Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 555

İcra Kurulu Başkanı nedir?

0

İcra Kurulu Başkanı, genellikle şirketin stratejik kararlarını almakla sorumludur. Bu pozisyon, organizasyonun genel yönetim ve operasyonel işleyişinde merkezi bir rol üstlenir.

İcra Kurulu Başkanı sorumlulukları

Başkanın görevleri arasında şirket politikalarını belirlemek ve uygulamak vardır. Ayrıca, şirketin finansal performansını izler ve stratejik hedeflere ulaşmak için planlar geliştirir. Kurul başkanı, yönetim kurulu ile birlikte çalışarak uzun vadeli stratejilerin oluşturulmasına katkıda bulunur.

Başkanın bir diğer önemli görevi, şirketin iç ve dış paydaşlarıyla etkili iletişim kurmaktır. Bu iletişim, şirketin itibarını ve ilişkilerini güçlendirir. Başkan, aynı zamanda şirketin kriz yönetimi ve risk değerlendirmesi süreçlerinde de aktif rol oynar. Kriz anlarında hızlı ve etkili kararlar almak, şirketin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahiptir.

Yönetim becerileri, liderlik özellikleri ve deneyim, Başkanın başarılı olabilmesi için kritik faktörlerdir. Başkan, ekibini motive eder ve performansı artırmak için çeşitli stratejiler uygular. Ayrıca, iş dünyasında karşılaşılan değişimlere hızlı adapte olabilen bir lider olmalıdır.

Başkan, genellikle uzun yıllar süren deneyim ve yüksek düzeyde eğitimle bu pozisyona gelir. İşletme yönetimi, finans ve stratejik planlama konularında derin bilgi ve deneyime sahip olması beklenir. Ayrıca, güçlü analitik düşünme ve problem çözme becerilerine sahip olmalıdır.

Sonuç olarak Başkan, bir organizasyonun başarılı bir şekilde yönetilmesinde kritik bir rol oynar. Şirket stratejilerini belirler, operasyonları denetler ve paydaşlarla etkili iletişim kurar. Liderlik becerileri ve deneyimi, bu pozisyonun başarısı için gereklidir. Başkan, organizasyonun uzun vadeli başarısını ve sürdürülebilirliğini sağlamak için önemli bir sorumluluk taşır.

Intel, 14. Nesil “E” serisi masaüstü işlemcilerini duyurdu!

0

Intel, yeni 14. Nesil “E” serisi masaüstü işlemcilerini tanıttı. Bu serideki CPU’lar, yalnızca P-Core Gracemont çekirdekleriyle geliyor ve E-Çekirdeksiz olarak dikkat çekiyor. Intel, yeni ürün yelpazesini genişleterek Arrow Lake mimarisi öncesinde pazarda rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. 11. nesil Alder Lake işlemcilerden bu yana performans ve verimlilik çekirdeklerinden oluşan hibrit tasarım kullanılıyor. Ancak bu yeni seride, sadece P-Coreçekirdeklerinden oluşan bir yapı sunuluyor.

Yeni E-Serisi işlemciler ve özellikleri

IntelE-Çekirdeksiz Raptor Lake işlemcilerini tanıttı. Bu seride, toplamda 11 adet 14. Nesil işlemci bulunuyor. İşlemciler, Raptor Cove Gracemont P-Core’larına dayanıyor ve E-çekirdekleri devre dışı bırakılmış durumda. Seride yer alan modeller şu şekilde:

  • Intel Core i9-14901KE
  • Intel Core i9-14901E
  • Intel Core i9-14901TE
  • Intel Core i7-14701E
  • Intel Core i7-14701TE
  • Intel Core i5-14501E
  • Intel Core i5-14501TE
  • Intel Core i5-14401E
  • Intel Core i5-14401TE
  • Intel Core i5-14401EF
  • Intel Core i5-14401TE

Amiral gemisi: Intel Core i9-14901KE

Serinin Intel 14 amiral gemisi modeli Intel i9-14901KE, 8 P-Çekirdeği, 16 iş parçacığı, 3.8 GHz temel ve 5.8 GHz’e kadar yükseltme saat hızlarına sahip. Ayrıca 36 MB L3 ve 16 MB L2 önbellek boyutuyla destekleniyor ve 125W’lık bir PL1 TDP ile geliyor. Tamamen kilidi açılmış olarak hız aşırtma desteği sunuyor.

Diğer modeller ve özellikleri

  • Core i7 serisi: 8P çekirdeği
  • Core i5 serisi: 6P çekirdeği

Tüm E serisi işlemciler, “T” (düşük güçlü) ve “F” (entegre GPU’suz) sürümleri ile kullanıcılara sunulacak. İşlemcilerin çıkış tarihi şu an için belirsiz. Ancak Intel’e göre, gömülü ve ticari pazara yönelik olacak. Dolayısıyla bazı dağıtımcılar ve hazır sistemlerde sunulduğunu görebiliriz.

Detaylı özellikler

İşlemciÇekirdek SayısıTemel ve Yükseltme Saat HızıL3/L2 ÖnbellekTDP
Intel Core i9-14901KE8 S / 163.8 / 5.8 GHz36 MB / 16 MB125W
Intel Core i9-14901E8 S / 162.8 / 5.6 GHz36 MB / 16 MB65W
Intel Core i9-14901TE8 S / 162.3 / 5.5 GHz36 MB / 16 MB45W
Intel Core i7-14701E8 S / 162.6 / 5.4 GHz33 MB / 16 MB65W
Intel Core i7-14701TE8 S / 162.1 / 5.2 GHz33 MB / 16 MB45W
Intel Core i5-14501E6 S / 163.3 / 5.2 GHz24 MB / 12 MB65W
Intel Core i5-14501TE6 S / 162.2 / 5.1 GHz24 MB / 12 MB45W
Intel Core i5-14401E6 S / 162.5 / 4.7 GHz24 MB / 12 MB65W
Intel Core i5-14401TE6 S / 162.0 / 4.5 GHz24 MB / 12 MB45W
Intel Core i5-14401EF6 S / 162.5 / 4.7 GHz24 MB / 12 MB65W
Intel Core i5-14401TE6 S / 162.0 / 4.5 GHz24 MB / 12 MB45W

Intel 14. Nesil E serisi işlemcileri ile kullanıcılarına yeni ve güçlü seçenekler sunmaya devam ediyor. Gelişmeleri takip etmekte fayda var.

Vodafone’dan çarpıcı rapor: Ortak bir altyapı şirketi kurulmalı!

0

Vodafone Türkiye, dijital ekosistemin geliştirilmesine yönelik olarak fiber altyapının önemine dikkat çektiği bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, Dijitalleşme Yolunda Sabit Genişbant Politikaları başlıklı bir rapor sunuldu ve Türkiye’nin fiber altyapısının genişletilmesine yönelik yapısal reformların gerekliliği vurgulandı.

Türkiye’nin ortalama internet hızı 44 Mbps!

Raporda belirtilen ana noktalardan biri, fiber altyapının yaygınlaştırılması için ayrışma gibi yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiği ve bu sürecin ortak bir altyapı şirketi kurulması ile desteklenmesi gerektiği idi. Ayrıca lisans uzatma sürecinin adil ve öngörülebilir bir şekilde yürütülmesi gerektiği belirtildi.

Türkiye’deki internet hızının ortalama 44 mbps olduğu ve bu hızın uluslararası standartlara ulaşabilmesi için altyapı yatırımlarının artırılması gerektiği ifade edildi. 5G teknolojisi için 2025’te ihaleye çıkılacağı, 2026 yılında Türkiye’de devreye gireceği ve bu gelişmenin de dijital ekosistem üzerinde önemli etkiler yaratacağı öngörüldü.

