
Silikon Vadisi’nde aşı krizi
WIRED tarafından yapılan bir araştırmaya göre Silikon Vadisi’nde yer alan büyük çaplı şirketler, hastalıklara karşı korunmasız durumda. Çalışanların çocukları için açılan ve gün içerisinde bu çocukların bakımının sağlandığı özel bakım evlerinden gelen veriler ürkütücü detayları ortaya çıkartıyor. Detaylara göre 12 dev şirketin bakım evlerinin 6’sında çocuklar aşısız ve pek çok hastalığa karşı savunmasız. Üstelik aşılı olarak değerlendirilen diğer 6 şirkette ise aşılanma oranları bir hayli yetersiz.
Bazı aşıların uzun vadede çocuklar için zararlı olabileceği ve hatta çok ciddi rahatsızlıklara sebebiyet vereceği inancı ile bu ilaçları çocuklarından uzak tutan ebeveynler ise sorumlu olarak gösteriliyor. Öte yandan Silikon Vadisi dışındaki yerlerde de, bir başka deyişle Amerika’nın genelinde de aşılanmaya karşı olan ciddi bir kesim var. Bunların belli bir kısmı ise dini inaçları yüzünden aşıyı reddediyor.
Silikon Vadisi’ndeki ürkütücü durumun bir başka sebebi ise güncel olmayan verilerden oluşmakta. Örneğin Google’da yer alan iki ayrı çocuk bakım merkezinde 200’ü aşkın çocuk bulunuyor. Yapılardan birinde aşılanma oranı yüzde 77 iken, şirket çalışanlarından bazıları inançlarını öne sürerek sağlık konusunda tehlike yaratıyor. Bu detaylar ise tam anlamıyla güncel olmadığı için Sağlık Bakanlığı da dahil olmak üzere, bölge sağlık kuruluşlarının elleri ve kolları bağlanıyor.
Google’ın sözcüsüne göre 2013-2014 yıllarında iki merkezdeki aşılanma oranı yüzde 98 ve yüzde 81‘miş. Ancak veriler tam anlamıyla güvenilir değil zira Google’ın baskısına rağmen bazı ebeveynler bilgilerini güncellemiyormuş.
Yahoo’daki MMR aşılanma oranı yüzde 94 olarak gözükürken, Pixar için paylaşılan değer sadece yüzde 43 seviyesinde seyrediyor.
Bu arada Facebook, Intel, Symantec, eBay, VMware ve Apple’da ise durum tam anlamıyla belirsiz, zira çocuklar için tam anlamıyla bir bakım merkezi bile mevcut değil. Dört tekerlekli Sony mi geliyor?
Kendi kendine giden, yani otonom sürüşe sahip otomobiller için yapılan çalışmalar hızla devam ediyor. Volvo, Mercedes, BMW ve Audi gibi üreticilerin test modelleri yollarda gezinedursun, Google’ın direksiyonsuz konsepti, Apple’ın merak uyandıran minibüsü de bu kervana dahil oldu.
Konuyla yakından ilgilenen son isim ise Sony oldu. Japonya’da otonom sürüş teknolojileri üzerine çalışan ZMP‘ye yatırım yapan şirket başlangıç için 100 milyon Yen, yani yaklaşık 842 bin dolarlık bir yatırım yaptı.
ZMP temelde bir robot üreticisi. Robot otomobiller ve eğitim robotları geliştiriyor. İki firmanın işbirliği kapsamında ZMP’nin sahip olduğu robotik teknolojilerle, Sony’nin sensör teknolojilerindeki uzmanlığının bir araya getirilmesi bekleniyor. ZMP, 2013’teki Tokyo Motor Show’da bir Toyota Prius’u kendi kendine gidebilme yetenekleriyle donatmış ve adından oldukça söz ettirmişti.
