Best Buy, Kaspersky’ı raflardan kaldırdı

0

ABD’de Kaspersky’a karşı gelişen tepki hızla büyüyor. FBI’ın, Rus istihbaratı ile ilişkilendirdiği ve tüm ABD şirketlerini kullanmayı sonlandırmaları konusunda uyardığı güvenlik yazılımı Kaspersky, son darbeyi de Best Buy’dan aldı.

Best Buy, bundan sonra Kaspersky ürünlerini satmayacağını duyurdu ve ürünleri raflardan kaldırdı.

400 milyondan fazla kullanıcıya sahip olan Kaspersky ise FBI’ın iddialarını reddediyor ve Rus hükumeti veya istihabaratı ile herhangi bir işbirliği olmadığının altını çiziyor. ABD ve Rusya arasındaki jepololitik savaşın kurbanı olarak günah keçisi ilan edildiklerini savunan Kaspersky yöneticileri ABD’de yargısız infaza uğradıklarını ve ABD’ye yaptıkları yatırımın yok edildiğini vurguluyorlar.

Öte yandan Kaspersky’ın yazılımları şimdilik ABD’li Target, Walmart.com, Amazon.com and Staples.com web siteleri üzerinden satılmaya devam ediliyor. Ancak FBI’ın bu şirketleri de Kaspersky’la ilişkilerini koparmaları konusunda ikna etmesi çok uzun zaman almayabilir.

 

 

Çin Bitcoin’i toptan mı yasaklıyor?

0

Haber ajanslarına düşen bir iddia Bitcoin’le beraber diğer kripto paraların da değer kaybetmesine neden oldu. Çinli bir haber ajansının belirttiğine göre, Çin hükumeti ülkedeki kripto para borsalarını yasaklamayı tartışmaya başladı. Bu da Çin vatandaşlarının artık Bitcoin, Ether, Ripple veya diğer kripto para birimlerini satın alamayacakları ve kullanamayacakları anlamına geliyor.

Bu kararın vatandaşları Çin’in milli parası Yuan’ı daha fazla kullanmaya teşvik etmek ve dolayısıyla Yuan’ın değer kazanmasına, satın alma gücünün artmasına destek olmak için önemli olacağının da altı çiziliyor. Güçlü bir Yuan Çin’in özellikle ülke dışında daha fazla varlık satın alabilmesi anlamına geliyor. Bu da Çinli iş adamlarının dünyaya açılmasını kolaylaştıracak bir etki olarak yorumlanıyor.

Öte yandan, dünya çapında dijital para kullanımının artması, dijital satış yapan Çinli şirketlerin dijital para kabul etmemeleri nedeniyle satışlarının düşmesine de neden olabilecek. Çin Hükumeti şimdi artılarını ve eksilerini masaya yatırarak bu kararı alıp almamak konusunda tartışıyor gibi görünüyor. Çin kısa süre önce de ülkede ICO işlemini yasaklamış ve Çin’de yeni dijital para yayınlanmasını da yasa dışı ilan etmişti.

 

Google, HTC’yi satın mı alıyor?

0

Motorola’yı satın aldıktan sonra kendi telefonlarını üretme konusunda başarılı olamayıp pes eden Google, bir deneme daha yapmak istiyor olabilir. 

Teknoloji devi bu kez Tayvan’ın güçlü telefon üreticisi HTC’ye gözünü dikmiş durumda. HTC kısa süre önce telefon işinden istediği verimi alamadığına ve telefon bölümünü satabileceğine dair sinyaller vermişti. Şimdi firmadan sızan bilgiler HTC’nin Google ile pazarlık yaptığını söylüyor. Üstelik Google’ın teklifinin HTC tarafından kabul edilmeye çok yakın olduğu da vurgulanıyor.

Tayvan medyasında çıkan haberlere göre, Google’ın şirkete ne kadar teklif ettiği şimdilik bilinmiyor ancak Google’ın Motorola’yı Lenova’ya satarken Motorola’nın çok sayıda ve çok önemli telekom lisansını elinde tuttuğu biliniyor. Şimdi HTC’nin elindeki teknolojilerle beraber Google’ın Motorola lisanslarını da kullanarak, iPhone’lar ile rekabet edecek güçlü ve aynı zamanda ekonomik telefon modelleri ortaya koyması sürpriz olmayacak.