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel de dijital dönüşüm sürecinin mevcut ve gelecek telekomünikasyon ihtiyaçlarını karşılamak için yapısal reformları zorunlu kıldığını ve bu yöndeki adımların hem sektör rekabetini hem de hizmet kalitesini artıracağını dile getirdiler.

Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy şunları söyledi:

“Fiber altyapı meselesi, ülkemizin bir sorunu haline gelmiş durumda ve bu sorunun giderilmesi için yenilikçi ve çözüm odaklı yapısal değişikliklere ihtiyaç var. Bugün uluslararası tarafsız araştırmalar, yaklaşık 90 ülkenin değerlendirildiği fiber gelişmişlik endekslerinde Türkiye’nin ancak 50. sıralarda yer aldığını gösteriyor.

Sabitte lisans uzatmanın da yapılacağı önümüzdeki birkaç yılın ülkemiz için kritik bir dönüm noktası teşkil ettiğini düşünüyoruz. Bu sürecin adil ve sektörel rekabeti destekleyecek şekilde yürütülmesi son derece mühim.

Bizler bu süreci ülkemizin dijitalleşme misyonu açısından bir fırsat alanı olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda hazırladığımız ‘Dijitalleşme Yolunda Sabit Genişbant Politikaları’ konulu rapor, gelişen bir dijital ekosistemi etkinleştirmede fiber altyapının vazgeçilmez rolüne odaklanan 2030 vizyonumuzun hayata geçirilmesi için önemli bir referans noktası.

Dijital dünya şaşırtıcı bir hızla ilerliyor ve biz geride kalıyoruz. Türkiye’nin Güney Kore ile aynı yoğunluğa ulaşması için fiber hattını 2 milyon kilometreye çıkarması ve bunun için fiber hattını her yıl bir önceki yıla göre %17 artırması gerekiyor.

Bu durumda ortaya çıkacak etkiler, her yıl Türkiye GSYH’sine %2,2’lik bir katkı sağlayabilir. Diğer bir deyişle, mevcut düzende devam edersek, her yıl 19 milyar dolarlık bir değerden mahrum kalacağız. Veriler, uluslararası örneklerin gerisinde kalan fiber kapsama, FTTS oranı ve ortalama sabit genişbant hızında endişe verici bir fark olduğunu ortaya koyuyor.

Bu fark, sektördeki yapısal sorunlar, özellikle sabit altyapı tarafında dikey bütünleşik yapı ve altyapı paylaşım mevzuatı ile ilişkili. Bu sorunların, telekomünikasyon pazarının mevcut aksak yapısından kaynaklandığına, adil rekabeti engellediğine ve nihayetinde müşterilerimize sunduğumuz hizmet kalitesini etkilediğine inanıyoruz.

Dolayısıyla, bizim için yapısal ayrışmanın gerçekleşmesi, ayrışmayla eş zamanlı olarak ortak altyapı şirketinin kurulmasına giden yolun açılması, lisans uzatma sürecinin yapısal reformlar için fırsat olarak değerlendirilerek hakkaniyetli bir şekilde uzatmanın yapılması öncelikli konular arasında yer alıyor.”

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel ise şunları söyledi:

“Biz altyapı sahibi ve işletmecisinin ayrışmasının hem rekabeti tesis edeceğine hem de verimliliği sağlayacağına inanıyoruz. Ayrışma, uluslararası alanda yaygın olarak kabul görmüş, fiber yatırımlarını ve rekabeti artırmada uygulanan bir model.

Fiber altyapının yaygınlaşmasının, altyapı sahipliğinin yapısal ayrışmayla tamamen bağımsız bir şirket tarafından yönetilmesi ile mümkün olacağına inanıyoruz. Altyapı ve üstyapı hizmetlerinin ayrılması, telekom operatörlerinin iş modellerini sadeleştiriyor.

Ayrışma ile sadeleşmiş yönetim stratejileri; kurum içi etkin uygulamalar, yönetim motivasyonu ve nihayetinde genel verimliliğin artmasını sağlayabiliyor. Tüm operatörlere açık ve eşit hizmet veren bir altyapı firmasının varlığı, altyapının en verimli şekilde kullanımını sağlayacak, perakende piyasada artan rekabet ile yatırımın aboneliğe dönüşmesi hızlanacaktır.

Diğer ülkelerde işe yaradığı kanıtlanmış, fiber altyapının tüm potansiyelini açığa çıkaran ve vatandaşlar ve işletmeler için daha hızlı, daha uygun fiyatlı internet erişimi sağlayan bu modeli benimsememiz gerekiyor. Önerdiğimiz ayrışma modeli, aslında daha önce devlet kurumlarının da işaret ettiği ve elektrik sektöründe de uygulanan bir model. Yapısal ayrışmanın, sektördeki yapısal engelleri ortadan kaldırmanın ve ülkemizdeki fiber altyapının tüm potansiyelini açığa çıkarmanın en etkili yolu olduğuna inanıyoruz.

Lisans uzatmayla eş zamanlı olarak ayrışmanın yapılması ve altyapı politika kararlarının alınarak takvime bağlanması gerek. Kalkınma Planı’nda da yer alan genişbant stratejisinin ortaya koyulması ve hayata geçirilmesi önem arz ediyor.

Sabit hizmet lisans uzatma süreçlerinde fiyatlandırmanın denge gözeterek hakkaniyetle belirlenmesi, hem ülke hazinesi için kazanç, hem de adil rekabetin tesisi için bir adım olacak. Hakkaniyetli bir lisans sürecinin uluslararası kabul gören metotlar çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin, uzatma bedelinin belirlenmesinde EBITDA önemli bir rol oynuyor.

Sabit altyapıda lisans uzatmanın nasıl yapılacağı önümüzdeki diğer lisans süreçleri için de bir örnek oluşturacak. Burada mobil ve sabitte farklılaşan değerleme yöntemleri ve bedelleri pazarda yapısal sorunlara sebep olabilir. Dolayısıyla sabitte seçilecek uzatma yöntemi 5G ve 2029 yılında yapılacak ihaleler için emsal oluşturacaktır. Burada hakkaniyet esasını savunuyoruz. Bu esas, sektörde rekabeti ve kamu menfaatini sağlayacak.”

Hasan Süel, şirketin politika önerilerini şöyle sıraladı:

  • Türkiye’nin önündeki 15-20 yılda fiili bir tekel oluşmamasının yolu yapısal ayrışma ve ortak altyapı şirketidir.
  • Sabit altyapıda lisans uzatma süreci, uluslararası kabul görmüş standartlarda yapılmalı ve eş zamanlı ayrışma süreci başlatılmalı.
  • Türkiye sabit genişbant pazarında toptan ve perakende seviyede rekabetin güçlendirilmesi için ortak fiber altyapı şirketleri/girişimleri eş zamanlı olarak hayata geçirilmeli.
  • Sabit lisans uzatma ile mobil uzatma ve 5G ihalesi eşit şartlarda yapılmalı. Sabit uzatma ile mobil uzatma ve 5G ihalesi arasında orantısız farklar olmaması gerekiyor. Hem sabit hem mobil lisans uzatmaları adil ve eşit şartlar gözetilerek yapılmalı. 5G ihalesi için makul şartlarda yatırımları teşvik eden bir ihale yapısı hedeflenmeli.

CrowdStrike CEO’su hakim karşısına çıkıyor

CrowdStrike CEO’su George Kurtz, geçtiğimiz Cuma günü meydana gelen ve uçuşlardan hastane işlemlerine kadar birçok hizmeti durma noktasına getiren büyük kesinti hakkında ifade vermek üzere Kongre’ye çağrıldı. “CrowdStrike” güvenlik yazılımı nedeniyle yaşanan bu kesinti, birçok işletmeyi olumsuz etkiledi ve şimdi detaylar ortaya çıkıyor.

