Sosyal medyada marka imajı oluşturma stratejileri

0

Markanızın sosyal medyadaki kimliği, yalnızca logonuzdan veya kullandığınız renk setinden ibaret değildir; çevrimiçi topluluk tarafından algılanan işletmenizin değerlerini, sesini ve kişiliğini temsil eder. Markanızın kendini dijital olarak ifade etme ve hedef kitlesiyle bağlantı kurma şeklidir.

İyi bir kimlik, marka sadakatini, tanınırlığını ve genel iş başarısını artırabiliyor. Sağlam sosyal medya marka kimliklerine örnek Wendy’nin küstah ve eğlenceli tonunu verebiliriz. Ayrıca Duolingo’nun popüler ” dengesiz ” sosyal pazarlama stratejiside buna bir örnek.

Sosyal medya marka yönetiminde doğru tercih

Güçlü bir sosyal medya marka kimliği oluşturmanın ilk adımı, markanızın benzersiz sesini ve kişiliğini tanımlamaktır. Bu, hedef kitlenizi ve onlarla neyin yankı bulduğunu anlamak anlamına gelir.

Marka sesinizi profesyonel ve bilgilendirici, eğlenceli ve tuhaf arasında tanımlasanız da, tutarlı olmayı unutmayın. Tüm sosyal medya platformlarınızdaki sesinizde tutarlılık çok önemlidir.

Önemli olan sadece ne söylediğiniz değil, nasıl söylediğinizdir. Markanız hangi yöne giderse gitsin, özgün ve dürüst olduğundan emin olun. Bu, ürünleriniz ve hizmetleriniz hakkında dürüst olmanız, markanızın insani yönünü göstermek anlamına geliyor. Özgünlük, güveni teşvik eder ve markanızın hedef kitlesiyle ilişkisini güçlendirir.

Sosyal medya marka kimliği oluşturmada tutarlılık çok önemlidir. Marka sesinin ötesine, logonuz, kullandığınız renkler ve tipografi gibi görsel öğelere kadar uzanır.

Tutarlılık sıkıcı veya tekrarlayıcı olmak zorunda değil. Daha ziyade kitlenizin markanızı hemen tanımasını sağlayan bir yol. Tutarlı markalama, farklı platformlarda tutarlı ve tanınabilir bir kimlik oluşturmaya yardımcı oluyor. Kitlenizin markanızla ilişki kurmasını kolaylaştırır.

İlgi çekici içerik, güçlü bir sosyal medya marka kimliğinin temel taşıdır. Bu, yalnızca satış içeriği gibi promosyon materyallerini değil. Aynı zamanda kitlenizi eğitiyor, eğlendiriyor veya ilham sağlayan içerikleri de içeriyor. Hootsuite tarafından Ağustos ayında yapılan bir anket, kitlelerin eğlendirilmek istediğini ve daha az kendini tanıtmak istediğini buldu. Eğlence, şakalar anlatmanız veya komik videolar oluşturmanız gerektiği anlamına gelmez (markanız için uygun olmadığı sürece). Eğlenceli içerik, eğitici, ilginç vb. olabiliyor.

Yüksek kaliteli, alakalı içerik, markanızın sektörünüzde bir düşünce lideri itibarını inşa edebiliyor. Farklı platformların nüanslarını anladığınızdan ve içeriğinizi buna göre uyarladığınızdan emin olun.

Sosyal medya algoritmaları nasıl çalışır?

0

Sosyal medya algoritması, kişinin çevrimiçi kitlesini büyütmede güçlü bir müttefik. Bunu, kullanıcıları ilgi alanlarına uygun içeriklerle eşleştirmek için tasarlanmış sanal bir çöpçatan olarak düşünün. Çöpçatanlar anlamlı bağlantılar kurmaya çalışırken, algoritmalar da içerik tercihlerini anlamak ve kişiselleştirilmiş içerik sunmak için kullanıcı davranışlarını, etkileşimlerini ve ilgi alanlarını analiz eder.

Sosyal medya algoritması ve akış örnekleri

Algoritmalar sürekli olarak gelişip daha karmaşık hale geldikçe, sosyal medya pazarlamacıları değişimi benimsemeli, hızla uyum sağlamalı ve bu algoritmik değişimlerde yol almalıdır. En iyi strateji, trendler konusunda güncel kalmak ve etkileşimi en üst düzeye çıkarmak için sosyal stratejinizi optimize etmektir.

Algoritma, belirli sorunları için görevleri gerçekleştirmeyi veya kararları uygulamamak için çalışıyor. Bilgisayar programlamada, algoritmalar bilgisayarın öğeleri sıralama, verileri bulma veya nesneleri tanımlama gibi eylemlerini yönlendirir.

Sosyal medyada algoritmalar, platformun işleyişini yöneten kurallar, sinyaller ve verilerdir. Bu algoritmalar, içeriğin nasıl filtreleneceğini, sıralanacağını, seçileceğini ve kullanıcılara nasıl önerileceğini belirler. Bazı açılardan algoritmalar, seçimlerimizi ve sosyal medyada ne gördüğümüzü etkiler. Her sosyal medya platformu, farklı tercihlere sahip kullanıcıların bir karışımından oluşur. Bir filtreleme sistemi olmadan, kullanıcılar bunaltıcı olabilen bir gönderi selinde gezinmek zorundadır.

İşte algoritmaların devreye girdiği yer burasıdır. Sosyal medya platformları, akıllı rehberler için sofistike algoritmalar kullanıyor. Böylelikle ilişkili tercihlere sahip kitlelere içerikleri dikkatlice sıralıyor ve eşleştiriyor. Ayrıca Facebook Haber Akışı ve Instagram Akışı kullanıcı davranışlarını, ilgi alanlarını ve eylemlerini izliyor. Örneğin, basketbol içeriğiyle etkileşime girerseniz, muhtemelen daha fazlasını görürsünüz.

Bu algoritmalar, kullanıcı etkileşimleri ile öğreniyor.Böylelikle uyarlama ile içerik önerilerini iyileştirmeyi ve içeriğin alakalı kalmasını sağlamayı amaçlıyor.

Her sosyal medya platformunun içerik düzenleme ve görüntüleme için kendine özgü algoritması vardır. Bu platformlar kullanıcı tercihlerini ayırt etmek için belirli sıralama sinyallerini arar.

SpaceX, kirlilik iddiaları yüzünden yavaşlamak zorunda kalabilir!

İddialara göre SpaceX, çevresel düzenlemeleri ihlal ederek Teksas’taki su kaynaklarına kirletici maddeler boşaltıyor. Teksas Çevre Kalitesi Komisyonu’na (TCEQ) SpaceX’in bu sistemi kullanması nedeniyle çevresel etkilerle ilgili 14 şikayet ulaştığı söyleniyor.

SpaceX, ilk fırlatmanın ardından rampadan büyük beton parçaları fırlamasının ardından bu su sistemini eklemek zorunda kalmıştı. Diğer ağır yük roketleri gibi, NASA’nın Uzay Mekiği ve Ariane 6 da benzer mekanizmalar kullanıyor. Ancak SpaceX, ilk Starship fırlatmasında bu sistemi uygulamamayı tercih etti ve sonuç olarak hasar meydana geldi. Bu nedenle bir su tahliye sistemi eklendi.