 

SoftBank telekom sektörü için blockchain ödeme teknolojisi kuruyor

0

Japon telekom devi Softbank, ABD’li GSM operatörü Sprint ile birlikte, telekom sektöründeki oyuncuların kendi içindeki yoğun ödeme işlemlerini daha likiditize hale getirmek için özel bir blockchain ödeme alt yapısı üzerinde çalıştıklarını duyurdular.

Carrier Blockchain Study Group, ya da kısaca CBSG olarak adlandırılan yeni çalışma başka telekom şirketlerine açık. Ayrıca telekom sektörü için blockchain teknolojileri geliştiren bir startup olan TBCASoft da çalışma grubunun bir parçası konumunda. Üç şirket şimdi, pratik, kullanışlı, güvenilir ve esnetilebilir bir blockchain ödeme platformu oluşturmak için çalışacaklar.

Ayrıca, Tayvanlı telekom devi Far EasTone da bu çalışma grubuna katılacağını açıklamış durumda. Konsorsiyumun amaçları arasında, son kullanıcılar için dijital cüzdanlar yaratmak ve bu cüzdanlarla yapılacak ödemelerin tüm dünyadaki GSM operatörleri için geçerli olmasını sağlamak. Böylece insanlar dünyanın neresinde olursa olsunlar, fahiş fiyatlar ödemek zorunda kalmadan iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilecekler.

Veri merkezlerinin olmazsa olmazları! (VİDEO)

0

Günümüzde çok büyük bir öneme sahip veri merkezleri, iyi bir şekilde planlanmaz ve inşa edilmezse ciddi problemlere sebep olabilir. Biz de veri merkezlerinin olmazsa olmazlarını konuşmak adına 2004 yılından bu yana hizmet veren Radore’ye konuk oldu.

Radore kimdir?

2004 yılında kurulan ve ilk etapta ağırlıklı olarak sunucu barındırma, sunucu kiralama ve paylaşımlı web hosting servisleri üzerine hizmet veren Radore, daha sonra Metrocity’e taşındı ve bulut hizmetleri ile yönetilen servisler üzerine yoğunlaştı.

Veri merkezlerinin olmazsa olmazı

Veri merkezlerinde elektrik altyapısı, güvenlik, yedekleme, bağlantı stabilitesi ve müşteri hizmetleri gibi kriterler öne çıkıyor.

Biz de bu kriterleri Radore Veri Merkezi Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol ile konuştuk. Video sizlerle, iyi seyirler.

Amazon, 5 milyar dolarlık yeni bir merkez kuruyor!

Online perakende devi Amazon, gitgide büyüyen yapısı nedeniyle tam 50,000 çalışana ev sahipliği yapacak ve 5 milyar dolar maliyetle inşa edilecek ikinci bir merkez kuracağını açıkladı.

Amazon yeni merkezi nerede kuracak?

Şimdilik “HQ2” olarak anılan bu yeni merkezin, tam olarak nerede kurulacağı açıklanmadı. Bunun yerine şirket yaptığı resmi açıklamada yeni merkezin Kuzey Amerika’da 1 milyondan fazla insanın yaşadığı metropolitan bir bölgede olacağı ve iş dünyasına arkadaş bir çevreye sahip olduğunu açıkladı.

Şirket bununla beraber merkezin uluslararası havalanına maksimum 45 dakika uzaklıkla olmasını ve yakınlarında güçlü bir üniversite sisteminin olmasını da istiyor. Böylece yeni mezun olan başarılı öğrenciler, direkt olarak kariyerlerine Amazon’da başlayabilir ve her iki taraf için de kârlı bir seçenek olur.

5 milyar dolar maliyetle oluşturulacak yeni merkezle ilgili şimdilik tüm bildiklerimiz bu kadar. Bakalım önümüzdeki günlerde merkezin kurulacağı alan ve diğer detaylar açıklanacak mı.