Turkcell’in İK uygulamalarına 5 ödül birden

Güvenli İnternet Günü’nde güvenliğiniz için tavsiyeler

Kurumsal mobilitenin yeni trendleri
Citrix, 2015’ün ilk çeyreği için Citrix Mobil Analiz Raporu’nu yayınladı. Mobil Analiz Raporu, küresel çapta mobil şebeke operatörleri ve işletmelerden oluşan bir grupla yaptığı inceleme sonucu edindiği verilerle, hem mobil aboneler hem de kurumlar için mobilite trendlerine dikkat çekiyor. Rapor, son mobilite trendleri hakkında, tüm mobil ekosistem genelindeki tüketicileri, kurumları ve mobil operatörleri etkileyecek bilgiler içeriyor.
İşletmeler için yönetilen cihazlar iki katına çıktı
Kurumlar tarafından yönetilen cihazların sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 72 oranında artış göstermiş durumda. iOS dünya genelinde yüzde 64 ile kurumsal segmentteki hakim mobil platform olma unvanını korurken, Android’in Asya’da popülerlik kazandığını ve Windows’un EMEA bölgesinde (yüzde 16) Kuzey Amerika’da (yüzde 7) olduğundan iki kat daha popüler olduğu görülüyor.
Daha detaylı analizler, mobil işletim sistemi platformlarındaki dağılımın sektörlere göre farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor. Finans sektöründeki yönetilen cihazların yüzde 71 oranında iOS kullandığı ve sağlık sektöründeki yönetilen cihazların yüzde 39’unun Android olduğu görülüyor. Ayrıca, rapordaki son bulgular, kurumların verimlilik ve işbirliği uygulamalarında beyaz liste ve kara liste işlemlerini başlattığının altını çiziyor. Bu da birçok işletmenin çalışan mobilitesini teşvik etme ve yönetme şekillerinde daha kapsamlı bir anlayışla hareket ettiğine işaret ediyor.
iPhone 6 Plus, iPhone 6’ya göre 2 kat fazla veri üretiyor
iPhone 6 Plus sahibi mobil aboneler iPhone 6 kullanıcılarına kıyasla iki kat daha fazla veri kullanıyor. Raporda bu farkın daha büyük ekranda daha fazla videonun izlenmesi nedeniyle oluştuğuna değiniliyor. Raporda ayrıca hem abonelerin hem de kurumsal BT departmanlarının, phablet cihazların mobil veri fiyatlandırma planlarını ve kurumsal bütçeleri nasıl etkilediğinin farkında olmaları gerektiğine dikkat çekiliyor.
Video ile tanımlanan mobil deneyim
Mobil veri tüketimi arttıkça mobil kullanıcı deneyimi, giderek bir video deneyimine dönüşüyor. Örneğin, veri hacmine göre sıralanmış ilk beşte yer alan mobil oyunların artık hepsi video içeriğine sahip. 2014 yılının ilk çeyreği ile karşılaştırıldığında ise bu rakamın beşte iki olduğu görülüyor.
Ayrıca, sporla ilgili mobil video içeriğin de iki kattan fazla arttığı dikkat çekiyor. 2014 yılının 3.çeyreğinde yüzde 21 olan mobildeki tüm spor içeriği, 2015 yılının ilk çeyreğinde yüzde 50’ye ulaşmış durumda. Bu nedenle mobil videoların optimizasyonu giderek daha çok önem kazanıyor. TÜGİAD’dan gençlere girişimcilik dersi
Türkiye Genç İş Adamları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şubesi ile TOBB Üniversitesi arasındaki işbirliği kapsamında, Başkent iş dünyasının tanınmış simaları, mesleki deneyimlerini girişimci adayı gençlerle paylaşıyor.
TOBB Üniversitesi’nin Uluslarasası Girişimcilik Bölümü tarafından verilen Girişimcilik ve Liderlik dersinin ilk konuğu TÜGİAD Ankara Şube Başkanı Türker Naslı oldu.
Naslı, mesleki tecrübelerini paylaştığı gençlere, risk alınmadan para kazanmanın mümkün olmadığını söyledi. Yatırım yapılacak konu hakkında her türlü bilgiye sahip olunması, tablonun genelini gördükten sonra girişimci olmak gerektiğinin altını çizen Naslı, “Girişimci olmak için asi olmak lazım. Girişimci korkmadan hareket etmeli. Ben de yanlış girişimler yaptım. Ama denemeye değerdi. Yaptığıma değil yapmadığıma pişman olurdum” dedi.
