Apple sağlık koçluğu hizmeti başlatacak

Apple sağlık koçluğu hizmeti ile daha iyi egzersiz yapmaya ve daha iyi yemeye motive edecek. Quartz programı için geri sayım başladı.

Apple, sağlıklı yaşam odağını ikiye katlarken yapay zeka özellikli bir koçluk hizmeti başlatmayı planlıyor.

Bloomberg’e göre ismi Quartz olan projenin amacı, kullanıcıları egzersiz yapmaya, daha iyi uyumaya ve yeme alışkanlıklarını optimize etmeye motive etmek. Bir Apple Watch kullanılarak toplanan veriler, önerilerin uyarlanmasına ve kullanıcı için bir koçluk programı geliştirilmesine yardımcı olacak. Hizmetin 2024’te kendi uygulaması olarak piyasaya sürülmesi bekleniyor. Apple sağlık koçluğu uygulaması ile kullanıcılara uçtan uca hizmet sağlayacak.

Quartz programının detayları

Ayrıca Apple, Sağlık uygulamasının Haziran ayında Dünya Çapında Geliştiriciler Konferansı’nda iPadOS 17’nin piyasaya sürülmesinin bir parçası olarak iPad’de ilk kez kullanılabileceğini duyurmayı planlıyor. Bu, kullanıcıların EKG sonuçları gibi sağlık verilerini daha büyük bir biçimde görmelerini sağlayacak. Apple, tabletlerin sağlık hizmetlerinde kullanılması göz önüne alındığında, popülaritesini artırmak için Sağlık uygulamasının iPad sürümünü kullanıyor.

Bu yıl için sağlık uygulamasının duyguları izlemeye başlaması ve kullanıcıların miyopluk gibi görme sorunlarını yönetmelerine yardımcı olması bekleniyor. Ruh hali takipçisi başlangıçta kullanıcılardan soruları yanıtlamasını ister ancak zamanla algoritmalar konuşmalarını, yazdıkları kelimeleri ve diğer verileri analiz ediyor.

Apple’ın ayrıca şirketin sağlık ve zindelik odağında yer alacak bir karma gerçeklik başlığını da piyasaya sürmesi bekleniyor. Kulaklık, kullanıcıların cihazı takarken meditasyon yapmasına ve Apple’ın Fitness+ antrenman hizmetinin optimize edilmiş bir sürümünü dahil etmesine olanak tanıyacak.

Ayrıca Apple, sosyal ağ öğelerini birleştirmenin bir yolu olarak “Bul” hizmetinin bir uzantısı olacak bir günlük kaydı uygulaması başlatacak. İnsanlar işe gidip gelmeleri hakkında bir günlük girişi yazabilir.

Apple ayrıca parmak delme yerine bir sensörle kan şekeri ölçümleri alabilen invaziv olmayan bir glikoz izleme sistemi geliştiriyor. Şirket, sistemi bir iPhone boyutuna küçültmek için çalışıyor, ancak sonunda onu bir Apple Watch’a sığabilecek bir sensör boyutuna indiriyor.

Yeni bir oyun stüdyosu: Phew Phew Games

0

Popüler Youtuber Enis Kirazoğlu’nun oyun stüdyosu girişimi Anomaly Agent oyun projesiyle sahneye çıkıyor 

Türkiye’nin en sevilen oyun influencer’larından Enis Kirazoğlu, yeni oyun stüdyosu Phew Phew Games’i ve stüdyonun ilk oyunu Anomaly Agent’ı PC platformu için duyurdu. 

Bir süredir ürettiği popüler oyun inceleme ve gündem videolarının dışında oyun projeleri üzerinde de çalıştığı bilinen Enis Kirazoğlu ve kreatif ekibi, Phew Phew Games markası altında toplandı. 

Yaklaşık iki yıllık bir geliştirme sürecinin ardından duyurulan Anomaly Agent, dünyaya tehlike saçan Anomali tehditlerini yok etmekle görevli Ajan 70’in maceralarını konu alıyor. Ajan 70, tam da terfi alacağı gün, zaman akışının bütünlüğünü tehdit eden bir tehlike ortaya çıkar. O güne değin çıktığı görevlerden çok daha büyük ölçekli bir tehdit ile karşı karşıya olduğunu anlayan Ajan 70, kendini zamanın bütünlüğünü korumasını gerektiren bir görevin içinde bulur.

Aksiyon-platform türüne birçok yenilik getiriyor

Yeniliklerle dolu Anomaly Agent’ta oyuncuları bekleyen birçok heyecan verici içerik bulunuyor. Oyunun dikkat çeken bazı özellikleri ise şu şekilde:

• Kesintisiz, akıcı ve dinamik oyun yapısı, 

• Ajan 70, hem yakın hem de uzak mücadele opsiyonlarına sahip olacak,

• Düşmanlar birbirleriyle etkileşime geçip yeni düşman tipleri haline gelebilecekler,

• Oyuncular, oyunun dinamik olarak tasarlanan seviyelerinde, çevreyle de farklı şekillerde etkileşime geçebilecekler; tuzaklara dikkat etmek gerekirken, mekanlar da oyuncuya beklenmedik sürprizler sunabilecek,

• Ajan 70 oyundaki karakterler ile diyalog kurabilecek.

Anomaly Agent ne zaman çıkacak? 

Bu yıl içinde çıkışı planlanan Anomaly Agent’ın önce Steam ardından da popüler konsollara çıkarılması planlanıyor. 

Oyun hakkındaki gelişmeleri takip etmek ve haberdar olmak için Anomaly Agent’ın Steam sayfasını ziyaret edebilir, oyunu istek listenize ekleyebilirsiniz.

Phew Phew Games Hakkında:

2021 yılında, Enis ve Furkan Kirazoğlu kardeşler tarafından kurulan stüdyo, üst düzey prodüksiyon değerlerine sahip yenilikçi oyunlar yapmayı ve küresel ölçekte başarılı olabilecek projelere imza atmayı hedeflemektedir. Uzun yıllardır oyunlar konusunda gündem ve inceleme içerikleri üreten Enis Kirazoğlu, bu alandaki deneyimini üretime de taşımayı hedefliyor. 

Facebook çocuk gizliliği konusunda yetersiz kalıyor

FTC tarafından yapılan açıklamaya göre Facebook çocuk gizliliği konusunda yetersiz kalıyor. FTC, gizlilik konusunda iyileştirme önerdi.

FTC, Facebook’un ebeveynleri yanılttığını ve uygulama geliştiricilere sağladığı özel kullanıcı verilerine erişimi yanlış beyan etmek de dahil olmak üzere Messenger Kids uygulamasını kullanarak çocukların gizliliğini koruyamadığını söyledi.

Sonuç olarak, Federal Ticaret Komisyonu, Facebook’un 18 yaşın altındaki kullanıcılardan topladığı verilerden kâr elde etmesini yasaklayan adlandırılan, 2020 gizlilik emrinde kapsamlı değişiklikler önerdi. Buna sanal gerçeklik yoluyla toplanan veriler de dahil edildi.

Meta ayrıca, yüz tanıma teknolojisi kullanımı da dahil olmak üzere başka sınırlamalara tabi olacak ve kullanıcıları için ek gizlilik koruması sağlaması gerekecek.

FTC‘nin Tüketiciyi Koruma Bürosu müdürü Samuel Levine: “Facebook gizlilik vaatlerini defalarca ihlal etti. Şirketin pervasızlığı genç kullanıcıları riske attı ve Facebook’un başarısızlıklarının hesabını vermesi gerekiyor” dedi.

Meta, hazırladığı bir açıklamada, “FTC’nin ne yapmaya çalıştığı konusunda net olalım: Kongre’nin sektör çapında standartlar belirleme yetkisini gasp etmek ve bunun yerine TikTok gibi Çinli şirketlerin Amerikan topraklarında kısıtlama olmaksızın faaliyet göstermesine izin verirken bir Amerikan şirketini ayırmak” ifadelerini kullandı.

Ebeveyn kontrolündeki boşluklar

Facebook’un 5 milyar dolar para cezası ödemesini gerektiren 2020 gizlilik kararı, şirketin gizlilik uygulamalarını bağımsız bir değerlendiricinin değerlendirmesini gerektirdi. FTC, değerlendiricinin “Facebook’un gizlilik programında birkaç boşluk ve zayıflık tespit ettiğini” söyledi.

FTC ayrıca, Facebook’un 2017’nin sonlarından 2019’a kadar “ebeveynlerin Messenger Kids ürünü aracılığıyla çocuklarının kiminle iletişim kuracağını kontrol edebileceğini yanlış beyan ettiğini” söyledi.

Türkiye’den Dünya’ya yazılım ihraç ediyor

Bugüne kadar 9 milyon dolardan fazla endüstriyel IoT yazılımı ihraç eden BISS 2023’te bu rakamı yıllık 5 milyon dolar düzeyine çıkarmayı hedefliyor

Yerli teknoloji şirketi BISS, firmalar için ihtiyaca özel ürettiği yazılımlarla Amerika, Almanya ve Hollada gibi ülkelere ihracat yapıyor. Firmanın kurucusu Bekir İçli, “Hedefimiz Türkiye’yi yazılım denilince ilk akla gelen ülkelerden biri haline getirmek” diyor.

2023 yılında 665 milyar dolara ulaşması öngörülen dünya yazılım sektörü Türk şirketleri için önemli fırsatlar barındırıyor. Genç Türk yazılımcılar tarafından geliştirilen yerli yazılımlar dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor. Girişimci Beki İçli tarafından 2019 yılında yüzde 100 yerli sermaye ile kurulan teknoloji şirketi Bosphorus Industrial Software Solutions (BISS) de çoğunluğu yazılım mühendislerinden oluşan 35 kişilik uzman kadrosuyla Türkiye’de endüstriyel IOT yazılımları geliştirip yurtdışına ihraç ediyor. Bugüne kadar 9 milyon dolardan fazla endüstriyel IoT yazılımı ihraç eden firmanın 2023 hedefi bu rakamı yıllık 5 milyon dolar düzeyine çıkarmak.

