Veri güvenliği alanında Türkiye’de 2014 yılından beri Cryptolocker başta olmak üzere birçok fidye yazılım saldırısında ciddi oranda artış yaşanıyor. Bireysel kullanıcılardan büyük orta ve küçük ölçekli şirketlere kadar birçok kurum da bu saldırılardan ciddi oranda etkileniyor. Bu saldırılar öyle bir hale geldi ki, Türkiye 2015’in ilk üç ayında en çok fidye yazılım saldırısına uğrayan dünyadaki dördüncü ülke oldu.
Kullanıcıların bilgisayarlarını ve dosyalarını kilitleyerek belli bir para ödenmesi durumunda açılacağını vaat eden fidye yazılım tehditleri gün geçtikçe gelişiyor ve değişiyor. İnternet ve veri güvenliğinde dünyaca çapında çözüm sağlayıcı Trend Micro, Cryptolocker gibi fidye yazılımları başta olmak üzere birçok veri güvenliği tehdidine karşı yeni nesil çözümler sunuyor. Özellikle işletmelere yönelik Trend Micro OfficeScan ile kötü amaçlı yazılımlara karşı önde gelen koruma sağlıyor. Bunun yanında bulut tabanlı küresel tehdit istihbaratı sayesinde hem fiziksel, hem de sanal uç noktaları tehditlere karşı anında koruma sunuyor.
Trend Micro Akdeniz Ülkeleri Genel Müdürü Yakup BörekcioğluTehditlere yönelik esnek güvenlik çözümleriTrend Micro Akdeniz Ülkeleri Genel Müdürü Yakup Börekcioğlu konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Trend Micro OfficeScan, isteğe bağlı modülleri ile veri kaybını önleme, sanal masaüstü altyapısı ve Mac koruması özelliklerinin anında dağıtılabilmesini sağlıyor. OfficeScan tehditlere karşı korumanızı daha da geliştirecek olan uygulama kontrolü, zayıflık koruması, mobil güvenlik ve uç nokta şifrelemesi gibi proaktif güvenlik teknolojileri ile birlikte çalışıyor.”
Trend Micro OfficeScan, dosya sunucuları, bilgisayarlar, dizüstü bilgisayarlar ve sanallaştırılmış masaüstü bilgisayarlar için veri kaybı ve hırsızlığa karşı koruma sağlamanın yanında kaynak kullanımını azaltarak performans artırımı da sağlıyor. Kurumsal ağdaki ve kurumsal ağ dışındaki uç noktaları virüslere, Truva atlarına, solucanlara, casus yazılımlara karşı koruma sağlıyor. Hem PC hem de Mac bilgisayarlar için koruma sağlayan Trend Micro OfficeScan™, sunduğu özelleştirilebilir modülleri sayesinde tehdit cinsine göre esnek çözümler sunabiliyor.
Trend Micro OfficeScan ile Cryptolocker derdine son
OfficeScan 11 ile Cyrptolocker artık kullanıcılar için sorun olmaktan çıkıyor. Mevcut OfficeScan kullanıcıları, Service Pack 1 güncellemesini yükleyip Cyrptolocker sorununa karşı kesin çözüm sağlayabiliyorlar. Trend Micro OfficeScan’ın performansına değinen Börekcioğlu: “Trend Micro OfficeScan, uç nokta güvenlik çözümlerini sertifikalandıran araştırma laboratuarı AV-Test’in gerçekleştirdiği kötü amaçlı yazılımlara karşı koruma testlerine göre birinci sırada yer alıyor. Ayrıca bulut tabanlı Smart Protection Network altyapımızı kullandığı için, imzaların büyük bir bölümü uç noktalara dağıtılmıyor ve kullanıcı uygulamalarına boş bellek alanı kalıyor. Bu özellikleriyle birlikte diğer çözümlerle kıyaslandığında, OfficeScan yüzde 60’a kadar daha hızlı çalışıyor. Özellikle Türkiye’de Cryptolocker problemi yaşayan çok fazla kurum var. Kurumların tamamı bu yeni çözümle artık fidye yazılımlarının sistemlerini durdurarak para istemesi ve prestij kaybı gibi durumları engelleyebiliyorlar. Trend Micro Office Scan kullananlar ise sadece bu yeni versiyonu yükleyerek Cryptolocker’a karşı üstün bir koruma sağlayabiliyorlar” şeklinde konuştu.
Gartner’ın yayınlamış olduğu İşletmeler için Yedekleme Yazılımı ve Entegre Cihazlara yönelik Magic Quadrant, işletmelerin “fiziksel sunucu ve sanal sunucuda yer alan dosyaları, uygulamaları, sistem görüntülerini ve uç nokta cihazları korumak, yedeklemek ve kurtarmak için yeni ürünleri, çözümleri ve teknikleri” kullanarak yedekleme konusunda kaydettiği gelişimi kapsıyor. Bu yedekleme ürünleri, geleneksel banda yedekleme, rastgele erişimli ortamlara (disk, flaş bellek vb.) yedekleme veya daha önceki yedekleme hedeflerini daha iyi gerçekleştiren cihazlara (örneğin sanal bant kütüphanesi [virtual tape library -VTL]) yedekleme, veri azaltma (sıkıştırma, veri tekilleştirme, tek örnek oluşturma vb), anlık görüntü, heterojen (çok türlü) kopyalama ve sürekli veri koruma (CDP) gibi özellikler sunuyor”.
Benzeri olmayan yaklaşımımız sektörde öncü konumda
“Lider olduğumuzu kim söylüyor? Gartner söylüyor!” diye belirten Commvault Başkanı ve CEO’su N. Robert Hammer, “Beş yıl üst üste Gartner tarafından Lider olarak konumlandırılmak, Commvault’un inovasyon ve müşteri memnuniyeti konusunda iyi olduğunu gösteren güçlü bir kanıt çünkü çok değer verdiğimiz müşterilerimize ve ortaklarımıza ölçeklendirilebilir, yeni nesil yazılım inovasyonlarımızı sunmaya devam ediyoruz. Büyük ve geleneksel oyuncuların dışında sektöre yeni giren firmaların üst düzeyde rekabet ettiği bu sektörde, Commvault inovasyon konusunda ön sıralarda yerini aldı. Veri ve bilgi yönetimi konusunda sürekli iyileştirdiğimiz ve geliştirdiğimiz başka benzeri olmayan yaklaşımımız sektörde öncü konumda” diyor.
Gartner’a göre, Magic Quadrant Leaderler kategorisinde yer alan firmalar, “uygulama becerisi ve vizyon bütünlüğü kriterlerinden en yüksek puanı alan firmalar. Bu firmalar, en kapsamlı ve ölçeklendirilebilir ürün portföyüne sahip. Pazardaki varlığı ve finansal performansı açısından kanıtlanmış bir başarı geçmişi var. Vizyon konusunda, bu firmalar sektörde fikir liderleri olarak kabul ediliyor ve kurtarma kabiliyetlerini artırmak, konuşlandırma ve yönetim kolaylığını iyileştirmek ve bunların ölçeklendirilebilirliğini ve ürün kapsamını artırmak için çok iyi planlar hazırlıyor. Kurtarma alanında köklü bir değişim yaşanıyor. Satıcıların uzun vadede başarı kazanabilmesi için anlık görüntü ve kopyalama teknolojileriyle entegrasyonlarını artırmaya ve bunları daha çok kullanmaya çalışırken geleneksel yedekleme ve kurtarmaya yönelik eski sistem gereksinimlerini karşılayacak bir plana da sahip olması gerekiyor. Liderler için mihenk taşlarından biri, kurtarma yönetimine dair vizyonlarının bir parçası olarak yeni gereksinimleri karşılayabilme becerileridir. Bir grup olarak liderler en yeni satın alma tekliflerinin bir parçasını teşkil ettiği ve yeni işlerin kazanılmasında başarı oranlarının daha yüksek olduğu düşünülebilir. Ancak pazar payının yüksek olması tek başına temel Liderlik göstergelerden biri değil. Liderler stratejik satıcılardır ve gelecek için kendilerini iyi konumlandırmış durumdadır.”
