Techinside Google News
Ana Sayfa Blog Sayfa 928

O ülkede artık Type-C bağlantı noktası standart olacak!

Type-C standart haline geliyor; Avrupa Birliği’nin ardından Suudi Arabistan da, tüm elektronik cihazlar için Type-C konektörlerine şarj bağlantı noktalarını standartlaştırma kararını açıkladı.

Karar 1 Ocak 2025’ten itibaren yürürlüğe girecek (taşınabilir bilgisayarlar veya dizüstü bilgisayarlar hariç). Suudi Standartları, Metroloji ve Kalite Organizasyonu ile İletişim, Uzay ve Teknoloji Komisyonu tarafından açıklandı.

Standardizasyonun iki aşamada gerçekleşmesi ayarlandı. İlk aşama 1 Ocak 2025’ten itibaren devreye girecek ve cep telefonlarını ve kulaklık, klavye, hoparlör, yönlendirici vb. diğer elektronik cihazları kapsayacak. İkinci aşama ise 1 Nisan 2026’dan itibaren dizüstü bilgisayarlar ve taşınabilir bilgisayarlar için geçerli olacak.

Yetkililere göre, kullanıcı deneyimini iyileştirme ve maliyetleri düşürme kararı alındı. Aynı zamanda yüksek kaliteli veri aktarımlarına izin verecek ve israfı azaltmaya yardımcı olduğu için çevresel olarak sürdürülebilir bir seçenek.

Yerel medya, şarj bağlantı noktalarının Type-C olarak standart haline getirilmesinin kullanıcıların 170 milyon SR’den fazla tasarruf etmesine ve şarj cihazı kullanımını yılda 2,2 milyondan fazla azaltmasına olanak tanıyacağını bildirdi.

Geçtiğimiz günlerde Apple’ın iPhone 15 tasarımı ile ilgili sızdırıldığı iddia edilen görüntülerde de Type-C noktaları dikkat çekmişti. Avrupa Birliği’nin ve bu tarz münferit ülkelerin aldığı kararlar ve bu adımlar birlikte göz önünde bulundurulduğunda gidişatın ne yönde olduğu çok daha iyi anlaşılabiliyor.

Bilgisayar korsanları bu yarışmadan hiç hoşlanmayacak!

0

Bilgi güvenliği, siber saldırılar her geçen gün daha karmaşık hale geldikçe, işletmelerin, hükümetlerin ve hatta sıradan web kullanıcılarının karşılaştığı en hayati zorluklardan biri.

Bununla birlikte, ABD’de Biden Yönetimi tarafından yapılan yeni bir girişim, yapay zeka ve sağlıklı bir rekabetçi bilgisayar korsanlığı dozu sayesinde siber güvenlik unsurlarına seviye atlatacak.

Program, ülkenin en önemli yazılımını korumaya yardımcı olmak için yapay zeka kullanmak amacıyla “AI Cyber Challenge” (AIxCC) adı verilen iki yıllık bir yarışma şeklini alıyor.

Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi Direktörü Arati Prabhakar bir basın brifinginde “AI, zamanımızın en güçlü teknolojisidir ve bunu Amerikan halkı için doğru yapmalıyız.” dedi.

Savunma İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) tarafından öncülük edilen yarışma bugün Las Vegas’taki Def Con 31 öncesinde duyuruldu ve 10 Ağustos’ta başlayacak ve 13 Ağustos’a kadar sürecek. Ülke çapındaki katılımcılara OpenAI ChatGPT ve Google Bard AI’ya güç veren güçlü Büyük Dil Modelleri (LLM) kullanarak yazılım güvenlik açıklarını belirleme ve giderme çağrısını yapıyor.

Çağrı merkezi sektörünün önemli oyuncularından Procat, İngiltere merkezli 230’dan fazla mağazası bulunan yapı malzemeleri ve inşaat ürünlerinde perakende zinciri için tasarladığı; satış sonrası süreç yönetimi, üst düzey müşteri memnuniyeti ve kusursuz bir operasyonel süreç sağlamayı hedefleyen yazılımıyla, markanın müşteri memnuniyetini %98’e çıkarmayı başar

Prabhakar, ”Bu yarışma, Amerikan ailelerinin, işletmelerinin ve tüm toplumumuzun güvendiği kritik yazılımların güvenliğini artırmak için kuruluşlardaki her türlü yaratıcı insana yönelik bir açık çağrı olacak.” dedi.

Anthropic, Google, Microsoft ve OpenAI gibi köklü AI devleri bu girişime katıldı ve rakipler için gelişmiş AI donanımına uzmanlık ve erişime katkıda bulunacaklar. 20 milyon dolara yaklaşan ödüllerle bu yarışma, modern dijital altyapımızın çoğuna güç veren bilgisayar kodunu güçlendirmek için yeni çözümler üretmeyi amaçlıyor.

Siber ve Gelişen Teknoloji Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Anne Neuberger, “Ulusu güvence altına alacak sihirli bir atış yok.” dedi. “Bunun yerine, savunma her zaman bir adım önde olmak zorundadır. Savunmanın bir adım önde olmasını sağlamada yapay zekanın vaadini görüyoruz.”

Süreç nasıl işleyecek?

AIxCC girişimi, elektrik şebekeleri, ulaşım ağları ve kamu hizmeti ve sağlık sistemleri gibi kritik ulusal altyapıdaki yazılım güvenlik açıklarını bulmayı ve düzeltmeyi amaçlıyor ve yarışma, gelişmiş AI teknolojilerini kullanan en etkili yazılım güvenlik çözümleri için milyonlarca dolarlık ödüller vaat ediyor. 

Kaspersky'n, Kazakistan'da bu yıl 8’incisini düzenlediği Siber Güvenlik META 2023 etkinliğinde Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META) bölgesi ve dünya çapındaki dijital tehdit ortamındaki gelişmeleri paylaştı

Yarışma, 2024 baharında bir ön tura sahip olacak ve ardından ilk 20 takım DEF CON 2024’te yarı finale çıkacak. Bu yarı finalden ilk beş daha sonra DEF CON 2025’te finallere geçecek ve ilk üç bitiren önemli nakit ödüller alacak. 

Açık Kaynak Güvenliği Vakfı (OpenSSF), kritik Amerikan yazılım altyapısını korumada kazanan yazılım kodlarının hızlı bir şekilde uygulanmasını sağlamayı içeren rolü de içeren zorluklara zorluklar hakkında tavsiyelerde bulunmak için kendini hazır hale getirecek.

Tüm bunlar ne anlama geliyor?

Yarışmanın şu anda odak noktası çok büyük, ulusal güvenlikle bitişik ağlar ve yazılım sistemleri olsa da, bu, bu rekabetin faydalarının hastaneler ve ordu için daha iyi koruma ile sınırlı olacağı anlamına gelmez. 

Tıpkı DARPA destekli başka bir girişim olan internet gibi, başlangıçta üniversitelerin araştırmaları daha kolay paylaşmalarına yardımcı olmak için tasarlandı, ancak daha sonra istemeden bugün hepimizin kullandığı her şeyi kapsayan sisteme dönüştü, AIxCC rakiplerinin kritik ağ altyapısını saldırılara karşı sertleştirmek için ortaya koyduğu iş de tüm bilgi güvenliği ekosisteminde hızla yol alabilir. Bu da, en iyi VPN’leri ve en iyi antivirüs yazılımını ortaya çıkan tehditlere karşı daha da etkili hale getirecek ve bunların çoğu, istismar edecek güvenlik açıklarını bulmak için yapay zekaları kendileri kullanacak. 

Yapay zeka kullanım alanları

Rekabetin çok yönlü, çok yıllı doğası göz önüne alındığında, yeni yapay zeka keşiflerinin faydalarını oldukça hızlı bir şekilde daha geniş halka süzülmesini beklemeliyiz, ancak hepsi bir gecede gerçekleşmeyecek. 

