Dassault, sistem entegrasyonu alanında öncü
3DEXPERIENCE, Dassault Systèmes danışmanlık ve sistem entegrasyon ortaklıkları stratejisini genişlettiğini ve hizmet faaliyetlerini, dünyanın her yerinden müşterilerinin iş yerlerini dönüştürmelerine yardımcı olacak şekilde yeniden konumlandırdığını duyurdu. Bu genişletme, müşterilerinin Dassault Systèmes’in entegre iş ve teknoloji danışmanlığı ekosistemine ayrıcalıklı erişim yoluyla zenginleştirilmiş ve hızlandırılmış değer yaratma taleplerine verilen bir yanıt olacak.
3DEXPERIENCE platformu, müşterileri için yeni değer yarama mekanizmaları üretmek için mühendislik uygulamalarının çok ötesine giden yeni iş deneyimlerinin önünü açıyor. Dassault Systèmes, dijital iş danışmanlığı ve teknoloji hizmetleri içeren güçlü bir global ağın bu değişimde önemli bir rol oynadığını kabul ediyor. Şirket, iş fikrinden 3DEXPERIENCE iş sunumlarına kadar bir müşterinin dönüşümünün tüm unsurları için şirket içi uzmanları ve danışmanlık ve sistem entegrasyon ortaklarıyla birlikte dünya çapında yönetim ve teknoloji danışmanlığı uygulamaları sunacak. Bu uygulamalar her boyuttan ve her coğrafyadaki şirketin yenilikçi çözümlerden, gelişmiş ölçeklendirilebilirlikten ve proje teslimat başarılarından faydalanmasını sağlayacak.
Bu yeni hizmet girişiminin bir parçası olarak Dassault Systèmes, Geometric Ltd. ile Hindistan’da, şirketin teslimat ekosistemine verimlilik ve hız katacak global bir hizmet merkezi oluşturdu. Bu yeni alt şirket, 3DEXPERIENCE platformunun her boyuttan proje üzerinde uygulanmasını, yükseltme, geçiş, bakım, destek ve eğitim hizmetleri gibi hizmetlerle geliştirecek.
Siber saldırıların dörtte biri finansal verileri hedefledi
Dolandırıcılığa devam eden siber suçlular odaklarını bankalardan ödeme sistemlerine ve çevrimiçi alışveriş sitelerine de yöneltmeye başladılar.
- Siber suçlular saldırıların yüzde 16,3’ünde ünlü bankaların adlarını kullandı; 2013 yılında banka kimlik avcılığı seviyesi yüzde 22,2 seviyesindeydi
- Ödeme Sistemleri kategorisinde siber suçlular genellikle Visa card (Ödeme Sistemleri kategorisindeki algılamaların yüzde 31,02’si), PayPal (algılamaların yüzde 30,03’ü) ve American Express (yüzde 24,6) kullanıcılarına ait verileri hedefledi
- Ünlü çevrimiçi alışveriş sitelerinin adları saldırıların yüzde 7,3’ünde kullanıldı (2013’te yüzde 6,5)
- Vakaların yüzde 5,1’inde Kaspersky Lab’ın koruma teknolojileri ödeme sistemlerinden söz eden kimlik avı sayfalarınca tetiklendi. Bu oran 2013 yılının oranından 2,4 yüzde puanı yüksek.
- Mac OS X için Kaspersky Lab güvenlik ürünlerinin tetiklendiği tüm örneklerin yüzde 48,5’ine karşılık gelen Mac sistemlerinde algılanan finansal kimlik avı oranı geçtiğimiz yıla göre 9,6 yüzde puanı arttı.