Google Drive kapanıyor!

0

Google’ın bulut depolama servisi Google Drive ömrünü doldurdu. İnternet devi Ekim ayında başlayacağı duyurularla kullanıcılarına Google Drive’ın kapanacağını haber verecek. Kasım ayında uygulamaya destek verilmesi kesilecek. Mart ayında ise uygulama tamamen kaldırılacak.

Google elbette bulut alanından çekilmiyor. Google Drive’ın yerine iki farklı uygulama gelecek. Birincisi, Drive File Stream olacak ve kurumsal kullanıcılara hitap edecek ücretli bir uygulama olacak. Diğeri ise bireysel kullanıcılara hitap edecek olan Backup and Sync uygulaması olacak.

Şirketin açıklamasına göre, iki uygulamanın da kullanım açısından Google Drive’dan farkı olmayacak. Dolayısıyla, Google Drive aslında isim değiştiriyor demek de yanlış olmaz. Ancak ücretli ve ücretsiz versiyonlar arasında bazı farklar bulunacak. 

ABD kredi kuruluşundan 143 milyon kişinin verisi çalındı

0

ABD’de kişilerin kredi notunu kayıt altına alan finansal kuruluş Equifax’ın sunucularına sızan hacker’lar, 143 milyon ABD vatandaşına ait kimlik ve finansal verileri çaldılar. Böylece ABD vatandaşlarının yarısına yakınının kimlik verileri ve finansal geçmişleri, artık hacker’ların eline geçmiş durumda.

29 Temmuz’da keşfedilen açık hakkında yürütülen soruşturmaya göre veri tabanındaki vatandaşların isimleri, doğum tarihleri, kimlik bilgileri, sürücü ehliyet numaraları, sosyal sigorta numaraları, adresleri, finansal bilgileri gibi sayısız veriye erişen hacker’lar ayrıca aktif olarak çalışan 209 bin kredi kartının bilgilerini de çaldılar. Equifax felaketinden etkilenen kullanıcılar arasında ABD bankaları ile iş yapan İngiltere ve Kanada vatandaşları da bulunuyor.

Skandalı daha da büyüten olay ise 29 Temmuz’da keşfedilen açığın basına açıklanması için altı hafta beklenmesi ve açığın keşfedilmesinden bir gün sonra üç önemli şirket yöneticisinin ellerindeki Equifax hisselerini satmış olması. FBI şimdi saldırının sorumlularını bulmak için özel bir soruşturma yürütüyor.

Huawei’nin satışları Apple’ı geçti

0

iPhone üreticisi Apple, artık dünyanın ikinci büyük telefon üreticisi değil. Çinli telefon üreticisi Huawei’nin Haziran ve Temmuz ayındaki telefon satışları, Apple’ın satışlarını geçti. Böylece Apple, 2010 yılından beri ilk defa üçüncü sıraya inmiş oldu. 

Counterpoint Research’ın araştırmasına göre artık ikinci büyük telefon üreticisi olan Huawei’nin ikincilik keyfi çok uzun sürmeyebilir. Önümüzdeki haftalarda yeni iPhone satışlarına başlayacak olan Apple’ın yeniden ikinci sıraya yükselmesi bekleniyor. Ancak geçici de olsa Apple’ın ikinciliği kaybetmesi iPhone satışlarındaki önemli düşüşün habercisi olarak kabul ediliyor.

Öte yandan Çinli dev telefon üreticisi Huawei’nin de rekabeti bırakmayacağı ve güçlü modeller piyasaya sürerek yakaladığı yükseliş trendini sürdürmeye çalışacağı ön görülüyor. Eğer yeni iPhone beklentileri karşılayamaz ve satışları düşük kalırsa Apple’ın pazardaki yeri artık üçüncülük olarak sabitlenebilir.

Amazon, Barselona’da dev yapay zeka merkezi kuruyor

0

Amazon, yapay zeka rekabetinde rakiplerinden geri kalmamak için, Avrupa’da dev bir Ar-Ge merkezi kuracağını açıkladı. Barselona’da kurulacak Ar-Ge merkezinde öğrenen makineler konusunda önemi araştırmalar yapılacak. Merkezde 100 yapay zeka uzmanı mühendis ve bilim insanı görev alacak.