Dahası, çoğu siber güvenlik hatası, birileri bir ağa veya bilgisayara saldırmak için kullanana kadar var olduğunu bilmediğimiz yeni keşfedilen güvenlik açıkları olan sıfır gün istismarlarından gelmez. Daha sık olarak, kullanıcılar bilinen sorunlara zaten var olan düzeltmeleri kullanmazlar ve bu nedenle kendilerini saldırılara karşı savunmasız bırakıyorlar. Bu gibi durumlarda, e-postalarda tıklamamanız gereken bağlantılara tıklarsanız, dünyadaki tüm yapay zeka size yardımcı olamaz. 

Yine de, gelişmiş güvenliğe her zaman olumlu bakıyoruz ve yeni AI modelleri bunu yapmamıza yardımcı olabilecekse, o zaman kesinlikle kutlanacak bir şey.


Windows XP, Apple Vision Pro’da çalıştırıldı!

0

Windows XP, Apple’ın son ürününde de kullanılıyor. Apple Vision Pro’nun tanıtılmasından beri geçen zaman diliminde, geliştiriciler Apple’ın visionOS geliştirme kiti ile çalışıyor ve Apple’ın muhtemelen dikkate almadığı amaçlar için kullanıyor. Örneğin, üzerine Microsoft Windows yüklemek ve çalıştırmak gibi.

Özellikle, Mac için UTM Sanal Makinelerin üreticisi Turing Software, Windows XP’yi kurdu. Demo, Windows XP’nin masaüstüne kadar önyüklemesini ve şu ana kadar herhangi bir Windows uygulamasını çalıştırmadığını gösteriyor. UTM, henüz klavyelere veya diğer giriş cihazlarına bağlanmadığını, bu nedenle henüz pratik bir sistem olmadığını belirtiyor.

Mac için UTM Sanal Makineleri, Apple kullanıcılarının Windows veya Linux’un birçok farklı sürümünü yükleyebilmesi ve böylece bu platformlar için yazılmış çok sayıda uygulamaya erişebilmesi için tasarlandı.

Şirket web sitesinde, “UTM, ARM64 işletim sistemlerini Apple Silicon’da yerel hızlara yakın hızlarda çalıştırmak için Apple’ın Hypervisor sanallaştırma çerçevesini kullanıyor” diyor. “Ayrıca, Apple Silicon’da x86/x64’ün yanı sıra Intel’de ARM64’i çalıştırmak için daha düşük performans öykünmesi mevcut.”

Apple’ın Intel işlemcilerden kendi Apple Silicon’una geçmesinin bir zayiatı, Mac’in Boot Camp özelliğini bırakmasıydı. Bu, bir Mac’i yeniden başlatma ve Windows’u yerel olarak çalıştırma yeteneğiydi.

Şubat 2023’te Parallels şirketi, Windows 11 çalıştıran Masaüstü uygulamasını Apple Silicon’da almayı başardı. Windows XP, elbette belirli bir hedef için kullanılmamış olsa da aslında Apple’ın bu ürünü üretmesindeki yaratıcılığı destekleme amacını yansıtan bir hareket.

Rekor gelir: İlk 500 bilişim şirketi araştırması tamamlandı!

0

Bilişim sektörünün kılavuz niteliğindeki araştırması olarak kabul edilen “Bilişim 500 – İLK BEŞYÜZ BİLİŞİM ŞİRKETİ Araştırması” tamamlandı. Araştırma sonuçlarına göre, ilk 500 bilişim şirketi 2022 yılında toplam 372 milyar TL gelire ulaşırken, bir önceki yıla göre büyüme oranı yüzde 74 olarak gerçekleşti.

İlk 500 bilişim şirketi, 372 milyar TL gelire ulaştı!

Bu sene araştırmada 89 yeni şirket yer alırken, sıralamaya giren şirketlerin 187’si yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme gösterdi. En yüksek büyüme yine yazılım sektöründen geldi. İlk 500 Bilişim Şirketi birincilik ödülünü ise Turkcell aldı.

şirketi

24 yıldır kamu, bilişim firmaları, BT yöneticileri ve akademiyi bir araya getiren ‘Bilişim 500 Ödül Töreni’nde mesajlarını ilettiği video ile aktaran T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımızın çizdiği milli teknoloji hamlesi ve Türkiye’nin yüz yılı vizyonu çerçevesinde hareket ederek hep birlikte ülkemizin bilişim altyapısını güçlendirmeliyiz. Bilişim sektörünü ülkemiz için bir refah kaynağı haline getirmek ancak yerli ve milli ürünlerimizle mümkün olabilir”

M2S Araştırma Şirketi tarafından gerçekleştirilen Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi-Bilişim 500 Araştırması sonuçları, 9 Ağustos 2023 tarihinde Fişekhane’de düzenlenen ödül töreninde açıklandı. Bilişim 500 Araştırması kapsamında “Dağıtıcı”, “Sistem Entegratörü ve İş Ortağı”, “Uluslararası Merkezli Üretici/Üreticinin Temsilcisi”, “Türkiye Merkezli Üretici”, “Bilişim 500 Plus” ve “Türkiye Ekonomisine Katkı” olmak üzere 6 ayrı ana kategoride birincilere ödülleri takdim edildi.

Araştırmanın Türkiye Ekonomisine Katkı özel kategorisinde; Yılın Finans Bankacılık Sektörü Yazılım Kategori birincisi Intertech olurken, Yılın Yapay Zekâ Kategori birinciliğini KoçSistem aldı. Yılın Ar-Ge Yatırımı Kategorisi birincisi Havelsan, Yılın Yazılım İhracatı Kategori birincisi Erka Grup, Yılın Hizmet İhracatı Kategori birincisi ise Teleperformance Türkiye oldu.

Tören sponsorluğunu KoçSistem, araştırma sponsorluğunu Sistem Global, yayın sponsorluğunu Este Bilişim; sunum sponsorluğunu Bulutistan, Iovis, Iron Mountain, Lenovo, Nagarro+MBIS’in üstlendiği ödül töreni; ‘Gitarların Efendisi’ olarak tanınan Sanatçı ve Bilişimci Taylan Dedeoğlu’nun solo gitar performansı ile başladı.

Açılış konuşmasını BTHABER Şirketler Grubu Başkanı Murat Göçe’nin yaptığı Bilişim 500 Ödül Töreni açılış programında, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Lenovo Türkiye Genel Müdürü Emre Hantaloğlu, Este Bilişim CTO’su Erdinç Kapucu, Iron Mountain Türkiye Genel Müdürü Gamze Ergün, KoçSistem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca, Bulutistan Türkiye Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, Nagarro+MBIS Satış Direktörü Umut Güney ve Sistem Global Satış ve Pazarlama Direktörü Serra Yılmaz konuşmaları ile yer aldı.

Elon Musk, twitter hatıralarını açık artırmayla satıyor

0

Ünlü girişimci Elon Musk, San Francisco’daki Twitter genel merkezinden hatıraları açık artırmayla satmaya hazırlanıyor. Geçtiğimiz ay platformunu “X” adını taşıyan yeni bir logoyla yeniden markalayan Musk, Twitter’a ait çeşitli hatıraları açık artırmaya çıkaracak.

Açık artırmada 584 adet eşya bulunuyor, bu lotlar arasında eski Twitter tabelaları, ahşap bir kuş masası, büyük boy kuş kafesleri ve çeşitli tablolar yer alıyor. Bunun yanı sıra, San Francisco’daki genel merkezinin yan tarafına monte edilmiş olan ünlü kuş logosu da satışa sunuldu.

Açık artırmanın teması “Twitter Yeniden Markalaşıyor: Hatıra Eşyaları, Sanat Eserleri, Ofis Varlıkları ve Daha Fazlasını İçeren Çevrimiçi Müzayede!” şeklinde belirlenmiş. İlgili açık artırma 12 Eylül’de başlayacak ve 14 Eylül’de sona erecek.

Açık artırmadaki ilgi çekici parçalardan biri, Ellen DeGeneres’in 2014 Oscar töreninde çektiği ünlü “selfie” fotoğrafı. Bu fotoğraf, Bradley Cooper, Meryl Streep ve Lupita Nyong’o gibi ünlü isimlerin de yer aldığı bir kareyi içeriyor ve bir saat içinde milyonlarca retweet alarak viral hale gelmişti.