Bilgi Üniversitesi “idLAB”i açtı
İstanbul Bilgi Üniversitesi, mühendislik alanındaki eğitim standartlarına artı değer katacak yeni inovatif laboratuvarı “idLAB”i (Innovation and Dream Laboratory) hem öğrencilerinin, hem iş dünyasının kullanımına açtı. 12 Şubat Perşembe günü İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul yerleşkesinde düzenlenen törenle açılan “idLAB” ve 3D Laboratuvar, Üstünberk Holding işbirliği ile İstanbul Bilgi Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nin yeni binasında hayata geçirildi. Üniversite bünyesinde yer alan 8 mühendislik bölümünün yanı sıra Bilgisayar Bilimleri ve Matematik Bölümü öğrencilerinin de faydalanabileceği laboratuvarlarda, hayallerini tasarıma dönüştürebilen ve iletişim becerisi yüksek mühendisler yetiştirilecek.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Rifat Sarıcaoğlu, Rektör Prof. Dr. Remzi Sanver, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ata Akın’ın katılımıyla gerçekleşen açılış töreninde, Üstünberk Holding CEO’su Ömer Altun da yer aldı.
Bilgi’nin her zaman farklı ve yenilikçi bir vizyona sahip olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Remzi Sanver, “Bilgi’nin ilke ve değerlerinden uzaklaşmadan daha fazla öğrenciye ulaşmayı amaçlıyoruz. Büyük bir heyecanla açılışını gerçekleştirdiğimiz idLAB ve 3D Laboratuvarı ile hayallerini tasarıma dönüştürebilen ve iletişim becerisi yüksek mühendisler yetiştirilecek.” şeklinde konuştu.
Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ata Akın idLAB açılışında “Öğrencileri sanayiyle buluşturabilecek bir yaklaşıma ihtiyaç olduğu düşüncesiyle laboratuvarın kurulduğunu dünyayı değiştirecek mühendisler yetiştirmek istediklerini” vurguladı.
Üstünberk Holding CEO’su Ömer Altun ise yurt içinde ve yurt dışında rekabetçi, yenilikçi tasarım ve üretimlerin gerçekleştirilmesi için gurur duyacağımız gençlerimizin yetiştirilmesi için İstanbul Bilgi Üniverisitesi’nin verdiği gayretlere teşekkür ederek uzun soluklu bir işbirliğine de atım attıklarını konuşmasında belirtti.
BİLGİ sosyal mühendisler yetiştirecek
Bugüne kadar alışılagelen “mühendis yetiştirme” biçimlerine BİLGİ’nin “hayat için eğitim” vizyonu ile yenilik katacak olan eğitimlerde, öğrenciler sadece teknik bilgi ve donanım değil; iletişim, tasarım, iş geliştirme, takım çalışması gibi konularda da beceri kazanacak. idLAB, giderek daha disiplinlerarası bir alan haline gelen mühendislikte sadece proje üreten, geliştiren değil; projesini yaratıcı bir tasarımla hayata geçirebilen ve etkin bir iletişimle sunabilen “sosyal mühendisler”in deneysel öğrenimini teşvik eden bir fikir yuvası olarak hizmet verecek.
idLAB iş dünyasına da açık olacak
Öğrenciler için düzenlenecek bilgi panelleri ve workshopların yanı sıra iş dünyasından uzmanların mentorluk verebileceği İnovasyon ve Hayal Laboratuvarı’nın, şirketlerin projelerinin de çalışabileceği bir alan olması hedefleniyor. idLAB, aynı zamanda sanayi ile işbirliği kurulmasını sağlayacak bir yapı olacak. Böylece, iş dünyasıyla bağımsız projeler yürütülebilecek ve araştırma hedeflerinde sektörel destek sağlanabilecek.
NetApp, 2015’e iddialı girdi
NetApp, gerçekleştirdiği basın toplantısında yeni yıla damgasını vuracak teknoloji trendlerine yönelik öngörülerini açıkladı. Teknoloji pazarındaki değişimleri geleceğin BT teknolojileri doğrultusunda değerlendiren NetApp, aynı zamanda Türkiye’deki yerel BT pazarının geleceğine dair vizyonunu da sundu.