CrowdStrike CEO’su, büyük kesinti için ifade verecek

George Kurtz, House Homeland Security Komitesi’ne, CrowdStrike’ın Windows PC’lerde büyük bir kesintiye neden olan hatalı güncellemesi hakkında ifade vermek üzere çağrıldı. Washington Post’un haberine göre, bu kesinti uçuşları, hastane işlemlerini ve yayıncıları durma noktasına getirdi.

crowdstrike

Homeland Security Başkanı Mark Green ve Siber Güvenlik ve Altyapı Koruma Alt Komitesi Başkanı Andrew Garbarino, paylaştıkları bir mektupta, “Amerikalıların bu olayın nasıl meydana geldiğini ve CrowdStrike’ın aldığı önlemleri detaylı bir şekilde bilmeyi hak ettiğini” belirtti.

CrowdStrike CEO’su George Kurtz, sosyal medyada yaptığı açıklamada, büyük kesintinin bir güvenlik veya siber olay olmadığını belirtti. Bunun yerine, şirketin güvenlik yazılımı olan Falcon için Windows Hosts’a yapılan bir içerik güncellemesi ile ilgili bir sorun olduğunu ifade etti. Kurtz, bu kesintinin ardından halkı bilgilendirmek ve endişeleri gidermek adına çeşitli açıklamalarda bulundu.

CrowdStrike sözcüsü Kevin Benacci, şirketin ilgili Kongre Komiteleri ile aktif olarak iletişim halinde olduğunu belirtti. Komite Üyeleri, bilgilendirme ve diğer etkileşim takvimlerinin açıklanabileceğini ifade etti. Bu süreç, CrowdStrike’ın teknik arızanın temizliği ile ilgili çalışmalarının henüz tamamlanmadığını göstermektedir. Kesintinin üzerinden üç gün geçmesine rağmen, Delta gibi bazı havayolu şirketleri hala uçuş iptalleri ve mavi ekran hatalarıyla uğraşıyor.

Spectral Compute’tan büyük atılım: SCALE ile CUDA uygulamaları artık AMD GPU’larda çalışacak

İngiliz girişim Spectral ComputeNVIDIA CUDA uygulamalarının AMD ekran kartlarında yerel olarak çalışmasını sağlayan yeni bir GPGPU araç zinciri seti olan SCALE’i tanıttı. SCALE, ek bir çalışma gerektirmeden CUDA programlarının AMD’nin ekran kartlarıyla sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlıyor. Bu yenilik, NVIDIA’nın yapay zeka dünyasındaki hakimiyetini sarsabilir.

CUDA, özellikle gelişmiş simülasyonlar, fizik hesaplamaları, bilimsel modelleme, kripto madenciliği ve makine öğrenimi gibi alanlarda GPU’ların sunduğu gücü kullanmak için tercih ediliyor. Makine öğrenimindeki güçlü pozisyonu nedeniyle yapay zeka patlamasının ortasında firmalar, NVIDIA’nın GPU’larını tercih ediyordu. Bu durum, endüstri standardı olarak kabul edilmesine yol açtı ve AMD gibi rakiplerin GPU’larının yazılım için başka çözümler aramasına neden oldu.

Ancak SCALE’in tanıtımı ile bu durum değişiyor. Spectral Compute CEO’su Michael SondergaardSCALE’in CUDA programlarının veya yapı sistemlerinin değiştirilmesini gerektirmediğini belirterek, “Kodu bir kez yazmanın ve herhangi bir donanım platformunda oluşturmanın/çalıştırmanın mümkün olması gerektiğine inanıyoruz. Bu, CPU koduiçin uzun yıllardır bir gerçeklikti, öyleyse neden GPU’lar için de olmasın?” ifadelerini kullandı.

SCALE, yedi yıllık bir geliştirme sürecinin ürünü olup, NVIDIA’nın koduna güvenmeden CUDA uyumlu bir araç zinciri oluşturuyor. Bu, SCALE‘in AMD’nin RDNA GPU’ları gibi birden fazla platform arasında son derece uyarlanabilir olmasını sağlıyor. Araç seti, CUDA Toolkit‘e benzer şekilde çalışıyor ve basitçe taklit ediyor, böylece araçlar ve komut dosyaları doğrudan çalıştırılabiliyor.

Spectral ComputeSCALE‘i Blender, Llama-cpp, XGboost, FAISS, GOMC ve daha fazlası gibi uygulamalarla başarıyla test ettiklerini belirtti. Bu uygulamaların tümü AMD GPU’larda sorunsuz çalıştı. SCALE’in bu başarısı, NVIDIA’nın yazılım yığını hakimiyetini kırmak adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Bu gelişme, endüstride GPU’ların esnekliği ve uyumluluğu konusunda yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. CUDA‘nın AMD GPU’larla çalışabilmesi, gelecekte yapay zeka ve makine öğrenimi alanlarında daha fazla rekabet ve inovasyonun önünü açabilir.

Meta, Ray-Ban’in ana şirketinin hissesini satın almayı planlıyor!

Meta, teknoloji ve moda entegrasyonunu daha da ileriye taşıyacak önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Şirket, ünlü gözlük markası Ray-Ban‘in ana şirketi olan EssilorLuxottica‘nın yaklaşık yüzde 5 hissesini satın almak için görüşmeler yürütüyor. The Wall Street Journal’ın haberine göre, Meta Ray-Ban hisse yaklaşık 4.5 milyar euro (4.9 milyar dolar) değerinde. Görüşmelerin hâlâ sürdüğü ve anlaşmanın kesinleşip kesinleşmeyeceği konusunda kesin bir bilgi bulunmadığı belirtiliyor.

Meta Ray-Ban bu stratejik yatırım planı, teknoloji ve moda dünyasında daha derin bir entegrasyon hedefini yansıtıyor. Şirket, giyilebilir teknolojiler ve akıllı gözlükler alanındaki varlığını güçlendirmeyi ve bu sektördeki rekabet gücünü artırmayı planlıyor. 2023 Eylül ayında tanıtılan ve çok modlu (multimodal) yapay zeka modeli ile donatılan Meta Smart Glasses‘ın başarılı satışları, Meta’nın EssilorLuxottica’nın hissesini satın alma kararını pekiştirmiş olabilir.

Meta Ray-Ban yatırımın gerçekleşmesi durumunda, Meta’nın teknoloji ve moda dünyasında daha geniş bir etki yaratması ve stratejik hedeflerini desteklemesi bekleniyor. Meta’nın moda sektöründeki etkisini artırmak ve teknoloji ile moda arasındaki sınırları bulanıklaştırmak amacıyla bu tür bir anlaşma yapması, geniş bir tüketici kitlesine hitap etme stratejisinin bir göstergesi olabilir. Şirket, bu hamleyle hem teknoloji hem de moda sektörlerinde daha güçlü bir pozisyon elde etmeyi hedefliyor.

EssilorLuxottica, global gözlük pazarında önemli bir oyuncu olarak tanınıyor ve Ray-Ban markasının yanı sıra birçok diğer gözlük markasının da sahibidir. Meta’nın bu hisseleri satın alması, hem teknoloji hem de moda sektörlerinde büyük bir stratejik adım olarak değerlendiriliyor. Anlaşmanın kesinleşmesi durumunda, bu yatırımın sektöre nasıl bir etki yaratacağı ve Meta’nın uzun vadeli stratejilerini nasıl şekillendireceği merakla bekleniyor.

Starlink uzak bölgelerde bile 8 Gbps’e varan internet hızı verecek!