Diğer bir ilginç parça ise eski ABD Başkanı Barack Obama’nın 2012’de yeniden seçildikten sonra attığı tweetin fotoğrafı. Bu fotoğrafta Obama’nın eşi Michelle Obama’ya sarılırken görülüyor ve bu fotoğraf o dönemde Twitter’ın en çok retweet edilen fotoğrafı olmuştu.

Açık artırmada her bir eşya için minimum teklif miktarı 25 dolar olarak belirlenmiş. Musk, daha önce San Francisco genel merkezindeki mobilya ve eşyaları da içeren benzer bir açık artırma düzenlemişti. Musk’ın bu hatıra eşyalarını açık artırmaya çıkarmasının sebepleri arasında reklam gelirlerindeki düşüş ve nakit akışındaki sıkıntılardan dolayı olduğu düşünüyor.

Elon Musk, twitter hatıralarını açık artırmayla satması hakkında siz ne düşüyorsunuz? yorumlar kısmında bilirtebilirsiniz.

Google, aktif olmayan hesapları temizlemeye başlıyor!

0

Teknoloji devi Google, kullanıcı verilerinin korunması ve güvenliğini artırmak amacıyla önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Şirket, iki yıl boyunca etkin olmayan hesapları silmeye karar verdiğini duyurdu. Bu hamle, kullanıcıların kişisel verilerini ve hesap güvenliğini daha etkin bir şekilde korumayı amaçlıyor.

1 Aralık 2023 tarihinden itibaren başlayacak olan bu süreç kapsamında, Google, iki yıl boyunca hiç kullanılmayan hesapları ve içerikleri temizlemeyi planlıyor. Bu durum özellikle eski hesapların güvenlik risklerini azaltmak amamcı ile yapılıyor. Çünkü uzun süre etkin olmayan hesaplar, eski güvenlik yöntemlerini kullanma olasılığı daha yüksek olduğundan kimlik avı, hack ve spam gibi tehlikelere daha açık hale geliyor.

Google, etkilenen hesap sahiplerine bir dizi uyarı bildirimi göndermeyi planlıyor. Bu hatırlatma e-postaları, hesaplarla ilgili herhangi bir işlem yapılmadan en az sekiz ay önce gönderilecek. Bu sayede kullanıcılar, hesaplarının silinmesini önlemek için gerekli adımları atma fırsatına sahip olacaklar.

Silme işlemi nasıl işleyecek?

Silme işlemi, aşamalı bir yaklaşım benimsenerek gerçekleştirilecek. İlk olarak, kullanıcılar tarafından hiç giriş yapılmamış veya kullanılmamış hesaplar hedef alınacak. Ancak aktif YouTube kanallarına bağlı hesaplar, hediye kartı bakiyesi olan hesaplar, dijital ürün alımları için kullanılan hesaplar gibi özel durumlar bu kapsamın dışında tutulacak.

Hesabımı nasıl aktif tutabilirim?

  1. Düzenli Oturum Açma: Hesabınıza düzenli olarak oturum açarak etkinliğinizi artırabilirsiniz.
  2. E-posta İşlemleri: Hesabınıza e-posta gönderme veya alım işlemleri gerçekleştirerek
  3. YouTube Kullanımı: YouTube videolarını izleyerek veya yorum yaparak hesabınızı etkin tutabilirsiniz.
  4. Google Play Store Kullanımı: Google Play Store üzerinden uygulama indirme veya satın alma işlemleri yaparak hesabınızı güncel tutabilirsiniz.
  5. Google Arama Kullanımı: Google Arama’yı kullanarak bilgi arama veya hesabınıza giriş yapma işlemleri de etkinliğinizi artırabilir.
  6. Google Drive Kullanımı: Google Drive’ı kullanarak dosya yükleme veya depolama işlemleri gerçekleştirerek hesabınızı aktif tutabilirsiniz.
  7. Üçüncü Taraf Uygulamaları: “Google ile Oturum Aç” seçeneğiyle üçüncü taraf uygulamalara veya hizmetlere giriş yaparak da hesabınızı etkin tutabilirsiniz.

Google yetkilileri, bu adımın kullanıcıların kişisel bilgilerini ve verilerini koruma amacını taşıdığını vurgularken, aynı zamanda hesap güvenliğinin artırılmasının da amaçlandığını belirtiyorlar. Kullanıcıların bu değişikliklere dikkat etmeleri ve hesaplarını düzenli olarak kullanarak güvenliklerini sağlamalarını öneriyor

Teknoloji Devleri Arm’a yatırım yapacak!

0

Dünya çapında tanınmış teknoloji devleri Amazon, Apple, Intel, Nvidia ve Samsung, ünlü çip tasarım şirketi Arm‘ın yaklaşmakta olan halka arzına dikkatle takip ediyor. Bloomberg ve Nikkei kaynaklı raporlara göre, bu teknoloji devleri, arm’a yatırım konusuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara atıfta bulunarak Arm’ın halka arzında çapa yatırımcı olarak yer almayı planlıyorlar.

Arm, SoftBank Group’un sahibi olduğu bir şirket olarak, yılın en büyük teknoloji halka arzlarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bloomberg’in tahminlerine göre, bu halka arz 10 milyar dolara kadar yatırım toplayabilir ve Arm’ın değerini 60 ila 70 milyar dolar arasında bir değere yükselmesi bekleniyor. Arm, çip tasarımı konusundaki global etkiye sahip özellikle akıllı telefon sektöründe neredeyse %100 pazar payına sahip.

Amazon, Apple, Intel, Nvidia ve Samsung gibi büyük teknoloji şirketleri, Arm’ın halka arzına katılım konusunda ilgi gösteriyorlar. Ancak, bu şirketlerin henüz resmi olarak Arm hisseleri satın alacağını doğrulamadığını belirtelim. Arm, çeşitli sektörlerde çip tasarımı konusunda kritik bir rol oynuyor özellikle veri merkezlerinde kullanılan Arm tabanlı çipler, Amazon Web Services (AWS) tarafından büyük ilgi görüyor.

AWS, 2018 yılında tanıttığı ve 2022’ye kadar çeşitli örneklerde kullanmaya başladığı Graviton çip ailesi ile Arm tabanlı sunucu CPU’larının kullanımını artırdı. Bu optimizasyonlar sayesinde, AWS’nin Arm tabanlı çipleri rakip x86 çözümlerine göre daha fazla çekirdek ve düşük güç tüketimi avantajı sunuyor.

ünlü çip tasarım şirketi Arm’a gösterilen bu ilgi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? yorumlar kısmında belirtebilirsiniz.

Riot Blockchain, hiç Bitcoin satmadan milyonlar kazandı!

Bitcoin madencisi Riot Blockchain, kripto madenciliği endüstrisi düşük dijital varlık fiyatlarının etkisiyle uğraşmaya devam ederken, ikinci çeyrekte kripto para üretmek yerine güç satarak milyonlarca dolar kazandı.

Colorado merkezli Castle Rock şirketi, çeyrek boyunca 13,5 milyon dolarlık güç kısıtlama kredisine sahipken, 49,7 milyon dolarlık madencilik geliri elde etti. Riot, geçen yıl 27,3 milyon dolarlık güç kısıtlama kredisi ve 2021’de Lone Star eyaletinin şebeke operatörü olan Teksas Elektrik Güvenilirlik Konseyi’ne yapılan güç satışlarından 6,5 milyon dolar kaydetti.

Teksas Elektrik Güvenilirlik Konseyi, işletmelerden Temmuz ayı boyunca elektriği korumak için rutin olarak kapanmalarını istemişti. Riot ve Rockdale, Teksas’taki devasa 750 megawatt bitcoin madencilik tesisi, en yüksek talep zamanlarında gücü birçok kez azalttı. Tabii ki, düzinelerce büyük ölçekli bitcoin madenciliği operasyonunun çoğu, genellikle aşırı vergilendirilen şebekeyi aşırı strese almamak için geçen ay boyunca faaliyetleri de kesti, ancak Riot, Lone Star Eyaletindeki en büyük jeton madencisi olmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz ay boyunca üretilen bitcoin miktarı, geçen yılın aynı ayına göre %28 daha az olan 318 idi. Şirketler şebekeyi korumak için kapanmaları alenen kabul ederken, aynı zamanda pik yükler sırasında elektrik fiyatlarını ölçeklendirmekten de kaçınıyorlardı.