Ancak SpaceX, Musk’ın sahibi olduğu X platformunda CNBC’nin haberine yanıt olarak uzun bir açıklama yaptı. SpaceX’e göre, TCEQ ile sistemin inşası ve testleri boyunca iş birliği yapıldı ve ajansın personeli ilk testleri gözlemlemek için yerinde bulundu.

Şirket, Teksas Çok Sektörlü Genel İzni kapsamında olduğunu belirtti ve hem TCEQ hem de ABD Çevre Koruma Ajansı’na (EPA) bu sistemin durdurulması gerekip gerekmediğini sorduğunu; çalışmaya devam edebilecekleri yanıtını aldığını söyledi.

SpaceX, fırlatma rampasının tahlye sistemi etkinleştirilmeden önce yıkanarak temizlendiğini ve bu temizleme suyunun toplanıp taşındığını iddia ediyor. Su tahliye sistemi tarafından kullanılan suyun içilebilir olduğu ve fırlatma sırasında büyük ölçüde buharlaştığı da belirtiliyor.

Ancak, suyun bir kısmının Starship’in motorlarından çıkan egzoz gazlarına ve diğer kirleticilere maruz kalıp rampadan dışarı çıktığı kabul ediliyor. SpaceX, “Tahliye sisteminin tek bir kullanımı, rampa dışındaki alanda yıllık ortalama 27 inç yağışa kıyasla, sadece 0.004 inçlik bir yağışa eşdeğer içilebilir su bırakıyor.” açıklamasında bulunuyor. Yani, fırlatmadan kaynaklanan suyun temiz olduğu ve normal yağış miktarına kıyasla çok küçük bir etkisi olduğu ifade ediliyor.

SpaceX

SpaceX ayrıca, tesisin boşalttığı atık suyun yüksek düzeyde cıva içerdiği iddialarını da reddediyor. Şirket, bugüne kadar yapılan tüm numunelerde ya tespit edilemeyen düzeyde cıva bulunduğunu ya da EPA’nın içme suyu için belirlediği sınırın çok altında cıva seviyeleri görüldüğünü belirtti. Ancak, şirketin izin başvurusuna bakıldığında, bir numunede 113 µg/L cıva seviyesinin ölçüldüğü ve bu seviyenin EPA düzenlemelerinde izin verilen 2 µg/L seviyesinin oldukça üzerinde olduğu görülebiliyor.

Doğal olarak, bir insanın SpaceX’in rampasından çıkan suyu içmek istemeyeceği açık; bu durum pek ideal değil.

CNBC’ye göre, Austin dışındaki bir kıyı ekolojisti olan Kenneth Teague, cıva gibi kirleticilerin ve yüksek sıcaklık boşaltımlarının deniz kuşlarının besin zincirini olumsuz etkileyebileceği konusunda ciddi endişelerini dile getirdi.

İddialar, SpaceX’in FAA ile olan ilişkilerini ciddi oranda etkiledi

SpaceX, çevresel endişelerle ilgili davalar ve lisans başvurularında çevresel incelemelerle başa çıkmaya yabancı değil. ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), SpaceX’in Starship / Super Heavy aracının faaliyetlerini artırma planına yönelik taslak çevresel değerlendirme için bu hafta ve önümüzdeki hafta yapılması planlanan halka açık toplantıları erteledi. FAA, SpaceX’ten ek bilgi talep ettiğini ve toplantıların yeniden planlanacağını açıkladı.

8 Ağustos’ta SpaceX, bir sonraki Starship ve Super Heavy fırlatması için düzenleyici onay beklediğini söyledi. Ancak, şirketin su tahliye sistemi ile ilgili suçlamalara yönelik uzun bir yanıt vermesine rağmen, bu fırlatmanın onaylanması biraz daha zaman alacak gibi görünüyor.

SSD fiyatlarının artışının arkasında yapay zeka var!

Pazar araştırma firması TrendForce, AI uygulamaları için SSD talebinin büyüme oranının %60’ı aşmasının muhtemel olduğunu ve tedarikçilerin daha yüksek kapasiteli ürünlerin geliştirilmesini hızlandırdığını tahmin ediyor.

Kurumsal SSD’lere olan artan talebin kaçınılmaz bir sonucu olarak fiyatlarda büyük bir artış görülüyor. TrendForce’a göre, bu kategorideki sözleşmeli fiyatlar 2023’ün 4. çeyreğinden 2024’ün 3. çeyreğine kadar olan dönemde %80’in üzerinde arttı.

SSD’ler, düşük gecikme süresi ve yüksek veri aktarım hızı sayesinde AI modeli eğitimi için kritik bir rol oynuyor. Analiste göre, SSD’ler öncelikle ağırlıklar ve sapmalar gibi model parametrelerini depolamak için kullanılıyor, aynı zamanda AI model ilerlemesinin periyodik olarak kaydedilmesine ve kesinti durumunda kurtarılmasına yardımcı olan “kontrol noktaları” oluşturmak için de yararlı.

Flaş tabanlı cihazlar, inferencing (çıkarım) sırasında da faydalıdır. SSD’ler, sonuçları ince ayarlamak için modellere gerçek zamanlı veri güncellemeleri sağlar. Daha fazla bilgi üretildikçe, gerekli depolama kapasitesi de artar ve bu da TLC/QLC 16 TB veya daha büyük kapasiteye sahip SSD’leri bu uygulamalar için tercih edilen seçenek haline getirir.

Bu nedenle, TrendForce’a göre AI sunucu SSD pazarında ikinci çeyrekten itibaren 16 TB’dan büyük ürünlere olan talepte bir artış gözlenmiştir. TrendForce, 2024 yılı boyunca temin edilen AI ile ilgili SSD’lerin toplam kapasitesinin 45 EB’ı (eksabayt) aşacağını tahmin ediyor. 1 EB, 1.000 petabayt veya bir milyon terabayta eşit.

Bu arada, AI sunucularına olan talebin, SSD’ler için yıllık ortalama büyüme oranını önümüzdeki birkaç yıl içinde %60’ın üzerine çıkarması bekleniyor. 2024 yılında AI’e yönelik SSD’lerin toplam NAND Flash tüketiminin %5’ini oluşturması beklenirken, 2025 yılında bu oranın %9’a çıkması öngörülüyor.

Daha önce, sistem üreticisi Dell; DRAM ve SSD fiyatlarının %20 oranında artacağını söylemişti.

SSD üreticisi Western Digital, 30 Haziran’da sona eren çeyrekte; gelirinin, geçen yılın aynı dönemine göre %41 artarak 3.8 milyar dolara yükseldiğini ve kurumsal SSD’lerin 2025 mali yılı için portföy karışımında “çift haneli yüzde pay” temsil etmesini beklediğini bildirdi.

IDC’nin EMEA Kıdemli Araştırma Direktörü Andrew Buss, AI talebinin SSD’lerin yanı sıra diğer bileşenlerin fiyatlarını da artırdığını belirtti. Kişisel deneyimlerine dayanarak Buss, tüketici SSD’lerinin “kapasite açısından önemli ve sürekli bir fiyat artışı” yaşadığını gözlemlediğini ekledi.