2018 yılında çalışmaya başlayacak olan Ar-Ge merkezi aynı zamanda Amazon’un Avrupa’daki operasyonları için satış destek hizmetlerinin verildiği binada yer alacak. Amazon’un öğrenen makineler konusunda sorumlu yöneticisi Ralf Herbrich, İspanya üniversitelerinde öğrenen makineler ve yapay zeka konusundaki etkileyici çalışmalardan faydalanmak istediklerini ve bu nedenle Ar-Ge merkezi için İspanya’yı seçtiklerinin de altını çizdi.

Amazon’un halihazırda İngiltere’de ve İsviçre’de yapay zeka Ar-Ge merkezleri bulunuyor.

‘Fikrim Var’ diyen geliştiriciler için Google’dan burs

0

Google, Bertelsmann ve Udacity işbirliği ile sunulan eğitimler sayesinde aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 36 ülkeden 75 bin kişi Android ve Web Geliştirici kurslarına katılma imkanına kavuşuyor. 

Geçen yıl on bin kişilik Android geliştirici bursunun gördüğü yoğun ilgi üzerine 75 bin kişiye daha ücretsiz olarak sunulacak online uygulama geliştirme kurslarından yararlanmak için on dakika ayırarak başvuruda bulunmak yeterli. Yenilikçi fikri olanların kendi uygulamalarını geliştirmelerine imkanı sağlayacak eğitim programı için Türkiye’den de 2500 kişiye burs verilecek. 

Türkiye’den 2500 kişiye burs verilecek

Konuyla ilgili olarak Google, ”Macaristan’da yaşayan Ildiko Fekete, ailesiyle ilgilenebilmek için kariyerine ara vererek küçük bir kasabada yaşayan iki çocuk annesi bir edebiyat öğretmeni. Bu yılın başlarında başvurduğu Android geliştiri tamamladıktan sonra çevresel ayak izi programı Greenfeet’i geliştiren Ildiko şimdi de serbest olarak yazılım geliştirme işiyle ilgilenmeyi planlıyor.

Bugün Krakow’da düzenlenen Avrupa çapındaki en büyük uygulama geliştirici etkinliğimiz Google Developer Days – Europe, bu alandaki en yeni teknolojileri öğrenerek becerilerini geliştirmek isteyen Ildiko gibi burstan yararlanan 2000’i aşkın uygulama geliştiriciye ev sahipliği yapıyor.

Tüm bu yoğun ilgiye karşın giderek büyüyen dijital uçurum nedeniyle 2020 yılına gelindiğinde AB’de, Bilgi ve İletişim Teknolojileri alanında yarım milyon civarında istihdam açığı olacağı tahmin ediliyor.

Bertelsmann ve Udacity ile birlikte 75 bin kişiye daha ücretsiz olan bu uygulama geliştirme kurslarından yararlanma imkanı sağlayacağımızı duyurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

Tamamen ücretsiz ve online olarak sunulan eğitim bursundan yararlanmak için 18 yaşını doldurmuş olmak ve on dakika ayırarak başvuruda bulunmak yeterli.


Tümüyle online olarak sunulacak kurslar hakkında ayrıntılı bilgi almak ve başvuruda bulunmak için tıklayın.

Instagram hikayesi, Facebook’tan atılabilecek!

0

Instagram hikaye özelliği, ilk çıktığı günden bu yana müthiş bir popülariteye ulaştı ve Snapchat’i geride bırakmayı başardı. Daha sonra Facebook‘un da kendi ağına dahil edilen hikaye özelliği, şu an test edilen yeni özellikle birlikte daha da gelişecek.

Test edilen yeni özellik aktif olduğunda, kullanıcılar Instagram hikayesini direkt olarak Facebook üzerinden paylaşabilecek.

