilen One UI 7 beta sürümünün “temmuz sonu veya ağustos başı” gibi bir tarihte çıkabileceğini belirtti, tabii herhangi bir gecikme olmazsa.

Bu lansman biraz erken sayılabilir, ancak büyük bir farkla değil; geçen yıl One UI 6 beta sürümü 11 Ağustos 2023’te kullanıma sunulmuştu. Her zaman olduğu gibi beta yazılımı kullanmak, çeşitli hatalar ve sorunlarla karşılaşma riski taşıyor.

Samsung’un son modelleri Z Fold 6 ve Z Flip 6; Android 14 ve One UI 6.1.1 ile birlikte geliyor. Yazılım tamamlandıktan sonra yılın ilerleyen dönemlerinde tam bir One UI 7 dağıtımı bekleniyor. Ice Universe, “Eğer kazalar olmazsa, One UI 7 Beta temmuz sonu veya ağustos başında başlayacak.” dedi.

One UI 7 hakkında şimdiye kadar duyduklarımız, Samsung’dan büyük bir yazılım güncellemesine işaret ediyor. Neowin, son sızıntıları derledi ve daha fazla özelleştirme seçenekleri sunulacağını belirtti. Ayrıca, One UI 7’nin iOS 18’den esinlendiği; kilit ekranında hızlı işlemler ve bildirim panelinde yeniden tasarım gibi özelliklerin ekleneceği konuşuluyor.

Bunlar, Android 15 ile gelen tüm yeni özelliklere ek olarak geliyor. Uydu mesajlaşmasının ilk kez destekleneceği söyleniyor, ancak kullanıcıların birkaç yıllık ücretsiz erişimin ardından ekstra ücret ödemesi gerekebilir.

Android 15 şu anda genel beta aşamasında ve tam sürümün 13 Ağustos Salı günü piyasaya sürülmesi bekleniyor. Bu tarih, Google’ın bir sonraki donanım tanıtımı için belirlenen gün ve etkinlikte Pixel 9 serisi telefonların öne çıkması bekleniyor.

Samsung’un One UI 7 güncellemesi, kullanıcılarına daha fazla özelleştirme ve iOS benzeri özellikler sunarak cihaz deneyimini iyileştirmeyi hedefliyor. Beta sürümün erken gelmesi, kullanıcıların bu yenilikleri daha erken deneyimlemelerine olanak tanıyacak ve Samsung’un yazılım geliştirme sürecine geri bildirim sağlama şansı sunacak.

Sonuç olarak, Samsung’un One UI 7 güncellemesi, kullanıcılar için birçok yenilik ve iyileştirme sunarak cihazların performansını ve kullanıcı deneyimini artırmayı hedefliyor.

Beta sürümünün erken gelmesi, Samsung’un bu hedeflerine daha hızlı ulaşmasına yardımcı olabilir.

Ay’da su keşfi bilim dünyasını sarsıyor!

Çin’in Ay görevlerinden birinde toplanan toprak örneklerinde, su molekülleri içeren yepyeni bir mineral türü keşfedildi. Bu buluş, Ay’ın geçmişi ve geleceği hakkındaki anlayışımızı kökten değiştirebilecek nitelikte.Çin Bilimler Akademisi’nden yapılan açıklamaya göre, Chang’e-5 uzay aracının Ay’dan getirdiği örneklerde su ve amonyumun bir arada bulunduğu hidratlı bir mineral tespit edildi. Bu keşif, Ay’da suyun varlığına dair ilk doğrudan kanıt olarak kabul ediliyor.

Önceki araştırmalar yanlış mıydı?

Daha önceki araştırmalar, Ay’ın kutup bölgelerinde su buzu olabileceğini öne sürüyordu. Ancak bu yeni bulgu, Ay’ın yüzeyinde de su moleküllerinin bulunduğunu doğrudan kanıtlıyor. Bu durum, Apollo astronotlarının getirdiği örneklerde su bulunamaması nedeniyle ortaya atılan “Ay tamamen kuru” teorisini çürütüyor.

Bu tarihi keşif, Ay’daki suyun kaynağı ve dağılımı hakkında yeni sorular ortaya çıkarıyor. Bilim insanları, Ay’da suyun nasıl oluştuğunu ve gelecekteki Ay görevleri için bu suyun nasıl kullanılabileceğini araştırmaya devam edecek.Ay’da suyun bulunması, Ay’da yaşam kurma ve uzay araştırmaları için yeni bir kapı açıyor. Bu keşif, Ay’ın gelecekte insanlık için önemli bir üs haline gelme potansiyelini güçlendiriyor.