SpaceX’in uydu internet hizmeti Starlink, mobil ağ geçidi teknolojisiyle müthiş hızlara ulaştı. Uzak bölgelerde bile 8 Gbps’lik indirme hızı ve 2794,7 Mbps’lik yükleme hızı sunan bu teknoloji, internet erişimini kökten değiştirmeyi vadediyor.

Starlink Mühendislik Başkan Yardımcısı Michael Nicolls, sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda, Florida’da yapılan bir hız testinin sonuçlarını gösterdi. Testte 8102,6 Mbps indirme hızı ve 2794,7 Mbps yükleme hızı yakalandı.Bu değerler, Starlink’in şu anda konut kullanıcılarına sunduğu 25-220 Mbps arasındaki hızlardan çok daha yüksek.

Starlink' hız

Peki, bu yeni teknoloji ne zaman ve ne fiyata sunulacak?

SpaceX, bu teknolojiyi şu anda topluluk ağ geçidi ticari hizmeti kapsamında sunuyor. Bu hizmet ile şirket, büyük alıcılar kurarak uzaktaki birçok eve fiber benzeri internet sağlayabiliyor. Şirket, bu ağ üzerinde eşzamanlı olarak 10 Gbps’ye kadar yükleme ve indirme hızları sunabiliyor.Ancak bu hizmetin bedeli de oldukça yüksek. SpaceX, topluluk ağ geçidi hizmeti için 1,25 milyon dolar başlangıç ücreti ve aylık 75.000 dolardan başlayan ücretler talep ediyor.

Starlink’in CEO’su Elon Musk, “Büyük ticari şirketler veya topluluk kullanıcıları için Starlink Ağ Geçidi terminali 8 Gbps’in üzerinde indirme ve yakında 8 Gbps’in üzerinde yükleme sağlayacak” dedi.Teknolojinin nasıl görüneceği ve mobil versiyonunun fiyatlandırması hakkında ise şu an için bir bilgi bulunmuyor.SpaceX, uzaydan internet sağlamak için şu ana kadar 6.000’den fazla uydu kurdu ve yakın zamanda yayınlanan bir rapora göre bu yıl kârlı hale gelmesi bekleniyor. Şirket, uydular ile akıllı telefonlar arasında doğrudan iletişim gibi yöntemler keşfederek daha fazla kişiye uzaydan internet sağlamaya çalışıyor.

Google’dan Gemini yapay zeka tabanlı akıllı gözlük gelebilir!

İnternet devi Google, yapay zeka projelerini genişletmeye yönelik yeni adımlar atıyor. Çıkan haberlere göre, firma Gemini” adlı yapay zekayı merkezine alan akıllı gözlükler geliştirmek için Ray-Ban gözlüklerin çatı firması olan EssilorLuxottica ile aktif görüşmeler yapıyor.

Yapay zeka tabanlı akıllı gözlükler Google’ın akıllı gözlük geliştirme planları, gözlük pazarını genel olarak kontrol eden ve Meta ile de işbirliği yapmış olan EssilorLuxottica ile görüşmelerine odaklanıyor. Meta’nın da azınlık hissesini almak için görüştüğü belirtilen EssilorLuxottica, Google için mantıklı bir partner olarak öne çıkıyor. Google, Samsung ile Vision Pro’ya rakip olacak bir “XR” başlığı üzerinde çalışırken, Gemini yapay zekasını daha geniş alanlara taşımak için de stratejik planlar yapıyor.

Meta’nın Ray-Ban akıllı gözlükleri

EssilorLuxottica ile uzun süredir işbirliği yapan Meta, Ray-Ban markası altında akıllı gözlükler geliştirmişti. Bu gözlükler, son dönemde yapay zeka asistanı ile donatılmasıyla dikkat çekti. Kameralarla donatılmış olan bu gözlükler, kullanıcının gördüklerini görebilen, duyduklarını duyabilen ve sorulara etkili cevaplar verebilen bir yapay zeka asistanına sahip.

Yapay zeka asistanının yetenekleri

Yapay zeka tabanlı akıllı gözlükler Yeni altyapısı sayesinde gelişmiş bir yapay zeka asistanı kazanan Ray-Ban akıllı gözlükler, kullanıcının gördüğü metinleri çevirebiliyor, bakılan objenin, bitkinin, hayvanın ya da binanın ne olduğunu söyleyebiliyor. Ayrıca video kaydı başlatma, fotoğraf çekme, müzik açma veya WhatsApp üzerinden belirlenen kişiye sesli mesaj gönderme gibi yeteneklere sahip. Gözlük ile WhatsApp üzerinden video görüşme yapma veya Instagram’da canlı yayın yapma gibi özellikler de mevcut. Yeni çerçeve renkleriyle de kullanıcıların beğenisine sunuluyor.

Google ve EssilorLuxottica arasında yapılacak olan bu olası ortaklık, teknoloji dünyasında büyük bir ilgiyle takip ediliyor. Google’ın, Gemini yapay zekasını daha geniş kitlelere ulaştırma hedefi, bu tür yenilikçi projelerle gerçekleşebilir.

Kolay İK platformu nedir?

0

Kolay İK küçük ile orta ölçekli işletmelere yönelik çözümler sunuyor. Platform, iş süreçlerini dijitalleştirmek ve yönetim süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla tasarlanmıştır.

Kolay İK platformu

Kolay İK, kullanıcı dostu arayüzü ile dikkat çeker. Platform, personel yönetimi, bordro işlemleri ve izin takibi gibi işlevler sunar. Şirketler, bu araçları kullanarak insan kaynakları yönetimini daha verimli bir şekilde gerçekleştirebilirler. Ayrıca, Kolay İK’nın bulut tabanlı yapısı, kullanıcıların verilerine her yerden erişmelerini sağlar.

Kolay İK’nın sunduğu bir diğer önemli özellik, raporlama ve analiz araçlarıdır. Bu araçlar, şirketlerin çalışan performansını ve işe alım süreçlerini analiz etmelerine yardımcı olur. Detaylı raporlar ve analizler, yöneticilere stratejik kararlar alma konusunda önemli veriler sunar.

Platform, ayrıca, e-devlet entegrasyonu ve otomatik bordro hesaplamaları gibi işlevler de sunar. Bu entegrasyonlar, yasal düzenlemelere uyum sağlamayı kolaylaştırır. Kolay İK platformu, verimliliği artıran otomasyon süreçleri ile dikkat çeker. Bordro ve izin işlemlerini otomatik hale getirerek, zaman ve maliyet tasarrufu sağlar.

Kolay İK’nın müşteri destek hizmetleri de oldukça etkilidir. Kullanıcılar, platform ile ilgili her türlü destek ve yardımı kolaylıkla alabilirler. Şirket, kullanıcı memnuniyetini ön planda tutar ve her türlü teknik desteği sağlar.

Sonuç olarak, Kolay İK, insan kaynakları yönetimini kolaylaştıran etkili bir platformdur. Personel yönetimi, bordro işlemleri ve raporlama gibi birçok işlev sunar. Bulut tabanlı yapısı ve otomasyon özellikleri ile kullanıcıların iş süreçlerini daha verimli hale getirir. Kolay İK, küçük ve orta ölçekli işletmeler için ideal bir çözüm sunar.

Aydın Doğan kimdir?

0

Doğan Medya Grubu’nun kurucusu ve sahibi olarak, Türkiye’nin medya sektöründe önemli bir rol oynamıştır.

Aydın Doğan ve medya sektörü

Aydın Doğan, iş dünyasına gazetecilikle adım atmıştır. İlk olarak 1979 yılında Doğan Yayın Grubu’nu kurmuştur. Bu grup, kısa sürede Türkiye’nin önde gelen medya kuruluşlarından biri haline gelmiştir. Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Milliyet, Radikal gibi önemli gazeteleri ve CNN Türk gibi televizyon kanallarını bünyesinde barındırır.