Yeni performans ve hız odaklı hibrid Flash ürün grubunun yeni üyelerini tanıtan NetApp Türkiye Genel Müdürü Behçet Yumrukçallı, All-Flash array sistemler arasında bir milisaniyenin altındaki ortalama tepki süresiyle dikkat çeken EF560 ve NetApp E-Serisi’nin en yeni hibrid üyesi E5600‘e ait detayları paylaştı.
Bulutta yedekleme ve kurtarma mümkün olacak
Yumrukçallı NetApp’ın 80 Milyon Dolarlık SteelStore satın alması ile ilgili olarak “Bulut, yedekleme ve sistem kurtarma pazarındaki en yıkıcı teknolojilerden biri haline geldi. Müşteriler artık her geçen gün veri
koruma ve veri yönetimini operasyonlarını nasıl daha iyi çözümler ile birleştirebileceklerini hesap etmeye çalışıyorlar. Ürün portföyümüzü zenginleştiren SteelStore ürün grubu, bu anlamda müşterilerimizin
hibrid bulut girişimlerini destekleyecek ve kurumsal verilerini yedekleme ve arşivleme seçeneği olarak onlara bulut depolama entegrasyonu sunacak. yorumunu yaptı.”
2015’in yıkıcı teknolojileri
Toplantı sırasında NetApp CTO’su Jay Kidd tarafından açıklanan 2015 öngörülerini de değerlendiren Behçet Yumrukçallı, 2015 teknoloji trendlerinde ilk başta Flash sistemleri masaya yatırdı. Sıkıştırma ve veri tekilleştirmenin hem disklerde hem de Flash sistemlerde kullanılacağını söyleyen Yumrukçallı, tüm depolama mimarilerinin “sıcak” verinin hızına yetişmek için Flash sistemleri bünyesine katacağını aktardı. Yumrukçallı, yalnızca Flash ile çalışıp diğer Hibrid Flash/Disk array’ler ile entegrasyon kurmayan mimarilerin, güvenli ve güvenilir bir depolama sistemi altyapısı oluşturmadıkları için BT dünyasında rağbet görmeyeceğinin de altını çizdi.
Teknolojiyi bilen personel arayan şehirler
Brookings tarafından hazırlanan 88 sayfalık America’s Advanced Industries adlı rapora göre Amerika’nın teknoloji bağlantılı 50 iş kolu, ülkenin inovatif, düzenli ve kapsamlı örneklerinin başını çekiyor. Bunlar arasında ise otomobil üretimi, bilgisayar yazılımı, enerji ve benzeri başlıklar mevcut.
Ülke geneline bakıldığında en büyük yüz merkez, ABD’nin ileri endüstri iş kollarındaki yüzde 70’lik kısmı kapsıyor. San Jose yüzde 30’luk iş gücü payını elinde tutarken, Seattle’da bu oran yüzde 16 olarak görülüyor. Diğer veriler ise Wichita (15.5), Detroit (14.8), veSan Francisco (14.0) şeklinde.
Öte yandan 24 büyük merkez en az 10 bin ileri endüstri işini kaybederken, başı Los Angeles, New York, Chicago, Cleveland, Rochester ve New York çekiyor.
Son olarak en büyük 100 ABD metropolü bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) mezunu genç nüfus (20 ile 34 yaş arası) Finlandiya’nın sahip olduğu toplam miktarı geride bırakıyor. Boston, San Jose, Raleigh, ve Provo başı çeken isimler oluyor. Ancak 33 büyük ABD metropolü ise STEM mezunu çalışan kitlesi açısından İspanya’nın ardından geliyor. Bu kentler ise Phoenix, Las Vegas, Miami, Dallas, Detroit, Houston, ve Kansas City olarak not düşülüyor. İnternette Çin ve Rusya’nın gücü artıyor
Amerika her ne kadar online medya ve eğlence sektöründe 1 numara olarak yoluna devam etse de, Çin, Hindistan, Rusya ve Meksika gibi ülkeler de bu konuda elini güçlendirmeye başlayan ülkeler arasına katılıyor. Ernst&Young’ın raporuna göre internet penetrasyon oranı bu isimler sayesinde yükselişe geçecek. 2016’da 2 milyar genişbant bağlantısı ve 2014 ile 2018 arasındaki dönemde iki katı akıllı telefon satışı da öngörülüyor.