Çin’in uzaydaki başarısı

Çin’in bu önemli keşfi, ülkenin uzay araştırmalarındaki hızlı yükselişini bir kez daha gösteriyor. Çin, Ay’a insanlı görevler gönderme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu keşif, Çin’in bu hedeflerine ulaşmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.Bu heyecan verici bulgular, dünyanın en saygın bilim dergilerinden biri olan Nature Astronomy’de yayımlandı. Bu durum,keşfin bilim dünyası tarafından ne kadar önemli kabul edildiğini gösteriyor.Ay’da suyun keşfi, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı. Bu buluş, Ay’ın geçmişi, şimdiki ve geleceği hakkında bildiklerimizi kökten değiştirecek. Çin’in bu önemli keşfi, insanlığın uzay macerasında yeni bir sayfa açtı.

Microsoft Bing, arama sayfasına yapay zeka dokunuşu getirdi

Microsoft, Bing arama motorunda köklü bir değişiklik gerçekleştirerek yapay zekayı (AI) daha kapsamlı bir şekilde entegre etti. Şirket, kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve daha bilgi dolu arama sonuçları sunmak amacıyla, yapay zeka destekli yeni bir arama sonuçları tasarımı tanıttı. Bu yenilikle birlikte, kullanıcılar artık yapay zeka tarafından üretilmiş bilgi kartları ile geleneksel arama sonuçlarını aynı sayfada görebilecekler.

Bing’in yeni tasarımı, büyük dil modelleri ile küçük dil modellerinin karışımını kullanarak arama sonuçlarını zenginleştiriyor. Microsoft, bu yenilikle birlikte arama sorgularına daha kapsamlı yanıtlar verebilmeyi hedefliyor. Örneğin, “Spagetti western nedir?” şeklinde yapılan bir sorguda, Bing yalnızca bu film türünün tanımını vermekle kalmıyor, aynı zamanda türün tarihi, en iyi filmler, ilgili müzikler ve konuyla ilgili videolar gibi ek bilgiler de sunuyor. Bu yaklaşım, kullanıcılara daha derinlemesine bilgi sağlamak amacıyla tasarlanmış.

Ancak, bu yapay zeka tabanlı içerikler her arama sorgusunda gösterilmeyecek. Microsoft, bu özelliğin şu anda sadece sınırlı bir kullanıcı grubuyla test edildiğini ve nihai sürümde değişikliklerin olabileceğini belirtiyor. Yapay zeka tarafından üretilen içerikler ekranın sol tarafında yer alırken, geleneksel arama sonuçları ekranın sağ tarafında sıkıştırılmış olarak sunulacak. Ayrıca, yapay zeka tarafından oluşturulan sonuçlarda her zaman ilgili kaynağa bağlantı verilecek. Bu, kullanıcıların sunulan bilgilerin doğruluğunu değerlendirmesine olanak tanıyacak.

Mobil cihazlarda yapay zeka tabanlı sonuçların nasıl görüneceği ise henüz netlik kazanmış değil. Masaüstü sürümde, geleneksel sonuçlara kolayca ulaşmak mümkünken, mobil deneyimde bu özelliklerin nasıl yer alacağı hakkında bir açıklama yapılmadı. Yapay zeka tabanlı arama sonuçlarının, kullanıcıların tercihine bağlı olarak bir seçenek veya açma-kapama düğmesi ile sunulması, potansiyel hatalı bilgilerin kullanıcılar tarafından daha iyi yönetilmesini sağlayabilir.

Microsoft Bing bu hamlesi, Google’ın AI Overviews özelliğine benzer bir strateji izleyerek, yapay zekanın arama motorları üzerindeki etkisini artırmayı amaçlıyor. Ancak, her iki şirketin de yapay zeka destekli arama sonuçlarının doğruluğunu ve güvenilirliğini sağlama konusunda alacakları önlemler, kullanıcıların bu yeniliklere olan güvenini artıracaktır.

Microsoft Bing’in bu yeniliği, arama motorları arasında yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasını ve kullanıcı deneyiminin daha bilgi odaklı hale gelmesini işaret ediyor. Bu gelişmeler, arama motorlarının geleceğinde yapay zekanın ne denli etkili bir rol oynayabileceğini gösteriyor.

Reddit, arama motorlarına kapıları kapatıyor!

Reddit’in bu hamlesi, Google’ın arama motoru hakimiyetini daha da pekiştirirken platformun Google ile özel bir anlaşma yaptığı iddialarını da beraberinde getiriyor. Ancak Reddit, bu kararın Google ile yapılan özel anlaşmayla ilgisi olmadığını savunuyor.

404 Media’nın haberine göre, Reddit bu adımı daha da ileriye götürüyor. Microsoft, Bing’in artık “site:reddit.com” aramasında Reddit sonuçlarını gösteremeyeceğini doğruladı.