Doğan, medya sektöründeki başarısının yanı sıra, iş dünyasında da etkili bir isimdir. Çok sayıda sektörde yatırımları bulunmaktadır. İnşaat, enerji ve otomotiv gibi farklı alanlarda da faaliyet gösterir. Bu yatırımlar, Aydın Doğan’ın iş dünyasındaki çeşitliliğini ve stratejik vizyonunu yansıtır.

Aydın Doğan, iş dünyasının yanı sıra sosyal sorumluluk projelerine de önem verir. Eğitim, sağlık ve kültür alanlarında çeşitli projelere destek olmuştur. Bu projeler, toplumsal gelişimi desteklemeyi ve sosyal fayda sağlamayı hedefler. Bununla birlikte Doğan, topluma katkıda bulunmayı her zaman öncelikli hedeflerinden biri olarak görür.

Medya sektöründeki etkili rolü ve iş dünyasındaki başarıları, Aydın Doğan’ın geniş bir etki alanına sahip olmasını sağlar. Kendisinin vizyoner liderliği, hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda tanınmasını sağlar. Yatırımları ve sosyal sorumluluk projeleri ile toplumsal gelişime katkıda bulunur.

Sonuç olarak Doğan, Türkiye’nin en etkili iş insanlarından biridir. Medya sektörü ve diğer iş alanlarındaki başarıları, onun iş dünyasındaki önemli rolünü gösterir. Ayrıca sosyal sorumluluk projelerine verdiği önem ile de topluma katkıda bulunur. Doğan, iş dünyasında ve toplumsal gelişimde önemli bir figürdür.

Doping hafıza nedir?

0

Dünyada birçok sektör değişim ve dönüşüm yaşarken, öğrenme alışkanlıkları da değişiyor. Öğrenme teknolojilerinin de bu değişime adapte olması gerekiyor. Bu noktada yapay zeka desteği ile etkileşimli öğrenme içerikleri oluşturmak ve kullanıcılara kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmak büyük önem taşıyor. Türkiye’nin en büyük dijital öğrenme platformu Doping Hafıza da yapay zekayı kullanarak herkes için nitelikli, çağdaş ve inovatif bir öğrenme deneyimi sunuyor. Platform geniş içerik havuzu, eğlenceli ve pratik öğrenme konseptleri ile öğrenme kalitesini en yüksek seviyeye çıkararak her yaştan kullanıcısına başarının anahtarını veriyor. 

Zaman ve mekandan bağımsız herkes için erişilebilir öğrenme deneyimi

Yapay zeka destekli altyapısıyla kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimini zaman ve mekandan bağımsız hem coğrafi hem de maddi olarak erişilebilir kılan platform; 100 bini aşkın video, tamamı çözüm videolu 150 bini aşkın soru, 5 bini aşkın konsept, 20 bini aşkın görsel ve animasyon, 350 bin dakikayı aşkın içeriği kullanıcılarla buluşturuyor.

Türkiye’nin her yerinden erişilebilir  

Doping Hafıza gerek akademik gerekse teknolojik alanda gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmaları sayesinde dijital öğrenme konusunda birçok yeniliği kullanıcıları ile buluşturuyor. Geliştirdiği yeni nesil konseptler, video içerikleri, çözümlü videolar, rehberlik hizmetleri ve birebir koçluk desteği ile her yıl yüz binlerce kullanıcıya ulaşan platform, her biri alanında uzman 200 kişiden oluşan uzman ekibi ile Türkiye’nin dört bir yanından yüz bini aşkın kullanıcıyı yeni nesil dijital öğrenme deneyimi ile tanıştırıyor. Eski öğrenme yöntemleri kullanarak dijital içerikler geliştirmek yerine, yapay zeka gibi yeni nesil teknolojilerden destek alarak hazırladığı ufuk açan içeriklerle kullanıcıları hedeflerine hızla ulaştırıyor.

Kullanıcıların başarı haritasını çıkarıyor

Doping hafıza

Doping Hafıza’yı diğer platformlardan farklılaştıran bir diğer önemli özellik ise sunduğu kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimi. Microsoft OpenAI, Amazon Cloud Services, Oxford University Press gibi uluslararası iş ortakları ile Ar-Ge geliştirmeleri yapıyor. Yapay zeka sayesinde kullanıcıların başarı haritasını çıkarıyor.  Bu kapsamda geliştirdiği yapay zeka ders koçu ile kullanıcıların yaşını baz alarak gelişimini gerçek zamanlı takip ediyor. Akıllı değerlendirme paneli ile hızlı ve verimli çalışmayı sağlıyor. Aynı zamanda da kullanıcıların başarılı oldukları noktaları ve geliştirmeleri gereken alanları sürekli takip ediyor.

Kullanıcılara özel içerikler

Yapay zeka destekli altyapısı ile kullanıcılar adım adım takip ediliyor. Zayıf oldukları alanları içeren özel içerikler oluşturuluyor. Bu da öğrenme deneyimini daha da verimli hale getiriyor.  Bu konu Doping Hafıza’nın üzerinde yoğun Ar-Ge çalışmaları gerçekleştirdiği alanlardan biri. Öğrenciler bir yandan dönem derslerine diğer yandan sınav konularına çalışmak için büyük bir enerji harcıyor. Bunu yaparken de yanlış noktalara odaklanarak ders çalışma aktivitesini verimsiz hale getirebiliyor. Zayıf olduğu alanlar yerine bildiği konulara odaklanarak asıl üzerinde durulması gereken noktaları gözden kaçırabiliyor. Platform, yapay zeka araçları ile bu durumun önüne geçerek kullanıcıların doğru noktalara odaklanmasını sağlıyor.

TAB Gıda hisse senedi ne durumda?

0

Şirket, 1994 yılında kurulmuş ve hızlı bir şekilde büyüdü. TAB Gıda’nın sahip olduğu markalar arasında Burger King, Popeyes ve Sbarro yer alır. Bu markalar, geniş bir müşteri kitlesine hitap eder.

TAB Gıda hisse senedi

TAB Gıda’nın hisse performansı, borsa yatırımcıları tarafından yakından takip ediliyor. Şirketin borsa üzerinde işlem gören hisseleri, yatırımcıların ilgisini çeker. TAB Gıda’nın hisse senetleri, genellikle istikrarlı bir performans sergiler. Bu, şirketin sağlam finansal temellerine ve başarılı iş modeline dayanır.

TAB Gıda’nın hisseleri, Borsa İstanbul’da işlem görür. Şirket, yatırımcılara düzenli olarak finansal raporlar sunar. Bu raporlar, hisse performansını ve şirketin finansal durumunu açıklar. Yatırımcılar, bu veriler aracılığıyla bilinçli yatırım kararları alabilirler.

TAB Gıda’nın hisse senetleri, genellikle yüksek likiditeye sahiptir. Bu, yatırımcıların hisse alım satımlarını kolaylıkla gerçekleştirmelerini sağlar. Ayrıca, şirketin güçlü pazar pozisyonu ve markaları, hisse değerini destekler. Şirket, geniş bir müşteri tabanına ve güçlü bir marka bilinirliğine sahiptir.

Hisse performansı üzerinde etkili olan diğer faktörler arasında ekonomik koşullar ve sektörel trendler bulunuyor. TAB Gıda’nın başarısı, hızlı servis restoran sektöründeki lider konumuna bağlıdır. Şirket, yenilikçi stratejiler ve müşteri odaklı yaklaşımları ile dikkat çeker.