Hedef: Tersine beyin göçü

BISS CEO’su ve Kurucusu Bekir İçli
BISS CEO’su ve Kurucusu Bekir İçli

BISS CEO’su ve Kurucusu Bekir İçli, “Biz genç mühendislerden oluşan yeni nesil bir yazılım şirketiyiz. Firmaya özel yazılımda 2 sene gibi kısa bir sürede Avrupa’da lider olmayı planlıyoruz. Türkler yazılım konusunda çok başarılı ve yetenekliler. Bu nedenle kısa bir zaman sonra yazılım denilince ilk akla gelin ülkenin Türkiye olacağına inanıyoruz. Türkiye’den dünyaya bugüne kadar 30 bin yazılımcı gitti. Bizim amacımız yurtdışına giden bu yazılımcıları tekrar ülkemize döndürmek. Yani tersine göçü sağlamak. BISS olarak sorumluluğumuzun farkındayız ve bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Teknopark ofisiyle büyüyecek

İstanbul Levent’teki merkez ofisinin yanında, İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi’nde ve Eindhoven’da da bulunan ofisleriyle faaliyet gösteren BISS, katıldığı fuarlar, geliştirdiği işbirlikleri ve yüksek müşteri memnuniyetiyle ihracat kapasitesini sürekli artırmayı hedefliyor. Firmanın halen devam eden ve 2023’ün ilk yarısında tamamlanması planlanan Teknopark ofisi (Kocaeli Teknopark) başvurusu da bulunuyor. Firma böylece, ürettiği teknolojinin hem Ar-Ge çalışmalarını yapabilen (Teknopark), hem de uluslararası pazara sunulmasını sağlayan (Serbest Bölge) yapısıyla güçlü bir büyüme planı öngörüyor.

Pazar 1,8 trilyon dolara koşuyor

IoT, nesnelerin birbirine veya daha büyük sistemlere internet vasıtasıyla bağlanıp veri alışverişi yapmasını, birlikte çalışmasını sağlıyor. Koronavirüs pandemisi tüm dünyada IoT pazarının dünyada hızla büyümesini sağladı. Bu dönüşümün pandemi sonrasında da devam edip IoT pazar segmentinin 2028 yılına kadar 1.8 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. BISS, Endüstriyel IoT alanında özelleştirilmiş yazılım çözümleriyle dünyada Türk markasını başarıyla temsil ediyor. Teknoloji ve İnovasyondan güç alan BISS, ‘Gömülü Sistemler’, ‘DevOps Mimarisi’, ‘Test Otomasyonu’, ‘Kod Kalitesi’ gibi alanlarda modern çözümler ve ürünler sunuyor.

Bosch, daha fazla büyüme için otomotiv tedarik işini yeniden yapılandırıyor

Otomotiv alanındaki inovasyonlar her zamankinden daha fazla bitler ve baytlar yoluyla geliyor. Bosch, yazılım tabanlı otomotiv mühendisliğine yönelik bu eğilime, otomotiv tedarik işini yeniden düzenleyerek yanıt veriyor: Bosch Mobilite, gelecekte Bosch Grubu bünyesinde, kendi işinden ve kendi liderlik ekibinin sorumluluğunda bir faaliyet alanı olarak yönetilecek. 

Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, Bosch’un yıllık basın toplantısında katılımcılara bu konu hakkında bilgi verdi. Amaç, mevcut ve yeni müşteri ihtiyaçlarına tek kaynaktan özelleştirilmiş teknolojiler ve çözümlerle daha iyi ve daha hızlı hizmet verebilmek. Dünya genelinde 66 ülkede 300’den fazla lokasyonda yaklaşık 230.000 çalışanla Bosch Mobilite, Bosch’un dört faaliyet alanının en büyüğü konumunda olmaya devam edecek.

2029 yılında 80 milyar Euro’nun üzerinde satış hedefi

Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve beş güçlü Bosch Mobilite sektör kurulunun gelecekteki başkanı Dr. Markus Heyn, “Yazılım, yalnızca gelecekte otomobilleri kullanma ve deneyimleme şeklimizi değiştirmeyecek. Aynı zamanda otomobillerin tasarlanma şeklini de değiştirecek. Bir süredir Bosch, kendisini aynı zamanda bir mobilite yazılım şirketi olarak görüyor. Artık, müşteri gereksinimlerine yanıt olarak, yapımız bunu yansıtacak şekilde değişiyor.” dedi. Organizasyonel olarak konuşursak, faaliyet alanının bölümlerinden bazıları 1 Ocak 2024’ten itibaren yeniden tasarlanacak ve tüm bölümlere yatay, bölümler arası sorumluluklar da verilecek. Yalnızca mobilite çözümleriyle Bosch’un bu yeni yapı için hedefi, 2029 yılında dünya genelinde 80 milyar Euro’nun üzerinde satış geliri elde etmek.

2025’ten itibaren yazılım tanımlı araçların ilk dalgası bekleniyor

Bu büyümenin bir ayağı otomotiv yazılımı pazarı olacak. Yazılım tanımlı araçlara yönelik eğilimin yönlendirdiği bu pazarın, 2030 yılına gelindiğinde 200 milyar Euro’yu önemli ölçüde aşan bir hacme ulaşması bekleniyor. Bu, 2020 yılından üç kat daha fazla bir rakamı gösteriyor. Bosch’un halihazırda bu pazardaki büyümesi çift haneli. Tüm otomotiv endüstrisi şu anda yazılım geliştirmeye daha fazla odaklanıyor. Geliştirme maliyetindeki payı 2030 yılına kadar yaklaşık yüzde 30 olacak. Bosch’un bu rakamı daha şimdiden bunun üzerinde. Şu anda bile, Bosch Mobilite’nin tüm Ar-Ge çalışanlarının neredeyse yarısı yazılım mühendisi. Yazılım tanımlı araçlar iki önemli avantaj sunuyor. Birincisi, geliştirme hızı. Mevcut sistemlerde yeni fonksiyonların uygulanması yıllar almak yerine gelecekte sadece gün meselesi olacak. İkincisi, yazılım ve donanım geliştirmenin ayrıştırılmasıdır; bu, yazılım güncellemeleri sayesinde otomobillerin daha uzun süre yeni hissi vereceği anlamına geliyor. Heyn bunlara ek olarak şunları söyledi: “Dünyanın dört bir yanındaki sürücüler, araçlarını dijital dünyalarına sorunsuz bir şekilde entegre etmek istiyor. Ne de olsa hepimiz akıllı telefonlarımızdaki sürekli güncellemelere ve yeni özelliklere alıştık. Şimdi bunu otomobillere de uyguluyoruz.” Bosch, 2025’ten itibaren yazılım tanımlı araçların geniş bir ölçekte piyasaya sürülmesini bekliyor.

Yazılım tanımlı araçların yükselişi

Bosch Mobilite özerkleşiyor

Bosch organizasyonuna yansıyan otomotiv mühendisliğindeki yeni trend Araç hareket yönetimi örneği, Bosch Mobilite’nin yeniden düzenlenmesinin ve yoğunlaştırılmış bölümler arası iş birliğinin otomotiv mühendisliğindeki bu yeni trende nasıl yardımcı olduğunu gösteriyor. Bu, araçları dengeleme işini daha da hızlı ve daha doğru yapan yeni bir kontrol konseptini içeriyor. Sadece fren sistemine değil, elektrikli güç aktarma çözümleri ve elektrikli direksiyon sistemine de müdahale edebiliyor. Bu, fren mesafesini kısaltıyor ve böylelikle sürücünün önemli ölçüde daha az düzeltici önlem almasına olanak sağlıyor. Tüm bunlar yol güvenliğini arttırıyor. Bunun teknik temeli, Bosch fren kontrol sisteminin en son nesli olan ESP10 ve Araç Dinamik Kontrolü 2.0 yazılım fonksiyonudur. Ustaca olan kısım, yeni kontrol sisteminin ESP kontrol ünitesinin bir parçasını oluşturmayı gerektirmemesi, bunun yerine alternatif olarak merkezi araç bilgisayarına entegre edilebilmesi ve gelecekte bağımsız bir yazılım paketi olarak da sağlanıyor olmasıdır. Ama bu sadece bir başlangıç. Bosch, yazılım uygulamalarında üç kat, buluta erişen uygulamalarda ise on kat artış öngörüyor. 

Bosch Grubu Yönetim Kurulu Üyesi olan Dr. Markus Heyn, Bosch Mobilite faaliyet alanının başkanı olacak.
Bosch Grubu Yönetim Kurulu Üyesi olan Dr. Markus Heyn, Bosch Mobilite faaliyet alanının başkanı olacak.

Yazılım tanımlı araçlar, yeni, merkezi bir elektrik ve elektronik (E/E) mimarisiyle bir arada. En yeni üst sınıf araçlarda 100’den fazla kontrol ünitesi yer alıyor. Günümüzün kompakt sınıf araçlarında bile 30 ila 50 arasında kontrol ünitesi bulunuyor. Heyn, “Elektronik sistemlerin karmaşıklığını kontrol edilebilir ve mümkün olduğunca güvenilir hale getirmeye odaklanacağız.” dedi. Gelecekte, kokpit ve bağlanabilirlik işlevleri, sürücü destek sistemleri ve otonom sürüş ve güç aktarma çözümleri gibi çeşitli araç alanları için güçlü bilgisayarlar kullanarak kontrol birimlerinin sayısını önemli ölçüde azaltmak mümkün olacak. Bu nedenle Bosch, buluttan merkezi araç bilgisayarına ve bireysel kontrol ünitelerine kadar tüm araç için tek tip bir IT mimarisi geliştiriyor. En büyük avantajlardan biri ise Bosch’un yazılım ve donanım alanlarında eşit derecede yetenekli olmasıdır. Bosch’un yakıt hücreleri, batarya ve hidrojen motorları ile teknolojiden bağımsız bir yaklaşım izlediği frenler, direksiyon sistemleri veya çevre dostu güç aktarma çözümleri olsun, teknoloji ve hizmet tedarikçisi, modern araçların temel bileşenlerini tek bir çatı altında geliştiriyor ve üretiyor. Buna her yıl yine şirketin özel yazılımıyla yapılandırılan 250 milyondan fazla kontrol ünitesi dahildir. Ama hepsi bu kadar değil. Bosch, önemi giderek artan başka bir olan, çeşitli kaynaklardan gelen ve otomotiv ile IT endüstrileri arasındaki iş birliğinden kaynaklanan yazılımların entegrasyonu, konusunda uzmanlaşıyor. Bosch bu bütünleştirici uzmanlığa da sahip ve otomotiv tedarik işini sağlayan bölümü yeniden düzenleyerek bunu genişletecek.