Ürün portföyünü çeşitlendirerek müşterilerin artan veri ve uyum gerekliliklerini yerine getirmesine yardımcı olacak kapsamlı ve ölçeklendirilebilir çözümler sunmak zorunda olduğunun farkında olan Commvault, her ölçekteki şirketlerin işletme bilgilerinin değerini koruma, yönetme ve maksimize etme şeklini değiştirdi. Çözüm paketlerini satışa sunan şirket; VM yönetimi, uygulama kurtarma, uç nokta veri koruma ve e-posta arşivleri için basitleştirilmiş fiyatlandırma ve paketleme seçenekleri sunuyor. Commvault’a göre, lider konumunda olmak pazarın ve müşterilerin ihtiyaçlarına yanıt verebildiklerinin ve hedef çözüm paketleri aracılığıyla çözümlerinin satın alınmasını kolaylaştırdığının bir kanıtı niteliğinde.
Genel kurtarma hiyerarşisinin bir parçası olarak dizilim bazlı anlık görüntü dosyalarını baştan beri destekleyen Commvault, organizasyonların modern veri yönetimi yaklaşımını kullanarak değişen kurtarma taleplerine yanıt vermesine yardımcı olabilecek konumda. Commvault yazılım portföyü, yeni depo sağlayıcılarına destek olurken yeni lisanslama paketleri Commvault’u hem niş hem de heterojen (çok türlü) yedekleme gereksinimleri için uygun kılıyor.
24 yıllık Ar-Ge birikimi ve kendi teknolojisi sayesinde ürettiği yenilikçi ürünleriyle dünyanın en önemli beyaz eşya üreticileri arasında yer alan Arçelik A.Ş., global Ar-Ge ağını genişletmeye devam ediyor. Şirket, Tayvan’dan sonra, yurt dışındaki ikinci Ar-Ge merkezini Birleşik Krallık’ta Cambridge Üniversitesi’ne bağlı Trinity College’ın yönettiği Birleşik Krallık’ın ilk bilim parkı olan ve dünyanın en önemli teknoloji şirketlerini bünyesinde barındıran Cambridge Science Park’ta açıyor.
Birleşik Krallık’ta kurulan yeni Ar-Ge merkezi; yazılım tasarımı, yeni malzemeler, ileri üretim teknolojileri öncelikli olmak üzere beyaz eşya alanında yenilikçi ürünlerin geliştirilmesini sağlayacak konularda araştırma geliştirme faaliyetleri yürütecek.
Hakan Bulgurlu: “Birleşik Krallık’taki Ar-Ge merkezimiz ile global teknoloji ekosistemine daha yakın olacağız.”Arçelik A.Ş. Genel Müdürü Hakan Bulgurlu konuyla ilgili açıklamasında: “Global Ar-Ge organizasyonumuzun genişlemesi kapsamında çok önemli bir adım atarak, araştırma geliştirme alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan Birleşik Krallık’ta Ar-Ge merkezimizi açmanın gururunu yaşıyoruz. Burada yürüteceğimiz araştırma geliştirme faaliyetleri ile uluslararası Ar-Ge işbirliklerimizi daha da geliştirecek; global teknoloji ekosistemine daha yakın olacağız.” dedi.
Arçelik’in başarılı konumundaki en önemli faktörlerden birinin, sahip olduğu Ar-Ge gücü ve bununla birlikte gelen teknolojik yetkinlikleri olduğunu ifade eden Bulgurlu; “Arçelik, Ar-Ge donanımı sayesinde rekabette öne çıkan, dünya standartlarında ve özgün teknolojiye sahip ürünler geliştirmeye ve küresel varlığını artırmaya devam ediyor” dedi.
“Ar-Ge’ye yaptığımız yatırımların Arçelik’in geleceğine yapılan yatırımlar olduğunun bilincindeyiz.”Bulgurlu “Güçlü markaların arkasında güçlü teknoloji ve inovatif yaklaşımlar yatıyor. Ar-Ge yetkinliklerimiz ile dünyada her pazara güvenle girebiliyor, tüketici ihtiyaç ve beklentilerine uygun özellikte ürün sunabiliyoruz. Arçelik bugün, Türkiye’nin patent lideri ve Dünya Fikri Haklar Örgütü’nde en çok Uluslararası Patent başvurusuna sahip ilk 200 şirket arasındaki tek Türk şirketidir. Kendi geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojilerle küresel platformda iddialı bir konuma sahibiz. Ar-Ge her zaman önceliğimiz olmaya devam edecektir. Ar-Ge yolculuğu bizim için hiç bitmeyecek bir yolculuktur. Ar-Ge’ye yaptığımız yatırımların Arçelik’in geleceğine yapılan yatırımlar olduğunun bilincindeyiz” şeklinde konuştu.
Birleşik Krallık Ticaret ve Yatırım Ajansı’nın (UKTI) projeye en başından beri verdikleri destek için teşekkürlerini ifade edenBulgurlu “Global markamız Beko son derece bilinçli bir tüketici kitlesinin yer aldığı Birleşik Krallık beyaz eşya pazarında uzun zamandır koruduğu liderlik konumuyla iddialı bir oyuncu olduğunu kanıtladı. Ar-Ge merkezimizin kuruluşu, Birleşik Krallık’taki mevcut konumumuzu daha da güçlendirecek önemli bir adımdır” dedi.
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi “ Arçelik’in Ar-Ge alanında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan Birleşik Krallık’ta Cambridge Üniversitesi’ne bağlı Trinity College’ın yönettiği Birleşik Krallık’ın ilk bilim parkı olan ve dünyanın en önemli teknoloji şirketlerini bünyesinde barındıran Cambridge Science Park’ta, Ar-Ge merkezi açmasının gurur ve mutluluğunu paylaşıyoruz” dedi.
Büyükekşi; Arçelik’in bu atılımının 2023 yılında Ar-Ge harcamalarının milli gelirimiz içindeki payını %3’e yükseltme hedefine büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Keza küresel çalışmalar Ar-Ge’nin değer zincirindeki en kıymetli parça olduğuna işaret ediyor. Bu anlamda tüm dünya ekonomileri Ar-Ge ve inovasyon temelli bir değişim sürecinden geçiyor. Türkiye de özellikle Ar-Ge alanında önemli bir atılım içerisinde. Nitekim 2003 yılında istihdam edilen on bin kişiye düşen Ar-Ge personeli 18 iken, bu sayı, 10 yıl içerisinde gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyetleri neticesinde, 46’ya çıktı. Yine son 10 yılda Ar-Ge harcamalarının milli gelir içindeki payı yüzde 0.48’den yüzde 0,95’ye yükseldi. Özel sektörün Ar-Ge harcamalarındaki payı 2003 yılında yüzde 23 düzeyinde iken, 10 yıl içerisinde önemli oranda artarak 2013 yılında yüzde 47’ye çıktı.
Biz de 61 bin ihracatçının temsilcisi TİM olarak Ar-Ge’ye büyük önem veriyoruz. İhracatçı Birliklerimizle birlikte Ar-Ge Proje Pazarları düzenliyoruz. 2013 yılında 8 farklı Ar-Ge proje pazarı düzenledik. Bu yılı 9 farklı Ar-Ge Proje pazarı ile tamamlamayı hedefliyoruz. Buradan çıkan ödüllü projeleri ise Arçelik’in de stratejik ortak olduğu Türkiye İnovasyon Haftası’nda sergiliyoruz. Böylece akademi-sanayi işbirliğini güçlendirirken, fikrin ürüne dönüşme sürecini hızlandırıyoruz.
