Türkiye’nin girişimcilik ve inovasyon üssü İTÜ ARI Teknokent’in Kuluçka Merkezi İTÜ Çekirdek girişimlerine her yıl olduğu gibi bu yıl da yatırım yağdı. 2021’de 50 İTÜ Çekirdek girişimi toplamda 2,5 milyar TL değerlemeyle 478 milyon TL yatırım aldı. 2020’de İTÜ Çekirdek girişimlerine yapılan yatırım tutarı 107 milyon TL iken, bu yıl yapılan yatırımlar geçen yıla göre 5 katına yaklaştı.
2021’de 50 girişim 478 milyon TL’nin üzerinde yatırım aldı!
Yatırımlarla ilgili konuşan İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, “İTÜ ARI Teknokent olarak her yıl gelişerek, evirilerek, dikey alan ve paydaşlarımızla büyümeye devam ediyoruz. Dünyada ilk 5’te yer alan Kuluçka Merkezimiz İTÜ Çekirdek girişimlerine ne mutlu ki bu yıl da yatırımcıların ilgisi çok büyüktü. 2020’deki yatırımları yaklaşık beşe katladığımız 2021 yılında da “yol arkanı” olduğumuz girişimlerin gelişmelerine katkı sunmanın ve Türkiye’den dünyaya açılan teknolojilerin merkezi olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
Küresel yenilikçi girişimci merkezi: İTÜ Seed
Başarı hikayelerinin yarattığı motivasyonla, her geçen gün daha fazlası için çabaladıklarını belirten Prof. Dr. Attila Dikbaş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “İTÜ Çekirdek artık yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın bir kuluçka merkezi haline geldi. Bu bakış açısıyla 2022 yılında global faaliyetlerimizi, iş birliklerimizi artırarak İTÜ Seed’i hayata geçireceğiz.
Bu program ile ülkemizin ve bölgemizin yabancı girişimciler için bir hub/odak noktası olması için çalışacağız; yerli yabancı tüm start-upları hem ekosistemimizde büyütmek hem de dünyaya açmak için tüm kaynaklarımızı seferber edeceğiz.”
Başarı hikayeleri katlanarak devam ediyor
İTÜ Çekirdek’te başlangıç aşamasındaki girişimlerden; faturasını kesen, müşterileri olan girişimlere kadar birçok farklı aşamadaki girişimciye destek olunuyor. Bugüne kadar İTÜ Çekirdek’e gelerek; aldığı eğitimler, mentorluklar, katıldığı yatırımcı görüşmeleri ve müşteri buluşmaları, gittiği uluslararası fuarlar gibi faydalarla işini ticarileştirmiş, ekibini büyütmüş ve hatta globale ihracat yapan birçok girişimin başarı hikayesi bulunuyor.
İTÜ Çekirdek, Türkiye’ye teknoloji girişimciliğini yayma, girişimcilere destek olmak ve hayata dokunacak teknolojilerin üretilmesine katkı sunmak hedefleriyle çalışmalarını Türkiye’den ve dünyadan binlerce girişim, yüzlerce kurum, mentor ve yatırımcıyla birlikte sürdürmeye devam ediyor.
Yatırımın kalbi İTÜ Çekirdek’in birinci eğitim dönemine başvuru için son tarih: 3 Ocak 2022
Bir teknoloji girişimcisinin ihtiyacı olan her imkânı sunan İTÜ Çekirdek’te 2022’nin ilk girişimcilerinden olmak isteyenler için başvurular 3 Ocak 2022 tarihine kadar açık. Diğer dönemler için başvurular 2022 yılı boyunca devam edecek. Detaylı bilgi ve başvuru formuna www.itucekirdek.com adresinden ulaşılabiliyor.



Açık kaynaklı yazılım tartışması ilk ortaya çıktığında, bu seçenek, lisanslı yazılım karşısında mucizeler yaratacak bir unsur olarak görülüyordu. “Free software” daha fazla kullanılan bir terimdi ancak bunun “özgür yazılım” mı yoksa “ücretsiz yazılım” mı anlamına geldiğini anlamıyorduk.
Bugünün Log4j sorunu, o zamanlar DNS sunucularının güvenliği sorunu olarak karşımıza çıkıyordu. İnternetin özgürlüğü taviz verilemeyecek bir konuydu ancak bu DNS sunucularının bakımı ve güvenliğinin sağlanması için bütçe ve sorumluluk konusunu ortada bırakıyordu.