Sektör kurulu, yöneticiler ve çalışanlar yeniden yapılandırmaya katkıda bulunuyor

Bosch Mobilite özerkleşiyor

Bosch Mobilite’nin sektör yönetim kurulu, iş sektörünün yeni yapılandırmasını, ilgili bölümlerden çalışanlar ve yöneticilerle istişare ederek tanımladı. Yeniden yapılanma, çalışan temsilcilerinin katılım haklarına uyulmasına tabidir. Organizasyonel olarak ise, iş sektörü gelecekte yedi bölümden oluşacak. Bazıları yeniden tasarlandı ve tüm bölümlerde ek yatay sorumluluklar oluşturuldu. Daha spesifik olarak, Elektriklendirilmiş Hareket bölümü, Bosch e-axle’den koltuk ayarlayıcılara kadar elektrik motorlarıyla ilgili her şeyle ilgilenecek. Araç Hareketi, ABS ve ESP’den direksiyona kadar araç dinamiklerini ele alacak. Güç Aktarma Çözümleri, içten yanmalı motor teknolojisini, mobil ve sabit yakıt hücrelerini, elektrolizörleri ve hidrojen motorlarını yönetecek. Mobilite Bilişim Çözümleri, otonom parktan otonom sürüşe kadar çeşitli alanlar için çözümler geliştirecek. Mobilite Elektroniği, kontrol ünitelerinin gelişimini ileriye taşıyacak. Ayrıca Bosch’ta şirket içi yarı iletken faaliyetlerini de teşvik edecek. Mobilite Yedek Parça Bölümü, yedek parça pazarı ve Bosch Car Service atölye franchise’ı ile ilgilenecek.

Bosch Mobilite sektör kurulu, kendisine bağlı tüm bölüm ve birimlerin sorumluluğunu üstlenecek. Sektör kurulu şu üyelerden oluşacak:

Bosch Grubu Yönetim Kurulu Üyesi olan Dr. Markus Heyn, Bosch Mobilite faaliyet alanının başkanı olacak.

Andreas Dempf, Bosch Mobilite‘nin satışlarından ve müşterilerinden küresel olarak sorumlu olacak.

Dr. Uwe Gackstatter, faaliyet alanının ticari işlerinden sorumlu olacak.

Klaus Mäder, operasyonlardan sorumlu olacak. Buna dünya genelindeki tüm fabrikaların ve kalitenin sorumluluğu da dahildir.

Dr. Mathias Pillin, Bosch Mobilite faaliyet alanının tamamında teknolojiden sorumlu olacak.

Togg’un akıllı cihaz pasaportu olacak 

Togg’un, sürdürülebilirlik odaklı blok zinciri  Avalanche üzerine inşa ettiği bu yenilikçi çözüm, kullanıcıların cihazın servis geçmişinden bakım bilgileri ve değişim süreçlerine her türlü bilgiye anında ulaşmasına imkan tanıyor.

Barselona’da bu yıl ikincisi gerçekleşen blok zinciri konferansı Avalanche Summit 2023 etkinliğinde konuşan Togg CEO’su M. Gürcan Karakaş, dünyada türünün ilk örneği olan akıllı cihaza entegre dijital varlık cüzdanının içinde akıllı cihaz pasaportu ile batarya pasaportunun da yer alacağını duyurdu. 

Togg’un, sürdürülebilirlik odaklı blok zinciri  Avalanche üzerine inşa ettiği bu yenilikçi çözüm, kullanıcıların cihazın servis geçmişinden bakım bilgileri ve değişim süreçlerine her türlü bilgiye anında ulaşmasına imkan tanıyor.

Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg’un CEO’su M. Gürcan Karakaş, Barselona’da bu yıl ikincisi gerçekleşen blok zinciri konferansı Avalanche Summit 2023 etkinliğinde, şirketin USE CASE Mobility®️ kavramı etrafında şekillendirdiği ‘Akıllı Cihaz’, ‘Dijital Platform’ ve ‘Temiz Enerji Çözümleri’ni paylaşırken, blok zinciri tabanlı akıllı kontratlarla kullanıcılara nasıl fayda sağlayacakları konusundaki çalışmalarını aktardı. 

Togg’un akıllı cihaz pasaportu olacak 

Dünyada türünün ilk örneği olan akıllı cihaza entegre dijital varlık cüzdanını dünyanın en büyük Tüketici Elektroniği Fuarı CES 2023’te duyurduklarını hatırlatan Karakaş, şunları söyledi:

“Birbirinden bağımsız ekosistemleri birbirine bağlayarak kullanıcı dostu bir platform geliştiriyoruz. Avalanche üzerine geliştirdiğimiz bu cüzdanla kullanıcılar hareket halindeyken dijital varlıklarına erişme, bunları güvenli bir şekilde görüntüleme, saklama ve aktarma, blok zinciri tabanlı oyunları akıllı cihaz üzerinde oynayabilme dahil sınırsız sayıda kullanım senaryosuna sahip oluyor. Şimdi de bu cüzdan içinde ilk kez akıllı cihaz pasaportu ile batarya pasaportunu oluşturuyoruz. Kullanıcılar bu pasaport sayesinde blok zincir üzerinden cihaz parçalarının değişimi, servis bilgileri, tedarik zincirindeki süreçler gibi her türlü bilgiye güvenilir ve kolay bir şekilde erişebilecek. Parçaların nerede üretildiğinden tutun da bakım tarihine kadar akıllı cihaza ait her türlü bilgiye anında sahip olabilecek. Benzer şekilde batarya pasaportunu da kullanıcıların hizmetine sunacağız. Farasis Energy ortaklığında enerji depolama çözümleri geliştirmek üzere kurduğumuz Siro Silk Road Temiz Enerji Depolama Teknolojileri’nin ürettiği bataryaların pasaportunu, elektrikli araçların bataryalarına ilişkin tüm bilgileri içeren bir belge olarak düşünebilirsiniz. Bu belge, bataryanın üretim tarihinden kapasitesine, yaşına ve sağlık durumuna kadar birçok bilgiyi içeriyor. Bu bilgilerin blok zincir üzerinde tutulması, bataryanın kökenini doğrulamaya ve izlenebilirlik sağlamaya yardımcı oluyor. Aynı şekilde karbon emisyonları ve sürdürülebilirlik performansı gibi takip edilmesi gereken konular da izlenebilir hale geliyor. Birbirinden bağımsız ekosistemleri birbirine bağlamak ve kesintisiz akıllı yaşam çözümleri üretmek üzere blok zinciri teknolojisi üzerindeki çalışmalarımızı güçlü iş ortaklıklarıyla sürdüreceğiz. Yenilikçi çözümlerimizle kullanıcıların mobilite deneyimini başka bir noktaya taşımayı hedefliyoruz.”

Chrome kilit simgesi değişiyor

Google’ın kararıyla Chrome kilit simgesi değişiyor. Asma kilit simgesi artık yerini yeni bir tasarıma bırakacak.

URL çubuğundaki asma kilit simgesi, ayar simgesinin bir çeşidi olarak bu yıl kullanımdan kaldırılacak. Kilit simgesi, web tarayıcıları tarafından onlarca yıldır bir sitenin Köprü Metni Aktarım Protokolü Güvenli veya kısaca HTTPS üzerinden yüklendiğini belirtmek için kullanılmıştı. Bu şifreli bağlantı türü bir zamanlar istisnaydı ama artık norm haline geldi. Google’ın verilerine göre Windows’ta Chrome’a ​​yüklenen sayfaların yüzde 95’inden fazlası HTTPS kullanıyor. Karşılaştırıldığında, 2013’te ilk bir milyon sitenin yalnızca yüzde 14’ü HTTPS kullanılarak teslim edildi. Chrome kilit simgesi için yapılacak değişikliğe kullanıcıların dikkat etmesi gerekiyor.

Chrome’dan güvenlik yenilemesi

2016’da Google, birçok kullanıcının bunun ne anlama geldiğini yanlış anladığını gösteren araştırmaların ardından Chrome’daki kilit simgesini yeniden tasarladı. Buna rağmen, 2021’de ankete katılanların yalnızca yüzde 11’i simgenin gerçek anlamını biliyor ve birçoğu, daha fazla site bilgisi görüntülemek için simgenin tıklanabileceğinin farkında değildi. Google, birçok kişinin inandığı gibi kilit simgesinin web sitesi güvenliğiyle doğrudan ilişkili olmadığı için yanlış anlaşılmanın endişe kaynağı olduğunu söyledi.

Kullanıcıların bir alt kümesiyle yapılan deneylerin ardından Google, Chrome‘daki kilit simgesini ayar simgesinin değiştirilmiş bir sürümüyle değiştirmeye karar verdi. Google, tarafsız bir gösterge olduğu için yeni simgenin güvenilirlik anlamına gelmediğine inanıyor. Dahası, arama devi, yeni simgenin daha açık bir şekilde tıklanabilir olduğunu ve genellikle ayarlarla veya ek kontrollerle ilişkilendirildiğini söyledi. Özellikle Chrome, bağlantıları güvenli olmadığında kullanıcıları uyarmaya devam edecek.

Yeni simge, Eylül ayı başlarında Chrome 117’nin piyasaya sürülmesiyle masaüstü kullanıcıları için görünmeye başlayacak. Tune logosuyla tanışmak isteyenler Chrome Canary’de Chrome Refresh 2023’ü etkinleştirerek bunu yapabilirler. Google, aynı zamanda Android’deki simgeyi de değiştirecek. iOS’ta, tıklanabilir olmadığı için kilit simgesi tamamen kaldırılacak.

Türkiye’nin ilk ‘Kurumsal Girişim Sermayesi Konferansı’ için geri sayım başladı!