Trendforce, bu duruma yanıt olarak tedarikçilerin süreç yükseltmelerini hızlandırdığını ve daha yüksek yoğunluklu NAND flaş bileşenleri kullanan ürünlere odaklanarak kapasiteyi artırmayı hedeflediğini; bu durumun da nihayetinde 120 TB kapasiteli kurumsal SSD’lerin üretilmesine yol açacağını bildiriyor.

TikTok, mesajlaşma uygulamalarıyla rekabet etmeye hazırlanıyor!

TikTok, pazartesi günü yaptığı açıklamada, platforma grup sohbetleri eklediğini duyurdu. Artık 32 kişiye kadar grup sohbetleri oluşturabilir, toplu halde sohbet edip içerik paylaşabilirsiniz.

Kullanıcılar genellikle TikTok videolarını mesajlaşma uygulamalarındaki grup sohbetlerinde paylaşsa da, TikTok artık kullanıcıların bu işlemi kendi platformu üzerinden de yapmasına olanak tanıyor. Kullanıcılar platformda birlikte bir şeyler izleyebilir, yorum yapabilir ve tepkilerini paylaşabilirler.

Bu son ekleme, şirketin platformunu sadece yabancılarla etkileşimde bulunulan bir eğlence platformu olmanın ötesine taşıyarak daha sosyal bir alan ve arkadaşlarla sohbet edilebilecek bir yer haline getirme isteğini gösteriyor.

Bireysel mesajlar gibi, grup sohbetleri de sadece 15 yaşın üzerindeki kullanıcılara açık olacak. TikTok, 16 ve 17 yaşlarındaki gençleri korumak için güvenlik önlemleri eklediğini belirtti.

Tüm kullanıcılar, gençler de dahil, sadece karşılıklı takipçileri tarafından bir grup sohbetine eklenebilir. Bir genç bir grup sohbetine katılma daveti alırsa, grupta en az bir ortak arkadaş olmadıkça bu sohbete katılamaz.

Grup sohbeti oluşturmak için, gelen kutunuzun üst kısmındaki “Sohbet” düğmesine dokunabilir ve ardından “Daha fazla seçenek” seçeneğini belirleyebilirsiniz. Ardından, gruba dahil etmek istediğiniz arkadaşları seçip “Grup sohbetini başlat” seçeneğine tıklayabilirsiniz. Var olan bir grup sohbetine davet üzerinden katılmak için davete dokunabilir ve ardından “Gruba katıl” seçeneğine tıklayabilirsiniz.

TikTok ayrıca DM’lerde özel çıkartmaların kullanılabilir olduğunu da duyurdu. Şirket, bu özelliği kullanıcıların kendi özel çıkartmalarını oluşturup yüklemeleri için eğlenceli bir sohbet seçeneği olarak görüyor.

AMD Radeon 890M: entegre grafik birimlerinde yeni bir çığır!

0

AMD Radeon 890M, yeni nesil entegre grafik birimi olarak masaüstü seviyesine yaklaşan performansı ile dikkat çekiyor. RDNA 3.5 mimarisiyle güçlendirilen bu çip, özellikle ince ve hafif dizüstü bilgisayarlar ile el konsollarındaoyun deneyimini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.

Yapılan karşılaştırmalı testlerde Radeon 890M, orta seviye bir masaüstü ekran kartı olan GeForce GTX 1650′yi birçok oyunda geride bıraktı. Özellikle Forza Horizon 5 ve Cyberpunk 2077 gibi popüler oyunlarda gözle görülür bir performans avantajı elde edildi. Bu sonuçlar, entegre grafik birimlerinin oyun oynamak için artık yetersiz olduğu düşüncesini ortadan kaldırıyor.

Daha yüksek performans, daha uzun pil ömrü

Radeon 890M’in sunduğu yüksek performans, oyuncuların yanı sıra içerik üreticileri ve profesyoneller için de cazip bir seçenek haline geliyor. Ayrıca, daha verimli olan RDNA 3.5 mimarisi sayesinde dizüstü bilgisayarların pil ömründe de önemli artışlar bekleniyor. Bu sayede kullanıcılar, oyun oynarken veya yoğun grafik işleme yaparken daha uzun süre şarjkonusunda endişe etmek zorunda kalmayacaklar.

İnce ve hafif dizüstü bilgisayarlar için ideal

Radeon 890M, özellikle ince ve hafif dizüstü bilgisayarlar için tasarlanmış. Bu sayede kullanıcılar, yüksek performanslı bir grafik birimine sahip olmalarına rağmen taşınabilirlikten ödün vermek zorunda kalmayacaklar. Ayrıca, Radeon 890M’in düşük güç tüketimi, bu tür bilgisayarların daha serin çalışmasını sağlayarak kullanıcı deneyimini iyileştiriyor.

El konsollarında yeni bir dönem

Radeon 890M, el konsolları pazarında da önemli bir etki yaratması bekleniyor. Daha önceki nesil el konsollarında oyun oynamak isteyen kullanıcılar, grafik kalitesi ve performans konusunda bazı kısıtlamalarla karşılaşıyordu. Radeon 890M sayesinde bu sorun ortadan kalkarak, el konsollarında daha gerçekçi ve akıcı oyun deneyimleri yaşamak mümkün hale geliyor.

Sonuç olarak, AMD Radeon 890M, entegre grafik birimleri için yeni bir standart belirliyor. Yüksek performansı, düşük güç tüketimi ve taşınabilirliği ile hem oyuncular hem de diğer kullanıcılar için cazip bir seçenek. Bu yeni çip sayesinde, gelecekteki dizüstü bilgisayarlar ve el konsollarında daha güçlü ve daha verimli grafik performansları görmeye başlayacağız.

Apple’dan iPhone 17 Air Plus serisi yerine yeni bir model

0

Apple, Eylül ayında tanıtılacak iPhone 16 serisinin ardından, iPhone 17 serisinde önemli bir değişiklik yapmayıplanlıyor. Şirketin, bir süredir “Slim” modeli üzerinde çalıştığı ve bu modelin iPhone 17 “Air” olarak piyasaya sürüleceği belirtiliyor. Bloomberg’den Mark Gurman, Power On bülteninde iPhone 17 Air hakkında detayları paylaştı.

iPhone 17 Air: Performans yerine tasarım ön planda

iPhone 17 Air, performanstan ziyade estetik ve tasarıma odaklanan kullanıcılara hitap edecek. Gurman’ın raporuna göre, yeni modelin ultra ince tasarımı ve şık görünümüyle dikkat çekeceği ifade ediliyor. Cihazın teknik özellikleri henüz kesinleşmemiş olsa da, iPhone 17 Air’in 6.6 inç ekranstandart A19 çip ve tek arka kamera gibi özelliklere sahip olacağı belirtiliyor. Ayrıca, Apple’ın 5G işlemcisine sahip olacak.

Plus serisi yerine air modeli

iPhone 17 Air’ın, iPhone serisine anlamlı bir katkı sağlaması bekleniyor. Şirketin, “mini” ve “Plus” modellerinin satışlarının beklentilerin altında kalması nedeniyle, iPhone 17 Air’ın daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap edebileceği düşünülüyor. “Plus” modelinin mevcut iPhone sevkiyatlarının sadece %5 – %10’unu oluşturduğu göz önüne alındığında, iPhone 17 Air başarılı olursa, Apple bu tasarımı standart ve Pro modelleri de dahil olmak üzere ana seriye taşıyabilir.