Yatırımcılar, TAB Gıda’nın hisse senetlerine yatırım yaparken dikkatli olmalıdır. Şirketin performansını etkileyen faktörleri ve sektörel gelişmeleri izlemek önemlidir. TAB Gıda’nın hisseleri, uzun vadeli yatırımcılar için cazip bir seçenek. Ancak, yatırım kararları verirken detaylı bir analiz yapmak her zaman en iyisidir.

Sonuç olarak, TAB Gıda hisse senetleri, borsa yatırımcıları için önemli bir yatırım aracıdır. Şirketin güçlü marka portföyü ve istikrarlı finansal yapısı, hisse değerini olumlu yönde etkiler. Yatırımcılar, detaylı analizler yaparak bu hisse senetlerine yatırım yapabilirler.

Doğuş Holding kuruluşu ve gelecek vizyonu

0

Doğuş Holding, Türkiye’nin köklü ve dinamik şirket gruplarından biridir. 1951 yılında kurulan holding, birçok sektörde faaliyet göstermektedir. Başta finans, otomotiv, inşaat, medya ve perakende olmak üzere geniş bir iş alanına sahiptir. Şirket, güçlü kurumsal yapısı ve stratejik yönetim anlayışı ile tanınır.

Doğuş Holding büyümeye devam ediyor

Doğuş Holding’in finans sektörü, özellikle bankacılık ve sigortacılık alanlarında önemli bir yer tutar. Şirket, finansal hizmetler sunan markaları ile geniş bir müşteri kitlesine hitap eder. Ayrıca, otomotiv sektörü de holdingin önemli bir parçasıdır. Doğuş Otomotiv, çeşitli otomobil markalarının distribütörlüğünü yapar ve geniş bir araç portföyüne sahiptir.

İnşaat ve gayrimenkul yatırımları, Doğuş Holding’in diğer güçlü alanlarındandır. Şirket, hem ticari hem de konut projelerinde yer alır. Kaliteli projeler ve yenilikçi tasarımlar ile sektördeki konumunu güçlendirir. Medya alanında da etkili bir varlık gösterir. Doğuş Yayın Grubu, çeşitli televizyon kanalları ve radyo istasyonlarına sahiptir.

Perakende sektörü, Doğuş Holding’in önemli bir iş koludur. Şirket, ulusal ve uluslararası markaların perakende satışını gerçekleştirir. Müşteri odaklı hizmet anlayışı, bu alandaki başarısını destekler. Holding, sosyal sorumluluk projelerine de önem verir. Eğitim, kültür ve çevre konularında çeşitli projelere katkıda bulunur.

Şirket, güçlü liderlik ve vizyoner yönetim anlayışı ile dikkat çeker. Holding, sürdürülebilirlik ve yenilikçilik odaklı stratejiler geliştirir. Teknoloji ve dijital dönüşüm süreçlerine de yatırım yapar. Bu yaklaşım, şirketin rekabet gücünü artırır ve sektördeki liderliğini sürdürmesini sağlar.

Sonuç olarak, Doğuş Holding, çok çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren bir Türkiye markasıdır. Ayrıca finans, otomotiv, inşaat, medya ve perakende alanlarındaki güçlü varlığı, şirketin geniş etki alanını gösterir. Sosyal sorumluluk projeleri ve yenilikçi stratejiler ile iş dünyasında önemli bir rol oynar

WhatsApp, kullanıcı adı odaklı bir modele geçiyor!

WhatsApp, geçen yıl web istemcisinde kullanıcı adı oluşturma özelliği üzerinde yaptığı çalışmalarla halihazırda gündem olmuştu.

Özellik, kullanıcıların profillerini kişiselleştirmelerine ve benzersiz bir kimlik kullanarak başkalarıyla bağlantı kurmalarına olanak tanıyacak. Bu iyileştirme sayesinde kullanıcılar, telefon numaralarını paylaşmadan arkadaşlarını, ailelerini ve diğer kişileri bulup bağlantı kurabilecekler. WhatsApp, bu özelliği resmi olarak yayınlamadan önce yeni bir tasarlanmış arayüzle daha da geliştirmeye kararlı görünüyor.

Ekran görüntüsünden de görebileceğiniz gibi WhatsApp, kullanıcılara benzersiz bir kullanıcı adı oluşturma seçeneği sunmayı hedefleyen bir seçeneğin tanıtımını araştırıyor. Bu yeni özellik, kullanıcıların tercih ettikleri kullanıcı adını seçmelerine olanak tanıyacak; ancak bu kullanıcı adı başka biri tarafından alınmamış olmalı. Discord gibi platformlardan farklı olarak, WhatsApp kullanıcı adları tek olacak ve bir ayrımcı veya etiket içermeyecek. Bu, her kullanıcı adının benzersiz olacağı ve karışıklık veya çoğaltma olasılığını ortadan kaldıracağı anlamına geliyor.

Kullanıcılar, kurulum sırasında istedikleri kullanıcı adının kullanılabilirliğini kontrol etmek zorunda olacaklar. Bu yaklaşım, gizliliği artırıyor ve kullanıcıların telefon numaralarını ifşa etmeden başkalarıyla bağlantı kurmalarını sağlayarak süreci basitleştiriyor.

Ancak telefon numaranızı zaten bilen kişiler, WhatsApp’ta sizi bulmaya devam edebilecekler; böylece mevcut kişilerinize veya güvendiğiniz diğer kişilere varsayılan yöntemle ulaşılabilirliğiniz korunmuş olacak. Bir kullanıcı adı ayarlandığında, yalnızca kullanıcı adınızı veya telefon numaranızı bilen kişiler WhatsApp’ta sizinle iletişime geçebilir, bu da kiminle sohbet başlatabileceği üzerinde bir katman kontrol ekler ve kişisel bilgilerinizi daha fazla korur.

WhatsApp, bu özelliği bir süredir tanıtmaya çalışıyor, ancak bu özellik şu anda geliştirme aşamasında olduğundan; çıkış tarihi ve kullanılabilirliği hakkında kesin bilgiler belirsizliğini koruyor. Geliştirme süreci, özelliğin kullanıcı beklentilerini karşılamasını ve güvenli, hatasız bir deneyim sunmasını sağlamak için kapsamlı testler ve iyileştirmeler gerektiriyor. Kullanıcı adı tabanlı bir sistemin entegrasyonu, mevcut altyapıda önemli değişiklikler gerektiriyor. Bu nedenle, özelliğin ne zaman kullanıma sunulacağına dair kesin bir zaman çizelgesi henüz mevcut değil.

Kullanıcı adı seçme özelliği geliştirme aşamasında ve web istemcisinin gelecekteki bir güncellemesinde kullanıma sunulacak.

NASA, uzay yürüyüşlerini süresiz olarak iptal etti!

NASA, uzay yürüyüşünü iptal etme kararını, tam astronotlar ISS’nin kapısından çıkmaya hazırlanırken duyurdu.

NASA astronotları Tracy Caldwell Dyson ve Mike Barratt, ISS dışında yapacakları planlanan 6.5 saatlik uzay yürüyüşünü durdurmaları talimatını 08:52’de aldı. İkili, 08:46’da giysilerindeki dahili güce geçiş yaparak uzay yürüyüşüne teknik olarak başlamıştı. İptalin ardından astronotlar, 09:51’de ISS’ye geri dönerek uzay yürüyüşünü resmen sonlandırdı.