Çin güçlenmekte olan online medya pazarında tam tamına 500 milyon kablosuz genişbant bağlantısına sahip olacak (2016) diyen araştırma, işin çok daha ileri seviyelere taşınacağını da belirtiyor. Örneğin Facebook ve Google gibi iki ABD devi bu ülkede sınırlı kullanımda ya da yasaklı. Bu da yerel markalar için muazzam bir yükseliş fırsatı sunuyor.
Bir diğer yandan Hindistan da online medya şirketlerinin sınırlı akıllı telefon ve genişbant penetrasyonu yüzünden sıkıntı çektiği biliniyor. Ernst&Young’a göre yakın dönemde diğer gelişmekte olan pazarlara oranla, bu gibi sebepler yüzünden Hindistan bu alanda kolay kolay güçlenemeyecek.
Rusya ise hem genişbant hizmetleri hem de akıllı telefonlar penetrasyon oranlarıyla dikkat çekerken, Çin’de olduğu gibi bazı engellemeler ile öne çıkıyor. Ancak bu durum ülkenin pazardaki imajına zarar verebiliyor.
Son olarak Meksika, dolandırıcılık gibi sebepler ile bu alanda bocalıyor. Medya ve eğlence markalarının bu nedenle daha yüksek risk taşıdığını belirten Ernst&Young’ın raporu, buna rağmen ülkedeki kişi başına düşen harcama oranının 11 bin doları bulduğunu ekliyor.
Otomobil firmalarının frekans savaşı
Amerika Birleşik Devletleri meclisi ABD yasama organları, acele edildiği eleştirilerine maruz kaldığı bir kararla, 5.9 GHz frekans bandının ticari Wi-Fi için kullanılabilir olmasını istiyor. Bu sayede akıllı cihazlar çok daha hızlı bir biçimde bağlantıya kavuşabilecek. Ancak diğer yandan otomotiv endüstrisinin önde gelen isimleri de aynı frekans bandını kullandığı için hükümetten bu girişimi durdurmasını talep ediyor.
Otomotivciler, 5850-5925 MHz bantlarını kullanarak yollardaki araçlarının özel ağa bağlanabilmesini ve birbirleri ile iletişime geçmelerini istiyor. Böylece ilk akıllı trafik ağının da temelinin atılması söz konusu olacak. Araçtan araca iletişim hedefi aslında Obama yönetiminin de isteklerin arasında yer alıyor ancak büyük markaların bahsi edilen bantların kullanımı ile ilgili endişeleri durumu zora sokuyor. Kısaca V2V (Vehicle 2 Vehicle) olarak adlandırılan bu teknoloji, otonom sürüşe sahip sürücüsüz otomobillerin yollara çıkışını da hızlandıracak.
Gigaom.com’daki habere göre Amerikan senatörlerinden Marco Rubio ve Cory Booker, “Wi-Fi Innovasyon Act” mevzuatını tekrar gündeme getirerek, ABD Federal İletişim Komisyonu FCC’nin bu konudaki araştırmalarını daha genişletmesini ve hatta Wi-Fi ile düşük gelirli bölgelerdeki internet kullanımını nasıl yükseltebileceklerini bilmek istiyor.
