Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, bugüne dek lüks segmentte ürettiği otomobillerle binek otomobil alanında elektrikli araçlara karşı var olan ön yargıyı kırarak elektrikli otomobillerin de yüksek performansa ve uzun menzile sahip olabileceğini kanıtladı.
Tesla şimdi, asıl performans isteyen alana, yük taşıma alanına giriyor. Elon Musk, Tesla’nın küçük kamyonunun Eylül ayında tanıtılacağını haber verdi. Yeni elektrikli kamyonun satışa çıkması ise 18-24 ayı bulacak.
Eylül ayında Tesla Semi adındaki küçük kamyonun yanında Tesl ayrıca Model X’i temel alan bir minibüs tanıtacağını da duyurdu. Diğer bir deyişle, Tesla artık elektrikli motorla ağır yük taşımaya hazırlanıyor.
ABD’nin 2018 bütçesini hazırlayan Trump yönetimi, çevre koruma programlarına dair pek çok bütçeyi keserken, NASA’nın bütçesine son derece bonkör davrandı. Trump NASA bütçesinden sadece çevre kirliliklerini takip eden uzay programlarının bütçesine denk gelen 200 milyon doları keserek, NASA’dan dünyanın çevre polisliğini yapma görevini bırakmasını istedi. Ancak diğer programların bütçesi sabit kalırken Trump’ın özellikle Ay’a yönelik projeleri parlatmak istediği düşünülüyor.
Trump yönetimi ile NASA yöneticileri arasında geçen yazışmalardan basına sızanlara göre, Trump yönetimi NASA’dan Ay’daki madenlerin bir haritasını çıkarmasını istiyor. Böylece yakın tarihte Ay’da başlayacak madencilik çalışmaları için ABD’li şirketlerin avantajlı olmasını planlıyorlar. Bir diğer deyişle bugüne kadar milyarlarca dolar yutan NASA yakında madencilik sektörüyle beraber ABD için para basan bir makineye dönüşecek.
Uzay’da madenciliğin başlaması ile uzak gezegenlere de daha kolay ulaşmak mümkün olacak çünkü uzay gemilerini dünyadan ağır yakıt yüküyle kaldırmaya çalışmak yerine uzay gemilerine uzayda yakıt ikmali yapılabilecek.
Uzay madenciliği şirketlerinin dünyada nadir bulunan madenleri Ay’dan getirmesi halinde, dünyadaki madencilik sektöründe de önemli değişimlerin olması bekleniyor.
Her gün 1,5 milyar insana spam reklam postaları göndererek, milyonlarca dolar servet yapan ve üstelik on binlerce bilgisayara virüs bulaştıran Rus asıllı bilgisayar yazılımcısı ve Spam Kralı Pyotr Levashov’u İspanya’da tutukladı.
Kazandığı milyon dolarlarla Avrupa’da tatil yapmak isteyince yakayı ele veren Spam Kralı’nı kurduğu botnet ağı, dünyanın en güçlü spam gönderim ağlarından biri olarak biliniyor. Kurduğu sistem için bir fiyat listesi de hazırlayan Pyotr Levashov, böylece spam reklamlar göndermek isteyen şirketlere veya kişilere kolayca hizmet verebiliyordu.
Severa takma adıyla tanınan yazılımcı, ailesiyle çıktığı İspanya tatilinde tutuklanırken, hakkındaki arama emrinden haberi olmayan Spam Kralı’nın tutuklanmasına çok şaşırması da dikkatlerden kaçmadı.
Hacker’ların idolü
Öte yandan Rus hacker camiası içinde bir idol gibi görünen Severa’nın, sayısız hacker’a örnek ve destek olduğu da iddia ediliyor. Rusça yayın yapan çok sayıda hacker forumunda Severa’dan bir kahraman ve idol olarak bahsedilmesi Spam Kralı’nın kurduğu dev spam impartorluğunun gücünü de ortaya koyuyor.
Hacker’lar, faaliyet gösterebilmek için ihtiyaç duydukları zombiye çevrilmiş bilgisayarları, özellikle spam e-mailler vasıtasıyla virüslü sitelere yönlendirilen dikkatsiz/bilinçsiz kullanıcılar sayesinde elde ediyorlar. Dolayısıyla çok geniş kapasiteye sahip bir spam e-mail ağı hacker’lar açısından altın değerine sahip.