Bu güç alım anlaşmaları toptan enerji pazarından satın alınabilir ve bir veya çok yıllı düzenlemeler olabilir. Teksas Blok Zinciri Konseyi Başkanı Lee Bratcher, bir telefon görüşmesinde en büyük bitcoin madencilerinden sadece bir avuç kişinin aslında bu PPA’lara sahip olduğunu söyledi. Riot gibi bunu yapanlar, gücü azaltma ihtiyacından yararlanabilirken, diğer madenciler sadece yapmak zorunda kalır.

Teksas Blok Zinciri Konseyi, eyaletteki birçok kripto madenciliği operasyonunu ağlar ve teşvik eder. Bratcher, yoğun zamanlarda aşağı inebilen esnek bir yük olduğu için bu PPA’ları ERCOT için “iyi bir anlaşma” olarak nitelendirdi.

Bitcoin madenciliği

Aynı zamanda, bu madencilik operasyonlarının büyük çekilişinin sadece artması bekleniyor. Teksas’ın şebeke sistemi, Teksas kripto madencilerinin gelecek yıla kadar şebekeye altı gigawatt talepte bulunduğunu söyledi. Kongre Demokratları, ABD’deki en büyük yedi madencilik kulesinin Houston kentindeki tüm konut evlerine eşdeğer güç çekmesi konusunda uyardı. Bu kripto madencilerinin zamanla daha da büyümeleri bekleniyor.

Bratcher, Teksas madencilik operasyonlarının çoğunun, ERCOT’un şebekesindeki yerel güç fiyatı megawatt saat başına 180 doların üzerine çıktığında veya daha yüksek bir sürenin operasyonları gönüllü olarak kapattığını ve bunun temelde bitcoinlerini çıkarmak için net-negatif bir maliyete neden olacağını söyledi. Kapatmak temel olarak maliyetleri ve geliri sıfırladı, ancak bu şirketlerin çoğu için kaybedilen fırsat maliyeti, kriptonun dalgalanan fiyatına ve genel güç maliyetine bağlı olarak yüz binlerce hatta milyonlarcaydı.

Google mesajlar uygulaması tamamen RCS şifrelemeye geçti

0

Google‘ın popüler Mesajlar uygulaması, güvenli ve gelişmiş iletişim deneyimi sağlamak amacıyla önemli bir güncelleme aldı. Bu güncelleme ile RCS (Zengin İletişim Hizmetleri) mesajları artık varsayılan olarak tamamen uçtan uca şifreleme özelliğiyle kullanıcılara sunulacak. Bu adım, kullanıcıların kişisel verilerinin daha güvenli bir şekilde iletilmesini sağlayacak, aynı zamanda Google’ın RCS teknolojisi üzerindeki sürekli çalışmalarının önemli bir röl oynuyor.

Ayrıca, güncelleme ile birlikte Mesajlar uygulamasında yer alan grup sohbetlerinin de uçtan uca şifrelendiği duyuruldu. Geçtiğimiz yıl vaat edilen bu özellik, nihayet kullanıcılara sunulmuş durumda. Bu gelişme, kullanıcıların grup sohbetlerinde paylaştıkları bilgilerin ve içeriklerin daha fazla gizlilik ve güvenlik sağlayan bir çerçeve içinde iletilmesini mümkün kılıyor.

Google, uzun bir süredir RCS teknolojisi ile özellikle Apple’ın iMessage platformuyla rekabet etmeye çalışıyor

iMessage’ın tüm sohbetler için uçtan uca şifreleme sunması, Google Mesajlar ile arasında bir fark yaratmıştı. Ancak bu güncelleme, Google Mesajlar’ın bu alandaki eksikliğini kapatmasını ve kullanıcılara benzer bir güvenlik seviyesi sunmasını sağlıyor.

RCS, standart SMS iletişimine göre çok daha gelişmiş özellikler sunar. Kullanıcılar yazma göstergeleri, okundu bilgileri ve yüksek çözünürlüklü medya paylaşımı gibi özelliklerden faydalanabilirler. Ancak Apple hala RCS teknolojisini benimsemediği için, Android ve iPhone kullanıcıları arasındaki iletişimde farklı bir deneyim yaşanmaktadır.

Bu güncelleme, Google’ın kullanıcı gizliliğini ve veri güvenliğini önemsemesini vurguluyor. Uçtan uca şifreleme, iletilerin yalnızca ileti gönderen ve alan cihazlar arasında okunabilir olduğu anlamına gelir, böylece üçüncü tarafların erişimi zorlaşır. Ancak Apple’ın hala RCS teknolojisine geçmeyerek iMessage’ı tercih etmesi, platformlar arası iletişimde bazı sınırlamalara neden olmaktadır. Google’ın bu alandaki çabaları, kullanıcıların daha güvenli ve kapsayıcı bir iletişim deneyimi yaşamasını hedefliyor.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz.

Milyarlarca Intel işlemci tehdit altında!

0

Teknoloji dünyasının devi Intel, 2015 ile 2019 yılları arasında üretilen işlemcilerinde ciddi bir güvenlik açığı olan “Downfall” açığı keşfedildi. araştırmacı Daniel Moghimi tarafından tespit edilen bu açık, işlemcilerin bellek optimizasyon özelliklerinin yanlış kullanılmasından kaynaklanıyor ve potansiyel olarak büyük veri hırsızlığına yol açabiliyor.

Downfall güvenlik açığı, özellikle 2015-2019 yılları arasında üretilen işlemcileri etkiliyor. Bu döneme ait Skylake, Cascade Lake, Cooper Lake, Amber Lake, Kaby Lake, Coffee Lake, Whiskey Lake, Comet Lake, Tiger Lake, Ice Lake ve Rocket Lake modelleri, saldırganların sistemlere sızarak parola, şifreleme anahtarları, e-postalar gibi hassas verilere erişmelerine olanak tanıyor. Bu durum, özellikle bulut bilişim ortamlarında büyük bir tehdit oluşturuyor; çünkü aynı fiziksel sunucuyu paylaşan farklı kullanıcılar, saldırganların eline geçebilir ve verileri çalabilirler.

Intel, Downfall güvenlik açığını “Gather Data Sampling (GDS)” olarak adlandırıyor ve bu konuda bir güvenlik uyarısı (INTEL-SA-00828) yayınladı. Şirket, kullanıcıları güncellemeleri konusunda uyarırken aynı zamanda bu açığı gidermek için mikro kod güncellemeleri de sağladı. Ancak, güvenlik önlemleri bazı durumlarda ciddi performans kayıplarına neden olabilir. Özellikle yüksek performans gerektiren HPC (yüksek performanslı hesaplama) ortamlarında yüzde 50’ye varan performans düşüşleri bekleniyor.

Intel’in bu güvenlik açığı ile ilgili olarak çalışmaları devam ediyor ve kullanıcıların sistemlerini güncellemeleri konusunda hassasiyetle uyarılıyor. Aynı şekilde, diğer işlemci üreticileri de benzer güvenlik açıklarını kontrol etmek ve düzeltmek için sürekli çaba sarf ediyorlar. Veri güvenliği ve siber saldırılara karşı koruma, teknoloji dünyasının en öncelikli konularından biri olarak devam ediyor.

Bu yeni güvenlik açığı keşfi, dijital dünyanın hızla değişen ve gelişen doğasını bir kez daha vurguluyor ve kullanıcıların siber güvenlik konusunda dikkatli olmalarını ve güvenlik güncellemelerini zamanında uygulamalarını gerektiriyor.

Intel işlemcilerdeki güvenlik açığı hakkında siz neler düşünüyorsunuz? yorumlarda belirtebilirsiniz.

Nvidia’dan çok güçlü bir yapay zeka çipi geliyor!

Nvidia’nın yeni çipi GH200, en güçlü ve şu anda popüler olan AI çipi olan H100 ile aynı GPU’ya sahip olacak. Ancak yenilik üç kat daha fazla bellek kapasitesi elde edecek.