0

Türkiye’nin ilk Kurumsal Girişim Sermayesi (Corporate Venture Capital-CVC) Konferansı, Girişimci Kurumlar Platformu ve Özyeğin Üniversitesi iş birliği ve Fibabanka ana sponsorluğunda, 9 Mayıs Salı günü Swissotel The Bosphorus’ta düzenlenecek.

Kurumsal Girişim Sermayesi Konferansı için tarih belli oldu: 9 Mayıs Salı!

Girişimci Kurumlar Platformu (GKP) ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğinde, Finberg ile Türkiye’nin ilk fintek odaklı kurumsal girişim sermayesini kuran Fibabanka’nın ana sponsorluğunda Türkiye’de ilk defa düzenlenecek olan “Kurumsal Girişim Sermayesi Konferansı”, 9 Mayıs Salı günü Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleştiriliyor. 

GKP Kurucusu ve Özyeğin Üniversitesi Girişimcilik Rektör Danışmanı İhsan Elgin’in ile Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert’in açılış konuşmalarıyla başlayacak etkinliğin keynote konuşmacılığını ise Fiba Holding Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Başkanı Murat Özyeğin ile Londra merkezli Global Corporate Venturing CEO’su James Mawson üstleniyor.

Noventiq İstanbul’da yıllık Üst Düzey Liderlik Konferansı’na ev sahipliği yapıyor

Konferansta ayrıca Alarko Holding, Eczacıbaşı Holding, Esas Holding, Fark Holding, İnci Holding, Sabancı Holding, Yıldız Holding ve Albaraka Türk,  Fibabanka, Ford Otosan, İş Bankası, Logo Teknoloji, Otokoç Otomotiv, QNB Finansbank ve Vestel’den konuşmacılar yer alacak. 

Bugün Türkiye’de çok etkili olan Kurumsal Girişim Sermayesi (CVC) alanı tüm hızıyla büyümeye devam ederken, alanında ilk olan bu konferans ile herkesin birbirinden öğrenebilmesinin, yatırımların ve yatırım tezlerinin kamuoyu tarafından bilinmesinin sağlanması ve böylece girişim ekosisteminin hızlanmasına destek olunması amaçlanıyor.   

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Google şifre alternatifi seçenek sunacak

Platformlara girişi kolaylaştırmak amacıyla Google şifre alternatifi seçenek sunacak. Yüz taraması, parmak izi gibi alternatifler devreye alınıyor.

Google, şirketin şifreye “kullanımı daha kolay ve daha güvenli” bir alternatif olarak hizmet etmesi gerektiğini söylediği uygulamalar ve web siteleri için alternatif bir oturum açma yöntemi olan geçiş anahtarları için destek sunmaya başladı.

Google, geçiş anahtarlarıyla, kullanıcıların çeşitli hesaplarına telefonlarının kilidini açtıkları gibi erişebileceklerini söyledi. Bunlar; parmak izi, yüz taraması veya ekran kilidi PIN’i olabilir.

Birçok teknoloji firmasını üye olarak kabul eden bir güvenlik konsorsiyumu olan FIDO Alliance, daha önce geçiş anahtarları için standartlar geliştirmişti. Microsoft, Apple ve Google o zamandan beri geçiş anahtarlarını gerçeğe dönüştürmek için çalışıyor.

Alternatif yöntemler devreye giriyor

Apple, iOS 16’nın piyasaya sürülmesiyle geçiş anahtarı seçeneğini kullanıma sunarak insanların bu teknolojiyi Apple Wallet da dahil olmak üzere uygulamalarda kullanmasına olanak sağladı. Parola desteği Ekim 2022’de Chrome ve Android cihazlarda kullanıma sunuldu. Ancak artık bu seçenek Gmail’den Drive’a kadar Google hesaplarında kullanılabiliyor.

Kullanıcılar genellikle şifre seçmede kötü bir şöhrete sahip. Ancak özel bir karakter veya sayısal bir kombinasyon eklemek bile kötü oyunculara karşı yalnızca çok fazla koruma sağlayabilir. Geçiş anahtarları, karşılaştırıldığında, diğer seçeneklerden daha güvenli görülüyor ve Google bunları “kimlik avı gibi çevrimiçi saldırılara karşı dirençli” olarak adlandırıyor.

Google, diğer hesap erişim seçenekleri olarak şifreleri ve iki faktörlü kimlik doğrulamayı desteklemeye devam edecek.

Bluetooth bant genişliği ikiye katlanıyor

Bluetooth bant genişliği ikiye katlanarak video ve kayıpsız ses için bir yol açılıyor. Bluetooth bağlantı konusunda önemli bir kolaylık sağlayacak.

Milyarlarca cihaz arasındaki kablosuz veri bağlantılarına güç sağlayan Bluetooth teknolojisi, Bluetooth LE’nin veri bant genişliğinde planlanan büyük artışlarla daha da yetenekli hale gelecek.

Bluetooth teknolojisinin sürekli geliştirilmesinden sorumlu kuruluş olan Bluetooth Özel İlgi Grubu (SIG), değişiklikleri özetlemek için 2 Mayıs 2023’te Vimeo aracılığıyla bir medya brifingi düzenledi.

Bluetooth yenileniyor

SIG‘nin pazar geliştirmeden sorumlu kıdemli direktörü Chuck Sabin, 30 dakikalık sunumunun büyük bir kısmını çeşitli pazarlardaki Bluetooth cihazlarının sayısı gibi konuları tartışarak ve daha iyi ses kalitesi ve Auracast gibi gelecekteki özellikler gibi Bluetooth LE Audio’nun faydalarını özetleyerek geçirdi.

Daha sonra ise katılımcılara (Dijital Eğilimler dahil), Bluetooth’un yüksek bant genişliği senaryolarını destekleme yeteneğini etkileyecek devam eden iki proje olduğunu söyledi. Sabin: “Bluetooth LE veri hızının iki katından daha fazla olacak şekilde ayarlanmış” dedi. Ayrıca “şartnamenin sıralama şekline bağlı olarak dört ila altı megabite kadar – belki de sekiz megabite kadar çıkıyor” dedi.

Bu tür bir veri hızıyla, Bluetooth kulaklıklarda ve kulaklıklarda kayıpsız, CD kalitesinde ses, herhangi bir özel codec veya donanım gerektirmez . Şu anda, Bluetooth aracılığıyla kayıpsız CD kalitesi elde etmenin tek yolu, aptX Lossless codec bileşeniyle Qualcomm’un tescilli Snapdragon Sound uyumlu ekipmanını kullanmaktır ve o zaman bile çok güvenilir bir kablosuz bağlantı gerektiriyor.

Aslında, Bluetooth LE’nin veri hızında önerilen artış, saniyede 4,6 megabit (Mbps) gerektiren 24 bit/96 kHz’e kadar kayıpsız yüksek çözünürlüklü ses ve hatta standart tanımlı video (3 ile 4 arasında) için yeterli olacaktır.

Twitter hatası web kullanıcılarını zorluyor

Yaşanan yeni Twitter hatası web kullanıcılarını zor durumda bırakıyor. Hata nedeniyle kullanıcılar platformdan rastgele çıkarılıyor.

Twitter, platformun ortaya çıkışından bu yana muhtemelen en çalkantılı yıllardan birini yaşıyor. Downdetector’a göre, insanları rastgele hesaplarından çıkaran yeni bir Twitter hatası var.

Aslında Twitter hatalara ve kesintilere yabancı değil. Etkilenen insanların çoğu masaüstü için Twitter kullandığından, bu biraz rastsal hata gibi görünüyor. Örneğin bir Android manşet kullanıcısı, Twitter web sitesindeki bu hatadan etkilendi; ancak hesaplarına uygulamadan erişilebilir durumdaydı. Web’de yaşanan Twitter hatası kullanıcıların paylaşımları sonrası tespit edildi.

Web sürümünde hata yaşandı

Durumu daha da kötüleştiren ise tekrar oturum açmakta sorun yaşamaları oldu. Twitter oturum açma sayfasına erişmeye çalışırken, bu talihsiz kullanıcılar oturum açma sayfasına yönlendirilmeye devam edecekler. Bir süre sonra genellikle Twitter ana sayfasına gönderilecek.

Sosyal platformlarda bu tip sorunlarla karşılaşıyor olsak da bunun gibi sorunlar genellikle yalnızca birkaç saat sürüyor. Bu nedenle, bazı kullanıcılar sadece oturup işlevselliğin geri dönmesini beklemek isteyebilir. Daha sonra kontrol edip Twitter hesabınıza giriş yapmayı deneyebilir. Sosyal medya platformları bu tip sorunlarda çok hızlı reaksiyonlar alarak sorunları giderebiliyor. Özellikle de mobil tarafındaki sorunlar çok hızlı bir şekilde çözümleniyor. Ancak web platformunda yaşanan sorunlarda ise hem fark edilme hem de algısal seçicilik daha uzun sürebiliyor. Twitter yaşanan son sorunla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ayrıca sorunun giderilip giderilmediği de kullanıcı tepkilerine göre belli olacak. Twitter’ın bu konuda nasıl bir önlem alacağı ise merak ediliyor.

CodeMaster, tüm Türkiye’de öğrencilerle buluşuyor

Genç yeteneklerin potansiyellerine ulaşmalarını amaçlayan teknoloji şirketi OBSS, iş simülasyonuyla sıradan hackatonlardan ayrışan CodeMaster kodlama yarışmasını 6 Mayıs’ta tüm Türkiye’den katılacak öğrencilerle online gerçekleştirecek. 11 senedir süregelen CodeMaster, bu sene Mart ayında İngiltere’de dünyanın en prestijli üniversitelerinden Oxford, Cambridge Üniversiteleri’nde genç yetenekleri yarıştırdı.