Dünyadaki en büyük spam ağlarını ve bu ağlardan sorumlu hacker’ları listeleyip takip eden Spamhaus isimli araştırmaya göre, tutuklanan Levashov dünya klasmanında 7. sırada yer alıyor.
Microsoft 2010 yılında Levashov’un spam ağını çökertmek için gizli bir “hacking” operasyonu düzenlemek zorunda kalmış ve bu sayede dünyanın internet alt yapısına yoğun şekilde zarar veren spam ağını bir nebze zayıflatmayı başarmıştı ancak bu saldırı da Levashov’u durdurmak için yeterli olmamıştı.
Sosyal medya devi, United Airlines hava yollarında çıkan “yolcuyu uçaktan atma” krizi nedeniyle zor anlar yaşıyor.
United Airlines hakkındaki yorumları sildiği ve eleştirilere sansür uyguladığı iddia edilen Twitter şimdi kızgın kullanıcıların tepksini üzerine çekmiş durumda.
Kriz, United Airlines’ın hostesleri tarafından tamamen rastgele seçilmiş hiçbir şeyden habersiz iki yolcunun, yaka paça uçaktan atılmasıyla başlamıştı.
Rastegele yolcu seçip uçaktan atmak
Kabindeki yolcuların çektikleri videolarla ortaya çıkan skandal, United Airlines’ın kendi çalışanları için uçakta yer açmak istemesi ancak uçakta yer olmadığı anlaşılınca, hosteslerin çalışma arkadaşları için uçaktan iki kişiyi rastgele seçerek uçaktan attırmasıyla ortaya çıkmıştı. Yolcular uçaktan inmek istemeyince hostesler polis çağırarak yolcuları yaka paça ve yerlerde sürükleyerek uçaktan atmıştı. Havayolu şirketi ise bunun, o uçuşta uçması gereken ancak yer bulamayan şirket çalışanlarına yer açmak için yapıldığını açıklamıştı.
Bunun üzerinde tüm dünyada United Airlines hava yollarına büyük tepki doğmuş, hava yolu şirketini eleştiren yüz binlerce tweet atılmıştı.
Twitter reklamverenine kıyamadı
Fakat bazı Twitter kullanıcıları şimdi Twitter’ın çok yoğun ilgi gören, çok paylaşılan tweet’lerinin silindiğini iddia etmeye başladılar.
Kullanıcılar sosyal medya servisini, büyük reklamvereni olan United Airlines hakkındaki eleştirilere sansür uygulamakla suçluyorlar.
United Airlines hakkında yoğun eleştiriler yapan @Jay_Beecher isimli bir kullanıcının iddia ettiği sansür uygulamasına dair tweet’i de şöyle:
Twitter responds to my tweet asking why they are deleting negative tweets about United Airlines…by DELETING my question lol @socialdivapic.twitter.com/3kZNKut13C
Öyle görünüyor ki, hava yolu krizinde gelinen noktada ibre şimdi de Twitter’a dönmek üzere. Twitter ise eleştiri tweet’lerini sildiği iddialarına sessiz kalarak iddiaların doğruluğunu onaylamış bulunuyor. Bu da Twitter’ı özgür ve bağımsız bir platform olduğu için kullanan çok sayıda gazeteci ve yazarın, sosyal medya uygulamasına tepki göstereceği anlamına geliyor. Öyle ki, Twitter kendini tanımlarken tüm dünyadan sayısız gazeteci ve yazarın, özgürce yayın yapabildiği bir platform olduğunu öne sürerek kullanıcıları cezbetmeyi tercih ediyordu. Dolayısıyla bu krizin yoğun bir kullanıcı kaybıyla beraber borsada hisse senedi değerinin de düşüşüne neden olabileceği endişesi yaşanıyor.
Kanadalı Blackberry telefon üretmeyi bırakmış olabilir ama mahkemenin hükmettiği tazminatları toplayarak bir süre daha kasasını doldurmaya devam edebilir.
Blackberry’nin telefon ürettiği yıllardan kalan hesaplarında, Qualcomm’un uyguladığı fiyatlandırma nedeniyle zarara uğradığını iddia etmesiyle açılan davayı gören mahkeme Blackbery’nin haklı olduğuna karar vererek Qualcomm’a 815 milyon dolarlık ceza kesti. Kesilen cezaya ise faizler ve mahkeme/avukat masrafları dahil değil.