Para kazanmak için, öncelikle daha önce yapılmamış bir şeylerin denenmesini öneren Naslı, “Son zamanlarda tarım sektörü revaçta. Girişimcilik için açık bir sektör. Proje getirin destekleyelim. E-ticaret, enerji, internet de farklı bir proje geliştirebilirseniz size büyük paralar kazandırabilecek sektörler” diye konuştu.
Fikri olan genç yatırımcıların, sermayeye “melek yatırımcılar” aracılığıyla ulaşabileceğine değinen TÜGİAD Ankara Başkanı Naslı, şu bilgileri verdi:
“Melek yatırımcı sistemi, yatırımcı ruhu olan genç beyinlere yol göstermek amacıyla kuruldu. Biz de 34 arkadaş birleştik bir şirket kurduk. Şu an melek yatırımcı olarak aç bir şekilde herkesi dinliyoruz. Melek yatırımcılar olarak projede sağlam iş planı, kuvvetli bir girişimci takımı, yaratıcı ürün ve hizmet; girişimcide ise iş bilgisi, deneyimi ve disiplini, projeye inanç, yönetim becerisi, tutku gibi özellikler arıyoruz. Ben de bir arkadaşımın melek yatırımcısı oldum. Kafasında bir ceviz bahçesi fikri vardı. Ama imkanı ve yol göstericisi yoktu. Gerekli sermaye desteğini verdim. Bu yıl içerisinde de para kazanmaya başlayacağız. Eğer sizin de varsa aklınızda bir proje, onları da dinlemek isteriz.” e-Postalarınızı yanıtlayan sanal asistanınız hazır
Gün içinde toplantılar, trafik yoğunluğu, rutin ve tamamlanması gereken acil işler derken, işinizi yönetme aracınız olan e-postalarınıza yeterli vakit ayıramıyor olabilirsiniz.
Fransa merkezli WePopp isimli bir girişim, bu sorunu çözmek için bir yapay zeka uygulaması geliştirmiş. Julie adı verilen uygulamanın çalışma mantığı oldukça basit: Bir e-posta gönderirken Julie’nin adresini CC, yani bilgi kısmına ekliyorsunuz. Julie, buradaki bilgilerden ve ajandanızdan aldığı verilerle size gelen toplantı ve etkinlik davetlerini yanıtlayabiliyor. Daha önemlisi, takviminizdeki uygun zaman dilimlerini karşı tarafa sıralayarak sizin toplantı ayarlamakla vakit kaybetmenizi de önlüyor.
Julie’yi geliştiren WePopp, Julie’nin Microsoft Exchange, Google Calendar ve iCloud ile entegre olabildiğini belirtiyor.
Julie, şimdilik sadece toplantıların ayarlanması noktasında işlevsel. Ancak zaman içinde sizin vereceğiniz anahtar kelimelerle kendi metnini oluşturup yollaması çok da sürpriz olmayacak. Hosting Festivali sektörü bir araya getirecek
Türkiye, hosting ve veri merkezi anlamında her geçen gün etkisini artırıyor. Bu gelişimin daha hızlı olmasını amaçlayan Hosting Festivali kapsamında dört etkinlik gerçekleştiriliyor.
Sıradaki etkinlik olan Hosting Festivali Antalya Camp, 6-8 Mart 2015 tarihleri arasında Belek’teki Cornelia Diamond Hotel’de düzenlenecek. Konuyla ilgili olarak görüşlerini aldığımız, sektörün tanınmış ismi Selçuk Saraç, ilkini geçen yıl düzenledikleri Hosting Festivali’nde sektörü bu yıl nelerin beklediğine dair detayları paylaştı.
BlackBerry klavyeli tablet çıkarır mı?
BlackBerry’yi yakından takip edenler, şirketteki klavye akımının rüzgarını bir süredir hissediyor. Önce Passport ile piyasadakilerden tamamen farklı bir ebat sunan şirket, bu modele özel geliştirdiği, fiziksel ve dokunmatik klavyeyi birleştiren yapısıyla ilgi çekmişti.
Passport’un ardından Classic adlı modeliyle klavyeli akıllı cihaz alanında bir sayfa daha açan şirket, bu kez yine farklı bir formla karşımıza çıkabilir.