İki uygulama hikaye özelliğinde birleşiyor

2012 yılında Facebook tarafından satın alınan Instagram’da bu satın alım sonrası paylaşılan fotoğrafların Facebook’ta da görüntülenmesi özelliği gelmişti.

Görünüşe bakılırsa şimdi test edilen özellikle birlikte iki uygulama arasındaki ortak kullanım biraz daha gelişmiş olacak. Henüz direkt olarak hikayeyi Facebook’tan Instagram’a gönderme özelliğinin ne zaman geleceği bilinmiyor. Ancak paylaşılan ekran görüntülerinde bazı hesapların bu özelliği test edebildiğini görebiliyoruz.

IBM, MIT ile ortak yapay zeka laboratuvarı kurdu

0

Yapay zeka yarışında cephe kızışıyor. Bir süper bilgisayar tarafından işletilen yapay zeka servisi Watson’ın sahibi IBM, şimdi yapay zeka çalışmalarını daha ileri götürmek için MIT kampüsünde dev bir yapay zeka laboratuvarı kuruyor.

240 milyon dolarlık yatırımla kurulacak yapay zeka labortauvarında temel olarak Watson’ı geliştirmek için çalışma yapılacak. Ancak bu yatırım sayesinde MIT de Watson’ın kodlarına ve hizmetlerine doğrudan erişim imkanı bulacak.

Laboratuvarda ayrıca yapay zeka yazılımlarının ihtiyacı olan yeni bilişim donanımları tasarlamak, yapay zekayı sanayinin ihtiyaçlarına göre şekillendirmek ve toplumu yapay zeka kullanımına hazırlamak için gerekli ürünleri oluşturmak için de çalışmalar yapılacak.

IBM’in Başkan Yardımcısı Dario Gil’ın açıklamalarına göre şirket bu işbirliğinden kısa sürede meyveler almayı umut ediyor ve bu ortaklık sonrasında yapay zekanın günlük hayatta çok daha fazla görünür olmasını planlıyor. 

Facebook’un yapay zekası kendini Skype ile geliştiriyor

0

Zuckerberg’ün yapay zekayı insanın günlük hayatına sokma çabasının karşısında sadece Elon Musk durmuyor. Ayrıca, yapay zekanın insan mimiklerini ve yüz ifadelerini yeterince doğru taklit edememesi de büyük bir problem. Bu yüzden insan görünümlü bir yapay zeka ile sohbet etmek çoğu zaman garip tepkiler almakla sonuçlanıyor. 

Facebook şimdi bu sorunu aşmak ve yapay zekayı doğru insansı tepkiler vermesi için eğitmek amacıyla Skype’ı kullanmaya başladı. Geliştirdikleri yapay zekaya onlarca saat süren Skype videoları izleten Facebook yapay zeka ekibi, böylece insanların hangi diyaloglar karşısında hangi tepkileri verdiğini, yüz hatlarının nasıl şekil aldığını yapay zekaya öğretmeyi başardılar.

Zuckerberg’in servet ödediği, hatta bazılarını bizzat evlerine gidip Facebook’a girmeye ikna ettiği yapay zeka ekibi bu sorunu yenmek için insan yüzünü 68 ayrı parçaya ayırıp videolarda bu parçaların hareketlerini analiz etmesini sağladılar.

Facebook’tan sızan bilgilere göre yapay zeka artık gerçek bir insan gibi doğal tepkiler vermeye başladı. Bu da yakında Facebook’u veya Messenger’da ortaya çıkacak sanal karakterlerin, insansı görünümleriyle kullanıcılarla sohbet etmeye başlayacağı beklentisini doğuruyor. Bakalım Elon Musk buna ne kadar sinirlenecek?

Werner Vogels şirketlerin dijitalleşme sürecini sıraladı

Dijital iş modellerinde artış, işe alım ve yetenek seçiminde büyük zorluk oluşturuyor ve işletmelerin bugün ihtiyaç duydukları türde beceriler piyasada az bulunuyor. Amazon CTO’su Werner Vogels’e göre; şirketler dijital işlerini şekillendirmede en iyi yetenekleri kendilerine çekmek için hazırlık yapmalı. 