Şirket temsilcilerine göre, GH200 tabanlı sistemler 2024’ün ikinci çeyreğinde ortaya çıkacak.

Nvidia yeni çipin fiyatını bildirmedi. Şu anda, H100 serisi yaklaşık 40.000 dolarlık bir fiyata satılıyor.

YEO’dan Gürcistan’a 500 kV kapasiteli ultratrafo merkezi

0

Türkiye’nin önde gelen mühendislik ve teknoloji şirketlerinden YEO Teknoloji ile Gürcistan merkezli Bemoni firması, Gürcistan’da kurulacak 500 kV 267 MVA kapasiteli Idliani Gaz İzoleli Trafo Merkezi ihalesini kazandı. İş ortaklığı, bu stratejik trafo merkezinin tasarım, mühendislik, inşaat, mekanik, elektrik, tedarik, montaj, test ve devreye olmak üzere anahtar teslimi projesini yaklaşık 33.6 milyon dolar bedelle gerçekleştirecek. Söz konusu trafo merkezi, Gürcistan’ın güvenilir enerji iletimini desteklerken ülkenin yenilenebilir enerji alanındaki gelişimine de destek olacak

Türkiye’nin önde gelen mühendislik ve teknoloji şirketlerinden YEO Teknoloji, Gürcistanın en önemli trafo merkezi projelerinden birini yerel ortağı Bemoni şirketi ile birlikte üstlendi. YEO ve Bemoni, Gürcistan’ın Mestia bölgesinde yapılması planlanan Idliani 500/110/35/10 kV Gaz İzoleli Trafo Merkezi’nin anahtar teslim kurulum (tasarım, mühendislik, inşaat, mekanik, elektrik, tedarik, montaj, test ve devreye alma) projesinin ihalesini kazandı. 500 kV’luk ve 33.6 milyon dolarlık proje, bu tür bir şebeke düzeyinde yapılabilecek en üst düzey projelerden biri olacak.

Gürcistan’ın enerji dönüşümüne katkıda bulunacak

Söz konusu trafo merkezi, Gürcistan’ın güvenilir enerji iletimini desteklemek ve Svaneti bölgesinde inşası planlanan toplam 200 megavat kapasiteli yeni hidroelektrik santrallerin sağlıklı bir şekilde enerji üretimine geçişine katkıda bulunmak için inşa edilecek. Ayrıca ülkenin elektrik sisteminde yenilenebilir enerjinin gelişimine destek olacak.

Projeyle birlikte Türkiye ve Gürcistan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler de güçlenecek. Gürcistan’ın devlet elektrik iletim sistemi operatörü JSC Georgian State Electric System (GSE) tarafından ihalesine çıkılan anahtar teslim projeyi iş ortaklığı, 2025 yılında tamamlamayı planlıyor. 

YEO Teknoloji, özellikle yenilenebilir enerji alanında EPC olarak konumlanarak uçtan uca çözümlerle anahtar teslim kurulum hizmeti veriyor. Oluşturduğu aktif global iş geliştirme ağının yanı sıra, finansal alanda yaptığı iş birlikleriyle de yenilenebilir enerji alanındaki yatırımcılara; finans, proje, lisans, mühendislik, inşaat, satın alma, denetim gibi konularda kalıcı çözümler üretiyor. ‘Bizce Mümkün’ sloganıyla doğal kaynakları korumak ve gelecek nesillere daha temiz bir dünya bırakmak için yenilikçi projeler üretmeye devam ediyor. 

Android 14 Chrome’daki sorunu çözecek!

0

Google’ın popüler web tarayıcısı Chrome, Android 14 güncellemesi ile beraber kaydırma işlemini daha hızlı hale getirmeye çalışıyor. Android platformunda, Chrome tarayıcısı genellikle iOS cihazlarda olduğu kadar akıcı bir deneyim sunmuyor. Bu farkı fark eden Chrome mühendisleri, Android 14’te kullanılmaya başlanacak olan yeni bir API ile bu soruna çözüm getirmeyi hedefliyorlar.

Chromium Blog’unda yapılan açıklamalara göre, Android 14 ile birlikte gelecek olan bu API, Chrome’un dokunmatik giriş örneklemesini optimize ederek daha akıcı bir kaydırma deneyimi sunmayı amaçlıyor. Bu güncelleme sayesinde, Chrome yeni sürümünde görünür titreşimde yaklaşık %200 oranında azalma olacak.

Son yıllarda, yüksek yenileme hızına sahip ekranların yaygınlaşması, kaydırma işlemindeki sarsıntıyı daha belirgin hale getirmişti. Diğer Android uygulamaları, daha pürüzsüz bir deneyim sağlayan farklı dokunmatik giriş örneklemesi algoritmalarına geçerek bu sorunu çözebiliyorlardı. Ancak Chrome, tarihi ve web uyumluluğu nedenleriyle bu yöntemi uygulayamamıştı.

Nanosaniye’lerle kaydırma sunacak

Bu yeni API, Chrome’un dokunmatik giriş örneklemesini nanosaniye düzeyinde yapmasına imkan sağlayarak bu sorunun üstesinden gelmeyi amaçlıyor. Böylece Chrome, kullanıcıların kaydırma işlemi sırasında daha akıcı ve titreşimsiz bir deneyim yaşamasını sağlayabilecek.

Google, Android 14 güncellemesinin bir parçası olarak bu yeni özelliği kullanıma sunacak. Bu sayede Android kullanıcıları, Chrome tarayıcısını kullanarak daha sorunsuz bir web gezintisi deneyimi yaşayabilecekler.

Google’ın Chrome tarayıcısı Android 14 ile birlikte daha akıcı bir kaydırma deneyimi sunmayı amaçlayan yeni bir API ile güncellenecek. Bu gelişme, Android kullanıcılarının web tarama deneyimini iyileştirmeyi hedefliyor

Siz ne düşünüyorsunuz? yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz.

Seger, sürdürülebilir bir gelecek için E-Mobilite’ye ağırlık veriyor

Elektrikle çalışan tüm araçları kapsayan E-mobiliteye olan yönelim ve dünya pazarındaki payı her geçen yıl büyük bir artış gösteriyor. Korna üretimi ve satışında dünyada ilk 10’da, Türkiye’de ise ilk sırada yer alan Seger ise gelecek vizyonunu yeniden şekillendirerek E-mobilite üzerine Ar-Ge projeleri geliştiriyor. Seger, vizyonu ve stratejik hedefleri doğrultusunda 2017’den bu yana ana gündem konusu haline getirdiği E-mobiliteye öncelik vererek, Tasarım Merkezi bünyesinde çalışılan projelerin %80’ini bu alanda gerçekleştiriyor. 

Elektrik ile çalışan, fosil yakıt kullanımını sıfıra indirmiş çevre dostu ulaşım araçlarını ifade eden Elektromobilite yani kısaca E-mobilite, otomotiv sektöründe de her geçen gün yaygınlaşıyor.  Glasgow İklim Zirvesi’nin yayınladığı COP26 bildirgesine göre 2040 yılına kadar otomobil ve hafif ticari araç satışlarının tümünün sıfır emisyonlu araçlar olması hedefleniyor. Bu konuda birçok ülke ve araç üreticisi olan OEM firmaları çalışmalarını hızlandırıyor. 

Dünya çapında satılan araçların yaklaşık %8 ila %10’u elektrikli araçlar

E-mobilite cihazlarının dünya pazarındaki payı her geçen yıl büyük bir artış gösteriyor. Dünya çapında satılan araçların yaklaşık olarak %8 ila %10’luk bölümü artık elektrikli araçlardan oluştuğunu söyleyen Seger Tasarım Merkezi Müdürü Tolga Kumral, “Özellikle Çin, Avrupa ve ABD bu alanda başı çekiyor. Türkiye ise bu alanda henüz başlangıç seviyelerinde. Ancak 2023 yılı itibariyle seri üretime geçen TOGG T10X modeli, bunun yanında Tesla’nın ve bazı Çin menşeili elektrikli araç üreticilerinin Türkiye pazarına girişleriyle beraber E-mobilite cihazlarının Türkiye pazarındaki paylarının çok hızlı bir şekilde yükselişe geçmesi bekleniyor.” şeklinde ifade etti.