Öte yandan Qualcomm, Blackberry’nin kazandığı tazminatın Qualcomm hakkında devam eden başka davalarla alakalı olmadığını ve diğer davaların kendi seyrinde devam edeceğini vurgularken Blackberry hisselri borsada bir günde %15 değer kazandı.
Mahkeme, faiz ve mahkeme masraflarını tespit ederek cezanın son halini tespit etmek için 30 Mayıs tarihinde yeniden toplanacak böylece Qualcomm’un ödeyeceği rakam 1 milyar dolara biraz daha yaklaşmış olacak.
Popüler müzik servisi Spotify’ın üst düzey yöneticilerinden Global Ortaklıklar ve İş Geliştirme Direktörü Chris Bevington’ın, İsveç’te düzenlenen kamyonlu terör saldırısında hayatını kaybettiği açıklandı.
Duyuruyu, Spotify CEO’su Daniel Ek, Facebook hesabından yaptı. İngiliz vatandaşı olan Chris Bevington İsveç’teki Spotify ofisinde çalışıyordu.
5 yıldan uzun zamandır Spotify’da çalışan, neşeli, aktif ve motive edici karakteriyle iş arkadaşları arasında da çok sevilen Chris Bevington’un ölümü nedeniyle şirkette de yas ilan edilmiş durumda.
Diital dünyada verilerin korunması çok önemli bir probleme dönüştü. Floppy disklerin ömrünün sadece 3-4 yıl olduğu anlaşıldıktan sonra verileri yüzlerce yıl koruyacağı düşünülen CD ve DVD’lerin de aslında 10 yıl içinde kullanılamaz hale geldiği gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalmıştık.
Halihazırda çok büyük miktarda dijital verinin CD’ler üzerine kaydedilmiş olduğu ve hergün büyük bir miktarının kaybedildiği düşünülüyor. Öyle ki bilim insanları, insanoğlunun geleceğine miras kalacağını umduğu bugünün arşivlerinin büyük bölümünün dijital veri saklama mecraları üzerinde yok olacağını ve gelecekte bugünü araştırmak isteyen tarihçilerin çok az veri bulabileceğini düşünüyor. Diğer bir deyişler, 2000’li yıllardan itibaren insanlık geleceğe çok az kayıt bırakacak şekilde yaşıyor.
Rus bilim insanları şimdi, verileri ölümsüz kılacak yeni bir teknoloji geliştirdiklerini duyurdular. 100 bin yıl boyunca verileri bozulmadan saklayabilecek, suya, yangına, ısıya, uzay radyasyonuna karşı dayanıklı bir materyalden üretilen yeni disk, insanlığın dijital arşivlerini korumak için tek çözüm olabilir.
Yeni disk aslında CD, DVD ve BluRay formatlarında kullanılabiliyor ve aynı çapta kesilmiş bir diskten oluşuyor. Ancak diskin materyali quartz camından oluşuyor. Üstelik bu diskteki veri miktarını 1 tb’a kadar büyütmek mümkün. Bu da, CD, DVD veya BluRay ile mümkün olmayan bir veri miktarı anlamına geliyor.
Ruslar yeni diskleri kütüphanelerde ve okullarda test edecek ve 2021’den itibaren ticari olarak piyasaya sürecekler.
Toshiba’da işler hiç iyi gitmiyor. Japon elektronik devinin 2005 yılında 5,4 milyar dolar ödeyerek satın aldığı Westinghouse’da yaşanan dev zararlar şirketin tüm varlığını zora soktu.
Nisan-Aralık 2016 döneminde 4,8 milyar dolar zarar ettiği ortaya çıkan Westinghouse’daki nükleer kara deliğin bu kadarla sınırlı kalmayabileceği ortaya çıktı.
Westinghouse’un ABD’de sahip olduğu nükleer santrallerin büyük zarar etmesinin ardından yapılan soruşturmada, şirketin Aralık-Mart döneminde bir bukadar daha zarara sürüklendiği ortaya çıktı. Buna göre Toshiba, önümüzdeki günlerde nükleer santral işinde 9.2 milyar dolarlık zarar açıklamayı bekliyor.
Toshiba hissedarlarını uyarmak zorunda kalan şirketin CEO’su Satoshi Tsunakawa medyaya verdiği beyanda, şirketin durumunun hiç iyi olmadığını itiraf etti.