Ülkemizin Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesi yolunda kilometre taşı niteliğinde olan Arçelik Birleşik Krallık Ar-Ge merkezinin kısa vadede çok büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyor, merkezin hayata geçirilmesinde katkı sağlayan herkese çok teşekkür ediyoruz.
Arçelik’i, Cambridge’de açtıkları Ar-Ge merkezi dolayısıyla tebrik eden Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Richard Moore,“Türkiye’de ve UKTI’ın Londra’daki merkezindeki ekiplerimiz bu projeyi gerçekleştirmek için Arçelik ile yakın işbirliği içinde çalıştılar. Bu girişimin, Arçelik’in global Ar-Ge faaliyetlerinin yanı sıra, Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerinin güçlenmesinde de çok önemli bir rol oynayacağına inanıyorum” dedi.
Birleşik Krallık Türkiye Ticaret Elçisi Lord Janvrin, “Geçen yıl Arçelik’in İstanbul’daki Ar-Ge merkezini ziyaretimin ardından, Cambridge’deki Ar-Ge merkezlerinin açılışını büyük bir mutlulukla karşılıyorum. Ar-Ge Merkezi sayesinde Arçelik, Birleşik Krallık’takifaaliyetlerini daha da genişletecek, yenilikçi ürünler geliştirecek ve global beyaz eşya pazarının önde gelen şirketlerinden biri olma konumunu güçlendirecektir. Özellikle de, Arçelik’in Ar-Ge faaliyetlerini Birleşik Krallık’ın en önemli üniversiteleriyle işbirliği içinde yürütüyor olması memnuniyet verici” şeklinde konuştu.
Arçelik A.Ş., Türkiye’deki 8, Tayvan’daki 1 Ar-Ge Merkezi olmak üzere toplam 9 Ar-Ge Merkezi, 1000’in üzerinde Ar-Ge çalışanı, 2000’den fazla patent başvurusu ile Türkiye’de sektöründe Ar-Ge lideri konumunda bulunuyor. Şirket, 2014 yılında Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası’nda “Ar-Ge Liderliği” ve “Teknoloji Geliştirmede Liderlik” ödüllerinin yanı sıra “İnovasyon Stratejisi” kategorisinde birincilik olmak üzere 3 ödüle birden layık görüldü.
Uluslararası platformda son 5 yıldır, Dünya Fikri Haklar Örgütü’nde en çok Uluslararası Patent başvurusuna sahip ilk 200 şirket arasındaki tek Türk şirketi olan Arçelik, Avrupa Patent Enstitüsü (EPO) 2011-2013 Yıllık Raporlarına göre, EPO tarafından tescil edilen Türk başvurularının yarısından fazlasını de elinde bulunduruyor.
Arçelik’in teknoloji ve inovasyon süreçlerinde yurt içinde ve dışında üniversiteler ve diğer kurumlar ile işbirlikleri büyük önem taşıyor. Birleşik Krallık da bu anlamda önde gelen ülkelerden biri konumunda yer alıyor. Tüm süreçlerinde açık inovasyon ilkeleriyle hareket eden Arçelik, teknoloji geliştirme çalışmalarında dünya çapında 50’nin üzerinde üniversite ve araştırma kurumu ile uzun vadeli stratejik işbirlikleri kurarak; inovasyon süreçlerinde çok yönlü hareket edebilmekte, daha hızlı ve etkin sonuçlar alabilmektedir. Şirket, hâlihazırda Cambridge Üniversitesi, Oxford Üniversitesi ve Newcastle Üniversitesi gibi Birleşik Krallık’ın önde gelen üniversiteleriyle işbirlikleri yürütmektedir.
25 yılı aşkın deneyimiyle internet ve veri güvenliğinde küresel çözüm sağlayıcı Trend Micro, ev sahipliğini yaptığı Trend Micro Partner Günü’nde gösterdikleri başarılardan dolayı iş ortaklarını ödüllendirdi. Bu önemli günde teknoloji devi Arena, “2014 Yılı Distribütör ve En İyi Hizmet Veren Teknik Personel” ödüllerinin sahibi oldu. Ödülleri Trend Micro Akdeniz Ülkeleri Sistem Mühendisi ve Bilgi Güvenliği Danışmanı Mehmet Dağdevirentürk; Arena adına, Value Yazılım ve Güvenlik Ürün Müdürü Emirhan Aşçı’ya takdim etti.
Aynı zamanda; Arena Value Trend Micro Satış Mühendisi Serkan Demiroluk ise geçtiğimiz yıl gösterdiği başarısından ötürü, “2014 Müşteri Memnuniyeti” ödülüne layık görüldü.
Arena Value Satış ve Pazarlama’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Atıf Büyüksoy, konuyla ilgili olarak şu sözleri aktardı:
“Trend Micro, şirketlerin ve tüketicilerin dijital bilgi alışverişi yapabilmeleri için dünyayı güvenli hale getirmeyi hedefleyen, alanında uzman markalardan birisi. Arena Value olarak, böyle önemli bir marka tarafından ödüllendirilmenin gururunu yaşıyoruz. Güvenlik başta olmak üzere; bulut ve sanallaştırma çözümlerinin değer kazandığı günümüzde, etkin çözümleri ile pazara seslenen Trend Micro ile katma değer sunma amacıyla sektöre hizmet vermekteyiz.
Türkiye’nin en yaygın firması olmamızın yanı sıra; konusunda uzman mühendislerimiz, servis, kurulum ağımız, kurumlar ile iletişimlerinde bayilerimize verdiğimiz danışmanlık hizmetlerimiz ile gerçek katma değeri yaratan bir ekibiz. Trend Micro’nun Arena’ya; Arena’nın da katma değer kimliği ile Trend Micro’ya sağladığı önemli avantajları artarak devam ediyor. Aldığımız bu ödül, güçlü sinerjimizin göstergesidir. Bize bu ödülü layık gören Trend Micro’ya ve emeği geçen Arena ekibine sonsuz teşekkürlerimi sunarım.”
Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD), birinci elden kaliteli veri ve doğru rapor üretimiyle teknoloji odaklı iş kollarının gelişimine ve ülke ekonomisine katkısına ışık tutmaya devam ediyor. İlk kez geçen yıl hazırlanan “Türkiye e-Ticaret Pazar Büyüklüğü ” raporu, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektörü’nün büyümesi paralelinde e-Ticaret pazarının da hızlı bir büyüme kaydettiğini gösteriyor. 2014 yılında yüzde 35 seviyesinde artış gösteren e-Ticaret, 18,9 milyar TL büyüklüğe ulaştı.
Türkiye’de e-ticaret pazarını tanımlayan ve uluslararası standartlara göre ölçümleyerek kategorize eden “Türkiye e-Ticaret 2014 Pazar Büyüklüğü” raporu, TÜBİSAD tarafından, Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) proje ortaklığı, Deloitte Türkiye proje yönetimi ve ComScore proje veri ortaklığında hazırlandı. Rapor, TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Kemal Cılız ve TÜBİSAD e-Ticaret Komisyonu Başkanı Burak Ertaş’ın yanı sıra, Bankalararası Kart Merkezi-BKM CEO’su Soner Canko, Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Orhun ve Deloitte Türkiye Ortağı Tolga Yaveroğlu’nun konuşmacı olarak katıldıkları bir basın toplantısıyla kamuoyu ile paylaşıldı.
Basın toplantısının açılış konuşmasını yapan TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Kemal Cılız, ülke ekonomisinin nispeten yavaş büyüdüğü bir dönemde, elektronik ticaret hacminin ve perakende harcamaları içerisindeki payının güçlü bir artış gösterdiğine dikkat çekti. Cılız, Türkiye’nin yine de elektronik ticarette arzu edilen noktada olmadığını vurguladı. Cılız, “e-Ticaret çok geniş bir ekosistem ve paydaş haritası için değer ortaya koyuyor. Bu nedenle e-ticaretin gelişimi, sağlıklı bir hukuki zemin ve sektörün gelişimine yönelik yasal yapılanmalarla desteklenmesi gerekir. Böylece e-Ticaret’in vergi gelirlerinin, istihdamın ve ticari canlılığın artmasına katkısı daha fazla olacaktır” dedi.
TÜBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi, Yeni Medya ve e-Ticaret Komisyonu Başkanı Burak Ertaş “”Toplam perakende harcamalarının içerisinde %1,6 olan e-ticaret payı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında, bu alanda önemli bir büyüme potansiyelimiz olduğunu gösteriyor. e-Ticaret farklı ve zengin çeşitlilikteki ürün ve hizmetlere herkesin eşit şartlarda erişmesini sağlayan önemli bir araç. E-ticarette yapılan tüm işlemlerin kayıt altında olması, ekonomide kayıt dışılığın azalmasına, haksız rekabetin giderilmesine, vergisel anlamda devlet gelirlerinin artmasına önemli katkılar sağlamaktadır” dedi.
TÜBİSAD Türkiye’de E-Ticaret Pazar Tanımlama ve 2014 Pazar Büyüklüğü Raporu Sonuçları:
Toplam Pazar: 18,9 Milyar TL (yüzde 35 yıllık büyüme)
Tatil-Seyahat: 6,8 Milyar TL (yüzde 35 yıllık büyüme)
Sadece Online Perakende: 6,5 Milyar TL (yüzde 33 yıllık büyüme)
Çok Kanallı Perakende: 3,5 Milyar TL (yüzde 47 yıllık büyüme)
Online Pazaryeri : 2,7 Milyar TL (yüzde 62 yıllık büyüme)
Online Bahis : 2,1 Milyar TL (yüzde 30 yıllık büyüme)
Online- Çok Kategorili: 1,8 Milyar TL (yüzde 25 yıllık büyüme)
Online – Özel Alışveriş: 1,5 Milyar TL (yüzde 10 yıllık büyüme)
Online – Dikey: 0,6 Milyar TL (yüzde 15 yıllık büyüme)
Çok Kanallı – Elektronik: 1,4 Milyar TL (yüzde 48 yıllık büyüme)
Çok Kanallı – Giyim & Ayakkabı : 0,7 Milyar TL (yüzde 48 yıllık büyüme)
Çok Kanallı – Ev & Dekorasyon : 0,4 Milyar TL (yüzde 40 yıllık büyüme)
Çok Kanallı – Eğlence & Kültür : 0,2 Milyar TL (yüzde 59 yıllık büyüme)
Çok Kanallı – Diğer : 0,9 Milyar TL (yüzde 45 yıllık büyüme)
e-Ticaretin toplam perakende içindeki payı (Toplam Perakende pazarında online işlemlerinoranı) :
Türkiye: %1,6
Gelişmiş Ülkeler Ortalaması: %6,5
Gelişmekte Olan Ülkeler Ortalaması: %4,5
Türk teknoloji şirketi Proline’ın Ar-Ge merkezi tarafından geliştirilen Online Müşteri İlişkileri Yönetim Platformu MeaMinds, 1 Mayıs 2015 – 20 Mayıs 2015 tarihleri arasında yaptığı sosyal medya analizi ile kullanıcıların Kerem Bürsin’in başlattığı bi’deneyim kampanyası üzerine paylaştığı mesajları mercek altına aldı.
Son dönemde Jennifer Lopez, George Clooney, Robert Downey Jr., Game of Thrones’un yazarı George Martin, Kobe Bryant gibi pek çok dünya yıldızının bizzat kampanya açarak destek verdiği “Yeni Nesil Sosyal Sorumluluk Hareketi”, Türkiye’de ilk kez Kerem Bürsin’in başlattığı bi’deneyim kampanyasıyla hayata geçti. Kampanyanın amacı AÇEV’in hem kırsal alanlarda hem de kentlerin göç alan bölgelerinde gerçekleştirdiği kadın desteklerine ve okuryazarlık eğitimlerine katkıda bulunmak.
Kampanyanın beğenilme oranı yüzde 96
Sosyal medya kullanıcılarının Twitter üzerinden bi’deneyim kampanyası hakkında paylaştığı mesajları inceleyen MeaMinds, yorum yapanların neredeyse tamamının kampanyayı beğendiğini gözler önüne serdi. Verilere göre paylaşılan mesajların yüzde 96’sı kampanya hakkında olumlu görüşlerden oluşuyor. Mesajların yüzde 2’si kampanyadan olumsuz bahsederken, diğer yüzde 2’lik dilim ise nötr mesajlar içeriyor.
MeaMinds’ın analizine göre Twitter kullanıcıları kampanya hakkında toplam 3291 tweet attı. Yazılan mesajların cinsiyet dağılımına bakıldığında yüzde 63’ünü kadınlar kalan yüzde 37’lik kısmını ise erkekler oluşturuyor. Paylaşılan kanallar kapsamında mobil cihazlar yüzde 86’lık bir orana sahipken masa üstü bilgisayarların oranı yüzde 14.
2011 yılında kullanıma sunulan MeaMinds; Twitter ve Google+’ta paylaşılan içerikleri “olumlu”, “olumsuz” ve “nötr” olarak anlamlandırarak, kurumlara pazar analizi, etki değer analizi, rekabet analizi gibi her markanın ihtiyacına göre farklı raporlama imkânları sunuyor.
İnsan Merkezli Yenilikçilik-Human Centric Innovation temasıyla düzenlenen ve toplam iki gün süren etkinlikte Fujitsu’nun entegre sistemleri ve Primeflex ürün ailesi Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen basın mensuplarına tanıtıldı. Biz de TechInside olarak Fujitsu Küresel Pazarlama Başkan Yardımcısı Ayman Abouseif ile keyifli bir röportaja imza attık.
Tamer Özmen
Ülke müdürlüğü görevine başladığı 2010 yılından bu yana, Microsoft Türkiye’nin her yıl pazarın 2 katı büyüyerek, yılda ortalama yüzde 23 büyümesini sağlayan Özmen, 1 Eylül 2015 tarihinden itibaren Microsoft’un ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan İngiltere’de, Microsoft UK Services yapılanmasının başına geçecek. Özmen, Microsoft İngiltere bünyesinde yenilikçi teknolojiler ve çözümlerden sorumlu 550 kişilik bir beyin takımını yönetecek.
Microsoft’un “Önce Bulut, Önce Mobil” stratejisi içerisinde kritik bir role sahip olan UK Services, kurumların uçtan uca teknolojik dönüşümlerine olanak sağlayan çözümleri geliştiriyor. 191 ülkede, 46 dilde kurumlara hizmet veren Microsoft Services aynı zamanda yazılım şirketlerine global pazarda ticari ve teknik destek sağlayarak, onlara rekabet avantajı sağlıyor.
Microsoft Türkiye’de Tamer Özmen’li yıllar
Tamer Özmen döneminde Microsoft Türkiye, rekabet avantajı sağlayarak KOBİ’leri güçlendirmek, kurumsal verimliliği sağlamak, tüketici için hayatı kolaylaştırmak, girişimci ekonomisinde yeni bir sektör yaratmak ve sosyal sorumluluk çalışmalarını artırmak olarak belirlenen 5 temel strateji doğrultusunda büyüdü.
Görev yaptığı 5 yıl içerisinde, sadece finansal anlamda değil, müşteri, çalışan ve iş ortakları memnuniyeti gibi kritik alanlarda da sağladığı başarılar ile Microsoft Türkiye olarak 3 kere ‘Yılın Ülkesi’ kupasını kazanarak erişilmesi güç bir rekora imza atan Tamer Özmen, bu süre zarfında Microsoft’un pazar payını yüzde 40’a yükseltti. Microsoft bu dönemde iş ortakları ve ekosistemi ile beraber BT pazarındaki büyümenin bir numaralı lokomotifi olurken, üst üste 2 sene Great Place to Work Enstitüsü tarafından “Türkiye’nin En İyi İşverenleri” listesinde birinci sırada yer aldı.