Otomotiv sektörü temsilcileri ise bu mevzuatın geri çekilmesini talep ediyor, aksi takdirde paylaşımlı frekansların ileride akıllı araç ağı için tehlikeli olabileceğine dikkat çekiyor. 2019’da giyilebilir cihaz sayısı 600 milyona yaklaşacak
2014 – 2019 yılları arasını kapsayan Görsel Ağ Endeksi Global Mobil Veri Trafik Tahmini Raporu‘nu açıklayan Cisco, önümüzdeki 5 yıl içinde mobil veri trafiğinin 10 kat artmasını öngörüyor.
Rapora göre 2014 yılı verilerine göre mobil veri trafiğinin yüzde 88’i akıllı cihazlar yoluyla üretilirken, 2019’da bu oranın yüzde 97’ye çıkması bekleniyor. Rapordaki beklentilere göre önümüzdeki dönemde mobil trafik artışını tetikleyecek en büyük etkenler; daha güçlü mobil cihazlar, makineden makineye (M2M) bağlantılar ve daha hızlı hücre şebekelerine yaygın erişim olacak.
Cisco’nun küresel veri trafik tahmini 2019 yılı itibari ile dünyadaki giyilebilir cihaz sayısının 5 kat artarak 109 milyondan 578 milyona çıkacağını, bu büyümenin, giyilebilir cihazlardan geçen mobil trafiği 2019 yılına dek 18 kat artıracağı belirtiliyor. Akıllı trafik trendindeki artışı mercek altına alan rapora göre bu trendi destekleyen temel faktörler; tüm dünyada temel özelliklere sahip telefonlardan akıllı telefonlara geçiş, tablet kullanımında devam eden artış, tablet benzeri özelliklerle yeniden dirilen dizüstü bilgisayarlar ve artan M2M uygulamaları olarak görülüyor.
Mobil ağ tarafında ise 2017 yılında -bağlantı paylaşımı açısından- 3G’nin 2G’yi geçmesi ve hücresel teknoloji olması bekleniyor. 2019 yılında ise 3G ağları global mobil cihaz ve bağlantıların yüzde 44’ünü, 4G ağları ise yüzde 26’sını destekleyecek.
Türkiye’nin de olduğu bölgede 14 kat büyüme bekleniyor
Cisco Mobil Görsel Ağ Endeksi tahminine göre Türkiye’nin de içinde bulunduğu Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi’nde mobil veri trafiğinin 2014 – 2019 yılları arasında yüzde 71’lik büyüme oranı ile 14 kat artması bekleniyor. Raporda bölgeye ait diğer tahminler ise şöyle sıralanıyor:
· 2019 yılı itibari ile mobil veri trafiği aylık 3,5 eksabayt’a çıkacak. (874 milyon DVD’nin içindeki veriye eşit) 2014 yılında bu rakam 242,3 petabayt olmuştu.
· 2014- 2019 yılları arasında bölgede mobil veri trafiği sabit IP trafiğinin 3 katı daha hızlı artacak.
· 2019 yılında bölgedeki mobil veri trafiği, toplam trafiğin (mobil ve sabit) yüzde 26’sını oluşturacak. (2014 yılı yüzdesi yüzde 5)
· 2019 yılında mobil veri trafiği on yıl öncesinin (2009) hacmine göre 962 kat daha fazla olacak.
· Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi’nde mobil bağlantıların yüzde 58’i akıllı bağlantı olacak. 2014 yılında bu rakam yüzde 18’di.
· Bölgedeki mobil veri trafiğinin yüzde 96’sı ‘akıllı’ trafik olacak. 2014 yılında bu oran yüzde 77’ydi.
· 2019 yılında kullanıcı başına mobil trafik, aylık 8,299 megabayt’a ulaşacak. 2014 yılında kullanıcı başına aylık mobil trafik 627 megabayt’tı ( yıllık bileşik büyüme oranı yüzde 67).