Toshiba’nın önümüzdeki günlerde açıklayacağı mali raporlar Japonya mali bürokratları tarafından incelenecek ve maliye raporlarda gidişatı tehlikeli bulursa, Toshiba hisselerini Tokyo borsasından kaldırabilecek. Bu da Japonya’da Toshiba hisselerini elinde bulunduran yatırımcılar için kabus anlamına geliyor.
Öte yandan Toshiba ABD’de iflasa karşı koruma isteği de yaptı. Artan üretim maliyetleri nedeniyle nükleer santrallerde üretilen elektriği daha ucuza satmak zorunda kalan Toshiba, insanlar elektrik kullandıkça zarar ediyor. ABD’da iflas koruma yönetimi durumu inceledikten sonra Westinghouse nükleer santrallerinin kendi gözetimi altında satışına da karar verebilir. Burada tek sorun, Tesla gibi herkese güneşten bedava elektrik üretme sistemleri satan şirketler hızla yükselişteyken çok pahalı kalan nükleer elektriği üretmek isteyecek yatırımcının bulunmayışı. Diğer bir deyişle, Toshiba Westinghouse santrallerinden çok ağır bir zararı sineye çekmek zorunda kalabilir.
Popüler sosyal medya uygulaması Snapchat’in sahibi olan Snap borsaya açılalı fazla zaman olmadı. Toplamda 20 milyar doları geçen bir değerlendirmeye ulaşarak herkesi şaşırtan Snap’in hisseleri ise şu sıralar hızla değer kaybetmeye başladı.
Facebook Snap’e sert vurdu
Snap hisselerinde yaşanan düşüşün nedeni ise Instagram. Facebook’un fotoğraf paylaşım platformu Instagram, kullanıcıların birbirine 24 saat içinde kaybolan fotoğraf ve videolardan oluşan mesajlar gönderebilmesini mümkün kılan özelliği yayına alınca, Snap’in borsadaki hisseleri de hızla değer kaybetmeye başladı.
Snapchat’in bir özelliği olan kaybolan mesajları taklit eden Instagram, böylece gençlerin Snapchat’e kaymasını önlemeyi umut ediyor. Yatırımcılar ise Facebook gibi bir devin, Snap’in önünü kesmekte başarılı olacağını düşündüklerinden olsa gerek, Instagram’daki her yenilik Snap hisselerinin değer kaybetmesi için yeterli oluyor.
Apple ve Qualcomm arasındaki yasal savaşta beklenen oldu ve Qualcomm da Apple’a milyar dolarlık tazminat davası açtı. Böylece 2010’a doğru Apple ve Samsung arasında başlayan karşılıklı dev davalar açma savaşının şimdi de Apple ve Qualcomm arasında başladığı düşünülüyor.
Apple, Ocak ayında Qualcomm’a 1 milyar dolarlık tazminat davası açmış ve piyasadaki hakim konumunu kullanarak Apple’a ürünlerini zorla sattığını, kendi ürünleri dışında ürün kullanmama şantajı yaptığını iddia etmişti.
Uzun yıllardır Qualcomm ile beraber çalışan ve iPhone’dan iPad’e kadar çeşitli ürünlerini Qualcomm’un ürettiği işlemciler veya çip sistemleri ile üreten Apple’ın bu hamlesi, piyasadaki diğer üreticilerin de Qualcomm’un tekelci yapılanmasından rahatsızlığını dile getirmesine neden olmuş ve bir isyan başlamıştı. Apple’ın bu davası, Çin hükumetini de harekete geçirip Qualcomm hakkında tekelcilik suçlamasıyla dava açmasına ön ayak olmuştu.
Qualcomm şimdi Apple’ın ürünlerini Qualcomm teknolojileri sayesinde hayata geçirebildiğini ve kazandığı paranın büyük bölümünü Qualcomm sayesinde edindiğini ancak sözleşmelerini bozmak için markasına zarar verdiğini iddia ederek tazminat davası açtı.
Qualcomm’un mahkemeye sunduğu uzun bir suçlama listesinde dikkat çeken detaylar arasında Apple’ın telefonlarında kullandığı Qualcomm çiplerinin gücünü kasten kısıtlayarak markanın modem çiplerinin performans algısını düşürmesi gibi suçlamalar var.
Şimdi, iki dev arasındaki karşılıklı davalar açma sürecinin, farklı alanlara da sıçraması ve tahmin edilmesi çok zor suçlamalarla birbirlerine milyar dolarlık tazminat davaları açmaları bekleniyor.