11 bini aşkın iş ortağı ile birlikte Microsoft Türkiye takımı olarak başarılı bir 5 yıl geçirdiklerini ifade eden Tamer Özmen kariyerinin bu yeni dönüm noktasında düşüncelerini şöyle anlattı:
“5 yıl içinde bilişim sektörü bulut ve mobil ile bir evrim yaşadı. Bugün artık bambaşka bir bilişim sektörü var. Ekip arkadaşlarımla ve bölgedeki kıymetli takımla birçok başarılı projeyi hayata geçirme fırsatımız oldu. Yetenekli, motivasyonu ve performansı yüksek, seçkin çalışanlardan oluşan Microsoft Türkiye ekibiyle gurur duyuyorum. Önümüzdeki dönemde bir yandan burada üstlendiğim yönetim kurulu üyeliği görevlerim dolayısıyla düzenli olarak Türkiye’ye geleceğim; diğer yandan ise İngiltere ve Türkiye bilişim sektörleri arasında bir köprü misyonu üstleneceğim. 120 milyar dolarlık İngiltere bilişim pazarı Türk yazılım ve teknoloji şirketleri için önemli fırsatlar barındırıyor. Bu bağlamda, Türk şirketlerini İngiltere pazarına taşımak en büyük hedeflerimden biri olacak.”
Dünyanın büyük teknoloji şirketlerinin üssü olarak bilinen Silikon Vadisi’nde 2009 yılında kurulan ve kısa bir süre içerisinde hiper-bütünleşik sistemler pazarında küresel lider haline gelen Nutanix, .NEXT konferansında yeni nesil Xtreme Compution Platform’u (XCP) duyurdu. XCP, yönetimin minimuma indirgendiği görünmez bir mimari sağlayarak BT ekiplerinin, asıl odaklanmaları gereken noktalar olan kurumlarına güç katacak uygulama ve servislere zaman ayırmalarını sağlayacak. NutanixAcropolis ve Nutanix Prism olmak üzere iki ürün ailesinden oluşacak olan XCP, sektörde lider olan hiper-bütünleşik çözüm uygulamalarını donanımdan bağımsız olmasını sağlayacak şekilde genişletiyor. XCP bunu gelişmiş uygulama taşınabilme özelliği, özel sanallaştırma katmanı, uygulama seviyesinde analiz ve izleme becerileriyle gerçekleştirecek. Söz konusu yenilikler veri merkezleri süreçlerini basitleştirerek maliyetleri düşürecek ve BT hizmetlerini zenginleştirecek.
Nutanix Türkiye Teknik Müdürü Öner Çetin
Günümüzde birçok şirket uygulaması geleneksel depolama ve sanallaştırma ürünleri üzerinde çalışıyor. Söz konusu ürünler zaman tüketiyor, zor yönetiliyor, zor ölçekleniyor ve başka bir çözüme geçmeyi güçleştiriyor. Kurumlar, bulut seviyesinde ölçeklenebilirlik, dayanıklılık, çeviklik ve esnekliği daha düşük maliyetle, daha iyi uygulama servis seviyeleriyle ve güvenilirlikle sunan altyapılara ihtiyaç duyuyor. Nutanix XCP tüm donanımsal ihtiyaç döngüsünü görünmez hale getiriyor ve geleneksel veri merkezi çözümlerinin yarattığı atıl duruma düşme ve finansal yenileme gereksinimini yok ediyor.
Nutanix Türkiye Teknik Müdürü Öner Çetin, konuyla ilgili şu görüşü paylaşıyor: “Dönüşüme en yatkın teknolojiler genellikle aklımıza dahi getirmediklerimizdir. Her daim çalışırlar, istek üzerine büyür veya genişlerler ve kendi kendilerinin bakımını yapabilirler. Farklı bir deyişle görünmezdirler. Web ölçekli mimari ve kullanıcı seviyesinde tasarım ilkeleri çerçevesinde sanallaştırmayı, tıpkı veri depolama için yaptığımız gibi görünmez hale getireceğiz ve kurumsal BT verimliliğini maksimum seviyeye çıkaracağız.”
E-GÜVEN’in Genel Müdürü Can Orhun, Türkiye’de ilk elektronik imzanın üreticisi olarak 10 yılı geride bırakmaktan dolayı mutluluk duyduklarını belirterek, “E-GÜVEN olarak Türkiye’de e-dönüşümün temelini oluşturan e-imzayı ilk ürettiğimiz tarih olan 24 Haziran 2005’ten itibaren BTK’nın verdiği rakamlarla 2015’in ilk çeyreğine kadar 1 milyon 700 binden fazla elektronik sertifika üretildi. Biz de sunduğumuz hizmetlerle Türkiye Elektronik İmza pazarında özel sektöre hizmet veren şirketler arasında yüzde 70 pazar payı elde ettik. ”dedi.
E-GÜVEN Genel Müdürü Can Orhun
E-GÜVEN, 2004 yılında yürürlüğe giren 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu ile e-devlet, e-şirket, e-fatura, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP), Ulusal Yargı Ağı Bilgi Sistemi (UYAP), Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS), Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP), Elektronik Genel Kurul gibi uygulamalar için elektronik imza sağlıyor. E-GÜVEN’in e-imzanın ilk üreticisi olarak Türkiye’deki gelişim sürecinde başından beri en büyük katkıyı sağlayan şirket olduğunu vurgulayan E-GÜVEN Genel Müdürü Can Orhun sözlerine şöyle devam etti:
“Türkiye’nin elektronik dönüşümü kapsamında ürettiğimiz ilk e-imza ülkemiz adına önemli bir milattı. 2005 yılından itibaren odağımızda bulunan e-dönüşüm sürecinde elektronik imza ile birlikte kurumlara da elektronik imza odaklı projeler üretmeye devam ediyoruz. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye elektronik imza pazarında ayda ortalama 7 milyon doğrulama ve 550 bin imzalama işlemi yapıyoruz. E-imza ile devletler vatandaşlara, şirketler de müşteri ve çalışanlarına daha iyi hizmet veriyor. Kurumların yanı sıra birey tarafında da e-imza ile yapılabilecek işlemler her geçen gün artıyor. E-imza sahiplerinin yüzde 19’unu 19-25 yaş arası, yüzde 40’ını 25-40 yaş arası, yüzde 41’ini 40 yaş ve üstü kullanıcılar oluşturuyor. Örneğin e-devlet kapısı üzerinden yapılan işlem kaleminin 2018 yılında 3 bini geçmesi ve kullanıcı sayısının 30 milyonu bulması bekleniyor. E-devlet kapısında kişilik bilgisi gerektiren işlemlerden bazıları sadece e-imza ya da mobil imza ile yapılabiliyor. Günümüzde yeni teknolojilerin de desteğiyle bireyler ve kurumlar için e-imza kullanım alanları yaygınlaşmaya devam ediyor.” E-imza ile yapılacak işlemler her geçen gün artıyor
E-GÜVEN’le kamuda e-devlet uygulamaları, otomobil alım-satımı, online dava açma, adres değişikliği bildirimleri vb; özel sektörde ise banka talimatları, bayi ağı iletişiminde sipariş süreci, çalışan hizmet sözleşmeleri vb ıslak imza gerektiren tüm işlemlerde e-imza kullanmaya başlayan bireylerin ayda 5 gün kazandığına da dikkat çeken Orhun şöyle konuştu:
“E-imza zaman ve maliyet konularında sağladığı faydaların yanı sıra kağıt, kartuş ve tonerlerden yapılan tasarruflarla çevreye de büyük katkılar sağlıyor. Bir insanın yıllık ortalama oksijen ihtiyacını karşılamak için 7-8 ağaç gerekiyor. E-GÜVEN olarak şirketlerin e-imzalı projeler üretmesine destek olarak ve bireylerin e-imza edinmesini sağlayarak kurtardığımız 10 binden fazla ağaçla ortalama 1500 insanın oksijen hakkını elinden almamış olduk.”