Bu sunucular, basitçe anlatmak gerekirse, sizin
Bugün Log4j ile yaşanan sorun, bunun biraz güncellenmiş hali ama çok farklı değil. Yine vakıf mantığı ile, ücretsiz bir modelle soruna çözüm aranması da çok farklı değil. Tek fark, aradan geçen sürede açık kaynaklı yazılım konusunda farklı bir iş modelinin ortaya çıkmış olması. Red Hat adının çok açıklayıcı hale getirdiği bu model, yazılımın ücretsiz servisin ücretli olması şeklinde özetlenebilir.
Başlangıçta IBM açık kaynaklı yazılım yani Linux’u yaygınlaştırmak için ciddi miktarda para yakarken bu yazılımı donanım ile birleştiren HP (bugünkü HPE) gelir elde eden taraf oldu. Zamanla kodu açık tutup servis kalitesi ile para kazanan Red Hat, bütün oyunu değiştirdi.
IBM, Temmuz 2019’da tamamladığı Red Hat satın almasında bir yandan 34 milyar dolar gibi yazılım dünyası için rekor bir bedel ödeyerek diğer yandan da Red Hat’in yönetimine ve iş modeline dokunmayarak bu yaklaşımı tescil etti. Red Hat Türkiye Genel Müdürü Haluk Tekin, bütün yazılımların açık kaynaklı olamayacağını belirterek bu dünyanın ezbere yol alınabilecek bir yer olmadığına işaret ediyor.
Bugünden geriye bakarsak DNS sunucularının kaybedilmediğini söyleyebiliriz, yoksa interneti kullanamazdık. Bugünkü Log4j sorunu da bir biçimde çözülecektir.
Kendimizi gelecekte daha karmaşıklaşan alan adları ve metaverse ile birlikte oluşan yeni dijital dünyada daha sağlam ya da İngilizcesiyle resilient bir sistemi nasıl kurabileceğimizi düşünmemiz gerekiyor. Biz Tech Inside’da bu tür konuları ele alıyor olacağız.
Türkiye şimdiden Çin kökenli akıllı telefon üreticileri Vivo ve Tecno Mobile’ın ardından Singapurlu teknoloji devi Omix’i üretim için Türkiye’ye çekmeyi başardı. Singapur merkezli OMIX, Tuzla Organize Sanayi Bölgesinde yerli telefon üretimine başlayan OMIX, X300 ve X500 akıllı telefon modellerini Türkiye’de üretiyor.
Çinli Viomi ile Türkiye’de üretim için 14 Aralık’ta el sıkışan yerli teknoloji üreticisi Sunny Elektronik, Xiaomi’nin de üreticisi olan Viomi’nin akıllı robot süpürgelerini Türkiye’de iç pazarın yanısıra Avrupa’ya ihracat için üretecek. Global beyaz eşya lideri Haier de Avrupa ve Rusya pazarlarına daha iyi hitap edebilmek için Eskişehir’e yatırım yaptı.Bu gelişmeler, Türkiye’nin lojistik sektörü kadar telekomünikasyon ve bilgi işlem sektörleri için de fırsatlar yaratıyor.
Türkiye’nin bir near-shore ülkesi ve bir merkez olarak özelllikle Avrupa Birliği ile ilişkilerini geliştirmesi, Türkiye’nin veri konusunda da bir bölgesel merkez haline gelmesine hizmet edebilir. Küresel tedarik zinciri aksaklıklarının COVID-19’un etkileri ve Çin Yeni Yılının talep ve lojistik kanadında yaratacağı oynaklık nedeniyle 2022’nin ikinci yarısına kadar yüksek kalması bekleyen Euler Hermes’in, küresel ticaret hacminin 2022’de yüzde 5,4 ve 2023’te yüzde 4 büyümesi ile ilgili öngörüsü bu fırsatı destekleyen olumlu bir gelişmeye işaret ediyor.
Raporda, 2020 yılının ikinci yarısından bu yana güçlü bir performans gösteren küresel mal ticaretinin 2021’in üçüncü çeyreğinde daraldığı, bu daralmanın yüzde 75'inin üretim açıklarından, kalan kısmının ise lojistik darboğazlarından kaynaklandığı vurgulanıyor. 2022’de enerji, elektronik, makine ve teçhizat sektörlerinin ihracatını güçlü bir biçimde sürdürmesi beklenirken 2023’de ihracatın kazananının otomotiv sektörü olacağı belirtiliyor.