Türkiye’nin önde gelen yazılım ve teknoloji danışmanlığı şirketi OBSS, 18 yıldır bankacılık, finans, sigorta, e-ticaret gibi sektörlerde lider markaların iş ortağı olarak, uçtan uca hizmet sunan 850 kişilik bir ekiple büyümeye devam ediyor. Teknolojide insanı ve ekosistemi ileri taşıma vizyonuyla hareket eden şirket, dünya çapında ödüllü arge yazılımını açık kaynak olarak paylaşmasıyla, yeni yeteneklerin gelişimini sağlayan kapsamlı staj, yeni mezun programları ve CodeMaster kodlama yarışmasıyla sektörde ayrışıyor. OBSS, CodeMaster yarışması ile teknolojide yetkin ve tutkulu insanları bularak, gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlıyor. 11. senesinde Avrupa açılımıyla İngiltere’de Oxford ve Cambridge Üniversiteleri’nde gerçekleşen CodeMaster, 6 Mayıs’ta tüm Türkiye’de teknoloji tutkunu öğrencilerle buluşacak.

CodeMaster kodlama yarışması, teknik yetkinliği iş dünyası pratiğiyle birleştiriyor.

Her sene OBSS Teknoloji’nin yazılım mimarları tarafından özel olarak geliştirilen CodeMaster, teknolojide yetişen yeni yeteneklerin, üniversite yıllarında aldıkları teorik bilgileri, algoritma, kodlama, çözüm geliştirme gibi farklı yetkinlik ve becerilerle birleştirip, belirlenen sürede iş dünyası konuları üzerinde hayata geçirebilmelerini ölçüyor. İş simülasyonu içeriğiyle sıradan hackatonlardan ayrılan CodeMaster, aynı zamanda katılımcıların çözüm üretme, analiz, problem çözme, planlama, analitik düşünme, algoritma geliştirme ve bütünleşik çözümler yaratma alanlarında kendilerini değerlendirebilecekleri bir platform haline geliyor. 

Üniversitelerin bilgisayar, yazılım, elektrik/elektronik, matematik ve endüstri mühendisliği bölümlerinden öğrencilerin başvurabildiği yarışmaya katılım için Java, C#, C, C++, JavaScript ve Python programlama dillerinden en az birine aşina olmaları bekleniyor.

Yılın CodeMaster’ına büyük ödül: 200.000 TL!

Türkiye’de 80’den fazla üniversiteden genç yeteneklerin katıldığı, her sene 1000’den fazla başvuru alan kodlama yarışması CodeMaster, 6 Mayıs’ta online olarak 11. kere gerçekleşecek.

Katılımcıların kodlama ve çözüm geliştirme kabiliyetlerini ölçen yarışmanın iki değerlendirme süreci olacak. İlk değerlendirme süreci okul bazlı olup kendi üniversiteleri içinde ilk üçe giren katılımcılar sırasıyla birinci; 4.000 TL, ikinci 2.000 TL ve üçüncü 1.500 TL ödül alacak.

Yarışmanın ikinci değerlendirmesinde ise tüm üniversitelerdeki katılımcıların başarı durumları baz alınacak. En başarılı katılımcı yılın Code Master’ı seçilerek büyük ödül olan 200 bin TL’nin sahibi olacak. 

Teknolojide yetenek keşfetmeye ve yetiştirmeye 18 yıldır yatırım yapıyor.

Bugüne kadar 50.000 yeteneğe doğrudan ulaşan ve teknik yetkinlik haritalarını çıkarmış olan OBSS Teknoloji, yeni yeteneklerin gelişimi için çok kapsamlı hazırlanan özel staj program içerikleri, yeni mezun programı, eğitim içerikleri ve iş simülasyonu içeren kod yarışması CodeMaster ile sektörde farklılaşıyor. 

Her sene 8.000’den fazla başvuru alan, 2 farklı Java, mobil iOS ve Android, front-end, makine öğrenimi, ALM, DevOps gibi düzenli olarak güncellenen kapsamlı staj programlarıyla her yıl 100 öğrenciyi sektöre hazırlıyor.

Gördüğünüz her uygulamayı telefonunuza indirmeyin!

Günümüzde çevremizle iletişim kurmaktan alışveriş listemizi hazırlamaya kadar hemen hemen her şey için uygulamaları kullanıyoruz. Ancak bazı uygulamaların veri güvenliğinize ve gizliliğine ilişkin fark edilmeyen tehlikeleri olabilir. 

Günlük olarak kendi kişisel verilerimizle ve aynı zamanda işverenlerimizin, çalışanlarımızın, iş arkadaşlarımızın ve müşterilerimizin dijital bilgileriyle ilgileniriz. Halka açık verilere, onu arayan herkes kolayca erişebilirken, birçok dijital bilgi türünün dikkatli bir şekilde ele alınması ve korunması gerekir. Bunlardan bazıları kurum içi veriler, kimlik numaraları gibi gizli veriler, yasal olarak korunan veriler gibi kısıtlı veriler olabilir. Siber güvenlik şirketi ESET, kullanıcıların yaygın olan uygulama hizmetleri yoluyla verilerini tehlikeye atma yollarını araştırdı ve ortaya yedi tehlikeli uygulama türü çıktı.

En sık kullanılan uygulamalar ve beraberindeki riskler

Yeni bir uygulamayı kullanmadan ya da yeni bir hizmet için kayıt olmadan önce birçok kişi Kullanım Şart ve Koşulları’nı okumadan geçiyor. Birçok uygulama o kadar yaygın bir şekilde kullanılıyor ki muhtemel dijital güvenlik etkileri üzerine hiç durup düşünmüyoruz. 

1) Ücretsiz çeviri uygulamaları

Çeviri uygulamaları, hedef metne çevirmek için çok fazla bilgiyi işlemek zorundadır. Belli bir kelimeyi çevirmek sorun olmasa da bütün bir paragrafı veya belgeyi çevirmek söz konusu olduğunda sorun katlanarak artabilir. Çeviri uygulamalarına hangi verileri girdiğinize dikkat edin. Lisansı olmayan ücretsiz uygulamalara karşı dikkatli olun.

2) Dosya dönüştürme uygulamaları

Bu uygulamaların yüklenen belgelerdeki hassas verileri işlemesi gerekebilir. Bu yüzden her zaman yalnızca önceden onaylanmış uygulamaları kullanın.

3) Ortak takvimler

Ortak takvimlerde genellikle telefon rehberindeki kişiler bulunur. Biriyle programınızı paylaşmak için en azından o kişinin e-posta adresine ihtiyaç duyarsınız. Bu yüzden yeteri kadar güvenilir değillerse bu uygulamalar KVKK sorunu oluşturabilir. Bazı ortak takvimler kullanıcıları için oldukça kafa karıştırıcı olabilir. Bu yüzden kullanıcılar; hangi veriyi kimlerle paylaştıklarından, takvimlerini iş arkadaşları gibi sadece göndermeyi istedikleri kişilerle mi paylaşıp paylaşmadıklarından veya programlarını bir yabancıya açık hale getirip getirmediklerinden emin olamayabilir.

4) Not alma uygulamaları ve günlükler

Bu uygulamalar çoğunlukla bunları niçin kullanmak istediğinize bağlıdır. Not alma uygulamalarını sadece alışveriş listesi hazırlamak için kullanıyorsanız bu durum, söz konusu uygulamaları bir iş toplantısının notlarını almak için veya parolanızı ezberlemek için kullanmanız kadar tehlikeli değildir. Ayrıca, parolanızı ezberlemek için bir başka uygulama değil, bir parola yöneticisi kullanmalısınız. Bu uygulamaların bir başka veri sızıntısına yol açabilecek şekilde notlarınıza resim, video veya ses kaydı eklenmesine imkan tanımasına da ayrıca dikkat edilmesi gerekir.

5) Halka açık dosya paylaşım uygulamaları

Hassas bilgilere erişim sağlayabilmelerinin yanı sıra halka açık birçok dosya paylaşım uygulaması bulut tabanlı çalışır. Söz konusu bulut hizmeti sağlayıcı ya da hesabınız bir ihlale maruz kalırsa bir veri sızıntısı yaşanabilir. Ancak bazı dosya paylaşım uygulamaları şeffaf şifreleme çözümleriyle birlikte kullanılabilir. Veri güvenliğinizi arttırmak için de bunu yapmanız tavsiye edilir.

6) Mesajlaşma uygulamaları

Mesajlaşma uygulamaları; dosya paylaşımı, telefon görüşmeleri, video görüşmeler, mesaj gönderimi ve ses kaydı gibi bir dizi eylemin yapılmasını sağlar. Sonuç olarak kameranıza, mikrofonunuza ve hafızanızdaki verilere erişim istenmesi de dahil olmak üzere mobil cihazınızda birçok iznin verilmesine ihtiyaç duyulur. Ayrıca bazı mesajlaşma uygulamaları topladıkları bilgileri şifrelemez. Bu yüzden bu uygulamalar ele geçirildiğinde saldırganlar, hassas bilgiler de dahil olmak üzere toplanmış tüm erişilebilir bilgilere ulaşır. Şifreleme bakımından bu uygulamaların nasıl bir güvenlik sunduğuna ilişkin bir farklılık da bulunur. Çoğu mesajlaşma uygulaması, internet üzerinden yapılan bir aktarım sırasında verileri (hareket halindeki verileri) şifreler. Ancak bazı mesajlaşma uygulamaları ise uçtan uca şifreleme yöntemini kullanarak ekstra bir güvenlik sunar. Uçtan uca şifreleme yöntemi ile mesajlaşma uygulaması hizmet sağlayıcısı mesajları çözemezken sadece iletişimi kuran taraflar bunları çözebilir.

7) Uzaktan erişim uygulamaları

İşyerindeyken köpeğinizi mi kontrol etmeniz gerekiyor? Ya da eve gitmeden önce ısıtma sistemini mi açmak istiyorsunuz? Uzaktan erişim uygulamaları bunları yapabilmenizi sağlar. Ancak bu uygulamalar tam tersi şekilde de çalışabilir ve kimin kimi yönettiğini hiçbir zaman bilemeyebilirsiniz. Uzaktan erişim hizmetleri, dışarıdaki suçluların cihazınıza girip bunu yönetmesi ve cihazınızda muhafaza edilen verileri çalması için bir portal görevi görebilir.

Teams ödeme altyapısı sunuyor

Yeni entegrasyonla birlikte Teams ödeme altyapısı sunmaya başlıyor. Böylelikle KOBİ’ler online hizmet ücreti alabilecek.