Apple’ın iPhone 17 Air ile tasarım ve kullanım deneyimini ön planda tutarak, kullanıcıların daha estetik ve şık bir cihaz elde etmelerini amaçladığı anlaşılıyor. Bu değişiklik, iPhone serisinin gelecekteki yönü açısından önemli bir adım olabilir.

Girişimcilik Dünya Kupası Türkiye Finali düzenlendi: Özel röportaj!

Geleceğin parlak girişimlerini destekleyen ve global ölçekte 1 milyon dolarlık ödülün sahibi olacak girişimleri belirlemeyi amaçlayan Girişimcilik Dünya Kupası (EWC) Türkiye Finali, 13 Ağustos 2024 tarihinde büyük bir coşkuyla gerçekleşti.

Global Girişimcilik Network’ü (GEN) ve Monsha’at iş birliğiyle düzenlenen ve GEN Türkiye tarafından organize edilen etkinlik, Türkiye’nin dört bir yanından gelen 300’den fazla girişimci arasından seçilen 8 finalistin kıyasıya mücadelesine sahne oldu.

Finalde, çevre dostu ve sürdürülebilir üretim yaklaşımlarıyla dikkat çeken Laska ekibi birinciliği elde etti. Atık lastikleri ekonomiye kazandırarak karbon siyahı ve yenilenebilir yakıt gibi fosil yakıtlara alternatif ürünler üreten Laska, geliştirdiği yüksek teknoloji ile Birleşmiş Milletler’in 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi’nden 9’una katkıda bulunuyor.

Bu büyük başarıyla Laska ekibi 300 bin TL nakit ödülün yanı sıra Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenecek Global Final’e katılma hakkı ve bir yıl boyunca ücretsiz Kolektif House üyeliği kazandı. İkincilik ödülünü ise daha sürdürülebilir ve izlenebilir tarım için yapay zeka tabanlı teknolojiler geliştiren Move On ekibi aldı.

Çiftçiler ve mühendislerden oluşan ekibiyle geleceğin tarımını şekillendirmeyi hedefleyen Move On, bir yıl ücretsiz Kolektif House üyeliği ve EWC’nin global kısmında son 250’ye katılma hakkı elde etti. EWC Türkiye Finali, yalnızca bir yarışma değil, aynı zamanda girişimcilik ekosisteminin önemli aktörlerini bir araya getiren bir platform görevi gördü.

ShiftDelete.Net kurucusu Hakkı Alkan ile Yemeksepeti kurucusu ünlü girişimci ve yatırımcı Nevzat Aydın arasında gerçekleşen keyifli sohbet ve röportaj da etkinliğin öne çıkan anlarından biri oldu.

Girişimcilik ve inovasyonun Türkiye ekonomisi için önemine vurgu yapan GEN Türkiye ve Habitat Derneği, gençlerin ve girişimcilerin desteklenmesi ve güçlendirilmesi için çalışmalarına devam edeceklerini belirtti. EWC Türkiye Finali, Türkiye’nin girişimcilik potansiyelini bir kez daha gözler önüne sererken, geleceğin başarılı girişimlerinin temellerini attı.

GEN Türkiye, 200 ülkede aktif olan Global Girişimcilik Ağı’nın bir parçası olarak girişimciliği teşvik etmeye yönelik çalışmalar yapmaktadır. 1997 yılında kurulan Habitat Derneği ise sürdürülebilir kalkınma alanında çalışan bir sivil toplum kuruluşu. İki kurum da Türkiye’nin girişimcilik ekosisteminin gelişmesi ve güçlenmesi için önemli roller üstleniyor.

NEO Semiconductor’dan devrim niteliğinde 3D X-AI Çipi: 100 kat performans artışı vaadi

NEO Semiconductor, yapay zeka çiplerinin performansında çığır açacak yeni bir teknoloji olan 3D X-AI‘ı duyurdu. Mevcut yüksek bant genişliğindeki bellek (HBM) çiplerinin yerini almayı hedefleyen 3D X-AI, yapay zeka işlemlerini doğrudan bellek içinde gerçekleştirerek veri yolu darboğazlarını ortadan kaldırıyor ve performansı 100 kata kadar artırıyor.

3D X-AI nasıl çalışıyor?

Mevcut yapay zeka çipleri, verileri HBM‘de depolayıp tüm hesaplamaları GPU‘da gerçekleştiriyor. Bu durum, veri aktarımı sırasında önemli bir performans kaybına ve yüksek enerji tüketimine neden oluyor. 3D X-AI ise yapay zeka işlemlerini doğrudan HBM içinde yaparak bu sorunu çözüyor. Tek bir 3D X-AI çipi, 8000 nöronlu bir sinir ağı barındırarak büyük miktarda veriyi hızlıca işleyebiliyor.

3D X-AI’ın faydaları:

  • 100 kata kadar performans artışı: Veri yolu darboğazlarının ortadan kaldırılmasıyla yapay zeka uygulamalarında büyük bir hızlanma sağlanıyor.
  • %99’a varan enerji tasarrufu: Veri aktarımı sırasında harcanan enerji büyük ölçüde azaltılarak daha sürdürülebilir çözümler sunuluyor.
  • 8 kat daha yüksek bellek yoğunluğu: Daha büyük yapay zeka modellerinin çalıştırılmasına olanak tanıyor.
  • Daha düşük maliyet: Yüksek performans ve düşük enerji tüketimi sayesinde toplam sahip olma maliyetini düşürüyor.

NEO Semiconductor’ün Vizyonu

NEO Semiconductor CEO’su Andy Hsu3D X-AI teknolojisinin yapay zeka çiplerinin mimarisinde devrim yaratacağını ve üretken yapay zeka gibi alanlarda yeni olanaklar sunacağını belirtiyor. Şirket, 3D X-AI ile yapay zekanın daha hızlı, daha verimli ve daha erişilebilir hale gelmesini hedefliyor.

NEO Semiconductor’ün 3D X-AI teknolojisi, yapay zeka çiplerinin geleceğini şekillendirecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu teknoloji sayesinde yapay zeka uygulamaları daha hızlı, daha güçlü ve daha verimli hale gelecek. 3D X-AI‘ın yapay zeka dünyasında yeni bir çığır açması bekleniyor.

Ukrayna savaşta robot köpekleri kullanmaya başladı

krayna-Rusya savaşı, modern savaş teknolojilerindeki gelişmeleri bir kez daha gözler önüne serdiği bu günlerde, cephede yeni bir oyuncu daha ortaya çıktı: Robot köpekler. Bu yenilikçi teknolojiler, özellikle kara mayınlarını aramadüşman gözetleme ve tehlikeli bölgelerde keşif yapma gibi riskli görevlerde kullanılmak üzere tasarlandı. Amaç, insan kayıplarını azaltmak ve askerlerin hayatını daha güvenli hale getirmek.

BAD One: Ukrayna ordusunun yeni askeri

Ukrayna’nın “BAD One” olarak adlandırdığı dört bacaklı robotlar, cephedeki insan askerlere eşlik ederek son derece kritik görevleri yerine getiriyor. Bu robotlar, engebeli arazilerde rahatça hareket edebilmeağır yükleri taşıyabilmeve gece görüşü gibi üstün özelliklere sahip. BAD One, özellikle düşman hatlarını taramaktehlikeli binaları incelemek ve mayınlı alanları temizlemek için termal görüntüleme teknolojisiyle donatılmış durumda. Bu teknoloji, robotların gece ve gündüz, her türlü hava koşulunda etkili bir şekilde çalışmasını sağlıyor.