WorkBOOK adı verilen model, rekabet nedeniyle üretimi durdurulan PlayBook tabletin yerini alabilir. Tabii BlackBerry böyle bir model üretmeye karar verirse. Zira BlackBerry dünyasının yakından takip ettiği N4BB’de çıkan habere göre model bir grafik tasarımcı tarafından konsept olarak tasarlanmış durumda. 8 inç’lik bir ekrana sahip olan konseptte, Passport modelinden tanıdığımız klavyenin bir benzeri bulunuyor.
Habere gelen yorumlar, BlackBerry kullanıcılarının genel olarak böyle bir model olursa alabileceği yönünde. Ancak sektörün genelinde başarı elde edip edemeyeceğini tespit etmek için daha kapsamlı çalışmalara ve BlackBerry’nin en çok eleştiri alan noktalarından pazarlamaya daha fazla önem verilmesi gerekiyor. İlk özel adli bilişim laboratuvarı kuruldu

2014’te 10 bin ton elektronik atık toplandı

ITU Standardizasyon Çalıştayı İstanbul’da gerçekleştirildi

Toshiba garantiyi 5 yıla çıkardı
Toshiba’nın TNB A.Ş. tarafından temsil edilen ürünleri artık 5 yıl garantili. Kampanya, Mart ayı sonuna kadar yapılacak alışverişleri kapsıyor.
TNB A.Ş. Genel Müdürü Aytaç Biter, yaptığı açıklamada “Bilişim sektöründe uzun yıllara dayanan tecrübesi, uzmanlığı ve yeniliklerde öncülüğüyle tanınan Toshiba’nın en yeni ürünlerini Toshiba kalitesi ve güvencesiyle sunarken şimdi eşsiz bir fırsata imza atıyoruz. Ürünlerimize o kadar güveniyoruz ki şimdi tüm ürünlerimizi 5 yıl garantili olarak sunuyoruz. İster bir Toshiba notebook, TV veya tablet alın; isterseniz Toshiba HDD veya çevre dostu Led aydınlatma ürün grubumuzdan ürün seçin; tüm ürünlerimiz 2020 yılına kadar garantili. Toshiba ile 25’inci yılımızda Toshiba kullanıcılarına teşekkür niteliğinde olan 5 yıl garanti hizmeti, Mart ayı sonuna kadar yapılacak alışverişlerde geçerli.” yorumunu yaptı.
“Ürünlerimizin arıza oranı endüstri ortalamasının 4’te 1’i.” diyen Biter, daha önce denemelerini yaptıkları bu güvenceyi tüm ürünlere uygulama kararı aldıklarını ifade etti. Büyük Britanya teknolojiyle büyüyor
Birleşik Krallık Ticaret ve Yatırım Ajansı’nın (UKTI) davetlisi olarak gittiğimiz Galler Photonics Basın Turu’nu deneyimli gazeteci Timur Sırt ile değerlendirdik.
TechInside’ın 6. sayısı çıktı
Değerli TechInside okurları,
TechInside basılı dergimizin altıncı sayısıyla karşınızdayız. Her geçen gün daha kaliteli içerik ve daha iyi bir tasarımla sizlerle buluşturmaya gayret ettiğimiz dergimizin dijital kopyasını yine ücretsiz indirebilirsiniz.
TechInside Basılı Dergi aylık olarak ve her ayın 15’inde yayınlanıyor. Bayilerde satışı olmuyor ve kontrollü bir abonelik ile 3 binden fazla C seviye yöneticiye ve sektör çalışanlarına ücretsiz olarak gönderiyoruz.
Yüzlerce sayfalık, sadece bakıp geçeceğiniz bir içerik yerine, işinize yarayacak, size fazla zaman kaybettirmeden bilgi sahibi olmanızı sağlayacak, size vizyon kazandıracağını düşündüğümüz bir dergi hazırlamaya çalışıyoruz.
Altıncı sayımızda teknoloji dünyasının gündeminden inmeyen Büyük Veri‘ye ait detayları sizlerle buluşturduk. Büyük Veri’yi sektör uzmanlarının gözünden değerlendirirken, aynı zamanda bilinmeyen bazı faydalarını da listeledik.