Elektronik İmza Kanunu’nun yürürlükte olduğu 11 yıl içinde yarım milyondan fazla nitelikli elektronik sertifika üreten E-GÜVEN, sunduğu e-imza çözümleri ile onay işlemlerinde ıslak imzanın neden olduğu zaman kaybını ve kağıt kullanımıyla çevreye verilen zararı büyük ölçüde azaltıyor.
Suçluların çevrimiçi banka hesaplarına erişim sağlamaları için en kolay yollardan biri hesap sahibi gibi davranmak. Bu, kullanıcıların bilmeden kullanıcı adları ve parolalarını yazdıkları kimlik avcılığı sayfaları düzenleme veya kullanıcılar bankalarının yasal sayfalarında oturum açtıklarında bir bankacılık Trojanıyla kullanıcı adı ve parolalarını elde etme yoluyla hesap hakkında bilgi edinilerek yapılabilir. Hem klasik bilgisayarlar hem de mobil cihazlar bu tür saldırılara karşı ise korunmasız.
Kaspersky Lab ve B2B International tarafından yapılan ankette Türkiye’de önemli sayıda kullanıcının (%61) çevrimiçi finansal işlemler yaparken güvensiz hissettikleri görülmüş. Bununla birlikte yarısı (%47) çevrimdışı ödeme yapmanın çevrimiçi ödeme yapmaktan daha güvenli olduğunu bildirmiş ve %55’i çevrimdışı bankacılığın çevrimiçi bankacılıktan daha güvenli olduğunu söylemiş.
Ancak bu korkularına rağmen İnternet kullanıcılarının çoğu çevrimiçi ödemeler yapıyor: Ankete katılanların %80’i çevrimiçi ödemelerinde kendi masaüstlerini ve dizüstü bilgisayarlarını, %27’si tabletlerini, %41’i akıllı telefonlarını ve %20’i Akıllı Televizyonlarını kullandıklarını kullanıyor. Ayrıca ankete göre her üç kullanıcıdan biri finansal verilerini çevrimiçinde korumak için hiç bir şey yapmamakta.
Kaspersky Lab Dolandırıcılık Önleme Bölümü Dünya Başkanı Ross Hogan şunları söyledi: “Müşterilerimizin İnternet dolandırıcılığına kurban olma korkusu nedeniyle klasik tezgah üstü bankacılığı tercih etmesi yüksek marjlı çevrimiçi ve mobil ödeme sistemlerinin benimsenmesine köstek olacaktır. Bu, bankaların kaynaklarının çoğunu düşük marjlı şubelere yatırmasına neden olacaktır. Bu arada çevrimiçi ve mobil ödemeleri benimsemiş olanlar arasında paralarını ve bankalarının itibarını gereksiz bir riske attıklarına dair kalıcı bir endişe bulunmaktadır. İşte bu yüzden bugün bankaların müşterileri için güvenli bir bankacılık ortamı sağlayan teknolojilere yatırım yapmaları son derece önemlidir. Bu yaklaşım sadece şube bankacılığını tercih eden müşterilere çevrimiçi ve mobil bankacılığın güvenli olduğu güvencesini vermekle kalmayacak, aynı zamanda dikkatsiz müşterilerini karşılaştığı riskleri de azaltacaktır.”
Bu sorunun çözümlerinden biri, özellikle bankalar için tasarlanmış çok katmanlı bir koruma platformu olan Kaspersky Fraud Prevention çözümü. Kaspersky Fraud Prevention müşterilerinin cihazlarındaki finansal verileri koruyarak müşteri sadakatini artırır ve bir güvenlik ihlalinin ardından vakaları araştırmak, tazminat ödemek ve itibarını geri kazanmak zorunda olan bankaların risklerini azaltır. Platform ister bir Windows PC, Mac, Windows Phone, Android veya iOS olsun hemen her cihazın sahibini koruyabilir.
Vestel, en iyi ekran performansını yaşamak isteyen kullanıcılar için 4K Ultra HD ve 3D özelliklere sahip, Türkiye’nin ilk yerli üretim kavisli TV’sini sunuyor. Vestel’in son teknoloji televizyonu, hem 4K hem de 3D özellikleriyle görüntüleri çok daha gerçekçi bir şekilde sunarken, kavisli ekranıyla görüntünün her noktasına ulaşabilmeyi sağlıyor. Türkiye’nin ilk yerli üretim 4K Kavisli TV’si ile Vestel, bu toprakların renklerini tüm gerçekliği ile evinize getiriyor.
Vestel’in 4K 3D Kavisli LED TV’leri hiçbir ayrıntının gözden kaçmasına izin vermiyor. Kalitesinin yanı sıra muhteşem izleme açısıyla izleyenleri çevreleyen bir görüntü sunuyor. Kavisli ekran özelliğine sahip televizyon, açı kısıtlamasına izin vermeyerek her noktadan aynı kontrast oranıyla izleyicilere mükemmel görüntüyü sunuyor.
UHD çözünürlüğüyle çok daha gerçekçi bir görüntü sunan Vestel 4K 3D Kavisli LED TV ile birlikte hediye edilen 3D aktif gözlükler seyir keyfini en üst düzeye çıkarıyor. 4K çözünürlükle ve 3D aktif gözlükler sayesinde son derece gerçekçi görüntüler sunan Vestel 4K 3D Kavisli LED TV, izleyicilerin 3D filmlerden, maçlardan ve oyunlardan aldığı keyfi ikiye katlıyor.
Vestel 4K 3D Kavisli LED TV’ler, 3D görüntü teknolojisi ve yüksek kalitede ses ile dev ekranda ve ev konforunda sinema kalitesinde mükemmel seyir keyfi sunuyor. Smart özelliğe sahip 4K 3D Kavisli LED TV’ler, kullanıcılarına dahili Wi-Fi sayesinde internete harici bir cihaza gerek duymadan kablosuz olarak bağlanma imkanı sağlıyor.
Vestel 4K 3D Kavisli LED TV kullanıcıları Akıllı Kumanda özelliği ile kumandaya gerek kalmadan televizyonlarını Vestel Smart Tablet ile yönetebiliyor. Elektronik Program Rehberi, TV rehberine Smart Center üzerinden ulaşılarak istenilen program için hatırlatma oluşturulmasına, sosyal medyada programlar hakkında yapılan yorumların okunmasına ve paylaşım yapılabilmesine olanak sağlıyor. Vestel 4K 3D Kavisli LED TV 5.499 TL’den satışa sunuluyor.
Teknik özellikler
• 4K ULTRA HD( 3840x 2160)
• Kavisli-Curved TV-( Yarı çap 4 m)
• 3D SMART(Aktif 4 gözlük)
• Dahili Wifi
• Yüksek Ses Gücü( 2×12,5 w+12 w subwoofer)
• Bluetooth
• SMR 1000 HZ
• Dahili Karasal Dijital Alıcı
Grand Hyatt İstanbul’un müşteri memnuniyeti anlayışı kapsamında geliştirdiği Press Reader web sitesi ve ücretsiz uygulaması, Hyatt’ın sağladığı ücretsiz kablosuz internet bağlantısını kullanarak otel misafirlerine 4000’in üzerinde online gazete ve dergi okuyabilme fırsatı sunuyor. Misafirler, hem kendi ülkelerinde olan gelişmeleri, hem de diğer ülkelerde merak ettikleri konuları anında takip edebiliyor.
30 günlük arşivle her şey kontrol altında
Grand Hyatt İstanbul’un yerli ve yabancı konukları günlük gazete ve dergilere kişisel laptop, tablet bilgisayar, akıllı telefon ve e-okuma cihazları ile erişim sağlayabilirken, Press Reader’ın 30 günlük arşivi sayesinde istedikleri konunun son 30 günlük gelişimini de araştırabilme fırsatı buluyor. Günlük gazeteler basıma çıkar çıkmaz Press Display’de görüntülendiği için günlük gazetelere de anında erişim sağlanıyor.