Robot köpekler, savaş alanında giderek daha yaygın hale geliyor ve daha erişilebilir bir teknoloji haline dönüşüyor. Basit işler için tasarlanan bazı robotlar, internet üzerinden birkaç bin dolara satın alınabiliyor. Ancak Ukrayna’nın kullandığı BAD One gibi askeri amaçlı robotlar ise çok daha gelişmiş teknolojilerle donatıldıkları için oldukça pahalı ve özel üretim araçlar olarak öne çıkıyor. Bu robotlar, orduların yanı sıra, acil durum müdahalelerinde ve insan hayatını tehlikeye atmadan yapılan kurtarma operasyonlarında da kullanılma potansiyeline sahip.

Savaşın yeni yüzü

Robot köpeklerin savaş alanında kullanılmasımodern savaşların geleceği ve teknolojik savaşlar hakkında önemli tartışmalara yol açıyor. Bu tür teknolojilerin savaştaki rolü, etik boyutlarıotonom silahların kontrolü ve sivillerin güvenliği gibi kritik konuları gündeme getiriyor. Uluslararası toplum, bu gelişmeleri yakından izliyor ve otonom savaş teknolojilerinin düzenlenmesi gerektiğine dair tartışmalar sürüyor. Robot köpeklerin yanı sıra, insansız hava araçlarısürü dronları ve yapay zeka tabanlı savunma sistemleri gibi teknolojilerin de savaşın yeni yüzünü şekillendirdiği bir döneme giriyoruz. Bu gelişmeler, geleneksel savaş yöntemlerinin değişmesine ve geleceğin savaş alanlarının nasıl olacağına dair soruları da beraberinde getiriyor.

Bu tür robotik sistemlerin geliştirilmesi, savunma sanayisinde yeni bir devrin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Gelişen bu teknolojiler, askeri stratejilerin yeniden gözden geçirilmesine ve uluslararası hukuk çerçevesinde yeni düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç doğurabilir. Robot köpeklerin ve benzeri otonom sistemlerin gelecekteki savaşlarda ne kadar yaygınlaşacağı, bu teknolojilerin nasıl kullanılacağı ve hangi sınırlar içinde kalması gerektiği soruları, savaşın geleceğini şekillendirecek önemli meseleler arasında yer alıyor.

Elon Musk’tan beklenmedik açıklama: petrol ve gaz endüstrisi kötülenmemeli

Elon Musk ve Donald Trump’ın X’teki buluşması, enerji ve iklim değişikliği gibi kritik konulara odaklandı. Tesla’nın CEO’su olarak bilinen Musk, yenilenebilir enerjiye geçişi savunmasına rağmen, bu sefer petrol ve gaz endüstrisininönemini vurguladı. Musk, bu sektörlerde çalışan insanları ve ekonominin bu sektöre bağımlılığını göz önünde bulundurarak, endüstrinin kötülenmesinin yanlış olacağını belirtti.

Petrol ve gaz sektörünü ve ekonomiyi desteklemek için gerekli enerjiyi sağlamak amacıyla bu sektörlerde çok sıkı çalışan insanları kötülemememiz gerektiğini düşünüyorum. Petrol ve gaz şirketlerinin kapanmaya zorlarsak ekonominin çökmesi kaçınılmaz,” diyen Musk, fosil yakıtların ekonomideki rolünü göz ardı etmemenin önemini ifade etti. Bu açıklamalar, petrol ve gaz endüstrisinin ekonomideki hayati rolüne dair bir uyarı niteliğindeydi.

Musk enerji

Ancak Musk, aynı konuşmada fosil yakıtların insan sağlığına olan olumsuz etkilerine de değindi. Fosil yakıtlardan kaynaklanan hava kirliliği, solunum sorunları, baş ağrısı ve mide bulantısı gibi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Musk, bu durumun çelişkili bir tablo ortaya koyduğunu vurguladı. Sağlık sorunlarının yanı sıra, hava kirliliği ile mücadele etmenin zorluklarını da dile getirdi.

Sonuç olarak, Elon Musk’ın bu açıklamaları, yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde karşılaşılan zorluklar ve bu geçişin ekonomik etkileri hakkında önemli tartışmaları alevlendirdi. Musk’ın bu konudaki tutumu, hem çevreciler hem de enerji sektörü temsilcileri tarafından yakından takip ediliyor ve bu tartışmaların gelecekteki enerji politikalarını nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.

Ev robotları gözetlenebiliyor iddiası!

0

Araştırmacılar, Ecovacs ev robotlarının sahiplerini gözetlemek için hacklenebileceğini söylüyor. Yeni bir araştırmaya göre kötü niyetli bilgisayar korsanları, Ecovacs tarafından üretilen süpürge ve çim biçme makinesi robotlarının kontrolünü ele geçirerek, cihazların kameralarını ve mikrofonlarını kullanarak sahiplerini gözetleyebiliyor. Evet, ev robotları gözetlenebiliyor ve bu ciddi bir güvenlik ihlali.

Güvenlik araştırmacıları Dennis Giese ve Braelynn, Cumartesi günü Def Con hacking konferansında Ecovacs robotları üzerine araştırmalarını ayrıntılarıyla anlatacak. Birkaç Ecovacs ürününü analiz ettiklerinde, iki araştırmacı, Bluetooth aracılığıyla robotları hacklemek ve mikrofonları ve kameraları uzaktan gizlice açmak için kötüye kullanılabilecek bir dizi sorun buldu. Ev robotları gözetlenebiliyor olması çok endişe verici bir durum.

Kolay bir şekilde hackleme ev robotları gözetlenebiliyor

Giese, verdiği röportajda konuşmasından önce, “Güvenlikleri gerçekten, gerçekten, gerçekten, gerçekten kötüydü” dedi. Gerçekten ev robotları gözetlenebiliyor ve bu büyük bir risk oluşturuyor.

Araştırmacılar, güvenlik açıklarını bildirmek için Ecovacs’a ulaştıklarını ancak şirketten henüz bir geri dönüş alamadıklarını, güvenlik açıklarının hala giderilmediğine ve bilgisayar korsanları tarafından istismar edilebileceğine inandıklarını söyledi.

Araştırmacılara göre asıl sorun, telefon kullanan herkesin Bluetooth üzerinden 450 fit (yaklaşık 130 metre) kadar uzaktan bir Ecovacs robotuna bağlanıp onu ele geçirmesine izin veren bir güvenlik açığının olmasıdır. Ve bilgisayar korsanları cihazın kontrolünü ele geçirdiklerinde, robotların kendileri Wi-Fi üzerinden internete bağlı olduğundan, ona uzaktan bağlanabilirler.

Giese: “Bir saniye süren bir yük gönderiyorsunuz ve sonra makinemize geri bağlanıyor. Bu sayede örneğin internetteki bir sunucuya geri bağlanabiliyor. Oradan robotu uzaktan kontrol edebiliyoruz. Wi-Fi kimlik bilgilerini okuyabiliyoruz, tüm [kaydedilmiş oda] haritalarını okuyabiliyoruz. Bunu yapabiliyoruz çünkü robotun Linux işletim sisteminin işleyişinde oturuyoruz. Kameralara, mikrofonlara, her neyse erişebiliyoruz” diyor.