Bu ay, bilişim dünyasına farklı bir pencereden bakmayı da ihmal etmedik. Sektörde farklı şirketlerde çalışan orta ve üst düzey yöneticilerden bazılarını sayfalarımıza konuk ettik. “Evli, mutlu ve bilişimci” başlıklı bu yazımızı beğeneceğinizi umuyoruz.
Eğer herhangi bir işletmede yönetici, medya veya PR ajansı çalışanı iseniz, bu formu doldurarak dergimize ücretsiz aboneliğinizi başlatabilirsiniz.
Henüz kaydolmadıysanız haftalık e-posta bültenimize de kaydolmanızı tavsiye ediyoruz.
Umarız okurken keyif alır ve faydalanırsınız. Lütfen bizimle görüşlerinizi paylaşmaktan çekinmeyin.
Dergimizin birinci yılına doğru hızla ilerlerken, sizlere desteğiniz ve ilginiz için tekrar teşekkür ediyoruz. e-Defter kullanıcıları 100 bine ulaşacak
e-Fatura ve e-Defter kullanıcı sayısı 2015 yılı başı itibariyle yaklaşık 20 bine ulaştı. 2015 yılı başına kadar Elektronik Fatura Kayıt Sistemi üzerinden düzenlenen fatura sayısı ise 6 milyarı aştı.
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından yapılan düzenlemeler ile e-Fatura ve e-Defter uygulamalarının yaygınlaştığına dikkat çeken TÜRKKEP Genel Müdürü Yüksel Samast, Türkiye’deki e-dönüşüm sürecini şu sözleriyle değerlendirdi: “2015-2019 e-Devlet Stratejisi ve Eylem Planı çerçevesinde ilk etapta 20 bin şirket için zorunlu olan e-Fatura’nın ardından, e-Arşiv ve e-Defter gibi uygulamalar hayata geçirilmeye başlandı. 2 yıl içinde e-Fatura uygulamasına kayıtlı kullanıcı sayısının 100 bine, e-Defter uygulamasına geçen mükellef sayısının da 50 bine ulaştırılması öngörülüyor. Bu uygulamalar ile sağlanacak ekonomik katkının 2 milyar TL’ye ulaşacağını tahmin ediliyor. 2015’te E-Fatura ve faturaların elektronik ortamda oluşturulup muhafaza edilmesi ve gerektiğinde elektronik olarak ibraz edilmesini sağlayan e-Arşiv ile birlikte kullanıcı ve fatura sayılarında ciddi bir artış olacak.”
E-Fatura gönderimlerinde herhangi bir kargo ücretinin ödenmemesinin, kesilen faturanın tek tıkla alıcısına ulaştırılabiliyor olmasının, kâğıt kullanımındaki gözle görülür düşüşün kurum ve kuruluşlar için önemli avantajlar sağladığını dile getiren Samast, “Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan rapora göre, 2015 yılında, e-Fatura ve e-Arşiv ile sistemde 250 milyon e-fatura dolaşacak. 250 milyon e-fatura, şirketlerin ekonomisine 500 milyon TL’ye yakın tasarruf olarak geri dönecek. 2015 yılında, e-Fatura mükellefi olan 20 bine yakın işletmedeki toplam tasarruf oranı, ayda 20 milyon TL’yi bulacak. E-fatura ve e-defter uygulamasının hemen ardından gelecek e-Arşiv ile birlikte, sistemdeki fatura sayısının yaklaşık 10 kat artış göstermesi bekleniyor.” dedi. Avea çözümleri ödül peşinde koşacak
Dünya GSM Birliği (GSMA) 2015 Dünya Mobil Kongresi kapsamında verilecek olan Global Mobil Ödülleri kapsamında 2 ayrı kategoride 2 ayrı ödül için finalde yarışacak olan Avea, iş dünyasının Oscar’ları olarak nitelendirilen Uluslararası Stevie Ödülleri’nde de 8 farklı kategoride birden finale kalarak önemli bir başarıya imza attı.