PayTR üye iş yerleri, Google Play’den indirebilecekleri PayTR Mağaza uygulaması içinde bulunan mobil ödeme alma özelliği sayesinde, NFC özellikli Android işletim sistemine sahip akıllı telefon ya da tabletlerini bir POS cihazı gibi kullanabiliyor.
Böylece, kullanıcıların temassız kartlar ya da cihazlar ile yapmak istedikleri ödemeleri kabul edebiliyorlar. Temassız işlem limiti üzerindeki işlemlerde ise kart şifresi girilerek ödeme tamamlanabilirken, üye iş yerleri için herhangi bir POS maliyeti de bulunmuyor.
PayTR CEO’su Tarık Tombul, “İşletmelerimizin en temel ihtiyaçlarından olan yüz yüze satışlarda da PayTR üzerinden ödeme alma beklentisini yeni ürünümüzle karşılamış olmaktan dolayı mutluyuz. Çok yönlü bir Fintek şirketi olma stratejimiz doğrultusunda bu alanda yeni çözümlerimizi de yakın bir zamanda işletmelerin kullanımına sunacağız” diyor.
İkincisi, inanılmaz büyük verilerimiz olmaya başladı. Belki de 10 sene önce düşünemeyeceğimiz kadar veriye sahibiz ve bu sadece bankanın verisi değil; finansal verilerle birlikte müşterilerimizin kullanmamıza izin verdiği ve kamuya ait veriler de var. Ve son olarak, her kurumun olduğu gibi, bankanın da bir stratejisi var. Biz, ING olarak, müşterilerimizin hep bir adım önde olmasını istiyoruz. Bu, özel hayatlarında ya da iş hayatlarında olabilir. Bu üç trendi ortaklaşa olarak bir yere getirdiğimizde, teknolojik olarak, yapay zeka, analitik modeller, veri bilimciliği ve robot teknolojileri nasıl kullanacağımıza karar verebiliyoruz” diyor.
Ancak bankacılık sektörünün kritik başarı faktörleri düşünüldüğünde, teknoloji trendleri ile müşterilerin talepleri arasında bir denge kurmanın gereği dikkat çekiyor. ING, her sene yenilediği, Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması ile bu dengeyi kurmaya çalışıyor. Ölçer’in işaret ettiği, 2021’in birinci çeyreğindeki araştırma sonuçları, optimum noktanın hızlı teknoloji geçişi olmadığını gösteriyor.
Ölçer, “2021’in ilk çeyreğinde yaptığımız araştırma, danışmanlık almak isteyen müşterilerimizin yüzde 78’i bir insandan danışmanlık almak istediğini söylüyordu. Bu finans sektörünün de ortalamasıdır. Yapay zeka çok akıllı olabilir, robotlar çok doğru işler yapıyor olabilir ancak müşterilerimizin dörtte üçünden fazlası bir insandan danışmanlık alma isteğini sürdürüyor” şeklinde konuşuyor.
Pandemide, insandan danışmanlık almanın yan yana ya da yüz yüze olmaktan çıkıp uzaktan iletişim araçlarının gelişmesine neden olduğunu görüyoruz. Hız ihtiyacının arttığı dönemde yapay zekanın finans sektöründe daha fazla yer bulmaması için neden yok.
Ankara Kalkınma Ajansı, fonbulucu Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) ve fonbulucu platformundan beş melek yatırımcının eş finansman modeli ile toplam 425 bin TL yatırım kararı aldığı Co Print girişimi, kamu güvencesiyle tarafları buluşturan dördüncü fonlama kampanyası oldu. Kickstarter’ın seçili projelere verdiği ”Project We Love” rozetini alan ilk Türk girişimi olan Co Print, 3 milyon lira fon hedefiyle 6 Ocak 2022’ye kadar turda kalarak şirket paylarının yüzde 12’sini bireysel ve kurumsal yatırımcılara arz edecek.
Girişim, turun başladığı 27 Aralık’tan itibaren ilk 1 hafta içinde EFT veya kredi kartı ile yapılan yatırımlarda yatırımcılara yüzde 25 fazladan pay verecek. Ek paylar, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdinde yapılacak pay dağıtımı esnasında yatırımcıların hesaplarına aktarılacak. Bedelsiz paylar, şirketin kurucu ortakları Fatih Kazım Duymaz ve Hüseyin Özen’in paylarından eşit oranda dağıtılacak.