Nitelikli bilişimci ihtiyacı Metric Akademi ile karşılanıyor

Kliksa, e-ticaretin yörüngesini değiştirmeyi amaçlıyor

Ttec, Mobil Dünya Kongresi’nde Türkiye’yi temsil edecek
2-5 Mart tarihleri arasında Barselona’da düzenlenecek olan Mobil Dünya Kongresi’nin sektör için büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizen Tesan İletişim Pazarlama Yöneticisi Merve Yiğit; “Ttec markamızla dünya devleri ile aynı alanda buluşacağımız için çok heyecanlıyız. Bunun yanı sıra fuara katılan ilk Türk mobil aksesuar markası olduğumuz için de gurur duyuyoruz. Ttec olarak 2015’i globalleşme yılı olarak belirledik. Bu kongre ile beraber Ttec’in tüm mobil aksesuarlarını dünyaya tanıtmayı ve markamızı bir adım öteye taşıyabilecek yeni iş bağlantıları kurmayı hedefliyoruz.” dedi.
Bu yıl ‘İnovasyonun Kıyısı‘ mottosuyla gerçekleştirilecek Mobil Dünya Kongresi, mobil teknoloji devlerinin en yeni ürünlerini görücüye çıkardığı fuar olarak biliniyor. Geçtiğimiz yıl 1.800’ün üzerinde şirketin katılımcı olarak yer aldığı kongre, 200’ün üzerine ülkeden 85 binin üzerinde ziyaretçi ağırlamıştı. Depolama teknolojileri Flash’la hızlanıyor
EMC Türkiye Sistem Mühendisliği Yöneticisi Fırat Öztürk ile depolama teknolojileri alanındaki son yenilikleri ve gittikçe yaygınlaşan Flash teknolojisinin geldiği noktayı konuştuk. Flash teknolojilerinin maliyetlerinin giderek düştüğüne dikkat çeken Öztürk, bununla birlikte farklı ölçekteki ihtiyaçlara hitap eden değişen Flash teknolojileri hakkında bilgi verdi.
Geleceğin şehirleri böyle görünecek
Seul merkezli mimar ve tasarımcı gruplarından oluşan Planning Korea, Paris’in gelecekte nasıl bir şehir olması için yürütülen “Reinvent Paris” projesi için hazırladığı çalışmayla dikkatleri üzerine çekti. Fransa’nın gözbebeği olarak görülen Paris’in 23 farklı bölümü üzerinden yürütülen konsept çalışmalarında L’air Nouveau de Paris adlı başlık dikkatleri çekiyor. Bu konseptin anlamı ise yaklaşık olarak “Paris’in Yeni Havası” şeklinde.
Tasarım geliştirme sürecinde referans alınan formlar arasında ise kompleks mikroorganizmalar bulunuyor. Doğadan alınan ve su birikintileri gibi örneklerde rastlanan bu organizmaların ilgi çekici şekillerini esas alan tasarımcılar, her bir mekanın bir diğeri ile bağlantılı olduğu, ayrı ayrı gözüken ancak tekil bir anlayışı tercih etmiş.
Designboom tarafından duyurulan çalışmada direkt zeminden başlayan, alışılagelmiş kutu tasarım yerine bir çiçeği andıran bir tasarım hazırlanmış. Yaşam alanına zeminden asansörle çıkılırken, normalde bina zemininin kapladığı alan da böylece minimuma indirilmiş.
Reinvent Paris projesi ilk olarak geçen Kasım ayında Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo tarafından duyurulmuştu. Proje, 2020’de Paris’in daha çevre dostu bir yapıyla nasıl ideal bir kentsel dönüşüme uğraması gerektiğini tespt etmeyi de amaçlıyor. Amerika’daki en iyi 25 iş
Glassdoor’un paylaştığı verilere göre Amerika’da 2015 yılının en iyi 25 işinden 7’si doğrudan teknoloji sektörü ile ilgili. Araştırmaya göre şu günlerde 104 bin 828 yazılım mühendisi için ihtiyaç mevcut ve ortalama maaş miktarı ise yıllık 98 bin 074 dolar seviyesinde. İlgili meslek dalı Glassdoor’un puanlama sisteminden 4.6 alırken, birinci sırada ise 4.8 puan ile doktor asistanlığı bulunuyor.