Seger Tasarım Merkezi’nde çalışılan projelerin %80’i E-mobilite sektörüne yönelik 

E-mobilite sektöründe teknolojik ürün geliştiren ve üreten bir firma vizyonuna sahip yerli üretici Seger’in 2017’den itibaren bu alana yöneldiğini belirten Seger Tasarım Merkezi Müdürü Tolga Kumral, “Dünya ve Türkiye üzerinde yapılan çalışmaları incelemeye alıp kendi gelecek vizyonumuzu tekrar şekillendirmeye gittik. Yapılan strateji toplantılarında E-mobilite üzerine Ar-Ge projeleri geliştirme hedefleri koyduk ve hem insan kaynağını hem de laboratuvar ve yazılım alt yapımızı bu hedefler doğrultusunda her geçen gün geliştirmeye başladık. Bugün Tasarım Merkezi bünyesinde çalışılan projelerin %80’i E-mobilite sektörüne yönelik projelerdir.” açıklamasında bulundu.

 E-mobilite sektörü birinci öncelik noktasında 

Bugüne kadar E-mobilite sektörüne yönelik destekledikleri en önemli projenin milli aracımız TOGG’da kullanılan 12V AVAS sistemi olduğunu vurgulayan Kumral, “AVAS, E-mobilite araçlarındaki sessizliğin yayalara karşı tehlikesi kaynaklı yayınlanan ECE-R138 regülasyonuna uyum için geliştirilen bir ürün. İçerisinde bir elektronik kontrol ünitesi olan ve bu ECU ile bir hoparlörü yöneterek araçların ses üretmesini sağlayan AVAS sistemi, Teydeb 1501 programı dahilinde geliştirildi ve TOGG T10X modeli ile beraber de seri üretime başladı. Ayrıca şu an Tasarım Merkezi’mizde çalıştığımız en özel projelerden biri Aktif Ses Sönümleme Sistemi. Bu proje ile özellikle E-mobilite sektöründe adaptif bir sistem geliştirerek araç kullanıcısının konforunu arttırmayı ve araçların hafifletilme hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyoruz.” dedi. Seger’in vizyonu ve stratejik hedefleri doğrultusunda E-mobilite sektörünün birinci öncelikleri noktasında olduğunun altını çizen Kumral, bu sebeple ilgili çalışmalarını sürdürmeye ve ayrıca E-mobilite cihazları geliştiren ve üreten müşterilerine yönelik hassasiyetlerine devam edeceklerini söyledi.

Google sizin için şiirli kartpostallar tasarlayacak!

Google’ın Arts & Culture uygulaması, Android platformunda yeni bir güncelleme aldı. Yeniden tasarlanan bu uygulama, sanat ve kültür alanına ilgi duyan kullanıcılar için daha fazla keşif imkanı sunacak Uygulama, özellikle yapay zeka destekli “Poem Postcards” (Şiirli Kartpostalar) aracıyla dikkat çekiyor. Bu araç, kullanıcılardan bir ünlü sanat eseri seçmelerini istiyor ve ardından çeşitli şiir stillerinden birini seçerek yapay zeka tarafından üretilmiş bir şiir oluşturuyor.

Arts & Culture uygulamasının “Inspire” bölümü, TikTok’a benzer bir sonsuz kaydırma akışıyla kullanıcılara kültürel içerikler, sergi reklamları ve sanat eserleri sunuyor. Uygulama sadece resimler ve heykellerle sınırlı kalmayıp, zaman zaman filmlerle ilgili içerikleri de paylaşıyor.

Uygulamada yer alan “kültürel alan ,” kullanıcıların ilgili içerikleri keşfetmelerini sağlayan bir menü sunuyor. Bu özellik zaman içinde güncellenebilecek ve farklı kültürel içeriklerle birbirine bağlama imkanı sunacak.

Düzenleme anlamında, “Keşfet” sekmesine eklenen düğmeler sayesinde kullanıcılar spor, bilim ve renk temalı sanat eserlerini kolayca arayabilecekler. Ayrıca, uygulamada “Oynat” sekmesi altında eğlenceli oyunlar da bulunuyor.

Yeniden tasarlanan Arts & Culture uygulaması şu anda Android kullanıcıları için Google Play Store’da mevcut ve yakın bir gelecekte iOS sürümü de çıkacak. Ancak, “Poem Postcards” özelliğinin yalnızca belirli ülkelerde mevcut olduğu belirtiliyor.

Bu güncelleme ile Arts & Culture uygulaması, sanat ve kültür alanına ilgi duyan kullanıcılar için daha etkileşimli ve keşif dolu bir deneyim sunmayı amaçlıyor.

siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? yorumlar kısmında paylaşabilirsiniz.

Reşit olmayan kullanıcılar, Snapchat’in başını ağrıtabilir!

Birleşik Krallık veri koruma yasası uyarınca, sosyal medya şirketlerinin 13 yaşın altındaki çocukların verilerini işlemeden önce ebeveyn onayına ihtiyacı var. Konu hakkında bilinçli iki kullanıcı, İngiltere’nin veri düzenleyicisinin ABD anlık mesajlaşma uygulamasının reşit olmayan kullanıcıları platformundan kaldırmak için yeterince şey yapıp yapmadığını belirlemek için Snapchat‘te bilgi topladığını söyledi.

Reuters, yalnızca Mart ayında Snapchat’in sahibi Snap’in geçen yıl İngiltere’deki platformundan yalnızca 13 yaşın altındaki birkaç düzine çocuğu çıkardığını bildirirken, Birleşik Krallık medya düzenleyicisi Ofcom binlerce reşit olmayan kullanıcısı olduğunu tahmin ediyor.

Snapchat kullanıcı sayısı

Birleşik Krallık veri koruma yasası uyarınca, sosyal medya şirketlerinin 13 yaşın altındaki çocukların verilerini işlemeden önce ebeveyn onayına ihtiyacı var. Sosyal medya firmaları genellikle kullanıcıların 13 yaş ve üzerinde olmasını gerektiriyor, ancak çocukları platformlarından uzak tutmadaki başarıları düşündürücü. Snapchat, reşit olmayan kullanıcı sayısını azaltmak için almış olabileceği herhangi bir önlemin ayrıntılarını vermeyi reddetti.

Bir Snap sözcüsü, “Dijital platformların yaşa uygun olmasını sağlamak ve Çocuk Yasasında belirtilen görevleri desteklemek için ICO’nun (Bilgi Komiseri Ofisi) hedeflerini paylaşıyoruz.” dedi. “Bunu başarmak için yaptığımız çalışmalar hakkında onlarla yapıcı konuşmalar yapmaya devam ediyoruz.” diye ekledi.

Herhangi bir resmi soruşturma başlatmadan önce, ICO genellikle iddia edilen bir ihlalle ilgili bilgi toplar. Soruşturulan kişi veya kuruluşa para cezası verip vermeyeceğine karar vermeden önce, soruşturmaya yardımcı olabilecek resmi bir dahili veri talebi olan bir bilgi bildirimi yayınlayabilir.

Geçen yıl Ofcom, sekiz ila 11 yaş arasındaki çocukların yüzde 60’ının, genellikle yanlış bir doğum tarihi sağlayarak oluşturulan en az bir sosyal medya hesabına sahip olduğunu buldu. Ayrıca Snapchat’in reşit olmayan sosyal medya kullanıcıları için en popüler uygulama olduğunu buldu.

Konuya aşina bir kaynak, ICO’nun Reuters raporundan sonra Snap’in çocuk verilerini ele almasıyla ilgili halktan bir dizi şikayet aldığını söyledi. Kaynak, Snapchat ile ilgili bazı şikayetlerin küçük çocukları platformundan uzak tutmak için yeterince şey yapmadığını ekledi.

Kaynaklar, ICO’nun Snap tarafından herhangi bir ihlal olup olmadığını değerlendirmek için kullanıcılarla ve diğer düzenleyicilerle konuştuğunu söyledi. Bir ICO sözcüsü Reuters’e verdiği demeçte, Snap ve diğer sosyal medya platformlarının reşit olmayan çocukların platformlarına erişmesini önlemek için benimsedikleri yaklaşımları izlemeye ve değerlendirmeye devam ettiğini söyledi.