Microsoft, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ’ler) toplantılardan ödeme toplamasına olanak tanıyan Teams için yeni bir özellik başlattı. Özellik, Teams platformundan indirilip yüklenebilen bir Microsoft Teams uygulamasına entegre geliyor.

Microsoft, uygulamayı platforma getirmek için ödeme firmaları PayPal ve Stripe ile GoDaddy ile ortaklık kurdu. Teams ödeme altyapısı ile daha geniş bir kullanıma sahip olacak.

Hizmet ücreti ödemeleri daha kolay yapılabilecek

Şu anda genel önizlemede olan ve şu anda yalnızca ABD ve Kanada müşterileri tarafından kullanılabilen Microsoft, Teams Payments uygulamasının işle ilgili ödemelerin tahsilatını kolaylaştırmak için bir dizi KOBİ tarafından kullanılmasını öngörüyor.

Microsoft, “Örneğin, bir avukat veya mali müşavir, danışma randevuları için ödeme alabilir, bir emlak eğitmeni aynı şeyi lisans yenileme oturumları için veya bir öğretmen özel ders dersleri için yapabilir – tüm bunlar müşteri onlarla etkileşim halindeyken gerçekleşir” dedi.

Yeni özellikten yararlanmak isteyen KOBİ’lerin Microsoft Teams bulut sunucularını ilgili PayPal, Stripe ve GoDaddy hesaplarına bağlamaları gerekecek. Oradan, toplantı içinden müşterilere ödeme istekleri gönderebilirler. Müşteriler, kredi ve banka kartları, dijital cüzdanlar ve daha fazlası aracılığıyla para gönderebilirler.

Payments uygulaması aynı zamanda KOBİ’lerin Teams uygulamasının içindeki özel bir bölmeden yapılan ve ödenmemiş kalan ödemeleri izlemesine olanak tanıyor. Microsoft, Payments uygulamasını hem Teams Essentials hem de Microsoft 365 müşterileri dahil tüm kullanıcılar için ücretsiz hale getirdi. Artık Teams Store’da Stripe ve PayPal desteğiyle mevcut ve GoDaddy entegrasyonu “çok yakında” geliyor.

Teknosa, müşteri odaklı yatırımlarla büyümesini sürdürüyor

0

Müşteri odaklı yatırım hamleleriyle güçlü bir biçimde büyüyen Sabancı Holding iştiraklerinden Teknosa, 2023 ilk çeyrekte geçen yıl aynı döneme göre yüzde 133 büyüme sergiledi ve 6,6 milyar TL ciroya ulaştı. Şubat 2022’de dev bir pazaryerine dönüştürdüğü teknosa.com ile pek çok yeniliğe imza atan Teknosa, e-ticarette de brüt işlem hacmini (GMV) yüzde 248’lik büyüme ile 1,3 milyar TL’ye taşıdı. 

Türkiye teknoloji perakendeciliğinin ve e-ticaretin öncü markası Teknosa, pazaryeri dönüşümünden servis gelişimine her alanda müşteri deneyimini daha da güçlendirmek için hayata geçirdiği yatırımlarla, 2023 yılı ilk çeyreğinde de başarı grafiğini yükseltmeye devam ediyor. Müşterilerin teknolojiye dair tüm ihtiyaçlarını en iyi deneyimle karşılamak için imza attığı yeniliklerle istikrarlı büyümesini sürdüren Teknosa, 2023 ilk çeyrekte geçen yıl aynı döneme göre yüzde 133 büyüme sergileyerek, 6,6 milyar TL ciroya ve 142 milyon TL net kara ulaştı. Şubat 2022’de dev bir pazaryerine dönüştürdüğü teknosa.com’u pek çok yenilikle tüketicilerle buluşturmaya devam eden Teknosa, 

e-ticarette de brüt işlem hacmini (GMV) yüzde 248’lik büyüme ile 1,3 milyar TL’ye taşıdı. 

Her kanalda en iyi alışveriş deneyimini sunmaya odaklanıyoruz

Teknosa Genel Müdürü Sitare Sezgin, çoklu kanalda gerçekleştirdikleri atılımlarla istikrarlı bir biçimde büyümeyi başardıklarını belirterek, şunları söyledi: “Müşterilerimize tüm kanallarımızdan en iyi deneyimi sunabilmek için hayata geçirdiğimiz ilk ve öncü uygulamalarımızla, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 133’lük büyüme ile 6,6 milyar TL ciroya ulaştık. Bu başarıda emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımı kutluyorum. Bu yılın başında öncelikle ülkemizi derinden sarsan deprem felaketinin yaralarını sarmak için seferber olduk. İlk etapta bölgedeki teknolojik ihtiyaçların karşılanması için destek verdik, sonrasında deprem bölgesindeki iş ortaklarımızın satışlarına katkıda bulunmak için çalıştık. Pazaryeri üzerinden satış yapan deprem bölgesindeki iş ortaklarımıza hiçbir komisyon ve kesinti uygulamayarak ürünlerini teknosa.com’da ön plana çıkarmalarına destek olmaya başladık.  16 yıldır sürdürdüğümüz Türkiye’nin en uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Kadın için Teknoloji projemizi deprem bölgesini kapsayacak şekilde yeniden kurguladık ve genişlettik. Sürdürülebilir ve kalıcı projelerle bölgedeki desteklerimizi artırarak sürdüreceğiz. Diğer yandan Türkiye genelindeki sürdürülebilir yatırımlarımızda da hız kesmedik. Dijital kanallarımızı ve pazaryerimizi yeni yetkinliklerle büyütürken, Ankara Vega AVM Subay Evleri, Kayseri Almer AVM, İstanbul Beylikdüzü Anpa Gross Mega AVM ve İstanbul Yenibosna Starcity Outlet AVM’de yeni mağazalarımızı müşterilerimizle buluşturduk. 2015 yılında kurulan özel markamız Preo ürün gamına tablet ve otomatik Türk kahve makinelerini ekledik. TeknoHizmet markamız ile Türkiye’nin elektronik ürünlerdeki en büyük servis ekosistemini kurma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. Tüm temas noktalarımızda müşteri memnuniyetini artırmayı sürdürürken, başarılarımız da birçok ulusal ve uluslararası ödüle layık görülüyor. Tüm paydaşlarımız, sektörümüz ve ülkemiz için daha fazla değer yaratmaya devam edeceğiz.”

Mitsubishi Electric Başkanı, Dijital Üretimle Zorlu Dönemlerde Başarılı Olmanın Yollarını Açıklıyor

Son birkaç yılda benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya kalmaları, global üretim sektöründe faaliyet gösteren şirketleri rekabet avantajlarını sürdürebilmek ve kârlılıklarını en üst düzeye çıkarabilmek için yapmaları gerekenleri yeniden düşünmeye itiyor. Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri EMEA Başkanı Hartmut Pütz; üreticilere zorlu zamanlarda müşteri taleplerini karşılamak, pazarda bugün ve gelecekte başarılı olmak için operasyonlarını nasıl dönüştürebileceklerine dair önemli ipuçları verdi. 

Dünyanın dört bir yanında son zamanlarda olağanüstü sayıda operasyonel zorlukla karşı karşıya kalan üreticiler; müşteri taleplerini karşılamak, bugünün ve yarının pazarında başarılı olmak için operasyonlarını nasıl dönüştürebileceklerini her geçen gün daha fazla sorguluyor. Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri EMEA Başkanı Hartmut Pütz, “Zorluk zamanlarında dijital üretim” adlı video röportajında mevcut dinamik ortama rağmen daha hızlı tepki vermeyi, esneklik ve kârlılığı destekleyen temel otomasyon çözümlerini benimseyen işletmelerin zorlu dönemlerde de çalkantılı ve belirsiz pazarlarda gezinerek başarılı bir şekilde büyümeyi sürdürebileceğine dikkat çekti.

Pütz, şirketlere geleceğe yönelik etkili iş stratejilerinin merkezinde yer alan veri analitiği, yapay zekâ (AI) ve dijital ikizler gibi veriye dayalı teknolojilerin uygulanmasında proaktif olmalarını tavsiye etti. Bu teknolojilerin dijital dönüşüm stratejilerini desteklediklerini ve iş zekâsı oluşturmak için önemli fırsatların kilidini açtıklarını vurgulayan Pütz; üretim bölümünden veri toplayarak, analiz ederek ve paylaşarak süreçlerin nasıl iyileştirilebileceğini belirlemenin, üretkenliği, verimliliği ve çalışma süresini artırmanın mümkün olduğunu ifade ediyor.

Pütz’ün verdiği bilgilere göre, sermaye yatırımlarını optimize ederken operasyonları hızlı bir şekilde geliştirmek için işletmelere akıllı üretime yönelik yenilikçi teknolojileri aşamalı olarak benimsemeleri öneriliyor. Bunun için de en uygun ve en büyük kazancı sağlayabilecek teknolojinin belirlenmesi büyük önem taşıyor. Gerçek dünyada hızla artan sayıda örnek, şirketlerin dayanıklılıklarını ve rekabet güçlerini artırmak için geliştirebilecekleri dayanıklı ve çevik stratejileri şimdiden gösteriyor.

Dijital üretimin şirketlerin üretim operasyonlarının dayanıklılığını artırma yollarına dair daha fazla bilgi edinmek için Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri EMEA Başkanı Hartmut Pütz’ün röportajını https://youtu.be/pcM42zBRSRU linkinden izleyebilirsiniz. 

Seçimlerde Telekomünikasyon Sektörü için ne vaatler var? 

0

Cumhur ve Millet ittifaklarının paylaştığı seçim beyannameleri ve ortak mutabakatlar Telekomünikasyon Sektörü’nü nasıl etkileyecek? 

Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER), 14 Mayıs günü yapılacak seçimler öncesi Cumhur ve Millet ittifaklarının paylaştığı seçim beyannameleri ve ortak mutabakatlar kapsamında değerlendirmelerde bulundu. Seçim sonrası iktidara gelecek karar vericilere yönelik bir süre önce yaptığı açıklamaya ilişkin hatırlatmalarda da bulunan TELKODER, yeni dönemde elektronik haberleşme sektörünü daha fazla rekabete taşıyacak ve büyütecek politikalar izlenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

TELKODER, telekomünikasyon sektörü özelinde Cumhur ve Millet ittifaklarının seçim beyannameleri ve ortak mutabakatlara yansıttığı “seçim sonrası yapılacaklar” başlıklarına yönelik görüşlerini sektör ve kamuoyuyla paylaştı. Telekomünikasyon sektörünün acil çözüm beklediği konulara ilişkin bu çabalarının siyasilere herhangi bir puan kazandırma veya kaybettirme bakışında gerçekleştirmediklerinin altını çizen TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci, “Amacımız sektörün çözüm bekleyen sorunlarının tam olarak anlaşılmasıdır” dedi. 

Kim ne vaat ediyor? 

Cumhur İttifakının Telekomünikasyonda Yapılacaklar Listesi

AKP İnternet sitesinde yer alan “Türkiye Yüzyılı İçin Doğru Adımlar – 2023 Seçim Bildirgesi” başlıklı (482 sayfa) belge ve “Yarın Değil Hemen Şimdi – 2023 Seçim Bildirgesi” başlıklı (127 sayfa, ana metnin özeti) Seçim bildirgeleri 11 Nisan 2023 tarihinde CUMHUR İTTİFAKI seçim bildirgesi olarak ilan edildi. Seçim bildirgesinin Elektronik Haberleşme Hizmetleri ile ilgili olan bölümleri şöyle: 

“18. Dijitalleşme ve Dijital Dönüşüm”

• Ülkemizi dijital dönüşümü ilgilendiren uluslararası endekslerde ilk 10’a taşıyacağız.

• Dijital Devlet Stratejisini ve Ulusal Veri Stratejisini hayata geçireceğiz.

• 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununu, Avrupa Genel Veri Koruma Tüzüğüyle uyumlu olarak güncelleyerek kişisel verilerimizi korumaya devam edeceğiz.

• Girişimcilerimizin bulut bilişim ve veri merkezlerine erişimlerini kolaylaştıracak tedbirleri alacağız.

• Hazırlayacağımız bulut bilişim stratejisiyle kamu kurumlarının veri saklama ve veriye erişim kapasitelerini iyileştirecek, veriye dayalı karar destek sistemlerini geliştireceğiz.”

“20. Ulaştırma ve Haberleşme”

• İnternet altyapımızı dünya standartlarına uygun şekilde geliştirme çalışmalarımıza hızla devam edecek, 100 Mbit/saniye internet hizmetini her eve ulaştıracak, 5G teknolojisi ile yüzde 100 oranında nüfus kapsaması sağlayacak, 6G teknolojisine yönelik çalışmaları başlatacağız. Fiber geniş bant abone yoğunluğunu uzun vadede tüm Türkiye’yi kapsayacak hale getireceğiz.

• Planladığımız 67 milyar dolarlık haberleşme yatırımlarıyla, kısa vadede mobil geniş bant abone yoğunluğunu yüzde 100’e çıkararak her eve yüksek hızlı internet hizmetini ulaştıracağız.

• Fiber/optik alt yapımızı mümkün olan alanlarda ortak yatırımları ve maliyet etkinliğini teşvik ederek güçlendirmeye devam edeceğiz.

• Genişleyen uydu filosu ve uluslararası iş birlikleri ile Türkiye’yi küresel ölçekte hizmet verebilen dünyanın en büyük 10 uydu operatöründen birine dönüştüreceğiz.”

Seçimlerde Telekomünikasyon Sektörü için ne vaatler var?

Millet İttifakının Telekomünikasyonda Yapılacaklar Listesi

30 Ocak tarihinde “Ortak Politikalar Mutabakat Metni” şeklinde yayımlandı. Millet İttifakınca Telekomünikasyon sektörü ile ilgili öne çıkan maddeler şöyle:

“II- KAMU YÖNETİMİ”

• Bilişim ve Yenilikçilik Bakanlığı kuracağız.

• Düzenleyici ve denetleyici kurumların idari ve mali bağımsızlıklarını sağlayacak ve yürütmenin müdahalelerine karşı koruyacağız.

• Düzenleyici ve denetleyici kurumlarda liyakat, şeffaflık, tarafsızlık, çoğulculuk, hesap verebilirlik ve ulaşılabilirlik ilkelerini esas alacağız.

“• Düzenleyici ve denetleyici kurumlarda çalışanların düzenledikleri sektörlerdeki kuruluşların yönetim kurullarında görev almalarını önleyeceğiz.

• Rekabet Kurumu’nun işleyişine etkinlik kazandıracak, piyasalarda hâkim durumun kötüye kullanılmasını engelleyeceğiz.

Liyakate Dayalı Kamu Personel Yönetimi ve Kamuda Bürokrasinin Azaltılması

• Merkez Bankası, TÜİK ve Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlara atanacak Başkanların atanmadan önce Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kamuoyuna açık bir oturumda dinlenilmesini sağlayacağız.

• Düzenleyici ve denetleyici kurumların ve kamu bankalarının üst yönetimine yapılacak atamalarda eğitim, sektör tecrübesi gibi kriterleri sıkılaştıracak ve titizlikle uygulanmasını sağlayacağız.

• Kamuda izin, lisans ve benzeri başvuruların durumunun ve tahmini tamamlanma süresinin dijital platformlar üzerinden takip edilmesini sağlayacağız.

“V-BİLİM, AR-GE, YENİLİKÇİLİK, GİRİŞİMCİLİK ve DİJİTAL DÖNÜŞÜM”

Dijital Dönüşüm

• Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) bağımsızlığını sağlayacağız.

• Telekomünikasyon işletmecileri üzerindeki denetim, dinleme baskısı ve ceza risklerini uluslararası düzeyde kabul görmüş ilkelerle uyumlu standartları esas alarak adil rekabet, teknoloji ve hizmette farklılaşma, özgürlük ve demokrasi temelinde çözeceğiz.

• Telekomünikasyon sektöründe halen devam eden tüm imtiyaz sözleşmelerini, geçmiş süreçleri ve devir mevzuatlarını inceleyecek, gelişmiş ülke standartlarına uygun yeni bir yetkilendirme rejimi uygulamaya koyacağız.

• Rekabet koşulları çerçevesinde telekomünikasyon sektörünün gelecek stratejisini uygulamaya koyacağız.

• Varlık Fonuna aktarılan Türk Telekom ve Turkcell hisselerini Hazineye devredecek ve çağdaş yönetişim ilkelerine göre bağımsız bir şekilde yönetilmelerini sağlayacağız.

• Yeni teknolojilerin en hızlı şekilde yayılmasını sağlamak için operatörlere 5G lisanslarını en kısa sürede vereceğiz.

• Kaynakların etkin kullanımı ve altyapı kurulumunun hızlandırılması için ortak altyapıların kurulması yönünde düzenlemeler yapacağız.

• Ortak ve Yaygın Fiber/Optik Altyapısı oluşturulması için ilgili kurumların koordinasyonuyla Fiber Strateji Belgesi ve Eylem Planını oluşturacağız.

• Fiber/Optik uzunluğunu en kısa sürede 2 milyon kilometreye ulaştıracağız.

• Fiber altyapının geliştirilmesi amacıyla geçiş hakkı mevzuatını ve ücretlerini yeniden düzenleyeceğiz.

• Fiber altyapının hane ve işyerlerine kadar kesintisiz erişimini sağlayacağız.

• Ulusal fiber altyapı yatırımlarını hayata geçirilmesiyle beraber kullanımı yaygınlaşacak olan 5G teknolojilerini geliştirme konusunda yerli girişimcilerimize destek sağlayacağız.

• 6G gibi temel fikri hakları içeren konularda kolektif çalışmayı üniversite sanayii iş birliği çerçevesinde destekleyeceğiz.

• Nüfusa göre sabit geniş bant yaygınlık oranında OECD seviyesini yakalayacağız.

• Her internet servis sağlayıcının erişebileceği geniş bant Türkiye Çevrimiçi İnternet Altyapı Haritası yayınlayacağız.

• Türkiye’yi yakın coğrafyanın internet trafik değişim merkezi haline getirmek için gerekli çalışmaları yapacağız.

• İnternete erişimi temel bir insan hakkı olarak tanımlayacak, vatandaşlarımızın her yerde, güvenli, hızlı, ucuz ve sansürsüz internete erişimini sağlayacağız

• İnternet erişiminin üzerindeki vergileri indireceğiz.

• Dijital Hizmet Vergisi’ni indireceğiz.

• BTK kesintilerini indireceğiz.

• Fırsat eşitliğini sağlamak ve uzaktan eğitim süreçlerinde yaşanan adaletsizlikleri bertaraf etmek amacıyla özel sektörle birlikte 6-25 yaş arasındaki tüm öğrencilere ve gençlere aylık 5 GB internete bedava erişim hizmeti sağlayacağız.

• Ortak kullanım alanlarında (meydanlar, kütüphaneler vs.) kesintisiz ve ücretsiz internet hizmeti vereceğiz.

• Evrensel Hizmet Fonu’nun şeffaf bir yönetim anlayışıyla amacına uygun olarak kullanacak, başta kır-kent ayrımında ve eğitimde dijital eşitsizlikleri ortadan kaldıracağız.

• Veri merkezlerine yönelik uluslararası düzeyde kabul görmüş ilkelerle uyumlu bir mevzuat altyapısı oluşturacağız.

• Ulusal ölçekte hizmet sunacak Türkiye bulut bilişimini hayata geçirecek, veri toplama merkezleri üzerinde en ileri yapısal teknolojik donanım ve güvenlik içeriğini kuracağız.

• Veri Merkezi İşletmecilerinin internet erişim maliyetlerini düşürecek, veri merkezlerine özel finans modelleri ve teşvikler oluşturacağız.

• Bulut Bilişim Yasası ile küresel veri merkezi yatırımcılarını Türkiye’ye çekecek teşvikler sağlayacağız.

• Mobil ve geniş bant operatörlerin kapsama alanlarının, hız verilerinin, stres testi sonuçlarının, bağımsız bir konsorsiyum tarafından ölçümlenmesini ve topluma açık platformlarda yayınlanmasını sağlayacağız.