Giese, çim biçme robotlarında Bluetooth’un her zaman aktif olduğunu, vakumlu robotlarda ise Bluetooth’un açıldığında 20 dakika, otomatik yeniden başlatma yapıldığında ise günde bir kez aktif olduğunu, bu nedenle bunların hacklenmesinin biraz daha zor olduğunu söyledi.

Yeni Ecovacs robotlarının çoğu en az bir kamera ve bir mikrofonla donatıldığından, bilgisayar korsanları tehlikeye atılmış bir robotun kontrolünü ele geçirdiklerinde, robotlar casuslara dönüştürülebilir. Araştırmacılara göre, robotların kameralarının ve mikrofonlarının açık olduğunu yakındaki insanlara bildiren bir donanım ışığı veya başka bir göstergesi yok.

Yapay zeka kullanıcı verilerini kullanmalı mı?

0

Avrupa’daki dokuz ülke, yapay zekanın özel verileri kullanımı konusunda Elon Musk ve X’e karşı karşıya geldi. Teknoloji, toplumun her alanına sıçrayan bir araç geliştirdi: yapay zeka (AI). Ancak bu hala çok erken aşamalarda ve hala ilerlemesi gerekiyor, tıpkı özel kullanıcı verileriyle üzerinde çalıştığı iddia edilen X (eski adıyla Twitter) örneğinde olduğu gibi. Bu, şu anda Elon Musk’ın şirketiyle karşı karşıya gelen dokuz Avrupa ülkesinden şikayetlere yol açtı.

Yapay zeka kullanıcı verileri için için tehdit mi?

Avusturyalı gizlilik konusunda uzmanlaşmış bir sivil toplum örgütü olan Noyb tarafından yapılan ve EFE haber ajansının aktardığı açıklamada, İspanya’nın da aralarında bulunduğu dokuz ülkenin, X’in Avrupa Birliği yasalarını ihlal ettiği yönündeki şikayetleri dile getirildi. Görünüşe göre Elon Musk’ın sosyal ağı, milyonlarca kullanıcısının verilerinden yararlanarak yapay zekasını ‘eğitiyor’ ve bu da tüm bu şirketlerin harfiyen uyması gereken gizlilik politikasıyla doğrudan çelişiyor. Şikayet özellikle Avusturya, Belçika, Fransa, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Hollanda, Polonya ve İspanya’dan geliyor.

Toplamda, uyarılmayan ve özel verilerinin X tarafından ifşa edildiği ve kendi yapay zekasını geliştirmek ve iyileştirmek için kullanıldığı konusunda bilgisi olmayan Avrupa’daki yaklaşık 60 milyon kullanıcının verileri etkilendi.

Noyb’un bu konudaki ifadesi: “Son zamanlarda Twitter (şimdi X), kullanıcıların izni olmadan yapay zeka teknolojisini eğitmek için 60 milyondan fazla kullanıcının kişisel verilerini yasadışı bir şekilde kullanmaya başladı. Meta’nın (ki o da yakın zamanda AB’de yapay zeka eğitimini durdurmak zorunda kalmıştı) aksine, Twitter kullanıcılarını önceden bilgilendirmedi bile” şeklinde oldu.

Konuyu kapatmak için STK bu uygulamanın derhal durdurulmasını talep ediyor ve Elon Musk’ın sosyal ağının yasaya uymasını talep ediyor. Açıklamada: “Sadece 60 milyonluk küçük bir kullanıcı grubu AI sistemlerinin eğitimine onay verse, Twitter herhangi bir yeni yapay zeka modeli için fazlasıyla yeterli eğitim verisine sahip olurdu. Ancak insanlardan izin istemek Twitter’ın şu anki yaklaşımı gibi görünmüyor” diyor.

Yılın en büyük veri ihlalleri hangileri oldu?

0

2024’ün yarısından fazlasını geride bıraktık ve bu yıl yakın tarihin en büyük, en zararlı veri ihlallerinden bazılarını gördük. Ve bu saldırıların bazılarının daha da kötüleşemeyeceğini düşündüğünüz anda, daha da kötüleşiyorlar.

Müşterilerin kişisel bilgilerinin toplandığı, çalındığı ve çevrimiçi olarak yayınlandığı devasa depolardan, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çoğu insanı kapsayan yığınla tıbbi verinin çalınmasına kadar, 2024’ün bugüne kadarki en kötü veri ihlalleri en az 1 milyar çalınan kaydı aştı ve artmaya devam ediyor. Bu ihlaller yalnızca verileri geri alınamaz şekilde ifşa olan kişileri etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda kötü niyetli siber saldırılarından kâr eden suçluları da cesaretlendiriyor.

Yılın en büyük veri ihlalleri

AT&T’nin veri ihlalleri müşterilerinin “neredeyse tamamını” ve çok daha fazla müşteri olmayan kişiyi etkiliyor. AT&T, Temmuz ayında siber suçluların 2022’de altı aylık bir süre boyunca ve bazı durumlarda daha uzun bir süre boyunca müşterilerinin “neredeyse tamamının” veya yaklaşık 110 milyon kişinin telefon numaralarını ve arama kayıtlarını içeren bir veri önbelleğini çaldığını söyledi.

Change Healthcare hacker’ları Amerika’daki insanların “önemli bir oranının” tıbbi verilerini çaldı. 2022’de ABD Adalet Bakanlığı, sağlık sigortası devi UnitedHealth Group’un sağlık teknolojisi devi Change Healthcare’i satın alma girişimini engellemek için dava açtı. UnitedHealth, ihlalden kaç kişinin etkilendiğine dair henüz bir sayı vermedi. Sağlık devinin genel müdürü Andrew Witty, yasa koyuculara ihlalin Amerikalıların yaklaşık üçte birini ve potansiyel olarak daha fazlasını etkileyebileceğini söyledi.

Synnovis fidye yazılımı saldırısı Londra genelindeki hastanelerde yaygın kesintilere yol açtı. Haziran ayında İngiltere’nin başkentindeki hastaneler ve sağlık hizmetleri için bir kan ve doku test laboratuvarı olan Synnovis patoloji laboratuvarına yapılan siber saldırı, haftalarca hasta hizmetlerinde yaygın bir kesintiye neden oldu. Laboratuvara güvenen yerel Ulusal Sağlık Hizmeti vakıfları, saldırının ardından binlerce operasyon ve prosedürü erteledi ve bu da İngiltere sağlık sektöründe kritik bir olay ilan edilmesine yol açtı.

Olimpiyatlarda Galaxy Z Flip 6 damgası!

0

Samsung Galaxy Z Flip 6, Paris Olimpiyatları’nın gerçek galibi oldu. İnanması zor ancak 2024 Paris Olimpiyat Oyunları 11 Ağustos’ta sona erdi. Ayrıca Paralimpik Oyunları 8 Eylül’de sona erecek. Madalya etkinliklerinin ardından Olimpiyatçılar ve Paralimpikçiler evlerine dönecekler.