Dijitalleşme gerçek zamanlı olarak daha hızlı iletişim kurmak, daha verimli çalışmak ve daha yaratıcı olmak için şirketlere sınırsız olanaklar sunuyor. Ancak çığır açan dijital iş modelleri öncülere ihtiyaç duyar; Yaratıcılar, ileri görüşlü düşünürler, denenmiş yolu terk etmekten ve işlerine sahip çıkmaktan çekinmeyen, müşteri isteklerini hızla evrimleşen harika ürünlere, hizmetlere ve çözümlere nasıl dönüştüreceğini bilen mucitler. 

 

5 adımda dijitalleşme süreci

Amazon CTS‘su Werner Vogels şirketlerin dijitalleşme sürecini sıralarken, dijitalleşmenin günümüz teknolojisinde vazgeçilmez bir ölçüt olduğunu belirtti. Sadece dikkatle planlanan ve yürütülen bir İK stratejisi, bir şirketin dijital dönüşümünü gerçekleştirmesine ve kendi uzun vadeli hedeflerini gerçekleştirebileceği şekilde gelişmesine olanak tanıdığını söyleyen Vogels, dijitalleşmenin formülünü 5 maddede sıraladı.

Şirketi yeni bir başlangıç ​​için hazırlama 

Bunun bir yolu, önceleri dijital düşüncenin düşmanı olan katı yapıları ortadan kaldırmak. Dijitalleşme, eskiden sınırları keskin çizgilerle belirlenmiş alanları derhal birleştirmeyi gerektirir.   

 Yaratma özgürlüğü tanıyın

Şirketinizi dijital yetenek için çekici kılmanın bir başka yolu da onlara olabildiğince yaratıcılık özgürlüğü vermek.

En yetenekli çalışanlarınızı belirleyin ve onlara ihtiyaç duydukları şeyleri verin

Halihazırda sahip olduğunuz çalışanları teşvik etmek, onlarla kaynaklar sağlamak ve onlara karar yetisi vermek önemli. Çalışanlar fikirlerini gerçekleştirebilmeli ve onlardan sorumlu olmalı. Gelişim her birey için özelleştirilmelidir. Bu bir kurs, bir projeye liderlik etme fırsatı veya şirketin başka bir bölümünde çalıştırılarak yeni bilgiler kazandırma olabilir.

Karma becerilere sahip çalışanlar aranıyor 

En iyi dijital yeteneği bulmanın bir başka yolu da farklı becerilere sahip adayları gözden kaçırmamak. Ayrıca, örneğin otomobil tasarlayan bir kişinin, araç üreticisinin muhtemelen paranın çoğunu veri ve hareketlilik hizmetleri ile kazanacağı gelecekte, değer zincirinin hangi halkasında olacağının tartışılması gerekir. Bunun gerekli beceri setini nasıl etkilediği vaka bazında tanımlanmalı ve değerlendirilmeli.

Burada iki şey önemlidir: Birincisi müşteri odaklı olmak isteyen, müşterilerin istediğini gerçekten anlamak için geleneksel (iç) müşteri ve kurumsal IT sınırlarını aşabilecek, yetenekli bireylere ihtiyacınız var. İkincisi, dijital iş modelleri, şirkete kazandırdıkları uzmanlık ne olursa olsun veriyi gelecekte değer yaratmada önemli bir unsur olarak gören uzmanlar gerektirir.

Maceraya yer açın

Günümüzün dijital yetenekleri, macera ve onlara anlam ifade eden bir iş arıyor. İş yerinde ne kadar rahat hissedecek olurlarsa, şirketinizin başarısı için çalışmaya daha fazla istekli olurlar. Bu yetenekler ayrıca, kendileriyle aynı şekilde düşünen kişilerle çalışmak isterler.

Bir şirket, çalışanlarını etkileyen sorunlarda güçlü bir duruş sergileyerek ve yalnızca kağıt üzerinde değil, her gün çalışanlara yansıyan liderlik ilkelerine sahip olarak da kültür açısından farkını ortaya koyabilir.     