Microsoft, Google tarafından desteklenen popüler Kubernetes konteyner platfromunun arkasındaki teknolojilere sahip olan Deis’i satın alarak kendi bünyesine kattığını duyurdu.
Satın almanın fiyatı konusunda bir açıklama yapılmadıysa da, Deis’i 2015’te yok fiyatına satın alan Engine Yard’ın konteyner platformunu Microsoft’a satarken önemli bir kazanç sağlamış olduğu tahmin ediliyor.
Microsfot aslında konteyner teknolojisi alanında Azure Container platformunu kullanıyor olsa da, Deis’in sahip olduğu teknolojilerle kendi platformunu güçlendireceği düşünülüyor. Öte yandan Kubernetes’in de artık Azure Container içinde en popüler platforma dönüşmesi bekleniyor.
Konteyner platformları sayesinde şirketler ihtiyaç duydukları uygulamaları kolayca oluşturarak iş sürçelerinde hizmete koyabiliyorlar. Deis sayesinde, Kubernetes konusunda uzman çok sayıda uygulama geliştiricinin Azure Container platfromuna yönelmesi ve Microsfot’un bu alanda önemli bir avantaj elde etmesi planlanıyor.
Accenture İnsanlar için Teknoloji ana temasıyla yayınladığı rapor ile insanlar için ihtiyaçları kesintisiz olarak öngören ve aşırı kişiselleştirilmiş deneyimler sunan teknolojilerin ortaya çıkmaya başladığını bizlere göstermeyi amaçlıyor.
Accenture Türkiye Teknoloji Grubu Ülke Lideri ve Yönetici Ortağı Emre Hayretci, 2017 teknoloji trendlerini değerlendirerek, bizlere çok özel bilgiler verdi. Söz konusu röportajımıza ve raporun yazılı detaylarına hemen aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Raporda ilginç veriler göze çarpıyor. Türkiye dahil 31 ülkeden 16 sanayide 5.400’den fazla iş ve IT yöneticisinin katılımıyla yapılan Accenture Teknoloji Vizyonu 2017 raporuna göre yılın teknolojitrendleri şu şekilde:
Yapay zeka
Yapay zeka, sistemlerle işlem yapma ve etkileşim kurma tarzımızı destekleyen yeni kullanıcı arayüzü haline geliyor. Ankete katılanların yüzde 73’ü yapay zekanın müşterilerin bilgi edinme ve bunlarla etkileşime girme biçiminde devrim yaratacağı konusunda hemfikir.
Ekosistem güç oyunları
Birden fazla hizmete tek bir erişim noktası sağlayan platform şirketleri, şirketlerin nasıl çalıştığı ve rekabet ettiği konusunda kuralları yıktı. Şirketler artık yalnızca bir platform stratejisine değil, sağlam bir ekosistem yaklaşımına ihtiyaç duyuyorlar. Ankete katılan yöneticilerin dörtte biri dijital ekosistemlerin kuruluşlarının değer verme biçimini değiştirdiğini söylüyor.
İşgücü Pazarı
İsteğe bağlı çalışma platformları ve hızla artan çevrimiçi yönetim çözümlerinin bir araya gelmesiyle Sanayi Devrimi’nden bu yana en kapsamlı ekonomik dönüşümün yollarını sürükleyen yetenek pazarları oluşuyor. Ankete katılan yöneticilerin yüzde 85’i, kuruluşlarının bağımsız serbest çalışanlarının sayısını önümüzdeki yıl içerisinde artırmayı planladıklarını söylüyor.
İnsanlar için tasarım
Teknoloji tasarımları insanlar tarafından, insanlar için yapılıyor… Teknoloji, hayatlarımızı nasıl geliştirebileceğini öğrenmek için davranışlarımıza adapte oluyor. Ankete katılan yöneticilerin yüzde 80’i, şirketlerin yalnızca insanların bugün nerede olduklarını değil, nerede olmak istediklerini de anlamaları, sonuçların gerçekleştirilmesi için teknolojiyi rehberlik edecek şekilde şekillendirmesi gerektiğini kabul ediyor.