25 meslek arasında teknoloji dünyası yazılım mühendisi dışında farklı alanlardaki uzmanlıklarla yer alıyor. Bunlar puan sıralamasına göre veribankası yöneticisi, veri analiz uzmanı, yazılım mimarisi uzmanı, ağ mühendisi, BT proje yöneticisi ile mobil uygulama geliştiricisi olarak sıralanıyor.
Listenin ilk 10’undaki teknoloji dışı mesleklere bakıldığında ise üçüncü sırada iş geliştirme yöneticisi bulunurken, insan kaynakları yöneticisi, finans müdürü ve pazarlama müdürü takip eden meslekler olarak sıralanıyor. Kullanıcı deneyimi uzmanları İstanbul’da buluşuyor
Userspots, kullanıcı deneyimi (UX) tasarımını tüm yönleriyle kucaklayan geniş perspektifli bir konferans düzenliyor. 13-14 Mayıs 2015 tarihlerinde İstanbul Wyndham Grand Levent’te gerçekleşecek olan organizasyon ‘ExperienceEverywhere’ ana temasına sahip olacak.
MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) bölgesinin ilk ve en büyük UX Alive organizasyonu olacak konferansta Omnichannel, finans, e-ticaret, mobil, dijital medya, içerik, startup ve UX metodolojisi üzerine konuşmalar ve workshop’lar düzenlenecek.
Kullanıcı deneyimi neler kazandırıyor?
“Kullanıcı Deneyimi Tasarımı” ve “Kullanılabilirlik” konularında konuşmalar yapmak ve deneyimlerini paylaşmak için dünyanın önde gelen ödüllü tasarımcıları İstanbul’a gelecek. Konferansta, kullanıcı deneyimi ekiplerinin organizasyonlar içerisinde nasıl konumlandırılacağına dair fikirler, kullanıcı deneyiminin markalara neler kazandırdığı gibi konular sektörün önde gelen tasarımcıları tarafından anlatılacak. Bunun yanı sıra, arayüz tasarımı, deneyim tasarımı, kullanıcı araştırmaları, pazarlama ve yazılımda deneyim tasarımının önemi, servis tasarımı gibi yenilikçi birçok konu üzerinde konusunda uzman kişiler tarafından workshoplar gerçekleştirilecek.
Konferansta, gerçekleştirdikleri her yenilikçi hamle ile online deneyimi şekillendiren Facebook ve Google’dan önemli isimler deneyimlerini paylaşacak. Bu isimlere ek olarak, Apple, Uber, Disney ve CNN gibi büyük firmalara içerik stratejisi, pazarlama iletişimi ve dijital üretimler konularında danışmanlık hizmeti sunan Ashwin Sodhi, CXPartners’in kurucusu Giles Colborn, endüstriyel tasarımcı ve prestijli ödüllerin sahibi Job Jansweijer, Baymard Enstitüsü’nün kurucu ortağı ve e-ticaret raporlamasının ünlü ismi Christian Holst ve müşteri deneyimi ile dönüşüm oranı optimizasyonu konusunda uzman Optimizely Genel Müdürü Matt Althauser konferansta konuşmacı olacak.
Kayıtları başlayan konferansa ait tüm detaylara uxalive.com adresinden ulaşılabiliyor. Ağınızdaki performans sorunlarını çözün
Küçük ofislerin sıklıkla yaşadığı ağ üzerindeki performans sorunu Zyxel’in bu ürünüyle ortadan kalkabilir. Hem 2,4 hem de 5 GHz frekanslarını destekleyen ürün, etkin bant genişliği yönetimi desteği sunmasının yanında, 802.11ac stadardını desteklemesiyle de farklılaşmayı başarıyor. Zyxel’in Green IT yaklaşımına uygun şekilde tasarlanan VMG8924-B10A AC1600 VDSL2/ADSL2+ Multi WAN Kablosuz Gigabit Modem/Router, ağ üzerindeki iletişim performansını güçlendirirken enerji maliyetlerinizin artmasını da önleyebiliyor.