NASA’nın canlı yayınında, giysilerini dahili güce hazırlarken “kelimenin tam anlamıyla her yerinde su” olduğu bildirildi. Dyson, sızıntının kendi uzay giysisindeki bir servis ve soğutma hortumundan (SCU) geldiğini belirtti. Durum ciddiydi, ancak sızıntı nedeniyle astronotlar tehlike altında değildi. NASA, iptal sonrası kısa bir resmi açıklama yaptı ve daha fazla bilginin ajansın ISS blogunda paylaşılacağını ekledi. NASA Televizyonu’nda yapılan açıklamada, Dyson’ın giysisinde ne kadar su kaldığının belirsiz olduğu ve bu nedenle önlem olarak iptal kararı alındığı belirtildi.

Dyson, “Buz kristallerinin oradan aktığını görebiliyordum ve adeta bir kar makinesi gibi, o portta buz oluşuyordu.” dedi. SCU, astronotlar EVA için son hazırlık aşamalarını tamamlarken ISS hava kilidine bağlanmak için tasarlanmıştır. Sızıntı meydana geldiğinde astronotlar hala kapıdaydı, dış kapı açıktı, ancak uzay yürüyüşü iptal edildikten kısa bir süre sonra kapatıldı. Astronot Butch Wilmore, NASA’nın canlı yayınında, “Oldukça etkileyici bir kar fırtınasıydı.” dedi.

Bu, bu özel uzay yürüyüşünün ikinci kez ertelenişiydi. Daha önce 13 Haziran’da Matt Dominick ve Tracy Dyson’dan oluşan başka bir ekip, Matt Dominick’in “uzay giysisi rahatsızlığı” nedeniyle yürüyüşü ertelemişti. 2 Temmuz’da planlanan başka bir uzay yürüyüşü de var, ancak bu koşullar altında bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsiz.

Toplam uzay yürüyüşü süresi, giysilerin dahili güce geçişi ile mürettebat hava kilidinin yeniden basınçlandırılması arasında geçen süreye göre 31 dakika olarak kaydedildi.

Bu, Tracy Dyson’ın toplam EVA süresini dört uzay yürüyüşü boyunca 23 saat 20 dakikaya ve Mike Barratt’ın toplam süresini üç EVA boyunca 5 saat 37 dakikaya getirdi.

Nvidia ve Mistral AI yeni yapay zeka modeli yayınladı: Mistral-NeMo

Nvidia ve Avrupa’nın yapay zeka öncüsü Mistral AI, iş bilgisayarlarında çalışması hedeflenen yeni yapay zeka modeli Mistral-NeMo‘yu tanıttı. 12 milyar parametre ve 128 bin token‘lık geniş bir bağlam penceresine sahip olan model, güçlü yapay zeka yetenekleriyle dikkat çekiyor.

Nvidia’nın verdiği bilgilere göre, Mistral-NeMoNVIDIA NeMo‘nun bir parçası olan Megatron-LM kullanılarak, NVIDIA AI mimarisinden oluşan DGX Cloud üzerinde 3.072 H100 80GB Tensor Core GPU ile eğitildi. Model, Apache 2.0 lisansı altında piyasaya sürülecek.

Nvidia’nın uygulamalı derin öğrenme araştırmaları başkan yardımcısı Ryan Catanzaro, Mistral ile yapılan ortaklığın daha kompakt ama güçlü bir modelin ortaya çıkmasını sağladığını belirtti. Catanzaro, Mistral-NeMo‘nun pek çok kişinin sahip olduğu RTX GPU‘larda çalışabileceğini ifade etti.

Küresel ve çok dilli uygulamalar için tasarlanan model, İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Çince, Japonca, Korece, Arapça ve Hintçe gibi birçok dilde güçlü performans sergiliyor. Mistral-NeMo, Tiktoken tabanlı yeni bir tokenizer olan Tekken‘i kullanarak, önceki Mistral modellerinde kullanılan SentencePiece tokenizer‘a göre doğal dil metinlerini ve kaynak kodunu daha verimli bir şekilde sıkıştırıyor. Tekken, Llama 3 tokenizerile karşılaştırıldığında tüm dillerin yaklaşık yüzde 85‘i için metin sıkıştırmada daha yetkin.

Model, Gemma 2 9B ve Llama 3 8B ile karşılaştırıldığında, Llama 3 8B’yi tüm ölçütlerde, Gemma 2 9B’yi ise MMLU (Kitlesel Çoklu Görev Dil Anlayışı) ölçütü dışında tüm ölçütlerde geride bırakıyor.

Son haftalarda, küçük yapay zeka modelleri gündemdeki yerini koruyor. Meta, mobil cihazlar için kompakt büyük dil modeli MobileLLM‘i tanıtırken, Hugging Face, mobil cihazlar için küçük dil modeli SmolLM ile öne çıktı. OpenAI ise ChatGPT‘nin yeni hafif modeli GPT-4o mini‘yi duyurdu. Cihaz üzerinde çalışan bu küçük yapay zeka modellerinin, yapay zekanın erişilebilirliğini ve hayatımızdaki etkisini nasıl değiştireceğini zamanla göreceğiz.

Sodexo Online avantajları neler?

Sodexo Online, Türkiye’de yemek kartı ve hizmet çözümleri sunan Sodexo’nun dijital platformudur. Sodexo, dünya çapında 34.000 lokasyonda faaliyet göstermektedir. Türkiye’de 1993 yılından beri hizmet vermektedir. Ayrıca Sodexo Online, kullanıcılarına kolay ve hızlı hizmet sunmayı amaçlıyor.

Sodexo Online platformu, çalışanların yemek kartı bakiyelerini yönetmelerini sağlar. Kullanıcılar, bakiye sorgulama, harcama takibi ve kampanyalardan yararlanma gibi işlemleri kolayca yapabilirler. Bununla birlikte Sodexo Online, restoran ve marketlerde geçerli geniş bir ağ sunar. Bu ağda Türkiye genelinde birçok noktada kullanılabilir.

Sodexo Online fırsatları

Platform, işletmelere de çeşitli avantajlar sunar. İşletmeler, çalışanlarına yemek kartı yüklemelerini kolayca yapabilirler. Ayrıca, harcama raporları ve bakiye kontrolleri gibi yönetimsel işlemleri hızlı bir şekilde gerçekleştirebilirler. Bu sayede, işletmeler operasyonel verimliliklerini artırıyor.

Sodexo, kullanıcı dostu arayüzü ve kolay navigasyon özellikleriyle dikkat çeker. Mobil uygulaması sayesinde kullanıcılar her an her yerden işlemlerini yapabilirler. Uygulama, Android ve iOS platformlarında mevcuttur. Bununla birlikte kullanıcılar, uygulama üzerinden en yakın Sodexo üye işyerlerini kolayca bulabilirler.

Sodexo, düzenli olarak kampanyalar ve indirimler sunarak kullanıcılarına avantaj sağlar. Ayrıca restoranlarda indirimler, market alışverişlerinde ekstra puanlar ve çeşitli fırsatlar sunar. Bu kampanyalar, kullanıcıların daha fazla tasarruf etmelerini sağlar.

Sodexo, müşteri memnuniyetine büyük önem verir. Müşteri hizmetleri ekibi, her türlü soru ve soruna hızlı çözüm üretir. Kullanıcılar, platform üzerinden iade ve değişim işlemlerini kolayca yapabilirler. Ayrıca, kullanıcı yorumları ve geri bildirimleri dikkate alınarak hizmetler sürekli geliştirilir.

Sonuç olarak, Sodexo, kullanıcılarına geniş hizmet ağı, kolay kullanım ve çeşitli avantajlar sunar. Dijital dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynar. Platform, yemek kartı kullanıcıları ve işletmeler için vazgeçilmez bir çözümdür. Ayrıca Sodexo, sunduğu hizmetlerle kullanıcı memnuniyetini ön planda tutarak Türkiye’deki dijital yemek kartı çözümlerinde lider konumundadır.