Keşfedilmemiş
Günümüzün ekosistem odaklı dijital ekonomisinde başarılı olmak için, işletmeler, tamamen yeni endüstriler için kurallar ve standartlar oluşturma fırsatlarını yakalamalıdır. Sadece yeni ürün ve hizmetleri sunmaya odaklanmak yerine, tamamen yeni endüstriler için kurallar ve standartlar oluşturmak için daha büyük düşünmelidirler. Ankete katılan yöneticilerin yüzde 74’ü, kuruluşlarının henüz tanımlanamayan tamamen yeni dijital endüstrilere girdiğini söylüyor.
Raporla ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Japonya’da Nikkei Asian Review tarafından yayınlanan bir habere göre, Vestel, Toshiba TV birimini satın almayı planlıyor. Kısa bir süre içinde Türk basınında da yer alan bu gelişme ile ilgili Vestel tarafından resmi bir açıklama yapıldı.
Vestel’den Toshiba TV bölümü hakkında açıklama geldi!
Yapılan açıklamaya göre, Vestel, bu konuyu değerlendirme aşamasında tutuyor ve büyüme stratejileri içinde ilgili birimlerle görüşmelerini sürdürüyor. Geçtiğimiz dönemlerde Toshiba marka televizyonlar ile ilgili lisans anlaşması imzalayan ve Manisa Vestel City’de üretilen Toshiba marka televizyonların Avrupa’da satış, pazarlama ve tedarik gibi faaliyetlerini üstelenen Vestel, ilerileyen dönemler için büyüme stratejileri kapsamında bu konunun gündemde olduğunu ve görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.
Sanal gerçeklik çok etkileyici bir teknoloji olsa da, aynı akıllı telefonlarda olduğu gibi, doğru ve kaliteli uygulamalar olmadan sanal gerçeklik tek başına kullanıcılar için bir anlam ifade etmiyor.
Google da şimdi bu gerçeğin farkında olarak, kendi VR sistemleri için başarılı uygulamalar geliştirecek mühendislerin peşine düşmüş olabilir.
Rakip ekosistemden önemli transfer
Steam üzerinde yayına giren ve büyük beğeni toplayan sanal geçeklik uygulaması SoundStage’ın yapımcısına teklif götüren Google, yapımcı Logan Olson’ı kendi VR ekibine katmayı başardı. Daha önce Oculus Rift ve Vive için uygulama geliştiren Olson artık Google’ın VR platformu Daydream VR için uygulama geliştirmeye devam edecek.
Öte yandan çok kısa süre önce Google’ın şef oyun tasarımcısı Noah Falstein’ın istifa etmiş olması, Logan Olson’ın sanal gerçeklik oyunlarını yönetecek yeni şef olabileceği ihtimalini de ortaya çıkarıyor.
Google geçen yıl da, sanal gerçeklik uygulamaları geliştirmeye yardımcı olacak bir başka sanal gerçeklik uygulaması Tilt Brush’ı satın alarak, sanal gerçeklik konusunda önemli bir oyuncu olmak için yatırım yapmaya devam edeceğinin altını çizmişti. Şimdi Oculus ve Vive alanında tanınmış bir yapımcıyı da işe alarak yakında yeni sürprizler ortaya çıkarmak istediğini belli etmiş oldu.
Akıllı telefon pazarı OLED ekranlı telefonlarla dolmaya başlarken, yeni Pixel akıllı telefonların OLED ekranlarını garanti altına almak isteyen Google, LG’nin OLED üretim imkanlarını geliştirmesinde kullanılmak üzere 880 milyon dolar teklif etti.
Böylece Samsung kendi kıvrık ekranlı telefonları için giderek daha fazla OLED ekran talebinde bulunurken ve Apple’ın bazı yeni iPhone modellerinde OLED ekran kullanacağı anlaşılmışken, Google LG’nin OLED ekran üretimine ortak olarak bir taşla iki kuş vurmuş olacak.
Google veya LG yöneticileri henüz bu teklif hakkında bir yorum yapmış değil.
Ocak ayında 13 milyon dolar yatırım aldığını açıklayan online ödeme çözümleri geliştiren iyizico, kısa süre önce yatırım miktarının 15 milyon dolara çıktığını duyurdu.
Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi açısından umut verici bir gelişme olan bu yatırım hakkında detayları, iyizico’nun CEO’su Barbaros Özbuğutu ile konuştuk.
Barbaros Özbuğutu, yeni girişimlere hazırlanan genç şirketlere önemli tavsiyelerde bulundu ve başarıya ulaşmaları için neler yapmaları gerektiği konusunda ipuçları verdi.