Japonya’da bir otelde müşterilere robotlar hizmet edecek
Japonya’nın Nagasaki şehrinde yer alan Hollanda temalı yeni eğlence parkı Huis Ten Bosch özel bir otele de sahip olacak. Sadece 72 oda ile hizmet verecek olan otelin dikkat çeken yanı ise servis personeli olacak. Bir geceliği 60 dolar olan odalara sahip bu ilginç mekanda 10 ayrı insansı robot ziyaretçilere merhaba diyecek.
17 Temmuz’da açılması planlanan ve adı Henn-na Hotel olacağı açıklanan otelin göz kırpan ve nefes alıp veren(!) robotları göz kontağı kuracak, vücut dilinizi takip edecek ve Çince, Japonca, Korece ve İngilizce’yi akıcı bir şekilde konuşabilecek.
Washington Post’un haberine göre giriş çıkış kayıtlarını tutacak olan bu robotlar, çanta da taşıyacak, kahve yapıp oda temizliğine bile girişecekler. Robot görevlilere ayrıca insan çalışanlar da destek çıkacak.
Henn-na Hotel’in dikkat çeken tek yönü robotlar da değil. Merkezde ziyaretçiler yüz taraması ile kapılarını açabilecek, radyasyon panelleri sayesinde de vücut ısısı takip edilerek oda sıcaklığı ayarlanabilecek. Tümleşik iletişim çalışan verimliliğini yüzde 66 artırıyor
Unify tarafından Orta Avrupa’da yapılan bir araştırmaya göre, çalışanların en çok e-posta (%93), telefon görüşmeleri (%89), telekonferans görüşmeleri (%72) gibi geleneksel iletişim araçlarını kullanıldıklarını, sesli konferansın görüntü ile desteklenmesinin toplantı konsantrasyonu açısından daha verimli olduğunu, buna rağmen yüzde 34 oranında videolu görüşme yapıldığını ortaya koyuyor.
Araştırmadan elde edilen diğer önemli bir veri ise katılımcıların yüzde 43’ünün ekip çalışmasında ve iletişimde kullandıkları teknolojilerin karmaşık, içinden çıkılmaz bir deneyim yaşattığını söylemeleri.
Zamana ve mekâna bağımlı kalmadan yönetilen iş süreçlerinin kurumlara maliyet anlamında büyük katkılar sağladığına ve istenilen yerden, tasarruflu ve verimli bir biçimde iletişim kurabilmenin önemine değinen Unify Türkiye Ülke Müdürü Erda Tütüncüoğlu, “Özellikle son yıllarda daha fazla mobil çalıştıklarını ve bunun önemli bir ihtiyaç olduğunu gözlemliyoruz. Araştırmalar evden ve ofis dışı çalışan sayısının hızla artacağını, çalışanların farklı cihaz ve farklı donanımlar kullanmak zorunda olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle farklı il veya ülkelerde ofisleri bulunan, sık seyahat etmek zorunda kalan çalışanlar, cihaz ve mekândan bağımsız kolay bir şekilde iletişim kurmak istiyorlar. Bu gereksinimi adreslemek ve bunları mümkün olan en güvenli şekilde gerçekleştirmek için yeni servis ve uygulamalar geliştiriyoruz.” dedi.
Mobil çalışma eğiliminin beraberinde yeni ihtiyaçları da getirdiğine dikkat çeken Tütüncüoğlu, birbirlerinden uzakta olan ekiplerin cihaz ve mekân bağımsız işbirliği yapabilmelerinin verimliliği artırdığını, maliyet avantajı sağlanarak hızlı ve sonuç odaklı çalışmalara imza atılabildiğini sözlerine ekliyor. 