Şirketin dijital dönüşümünü önemli ölçüde hızlandırabilecek doğru yeteneği ekibe katmak elzem. Ayrıca, eğer günlük kurumsal faaliyetleriniz canlı, esnek ve sosyal medya bazlı bir ortam olmada bu yeteneklerin beklentilerini karşılamıyorsa, dijital yerliler sırtlarınızı size dönüp başka yerlere gidebilir.

Intel 1,2 milyar dolarlık cezadan yırttı

0

Avrupa Birliği’nin Intel’e kestiği 1.2 milyar dolarlık tekelleşme cezası için sekiz yıldır mahkemede mücadele eden Intel sonunda davayı kazandı. 

Alt mahkemeler Intel’in itiraz talebini kabul etmedikleri için işlemci üreticisi son şansını da Avrupa Birliği’nin en üst mahkemesinde denemek zorunda kaldı. 2014’ten beri en üst mahkemede devam eden dava nihayet Intel’in lehine sonuçlandı ve yargıç alt mahkemenin Intel’in sunduğu delilleri yeterince incelemediğine kanaat getirerek davanın alt mahkemede yeniden görüşülmesine karar verdi.

Böylece sekiz yıldır devam eden davada yeniden başa dönüldü ve tüm yargılama süreci yeniden başlayacak. Intel’in yeni davada yargıçları kendi tezine ikna edebilirse cezayı ödemekten kurtulacak. AB Komisyonu, 2009 yılında Intel’in rekabeti engelleyen davranışlar sergilediğini öne sürerek o dönem 1.06 milyar Euro ceza kesmişti. Intel ise cezaya itiraz ederek dava açmış anca davalar aleyhine sonuçlandıkça Intel’in bir üst mahkemeye itiraz etmesi süreci 8 yıl boyunca uzatmıştı.

iPara, BDDK lisansı aldı!

0

Online ödeme sistemi alanında çalışan iPara, ödeme işlemlerine aracılık etmek konusunda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) lisansının sahibi oldu. 

2012 yılından bu yana getirdiği yenilikler ve üye işyerlerine sağladığı fark yaratan çözümleri ile sektörün en önemli oyuncuları arasında yer alan iPara şirketi faaliyetlerine BDDK lisansı ile devam edecek. 6493 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Kanunu” uyarınca iPara ödeme işlemlerine aracılık eden şirketlerin arasındaki yerini aldı.

iPara, kendi pazar yeri çözümünü geliştirdi

Konu ile ilgili bir açıklama yapan iPara Satış ve Operasyon Direktörü Avşar Dirgin, “Hizmet verdiğimiz firmalara maliyet tasarrufu ve satış avantajı sağlayan, fark yaratan çözümleri sunmaya devam edeceğiz. Son olarak pazar yerlerinin hali hazırda yaşadıkları ödeme altyapısı sorunlarından yola çıkarak farklı iş modellerine uyum sağlayabilen ve ihtiyaçlara cevap verebilen daha esnek ve kulanımı kolay yeni nesil pazar yeri çözümümüzü geliştirdik. Ödeme sistemi hizmetlerimiz dışında başlattığımız Uçuran Fırsatlar Programımız ile üye işyerlerimize kargo, insan kaynakları, elektrik, su, danışmanlık; e-posta yönetimi konularında birçok firma ile işbirlikleri yaparak özel avantajlar ve tedarik olanakları sunuyoruz” dedi.

Sosyal medya pazarlamasında başarılı olmak için 5 altın kural

0

Sosyal medya ve pazarlama, son yıllarda ciddi anlamda bütünleşti diyebiliriz. Gün geçtikçe artan sosyal medya kullanımı, pazarlama ve reklam stratejilerinin de bu tarafa kaymasına sebep oluyor. En hızlı şekilde büyük kitlelere erişim için sosyal medya ve dijital pazarlamanın önemi de arttı. Peki, sosyal ağlarda da iyi bir pazarlama için nelere dikkat etmeniz gerekiyor? 

Sosyal medya pazarlamasının 5 altın kuralı!