Önceki Olimpiyat Oyunları’nda olduğu gibi, Samsung sponsorlar arasındaydı. Ger Olimpiyat ve Paralimpik Atlete en son katlanabilir kapaklı telefonunun özel bir versiyonunu vermişti. Uygun bir şekilde adlandırılan Samsung Galaxy Z Flip 6 Olympic Edition, özel bir deri Flip çantayla birlikte gelir. Ayrıca çok sınırlı bir üretimdir ve sadece yaklaşık 17.000 adet üretilmiştir.

Olimpiyatlarda Galaxy Z Flip 6 hareketliliği

Özellikle Olympic TikTok’taysanız, sosyal medyada bunun bir kutu açılışını görmeniz çok olası. Oyunları izliyorsanız, her bir sporcunun muazzam yeteneğinin yanı sıra, bronz, gümüş veya altın madalya kazananların hepsinde ortak bir nokta vardır. Küçük, kare görünümlü sarı bir telefonla çekilmiş bir zafer özçekimi – Samsung Galaxy Z Flip 6.

Cihazda, Android’in üstünde aynı Samsung OneUI’yi ve Olimpiyat Köyü’ndeyken işinize yarayacak birçok önceden yüklenmiş uygulamayı bulacaksınız. Ayrıca, Samsung’dan Paralimpik ve Olimpiyat sporcularına bir not içeren özel bir açılış ekranı da var. Kılıfın kendisi ön tarafta özel bir duvar kağıdı gösteriyor ve plastik ve deri karışımı arasında hoş bir renk patlaması ve biraz koruma sağlıyor. Aşağıda Galaxy Z Flip 6 Olympic Edition’ı kutusundan çıkarırken bizi izleyebilirsiniz.

Bunun dışında, 3,4 inçlik kapak ekranı ve 6,7 inçlik ana ekranı olan aynı Galaxy Z Flip 6’dır ve her ikisi de canlı bir görüntüleme deneyimi için AMOLED’dir. Kameralara gelince, öndeki iki lens, Olimpiyat madalyasıyla selfie çekerken veya normal bir günde fotoğraf çekerken kullanışlıdır. 50 megapiksel geniş ve 12 megapiksel ultra geniş lensler, kapak ekranını kolay bir vizör olarak kullanır. Bu katlanabilir telefonun Olympic Edition’ını görmek istiyorsanız veya bir tane sahibiyseniz ve Olimpiyat veya Paralimpik sporcusu değilseniz, bunlardan birkaçı eBay gibi ikinci el satış sitelerinde ortaya çıktı. Olimpiyatlarda Galaxy Z Flip 6 sporcularla etkileşim halinde en öne çıkan teknolojik ürünler arasında oldu.

xAI Grok-2 ile Görüntü Devrimi Başlatıyor!

Elon Musk’a ait xAI, bugün Grok-2 ve Grok-2 mini’yi beta sürümünde kullanıma sundu. Yeni Grok yapay zeka modeli artık X sosyal ağında görüntü oluşturma yeteneklerine sahip. Ancak, Grok’a erişim şu an için yalnızca X’teki Premium ve Premium+ kullanıcılarına özel.

xAI, hem Grok-2 hem de Grok-2 mini’nin beta sürümünde X kullanıcılarına sunulduğunu duyurdu. xAI, Grok-2 hakkındaki blog yazısında “Grok-2’nin erken bir önizlemesini yayınladığımız için heyecanlıyız. Önceki modelimiz Grok-1.5’ten ileriye doğru büyük bir adım olan Grok-2, sohbet, kodlama ve akıl yürütme konularında öncü yetenekler sunuyor. Aynı zamanda, Grok-2’nin küçük ama yetenekli bir versiyonu olan Grok-2 mini’yi de tanıtıyoruz. Grok-2’nin erken bir versiyonu, LMSYS sıralamasında ‘sus-column-r’ adı altında test edildi,” diye belirtti.

Görüntü oluşturmada kısıtlama yok

Musk’ın yapay zeka şirketi, her iki modeli de bu ayın ilerleyen günlerinde geliştiricilere kurumsal API aracılığıyla sunmayı planlıyor. Kullanıcılar tarafından oluşturulan erken görüntüler, Grok’un görüntü oluşturma özelliğinin siyasi figürler üzerinde herhangi bir kısıtlama içermediğini gösteriyor ve birçok kullanıcı şu anda bu durumdan yararlanıyor. Ancak, ABD başkanlık seçimleri yaklaşırken, şirket muhtemelen bu özellikler üzerinde sınırlamalar ekleme baskısıyla karşı karşıya kalacak.

Grok 2’nin gerçek yetenekleri hakkında şu anda çok az bilgi mevcut. Uygulama araştırmacısı ve X özellik testçisi Nima Owji, Grok 2’nin kod oluşturma, yazma ve haber konularında daha iyi olduğunu iddia etti, ancak bunu destekleyecek fazla kanıt bulunmuyor. Özellikle, Grok’un ilk versiyonu birçok kez haber özetlerken hatalar yaptı.

Görüntü oluşturma üzerinde herhangi bir sınırlama olmadan, Grok, X ve diğer platformlarda yanlış bilgi oluşturmak için kolayca bir araç haline gelebilir. Grok destekli görüntülerin yapay zeka tarafından oluşturulduğunu belirten herhangi bir meta veri içerip içermediği de net değil.

xAI, Grok-2 ve Grok-2 mini’yi X’te AI destekli özellikler arasında kullanıma sunmayı planladığını belirtti. Bu özellikler arasında gelişmiş arama yetenekleri, gönderi analizleri ve yanıt fonksiyonları bulunuyor. Bu, X’in AI destekli yanıtları tanıtabileceği anlamına gelebilir. Şirket ayrıca Grok’un deneyiminin temel bir parçası olarak çok modlu anlama önizlemesini yayınlayacağını da söyledi.

Windows başlat menüsü için değişime gidiyor

0

Windows 11 kullanıcıları, iyi haber: Başlat menüsü, uygulamalarınızı daha yönetilebilir hale getirmek için yepyeni bir görünüme kavuşabilir. Microsoft, Başlat menüsünün Tüm Uygulamalar bölümü için bir ‘Kategori’ düzeniyle deneyler yapıyor gibi görünüyor.

Microsoft’un test ettiği Windows 11 Başlat menüsündeki son değişikliklerin çoğu olumlu ya da olumsuz tepkiler aldı, ancak bu durum yazılım devinin menü üzerinde denemeler yapmaya devam etmesini engellemedi ve şirket şu anda geçen ay öğrendiğimiz yeni bir ‘Kategori’ düzenini deniyor.

Windows başlat menüsü için değişim iddiaları

Bu düzen, Microsoft’un da test ettiği yeni bir ızgara tabanlı düzenin yanı sıra Başlat menüsünün ‘Tüm uygulamalar’ bölümünün standart sunumuna bir alternatiftir. Bu yeni Kategori görünümünün bir ipucunu zaten gördük ve bu gizlice bakış, dörtlü bloklar halinde düzenlenmiş düz renkli kareler içeriyordu. Ancak Windows 11 Beta kanalına yeni bir yapı geldiğinden beri Kategori düzeni artık çalışıyor veya en azından Windows Latest’in bildirdiğine göre bir nebze işlevsel.