Web sitesi ve aplikasyon, hangisi daha kolaysa!
http://www.pressreader.com/ adresinde sol üst köşede bulunan ikon ile tüm kaynaklara erişim sağlanırken, sağ üst köşede bulunan arama kutucuğundan istenilen arama kelimesiyle tüm gazeteler içinde arama yapılabiliyor. Tablet ve telefondan erişim içinse ‘’PressReader’’ aplikasyonunu indirmek yeterli oluyor.
Öne çıkan özellikler:
· Belirli Yayınların 16 dilde tercümesi,
· Sesli okuma özelliği kullanılarak yayınların sesli olarak dinlenebilmesi,
· Aplikasyonun sağ kösesinde yer alan “Search” kutusuna anahtar kelimenin yazılmasıyla aranılan marka ve konu hakkında hangi haberlerin çıktığını farklı dillerde takip edebilme,
· Otel misafirlerine özel olmak üzere otelde bulundukları süre içinde gazeteleri tabletlerinde, bilgisayarlarında veya telefonlarına limitsiz kullanıcı hesabı ve limitsiz indirme seçeneği,
· Eko-sistem dostu çözüm,
· Güncel haberlere aynı gün içinde çoğunlukla basılı edisyonlarından önce erişim
· İndirilen yayınları offline olarak istenilen zaman okuyabilme imkânı
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de e-Fatura uygulamasını başarıyla kullanıma sunan IAS’nin Almanya’daki yeni yasal düzenlemeler doğrultusunda geliştirdiği elektronik fatura uygulaması ZUGFeRD-Format hem kullanıcılardan hem de Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı (BMWi) yetkililerinden övgü alıyor. IAS yetkilileri, Türkiye’deki e-Fatura uygulamasının altyapısını kullanarak çok kısa sürede hayata geçirdikleri ZUGFeRD-Format’ı geleneksel Müşteri Günü’nde gerçekleştirdikleri bir sunumla müşterilerine tanıttı .
IAS müşterileri, müşteri adayları, iş ortakları ile çalışanlarının geleneksel buluşması, geçtiğimiz hafta IAS’nin Karlsruhe’deki ofisinde gerçekleştirildi. Etkinliğe BMWi temsilcisi Dr. Friedrich Wilhelm Haug ile IAS’nin donanım ve uygulama desteği verdiği Hamburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (HAW) yöneticisi Prof. Dr. Brigitte Braun da katıldı.
ZUGFeRD Format ve caniasERP Mobile Uygulaması tanıtıldı
Etkinlikte konuşan IAS Almanya Genel Müdürü Cansever Sezer ile IAS Almanya Danışmanlık Bölüm Müdürü Tomislav Zeljko, son bir yılda yaşanan gelişmeler hakkında bilgi verdiler. BMWi Temsilcisi Dr. Haug, Almanya’daki yeni yasal düzenlemeler hakkında bilgi verdi; ZUGFeRD –Format’ın küçük ve orta ölçekli işletmelere sağlayacağı avantajlardan ve ilk uygulama deneyimlerinden söz etti.
Dr. Haug’un övgü dolu konuşmasının ardından IAS yetkilileri gerçekleştirdikleri sunumda şirketler arası e-Fatura işlemlerinin caniasERP’de, ZUGFeRD-Format kullanılarak nasıl gerçekleştirilebileceğini gösterdiler. ZUGFeRD-Format’ın avantajlarını anlatan konuşmacılar, dinleyenlere örnek bir dönüşüm planı da sundular.
IAS yetkilileri etkinlikte ayrıca caniasERP Mobil Uygulaması’nı da tanıttı. Katılımcılar, caniasERP Mobil Uygulaması’nın hayatlarını nasıl kolaylaştıracağını uygulamalı örneklerle öğrenme fırsatı buldular.
Müşterilerden başarılı uygulama örnekleri
Müşteri Günü’nde, IAS’nin üç müşterisi de kendi projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Dörrenberg Edelstahl GmbH’den Michael Knaup, GEORG BÖRNER Chemisches Werk für Dach- und Bautenschutz GmbH & Co. KG’den Stefan Hasselbach ve Joke Technology GmbH’den Christian Voß katılımcılara, gerçekleştirdikleri başarılı uygulama örnekleri hakkında bilgi verdi.
Program sona ererken Cansever Sezer, IAS’nin önümüzdeki bir yıla ilişkin hedeflerini anlattı ve etkinliğe katılanları, yazılım sektörünün prestijli araştırma kuruluşu Trovarit’in Avrupa genelinde ERP kullanıcıları arasında gerçekleştirdiği memnuniyet anketine katılmaları konusunda teşvik etti. Sezer katılımcıları ayrıca önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek diğer IAS etkinliklerine de katılmaya da çağırdı.
Teleperformance Türkiye, çağrı merkezi sektörünün en saygın ödüllerinden Contact Center World Awards’ın Londra’da düzenlenen EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) finalinden iki farklı kategoride ödülle döndü.
Yurt dışında elde ettiği ödüllere yenilerini ekleyen Teleperformance Türkiye, EMEA bölgesinde 30 ülkeden 1600 şirketin katılımıyla gerçekleştirilen yarışmada, 35 kategori arasından “En İyi Outbound Kampanyası” ve “En iyi Dış Kaynak İş Ortaklığı” kategorilerinde yarıştı. Dünyanın önde gelen çağrı merkezi firmalarının yarıştığı bu önemli organizasyonda iş ortağı Samsung ile birlikte birinciliğe (altın) layık görülen Teleperformance Türkiye, çözüm ortağı Kredi Kayıt Bürosu (KKB) ile de üçüncü sıraya yerleşti (bronz). Teleperformance Türkiye Kasım ayında Las Vegas’ta düzenlenecek dünya finallerine katılmaya hak kazandı.
Outbound kampanyası Türkiye’de ve dünyada bir ilk
Contact Center World Awards’ta ödüle layık görülmekten mutluluk duyduklarını belirten Teleperformance Genel Müdürü Engin Utkan, müşterilerinin zaman içinde değişen ve yeni trendler karşısında farklılaşan ihtiyaçlarına en iyi çözümler sunan süreç ve stratejiler nedeniyle başarıya ulaştıklarını dile getirdi:
“Çok yönlü CRM hizmeti sunduğumuz iş ortağımız Samsung’un KOBİ’lere ulaşma hedefi dahilinde gerçekleştirdiğimiz outbound kampanyasında, doğru bir profilleme, sağlam bir veritabanı ve özelleştirilmiş bir BT altyapısı ile ilk başta hedeflediğimiz 5 bin müşteri sayısını kısa sürede 100 bine çıkarmayı başardık. Aynı zamanda etkili bir mailing ve kampanya yönetimi süreciyle iletişime geçtiğimiz, çeşitli sadakat programlarıyla ilişkilerimizi güçlendirdiğimiz KOBİ’lerin ihtiyaçlarını çok iyi anlayıp konumlayarak, tabletten televizyona, klimadan masaüstü mini hoparlörlere kadar Samsung’un piyasaya sürdüğü farklı ürün grupları için de yepyeni bir yaklaşım yaratmış olduk. Tüketici elektroniği alanında KOBİ’lere yönelik gerçekleştirilen, Türkiye’de ve dünyada bir ilk olan bu outbound kampanyası sayesinde hedeflerimizi 3 haneli yüzdelerle aşmış olduk. Başarımızın ve müşteri hizmetlerine yönelik çalışmalarımızın uluslararası düzeyde bir kez daha tescillenmesi bizi çok mutlu etti.”