Testler, Reddit sonuçlarının halen göründüğünü ancak en yenisinin iki ay öncesine ait olduğunu gösteriyor. Şirketin bu kararı sadece Bing’i değil, tüm Google dışı arama motorlarını ve yapay zeka botlarını da etkiliyor. Şirket, Google dışındaki tüm arama motoruna veri sağlamayı durdurmuş durumda. Bunun nedeni, bu diğer arama motorlarının şirkete ödeme yapmaması.

Şirket sözcüsü Tim Rathschmidt, yaptığı açıklamada “Bu kararın Google ile yaptığımız son ortaklıkla hiçbir ilgisi yok.” dedi. Reddit’in Google ile yaptığı anlaşma; Google’ın, platformun geniş kullanıcı içeriği havuzunu AI uygulamalarını eğitmek için kullanmasına izin veriyor.

Şirketin bu hamlesi, Google’ı arama motoru pazarında daha da güçlendirirken, Bing gibi rakiplerinin işini zorlaştırıyor.

Bu özel anlaşma, Google’ın zaten hakim olduğu arama motoru pazarında daha da güçlenmesine yol açıyor. Stan Ventures’a göre, Google şu anda yönlendirme trafiği pazarında %63,41’lik bir paya sahip; Bing ise, %7,21’lik bir payla onu takip ediyor. Bu durum, Google’ı tekel olma yolunda ilerletiyor ve ABD hükümeti geçen yıl Google’a karşı bir tekelcilik davası açtı.

OpenAI, arama motorunu test etmeye başladı; Google düşüşe geçti!

OpenAI, şu anda küçük bir kullanıcı grubuyla alfa testinde olan SearchGPT arama motorunu, gelecekte viral chatbot’u ChatGPT‘ye entegre etmeyi planladığını açıkladı.

Kasım 2022’de ChatGPT’nin piyasaya sürülmesinden bu yana Alphabet yatırımcıları, OpenAI’in Google’dan pazar payı alabileceğinden endişe duyuyor. Bu yeni prototip ile OpenAI, kullanıcılarına “daha doğal ve sezgisel bir şekilde arama yapma” ve “soruları bir sohbet sırasında olduğu gibi takip etme” imkanı sunmayı vaat ederek bu alanda adım atıyor.

Alphabet hisseleri Perşembe günü yaklaşık %2.5 oranında düşerken, Nasdaq hafifçe yükseldi. Mayıs ayında Google, CEO Sundar Pichai’nin son 25 yıldaki en büyük değişiklik olarak nitelendirdiği AI Overview‘ı sınırlı bir kitleye sundu. Ancak kullanıcılar, bu yapay zeka özelliğiyle ilgili hızlı bir şekilde anlamsız veya hatalı sonuçlar döndüğünü fark etti ve bu durum kamuoyunda eleştirilere yol açtı.

SearchGPT duyurusu, OpenAI’in geçen Perşembe günü yeni bir yapay zeka modeli olan “GPT-4o mini”yi piyasaya sürmesinin hemen ardından geldi. Yeni model, şirketin bugüne kadarki en hızlı ve en güçlü modeli olan GPT-4o‘nun bir yan ürünü. OpenAI, Microsoft tarafından destekleniyor ve yatırımcılar tarafından 80 milyar doların üzerinde bir değere sahip. Şirket, büyük dil modellerinin önem kazanmasıyla ve hızla büyüyen yapay zeka pazarında rekabet ederken, gelir elde etme yollarını bulmak için büyük harcamalar yapıyor.

SearchGPT

Geçen ay OpenAI, iki üst düzey yöneticiyi işe aldığını ve Apple ile ChatGPT-Siri entegrasyonunu içeren bir ortaklık kurduğunu duyurdu. Nextdoor’un eski CEO’su ve Square’in eski finans şefi Sarah Friar, finans direktörü olarak; Planet Labs’in eski başkanı ve Twitter’da kıdemli başkan yardımcısı, Facebook ve Instagram’da başkan yardımcısı olan Kevin Weil ise ürün müdürü olarak şirkete katıldı.

OpenAI, büyük dil modelleri teknoloji sektöründe önem kazandıkça ve yapay zeka pazarında rekabet hızla artarken yönetim ekibini iyice güçlendiriyor.

Hem yeni mini yapay zeka modeli hem de SearchGPT prototipi, şirketin; metin, görüntü, ses, video ve arama gibi çeşitli AI tarafından üretilmiş medyayı tek bir araçta sunma yeteneği olan “multimodalite”nin öncüsü olma çabasının bir parçası.

OpenAI’in blog gönderisinde, SearchGPT’nin görsel sonuçlarının kullanıcılara “daha zengin bir anlayış” sağlayacağı belirtildi.