Sosyal ağlardaki pazarlama ve reklam stratejilerinde başarılı olmak için ilk olarak kitlenizi dinlemeniz gerekiyor. Hedef kitlenizin paylaştığı içerikleri okumak, onların yer aldığı forum ve benzeri alanlarda yer almak, onların neye önem verdiğini anlamak için oldukça önemli. Hayatlarındaki önemli şeyleri öğrenirseniz kitlenize temas etmeniz daha kolay olacaktır!

WhatsApp’ta kurumsal dönem başladı!

Hedefinize ve kitlenize odaklanmanız, pazarlama stratejilerinizin isabetli olması için gereken önemli kurallardan biri. Odağı yüksek bir sosyal medya çalışması ve içerik stratejisi oluşturmak, ilgili kitleye ulaşmanızı kolaylaştıracaktır. Odağı düşük ve geniş kapsamlı çalışmalar teorik olarak efektif gibi görünse de sonuç olarak istenilen rakamlara ulaşmayabilir. 

Başarılı bir dijital medya reklam çalışmasında, kitlenin niteliği yerine niceliğine odaklanmak çok daha önemli. Paylaşımlarınızı takip etmeyen 10.000 kişi yerine, sıklıkla takip eden ve etkileşim içinde bulunan 1000 kişi çok daha fayda sağlayacaktır. 

Sabır olmazsa olmaz!

Sosyal medyada, hedeflenen erişim ve etkileşim bir gecede olmayabilir. Bu yüzden sabırlı davranmak, her konuda olduğu gibi, dijital reklam ve pazarlama için de oldukça önemli. Paylaşımlarınız zaman içinde daha büyük kitlelere daha kısa sürelerde ulaşacaktır. 

Fenomenler ne kadar etkili olabilir?

Sosyal medya üzerinden yapılan reklam çalışmalarında, fenomenlerin kullanımı ciddi oranda arttı. Çok ciddi takipçi sayılarına sahip bu kişiler, bir markanın veya ürünün büyük kitlelere erişimi için kritik seviyede önem taşıyor. Bütçe noktasında rakamları daha yukarılara çekse de, fenomenlerle ortaklaşa yapılan reklam çalışmalarının dijiltal medyadaki etkisi tartışılmayacak seviyede olabilir.  

Dijital pazarlama ve reklamcılık için öncelikli olarak bu kurallara dikkat etmekte fayda var. Çalışması yapılacak olan içeriklerin, gerçek kitlelere ulaştırılması, deyim yerindeyse kuru kalabalık olarak adlandırılacak kitlelere ulaşmasından çok daha verimli olacaktır.

WhatsApp kurumsal kullanıcılardan ücret alacak

0

Facebook, WhatsApp için bir gelir modeli oluşturduğunu duyurdu. Buna göre sosyal medya servisi, anında mesajlaşma yazılımı WhatsApp’ı kullanarak müşterilerine ulaşmak isteyen kurumsal kullanıcılardan ücret almaya başlayacak.

Facebook’un duyurduğu plana göre, kurumsal kullanıcılar için özel olarak geliştirilen ve bir süredir de test aşamasında olan özel bir uygulama ile WhatsApp’da kurumsal hesapların yönetilmesi mümkün olacak ve bu hesaplar üzerinden müşteri ilişkileri ya da kurum içi operasyonların ihtiyaç duyduğu iletişim hizmetleri veya mesaj botları ile sipariş almak, satış yapmak, teknik servis vermek gibi hizmetler yönetilebilecek. Ancak bu uygulamanın kullanımı ücrete tabi olacak ve kurumlar abonelik ücretlerini ödeyerek uygulamayı kullanmaya devam edebilecekler.

Öte yandan, ücretlendirmenin boyutu hakkında henüz açıklama yapılması. Facebook’un hangi kriterlere göre ve ne kadar ücretlendirme yapacağı henüz bilinmiyor. Fakat dünyanın en popüler mesajlaşma yazılımına dönüşen WhatsApp üzerindne müşterilerine ulaşmak isteyen firmaların WhatsApp üzerinde kurumsal hesaplarını yönetmek için görece yüksek ücretleri kabullenebilecekleri tahmin ediliyor.