Avea, 2015 Dünya Mobil Kongresi kapsamında dağıtılacak olan Global Mobil Ödülleri’nde “Sesli Adımlar” uygulaması ve “Kayıp Suriyeli Ailelerin Birleştirilmesi” projeleriyle finalde yarışacak olan Avea, Şubat ayı sonunda Las Vegas’ta düzenlenecek olan ve iş dünyasının Oscar’ları olarak bilinen Uluslararası Stevie Ödülleri’nde 8 ayrı kategoride uluslararası derece ve liderlik mücadelesi verecek.
Avea’nın 27 Şubat’ta verilecek olan Stevie Ödülleri’nde yarışacağı kategoriler şu şekilde sıralanıyor: Yılın İletişim Merkezi, Yılın Müşteri Hizmetleri Departmanı, Yılın Müşteri Hizmetleri Lideri, Yılın İş Geliştirme Profesyoneli, Yılın Müşteri Hizmetleri Müdürü, Yılın Müşteri Hizmetleri Şikayet Yönetimi Takımı, Müşteri Hizmetlerinde İnovasyon, Müşteri Hizmetlerinde En İyi Teknoloji Kullanımı. Şirket telefonlarında çöpçatan tehlikesi
IBM Güvenlik Birimi tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre en popüler mobil arkadaş bulma uygulamalarının yüzde 60’ından fazlası, kişisel kullanıcı bilgilerini ve kurumsal verileri riske atan, çeşitli internet saldırıları için risk taşıyor.
IBM’in, geliştirdiği AppScan Mobile Analyzer aracıyla gerçekleştirilen araştırmasına göre bu uygulamaların birçoğunun (kamera, mikrofon, depolama, GPS konumu ve sanal cüzdan fatura bilgileri gibi) aygıttaki diğer özelliklere de erişimi bulunuyor ve dolayısıyla da güvenlik açıklarıyla birlikte hacker’lar için cazip duruma getiriyor. Araştırmada yer alan kuruluşların hemen hemen yarısındaki çalışanların iş için kullandıkları mobil aygıtlarda, en popüler arkadaş bulma uygulamalarından en az biri kurulu bulunuyor.
Pew Araştırma Şirketi’ne göre Amerika’daki her 10 kişiden biri (yaklaşık 31 milyon kişi) bir arkadaşlık sitesine üye ya da arkadaş bulma uygulamasını kullanıyor ve son sekiz yılda internet ortamında tanışarak flört edenlerin sayısı yüzde 66’ya yükseldi.
IBM Güvenlik Birimi’nin araştırmacıları bu çalışmada Android mobil platformundaki 41 arkadaş bulma uygulamasından 26’sının orta ya da yüksek düzeyde güvenlik açıkları bulundurduğunu saptadı. Bu analiz; Ekim 2014’te Google Play mağazasında var olan uygulamalar temel alınarak yapıldı.
IBM araştırmacıları, bu durumla ilgili işletmelere çeşitli tavsiyelerde de bulunuyor. Dört ana başlıkta toplanan bu maddeler şu şekilde sıralanıyor:
Doğru koruma ilkesini benimseme: Kuruluşun güvenliğini korurken çalışanların kendi aygıtlarını kullanmasını sağlamak için mobil tehdit yönetimi (MTM) yetenekleriyle Kurumsal Mobil Yönetimi (EMM) ürünlerinden yararlanmak.
Yüklenebilir uygulamaları belirleme: Çalışanların Google Play, iTunes ve kurumsal uygulama mağazası gibi yalnızca yetkili uygulama mağazalarından uygulamalar yüklemesine izin vermek.
Eğitim: Üçüncü parti uygulamaları yüklemenin tehlikeleri ve uygulamalara izin verildiğinde bunun ne anlama gelebileceği konusunda çalışanlara eğitim vermek.
Olası tehditleri anında gündeme getirme: Bir cihazın tehlikede olduğu saptanırsa ya da kötü niyetli uygulamalar bulunursa anında harekete geçen, akıllı telefonlar ve tabletler için otomatikleştirilmiş ilkeler oluşturmak. Bu, sorun çözülürken kurumsal kaynaklar için koruma sağlar. 