• Uydu teknolojileri alanlarında yapılan mevcut projelerin tamamlanmasını ve ülke ihtiyacının gerektirdiği yeni projelerin hayata geçirilmesini sağlayacağız.

• 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’u tüm kullanıcıların sosyal medya mecraları üzerindeki ifade özgürlüğünü ve kişisel mahremiyetini koruyacak şekilde, evrensel, çoğulcu ve demokratik ilkeler çerçevesinde ve geniş bir istişareyle yeniden düzenleyeceğiz.

• Türkiye’nin AB standartlarında güvenli ülke sınıfına girmesini sağlayacak, böylece bulut bilişim, büyük veri ve yapay zekâ kullanımının ve geliştirilmesinin önünü açacağız.

• 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nu, Avrupa Birliği’nin Genel Veri Koruma Yönetmeliğiyle uyumlu hâle getireceğiz.

• Her okula donanım, yazılım ve fiber internet bağlantıları sağlayacağız.

“VI-SEKTÖREL POLİTİKALAR”

İç Ticaret ve Rekabet Politikası

• Sektörel düzenlemeye tabi piyasalarda baş gösterecek rekabet sorunlarının, Rekabet Kurumu ve ilgili sektörel düzenleyici otoriteler tarafından birlikte çözüme kavuşturulması için gerekli adımları atacak, bu amaçla Rekabet Kurumu ile sektörel düzenleyici otoriteler arasındaki iletişim ve işbirliğini geliştirmeye yönelik bir Koordinasyon Kurulu oluşturacağız.

• Rekabet Kurulu’na atama usullerini gözden geçirecek, atanacak olan kurul üyelerinin rekabet hukuku ve politikası ile ilgili alanlarda en az on yıllık tecrübeye sahip olması koşulunu yürürlüğe koyacak, Kurul üyeliği süresini altı yıla çıkaracak ve Kurul üyelerinin bağımsızlığını garanti altına alacağız.

• Sosyal medya ve diğer internet hizmetleri gibi sektörlerde etkin rekabet ortamının güçlendireceğiz.

DE-CIX’in ön ayak olduğu global Interconnetion Academy girişimi hayata geçirildi

0

DE-CIX ve UPF, Ücretsiz Global Interconnection Academy ile İnternet Değişimi ve Ağ Temelleri Eğitimi Sunuyor

Internet değişim operatörü DE-CIX, Barselona’daki Universitat Pompeu Fabra (UPF) ile birlikte geliştirilen global Interconnection Academy’nin ilk kurs modülü için kayıt almaya başladığını duyurdu.

Nano MOOC’ler (Massive Open Online Courses – Kitlesel açık çevrimiçi kurslar) veya NOOC’ler olarak tasarlanan kurslar, etkileşimli, tamamen çevrim içi, ücretsiz ve dünya çapında herkese açık. Kapsamlı bir eğitim izinde olan “Networking temelleri” ile “IX (internet değişimi) nedir?” adlı iki ders, şu an itibarıyla açık. Birbirine bağlantının tüm değer zincirini kapsayan yeni kurslar da önümüzdeki aylarda eklenecek. Katılımcılar, her bir kursu başarıyla tamamlamaları karşılığında blockchain tabanlı sertifikalar alarak nihai hedef olarak tamamlanan ve sahibini Sertifikalı Birbirine Bağlantı Uzmanı olarak tanımlayan tüm kursları birleştiren bir ana sertifika elde edecekler. DE-CIX ayrıca diğer sektör paydaşları ve akademik kurumları ek içeriklerle katkıda bulunmaya davet ediyor ve zaman içinde üniversite ağı da, Interconnection Academy materyallerinin farklı kültür ve pazarlara uyarlanmasını sağlamak için genişletilecek. 

IX (internet değişimi) nedir?” ve “Networking temelleri

DE-CIX CEO’su Ivo Ivanov konu hakkında “Birbirine bağlantı endüstrisi için yetenek yetiştirmek, kurumsal sektörden gittikçe artan sayıda yeni katılımcının özelleştirilmiş ve kontrol edilebilir birbirine bağlantı ihtiyacının farkına vardığı da göz önünde bulundurulduğunda, önümüzdeki on yıllar için büyük önem taşıyor. Akademi, birbirine bağlantı ve bağlanabilirlik işinde çalışmak isteyen tüm sektörlerden bireylerin kariyerlerine destek olacak.” yorumunu yaptı. “Birbirine bağlantıda küresel lider olarak, dünya çapında internetin gelişimini yönlendirecek bilgiye erişimi kolaylaştırma sorumluluğuna ve ayrıcalığına sahibiz. DE-CIX, global Interconnection Academy eğitim platformunu dijital altyapı endüstrisinin tüm üyelerine ve dijital iş kollarını ivmelendirmek için bu altyapıya bağlı olan diğer birçok sektöre açık hale getirmeye kararlı.” 

Global Interconnection Academy kursları, birbirine bağlantı değer zincirindeki mevcut oyuncular ve birbirine bağlantı hakkında bilgi edinmek ve bunu bir BT stratejisine nasıl uygulayacağını öğrenmek isteyen tüm kurumsal profesyoneller için özel olarak hazırlandı. Kurslar ayrıca, birbirine bağlantı dünyasında bir kariyere başlamak isteyen BT öğrencileri için de uygun. Kursların çeşitliliği arttıkça birbirine bağlantı, dijital altyapı ve dijital ekonomideki işletmelerin ihtiyaçları ile ilgili iş stratejisi başlıklarından son derece teknik konulara kadar uzanacak. Programın amacı, tüm endüstriden hem genç hem de deneyimli profesyoneller için eğitim ve uzmanlık açısından standartlar belirlemek. Böylece program, mevcut beceri açığı ile birlikte kuşaksal ve coğrafi zorluklardan kaynaklanan dijital bilgi uçurumunu kapatmaya yardımcı olabilir. 

Ivo Ivanov sözlerini şöyle sürdürüyor: “Birçok şirket, personelinin, kurum içinde gerekli bilgi birikimine sahip olmasını sağlamak için, onları uzun ve yorucu eğitimler almaya gönderecek kaynaklara sahip değil. Burada, DE-CIX global Interconnection Academy, mevcut personelin profesyonel gelişimi için mükemmel bir fırsat sunarken aynı zamanda kariyere yeni başlayanların da niteliklerine değer katıyor.” 

Daha fazla bilgi almak ve kayıt için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz: https://interconnectionacademy.net

Paycell’den Mastercard’la uluslararası kolay ve hızlı para transferi 

Paycell’in Mastercard çözüm ortaklığıyla hayata geçirdiği karttan karta uluslararası para transferi işlemi sayesinde kullanıcılar, Mastercard’ın yurt dışındaki tüm banka kartı (debit), ön ödemeli ve kredi kartlarına para transferlerini hızlı, güvenilir ve uygun fiyatlı gerçekleştirebiliyor.

Paycell’den Mastercard’la uluslararası kolay ve hızlı para transferi

Paycell ve ödeme teknolojileri alanında dünyanın önde gelen kuruluşu Mastercard, yurt dışı para transferi teknolojisinde güçlerini birleştirdi. Kullanıcılar, Paycell ve Mastercard çözüm ortaklığıyla hayata geçirilen karttan karta uluslararası para transferi işlemi sayesinde; Mastercard’ın tüm debit, ön ödemeli ve kredi kartlarına yurt içinden ve yurt dışından hızlı, güvenilir ve uygun fiyatlı para transferi gerçekleştirebiliyor.

7/24 erişim

Karttan karta para transferi altyapısı sayesinde kullanıcılar, uluslararası para transfer işlemlerini, daha düşük komisyonla, alternatiflere göre çok daha kısa sürede ve sadece alıcı kart numarası ve alıcı adı bilgileriyle çok kolay bir deneyimle gerçekleştirebiliyor. 7 gün 24 saat işlem erişimi sayesinde alıcılar da kendilerine gönderilen tutara anında erişebiliyor. Paycell ve Mastercard, uluslararası para transferinde işlem ücreti ve bekleme süresine sağladığı çözüme ek, kullanıcılara güvenli işlem yapma olanağı da sağlıyor. 

Para transferinde yenilikçi, kolay ve kullanılabilir çözümler

Kullanıcıların para transfer işlemlerinde yenilikçi çözümler aradığına dikkat çeken Paycell Genel Müdürü Serhat Dolaz, “Satın alma ve ödeme yöntemlerindeki hızlı değişime paralel olarak kullanıcılar, para transferinde yenilikçi, kolay ve kullanılabilir çözümler arıyor. Paycell olarak biz de bu ihtiyaca yönelik iş birliklerimizi artırmaya devam ediyoruz. Çeşitlilik açısından alanındaki en zengin platform olma vizyonu doğrultusunda her geçen gün geliştirdiğimiz Paycell, Türkiye’nin en kapsayıcı dijital ödeme platformu olarak ön plana çıkıyor. Uluslararası para transferi sektöründe de öncü olma hedeflerimiz doğrultusunda, kullanıcılarımıza Mastercard çözüm ortaklığıyla yurt dışına para transferinde hızlı, güvenilir ve uygun fiyatlı alternatif çözümler sunuyoruz. Bu hizmetle artık karttan karta uluslararası para transferi işlemleri daha kolay. Yüksek komisyon ücretleri ödemeden ve vakit kaybetmeden para göndermek mümkün” dedi.

Serhat Dolaz / Paycell Genel Müdürü

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Avşar Gürdal, “Ülkemizde yılda yaklaşık 10 milyon kişi uluslararası para transferi gerçekleştiriyor. Ancak var olan çözümler yavaş, pahalı ve öngörülmeyen maliyetler barındırıyor. Biz de Mastercard olarak yenilikçi teknolojimizi ve uzmanlığımızı kullanarak uluslararası para transferi hizmetini şeffaf, pratik ve uygun maliyetli hale getirdik. Moneysend ürünümüzü Paycell’e entegre ederek, Paycell müşterilerine 30 dakika içerisinde dünyanın neresinde olursa olsun karttan karta hızlı transfer imkanı sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de Moneysend para transferi ürünümüz ve daha birçok hayatı kolaylaştıran çözümümüzle, ekosisteminin tamamına öncülük etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.