“Co Print’i dünyanın en çok kullanılan 3D yazıcı ekipmanı haline getirmeyi hedefliyoruz” Şirketle aynı adı taşıyan ürün hakkında bilgi veren Co Print Kurucu Ortağı Fatih Kazım Duymaz, “Co Print, 3D yazıcıların filament ilerletme mekanizmalarını değiştirerek tek baskı ucu ile çok renkli ve malzemeli modeller üretilmesini sağlayan son derece özel bir modül. Yani kullanıcılar ürünümüz ile hem rengarenk modeller üreterek 3D üretimlerine detay verebiliyor hem de 3D yazıcılarında farklı materyaller kullanarak işlevsel üretim yapabiliyorlar.
Bunları yaparken de baskı kalitesinden ödün vermiyor ve yüksek maliyetlerle karşılaşmıyorlar. Türkiye’de bu konuda ürün geliştiren firma bulunmamaktayken, dünyada doğrudan sadece 3 firma bu konuda ürün geliştiriyor. Co Print’in piyasadaki rakiplerinin aşırı yüksek maliyetli olma, tüm 3D yazıcılara bağlanamama, bağlantı ile kalibrasyonların zorluğu ve baskı kalitesinden ödün verme gibi kronik problemleri çözerek sektör için aranan bir ürün olacağına inanıyoruz” dedi.
“Co Print’in seri üretimine geçerek globalde büyüyeceğiz” Şirketin gelecek planları hakkında bilgi veren Co Print Kurucu Ortağı Hüseyin Özen, “Şu aşamada Co Print’in seri üretimini ve global pazarda büyümesini planlıyoruz. Kickstarter’de yaptığımız ön satışlar bu vizyonumuz için önemli bir adım oldu. fonbulucu’da çıktığımız bu yatırım turu sonunda alacağımız yatırımla da, iyi planlanmış üretim hattımızı oluşturup ekibimizi geliştireceğiz.
Bu güçlü temeller ve elde ettiğimiz deneyimler ile daha yüksek satış rakamlarına ulaşıp eş zamanlı olarak gelecek projelerimizin AR-GE faaliyetlerine başlayacağız. Co Print’i dünyada en çok kullanılan 3D yazıcı ekipmanı haline getirmeyi hedefliyoruz. Gelecekte ise AR-GE’sine başladığımız Co Print’in yükseltilmiş ikinci versiyonu ve modüldeki teknolojimizi kompakt birçok renkli-malzemeli 3D yazıcı olarak pazara sunacağız” açıklamasında bulundu.
“Co Print girişiminin sürdürülebilir kalkınmada önemli bir rol oynayacağına yönelik inancımız sonsuz” Yatırım turu hakkında konuşan Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Cahit Çelik “Yılın bu son günlerinde fonbulucu GSYF bünyesinde dördüncü yatırımımızı yaparak girişimcilik ekosistemine yeni bir destekte bulunmaktan ötürü son derece memnunuz.
Co Print girişiminin yatırım turu sonunda hedeflediği finansmana ulaşarak hem ülkemizde hem de global çapta büyük işlere imza atacağına ve sürdürülebilir kalkınmada önemli bir rol oynayacağına yönelik inancımız sonsuz. Yolları açık olsun” sözlerini kaydetti. fonbulucu GSYF Yatırım Komitesi Üyesi Hakan Yıldız ise, “Co Print ekibinin gençliği, dinamizmi ve işlerine olan tutkusu bizi çok etkiledi.
Kickstarter’da elde ettikleri başarıları ise Co Print’in global vizyonu ve gidebileceği hedefleri doğrultusunda bize fazlasıyla umut verdi. fonbulucu GSYF olarak platformumuzda kampanyasını başlatan Co Print’e yatırım yapmaktan dolayı mutluyuz” ifadelerini kullandı.
“Her 800 doğumun birinde down sendromu bulunuyor. Doğum yaşı 35’i aştıkça bu oran 350’de bire çıkıyor. Down sendromu ve kanser türlerinde bulunan hücre çekirdeği içerisindeki kromozomal anomaliler erken teşhis edildiğinde bu tür hastalıkların tanı ve tedavi başarısı artıyor.
Geliştirdiğimiz yerli yapay zeka yazılımları ile hastalıkların genetik profillendirmesinde yüzde 99,9 oranında başarı yakaladık. Argenit hayata geçirdiği projeler ile uluslararası düzeyde Türkiye’yi başarılı bir şekilde temsil ediyor.”