Kategori düzeninin bu daha tamamlanmış görünümlü versiyonu, daha önce olduğu gibi sadece renkli bloklar yerine artık bazı uygulama simgeleri gösteriyor. Eğlence, müzik veya haber ve hava durumu gibi her temalı kategori, 2 x 2’lik bir ızgarada yüklü uygulamaların dört adede kadar simgesini gösteriyor. Ancak bu ızgara, yukarıdaki ekran görüntüsünde, ‘diğer’ kategorisinde görebileceğiniz gibi, dört adede kadarını mini simgeler olarak bir araya getirerek sadece dört uygulamadan fazlasını gösterebilir; bu da herhangi bir kategoride listelenebilen toplam 16 uygulama sağlar.

Bununla birlikte, bunların hiçbiri henüz beta sürümünde tam olarak işlevsel değil. Hem Kategori hem de Izgara düzenleri, Başlat menüsü için varsayılan Windows 11 düzeninden, acı verici bir şekilde kaydırmanız gereken uzun bir uygulama listesi gösteren mevcut düzene göre daha iyi seçenekler olacaktır. Izgara görünümü, uygulamaları alfabetik olarak bir ızgarada bir araya getirir, bu da daha az kaydırma anlamına gelir ve Kategori düzeni, uygulamalarınızda elemeyi kolaylaştırmak için temalı gruplarla işleri daha da iyileştirir.

Eski Twitter yöneticisi Musk tutuklanmalı dedi!

0

Eski Twitter yöneticisi, Elon Musk’ın İngiltere’deki isyancıları kışkırtması durumunda tutuklanması gerektiğini söyledi. Bruce Daisley, ‘güçlendirilmiş’ çevrimiçi güvenlik yasaları çağrısında bulundu ve teknoloji milyarderlerini hesap vermeyen oligarklara benzetti.

Twitter’ın eski Avrupa, Orta Doğu ve Afrika başkan yardımcısı Bruce Daisley, The Guardian’da yazdığı yazıda , X’in milyarder sahibi ve diğer teknoloji yöneticilerinin, kişisel riskler almadan nifak tohumları ekmesine izin verilmesinin doğru olamayacağını belirtti.

Eski Twitter yöneticisi Musk çıkışıyla gündeme geldi

Başbakan Keir Starmer’ın çevrimiçi güvenlik yasalarını “güçlendirmesi” ve medya düzenleyicisi Ofcom’un “Musk gibi kişilerin bulanık ve hızlı hareket eden eylemleriyle başa çıkmaya uygun olup olmadığını” düşünmesi gerektiğini söyledi.

Daisley: “Deneyimlerime göre, kişisel yaptırım tehdidi, şirket para cezaları riskinden çok daha etkili oluyor” dedi. Bu tür yaptırımların teknoloji milyarderlerinin jet sosyete yaşam tarzlarını etkileyebileceğini savunuyor.

Birleşik Krallık hükümeti, geçen ay Southport’ta Taylor Swift temalı bir tatil dans dersinde üç genç kızın ölümcül şekilde bıçaklanmasının ardından Birleşik Krallık’ta yaşanan şiddetli huzursuzluğun ardından sosyal medya platformlarını sorumlu davranmaya çağırdı. Başbakan, saldırganın bir sığınmacı olduğu yönündeki asılsız iddiaların yayılmasına izin verdikleri için sosyal medya şirketlerini suçladı ve polis, şiddeti kışkırtmak için çevrimiçi gönderiler kullandığından şüphelenilen kişilerin peşine giderek daha fazla düşüyor.

Musk, Starmer’ı polislik yaklaşımı nedeniyle “iki kademeli Keir” ve “ikiyüzlü” olarak adlandırdı. Musk ayrıca Starmer’ın Falkland Adaları’nda “gözaltı kampları” kurmayı planladığını ima eden yanlış bir gönderi paylaştı , daha sonra bu gönderiyi sildi. 2012-2020 yılları arasında Twitter’da (şimdiki adıyla X) çalışan Daisley, Musk’ı “kulaklık takmadan otobüste oturan ve çok fazla gürültü yapan bir gencin havasına bürünmüş” biri olarak tanımlıyor.

IBM siber güvenlik asistanını başlattı

0

IBM, tehdit algılama için yapay zeka destekli siber güvenlik asistanını başlattı. IBM’in üretken yapay zeka asistanı, güvenlik ekiplerinin uyarıları daha hızlı araştırmasına ve tehditlere daha etkili bir şekilde yanıt vermesine yardımcı oluyor.

IBM, yönetilen tehdit algılama ve yanıt hizmetlerini geliştirmek üzere tasarlanmış yeni bir yapay zeka destekli siber güvenlik aracını piyasaya sürdü.  IBM Danışmanlık Siber Güvenlik Asistanı, müşteriler için kritik güvenlik tehditlerinin tanımlanmasını, araştırılmasını ve bunlara yanıt verilmesini hızlandırmayı ve iyileştirmeyi amaçlamaktadır.

IBM siber güvenlik için yapay zeka destekli sistemle çalışıyor

IBM’in WatsonX Veri ve Yapay Zeka platformu üzerine inşa edilen asistan, IBM Consulting’in tehdit algılama ve müdahale uygulamasının yanı sıra IBM Consulting Advantage adlı yapay zeka hizmetleri platformuna da entegre edilecek.

IBM Consulting’in küresel siber güvenlik hizmetleri yönetici ortağı Mark Hughes, “Siber olaylar anlık krizlerden çok boyutlu ve aylarca süren olaylara dönüştükçe, güvenlik ekipleri çok fazla saldırı ve bunlara karşı savunma yapacak yeterli zaman veya personelin olmaması gibi kalıcı bir zorlukla karşı karşıya kalıyor” dedi.

IBM’in Siber Güvenlik Asistanı, biletleri açma veya özetleme, sorguları çalıştırma, günlükleri çekme, komutları açıklama ve tehdit istihbaratını zenginleştirme gibi görevleri otonom olarak gerçekleştirebilir. IBM’in Granite temel modelleri serisi kullanılarak geliştirilen ve watsonx Assistant’ın konuşma tabanlı sohbet arayüzüyle geliştirilen asistan, müşterilere ve IBM güvenlik analistlerine operasyonel görevler için konuşma tarzında gerçek zamanlı içgörüler sağlıyor.

Yapay zeka destekli asistan, tehdit araştırmalarını hızlandırmak için eylemleri otomatik olarak önermek üzere geçmiş korelasyonları analiz edebilir. Ayrıca analistlerin kritik tehditleri daha iyi anlamalarına ve araştırmalara daha fazla bağlam sağlamalarına yardımcı olmak için saldırı dizilerinin bir zaman çizelgesi görünümünü oluşturabilir.

Araç, araştırmalardan sürekli olarak öğrenebiliyor ve bu sayede zaman içinde hızı ve doğruluğu artabiliyor. Asistan, IBM’in Tehdit Algılama ve Müdahale Hizmetleri’nin bir parçası olarak sunuluyor ve şirket, bu hizmetlerin uyarıların yüzde 85’ine kadarını otomatik olarak işleyebildiğini iddia ediyor.

IBM, yeni asistan özelliği gibi üretken yapay zeka teklifleri ekleyerek kullanıcıların eylem gerektiren kalan uyarıların araştırılmasını hızlandırabileceğini söylüyor. Şirket, yeni aracın ismi açıklanmayan bir müşterinin uyarı soruşturma sürelerini %48 oranında azaltmasına yardımcı olduğunu iddia etti.