Ayrıca, yine girişim analiz programı Startups Watch’ın etkinliğinde Hasan Aslanoba ile Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi hakkında gerçekleştirdiğimiz sohbetimizi de bu link üzerinden izleyebilirsiniz.
Girişim analiz programı Startups Watch’ın etkinliğinde karşılaştığımız Hasan Aslanoba, Türkiye’deki girişimler ve yatırımlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Startups Watch’ın, somut verilerden elde ettiği veriler ışığında yatırımcı ve girişimciler için 2017’nin ilk çeyreğine ait rakamların açıkladığı toplantıda Hasan Aslanoba ile karşılaştık.
Son gelişmelerin ardından Türkiye ile dünyadaki girişimcilik ekosistemi arasındaki makasın fazlasıyla açıldığına dikkat çeken Aslanoba, ülkemizin biraz normalleşmesi halinde yatırımların tahmin ettiğimizden daha fazla geleceğine işaret etti.
Genç nüfusu e teknolojiye yatkınlığı nedeniyle, asla karamsar olmadığını belirten ünlü yatırımcı, pazarın sunduğu muazzam imkanların tam olarak anlaşılmadığına değindi.
Hasan Aslanoba’nın techinside.com için yaptığı açıklamalarda hem girişimcilere tavsiyeler hem de yatırım yapmak için ilgilendiği alanlar bulunuyor.
Bir zamanlar tüm dünyada taksi kavramını değiştirerek otomobil sahibi olan ve ek gelir elde etmek isteyen herkesi taksiciye çevireceği düşünülen Uber, birer birer kalelerini kaybediyor.
Avrupa’daki varlığı büyük tepki gören ABD’li araç paylaşım uygulaması, şimdi İtalya’dan tamamen çıkartıldı. Avrupa’nın neredeyse bütün büyük ülkelerinde ya yasak ya da yasaklanmak üzere davalı durumda olan Uber, İtalya’daki davada, haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle tamamen yasaklandı.
Böylece taksicilerin yolcu taşımak için devlete çok büyük lisans ücretleri ve vergi ödediğini belirten meslek grupları Uber’e karşı açtıkları davayı kazanmış oldular.
Mahkemenin kararı Uber’in İtalya’da hizmet vermesini tamamen yasaklarken, Uber reklamlarının da İtalya’da gösterilmesini yasaklıyor.
Öte yandan Uber sadece Avrupa’da değil, ABD’de de kalelerini kaybediyor. Ülkede Austin şehri, Uber’in haksız rekabet yaratıp yaratmadığını tartışıyor ve Uber’in Austin’de yasaklanması için büyük bir kampanya yürütülüyor.
Şirketlerin IT çalışanları işlerini yapay zekaya kaptırmanın eşiğindeler. IBM’in geliştirdiği yapay zeka servisi Watson artık, IT çalışanlarının verdiği teknik desteği vermeye başladı. Üstelik aynı bir insan gibi konuşarak, sorular sorarak ve konuşulanları dinleyip cevaplar vererek, ofis katlarındaki IT problemlerini dakikalar içinde çözüyor.
e-posta hesabının şifresini unutan bir çalışan veya daha fazla depolama alanına ihtiyaç duyan bir başka çalışan ya da bilgisayarına farklı bir ofis yazılımı kurdurmak isteyen bir diğer çalışan artık IT departmanına telefon açtığında karşısına Watson çıkabilir.
Tüm isteklere, sorulara, insan gibi konuşarak karşılık veren Watson, sorunları da birkaç saniye içinde çözerek şirketlerde işlerin aksamasını önlüyor. Eğer Watson’ın müdahaleleri sorununun çözümü için yeterli olmazsa, gerçek bir insan telefona çıkıyor ve olaya müdahale ediyor.
IBM bu yeni servisi sayesinde dünyadaki pek çok büyük şirketin IT departmanına yerleşmeyi planlıyor. Binlerce çalışanı olan dev şirketlerin IT destek departmanında çoğu zaman onlarca teknik destek görevlisinin bile yeterli olmadığı durumlar yaşanabiliyor. IBM ise 7 gün, 24 saat, hiç uyumadan, hiç tatil yapmadan çalışacak Watson ile artık teknik destek çalışanlarının en büyük rakibi ve kabusu olacak gibi görünüyor.