Samsung Galaxy Ring sadece Samsung telefonlara mı özel?

Samsung, Galaxy Ring‘i tanıtırken ürünün yalnızca Samsung telefonlarla uyumlu olduğu izlenimini verdi. Ancak, yapılan incelemeler bu durumun doğru olmadığını ortaya çıkardı. Ürün sayfasında da yalnızca Samsung telefonlarla çalışacağı düşünülen Galaxy Ring, aslında diğer Android telefonlarla da kullanılabiliyor.

YouTuber M. Brandon Lee, Galaxy Ring’in Nothing marka telefonla uyumlu olduğunu gösterdi. Galaxy Ring’i farklı bir Android telefonla kullanmak için Google Play Store’dan Galaxy Wearable uygulamasını yüklemek gerekiyor. Kurulum sırasında ayrıca Samsung Sağlık ve SmartThings uygulamalarının da yüklenmesi isteniyor.

Galaxy Ring’in tüm özelliklerini kullanabilmek için Galaxy AI destekleyen bir Samsung telefonla eşleştirilmesi gerekiyor. Enerji puanı ve Galaxy AI sağlık önerileri gibi özellikler sizin için önemli değilse ve Samsung olmayan bir Android telefon kullanıyorsanız, Galaxy Ring’i eşleştirip temel özelliklerini kullanabilirsiniz.

Galaxy Ringtitanyumdan yapılmış hafif bir akıllı yüzük. İçinde kalp atış hızınızıuykunuzu (süre, kalite ve aşamalar), sıcaklığınızı ve egzersizlerinizi ölçebilen ve takip edebilen sağlık sensörleri (ivme ölçer, biyoaktif sensör ve sıcaklık sensörü) bulunuyor ancak GPS özelliği yok. Akıllı yüzük, uykunuza, sıcaklığınıza ve egzersizlerinize göre size günlük Enerji Puanı veriyor. Bu puana dayanarak, egzersiz yapmak ve fitness hedeflerinize ulaşmak için iyi bir gün olup olmadığına karar veriyorsunuz. Toz ve suya dayanıklılık (100 metre) için IP68 derecesine sahip. Yüzüğü tek şarjla 6-7 gün kullanabiliyorsunuz ve USB-C portu üzerinden özel kutusunda şarj oluyor.

Galaxy Ring fiyatı

Samsung Galaxy Ringtitanyum siyahtitanyum altın ve titanyum gümüş olmak üzere üç renk seçeneğiyle geliyor. Yüzük, Türkiye’de henüz satışta değil, Amerika’da 400 dolar fiyatla satışta.

Kâr nasıl hesaplanır?

0

Kâr, bir işletmenin gelirleri ile giderleri arasındaki farkı ifade eden finansal bir kavramdır. İşletmelerin başarısını ve sürdürülebilirliğini ölçmek için temel bir göstergedir. Ayrıca kâr, işletmenin finansal sağlığını ve büyüme potansiyelini gösterir. Bununla birlikte kâr elde etmek, bir işletmenin uzun vadede ayakta kalabilmesi için kritik öneme sahiptir.

Kâr nasıl hesaplanır ve net kâr nedir?

Kâr, brüt kâr ve net kâr olmak üzere iki ana kategoriye ayrılıryo. Brüt kâr, toplam gelirden doğrudan maliyetlerin çıkarılmasıyla hesaplanır. Net kâr ise brüt kârdan tüm işletme giderleri, vergiler ve faizlerin çıkarılmasıyla elde ediliyor. Net kâr, işletmenin gerçek kârlılığını gösterir ve yatırımcılar için önemli bir göstergedir.

İşletmeler, kârı artırmak için çeşitli stratejiler uygularlar. Maliyetleri düşürmek, bu stratejilerin başında gelir. Ayrıca maliyetlerin kontrol altına alınması, kâr marjını artırır. Ayrıca, gelirleri artırmak için satışları ve müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik stratejiler geliştirilir. Yeni ürünler ve hizmetler sunmak da kârı artırmanın etkili bir yoludur.

Kâr, sadece finansal bir gösterge değildir. İşletmelerin sosyal sorumluluklarını yerine getirmeleri için de önemli bir kaynaktır. Sosyal sorumluluk projeleri, işletmelerin itibarını artırır ve uzun vadede müşteri sadakati sağlar. Bu projeler, topluma olan katkılarıyla da işletmenin değerini artırır.

Kârın yönetimi ve analizi, işletme yöneticileri için kritik bir görevdir. Kâr analizleri, işletmenin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek için kullanılıyor. Bu analizler, gelecekteki stratejik kararların alınmasına yardımcı olur. İşletmeler, kârlılıklarını artırmak için sürekli olarak performanslarını değerlendirmelidir.

Sonuç olarak, kâr, bir işletmenin finansal sağlığını ve sürdürülebilirliğini gösteren temel bir göstergedir. Kârın yönetimi ve analizi, işletme yöneticileri için kritik bir görevdir. İşletmeler, kârlılıklarını artırmak için çeşitli stratejiler geliştirir ve uygularlar. Kâr, sadece finansal bir gösterge değil, aynı zamanda sosyal sorumluluk projeleri için de önemli bir kaynaktır. Kârın etkin yönetimi, işletmenin uzun vadede başarılı olmasını sağlar.

Mercedes EQC üretimden kaldırıldı!

Mercedes-Benz’in ilk ana akım elektrikli SUV’u EQC, satışa sunulduktan sadece beş yıl sonra üretimden kaldırıldı. 2019 yılında piyasaya sürülen EQC, en yeni elektrikli SUV’larla rekabette zorlandı ve bu durum üretim bandından inmesine yol açtı.

EQC, 2016’da Concept EQ olarak önizlenmişti ve Mercedes’in ana akım bir elektrikli araca ilk girişimiydi. Fakat model,bazı dezavantajlara sahipti. Özel bir elektrikli araç platformu yerine GLC modelinin yanmalı motorlu versiyonunu temel alması, menzilini 410 km (255 mil) ile sınırlıyordu. Ayrıca, verimlilik ve iç mekan gibi alanlarda da bazı tavizler verilmişti. Ağır yapısı (iki buçuk ton civarı) da yeni rakipleri karşısında dezavantaj oluşturuyordu.EQC’nin üretiminin durmasına rağmen, Mercedes-Benz elektrikli SUV pazarında hala güçlü bir yere sahip. EQC’ye en yakın alternatif ise özel bir EV platformu kullanan ve şirketin en son teknolojisini sunan EQE SUV modeli olarak görünüyor.

Yeni bir modelin EQC’nin yerini alması bekleniyor, ancak bu modelin 2025’ten önce satışa sunulması pek olası değil.Mercedes ayrıca elektrikli otomobilleri için EQ markasını kaldırmayı da düşünüyor, bu nedenle yeni modelin adının EQC olması pek olası gözükmüyor.

Mercedes EQC’nin üretimden kaldırılması, otomotiv sektörünün hızlı değişimi ve elektrikli araçlara olan talepteki artışı gösteriyor. Mercedes-Benz gibi önde gelen üreticiler bile bu değişime ayak uydurmak için ürün gamlarını hızla yenilemek zorunda kalıyor.EQC sahipleri için herhangi bir endişe var mı? Hayır, EQC sahipleri araçlarını kullanmaya devam edebilirler.Mercedes, tüm araçları için garanti ve satış sonrası desteğe devam ediyor.

Elektrikli bir Mercedes SUV satın almayı düşünüyorsanız, EQE SUV daha modern ve daha uzun menzilli bir seçenek sunuyor. Ayrıca EQC’den daha hızlı ve daha verimli. 2025’e kadar yeni bir modelin de piyasaya sürülmesi bekleniyor.