Adalet sisteminde yapay zeka

Önümüzdeki aylarda Snapchat hakkında resmi bir soruşturma başlatıp başlatmama kararı verilecek. ICO, Snap’in kurallarını ihlal ettiğini tespit ederse, firma yıllık küresel cirosunun yüzde 4’üne eşdeğer bir para cezasıyla karşı karşıya kalabilir ve bu, Reuters hesaplamasına göre en son finansal sonuçlarına göre 184 milyon dolara eşit olacak.

Bu yılın başlarında ICO, Snap rakibinin bunları kaldırmak için “yeterli önlem almadığını” söyleyerek TikTok’a çocukların verilerini kötüye kullandığı için 12,7 milyon sterlin (16,2 milyon dolar) para cezası verdi.

Bir TikTok sözcüsü, o sırada 13 yaşın altındakileri platformdan uzak tutmak için “ağır yatırım yaptığını” ve 40.000 kişilik güvenlik ekibinin onu güvende tutmak için “saat başı” çalıştığını söyledi.

Snapchat, kullanıcıların kendilerini 13 yaşın altına sokan bir doğum tarihi ile kaydolmalarını engelliyor mu? Ancak diğer uygulamalar reşit olmayan çocukların platformlarına erişmesini önlemek için daha proaktif önlemler alıyor.

Örneğin, 13 yaşın altındaki bir çocuk gerçek doğum tarihini kullanarak TikTok‘a kaydolamadıysa, uygulama bir hesap oluşturmalarını engellemeye devam eder.

Yapay zeka çalışma saatlerini 3’te 1 azaltacak 

0

McKinsey Küresel Enstitüsü yayınladığı raporunda yapay zeka teknolojileri ile 2030 yılına kadar ABD’deki toplam çalışma saatlerinin yüzde 30 oranında otomasyona aktarılacağını öngördü. Rapora göre değişim en çok kadın istihdamının yoğun olduğu sektörlerde olacak. Raporda düşük ücretli işlerde çalışan kadınların önümüzdeki 7 yılda mevcut işlerini değiştirmek zorunda kalma olasılığının erkek çalışanlardan 1,5 kat daha fazla olduğu belirtiliyor. Yapay zekanın iş gücüne etkisinin 2026’ya kadar nötr seviyede olacağını değerlendiren Cerebrum Tech Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, “Şirketler halen üretimde yapay zeka olmadan başarılı olabilir ancak bir hikaye ve strateji belirlemenin tam zamanı. Yapay zeka çoğu mesleği şimdiden dönüştürmeye başladı. Bu değişimden en fazla etkilenecek çalışanların yeni yetenekler için eğitilmesi gerekiyor” dedi.

Yapay zeka ve otomasyon teknolojileri iş ve çalışma dünyasında devrim niteliğinde dönüşümlere kapı aralıyor. Birçok iş kolunun gelecek yıllar içinde ortadan kalkması beklenirken, yapay zeka ve veri mühendisliği, yapay zeka uzmanlığı gibi yeni meslekler de daha önemli hale geliyor. Dünyadaki ekonomik eğilimleri inceleyen McKinsey Küresel Enstitüsü, 2030 yılına kadar ABD’deki iş gücü piyasasında yaşanması beklenen gelişmeleri öngördüğü raporunda, yapay zekanın en fazla ofis destek, satış sorumlusu, müşteri ilişkileri ve yemek sektörü iş kollarındaki çalışanları etkileyeceğini belirtti. Rapora göre, kadınların istihdamının yoğunlaştığı bu iş kollarında 7 yıl içinde meslek değiştirmek zorunda kalma olasılığı erkek çalışanlardan 1,5 kat daha fazla. 

İstihdamda riskli pozisyonlar 1 yılda yüzde 25 arttı

McKinsey’in raporunda vurgulanan bir başka öngörü ise üretken yapay zekanın öğretmenlik, inşaat ve bilgisayar mühendisliği, hukuk, iş ve finans, muhasebe, oyun/eğlence/medya, güvenlik ve sosyal hizmetler gibi alanlarda çalışanların harcadığı toplam iş gücü saatini yüzde 30 oranında azaltacak olması. McKinsey’nin raporunda, teknolojik gelişme nedeniyle ABD’de risk altında kalan istihdam sayısının geçen yılki rapora göre yüzde 25 gibi yüksek bir artışla 12 milyon olarak belirlenmesi de dikkat çekiyor.    

Yapay zeka 2033’e kadar 500 milyon yeni iş yaratacak

Yapay zeka, IoT ve Gaming sektörlerinde faaliyet gösteren girişimcilik stüdyosu Cerebrum Tech’in Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erdem Erkul, üretken yapay zekanın (generative AI) çoğu mesleği ortadan kaldırmayacağını ancak iş yaşamına hızla entegre olacağını vurguladı. Dr. Erkul, “Üretken yapay zeka güncel haliyle bilim-teknoloji-mühendislik ve matematik (STEM) olarak adlandırılan iş alanlarında üretkenliği artıran önemli bir teknoloji olarak ön plana çıkıyor. Yaratıcılık gerektiren tasarım odaklı mesleklerde çalışanlar, iş-finans ve hukuk profesyonelleri, sağlık sektörü çalışanları için de verimlilik açısından oldukça değerli faydalar sunuyor. Küresel araştırma şirketlerinden Gartner’ın raporuna göre; 2025’e kadar küresel şirketlerin yaklaşık yüzde 40’ında CEO veya COO’ya rapor veren bir baş yapay zeka yetkilisi olacak. Aynı raporda 2026 yılına kadar yapay zekanın tüm ilerlemelere rağmen küresel istihdam üzerindeki etkisinin nötr olacağı, 2033’e kadar ise yapay zeka çözümleri ile 500 milyondan fazla yeni istihdam yaratılacağı tahmin ediliyor. McKinsey raporuyla beraber düşünüldüğünde bu dönüşümü iyi okuyup analiz etmenin önemi ortada” diye konuştu.

Yapay zeka devrimine stratejik hazırlık yapılmalı

“Şirketler halen üretimde yapay zeka olmadan başarılı olabilir ancak bir hikaye ve strateji belirlemenin tam zamanı” diyen Dr. Erkul, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yapay zeka çoğu mesleği şimdiden dönüştürmeye başladı. Önümüzdeki süreçte hem mevcut iş pozisyonlarında dönüşüm hem de yeni mesleklere olan ihtiyacın artması yönünde iki yönlü etkiler göreceğiz. Bu değişimden en fazla etkilenecek çalışanların yeni yetenekler için eğitilmesi gerekiyor. Bunun için şirketler, eğitim kurumları ve devletin bir arada çalışması sürecin etkili yönetimini sağlayacaktır. Öte yandan yapay zekanın sürdürülebilir ve etik kullanımı üzerine tartışmak, gerekli yasal düzenlemeleri de ivedilikle yapmak gerekiyor.” 

İki girişimcinin büyük e-ticaret başarısı!

E-ticaretin dinamik dünyasında, kadın girişimciler teknolojiyi kucaklayarak işletmelerini ileriye taşırken sayısız kadın girişimci adayına da ilham veriyor. Uzun yıllardır çalıştıkları kurumsal hayatlarını geride bırakarak e-ticaret sektörünün sunduğu fırsatlardan faydalanmaya karar veren iki kız kardeş Şule Yılmaztürk ve Feyza Ehlidil de 3,5 yıl önce kurdukları Mama Yoyo markası ile önemli bir başarıya imza atarak kadın girişimcilere ilham veriyor. İlk kurulduğunda sadece müslin ürünleri ve battaniyeler satan marka günümüzde bebeklerin tüm ihtiyaçlarını tek çatı altında Türkiye’nin dört bir yanına sunan bir markaya dönüşmüş durumda.