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) her geçen gün büyüyen dijital girişimcilik ekosistemin gelişimine ve paydaşlarına daha fazla katkı sunabilmek için Türkiye de bir ilk olan projeye destek oldu. Konuyla ilgili BKM Genel Müdürü Soner Canko’nun görüşlerini videomuzda izleyebilirsiniz.
Shopi go kurulduğu günden bu yana sofistike bir yaşam tarzına hitap eden lifestyle ürünlerine yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu ürünlerin en yenisi Siva Atom bisiklet tutkunlarının yeni gözdesi olacak. Pedal çevirirken kullanılan ivmeyi enerjiye dönüştüren ve bisiklete takılabilen bu batarya kutusuyla ister yolda pedal çevirirken ister çıkarılabilir yedek bataryası sayesinde dilediğiniz her yerde iPhone, android telefonlar, GoPro, şarjlı ışıklar, GPS, bluetooth hoparlör gibi elektronik cihazlarınızı şarj edebilirsiniz.
Teknik özellikler:
1650 mAH batarya kapasitesi
USB platform şarjı
5V @800MA şarj oranı
IP-4 standardında hava koşullarına dayanıklı
19 x 4.5 x 11 cm
320 gram
2-4 yıl garanti süresi
Fiyat: 545 TL
İTÜ ARI Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren ve başarılı “start-up”lara gelişimlerini hızlandırıcı destekler sağlayan “ITU GATE Uluslararası Hızlandırma Programı” kapsamında geçen yıl ABD’deki yatırımcılarla buluşma hakkı kazanan 8 firmadan biri olan Ingenious, yeni bir başarıya daha imza attı.
Ingenious, yaratıcı iletişim alanında dünyanın en önemli festivallerinden biri olan Cannes Lions bünyesinde teknoloji ve inovasyonu birleştiren girişimlerin ödüllendirildiği Start-up Academy’de finale kalan 10 girişim arasında yer almaya hak kazandı.
2013 yılında kurulan ve tak-çalıştır akıllı ev sistemlerinde uzman olan Ingenious; hiçbir altyapı kurulumu yapılmasına gerek kalmadan bir evi 15 dakika içinde ‘akıllı ev’ haline getirebiliyor. Sistemin beyni olan IO-Box’ın üzerindeki IR vericileri sayesinde TV, ses sistemi, uydu alıcısı ve klima gibi cihazların tüm fonksiyonlar akıllı telefon ya da tablet üzerinden yönetilebiliyor. Sistem ayrıca RF vericileri sayesinde ampul-duy ve fiş-priz arasına takılan uç üniteler ile ışıklar ve kahve makinesi gibi kumandalı olmayan diğer elektronik aletlerin kontrolünü de üstlenebiliyor.
Tüm bunların yanında Ingenious’un öne çıkan bir diğer özelliği ise kullanıcı alışkanlıklarını öğrenerek, kullanılmayan cihazları otomatik olarak kapatıp, evin enerji tüketimini de optimize ediyor ve enerji tasarrufu sağlıyor.
“ITU GATE Uluslararası Hızlandırma Programı” ile Amerika’daki yatırımcılarla buluşma imkanı yakalayan firma, bugün Türkiye’nin önemli girişimcilik destek projelerinden İTÜ Çekirdek bünyesinde faaliyetlerine devam ediyor. Şirketin önümüzdeki dönemlerde, Türkiye piyasasının yanı sıra kısa vadede Avrupa ve Rusya gibi pazarlarda Ingenious’u iyi bir marka olarak konumlandırmayı, sonrasında da ABD ve diğer pazarlardaki mevcut ürünlere güçlü bir rakip olmayı hedefliyor.
Yüzlerce seyahat sitesi ve hava yolunu tarayarak en makul fiyatlı uçuşları bulan dünyanın en iyi seyahat arama sitelerinden momondo’nun 2015 Seyahat Araştırması[1], dünyadaki ve Türkiye’deki seyahat severlerin tatil için ayırdıkları bütçeler ve harcamalarıyla ilgili ilginç sonuçlar ortaya koyuyor.
Buna göre Türklerin yüzde 34’ünün yaz tatili bütçesi 2.500 – 5.000 TL arasında değişiyor. Ancak katılımcıların yüzde 40’ı, genellikle belirledikleri bütçeyi aştıklarını söylüyor. Üstelik bu oran kadınlarda daha yüksek.
Yine araştırmaya göre, yüzde 26’lık bir kesim, 1.250 – 2.500 TL arasında bir meblağı tatil için ayırdıklarını belirtiyor. Ev halkının 5.000 – 12.500 TL arası tatil harcaması yapmasını bekleyenler, yüzde 19’la üçüncü sırada, 250 – 1.250 TL arası harcamasını bekleyenler ise yüzde 12’yle dördüncü sırada yer alıyor. Yaz tatilinde 12.500 – 25.000 TL arasında bir para harcama özgürlüğüne sahip olanlar ise katılımcıların yüzde 3’ünü oluşturuyor ve sadece yüzde 2’lik bir kesim 25.000 TL’den fazla harcayabileceklerini söylüyor.
BANA YAŞINI SÖYLE, SANA NE KADAR HARCAYACAĞINI SÖYLEYEYİM
Harcama alışkanlıkları ayrıca yaşa göre de değişiyor. 250 – 1.250 TL arası harcama yapmayı planlayanlarda 18 – 22 yaş grubu öne çıkıyor. 1.250 – 2.500 TL için liderlik 23 – 35 yaş grubundayken, 5.000 – 12.500 TL arası harcama yapmayı planlayanların çoğunluğu 56 ile 65 yaş arasında.
YÜZDE 40’IMIZ TATİLDE BÜTÇESİNİ AŞIYOR
Türklerin yüzde 44’ü tatildeyken planladığı bütçenin dışına çıkmıyor. Katılımcıların yüzde 40’ı planladıklarının üzerinde harcama yaparken, yüzde 10’luk bir kesim beklediğinden daha az harcıyor. Ne kadar harcadığını umursamayanların ve bilmediklerini söyleyenlerin oranı ise toplamda yüzde 7.
GENÇLER AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZATIYOR
Araştırmaya göre, tatilde bütçesini en çok aşan grup, yüzde 45’le 56-65 yaş grubu. Bu grubu 36 – 55 ve 23 – 35 arası yaş grubu takip ediyor. Beklediğinden az harcayanlarda ise liderliği yüzde 12’yle 23-35 yaş grubu elinde tutuyor.
KADINLAR BÜTÇEYİ TUTTURMAKTA ZORLANIYOR
Harcama konusunda kadınlar ve erkekler arasında yüzde 4’lük bir fark bulunuyor. Bütçelerini aşan erkeklerin oranı yüzde 38 iken, bu oran kadınlarda yüzde 42.
ÇİNLİLER BÜTÇELERİNE DAHA SADIK
Peki dünyada durum nasıl? momondo’nun anketi gösteriyor ki, tatilde bütçesini en çok aşanlar yüzde 52 ile Hollandalılar ve yüzde 50 ile Almanlar, İtalyanlar, Portekizliler olurken, bütçesine en sadık kalanlar Çinliler. Çinlilerin sadece 38’i bütçelerinin dışına çıktıklarını söylüyor.
RUSLAR BU YAZ AZ HARCAYACAK
Buna karşılık bu yaz tatilde astronomik rakamlar harcayacak ülkeler arasında Çin başı çekiyor. Çinlilerin yüzde 18’i, 12.501 – 25.000 TL arası, yüzde 6’sı ise 25.000 TL’den daha fazlasını gözden çıkarmış durumda.
Ruslar ise tatilde fazla para harcamaya sıcak bakmıyor. Yüzde 28’i, 251 – 1.250 TL arası, yüzde 26’sı da 1251 – 2.500 TL arası bir yekun harcayacak.
Tatil bütçeleri Türklerinkine yakın olan İspanyollar ise 2.501 – 5.000 TL arası harcama yapacak ülkeler arasında, yüzde 31’le Türkiye’nin ardından ikinci sırada geliyor.