Mama Yoyo Kurucu Ortağı Şule Yılmaztürk, yolculuğa çıkışlarını ve gedikleri noktayı şu sözlerle aktardı: “Kız kardeşim ile birlikte yaklaşık 3,5 yıl önce Mama Yoyo’yu kurduk. İlk olarak müslin ürün grupları ve battaniyelerle başladığımız yolculuğumuzda, bünyemize aynı desenlerle kombin yapılabilecek farklı ürün grupları ekledik. Şu an bebek ve çocuk ev tekstili, kıyafet ve çok yeni lansmanını yaptığımız UV korumalı mayo ve şapkalarla birçok ihtiyaca cevap veren bir markayız. Bebekler ve çocuklar için kullandığımız her kumaş, iplik ve boyanın yüksek kaliteli, sertifikalı ve yumuşacık olması ilk önceliğimiz. Marka kimliğimizle paralel olarak da tasarımlarımızı şık ve neşeli çizgilerde tutmaya çalışıyoruz. E-ticarete atılmak isteyen tüm kadınlara kendilerine inanmalarını ve kendi başarı yolculuklarına bir an önce çıkmalarını tavsiye ediyorum.”

Mama Yoyo, Amazon Lojistik’in gücünü kullandı

Mama Yoyo’nun diğer Kurucu Ortağı Feyza Ehlidil ise yolculukları esnasında Amazon’un sunduğu desteklere vurgu yaparak şunları söyledi: “İlk olarak Amazon Amerika ile çalışmaya başladık. Burada çok kısa bir süre içinde çok güzel müşteri yorumları aldık. Özellikle yurt dışı fiziksel mağaza iş birliklerimiz esnasında, Amazon’un güvenilir ve şeffaf müşteri yorumları, markamızın ve ürünlerimizin kalitesi için çok büyük bir referans oldu. Daha sonra Amazon Türkiye ile çalışmaya başladık. Amazon Lojistik ile çalışmaya başlamamızla beraber, çok büyük bir operasyonel iş yükünden kurtulmuş olduk. Amazon Lojistik tam bir iş kolaylaştırıcı diyebiliriz. Hem her sipariş için kargo hazırlama süreci tamamen Amazon’a teslim ediyor hem de avantajlı kargo fiyatlarıyla karlılığımızı artırabiliyoruz. Ürünlerimizin daha görünür olması için sponsorlu reklamları kullanıyor ve indirimler girerek ürünlerimizi müşteriler ile buluşturmayı hedefliyoruz. Reklam ve performans analizlerini inceleyip farklı hedeflemeler deneyerek satışı en çok artırdığına inandığımız modelleri uyguluyoruz. E-ticaret günümüzde kadınlar için de büyük bir şans. Amazon iş ortaklarına sunduğu destekler ile kadın girişimciler için de kolaylıkla yürüyebilecekleri bir yol açıyor.”

Azerbaycan’ın ilk ilaç fabrikasını bir Türk firması kuracak

0

Türk ilaç sektörünün önemli firmalarından GEN, global oyuncu olma yolunda büyük adımlar atıyor. GEN, hisselerinin tamamı Azerbaycan Cumhuriyeti’ne ait olan Azerbaycan Yatırım Şirketi (AIC) ve ilaç şirketi SIA Pharmaceutical LLC ile birlikte, Azerbaycan’ın ilk ilaç fabrikasını kurmak üzere anlaşma imzaladı.

Kurulduğu tarihten itibaren karşılanmamış sağlık ihtiyaçlarına çözümler üreten GEN, hem yerli üretimin önemli bir parçası haline geldi hem de yatırımları sayesinde global oyuncu olma yolunda stratejik başarılar elde etti. Şimdiye kadar Türkiye, Almanya, Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Gürcistan’da etkin bir şekilde faaliyet gösteren GEN, sektör adına önemli bir anlaşmaya daha imza attı. GEN, uzun yıllar faaliyet gösterdiği Azerbaycan’da güvenilirliğini kanıtlayarak Azerbaycan Devleti’nin sahibi olduğu Azerbaycan Yatırım Şirketi (AIC) ile anlaştı.

GEN, Azerbaycan’ın ilk ilaç üretim tesisinin kurulması için hissedarlık sözleşmesi imzaladı

GEN Azerbaycan

GEN, AIC ve ilaç şirketi SIA Pharmaceutical LLC ile birlikte, Azerbaycan’ın ilk ilaç üretim tesisinin kurulması için hissedarlık sözleşmesi imzaladı. Bakü’de imzalanan hissedarlık sözleşmesi uyarınca GEN‘in %66, AIC’nin %29, SIA Pharmaceutical LLC’nin ise %5 oranında hissedar olduğu Gen Pharma Caucaus Manufacturing Operations Ltd. kurulması konusunda taraflar anlaşmaya vardı. Bu önemli anlaşma ile Azerbaycan tarafından tahsis edilen Pirallahi Industrial Zone içerisideki 52.000 m²’lik alana bir ilaç üretim tesisi kurulacak. Böylece, şimdiye kadar tamamen ithalata dayalı olan 900 milyon dolarlık Azerbaycan ilaç pazarındaki ilk yerli üretim tesisi hayata geçirilmiş olacak. Bu büyük ölçekli üretim tesisinin Azerbaycan’ın ilaç alanındaki teknolojik gelişimine katkı sağlaması ve ülke için önemli bir istihdam alanı yaratması beklenirken, ilerleyen süreçlerde komşu ülkelere ilaç ihracatına da imkân sağlaması planlanıyor.

Fabrikanın, 36 milyon dolarlık bir yatırımla hayata geçirilecek olan birinci fazının 14.000 m² kapalı alana sahip olması planlanıyor. Ayrıca 2026 yılında tam kapasite ile faaliyete geçmesi öngörülen fabrikada tablet, film tablet, sert jelatin kapsül, yumuşak jelatin kapsül, toz süspansiyon, saşe ve likit tip olmak üzere tek vardiyada yıllık 50 milyon kutu ilaç üretilmesi hedefleniyor.

Yurt dışındaki ilk üretim tesisi

Ankara Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 43.000 m²’lik üretim alanına sahip olan GEN, bu dev global adım sayesinde yurt dışındaki ikinci tesisini açmış olacak. Yatırımları, teknolojik alt yapısı ve deneyimli kadrosu ile esnek ve cesur adımlar atmaya devam eden şirket, yatırımlarını güçlendirme sözünü tutmaya devam ediyor.

Apple, film için davalık oldu!

0

Yazar Dan Ackerman; Apple ve The Tetris Company’nin ünlü bulmaca oyunu hakkındaki kitabını filmleri için izinsiz veya ödeme yapmadan uyarladığını iddia ediyor.

“Tetris”, 2010’larda sinirli bir film olarak prodüksiyona sokmaya yönelik başarısız girişimlerin ardından 2020’de Apple TV+ tarafından satın alındı. Apple’ın hakları güvence altına alması, üretime devam etmesi için yeterli fon vermiş olabilir.

Noah Pink tarafından yazılan bir drama-belgesel olarak, “Tetris” nihayet Mart 2023’te South by Southwest festivalinde prömiyerini yaptı ve o ayın sonunda Apple TV+’da yayınlandı.

Ancak Reuters’e göre, Gizmodo genel yayın yönetmeni Dan Ackerman, filmin “The Tetris Effect” adlı kitabından uyarlandığını iddia ediyor. 2016’da yayınlanmasının ardından Ackerman, kitabı daha sonra kopyaladığı iddia edilen The Tetris Company’ye gönderdiğini söylüyor.

Dahası, Ackerman, Tetris Company’nin kitabının kendisi için film veya televizyon haklarını takip etmesi durumunda ona dava açmakla tehdit ettiğini söylüyor. Reuters’e göre, şirket Tetris fikri mülkiyetini kullanma iznini reddetti ve ona “güçlü ifadeli bir durdurma ve vazgeçme mektubu” gönderdi.

Ackerman’ın avukatı Kevin Landau, “(Bu dava) bir yanlışı düzeltmeyi ve yasalara göre bu tür bir saygı ve onay hakkına sahip olan birinin çalışmasına, çalışkanlığına ve mülkiyetine saygı ve adalet sağlamayı amaçlıyor.” dedi.

Ackerman, mahkemeden filmin 80 milyon dolarlık bütçesinin en az %6’sı kadar tazminat istiyor.

Ne Apple ne de Tetris Company henüz yorum yapmadı.